Soruşturmacı İfade Tutanaklarındaki İmzalar Üzerinde Kriminal İnceleme Yaptırabilir mi?

Soruşturmacı İfade Tutanaklarındaki İmzalar Üzerinde Kriminal İnceleme Yaptırabilir mi? soruşturmada muhakkik dosyalar içinde bulunan imzaların doğruluğu bakımdan kriminal inceleme yapıp karar verebilir mi

Soruşturmacı İfade Tutanaklarındaki İmzalar Üzerinde Kriminal İnceleme Yaptırabilir mi?

Soruşturmacı İfade Tutanaklarındaki İmzalar Üzerinde Kriminal İnceleme Yaptırabilir mi?

Soruşturmacının, ifade tutanaklarındaki imzalar üzerinde kriminal inceleme yaptırma yetkisinin bulunmadığı hakkında.

T.C. DANIŞTAY Beşinci Daire  Esas No: 2015/4063   Karar No : 2016/2622

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) :

  1. Türkiye Halk Sağlığı Kurumu
  2. Mersin Valiliği
  3. Vekili                          :   Av. ...

Karşı Taraf (Davacı) : ...

İsteğin Özeti : Mersin 1. İdare Mahkemesince verilen 03/02/2015 günlü, E-.2013/1187; K:2015/89 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti                    : Cevap  verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi : ...

Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava; Mersin İli, Çamlıyayla Aile Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapan davacıya, gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiili nedeniyle 50 ihtar puanı verilmesine ilişkin 26/07/2013 günlü, 12464 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Mersin 1. İdare Mahkemesince verilen kararla; davacının, birlikte çalıştığı ebenin görevlerini yerine getirmediği yolundaki iddialarını tutanak altına alarak, bu tutanakları hastalarının adına kendisinin imzaladığı iddiasına ilişkin yürütülen tahkikat sonucunda, üzerine atılı eylemin sübut bulduğu gerekçesiyle getirilen teklif üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği, ancak, soruşturmada adı geçen hastalara ait ifade tutanaklarında yer alan ve çok kısa zaman aralığıyla atılan imzalar arasında bile bariz farklılıklar olduğu, bu imzalar ile davacı tarafından tutulan tutanaklardaki imzaların aynı kişinin el ürünü olup olmadığının çıplak gözle tespitinin mümkün olmadığı, bu hususun ancak kriminal inceleme ile ortaya konulabileceği, soruşturma kapsamında böyle bir incelemenin yapılmadığı, bu sebeple, eksik incelemeye dayalı soruşturma esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı İdareler, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Aile Hekimliği Uygulaması Kapsamında Sağlık Bakanlığınca Çalıştırılan Personele Yapılacak Ödemeler ile Sözleşme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasında; Yönetmeliğin Ek (2) listesinde yer alan fiilleri işleyen sözleşmeyle çalıştırılan aile hekimlerine ve ilgili durumlarda aile sağlığı elemanlarına, tespitin mülkî idare amirleri ve İl sağlık müdürleri veya bunların görevlendireceği personelce yapılması hâlinde vali yardımcısı tarafından, tespitin Bakanlık tarafından yapılması hâlinde Bakanlıkça, fiillerine karşılık gelen ihtar puanları uygulanmak suretiyle doğrudan yazılı ihtar yapılacağı, 2. fıkrasında; ilgili aile hekimi ve aile sağlığı elemanının, vali yardımcısının verdiği ihtara karşı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde valiye, Bakanlığın verdiği ihtarlara karşı ise müsteşara itirazda bulunabileceği, itiraz mercilerinin otuz gün içinde itirazı inceleyerek karara bağlayacağı ve kararı ilgilisine yazılı olarak bildireceği düzenlenmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının, aynı yerde birlikte görev yaptığı aile sağlığı elemanı hakkında, "15-49 yaş grubundaki hastalara, beslenme danışmanlığı ve meme muayenesi eğitimi vermemesine rağmen vermiş gibi gösterdiği" iddialarını içeren tutanaklar düzenlediği, söz konusu tutanakların kendisi ile birlikte hastalarca da imza altına alındığı, davacı ve aile sağlığı elemanının karşılıklı şikayetleri üzerine başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen 22/04/2013 günlü raporda; davacının, ... ve ... isimli hastalarla birlikte imza altına aldığı tutanaklardaki imzalara ilişkin olarak, adı geçen hastaların soruşturma kapsamında verdikleri ilk ifadelerinde imzaların kendilerine ait olmadığını belirttikleri, sonrasında, soruşturmacıyı telefonla arayarak imzaların kendilerine ait olduğu yönünde beyanda bulundukları, ancak, hastalardan alınan imza örnekleri ile tutanaktaki imzalar karşılaştırıldığında benzerlik görülmediği, bu sebeple, imzaların hastalara ait olmadığı kanaatine varıldığı belirtilerek, gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiili nedeniyle davacıya 50 ihtar puanı verilmesinin teklif edildiği, hastalardan ... tarafından Mersin Halk Sağlığı Müdürlüğüne sunulan 15/05/2013 günlü dilekçede; davacı ile birlikte tutulan tutanaktaki imzanın kendisine ait olduğunun ve soruşturmacıya, imzanın kendisine ait olmadığı şeklinde bir ifade verilmediğinin belirtildiği, anılan soruşturmada getirilen teklife dayalı olarak davacıya 50 ihtar puanı verilmesine ilişkin işleme karşı davacı tarafından yapılan itirazın reddi üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu işlem, davacının, gerçeğe ayları rapor ve belge düzenlediği isnadı nedeniyle yürütülen soruşturma sonucunda, üzerine atılı eylemin sübuta erdiği gerekçesiyle getirilen teklif doğrultusunda tesis edilmiş olup, soruşturmacı tarafından, anılan eylemin sübut bulduğu yolundaki kanaat; davacının, birlikte çalıştığı ebenin görevlerini yerine getirmediği yolundaki iddialarını ihtiva eden tutanakların altında imzaları bulunan iki hastanın, imzalarının kendilerine ait olmadığı yolundaki ifadelerine ve soruşturmacının hastaların imzası ile tutanaktaki imzaların benzemediği yolundaki görüşüne dayandırılmış ise de; tutanaklarda imzaları bulunan hastaların ifadelerini değiştirerek, imzaların kendilerine ait olduğunu beyan ettikleri ve soruşturmacının kanaatinin aksine, kendi imzaları ile tutanaklardaki imzaların benzerlik gösterdiği görülmüş olup, bu sebeplerle, davacının, hakkında isnat edilen eylemi gerçekleştirdiği hususunun, tereddüte yer bırakmayacak açıklıkta ortaya konulamadığı, bu sebeple, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

İdare Mahkemesince, soruşturmacı tarafından, imzalar üzerinde kriminal inceleme yaptırılmaması nedeniyle eksik inceleme yapılarak soruşturmanın tamamladığı gerekçesiyle iptal kararı verilmiş ise de; soruşturmacının, imzalar üzerinde kriminal inceleme yaptırma yetkisi bulunmadığından, bu gerekçeye itibar edilmemiş olmakla birlikte, sübuta ermeyen eylem nedeniyle davacıya 50 ihtar puanı verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hüküm fıkrası itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; davalı İdarenin temyiz isteminin reddiyle, Mersin 1. İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan 03/02/2015 günlü, E:2013/1187; K:2015/89 sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı İdareler üzerinde bırakılmasına, 26/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Güncelleme Tarihi: 02 Kasım 2020, 14:10
YORUM EKLE