Borçlar hukuku sebepsiz zenginleşme ders notu

Borçlar hukuku sebepsiz zenginleşme ders notu , sebepsiz zenginleşme kpss not,

Borçlar hukuku sebepsiz zenginleşme ders notu

Borçlar hukuku sebepsiz zenginleşme ders notu 

I. SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME GENEL

Sebepsiz zenginleşme, sözleşmeler ve haksız fiiller gibi bir borç kaynağıdır. Sebepsiz zenginleşme borcu, kanun tarafından belirlenen bazı şartların gerçekleşmesi halinde kanundan doğan borç şeklinde ortaya çıkar, yani tarafların iradesine dayanmaz.

Sebepsiz zenginleşme, sebepsiz yere mal varlığında oluşan fazlalığın, bu mal varlığında kalamayacağı ve iade edilmesi gerektiği düşüncesine dayanır. Bu bir tazminat değildir.

Kişinin mal varlığındaki sebepsiz artmanın, bu artma aleyhine gerçekleşen kişi için denkleştirilmesini sağlar.

II. SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMENİN TEMEL ÖZELLİKLERİ

1.Nispi Bir Hak Sağlaması:

Sebepsiz zenginleşme, nisbi bir hak sağlar. Bunun anlamı sebepsiz zenginleşme talebinin sadece malvarlığı sebepsiz olarak çoğalan kişiye karşı ileri sürülebilmesidir.

Sebepsiz zenginleşmeden doğan talebin nisbilik taşımasının en önemli sonucu, iadeye konu olan şeyin iade borçlusunun malvarlığından çıkarak 3. kişinin eline geçmesi halinde, bu 3. kişiye karşı her hangi bir talebin söz konusu olmamasıdır.

2. Alacak Hakkının Doğumunun Fiil Ehliyetine Bağlı Olmaması:

Sebepsiz zenginleşme, kanundan doğduğu ve tarafların iradesinden bağımsız olduğu için tarafların iradelerindeki sakatlıklardan etkilenmez. Bu yüzden sebepsiz zenginleşmeden bir borç doğması için ne fakirleşenin ne de zenginleşenin fiil ehliyetine sahip olması gerekir.

III. SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMENİN GENEL ŞARTLARI

1. Zenginleşme: TBK: m. 77’de, haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşenin, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğu düzenlenmektedir. Ekonomik bakımdan bir anlam ifade eden her türlü mal, hizmet, hak, maddi veya fikri varlıklar, fırsat ve avantajlar zenginleşmeye konu olabilirler.

Sebepsiz zenginleşmede en tipik zenginleşme tarzı, ayni hakların sebepsiz iktisabıdır. Bir otomobilin veya eşyanın mülkiyetinin veya bunlar üzerinde bir rehin hakkının iktisabı gibi paranın ödemeyle veya karışmayla iktisabı da böyledir.

Alacak hakları da zenginleşmeye konu olabilirler. Geçerli bir sebebe dayanmayan borç ikrarı veya alacağın temliki sonucu alacak iktisabı böyledir.

Ekonomik değer ifade eden bir hizmetten yararlanma veya başkasının emeğinin sonuçlarını toplama da zenginleşmeye yol açar. Bir kişinin malının taşınması veya eşyasının onarılması böyledir.

Zenginleşme iki şekilde olabilir:

Fiili Zenginleşme: Bunlar malvarlığının aktifine veya pasifine derhal etki eden zenginleşmelerdir.

Malvarlığının aktifinin artmasında, malvarlığına yeni bir hak girmekte veya mevcut bir hakkın değeri artmaktadır. Geçersiz bir sebebe dayanarak taşınır mülkiyeti iktisabı veya bir alacağın temlik yoluyla kazanılması bu tür zenginleşme örnekleridir.

Malvarlığının pasifinin azalmasında ise, bir borçtan kısmen veya tamamen kurtulma yoluyla malvarlığı iyileşmesi olmaktadır. Geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir borcun ibra edilmesi böyledir.

Fakirleşmeden Kurtulma: Burada bir masraftan veya bir hak kaybından ya da bir yükümlülük altına girmekten kurtulma söz konusudur. Sebepsiz iktisap ettiği arabayı kullandığı için taksi masrafından kurtulan kişi bu anlamda zenginleşmiştir.

