657 Sayılı Kanuna göre Disiplin Soruşturması Nasıl Yapılır

Bilindiği üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre çalışan kamu çalışanlarının 657 sayılı kanununda ve diğer kanunlarda sayılan mevzuat hükümlerine aykırı olarak hareket etmeleri durumunda ilgililer hakkında  idari olarak soruşturmalar yürütülmekte ve çeşitli disiplin cezaları verilmektedir.Bu yazımızda 657 sayılı yasa kapsamında yapılacak olan disiplin soruşturmasının nasıl yapılması gerektiği,soruşturma yapılırken ve ceza verilirken nelere dikkat edilmesi gerektiği hususlarını başlıklar halinde açıklamaya çalışacağız.

Disiplin Cezaları Nelerdir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanununda Memurlara mevzuat hükümlerine aykırı olarak hareket etmeleri durumunda verilecek olan cezalar başlıklar halinde sayılmış ve hangi fiile hangi disiplin cezasının verileceği açıklanmıştır.Buna göre 657 sayılı yasaya göre yapılacak disiplin soruşturmalarında fiilin ağırlığına göre aşağıda sayılan cezalar memurlara verilebilir.



• Uyarma cezası,

• Kınama cezası,

• Aylıktan kesme cezası,

• Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası,

• Devlet memurluğundan çıkarma cezası.



Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı

657 sayılı yasaya göre Disiplin Soruşturmasına başlanılabilmesi  için öncelikle yapılması gereken disiplin soruşturma onayının alınmış olması gerekmektedir.Disiplin Soruşturmasına konu olayı öğrenen disiplin amiri 657 sayılı kanunun 127. maddesinde yer alan zamanaşımı sürelerine de dikkat ederek en kısa zamanda disiplin soruşturmasına ilişkin görevlendirmeleri yaparak soruşturmanın başlamasını sağlamadır.Disiplin Soruşturmasındaki zamanaşımı süreleri aşağıda gösterilmiştir.

657 sayılı yasanın  125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;

a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,

b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,

Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Danıştay Başkanlığının  "1 ve 6 aylık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması neticesinde verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı" yönünde kararları bulunmaktadır.(Danıştay 12. Dairesi'nin 21/03/2012 tarihli ve 2011/6930 esas, 2012/1639; 03/04/2012 tarihli ve 2011/10393 esas, 2012/1909; 03/04/2012 tarihli ve 2011/10393 esas, 2012/1909 sayılı kararları)

Konuya ilişkin olarak Devlet Personel Başkanlığınca verilen 24/05/2012 ve 8727 sayılı yazıda disiplin amirlerince  suçun  öğrenilme tarihine ilişkin görüş verilmiş olup ilgili görüşte suçun öğrenilme tarihi olarak "

-kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden gelen başvuru, şikayet veya ihbar niteliği taşıyan evrakın memurun görev yaptığı kurumun evrak kaydına girdiği tarihin,

-memurun görev yaptığı kurumun yetkili disiplin amirine veya disiplin kuruluna başvuru, şikayet veya ihbar gibi yollarla bilgi verildiğinde durumu tespit eden tutanağın düzenlendiği tarihin,"

kabul edilmesi gerektiği bildirilmiştir.Dolayısıyla disiplin amirleri yukarıda anlatılan durumlarda suçu öğrenmiş olacaklarından kanunda sayılan suçun öğrenilmesine ilişkin  zamanaşımı süreleri de işlemeye  başlamış olacaktır.

Disiplin Amirleri Kimlerdir?

Kamu kurum ve kuruluşlarında kimlerin disiplin amiri olacağı ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca çıkarılan disiplin amirleri yönetmelikleri ile belirlenmiştir.Bu nedenle disiplin  soruşturmalarının ilgili yönetmeliklerde sayılan disiplin amirlerince açılması gerekmektedir.Disiplin yönetmeliklerinde yer alan ve ilgili memurun disiplin amiri konumunda sayılan her bir disiplin amirinin disiplin soruşturması açma yetkisi bulunmaktadır.Disiplin amiri konumunda olmayan kişilerce verilecek olan cezalar yetki yönünden hukuka aykırı olacaktır.Konuya ilişkin olarak Danıştay 8. Dairesi'nin 19/06/2009 tarihli ve 2008/8588 esas, 2009/384 sayılı kararında "Disiplin cezalarını yetkili disiplin amirlerinin vermesi gerektiği, aksi halde tesis edilen ceza kararının yetki yönünden hukuka aykırı olacağı..." yönünde kararı bulunmaktadır.

