Şeker hastalığı diyabet olanlara idari izin verilecek mi?

cumhurbaşkanlığı genelgesine göre koronavirüs nedeniyle şeker diyabet hastalığı olan memur ve işçilere idari izin verilecek mi?

Şeker hastalığı diyabet olanlara idari izin verilecek mi?

cumhurbaşkanlığı genelgesine göre koronavirüs nedeniyle şeker diyabet hastalığı olan memur ve işçilere idari izin verilecek mi?

Şeker hastalığı diyabet olanlara idari izin verilecek mi?

Şeker hastalığı diyabet olanlara idari izin verilecek mi?

Cumhurbaşkanlığınca yayımlanan genelgeye göre kronik hastalığı olanlara idari izin verilecek mi ? Kronik hastalığı olanların idari izinli olacağına dair yapılan açıklama ile bazı hastalıkları taşıyan kişiler hastalığının kronik hastalık olup olmadığı hususunda tereddütler yaşamaktadırlar.Bu hastalıklardan biriside şeker hastalığı olanlardır. Dİyabet hastalığı olarak adlandırılan şeker hastalığı kronik bir hastalıktır. Bu nedenle şeker hastalığı olan kişilere idari izin verilmek zorundadır.Konuya ilişkin olarak daha önceki yıllarda devlet personel başkanlığına diyabet hastalarının idari izinli sayılması hususundaki bir görüşe verilen cevapta diyabet hastalığının kronik bir hastalık olduğu ve idari izin verilmesi gerektiği yönünde görüş verilmiştir.

Şeker Dİyabet Hastalığı Kronik Bir Hastalık mıdır?

Şeker hastalığı (diyabet), kronik bir hastalıktır. Şeker hastalığının ülkemizde görülme sıklığı giderek artmakta ve yaşam kalitesini de olumsuz olarak etkilemektedir. Yeterli ve dengeli beslenme ile birlikte fiziksel aktivitenin, diyabetin ortaya çıkmasının engellenmesinde ve gecikmesinde önemli bir rolü vardır.

Şeker hastalığı olarak bilinen diyabet kronik bir hastalıktır. İnsanlar bir ömür boyu bu hastalık ile yaşamak zorunda kalmaktadır.

ÖZET: Diyabet gibi kronik hastalığı bulunan memurlara çok sıcak havalarda idari izin verilip verilmeyeceği hk.( 27/10/2016-6269)

Diyabet gibi kronik hastalığı bulunan memurlara çok sıcak havalarda idari iznin verilip verilmeyeceği hususunda görüş talep eden ilgi yazı incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "İzin" başlıklı 23 üncü maddesinde, "Devlet memurları, bu Kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler.” hükmü yer almaktadır. 657 sayılı Kanunun 102 nci maddesinde, memurların hizmet yılları itibariyle yıllık izinlerini nasıl ve ne şekilde kullanacakları; 104 üncü maddesinde, doğum, evlenme, engelli ve süreğen hastalığı olan çocuğun hastalanması, ölüm gibi hallerde ve bu hallerden başka mazerete dayalı verilecek mazeret izinlerinin süresi ve esasları; 105 inci maddesinde, memurların hastalanmaları halinde verilecek hastalık izinleri ile memurların bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya önemli bir hastalığa tutulmuş olası hallerinde verilecek refakat izni; değişik 108 inci maddesinde ise; doğum, evlat edinme, refakat sebebiyle veya mezkur hükümde düzenlenen bazı durumların gerçekleşmesi halinde verilecek aylıksız izinlerin süre ve esasları hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun " Vilayetler ve kazalar umumi hıfzıssıhha meclisleri" başlıklı beşinci fasılında yer alan 23 üncü maddesinde, "Her vilayet merkezinde bir umumi hıfzıssıhha meclisi toplanır...." hükmüne; 26 ncı maddesinde, "Umumi hıfzıssıhha meclisleri alelade ayda bir kere içtima ederler. Ahvali fevkalâdede veya bir sari ve salgın hastalık zuhurunda valinin daveti veya Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin talebi üzerine daha sık toplanırlar." hükmüne; 27 nci maddesinde, "Umumi hıfzıssıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar." hükmüne; 28 inci maddesinde ise "Umumi hıfzıssıhha meclislerinin mukarreratından mahalli vazifeler ve salahiyetler arasında bulunan işler vali veya kaymakam tarafından icra olunur...." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca, 03/12/2002 tarihli ve 2002/58 sayılı Başbakanlık Genelgesinin 3 üncü maddesinde, "Ulusal düzeyde kabul edilen 10-16 Mayıs Sakatlar Haftasının ilk günü ile 3 Aralık Dünya Özürlüler Gününde, özürlülere yönelik faaliyet gösteren Konfederasyon, bağlı federasyonlar ve derneklerin kamu görevlisi olan yönetim kurulu üyeleri ile kamuda görev yapan tüm özürlüler idari izinli sayılacaktır. Olumsuz hava koşulları nedeniyle valiliklerce okulların tatil edilmesi halinde aynı bölgedeki kamu görevlisi özürlüler, ayrıca bir talimat ve talebe gerek kalmadan, belirlenen tatil süresince izinli sayılacaktır." hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde, -Valillerce olumsuz hava koşullarının yaşandığı illerdeki kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan hamile veya emzikli bayanlar ile engelli personel gibi kamu personeline verilen idari iznin, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 23 üncü maddesine istinaden kurulan umumi hıfzıssıhha meclislerinin aynı Kanunun 27 nci maddesi uyarınca almış olduğu kararın söz konusu ilin Valisi tarafından uygulanması neticesinde verildiği, ilgili personelin bu günlerde idari izinli sayılması gerektiği,

- Olumsuz hava koşullarının yaşandığı günlerde Valiler tarafından verilen idari izinden Valilik tarafından duyurulan kararda belirtilen personelin yararlanması mümkün bulunmakta olup, söz konusu kararda kronik hastalığı bulunan memurların idari izinli sayılacağının belirtilmesi halinde bahsi geçen personelin de bu izinden faydalanması gerektiği, mütalaa edilmektedir.



 

Güncelleme Tarihi: 18 Mart 2020, 09:14
YORUM EKLE