1924,1960 ve 1980 anayasa karşılaştırma

Türkiye anayasa hareketleri ders notu, 1924 ,1961 ve 1982 anayasalarının karşılaştırılması , türk anayasalarında yer alan hükümler

1924,1960 ve 1980 anayasa karşılaştırma

1924,1960 ve 1980 anayasa karşılaştırma 

TÜRK ANAYASACILIK HAREKETLERİ

Sened-i İttifak (1808), padişahın yetkilerinin sınırlandığı ilk belge olması sebebiyle, ilk anayasacılık hareketi olarak kabul edilmektedir. Bu belge padişahın otoritesinin zayıfladığının göstergesidir. Nitekim II. Mahmut merkezi otoriteyi güçlendirince bu belgeyi tanımadı. Sened-i İttifak, Padişahın bir kısım yetkilerini Heyet-i Ayan ile paylaşmasını öngördüğü için ilk anayasacılık hareketi olarak adlandırılmıştır.

Tanzimat Fermanı; mali güce göre vergi ilkesini ve genel müsadere yasağını düzenlemesi yönüyle; Islahat Fermanı ise, dine dayalı farklı hukuk kuralları uygulanmasının kaldırılması (eşitlik ilkesi) yönünden önemli Anayasacılık hareketleri arasında kabul edilmektedir.

1876 Kanun-u Esasi; ilk yazılı anayasamızdır. (Dünyada İlk yazılı Anayasa, 1781 tarihli Amerikan Anayasası’dır ) Kanun-u Esasi de iki meclisli bir sistem vardır. Halk Meclisi ve Heyeti Ayan olmak üzere iki meclisten oluşan meclisi Padişahın her zaman fesih yetkisi mevcuttu. Ağırlık padişahtaydı. Meclis millete değil Padişah’a karşı sorumluydu.

1876 Anayasası resmen yürürlükten kaldırılmamış sadece fiilen uygulamadan kaldırılmıştır. Kaldı ki 1921 Anayasası da Kanun-u Esasi nin 1921 Anayasasına aykırı olmayan hükümlerinin yürürlükte olduğunu düzenlemiştir. Kanun-u Esasi, sert bir Anayasa’dır.

Kanun-u Esasi:

- Dokunulmazlıklara,

- Milletin temsili ilkesine,

- Gizli oy ilkesine,

- Yetki genişliği ilkesine (Tevsii-i Mezuniyet, Valilerin illerde bir kısım yetkilerinin genişlemesi)

- Suçta ve cezada kanunilk ilkesine,

- Olağanüstü yönetim usullerine,

- Bazı üst düzey kamu görevlilerinin Yüce Divan’da yargılanmasına, yer veren ilk yazılı Anayasamızdır.

Bugünkü anlamda olmasa da, mahalli idare sistemine yer veren ilk Anayasa’da Kanun-u Esasi’dir.

1909 Değişiklikleri ile (II. Meşrutiyet):

- Basında sansür kaldırıldı,

- Padişahın sürgün yetkisi kaldırıldı,

- Padişahın, kanunları geri gönderme yetkisi sınırlandırıldı,

- Padişahın, vatan ve millet üzerine yemin etmesi hükmü getirildi.

23 Nisan 1920 tarihinde, TBMM’nin açılmasıyla birlikte TBMM kendi içerisinden bir YÜRÜTME oluşturmuş ve Anayasa tarihimizde İLK DEFA MECLİS HÜKÜMETİ SİSTEMİ UYGULANMAYA BAŞLANMIŞTIR.

