Belediyelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar (2)

Dün birinci bölümünü yayınlamış olduğumuz

Belediyelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar (2)

Dün birinci bölümünü yayınlamış olduğumuz Belediyelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar (1) den sonra bugünde kalmış olduğumuz yerden devam ediyoruz.


Bulgu 21:


Kullanılma Olanaklarını Yitiren Maddi Duran Varlıkların Tamamı İçin Amortisman Ayrılmaması


10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı resmi gazetede yayımlanan mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliği ve 1 sayılı genel yönetim muhasebe yönetmeliği genel tebliği gereği çeşitli nedenlerle kullanılma olanaklarını yitiren maddi duran varlıkların tamamı için amortisman ayrılması gerekmektedir. 2015 yılına ilişkin yapılan incelemede ise; 294 elden çıkarılacak stoklar ve maddi duran varlıklar hesabına kayıtlı tutarların tamamı için amortisman ayrılmadığı ve 299 birikmiş amortismanlar hesabına gerekli kayıtların yapılmadığı görülmüştür. Yapılan açıklamalar dâhilinde 294 elden çıkarılacak stoklar ve maddi duran varlıklar hesabına kayıtlı tutarlar için her ne kadar amortisman ayrılarak 299 birikmiş amortismanlar hesabına kayıt yapılsa da tamamı için amortisman ayrılmaması mevzuat hükümlerine aykırılık oluşturmaktadır.


Bulgu 22:


Hurda Satışı Yapılan Varlıkların Hurdaya Ayırma Ve Satış İşlemlerinin Muhasebeleştirilmemesi


Hurda satışı yapılan varlıkların, satışı yapılmadan önce niteliğine göre; mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliği'nin 109'uncu ve 198'inci maddeleri hükümleri gereği, öncelikle hurdaya ayırma işlemlerinin yapılması, satılan varlığın 157 ya da 294 no.lu hesaplardan düşülmesi, ayrılmış amortismanlarının boşaltılması ve satış sonucu kayıtlı değer ile satış tutarı arasında oluşan farkın 600 ya da 630 no.lu hesaplara aktarılarak muhasebeleştirilmesi gerekmektedir. …….. Belediyesi muhasebe işlemlerinin incelenmesi neticesinde, idare tarafından hurdaya ayrılmasına karar verilen ve kullanımdan kaldırılarak ihale edilmek üzere idare ambarında muhafaza edilen demirbaşların ilgili oldukları maddi duran varlık hesabından çıkartılmadığı tespit edilmiştir. Belediye tarafından yıl içerisinde, hurda satış işlemlerinin yapıldığı görülmüştür. Ancak bu satışlara ilişkin hurdaya ayırma ve taşınırdan düşme ve satış sonucu oluşan olumlu ya da olumsuz farka ilişkin işlemlerin muhasebeleştirilmemesi, mali tabloların taşınırlarda meydana gelen değişimleri tam olarak yansıtamamasına neden olabilecektir


Bulgu 23:


264 Özel Maliyetler Hesabı'nda İzlenmesi Gereken Tutarların Doğrudan Gider Yazılması


10.03.2006 tarih ve 26104 sayılı resmi gazetede yayımlanan mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliği’nin 26 maddi olmayan duran varlıklar başlıklı 184'üncü maddesi, 268 birikmiş amortismanlar hesabı başlıklı 190'ıncı maddesi ve 264 özel maliyetler hesabı, 'hesabın niteliği' başlıklı 188'inci maddesi gereği kiralanan gayrimenkullerin geliştirilmesi veya ekonomik değerinin sürekli olarak artırılması amacıyla yapılan giderler ile bu gayrimenkullerin kullanılması için yapılıp, kira süresinin sonunda mal sahibine bırakılacak olan varlıklar için yapılan harcamaların 264 özel maliyetler hesabında izlenmesi ve yıl sonunda kullanım sürelerine uygun olarak amortisman ayrılması gerekmektedir.


Yapılan incelemede ise ……….. Belediyesi tarafından sunulan hizmetlerin sağlanması için kiralanan binaların geliştirilmesi ve kullanılması için yapılan harcamaların doğrudan gider yazılarak 630 giderler hesabının kullanıldığı görülmüştür. Bu nedenle belediye hizmet binası olarak kiralanan gayrimenkullerin geliştirilmesi ve kullanılması için yapılan harcamaların 264 özel maliyetler hesabında izlenmemesi mevzuat hükümlerine aykırılık oluşturmaktadır.


Bulgu 24:


İller Bankası Tarafından Belediyeye Ödenen Genel Bütçe Vergi Gelirleri Payından Kesilen Ortaklık Payının 240-Mali Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabına Kaydedilmemesi


6107 sayılı iller bankası anonim şirketi hakkında kanun’un 4 üncü maddesi uyarınca, il özel idareleri ve belediyeler iller bankasının ortağı olup 5779 sayılı il özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun’a göre iller bankası tarafından sözkonusu kurumlara her ay dağıtılan vergi gelirleri payı üzerinden % 2 oranında ortaklık payı kesilmektedir. Mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliği’nin 157 ve 158 inci maddeleri uyarınca, ortaklık payı olarak kesilen bu tutarların 240-mali kuruluşlara yatırılan sermayeler hesabına kaydedilmesi gerekmektedir. Yapılan incelemede, iller bankası tarafından 2015 yılında belediyeye ödenen vergi gelirleri payından kesilen toplam ……….. Tl ortaklık payının 240 no’lu hesaba kaydedilmediği tespit edilmiştir


Bulgu 25:


Vadesi Geçmiş Vergi Borcu Bulunan şirkete Ödenen Hakedişlerden Kesinti Yapılmaması

30.6.2007 tarih ve 26568 sayılı resmi gazete’de yayımlanan tahsilat genel tebliği’nin (seri:a sıra no:1) “amme alacağı ödenmeden yapılmayacak işlemler ile işlem yapanların sorumlulukları” başlıklı “v.” Bölümü uyarınca, 4734 sayılı kamu ihale kanunu kapsamına giren kurumların bu kanun kapsamında yüklenicilere 2.000,00 tl’nin üzerinde yapacakları ödemeler sırasında yüklenicilerin maliye bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borçlarının bulunmadığına ilişkin vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge aranılması zorunluluğu getirilmiştir.


