Anayasa Mahkemesi'nden ceza davasında alınan kararın disiplin cezasına etkisi hakkında karar Anayasa Mahkemesi'nden ceza davasında alınan kararın disiplin cezasına etkisi hakkında karar

Anayasa Mahkemesi bir hükmü iptal ederse disiplin soruşturması yeni düzenlemeye göre mi yapılmalı?

Danıştay 12. Dairesi, Anayasa Mahkemesince bir Kanun maddesinin iptal edilmesinden sonra yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılırsa, uyuşmazlığın bu düzenlemeye göre çözümlenmesi gerektiğini belirterek, disiplin işlemlerinin Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra,yapılan yeni yasal düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektiğine hükmetti.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/396 E. , 2022/710 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/396
Karar No : 2022/710

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmakta iken istifa eden davacının, ... Daire Başkanı ve Türk Kanal Koordinatörü olarak görev yaptığı döneme ilişkin eylemleri nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliğinin 100. maddesinin (g) bendi uyarınca işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işten çıkarma cezasının uygulandığı tarihten itibaren yoksun kaldığı ücret, ek ödeme ve tazminatlarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacının işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin iptali istemiyle açılan dava henüz karara bağlanmadan, davacıya verilen disiplin cezasının yasal dayanağının Anayasaya ve hukuka aykırı olduğu Anayasa Mahkemesi kararı ile ortaya konulduğundan, davalı idarece yasal dayanağı bulunmayan Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacıya disiplin cezası uygulanmasında, Anayasada da yer verilen suç ve cezaların kanuniliği ilkesine uyarlık bulunmadığı açık olup, davacının işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline, davacının işten çıkarma cezası ile tecziyesine dair karardan önce istifa etmek suretiyle hukuken ve fiilen görevinden ayrıldığı, bu nedenle söz konusu işlemin ücret ve sair özlük hakları yönünden bir etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının yoksun kaldığı her türlü ücret, ek ödeme ve tazminatlarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dava Dairesince; davacıya, işlem tarihinde yürürlükte olan yasa ve bu yasaya dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümlerine göre disiplin cezası verildiği, söz konusu idari işlemin iptali istemiyle açılan davada Mahkeme esas hakkında karar vermeden önce Anayasa Mahkemesince, işlemin yasal dayanağı olan Kanun hükmünün iptal edildiği, Mahkeme kararının verildiği tarihte, Anayasa Mahkemesi kararı gereğince iptal hükmü henüz yürürlüğe girmediğinden Mahkeme Kararının gerekçesinde hukuka uyarlık görülmediği, ancak söz konusu Mahkeme Kararının istinaf incelemesinin Dairelerinde yapıldığı tarihte Anayasa Mahkemesince verilen bir yıllık süre dolmasına rağmen, TBMM tarafından yeni bir yasal düzenleme yapılmadığından, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı yürürlüğe girmiş olup, bu durumda 2954 sayılı Kanun ve 399 sayılı KHK ile yapılan atıflar nedeniyle TRT personelinin disiplin işlemleri konusunda yeni bir düzenleme yapılana kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki disiplin hükümlerinin geçerli olacağı sonucunun ortaya çıktığı, derdest haldeki davalara konu olan disiplin cezalarının ise ceza hukukunun "sanık lehine olan hükmün uygulanması gerektiği" yönündeki ilke uyarınca işlem tarihinde yürürlükte olan disiplin düzenlemeleri ile, 657 sayılı Kanun'daki disiplin düzenlemelerinden memur lehine olan kuralların uygulanması ve isnad edilen eylemin her iki düzenlemeyle kıyaslanarak hangi hüküm memur lehine ise ona göre bir disiplin cezasının tayini gerektiğinden, davalı idarece davacıya isnad edilen fiilerin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde belirtilen disiplin suç ve cezaları bakımından yeniden değerlendirilerek, iptal edilen yasa hükmü yürürlükte iken verilen cezadan daha ağır olmamak üzere yeni bir ceza verilmesi gerektiğinden bahisle, istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacıya disiplin cezasının, Anayasa Mahkemesince henüz bir karar verilmeden önce yürürlükteki mevzuat kapsamında verildiği, ceza hukukundaki sanık lehine olan hükmün uygulanması yönündeki ilkenin somut idari uyuşmazlığa uygulanırken idare hukukuna