<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>mevzuatinyeri</title>
    <link>https://www.mevzuatinyeri.com</link>
    <description>Mevzuatinyeri memur maaş, soruşturma, izin,harcırah, disiplin, misafirhaneler,memurlar haber,kamu mevzuatı,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 31 Jul 2026 19:53:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Belediye norm kadro yönetmeliği yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/belediye-norm-kadro-yonetmeligi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/belediye-norm-kadro-yonetmeligi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belediye norm kadro yönetmeliğinde önemli değişiklikler yapıldı. Norm fazlası müdür kadrolarının dondurulması, boşalan kadroların iptal edilmesi ve rehberlik-teftiş kurulu ibaresine ilişkin düzenleme Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><strong>Belediyelerin norm kadro yönetmeliğinde değişiklik: Norm fazlası müdür kadroları dondurulacak</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca hazırlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Yönetmelikle belediyelerin norm kadro sisteminde çeşitli güncellemeler yapılırken, özellikle norm fazlası müdür kadrolarına ilişkin yeni uygulama dikkat çekti.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Norm fazlası müdür kadroları dondurulacak</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Yönetmeliğe eklenen Ek Madde 8 ile, Yönetmeliğin Ek-4 cetvellerinden çıkarılan müdür kadro unvanlarından halen dolu bulunanların dondurulmuş kadro olarak değerlendirileceği hüküm altına alındı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Norm kadro cetvellerinden çıkarılmış olmakla birlikte halen dolu bulunan müdür kadroları korunacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Ancak bu kadroların emeklilik, nakil, istifa veya başka bir nedenle boşalması halinde yeniden atama yapılamayacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Münhal hale gelen söz konusu kadrolar, belediye meclisi kararıyla Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde iptal edilecek.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Böylece belediyelerde norm kadro fazlası müdür kadrolarının zaman içerisinde tamamen sistemden çıkarılması amaçlanıyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>"Rehberlik ve Teftiş Kurulu" ibaresi eklendi</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Yönetmeliğin 12 nci maddesinde yer alan "teftiş kurulu" ibaresi "rehberlik ve teftiş kurulu" olarak değiştirildi. Böylece son yıllarda kamu kurumlarında yaygınlaşan "rehberlik ve teftiş" teşkilatlanmasına uyum sağlandı.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Norm kadro cetvelleri güncellendi</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Yönetmeliğin ekinde bulunan EK-1, EK-2, EK-3 ve EK-4 norm kadro cetvelleri de tamamen yenilendi.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan "2023" ibaresi "2025" olarak değiştirilerek norm kadro hesaplamalarında esas alınacak güncel veriler revize edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girerken, hükümlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı yürütecek.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Belediyelerde norm fazlası müdür kadroları kaldırılıyor</strong></h3>

<p style="text-align:justify">İllüstrasyon önerisi: Belediye hizmet binası önünde belediye meclisi silüeti, dosya ve personel klasörleri ile kadro şemasını gösteren modern infografik tarzında bir illüstrasyon; üzerinde "Norm Kadro", "Müdür Kadrosu" ve "Belediye" kavramlarını çağrıştıran görsel öğeler bulunan, resmi ve kurumsal bir kompozisyon.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="607">
   <table class="table table-bordered table-sm">
    <tbody>
     <tr>
      <td width="195">
      <p style="text-align:justify">31 Temmuz 2026 CUMA</p>
      </td>
      <td width="195">
      <p style="text-align:justify">Resmî Gazete</p>
      </td>
      <td width="195">
      <p style="text-align:justify">Sayı : 33326</p>
      </td>
     </tr>
     <tr>
      <td colspan="3" width="586">
      <p style="text-align:justify">YÖNETMELİK</p>
      </td>
     </tr>
     <tr>
      <td colspan="3" width="586">
      <p style="text-align:justify">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından:</p>

      <p style="text-align:center">BELEDİYE VE BAĞLI KURULUŞLARI İLE MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİ</p>

      <p style="text-align:center">NORM KADRO İLKE VE STANDARTLARINA DAİR YÖNETMELİKTE</p>

      <p style="text-align:center">DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 1- 22/2/2007 tarihli ve 26442 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “2023” ibaresi “2025” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 2- Aynı Yönetmeliğin 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “teftiş kurulu” ibareleri “rehberlik ve teftiş kurulu” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 3- Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Norm fazlası müdür kadroları</p>

      <p style="text-align:justify">EK MADDE 8- (1) Bu Yönetmelik kapsamında, Ek-4 Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Kadro Kütüklerinden (I) sayılı Belediye ve Belediye Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Memur Kadro Kütüğünden çıkarılan müdür kadro unvanlarından dolu olanlar dondurulmuş sayılır.</p>

      <p style="text-align:justify">(2) Dondurulan müdür kadro unvanlarının herhangi bir şekilde münhal hale gelmesi durumunda, söz konusu kadrolar bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak belediye meclisi kararı ile iptal edilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 4- Aynı Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-1, EK-2, EK-3 ve EK-4 ekteki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 5- Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 6- Bu Yönetmelik hükümlerini Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı yürütür.</p>