Buna göre vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge arama zorunluluğu getirilen kurum ve kuruluşlarca yapılacak ödemeler sırasında, tahsil dairelerinin verdiği bilgiye istinaden kapsama giren alacak türlerinin toplam tutarının (vadesi geçmiş borç tutarı) 1.000,00 tl’yi aşması halinde, borç tutarının ilgili tahsil dairesine, bakiyesinin de yükleniciye ödenmesi gerekmektedir. Bu tebliğ ile zorunluluk getirilen vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgeyi aramadan ödeme yapan kurum ve kuruluşlara, her bir ödeme için ayrı ayrı olmak üzere 2015 yılı için …………. Tl idari para cezası verilecektir. Yapılan incelemede, belediyenin ortağı olduğu … ltd.iti.’nin bağlı bulunduğu vergi dairesine vadesi geçmiş vergi borcu bulunduğu halde mal ve hizmet alımları ile yapım işleri karşılığında ilgili şirkete ödeme yapılırken mükellefin vadesi geçmiş vergi borcu durumunu gösterir belgenin istenmediği ve 2015 yılında 9 adet gönderme emri belgesi ile toplam …………… tl hakediş bedelinin hiçbir kesinti yapılmadan sözkonusu şirkete ödendiği tespit edilmiştir.


Bulgu 26:


430 Alınan Depozito Ve Teminatlar Hesabının Kullanılmaması

Kurum tarafından gerçekleştirilen ihalelere ilişkin olarak mevzuat gereği yüklenicilerden alınan teminatların süreleri itibariyle bir yıldan uzun veya kısa ayrımı yapılmaksızın hepsinin bir yıldan kısa vadeli gibi ele alınıp 430- alınan depozito ve teminatlar hesabı yerine tüm teminatların 330- alınan depozito ve teminatlar hesabında takip edildiği tespit edilmiştir. Mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliği‟nin „430- alınan depozito ve teminatlar hesabı‟ başlıklı 280‟ninci maddesinde bu hesabın mevzuatları gereği nakden veya mahsuben tahsil edilen ve bir yıldan uzun vadede iade edilecek olan depozito ve teminatların izlenmesi için kullanılır. Bu hesaba kayıtlı tutarlardan vadesi bir yılın altına düşenler 430 alınan depozito ve teminatlar hesabına borç, 330 alınan depozito ve teminatlar hesabına alacak kaydedilecektir genel yönetim muhasebe yönetmeliğinde belirtilen ve muhasebe sistematiğinin temel kavramlarından biri olan “dönemsellik” ilkesi gereği, kamu idarelerinin faaliyetlerini belirli dönemler itibariyle raporlamaları ve diğer dönemlerden bağımsız olarak saptamaları esastır. Mizan ve diğer mali tablolarda yapılan incelemede ise; dönemsellik ilkesine uygun olmayacak şekilde bir yıldan uzun vadeli teminatların da bir yıldan daha kısa süreli gibi addedilip 430-nolu hesap yerine tamamı için 330-nolu hesap kullanılmıştır. Halbuki, bir yıldan daha az vadeye sahip olmayan teminatların 430-nolu hesapta izlenmesi gerektiği düşünülmektedir


Bulgu 27:


Bütçe Emanetleri Hesabından Yapılan Ödemelerde Muhasebe İşlem Fişine Bağlanması Gereken Belgelerin Eklenmemesi


………belediyesinde bütçe emanetleri hesabından yapılan ödemelerde, ödenecek tutarların bütçe emanetlerine alınması sırasında oluşturulan muhasebeleştirme belgesinin bir nüshasının muhasebe işlem fişine eklenmediği görülmüştür.


 Mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliğinin 218 inci maddesinde; bütçe emanetlerinden yapılacak ödemelere ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Maddede bütçe emanetine alınan tutarlardan gerek mali yıl içinde, gerekse yılı geçtikten sonra yapılacak ödemeler için muhasebe işlem fişi düzenleneceği, bütçe emanetlerine alınan tutarların muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ilgililerine ödeneceği, tutarın emanete alınması sırasında istihkak sahibine verilen veya istihkak sahibine verilemediği için muhasebe biriminde saklanan muhasebeleştirme belgesinin bir nüshasının muhasebe işlem fişine bağlanacağı belirtilmiştir. Yönetmeliğin bu hükmüne istinaden, bütçe emanetlerinden yapılan ödemelerin nitelikli bir şekilde takip edilmesi için ve ödemenin hangi tahakkuk işlemine ait olduğunun görülebilmesini sağlamak amacıyla ilgili muhasebeleştirme belgesinin bir nüshasının, bütçe emanetleri hesabından yapılan ödemelerde muhasebe işlem fişine bağlanması gerektiği düşünülmektedir.


Bulgu 28:


 Ödeme Emri Belgeleri Üzerinde Gerçekleştirme Görevlileri Tarafından Düşülmesi Gereken “Kontrol Edilmiş Ve Uygun Görülmüştür” İerhinin Bulunmaması Ve Bazı Ödeme Emri Belgelerinde Gerçekleştirme Görevlilerinin İmzasının Bulunmaması


