Ecrimisil hesabında emlak vergisi de dikkate alınmalı ve verginin bulunduğu muhite uygunluğunun araştırılmalı

Ecrimisil bedelinin belirlenmesinde, emsal ecrimisil ve kira bedellerinin yanında taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin de dikkate alınması ve emlak vergi değeri alınan parsel, cadde veya sokağın uygun olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiği hakkında.

T.C

D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No : 2021/1176

Karar No : 2022/285

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : İstanbul Valiliği

VEKİLİ : Av. ...

TARAF (DAVACI) : ... (. Mirasçısı)

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 21/01/2021 tarih ve E:2020/2083, K:2021/237 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava Konusu İstem : İstanbul ili, Adalar ilçesi, Büyükada Maden Mahallesi, . ada, . parsel önü, Hazineye ait taşınmazın 700,00 m2'si üzerinde beton zemin ve güneşlenme alanı yapılmak suretiyle 26/10/2012 - 15/09/2017 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle 424.180,83-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin 07/08/2017 tarih ve 149767 sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 07/11/2018 tarih ve E:2018/113, K:2018/1796 sayılı kararıyla; mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak ve dava konusu ecrimisil ihbarnamesine yapılan itiraz sonrasında düzenlenen 04/07/2018 tarih ve 105124 sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde, işgal veya tasarrufta bulunulan alanın 665,00 m2, tespit ve takdir edilen ecrimisil tutarının ise 402.971,78-TL olarak düzeltildiği hususu dikkate alınarak, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 21.209,05-TL'lik kısmı için karar verilmesine yer olmadığına, 306.654,78-TL'lik kısmının

iptaline, 96.317,00-TL'lik kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 26/02/2019 tarih ve E:2018/3798, K2019/543 sayılı kararıyla; kararın redde ilişkin kısmına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine, kararın iptale ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, kabul edilen kısım yönünden kararın kaldırılmasına ve yeniden değerleme oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda dava konusu işlemin 305.287,90-TL'lik kısmının iptaline, 97.683,88-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine ve 21.209,05-TL'lik kısım için de karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Daire Kararının Özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 14/09/2020 tarih ve E:2019/8252, K2020/2933 sayılı kararıyla; ecrimisil bedelinin belirlenmesinde taşınmazın aynı nitelikte kullanılmasından kaynaklanan önceki dönem ecrimisil bedelleri ve emsal ecrimisil bedelleri, kira bedelleri, davalı idarenin kıymet takdirine esas taşınmaz ile mukayese edilmek suretiyle ve emsal taşınmazın emlak vergi değerinin %3'ünden az olmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeden, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporunun esas alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,

Dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolunda verilen İstanbul 3. İdare Mahkemesi kararına yönelik davacı istinaf başvurusunun reddine, davalı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, reddine, dava konusu işlemin 305.287,90 TL'lik kısmının iptaline, 97.683,88 TL'lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 26/02/2019 tarih ve

E:2018/3798, K2019/543 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İdare Mahkemesi Israr Kararının Özeti: İstanbul İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 21/01/2021 tarih ve

E:2020/2083, K:2021/237 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin ecrimisil tutarı yönünden hukuki sebebini oluşturan 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'ne dayanak olarak 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi, Geçici 3. maddesi ve Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik ile bu Yönetmeliğin hukuki dayanağı olarak 2886 sayılı Kanun'un 74. maddesi, 4706 sayılı Kanun ve 178 sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesinin gösterildiği;

KDK, süresi geçtikten sonra beyanname veren işçiye öğrenim yardımı ödenmeli dedi KDK, süresi geçtikten sonra beyanname veren işçiye öğrenim yardımı ödenmeli dedi

2886 sayılı Kanun'un 74. maddesinde, Hazinenin özel mülkiyetinde ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi,

mülkiyetin gayri ayni hak tesisi esaslarının Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğine yer verilmiş olup, gerek bu maddede, gerek dayanak gösterilen diğer yasa kurallarında idareye isteyebileceği en az ecrimisili tespit yetkisinin verilmediği;

İdarenin; alt düzenleyici işlemlerle istenebilecek en az ecrimisil tutarının belirlenmesi için ölçüt getirme yetkisi verilmemekle birlikte, Hazinenin özel mülkiyetindeki ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin işgal edildiğinin tespiti durumda, ecrimisil tutarının tespitinde esas alınacak objektif ölçütleri belirleyebileceği;