1921 ANAYASASI

Bu Anayasa da bir devlet başkanlığı makamı yoktur.(siyasal nedenlerden dolayı). En yeni en devrimci ilke Milli Egemenlik ilkesidir “Egemenlik bila kayd u şart milletindir.” Bakanları teker teker meclis seçti ve güçler birliği ve Meclis Hükümeti sistemi vardı. (İlk kez 1920 de uygulanmaya başlandı )

Bakanlar Kurulu meclise karşı sorumluydu ve meclise karşı hiçbir hukuki silahları yoktu. Yasama ve yürütme erklerinin meclise ait olduğu bir meclis sistemi vardı (kuvvetler birliği). Bakanlar Kurulunun kollektif sorumluluğu yoktur, her biri meclise karşı ayrı ayrı sorumludur. Temel hak ve hürriyetlerden ve yargıdan hiç söz etmemiştir. Türk Anayasa tarihinin tek yumuşak anayasasıdır. Anayasanın değiştirilmesi tıpkı bir kanunun değişitirilmesi gibidir.

Saltanat ve hilafet Anayasa’da çözüme kavuşturulmamıştır fakat daha sonra 30 Ekim 1922 tarihinde önce hilafet ve saltanat birbirinden ayrılmış daha sonra da 1 Kasım 1922’de saltanat kaldırılmıştır. (16 Mart 1920 tarihinden geçerli olmak üzere geçmişe dönük olarak kaldırılmıştır.)

Birinci T.B.M.M. 1 Nisan 1923 tarihinde seçimlerin yenilenmesine karar verdi ve 11 Ağustos 1923’te ikinci dönem TBMM çalışmalarına başladı.

29 Ekim 1923 te:

- Cumhuriyet ilan edildi, (Cumhuriyet İkinci Dönem TBMM’nde ilan edildi)

- Cumhurbaşkanlığı modeli ve bakanların seçiminde parlamenter rejime yaklaşıldı.

- Cumhurbaşkanı meclis üyeleri arasından seçildi.

1921 Anayasasında Yapılan 1923 Değişiklikleri

- Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyet olarak kabul edilmiştir. (Diğer Anayasalarımız devlet şekli olarak kabul etmektedir.)

- Devletin dininin İslam olduğu ve dilinin Türkçe olduğu hükmü getirilmiştir. Cumhurbaşkanının meclis içinden seçimi ve bakanların Başbakan tarafından Meclis içinden seçilerek tamamının Cumhurbaşkanı tarafından meclisin onayına sunulması hükmü getirildi.

3 Mart 1924 tarihinde Hilafet KALDIRILDI ancak devletin dininin İSLAM olduğu ibaresi 1928 yılına kadar ANAYASA da varlığını sürdürdü.

1924 ANAYASASI

24 Anayasası’nın Özellikleri;

Çoğunlukçu demokrasi modelini benimsemiştir. İlk metni itibariyle Laiklik ilkesine yer vermemiştir. Laiklik ilkesi 1937 de girmiştir fakat 1928 de devletin dini İslam’dır ibaresi ve milletvekili yeminindeki Vallahi ibaresi Anayasa’dan çıkarıldı. Bu Anayasamız, Rousseoue’nun genel irade şaşmaz ve yanılmaz bir iradedir prensibi uygulanmıştır. Bu Anayasa’da Meclis Hükümeti ve Parlamenter Hükümet sistemi karma bir şekilde uygulanmıştır.

Kuvvetler birliği görevler ayrılığı esastır.(1921 Anayasası’nda, meclis hükümeti sistemi esastı)

24 ANAYASASININ PARLAMENTER REJİMİ ANDIRAN YÖNLERİ

Meclis yasama yetkisini kendisi kullanmasına rağmen; Yürütme yetkisini Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu eliyle kullanmıştır. Başbakan Cumhurbaşkanı tarafından meclis içinden seçiliyordu.

- 21 Anayasasında bakanların atanması; Meclis Onayı yoluyla olurken

- 24 Anayasasında bakanların atanması; Meclise Sunma yoluyla olmaktadır.

- Bakanlık sıfatı 21 Anayasası’nda meclis onayıyla kazanılırken 24 anayasasında Cumhurbaşkanının onayı ile kazanılıyordu.