has ilkelerin göz ardı edilmemesi gerektiği, bu ilke idare hukukunda uygulanırken soruşturmanın devam ettiği ve henüz idari işlemin tamamlanarak disiplin cezasının verilmediği dönemde mevzuatta yapılacak lehe düzenlemeden yararlanılabileceği şeklinde yorumlanması gerektiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Anayasaya aykırılığı saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının Anayasanın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerini zedeleyeceği, Yönetmelikle ceza verilmesinin cezaların kanuniliği ilkesine aykırı olacağı, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmakta iken istifa eden davacının, ... Daire Başkanı ve Türk Kanal Koordinatörü olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucu hazırlanan soruşturma raporunda özetle; web sayfası içerik yönetimi ve içerik girişi, sosyal medya hesaplarının kontrolü, web sunucu hizmeti, web portal tasarımı gibi hizmet alımlarına ilişkin süreçler ile ilgili olarak "Hırsızlık, görevi kötüye kullanma, sahtekârlık, dolandırıcılık, yalan yere tanıklık veya yemin, zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet veya cürüm uydurma gibi memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici suçlar"dan birisini işlediğinin tespit edildiğinden bahisle, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliğinin 100. maddesinin (g) bendi uyarınca işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği; getirilen teklif doğrultusunda davacının bahsi geçen disiplin cezası ile cezalandırıldığı; bunun üzerine, davacının işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu'nun 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu personelinin işe alınmasındaki usul, şartlar, atanma, terfi, nakil, işe son verme, disiplin cezaları ve sicil ile ilgili konuları personel yönetmeliğinde düzenlenir." hükmüne dayalı olarak, 20/05/1988 tarih ve 19817 sayılı Resmi Gazete'de Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliği yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliği'nin 100. maddesinde işten çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller sayılmış ve bu maddenin (g) bendinde, "Hırsızlık, görevi kötüye kullanma, sahtekarlık, dolandırıcılık, yalan yere tanıklık veya yemin, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet veya cürüm uydurma gibi memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici suçlardan birisini işlediği idari soruşturma sonunda sabit olanlar" hakkında işten çıkarma cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Danıştay Onaltıncı Dairesinin 08/06/2016 tarih ve E:2015/15655 sayılı kararıyla, "disiplin cezalarının yönetmelikle düzenleneceğine" ilişkin 2954 sayılı Kanun'un 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "....disiplin cezaları...." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle, iptali için itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulması üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 29/06/2017 tarih ve 30109 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/06/2017 tarih ve E:2016/182, K:2017/111 sayılı kararıyla, 2954 sayılı Kanun'un 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "....disiplin cezaları...." ibaresi iptal edilmiş olup; Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararı gereği 12/06/2019 tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7176 sayılı Kanun'un 3., 4. ve 5. maddeleri ile 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu'na "Disiplin işlemleri ile disiplin amirleri" başlıklı 56/A maddesi, "Disiplin cezaları" başlıklı 56/B maddesi ve "Disiplin işlemlerinin uygulanma esasları" başlıklı 56/C maddesi eklenmiştir.
7176 sayılı Kanun'la 2954 sayılı Kanun'a eklenen 56/A maddesinin birinci fıkrasında, "Kurum hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmeliklerin öngördüğü ödevleri yurt içinde veya yurt dışında yerine getirmeyen, mevzuatın gerekli kıldığı hususlara uymayan veya yasakladığı işleri yapan memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personel hakkında durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre bu anılan Kanunda yer alan disiplin cezaları verilir." kuralına yer verilmiş; 56/B maddesinde ise, "Kurumda görev yapan memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personele uygulanacak disiplin cezaları ile disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:...