      <p style="text-align:justify"></p>

      <p style="text-align:justify"><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260731-8-1.pdf" rel="nofollow">Ekleri için tıklayınız</a></p>
      </td>
     </tr>
    </tbody>
   </table>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAHALLİ İDARELER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/belediye-norm-kadro-yonetmeligi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/h.jpg" type="image/jpeg" length="91723"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7590 sayılı Kanun Resmi Gazete yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/7590-sayili-kanun-resmi-gazete-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/7590-sayili-kanun-resmi-gazete-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'de kabul edilen 7590 sayılı Kanun ile kamu personel rejiminden kamu ihale mevzuatına, sosyal güvenlikten vergi uygulamalarına, PTT personel sisteminden Siber Güvenlik Başkanlığının yetkilerine kadar birçok alanda önemli düzenlemeye gidildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>TBMM'den torba kanun: Kamu personeli, vergi, ihale ve sosyal güvenlikte önemli değişiklikler</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 7590 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile çok sayıda kanunda önemli değişiklikler yapıldı. Düzenleme; kamu personel sistemi, sosyal güvenlik, vergi, kamu alımları, ulaştırma, eğitim, elektronik haberleşme ve siber güvenlik başta olmak üzere birçok alanda yeni hükümler içeriyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kanunla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68/B maddesinin son paragrafı yürürlükten kaldırıldı. Böylece kamu personelinin üst görevlere atanmasına ilişkin önemli bir hüküm mevzuattan çıkarılmış oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Sosyal güvenlik alanında ise en düşük emekli aylığı 23.552 TL'ye yükseltildi. Ayrıca turizm sektöründeki özel konaklama tesisleri için 2026 yılının Mayıs-Aralık dönemine yönelik yeni sigorta primi desteği getirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Vergi mevzuatında yapılan değişikliklerle nükleer enerji santrali yatırımlarına yönelik damga vergisi, KDV ve kurumlar vergisi bakımından yeni istisna ve teşvikler düzenlenirken, motorlu taşıtlarda uygulanacak ÖTV sisteminde de Cumhurbaşkanına daha geniş belirleme yetkisi tanındı ve bazı araçlar için asgari maktu vergi uygulaması getirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu alımları bakımından 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda değişiklik yapılarak bütçe içi işletmeler istisna kapsamı dışında bırakıldı. Ayrıca Avrupa Birliği üyesi devletlere yönelik karşılıklılık esasına göre yerli isteklilere tanınan avantajların uygulanabilmesine imkân sağlayan yeni bir düzenleme ihdas edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Kanunla PTT personel rejimi de yeniden düzenlendi. Buna göre PTT personeli, belirli istisnalar dışında idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilecek ve işe alma, görevde yükselme, ücret ile diğer özlük haklarına ilişkin esaslar Yönetim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenecek. Mevcut personelin yeni sisteme geçişine ilişkin ayrıntılı geçiş hükümlerine de yer verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Siber güvenlik alanında ise Siber Güvenlik Başkanlığının görev ve yetkileri genişletildi. Başkanlığa internet alan adlarına ilişkin düzenleme yapma yetkisi verilirken, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan devredilen görev ve yetkilere ilişkin geçiş hükümleri ile birçok kanunda gerekli uyum değişiklikleri gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Özel öğretim kurumlarına yönelik yaptırımlar artırılırken, kurum türüne uygun olmayan program uygulanması ve milletlerarası okullara ilişkin yeni idari yaptırımlar getirildi. Ayrıca öğretmen görevlendirilmesine ilişkin hükümler yeniden düzenlendi.</p>

<p style="text-align:justify">Ulaştırma alanında ise tehlikeli madde taşımacılığı, denizcilik, demiryolu ve karayolu faaliyetlerine ilişkin çok sayıda yeni idari para cezası öngörülürken, Bakanlık tarafından verilen belge ve hizmetlerden alınacak ücretlerin döner sermaye hesabına yatırılmasına ilişkin yeni hükümler kabul edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Kanunun bazı hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girerken, sosyal güvenlik prim oranlarına ilişkin düzenleme 1 Ağustos 2026 tarihinde, bazı vergi ve sosyal güvenlik hükümleri ise kanunda belirtilen özel tarihler itibarıyla uygulanacak.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="3" width="586">
   <p style="text-align:justify"><strong>KANUN</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="3" width="586">
   <p style="text-align:justify">BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK</p>

   <p style="text-align:justify">YAPILMASINA DAİR KANUN</p>

   <table class="table table-bordered table-sm">
    <tbody>
     <tr>
      <td valign="top" width="285">
      <p style="text-align:justify"><strong><u>Kanun No. 7590</u></strong></p>
      </td>
      <td valign="top" width="285">
      <p style="text-align:justify"><strong><u>Kabul Tarihi: 24/7/2026</u></strong></p>
      </td>
     </tr>
    </tbody>
   </table>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 1- </strong>1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (2) sayılı tablonun “IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümüne aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“56. Nükleer enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için önlisans ve/veya lisans alan tüzel kişilerin taraf olduğu nükleer enerji santrali yatırımlarına ilişkin düzenlenen kağıtlar.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 2- </strong>14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendinin son paragrafı yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 3- </strong>19/6/1979 tarihli ve 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasına (f) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve mevcut (g) bendi buna göre teselsül ettirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“g) 2863 sayılı Kanun kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılacak başvurular ve Bakanlıkça sunulacak hizmetler karşılığı alınacak her türlü hizmet bedeli,”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 4- </strong>21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aşağıdaki ek madde ile ekli (1) sayılı ücret tarifesi eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“EK MADDE 9- Kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan her türlü plan, proje, yapım ve benzeri işler kapsamında talep edilenler hariç olmak üzere; bu Kanun kapsamındaki Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkili olduğu her türlü belge talebi ile itiraz ve yeniden değerlendirme başvurularından ve Bakanlıkça özel bir çalışma, araştırma ve inceleme gerektiren talep ve başvurulardan, kültürel mirasın korunması amacıyla gerçekleştirilecek hizmetlerin yürütülmesinde kullanılmak üzere ekli (1) sayılı ücret tarifesinde belirlenen hizmet bedelleri alınır.</p>

   <p style="text-align:justify">Hizmet bedeli olarak alınacak tutarlar, başvuru sahipleri tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünün ilgili banka hesabına yatırılır.</p>

   <p style="text-align:justify">Hesapta toplanan tutar Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi bütçesine gelir kaydedilir.</p>

   <p style="text-align:justify">Ekli (1) sayılı ücret tarifesinde belirlenen hizmet bedelleri, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrası uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">Bu madde kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığına yapılacak başvurular ve Bakanlıkça sunulacak hizmetler karşılığı alınacak bedellere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 5- </strong>13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun ek 17 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“EK MADDE 17- İlk defa sürücü belgesi alanlar ile sürücü belgesi herhangi bir nedenle iptal edilip yeniden sürücü belgesi almaya hak kazananlar, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süre ile aday sürücü olarak kabul edilirler.</p>

   <p style="text-align:justify">Aday sürücülük süresi içinde;</p>

   <p style="text-align:justify">a) Bu Kanun kapsamında sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasını gerektiren bir ihlalin gerçekleştirilmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">b) 75 ceza puanının aşılması,</p>

   <p style="text-align:justify">c) Araç cinsine bakılmaksızın 0.20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">ç) Bu Kanunun 53 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 74 üncü veya 78 inci maddelerinden herhangi birinin üç kez ihlal edilmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">halinde aday sürücü belgesi iptal edilir.</p>

   <p style="text-align:justify">Aday sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için; sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekir. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı, bu Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması ve varsa iptal işlemi sonrası bekleme süresi veya geçici geri alma işlemleri sonrası geri alma süresi kadar zamanın geçmiş olması zorunludur.</p>