 ……… belediyesi‟nin hesap ve işlemleri ile muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonucunda ödeme emri belgeleri üzerinde gerçekleştirme görevlileri tarafından düşülmesi gereken “kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhinin bulunmadığı ve bazı ödeme emri belgelerinde gerçekleştirme görevlilerinin imzalarının olmadığı görülmüştür. 5018 sayılı kamu mali yönetim ve kontrol kanunu‟nun giderlerin gerçekleştirilmesini düzenleyen 33‟üncü maddesinde; bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerektiği ve giderlerin gerçekleştirilmesinin harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanacağı belirtilmiştir. Aynı zamanda gerçekleştirme görevlilerinin; harcama talimatı üzerine işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütecekleri ifade edilmiştir. İç kontrol ve ön mali kontrole ilişkin usul ve esasların ön mali kontrol sürecine ilişkin 12‟nci maddesinde ise; malî hizmetler biriminin ön malî kontrolüne tâbi malî karar ve işlemler, kontrol edilmek üzere malî hizmetler birimine gönderileceği, malî hizmetler birimince kontrol edilen işlemler hakkında görüş yazısı düzenlenerek ve ilgili birime gönderileceği, ön malî kontrol sonucunda yazılı görüş düzenlenmesi halinde bu yazılı görüşlerin ayrıntılı, açık ve gerekçeli olmak zorunda olduğu, malî hizmetler biriminin görüş yazısının ilgili işlem dosyasında saklanacağı ve bir örneğinin de ödeme emri belgesine ekleneceği belirtilmiştir. Bununla birlikte harcama birimlerinde süreç kontrolü yapılacağı; süreç kontrolünde, her bir işlemin daha önceki işlemlerin kontrolünü içerecek şekilde tasarlanıp ve uygulanacağı. Malî işlemlerin yürütülmesinde görev alanların, yapacakları işlemden önceki işlemleri de kontrol edecekleri, süreç kontrolünü sağlamak amacıyla malî işlemlerin süreç akış şeması hazırlanacağı ve üst yöneticinin onayı ile yürürlüğe konulacağı ifade edilmiştir. Ek olarak; harcama yetkililerinin, yardımcıları veya hiyerarşik olarak kendisine en yakın üst kademe yöneticileri arasından bir veya daha fazla sayıda gerçekleştirme görevlisini ödeme emri belgesi düzenlemekle görevlendireceği, ödeme emri belgesini düzenlemekle görevlendirilen gerçekleştirme görevlilerinin, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde ön malî kontrol yapacakları ve yapılan kontrol sonucunda, ödeme emri belgesi üzerine „„kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür ” şerhi düşerek imzalayacakları hüküm altına alınmıştır. İç kontrol ve ön mali kontrole ilişkin usul ve esaslar‟ da belirtildiği üzere harcama sürecinde gerçekleştirme görevlileri tarafından yapılan kontrol sonucunda ödeme emri belgelerine gerçekleştirme görevlileri tarafından, “kontrol edilmiş ve uygun görülmüştür” şerhinin düşülerek imzalanması gerekmekte olup bu kontrollere yönelik gerekli özenin gösterilmesi gerektiği düşünülmektedir.


Bulgu 29:


 Canlı Müzik Yapan Bazı İşletmelerle İlgili Eğlence Vergisi Tahakkukunun Ve Tahsilatının Yapılmaması


….. Belediyesi sınırları içinde bazı işletmelerin canlı müzik yapmasına karşın bu işletmelerden eğlence vergisi alınmadığı görülmüştür. 2464 sayılı belediye gelirleri kanununun 17. Maddesinde, bu kanunun 21. Maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetlerinin eğlence vergisine tabi olduğu, 18. Maddesinde eğlence yerlerini işleten gerçek veya tüzelkişilerin verginin mükellefi olduğu, 19. Maddesinde bira, alkollü içki içilmeyen, satılmayan ve ruhsatnamelerde kahvehane, kıraathane, çayhane ve çay ocakları olduğu belirtilen yerlerden vergi alınmayacağı, 20. Maddesinin üçüncü fıkrasında biletle girilmesi zorunlu olmayan bar, pavyon, gazino, gece kulübü, taverna, diskotek, kabare, dansing, bilardo ve masa futbolu salonları gibi eğlence yerlerinde işin mahiyetine göre çalışılan her gün için belediye meclislerince takdir edilecek miktar olduğu, 21. Maddesinde biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinden günlük 5 ila 100 tl arasında vergi alınacağı, 22. Maddesinin üçüncü fıkrasında biletle girilmesi zorunlu olmayan eğlence yerlerinde ki her aya ait verginin o ayı takip eden ayın 20. Günü akşamına kadar ilgili belediyeye yatırılacağı belirtilmiştir. …….belediyesi yaklaşık 11 işletmeden eğlence vergisi almaktadır. Bu işletmeler haricinde turizm belgeli olup canlı müzik yayını yapan işletmelerden ise eğlence vergisi alınmamaktadır. İşletmenin turizm belgeli olması nedeniyle belediyenin bu yerleri denetim yetkisi bulunmamaktadır. Ancak bu durum vergi konusunu oluşturan işlem nedeniyle belediyenin vergiyi tahakkuk ettirmesine engel değildir. Bu işletmelerle ilgili olarak 2464 sayılı kanunun eğlence vergisi kısmında istisna tanınmadığına göre bu işletmelerde eğlence vergisine tabidir. Bu işletmeler canlı müzik yaptığına göre nasıl ki canlı müzik yapan diğer işletmeler eğlence vergisi ödüyor ise bu işletmelerde ödemekle yükümlüdür. Bu işletmelerle ilgili tespitler yapılarak geçmiş 5 yıla ait eğlence vergileri tahakkukları da yapılmalıdır. Yazın sürekli veya belli günlerde canlı müzik yaptıkları halde eğlence vergisi alınmayan işletmeler şunlardır: ……………………. Belediyesi sınırları içinde canlı müzik yapan bütün işletmelerden eğlence vergisinin alınması gerektiği değerlendirilmektedir.


