Asgari ücret teşvik tutarının hakedişten kesilmesi gerektiği

Asgari ücret teşvik tutarının hakedişten kesilmesi gerektiği

Asgari ücret teşvik tutarının hakedişten kesilmesi gerektiği

Asgari ücret teşvik tutarının hakedişten kesilmesi gerektiği

Sayıştay, asgari ücret teşvik tutarının hakedişten kesilmeden ödenmesini kamu zararı olarak kabul etti. 

Kamu İdaresi Türü Belediyeler ve Bağlı İdareler
Yılı 2017
Dairesi 5
Dosya No 44648
Tutanak No 48389
Tutanak Tarihi 14.10.2020
Kararın Konusu İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Konu: Asgari Ücret Teşvik Tutarlarının Hakedişlerden Kesilmemesi ve Bu Tutarlardan KDV’nin Hesaplanmaması

1-20 sayılı Asıl İlamın 3’üncü maddesinin (A) bendinde; … Belediyesi tarafından … Ltd. Şti. yüklenimindeki “… Belediyesi Hizmet Binası Temizliği ile Çöp Toplama İşi” ne ait hakediş ödemelerinden asgari ücret teşvik tutarlarının kesilmemesi ve (B) bendinde; asgari ücret teşvik tutarlarına ait KDV’nin hesaplanmaması nedenleriyle oluşan toplam … TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

İlamda Harcama Yetkilisi sıfatıyla sorumlu tutulan … (Temizlik İşl. Müd. V.) tarafından gönderilen temyiz dilekçesinde özetle;

5510 sayılı Kanun’un Geçici 71’inci maddesinde bahsedilen teşviklerle ilgili Kanundaki belirtilen hususlarda Belediye hizmetlerinde çalışan taşeron işçilerin teşvik kapsamında olmadığı, bu anlamda firmaya Hazinece ödenen herhangi bir teşviğin bulunmadığı, dolayısıyla Geçici 71’inci maddenin 8’inci fıkrasındaki kesintilerin yapılmasının mümkün olmadığı, herhangi bir kesinti yapılmadığından KDV’nin de hesaplanamayacağı, belirtilerek, İlamda yer alan “6661 sayılı Kanun çerçevesinde yükleniciye Hazine tarafından verilen sigorta ödemeleri ve bu ödemelere ait KDV teşvik kapsamında olup, yapılan iş dolayısıyla elde edilen hakedişten kesinti yapılmasına gerek yoktur.” azınlık görüşü doğrultusunda tazmin hükmünün kaldırılması gerektiği hususu Kurulumuzun bilgisine sunulmuştur.

İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan … (Özel Kalem Müd.)’ın temyiz dilekçesinde …’ın açıklamalarına ilave olarak özetle;

… Vali Yardımcısı Sayın …’in 11.09.2016 tarihinde İçişleri Bakanı onayıyla … Belediye Başkan Vekilini Kayyum olarak atamasından itibaren, Belediye bünyesinde Özel Kalem Müdürlüğü, Belediye Başkan Yardımcılığı ve bir çok birimde tahakkuk memuru ve gerçekleştirme görevlisi olarak vekaletten görev yaptığı, söz konusu birimlerle ilgili yapılan harcama ve yazışma evraklarına imza attığı, kamu zararı çıkarılan teşvik ödemesine ilişkin evrakı da yaşanan iş yoğunluğu esnasında imzaladığı, belirtilmiştir.

Başsavcılık mütalaasında (sorumlu …’ın temyiz dilekçesine verilen mütalaada da tamamen aynı olmak üzere) özetle;

5510 sayılı Kanunun geçici 71’inci maddesinin 1’inci fıkrasında; “Bu Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce;

a) 2016 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı Bakanlar Kurulunca belirlenen tutar ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2017 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,

b) 2017 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,

2017 yılı Ocak ile Aralık ayları/dönemleri için Bakanlar Kurulunca tespit edilen günlük tutar ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır…” denildiği,

5510 sayılı Kanunun geçici 71’inci maddenin 8’inci fıkrasında ise; “4734 sayılı Kanunun 2’nci maddesinin bilinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında; ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hakedişinden kesilir.” denildiği,

Yukarıdaki yer verilen Kanun hükümleri çerçevesinde, Hazine tarafından karşılanan asgari ücret destek tutarlarının müteahhidin hakedişlerinden kesilmesi gerektiği, … Belediyesi Hizmet Binası Temizliği ile Çöp Toplama İşine ait hakediş ödemelerinde; 5510 sayılı Kanun, sözleşme ve idari şartname hükümlerine uyulmayarak yararlanılan sigorta teşvikleri ile bunlara ait KDV bedellerinin hakediş ödemelerinden kesilmemesi sonucunda (…+…) …TL tutarında kamu zararının oluştuğu, bu itibarla sorumluların temyiz talebinin reddedilerek Asıl İlamda eksik yazılan kamu zararı tutarının … TL şeklinde düzeltilmesi suretiyle Daire Kararının onanmasının uygun olacağı, belirtilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

20 sayılı Asıl İlamın 4’ üncü maddesinin (A) bendinde; … Belediyesi tarafından … Ltd. Şti. yüklenimindeki “… Belediyesi Hizmet Binası Temizliği ile Çöp Toplama İşi” ne ait hakediş ödemelerinden asgari ücret teşvik tutarlarının kesilmemesi ve (B) bendinde; asgari ücret teşvik tutarlarına ait KDV’nin hesaplanmaması nedenleriyle oluşan toplam … TL kamu zararının tazminine karar verilmiştir.