   <p style="text-align:justify">Aday sürücü belgesi iptal işlemleri bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 6- </strong>14/10/1983 tarihli ve 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 42 nci maddesinin birinci fıkrasına “araç ve gereç” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına gerekli hizmetin” ibaresi eklenmiş ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Kolluk kuvvetleri ve diğer yetkililer; kazaya uğramış, zor durumda kalan veya tehlike içinde bulunan hava aracına, uçuş ekibine, yolculara, kurtarma ve yardım ekibinin görevini yapmasına yardımcı olmakla yükümlüdürler.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 7- </strong>2920 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Önleme talimatlarına uyma ve inme mecburiyeti</p>

   <p style="text-align:justify">MADDE 94- Türk hava sahasında uçuş gerçekleştiren sivil hava araçlarının, hava trafik kurallarına aykırı hareket etmeleri veya hava sahasını ihlal etmeleri hâlinde, ilgili hava trafik kontrol ünitesinin talebi üzerine yetkilendirilen hava araçları tarafından gerçekleştirilen önleme faaliyetleri kapsamında verilen talimatlara uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunludur.</p>

   <p style="text-align:justify">Yabancı devletlerin hava sahasında uçuş gerçekleştiren, Türk Sivil Hava Aracı Siciline kayıtlı veya Türk işleticiler tarafından işletilen sivil hava araçlarının, Türkiye Cumhuriyeti tarafından tanınan devletlerin yetkili makamlarınca verilen önleme talimatlarına uymaları ve gerekli görüldüğünde iniş yapmaları zorunludur.</p>

   <p style="text-align:justify">Birinci fıkra hükmünün uygulanmasında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı; gerekli hâllerde Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile iş birliği yapar.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 8- </strong>2920 sayılı Kanunun 143 üncü maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Birinci ve ikinci fıkralarda yer alan idari para cezalarının alt ve üst sınırları tüzel kişiler için beş katı olarak uygulanır.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 9- </strong>25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“GEÇİCİ MADDE 47- (1) 31/12/2045 tarihine kadar uygulanmak üzere, nükleer enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için önlisans ve/veya lisans alan mükelleflerin yatırım teşvik belgeleri kapsamında nükleer enerji santralleri yatırımlarına ilişkin inşaat işleri nedeniyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüklenilen ve takvim yılının altı aylık dönemleri itibarıyla indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisi, altı aylık dönemleri izleyen bir yıl içinde talep edilmesi halinde mükellefe iade edilir.</p>

   <p style="text-align:justify">(2) 31/12/2045 tarihine kadar uygulanmak üzere, nükleer enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için önlisans ve/veya lisans alan mükelleflerin yatırım teşvik belgeleri kapsamında nükleer enerji santralleri yatırımlarına ilişkin yapılacak makine ve teçhizat teslimleri katma değer vergisinden müstesnadır. Bu kapsamda yapılan teslimler nedeniyle yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergiden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler, 32 nci madde hükmü uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine iade edilir.</p>

   <p style="text-align:justify">(3) Yatırımın tamamlanmaması halinde, bu madde kapsamında zamanında alınmayan veya iade edilen vergiler yatırımcıdan, vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Bu vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun meydana geldiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlar.</p>

   <p style="text-align:justify">(4) Cumhurbaşkanı birinci ve ikinci fıkrada yer alan süreleri 31/12/2050 tarihine kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 10- </strong>25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun geçici 35 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “31/12/2026” ibaresi “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiş ve cümleye “2025” ibaresinden sonra gelmek üzere “, 2026 ve 2027” ibaresi eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 11- </strong>4447 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“GEÇİCİ MADDE 36- 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında turizm işletmesi belgesine sahip özel sektöre ait konaklama tesisi işyerlerinde, 2026 yılı Mayıs ila Aralık aylarına/dönemlerine ilişkin olmak üzere, tesisin faaliyette bulunduğu aylar/dönemler ile sınırlı olarak, ilgili ayda/dönemde verilen muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak bildirilen sigortalıların prim ödeme gün sayısının 116,67 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işyerlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilmek suretiyle Fondan karşılanır.</p>

   <p style="text-align:justify">İşyeri ile ilgili muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin yasal süresi içinde verilmemesi, primlerin yasal süresinde ödenmemesi ve Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması durumlarında bu maddede belirtilen destekten yararlanılamaz. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ettiren ve taksitlendiren veya ilgili diğer kanunlar uyarınca yapılandıran işverenler bu taksitlendirme veya yapılandırma devam ettiği sürece bu madde hükmünden yararlandırılır.</p>

   <p style="text-align:justify">Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik ad, ünvan veya iş birimi altında açılması, yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi veya bu madde kapsamında sağlanan destekten yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis edildiğinin anlaşılması hâlinde, Fondan karşılanan tutar 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir.</p>

   <p style="text-align:justify">2026 yılı Mayıs ila Aralık ayları/dönemleri için mahkeme kararıyla veya denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde; çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ile sigortalıların prime esas kazançlarını Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirmediği veya eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden Fondan karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, ilgili ayda 2026 yılı Mayıs ila Aralık aylarına/dönemlerine ait aylık brüt asgari ücretin onda birini geçmeyecek tutarda eksik prime esas kazanç bildirimi yapıldığının tespiti durumunda Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılacak ihtar üzerine on beş günlük süre içinde söz konusu eksikliği gideren işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaya devam eder. Bu maddenin uygulanmasında 5510 sayılı Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.</p>

   <p style="text-align:justify">Bu madde hükümleri; sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar, yabancı uyruklu sigortalılar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz.</p>

   <p style="text-align:justify">Bu madde kapsamındaki destekten yararlanan işyerlerinin aynı ayda/dönemde diğer sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerinden yararlanması hâlinde; bu madde uyarınca sağlanacak destek tutarı, bu teşvik, destek ve indirimler uygulandıktan sonra destekten yararlanılan aya/döneme ait Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenmesi gereken sigorta primi tutarını aşamaz.</p>

   <p style="text-align:justify">Fondan bu madde kapsamında karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.</p>

   <p style="text-align:justify">Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınarak Bakanlık tarafından belirlenir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 12- </strong>4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine “2 nci maddenin” ibaresinden önce gelmek üzere “İdarelerin bütçe içi işletmeleri hariç” ibaresi eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 13- </strong>4734 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Kamu alımlarında mütekabiliyet</p>

