Vali ve vali yardımcılarına özel harekat ve operasyon tazminatı kapsamında ek tazminat ödenir mi?

Vali ve vali yardımcılarına özel harekat ve operasyon tazminatı kapsamında ek tazminat ödenir mi?

Vali ve vali yardımcılarına özel harekat ve operasyon tazminatı kapsamında ek tazminat ödenir mi?

Vali ve vali yardımcılarına özel harekat ve operasyon tazminatı kapsamında ek tazminat ödenir mi?

Sayıştay Temyiz Kurulu, Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü görevini vekâleten yürüten ancak anılan göreve asil olarak atanabilmek için mevzuatın öngördüğü on yıllık hizmet süresi şartını taşımadığı anlaşılan vali yardımcısına vekâlet görevinden kaynaklı zam ve tazminat farkının ödenmesinin kamu zararı olduğuna hükmetti.

Kamu İdaresi Türü Genel Bütçe Kapsamındaki İdareler
Yılı 2015
Dairesi 3
Dosya No 47203
Tutanak No 49773
Tutanak Tarihi 23.6.2021
Kararın Konusu Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Konu: Özel Harekât ve Operasyon Tazminatına İlişkin Esaslar kapsamında bulunmayan Vali ile Vali Yardımcılarına, anılan Esaslarla öngörülen ek tazminatın ödenmesi.

364 sayılı ilamın 1’inci maddesiyle, ... Valiliği Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü görevini vekâleten yürüten ancak anılan göreve asil olarak atanabilmek için mevzuatın öngördüğü on yıllık hizmet süresi şartını taşımayan ...’na, vekâlet görevinden kaynaklı zam ve tazminat farkının ödenmesi sonucu ... TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

TEMYİZ DİLEKÇESİ

İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...(Vali Yardımcısı) tarafından verilen temyiz dilekçesinde özetle;

1-) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Vekâlet görevi ve aylık verilmesinin şartları başlıklı 86’ncı maddesinde;

“Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kuramlardan veya açıktan vekil atanabilir.

Aynı kurumdan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kuram dışından veya açıktan atananlarla kuram içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı ödenir.”

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu “Vekâlet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” başlıklı 175 inci maddesinde;

“Bir göreve vekâleten atanan memurlara vekâlet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekâlet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır”, denildiğini,

Görüldüğü üzere mevcut mevzuat hükümlerine binaen ödeme yapıldığını, vekâlet görevini üstlenen personele yapılan ödemenin, kamu zararına neden olma niyeti ile yapılmadığı gibi, bir tarafa çıkar sağlama amacını da içermediğini, dolayısıyla ortada mevzuatlara aykırı bir durum söz konusu olmadığını,

2-) Bir personelin görevlendirme nedeniyle ödenen vekâlet aylığı ile zam ve tazminata kamu zararı diyebilmek için öncelikle vekilin kendisine verilen hizmeti eksik, kusurlu ve hatalı yerine getirdiğinin, yani atandığı görevi layıkıyla yerine getirmediğinin tespiti gerektiğini, böyle bir tespit yapılmadan yerine getirildiği anlaşılan hizmet bedeline kamu zararı demenin hem idari yargı kararlarına hem de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesi hükümlerine aykırılık teşkil edeceğini, zira Anayasamızda angarya yasağı bulunduğunu,

Burada 10 yıl hizmet şartının aranmasının Anayasa’nın 2 nci maddesinde düzenlenen “Hukuk devleti” ilkesine ve 10 uncu maddesindeki “Kanun önünde eşitlik ilkesine” aykırı olmakla her halükarda belirtilen boş kadroya vekâlet eden kişinin 10 yıl altında hizmet etmiş olsa da bu görevin gerekliliklerini bizzat yerine getirdiğinin açık olduğunu, ayrıca zam ve tazminat farkları ödenmemesinin Anayasa’nın 18 inci maddesinde düzenlenen “Angarya yasağı” ilkesine ve 55 inci maddesinde düzenlenen “Ücrette adalet” ilkesine aykırılık içerdiğini,

İzah ettiği üzere kamu zararı olarak tespit edilen tazminat ve zamların tamamen görevini gereği gibi yerine getiren bir personelin hak ettiği alacak olup, Anayasada angarya yasağı çerçevesinde ödendiğini, bu nedenlerle kendisine verilen hizmeti eksiksiz yerine getiren, cezai ve idari sorumluluğunu taşıyan ve asile ödenen miktardan fazla bir ödeme almayan ilgiliye ödenen vekâlet ücreti ve/veya zam ve tazminat farkları ile ilgili yapılan bu tahkikatın yerinde olmayıp, kaldırılması gerektiğini,