Bulgu 30:


2559 Sayılı Kanuna İstinaden Yapılan Tespitlere Encümenin Ceza Vermemesi


Polis vazife ve salȃhiyet kanunu’nun 6. Maddesine istinaden umuma açık istirahat ve eğlence yerleri için yapılan tespitler sonucu verilmesi gereken idari para cezasının belediye encümenince verilmediği görülmüştür. 2559 sayılı polis vazife ve salȃhiyet kanunu’nun 6. Maddesinde, “ umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinden;



  1. A) faaliyetten geçici olarak men edildiği halde süresinden önce açılan,

  2. B) açık ve kapalı bulunacağı saatlere uymayan,

  3. C) bu kanunun 12 nci maddesinde belirtilen yasaklara uymadığı tespit edilen,

  4. D) mevzuat hükümlerine aykırı olarak işletilen, iş yerlerinin işletmecilerine beşyüzmilyon türk lirası ile birmilyar türk lirası arasında idarî para cezası verilir.


Bu maddede öngörülen idarî para cezaları, belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye sınırları dışında il daimi encümeni tarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere 7201 sayılı tebligat kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İdarî para cezaları 6183 sayılı âmme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun hükümlerine göre tahsil olunur. Bu maddede belirtilen aynı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde, en son uygulanan para cezası bir kat artırılarak uygulanır.” Denilmektedir. Kolluk güçlerince yapılan tespitler ilgili eylem belirtilmek suretiyle idari para cezası vermeye yetkili organ olan encümene intikal ettirilmektedir. Kanunda encümene verilen yetki eylemin durumuna göre alt ve üst sınırlar arasında kalan bir tutardan idari para cezası vermektir. Eylem sabit olduğu halde belediye encümeni kanun hükmünü uygulamak yerine yetkisi olmadığı halde ihtar vermiştir. 2559 sayılı kanun'un 6. Maddesinde belirtilen eylemlere aykırı hareket eden umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine encümence kanunda belirtildiği üzere idari para cezası verilmelidir.


Bulgu 31:


Kabahatler Kanunu Kapsamındaki Eylemlere Encümenin Ceza Vermemesi


Belediye zabıtasınca tespit edilip encümene havale edilen ve kabahatler kanunu gereği uygulanması gereken idari para cezalarının uygulanmadığı görülmüştür.


 5326 sayılı kabahatler kanunu'nun "emre aykırı davranış" başlıklı 32. Maddesinin birinci fıkrasında, “yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz türk lirası(2015 yılı için 208tl) idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir.” Hükmüne göre eylemi bu madde kapsamına giren ve sabit olan kişilere idari para cezası verilmelidir. Belediye encümenine havale edilen ve eylemi sabit olan kişilere 5326 sayılı kanunun 32. Maddesi gereği 208tl idari para cezası verilmesi gerektiği halde ihtar uygulanmıştır. Eylemleri kabahatler kanunu kapsamında olan kişilere encümence idari para cezası verilmesi sağlanmalıdır.


Bulgu 32:


Kamulaştırılan Yerlerle İlgili Emlak Vergisi Tarhının Yapılmaması


……………….belediyesi sınırları içinde kamulaştırılan taşınmazlarla ilgili fark değer üzerinden cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılmamıştır.


2942 sayılı kamulaştırma kanunu'nun "vergilendirme" başlıklı 39. Maddesinde, “kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırıldığı yıla ait emlak vergisi tarhına esas olan vergi değeri, kesinleşen kamulaştırma bedelinden az olduğu takdirde, kamulaştırma bedeli ile vergi değeri arasındaki fark üzerinden, cezalı emlak vergisi tarh olunur. Emlak vergisi beyannamesinin ek süreye rağmen verilmemiş olması halinde, kesinleşen kamulaştırma bedeli, kamulaştırmanın yapıldığı yıla ait vergi değeri yerine geçer ve bu değer üzerinden cezalı emlak vergisi tarhiyatı yapılır.” Denilmektedir. Kanunun bu hükmünden anlaşılacağı üzere kesinleşen kamulaştırma bedeli ile bu yıl için belediyede görünen emlak vergi değeri arasındaki olumlu fark üzerinden cezalı emlak vergisi alınmalıdır. Yapılan incelemede bu uygulamanın yapılmadığı görülmüştür kesinleşen kamulaştırma bedeli ile emlak vergi değeri arasındaki olumlu fark üzerinden cezalı emlak vergisi alınması sağlanmalıdır.


Bulgu 33:


Memurlardan Sendika Aidatı Dışında İlave Olarak Dayanışma Aidatı Kesintisi Yapılarak Sendikaya Ödenmesi


Memurlara 4688 sayılı kanun çerçevesinde verilen sosyal denge ödemelerinden kanuna aykırı olarak dayanışma aidatı kesildiği görülmüştür.


4688 sayılı kamu görevlileri sendikaları ve toplu sözleşme kanununda 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı kamu görevlileri sendikaları kanununda değişiklik yapılmasına dair kanunla değişiklikler yapılmış ve bu değişikliklerle kamu görevlileri sendikalarına toplu sözleşme hakkı tanınmış, yerel yönetim hizmetleri kolunda da ayrıca sosyal denge tazminatının belirlenmesine yönelik sözleşme yapılabileceği ifade edilmiştir. Bu bağlamda 4688 sayılı kanun’un 32. Maddesinde, belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince sosyal denge tazminatının ödenmesine karar verilmesi halinde sendika ile belediye başkanının sözleşme yapabileceğini belirtmiştir.


 Kanun maddesinde sosyal denge sözleşmesinin yapılma usulü ve şekli belirlenmiş olup, bu maddede dayanışma aidatına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yine kanunun 28. Maddesinin ikinci fıkrasında, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı öngörülmüştür. Yine kanunun gelirler başlıklı 24. Maddesinde sendika gelirleri arasında üyelerin ödeyecekleri üyelik ödentileri sayılmış, 25. Maddesinin üçüncü fıkrasında, sendika tüzüğüne üyelik ödentisi dışında her ne ad altında olursa olsun, üyelerden başka bir kesinti yapılmasını öngören hükümler konulamayacağı kuralına yer verilmiştir. 375 sayılı kanun hükmünde kararname’nin ek 4. Maddesi gereği kamu görevlileri sendikalarına üye olup, aylık veya ücretinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine kurumlarınca sözleşme ikramiyesi ödenmektedir. Yani sendikaya ödenen aidat kurumca karşılanmaktadır.


