Özel hayatta işlenen fiiller nedeniye memura ceza verilmesi 

davacının, kamu görevlisi olmasından kaynaklanmayan ve disiplin hukukunu ilgilendiren yönü açıkça ortaya konmayan, hizmet dışında özel yaşamına ilişkin fiillerinin bir disiplin suçu olarak değerlendirilmesi ve davacıya disiplin cezası verilmesi, Anayasa'nın 20. maddesiyle koruma altına alınan "özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı"nın ihlali sonucunu doğuracağından, davacının anılan fiilleri nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı; öte yandan, Anayasanın 125. maddesi uyarınca, idarenin hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlemleri nedeniyle kişilerin uğradığı zararların yine aynı idareler tarafından karşılanması gerektiğinden, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesi gerektiği gerekçeleriyle, dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 30/11/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1722 E.  ,  2021/1525 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/1722

Karar No : 2021/1525

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı

VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri V…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. ..

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Konya ili, Derbent ilçesinde … Kur'an Kursu Öğreticisi olarak görev yapan davacının, "hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-ı maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 27/01/2020 tarih ve E:2017/5697 K:2020/298 sayılı bozma kararına uymak suretiyle … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararda; davacıya isnat edilen Derbent İlçesi … Kur'an Kursu Öğreticiliği görevini ifa ederken, amiri olan İlçe Müftüsü M.A.'ya ve öğrencilerine karşı olumsuz davranışlar sergilemek ve bu davranışlar hususunda amiri tarafından şahsına yapılan uyarıları dikkate almamak fiili yönünden uyuşmazlık incelendiğinde; davacının anılan fiillerinin sabit olduğu anlaşılmakla birlikte, görev ve hizmette amirine ve öğrencilerine karşı göstermesi gereken temel saygı ödevine uymayan anılan fiillerinin Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranış olarak nitelendirilebilecek ağırlıkta olduğundan söz edilemeyeceğinden, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (ı) alt bendinde yer alan "hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" şeklindeki suç tanımına uymadığı ve anılan fiiller yönünden disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının söz konusu madde kapsamına girmeyen eylemlerinden dolayı dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı, diğer yandan, davalı idarece söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının anılan fiillerinin karşılığı olan disiplin cezasının verilebileceği; davacıya isnat edilen 2005 yılından beri S.S. adlı şahıs ile irtibat halinde olduğu, iyi ve kötü günlerde birbirlerine destek olmak adına Isparta, İstanbul ve Konya'da bir araya geldiği, birlikte yolculuk yaptığı, baş başa yemek yediği, birbirlerini karşılayıp uğurlamakta sakınca görmediği, aralarındaki irtibatı iki samimi arkadaşın birlikte hareketi olarak değerlendirdiği, birlikteliğini ailesinden gizlediği, anılan şahsı çevresine abi, kuzen gibi farklı yakın akrabalık dereceleri ile tanıttığı ve bu davranışlarıyla üzerindeki şüphelerin artmasına ve tepki gösterilmesine sebebiyet verdiği yönündeki fiiller yönünden uyuşmazlık incelendiğinde ise; davacının, kamu görevlisi olmasından kaynaklanmayan ve disiplin hukukunu ilgilendiren yönü açıkça ortaya konmayan, hizmet dışında özel yaşamına ilişkin fiillerinin bir disiplin suçu olarak değerlendirilmesi ve davacıya disiplin cezası verilmesi, Anayasa'nın 20. maddesiyle koruma altına alınan "özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı"nın ihlali sonucunu doğuracağından, davacının anılan fiilleri nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı; öte yandan, Anayasanın 125. maddesi uyarınca, idarenin hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlemleri nedeniyle kişilerin uğradığı zararların yine aynı idareler tarafından karşılanması gerektiğinden, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesi gerektiği gerekçeleriyle, dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 30/11/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Tekerrüre esas ilk fiil mahkeme kararıyla iptal edilirse ne olur? Tekerrüre esas ilk fiil mahkeme kararıyla iptal edilirse ne olur?

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihi olan 30/11/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Editör: TE Bilisim