3-) Kabul olmamak şartı ile bir an ...’nun asilde aranan şartları taşımadığı ve bu nedenle zam ve tazminatların ödenmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılması durumda ortaya çıkacak kamu zararının ilk önce ilgili personelden talep edilmesi gerektiğini, zira ödenen bu ücretlerin ismi geçen personele iyi niyet tahtında ödendiğini, Sayıştay Başkanlığınca yapılan bu soruşturma neticesinde çıkabilecek kamu zararının ilgilisinden tahsil yoluna gidilmesi ve netice alınmadığı durumda ödemeyi gerçekleştiren diğer personellerden tahsil yoluna gidilmesi gerektiğini, aksi durumunda tamamen iyi niyetle ve Anayasanın angarya yasağı ilkesi göz önünde bulundurularak tarafımızca yapılan işlemlerden sorumlu tutulmasının mağduriyete neden olacağını, belirterek,

verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

BAŞSAVCILIK MÜTALAASI

Başsavcılık mütalaasında;

Sorumlu temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar Yargı Raporu üzerine verdiği savunmasında ileri sürdüğü hususların tekrarından ibarettir. Söz konusu hususlar İlamda ayrıntılı olarak karşılanmış olması yanında, İlamın mahiyetini değiştirecek nitelikte de değildir.

Diğer taraftan, sorumlunun söz konusu tutarın kendisine ödeme yapılan (ahizden) tahsil edilmesi gerektiği yönündeki itirazı bakımından ise; Sayıştay yargısının muhatabı sorumlular olup, bu durum sorumlular adına tazmine hükmedilen tutarın ahizden tahsiline engel oluşturmadığı gibi, ahizlerden yapılan tahsilat da ilamın infazı mahiyetindedir.

Temyiz talebinin reddi ile Daire kararının tasdik edilmesi uygun olur.” denilmektedir.

Duruşmaya fer’i müdahil olarak katılan ... (ahiz) sözlü ifadesinde; ... Bakanlığında Hukuk Müşaviri olarak görev yaptığını, kadrosunun merkez teşkilatına ait olduğunu, ilde Valilik emrinde geçici görevli olduğunu, ek olarak Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü’ne vekâlet ettiğini, Hukuk Müşavirliğini sınavla aldığını, aldığı dönemde gereken hizmet süresinin 2 yıl olduğunu, şube müdürlüğü kadrosunun 4 yıllık fakülte mezunu olma ve 10 yıl hizmet süresi şartlarını gerektirdiğini ve yönetim hizmetleri grubunda olduğunu, Hukuk Müşavirliğinin ise hukuk hizmetleri grubunda olduğunu, asil olarak atanabileceği şube müdürlüğünü vekâleten yürüttüğünü, iki görev arasında ast üst ilişkisi bulunmadığını, birinin merkez diğerinin taşra teşkilatına ait ve farklı gruplarda olduğunu, disiplin amirlerinin farklı olduğunu, astlık üstlük ilişkisi için faklı kanun hükümlerine bakılması gerektiğini, ilamda aleyhe yorum bulunduğunu, lehe yorum talep ettiklerini, ilave birçok iş yaptığını, şube müdürlüğüne vekâletin ek bir yük getirdiğini, avukatların doğrudan Vali Yardımcısına bağlı olduğunu çünkü şube müdürlerinin hukuk fakültesi mezunu olmadığını, belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Duruşmaya Gerçekleştirme Görevlisi ... adına katılan Av. ... sözlü ifadesinde, ...’nun Valinin özel isteğiyle bu görevleri üstlendiğini, seçme şansının olmadığını, konu hakkında hukuki boşluk bulunduğunu, mevzuatın lehe yorumlanması gerektiğini, Anayasaya göre angarya yasağı bulunduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.

Duruşmaya katılan Sayıştay Savcısı ..., yazılı olarak verdiği görüşün devamı niteliğinde verilen tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Duruşma talebinde bulunan Gerçekleştirme Görevlisi ... adına Av. ..., fer’i müdahil ... (ahiz) ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

... Valiliği Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü görevini vekâleten yürüten ancak anılan göreve asil olarak atanabilmek için mevzuatın öngördüğü on yıllık hizmet süresi şartını taşımayan ...’na, vekâlet görevinden kaynaklı zam ve tazminat farkının ödenmesi sonucu ... TL tutarında kamu zararına sebebiyet verildiği görülmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

“Vekâlet görevi ve aylık verilmesinin şartları” başlıklı 86 ncı maddesinde;

“Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir.

Bir görevin memurlar eliyle vekâleten yürütülmesi halinde aylıksız vekâlet asıldır.



Aynı kurumdan ayrılmalar dolayısıyla atanan vekil memurlara vekâlet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekâlet aylığı ödenir.



Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebilir....” denilmektedir.

