Polislere meslekten çıkarma cezası verilmesi gerekirken bir alt ceza uygulanmasında yetkili merciin kim olduğu hakkında

Meslekten çıkarma cezası yerine alt ceza uygulanmak suretiyle verilen "24 ay uzun süreli durdurma" cezası bakımından Polis Meslek Yüksek Okulu Polis Disiplin Kurulunun bu cezayı vermeye yetkili makam olduğu ve nihai cezanın meslekten çıkarma cezası olmaması nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulu ve Bakan onayı ile değil, 3201 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürü onayıyla kesinleşeceği hakkında.

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/8925

Karar No : 2021/2030

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN

: İçişleri Bakanlığı

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

VEKİLİ : Av. .

İSTEMİN KONUSU : ...............................................................İdare Mahkemesince verilen 25/09/2019 günlü, E:2019/557, K:2019/914 sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 04/03/2020 günlü, E:2019/6682, K:2020/1750 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava Konusu İstem: Dava; ............................................Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "meskun yerlerde veya binalarda veya herkesin dolaşıp gezebileceği veya oturabileceği yerlerde hiçbir neden yokken silah atmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/23. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak ''24 ay uzun süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin ...................................... Polis Meslek Yüksek Okulu Polis Disiplin Kurulunun 23/06/2009 günlü, 2009/09 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

............................................ İdare Mahkemesinin 28/12/2011 günlü, E:2009/1013, K:2011/1730 sayılı kararıyla; disiplin soruşturmasında tespit edilen hususlar ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı dikkate alındığında, davacının isnat olunan fiili işlediği hususunun sabit olması karşısında, eylemine uygun disiplin hükümleri uygulanmak suretiyle tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacının disiplin cezasının yetkisiz Disiplin Kurulu tarafından verildiği iddiasının yerinde olmadığı ve dava konusu işlemi sakatlar nitelikte görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesince verilen 13/02/2018 günlü, E:2016/16008, K:2018/8675 sayılı kararla, Mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmiş, davalı idarenin kararın düzeltilmesi istemi ise aynı Dairenin 29/04/2019 günlü, E:2018/5054, K:2019/2995 sayılı kararıyla reddedilmiştir.

....................................................İdare Mahkemesince, anılan bozma kararına uyularak verilen 25/09/2019 günlü, E:2019/557, K:2019/914 sayılı kararla; soruşturmacılar tarafından teklif edilen cezanın yetkili disiplin kurullarınca görüşülmesi sırasında, eylemin sabit görülmesi, buna karşılık Tüzük'te gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanması gerektiği yönünde kanaate ulaşılması durumunda ise, teklif edilen asıl cezayı vermeye yetkili disiplin kurullarının bu yetkilerini kendilerinin kullanması ve verecekleri kararların da ilgili Kanunda belirtilen makamlar tarafından onaylanması gerektiği açık olup, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünde öngörülen ve davacı hakkında önerilen "meslekten çıkarma" cezasının Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzüğün 15. maddesinde öngörülen koşulların varlığı halinde bir derece aşağı cezanın uygulanması kararının da, meslekten çıkarma cezasında olduğu gibi, 3201 sayılı Kanunun Ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşmesi gerektiğinden, Polis Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak, Emniyet Genel Müdürünün onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.

Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesince verilen 04/03/2020 günlü, E:2019/6682, K:2020/1750 sayılı kararla, söz konusu karar onanmıştır.

KARAR DÜZELTME TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; davacının silahının kazaen ateş aldığını belirtir herhangi bir delile rastlanılmadığı, olay anında alkollü olduğunun tespit edildiği, disiplin cezasına konu fiilinin sübuta erdiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının 02/11/2016 tarihinde istifa ettiği ileri sürülerek Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...................................................

DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesi'nce, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulamasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesinin 1/c fıkrasına uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 04/03/2020 günlü, E:2019/6682, K:2020/1750 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

17/02/2009 günü saat 23:30 sıralarında haber merkezine oto içinden havaya ateş edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, olay yerine giden ekipler tarafından davacının gözaltına alınarak polis karakoluna götürüldüğü, davacının adli muayene raporuna göre 1.44 promil alkollü olduğu, ..................................................................... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen ekspertiz raporuna göre elde edilen boş kovanın davacının silahından atıldığının tespit edildiği, polis merkezinde kendisine isnat olunan suçlamalarla ilgili susma hakkını kullandığı, bu tarihten çok sonra 06/04/2009 tarihinde davacının alınan ifadesinde bahse konu yer ve zamanda ateş ettiğini, olayın aracından inerek paspasları temizlerken kazaen olduğunu beyan ettiği, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/23. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği; bu teklif doğrultusunda ........................................... Polis Meslek Yüksek Okulu Polis Disiplin Kurulunun 23/06/2009 günlü, 2009/09 sayılı kararıyla davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesinin uygulanması suretiyle 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde;

"Disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar aşağıda gösterilmiştir.

