<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>mevzuatinyeri</title>
    <link>https://www.mevzuatinyeri.com</link>
    <description>Mevzuatinyeri memur maaş, soruşturma, izin,harcırah, disiplin, misafirhaneler,memurlar haber,kamu mevzuatı,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 24 Jun 2026 22:57:00 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur hangi yakınları için harcırah alabilir]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/memur-hangi-yakinlari-icin-harcirah-alabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/memur-hangi-yakinlari-icin-harcirah-alabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[memurlar sürekli ve geçici görev yolluğunda hangi yakınları için harcırah alabilir]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"></p>

<h1 style="text-align:justify"><span><span><strong>Memur hangi yakınları için harcırah alabilir </strong></span></span></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>6245 sayılı Kanuna göre ödenecek olan harcırahta  Memur ve hizmetlilerin aile fertleri harcırah verilmesini gerektiren olay sırasında  evlilik bağıyla bağlı olduğu eşi  ile bakmakla yükümlü olduğu usul ve füruu, erkek ve kız kardeşlerini olarak tanımlanmıştır. Bu tanım daha önce, “yardım etmemesi halinde zarurete düşecek olan usul ve füruu ile erkek ve kız kardeş…” olarak açıklanmışken 2562 sayılı Kanun değişikliği ile “…bakmakla yükümlü olduğu” şekline dönüştürülmüştür.Kanun maddesinde bakmakla yükümlü olma kavramının içeriğinin ne olduğuna ise yer verilmemiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<h2 style="text-align:justify"><span><span><strong>Bakma Yükümlü Kavramından Ne Anlamalıyız?</strong></span></span></h2>

<p style="text-align:justify"><span><span>Medeni Kanuna göre; herkes yardım etmediği takdirde zarurete düşecek olan usul ve füruuna ile erkek ve kız kardeşine yardım etmekle yükümlüdür.Medeni kanuna göre  yardım yükümlülüğü zarurete düşme koşuluna bağlanmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Konuya ilişkin olarak Yargıtay Başkanlığı ise  zarurete düşme halini " ülkenin ekonomik durumu, yaşam şartları ve kazanç düzeyi dikkate alınması gerekir. Yoksulluğa düşme hali, başkasının yardımı olmadan günlük yiyeceğini bile sağlayamama durumunu ifade eder." şeklinde tanımlamıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Sayıştay , 17.6.1957 tarih ve 2355/1 sayılı Genel Kurul Kararı ve  Sayıştay Temyiz Kurulunun 31.1.1986 tarih ve 20809 sayılı kararında ise "zaruret halinin ya da bakmakla yükümlü olma halinin ne şekilde belgelendirileceği konusunda, mevzuatta açık bir düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla bu konuda memurun beyanının esas alınması gerektiği yönünde karar vermiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili Sayıştay kararlarında yer alan açıklamalar neticesinde ; dul ve yetim maaşı alan anne ve kız kardeşler için de memurun beyanı üzerine harcırah ödenebileceği Sayıştay‟ca kabul edilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Kanunun söz konusu düzenlemesi benimsenecek yorum yöntemine bağlı olarak farklı anlamlandırılmaya müsaittir. Sayıştay‟a göre; “6245 sayılı Harcırah Kanununun 3’üncü maddesinde aile fertleri; memurun eşi ve harcırah verilmesini gerektiren olay sırasında bakmakla yükümlü olduğu usul ve füruu ile erkek ve kız kardeşleri olarak tanımlanmaktadır.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Sayıştay; başka bir kararında  “Memurun bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri için harcırah ödenmesinde, memurun beyanı dışında, bakmakla yükümlü olmanın ne şekilde değerlendirileceğine dair herhangi bir ölçü getirilmemiş olduğundan ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 206'ncı maddesi ile ilgilendirilmesi mümkün bulunmadığından memurun 25 yaşını aşmış okuyan oğluna harcırah verilmesinde mevzuata aykırı bir husus bulunmadığına” hükmetmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili sayıştay kararlarına göre sürekli görev yolluğu ödemelerinde bakmakla yükümlü olma kavramının değerlendirilmesinde memurun beyanı esas alınmalı ve bakmakla yükümlü kapsamında değerlendirilen kişilerin dul yetim veya emekli maaşı almaları veya çocuklar için belli bir yaşı geçmelerinin bir önemi olmadığı anlaşılmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yine konu ile alakalı olarak memurun yanında yaşayan eşinin anne ve babasına bakma yükümlülüğü bulunmamaktadır.Bu nedenle memurun sürekli görev yolluğunda kaynana ve kayınbabası için sürekli görev yolluğu alması mümkün değildir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Ancak memurun eşide memur ise memurun eşi kendi anne babası için sürekli görev yolluğu alabilecektir.</span></span></p>

<h2 style="text-align:justify"><span><span><strong>Sürekli Görev Yolluğunda Bakmakla Yükümlü Olma Durumu ile İlgili Sayıştay Kararları</strong></span></span></h2>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Üvey çocuklar için 6245 sayılı Harcırah Kanununun 3. maddesi uyarınca harcırah ödenmemesi gerekir. (Sayıştay 1. Daire 1971-4.12.1974/464 sayılı Kararı ve .3. Dairenin 3.Da.20/6/1992 Tut No: 125.3. Def tarih ve sayılı kararı),</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Memurun 25 yaşını aşan ve öğrenim gören çocuğu için harcırah ödenmesinde sakınca yoktur. Say. 8.Da. 17/3/1998 Tut. No: 4033</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>"Memur tarafından bakılmadığı zaman zarurete düşeceği yine memur tarafından beyannamede gösterilmek kaydı ile, usul ve füru ile erkek ve kız kardeşlerin emekli, dul ve yetim aylığı almakta bulunması halinde bile bunlar için harcırah verilir, aksi sabit oluncaya kadar memurun beyanına itibar olunur." (Sayıştay G.K.Karan 20.02.1956/2271)</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/memur-hangi-yakinlari-icin-harcirah-alabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2023/02/memur_hangi_yakinlari_icin_harcirah_alabilir_h31975_b3606.jpg" type="image/jpeg" length="39834"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Disiplin cezasına itiraz etmeden dava açılabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasina-itiraz-etmeden-dava-acilabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasina-itiraz-etmeden-dava-acilabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[memura verilen disiplin cezasına memur disiplin kuruluna itiraz etmeden dava açabilir mi? memura verilen disiplin cezasına memur direk dava açabilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Disiplin kuruluna itiraz etmeksizin mahkemede dava açılır mı?</span></span></strong></h1>

<p></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Memurlara verilen disiplin cezalarına memur disiplin kuruluna itiraz etmeksizin mahkemeye dava açabileceği hakkında danıştay kararı yazımız ekindedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>T.C.<br />
DANIŞTAY<br />
ONİKİNCİ DAİRE</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Esas: 2016/10483</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Karar: 2017/1058</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>TÜRK MİLLETİ ADINA</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Dava;.......................Öğretmeni olarak görev yapan davacının, ................İlçesi, ..................................Ortaokulu'nda matematik derslerine girmek üzere görevlendirildiği dönemde gerçekleşen fiilleriyle ilgili olarak, 657 sayılı Kanun'un 125/D-(d) maddesi uyarınca "1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ................................................. İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu'nun 16.04.2014 tarihli ve 6 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>........................ 2. İdare Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli, E:2014/500, K:2014/1134 sayılı kararı ile dava konusu disiplin cezasına ilişkin.................................... İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu'nun 16.04.2014 tarihli ve 6 sayılı kararına karşı Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na itiraz edildiği ve anılan Kurulun 18.09.2014 tarihli kararında, "İlgiliye isnat edilen fiilin doğruluk kazandığı konusunda yeterli kanaat oluşmadığı..." gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verildiği, bu durumda; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden yargılama gideri ile avukatlık ücretinin alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Onikinci Dairesinin 10.03.2016 tarihli, E:2015/2192, K:2016/1316 sayılı kararıyla İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Davalı idare tarafından, davacının kendisine verilen dava konusu disiplin cezasına karşı itiraz yoluna gitmesine karşın itirazın sonucunu beklemeden dava yoluna başvurduğu, bu nedenle davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiği, bu hususlar gözetilmeden davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve davanın reddi gerektiğine dair itirazları dikkate alınmadan karar verildiği ileri sürülerek karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz kararının kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin varlığı ile mümkündür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Davalı idarenin kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçede ileri sürdüğü sebepler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, Dairemiz kararının düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunduğundan, kararın düzeltilmesi istemi kabul edilerek anılan kararın kaldırılmasından sonra uyuşmazlığın esası yeniden incelendi;</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 6111 sayılı Kanun'un 113. maddesiyle değişik 135. maddesinde, disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebileceği, itirazda sürenin, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gün olduğu, süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarının kesinleşeceği, itiraz mercilerinin, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorunda oldukları, itirazın kabulü halinde, disiplin amirlerinin kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebileceği veya tamamen kaldırabileceği, disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasina-itiraz-etmeden-dava-acilabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2023/01/disiplin_cezasina_itiraz_etmeden_dava_acilabilir_mi_h31921_6142e.jpg" type="image/jpeg" length="63203"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sözleşmeli personel alım esaslarında değişiklik]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/sozlesmeli-personel-alim-esaslarinda-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/sozlesmeli-personel-alim-esaslarinda-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Spot: 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personel alım esaslarında değişikliğe gidildi. Gençlik ve Spor Bakanlığının özel usulle personel alabileceği unvan sayısı arttırılırken, Devlet Arşivleri Başkanlığında tüm sözleşmeli pozisyonlar bu usulün kapsamına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">GSB ve Devlet Arşivleri Başkanlığının sözleşmeli personel alım usullerinde değişiklik</p>

<p style="text-align:justify">20 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 11468 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda değişiklik yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Değişiklikten önce Gençlik ve Spor Bakanlığında yalnızca spor uzmanı, antrenör ve gençlik çalışanı unvanları, KPSS (B) grubu puan sıralaması esas alınarak genel prosedüre bağlı kalınmaksızın Bakanlıkça belirlenecek usule göre yazılı, sözlü ve/veya uygulamalı sınavla istihdam edilebiliyordu. Yapılan değişiklikle bu kapsama diyetisyen, psikolog ve sosyal çalışmacı unvanları da eklendi.</p>

<p style="text-align:justify">Devlet Arşivleri Başkanlığında ise bu özel alım usulü daha önce yalnızca Mühendis, Tekniker, Teknisyen, Diğer Teknik Hizmet Personeli ile Koruma ve Güvenlik Görevlisi unvanlarıyla sınırlıydı. Değişiklikle bu unvan sınırlaması kaldırılarak, Başkanlığa tahsis edilmiş tüm sözleşmeli personel pozisyonlarının KPSS (B) grubu puan sırasına göre, Başkanlıkça belirlenecek usul ve esaslarla yazılı ve/veya sözlü sınav sonucuna göre doldurulabilmesinin önü açıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenlemeyle ayrıca her iki kurum bakımından da, alım yapılacak her bir pozisyon sayısının on katına kadar aday çağrılmasına imkân tanıyan sınır, üç katına indirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu Esaslar yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>KARAR BİLGİLERİ</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align:justify"></th>
   <th style="text-align:justify"></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı</strong></td>
   <td style="text-align:justify">11468</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Konu</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Yayım Tarihi</strong></td>
   <td style="text-align:justify">20 Haziran 2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Resmî Gazete Sayısı</strong></td>
   <td style="text-align:justify">33286</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>İmza Tarihi</strong></td>
   <td style="text-align:justify">19 Haziran 2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Dayanak</strong></td>
   <td style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.4/B</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Yürürlük</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Yayımı tarihinde yürürlüğe girer</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:center">CUMHURBAŞKANI KARARI</p>

<p style="text-align:justify">Karar Sayısı: 11468</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Ekli “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar”m yürürlüğe konulmasına, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası gereğince karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:right">19 Haziran 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN</p>

<p style="text-align:right">CUMHURBAŞKANI</p>

<p style="text-align:center">SÖZLEŞMELİ PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA İLİŞKİN ESASLARDA<br />
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR ESASLAR</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 1- 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştınlmasına İlişkin Esaslann ek 2 nci maddesinin yirminci fıkrasında yer alan “spor uzmanı, antrenör ve gençlik çalışanı” ibaresi “antrenör, diyetisyen, gençlik çalışanı, psikolog, sosyal çalışmacı ve spor uzmanı” şeklinde ve “on katma” ibaresi “üç katma” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 2- Aynı Esaslann ek 2 nci maddesinin yirmi sekizinci fıkrasında yer alan “Mühendis, Tekniker, Teknisyen, Diğer Teknik Hizmet Personeli ile Koruma ve Güvenlik Görevlisi pozisyonlarında istihdam edilecek” ibaresi yürürlükten kaldmlmış ve aynı fıkrada yer alan “on katma” ibaresi “üç katma” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 3- Bu Esaslar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 4- Bu Esaslan Cumhurbaşkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>PERSONEL MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/sozlesmeli-personel-alim-esaslarinda-degisiklik</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/2023-yili-ogretmen-ek-ders-ucretleri-belli-oldu-h31894-33220.png" type="image/jpeg" length="75463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yurt dışında görevlendirileceklerin ücretlerine düzenleme]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/yurt-disinda-gorevlendirileceklerin-ucretlerine-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/yurt-disinda-gorevlendirileceklerin-ucretlerine-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile bazı kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan kapsam dışı personelin yurt dışı görevlendirmelerinde uygulanacak ücret esasları yeniden belirlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Yurt dışında görevlendirilecek kamu personelinin ücretlerine yeni düzenleme</p>

<p style="text-align:justify">20 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 11445 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarında görevli yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyeleri ile sözleşmeli ve kapsam dışı personele uygulanacak ücretlere ilişkin düzenlemede değişikliğe gidildi.</p>

<p style="text-align:justify">Karar kapsamında, kuruluşların bağlı ortaklıkları veya sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketlerin yurt dışındaki şube, mağaza, büro ve benzeri birimlerinde sürekli görevle görevlendirilecek kapsam dışı personele ödenecek ücretlerin belirlenmesine ilişkin yeni hükümler getirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre söz konusu personele ödenecek ücret, sürekli görevle yurt dışına gönderilen belirli derecelerdeki devlet memurlarına ödenen aylık tutarları esas alacak şekilde, personelin öğrenim durumu, kıdemi, görevi ve unvanı dikkate alınarak ilgili kuruluşun yönetim kurulunca belirlenecek.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda, yurt dışında görevlendirilen personele görev süresi boyunca yapılacak ödemelere ilişkin sınırlamalara da yer verildi. Buna göre ilgili personele, yurt dışı görevine ilişkin olarak ödenen aylık ücret dışında aynı dönemde kuruluş tarafından başka bir ödeme yapılamayacak. Ancak harcırah ile doğum ve ölüm yardımları bu kapsamın dışında tutuldu.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenlemeyle ayrıca, yurt dışında sürekli görevlendirilen eşlerin her ikisinin de kapsam dahilinde olması halinde ilgili mali haklardan yalnızca birinin yararlanabileceği hüküm altına alındı.</p>

<p style="text-align:justify">11445 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.</p>

<p style="text-align:justify">CUMHURBAŞKANI KARARI</p>

<p style="text-align:justify">Karar Sayısı: 11445</p>

<p style="text-align:justify">Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında görevli yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelerinin ücretleri ile sözleşmeli ve kapsam dışı personele uygulanacak taban ve tavan ücretlerin tespitine ilişkin 29/5/2025 tarihli ve 9904 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında değişiklik yapılması hakkındaki ekli Kararın yürürlüğe konulmasına, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü, 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 31 inci ve 6107 sayılı Kanunim 9 uncu ve 12 nci maddeleri gereğince karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:right">19 Haziran 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN</p>