Aynı Kanunun “Vekâlet, ikinci görev aylık ve ücretleri ile diğer ödemeler” başlıklı 175 inci maddesinde;

“Bir göreve vekâleten atanan memurlara vekalet edilen görevin kadro derecesinin birinci kademesinin üçte biri, açıktan atananlara ise (Köy ve kasaba imamlığı kadrolarına atananlara 146 ncı maddede yazılı asgari ücret aylık tutarından aşağı olmamak üzere) üçte ikisi verilir. Bulundukları yerden başka bir yerdeki bir göreve vekâlet suretiyle atananlara, Harcırah Kanununun geçici görevle başka yere gönderilenlere ilişkin hükümleri uygulanır.

Ancak, kurum içinden veya diğer kurumlardan vekalet edenlere vekalet aylığı ödenebilmesi için, vekilin asilde aranan şartları taşıması zorunludur.…”hükümleri yer almaktadır.

05.01.2015 tarihli ve 2015/7177 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 2015 yılında da uygulanmasına devam edileceği belirtilen ve 17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Kararın “Vekâlet” başlıklı 9 uncu maddesinde;

“(1) 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca;

a) l) Kurumlarınca bir göreve kurum içinden veya diğer kurumlardan vekâlet ettirilenlere;

aa) Vekâletin, 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine binaen yapılması ve bu hususun onayda belirtilmiş olması,

bb) Vekâletin, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadro veya görevler için ilgili Bakan, diğer kadro veya görevler için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi,

cc) Vekillerin, genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşımaları,

kaydıyla; vekalet ettikleri kadro veya görevler için bu Karar uyarınca öngörülen zam ve tazminatların toplam net tutarının, asli kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olması halinde, aradaki fark; 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesindeki oranlar dikkate alınmaksızın, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve vekalet görevinin fiilen yapıldığı sürece ödenir.

2) aa) Esas ve usule ilişkin olarak yukarıda belirtilen şartları bir arada taşımayanlara,

bb) Mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık izni, geçici görev, vekâlet, görevden uzaklaştırma, tutuklanma, gözaltına alınma, hizmetiçi eğitim, kurs veya seminer nedeniyle görevlerinden ayrılanlara vekâlet edenlere,



Vekâlet nedeniyle öngörülen zam ve tazminatlar ödenmez.”

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesinde de;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa göre almakta olan personele, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (II) sayılı Cetvele dahil pozisyonlarda istihdam edilen sözleşmeli personele, subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile uzman jandarma ve uzman erbaşlara, mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunan personel arasındaki ücret dengesini sağlamak amacıyla, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil), ekli (I) sayılı Cetvelde yer alan kadro ve görev unvanlarına karşılık gelen oranların uygulanması suretiyle hesaplanan tutarda ek ödeme yapılır.



Birinci fıkra kapsamına giren personelden; kurumlarınca bir kadroya kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekaletin 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesine istinaden yapılmış ve bu hususun onayda belirtilmiş olması, vekalet görevinin Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile atama yapılması gereken kadrolar için ilgili bakan, diğer kadrolar için asili atamaya yetkili amir tarafından verilmesi, vekalet eden personelin asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadrolar için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) taşıması kaydıyla vekalet ettikleri kadro için öngörülen ek ödemenin asli kadroları için öngörülen ek ödemeden fazla olması halinde, aradaki fark, vekalet görevine başlanıldığı tarihten itibaren ve bu görev fiilen yapıldığı sürece ödenir. Ancak, mehil müddeti, yıllık izin, mazeret izni, hastalık ve refakat izni, geçici görev, vekalet, görevden uzaklaştırma, hizmet içi eğitim, seminer ve kurs nedenleriyle görevlerinden ayrılanlara vekalet edenlere bu şekilde ödeme yapılmaz.… ”denilmektedir.

(375 sayılı KHK’nın ek 9 uncu maddesinin yukarıda yer verilen fıkrasındaki “Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek karar ile” ibaresi 02.07.2018 tarihli ve 703 sayılı KHK’nın 177 nci maddesiyle, “Cumhurbaşkanınca” şeklinde değiştirilmiştir.)

Ayrıca, 17.05.1987 tarihli ve 19463 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 99 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde;

“…

1. Bir görevin vekaleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekaleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerekmektedir. Bu sebeple,

a) 1-4 üncü dereceli kadrolara vekalet edeceklerin 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen şartları haiz olmaları,

b) 5-15 inci dereceli kadrolara vekalet ettirileceklerin öğrenim durumları itibariyle tesbit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak kaydıyla vekalet ettirilecekleri kadronun derecesinin, kazanılmış hak aylık derecesinin üç üst derecesinden fazla olmaması,

gerekmektedir.

2. Asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi mümkün görülmektedir.

3. 657 sayılı Kanunun vekâlet ücreti ödenmesine ilişkin 175 inci maddesine göre, tedvir dolayısıyla herhangi bir ödeme yapılması mümkün bulunmamaktadır.”

hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerinden açıkça anlaşılacağı üzere, boş bir kadroya (kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma gibi geçici ayrılma nedenleriyle değil emeklilik, istifa, ölüm gibi sürekli ayrılmalar dolayısıyla boşalan bir kadroya) kurum içinden veya kurum dışından vekalet ettirilenlere, vekalet aylığı, zam ve tazminat farkı ile ek ödeme farkı ödenebilmesi için bu kişilerin genel ve ilgili özel mevzuatı uyarınca asaleten atanmada aranan tüm şartları (asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil) bir arada taşıması ve asilde aranan şartları taşıyan memur bulunamadığı takdirde de ihtiyaç duyulan kadroya ait görevin vekaleten atama suretiyle değil tedviren gördürülerek herhangi bir ödeme yapılmaması gerekmektedir.

08.06.2007 tarihli ve 26546 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ... Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin (16.12.2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişen) “Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6 ncı maddesi; Yönetmelikte belirtilen kadrolara görevde yükselme suretiyle atanabilmek için;

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanabilme şartlarını taşımak,

b) Görevde yükselme sınavında başarılı olmak,

şeklinde genel şartlar öngörmüş, aynı Yönetmeliğin (sırasıyla 16.12.2010, 11.04.2014 ve 19.01.2015 tarihli Resmi Gazete’lerde yayımlanan Yönetmeliklerle değişen ve denetim dönemi olan 2015 yılı itibarıyla da geçerli olan) “Görevde yükselme sınavı sonucu atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de; şube müdürü kadrosuna atanabilmek için;

1) Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

2) Son müracaat tarihi itibariyle; Bakanlık merkez veya taşra teşkilatında il planlama uzmanı, sivil savunma uzmanı, eğitim uzmanı, uzman, şef veya daha üst unvanlı bir kadroda en az üç yıl çalışmış olmak kaydıyla toplam on yıl memuriyet hizmeti bulunmak,

şeklinde özel şartlar sayılmıştır.

Anılan Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde de atıf yapılan 657 sayılı Kanunun “Derece yükselmesinin usul ve şartları” başlıklı 68 inci maddesinin (B) bendinde ise;

“Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.

Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;

a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,

b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,

c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl,

hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir…

…”

hükmüne yer verilmek suretiyle 657 sayılı Kanun kapsamındaki tüm kamu görevlilerine uygulanacak genel bir düzenleme yapılmış ve 99 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde de; 1-4 üncü dereceli kadrolara vekalet edeceklerin 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde belirtilen şartları haiz olmaları gerektiği açık bir şekilde ifade edilmiştir.

Daire ilamında, ... Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin (16.12.2010 tarihli ve 27787 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile değişen) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, hukuk müşaviri kadrosuna atanabilmek için öngörülen şartları (hukuk fakültesi mezunu olmak ve son müracaat tarihi itibariyle en az iki yıl Bakanlık merkez veya taşra teşkilatında çalışmış olmak şartlarını) taşıdığı ve görevde yükselme sınavında gösterdiği başarı sonucunda 2012 yılı itibarıyla Hukuk Müşavirliği görevine asaleten atandığı anlaşılan ...’nun, ek göstergesi 2200 olan 1. dereceli Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmeye başladığı 11.12.2014 tarihi itibarıyla 7. dereceli kadroda olup toplam 5 yıl 7 ay 3 gün hizmet süresine sahip bulunduğu belirtilmiştir.

İlgili şahsın, 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde genel şart, anılan Yönetmeliğin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde de özel şart olarak öngörülen 10 yıllık hizmet süresi şartını gerek vekâlet görevinin başladığı söz konusu tarih gerekse 2015 yılı itibarıyla taşımadığı anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla ilgili personele, 657 sayılı Kanunun 175 inci maddesi uyarınca vekâlet aylığı, 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 9 uncu maddesi uyarınca zam ve tazminat farkı ile 375 sayılı KHK’nın ek 9 uncu maddesi uyarınca ek ödeme farkı ödenmesinin mümkün olmadığı ve yapılan ödemeler nedeniyle kamu zararı oluşmuştur.

Bu itibarla, Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü görevini vekâleten yürüten ancak anılan göreve asil olarak atanabilmek için mevzuatın öngördüğü on yıllık hizmet süresi şartını taşımadığı anlaşılan ...’na, vekâlet görevinden kaynaklı zam ve tazminat farkının ödenmesi sonucu ... TL’ye verilen tazmin hükmünün TASDİKİNE (Üye ...’in aşağıda yazılı ayrışık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla

Karar verildiği 23.06.2021 tarih ve 49773 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

YORUM EKLE