   <p style="text-align:justify">EK MADDE 13- Bu Kanun ve diğer kanunlar kapsamındaki alımlarda yerli istekliler, yerli malı ve bu malı teklif eden istekliler lehine tanınan hak ve avantajların, Avrupa Birliği üyesi devletlerde yerleşik isteklilere, Avrupa Birliği menşeli mala ve bu malı teklif eden isteklilere de mütekabiliyet esasları çerçevesinde ülke ve/veya ürüne göre kısmen ya da tamamen tanınması hususunda Cumhurbaşkanı yetkilidir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 14- </strong>6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 12 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının ikinci paragrafının son cümlesinden önce gelmek üzere aşağıdaki cümleler, (2) numaralı fıkrasının (c) bendine “motor silindir hacmi,” ibaresinden sonra gelmek üzere “çekiş sistemi,” ibaresi ve fıkraya (c) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“(II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan mallar (13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca (L) sınıfında olup içten yanmalı motoru olanlar ile (L) sınıfında olup elektrik motor gücü 4 kW’ın altında olanlar ve (T) sınıfında olan araçlar hariç) için nispi vergi oranı üzerinden hesaplanacak vergi tutarı, asgari maktu vergi tutarı olan; (L) sınıfı araçlar için 30.000 Türk Lirası, diğerleri için 100.000 Türk Lirasından az olamaz. Bu tutarlar her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Hesaplanan tutarların 100 Türk Lirasını aşmayan kesirleri dikkate alınmaz.”</p>

   <p style="text-align:justify">“ç) (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan mallar için (1) numaralı fıkrada yer alan tutarları veya yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle belirlenmiş olan tutarları on katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, bu sınırlar içinde kalmak şartıyla; farklı matrah grupları oluşturmak suretiyle asgari maktu vergi tutarlarını farklılaştırmaya, motor gücü, motor silindir hacmi, çekiş sistemi, menzili, batarya kapasitesi, cinsi, sınıfı, üst yapı gövde tanımı, emisyon türü ve değeri, istiap haddi ile yolcu ve yük taşıma kapasitesi itibarıyla farklı asgari maktu vergi tutarları belirlemeye,”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 15- </strong>31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin başlığı “Prim oranları” şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 16- </strong>5510 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “20.000” ibaresi “23.552” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 17- </strong>13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“GEÇİCİ MADDE 20- (1) Nükleer enerji santrallerinde elektrik enerjisi üretimi faaliyetinde bulunmak için önlisans ve/veya lisans alan kurumların nükleer enerji santrali yatırımları kapsamında 12 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan şartlarla yaptıkları borçlanmalar için, aynı fıkrada yer alan %50 oranı 31/12/2045 tarihine kadar %25 olarak uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">(2) Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan süreyi beş yıla kadar uzatmaya yetkilidir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 18- </strong>8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanununun 7 nci maddesinin birinci fıkrasına “ara veren” ibaresinden sonra gelmek üzere “, kurum türüne uygun olmayan program uygulayan” ibaresi, ikinci fıkrasına (g) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş, fıkranın ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, fıkraya ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle ve mevcut üçüncü cümlesine “yetkili makam tarafından” ibaresinden sonra gelmek üzere “kurum bazlı olarak” ibaresi eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“ğ) Milletlerarası okul olması hâlinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan öğrencilerin kayıtlarını yapması veya bu öğrencilere eğitim vermesi ya da bu kurumlara devam ederken Türk vatandaşlığını kazananları bu Kanunda belirlenmiş sürelerden daha fazla sürede kurumda kayıtlı tutması,”</p>

   <p style="text-align:justify">“Bu fıkranın (a), (b), (c), (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki fiillerin tekrarı hâlinde idari para cezası miktarı beş katı olarak uygulanır ve bu bentlerdeki fiillerin üçüncü kez işlenmesi hâlinde ise kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir, (ğ) ve (h) bentlerindeki fiillerin işlenmesi hâlinde brüt asgari ücretin yirmi katı idari para cezası verilir ve kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilir.”</p>

   <p style="text-align:justify">“Bu fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki fiiller için uygulanan idari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren dört; (e), (f) ve (g) bentlerindeki fiiller için ise uygulanan idari para cezasının tebliğ edildiği tarihten itibaren beş yıl geçmesi hâlinde o fiil tekerrüre esas alınmaz.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 19- </strong>5580 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Kurumlarda Bakanlıkça belirlenen öğretmenlik alanlarına kaynak teşkil eden yükseköğretim programlarından mezun olup Bakanlıkça özel alan eğitimi ve öğretmenlik meslek bilgisi bakımından belirlenen niteliklere sahip olanlar öğretmen olarak görevlendirilir. Kurumların eğitim-öğretim hizmetlerinde görevlendirilecek yönetici, uzman öğretici ve usta öğreticilerin nitelikleri ile bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 20- </strong>5580 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“GEÇİCİ MADDE 8- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 7 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında işlenen fiiller, anılan fıkrada belirlenen süreler dikkate alınarak tekerrüre esas alınır.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 21- </strong>5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa 60 ıncı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Başkanlığın yetkisi ve idari yaptırımlar</p>

   <p style="text-align:justify">MADDE 60/A- (1) İnternet alan adlarına ilişkin strateji ve politikaları belirlemeye ve düzenleme yapmaya Başkanlık yetkilidir.</p>

   <p style="text-align:justify">(2) Anayasanın 22 nci maddesinde sayılan sebeplerden biri veya birkaçına bağlı olarak, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Başkanlık, güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi üzerine veya re’sen alınması gereken tedbirleri belirleyebilir ve bu tedbirlere ilişkin kararı uygulanmak üzere derhal işletmecilere, erişim sağlayıcılara, veri merkezlerine ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirir. Bu kararın gereği, derhal ve kararın bildirilmesi anından itibaren en geç iki saat içinde yerine getirilir. Bu karar, yirmidört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim kararını kırksekiz saat içinde açıklar, aksi halde karar kendiliğinden kalkar.</p>

   <p style="text-align:justify">(3) Başkanlık, bu Kanunda düzenlenen görev ve yetkileriyle ilgili olarak yükümlülüğünü yerine getirmeyen ilgililere ihlal teşkil eden eylem başına yirmi bin Türk lirasından yüz bin Türk lirasına kadar idari para cezası verebilir.</p>

   <p style="text-align:justify">(4) Bu madde uyarınca Başkanlık tarafından verilen idari para cezaları 6183 sayılı Kanun hükümlerine tabi olup, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgisine göre Başkanlık hesaplarına ödenir. Bu süre içinde ödenmeyen idari para cezaları, Başkanlığın bildirimi üzerine ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. Tahsil edilen idari para cezalarının tamamı Başkanlık hesaplarına aktarılır.</p>