24 Anayasasında hükümetin kollektif sorumluluğu esastır. Ülkenin genel siyasetinin yürütülmesinden her bakan ayrı ayrı kendi bakanlığından sorumlu olduğu gibi başbakana karşı da sorumluydu. Anayasa yargısı olmadığı gibi sert bir anayasa vardır (1/3 teklif ve 2/3 ile kabul). Cumhuriyet Tarihi’nin ilk sert anayasasıdır. (Kanun-u Esasi ise, Anayasa tarihimizin ilk sert anayasasıdır).

24 Anayasası Çoğulcu değil çoğunlukçudur. Bu nitelik 27 Mayıs 1960 darbesine zemin hazırlamıştır.

1961 ANAYASASI

- Millet egemenliği anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organlar eliyle kullanılır. (1961 AY m. 4/2)

- Tümüyle anayasanın üstünlüğü prensibi esastır.

- Anayasa Mahkemesi kurulmuştur.

- TRT ve üniversiteler aşırı özerk bir hal almıştır.

- Yüksek Hâkimler Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu kurulmuştur.

- İki meclisli bir sistem vardır. Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi

- Cumhuriyet Senatosu Üyeleri;

Tabi üyeler; eski cumhurbaşkanları, MBK başkan ve üyeleri

Kontenjan Senatörleri; 40 yaş ve üzeri seçkin hizmet sahibi kişilerden,

Bu iki grup senatörler seçilmeyen üyelerdir.

Cumhuriyet Senatosu’nun tabi üyeleri; eğer siyasi partilere üye olurlarsa, sıfatları bir sonraki cumhuriyet senatosu seçimlerine kadar devam eder.

1961 Anayasası döneminde Türkiye de yasama çift meclislidir ancak devlet yapısı üniterdir. Şu halde, iki meclisli bir yasama sisteminin olduğu her ülkenin federal devlet olarak adlandırılabilmesi mümkün değildir. Ancak, federal devletler niteliği gereği mutlaka iki meclisli bir sisteme sahiptir.

- 1961 Anayasası döneminde, Milletvekilliği seçimleri 4 yılda bir senato seçimleri ise 2 yılda bir yapılıyordu. 1961 Anayasası’nda, Kuvvetlerin yumuşak ayrılığı prensibi esastır.

- Mahalli idarelerin yöneticilerini seçimlerle serbestçe belirleyebilmesi getirildi.

- Seçimlerin yargı organlarının yönetiminde yapılması ilk kez kabul edilmiştir.

- İlk kez Anayasa’ya başlangıç metni konuldu.

- Ücrette adaletin sağlanması (ilk kez)

- Grev, sendika ve toplu iş sözleşmesi yapma hakkı ilk kez getirildi.

- Mali güce göre vergi yükümlülüğü getirildi. (Bu ilke ilk kez Tanzimat Fermanı’nda yer almıştır)

- Diyanet İşleri Başkanlığı, Anayasal bir kurum olarak, ilk kez, Anayasa’da yer almıştır .

- İnsan haklarına dayanan, hürriyetçi, modern ve özgürlükçü devlet modeli benimsendi

- 1961 Anayasası’nda temel hak ve özgürlükler Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak ve hakkın özünde dokunmamak kaydıyla, ancak kanunla sınırlanabilmekteydi.

1961 Anayasasında hak ve özgürlüklere geniş yer verilmesi yürütmenin zamanla görevini yerine getirememesine yol açtı tüm siyasi sorumluluğa sahip olan ve bunu yüklenen hükümetin yetki yönünden eli kolu bağlı hale geldi ve muhalefetin iktidar tarafından etkisiz hale getirilmesi meclisi de işlemez hale getirdi. Bütün bu sıkıntılardan sonra ordu Demirel hükümetini devirdi ve Demirel’i siyasi yasaklı hale getirip Zincirbozan’a sürdü.