Tedviren görevlendirilen personelin disiplin amirliği yetkisini kullanıp kullanamayacağı hususunda Devlet Personel Başkanlığına sorulan soruya verilen 10/07/2013 tarih ve 5443 sayılı görüş yazısında tedviren görevlendirilen kişinin disiplin amiri olarak işlem yapabileceği yönünde görüş verilmiştir.Aynı durum vekaleten görevlendirilen kişiler içinde geçerlidir.

Disiplin Soruşturmasında Görevlendirme 

657 sayılı Devlet Memurları kanununda disiplin soruşturmasında görevlendirilecek olanların niteliklerine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmamıştır.Ancak Danıştay Başkanlığınca çeşitli zamanlarda verilmiş olan kararlarda soruşturma görevini yürütecek olanların haklarında soruşturma yapılacak olan kişilerin en az dengi unvanda veya üstü konumda olan kişilerden seçilmesi gerektiği yönünde kararları bulunmaktadır.Bu nedenle örneğin bir şefin disiplin soruşturması en az şef unvanında olan bir kişi tarafından veya üstü konumunda olan en az müdür kadrosunda bulunan kişiler tarafından yürütülmelidir.İlgili örnek kararlar aşağıda yer almaktadır.

Danıştay 2. Dairesince verilen 09.04.1993 tarih ve 1993/239 nolu kararda”Memur hakkında soruşturmayı yapacak olan soruşturmacının memurla eş düzeyde veya üst düzeyde bir görevde bulunması gerektiği ve memurun maiyetinde bulunan kişinin o memur hakkında soruşturma yapamayacağı” yönünde karar verilmiştir.

Yağma suçundan ceza alan memurun cezası adli sicil belgesi isteme yetkisinden dolayı iptal edildi Yağma suçundan ceza alan memurun cezası adli sicil belgesi isteme yetkisinden dolayı iptal edildi

Danıştay 2. Dairesince verilen 21.03.1979 tarih ve 1979/277 Esas No 1979/728 Karar nolu kararda “Memur hakkında ilk soruşturmanın ,sanığın memuriyet görevinin daha üstünde veya eşit düzeyde bulunan memura yaptırılması gerektiği ” yönünde karar verilmiştir.

Bazı durumlarda disiplin soruşturmaları komisyon marifeti ile de yapılabilmektedir.Komisyonla yapılan soruşturmalarda da her bir komisyon üyesinin soruşturması yapılan kişinin en az dengi veya üstü konumunda olması gerekmektedir.Danıştayın  Onikinci Daire Esas No : 2010/5479 Karar No : 2013/6665 kararında lise müdürü hakkında komisyon marifeti ile  yapılan soruşturmada komisyon üyelerinin birisinin lise müdürü diğerinin ise muhasebe şefi olduğu tespiti yapılmış ve muhasebe şefinin lise müdürüne denk bir kadro veya üstü olmaması nedeniyle verilen ceza iptal edilmiştir.

Ayrıca bazı durumlarda disiplin amirlerince soruşturma yapılmadan direkt savunma alınarak disiplin cezaları verilmektedir.Danıştay Başkanlığının  bu konuda da 23.03.2010 tarihli ve 2007/1731 esas, 2010/1647 sayılı kararında "... Disiplin cezası gerektiren herhangi bir fiilin öğrenilmesi hâlinde disiplin amirince bir soruşturmacı atanarak ayrıntılı bir soruşturma yapılması gerektiği, soruşturmacı atanmadan ve yöntemine uygun bir soruşturma yapılmadan disiplin cezası verilemeyeceği..." yönünde karar vermiştir.Bu nedenle disiplin soruşturmalarında soruşturmacı görevlendirilmesi gerekmekte olup soruşturma yapılmadan verilen cezalar iptal edilmektedir.

Disiplin amiri veya soruşturmacı, soruşturma konusu fiilin mağduru veya tanığı durumunda ise bu kişiler disiplin soruşturmasını yürütemez. Bu gibi durumlarda disiplin soruşturması bir üst disiplin amirince yürütülür,Soruşturma görevi de soruşturma konusu fiil ile bağlantısı olmayan başka bir kişiye verilir.Konuya ilişkin olarak (Danıştay İdarî Dava Daireleri Kurulu'nun 29/11/2007 tarihli ve 2004/611 esas, 2007/2412 kararında "... Disiplin soruşturmalarının objektiflik ve tarafsızlık ilkelerine göre yürütülmesi gerektiği..." yönünde kararı bulunmaktadır.

