Özel İdarelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar

Daha önceki  yazılarımızda Belediyelere ait Sayıştay raporlarında tespit edilen hataları yayınlamıştık.Bu yazımız

Özel İdarelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar

Daha önceki  yazılarımızda Belediyelere ait Sayıştay raporlarında tespit edilen hataları yayınlamıştık.Bu yazımızda da 2015 yılında İl Özel İdarelerinde sayıştay denetçilerince yapılan denetimler sonucunda düzenlenen ve 2016 yılında Sayıştay Başkanlığının internet sitesinde yayımlanan raporlarda tespit edilen hataları yayımlıyoruz.Belediyeler ile Özel İdare Müdürlükleri Muhasebe Kayıtlarında Mahalli İdareler Muhasebe Yönetmeliğini kullandığından Muhasebe Kayıtlarında belediyelerle aynı olan bulgu maddelerini bu yazımızda dikkate almadık.


Belediyelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar (1)


Belediyelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar (2)


Belediyelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar (3)


Diğer güncel makalelerimizden haberdar olmak için Facebook Grubumuza üye Olabilirsiniz.


 


 


BULGU 1:


590 Dönem Olumlu Faaliyet Sonucu Hesabı ile 591 Dönem Olumsuz Faaliyet Sonucu Hesabının Bilançoda Birlikte Yer Alması


Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin “ 59 Dönem Faaliyet Sonuçları ” başlıklı 323’üncü maddesinde“(1) Bu hesap grubu, dönem olumlu veya olumsuz faaliyet sonucunun izlenmesi için kullanılır.

(2) Dönem faaliyet sonuçları sonucun olumlu veya olumsuz olmasına göre bu grup içinde açılacak aşağıdaki hesaplardan oluşur.

590 Dönem Olumlu Faaliyet Sonucu Hesabı

591 Dönem Olumsuz Faaliyet Sonucu Hesabı (-)”

Denilmektedir.

Ayrıca 324’üncü maddesinde 590 Dönem Olumlu Faaliyet Sonucu Hesabının, faaliyet döneminde ortaya çıkan olumlu faaliyet sonucunun izlenmesi için kullanılacağı belirtilirken; 326’ıncı maddesinde 591 Dönem Olumsuz Faaliyet Sonucu Hesabının, faaliyet döneminde ortaya çıkan olumsuz faaliyet sonucunun izlenmesi için kullanılacağı belirtilmektedir.

Söz konusu maddeler birlikte değerlendirildiğinde 59 Dönem Faaliyet Sonuçları hesap grubunun olumlu veya olumsuz olabileceği, başka bir ifade olumlu ve olumsuz olamayacağı,

olumlu veya olumsuz olmasına göre de bunlardan birinin 59 Dönem Faaliyet Sonuçları grubu altında gösterileceği anlaşılmaktadır.

Oysa ............il Özel idaresinin 2015 yılı bilançosunda 59 Dönem Faaliyet Sonuçları Hesap Grubu altında hem merkez birimlerine ilişkin 590 Dönem Olumlu Faaliyet Sonucu Hesabı hem de ilçelere ilişkin 591 Dönem Olumsuz Faaliyet Sonucu hesabı birlikte yer almaktadır.


Bulgu 2:


253 tesis makine ve cihazlar hesabı ile 255 demirbaşlar hesabına ilişkin olarak kurumun bilanço/mizan rakamlarında yer alan tutarların taşınır kesin hesap cetvelleri sonuçlarında yer alan tutarlarla uyumlu olmaması


Taşınır mal yönetmeliğinin tanımlar başlıklı 4. Maddesinin;


(ğ) bendinde: “makine ve cihazlar: çeşitleri ile kod numaraları taşınır kod listesinin (b) bölümü 253 hesap detayında yer alan, üretim ve hizmet amacıyla kullanılan her türlü makine, cihaz ve aletleri,”


(ç) bendinde: "demirbaşlar: belirli bir hizmete tahsis amacıyla edinilen, belli bir süreye tâbi olmaksızın uzun süre kullanılabilen ve kullanılmakla yok olmayan, çeşitleri ile kod numaraları taşınır kod listesinin (b) bölümü 255 hesap detayında yer alan taşınırları,


İfade eder" .


Belge ve cetveller başlıklı 10. Maddesinde: "ğ) taşınır sayım ve döküm cetveli (örnek: 13): bu cetvel, taşınır kayıt ve kontrol yetkililerinin yıl sonu hesaplarına ilişkin işlemlerinde taşınır ı inci düzey detay kodunda gösterilen her bir taşınır grubu için düzenlenir ve taşınırlar bu cetvele taşınır ıı nci düzey detay kodu düzeyinde kaydedilir. Cetvelin "gelecek yıla devir" sütununda gösterilen miktarın, yıl sonlarında sayım tutanaklarının "sayımda bulunan miktar" sütununda gösterilen miktara eşit olması gerekir....


J) taşınır kesin hesap icmal cetveli (örnek: 17): bu cetvel, kamu idaresinin taşınır kesin hesabının çıkarılmasına ilişkin işlemlerde taşınır hesap kodunda gösterilen her bir taşınır grubu için düzenlenir ve taşınırlar cetvele taşınır ı inci düzey detay kodu düzeyinde kaydedilir."


Sayım ve sayım sonrası yapılacak işlemler başlıklı 32. Maddesinde: " (1) kamu idarelerine ait taşınırların, taşınır kayıt kontrol yetkililerinin görevlerinden ayrılmalarında, yıl sonlarında ve harcama yetkilisinin gerekli gördüğü durum ve zamanlarda sayımı yapılır."


Taşınır sayımları, harcama yetkilisince, kendisinin veya görevlendireceği bir kişinin başkanlığında taşınır kayıt ve kontrol yetkilisinin de katılımıyla, en az üç kişiden oluşturulan sayım kurulu tarafından yapılır....


Kayıtların sayım sonuçlarıyla uygunluğu sağlandıktan sonra sayım kurulu tarafından taşınır sayım ve döküm cetveli düzenlenir. Cetvel, sayım kurulu ile taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi tarafından imzalanır. Bu cetvel ve eki sayım tutanağı ile sayım sonuçlarına göre Düzenlenen giriş ve çıkış belgeleri, taşınır kayıt ve kontrol yetkilisinin yıl sonu hesabını oluşturur." denilmektedir.


Buna göre oluşturulan ve yıl sonunda yapılan sayım sonuçlarını gösteren 17 örnek no.lu kesin hesap icmal cetvelleri ağrı il özel idaresinden temin edilememiştir. Taşınır icmal cetveline veri sağlayan ikinci düzey ayrıntı kodlarının da yer aldığı kesin hesap cetvellerine göre ise:


253 tesis makine ve cihazlar hesabı tutarı ………….. tl olarak kayıt altına alındığı halde, bilançodaki 253 tesis makine ve cihazlar hesabı tutarı ………. tl olarak gözükmekte dolayısı ile bilançoda ……. tl fazla olarak yer almaktadır.


255 demirbaşlar hesabı tutarı …….. tl olarak kayıt altına alındığı halde, bilançodaki 255 demirbaşlar hesabı tutarı …….. tl olarak gözükmekte dolayısı ile bilançoda …….. tl eksik olarak yer almaktadır.


