Memurun göreve gelmemesinde engel durumu mazeret olarak dikkate alınır mı?

Engelli olarak kamuda istihdam edilen ilgilinin, %74 oranında görme engeli bulunduğu, dava dosyasında bulunan 2018 yılı ve sonrası tedavi kayıtlarına göre birçok kere çeşitli rahatsızlıklarla sağlık kuruluşlarına başvurduğu ve tedavi uygulandığı, mevcut engeli yahut geçirmiş olduğu diğer hastalıklar nedeniyle bazı günler görevine devam edemediği yönündeki iddiası da gözönüne alındığında, dava konusu işlemden önce ortaya çıkan ve süreklilik arz etme ihtimali bulunan söz konusu rahatsızlıklarının, göreve gelmediği günlere ilişkin mazeret olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarının bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek tespit edilmesi gerektiği hakkında

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6581 E. , 2021/5488 K.


"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6581
Karar No : 2021/5488

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının, 22/06/2018 tarihinden itibaren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin 15/01/2019 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.


İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; olayda, davacı hakkında 30/05/2018-28/11/2018 tarihleri arasında göreve gelmediğine ilişkin tutulan tutanakların hafta sonu tatil günleri, dini ve milli bayramlar, almış olduğu yıllık izin, idareye bildirmiş olduğu muayene ve istirahat raporları haricindeki günlere ait olduğunun anlaşıldığı, 22/06/2018 Cuma, 25/06/2018 Pazartesi, 26/06/2018 Salı, 27/06/2018 Çarşamba, 28/06/2018 Perşembe, 29/06/2018 Cuma, 02/07/2018 Pazartesi ve 03/07/2018 Salı olmak üzere 8 mesai günü ve süreklilik arz edecek şekilde hafta sonlarıyla birlikte 12 gün izinsiz ve mazeretsiz göreve gelmediği hususunun sabit olduğu, veri hazırlama kontrol işletmeni olarak, soruşturma kapsamındaki 6 aylık süre içerisinde (30/05/2018-28/11/2018) bir tek dahi kayıt işlemi yapmadığı, 22/06/2018 tarihli Sağlık Bakanlığı SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi kaydının sunulduğu; ancak, davacının kaydının oluştuğu öğle saatine kadar da işyerine gitmediği ve sürekli hastaneye giriş çıkış kayıtlarının bulunması hususları da bir arada değerlendirildiğinde, 22/06/2018 tarihinde de işe mazeretsiz olarak gitmediğinin kabulü gerekeceği ve müstafi sayılması için Kanun'la aranan 10 günlük süreye ulaştığı, Kanun hükmündeki "görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde" ifadesinden anlaşılacağı üzere, sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin dikkate alınmaması halinde kesintisiz olarak 10 gün göreve gelmeme durumunun fiilen mümkün olamayacağı, bu nedenle sürenin hesabında hafta sonu tatillerinin de dikkate alınacağı hususu açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.


Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idarede veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan davacı hakkında göreve gelmemesi nedeniyle yapılan soruşturmada 30.05.2018 - 28.11.2018 tarihleri arasında göreve gelmediği yönünde 108 adet tutanak tutulduğu; ancak, davacı hakkında %74 oranında engelli olduğu yönünde engelli sağlık kurulu raporu bulunduğu ve göreve gelmediği yönünde tutulan tutanakta belirtilen tarihlerin bir çoğunda muayeneleri, mazeret izni ve raporlarının bulunduğu, göreve gelmemesinin çoğunlukla özürlü durumundan kaynaklandığının anlaşıldığı, davacı hakkında 10 gün boyunca mazeretsiz olarak göreve gelmediğinden bahisle müstafi sayılmasına karar verilmiş ise de, davacının söz konusu rahatsızlığı dikkate alındığında mazeretsiz işe gelmediğinden bahsedilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu durumda göreve gelmemesi sağlık durumu özrüne dayanak olan davacının (gerekirse ve şartları oluşmuşsa 657 sayılı Kanun'un 105. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddesi gereğince işlemde tesis edilebileceği hususu da göz önüne alınarak) 657 sayılı Kanun'un 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, … İdare Mahkemesi'nce verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Özürsüz ve kesintisiz olarak 10 günden fazla göreve gelmediği tutulan tutanaklar ile sabit olan davacının 657 sayılı Kanun'un 94. maddesi uyarınca çekilme isteğinde bulunmuş sayılacağı, bu doğrultuda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının % 74 görme engeli bulunduğu, engelli memur kadrosu üzerinden nasbedilmiş olduğu, tutanak tutulan günlere ilişkin olarak tedavi kayıtlarının bulunduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Sağlık Bilimleri Üniversitesi ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde veri hazırlama kontrol işletmeni olarak görev yapan davacı hakkında daha öncesinde de görevine gelmemesi nedeniyle soruşturma yapıldığı, 30/05/2018 tarihinden sonra da görevine gelmediğinden bahisle (30/05/2018-28/11/2018 tarihleri arası) … tarih ve …, … tarih ve … ve … tarih ve … sayılı yazıları ile soruşturmaya başlandığı, inceleme görev yazısı ekinde 30/05/2018 - 28/11/2018 tarihleri arasında davacının görevine gelmediği hususunda tutulan toplam 108 adet tutanak olduğunun anlaşıldığı, tutanakların ilginin görevli olduğu ... Semt Polikliniği sorumluları tarafından düzenlenerek imza altına alındığı, soruşturma neticesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (d) alt bendi uyarınca Devlet memurluğunda çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği ve kesintisiz olarak 10 gün süreyle göreve gelmediğinden bahisle 22/06/2018 tarihinden itibaren görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin 15/01/2019 tarihli işlemle karar verilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 94. maddesinin birinci fıkrasında, “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır.” hükmü yer almaktadır.


Aynı Kanun'un 105. maddesinde ise; "Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir.


Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır.


Bu maddede yazılı azamî süreler kadar izin verilen memurun, bu iznin sonunda işe başlayabilmesi için, iyileştiğine dair raporu (yurt dışındaki memurlar için mahallî usûle göre verilecek raporu) ibraz etmesi zorunludur. İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır.


Bunlardan gerekli sağlık şartlarını yeniden kazandıkları resmî sağlık kurullarınca tespit edilen ve emeklilik hakkını elde etmemiş olanlar, yeniden memuriyete dönmek istemeleri hâlinde, niteliklerine uygun kadrolara öncelikle atanırlar." düzenlemesi yapılmıştır.


5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Malûl sayılma" başlıklı 25. maddesinde; "Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûllük sigortası bakımından malûl sayılır." kuralı bulunmakta, anılan Kanunun "Kamu görevlilerinin emekliye sevk onayları" başlıklı 48. maddesinde ise; "4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanların yaşlılık veya malûllük aylığı almak üzere görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi;
a) Re'sen emekliye sevk hallerinde, sigortalının çalıştığı göreve atamasındaki usûle göre atamaya yetkili makamın,
b) İstek üzerine veya yaş haddi veya malûllük hallerinde atamaya yetkili makamın,
..... onayı ile tekemmül eder." düzenlemesine yer verilmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu olayda; engelli olarak kamuda istihdam edilen davacının, %74 oranında görme engeli bulunduğu, dava dosyasında bulunan 2018 yılı ve sonrası tedavi kayıtlarına göre birçok kere çeşitli rahatsızlıklarla sağlık kuruluşlarına başvurduğu ve tedavi uygulandığı, mevcut engeli yahut geçirmiş olduğu diğer hastalıklar nedeniyle bazı günler görevine devam edemediği yönündeki iddiası da gözönüne alındığında, dava konusu işlemden önce ortaya çıkan ve süreklilik arz etme ihtimali bulunan söz konusu rahatsızlıklarının, göreve gelmediği günlere ilişkin mazeret olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarının bir sağlık kuruluşuna sevk edilerek tespit edilmesi gerekirken, bu yola başvurulmaksızın davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan mahkeme kararı kaldırılarak dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, işlemin iptali yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 09/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.