Yukarıda ayrıntılı olarak yapılan açıklamalar doğrultusunda Soruşturma onayında soruşturma  konusu açıkça belirtilerek (Yer, kişi, tarih ve olay) kim hakkında soruşturma yapılacağı ve soruşturmacının kim olduğu hususlarını içerir şekilde yazılı görevlendirme yapılması, bu görevlendirme yazısının soruşturmacıya tebliğ edilmesi gerekir.

Disiplin Soruşturmalarında zamanaşımı süreleri,disiplin amirlerine  ve soruşturmacı görevlendirmelerine ilişkin vermiş olduğumuz genel bilgilerden sonra Disiplin Soruşturması ile görevlendirilenlerin disiplin soruşturmasını nasıl yürüteceklerini ve nasıl rapor yazacaklarını,rapor yazarken nelere dikkat etmeleri gerektiğini yazımızın bundan sonraki kısmında anlatmaya çalışacağız

Disiplin Soruşturmasında Yapılacak İşlemler 

 Disiplin amirlerince soruşturmacı olarak görevlendirilen kişiler Disiplin soruşturması kapsamında

-Suça ilişkin bilgi ve belgeleri incelemek

-Soruşturulması Yapılan Memurun özlük dosyasının incelemek

-Varsa muhbir, şikayetçi ve tanıkları  dinlemek

-Soruşturması yapılan kişinin savunmasını almak

-Yapılan soruşturma sonunda ise düzenleyecekleri soruşturma raporunu disiplin amirine vermekle yükümlüdürler.

Soruşturma Kapsamında Bilgi ve Belgeleri İncelemek

Soruşturmacı olarak tayin edilen kişi görevlendirme onayını aldıktan sonra öncelikle yapılan görevlendirme ekinde varsa yer alan tutanak ,rapor,dilekçe  v.b belgeleri inceleyerek soruşturma konusu hakkında genel bilgilere sahip olduktan sonra konuyla alakalı diğer bilgi ve belgeleri ilgili kurumlardan/birimlerden  yazacağı bir yazı ile ister.Yazılacak olan yazıda istenen belgelerin içeriğinin doğru belirtilmesi daha sonra tekrardan yazışma yapılmaması açısından önemlidir.Ancak soruşturma aşamasında yeni bulunan ve tespit edilen hususlarda yeniden belge talebinde bulunulmasında da her hangi bir sakınca yoktur.

Soruşturmacı olarak görevlendirilen kişilerin soruşturmaya ilişkin zamanaşımı sürelerine dikkat etmesi gerekmektedir.657 sayılı kanunda soruşturmacı olarak görevlendirilenlerin yapacakları soruşturmaların sürelerine ilişkin herhangi bir belirleme yapılmamış ise de soruşturma süresi her halükarda disiplin cezası vermek için öngörülen 2 yıllık süreyi geçemeyeceğinden disiplin amirlerinin/kurullarının karar süreleride göz önüne alınarak soruşturma tamamlanmalıdır.   Disiplin amirince öğrenilme tarihinden itibaren zamanaşımı sürelerine uygun olarak yapılan bir görevlendirme olmasına rağmen ilgili suçun işlendiği tarihten itibaren ceza vermede  2 yıllık zamanaşımı süresi olduğundan bu iki yıllık sürenin bitimine yakın görevlendirmelerde soruşturmacının en kısa zamanda disiplin soruşturma raporunu düzenleyerek disiplin amirlerine vermeleri gerekmektedir.Bu nedenle bilgi belge taleplerinde bilgi ve belge gönderecek kurumlara gönderilecek olan belgelere ilişkin bir süre tayin edilerek bununda belge talep yazısında bildirilmesi işlemlerin daha hızlı yürümesi açısından önem arz etmektedir.