Geçerli bir borç ilişkisi olmaksızın eşyası taşınan kişiler içinde aynı şey söz konusudur.

2-Geçerli bir sebebin bulunmaması: Sebepsiz zenginleşmeden söz edebilmek için bir kimsenin mal varlığında ortaya çıkan zenginleşmenin geçerli bir sebebe dayanmaması gerekir.

a. İfa sonucu zenginleşmelerde: Bir borcu ifa etmek düşüncesiyle veya karşı taraftan bir edimin ifası beklentisiyle yapılan ifalar sonucu vuku bulan kazandırmalar, ifa sonucu zenginleşme oluşturur. Örneğin kurulmamış, hükümsüz veya sonradan ortadan kalkmış bir satım sözleşmesi uyarınca mülkiyeti geçirilen menkul malın veya aynı şekilde hükümsüz bir istisna (eser) sözleşmesi uyarınca yapılan inşaatın bundan yararlananın mal varlığında meydana getirdiği artış böyle bir sebepsiz zenginleşme oluşturur.

b- İfa dışındaki zenginleşmeler: Burada karşı tarafa kazandırma bulunduğu bilinerek ve özel bir amaç izlenerek yapılan bir kazandırma söz konusu olmadan başkası aleyhine vuku bulan zenginleşme söz konusudur. Bir kişinin kendisinin sanarak başkasının aracını onarması veya birine ait paraların başkası tarafından kendi paraları arasına karıştırılması böyledir.

İfa dışındaki zenginleşmeler, bir maldan istifade etme şeklinde bir müdahaleden doğabileceği gibi, havalenin yanlış hesaba yapılması gibi tesadüfî olarak da doğabilirler.

3- Fakirleşme: Buna göre zenginleşme ancak bir başkasının mal varlığındaki fakirleşmenin karşılığı olarak ortaya çıkmışsa bir iade borcundan söz edilebilir. Sebepsiz zenginleşmenin işlevi, mal varlığı kaymalarının telafi edilmesidir.

4-İlliyet bağı: S. Zenginleşmeye dayanan bir alacak hakkının doğması için, malvarlığı azal kişinin fakirleşmesiyle diğer tarafın zenginleşmesi arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunmalıdır. Fakirleşme ile zenginleşme arasındaki illiyetin dolaysız (doğrudan) olması gerekir. Başka bir deyişle, bir malvarlığındaki artış diğer malvarlığındaki eksilmeden ileri gelmiş olmalı, zenginleşme ile fakirleşme arasında sebep-sonuç ilişkisi bulunmalıdır. Eğer bir kimsenin malvarlığındaki eksilme olmasaydı diğer kimsenin malvarlığındaki çoğalma gerçekleşmeyecek idiyse, zenginleşme ile fakirleşme arasında aranan illiyet bağı vardır.

III. SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMENİN HÜKÜMLERİ

Sebepsiz zenginleşmeden zenginleşen için doğan borç iade borcudur. TBK m. 77’ de bu durum “Haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür” şeklinde ifade edilmiştir.

Geri verme borcunun kapsamı, sebepsiz zenginleşen kimsenin iyiniyetli olup olmamasına göre değişir. Zenginleşen kimse iyiniyetli ise, yani malvarlığında gerçekleşen zenginleşmeyi geri vereceğini bilmiyor veya bilmesi gerekmiyorsa, geri verme anında elinde kalmış olan miktarı vermekle borcundan kurtulur. Daha önce elinden çıkmış olan kısmı geri vermekle yükümlü değildir (TBK m. 79/1).

Buna karşılık eğer zenginleşen kimse, zenginleşmenin sebepsiz olduğunu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, yani iyiniyetli değilse (kötüniyetliyse), malvarlığında gerçekleşen çoğalmayı tamamen geri vermekle yükümlüdür (TBK m. 79/2). Bu nedenle zenginleştiği miktarı, örneğin malvarlığına giren malın kaybolmasından, hasara uğramasından veya değerinin azalmasından da sorumlu olur.

Sebepsiz zenginleşmede iade, fakirleşen tarafın zenginleşene karşı açacağı bir davayla sağlanır; bu davaya sebepsiz zenginleşme davası denir. Bu dava 1 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerine tabidir (TBK m. 82).

YORUM EKLE