Telefonla atama emri tebliğ edilebilir mi?

Telefonla atama emri tebliğ edilebilir mi?

Telefonla atama emri tebliğ edilebilir mi?

Telefonla atama emri tebliğ edilebilir mi?

Yurtdışında bulunan memura atama emrinin Tebligat Kanunu hükmüne uygun şekilde yapılması gerektiği, telefonla ve e-posta yoluyla yapılan atama onayı bildirimlerinin hukuken usulüne uygun kabul edilemeyeceği hakkında.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/841 E. , 2021/3298 K.

"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/841
Karar No : 2021/3298

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Kağıthane İlçesi, … Camii İmam-Hatibi olarak görev yapan davacının, başarılı olduğu sınav sonucu … Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürlüğü'ne eğitim görevlisi olarak yapılan atamasının Diyanet İşleri Başkanlığı Sınav Yönetmeliği'nin 18. maddesi uyarınca iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.


İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 24/05/2016 gün ve E:2015/13919 , K: 2016/3668 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen temyize konu kararıyla; davalı idare tarafından, Kağıthane Kaymakamlığı İlçe Müdürlüğü'nce tutulan 21/12/2012 tarihli tutanakta, davacının … tarih ve … sayılı yazı ve atama yazısı ile ilgili olarak bilgilendirilmek üzere 17-21 Aralık 2012 tarihleri arasında davacıya ait ... numaralı telefonla arandığı ve söz konusu tayinin kendisine bildirildiği, İlçe Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni …' ye ait E-posta adresi ile davacıya ait E-posta adresine nakil onayına ilişkin bilginin gönderildiği, 18/11/2013 tarihinde izin için İstanbul'da bulunduğu sırada kendisiyle irtibata geçildiği, tayin yazısını tebliğden imtina ettiği belirtilmekte ise de; yurtdışında bulunan davacıya Tebligat Kanunu hükmüne uygun şekilde tebligatta bulunulmadığının görüldüğü, telefonla ve E-posta yoluyla yapılan atama onayı bildirimlerinin hukuken usulüne uygun kabul edilemeyeceği, bu durumda, Diyanet İşleri Başkanlığı Sınav Yönetmeliği'nin 16. maddesinde, sınavda başarılı olanların belgelerle atama başvurusunda bulunması için öngörülen sürede tebliğin esas alındığı, ancak yurtdışında bulunan davacıya eğitim görevlisi olarak atandığına ilişkin onayın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve davacının yurtdışı görevlendirme süresinin 17/08/2015 tarihinde sona erdiği dosya kapsamından anlaşıldığından, usulüne uygun atama onayı tebligatında bulunmayan davalı idarece, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca görev süresinin bitimi de beklenmeden, hak kaybına sebep olacak şekilde tesis edilen eğitim görevlisi olarak atama onayının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, söz konusu sınavdan sonra aynı unvanla ilgili olarak yeni bir sınavın yapılmasının da davacının sınav ile elde ettiği hakkı etkilemediğinin açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının, eğitim görevlisi olarak atandığını öğrenmiş olduğu için Başkanlıklarına 11/12/2012 tarihinde mazeret dilekçesi verdiği, Başkanlıkları tarafından bu mazeret talebi kabul edildiği için davacının atamasının Temmuz 2013 tarihine kadar ertelendiği, ancak davacı bu tarihe kadar gelip görevine başlamadığı gibi Başkanlıklarını bir buçuk yıl oyalamak suretiyle, eğitim merkezindeki münhal bulunan kadrolar için 25/10/2013 tarihinde yapılan duyuru ile yeni bir sınav açıldığı ve başarılı olan 3 kişinin eğitim merkezine eğitim görevlisi olarak atamasının yapıldığı, söz konusu kadronun daha fazla boş kalması hizmet gerekleri ve kamu yararı bakımından uygun olmadığı gibi, mevzuat açısından da mümkün bulunmadığı, Başkanlıklarının söz konusu kadroyu davacı için sonsuza kadar boş bırakmasının mümkün olmadığı, dava konusu işlem hizmet gerekleri ve kamu yararına uygun olarak tesis edildiğinden, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu'nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" üzerine Danıştay Beşinci Dairesince devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin 4. fıkrasında , Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YORUM EKLE