Sorumluların temyiz dilekçelerinde ise; yüklenici firmaya Hazinece ödenen herhangi bir teşvikin bulunmadığı, dolayısıyla 5510 sayılı Kanunun Geçici 71’inci maddenin 8’inci fıkrasındaki kesintilerin ve buna ilişkin KDV’nin hesaplanmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek, konunun esasına itirazda bulunulmuştur.

İlamın (A) bendindeki konunun esası ilgili olarak;

18.01.2017 tarih ve 6770 sayılı Kanunun 27’inci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen Geçici Madde 71’de aynen;

“Bu Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce;

a) 2016 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı Bakanlar Kurulunca belirlenen tutar ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2017 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,

b) 2017 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,


2017 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için Bakanlar Kurulunca tespit edilen günlük tutar ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır. (Ek cümle: 23/2/2017-6824/19 md.) Ancak (a) bendinin uygulanmasında Bakanlar Kurulunca belirlenecek prime esas günlük kazancı 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesi uygulanan özel sektör işverenlerine ait işyerleri için ayrıca tespit edilebilir.



4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir…” denilmektedir.

Söz konusu maddenin uygulanmasına yön vermek adına SGK tarafından yayımlanan genelgelerle; işverenlerin asgari ücret desteğinden yararlanmasına ve İhale makamlarınca bu destekten yararlanan işverenlerin hakedişlerinden kesinti yapılmasına ilişkin esas ve usuller belirlenmiştir. Konu ile ilgili SGK tarafından yayımlanmış 2016-4 sayılı Asgari Ücret Desteği Genelgesinin 6’ncı bölümünde;

“…Bu bakımdan, geçici 68 inci madde kapsamında destekten yararlanan işverenlerin yararlandıkları destek tutarlarının ihale makamlarınca hakedişlerinden kesilebilmesi için, söz konusu destek kapsamında yararlanılan tutar "İdarelerce e-borç sorgulama" ekranından destek tutarının görüntülenmesine kadar ilgili Sosyal Güvenlik Merkezlerince/Sosyal Güvenlik II Müdürlüklerince talep edilmesi halinde ihale makamlarına yazı ile bildirilecek ve buna göre kesinti yapılacaktır.

Yukarıda belirtilen idarelerden iş alan işverenlere en son aya ait hakedişin ödenmesinde; hakediş/hakedişlerden kesilemeyen asgari ücret destek tutarları önceki aylarda gerçekleşen destek tutarları dikkate alınarak emanet hesaplarına alınır. En son aya ait hakediş tutarının, asgari ücret destek tutarlarını karşılamayacağının anlaşılması halinde bir önceki hakedişten de bu maksatla yeteri kadar kesinti yapılarak emanet hesaplarına alınır.

Hakedişten kesilen tutarlar veya emanete alınan tutarlar, Sosyal Güvenlik Kurumunun "İdarelerce e-borç sorgulama" ekranından görüntülenerek destek tutarının kesinleşmesinden sonra genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere illerde muhasebe müdürlüklerinin ilçelerde ise mal müdürlüklerinin banka hesaplarına aktarılır. Emanete alınan tutarlar yararlanılan asgari ücret destek tutarlarından fazla ise bu tutarlar idarelerce işverenlerin varsa borçlarına mahsup edilir. Borcunun bulunmadığının anlaşılması durumunda ise işverenlere iade edilir.” denilmektedir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre; … Belediyesi tarafından “… Belediyesi Hizmet Binası Temizliği ile Çöp Toplama İşi” ne ilişkin olarak yüklenicinin yararlandığı asgari ücret destek tutarlarının ilgili SGK İl Müdürlüğüne yazılacak yazı ile istenmesi ve alınan yazıya istinaden yüklenicinin yararlanmış olduğu destek ödemelerinin, en son aya ait hakedişten kesilmesi ve emanet hesaplarına alınarak genel bütçeye aktarılması gerekmektedir.

Dosya münderecatının incelenmesinde; yüklenicinin söz konusu işe ilişkin olarak 2016 Aralık-2017 Ağustos döneminde toplam … TL tutarında asgari ücret desteğinden yararlandığı ancak yararlanılan bu desteğin 5510 sayılı Kanunun Geçici 71’inci maddesine aykırı olarak yüklenici hakedişinden kesilmemesi nedeniyle … TL tutarında kamu zararının oluştuğu görülmüştür.

İlamın (B) bendindeki konunun esası ilgili olarak;

İlam maddesinin (B) bendinde; asgari ücret destek tutarlarının KDV’si ile birlikte hakedişlerden kesilmesi gerektiği, aksi durumda İdare tarafından fazla KDV ödenmesi sonucu kamu zararına sebebiyet verildiği ileri sürülmüştür.