<p style="text-align:right">CUMHURBAŞKANI</p>

<p style="text-align:center">19/6/2026 TARİHLİ VE 11445 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ EKİ</p>

<p style="text-align:center">KARAR</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">MADDE 1- Bazı kamu kurum ve kuruluşlarında görevli yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyelerinin ücretleri ile sözleşmeli ve kapsam dışı personele uygulanacak taban ve tavan ücretlerin tespitine ilişkin 29/5/2025 tarihli ve 9904 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının eki Kararın 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">“(3) Kuruluşların, bağlı ortaklıkların veya sermayesinin yarısından fazlası bunlara ait şirketlerin yurt dışındaki şube, mağaza, büro ve benzeri yerlerinde sürekli göreve gönderilecek kapsam dışı personele ödenecek ücret sürekli görevle yurt dışına gönderilen 2 nci derecenin birinci kademesinde bulunan Dışişleri Bakanlığı meslek memuruna (bekâr) ödenen aylığı geçmemek ve 15 inci derecenin birinci kademesinde bulunan memur (bekâr) için hesaplanacak aylıktan da az olmamak üzere öğrenim durumu, kıdem, görev ünvanı, ülke ve görev yeri dikkate alınmak suretiyle teşebbüs yönetim kurullarınca belirlenir. Söz konusu personele yurt dışında görev yaptıkları süre boyunca ödenecek ücret birinci fıkrada yer alan sınırlamalara tabi değildir. Yurt dışında görevlendirilen personele, yurt dışı görevine ilişkin olarak ödenen aylık ücret dışında, aynı dönemde Kuruluş tarafından her ne ad altında olursa olsun (dördüncü fıkraya göre yapılan ödemeler ile harcırah, doğum ve ölüm yardımları hariç) herhangi bir ödeme yapılamaz.</p>

<p style="text-align:justify">(4) Bu personele, 29/6/2009 tarihli ve 2009/15191 sayılı Sürekli Görevle Yurt Dışında Bulunan Memurlara Ödenecek Aylıklara İlişkin Kararın 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve ek 1 inci maddesinde yer alan düzenlemelerin kıyasen uygulanması hususunda kuruluş yönetim kurulu yetkilidir. Eşlerden her ikisinin de yurt dışında sürekli görevlendirilmeleri halinde bu fıkra hükmünden yalnızca birisi yararlanır.”</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 2- Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 3- Bu Karar hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/yurt-disinda-gorevlendirileceklerin-ucretlerine-duzenleme</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/01/resmi-gazete-1.webp" type="image/jpeg" length="46539"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[1 sayılı CBK'da değişiklik yapıldı.]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/1-sayili-cbkda-degisiklik-yapildi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/1-sayili-cbkda-degisiklik-yapildi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Gençlik ve Spor Bakanlığının teşkilat yapısında önemli değişikliklere gidildi. Kararnameyle Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü kurulurken, denetim birimlerinin yapısı ve bazı görev alanları yeniden düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">GSB teşkilatında kapsamlı değişiklik: Yeni genel müdürlük kuruldu, 450 denetim kadrosu ihdas edildi</h1>

<p style="text-align:justify">Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Gençlik ve Spor Bakanlığının teşkilat yapısında önemli değişikliklere gidildi. Kararnameyle Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü kurulurken, 150 Gençlik ve Spor Denetmeni ile 300 Gençlik ve Spor Denetmen Yardımcısı kadrosu ihdas edildi.</p>

<p style="text-align:justify">20 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 198 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde değişiklik yapıldı. Düzenleme kapsamında Gençlik ve Spor Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatında önemli yapısal değişikliklere gidildi.</p>

<p style="text-align:justify">Kararnameyle Bakanlık bünyesinde Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü kuruldu. Yeni genel müdürlük; bilişim altyapısının geliştirilmesi, bilgi güvenliğinin sağlanması, elektronik belge ve elektronik imza uygulamalarının yürütülmesi, veri tabanlarının oluşturulması ve dijital dönüşüm çalışmalarının koordine edilmesi gibi görevleri yerine getirecek.</p>

<h3 style="text-align:justify">Rehberlik ve Denetim Başkanlığı'nın adı değişti</h3>

<p style="text-align:justify">Düzenlemeyle Bakanlık bünyesindeki Rehberlik ve Denetim Başkanlığının adı "Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı" olarak değiştirildi. Başkanlığın görev ve yetkileri yeniden düzenlenirken, taşra teşkilatındaki denetim faaliyetlerinin koordinasyonuna ilişkin yeni hükümler getirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Kararnamede ayrıca, mevcut Rehberlik ve Denetim Başkanı kadrosunda bulunanların herhangi bir işleme gerek kalmaksızın Rehberlik ve Teftiş Başkanı kadrosuna atanmış sayılacağı hüküm altına alındı.</p>

<h3 style="text-align:justify">450 yeni denetim kadrosu</h3>

<p style="text-align:justify">Kararnameyle Gençlik ve Spor Bakanlığı taşra teşkilatında görevlendirilmek üzere toplam 450 yeni denetim kadrosu ihdas edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">150 adet Gençlik ve Spor Denetmeni,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">300 adet Gençlik ve Spor Denetmen Yardımcısı</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">kadrosu oluşturuldu.</p>

<h3 style="text-align:justify">Spor turizmi görevi eklendi</h3>

<p style="text-align:justify">Düzenleme ile Bakanlığın görev alanı da genişletildi. Buna göre Bakanlık, spor turizminin geliştirilmesine yönelik düzenlemeler yapmak, tanıtım faaliyetleri yürütmek ve ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlamakla da görevli olacak.</p>

<h3 style="text-align:justify">Diğer kurumlarda da değişiklik yapıldı</h3>

<p style="text-align:justify">Aynı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının teşkilat yapısında da değişikliğe gidildi. Bu kapsamda "Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürlüğü" kadrosu kaldırılarak yerine "Nükleer Enerji Genel Müdürlüğü" kadrosu ihdas edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan Biyogüvenlik Kurulunun yapısına ilişkin bazı hükümler de yeniden düzenlendi.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.</p>

<p style="text-align:justify">CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ</p>

<p style="text-align:center">CUMHURBAŞKANLIĞI TEŞKİLATI HAKKINDA CUMHURBAŞKANLIĞI<br />
KARARNAMESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR<br />
CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ</p>

<p style="text-align:justify">Kararname Numarası: 198</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 1- 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı</p>

<p style="text-align:justify">Kararnamesinin 168 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “ve Uluslararası Projeler” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 2-1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 170 inci maddesinin başlığında ve birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “ve Uluslararası Projeler” ibareleri ile aynı fıkrada yer alan (d), (e), (f), (g), (ğ), (h), (ı), (i) ve 0 bentleri yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 3- 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 171 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bentler eklenmiş ve sonraki bent buna göre teselsül ettirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">“g) Bakanlığın görev alanına giren uluslararası projelerin hayata geçirilmesine ilişkin olarak gerekli iş ve işlemleri yürütmek, bu amaçla Bakanlığın ilgili hizmet birimleri ile bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak,</p>

<p style="text-align:justify">ğ) Bakanlığın görev alanına giren konularda, uluslararası işbirliklerine ve projelere yönelik ikili ve çok taraflı uluslararası anlaşma taslaklarım ve diğer belgeleri hazırlamak, bunların müzakere ve uygulama aşamalarında Bakanlık ile diğer kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak,</p>

<p style="text-align:justify">h) Uluslararası transit petrol ve doğal gaz geçiş projelerine ilişkin uluslararası anlaşmaların uygulanması için gerekli iş ve işlemleri yürütmek, bu amaçla kamu kurum ve kuruluşları ile yatırımcılar arasmda gerekli koordinasyonu sağlamak,”</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 4- 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 186 ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve sonraki bentler buna göre teselsül ettirilmiş, mevcut (ğ) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve mevcut (j) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">“ğ) Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü,”</p>

<p style="text-align:justify">“h) Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı,”</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 5- 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 192 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve sonraki bent buna göre teselsül ettirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">“ğ) Spor turizminin geliştirilmesine yönelik düzenlemeler yapmak, yurtiçi ve yurtdışmda tanıtımım yapmak veya yaptırmak; bu amaçla ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyonu sağlamak,”</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 6- 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 193/A maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">“Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 193/B- (1) Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri şunlardır:</p>

<p style="text-align:justify">a) Bakanlık projelerinin Bakanlık bilişim altyapısına uygun olarak tasarlanmasını ve uygulanmasını sağlamak, teknolojik gelişmeleri takip etmek, bilgi güvenliği ve güvenilirliği konusunun gerektirdiği önlemleri almak, politikaları ve ilkeleri belirlemek, kamu bilişim standartlarına uygun çözümler üretmek,</p>

<p style="text-align:justify">b) Bakanlık teşkilatı, bağlı ve ilgili kuruluşlar ve taşra teşkilatının bilgi işlem ve otomasyon ihtiyacını karşılamak ve işletimini sağlamak, Bakanlığın bilgi işlem hizmetlerini yürütmek,</p>

<p style="text-align:justify">c) Bakanlığın internet sayfaları, elektronik imza ve elektronik belge uygulamaları ile ilgili teknik çalışmaları yapmak,</p>

<p style="text-align:justify">ç) Bakanlık hizmetleriyle ilgili bilgileri toplamak ve ilgili birimlerle işbirliği içinde veri tabanları oluşturmak,</p>

<p style="text-align:justify">d) Bakanlığın mevcut bilişim altyapısının kurulumu, bakımı, ikmali, geliştirilmesi ve güncellenmesi ile ilgili işleri yürütmek, haberleşme güvenliğini sağlamak ve bu konularda görev üstlenen personelin bilgi teknolojilerindeki gelişmelere paralel olarak düzenli şekilde hizmet içi eğitim almalarım sağlamak,</p>

<p style="text-align:justify">e) Bakan tarafından verilen diğer görevleri yapmak.”</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 7- 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 194 üncü maddesinin başlığında ve birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Denetim” ibareleri “Teftiş” şeklinde değiştirilmiş, aym cümlede yer alan “üzerine” ibaresinden sonra gelmek üzere “Bakan adına” ibaresi eklenmiş, aym fıkranın (ç) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve sonraki bent buna göre teselsül ettirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">“d) Taşra teşkilatındaki denetim birimlerinin faaliyetlerinin koordinasyonu ile denetim hizmetlerinin bütünlüğünü sağlamak,”</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 8-1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 198 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 9-1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin mülga 208 inci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">“Denetmen istihdamı</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 208- (1) Bakanlık taşra teşkilatında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 24 üncü maddesi uyarınca Gençlik ve Spor Denetmeni ve Gençlik ve Spor Denetmen Yardımcısı istihdam edilebilir.”</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 10- 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmmm Yedinci Bölümüne aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">“GEÇİCİ MADDE 1- (1) Rehberlik ve Denetim Başkanı kadrosunda bulunan personel Rehberlik ve Teftiş Başkam kadrosuna atanmış sayılır.”</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 11- 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 521 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ile Uluslararası İşgücü Danışma Kurulunun” ibaresi Uluslararası İşgücü Danışma Kurulu ile Biyogüvenlik Kurulunun” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 12- 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 522 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">“j) Biyogüvenlik Kurulu; 18/3/2010 tarihli ve 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu ve İlgili diğer mevzuatta Biyogüvenlik Kuruluna verilen görevleri yürütmekle görevli olup Tarım ve Orman Bakanlığından en az genel müdür düzeyinde iki üye ve ilgili alanda temayüz etmiş kamu görevlileri arasından anılan Bakanlıkça belirlenen iki üye ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığından en az genel müdür düzeyinde birer üye olmak üzere toplam dokuz üyeden oluşur. Kurul, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde kurulmuştur. Kurul, üyeleri arasından bir üyeyi Başkan olarak seçer ve Başkanın çağrısı üzerine toplanır. Kurul üyelerinin görev süresi, göreve başladıkları tarihten itibaren dört yıldır ve üyelik en fazla iki dönem yapılabilir. Kurulun sekretaryası, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür.”</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 13- Ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar iptal edilerek 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin eki (I) sayılı Cetvelin ilgili bölümlerinden çıkarılmış ve ekli (2) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin eki (I) sayılı Cetvelin ilgili bölümlerine eklenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 14- Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 15- Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.</p>

<p style="text-align:right">19 Haziran 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN</p>

<p style="text-align:right">CUMHURBAŞKANI</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">(1) SAYILI LİSTE</p>

<p style="text-align:justify">KURUMU : ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI TEŞKİLATI : MERKEZ</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="4" valign="top" width="439">
   <p style="text-align:justify">İPTAL EDİLEN KADRONUN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="48">
   <p style="text-align:justify">SINIFI</p>
   </td>
   <td valign="top" width="267">
   <p style="text-align:justify">ÜNVANI</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p style="text-align:justify">DERECESİ</p>
   </td>
   <td valign="top" width="55">
   <p style="text-align:justify">ADEDİ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="48">
   <p style="text-align:justify">GİH</p>
   </td>
   <td valign="top" width="267">
   <p style="text-align:justify">Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürü</p>
   </td>
   <td width="70">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
   <td width="55">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="3" width="385">
   <p style="text-align:justify">TOPLAM</p>
   </td>
   <td width="55">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">KURUMU : GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI TEŞKİLATI : MERKEZ</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="4" valign="top" width="439">
   <p style="text-align:justify">İPTAL EDİLEN KADROLARIN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="48">
   <p style="text-align:justify">SINIFI</p>
   </td>
   <td valign="top" width="267">
   <p style="text-align:justify">ÜNVANI</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p style="text-align:justify">DERECESİ</p>
   </td>
   <td valign="top" width="55">
   <p style="text-align:justify">ADEDİ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="48">
   <p style="text-align:justify">GİH</p>
   </td>
   <td valign="top" width="267">
   <p style="text-align:justify">Rehberlik ve Denetim Başkanı</p>
   </td>
   <td width="70">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
   <td width="55">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="48">
   <p style="text-align:justify">GİH</p>
   </td>
   <td valign="top" width="267">
   <p style="text-align:justify">Bilgi İşlem Dairesi Başkanı</p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="70">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="55">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="3" width="385">
   <p style="text-align:justify">TOPLAM</p>
   </td>
   <td width="55">
   <p style="text-align:justify">2</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top">
   <p style="text-align:justify">(2) SAYILI LİSTE</p>

   <p style="text-align:justify"></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify">KURUMU : ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI TEŞKİLATI : MERKEZ</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="4" valign="top" width="439">
   <p style="text-align:justify">İHDAS EDİLEN KADRONUN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="48">
   <p style="text-align:justify">SINIFI</p>
   </td>
   <td valign="top" width="267">
   <p style="text-align:justify">ÜNVANI</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p style="text-align:justify">DERECESİ</p>
   </td>
   <td valign="top" width="55">
   <p style="text-align:justify">ADEDİ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="48">
   <p style="text-align:justify">GİH</p>
   </td>
   <td valign="top" width="267">
   <p style="text-align:justify">Nükleer Enerji Genel Müdürü</p>
   </td>
   <td width="70">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
   <td width="55">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="3" width="385">
   <p style="text-align:justify">TOPLAM</p>
   </td>
   <td width="55">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">KURUMU : GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI TEŞKİLATI : MERKEZ</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="4" valign="top" width="440">
   <p style="text-align:justify">İHDAS EDİLEN KADROLARIN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="48">
   <p style="text-align:justify">SINIFI</p>
   </td>
   <td valign="top" width="267">
   <p style="text-align:justify">ÜNVANI</p>
   </td>
   <td valign="top" width="70">
   <p style="text-align:justify">DERECESİ</p>
   </td>
   <td valign="top" width="55">
   <p style="text-align:justify">ADEDİ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="48">
   <p style="text-align:justify">GİH</p>
   </td>
   <td valign="top" width="267">
   <p style="text-align:justify">Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü</p>
   </td>
   <td width="70">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
   <td width="55">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="48">
   <p style="text-align:justify">GİH</p>
   </td>
   <td valign="top" width="267">
   <p style="text-align:justify">Rehberlik ve Teftiş Başkanı</p>
   </td>
   <td width="70">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
   <td width="55">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="48">
   <p style="text-align:justify">GİH</p>
   </td>
   <td valign="top" width="267">
   <p style="text-align:justify">Daire Başkam</p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="70">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
   <td valign="top" width="55">
   <p style="text-align:justify">4</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="3" width="385">
   <p style="text-align:justify">TOPLAM</p>
   </td>
   <td width="55">
   <p style="text-align:justify">6</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">KURUMU : GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI</p>