Bu durum, bilançoda kuruma ait tesis makine ve cihazları gösteren 253 tesis makine ve cihazlar hesabını ……. tl tutarında; demirbaşları gösteren 255 demirbaşlar hesabını …….. tl tutarında kayıtlar ile mevcut durumun farklı görünmesi açısından etkilemektedir. 


Bulgu 3:


Köylere hizmet götürme birliklerine 5355 sayılı mahalli idare birlikleri hakkında kanununun 18’inci maddesinde öngörülmeyen şekilde aktarmalar yapılması


5355 sayılı mahalli idare birlikleri kanununun, “köylere hizmet götürme birlikleri” başlıklı 18’inci maddesinin 5793 sayılı kanunun 44’üncü maddesi ile değişik üçüncü fıkrasında;


“bakanlıklar ve diğer merkezi idare kuruluşları ile il özel idareleri; köye yönelik hizmetlere ilişkin yapım, bakım ve onarım işleri, bölünmüş yol, elektrifikasyon, köy yolu, içme suyu, sulama suyu ve kanalizasyon yatırımlarını, kendi bütçelerinde bu hizmetler için ayrılan ödenekleri köylere hizmet götürme birliklerine aktarmak suretiyle gerçekleştirebilirler. Aktarma işlemi merkezi idare kuruluşlarında ilgili bakanın, il özel idarelerinde valinin onayıyla yapılır ve bu ödenekler tahsis amacı dışında kullanılamaz. Bu takdirde iş, birliğin tabi olduğu usul ve esaslara göre sonuçlandırılır. Köylere hizmet götürme birlikleri de bütçe imkânları ölçüsünde bu yatırımlara kendi bütçelerinden ödenek aktarabilirler. Bakanlıklar ve diğer merkezi idare kuruluşları ile il özel idareleri tarafından aktarılacak ödeneklerle gerçekleştirilecek yatırımlar, birliğin hizmet ve görev alanı sınırlamasına tabi olmaksızın yapılabilir.”


Denilmek suretiyle söz konusu birliklere yapılacak aktarmalarla ilgili esaslara dair bir düzenleme yapılmıştır.


Bu hükümden hareketle birliklere bu nitelikte kaynak aktarımı yapılabilmesi için gereken şartlar şöyledir:


1- köye yönelik hizmetlere ilişkin olarak sayılan, yapım, bakım ve onarım işleri, bölünmüş yol, elektrifikasyon, köy yolu, içme suyu, kullanma suyu ve kanalizasyon yatırımları için aktarma yapılabilecektir.


2- merkezi idare kuruluşları ve il özel idareleri bu hizmetler için kendi bütçelerinde ödenek ayırmış olacaklardır.


3- bu aktarmalar merkezi idare kuruluşlarında ilgili bakan, il özel idarelerinde valinin onayıyla yapılacaktır.


4-bu ödenekler tahsis amacı dışında kullanılamayacaklardır.


Ancak yapılan denetimlerde köye yönelik olmayan hizmetlerle ilgili yatırımlar için de aktarmalar yapıldığı belirlenmiştir.


Kanun koyucunun amaçları bu şekilde düzenlenmekle birlikte bakanlıklar ve merkezi idare kuruluşlarınca il özel idaresine aktarılan ödeneklerin tekrar khgb lere aktarıldığı da gözlemlenmiştir.


5302 sayılı kanunun 6’ncı maddesinde ;


“(ek fıkra: 3/7/2005-5393/85 md.; değişik ikinci fıkra: 24/7/2008-5793/42 md.)


Bakanlıklar ve diğer merkezi idare kuruluşları; yapım, bakım ve onarım işleri, devlet ve il yolları, içme suyu, sulama suyu, kanalizasyon, enerji nakil hattı, sağlık, eğitim, kültür, turizm, çevre, imar, bayındırlık, iskan, gençlik ve spor gibi hizmetlere ilişkin yatırımlar ile bakanlıklar ve diğer merkezi idare kuruluşlarının görev alanına giren diğer yatırımları, kendi bütçelerinde bu hizmetler için ayrılan ödenekleri il özel idarelerine aktarmak suretiyle gerçekleştirebilir. Aktarma işlemi ilgili bakanın onayıyla yapılır ve bu ödenekler tahsis amacı dışında kullanılamaz. İş, il özel idaresinin tabi olduğu usul ve esaslara göre sonuçlandırılır. İl özel idareleri de bütçe imkanları ölçüsünde bu yatırımlara kendi bütçesinden ödenek aktarabilir. Bu fıkraya göre, bakanlıklar ve diğer merkezi idare kuruluşları tarafından aktarılacak ödenekler ile gerçekleştirilecek yatırımlar, birinci fıkrada öngörülen görev alanı sınırlamasına tabi olmaksızın bütün il sınırları içinde yapılabilir.”


Hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereğince merkezi idare kuruluşları tarafından il özel idarelerine aktarılan ödeneklerin ikinci kez de il özel idarelerince köylere hizmet götürme birliklerine aktarılmasını bu kapsamda kabul etmek mümkün değildir. Çünkü merkezi idare kuruluşlarının 6’ncı madde kapsamında yapacakları kaynak aktarımı, bizzat bu kuruluşların köye yönelik hizmetlerden olma şartı da bulunmayan her türlü yatırımlarına ait ödeneklerin aktarılmasını mümkün kılmaktadır. Oysa 5355 sayılı kanunun 18’inci maddesi kapsamında sayılan işlerle ilgili olarak yapılacak ödenek aktarımlarının il özel idaresi aracılığı olmadan ve doğrudan doğruya birliğin kendisine yapılması gerekmektedir


Ancak ……. Özel idaresine merkezi idare tarafından 5302 sayılı kanunun 6’ncı maddesi kapsamında sadece il özel idaresi eliyle gerçekleştirilecek yatırımlar için aktarma yapılmıştır. Bu ödeneklerin ikinci bir kez il özel idaresince khgb aktarılması mümkün görünmemektedir.


Khgb’nin gerek personel donanımı ve sayısı, gerek makine ekipman ve donanımı gerekse deneyimi itibariyle bu yatırımları, il özel idaresinden daha iyi bir şekilde gerçekleştirmesi de söz konusu olmadığından; uygulamayla yatırımlar, 4734, 4735 ve 6085 sayılı kanunlar dışında bırakılmaktadır.


İl özel idareleri bütçesinden khgb’ne ödenek aktarılabilmesi ile ilgili olarak farklı bir düzenleme daha bulunmaktadır. 5355 sayılı kanunun 18’inci maddesinin 5’inci fıkrasında


“il özel idaresi bütçe gelirlerinin ne kadarının köylere hizmet götürme birliklerine aktarılacağı, köylere hizmet götürme birliklerinin sunacağı yatırım plânı, yıllık çalışma  Programı ve uygulama projelerine göre il genel meclisince kararlaştırılır.”  Hükmü yer almaktadır.