   <p style="text-align:justify">(5) Bu madde uyarınca Başkanlık tarafından verilecek idari para cezası ve diğer idari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir. Başkanlık kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır. Başkanlık tarafından açılacak davalarda teminat aranmaz.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 22- </strong>3/12/2010 tarihli ve 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 18 inci maddesinin mülga ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“(2) Sayıştay savcıları hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri veya Yükseköğretim Kurulu tarafından bunlara denkliği kabul edilen yurt içindeki veya yurt dışındaki en az dört yıllık fakülte veya yüksekokullardan birini bitirmiş ve yükseköğrenimden sonra mali, iktisadi veya hukuki konularla ilgili kamu görevlisi olarak en az on yıl çalışmış olanlar arasından atanır.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 23- </strong>14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “31/12/2025” ibaresi “31/12/2030” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “yüzde onu” ibaresi “yüzde otuzu” şeklinde, “yüzde beşi” ibaresi “yüzde on beşi” şeklinde ve dördüncü cümlesinde yer alan “yüzde onu” ibaresi “yüzde otuzu” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 24- </strong>9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“İdari hizmet sözleşmesi ile personel istihdamı</p>

   <p style="text-align:justify">EK MADDE 4- (1) 4857 sayılı Kanun kapsamında istihdam edilenler hariç olmak üzere PTT personeli, 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tâbi olmaksızın idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilir.</p>

   <p style="text-align:justify">(2) PTT personelinin işe alınması, görev ve yetkileri, yükümlülükleri, görevlendirilmesi, eğitim, terfi, görevde yükselme, ünvan değişikliği, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi veya sona erdirilmesi, pozisyon ünvan ve sayıları ile istihdamlarına ilişkin diğer hususlar Yönetim Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan yönetmelikler ile düzenlenir. Sözleşmeli personel pozisyonlarından boş olanların açıktan alım amacıyla kullanılması, Cumhurbaşkanlığının iznine tâbidir.</p>

   <p style="text-align:justify">(3) PTT personelinin aylık ücret ve diğer mali ve sosyal hakları ile sözleşme esasları, Yönetim Kurulunun kararı ile belirlenir. Ancak, avukat vekâlet ücretleri hariç aylık ücret ve diğer mali ve sosyal haklar kapsamında yapılan her türlü ödemelerin aylık net ortalaması hizmet grupları itibarıyla Cumhurbaşkanınca tespit edilecek üst sınırı aşamaz. PTT lehine sonuçlanan dava ve icra takipleri nedeniyle hükme bağlanarak karşı taraftan tahsil olunan avukat vekâlet ücretlerinin dağıtılması 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre yapılır.</p>

   <p style="text-align:justify">(4) Bu madde kapsamında istihdam edilecekler, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Bu kişilere, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilenlere ilişkin usul ve esaslar çerçevesinde iş sonu tazminatı ödenir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 25- </strong>6475 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Geçiş hükümleri</p>

   <p style="text-align:justify">GEÇİCİ MADDE 13- (1) 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 27 nci maddesi ile bu Kanunun mülga 27 nci maddesi hükümleri uyarınca PTT’de istihdam edilen mevcut personel, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren ek 4 üncü maddeye göre idari hizmet sözleşmeli personel olarak istihdam edilir.</p>

   <p style="text-align:justify">(2) PTT’de 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (II) sayılı cetvellere tabi olarak çalışan personel bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren yirmi gün içinde bu Kanunun ek 4 üncü maddesi kapsamında istihdam edilmek üzere yazılı olarak PTT’ye talepte bulunabilir. Talep tarihinden itibaren otuz gün içinde, talepte bulunan personel ile bu fıkrada öngörülen sınırlamalar çerçevesinde idari hizmet sözleşmesi imzalanır. Bu kişiler hakkında bu Kanunun geçici 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümleri ile 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 22 nci maddesinin beşinci fıkrası kıyasen uygulanır. Ancak, bu fıkra kapsamında sözleşme imzalanabileceklerin sayısı 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (II) sayılı cetvellere tabi olarak görev yapan personel sayısının yüzde 50’sini geçemez. Talebin bu oranı geçmesi durumunda sırasıyla disiplin cezası almamış olanlara, PTT’deki hizmet süresi fazla olanlara ve yaşı daha büyük olanlara öncelik tanınır.</p>

   <p style="text-align:justify">(3) PTT’de 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) ve (II) sayılı cetvellere tabi olup bu madde hükümleri uyarınca idari hizmet sözleşmesi imzalanmayan personel diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren altmış gün içinde istihdam fazlası personelin nakil işlemlerini yürüten kuruma bildirilir. Bildirilen personelin atama teklifleri, ilgili personelin nakil işlemlerini yürüten kurumca, doksan gün içinde kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet ihtiyaçları ve personelin il tercihleri göz önünde bulundurularak 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde gerçekleştirilir. Ancak, anılan madde uyarınca Özelleştirme Fonundan veya Hazineden karşılanması öngörülen ödemeler, PTT tarafından karşılanır.</p>

   <p style="text-align:justify">(4) Üçüncü fıkra kapsamında yapılacak atamalar için uygun boş kadro bulunmaması hâlinde, atama onayının alınmasıyla birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın söz konusu kadrolar ihdas edilmiş ve kurumların kadro cetvelinin ilgili bölümlerine eklenmiş, bu şekilde ihdas edilen kadrolar herhangi bir nedenle boşalması halinde ise başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Bu fıkra kapsamında gerçekleştirilen ihdas ve iptal işlemleri kamu personel bilgi sisteminin bulunduğu kuruma bir ay içinde bildirilir.</p>

   <p style="text-align:justify">(5) Bu madde hükümlerine göre idari hizmet sözleşmeli olarak istihdam edilenlerin, ilgili mevzuat hükümlerine göre PTT’de daha önceki istihdam edildikleri statülerinde geçirdikleri hizmet süreleri ek 4 üncü madde kapsamında geçmiş sayılır.</p>

   <p style="text-align:justify">(6) Bu madde hükümlerine göre idari hizmet sözleşmeli olarak istihdam edilenlere emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, emeklilik ikramiyesi veya iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, ek 4 üncü maddeye göre ödenecek iş sonu tazminatının hesabında dikkate alınır.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 26- </strong>12/3/2025 tarihli ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanununa aşağıdaki geçici madde ve ekli (1) sayılı liste eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Geçiş hükümleri</p>

   <p style="text-align:justify">GEÇİCİ MADDE 2- (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkiler bakımından Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından ikincil düzenlemeler çıkarılana kadar mevcut düzenlemelerin uygulanmasına devam olunur ve bu düzenlemelerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına yapılan atıflar Siber Güvenlik Başkanlığına; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kuruluna, Telekomünikasyon Kuruluna, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanına ve Telekomünikasyon İletişim Başkanına yapılan atıflar Siber Güvenlik Başkanına yapılmış sayılır.</p>

   <p style="text-align:justify">(2) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına ait ve münhasıran bu maddeyi ihdas eden Kanunla Siber Güvenlik Başkanlığına devredilen görev ve yetkiler bakımından bu görev ve yetkiler kapsamında kullanılan her türlü taşınır, bilgi işlem altyapısı ve sistemler, veri merkezi, taşıt, araç, gereç ve malzeme, fiziki ve elektronik ortamdaki her türlü kayıt ve doküman ile diğer her türlü varlık ile söz konusu faaliyetlerin yürütülmesinden doğan her türlü borç ve alacaklar, hak ve yükümlülükler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde ve mezkûr görev ve yetkilerin ifasına uygun şekilde Siber Güvenlik Başkanlığına devredilir. Bu kapsamda bu görev ve yetkilerin ifasında kullanılan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının mülkiyetinde bulunan ve ekli (1) sayılı listede belirtilen taşınmazlar tapuda re’sen Siber Güvenlik Başkanlığı adına bedelsiz, harçlardan ve döner sermaye ücretlerinden muaf olarak tescil edilir. Bu fıkra kapsamında yer alan hizmetler ile ilgili yapılmış olan sözleşmeler, açılmış ve açılacak olan davalar ve icra işlemlerinde devir tarihini müteakiben Siber Güvenlik Başkanlığı taraf sıfatını kazanır.</p>

   <p style="text-align:justify">(3) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığının kadro ve pozisyonlarında bulunan personelden ikinci fıkrada belirtilen görev ve yetkilerin icrasında çalışanlar ile talep etmeleri ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun muvafakatinin alınması kaydıyla bu hizmetlerin yürütülmesine yardımcı olan personelden Siber Güvenlik Başkanlığınca uygun görülenler Siber Güvenlik Başkanlığında bir yıl süreyle görevlendirilebilir. Bunlardan talepte bulunan ve Siber Güvenlik Başkanlığınca uygun görülenler mevcut kadro veya pozisyon ünvanları ve öğrenim durumları dikkate alınarak görevlendirme tarihinden itibaren bir yıl içinde Siber Güvenlik Başkanlığında durumlarına uygun kadro veya pozisyonlara mevzuatı uyarınca belirlenen atama sayı sınırlamalarına tabi olmaksızın atanabilirler. Bunlardan bu Kanunun 10 uncu maddesi kapsamında sözleşmeli uzman personel pozisyonlarına atanacaklarda ayrıca anılan maddede öngörülen şartlar da aranır. Bu fıkra kapsamında ataması yapılan personelin önceki kadro veya pozisyonlarında geçirdikleri süreler Siber Güvenlik Başkanlığının kadro veya pozisyonlarında geçirilmiş sayılır. Bu fıkra kapsamında ataması yapılan personelden mali hakları hususunda haklarında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 10 uncu maddesi veya ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulananlar hakkında anılan düzenlemelerin uygulanmasına devam edilir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından bu fıkra kapsamında ataması yapılan personele, iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ve yıllık izin ücreti ödenmez. Bu personelin önceden kıdem tazminatı ödenmiş süreleri hariç kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde geçmiş olan hizmet süreleri, ilgisine göre emekli ikramiyelerinin veya iş sonu tazminatının hesabında dikkate alınır. Ayrıca, bu personele bu fıkraya göre atanmadan önce ilave tediye veya ikramiye ödenmiş olması halinde ödenen tutarların atamanın yapıldığı tarihten sonraki çalışılmayan günlere tekabül eden kısmı geri alınır.</p>

   <p style="text-align:justify">(4) Hâkim ve savcılar muvafakatleri alınmak ve aylık, ödenek, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali ve sosyal hak ve yardımları kurumlarınca ödenmek kaydıyla geçici olarak Başkanlık emrinde görevlendirilebilir. Bu fıkra kapsamında görevlendirilecek hâkim ve savcı sayısı beşi geçemez. Bu fıkra uyarınca görevlendirilenlerin terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın süresinde mümtazen yapılır.</p>

   <p style="text-align:justify">(5) Kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarında 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (A) fıkrasına tabi kadrolar ile 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi öğretim elemanı kadrolarında bulunanlar, bu Kanunun 10 uncu maddesinde yer alan şartları taşımaları halinde Siber Güvenlik Başkanlığında sözleşmeli uzman personel olarak istihdam edilebilir. Bu fıkra kapsamında istihdam edilen personelin kadrosuyla ilişiği kesilir. Bunların Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilişkileri kendi kurumlarındaki statüleri dikkate alınarak devam ettirilir. Bu fıkra kapsamında istihdam edilenler, kendisinin sözleşmeyi feshetmesi veya Başkanlıkça sözleşmesinin feshedilmesi hâlinde fesih işlemi ile birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın yönetici kadroları dışında önceki kadrosuna kendiliğinden atanmış sayılır. Bunların durumlarına uygun boş kadro bulunmaması hâlinde atama işlemi ile birlikte söz konusu kadrolar kendiliğinden ihdas edilmiş sayılır. İhdas edilen bu kadrolar, herhangi bir nedenle boşalması hâlinde başka bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden iptal edilmiş sayılır. Bu madde uyarınca önceki kurumlarına dönen kişilerin Başkanlıkta geçen hizmetleri kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinde değerlendirilir ve bunların Başkanlıkta geçen süreleri diğer özlük işlemleri bakımından kendi kurumlarında geçmiş sayılır. Bunlara sözleşmenin feshi durumunda iş sonu tazminatı ödenmez ve bunların Başkanlıkta sözleşmeli uzman personel pozisyonunda geçen süreleri emeklilik ikramiyesi hesabında dikkate alınır. Bu fıkra kapsamında istihdam edilenlerden, sözleşmeli uzman personel pozisyonunda iken emekliye ayrılanların veya vefat edenlerin sözleşmeli uzman personel pozisyonuna atanmadan önceki kadro ve pozisyonlarında emekli ikramiyesi, iş sonu tazminatı ve kıdem tazminatı ödenmemiş süreler iş sonu tazminatının hesabında dikkate alınır.</p>

   <p style="text-align:justify">(6) Başkanlıkta görevlendirilen öğretim üyelerine 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen aylık tutarın beş katını aşmamak kaydıyla Cumhurbaşkanınca belirlenen tutarda, diğer kanunlardaki düzenleme ve kısıtlamalara tabi olmaksızın ödeme yapılabilir. Bu kapsamda ödeme yapılacakların sayısı onu geçemez.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 27- </strong>(1) 4/7/1934 tarihli ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun ek 7 nci maddesinin onuncu fıkrasında yer alan “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu” ibaresi “Siber Güvenlik Başkanlığı” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">(2) 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun;</p>

   <p style="text-align:justify">a) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yürürlükten kaldırılmış, (c) bendinde yer alan “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu” ibaresi “Siber Güvenlik” şeklinde değiştirilmiş, (j) bendine “port bilgisi” ibaresinden önce gelmek üzere “kaynak ve hedef” ibaresi eklenmiş ve fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“v) Başkanlık: Siber Güvenlik Başkanlığını,”</p>

   <p style="text-align:justify">b) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Kurum” ibaresi “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">c) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">ç) 6/A maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “Kurumun” ibaresi “Başkanlığın” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">d) 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kuruma” ibaresi “Başkanlığa” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">e) 8 inci maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci, onüçüncü ve ondördüncü fıkralarında yer alan “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa” şeklinde, onikinci ve onüçüncü fıkralarında yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiş ve onbirinci fıkrasına “kararın yerine getirilmemesi halinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “Başkanlığın talebi üzerine” ibaresi eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">f) 9/A maddesinin birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa” şeklinde, sekizinci fıkrasında yer alan “Kurum” ibaresi “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">g) 10 uncu maddesinin birinci, altıncı ve yedinci fıkralarında yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde, dördüncü fıkrasında yer alan “Kurumun” ibaresi “Başkanlığın” şeklinde, fıkranın (a) bendinde yer alan “Bakanlık” ibaresi “Bakanlıklar” ve “Kurumca” ibaresi “Başkanlık tarafından” şeklinde değiştirilmiş ve maddenin üçüncü ve beşinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">ğ) 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Kurum” ibaresi “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">h) Ek 1 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “, hâkim ve savcılar ise kendilerinin” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">ı) Ek 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna” ibaresi “Siber Güvenlik Başkanlığına” şeklinde, “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanına” ibaresi “Siber Güvenlik Başkanına” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">i) Ek 4 üncü maddesinin birinci, ikinci, dördüncü, onüçüncü, onsekizinci ve yirmibirinci fıkralarında yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde, birinci, ikinci, dördüncü, beşinci, onuncu, onbirinci ve ondokuzuncu fıkralarında yer alan “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa” şeklinde, dördüncü ve onbeşinci fıkralarında yer alan “Kurumla” ibareleri “Başkanlıkla” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">(3) 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun;</p>

   <p style="text-align:justify">a) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“(eee) Başkanlık: Siber Güvenlik Başkanlığını,”</p>

   <p style="text-align:justify">b) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “internet alan adları,” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">c) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (v) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">ç) 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">d) 35 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlık” ibaresi “Başkanlık” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">e) Altıncı Kısmının başlığında ve bu Kısmın İkinci Bölümünün başlığında yer alan “Yetkisi” ibareleri “ve Başkanlığın Yetkileri” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">f) 60 ıncı maddesinin onuncu fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">g) 64 üncü maddesinin birinci fıkrasına “Bakanlık” ibaresinden sonra gelmek üzere “, Başkanlık” ibaresi eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">(4) 12/3/2025 tarihli ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanununun;</p>

   <p style="text-align:justify">a) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“i) Kanunlarla yetkili kılınan kurumlarca yasal dinleme ve müdahalenin yapılmasına teknik olanak sağlamak ve bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmak.”</p>

   <p style="text-align:justify">b) 16 ncı maddesinin onuncu fıkrasına “(b)” ibaresinden önce gelmek üzere “(a),” ibaresi eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">(5) 22/4/2026 tarihli ve 7578 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun;</p>

   <p style="text-align:justify">a) 22 nci maddesinde yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde ve “Kuruma” ibaresi “Başkanlığa” şeklinde,</p>

   <p style="text-align:justify">b) 23 üncü maddesinde yer alan “Kurum” ibareleri “Başkanlık” şeklinde, “Kuruma” ibareleri “Başkanlığa” şeklinde,</p>

   <p style="text-align:justify">değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 28- </strong>27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 35 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “ile il ve bölge müdürü kadro veya pozisyonları” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 29- </strong>26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye 28 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“İdari para cezaları</p>

   <p style="text-align:justify">MADDE 28/A- (1) Ulaştırma hizmetleri düzenleme alanıyla ilgili olarak;</p>

