Memuriyet mahalli dışında yasaklı yayın bulunduran memura ceza verilir mi

T.C. Danıştay Başkanlığı - 12. Daire
Esas No.: 2000/1481
Karar No.: 2002/1726
Karar tarihi: 25.04.2002

 

İstemin Özeti : Dava, ... Devlet Hastanesinde uzman doktor olarak görev yapan davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Disiplin cezasına eski memuriyet mahallinde mi dava açılır? Disiplin cezasına eski memuriyet mahallinde mi dava açılır?

... İdare Mahkemesinin ... günlü, ... sayılı kararıyla; 657 sayılı DMK'nun 125/E-b fıkrasında, "yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiilinin "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektirdiği, ( E ) bendinden sonra gelen üçüncü bentde de, "Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlık itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezalarının verileceği" hükmünün yer aldığı, dosyasının incelenmesinden; davacının, ... Devlet Hastenesinde Uzman doktor olarak görev yaptığı, aynı zamanda İnsan Hakları Derneği ( İ.H.D. ) ... Şube Başkanlığı görevini yürüttüğü, İ.H.D. ... Şubesinde 4.7.1997 tarihinde yapılan olağan denetimler sırasında; anılan Dernekte Ülkenin birlik ve beraberliğini, bütünlüğünü bozacak nitelikte bir kısım yayınlar bulunduğu, davacının doldurduğu Halk Anayasası Anketinde Devlete ve rejime aykırı fikirler beyan ettiği hususlarının tespit edilmesi üzerine hakkında adli ve idari soruşturma sonucu 15.9.1997 gün ve 2627 sayılı Cumhuriyet Savcılığı kararıyla, "takibata yer olmadığına", idari soruşturma sonucunda ise Devlet memurluğundan çıkartılmasına karar verildiğinin görüldüğü, her ne kadar İ.H.D.'de yapılan aramada bulunan yayınların Ülkenin birlik ve beraberliğine, Devletin devamlılığına karşı fikirler içerdiği, davacının doldurduğu ankette de bu paralelde fikirler beyan ettiği görülmüş ise de; anket formunun ve diğer yayınların İ.H.D.de birer adet bulunması, davacının bu yayınları ve anket formunu basması, yayınlaması, çoğaltması, asması veya teşhir etmesi halinin gerçekleşmemesi karşısında ortada 657 sayılı Yasanın 125/E-b fıkrası kapsamına girebilecek nitelikte bir suçun bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, davalı idarece her ne kadar 657 sayılı Yasanın 125. maddesinin sondan üçüncü bendinde yer alan benzer eylem kapsamında değerlendirildiğinde olayın 125/E-b fıkrasındaki eylemlerin benzeri sayılabileceği, ayrıca davacının görevi ile ilgili olarak daha önce de çeşitli disiplin cezaları aldığı savunulmuşsa da; 657 sayılı Yasanın 125/C-j fıkrasında, "Yasaklanmış her türlü yayını görev mahallinde bulundurmak" fiilinin dahi maaş kesme cezasını gerektirmesi karşısında bu ayınları görev mahalli dışında bulundurulmasının Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirdiğinin kabul edilemeyeceği gibi, dava konusu işlemin dayanağı suçlamalar "usule aykırı ya da sahte rapor vermek" gerekçelerine dayanan önceki disiplin cezalarındaki eylemin benzeri olmadığından ve işlemde de tekerrür hükümlerine dayanılmadığından savunmaya bu yönlerden de itibar edilmediği bu nedenle işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, açıkta geçen sürede alması gereken özlük haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Davalı idare, davacının sübuta eren fiillerinin memuriyet içerisinde ve memuriyet dışında işlemesinin önemli olmadığını, zira düzeni hedef alan fiillerin kamu görevi ile hiçbir şekilde bağdaşmadığını,işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve idare mahemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını isemektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: Tülay Şeran Balaban

Düşüncesi : Doktor olan ve kamu hizmeti yürüten davacının, aynı zamanda başkanı olarak görev yaptığı İnsan Hakları Derneği ... Şubesinde yapılan aramalarda,Devleti ve ülke bütünlüğünü hedef alan yasak yayınlar ile davacı tarafından doldurulan ve bir terör örgütünün yayın organına ait bir gazetenin eki olarak verilen anket formunun bulunması, davacının bu ankette terör örgütünün tüm fikirlerine katıldığını beyan ettiğinin tesbit edilmesi ve yine anılan derneğin Ekim 1996 ve Ekim 1998 çalışma programında, bir başka terör örgütünün faaliyetlerini destekleyici politikalar üretilmesi ve çalışmalar yapılması ile ilgili faaliyetlerde bulunduğunun belirtilmesi ve bu raporda davacının da imzasının bulunması hususları gözönüne alındığında, davacının soruşturma ile sübuta eren bu fiilleri ve geçmişte de benzer eylemlerde bulunduğu ve bu nedenle disiplin cezası ile cezalandırıldığı nedeni ile Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka aykırılık görülmemiş olup, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı : Efser Koçakoğlu

Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

KARAR : İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, ... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından

Temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına, 25.4.2002 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Anayasanın 129.maddesinde açıklandığı üzere, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlü oldukları yine,657 sayılı DMK.nunun 6.maddesinde Devlet memurlarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve Kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına sadakatle uyumak mecburiyetinde oldukları vurgulanmış,7.maddesinde de Devlet memurlarının siyasi partiye üye olmayacakları her hangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararı veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunamayacakları,her durumda Devletin menfaatini korumak mecburiyetinde oldukları,memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan, güvenliğini tehlikeye düşüren her hangi bir faaliyette bulunamayacakları,bu nitelikte faaliyet gösteren herhangi bir harekete guruplaşmaya veya derneğe katılamayacakları ve bunlara yardım edemeyecekleri belirtilmiştir.

Davacının Başkanı olduğu İHD ... Şubesinde Devletin bütünlüğünü hedef alan yasak yayın bulundurduğu ve DHKP-C adlı yasadışı örgütün yayın organı Halk İçin Kurtuluş adlı gazete tarafından dağıtılan anket formunu kendi el ile doldurarak,Anayasayı, Ülke Bütünlüğünü ve demokrasiyi hedef alan ve mevcut düzeni güç kullanarak değiştirmek gerektiği yönünde görüş belirtmek suçunu işlediği nedeniyle hakkında tesis edilen işlemin usule ve yasaya uygun olduğundan dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.