Bu husus diğer düzenlemeden tamamen farklıdır. Khgb’ne yapılacak yardım niteliğindeki bu ödenek aktarımları 5302 sayılı kanunun 43’üncü maddesinde il özel idaresinin giderleri açıklanırken (e) fıkrasında belirtildiği üzere “il genel meclisince belirlenecek ilkeler çerçevesinde köylere veya köylerin aralarında kurdukları birliklere yapılacak yardımlar” olarak açıklanan ve il özel idaresi bütçelerine konulan ödeneklerden yapılan aktarmalardır. Ancak bu nitelikteki ödenek aktarımlarının genel şartı da 5355 sayılı kanunun 18’inci maddesi hükümleri gereğince khgb’lerince il özel idaresine yatırım planı, yıllık çalışma programı ve uygulama projelerinin sunulması ve buna göre proje bazında ödenek aktarımı yapılmasıdır. Bu nedenle khgb ile yapılan protokollere konulan genel ifadeler ve “ihtiyaç” ve sair gerekçelerle projesi olmayan işler için birliklere ödenek aktarımı yapmak 5355 sayılı kanunun 18’inci maddesinin özüne aykırıdır.


Bazı il özel idarelerinde yardım niteliğinde olan bu ödenek aktarımları ile ilgili olarak yönetmelik bazlı düzenlemeler yapılmış ve yardımların maddenin amacına göre bu çerçevede verilmesi sağlanmıştır. Ancak …….. Özel idaresinde khgb’ne yardım niteliğinde yapılan ödenek aktarımlarında maddede sayılan şartlar dikkate alınmamıştır.


Bulgu4:


Mali durum ve beklentiler raporunun yayınlanmaması


5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanununun 30‟uncu maddesinde; “genel yönetim kapsamındaki idareler bütçelerinin ilk altı aylık uygulama sonuçları, ikinci altı aya ilişkin beklentiler ve hedefler ile faaliyetlerini; maliye bakanlığı ise merkezi yönetim bütçe kanununun ilk altı aylık uygulama sonuçları, finansman durumu, ikinci altı aya ilişkin beklentiler ve hedefler ile faaliyetleri kapsayan mali durumu temmuz ayı içinde kamuoyuna açıklar’’ denilmektedir.


Anılan kanun maddesi gereğince genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri her yıl temmuz ayında yılın ilk altı aylık dönemine ilişkin bütçe uygulamaları, ikinci altı aya ilişkin beklentiler ve hedefler ile faaliyetleri konusunda kamuoyuna bilgi vermeleri gerekmektedir. Söz konusu düzenlemenin amacı, kamu hizmetlerinin yürütülmesinde ve bütçe uygulamalarında saydamlığın ve hesap verilebilirliğin artırılması ile kamuoyunun kamu idareleri üzerindeki genel denetim ve gözetim fonksiyonunun gerektiği şekilde yerine getirilmesinin sağlanmasıdır. Bu amaçlara ulaşılması, idarelerin faaliyetleri ile bütçe gerçekleşmeleri ve beklentileri konularında kapsamlı bir rapor oluşturmasına bağlıdır.


Ancak genel yönetim kapsamında bulunan ……. Özel idaresinin 2015 yılı mali durum ve beklentiler raporunun yayınlanmadığı görülmüştür.


Bulgu5:


 990-kiraya verilen duran varlıklar ve 999-diğer nazım hesaplar  karşılığı hesaplarının kullanılmaması


Mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliğinin kiraya verilen duran varlıklar hesabı başlıklı 410/b maddesinde;



  1. A) borç


1 - kiraya verilen duran varlıklar, kayıtlı değerleri üzerinden bu hesaba borç, 999- diğer nazım hesaplar karşılığı hesabına alacak kaydedilir.



  1. B) alacak


1 - kiraya verilen duran varlıklardan kira süresi sona erenler kayıtlı değerleri üzerinden bu hesaba alacak, 999-diğer nazım hesaplar karşılığı hesabına borç kaydedilir


Ancak ……….. Özel idaresinin 2015 yılı içerisinde kiraya vermiş olduğu duran varlıkları bulunmasına rağmen ilgili nazım hesaplan kullanmadığı görülmüştür. Dolayısıyla kiraya verilen duran varlıkların kayıtlı değerleri tam olarak bilinememekte ve ne kadar kayıtlı değerden ne kadar kira geliri elde edildiği tespit edilememektedir.


Bulgu 6:


5302 sayılı kanun gereğince özel idarenin görev alanına giren ve bizzat özel idare tarafından yürütülmesi gereken yoksullara mikro kredi verilmesine ilişkin hizmetlerin özel idarece değil, bir vakıf aracılığıyla yerine getirilmesi ve bu kredilerin 132-kurumca verilen borçlardan alacaklar hesabına kaydedilmeyip doğrudan gider olarak muhasebeleştirilmesi.


 


5302 sayılı kanunun il özel idaresinin görev ve sorumluluklarını belirleyen 6‟ncı maddesinin (a) bendinde, yoksullara mikro kredi verilmesi görevi özel idarelere verilmiştir. Ancak ………. Özel idaresi yasanın kendisine yüklediği kredi verme işlemini bizzat yerine getirmemiş, ……….. Vakfı ile yapılan protokol gereğince kredi işlemleri bu vakıf tarafından yürütülmüştür.


5302 sayılı yasanın 64‟üncü maddesinin (c) bendi özel idarelerin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, dernekler, vakıflar ve 507 sayılı esnaf ve küçük sanatkarlar kanunu kapsamına giren meslek odaları ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilmelerine imkan sağlamaktadır. Bu yasal çerçevede ….. Özel idaresi ile …….. Vakfı arasında ………. Ayında imzalanan protokol ile mikro kredi uygulaması başlatılmıştır.


……. Özel idaresi tarafından adı geçen vakfa 2008-2014 yılları arasında toplam ……lira ve 2015 yılında da …….. Lira kaynak aktarımında bulunulmuştur.


Her ne kadar yapılan protokol ortak hizmet amaçlı proje olarak görünse de, özel idare sadece para aktarımında bulunmakta, krediye ilişkin bütün işlemler vakıf tarafından yerine getirilmekte, özel idarenin söz konusu kredilerin verilme ve geri alınmasına yönelik olarak yapılan çalışmalara bir katkısı bulunmamaktadır. 2008 yılından bu yana …….faaliyet gösteren vakfın verdiği bu kredilerin vakfa geri dönüşlerini müteakip bu kaynaklarla il özel idaresinden alınan yeni kaynaklar tekrar kredi olarak verilmektedir. Özel idare bütçesinden yapılan bu aktarımlardan kuruma geri dönüş gerçekleşmemekte, dolayısıyla aktarılan bu kaynaklar kredi değil hibe niteliğini almaktadır.


Kredi niteliğinde yürütülmesi ve bu nedenle de 132-kurumca verilen borçlardan alacaklar hesabında, vadesinde tahsil edilmediğinde ise 137-takipteki kurum alacakları hesabında izlenmesi gereken söz konusu aktarımlar doğrudan gider olarak muhasebeleştirilmektedir. Bu güne kadar il özel idaresinin bu projeye katkısı kaynak aktarmaktan öteye gidememiştir. Dolayısıyla, 5302 sayılı il özel idaresi kanunu‟nun il özel idarelerine yüklediği “yoksullara mikro kredi verilmesi” görevi ………..özel idaresi tarafından değil, ………….. Vakfı tarafından yerine getirilmektedir.


İl özel idaresinin “kredi” olarak kullandırması gereken bir parayı, geri dönüşümsüz bir şekilde “hibe” olarak kullandırması 5302 sayılı kanun‟un 6‟ncı maddesine aykırılık teşkil etmektedir.


Bulgu 7:


Kiraya verme sürelerinin sözleşmelerle uzatılması


Özel idarenin mülkiyetinde bulunan bazı işyerlerinin kiraya verilmesinde, 2886 sayılı devlet ihale kanunu ve 5302 sayılı özel idare kanunu‟na aykırı olarak, kira sürelerinin encümen kararına istinaden ek sözleşmelerle uzatıldığı görülmüştür.


2886 sayılı devlet ihale kanunu'nun „kiralarda sözleşme süresi‟ başlıklı 64'üncü maddesinde kiraya verilecek taşınır ve taşınmaz malların kira süresinin on yıldan çok olamayacağı, ancak turistik tesis kurulacak yerlerin ve turistik tesislerin on yıldan fazla süre ile kiraya verilmesinin mümkün olduğu, üç yıldan fazla süre ile kiraya verme işlerinde, önceden maliye bakanlığından izin alınacağı, katma bütçeli idarelerde bu iznin, idarelerin bağlı bulundukları bakanlıktan alınacağı, özel idare ve belediyeler için ise kendi özel kanunlarının uygulanacağı düzenlenmiştir.


5302 sayılı il özel idaresi kanunu‟nun 25'inci maddesinde ise taşınmazların üç yıla kadar kiralanmasına il encümeni tarafından karar verileceği; 10'uncu maddede de üç yıldan fazla sürelerle kiralanmasına ve süresi yirmibeş yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine il genel meclisi tarafından karar verileceği hüküm altına alınmıştır.


Yaptığımız incelemede, bazı işyerlerinin kira sürelerinin bitiminde, tekrar ihaleye çıkılmaksızın encümen kararıyla kira sürelerinin uzatıldığı görülmüştür.


Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı gibi 5302 sayılı il özel idaresi kanunu‟nda taşınmazların üç yıla kadar kiralanmasına il encümeni, üç yıldan fazla sürelerle kiralanmasına ise il genel meclisi tarafından karar verileceği belirtilmiş olup bunun dışında gerek il encümeni gerekse il genel meclisinin süre uzatımına ilişkin herhangi bir yetkileri bulunmamaktadır.


Dolayısıyla kira sürelerinin sonunda il encümen kararıyla ek sözleşmeler yapılarak süre uzatımına gidilmesi mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.


Bulgu 8:


Bilgisayar programı ve güncelleme bedelleri ödendiği halde, 260 haklar hesabı ve 268 birikmiş amortismanlar hesabının kullanılmaması.


Kurum hakkediş, hukuk, maaş, taşınır mal ve gelir takip programları güncelleme bedelini ödemiş, ancak 260 haklar hesabı ve 268 birikmiş amortismanlar hesabı kullanılmamıştır.


Mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliği‟nin 186 ve 187 nci maddelerinde, 260 haklar hesabı hakkında bilgi verilmektedir. Bilgisayar programları güncelleme bedelleri ödendiği zaman 260 hesabına ve yıl sonunda da 268 hesabına kayıt yapılmalıdır.


Bulgu 9:


 her yıl migem-den özel idare payı tahakkuk listesinin istenmemesi.

Madencilik faaliyetleri uygulama yönetmeliğinin 36 ncı maddesinde, (ı-a) grubu dışındaki maden ocaklarını işleten firmaların, her yıl nisan ayı sonuna kadar, yıllık satış bilgi formu ve işletme faaliyeti bilgi formunu, enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı maden işleri genel müdürlüğü (migem) -e verecekleri ifade edilmektedir.


İçinde özel idareye ödenmesi gereken miktarların da yazılı olduğu bu formlar, sadece migem-e verilmesi nedeniyle, özel idare devlet hakkı alacağını bilememekte ve takibini yapamamaktadır.


Bu nedenle, idarenin her yıl (migem)-den devlet payları tahakkuk listesini istemesi gerekirken, bu liste istenmemiş ve bu suretle tahakkuk kaydı yapılmamıştır. İdare, maden ocaklarından ne kadar alacağı olduğunu bilmemekte, firmanın yatırdığı tutarları doğru kabul etmekte, çapraz denetim yapmamaktadır.


Bulgu 10:


 kültür katkı payını ödemeyen belediyeler için iller bankasına yazı yazılmaması.


Katkı payını ödemeyen belediyeler için iller bankasına yazı yazılmamıştır. 2863 sayılı kanunun 12 nci maddesine göre, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı olarak tahsil olunan miktarlar, tahsil edildiği ayı takip eden ayın onuncu günü akşamına kadar, il özel idarelerine bir bildirim ile beyan edilerek aynı süre içinde ödenir. Tahsil ettikleri katkı payını yukarıda belirtilen süre içinde il özel idarelerine yatırmayan belediyelerden, bu katkı payları 6183 sayılı amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun hükümlerine göre gecikme zammı tatbik edilerek tahsil edilir. Ödenmeyen paylar, ilgili il özel idaresinin talebi üzerine, ilgili belediyenin iller bankasından aldığı genel bütçe vergi gelirleri payından kesilerek talep eden özel idareye gönderilir.


Bulgu 11:


 e-içişleri sisteminde bulunan taşınmaz modülünün kullanılmaması ve taşınmaz işlemlerinin yönetmeliğe uygun yapılmaması.


A)kurum taşınmaz mal görevlisi, e-içişleri taşınmaz modülünü kullanmamaktadır.


İçişleri bakanlığının, 28.01.2013 tarih ve 269 sayılı yazısında, e-içişleri sisteminde yer alan ve taşınmaz modülünün ocak 2013 itibariyle uygulamaya alındığı, bu modüllerin personel tarafından kullanılmamasından, vali, genel sekreter ve kaymakamların sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Söz konusu modüller, işlerin hızlı ve kaliteli olmasını, varlıkların kayıt altına alınmasını, takip edilmesini, rapor alınmasını ve hesap verilebilirliği sağlamaktadır. Bakanlık bu konuda her yıl eğitim vermekte, verdiği bu eğitimlere özel idare personeli de katılmaktadır. Modüllerle ilgili eğitim dokümanları-videoları, yardım kılavuzlarıkullanıcılara yardımcı olmaktadır. Ancak bu modül kullanılmamaktadır. Modül kullanılmadığı için, cetveller sistemden alınamamakta, elle düzenlenmektedir. Sonuçta kayıtdışılık oluşmakta, taşınmaz malların takibinde sıkıntılar yaşanmakta ve raporlar oluşturulamamaktadır.


B)taşınmaz işlemleri yönetmeliğe uygun yapılmamaktadır.