<p style="text-align:justify">TEŞKİLATI : TAŞRA</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="4" valign="top" width="447">
   <p style="text-align:justify">İHDAS EDİLEN KADROLARIN</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="49">
   <p style="text-align:justify">SINIFI</p>
   </td>
   <td valign="top" width="271">
   <p style="text-align:justify">ÜNVANI</p>
   </td>
   <td valign="top" width="71">
   <p style="text-align:justify">DERECESİ</p>
   </td>
   <td valign="top" width="56">
   <p style="text-align:justify">ADEDİ</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="49">
   <p style="text-align:justify">GİH</p>
   </td>
   <td valign="top" width="271">
   <p style="text-align:justify">Gençlik ve Spor Denetmeni</p>
   </td>
   <td valign="bottom" width="71">
   <p style="text-align:justify">6</p>
   </td>
   <td valign="top" width="56">
   <p style="text-align:justify">150</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td valign="top" width="49">
   <p style="text-align:justify">GÎH</p>
   </td>
   <td valign="top" width="271">
   <p style="text-align:justify">Gençlik ve Spor Denetmen Yardımcısı</p>
   </td>
   <td valign="top" width="71">
   <p style="text-align:justify">7</p>
   </td>
   <td valign="top" width="56">
   <p style="text-align:justify">300</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="3" valign="top" width="391">
   <p style="text-align:justify">TOPLAM</p>
   </td>
   <td valign="top" width="56">
   <p style="text-align:justify">450</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/1-sayili-cbkda-degisiklik-yapildi-2</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 07:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/06/image-20260613114517-1.jpeg" type="image/jpeg" length="72536"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memurun  Yol İzni Hakkında Bilinmesi Gerekenler]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/memurun-yol-izni-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/memurun-yol-izni-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memurun  Yol İzni Hakkında Bilinmesi Gerekenler, memur yıllık izinde nasıl yol izni alır, memurun yol izin hakkı kaç gündür, yol izninde amirin takdir hakkı varmı, yıllık izinde yol izni nasıl alınır]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><strong><span><span>Memurun  Yol İzni Hakkında Bilinmesi Gerekenler</span></span></strong></h3>

<p style="text-align:justify"><span><span>Devlet Memurları Kanununda yer alan ve memurların yıllık izinlerini kullanırken kullanabileceği izinlerden biriside DMK nın 102. maddesinde yer alan yol izni hakkıdır.Memurların yol iznini hangi durumlarda kullanabileceği,yol izninin gelecek yıla devir edip etmeyeceği,yol izninin verilmesinin zorunlu olup olmadığı v.b durumları yazımızda açıklamaya çalışacağız.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Memurun 1 Yılda Kullanabileceği Yol İzin Hakkı Kaç Gündür?</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>657 sayılı kanunun 102.maddesinde memurların hizmet sürelerine göre 20 ve 30 gün yıllık izin hakkından bahsedildikten sonra bu sürelere zorunlu hallerde  bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebileceği hükmüne yer verilmiştir.Kanun maddesinde gidiş ve dönüş için öngörülen 2 şer günlük izinler memurun her izine ayrılmasında verilecek bir izin olmayıp  yılda memur iznini 3-4 parça halinde kullansa bile toplam kullanılabilecek olan yol izni <strong>4 günü</strong> geçemeyecektir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Memura Yol İzni Vermede Amirin Takdir  Hakkı Varmı ?</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yol iznine ilişkin düzenlemeye baktığımızda 657 sayılı yasanın 102 . maddesinde yol izni "Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir." şeklinde tanımlanmıştır.Kanun maddesinde zorunlu hallerde eklenebilir denmek suretiyle izin vermeye yetkili amire takdir hakkı tanındığı görülmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Amirler Hangi Durumlarda Memura  Yol İzni Verebilir?</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Memura verilebilecek olan yol iznine ilişkin  62 Seri No'lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğin "A - Yıllık<br />
İzinler" başlıklı bölümün 3 numaralı sırasında, ''Yasanın 102 nci maddesinde, zorunlu durumlarda memurlara yıllık izinlerine ek olarak gidiş ve dönüş için en çok dört gün izin verilebileceği öngörülmüştür. Bu iznin, bulundukları belediye ve köy sınırları dışında izinlerini geçiren memurlara, çok zorunlu ve çok ender durumlarda yetkili amirin gerek ve uygun görmesi halinde kullandırılması doğru olacaktır.'' hükmü yer almaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili açıklamaya göre memurun yol izni kullanması için iznini kullanacağı yere belli bir süre yolculuk sonunda ulaşacak olması gerektiği anlaşılmaktadır.Amirlerde memurun izne giderken yolda geçireceği sürelere göre bu izni verebilirler.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Memur Yol İzni Parça Parça Kullanılabilir mi?</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Memurlar yıl içinde gerek bir defada gerekse parçalı olarak yıllık izinlerini kullanırken gidiş ve dönüş için kullanabileceği ikişer günlük yol izninin bir defada gidiş için iki gün ve dönüş için iki gün toplam dört gün olarak kullanılabileceği gibi ilk alınan yıllık izinde gidiş ve dönüş için birer gün daha sonra alınan yıllık izinde gidiş ve dönüş için birer gün veya sadece gidişte ya da dönüşte ikişer gün gibi farklı alternatiflerin kullanılması izin vermeye yetkili amirin onay vermesi halinde mümkündür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Memurun Kullanmadığı Yol İzinleri Ertesi Yıla Devreder mi?</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Memura verilecek olan yol izinleri amirlerin takdiri sonucunda verilebilen bir izin olduğundan yıl içinde izin yerine giderken yolda geçecek süreler için  amirin izni ile kullanılması mümkün iken amirin izin vermemesi veya memurun yol izni talebinde bulunmaması hallerinde bu iznin ertesi yıla devretmesi mümkün değildir.</span></span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İZİNLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/memurun-yol-izni-hakkinda-bilinmesi-gerekenler-1</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2017/07/travel-778338_640-1.jpg" type="image/jpeg" length="34225"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Telefon Dinleme Kayıtlarıyla Disiplin Cezası Verilebilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/telefon-dinleme-kayitlariyla-disiplin-cezasi-verilebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/telefon-dinleme-kayitlariyla-disiplin-cezasi-verilebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Telefon Dinleme Kayıtlarıyla Disiplin Cezası Verilebilir mi?,  Disiplin soruşturması ve yargılaması, ceza soruşturması ve kavuşturmasından bağımsız ve ayrı oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Telefon Dinleme Kayıtlarıyla Disiplin Cezası Verilebilir mi?</span></span></strong></h1>

<h1 style="text-align:justify"></h1>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>- </strong>Disiplin soruşturması ve yargılaması, ceza soruşturması ve kavuşturmasından bağımsız ve ayrı olduğundan, ceza soruşturması ve kovuşturmasında kullanılamayan veya kullanılmayan bir kısım delillerin disiplin soruşturması ve yargılaması sırasında kullanılmasında hukuka aykırı bir durum olmadığı gibi, disiplin hukukunda kimi durumlarda kanaatin yeterli olması nedeniyle, bunu yasaklayan bir düzenlemeye de yer verilmediği,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>-</strong>Bu durumda, dosyada yer alan telefon tapelerindeki ifadelerin incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, tesadüfen elde edilen delillerin disiplin hukuku yönünden kullanılma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu meslekten çıkarma işleminin iptaline karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında karar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><br />
<span><span>T.C.<br />
<br />
DANIŞTAY<br />
İdari Dava Daireleri Kurulu<br />
<br />
Esas    No:  2016/2461 Karar No: 2017/1672<br />
<br />
...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Dosyanın incelenmesinden, ulusal basında davacıyı da ilgilendiren bir takım haberlerin yer alması sonrasında ..... Bakanlığının .......... tarihli oluruyla konunun soruşturulmasının istendiği, başlatılan soruşturmada, öncelikle ..........de bulunan 2006/2215 soruşturma sayılı dosyasının ele alındığı, bu soruşturmada davacı dışındaki üçüncü kişiler hakkında yasal yollarla yürütülen telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında davacının dinlemeye takıldığının belirlendiği, davacıyla ilgili ses kayıtlarının çözümlerinden oluşan tapelerin incelendiği, konuyla ilgili ............ gibi pek çok kamu görevlisinin yanında davacının gayri ahlaki birliktelik yaşadığı iddia edilen birçok kadının da ifadesine başvurulduğu, davacıyla sözü edilen kadınlar arasındaki telefon görüşme kayıdarının (HTS Raporları) elde edilerek incelendiği, davacının yurt içi ve yurt dışı uçuş bilgilerinin de soruşturma kapsamına dahil edildiği görülmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Davada, yürütülen soruşturma sonucunda davacının, Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 250. maddesi ile yetkili ...... Ağır Ceza Mahkemesinin E:2007/.... sayılı dosyasında “silahlı suç örgütü kurmak ve yöneticiliğini yapmak, 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet, resmi evrakta sahtecilik, örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçlarından hakkında 30/07/2007 tarihinde kamu davası açılan, daha önce de ......'da birçok uyuşturucu olayında ismi geçen ve bu ülkede uyuşturucu satışı yapan cafe shopları bulunan ....... ile yine CMK’nun 250. maddesi ile yetkili kılınan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı vekilliğinin 2006/...7 sayılı soruşturma dosyasında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/.....sayılı soruşturma dosyasında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarının şüphelisi avukat ...... adlı kişilerle illegal ve gayri ahlaki “Konsey” adı verilen bir oluşum içerisine girmek, “Konsey” üyesi kişilerden kadın temin etmelerini istemek, bu konuda ısrarlı ve müdavim olmak; bu kişilerin temin ettiği, bazen de anılan kişilere kendisinin bulduğu birçok kadınla grup halinde ya da tek başına ...partileri düzenlemek; bu kişilerin bir kısım adli işlerini takip etmek, bahsi geçenlerin kendi işlerinde mesleki sıfat ve konumunu kullanmalarına müsaade etmek, adı geçen kişilerle yaptığı telefon görüşmelerinde kendisine uygunsuz kelimelerle hitap edilmesine izin vermek, kendisinin de bu kişilerle uygunsuz kelimelerle konuşmalar yapmak, evli ve iki çocuk babası olmasına karşın, eşinden boşanıp yeniden evleneceğini vaat ederek kadınlarla ilişkiye girebilmek hususunda mesleğinin itibarını da kullanmak suretiyle çeşitli zamanlarda veya aynı dönemlerde birçok kadınla ilişki kurmak fiillerini işlemek suretiyle uzunca bir süreden beri devam eden iş takibi, menfaat ya da gayri ahlaki ilişki kurarak kusurlu veya uygunsuz hareket veya ilişkiler içerisinde bulunarak mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozduğu, mesleğe olan genel saygı ve güveni yitirdiği; bunun yanı sıra davacının, örgütlü olarak uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını bilmesine rağmen ... ile ilişkisini bitirmediği gibi, alacaklısı olduğu senedi adı geçene vererek, onun örgütsel bağlantılarından ve bu şekilde senedin borçlusu üzerinde yaratacağı etkiden yararlanmaya çalışmak; masraflarını karşılayan bu şahıslarla birçok kez yurt dışına gitmek suretiyle de mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkiler içerisinde olduğu tespit edilerek, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinin son fıkrasındaki "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarım bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmü gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Uyuşmazlıkta, telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi esnasında elde edilen suç delillerinin, hakkında dinleme kararı bulunmayan üçüncü şahısların (kamu görevlilerinin) idari bir suç işlediğine ilişkin bilgiler içermesi halinde, bu kişilerle ilgili olarak yapılan disiplin soruşturması ve idari yargılama sürecinde kullanılıp kullanılamayacağı hususu önem arz etmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu hususun açıklığa kavuşturulabilmesi için, disiplin hukuku ile ceza hukuku kavram ve kuralları arasındaki farklılıkların ortaya konulması gerekmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Disiplin cezaları; kamu hizmeti, kamu görevi ve görevlileriyle ilgili bir ceza türüdür. Önceden saptanan hukuk kurallarına aykırı düşen bütün davranışları önlemek, engellemek için zorlayıcı özellikte olan birer yaptırımdır. Disiplin cezaları bu yönlerinden bakımından, ceza yasalarında, suçlara karşı uygulanmak üzere konulan cezalara benzer. Ancak, disiplin cezaları ile suçlar için konulan cezalar arasında köklü ayrımlar vardır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu ayrımların başında; disiplini bozan eylem ya da işlemlerin her zaman Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmemesi gelir. Disiplin kuralları, kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla sadece kamu görevlileri için uygulanan kurallardır. Disiplini bozan davranışlar dolayısıyla da bir ceza uygulanmaktadır. Ama bu cezanın, suç için uygulanan ceza ile herhangi bir benzerliği yoktur. Türk Ceza Kanununun cezalandırdığı eylem, suçtur. Yasada cezası gösterilmeyen eylem suç değildir. Benzetme yolu ile bir eyleme suç niteliği yüklenemez.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Öte yandan; suç işleyenin cezasını, işlenen suçun ağırlığına göre hakim veya mahkeme verir. Disiplin cezasını ise, memurun bağlı olduğu idarenin yasaca yetkili kılınan disiplin amirleri ya da kurulları verir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Diğer taraftan; disiplin cezalan sadece kamu görevlisini ilgilendirir. Bu ceza kamu görevlisinin meslek haklarını etkiler, meslek yaşamı için önem taşır. Suç için uygulanan cezalar ise, doğrudan doğruya toplum düzenine, genel olarak toplumun dirliğine karşı çıkanlara uygulanan yaptırımlardır. Bu cezalar, hüküm giyen kişinin özgürlüğü, kişiliği, yaşamı, toplumsal durumu, kişiliğine bağlı hakları ve malları bakımından etkilidir.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Disiplin cezaları ile adli cezalar arasındaki bir diğer fark ise; suç işleyen kişiye sadece Ceza Kanununda yazılı ceza verilirken, memur işlediği suçtan dolayı Ceza Kanununa göre mahkum edilmekle birlikte, ayrıca ikinci bir cezaya, disiplin cezasına muhatap olabilmektedir. Bunun sonucu olarak; bir memurun, belli bir fiili nedeniyle Ceza Kanunu kapsamında suçluluk durumundan kurtulması, onun disiplin soruşturmasına tabi tutulmasını engellemez.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Diğer bir fark ise, suçun cezalandırılması işlemi bir yargı kararı niteliğinde iken, disiplin cezasının yargısal bir karar değil, yönetsel bir işlem özelliğinde olmasıdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Tüm bu değerlendirmeler ışığında, ceza uygulaması ile disiplin uygulaması arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçlar bakımından temel nitelikte farklılıklar mevcut olduğu açıktır. Bu sebeple kanun koyucu, ceza uygulaması ile disiplin uygulamasını iki ayrı ve farklı alan olarak görmekte ve bunların birbirini etkilemesini önleyici nitelikte bir düzenleme olan 657 sayılı Kanunun 131. maddesindeki düzenlemeye yer vermiş bulunmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, disiplin soruşturması ve yargılaması, ceza soruşturma ve kovuşturmasından bağımsız ve ayrıdır. Bu nedenle, ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında kullanılamayan veya kullanılmayan bir kısım delillerin disiplin soruşturması ve yargılaması sırasında kullanılmasında hukuka aykırı bir durum olmadığı gibi, disiplin hukukunda kimi durumlarda kanaatin yeterli olması nedeniyle, bunu yasaklayan bir düzenlemeye de yer verilmemiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu durumda;  dosyada yer alan telefon tapelerindeki ifadelerin incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, tesadüfen elde edilen delillerin disiplin hukuku yönünden kullanılma olanağı bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Nitekim; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/07/2007 günlü, E:2007/5.MD-23, K:2007/167 sayılı kararıyla onanarak kesinleşen Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 14/04/2006 günlü, 6-4 sayılı kararında; hukuka aykırı elde edilmiş deliller olan iletişim tespit tutanakları, Anayasanın 38/6, 20. maddeleri, Ceza Genel Kurulu kararları, AİHS'nin 6. ve 8. maddeleri gereğince hükme esas alınmayarak bu nedenlerle hakkında beraat hükmü kurulan Cumhuriyet Savcısının, bütün bunlara rağmen bir yargı mensubuna yakışmayacak şekilde bir suç örgütü liderinin avukatı ile telefonda hemşehrilik sıfatına dayanarak, görevinin gereklerine uygun olarak yaptığı soruşturma sonucunda açacağı dava ile ilgili görüşmesinin şüpheyi mucip saklanmaya çalışılan menfaatlerden dolayı 2802 sayılı Kanunun 87. maddesi gereğince disiplin suçu yönüyle değerlendirilmesi için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun takdirine sunulmasının gerekli görüldüğü gerekçesine yer verilmek suretiyle, tesadüfen elde edilen delillerin disiplin soruşturmasında dikkate alınacağı kabul edilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><br />
<span><span>Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne...</span></span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/telefon-dinleme-kayitlariyla-disiplin-cezasi-verilebilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2018/06/headphones-690685_6401.jpg" type="image/jpeg" length="11760"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Daire Başkanlığından Alınan Memurun  Eski Görevine  Atanması]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/daire-baskanligindan-alinan-memurun-eski-gorevine-atanmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/daire-baskanligindan-alinan-memurun-eski-gorevine-atanmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; idarenin, davacıyı daire başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunda tereddüt bulunmamaktadır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify">Daire Başkanlığından Alınan Memurun Eski Görevine Atanması</h3>

