Olayın tanığı olan memur soruşturmacı olarak görevlendirilebilir mi?

memur hakkında tutulan tutanakta imzası bulunan memur veya olay tanık olan memur ilgili soruşturmada muhakkik olarak görevlendirilemez

5. D., E. 2018/1031 K. 2019/1054 T. 12.2.2019

T.C. Danıştay Başkanlığı - 5. Daire
Esas No.: 2018/1031
Karar No.: 2019/1054
Karar tarihi: 12.02.2019
 

İSTEMİN KONUSU : Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 27/12/2017 tarih ve E:2017/1116, K:2017/1505sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem:Kayseri İli, İncesu İlçe Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacının, amirine hakaret ettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-l maddesi uyarınca 3 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 30/01/2013 tarih ve 97 sayılı Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulu kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kayseri 1. İdare Mahkemesince, Danıştay 5. Dairesinin 2.11.2016 tarih ve E:2016/9791, K:2016/5345 sayılı bozma kararına uyularak verilen 27/12/2017 tarih ve E:2017/1116, K:2017/1505 sayılı kararda; davacının amiri konumunda bulunan yazı işleri müdürüne sinkaflı sözler sarfederek hakaret ettiği hususunun soruşturma esnasında alınan tanık beyanları ile sabit olduğu sonucuna varılmıştır.

Davacı tarafından, dava dilekçesinde, soruşturmayı yürüten İcra Müdürü X 'nin olayın tanığı olması nedeniyle soruşturmacı olarak görevlendirilemeyeceği ve soruşturmayı yapamayacağı iddiasına ilişkin olarak; olayın tespitine yönelik 22/08/2011 tarihli tutanakta X 'nin isminin ve imzasının bulunmadığı, soruşturmanın hiç bir aşamasında tanık sıfatıyla beyanda bulunmadığı ve soruşturma dosyası kapsamında soruşturmacının tarafsızlığına halel getirecek herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı; davacının, soruşturma ve yargılama safahatında soruşturmacının davacının lehine olan delilleri toplamamış olduğu yönünde bir iddiasının da bulunulmadığı anlaşıldığından soruşturmanın tarafsız şekilde yürütüldüğü kanaatine ulaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmediği belirtilmiştir.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından, muhakkik olarak tayin edilen icra müdürü X 'nin disiplin cezası verilmesine neden olan olayın tanığı olduğu, bu nedenle muhakkik olarak görev yapmasının usule aykırı olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ K3'İN DÜŞÜNCESİ :İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : Davacının Kayseri İli, Bünyan İlçe Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yapmakta iken İncesu Adliyesine tayinin çıkması üzerine ilişiğini kesmek üzere adliye binasına geldiği, amiri olan yazı işleri müdürü XX  ile göreve başlama mevzuu ile ilgili olarak tartışmaya başladığı, tartışma esnasında XX 'ye hitaben "senin yardımına ihtiyacım yok, sen bana yardımcı olsaydın arkamdan fırıldak çevirip tutanak düzenlemezdin, ben senin gibi müdürün a. k." şeklinde sinkaflı söz söylediği hususunun tutanak altına alınması üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-l maddesi uyarınca amirine hakarette bulunduğu gerekçesiyle 30/01/2013 tarih ve 97 sayılı Adelet Bakanlığı Disiplin Kurulu işlemiyle 3 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 30.05.1999 tarih ve 23710 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin 21. maddesinde, memurun disipline aykırı davranışının öğrenilmesi üzerine, disiplin amiri veya görevlendireceği bir muhakkik tarafından derhal disiplin soruşturmasına başlanılacağı, muhakkik olarak tayin edilecek kişinin, hakkında soruşturma yapılan memura eşit veya daha üst bir görevde bulunmasının zorunlu olduğu, disiplin cezasını gerektiren fiil ve davranışlarla ilgili olarak, delil niteliğindeki tüm evrak ile bilgi sahibi olanların ifadelerini içeren soruşturma dosyasının oluşturulacağı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır. Disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da hakkında disiplin soruşturması yürütülenlerin hukuki güvencesidir.

Bu bakımdan,soruşturma yapmakla görevlendirilenlerin kıdem ve görev bakımından en az soruşturulan ile aynı seviyede veya üst düzeyde bulunmaları, bununla birlikte soruşturmaya konu olayla hiçbir ilgisi bulunmayan, hakkında soruşturma yapılan kişinin soruşturma konusu eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan veya soruşturulanın veya olayın mağduru durumundaki kişilerden etkilenecek konumda bulunmayan tamamen tarafsız kişilerden olmaları gerekmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden davacının, amiri olan XX 'ye hakaret ettiği iddiasına ilişkin tutulan tutanak sonrasında amirine hakaret ettiği iddiası ile başlatılan disiplin soruşturmasında, icra müdürü X'nin muhakkik olarak tayin edildiği, X tarafından disiplin soruşturmasının yapıldığı ve akabinde dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu disiplin cezasının verilmesine neden olan olaya ilişkin tutulan tutanakta, muhakkik olarak tayin edilen K1'nin imzasının olmadığı görülmekte ise de, Gölhisar Asliye Hukuk Mahkemesinin 08/04/2013 tarih ve 2013-156 sayılı yazısı ile X'ye bahse konu hakaret olayı ile ilgili olarak görüş ve bilgisinin sorulması üzerine, X tarafından imzalanmış olan 09/04/2013 tarihli cevabi yazıda, K1'nin bizzat olayın tanığı olduğu hususunun sabit olduğu görülmektedir. Bu doğrultuda disiplin cezasına konu olayın tanığı olan X'nin aynı zamanda muhakkik olarak tayin edilmesi objektiflik ve tarafsızlık ilkesine uygun düşmediğinden, dava konusu edilen işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,

2. Temyize konu Kayseri 1. İdare Mahkemesinin 27/12/2017 tarih ve E:2017/1116, K:2017/1505 sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (Onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 12/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.