Kamu idarelerine ait taşınmazların kaydına ilişkin yönetmeliğin;


5 inci maddesinin ikinci fıkrasında, yönetmelik ek 1‟deki kayıt planının “tapuda kayıtlı olan taşınmazlar” başlığı altında yer alan taşınmazların maliyet bedeli üzerinden, bu taşınmazlardan maliyet bedeli belirlenemeyenler ise rayiç değerleri üzerinden kayıtlara alınacağı,


Geçici madde 1 de, maliyet bedeli veya rayiç değerleri üzerinden muhasebe kayıtlarına alınması gereken taşınmazlar, bu değerler üzerinden kayıtlara alınıncaya kadar, emlak vergi değerleri üzerinden kayıtlara alınacağı ve bu işlemlerin 31.12.2016 tarihine kadar tamamlanacağı,


7 inci maddesinde, yönetmelik ek 2‟deki „tapuda kayıtlı olan taşınmazlar formu‟nun doldurulacağı ve mali hizmetler birimince bu formların konsolide edilerek yönetmelik ekinde (ek 7) bulunan örneğe uygun şekilde taşınmaz icmal cetvelleri oluşturulacağı,


10 uncu maddesinde, taşınmazların mevcut kullanım şekli ile tapu kaydının birbirine uygun olmaması, bir kuruma tahsis edilmesi durumunda, idarenin cins tashihi yaptıracağı,


11 inci maddesinde ise;


-kadastro, imar, ifraz, tevhid, cins tashihi, yüzölçüm değişikliği, kat mülkiyeti tesisi, kamuya terk gibi nedenlerle taşınmazda meydana gelebilecek değişikliklerde kayıtların kapatılıp oluşan taşınmazların esas alınarak yeni kayıt tesis edileceği,


-terkin, satış, devir gibi mülkiyeti sona erdiren durumlarda sona eriş nedeni açıklanarak kaydın kapatılacağı,


-taşınmaza yapılan değer arttırıcı harcamaların, taşınmazın değerine ekleneceği, ifade edilmektedir.


Yapılan incelemede, yönetmelik ekindeki ek-7/a taşınmaz icmal cetvelinin düzenlenmediği görülmüştür.


Mülkiyeti özel idareye ait arsalar üzerine yapılan binalar, taşınmaz cetveline kaydedilmemiştir. Tahsis edilmesi mülkiyeti etkilememekte, bu tür harcamalar taşınmazın değerini artırmaktadır. Hizmet binaları ve kamu konutlarına toplam 354.295,00 tl bakım, onarım yapılmış, ancak bu bedeller de taşınmaz değerine eklenmemiştir. Yönetmeliğin 11 inci maddesine göre, taşınmaza yapılan değer arttırıcı harcamaların, taşınmazın değerine eklenmesi gerekmektedir. Arsa ile ilgili kayıt kapatılarak, oluşan yeni değer üzerinden yeni kayıt açılmalıdır. Taşınmaz cetveli bu haliyle, taşınmazların gerçek değerini yansıtmamaktadır.


Kullanım biçimi değişen veya tahsis edilen taşınmazlar için cins tashihi yapılmamıştır. Sonuçta, taşınmaz cetvelleri ile tapu kayıtları arasında uyumsuzluk oluşmaktadır.


5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu‟nun amacı, hesap verebilirliği ve malî saydamlığı sağlamaktır. Temel muhasebe kavramlarından olan “tam açıklama” ilkesi gereği, mali tablolar yeterli ve anlaşılır bilgi vermelidir. Tablolar bu haliyle gerçeği yansıtmamaktadır. Kanunun 8 inci maddesinde, görevli ve yetkili olanların, kaynakların muhasebeleştirilmesinden ve raporlanmasından sorumlu olduğu ifade edilmektedir.


Bulgu 12:


kalkınma ajansına ve vilayetlere hizmet götürme birliğine gönderilen payların mali tablolarda 363-kamu idareleri payları hesabında takip edilmemesi

5449 sayılı kalkınma ajanslarının kuruluşu, koordinasyonu ve görevleri hakkında kanun‟un “gelirler ve yönetilecek fonlar” başlıklı 19 uncu maddesinin d bendinde “bir önceki yıl gerçekleşen bütçe gelirleri üzerinden, bölgedeki il özel idareleri için; borçlanma, tahsisi mahiyetteki gelirler ile genel, katma ve özel bütçeli kuruluşlardan alınan yardım kalemleri hariç tutulmak üzere yüzde bir, belediyeler için; borçlanma ve tahsisi mahiyetteki gelir kalemleri hariç tutulmak üzere yüzde bir oranında, cari yıl bütçesinden aktarılacak pay” ajansın gelirleri arasında sayılmıştır. Yine vilayetler hizmet götürme birliği‟nin ana tüzüğünde “üyelerin birliğin faaliyet giderlerine katılım payları” başlıklı 24‟üncü maddesinde, “üye mahalli idareler, en son kesinleşmiş bütçelerinin % 1'ini birlik faaliyet giderlerine katılım payı olarak birliğe öderler.” Denilmektedir. Mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliğinin “363 sayılı hesabın niteliği” başlıklı 243‟üncü maddesinde “bu hesap, bütçe geliri olarak nakden veya mahsuben tahsil edilip, özel kanunları gereğince diğer kurumlara aktarılmak üzere hesaplanan tutarların izlenmesi için kullanılır.” Denilmektedir. Aynı yönetmeliğin 244‟üncü maddesinde de hesabın işleyişi gösterilmiştir. Buna göre “kamu idareleri payları hesabına ilişkin alacak ve borç kayıtları aşağıda gösterilmiştir: a) alacak bütçe geliri olarak tahsil edilip, özel kanunları gereğince diğer kurumlara aktarılmak üzere hesaplanan tutarlar bir taraftan bu hesaba alacak, 630-giderler hesabına borç; diğer taraftan 830-bütçe giderleri hesabına borç, 835-gider yansıtma hesabına alacak kaydedilir. B) borç bu hesapta kayıtlı tutarlardan nakden veya mahsuben ödenen tutarlar bu hesaba borç, 103-verilen çekler ve gönderme emirleri hesabı veya ilgili diğer hesaplara alacak kaydedilir.” Ancak, kurum tarafından kalkınma ajansına ödenen ……….. Tl payın ve vilayetler hizmet götürme birliğine ödenen ..........tl payın mali tablolarda 363-kamu idareleri payları hesabında gösterilmediği görülmüştür.


Bulgu 13:


 mahalli idareler genel müdürlüğünden gönderilen ödeneklerin il genel meclisi kararı alınmadan mevzuta aykırı olarak, belirlenen iş ve hizmetlerde kullanılmak üzere valilik oluru ile ek ödenek kaydedilmesi