<p style="text-align:justify">Bilgisayar İşletmeni olarak görev yapmakta ilen Daire Başkanı olarak atanan memurun daha sonra daire başkanlığından alınarak eski görevine iade edilmesi hususu ile alakalı olarak açılan davada Danıştay idarenin takdir yetkisine atıfta bulunarak daire başkanının eski görevine atanması ile ilgili işlemi hukuka uygun bulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY</p>

<p style="text-align:justify">İKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No: 2025/4183</p>

<p style="text-align:justify">Karar No: 2025/5707</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU:</p>

<p style="text-align:justify">... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ:</p>

<p style="text-align:justify">Dava Konusu İstem:</p>

<p style="text-align:justify">Dava; davacının, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki ... Genel Müdürlüğü emrinde "..." olarak görev yapmakta iken, Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü emrinde "..." kadrosuna atanmasına dair ... günlü, ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:</p>

<p style="text-align:justify">... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu olayda, davalı idarece davaya konu atama işleminin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ek 37'nci maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi uyarınca idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında tesis edildiğinin belirtildiği, ancak daire başkanlığı kadrosunun hiyerarşik olarak altında olan kadrolarda görev yaparak daire başkanlığı kadrosuna atanan davacı hakkında görevinde başarısız olduğuna ilişkin bir tespit veya görevden alınmasını gerektirecek bir durum bulunduğuna dair davalı idarece herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı, bu durumda, dava dosyasında mevcut olan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde, personelinin, görevinin ve görev yerinin değiştirilmesi hususunda takdir yetkisi bulunan davalı idarece, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanıldığı yönünde herhangi somut bilgi ve belgenin işbu dava dosyasına sunulmadığı anlaşıldığından; davacının, daire başkanlığı kadrosundan alınarak araştırmacı kadrosuna atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:</p>

<p style="text-align:justify">... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:</p>

<p style="text-align:justify">Davalı idare tarafından; üst düzey yönetici atamalarında, idarenin geniş takdir yetkisinin bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:</p>

<p style="text-align:justify">Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">İNCELEME VE GEREKÇE:</p>

<p style="text-align:justify">MADDİ OLAY:</p>

<p style="text-align:justify">Dava dosyasının incelenmesinden, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği İdari Hizmetler Başkanlığında 29/01/2010 tarihinde memur (...) olarak göreve başlayan davacının, 28/02/2022 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Personel Daire Başkanlığı emrinde bilgisayar işletmeni kadrosuna atandığı, 03/03/2022 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Merkezi ..., yine aynı gün Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğüne ... olarak atandığı, 28/03/2022 tarihinde ise aynı Genel Müdürlük emrinde Daire Başkanı kadrosuna atandığı, ... günlü, ... sayılı dava konusu işlem ile de daire başkanlığı görevinden alınarak Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü emrinde "..." kadrosuna atanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">İLGİLİ MEVZUAT:</p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında, "Kurumlar görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda aktarılan mevzuat hükmü ile memurların atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşik yargı içtihatlarıyla kabul edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; idarenin, davacıyı daire başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunda tereddüt bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu bağlamda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve/veya belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU:</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,</p>

<p style="text-align:justify">2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,</p>

<p style="text-align:justify">4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>PERSONEL MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/daire-baskanligindan-alinan-memurun-eski-gorevine-atanmasi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/05/danistay.jpg" type="image/jpeg" length="72647"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Danıştay: İşi Bırakan Yükleniciye İhtar Şartı Yok]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-isi-birakan-yukleniciye-ihtar-sarti-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-isi-birakan-yukleniciye-ihtar-sarti-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 13. Dairesi, kamu ihale sözleşmesini tek taraflı feshederek hizmeti durduran şirket hakkında, idarenin ayrıca 10 günlük ihtar vermeden ihalelerden yasaklama kararı alabileceğine hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay'dan İhalelerde Yasaklama Kararı: Her Durumda İhtar Şartı Aranmaz</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay 13. Dairesi, kamu ihale sözleşmesini tek taraflı feshederek işi bırakan yüklenici hakkında, idarenin ayrıca 10 günlük ihtar vermeden ihalelerden yasaklama işlemi tesis edebileceğine hükmetti.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 13. Dairesi, kamu ihale sözleşmelerinin feshi ve ihalelerden yasaklama süreçlerine ilişkin önemli bir karara imza attı. Kararda, sözleşmeyi tek taraflı olarak fesheden ve çalışanlarını iş sahasından çeken yüklenici hakkında, idarenin ayrıca 10 günlük ihtar süresi vermeden doğrudan yasaklama işlemi uygulayabileceği belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlık, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti Alımı” ihalesinden kaynaklandı. İhaleyi kazanan şirket, hak ediş ödemelerinin zamanında yapılmadığını ileri sürerek noter aracılığıyla sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini idareye bildirdi ve hizmet sunumunu durdurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bunun üzerine idare, şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini değerlendirerek teminatın irat kaydedilmesi ve kamu ihalelerinden yasaklanması yönünde işlem tesis etti. Şirket ise, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu uyarınca kendisine en az 10 gün süreli ihtar yapılmadan yasaklama kararı alınamayacağını ileri sürerek dava açtı.</p>

<p style="text-align:justify">İlk derece mahkemesi ile Bölge İdare Mahkemesi şirketi haklı buldu ve ihtar yapılmadan tesis edilen yasaklama işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak Danıştay 13. Dairesi, sözleşmenin yüklenicinin fesih iradesinin idareye ulaştığı anda sona erdiğini vurgulayarak farklı bir değerlendirme yaptı. Kararda, artık hukuken sona ermiş bir sözleşmenin yerine getirilmesi için yükleniciye ihtar gönderilmesinin anlamsız hale geldiği, yüklenicinin işi sürdürme iradesinin de bulunmadığının açık olduğu ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle, sözleşmenin tek taraflı feshedilmesi ve hizmetin fiilen durdurulması karşısında, 4735 sayılı Kanun'da öngörülen 10 günlük ihtar şartının oluşmadığı sonucuna ulaşıldı. Danıştay, idarenin doğrudan yasaklama işlemi tesis etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek Bölge İdare Mahkemesi kararını bozdu.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, özellikle kamu ihale sözleşmelerinde yüklenicinin işi bırakması veya sözleşmeyi tek taraflı sona erdirmesi halinde uygulanacak yaptırımlar bakımından emsal nitelik taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">D A N I Ş T A Y<br />
ONÜÇÜNCÜ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No : 2024/319<br />
Karar No : 2024/1958</p>

<p style="text-align:justify">Özeti : Taraflar arasında 09/05/2022 tarihinde akdedilen sözleşmenin, yüklenicinin 01/02/2023 tarihli fesih iradesinin idareye ulaştığı anda sona ereceği, idarenin yahut yüklenicinin tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih iradesini karşı tarafa ilettiği durumlarda, diğer tarafın tekrar sözleşmenin feshine yönelik bir işlem yapmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla, sona ermiş ve hukuk aleminden silinmiş bir sözleşmenin icrası hukuken mümkün olmadığından, sözleşmede belirtilen yükümlülüklere uygun davranmaya davet niteliğindeki bir ihtarın da batıl ve anlamsız kalacağının açık olduğu, öte yandan, sözleşmenin feshine yönelik irade beyanı ve çalışanların iş sahasından çekilmesi sebebiyle davacının işi gerçekleştirme iradesinin de bulunmadığı dikkate alındığında, 4375 sayılı Kanun'un 20/a maddesinde belirtilen en az 10 (on) gün süreli ihtar yapılmasını gerektiren şartların oluşmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin ihtar yapmaksızın doğrudan tesis ettiği dava konusu yasaklama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı hakkında.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- Çevre, Şehircilik ve İklim</p>

<p style="text-align:justify">Değişikliği Bakanlığı</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">2- Samsun Büyükşehir Belediyesi</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İş Sağlığı ve Güvenliği Çevre</p>

<p style="text-align:justify">Eğitim Danışmanlık Ticaret Ltd. Şti.</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 19/12/2023 tarih ve E:2023/3014, K:2023/3203 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p style="text-align:justify">Dava Konusu İstem : Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından 14/04/2022 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen "İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti Alımı" işi ihalesi uhdesinde kalan davacı şirketin, mücbir sebepler dışında ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 25. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 26. maddesi uyarınca 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 25/03/2023 tarih ve 32143 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan işlemin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Ankara 4. İdare Mahkemesince verilen 04/10/2023 tarih ve E:2023/590, K:2023/1680 sayılı kararda; davacı şirketçe sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği belirtilerek işi terk iradesi gösterilmiş ise de, netice itibarıyla dava konusu yasaklama kararı "ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmemek" fiiline dayandırıldığından söz konusu işe ilişkin olarak taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca davacı şirkete sözleşmeye uygun olarak işin bitirilmesi için en az 10 (on) gün süre verilmesi ve bu hususların da usulüne uygun olarak bildirilmesinin gerektiği;</p>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlıkta, davacı şirketçe Samsun 4. Noterliği aracılığıyla gönderilen 01/02/2023 tarihli ihtarname ile hak edişlerin zamanında ödenmediği belirtilerek sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, davacı şirketin fesih bildirimi üzerine davalı idarece feshin uygun bulunmayarak bu durumun sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğinin tespiti niteliği taşıdığı değerlendirmesi yapılmak suretiyle doğrudan yasaklama işlemlerinin başlatıldığı;</p>

<p style="text-align:justify">Bu durumda, davacı şirketin fesih bildiriminin uygun bulunmaması üzerine söz konusu işe ilişkin olarak taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince davacı şirkete sözleşmeye uygun olarak işi tamamlaması için en az 10 (on) gün süre verilmesi ve bu hususların da davacı şirkete usulüne uygun olarak bildirilmesi gerekirken, davacının fesih bildiriminde bulunması üzerine 4735 sayılı Kanun’un 25/f bendinde belirtilen fiilin işlendiğinden bahisle davacı şirketin 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, davacı şirket tarafından sözleşmede belirtilen yükümlülüklere uyulmadığı, sözleşmenin 01/02/2023 tarihinde tek taraflı feshedildiği, bu şekilde ihale konusu işin yapılmayacağına yönelik irade ortaya koyulduğundan, ihtar yapılmaksızın yasaklama işleminin tesis edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından,</p>

<p style="text-align:justify">dilekçelerinde ileri sürülen hususların Mahkemece dikkate alınmadığı, yalnızca 4735 sayılı Kanun'un 20/a maddesine belirtilen ihtar yükümlülüğünden bahisle hüküm kurulduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ AHMET HAMİDİ'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">İNCELEME VE GEREKÇE :</p>

<p style="text-align:justify">ESAS YÖNÜNDEN :</p>

<p style="text-align:justify">MADDİ OLAY :</p>

<p style="text-align:justify">Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen "İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti Alımı" işi ihalesi davacı şirket üzerinde bırakılmış ve 09/05/2022 tarihinde taraflar arasında sözleşme imzalanmıştır. 01/06/2022 tarihinde işe başlanılmasının akabinde, davacı şirket tarafından 05/01/2023 tarihinde idareye başvuru yapılarak fiyat farkı ödenmesi talep edilmiş, söz konusu talep 20/01/2023 tarihli işlemle reddedilmiştir. İzleyen süreçte, davacı şirketçe Samsun 4. Noterliği aracılığıyla gönderilen 01/02/2023 tarihli ihtarname ile hak edişlerin zamanında ödenmediği gerekçesiyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği bildirilmiş, eş zamanlı olarak iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi ve diğer sağlık personeli işten çekilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Davalı idarece 24/02/2023 tarih ve 160571 sayılı yazı ile davacıdan hakediş evrakının imzalanarak gönderilmesi istenilmiş; Hukuk Müşavirliği'nin görüş yazısı üzerine aynı tarih ve 160812 sayılı yazı ile de, Belediyenin temerrüde düşmemesi nedeniyle şirket tarafından yapılan feshin hukuka aykırı olduğu, fesih bildirimi içeren ihtarnamenin şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğinin tespiti niteliğinde olduğu, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 25. maddesinin (f) bendinde "Mücbir sebepler dışında, ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmemek" fiilinin yasak fiil ve davranışlar arasında sayıldığı ve şirket hakkında aynı Kanun'un 26. maddesi uyarınca yasaklama kararına ilişkin işlemlerin başlatılacağı hususları davacıya bildirilmiş, ardından 28/02/2023 tarihli işlem ile davacı hakkında teminatın irat kaydedilmesi ve kamu ihalelerinden yasaklama işlemleri başlatılmış, 25/03/2023 tarih ve 32143 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararla davacı şirketin 4735 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca 1 (bir) yıl süreyle tüm kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına karar verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İLGİLİ MEVZUAT :</p>