B) Öğretim ve eğitim kurumlarındaki polis disiplin kurulları, kurum kadrosunda görevli polis memuru ile kurumda öğrenim gören polis memuru ve adaylarına bütün disiplin cezalarını,

•verebilir." hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 7. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde ise,

" Disiplin Kurulunca verilen kararlardan:

B) Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulu ile öğretim ve eğitim kurumlarındaki Polis Disiplin kurullarının meslekten çıkarma dışındaki kararları Emniyet Genel Müdürünün onayı; meslekten çıkarma kararları Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile;

Kesinleşir.

(A) ve (B) bentleri uyarınca intikal eden ve Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunca uygun görüş belirtilmeyen dosyalar Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.

İl Polis Disiplin Kurulunca verilen ve vali tarafından uygun görülmeyen kararlar Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca; Genel Müdürlük Merkez Disiplin Kurulu ile Öğretim ve Eğitim kurumlarındaki Polis Disiplin kurullarınca verilen ve Emniyet Genel Müdürü tarafından uygun görülmeyen kararlar Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır.

Bakan yukarıdaki birinci fıkranın (A), (B) ve (C) bentleri uyarınca onayına sunulan kararları uygun görmediği takdirde, konu, Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulunca kesin karara bağlanır." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda metinlerine yer verilen Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, öğretim ve eğitim kurumlarındaki Polis Disiplin Kurullarının kendi yetki alanına giren personel bakımından meslekten çıkarma cezası dahil bütün disiplin cezalarını verebileceği, ancak nihai ceza olarak meslekten çıkarma cezasının uygulanması durumunda ek bir usulî güvence olarak bu cezanın Yüksek Disiplin Kurulu görüşü ve Bakan onayı ile kesinleşeceğinin hüküm altına alındığı görülmektedir.

Başka bir anlatımla, Emniyet Teşkilat Kanununun Ek 5. ve Ek 7. maddeleri incelendiğinde; kanun koyucu tarafından öğretim ve eğitim kurumlarındaki Polis Disiplin Kurullarınca cezanın teklif edildiği ve Bakanlık makamınca cezanın verildiği bir sistemin öngörülmediği, ceza verme yetkisinin doğrudan öğretim ve eğitim kurumlarındaki Polis Disiplin kuruluna ait olduğu, ancak bu noktada sonuç cezanın, meslekten çıkarma cezası olması durumunda, personel bakımından ikinci bir incelemeden sonra bu yaptırımın uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.

Nitekim, 19/02/1980 günlü, 2261 sayılı Kamu Güvenliğine ve Kolluk Hizmetlerinle İlişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bunlara Yeni Hükümler Eklenmesi Hakkında Kanun ile 3201 sayılı Kanun'a "Ek Madde 2" olarak eklenen ve daha sonra 11/09/1987 tarih ve 291 sayılı KHK ile "Ek Madde 5" olarak teselsül edilmiş olan maddenin gerekçesinde: "Emniyet örgütünde kurulacak disiplin kurullarının ceza verebilecekleri personel ve uygulayacakları cezalar bakımından yetki sınırlarını belirlemektedir. Maddeye egemen olan görüşe göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki, disiplin kurullarını ceza vermek için sadece görüş bildiren bir yer kabul eden ve ceza verme yetkisini merkezdeki atamaya yetkili amire bırakan sistem bırakılmakta ve disiplin kurulları, gösterilen yetki sınırları çerçevesinde disiplin cezası vermede birer karar yeri durumuna getirilmektedir. Böylece 657 sayılı Kanuna göre bugüne kadar uygulamada karşılaşılan, işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakınca giderilecek ve disiplin işleri büyük bir hız kazanmış olacaktır." şeklinde ifade edilen hususlar ile de bu duruma işaret edilmekte ve işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakınca giderilerek, disiplin işlerine büyük bir hız kazandırılması hedeflenmektedir.

Olayda, meslekten çıkarma cezası yerine alt ceza uygulanmak suretiyle verilen ''24 ay uzun süreli durdurma'' cezası bakımından Polis Meslek Yüksek Okulu Polis Disiplin Kurulunun bu cezayı vermeye yetkili makam olduğu ve nihai cezanın meslekten çıkarma cezası olmaması nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulu ve Bakan onayı ile değil, 3201 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürü onayıyla kesinleşeceği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin yetkili makam tarafından tesis edilmediği gerekçesiyle iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/07/2020 günlü, E:2019/1831, K:2020/1425 sayılı kararı da bu yöndedir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;

......................................................... İdare Mahkemesince verilen 25/09/2019 günlü, E:2019/557, K:2019/914 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA;

2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 10/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.