5302 sayılı il özel idaresi kanununun 9‟uncu maddesine göre il genel meclisi, il özel idaresinin karar organıdır. 10‟uncu maddesine göre bütçe ve kesin hesabı kabul etmek, bütçede kurumsal kodlama yapılan birimler ile fonksiyonel sınıflandırmanın birinci düzeyleri arasında aktarma yapmak ve şartlı bağışları kabul etmek il genel meclisinin görevleri arasında sayılmıştır. Mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliğinin 37‟inci maddesine göre de ek ödenek verilmesi ancak meclis kararı ile yapılabilmektedir. 6583 sayılı 2015 yılı merkezi yönetim bütçe kanununun 5‟inci maddesinin ikinci fıkrasına göre maliye bakanlığı bütçesinin 12.01.31.00-01.1.2.00-1-09.06 tertibinde yer alan ödenekten mahalli idareler genel müdürlüğü bütçesine iubat ayı içerisinde ……. Tl ve ekim ayı içerisinde .00 tl olmak üzere toplam ……… tl ödenek aktarıldığı; bu ödeneklerin tamamının ilgili aylar içinde içişleri bakanlığı oluru ile 51 il özel idaresi emrine il özel idaresinin görev alanına giren hizmetlerde kullanılmak üzere gönderildiği, bu kapsamda ……… özel idaresine iki seferde toplam ……… tl ödenek geldiği görülmüş olup bu ödeneklerin doğrudan 333- emanetler hesabına kaydedildiği görülmüştür. Yukarıda bahsedilen kanun ve yönetmelik hükümleri gereğince söz konusu ödeneğin il genel meclisi kararı ile ek bütçe yapıldıktan sonra harcanması gerekmektedir. Söz konusu ödenek, projeye bağlı tahsisi mahiyette bir ödenek değildir. Özel idarenin görev alanına giren hizmetlerde kullanılmak üzere gönderildiğinden bağış ve yardım niteliğinde bir ödenektir. Bu nedenle gelen ödenek bir taraftan gelir bütçesine bağış ve yardım olarak kaydedilirken diğer taraftan gider bütçesine de ek ödenek kaydedilmesi gerekmektedir. Bu şekilde ek bütçe yapılmasında karar organı, başlangıç bütçesini de yapan ve özel idarenin de karar organı olan il genel meclisidir.


Ancak uygulamada söz konusu ödeneğin ilk olarak emanet hesaplarına alındığı, mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliğinin 17‟nci maddesine göre valilik oluru ile bir taraftan 2015 yılı gelir bütçesinin yatırım kurumlarından ve kişilerden alınan bağış ve yardımlar maddesine irad; diğer taraftan 2015 yılı gider bütçesinin muhtelif tertiplerine ek ödenek kaydı yapılmak suretiyle belirlenen iş ve hizmetlerde kullanılmak üzere harcanmasına izin verildiği anlaşılmıştır. Ek ödenek(ek bütçe) yapma yetkisi yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri uyarınca sadece il genel meclisine ait olduğundan ………….. Liralık ödeneğin meclis kararı olmaksızın bütçeleştirilmesi uygun değildir. Bununla birlikte söz konusu ödeneğin il genel meclisince yatırım programına alınan işler için harcama yapıldıkça gelir ve ödenek kaydı yapılmış olup henüz harcanmamış olan ……. Tl lik kısmının 333- emanet hesaplarında tutulduğu ve bu tutara ilişkin gelir ve ödenek kaydının da yapılmadığı görülmüştür. Bu durumda 2015 yılı mali tablolarında 600- gelir hesabının ve 800- bütçe gelirleri hesabının olması gereken tutardan ………..tl daha az olduğu anlaşılmaktadır.


Bulgu 14:


İdari para cezalarının tahakkuk kaydının, tahsilat sırasında yapılması.


İdari para cezalarının tahsilatı sırasında tahakkuk hesabına giriş ve çıkış yapılmaktadır. 120 gelirlerden alacaklar hesabının kullanılması, alacakların takibi için gereklidir.


Mahalli idareler muhasebe yönetmeliğinin 84 üncü maddesine göre, alacaklar tahakkuk edince, 120 hesabına borç, 600 gelirler hesabına alacak kaydedilir. Alacak tahsil edilemeyip hukuki süreç başlatıldığında, 121 gelirlerden takipli alacaklar hesabına borç, 120 hesabına alacak kaydı yapılır.


Gelirler, tahakkuk edince önce tahakkuk, sonra tahsil kaydı yapılmalıdır. Eğer tahakkuk kaydı yapılmaz ve alacak tahsil edilmezse, takibi mümkün olamaz. Kamu zararı riski doğar. Tahakkuk kaydının tahsilat sırasında yapılması, muhasebe tekniğine ve yönetmeliğe uygun değildir.


Bulgu 15:


 140 kişi borçları hesabı ile kişi borçları defterinin denk olmaması


31.12.2015 tarihli bilançoda yer alan 140 kişi borçları hesabı bakiyesi ……..tl iken kişi borçları defterinin 2015 yıl sonu itibariyle alacak borç farkı yani yıl sonu bakiyesi ……….. Tl dir.  10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliğinin 100. Maddesinin ç bendinde aynen: “kişilerden alacaklar hesabına kaydedilen alacakların her biri için ayrı bir alacak izleme dosyası açılır. Bu dosyalara, alacağın hesaplara alındığı mali yıl ile bu rakamlardan sonra gelmek üzere mali yıl başında birden başlayarak verilen rakamlardan oluşan bir alacak sıra numarası verilir. Bu numaralar aynı zamanda kişilerden alacaklar hesabı defterinin “alacak sıra numarası”nı da oluşturur. Alacakların izlenmesi bu dosyalardan yapılır. Kişilerden alacaklar hesabına alınan tutarlar için yukarıda belirtildiği şekilde verilen alacak sıra numaraları, alacağın tamamı tahsil edilinceye kadar kullanılır. Bu alacaklar için tahakkuk ettirilerek faiz bölümüne kaydedilen faizlere de alacağın aslına ait alacak sıra numarası verilir ve faizlerin tahsili de aynı dosyadan izlenir.” Hükmü gereğince muhasebe kayıtlarının kişi borçları defterine göre düzeltilmesi gerekir.


Bulgu 16:


 günlük banka hesap özet cetvellerinin alınmaması


……. Özel idaresine ait banka hesaplarında gerçekleşen günlük hesap hareketlerini gösterir banka hesap özet cetvellerinin alınmadığı görülmüştür.


Mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliğinin 56 ve 57 nci maddeleri uyarınca; kurumun hesabının bulunduğu bankalarca, bir gün içerisinde kurum adına tahsil edilen paraların miktarları ile karşılığında onaylanan veya düzenlenen alındıların tarih ve numaralarını; kurum adına ödenen veya gönderilen paraların miktarları ile bunlara ait çek ve gönderme emirlerinin tarih ve numaralarını gösteren iki nüsha banka hesap özet cetveli düzenlenerek ertesi gün kuruma gönderilir. Banka hesap özet cetvelinin bir nüshası muhasebe işlem fişine bağlanır, diğer nüshası ise açılacak bir dosyada muhafaza edilir. Tahsilat ve ödemeleri ayrıntılı olarak gösteren cetvelin bankaca, ertesi gün doldurularak onaylandıktan sonra teslimat müzekkeresi ve gönderme emirlerinin ikinci nüshalarıyla birlikte kuruma gönderilmesi ve kurumun da bu cetveli araması gerekmektedir. 102 banka hesabının alacak ve borç kayıtlarının belirtilen günlük banka hesap özet cetvellerinde yer alan tutarlara göre gerçekleştirilmesi gerekmektedir.


Bu itibarla; …….. Özel idaresi adına yapılan tahsilat, ödeme ve aktarmalara ilişkin muhasebeleştirme işlemlerinin alınacak günlük banka hesap özet cetvellerine göre yapılması uygun olacaktır.