<p style="text-align:justify">4735 sayılı Kanun'un "İlkeler" başlıklı 4. maddesinde, "... Bu Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin tarafları, sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. ... Kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensip göz önünde bulundurulur."; "Yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi" başlıklı 19. maddesinde, "Sözleşme yapıldıktan sonra mücbir sebep halleri dışında yüklenicinin mali acz içinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak bildirmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir."; "İdarenin sözleşmeyi feshetmesi" başlıklı 20. maddesinde, "Aşağıda belirtilen hallerde idare sözleşmeyi fesheder: a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi, b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25'inci maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir."; "Sözleşmenin feshine ilişkin düzenlemeler" başlıklı 22. maddesinde, "19'uncu maddeye göre yüklenicinin fesih talebinin idareye intikali, 20'nci maddenin (a) bendine göre belirlenen sürenin bitimi, 20'nci maddenin (b) bendi ile 21'inci maddeye göre ise tespit tarihi itibariyle sözleşme feshedilmiş sayılır. Bu tarihleri izleyen yedi gün içinde idare tarafından fesih kararı alınır. Bu karar, karar tarihini izleyen beş gün içinde yükleniciye bildirilir. ... 19, 20 ve 21'inci maddelere göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, yükleniciler hakkında 26'ncı madde hükümlerine göre işlem yapılır. Ayrıca, sözleşmenin feshi nedeniyle idarenin uğradığı zarar ve ziyan yükleniciye tazmin ettirilir."; "Mücbir sebeplerden dolayı sözleşmenin feshi" başlıklı 23. maddesinde, "Mücbir sebeplerden dolayı sözleşmenin feshedilmesi halinde, hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilerek, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar iade edilir."; "Yasak fiil ve davranışlar" başlıklı 25. maddesinde, "Sözleşmenin uygulanması sırasında aşağıda belirtilen fiil veya davranışlarda bulunmak yasaktır... (f) Mücbir sebepler dışında, ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmemek." kurallarına yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı Kanun'un "İhalelere katılmaktan yasaklama" başlıklı 26. maddesinde ise, "25'inci maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulundukları tespit edilenler hakkında fiil veya davranışlarının özelliğine göre, bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar, 4734 sayılı Kanun'un 2'nci ve 3'üncü maddeleri ile istisna edilenler dahil bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verilir. Katılma yasakları, sözleşmeyi uygulayan bakanlık veya ilgili veya bağlı bulunulan bakanlık, herhangi bir bakanlığın ilgili veya bağlı kuruluşu sayılmayan idarelerde bu idarelerin ihale yetkilileri, il özel idareleri ve bunlara bağlı birlik, müessese ve işletmelerde İçişleri Bakanlığı; belediyeler ve bunlara bağlı birlik, müessese ve işletmelerde ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilir. Haklarında yasaklama kararı verilen tüzel kişilerin şahıs şirketi olması halinde şirket ortaklarının tamamı hakkında, sermaye şirketi olması halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında birinci fıkra hükmüne göre yasaklama kararı verilir. Haklarında yasaklama kararı verilenlerin gerçek veya tüzel kişi olması durumuna göre; ayrıca bir şahıs şirketinde ortak olmaları halinde bu şahıs şirketi hakkında da, sermaye şirketinde ortak olmaları halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmaları kaydıyla bu sermaye şirketi hakkında da aynı şekilde yasaklama kararı verilir. ..." kuralı yer almıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlık konusu ihaleye ilişkin Sözleşme'nin 16/4. maddesinde, "Sözleşmenin uygulanması sırasında 4735 sayılı Kanun'un 25. maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi halinde ise ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME :</p>

<p style="text-align:justify">4735 sayılı Kanun'da, idarenin sözleşmeyi hangi hallerde feshedebileceği düzenlenmiş olup 20. maddesinin (a) bendinde, "yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi" hallerine özgü olarak sözleşmenin en az 10 gün süreli fesih bildirimi sonrasında aynı durumun devam etmesi halinde sona erdirilebileceği yönünde düzenlemeye yer verilmişken, aynı maddenin (b) bendinde ise, "sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25. maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi halinde" süre verilmeksizin sözleşmenin feshedilebileceği kurala bağlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Kanun'un 20. maddesinin gerekçesinde, "Akde bağlanan bir taahhüdün yüklenici tarafından yerine getirilmemesi halinde, Borçlar Kanununun 106. maddesine uygun olarak sözleşmenin süreye bağlı bildirimli feshi ile yüklenicinin sözleşmenin uygulanması sırasında Kanun'da belirtilen yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespiti halinde bildirim yapılmaksızın fesih düzenlenerek, protesto çekmeye ve karar almaya gerek kalmaksızın kesin teminatın gelir kaydedilmesi ve sözleşmenin feshi öngörülmüştür." açıklamasına yer verilerek, Kanun'un 20. maddesinin (a) bendi ile (b) bendi arasındaki farklılığa dikkat çekilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Kanun'un gerekçesinde atıf yapılan mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 106. maddesi karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birisinin temerrüde düşmesi halinde süre verilmesine ilişkin olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda anılan düzenlemeye Kanun'un 127. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre; karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilecektir. Borçlunun temerrüdü, muaccel bir borcun borçlu tarafından borç ilişkisine uygun olarak yerine getirilmemesini ifade etmekte olup borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş ise bu günün geçmesi ile borçlu temerrüde düşmüş olacaktır. Doktrinde, yasa koyucunun anılan madde ile süre verilmesini öngörmesinin amacı, borçluya borcu ifa etmek suretiyle temerrüdün ağır sonuçlarından kurtulması için son bir imkan tanınması şeklinde yorumlanmaktadır. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler; Turhan Kitabevi, 2012, Ankara, s.665-673) 4735 sayılı Kanun'da da aktarılan düzenlemeler doğrultusunda sözleşmenin süreye bağlı bildirimli feshine imkan sağlayan düzenlemeye yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İhale sözleşmesinin, Kanun'un 20. maddesinin (a) ve (b) bentleri arasındaki ayrım dikkate alınarak feshedilmiş olması ihalelerden yasaklama işleminin de hukuka uygun biçimde tesis edilebilmesi bakımından önem arz etmektedir. Zira Kanun'un 22. maddesinde, sözleşmenin feshedilmesi halinde yükleniciler hakkında 26. madde hükümlerine göre işlem yapılacağı kurala bağlanmış olup anılan düzenleme uyarınca sözleşmenin feshedilmesi halinde ihaleyi gerçekleştiren idarelerin talebi üzerine yetkili makamlarca yüklenici ve/veya ortaklarının ihalelere katılmaktan yasaklamasına yönelik olarak işlem tesis edilmektedir. Bu nedenle yasaklama işleminin tesis edilmesinde ve bu işlemin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminde, sözleşmenin hukuka uygun bir biçimde feshedilip edilmediği önem arz etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">"İhale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmemek" ve "işi süresinde bitirmeme" fiilleri anılan Kanun'un 20. maddesinin (a) bendinde ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 47. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, süreli ihtar sonrasında sözleşmenin feshedilebileceği haller arasında sayılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Belirtilen düzenlemeler, anılan Kanun'un 20. maddesinin Borçlar Kanunu'na atıf yapılan gerekçesi ile birlikte irdelendiğinde; 20/a maddesi kapsamında sözleşmenin feshinin yüklenicinin üstlenmiş olduğu işi (taahhüdü) ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya süresinde tamamlamaması üzerine en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtara rağmen aynı durumun devam etmesi halinde söz konusu olacağı ve madde hükmünün idarenin sözleşmeyi süreli ihtar sonrasında feshedebilmesine yönelik genel/çerçeve bir kural niteliğinde olduğu, yüklenicinin sözleşmenin uygulanması sırasında yasak fiil ve davranışlarda bulunmak suretiyle ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinin tespit edilmesi halinde ise sözleşmenin süre verilmeksizin feshedilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, Kanun'da, sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenici tarafından işlenen ve ihtar yoluyla ortadan kaldırılamayacak veya giderilemeyecek nitelikte olan yasak fiil ve davranışların tespiti halinde sözleşmenin derhal feshedilebilmesine imkan tanınmışken, taahhüdün sözleşmeye uygun olarak tamamlanması veya eksiklerin giderilmesinin mümkün olduğu hallerde ise işin tamamlanabilmesi amacıyla yükleniciye verilecek ilave süre sonrasında aynı durumun devam etmesi halinde sözleşmenin feshedileceği öngörülmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">Buradan, tarafların sözleşmeyi hukuken ve fiilen sürdürmesine olanak bulunan, bununla birlikte belli bir mühlet tanınarak, karşı tarafa yükümlülüklerin hatırlatılmasından fayda umulan durumlarda, Kanun'un 20/a maddesi uyarınca ihtar yapılmasının gerekli olduğu, aksi durumlarda ise 20/b maddesi uyarınca doğrudan sözleşmenin feshinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Fesih, borçlar hukukunda sözleşmenin ve dolayısıyla borç ilişkisinin sona ermesini sağlayan bir kurum olup, bozucu yenilik doğurucu bir hak olarak tek taraflı irade beyanının karşı tarafa ulaşmasıyla hukuk aleminde değişikliğe yol açar. Öyle ki, feshedildiği taraflarca beyan edilmiş olan sözleşme, beyanın karşı tarafa ulaşmasıyla geri döndürülemez şekilde ortadan kalkar. (EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler; Legem Yayınevi, 2023, Ankara, s.1424)</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu feshin haklı olup olmadığından bağımsız olarak, daha önce akdedilmiş olan sözleşme bu şekilde ortadan kalkar. Haksız bir feshin, feshedeni tazmin sorumluluğu altında bırakacağı ve bunun ayrı bir uyuşmazlığa konu olabileceği ise açıktır. Bu şekilde sona eren bir sözleşmenin yeniden canlandırılması mümkün olmayıp, yüklenici ile yeni bir sözleşme akdedilebilmesinin yegane yolu, kamu ihale mevzuatı kapsamında ve usulüne uygun olarak tertip edilecek yeni bir ihaledir.</p>

<p style="text-align:justify">Dosyanın incelenmesinden, 14/04/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin akabinde, 09/05/2022 tarihinde davacı şirket ile ihaleyi tertip eden idare arasında 2 (iki) yıl süreli bir hizmet alımı sözleşmesinin akdedildiği, ancak davacı şirketin 01/02/2023 tarihinde noter aracılığıyla gönderdiği yazı ile, 2022 yılının Eylül ve Ekim aylarına ait hakedişlerinin zamanında ödenmediği, bu şekilde idarenin temerrüde düştüğünden bahisle sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durumda, taraflar arasında 09/05/2022 tarihinde akdedilen sözleşmenin 01/02/2023 tarihli fesih iradesinin idareye ulaştığı anda sona ereceği, idarenin yahut yüklenicinin tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih iradesini karşı tarafa ilettiği durumlarda, diğer tarafın tekrar sözleşmenin feshine yönelik bir işlem yapmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla, sona ermiş ve hukuk aleminden silinmiş bir sözleşmenin icrası hukuken mümkün olmadığından, sözleşmede belirtilen yükümlülüklere uygun davranmaya davet niteliğindeki bir ihtarın da batıl ve anlamsız kalacağının açık olduğu, öte yandan, sözleşmenin feshine yönelik irade beyanı ve çalışanların iş sahasından çekilmesi sebebiyle davacının işi gerçekleştirme iradesinin de bulunmadığı dikkate alındığında, 4375 sayılı Kanun'un 20/a maddesinde belirtilen en az 10 (on) gün süreli ihtar yapılmasını gerektiren şartların oluşmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin 10 (on) gün süreli ihtar yapmaksızın doğrudan tesis ettiği dava konusu yasaklama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU :</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">1. Davalıların temyiz istemlerinin kabulüne;</p>

<p style="text-align:justify">2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin</p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 19/12/2023 tarih ve E:2023/3014, K:2023/3203 sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca</p>

<p style="text-align:justify">BOZULMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İHALELER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-isi-birakan-yukleniciye-ihtar-sarti-yok</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 21:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.comhttp://www.mevzuatinyeri.com/vendor/te/assets/images/placeholder.png" type="image/jpeg" length="31578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EKAP mobil uygulamasına mobil imza desteği geldi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/ekap-mobil-uygulamasina-mobil-imza-destegi-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/ekap-mobil-uygulamasina-mobil-imza-destegi-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EKAP kullanıcıları artık ihale süreçlerine ilişkin birçok belgeyi mobil cihazları üzerinden mobil imza ile imzalayabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>EKAP Mobil Uygulamasında Mobil İmza Dönemi Başladı</h1>

<p><strong>Kamu İhale Kurumu, Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) mobil uygulamasına mobil imza desteği ekledi. Yeni özellik sayesinde kullanıcılar ihale süreçlerine ilişkin birçok belgeyi mobil cihazları üzerinden imzalayabilecek.</strong></p>

<p>Kamu İhale Kurumu tarafından yapılan duyuruya göre, EKAP mobil uygulamasında mobil imza desteği hizmete sunuldu.</p>

<p>Yapılan güncellemeyle birlikte EKAP'a kayıtlı gerçek ve tüzel kişi kullanıcıları ile idare kullanıcıları, ihale süreçlerine ilişkin belgeleri mobil uygulama üzerinden görüntüleyebilecek ve mobil imza kullanarak imzalayabilecek.</p>

<p>Yeni uygulama kapsamında kullanıcılar; mobil imza ile sisteme giriş yapabilecek, imza işlemleri menüsünden ihale süreçlerine ilişkin belgeleri listeleyip görüntüleyebilecek, belgeleri imzalayabilecek veya reddedebilecek. Ayrıca belge ve eklerini mobil cihazlarına indirebilecek, imzacı bilgileri ile ret gerekçeleri dahil olmak üzere süreçlere ilişkin detayları inceleyebilecek.</p>

<p>Gerçek ve tüzel kişi kullanıcıları tarafından mobil imza ile imzalanabilecek belgeler arasında sözleşmeye ilişkin belgeler, sözleşmeler, aşırı düşük teklif açıklamaları, istisna teklifleri, idareye e-şikâyet başvuruları, itirazen şikâyet başvuru dilekçeleri, itirazen şikâyet iade bedeli talepleri ile SGK ve vergi borcu belge talepleri yer alıyor.</p>

<p>İdare kullanıcıları ise ihale onay belgesi, ihale komisyon kararı, sözleşme, tekliflerin açılmasına ilişkin tutanaklar, yasaklılık karar formu ve ihale komisyon kararının ihale yetkilisi onayı gibi belgeleri mobil imza ile imzalayabilecek.</p>

<p>Kamu İhale Kurumu, söz konusu güncellemenin ihale süreçlerinde işlemlerin daha hızlı ve kolay yürütülmesine katkı sağlamasının hedeflendiğini belirtti.</p>

<h3>Kurumun internet sitesinde yer alan açıklama şu şekilde:</h3>

<ul>
 <li id="yenilik-407">
 <p><strong>EKAP Mobil uygulamasında mobil imza desteği hizmete sunuldu.</strong></p>

 <p>EKAP mobil uygulamasına mobil imza ile giriş yapabilme desteği eklenmiştir. Bu güncellemeyle birlikte EKAP'a kayıtlı gerçek/tüzel kişi kullanıcıları ve idare kullanıcıları, ihale süreçlerine ait belgeleri mobil uygulama üzerinden imzalayabilecektir.</p>

 <p>Uygulama kapsamında kullanıcılar aşağıdaki işlemleri gerçekleştirebilmektedir:</p>

 <ol>
  <li>Mobil imza ile uygulamaya giriş yapma,</li>
  <li>İmza işlemleri menüsünden ihale süreçlerine ilişkin belgeleri listeleme ve görüntüleme,</li>
  <li>Belgeleri imzalama veya reddetme,</li>
  <li>Belgeleri ve eklerini mobil cihaza indirme,</li>
  <li>İmzacı bilgileri ile ret gerekçesi dahil tüm süreç durumlarını inceleme.</li>
 </ol>

 <p>Gerçek / Tüzel kişi kullanıcıları tarafından mobil imza ile imzalanabilecek dokümanlar şunlardır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

 <ol>
  <li>Sözleşmeye İlişkin Belgeler,</li>
  <li>Sözleşme,</li>
  <li>Aşırı Düşük Teklif Açıklaması,</li>
  <li>İstisna Teklifi (İlk teklifler hariç),</li>
  <li>İdareye E-Şikâyet,</li>
  <li>İtirazen Şikâyet Başvuru Dilekçesi,</li>
  <li>İtirazen Şikâyet İade Bedeli Talebi,</li>
  <li>SGK / Vergi Borcu Belge Talebi.</li>
 </ol>

 <p>İdare kullanıcıları tarafından mobil imza ile imzalanabilecek dokümanlar şunlardır:</p>