Ancak yasal bir dayanağı olmadığından ecrimisil işleminin iptal davası yoluyla konu unsuru yönünden hukuka uygunluğunun denetiminde yargı yerinin, idarenin genel düzenleyici tasarrufuyla önceden belirlediği asgari ecrimisil tutarını işgalciden istemesi nedeniyle işlemin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşmasına olanak bulunmadığı;

Kaldı ki ecrimisilin işgal nedeniyle alınan bir tazminat olduğu, ecrimisil tutarının hesaplanmasında taşınmazın, mevkii, kullanım şekli, altyapı, ulaşım kolaylığı, elde edilen gelir ve taşınmazın kullanıcısına katkısı gibi tüm faktörlerin etkili olduğu dikkate alındığında, ecrimisilin fahiş olduğu iddiasının emsal bir taşınmaza göre değerlendirilmesi yolunun seçilmesi ve bu emsalin taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan nitelikte olması gerektiği kuşkusuz olup, genel bir verginin matrahını oluşturan, binanın, arsanın, arazinin değerini esas alıp, bu nedenle taşınmazın kullanım niteliğini, diğer bir ifadeyle malikine sağladığı, sağlayabileceği ekonomik faydayı dikkate almayan vergi değerinin, tek başına ecrimisilin belirlenmesinde ölçüt olamayacağı gerekçesi eklenmek suretiyle, davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü, dava konusu işlemin 305.287,90-TL'lik kısmının iptali, 97.683,88-TL'lik kısmı yönünden davanın reddi ve 21.209,05-TL'lik kısım için de karar verilmesine yer olmadığı yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2886 sayılı Kanun hükümleri gereğince teşekkül ettirilen Komisyon tarafından, hukuka ve mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, ısrar kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ REFİKA ALTINOK'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT :

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 75. maddesinin 1. fıkrasında, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanun'un 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisilin isteneceği, ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmeyeceği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmayacağı hükmüne yer verilmiştir.

20/08/2011 tarih ve 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 336 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin

bendinde ise, ''Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir.'' düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından, kıymet takdir kararında, taşınmaza en yakın cadde olan . caddesinin emlak vergi değerinin % 3'ü belirlendikten sonra bu bedel üzerinden ecrimisil birim değeri tespit edilerek kıymet takdirinin yapıldığı; Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda ise, dava konusu taşınmazın emlak vergi değeri dikkate alınmadan, emsal kira ve ecrimisil bedellerinin 2012 yılı ve öncesinde emsallere endeks uygulanarak bulunan bedellerin günün ekonomik koşulları da dikkate alınarak uygulandığında düşük kaldığından bahisle 2012 yılı için 25,00 TL/m2 bedel belirlenerek, ecrimisil bedelinin tespit edildiği, İdare Mahkemesince, anılan bilirkişi raporu dikkate alınarak işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

İşgal nedeniyle alınan bir tazminat olan ecrimisilin tutarının hesaplanmasında; taşınmazın mevkii, kullanım şekli, elde edilen gelir, altyapı, ulaşım kolaylığı, varsa önceki dönem kira ve emsal ecrimisil bedelleri gibi tüm faktörlerin etkili olduğu, ayrıca 336 sıra nolu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin % 3'ünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edileceği hükmü ve emsal ecrimisil ve kira bedellerinin de dikkate alınması gerektiği kuşkusuzdur.

Bu durumda, ecrimisil bedelinin belirlenmesinde, emsal ecrimisil ve kira bedellerinin yanında taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin de dikkate alınması ve emlak vergi değeri alınan parsel, cadde veya sokağın uygun olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiği açık olup, bu husus gözetilmeden, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, İstanbul 3. İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi ısrar kararının temyize konu davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;

Dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesinin 21/01/2021 tarih ve E:2020/2083, K:2021/237 sayılı ısrar kararının temyize konu davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmının BOZULMASINA,

Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesine gönderilmesine,

Kesin olarak, 03/02/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesince verilen 21/01/2021 tarih ve E:2020/2083, K2021/237 sayılı ısrar kararının temyize konu davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve ısrar kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruma