İş Kanunu'nundaki Sınırın Üzerinde Fazla Mesai Yapılması Kamu Zararı Olur mu?

İş Kanunu'nundaki Sınırın Üzerinde Fazla Mesai Yapılması Kamu Zararı Olur mu?, 270 saat üzeri yapılan fazla mesai ücret ödemesi hakkında sayıştay kararı

İş Kanunu'nundaki Sınırın Üzerinde Fazla Mesai Yapılması Kamu Zararı Olur mu?

270 saat üzeri yapılan fazla mesai ücret ödemesi hakkında sayıştay kararı 

 Konu hakkında daha önce verilen 864 nolu ilamda, İş Kanunu'nun belirlemiş olduğu sınırın üzerinde fazla mesai ödemesinde bulunulması kamu zararı olarak görülüp ödenen tutarın ilgililerinden tazminine karar verilmiştir. Ancak, yapılan itiraz üzerine konuyu yeniden değerlendiren Sayıştay Temyiz Kurulu, 22.01.2013 tarihli kararı ile İş Kanunu'nda yer alan sınırın üzerinde fazla çalışma yapılmasının kamu zararı olmadığına, ilgililer hakkında daha önce verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar vermiştir.

Kamu İdaresi Türü
Yılı2008
Dairesi2

Dosya No35223
Tutanak No36127
Tutanak Tarihi22.1.2013
Kararın Konusu

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü;

864 sayılı ilamın 5. maddesi ile Şehitkamil Belediyesi’nde görev yapmakta olan işçi statüsündeki kişilere 4857 sayılı İş Kanununa aykırı olarak bir yıl içerisinde 270 saatten daha fazla “fazla çalışma” ücreti ödendiği gerekçesi ile 94.527,72 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir.

Dilekçiler dilekçelerinde özetle; kurumları bünyesinde yaptırılan fazla mesainin Belediyeleri ve Disk /Genel- İş Sendikası arasında akdedilen Toplu İş Sözleşmesi'nin fazla çalışmalar ve ücreti başlıklı 36. maddesinde "işveren; asfalt, su ve benzeri gerekli işlerde işçinin yazılı talebi üzerine 270 saati aşan fazla mesai yaptırması halinde tamamını ödemek zorundadır" şeklinde düzenlemeye yer verilerek 270 saati aşan fazla çalışmaya mahal verdiğini,

Kaldı ki 4857 İş Kanunu'nun Fazla çalışma ücreti başlıklı 41. maddesinde "Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir" hükmüne amir olduğunu,

Ayrıca T.C.Anayasası'nın "Toplu İş Sözleşmesi ve Toplu Sözleşme Hakkı" başlıklı 53. maddesi ışığında çıkartılan 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun "Toplu İş Sözleşmesine Konulmayacak Hükümler " başlıklı 5. maddesinde "Toplu İş Sözleşmelerine, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, cumhuriyete, milli güvenliğe, kamu düzenine, genel asayişe, genel ahlaka aykırı hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve himaye eden veya kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler konulamaz" denildiğini, O halde Belediyeleri ile Disk/Genel -İş sendikası arasında aktedilen toplu iş sözleşmesinin 36. maddesi incelendiğinde ise söz konusu maddede yer alan düzenlemelerin devletin bölünmez bütünlüğüne, genel asayişe, genel ahlaka kamu düzenine vs. aykırılık taşımadığının açıkça anlaşıldığını, zira ortada işyerinin zorunluluklarından ve işin gereklerinden kaynaklanan bir fazla çalışma ve bu çalışmanın karşılığı olarak ödenen bir ücret olduğunu,

Belediyelerinde yaptırılan fazla çalışma da dayanağın toplu iş sözleşmesi olduğunu, bu durumun 4857 sayılı İş Kanun ve iş Kanuna bağlı olarak çıkartılan İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği'ne aykırılık teşkil etmediğini,

Bu aykırılığın idari sonucunun, 4857 sayılı İş kanunun İdari Ceza Hükümleri başlığı altında, İşin düzenlenmesine ilişkin hükümlere aykırılık kısmının Madde 104 - Bu Kanunun 63 üncü maddesinde ve bu maddede belirtilen yönetmelikte belirlenen çalışma sürelerine aykırı olarak işçilerini çalıştıran veya 68 inci maddesindeki ara dinlenmelerini bu maddeye göre uygulamayan veya işçileri 69 uncu maddesine aykırı olarak geceleri yedi buçuk saatten fazla çalıştıran; gece ve gündüz postalarını değiştirmeyen, 71 inci maddesi hükmüne aykırı hareket eden, 72. nci maddesi hükümlerine aykırı olarak bu maddede belirtilen yerlerde on sekiz yaşını doldurmamış erkek çocukları ve gençleri ve her yaştaki kadınları çalıştıran, 73 üncü maddesine aykırı olarak çocuk ve genç işçileri gece çalıştıran veya aynı maddede anılan yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden 74 üncü maddesindeki hükme aykırı olarak doğumdan önceki ve sonraki sürelerde gebe veya doğum yapmış kadınları çalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen, 75 inci maddesindeki işçi özlük dosyalarını düzenlemeyen, 76.ncı maddesinde belirtilen yönetmelik hükümlerine uymayan işveren veya işveren vekiline beşyüz milyon lira para cezası verilir. 64 üncü ve 65 inci maddede öngörülen hükümlere aykırı davranan işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için yüz milyon lira para cezası verilir. " Şeklinde belirtildiğini,

Belediyelerinin Toplu iş sözleşmesi gereğince işçilerine yaptırmış olduğu fazla çalışmanın 4857 sayılı iş Kanununa göre idari para cezası konusu olabileceğini ama kesinlikle kamu zararına konu teşkil etmeyeceğini,

Şöyle ki Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin Sorumluluk başlıklı 5 maddesinin 1. bendinde " Kanunun ilgili maddeleri gereğince, kamu görevlileri; kamu kaynaklarının etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, yönetilmesinden, kullanılmasından, korunmasından, kötüye kullanılmaması ve her an hizmete hazır bulundurulması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludurlar.(2) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının geri ödenmesi sürecine, kamu görevlileriyle birlikte ilgililer de dahil edilir" denildiğini,

Belediyelerinin, kamu kaynağında bir zarara sebep olmadığını, Belediyelerinde işlerinin yoğunluğu ve personel yetersizliği nedeniyle zorunlu sebeplerden dolayı, işçilerinin de isteği esas alınarak, fazla çalışma yaptırıldığını, işçilerin çalışma saatlerini aşan mesailerinin tamamının belediyelerinin yol, park ve bahçeler, temizlik, fen işleri, makine sanayi vb müdürlükler emrinde fiilen çalışarak gerçekleştirildiğini, Anayasada angarya yasağı düzenlendiğini, Belediyelerinin fazla mesai yapan işçilerine fazla mesailerini ödemek zorunda olduğunu, ilama konu olan fazla çalışma saatlerinde yapılan işlerin yapılmasının bir maliyetinin olduğunun tartışılmaz olduğunu, işçilere fazla çalışma yaptırılmasa bile bu işleri yine iş gücü kullanarak hizmet alım ihalesi veya personel istihdamı yoluyla yaptırılacak ve bir bedel ödeneceğini belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir.

Başsavcılığın karşılama yazısında;” 4857 sayılı yasaya göre bir işçi 1 yıl içerisinde toplam 270 saatin üzerinde fazla çalışma yapamaz, dolayısıyla bir işçiye azami 270 saatlik fazla çalışma ücreti ödenebilir. Fazla çalışmanın genel tatil veya bayram günlerinde yapılmış olması durumu değiştirmez. Bu surette yapılan fazla çalışma süreleri de 270 saate dahildir. 270 saatten daha fazla çalışma ücreti ödenmesi İş Kanunu’nun 41 inci maddesi ile 2822 Sayılı Kanunun 5 inci maddesine aykırı bulunmaktadır.

Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı talebin reddine yasaya uygun Daire kararının tasdikine karar verilmesi uygun olur.” Denilmiştir.

Belediye ile Disk /Genel- İş Sendikası arasında akdedilen Toplu İş Sözleşmesi'nin fazla çalışmalar ve ücreti başlıklı 36. maddesinde " işveren; asfalt, su ve benzeri gerekli işlerde işçinin yazılı talebi üzerine 270 saati aşan fazla mesai yaptırması halinde tamamını ödemek zorundadır" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 41. maddesinde; “Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir. Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile, bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz.

Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.

Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırkbeş saatin altında belirlendiği durumlarda yukarıda belirtilen esaslar dahilinde uygulanan ortalama haftalık çalışma süresini aşan ve kırkbeş saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmalardır. Fazla sürelerle çalışmalarda, her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde yirmibeş yükseltilmesiyle ödenir.

Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir.

İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, çalışma süreleri içinde ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır.

63 üncü maddenin son fıkrasında yazılı sağlık nedenlerine dayanan kısa veya sınırlı süreli işlerde ve 69 uncu maddede belirtilen gece çalışmasında fazla çalışma yapılamaz.

Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir.

Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.” Denilmektedir.

Fazla çalışmada sınır konusunda 4857 sayılı İş Kanunu günlük ya da haftalık bir sınır getirmemiştir. Sadece yılık olarak sınırlama getirmiştir. Buna göre fazla çalışma yürütülen işlere değil, işçilerin şahıslarına yöneliktir. Yapılabilecek fazla çalışmanın yıllık olarak 270 saat ile sınırlanması, bu miktarı aşan çalışmaların fazla çalışma gibi değerlendirilmesine engel değildir. Aksi düşüncenin kabulü “işçiyi sürekli olarak çalıştırıp kendisine bir hak tanımamak” gibi adalet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşması mümkün olmayan bir görüş tarzının seçimine götürür ki, bu durum hakkaniyet ve nesafet ölçülerine ters düşer. Zira işçinin kanuna aykırı olarak çalıştırılmasının hukuki sonuçlara bağlanmaması gerçeklerle, hak ve adalet duygularıyla bağdaşmaz.

Yılda 270 saatten fazla çalıştırılan işçilerin emek ve hizmetleri karşılığında belediyenin mal varlığında bir artış meydana geldiği, ödenen ücretlerin geri alınması halinde bunun belediye lehine sebepsiz ve haksız zenginleşmeye yol açacağı bilinen bir gerçektir.

Öte yandan, işçi yararına konulmuş hükümlerin onun zararına uygulanması yorum kurullarını da uygun düşmez. İşçiye yılda 270 saatten fazla olmak üzere fazla mesai yaptırılması yasak olsa da 270 saati aşan çalışmaların fazla çalışma olarak değerlendirilip ücretlerinin zamlı olarak ödenmesi gerekir.

Bu itibarla, dilekçilerin talebinin kabulü ile 864 sayılı ilamın 5. maddesi ile 94.527,72 YTL’ ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün KALDIRILMASINA,

Karar verildiği 22.01.2013 tarih ve 36127 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Güncelleme Tarihi: 21 Ekim 2019, 11:17
YORUM EKLE