1971 - 1973 YILI ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİ (ARA REJİM DÖNEMİ)

- Yürütme güçlendirildi,

- Bakanlar Kurulu’na KHK çıkarma yetkisi verilmiştir,

- Vergi, resim ve harç almada Bakanlar Kurulu yetkili kılındı,

- Üniversitelerin özerkliği zayıflatıldı, TRT’nin özerkliği kaldırıldı,

- DGM’ler kuruldu, ( Devlet Güvenlik Mahkemeleri 2004 Yılı Anayasa Değişikliği ile kaldırıldı )

- Temel Hak ve Hürriyetleri sınırlama sebepleri artırıldı,

- Anayasal denetimin ancak şekli denetimle sınırlı olacağı getirildi,

- İptal davası açma yolu küçük partilere kapatıldı ancak mecliste grubu bulunan (en az 10 milletvekili) partilere tanındı.

- Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Danıştay ın görev alanından çıkarıldı (AİYM bir yüksek mahkeme olarak kuruldu) (AYİM, 2017 yılı Anayasa Değişikliği ile kaldırıldı).

1982 ANAYASASI VE MGK REJİMİ

MGK, asli kurucu iktidara tanınan yetkileri kendisine tanımıştır. MGK ya ait bildiri ve kanunlara karşı Anayasal Denetim yolu kapatılmıştır. MGK ya ait KHK ve kararnamelerin yürürlüğünün durdurulması ve iptali istenemez.

Kurucu Meclis; Anayasayı hazırlamak, siyasi partiler kanununu yapmak, seçim kanununu yapmak gibi yasama görevleri vardı.

Danışma Meclisi; Üyelerini siyasi parti üyesi olmayan kişilerden MGK tarafından seçilmiş bir meclisti. Asıl yetki bu meclisindi. Danışma meclisince kabul edilmeyen bir tasarının kanunlaşması oldukça zordu.

61 ve 82 ANAYASALARININ BENZERLİKLERİ

- İki anayasa da askeri müdahale ile yapılmıştır,

- İkisinde de ikili bir kurul vardır,

- İkisinde de sivil kanat seçimle oluşturulmamıştır,

- İkisi de halkoyu ile kesinleşmiştir,

- Sivil kanadın Bakanlar Kurulu nu kurma ve düşürme yetkisi yoktur.

61 ve 82 ANAYASALARININ FARKLILIKLARI

- 61 deki Temsilciler Meclisinde meslek mensupları vs olmasına karşın 82 de Danışma Meclisi nin tümü MGK tarafından seçildiğinden 61 daha toplumsal ve daha fazla milli iradeye yakındır.

- 61 Anayasası hazırlanırken Temsilciler Meclisinde siyasi partiler etkili olmuştur fakat 82 Anayasası hazırlanırken Danışma Meclisine Siyasi Parti üyesi olanlar alınmadılar,

- 61 Anayasasında Temsilciler Meclisi sayıca üstündü ve yetkileri fazla olduğundan MBK bir noter gibiydi. Oysa 82 de nihai söz MGK ya aitti.

- 61 de referandumda hayır çıkması halinde ne yapılacağı belirtilmiş iken( yeni meclis kurulacağı öngörülmüştü) 82 de böyle bir düzenleme bulunmamaktadır.

- 61 referandum ve cumhurbaşkanı seçimi ayrılmışken 82 de referandum ve cumhurbaşkanı seçimi aynı anda yapılmıştır.

- 1961 Anayasası hiçbir kısıtlamaya tabi olmadan tartışılabilmiş ve siyasi partiler seçmenin oyunu etkileyebilmiştir.82 Anayasası hazırlanmasında ise tartışma eleştirme ve oyu etkileyecek her türlü hareket yasaklanmıştır.

1982 ANAYASASI’NIN BAŞLICA ÖZELLİKLERİ

- Ayrıntıcıdır, 61 Anayasası’na oranla daha kazuistik (ayrıntıcı) bir anayasadır.