Tüm bel sen sendikası ile yapılan toplu iş sözleşmesinin 21. Maddesinde, “işveren tarafından, sendikanın tüzüğünde belirtilen aidata ek olarak, toplu sözleşme hükümlerinden yararlanan sendika üyelerinin taban aylıklarından % 1 oranında dayanışma aidatı kesilerek sendika hesabına yatırılır.” Hükmüne istinaden sendika ilave olarak aynı tutarda dayanışma aidatını memur sosyal denge ödemeleri bordrolarından almaktadır. Kanuna aykırı olarak sözleşmeye konan bu hüküm geçersiz olduğundan memurlardan ilave olarak dayanışma aidatı kesilemez.


Yargıtay hukuk dairelerinin kanuna aykırı olan toplu sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğuna dair bir çok kararı bulunmaktadır. Kanun maddelerinden anlaşılacağı üzere yerel yönetimlerce imzalanan sosyal denge sözleşmelerine dayanışma aidatı alınmasına dair hükümlerin konulamayacağı ve ilave kesintiler yapılamayacağı açık olmasına rağmen, memurlardan sendika aidatı dışında ilave olarak dayanışma aidatı kesintisi yapılması ve bunun sendikaya ödenmesi uygulamasına son verilmeli ve sendikaya ödenen dayanışma aidatlarının hesaplanarak sendikadan geri alınması sağlanmalıdır


Bulgu 34:


Taşınmaz Kiralamalarındaki Kira Artışının Kira Şartname Ve Sözleşmelerinde Belirlenmemesi


 Belediyenin sahip olduğu taşınmazların kira artışlarının nasıl olacağının şartname ve sözleşmelerinde belirlenmediği görülmüştür. 2886 sayılı devlet ihale kanun’unun şartnameler başlıklı 7. Maddesinde, ihale konusu işlerin her türlü özelliğini belirten şartname ve varsa eklerinin idarelerce hazırlanacağı, işin mahiyetine göre konulacak özel ve teknik şartlardan başka genel olarak yer alacak hususların şartnamelerde gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kira artışları ile ilgili gerek 2886 gerekse 5393 sayılı kanunlarda bir hüküm bulunmadığından bu konuda şartname ve sözleşmedeki hükümler dikkate alınmalıdır. Kira şartname ve sözleşmelerinde idarenin ve kiracının haklarını korumak amacıyla kira artışının nasıl olacağına açıkça yer verilmelidir. Bu hukukta var olan belirlilik ilkesi gereğidir. …………belediyesinin şartname ve kira sözleşmelerinde yer alan, “kiralanan yerin artış oranı, belediye encümeninin belirleyeceği artış oranına göre yapılacaktır.” İfadesi soyut ve belirsiz olduğu gibi bu yetkinin kullanımında ölçüsüz davranılması da mümkündür. Şartname ve sözleşmelere kira artışlarının nasıl olacağının açıkça yazılması sağlanmalıdır.


Bulgu 35:


Yevmiye Defterinde Boş Yevmiye Numaralarının Bulunması Yevmiye Defterinde Bazı Yevmiye Numaralarının Atlandığı Tespit Edilmiştir.


 Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği‟nin “Yevmiye sistemi, muhasebeleştirme belgeleri ve açılış kayıtları” başlıklı 43'üncü maddesinde;


“ (1) İşlemler, yevmiye tarih ve numara sırasına göre ve maddeler halinde yevmiye defterine günlük olarak kaydedilir; buradan da usulüne göre büyük defter ve yardımcı defterlere sistemli bir şekilde dağıtılır. ……….


(4) Muhasebeleştirme belgelerinin yevmiye tarih ve numarası sütunlarına, gerçekleşen işlemlerin kayda geçirildikleri tarih ile hesap döneminin başında (1)’den başlayıp, hesap döneminin sonuna kadar devam eden birer numara verilir. Gerek yevmiye defteri ve gerekse büyük defter ve yardımcı defter kayıtlarında bu yevmiye numaraları esastır.” Demektedir.


Yapılan incelemeler neticesinde, yevmiye defterinde yevmiye numaralarının 1‟den başlayıp 12270‟de bittiği, ancak 19 adet yevmiye numarasının (215, 3609, 4360, 4723, 4778, 5105, 5963, 6004, 6236, 6240, 6418, 6424, 6436, 8219, 8903, 12235, 12670, 12756, 12768) atlandığı görülmüştür. Yevmiye kayıtlarının hesap döneminin sonuna kadar tarih ve numara sırasına göre kaydedilmesi gerekmektedir


BULGU 36:


Özel Bankalar Aracılığıyla Yapılan Tahsilatların, Kamu Bankaları Hesaplarına Aktarılmaması


Kurumun Bankalar Hesabının incelenmesi neticesinde, özel bankalarda yer alan gelir tahsilat tutarlarının, Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğinin ilgili hükümlerine uygun olarak kamu bankalarına aktarılmadığı anlaşılmıştır.


 11 Eylül 2013 tarihinde çıkartılan Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğinin "Uygulama ve kullanılacak araçlar" başlıklı 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası 'a' bendi aynen; "18/6/2011 tarihli ve 27968 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdarelerinin Ödeme ve Tahsilat İşlemlerinin Elektronik Ortamda Gerçekleştirilmesine İlişkin Usul ve Esaslardaki hükümler saklı kalmak kaydı ile Kurumlar; Faaliyetleri kapsamında yaptıracakları tahsilat ve ödeme işlemleri için yurtiçinde yerleşik diğer bankaları ve Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.’yi de kullanabilir. Gerçekleştirilen tahsilat tutarlarının, özel kanunların verdiği yetki kapsamında yapılan düzenlemelerde yer alan hükümler saklı kalmak kaydı ile takip eden işgünü içinde ilgili kurumun kamu sermayeli bankadaki hesabına aktarılması zorunludur." hükmü yer almaktadır. …… Belediyesinin banka hesaplarının incelenmesi sonucunda belediyenin özel banka hesaplarında bulunan …………… TL tutarındaki tahsilatının 2015 yılı içerisinde belediyenin kamu banka hesaplarına aktarılmayarak, ilgili tutarın kamu bankalarında nemalanması engellenmiştir. Bu durumun ilgili tebliğ hükümlerine aykırılık teşkil ettiği düşünülmektedir


BULGU 37:


 Kira Süreleri Dolan Gayrimenkullerin İhale Yapılmaksızın Kira Sözleşmelerinin Yenilenmesi


………..Belediyesinin mülkiyetinde bulunan ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca ihale yolu ile kiraya verilen taşınmaz malların kira süresi sonunda yeniden ihale düzenlemeden meclis kararı ile aynı kişilere kiraya verildiği görülmüştür.


2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun “Kapsam” başlıklı 1'inci maddesinde yer alan “Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.” Hükmü ile belediye taşınmazlarının bu Kanuna göre kiraya verilebileceği belirlenmiştir. Aynı Kanun'un “Kiralarda sözleşme süresi” başlıklı 64'üncü maddesinde “Kiraya verilecek taşınır ve taşınmaz malların kira süresi, on yıldan çok olamaz.


Turistik tesis kurulacak yerlerin ve turistik tesislerin ve doğal gaz iletim, dağıtım ve depolama tesis ve şebekelerinin ihtiyacı olan arazilerin ve enerji üretimi tesisleri ile iletim ve dağıtım tesis ve şebekelerinin ihtiyacı olan arazilerin on yıldan fazla süre ile kiraya verilmesi mümkündür.” Denilerek kiralama süresinin 10 yıldan fazla olamayacağı (istisnaları da belirtilerek) hüküm altına alınmıştır.


Bu itibarla, belediyelerin mülkiyetindeki taşınmaz malların kiraya verilme işinin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'ndaki ihale usullerine göre yapılması; yapılan ihale sonucu düzenlenen kira sözleşmelerinin en fazla on yıl olması; sözleşme süresi bitiminde ise aynı taşınmaz malın kiraya verilmesi işinin yeniden 2886 sayılı Kanun'daki usullerden biriyle ihale edilmesi gerekmektedir. Belediyeye ait kira süresi dolan gayrimenkullerin ihale yapılmaksızın kira sözleşmelerinin yenilenmesi veya uzatılması mümkün değildir.


BULGU 38:


Kanalizasyon İle Su Tesisleri Harcamalarına Katılma Paylarının Tahakkuk Ettirilmemesi


Belediyeler tarafından yerine getirilen yol, su tesisleri ve kanalizasyon işleri dolayısıyla ortaya çıkan harcamalara katılma payları, harcamanın yapıldığı yerdeki hizmetten faydalananlardan tahsil edilmesi esasına dayanmaktadır. Harcamalara katılım payları sistem içerisinde çok önemli bir otokontrol mekanizması olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü belediyelerin sık sık aynı yerlerde benzer alt yapı harcamalarına girişmesi potansiyeline karşılık bunun bedelini ödeyen vatandaşlar bir nevi iç kontrol unsuru olarak mükerrer harcamaların önüne geçilebilmesi sürecini harekete geçirebilmektedir. Harcamalara katılım payı, 13.7.2005 tarih ve 25874 sayılı resmi gazetede yayınlanan 5393 sayılı belediye kanunu‟nun belediyenin gelirleri başlıklı 59 uncu maddesinin (a) bendinde “kanunlarla gösterilen belediye vergi, resim, harç ve katılma payları.” İeklinde ifade edilerek belediye tarafından tahakkuk ve tahsil edilmesi gereken bir gelir çeşidi olarak hüküm altına alınmıştır.


 29.05.1981 tarih ve 17354 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2464 sayılı belediye gelirleri kanunu‟nun 86 ile 94 üncü maddeleri arasında yer alan harcamalara katılım paylarına ait düzenlemeler ise şu şekildedir: kanalizasyon harcamalarına katılma payı: madde 87- belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:



  1. A) yeni kanalizasyon tesisi yapılması,

  2. B) mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi. İki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller, hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında o yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır.


Su tesisleri harcamalarına katılma payı:


Madde 88- belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce beldede aşağıdaki şekillerde su tesisleri yapılması halinde, dağıtımın yapıldığı saha dahilindeki gayrimenkullerin sahiplerinden,


Su tesisleri harcamalarına katılma payı alınır



  1. A) yeni içme suyu şebeke tesisleri yapılması,

  2. B) mevcut şebeke tesislerinin tevsii ve ıslahı.


2464 sayılı kanun değerlendirildiğinde, harcamalara katılma paylarının altyapı niteliğindeki yol, su tesisleri ve kanalizasyon harcamaları ile sınırlandırıldığı görülmektedir. Ayrıca, bunlara ilişkin usul ve esaslar mevzuatta ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş; tarh, tahakkuk ve tahsili için yapılması gerekenler net bir şekilde ifade edilmiştir. Ancak yerinde yapılan denetimde “fen işleri müdürlüğü” tarafından hesaplanması gereken su ve kanalizasyon harcamaları katılım paylarının mevzuata göre tahakkuk ettirilmediği görülmüştür. Yukarıdaki mevzuata göre anılan hizmetlerden faydalananlara su tesisleri ve kanalizasyon harcamalarına katılma paylarının hesaplanıp tahakkuka bağlanması ve tahsil edilmesi sağlanmalıdır.


BULGU 39:


 157-Diğer Stoklar Hesabının Kullanılmaması


Kurumda mal ve mazlzemelerin hurdaya ayrılması aşamasında ve/veya hurdaya ayrılmış olanların satılması aşamalarında 157–diğer stoklar hesabının kullanılmadığı tespit edilmiştir.


 Mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliğinin 157-diğer stoklar hesabına ait işlemlerin anlatılmış olduğu “hesabın niteliği” başlıklı 108 inci ve “hesabın işleyişi” başlıklı 109 uncu maddeleri gereği; “mal ve malzemelerin hurdaya ayrılması ve satışı aşamalarında 157-diğer stoklar hesabının ilgisine göre borç ve alacak olarak çalıştırılması” gerekmektedir. Bu durumda, hurdaya ayrılmasına karar verilen mal ve malzeme değeri 157- diğer stoklar hesabına borç, 150- ilk madde ve malzeme hesabına alacak yazılmalıdır. Ancak kurumda 2015 yılında ……… tl tutarında hurda satışı olmasına rağmen mal ve malzemelerin hurdaya ayrılması aşamasında ve/veya hurdaya ayrılmış olanların satılması aşamalarında 157–diğer stoklar hesabının hiç kullanılmadığı görülmüştür. Hem mal ve malzemenin hurdaya ayrılması aşamasında hem de hurdaya ayrılmış olanların satılması aşamalarında yönetmelik hükümleri gereği 157 – diğer stoklar hesabının çalıştırılması gerektiği düşünülmektedir.


BULGU 40:


Yemek Yardımının Mevzuata Uygun Yapılmaması


Belediye personeline yapılan yemek yardımının yemek verme yerine aylık yemek kartı (sodexo-multinet-metropol) verme şeklinde yapıldığı görülmüştür.


657 sayılı devlet memurları kanunu‟nun 212 nci maddesinde; “devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından ne şekilde faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar maliye bakanlığı ile başbakanlık devlet personel başkanlığının birlikte hazırlayacakları bir yönetmelik ile tesbit olunur.” Hükmüne yer verilmiştir.


Anılan maddeye dayanılarak hazırlanan, devlet memurları yiyecek yardımı yönetmeliği‟nin “amaç” başlıklı 1 inci maddesinde bu yönetmeliğin amacının devlet memurlarının yiyecek yardımından hangi hallerde, ne şekilde faydalanacaklarını ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esasları belirlemek olduğu belirtilmiştir.


Aynı yönetmeliğin “yardım iekli” başlıklı 3 üncü maddesinde; “yiyecek yardımı yemek verme şeklinde yapılır. Bu yardım karşılığında nakten bir ödemede bulunulmaz” hükmü yer almaktadır.


Söz konusu yönetmelik hükümlerine göre, yemek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı ve bu yardım karşılığında nakden bir ödemede bulunulmayacağı, yiyecek yardımının gerektirdiği giderlerin yemek maliyetlerinin yarısını aşmamak üzere, bu yönetmelik kapsamına dahil memur kadrosu adedine göre kurum bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanacağı, kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı olarak konulan ödeneğin, memurlara yemek vermek üzere kurulan yemek servisi, yardım sandığı, dernek veya bu mahiyetteki kuruluşa ödeneceği ve yemek servisinin, yiyecek yardımından faydalanabilecek personel sayısının asgari 50 olması ve yemekhane için elverişli yer bulunması şartıyla atamaya yetkili amirin onayı ile kurulacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Kurumların çeşitli nedenlerle öğle yemeklerini mutfaklarından sağlayamamaları halinde, kurum bütçelerine bu amaçla konulan ödeneğin yukarıda yer alan yönetmelikte belirtilen esaslar çerçevesinde oluşturulacak yemek servisine aktarılarak ihale usulüyle piyasadan satın alınmasının mümkün olabileceği değerlendirilmektedir. Ancak, kurum bütçelerine yiyecek yardımı karşılığı konulan ödeneğin belli kartlara yükleme şeklinde (sodexo-multinet-metropol) veya lokanta ve benzeri yerlere aktarılması suretiyle personele yemek yedirilmesine imkan bulunmamaktadır. Yapılan incelemede, belediyede görev yapan personele yemek yardımı olarak günlük belirli bir tutarda yemek kartı (sodexo-multinet-metropol) dağıtıldığı ve 2015 yılında bu şekilde yapılan ödemenin toplam ……………. Tl‟ye ulaştığı görülmüştür. Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri gereği yemek yardımının yemek verme şeklinde yapılacağı hüküm altına alınmış olup, nakit ödemesi yerine ikame edilebilen yemek kartı (sodexo-multinet-metropol) verilmesinin mevzuat hükümlerine uygun olmadığı değerlendirilmektedir


BULGU 41:


Zamanında Yapılmayan Ücret Ödemesi Bulunmasına Rağmen Sosyal Denge Tazminatının Ödenmeye Devam Edilmesi


Belediyenin zamanında yapılmayan ücret ödemesi olmasına rağmen sosyal denge sözleşmesi ödemelerine devam ettiği tespit edilmiştir. Kamu görevlileri sendikaları ve toplu sözleşme kanunu‟nun “mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesinde; “… ilgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile hazine müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz.


Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.” Denilmektedir. Mevzuat hükmünde, idarelerin ödeme süresi geçtiği halde yapılmamış aylık ve ücret ödemesi bulunması halinde sözleşme yapılamayacağı, yapılan sözleşmelerin de hükümsüz kalacağı belirtilmiştir. Ancak belediyenin 18.09.2015 tarihli resmi gazetede yayınlanan 2015/8098 sayılı bakanlar kurulu kararına göre işçilere 21.09.2015 tarihinde yapılması gereken ilave tediye ödemesini gecikmeli olarak 13.10.2015 tarihinde yapmış olmasına rağmen sosyal denge sözleşmesine ilişkin ödemelere devam ettiği görülmüştür. Belediye gecikmeli ödediği ücret sonrasında …………. Tl tutarında sosyal denge tazminatı ödemesinde bulunmuştur. Aylık ve ücret ödemelerinin zamanında yapılması aksi takdirde sözleşme hükümlerinin uygulanmaması gerektiği düşünülmektedir


BULGU 42:


Kurumsal Mali Durum Ve Beklentiler Raporunun Hazırlanmaması


……….. Büyükşehir belediyesi tarafından 2015 yılı temmuz ayı içerisinde kurumsal mali durum ve beklentiler raporunun hazırlanıp kamuoyuna sunulmadığı tespit edilmiştir.