Ancak bahsi geçen teşvik/destek uygulamasına benzer nitelikteki 5 puanlık Hazine teşviki uygulaması ile ilgili olarak daha önce Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 08.08.2011 tarih ve KDVK-60/2011-1 sayılı KDV Sirkülerinde; hakedişten kesilecek teşvik tutarlarına KDV’nin dahil edilip edilmeyeceğine yönelik açıklama yapılmıştır.

Söz konusu KDV Sirkülerinin “Hazinece Karşılanan Prim Tutarlarının İdarece Yüklenicinin Hakedişinden Kesilmesinde KDV Matrahı” başlıklı 4.3’üncü bölümünde; “İşveren sigorta priminin belli bir tutarının Hazine tarafından karşılanması suretiyle yapılacak hakediş ödemelerinde, (söz konusu primler indirilse dahi) işveren sigorta priminin Hazinece indirilmeden önceki hakediş bedeli üzerinden KDV hesaplanması gerekmektedir. Bu itibarla; 5510 sayılı Kanunun 81/ı maddesi kapsamında işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutarın Hazine tarafından karşılanması nedeniyle işçilik maliyetleri içerisinde yer alan sigorta primlerinde, dolayısıyla da toplam maliyetlerde bu tutar kadar bir azalma meydana gelmekle birlikte, söz konusu tutar Hazine tarafından işveren adına ilgili Kuruma aktarıldığından, bu tutar indirilmeksizin belirlenen toplam işlem bedelinin KDV matrahı olarak dikkate alınması ve bu bedel üzerinden fatura düzenlenerek KDV hesaplanması gerekmektedir.

Ayrıca; fazladan yararlanıldığı tespit edilen sigorta primi teşvik tutarının mükellefin hakediş bedeli üzerinden kesilmek suretiyle geri alınmasına yönelik uygulama, fazla yararlandırılan Hazine yardımının tahsiline yönelik bir uygulama olup, bu durumun KDV matrahı ile ilişkilendirilmesine imkân bulunmamaktadır.” denilmektedir.

Buna göre, işe ilişkin düzenlenen faturalarda KDV’nin, asgari ücret destek tutarı indirilmeksizin belirlenen toplam iş bedeli üzerinden hesaplanması ve İdare tarafından asgari ücret destek kesintilerinin ise, KDV matrahı ile ilişkilendirilmeksizin yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla asgari ücret destek kesintilerinden KDV’nin hesaplanamayacağı anlaşılmış olup, İlamın (B) bendinde KDV tutarı … TL olarak belirtilmişse de, yapılan yeni hesaplamada … TL (…TL*0,18) olduğu görülen KDV’nin kamu zararını oluşturmadığı değerlendirilmiştir.

Bu itibarla; 20 sayılı Asıl İlamın 3’üncü maddesiyle verilen … TL tutarındaki tazmin hükmünden mevzuata uygun olarak ödenen … TL’nin düşülerek, geriye kalan ve mevzuata aykırı olarak ödendiği anlaşılan … TL’nin;

Harcama Yetkilisi … (Temizlik İşl. Müd. V.) ile Gerçekleştirme Görevlisi … (Özel Kalem Müd.)’ın uhdelerinde kalmak üzere, hükmün … TL olarak DÜZELTİLEREK TASDİKİNE (Üye …’ün usule ilişkin ayrışık görüşüne karşı) oy çokluğuyla,

6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesi gereği bu Kararın yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde Sayıştay’da karar düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,

Karar verildiği 14.10.2020 tarih ve 48389 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Usule İlişkin Karşı Oy Gerekçesi/Ayrışık Görüş

Üye …:

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “İlamlar” başlıklı 51’inci maddesi 2’nci fıkrasının ç bendinde; İlamlarda, Denetçinin rapora konu ettiği hususların ve dayandığı hukuki sebeplerin özetinin yer alacağı belirtilmiştir. Ancak bahse konu İlam maddesinin “Denetçi Görüşü” bölümünde sadece; “Sorgumuzda ileri sürdüğümüz gerekçelerle … TL tutarındaki kamu zararının Gerçekleştirme Görevlisi … (Özel Kalem Müd.) ile Harcama Yetkilisi …’a (Temizlik İşl. Müd. V.) ortaklaşa ve zincirleme tazmin hükmolunması uygun olur.” denilmiş olup, burada Denetçinin sorgu konusu ettiği hususlara ve bunların hukuki dayanaklarına ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. İlamda Denetçinin Düşüncesi, değerlendirmeye alınamayacak denli kısa ve yetersiz olduğundan, madde hükmünün bu haliyle görüşülmesi uygun değildir. Bu itibarla 20 sayılı Asıl İlamın 3’üncü maddesi usulden bozularak söz konusu İlam maddesinde yer alan “Denetçi Görüşü” bölümünün 6085 sayılı Kanunun 51/2-ç bendine uygun olarak yeniden yazılması için dosyanın Daireye gönderilmesi gerekir.

YORUM EKLE