Çerçeve anayasa olmaktan çok ötedir, ayrıntıcı olduğu için değişen şartlara uyarlamak için çok sık değiştirmek gerektiğinden ve anayasa değiştirmek çok zor bir süreç ve meclis çoğunluğu gerektirdiğinden en uzun ömürlü anayasalar ABD anayasası gibi çerçeve anayasalardır.

- 1982 Anayasası 1961 Anayasasına oranla daha katıdır;

Değişmeyecek maddelerin sayısı artırılmıştır (1961 Anayasası’nda sadece, devletin şekline ilişkin 1. madde değiştirilemez madde iken, 1982 Anayasası’nda ilk 3 maddenin değiştirilmesi yasaklandı)

- Anayasa değişikliklerine bir de Cumhurbaşkanının onay safhası eklenmiştir.

- Cumhurbaşkanı tarafından geri gönderilen (veto edilen) Anayasa değişiklik teklifleri için 6 yıl süreyle ¾ çoğunlukla kabul edilmesi halinde onaylanması şartı eklenmiştir.

- 1982 Anayasası 6 yıllık bir geçiş dönemi öngörmüştür.

- Otorite hürriyet dengesinde Otorite daha ağır basmıştır,

- 1982 Anayasası, 1961 Anayasasına oranla daha az katılımcı bir demokrasi modelini benimsemiştir.

- İlk kez 1961 Anayasası ile benimsenin, “Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.” prensibi korunmuştur. (AY m. 6/2)

- Devlet yapısı içinde yürütme organı yürütme organı içinde de Cumhurbaşkanı güçlendirilmiştir.

- 1961 anayasası döneminde siyasal sistemi tıkayan sorunlara karşı bu siyasal tıkanıklıkları giderici mekanizmalar (rasyonelleştirilmiş parlamentarizm araçları) getirilmiştir.

Anayasal sisteme işlerlik kazandırmak için gereksiz tıkanma ve aksamaları önlemek için konulan tüm bu kurum ve kurallara RASYONALLEŞTİRİLMİŞ PARLAMENTARİZM adı verilmektedir.

1982 Anayasası’nda Yer Verilen Siyasal Tıkanıklıkları Giderici Mekanizmalar:

- TBMM başkanı seçimlerinde ilk iki turda 2/3 TBMM çoğunluğu, eğer bu sağlanamazsa üçüncü turda, meclis salt çoğunluğu yine sağlanamazsa üçüncü turda en çok oy alan iki aday arasında dördüncü tur yapılır ve bu turda en fazla oy alan aday TBMM başkanı seçilir,

- TBMM’nin bütün işlemlerinde 184 sayısı ile toplanacağı değişikliği yapıldı. (2007 YILI)

- Meclis grupları 1961 de en az 10 milletvekili iken bu sayı 1982 ile en az 20 milletvekiline çıkarıldı,

- Yasama işlemini uzatan iki meclisli sistemden vazgeçilip tek meclisli sisteme geçildi,

- Cumhurbaşkanı’na Anayasa’daki şartlar oluştuğunda seçimleri yenileyebilme yetkisi verildi.

1982 Anayasası’na Göre Cumhuriyet

Egemenliğin bir kişiye veya zümreye ait olmadığı toplumun tümünün egemenliği paylaştığı yönetim biçimidir. Cumhuriyet, bir hükümet sistemi olmayıp, Devlet Şeklidir. (1923 Değişikliklerinde ise “hükümet şekli” olarak tanımlanmıştır”. Egemenliğin kaynağına göre devlet tanımı yapıldığında bu yönüyle de cumhuriyet bir devlet biçimidir.

1982 ANAYASI’NIN DİĞER ÖZELLİKLERİ

- Cumhuriyetçi bir anayasadır, monarşiyi reddetmiştir,

- Başlangıç ilkeleri ve toplumun huzur ve adalet anlayışına sahiptir,

- Atatürk milliyetçiliğine bağlıdır,.

- Laiktir, - Demokratiktir.