 <ol>
  <li>İhale Onay Belgesi,</li>
  <li>İhale Komisyon Kararı,</li>
  <li>Sözleşme,</li>
  <li>Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanak,</li>
  <li>Tekliflerin Açılmasına İlişkin Tutanak-II,</li>
  <li>Yasaklılık Karar Formu,</li>
  <li>İhale Komisyon Kararı İhale Yetkilisi Onayı.</li>
 </ol>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İHALELER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/ekap-mobil-uygulamasina-mobil-imza-destegi-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/ekap.jpg" type="image/jpeg" length="14097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Teminatsız tecil tutarı 10 milyona çıktı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/teminatsiz-tecil-tutari-10-milyona-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/teminatsiz-tecil-tutari-10-milyona-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6183 sayılı Kanun kapsamında uygulanan teminatsız tecil tutarı, Cumhurbaşkanı Kararı ile 1 milyon TL’den 10 milyon TL’ye yükseltildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Teminatsız Tecil Tutarı 10 Milyon TL Olarak Belirlendi</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında uygulanan teminatsız tecil tutarı, Cumhurbaşkanı Kararı ile 10 milyon TL olarak belirlendi.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">13 Haziran 2026 tarihli ve 33279 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 12 Haziran 2026 tarihli ve 11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48'inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan teminatsız tecil tutarı 10 milyon TL olarak tespit edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Kanunun ilgili hükmüne göre, amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamının belirlenen tutarı aşmaması halinde teminat şartı aranmayacak. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde ise gösterilmesi zorunlu teminat, belirlenen sınırı aşan kısmın yarısı kadar olacak.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu fıkrada Cumhurbaşkanına, kanunda yer alan tutarı on katına kadar artırma, yarısına kadar indirme, yeniden kanuni tutarına getirme ve alacaklı amme idareleri itibarıyla farklı tutarlar belirleme yetkisi veriliyor.</p>

<p style="text-align:justify">11414 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu yetki kullanılarak teminatsız tecil tutarı 10 milyon TL olarak belirlendi.</p>

<p style="text-align:justify">CUMHURBAŞKANI KARARI</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tutarın on milyon Türk Lirası olarak uygulanmasına, anılan Kanunun mezkûr maddesi gereğince karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:right">12 Haziran 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN</p>

<p style="text-align:right">CUMHURBAŞKANI</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VERGİ MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/teminatsiz-tecil-tutari-10-milyona-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/06/foto-1/giib.jpg" type="image/jpeg" length="63434"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Uzun Süreli Kurslara Katılan Memurların Harcırahı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/uzun-sureli-kurslara-katilan-memurlarin-harcirahi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/uzun-sureli-kurslara-katilan-memurlarin-harcirahi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[90 Günü Aşan Kurslarda Geçici Görev Yolluğu Tam Ödenebilir mi? uzun süreli kurslara katılan memurlara kaç gün harcırah yolluk ödenir,]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>90 Günü Aşan Kurslarda Geçici Görev Yolluğu Tam Ödenebilir mi? memurların kurslara katılması durumunda yolluk nasıl ödenir </span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Kamu kurum ve kuruluşlarınca çeşitli zamanlarda memurların mesleki bilgilerini artırmak için kurs ve seminerler düzenlenmektedir.Yapılan bu eğitimler genellikle 5-10 gün gibi sürelerde yapılmaktadır.Ancak bazı durumlarda yapılan eğitimler daha uzun sürelerde yapılmakta ve yapılan bu eğitim sürelerinin 90 günü geçtiği hallerde 90 günü geçen eğitim süreleri için verilecek olan geçici görev yolluğu ödemelerinde bazı tereddütler yaşanmaktadır.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Konuya ilişkin olarak düzenleme harcırah kanununun 37. maddesinde yapılmıştır.6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 37. maddesinin ilk fıkrasında, mesleki bilgilerini artırmak amacıyla memuriyet mahalli dışında açılan kurs veya okullara gönderilenlere bu Kanun'a göre geçici görev gündeliğinin verileceği" hükmüne yer verilmiştir.Kanun maddesine bakıldığında kurs ve seminer için geçici görev ile başka yere gidenlere harcırah verilebileceği hüküm altına alınmış ve ödenecek harcıraha ilişkin herhangi bir  süre kısıtı getirilmemiştir.Kanun koyucu ödenecek harcırahın bu kanuna göre ödenmesi gerektiği yönünde de bir hüküm koyarak kurs ve seminerlere ilişkin harcırahın ödenmesindeki usulü diğer geçici görevlerden ayrı tutmamıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu nedenle kurs ve seminer görevi dahi olsa 37. madde kapsamında yapılacak geçici görev yolluğu ödemeleri 6245 sayılı kanunun 42. maddesinde yer alan sınırlamalara tabi olarak ödenmek zorundadır.6245 sayılı harcırah kanununun "Geçici Görev Gündeliğinin Verilebileceği Azami Süre" başlıklı 42. maddesinin (a) bendinde, geçici bir görev ile başka bir yere gönderilenlere görev mahalline varış tarihinden itibaren bu Kanuna göre verilecek gündeliklerin, yurt içinde bir yıllık dönem zarfında aynı yerde, aynı iş için ve aynı şahsa 180 günden fazla olamayacağı, ilk 90 gün için tam, takibeden 90 gün için 2/3 oranında ödeneceği hükmü getirilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Ayrıca 42. maddenin son fıkrasında bu maddeyle getirilen genel kurala tabi tutulmayacaklar açıkça belirtilmiş ve sayılanlar arasında <strong>memuriyet mahalli dışında açılan kurs veya okullara gönderilenlere yer verilmemiştir.</strong> Bu durumda; 6245 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca mesleki bilgilerini arttırmak amacıyla memuriyet mahalli dışında açılan kurs veya okullara gönderilenlere ödenecek <strong>geçici</strong> <strong>görev</strong> gündelikleri aynı Kanun'un 42. maddesindeki sınırlamalara tabi olarak ödenmek zorundadır.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/uzun-sureli-kurslara-katilan-memurlarin-harcirahi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2017/08/blank-2503129_640-1.jpg" type="image/jpeg" length="36393"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur Naklen Öğretim Elemanlığına Geçebilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/memur-naklen-ogretim-elemanligina-gecebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/memur-naklen-ogretim-elemanligina-gecebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[memur akademik kadroya atanırken naklen geçiş yapabilirmi, memurluktan üniversite öğretim elemanlığına geçiş naklen atama olur mu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Memur Naklen Öğretim Elemanlığına Geçebilir mi?</span></span></strong></h1>

<h2 style="text-align:justify"><span><span>memur akademik kadroya atanırken naklen geçiş yapabilirmi, memurluktan üniversite öğretim elemanlığına geçiş naklen atama olur mu</span></span></h2>

<h2 style="text-align:justify"></h2>

<p style="text-align:justify"><span><span>Memurların bir kurumdan diğer bir kuruma nakli Devlet Memurları  Kanunun 74 üncü maddesinde düzenlenmiş olup sözkonusu maddenin 1 inci fıkrasında, “Memurların bu Kanuna tabi Kurumlar arasında Kurumların muvafakati ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür.” denilmektedir.657 sayılı yasa kapsamında olan kurumların memur nakillerinde ilgili kanun maddesi uygulanmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>217 sayılı K.H.K.'nin 2 nci maddesinde  " 657 sayılı Kanuna tabi kurumların memur kadrolarında çalışanlar ile söz konusu Kanun kapsamında olmayan ancak 217 sayılı K.H.K'nın kapsamında olan kurumlarda memur kadrosunda görev yapmayanların 657 sayılı Kanuna tabi memurluk kadrolarına naklen atanmalarını düzenlemektedir. Bu kapsamda, 657 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi ile adı geçen Kanun kapsamında bulunanların başka personel kanunlarına tabi olarak naklen atanmalarının mümkün olmadığı görülmektedir.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Diğer taraftan, öğretim elamanlarının aylık, ödenek, atanma ve sair özlük haklarının düzenlendiği 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun incelenmesinden 657 sayılı Kanuna tabi olan memurların 2914 sayılı Kanuna tabi öğretim elamanı kadrosuna naklen atanmalarını düzenleyen bir hüküm olmadığı görülmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Açıklanan nedenlerle , 657 sayılı kanuna tabi olarak görev yapanların  Üniversitelerdeki Öğretim Elemanlığı kadrolarına atanmalarında  istifa etmek suretiyle eski görevlerinden ayrıldıktan sonra Üniversitelerdeki görevlerine başlamaları gerekmekte olup  memurluktan öğretim görevliliğine naklen atama mümkün değildir.</span></span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>AKADEMİK PERSONEL</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/memur-naklen-ogretim-elemanligina-gecebilir-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/memur_naklen_ogretim_elemanligina_gecebilir_mi_h9125_c21d2.jpg" type="image/jpeg" length="91933"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mal Bildirimini Zamanında Vermeyen Memura  Uyarılmadan  Ceza Verilemez.]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/mal-bildirimini-zamaninda-vermeyen-memura-uyarilmadan-ceza-verilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/mal-bildirimini-zamaninda-vermeyen-memura-uyarilmadan-ceza-verilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[mal bildirimi zamanında vermeyen memura uyarılmadan disiplin cezası verilebilir mi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1><span>Mal Bildirimini Zamanında Yapmayan Memurun Disiplin Cezası</span></h1>

<p></p>

<p>Devlet memuru olarak atanan kişilerin en fazla dikkat etmesi gereken hususlardan biriside mal bildirimine ilişkin bildirimlerin hangi şartlarda ve durumlarda verileceğini bilmeleri ve buna göre mal bildirimi yapmalarıdır.Mal bildirim sürelerine ilişkin yeterli bilgi sahibi olmayan memurlarca mal bildirimine konu mallar edinildiğinde veya borçlarında meydana gelen artışlarda bildirim yapılmadığı takdirde memurlar disiplin cezaları ile karşı karşıya kalmaktadırlar.Devlet memurları kanununda kademe ilerlemesinin durdurulması başlığı altında "belirlenen süre ve zamanlarda mal bildiriminde bulunmama" fiili yer almaktadır.İdarece memurun belirlenen süre ve zamanlarda mal bildirimini yapmaması durumunda ilgili ceza ile cezalandırılması gerekmektedir.Ancak danıştay başkanlığı bazı vermiş olduğu kararlarda olayın mahiyetine göre farklı yorumlarda bulunmaktadır.Yazımız ekinde  yayınlamış olduğumuz kararda Danıştay Başkanlığınca "<em><strong>Mal Bildiriminde bulunmayan memur</strong></em>" hakkında verilen kararda özetle "Devlet memurlarının mal bildiriminde bulunması zorunluluğu, rüşvet ve yolsuzlukla mücadele kapsamında getirilmiş bir düzenleme olup, bu suretle mal bildiriminde bulunması gereken kişilerin haksız mal edinmelerinin, gerçeğe aykırı bildirimde bulunmalarının önüne geçilmesi ve bu kişilerin denetlenmesi amaçlanmıştır.<br />
<br />
Davacının soruşturmaya konu otomobile ilişkin olarak s<span style="color:#ff0000">üresi içinde mal bildiriminde bulunmamış olduğu açık ise de, savunma dilekçesinde beyan edilen hususlar ve aracın banka kredisi ile alınmış olması ve ödemelerinin maaş hesabından yapılıyor olması hususları birlikte ele alındığında, söz konusu müeyyidenin amacı, davacının haksız ve geliri ile mütenasip olmayan mal edindiğine ve edindiği malı gizleme maksadı taşıdığına yönelik herhangi bir iddia ve tespitin bulunmaması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde</span>, davacının <strong>disiplin</strong> <strong>cezası</strong>nı gerektirecek nitelikte bir eyleminin bulunmadığı, dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir." denmektedir.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>Danıştay Başkanlığının zamanında verilmeyen mal bildirimleri nedeniyle verilen disiplin cezasını onadığı kararlarının da olduğunu hatırlatarak ilgili kararı yayımlıyoruz.</strong></span></p>

<p><strong>Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2013/9422 E. , 2016/3389 K.</strong></p>

<p>"İçtihat Metni"</p>

<p><strong>TÜRK MİLLETİ ADINA</strong></p>

<p>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, Sosyal Bilgiler öğretmeni olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-(j) maddesi uyarınca bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 08/08/2012 tarihli ve 8912 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, mal bildiriminde bulunmadığı tespit edilen davacıya Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkındaki Yönetmeliğin 17. maddesi hükmü uyarınca ihtarda bulunularak bundan sonraki ayda mal bildiriminde bulunmadığı takdirde disiplin cezası verilmesi gerektiği, bu usule uyulmaksızın tesis edilmiş olan dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</p>

<p>Davalı idare tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p>657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-(j) maddesinde; "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak" kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar" başlıklı 126'ncı maddesinde, "Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezasıvermekte serbesttirler." hükmü getirilmiştir.</p>

<p>Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmeliğin "Süresinde mal bildiriminde bulunmama" başlıklı 17'nci maddesinde, "Bu Yönetmelikte belirtilen süreler içinde mal bildiriminde bulunmayanlara, bildirimin verileceği mercilerce yazılı olarak ihtarda bulunulur. Bu ihtar, ilgilisine Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ olunur. İhtarın kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde bildirimde bulunmayanlar hakkında gerekli işlem yapılmak üzere yetkili Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur." düzenlemesi yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplinhukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.</p>

<p>Dava dosyasının incelenmesinden; öğretmen olarak görev yapan davacının kullanmış olduğu otomabilin kime ait olduğu ve mal bildiriminde bulunulup bulunulmadığı hususlarına ilişkin olarak verilen olur üzerine düzenlenen soruştuma raporunda, davacının asker öğretmen olarak askerlik görevini yerine getirdiği dönemde 01.11.2010 tarihinde edindiği otomabiline ilişkin olarak 01.07.2011 tarihinde öğretmen olarak göreve başladıktan sonra süresi içinde mal bildiriminde bulunmadığının tespit edildiği ve savunmasının istenildiği, davacının savunmasında otomobili satın aldığı dönemde askerlik görevini yerine getiriyor olması nedeniyle mal bildiriminde bulunamadığını, göreve başladıktan sonra yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle unuttuğunu, söz konusu otomabili banka kredisiyle aldığını ve ödemelerini de düzenli olarak maaş hesabından yaptığını, mal gizleme amacının olmadığını beyan ettiği, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği belirtilerek iki yıl kademe ilerlemesinin durdurulması teklifi üzerine disiplin kuruluncadavacının savunmasında belirttiği hususlar dikkate alındığında kastının bulunmadığı, olayda ağırlaştırıcı bir neden de bulunmadığı, bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılması gerektiği belirtilerek teklifin reddine karar verildiği, Valilik Makamının 08.08.2012 tarihli ve 8912 sayılı işlemi ile davacının bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılması üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</p>

<p>Temyize konu kararda, davacının mal bildiriminde bulunması için kendisine yukarıda metnine yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca ihtarda bulunulması gerektiği belirtilmiş ve bu gerekliliğe uyulmaması nedeniyle işlemin iptaline hükmedilmiş ise de, <strong><span style="color:#ff0000">3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 22'nci maddesi uyarınca çıkartılan Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmeliğin, ilgilisine ihtarda bulunulmasının disiplin uygulamasına ilişkin bir zorunluluk olarak değerlendirilmesini gerektirecek bir hüküm içermediği, aksine maddenin devamında ihtara rağmen mal bildiriminde bulunmayanlar hakkında Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağının kurala bağlandığı, dolayısıyla bu durumun ilgili Kanun hükümleri kapsamında cezai koğuşturmaya ilişkin bir uygulama olduğu anlaşılmaktadır.</span></strong></p>