Soruşturmacıya gelen bilgi ve belgelere göre  Soruşturmacı görevlendirildiği fiil veya hâlin dışında yeni bir disipline aykırı fiil veya hâl tespit ederse, kendiliğinden soruşturma yapamaz. Durumu disiplin âmirine yazılı olarak bildirir. Kendisine yazılı olarak ek soruşturma izni verildiği takdirde bu konularda da soruşturma yapabilir. Suçun hukuki niteliğinin değişmesi ise yeniden izin alınmasını gerektirmez

Örnek Belge Talep Yazısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Soruşturulması Yapılan Memurun Özlük Dosyasının İncelemek

Soruşturmacı olarak görevlendirilenlerin daha önceki dönemde soruşturma geçirip geçirmediği,disiplin cezası alıp almadığı gibi hususların incelenebilmesi için ilgili memurun özlük dosyasının incelenmesi gerekmektedir.Bu nedenle ilgili özlük dosyası talep edilmeli soruşturma sonucunda daha önceki dönemlerde almış olduğu disiplin cezaları varsa tekerrür hükümleri de göz önüne alınarak eğer ceza önerisi yapılacaksa buna göre yapılmalıdır.Yine daha önce ceza almamış memurların geçmiş yıllardaki olumlu çalışmaları,başarı belgesi,takdir belgesi v.b belgeleri varsa bu durumlarda ceza tayininde dikkate alınmalıdır.

Geçmiş hizmetlerin olumlu olarak değerlendirilmesinde  hangi kıstasların dikkate alınması gerektiği ile ilgili olarak Devlet Personel Başkanlığınca 27.06.2016 ve  3866 sayılı yazı ile verilen görüşte "Aynı Kanunun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise "Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu hüküm çerçevesinde bir derece hafif olan disiplin cezasının uygulanabilmesi için "geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olmak" ve "ödül veya başarı belgesi almak" şartlarının beraber bulunmasına gerek olmadığı, ödül veya başarı belgesi almamış personel hakkında da yetkili disiplin amiri veya kurulunca yapılacak değerlendirme neticesinde bir alt disiplin cezasının uygulanmasına karar verilebileceği değerlendirilmektedir. Öte yandan, "geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olmak" şartının nasıl değerlendirileceğine ilişkin mevzuatta herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiş olup, hangi personelin bu kapsamda değerlendirileceği hususu ceza vermeye yetkili disiplin amirlerinin/kurullarının takdirine bırakılmıştır." şeklinde görüş verilmiştir.Verilen görüşe istinaden geçmiş yıllarda başarı belgesi almamış memurlara verilecek cezalarda disiplin amiri hakkaniyet çerçevesinde değerlendirmelerde bulunarak karar vermek zorundadır.

Ayrıca Danıştay tarafından verilen çeşitli kararlarda geçmiş çalışmaları olumlu olan memura bir alt disiplin cezasının verilmesi gerektiği yönünde kararlar verilmiştir.İdari Dava Daireleri Kurulunun 21.4.2011 tarihli ve E:2007/1200, K:2011/268 sayılı Kararında." Disiplin cezaları verilirken bir alt cezanın uygulanması hususunda idarenin takdir yetkisi bulunmakta ise de, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların takdir yetkisini kullanırken öncelikle; ilgililerin geçmiş hizmetleri ile sicil durumlarına görebir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapmaları ve bu değerlendirmenin sonucuna göre ceza vermeleri gerektiği " yönünde karar verilmiştir.

Varsa Muhbir, Şikayetçi ve Tanıkları Dinlemek

Soruşturmacı olarak görevlendirilenler soruşturma esnasında varsa şikayetçilerin ve tanıkların bilgilerine başvurabilirler.Soruşturmacılar bu işlemleri bizzat kendileri yapabilecekleri gibi soruşturma işlemlerinde görevlendirilmek üzere yeminli zabıt katibide görevlendirebilirler.

Yeminli Zabıt Katibi Görevlendirme Yazısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Tanık olarak dinlenecek olanların sözlü olarak çağrılıp bilgilerine başvurabileceği gibi ilgili kişilerin tanıklığa davet edilmelerinin yazılı olarak yapılması daha uygun olacaktır.Bu nedenle  soruşturma görevini yürüten kişilerce  tanık olarak bilgilerine başvurulacak olan kişilere yazılı olarak nerede,hangi saatte  ve tarihte bilgilerine başvurulacağının yazılı olarak bildirilmesi gerekmektedir.Tanık olarak dinlenecek olan kişilere tanıklıktan önce tanıklıktan çekilebilecekleri hususu da hatırlatılmalı ve tanıklığa engel bir durumları yoksa usulune göre yemin etmeleri sağlanarak bilgilerine başvurulup ilgili bilgiler tutanak altına alınmalıdır.Düzenlenen tutanak  soruşturma görevini yürütenler ile tanık tarafından imzalanmalıdır.Tanığın dinlenmesinde zabıt katibi de yer almışsa zabıt katibi tarafından da tutanağa imza atılmalıdır. 

