Mutemetlerin kendi hesabına para aktarması "zimmet" suçu olur mu?

Mutemetlerin bordro üzerinde oynama yaparak hesabına para aktarması "zimmet" suçu olur mu?

Mutemetlerin kendi hesabına para aktarması "zimmet" suçu olur mu?

Mutemetlerin bordro üzerinde oynama yaparak hesabına para aktarması "zimmet" suçu olur mu?

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, Milli Eğitim Müdürlüğünde mutemet olarak görev yapan ilgilinin, müdürlüğe bağlı olarak çalışan öğretmen, memur ve diğer personelin bordro işlemlerini yaparken askerlik, emeklilik, aylıksız izin gibi çeşitli sebeplerle çalışmayanlar için de bordrolar düzenleyip görevde olmadıklarına ilişkin yasal belgeleri ilgili amirlerinden gizleyerek bilgi vermeden ve kurumun kullandığı sisteme de işlemeden adlarına maaş, ek ders ücreti ve eğitime hazırlık ödeneği tahakkuk ettirip, sonrasında bankaya elektronik ortamda gönderdiği text dosyalarında paraların yatacağı hesaba kendisine ait hesap numarasını yazarak mal edinmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin zimmet suçu olmadığına  hükmetti.

5. Ceza Dairesi 2018/3316 E. , 2021/6691 K.
"İçtihat Metni"



Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nin 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesinin" gerektiği, somut olayda; suç tarihlerinde ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde mutemet olarak görev yapan sanığın, müdürlüğe bağlı olarak çalışan öğretmen, memur ve diğer personelin bordro işlemlerini yaparken askerlik, emeklilik, aylıksız izin gibi çeşitli sebeplerle çalışmayanlar için de bordrolar düzenleyip görevde olmadıklarına ilişkin yasal belgeleri ilgili amirlerinden gizleyerek bilgi vermeden ve kurumun kullandığı sisteme de işlemeden adlarına maaş, ek ders ücreti ve eğitime hazırlık ödeneği tahakkuk ettirdiği, sonrasında bankaya elektronik ortamda gönderdiği text dosyalarında paraların yatacağı hesaba kendisine ait hesap numarasını yazarak mal edindiği şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, suça konu paraların görevi dolayısıyla sanığa teslim edilmediği, sıfatına nazaran sanığın koruma ve gözetim yükümlülüğünün de olmadığı, bu nedenle de fiillerinde yasal tevdi unsurunun gerçekleşmediği, hileli ve yasal olmayan yollarla kendisine haksız olarak menfaat sağladığı anlaşılmakla, zincirleme biçimde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, keza suça konu bordrolar ile bankaya gönderilen evrak duruşmaya getirtilerek incelenip yapılacak değerlendirmeye göre sahtecilik suçu yönünden sanık hakkında suç duyurusunda bulunulup bulunulmayacağı da düşünülmeden, eksik inceleme, yetersiz gerekçe ve suç vasfında hataya düşülerek zincirleme şekilde basit zimmet suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK’nin 247/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken kısa kararda Kanunda yazılı alt sınırdan ayrılmak için bir neden görülmediği belirtilmesine rağmen alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılmak suretiyle çelişkiye neden olunması,
Sanığın menfaat sağladığı miktar ile eylem sayısı nazara alınarak TCK’nin 43. maddesine göre yapılacak artırım oranının hak, nesafet ve cezanın bireyselleştirilmesi ölçütlerine uygun bir şekilde aynı Kanun’un 3 ve 61. maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik ceza tayin edilmesi,
Sanık hakkında TCK'nin 53/3. maddesi gereğince sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar 53/1-c maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilebileceğinin nazara alınmaması,
TCK'nin 53/5. maddesine göre sadece suç işlenirken kötüye kullanılan hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilebileceği nazara alınmadan, 53/1. maddede yer alan hak ve yetkilerin tümünü kapsar şekilde yasaklama kararı verilmesi,
Mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Gerekçeli karar başlığında Hazinenin katılan olarak gösterilmemesi suretiyle CMK'nin 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafi, katılanlar vekilleri ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 15/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2022, 21:28
YORUM EKLE