<p>Bakılan olayda, her ne kadar İl Disiplin Kurulu tarafından ağırlaştırıcı bir neden bulunmadığı belirtilerek bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de aynı kararda, davacının savunmasında belirttiği hususlardan hareketle suç işleme kastının olmadığı açık biçimde ifade edilmek suretiyle teklifin reddine karar verilmiş olduğu, bunun üzerine atamaya yetkili amir sıfatıyla Valilik Makamı tarafından dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Bu durumda, dava konusu işlemin yukarıda açık metnine yer verilen ve disiplin kurulunca teklifin reddi halinde atamaya yetkili amirlerin bir başka ceza verebileceklerine ilişkin düzenlemeye aykırı olduğu, işlemin bu nedenle iptaline hükmedilmesi gerekirken kararda belirtilen gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.</p>

<p>Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle ile Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile sonucu itibarıyla onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerine bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 30/05/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/mal-bildirimini-zamaninda-vermeyen-memura-uyarilmadan-ceza-verilemez</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/10/mal_bildirimini_zamaninda_vermeyen_memura_uyarilmadan_ceza_verilemez_h220_d9770.jpg" type="image/jpeg" length="69573"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NATO zirvesinde idari izinli olanlar il dışına çıkabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/nato-zirvesinde-idari-izinli-olanlar-il-disina-cikabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/nato-zirvesinde-idari-izinli-olanlar-il-disina-cikabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6-12 Temmuz 2026 tarihlerinde idari izinli sayılacak kamu görevlilerinin il dışına çıkıp çıkamayacağı merak ediliyor. Mevzuatta böyle bir yasak bulunmazken, il dışına çıkmayı disiplin suçu sayan hüküm de 2011 yılında yürürlükten kaldırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"></p>

<h1 style="text-align:justify">NATO Zirvesi Nedeniyle İdari İzinli Sayılacak Personel İçin İl Dışı Engeli Var mı?</h1>

<p style="text-align:justify"><em>Soru: "Ankara'da bir bakanlıkta görev yapıyorum. NATO Zirvesi nedeniyle 6-12 Temmuz haftasında idari izinli sayılacağım. İzin yazısında il dışına çıkış yasağı var mı, yoksa serbestçe seyahat edebilir miyim?"</em></p>

<hr />
<p style="text-align:justify">Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi nedeniyle bazı kamu görevlilerinin 6-12 Temmuz 2026 tarihleri arasında idari izinli sayılması öngörülürken, söz konusu personelin il dışına çıkıp çıkamayacağı da merak konusu oldu. Mevzuatta ve ilgili yazıda il dışına çıkışı yasaklayan bir düzenleme bulunmuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün ilgili yazısı ile Ankara'nın Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Gölbaşı, Keçiören, Mamak, Pursaklar, Sincan ve Yenimahalle ilçelerinde bulunan kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelin, zirvede görevli olanlar ile kritik hizmet alanlarında çalışanlar hariç olmak üzere, 6-12 Temmuz 2026 tarihleri arasında idari izinli sayılması öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İdari İzin İl Dışına Çıkış Yasağı Anlamına Gelmiyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda "idari izin" adı altında düzenlenmiş bir izin türü bulunmamaktadır. İdari izin uygulaması, idarenin belirli durumlarda personeli geçici olarak görevden muaf tutmasına yönelik bir idari tasarruftur.</p>

<p style="text-align:justify">Kanunda idari izinli personelin il dışına çıkmasını yasaklayan veya önceden izin alınmasını zorunlu kılan herhangi bir hüküm yer almamaktadır. NATO Zirvesi nedeniyle yayımlanan yazıda da şehir dışına çıkışı sınırlandıran bir düzenlemeye yer verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İl Dışına Çıkmayı Disiplin Suçu Sayan Hüküm Kaldırıldı</strong></p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Kanun'un 125'inci maddesinin (C) bendinin (g) alt bendinde daha önce "ikamet ettiği ilin hudutlarını izinsiz terk etmek" fiili aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplin suçları arasında sayılıyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak söz konusu hüküm, 13 Şubat 2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun'un 111'inci maddesi ile yürürlükten kaldırıldı. Böylece memurun ikamet ettiği ilin sınırları dışına çıkması, tek başına disiplin cezasını gerektiren bir fiil olmaktan çıkarıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Sekizinci Dairesi de benzer uyuşmazlıklarda, il dışına çıkma nedeniyle disiplin cezası uygulanabilmesi için açık bir yasal dayanak bulunması gerektiğini vurgulayarak, yürürlükten kaldırılan hükme dayanılarak tesis edilen işlemleri hukuka aykırı bulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kurumların Özel Talimatları Saklı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte kamu kurumlarının hizmetin sürekliliğini sağlamak amacıyla personele ulaşılabilir olma, iletişim bilgilerini güncel tutma veya ihtiyaç halinde göreve çağrılabilmeye ilişkin bazı yükümlülükler getirmesi mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle idari izinli personelin kurumlarınca ayrıca yayımlanan duyuru ve talimatları da dikkate alması gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sonuç</strong></p>

<p style="text-align:justify">NATO Zirvesi kapsamında idari izinli sayılacak kamu görevlilerinin il dışına çıkmasını yasaklayan bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. Ayrıca geçmişte il dışına çıkmayı disiplin suçu olarak düzenleyen 657 sayılı Kanun'un 125/C-g bendi de 6111 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle kurum tarafından ayrıca bir kısıtlama veya yükümlülük getirilmediği sürece idari izinli personelin il dışına çıkmasının önünde genel bir hukuki engel bulunmadığını değerlendirmekteyiz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İZİNLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/nato-zirvesinde-idari-izinli-olanlar-il-disina-cikabilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/06/foto-1/nato-fotooo.jpg" type="image/jpeg" length="10388"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adli Para Cezasının Memuriyete Etkisi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/adli-para-cezasinin-memuriyete-etkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/adli-para-cezasinin-memuriyete-etkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adli Para Cezasının Memuriyete Etkisi Almış olduğu hapis cezası adli para cezasına çevrilen kişi memur olabilir mi, adli para cezaları 657 sayılı kanunun 48 a maddesi kapsamındamı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Adli Para Cezasının Memuriyete Etkisi, aldığı ceza adli para cezasına çevrilen kişi memur olabilir mi?</span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere Devlet Memurluğuna atanmada belirli şartlar aranmaktadır.Bu şartları taşımayanlar Devlet Memurluğuna atanamamaktadırlar. Bu şartlardan biriside devlet memuru olacak kişilerin adli sicil kaydına ilişkin hususlardan oluşmaktadır.Bazı suçları işleyenler Devlet memuru olabilirken bazı suçları işleyenlerin ise cezası affa uğramış olsa bile devlet memuru olması mümkün değildir.</span></span></p>

<h1 style="text-align:justify"><span><span>657 sayılı Devlet Memurları Kanununun memur olarak atanacak olanlarda aranacak şartların anlatıldığı  48. maddesinde </span></span></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#000000"> "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak." hükmü yer almaktadır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili hüküm incelendiğinde</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Kasten İşlenen bir suçtan dolayı <span style="color:#ff0000">(1) yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına çarptırılanlar</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-<span style="color:#ff0000">Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hüküm giyenler bu suçları affa uğramış olsa bile</span> Devlet memuru olamazlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yukarıda yer alan kanun hükümleri karşısında almış olduğu hapis cezası adli para cezasına çevrilen memur adaylarının durumu nasıl değerlendirilmelidir.?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Adli para cezasına ilişkin açıklamalar 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun; "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesinde yapılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#ff0000"><strong>İlgili maddeye baktığımızda </strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#000000">- Kısa süreli hapis cezaları  yargılama esnasındaki bazı şartlar ve durumların(pişmanlık,iyi hal v.b) varlığı halinde Adli Para Cezasına çevrilebilmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-<span style="color:#ff0000">Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#ff0000">-</span> Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz." hükümleri yer almaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>5237 sayılı Türk Ceza Kanununun"Belli haklar kullanmaktan yoksun bırakılma" başlıklı 53 üncü maddesinde ise</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;<span style="color:#ff0000"><strong>Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden</strong></span>; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,Yoksun bırakılır." hükmüne yer verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Konuya ilişkin olarak Danıştay 1 inci Dairesinin 2009/221 E. sayılı Kararında "...Ancak, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin A bendinin 5 inci alt bendinde geçen 'Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile' ifadesi; bu alt bentde süre (bir yıl veya daha fazla süreli) yönünden belirlenen hapis cezasına veya tür (casusluk, zimmet, hırsızlık gibi) itibariyle sayılan suçlardan dolayı mahkumiyet halinde, cezanın infaz süresi veya ek süre tamamlanarak hak ve yetki yoksunluğu kalksa bile, mahkumiyet kararı kalkmadığı için Devlet memurluğuna atama hakkını kazandırmamakta, nitelik kaybı nedeniyle memuriyete son verilmesini gerektirmektedir. <span style="color:#ff0000">Mahkumiyetin ertelenmiş olması da bu durumu değiştirmemektedir.</span> Sonuç olarak, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin A bendinin 5 inci alt bendi hükmü, <span style="color:#ff0000">bu hükümde belirlenen süreli hapis cezası veya nevi sayılan suçlardan mahkumiyet halinde, Devlet memurluğuna atanma ve memuriyeti sürdürme hak ve yetkisini süresiz olarak ortadan kaldırmaktadır.</span>.. " şeklinde karar vermiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay İdari Dava Dairelerinin 17/11/2011 tarihli ve E:2007/2368 ve K:2011/1214 sayılı Kararında ise "Memnu hakların iadesi kararı, 657 sayılı Kanunun anılan 48/A5 inci maddesinde sayılan yüz kızartıcı suçlar dışında kalan suçlar bakımından devlet memuru olabilme koşulları yönünden ehliyetsizliği geleceğe dönük olarak ortadan kaldırmakta..."  şeklinde karar vermiştir.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay İdari Dava Dairelerinin anılan kararı ile de, 657 sayılı Kanunun 48/A-5 inci maddesinde sayılan nitelikli suçlardan mahkumiyet halinde, memnu hakların iadesi (yasaklanmış hakların geri verilmesi) kararı alınmış olsa dahi, <strong><span style="color:#ff0000">devlet memuru olabilme koşulları yönünden ehliyetsizliğin süresiz devam edeceği belirtilmiştir.</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve mahkeme kararları birlikte değerlendirildiğinde</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Adli Para Cezası almış bir kişinin Devlet Memurluğuna atanıp atanamayacağı hususunda yapılan değerlendirmede ;</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hüküm giyenler bu <span style="color:#ff0000">cezaları affa uğramış veya adli para cezasına çevrilmiş olsa bile</span> devlet memuru olamayacağı<br />
-İşlemiş olduğu suçun, 657 sayılı Kanunun 48/A-5 inci maddesinde sayılan nitelikli suçlar arasında yer almaması, ancak, adli para cezasına çevrilen hapis cezasının bir yıl olması halinde, <span style="color:#ff0000">hakkında memnu hakların iadesi (yasaklanmış hakların geri verilmesi) kararı alınması kaydıyla atamasının yapılabileceği,</span><br />
-İşlemiş olduğu suçun, 657 sayılı Kanunun 48/A-5 inci maddesinde sayılan <span style="color:#ff0000">nitelikli suçlar arasında yer almaması ve adli para cezasına çevrilen hapis cezasının bir yıldan az olması halinde atamasının yapılabileceği</span>, düşünülmektedir.</span></span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/adli-para-cezasinin-memuriyete-etkisi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/adli_para_cezasinin_memuriyete_etkisi_h6445_8b69e.jpg" type="image/jpeg" length="92262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geçici Görevde Hastalanan Memurun Harcırahı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevde-hastalanan-memurun-harcirahi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevde-hastalanan-memurun-harcirahi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçici Görevde Hastalanan Memurun Harcırahı Geçici görevli olarak görevlendirilen memurların geçici görevli oldukları yerlerde hastalanmaları durumunda kaç gün harcırah yolluk alırlar]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>Geçici Görevde Hastalanan Memurun Harcırahı</h1>

<p><br />
Geçici görevli olarak görevlendirilen memurların geçici görevli oldukları yerlerde hastalanmaları ve sağlık raporu almaları durumunda geçici görev yolluklarının nasıl ödeneceği memurlar arasında merak konusu olmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilindiği üzere kamu kurumlarında çalışan memurlar geçici görevli olarak memuriyet mahalli dışında görevlendirildiklerinde harcırah kanunu çerçevesinde geçici görev yolluğu almaktadır.Geçici görev mahallinde hastalanan memurların alabilecekleri geçici görev yevmiyelerinde ise harcırah kanununda sınırlama getirilmiştir.</p>

<p>6245 sayılı harcırah kanununun  Muvakkat vazife mahallerinde hastalananlara verilecek yevmiye başlıklı 19 maddesinde " Muvakkat vazife mahallinde hastalanmaları sebebiyle vazife ifa edemeyen memur ve hizmetlilere, bu sebeple vazife göremedikleri günlerin en çok yedi günü için yevmiye verilebilir. Hastanede yatırılmak suretiyle tedavi masraflarının kurumlarınca ödenmesi halinde bu günler için yevmiye verilmez." hükmü yer almaktadır.</p>