Tanık İfade Tutanağına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Şikayetçilerin bilgisine başvurulması durumunda da tanık ifade tutanağının kullanılması mümkündür.Ancak şikayetçiler de yemin verdirilmesine gerek yoktur.Bu nedenle ilgili tutanaktaki yemin kısmı tutanaktan çıkarılarak kullanılmalıdır. 

Disiplin Soruşturmasından önce adli soruşturma kapsamında alınmış olan ifadelere ait tutanaklar soruşturmacının elinde olsa bile soruşturmacı kendi yapmış olduğu soruşturma kapsamında müşteki ve tüm tanık beyanları tekrardan almalıdır.  Adlî soruşturma kapsamında alınan ifadelerin  soruşturma dosyasına eklenmesi yeterli değildir. Buna benzer durumlarda tanık beyanlarının alınmadığından dolayı gerekli araştırma yapılmaması gerekçesi ile iptal edilen disiplin cezaları bulunmaktadır.

Soruşturması Yapılan Kişinin Savunmasını Almak

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 130. maddesinde de “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” hükmü yer almaktadır.İlgili kanun maddesine bakıldığında  disiplin cezası verilebilmesi için alınması anayasal olarak şart olan savunmanın, disiplin cezasını vermeye yetkili merciinin yanında soruşturma aşamasında soruşturmacı tarafından da alınabileceği sonucuna varılmaktadır.Ancak Danıştay Başkanlığınca çeşitli zamanlarda verilen kararlarda disiplin amirince son savunma alınması gerektiği soruşturmacının almış olduğu savunmanın savunma sayılmayacağı yönünde kararları varken bunun yanında soruşturmacı tarafından alınan savunmaya göre ceza verilebileceğine ilişkin kararları da  bulunmaktadır.Bu nedenle kanaatimizce hem soruşturmacı hemde disiplin amirince savunma alınması en garantili yol olarak görülmektedir.

Savunmaya Davet Yazısı Örneğine Buradan Ulaşabilirsiniz

Soruşturmacı Tarafından Alınan Savunmaya Göre Ceza Verilebileceğine Yönünde Danıştay  Kararı

Danıştay Başkanlığı Onaltıncı Daire Esas No : 2015/4326 Karar No : 2015/2271 kararında "Soruşturmayı yapan muhakkik tarafından davacının usulüne uygun savunması alındığından disiplin cezası vermeye yetkili amir tarafından yeni bir savunma alınmadan disiplin cezası verilebileceği " yönünde karar verilmiştir.

Disiplin Amirince Savunma Alınması Gerektiği Yönünde Danıştay Kararları 

Ayrıca, Danıştay 10.Dairesinin 24.6.1987 tarih ve E:1987/494, K:1987/1392 sayılı kararında, "... devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması istenilen memura, 657 sayılı yasanın 130 uncu maddesinde belirtilen savunma hakkını bildirimden itibaren en az yedi günlük süre içinde Yüksek Disiplin Kurulunda kullanma olanağı verilmesi; Yüksek Disiplin Kurulunun, konunun bu kurula intikalinden önce savunma alınmış olsa bile, ilgiliye savunma hakkı tanıması gerekir..." ifadesine yer verilmiştir.

Ayrıca, Danıştay 3.Dairesinin konu ile ilgili 29.5.1973 tarih ve E.1973/272 K.1973/269 sayılı kararında, disiplin cezası verilmeden önce memurun savunmasının alınmasının şart olduğu ve 657 sayılı Kanunun 126 ncı maddesinde müfettiş veya muhakkiklere disiplin cezası verme yetkisi tanınmamış bulunduğuna göre de bunlarca yapılan inceleme sırasında sorulan sorulara ilgili memur tarafından cevap verilebilmesi için süre verilmesinin zorunlu olmadığı, 130 uncu maddedeki "soruşturmayı yapan" deyiminden re'sen disiplin cezası vermeye yetkili amirin anlaşılması gerektiği ve savunmanın ceza verme yetkisini haiz amirler veya kurullarca istenmesi gerektiği, ceza verme yetkisi bulunmayan müfettiş veya muhakkikin aldığı ifadenin savunma sayılamayacağı belirtilmiştir.