5018 sayılı kamu mali yönetim ve kontrol kanununun 30 uncu maddesinde, genel yönetim kapsamındaki idarelerin, ilk altı aylık bütçe uygulama sonuçları, ikinci altı aya ilişkin beklentiler ve hedefler ile faaliyetlerini temmuz ayı içinde kamuoyuna açıklayacakları hükme bağlanmıştır. Bu düzenleme ile kamu hizmetlerinin yürütülmesinde ve bütçe uygulamalarında saydamlığın ve hesap verebilirliğin artırılması ve kamuoyunun kamu idareleri üzerindeki genel denetim ve gözetim fonksiyonunun gereği şeklinde gerçekleştirilmesinin sağlanması amaçlanmıştır. Bu bağlamda, …… büyükşehir belediyesi tarafından 2015 yılı ilk altı aylık bütçe uygulama sonuçları, ikinci altıncı aya ilişkin beklentiler ve hedefler ile faaliyetleri kamuoyuna açıklanması gerekmektedir.


BULGU 43:


Vadesi Bir Yıldan Az Olan veya Bir Yılın Altına Düşmüş Banka Kredi Borçlarının “300 Banka Kredileri Hesabında “ İzlenmemesi


Mahalli idareler bütçe ve muhasebe yönetmeliğin'de 300-banka kredileri hesabının, kurumca banka ve diğer finans kuruluşlarından sağlanan kısa vadeli kredilere ilişkin tutarlar ve bu tutarlara eklenen kur farkları ile 400-banka kredileri hesabında kayıtlı tutarlardan vadesi bir yılın altına inenlerin izlenmesi için kullanılacağı hüküm altına alınmıştır.


Ancak yapılan incelemelerde; ………..tl kısa vadeli banka kredilerine 300-banka kredileri hesabında yer verilmediği, vadesine bakılmaksızın tüm banka kredilerinin yönetmelikte uzun vadeli banka kredilerinin takibi için yer verilen 400-banka kredileri hesabına kaydedildiği görülmüştür.


BULGU 44:


Belediye Personelinin Toplu taşıma Hizmetlerinden Ücretsiz Yararlandırılması


……. Belediyesi’nde çalışan personele (memur, işçi, sözleşmeli ve taşeron) belediye encümeni kararıyla otobüslerde geçerli olmak üzere yıllık 550 binişlik ücretsiz ulaşım kartı tahsis edildiği belirlenmiştir. 2015 yılında bu haktan yararlanan personel veya personel yakını belediye otobüslerine toplam ……. Adet biniş yapmıştır.


4736 sayılı kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri mal ve hizmet tarifeleri ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkındaki kanun’un 1 nci maddesi ile kapsama dâhil kurumlarca işletmecilik gereği yapılması gereken ticari indirimler hariç herhangi bir kişi veya kuruma ücretsiz veya indirimli tarife uygulanamayacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden kimlerin hangi şartlarda ücretsiz ya da indirimli yararlanabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenlemede belediye personelinin ücretsiz ya da indirimli olarak toplu taşıma hizmetlerinden yararlanmasına imkân verilmemiştir. Kanun'da bakanlar kurulu'na ücretsiz veya indirimli tarife uygulanacak kişi ve kurumları tespit etme yetkisi verilmiş olup bakanlar kurulunun da belediye personeline ücretsiz ya da indirimli tarife uygulanacağına dair bir kararı bulunmamaktadır. Bu nedenle; ……. Belediye encümeni kararı ile belirlenen ücretsiz ulaşım hakkı mezkûr kanun hükümlerine aykırı olup, belediye açısından gelir kaybına yol açtığı düşünülmektedir.


BULGU 45:


KDV İstisnası İçin Yatırım teşvik Belgesi alınmış Olmasına Rağmen teşvik Kapsamındaki işlerde KDV Ödenmesi


………belediyesi'nce ……… termal otel tefrişatı için ekonomi bakanlığı’ndan ürün listesi de onaylanarak belge tarihi …… ve belge numarası ……….., başlama tarihi ………. Olan üç yıllık kdv istisnasını içeren yatırım teşvik belgesi alınmıştır.


Kdv istisnası, yatırım teşvik belgesi kapsamında yurt içinden ve yurt dışından temin edilecek yatırım malı makine ve teçhizat için katma değer vergisinin ödenmemesi şeklinde uygulanması gerekmektedir. Kdv, harcama üzerinden alınan vergilerin basında gelmektedir. Harcama üzerinden alınan vergiler ürünü ya da hizmeti son kullanan tarafça ödenmesi gereken bir vergi niteliği taşır. Son kullanıcı olmayan alıcılar, ödemiş oldukları kdv’yi, toplamış oldukları kdv’den indirebilmekte, indirim yoluyla giderilemeyen kdv ise maliye bakanlığı'nca iade edilebilmektedir. Son kullanıcılar ise vergi yükünü taşımaktadır. İstisna kapsamına giren makine ve teçhizatı teslim eden satıcılar (yüklenici firma), bu malların iktisabı dolayısıyla yüklendiği kdv'yi genel esaslara bağlı kalmak şartıyla indirim konusu yapabilmekte, indirimin mümkün olmaması halinde nakden veya mahsuben iade olarak talep edebilmektedir. Yüklenicinin sözleşmede teşvik belgesinden bahsedilmediğini gerekçe gösterip kdv talep etmesi mümkün değildir. İş kdv hariç bedeller üzerinden ihale edilmekte ve kdv hariç olarak sözleşme imzalanmaktadır. Söz konusu iş için ekonomi bakanlığınca kabul edilen teşvik miktarına esas malzeme tutarı ……… tl olup bu iş için ödenen kdv ise ……….tl’dir. Sonuç olarak yatırım teşvik belgesi kapsamında alımı yapılan malzemeler için kdv ödenmemesinin uygun olacağı düşünülmektedir

Güncelleme Tarihi: 21 Mart 2017, 08:16
YORUM EKLE