•Demokratik Devletin Unsurları

- Millet egemenliği

- Serbest seçimler

- İnsan haklarına saygılı olma unsurların içerir. (1982 Anayasası İnsan Haklarına Saygılı bir devlet anlayışını benimsemiştir.(61 de insan haklarına dayanan devlet tabiri vardır.)

• 1982 Anayasasına göre devlet, Hukuk Devletidir. Hukuk devleti ilkesinin amacı; bireylerin hukuki güvenliğini sağlamaktır.

Hukuk devletinin bazı unsurları şunlardır:

- İdari işlemlerin yargısal denetimi

- Yasama işlemlerinin yargısal denetimi

- Yargı bağımsızlığı

- Kanuni hâkim güvencesi (Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz )

- Temel hakların güvence altına alınması

- Kuvvetler ayrılığının benimsenmesi ve hukukun genel ilkelerine (ahde vefa, kazanılmış hakka saygı, kesin hükme saygı, mücbir sebep, sahip olunandan fazla hakkın devredilememesi, kimsenin kendi davasının hâkimi olamaması, hakkın kötüye kullanılamaması, gecikme faizi talep hakkı) bağlılık

- Kanun Önünde Eşitlik

- İdarenin bireylere vermiş olduğu zararlardan dolayı mali sorumluluğu

•1982 Anayasası Sosyal Devlet Anlayışını Benimsemiştir. Sosyal Devletin başvurduğu araçlar şunlardır:

- Vergilemede adalet,

- Kamulaştırma ve devletleştirme,

- Planlama,

- İnsanca bir yaşam için gerekli olan tedbirlerin alınması,

- Sosyal ve ekonomik haklara yer verilmesi.

- Sosyal devlet ilkesi uyarınca, bazı bireyler sosyal güvenlik açısından özel olarak korunur (Anayasa m. 61’e göre, yaşlılar, kimsesiz çocuklar, malul ve gaziler vs.)

• 1982 Anayasası Eşitlikçi Bir Sistem Öngörmektedir

Anayasa eşitliğe ilişkin şu hükümleri içermektedir:

Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür (2004 Değişikliği).

Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. (2010 Değişikliği- Kadınlar lehine pozitif ayrımcılık hükmü) Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. (2010 Değişikliği)

Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

1982 ANAYASASI’NDA BAŞLANGIÇ METNİ

1961 Anayasası ile ilk kez düzenlenen Anayasaya BAŞLANGIÇ koyma usulü, 1982 Anayasasında da tekrarlanmıştır. Başlangıç metni Anayasa Metninden sayılır ve DEĞİŞTİRİLEBİLİR!!!

Anayasa’nın 176. maddesine göre: “Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmı, Anayasa metnine dâhildir. Madde kenar başlıkları, sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki sıralama ve bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden sayılmaz.”

Başlangıç metni, Anayasa Mahkemesi’nin yapacağı anayasa yargısı denetiminde ölçü norm olarak kullanılmaktadır.

1982 ANAYASASI’NIN BAŞLANGIÇ METNİ

Türk Vatanı ve Milletinin ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda;

Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedî varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;

Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasa’da gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;

Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;

(Değişik: 3.10.2001-4709/1 md.) Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;

Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;

Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;

FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,

TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.

1982 Anayasası’nın Başlangıç Metninde Belirtilen İlkeler

- Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlılık - Atatürk milliyetçiliği

- Çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi - Millî egemenlik

- Anayasanın ve hukukun üstünlüğü - Hürriyetçi demokrasi

- Kuvvetler ayrılığı - Türk varlığının devleti ve ülkesiyle bölünmezliği

- Lâiklik

Başlangıç metninde, hükümet sistemine (parlamenter sistem vs.) ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir.

Bir Anayasa’da başlangıç metninin olması veya metne dahil olup olmaması ile Anayasa’nın katı anayasa niteliği arasında bir ilişki yoktur.

YORUM EKLE