Bulgu 17:


 15 aralık-14 ocak personel maaşlarının tamamının ödendiği yılın bütçe giderlerine kaydedilmesi, 01-14 ocak maaşlarının 162 bütçe dışı avans ve krediler hesabında izlenmemesi


M.i.b.m.y nin 118'inci maddesinde


"b) ertesi yıl bütçesinden karşılanmak üzere yapılan maaş ve ücret ödemeleri


Aralık ayının 15'inde yapılan maaş ve ücret ödemelerinin ertesi yıl 01-14 ocak dönemine karşılık gelen tutarları bu hesapta izlenir. Yeni mali yılda bu tutarlar, düzenlenecek ödeme emri ile bütçe giderleri hesabına aktarılır. Bu tutarlar yeni yıl bütçesi ödeneklerinden karşılanacağından, avans olarak verildiği yıldan herhangi bir ödenek devri yapılmaz." denilmiştir.


…….. Özel idaresinde 162 bütçe dışı avans ve krediler hesabının çalıştırılmadığı ve yukarıdaki hüküm gereği ertesi yıl bütçesinden ödenmesi gereken 1-14 ocak maaşlarının ödendiği yıl bütçe gideri olarak kaydedildiği görülmüştür.


Bulgu 18:


Ön mali kontrol görevini yürütmekle görevli olan mali hizmetler biriminin aynı zamanda ihale işlem sürecinde görev alması


……… özel idaresi’nde ön mali kontrol görevini yürüten mali hizmetler birimi içinde oluşturulan birim görevlileri ile mali hizmetler müdürünün ihale işlemlerinin gerçekleştirilmesinde de görev aldığı görülmüştür. 5018 sayılı kanun’un 58’inci maddesinde; “malî karar ve işlemlerin hazırlanması, yüklenmeye girişilmesi, iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesi ve belgelendirilmesi olarak tanımlanan ön mali kontrol süreci, harcama birimlerinde işlemlerin gerçekleştirilmesi aşamasında yapılan kontroller ile malî hizmetler birimi tarafından yapılan kontrolleri kapsar. 5018 sayılı kanun’un 60’ıncı maddesinde ise; mali hizmetler biriminin görevleri sayılmış olup, ön mali kontrol faaliyetini yürütmek bu görevler arasında tanımlanmıştır. Yine aynı maddenin son bendinde; “alım, satım, yapım, kiralama, kiraya verme, bakım-onarım ve benzeri malî işlemlerden; idarenin tamamını ilgilendirenler destek hizmetlerini yürüten birim, sadece harcama birimlerini ilgilendirenler ise harcama birimleri tarafından gerçekleştirilir. Ancak, harcama yetkililiği görevi uhdesinde kalmak şartıyla, harcama birimlerinin talebi ve üst yöneticinin onayıyla bu işlemler destek hizmetlerini yürüten birim tarafından yapılabilir.” Hükmü yer almaktadır. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı kamu malî yönetimi ve kontrol kanununun 55, 56, 57 ve 58 inci maddelerine dayanılarak hazırlanan iç kontrol ve ön mali kontrole ilişkin usul ve esaslarda; ön malî kontrol: “idarelerin gelir, gider, varlık ve yükümlülüklerine ilişkin malî karar ve işlemlerinin; idarenin bütçesi, bütçe tertibi, kullanılabilir ödenek tutarı, harcama programı, finansman programı, merkezi yönetim bütçe kanunu ve diğer malî mevzuat hükümlerine uygunluğu ve kaynakların etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması yönlerinden yapılan kontrolü” olarak daha ayrıntılı olarak tanımlanmıştır. Ön mali kontrol görevi bu esaslar çerçevesinde idarelerdeki harcama birimleri ve malî hizmetler birimi tarafından yerine getirilmektedir.


Ancak “görevler ayrılığı ilkesi” olarak bu esasların 15’inci maddesinde yapılan düzenleme ile; malî hizmetler biriminde ön malî kontrol görevini yürütenlerin, onay belgesi ve ekleri ile şartname ve sözleşme tasarılarının hazırlanması, malî karar ve işlemlerin belgelendirilmesi, mal ve hizmetlerin teslim alınması gibi malî karar ve işlemlerin hazırlanması ve uygulanması aşamalarında görevlendirilemeyecekleri ve ihale komisyonu ile muayene ve kabul komisyonunda başkan ve üye olamayacakları belirtilmiştir. Ancak ………. Özel idaresi’nde mali hizmetler birimi içinde oluşturulan ön mali kontrol birimi görevlilerinin bu hükme rağmen ihale sürecinde görev aldıkları, ayrıca mali hizmetler müdürünün ihale yetkilisi olarak görevlendirildiği görülmüştür. Bu görevlendirilmeler nedeniyle iç kontrol ve ön mali kontrole ilişkin usul ve esaslarda yer alan “görevler ayrılığı ilkesi” gözetilmediği değerlendirilmiştir.


Bulgu 19:


Taşınmazlar için amortisman ayrılmamış olması


Taşınmazlar için amortisman ayrılmadığı görülmüştür.


Mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliğinin 163 üncü maddesinde; "...... Bir yıldan fazla kullanılabilen ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz kalan maddi duran varlıklar için aşağıdaki hükümlere göre amortisman ayrılır.


Amortismana tabi varlıklar; birden fazla muhasebe döneminde kullanılması beklenen, sınırlı bir hizmet süresi olan, kurum tarafından mal ile hizmet üretim ve tedarikinde kullanılan ve/veya kurum içi genel yönetim amaçları için elde tutulan varlıklardır. Bu yönetmelik kapsamına dahil kamu idarelerince muhasebe sistemine dahil edilen maddi duran varlıklardan; arazi ve arsalar, yapım aşamasındaki sabit varlıklar, varlıkların elde edilmesi için verilen avans ve krediler ile sanat eserleri dışındakilerden hangilerinin amortismana tabi tutulacağı ve bunlara ilişkin uygulanacak amortisman süre, yöntem ve oranları ile ilgili olarak maliye bakanlığınca belirlenen esas ve usuller uygulanır.........." hükmü bulunmaktadır. 01.01.2008 tarihinde yürürlüğe giren genel yönetim muhasebe yönetmeliği genel tebliği sayı: 1 de amortisman ayrılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.


Taşınmazlar için amortisman ayrılmaması, mali tabloların doğruluğunu ve güvenirliliğini olumsuz yönde etkileyecektir.


Bulgu 20:


Süreçlere ilişkin yazılı kontrol strateji ve yöntemlerinin belirlenmemiş olması


Birimlerde yürütülen süreçlere ilişkin yazılı kontrol strateji ve yöntemlerinin belirlenmesine ihtiyaç bulunduğu görülmüştür.


7 numaralı kamu iç kontrol standardında; "idareler, hedeflerine ulaşmayı amaçlayan ve riskleri karşılamaya uygun kontrol strateji ve yöntemlerini belirlemeli ve uygulamalıdır.


Bu standart için gerekli genel şartlar:


7.1. Her bir faaliyet ve riskleri için uygun kontrol strateji ve yöntemleri (düzenli gözden geçirme, örnekleme yoluyla kontrol, karşılaştırma, onaylama, raporlama, koordinasyon, doğrulama, analiz etme, yetkilendirme, gözetim, inceleme, izleme v.b.) Belirlenmeli ve uygulanmalıdır.


7.2. Kontroller, gerekli hallerde, işlem öncesi kontrol, süreç kontrolü ve işlem sonrası kontrolleri de kapsamalıdır.


7.3. Kontrol faaliyetleri, varlıkların dönemsel kontrolünü ve güvenliğinin sağlanmasını kapsamalıdır.


7.4. Belirlenen kontrol yönteminin maliyeti beklenen faydayı aşmamalıdır.” Denilmektedir.


Yazılı kontrol strateji ve yöntemlerinin belirlenmemesi, gerekli kontrollerin yapılamaması olası personel değişikliklerinde iç kontrol sisteminin aksamasına neden olacaktır. Dolayısıyla iç kontrol standardına uygun olur.


Bulgu 21: kompansazyon sistemi kurulmadığı veya bu sistemin bakımı yapılmadığından elektrik faturalarında reaktif enerji bedeli ödenmesi nedeniyle kurum bütçesinde yer alan ödeneklerin verimli kullanılmaması


……….. Özel idaresinin ödediği elektrik faturalarında reaktif enerji bedeli ödendiği tespit edilmiştir. Elektrik piyasası müşteri hizmetleri yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında reaktif enerji miktarını ölçmek üzere gerekli ölçme düzeneğinin, ilgili mevzuata göre reaktif enerji tarifesi uygulanmayacak aboneler dışında kalan müşteriler tarafından tesis edileceği, endüktif ve kapasitif enerji tüketimleri itibarıyla söz konusu sınırların ikisini birden aşan veya reaktif enerji ölçme düzeneğini kurma yükümlülüğü bulunmasına rağmen kurmayan ya da mevzuat hükümlerine uygun olarak kurmayan müşterilerin reaktif enerji bedeli ödeyeceği belirtilmiştir. Sonuç olarak faturalarda reaktif enerji bedeli ödenmemesi için kompanzasyon sistemi kurulması ve söz konusu sistemin muntazam şekilde bakımının yapılması için gerekli tedbirlerin alınması uygun olur.


Bulgu 22:


Mali işlem süreç akış şemalarının hazırlanmaması


Maliye bakanlığı tarafından 31.12.2005 tarih ve 26040 3. Mükerrer sayılı resmi gazetede yayımlanan “iç kontrol ve ön malî kontrole ilişkin usul ve esaslar” ın 12’nci maddesinde :


“harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılır. Süreç kontrolünde, her bir işlem daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanır ve uygulanır. Malî işlemlerin yürütülmesinde görev alanlar, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol ederler. Süreç kontrolünü sağlamak amacıyla malî işlemlerin süreç akış şeması hazırlanır ve üst yöneticinin onayı ile yürürlüğe konulur.”


Denilmektedir.


2015 yılı denetimlerinde harcama birimlerinde söz konusu usul ve esaslara göre hazırlanmış ve üst yönetici tarafından onaylanmış “mali işlem süreç akış şemaları” nın bulunmadığı anlaşılmıştır.


Harcama birimlerinin mali işlem süreç akış şemalarının bulunmaması, harcama için onay alınmasından ödemenin tamamlanmasına kadar olan süreç içindeki kontrollerin, hatalı işlemleri önlemede yetersiz kalmasına yol açabileceği değerlendirilmektedir.


Bulgu 23:


Dayanıklı taşınırlar üzerinde taşınır sicil numaraları bulunmaması


5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanunu’nun “mal yönetiminde etkililik ve sorumluluk” başlıklı 48’nci maddesi gereğince;


“kamu idareleri, taşınırların yönetimi, kaydı, muhafazası ve kullanımından sorumludurlar.”


5018 sayılı kanunun 44’ncü maddesi gereğince 18.01.2007 tarihli ve 26407 sayılı resmi gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren taşınır mal yönetmeliğinin “dayanıklı taşınırların numaralanması” başlıklı 36’ncı maddesi 1’nci maddesinde;


“giriş kaydı yapılan dayanıklı taşınırlara, taşınır kayıt ve kontrol yetkilisi tarafından bir sicil numarası verilir. Bu numara yazma, kazıma, damga vurma veya etiket yapıştırma suretiyle taşınırın üzerinde kalıcı olacak şekilde belirtilir. Fiziki veya kullanım özellikleri nedeniyle numaralandırılması mümkün olmayan taşınırlara bu işlem uygulanmaz.”


Taşınırlara sicil numarası verilmesi, gerek taşınırların kayıt altına alınarak mali büyüklüğünün tespit edilmesine yardımcı olurken gerekse taşınırların kaybolma, yok olma veya kontrol dışı kullanılmasına engel olan ve taşınır mal yönetiminin temel gerçekleştirilmesi gereken temel unsurlarından birisidir.


……… özel idaresi’nin hizmet binası, hamzalar sahasında ve ambarlarda gerçekleştirilen denetimlerde dayanıklı taşınırlar üzerinde sicil numaralarının verilmediği tespit edilmiştir.


Bulgu 24:


Kamu kurum ve kuruluşlarının güvence bedeli adı altında ücret ödemesi


Doğal gaz piyasası dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliği ve elektrik piyasası dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliği kapsamında uygulamaya konulan güvence bedeli ile borçları, devletin güvencesi ve teminatı altında olan resmi kurum ve kuruluşların güvence bedeli adı altında ücretler ödemesi, teminat vermeye zorlanması sonucuna yol açmaktadır.


5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanunun 34 ncü maddesinde “kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir.” Hükümlerine yer verilmiştir. Örneğin 2015 yılı içinde idare bu kapsamda toplamda 235.298,02 tl güvence bedeli ödemiştir.


Elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketlerinin alacaklarının güvence altına alınmasını öngören düzenlemeler kamu otoritesi tarafından yapılmakta, dolayısıyla bir giderin gerçekleştirilmesi ve hak sahiplerine ödenmesi kanun hükümleriyle güvence altına alınmış olması nedeniyle, kamu kurum ve kuruluşları açısından „güvence bedeli‟ ödenmesini ya da bunun için teminat mektubu vermesini gerektiren bir zorunluk bulunmamaktadır.


Bulgu 25:


işçilere aralık maaş ödemesinde 320 bütçe emanetleri hesabının kullanılmaması.


İşçilerin 15 aralık maaşı, 14 ocak‟ta ödenirken, 320 bütçe emanetleri hesabı kullanılmamaktadır.


Mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliği‟nin 217 ve devamı maddelerinde 320 hesabı hakkında ayrıntılı bilgi verilmektedir.


İşçiler çalıştıktan sonra maaş aldıkları için, aralık maaşını ocakta alacaklardır. Ödenen maaşın yarısı bu yılın bütçesini, yarısı da gelecek yılın bütçesini ilgilendirmektedir. 15 – 31 aralık maaşı için, bordro düzenlenerek, 320 ve 830 bütçe giderleri hesabı kullanılmalı, 14 ocakta da ayrı bir bordro ile, 320 hesabı kapatılarak, ödeme yapılmalıdır.


 


 


 

Güncelleme Tarihi: 03 Nisan 2017, 08:45
YORUM EKLE