<p>İlgili hüküm doğrultusunda geçici görevli iken geçici görev mahallinde hastalanan kişiler hastalık izni alırlar ise hastalık izininde geçirdikleri 7 gün için yevmiye ve konaklama bedeli alabilecekler, 7 günü aşan süreler için ise yevmiye ve konaklama bedeli alamayacaklardır.Bu şekilde geçici görev mahallinde hastalanıp hastaneye yatan ve hastane masrafları kurumlarınca(SGK) karşılananlar ise bugünler için yevmiye harcırah alamayacaklardır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevde-hastalanan-memurun-harcirahi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/gecici_gorevde_hastalanan_memurun_harcirahi_h8489_48726.jpg" type="image/jpeg" length="38674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Devlet Büyüklerine Kötü Söz Söyleyen Kişi Memurluktan Atılır mı?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/devlet-buyuklerine-kotu-soz-soyleyen-kisi-memurluktan-atilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/devlet-buyuklerine-kotu-soz-soyleyen-kisi-memurluktan-atilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet Büyüklerine Kötü Söz Söyleyen Kişi Memurluktan Atılır mı? Başbakan cumhurbaşkanına hakaret eden memur hakkında disiplin cezası verilmesi ile ilgili danıştay kararı, memurun amirine hakaret suçu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Devlet Büyüklerine Kötü Söz Söyleyen Kişi Memurluktan Atılır mı? cumhurbaşkanı başbakan gibi görevlilere küfür eden memur memurluktan atılırmı</span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere devlet memurlarına uygulanacak olan disiplin cezalarına ilişkin mevzuat düzenlemelerine 657 sayılı kanunun 125. maddesinde yer verilmiş olup ilgili maddede hangi suça karşılık hangi cezanın verilebileceği anlatılmıştır.İlgili maddelere baktığımızda devlet memuru olarak görev yapanların işyerinde görev yapan iş arkadaşları ile amirlerine,vatandaşlara veya diğer kişilere karşı sergilemiş oldukları olumsuz davranışlara karşı olayın ağırlığına ve duruma göre çeşitli cezalar öngörülmüştür.Mevzuat maddesinde yer alan cezalara baktığımızda örnek olarak verebileceğimiz cezalar aşağıda sayılmıştır.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak fiiline karşılık uyarma cezası </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>- Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak fiillerine karşılık kınama cezası</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>- Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek ,Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak fiillerine  karşılık aylıktan kesme cezası</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek fiiline karşılık kademe ilerlemesinin durdurulması cezası</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>- Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiiline karşılık memuriyetten çıkarılma cezası öngörülmüştür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yaşanan bir olayda başbakanının konvoyunun geçişi esnasında başbakana küfür eden kişi hakkında açılan disiplin soruşturması neticesinde ilgili kişinin başbakana karşı kullanmış olduğu küfür içeren sözlerden dolayı devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verilmiştir.Verilen cezaya karşılık açılan dava sonucunda danıştay başkanlığınca verilen karar da  "disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi de hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil denge, “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırılmakta ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri oluşturmaktadır.“Elverişlilik ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “zorunluluk ilkesi” öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve “orantılılık ilkesi” ise öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade etmektedir" şeklindeki gerekçe ile başbakana karşı kötü söz söylediği yapılan soruşturma sonucunda anlaşılan kişiye verilen devlet memurluğundan çıkarılma cezasının yapılan eyleme karşı orantısız bir ceza olması gerekçesi ile verilen cezayı iptal etmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili karar yazımız ekinde yer almaktadır.  </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Danıştay 12. Daire Başkanlığı  2016/8859 E.  ,  2017/321 K. "İçtihat Metni"</strong><br />
<br />
Dosyanın incelenmesinden; beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan davacının, Başbakan'a yumurta atarak, küfür içeren sözlerle hakaret ettiğinden bahisle başlatılan soruşturma sonucunda Devlet memurluğundan çıkarma <em class="highlightField">cezası</em> ile cezalandırılması üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. ............<br />
<br />
...........<br />
<br />
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen Hukuk Devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstünlüğü kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan Devlettir. <br />
<br />
Kanun koyucu hukuk devletinde kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla hizmeti sunan kamu görevlileri için <em class="highlightField">disiplin</em> düzenlemeleri içeren kurallar öngörebilir ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli <em class="highlightField">disiplin</em> yaptırımları benimseyebilir. Ancak disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi de hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil denge, “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırılmakta ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri oluşturmaktadır. <br />
<br />
“Elverişlilik ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “zorunluluk ilkesi” öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve “orantılılık ilkesi” ise öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade etmektedir.<br />
<br />
Soruşturma kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının Başbakan'ın konvoyu geçerken "............. şeklinde bağırdığı hususunun sübuta erdiği anlaşılmakla birlikte, davacının eyleminin memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olarak nitelendirilmesi suretiyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan fiil kapsamında görülerek meslekten çıkarılmasının ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br />
<br />
<strong><span style="color:#ff0000">Bu duruma göre, davacının meslekten çıkarma <em class="highlightField">cezası</em> ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir</span>.</strong></span></span><br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/devlet-buyuklerine-kotu-soz-soyleyen-kisi-memurluktan-atilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/devlet_buyuklerine_kotu_soz_soyleyen_kisi_memurluktan_atilir_mi_h10729_73200.jpg" type="image/jpeg" length="64591"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Disiplin Cezasında Tekerrür Uygulaması]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasinda-tekerrur-uygulamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasinda-tekerrur-uygulamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Disiplin Cezası Verilirken Tekerrür Uygulaması Nasıl Yapılır ? Disiplin soruşturmasında tekerrür uygulaması, tekkerrürden dolayı memura ceza verilmesi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Disiplin Cezası Verilirken Tekerrür Uygulaması Nasıl Yapılır ? aynı fiil tekrarında tekerrür uygulaması , farklı fiil tekrarında disiplin cezasında tekerrür uygulaması </span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinde "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir. Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." hükmü yer almaktadır.İlgili hüküm gereğince </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Aynı fiilin tekerrürü neticesinde ikinci ceza verilmesinde bir ağır ceza uygulanması gerekmektedir.Konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse " Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek," gerekçesi ile uyarma cezası alan bir memura yine aynı gerekçe ile disiplin cezası verilmesi gerektiğinde tekerrür hükmünden dolayı bir ağır ceza olan kınama cezasının verilmesi gerekmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Farklı fiillerden dolayı aynı cezaları alan memura ise üçüncü uygulamada bir ağır cezanın verilmesi gerekmektedir. Yine konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse Bir memura " Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek,"den dolayı uyarma cezası verildikten sonra bu sefer  " Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak" suçundan dolayı ikinci uyarma cezasının verildiğini öngörürsek burada cezayı gerektiren fiillerin farklı olmasından dolayı ikinci seferde uyarma cezası verilecektir.Yine aynı memur 3. seferde de  "Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak,"gerekçesi ile uyarma cezası alacağı durumda farklı fiillerden de dolayı 3.UYARMA cezasında uyarma cezasının yerine bir üst ceza olan KINAMA cezasının verilmesi gerekmektedir.Yukarıda örneklerle anlatmaya çalışmış olduğumuz durumla alakalı Danıştay Kararı yazımız ekindedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili Danıştay kararında ayrı fiilerden dolayı üçüncü ceza uygulamasına bir üst ceza uygulanması gerektiği yönünde karar verilmiştir.Ayrıca disiplin cezası verilirken bir alt ceza uygulaması kapsamında verilen cezanın tekerrür hükümlerinin uygulanmasında alınması gereken ceza üzerinden değerlendirilmesi gerektiği yönünde karar verilmiştir.Konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse aylıktan kesme cezası alacak bir memur geçmişteki olumlu sicilinden dolayı bir alt ceza olarak kınama cezası almışsa tekerrürden bir üst ceza verilmesi olayında kınama cezası değil aylıktan kesme cezası dikkate alınmalıdır</span></span></p>

<h2 style="text-align:justify"><span><span>Disiplin Tekerrür Uygulamasına İlişkin Örnek Danıştay Kararı</span></span></h2>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>T.C. D A N I Ş T A Y Onikinci Daire Esas No : 2008/5309 Karar No : 2011/920</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Özeti : Davacının 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlem, davacının aynı dereceden cezayı gerektiren üçüncü fiili nedeniyle tesis edildiğinden tekerrür şartlarının oluştuğu hakkında.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Konya Valiliği Karşı Taraf : … İsteğin Özeti : Konya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 27.3.2008 günlü, E:2007/1273, K:2008/406 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: Tülay Şeran Balaban Düşüncesi : Olayda, dava konusu disiplin cezası işlemi, davacının aynı dereceden cezayı gerektiren üçüncü fiili nedeniyle tesis edildiğinden tekerrür hükümlerinin uygulanmasının şartlarının oluştuğu açık olup, İdare Mahkemesince işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken işlemin usul yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptalinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu nedenle, kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Savcısı : E. Nur Necef Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü: Dava, Konya Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde makine mühendisi olarak görev yapan davacının, 1/30 oranında maaş kesim cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 21.8.2007 tarih ve 5688 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 27.3.2008 günlü, E:2007/1273, K:2008/406 sayılı kararıyla, dosyasının incelenmesinden, davacıya, 5.3.2007 tarih ve 410/1188 sayılı işlemle; 385 göreve geç geldiği ve mesai devam belgelerini imzalamadığından bahisle <strong>657 sayılı Kanun'un 125/C-a maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması gerekirken bir alt ceza uygulaması yapılarak kınama cezası, 25.6.2007 tarih ve 410/4073 sayılı işlemle; 2006 yılı yapım programında yer alan ve bakım onarım listesi yapılan bir okul hakkında gerçekçi rapor düzenlemediğinden bahisle anılan Kanunun 125/B-a maddesi uyarınca kınama cezası, 27.6.2007 tarih ve 4127 sayılı işlemle; verilen görevi tam ve zamanında yapmadığından bahisle aynı Kanunun 125/B-b maddesi uyarınca kınama cezası verildiği, en son davacının Kulu İlçesi, … İlköğretim Okulunun kalorifer tesisatı ile ilgili olarak yerinde inceleme yapmak suretiyle teknik rapor düzenlemesi için görevlendirilmesine rağmen yerinde inceleme yapmadan teknik rapor düzenlediği hususunun yapılan soruşturma sonucunda sabit görüldüğü ve hakkında 657 sayılı Kanun'un 125/B-a maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, davacının daha önce iki kez kınama cezası ile cezalandırılması nedeniyle bir derece ağır ceza uygulanarak 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığının anlaşıldığ</strong>ı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinde cezaların tekerrüründen değil, cezaların verilmesine sebep olmuş fiil veya hallerin tekerrüründen bahsedildiği, olayda ise, davalı idare savunmasında, davacının daha önce de 5.3.2007 günlü ve 25.6.2007 günlü işlemlerle iki kez kınama cezası ile cezalandırıldığı, bu nedenle davacı hakkında bir derece ağır cezanın uygulandığının belirtildiği, bu duruma göre, davacının almış olduğu üç kınama cezasından ilki olan ve 5.3.2007 günlü işlemle verilen kınama cezasının aylıktan kesme cezasını gerektiren bir fiilden dolayı alt ceza uygulaması yapılarak verilmiş olduğu gözönünde bulundurulduğunda, "aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir" kuralının uygulanarak davacıya bir derece ağır ceza verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı idare, dava konusu işlemin hukuk ve usule uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin sondan beşinci fıkrasında, <span style="color:#ff0000">“Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.” kuralına yer verilmiştir.</span> Dosyanın incelenmesinden, davacının daha önce, 5.3.2007 günlü işlemle; göreve geç geldiği ve mesai devam belgelerini imzalamadığından bahisle 657 sayılı Kanun'un 125/C￾a maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması gerekirken bir alt ceza uygulaması yapılarak kınama cezası, 25.6.2007 günlü işlemle; 2006 yılı yapım programında yer alan ve bakım onarım listesi yapılan bir okul hakkında gerçekçi rapor düzenlemediğinden bahisle anılan Kanunun 125/B-a maddesi uyarınca kınama cezası, 27.6.2007 günlü işlemle; verilen görevi tam ve zamanında yapmadığından bahisle aynı Kanunun 125/B-b maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırıldığı, en son Kulu İlçesi, … İlköğretim Okulunun kalorifer tesisatı ile ilgili olarak yerinde inceleme yapmak suretiyle teknik rapor düzenlemesi için görevlendirilmesine rağmen yerinde inceleme yapmadan teknik rapor düzenlediğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 125/B-a maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, daha önce iki kez kınama cezası ile cezalandırılması nedeniyle bir derece ağır ceza uygulanarak 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır. <span style="color:#ff0000">Olayda, davacının dava konusu işlemden önce üç kez kınama cezası ile cezalandırıldığı, bunlardan birinin 657 sayılı Yasanın 125/C-a maddesine bir alt ceza uygulanmak suretiyle verilmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ancak davacının bu ceza dışında 657 sayılı Yasanın 125/B-a ve 125/B-b maddeleri uyarınca verilmiş iki cezasının daha bulunduğu, dava konusu işleme konu eyleminin de yine aynı yasanın 125/B-a 386 maddesine göre kınama cezasını gerektirdiği görülmüş olup, dava konusu disiplin cezası işlemi, davacının aynı dereceden cezayı gerektiren üçüncü fiili nedeniyle tesis edildiğinden tekerrür hükümlerinin uygulanması için gerekli şartların oluştuğu açıktır.</span> Her ne kadar, davalı idare savunmalarında ve temyiz dilekçesinde tekerrüre esas alınan cezalardan söz ederken bu iki ceza yerine davacının aylıktan kesme cezasını gerektiren ancak alt cezanın uygulandığı 5.3.2007 günlü ve 657 sayılı Yasa'nın 125/B-a maddesi uyarınca tesis edilen 25.6.2007 günlü işlemlerle verilen kınama cezalarından söz etmekte ise de, dava konusu işlemde hangi cezaların tekerrüre esas alındığının belirtilmediği, idarenin savunmasının ekinde gönderdiği belgelere göre davacının bu iki ceza dışında 657 sayılı Yasa'nın 125/B-b maddesi uyarınca verilmiş bir kınama cezasının daha bulunduğu ve bu ceza göz önünde bulundurulduğunda dava konusu işlem tesis edilirken tekerrür hükümlerinin uygulanması için gerekli şartların oluştuğu açık olduğundan, idarenin hatalı ve eksik savunmasının işlemi sakatlamayacağı tabiidir. Bu durumda, dava konusu işlemde tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından hukuka aykırılık bulunmadığından İdare Mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken işlemin usul yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz talebinin kabulü ile Konya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 27.3.2008 günlü, E:2007/1273, K:2008/406 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 23.2.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi</span></span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasinda-tekerrur-uygulamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/disiplin_cezasinda_tekerrur_uygulamasi_h5028_6ee46.jpg" type="image/jpeg" length="25612"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Halinde Disiplin Cezası]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-halinde-disiplin-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-halinde-disiplin-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilmesi Halinde Memura Disiplin Cezası Verilebilir mi? Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması  cezası alan memur hakkında yapılacak işlemler]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilmesi Halinde Memura Disiplin Cezası Verilebilir mi? HAGB kararı alan memura disiplin cezası verilir mi?</span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Ceza Mahkemesi kararı ile davacı hakkında mahkumiyete hükmedilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen memur hakkında idaresince yürütülmekte olan disiplin soruşturması sonucunda memuriyetine son verilen memurun açmış olduğu davanın danıştay başkanlığınca görüşülmesi neticesinde ceza yargısında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının verilmiş olmasının ilgiliye disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceğini belirterek ilgili hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesi verilen memuriyetten çıkarma cezasını onamıştır.</span></span></p>

<p class="Gvdemetni20" style="text-align:justify"><span><span><span class="Gvdemetni23ptbolukbraklyor"><span>DANIŞTAY </span></span><span style="color:black">Onaltıncı Daire </span></span></span></p>

<p class="Gvdemetni20" style="text-align:justify"><span><span><span style="color:black">Esas No: 2015/896 </span></span></span></p>

<p class="Gvdemetni20" style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:transparent; color:black">Karar No 2016/1858</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>TÜRK MİLLETİ ADINA</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Hüküm veren Danıştay Onaltıncı Dairesince, davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Diğer yandan, yukarıda yer verilen İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin anlatımından, davacının üzerine atılı eylemi kabul ettiğinin ifade edilmesinden sonra, aynı eylem nedeniyle “zincirleme şekilde kamu kurumuna karşı dolandırıcılık, zincirleme şekilde sahte resmi evrak tanzim etmek ve kullanmak, zincirleme şekilde sahte özel belge tanzim edip kullanmak“ suçlarından Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam ettiğine ilişkin tespite de yer verilerek, davacıya isnat edilen eylemin Türk Ceza Kanunu kapsamında suç olarak tanımlandığının kabul edildiği, ancak daha sonra bu yargılamanın sonucunun beklenmesine gerek görülmediğinin ifade edildiği, sonuçta ise davacıya isnat edilen fiilin disiplin soruşturması kapsamında sübuta erdiği şeklinde değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Ancak, davacının anılan suçlardan dolayı yargılanması sonucunda, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2008/119, K:2014/371 sayılı karan ile ayrı ayrı üç kez işlediği eylemlerden dolayı "resmi belgede sahtecilik" suçundan üç kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetimli serbestlik süresine tabi tutulmasına; ayn ayrı iki kez işlediği eylemlerden dolayı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan, 1 yıl 3 ay hapis ve 700 TL adli para cezası ile 11 ay 3 gün hapis ve 160 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetimli serbestlik süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ve bu karara yapılan itirazın reddi ile karar kesinleşmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#ff0000">Bu durumda, yukarıda yer verilen Ceza Mahkemesi karan ile davacı hakkında mahkumiyete hükmedilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında; İdare Mahkemesince, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil ettiği gerekçedeki anlatımla kabul edilen eylemin sübuta erdiği şeklinde ifade kullanılmasında, masumiyet karinesi uyarınca hukuki isabet görülmemiş ise de; davacının zabıt katibi olarak görev yaptığı sırada, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunması sebebiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-g maddesi uyarınca memurluktan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ve bu karar uyarınca memurlukla ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, bu husus, anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddiyle İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 24.11.2010 tarih ve E:2010/592, K:2010/1908 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-halinde-disiplin-cezasi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/hukmun_aciklanmasinin_geri_birakilmasi_halinde_disiplin_cezasi_h5447_8b109.jpg" type="image/jpeg" length="71903"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2020 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="33667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2020 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="27745"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