Soruşturmacı tarafından hakkında soruşturma yapılan kişi veya kişilere yazılacak yazıda

-Disiplin suçu oluşturan fiilin ne olduğunun soruşturma yapılana açıkla  bildirilmesi 

-Konuya ilişkin savunmasını  7 (yedi) günden az olmamak üzere verdiği süre içerisinde yapması gerektiği,

-Aksi halde, savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve soruşturma sırasında toplanan diğer belge ve bilgilere göre değerlendirme yapılarak karar verileceğini bildirmesi gerekir

Devlet memuruna bir yazı ile savunma hakkı tanınmadan disiplin cezası verilemez Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27.10.1989 tarihli ve 1989/401 esas, 1989/156 kararında "... Usûlüne uygun tebligat yapılmadan ve savunması alınmadan verilen disiplin cezasının iptalinin mevzuata uygun olduğu.. yönünde kararları bulunmaktadır.

Örnek İfade Tutanağına Buradan Ulaşabilirsiniz

Disiplin Soruşturma Raporu Düzenlemek 

Bir idari yaptırım olan disiplin cezasının verilebilmesi için, cezanın dayanağı olan fiilin hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması gerekmektedir. Bu belirlemeyi yapabilmek için tarafsız ve usulüne uygun olarak yapılacak olan bir soruşturma sonucunda düzenlenen disiplin soruşturma raporu bulunmalıdır. Disiplin kurulları, disiplin cezasına esas fiilin kişi tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini ancak bir soruşturma raporunu değerlendirerek tespit edebilecekler ve bu rapora dayalı olarak ceza tayinine gidebileceklerdir.Soruşturma raporunda aşağıda başlıklar halinde sayılan hususların yer alması gerekmektedir

• Soruşturmacı Atanma Yazısının Tarih ve Sayısı,

• İsnat Edilen Fiili Öğrenme Tarihi ve Soruşturmaya Başlama Tarihi,

• Müşteki veya Mağdurun Kimlik Bilgileri,

• Hakkında Soruşturma Yapılan Memurun Kimliği,

• Hakkında Soruşturma Yapılan Memurun Sendika Bilgisi,

• İddia Konusu Olay,

• Olay Tarihi ve Yeri

• Savunma,

• Leh ve Aleyhe Olan Deliller (Tanık beyanları, raporlar...),

• Delillerin Değerlendirilmesi,

• Sonuç, başlıkları altında kapsamlı olarak hazırlanır.

Sonuç kısmında; Soruşturmaya konu olaylar ve deliller ayrı ayrı tahlil edilmeli, delillere göre suçun sâbit olup olmadığı tartışılmalı, suç teşkil ettiği kanaatine varılırsa fiil veya hâlin gerektirdiği disiplin cezası madde ve bent tâyini suretiyle (Tekerrür şartlarının bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek) gösterilmelidir.Usulune uygun olarak hazırlanan soruşturma raporu yeteri kadar sayıda hazırlanarak disiplin amirine dizi pusulası ekinde yazı ile sunulmalıdır.

Soruşturmacı Yazmış Olduğu Rapordan Dolayı Sorumlu Tutulabilir mi?

Bazı durumlarda soruşturma görevini yürütenler hakkında da düzenlemiş oldukları raporlar ile alakalı soruşturmalar ve davalar açılmaktadır.Genellikle soruşturmacının yanlı karar verdiği, soruşturmayı gereği gibi yapmadığı hususları yapılan şikayetlerin başında gelmektedir.Bu nedenle soruşturmalar yazımızın yukarıda yer alan kısımlarında da anlattığımız üzere hakkında soruşturma yaptıkları kişilerin lehine olsun aleyhine olsun tüm delilleri dikkate alarak ilgili konuları raporlarında incelemek zorundadırlar.Tüm belgelerin incelenmesinden sonra soruşturma sonucunda varılan kanaatten dolayı soruşturmacıların sorumlu tutulması mümkün değildir.

Danıştay Başkanlığı Birinci Daire, Esas No : 2005/803, Karar No : 2005/1018  sayılı kararda "Soruşturmacı olarak görevlendirilenler, ön inceleme raporu düzenlemekle yükümlü bulunduklarından, bulguların saptırılması ve karartılması halleri hariç olmak üzere, düzenledikleri raporlarda getirdikleri tekliflerden, karar verme konumunda olmamaları nedeniyle sorumlu tutulmalarına hukuken olanak yoktur" şeklinde karar verilmiştir.

Editör: TE Bilisim