5) İşten çıkarma: Personelin, Kurumda herhangi bir statüde veya başka kamu kurum ve kuruluşlarında memur olarak bir daha çalıştırılmamak üzere Kurumla ilişiğinin kesilmesidir. Bu ceza, 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinde yer alan Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller ile aşağıda sayılan fiil ve hallerde verilir:
a) Hizmeti aksatmak veya durdurmak amacıyla görevinin gereklerini kasten yerine getirmeyerek veya aynı amaçla fiil ve hallerde bulunmak suretiyle yayının aksamasına, durmasına veya yapılamamasına sebep olmak.
b) Genel yayın esasları veya yayın hizmeti ilkelerine kasten aykırı yayın yapmak veya yapılmasına sebep olmak.
c) Kurumun yayın mecralarından yararlanarak, Devletin iç veya dış güvenliği ile kamu düzenini bozacak nitelikte yayın yapmak veya yapılmasına sebep olmak." hükmü yer almaktadır.
2954 sayılı Kanun'a 7176 Kanun'un 5. maddesi ile eklenen 56/C maddesinde ise, "Memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personel hakkındaki disiplin işlemlerinde bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmının "Disiplin" başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan hükümler uygulanır. Bu bölümde yer alan "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasına ilişkin düzenlemeler "İşten çıkarma" cezası hakkında uygulanır...." düzenlemesi bulunmaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ise, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezası gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesi'nin 29/06/2017 tarih ve 30109 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/06/2017 tarih ve E:2016/182, K:2017/111 sayılı kararıyla; 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu'nun 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "...disiplin cezaları..." ibaresinin, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş; bilahare, 12/06/2019 tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7176 sayılı Kanun'un 3., 4. ve 5. maddeleriyle 2954 sayılı Kanun'a eklenen 56/A, 56/B ve 56/C maddeleri ile TRT bünyesinde görev yapan memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personele uygulanacak disiplin cezalarına ilişkin düzenlemeler yapılmış olup; 56/C maddesinde ise; "Memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personel hakkındaki disiplin işlemlerinde bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmının "Disiplin" başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan hükümler uygulanır. Bu bölümde yer alan "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasına ilişkin düzenlemeler "İşten çıkarma" cezası hakkında uygulanır..." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesince bir Kanun maddesinin iptal edilmesinden sonra yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılırsa, uyuşmazlığın bu düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir. Aksi yaklaşımın, işlenen fiillerin cezasız kalması neticesini doğuracağı açıktır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararından sonra, 7176 sayılı Kanun'un 3., 4. ve 5. maddeleriyle 2954 sayılı Kanun'un 56/B maddesinde öngörülen disiplin cezaları uygulanmakla birlikte, 56/C maddesinde personele uygulanacak disiplin işlemlerinde bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'a atıf yapıldığından, uyuşmazlığın yeni yasal düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/07/2020 tarih ve E:2019/2976, K:2020/1348 sayılı kararı da bu yöndedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2022 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla, karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava; Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmakta iken istifa eden davacının, ... Daire Başkanı ve Türk Kanal Koordinatörü olarak görev yaptığı döneme ilişkin eylemleri nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliğinin 100. maddesinin (g) bendi uyarınca işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı ücret, ek ödeme ve tazminatlarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa Mahkemesi'nin 29/06/2017 tarih ve 30109 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/06/2017 tarih ve E:2016/182, K:2017/111 sayılı kararıyla; TRT Personel Yönetmeliği'nin yasal dayanağı olan 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu'nun 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; "... disiplin cezaları..." ibaresinin, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Anılan Anayasa Mahkemesi kararı üzerine 2954 sayılı Kanuna 7176 sayılı Kanun ile 56. maddeden sonra gelmek üzere 56/A, 56/B, 56/C maddeleri eklenmiş ve TRT Genel Müdürlüğünün memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personelinin disiplin işlemleri, disiplin amirleri, disiplin cezaları ve disiplin işlemlerinin uygulanma esasları bu maddelerde düzenlenmiş ve 12/06/2019 tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Anayasa Mahkemesince bir kanun maddesinin iptal edilmesinden sonra yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılırsa, uyuşmazlığın bu düzenleme dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiği, aksi yaklaşımın işlenen fiillerin cezasız kalması neticesini doğuracağı açıktır.
Bu durumda, Mahkemece davacı tarafından işlendiği iddia edilen fiilin sübuta erip ermediği, disiplin cezasını gerektirip gerektirmediği ve fiilin sabit görülmesi halinde işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile yeni hukuki düzenleme karşılaştırılarak lehe bir hüküm olup olmadığı yönlerinden işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılmak suretiyle varılacak kanaate göre yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.