   <p style="text-align:justify">a) Karayolunda taşınması yasak tehlikeli maddelerin taşınması durumunda; bu taşımacılık faaliyetinde yer alan gerçek ve tüzel kişilerin her birine 50.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, demiryolunda taşınması yasak tehlikeli maddelerin taşınması durumunda; taşıyan, gönderen ve demiryolu tesislerinde depolayanlara, tren ve vagonlarla ilgili Türk boğazlar bölgesindeki asma köprüler ve tüp geçitlerden geçişlere ilişkin yasak ve kısıtlamalara uymayanlara 500.000 Türk lirasından 10.000.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">b) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca belirlenen alanlarda tehlikeli madde güvenlik danışmanlık hizmeti almayanlara 18.000 Türk lirasından 360.000 Türk lirasına kadar, bu hizmetin verilmesiyle ilgili Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar ile asgari hizmet bedel tarifesine uymayanlara 10.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">c) Karayolu ve demiryoluyla yapılan tehlikeli madde taşımacılığında; tasarım/tip onayı, tip test, belgelendirme, uygunluk değerlendirme, işaretleme, etiketleme, muayene ile ilgili gerekli şartları sağlamayan ambalaj, kap, ekipman, yük taşıma birimleri ve araçları taşımacılık faaliyetinde kullanan ve yönetmelik ile belirlenen kurallara ve yükümlülüklere uymayanlara karayolu taşımacılığı alanında; taşıt sürücüsüne ve taşıtta bulunan diğer görevlilere her bir aykırılık için 500 Türk lirasından 10.000 Türk lirasına kadar, bu taşımacılık faaliyetinde yer alan alıcı, boşaltan, gönderen, taşımacı, paketleyen, yükleyen, dolduran, tank-konteyner/portatif tank işletmecisi, kıyı tesisi işleticisine her bir aykırılık için 4.500 Türk lirasından 90.000 Türk lirasına kadar, demiryolu taşımacılığı alanında; tren personeli/makiniste her bir aykırılık için 1.500 Türk lirasından 30.000 Türk lirasına kadar, bu taşımacılık faaliyetinde yer alan alıcı, boşaltan, gönderen, paketleyen, yükleyen, taşımacı, dolduran, tank-konteyner/portatif tank işletmecisi, sarnıç vagon sahibi/kullanıcısı, tank vagon işletmecisi, demiryolu altyapı yöneticisi/işletmecisine her bir aykırılık için 8.500 Türk lirasından 180.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">ç) Karayolu ve demiryoluyla yapılan tehlikeli madde taşımacılığı alanında yönetmelik ile belirlenen usul ve esaslara uymayan Bakanlıkça yetkilendirilen kuruluş ve muayene merkezi işleticilerine 10.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">d) Demiryoluyla tehlikeli madde taşımacılığının güvenli ve emniyetli bir şekilde yapılması amacı gözetilerek Bakanlıkça belirlenen alanlarda acil eylem planı hazırlamayan ve bu eylem planı ile ilgili zorunlulukları yerine getirmeyenlere 8.500 Türk lirasından 170.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">e) Karayolu ve demiryoluyla tehlikeli madde taşımacılığı alanında raporlama, güvenlik planı, bildirim ve kayıtların tutulmasına ilişkin zorunlulukları yerine getirmeyenler ile tehlikeli madde taşımacılığı sürecinde görev alan kişilerin eğitimine ilişkin Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayanlara her bir aykırılık için 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">f) Karayolu ve demiryoluyla tehlikeli madde taşımacılığı alanında faaliyet belgesinde yer alan faaliyet konuları ile ilgili yükümlülüklerine ait iş ve işlemlere ilişkin dokümantasyon zorunluluklar ile ilgili Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayan işletme ve tehlikeli madde güvenlik danışmanlığı hizmeti verenlere her bir aykırılık için 3.000 Türk lirasından 60.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">g) Bozulabilir gıda taşımacılığı ile ilgili uluslararası anlaşma/sözleşmelerde tanımlanan ve yönetmelik ile belirlenen yükümlülükleri ve sorumlulukları kapsamında tasarım/tip onayı, tip test, belgelendirme, uygunluk değerlendirme, işaretleme, etiketleme, muayene ile ilgili gerekli şartları sağlamayan ekipman ve araçlar ile yapılan taşımacılık faaliyetine dahil olan taraflara, araç ve ekipman imalatçıları ile bozulabilir gıda taşımacılığı ekipmanlarına ilişkin tip test, muayene/onay kuruluşu olarak yetkilendirilenlere her bir aykırılık için 10.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">ğ) Demiryolu emniyetinin teminine ve sürdürülmesine ilişkin yönetmelik ile belirlenen, demiryolu araçlarının ve altyapısının teknik uygunluğunu sağlamayan, bunların bakım, onarım ve muayene faaliyetleri ile emniyetli işletilebilirliğini korumayan, tren makinistliği ve emniyet kritik görevler ile bunların mesleki yeterlilikleri, eğitim ve sınav faaliyetleri, demiryolu uygunluk değerlendirme faaliyetleri ve demiryolu emniyet yönetim sistemi ile ilgili yükümlülükleri, sorumlulukları ve şartları yerine getirmeyen; araç üreticilerine 250.000 Türk lirasından 5.000.000 Türk lirasına kadar, demiryolu işletmecilerine, araçların bakım, onarım ve muayene faaliyetlerini yürütenlere, araçların mülkiyet ve kullanım hakkı sahiplerine, demiryolu eğitim ve sınav merkezleri ile demiryolu uygunluk değerlendirme kuruluşlarına 85.000 Türk lirasından 1.700.000 Türk lirasına kadar, makinistlere ve emniyet kritik görevli personele 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">h) Demiryolu işletmecilerinin altyapı erişimine ilişkin ve demiryolunda seyahat eden yolcuların hakları ile ilgili yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar dahilindeki şart, yetki ve sorumluluklara aykırı davrananlara her bir ihlal için 9.000 Türk lirasından 180.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">ı) İlgili mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ulusal otorite olarak ulusal ve uluslararası karayolu taşımacılığı yapılan araçlarda kullanılan takograf sistemine ilişkin; ülkemizdeki koordinasyonun sağlanması, kart ve sertifikaların üretilmesi veya ürettirilmesi, kartların kişiselleştirilerek verilmesi veya verdirilmesi, kart ve takograf verilerinin toplanarak saklanacağı veri tabanları ile benzeri hususların uygulanmasına yönelik Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar dahilindeki faaliyetlerine ilişkin şart ve sorumluluklarına aykırı davrananlara 20.000 Türk lirasından 400.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">i) 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında, Bakanlıkça yetkilendirilen işletmecilerden; yönetmelikle belirlenen idari şartlara aykırı hareket edenlere 8.500 Türk lirasından 170.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">j) Türkiye sınırları dahilindeki iki nokta arasında yabancı plakalı taşıtlar ve Türkiye limanları arasında yabancı bayraklı gemiler ile taşımacılık faaliyetini organize eden taşıma işleri organizatörlerine 40.000 Türk lirasından 800.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">k) Taşıma senedi olmadan taşıma faaliyetini organize eden taşıma işleri organizatörlerine 3.500 Türk lirasından 70.000 Türk lirasına kadar, taşıma işleri organizatörlüğü faaliyetinin yerine getirilmesini engelleyenlere 20.000 Türk lirasından 400.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">1) Karayolu ve demiryolu taşımacılığı ile terminal işletmeciliği alanında uygun belge veya yetki belgesi almadan faaliyet gösterenlere 10.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar; bu faaliyetlere ilişkin yönetmelikle belirlenen diğer şart, yetki ve sorumluluklara aykırı davrananlara 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">m) Taşıma işleri organizatörlüğü ile karayolu ve demiryolu tehlikeli madde taşımacılığı alanında uygun belge, yetki/faaliyet belgesi, mesleki yeterlilik belgesi veya sertifika almadan faaliyet gösterenlere 3.000 Türk lirasından 60.000 Türk lirasına kadar, bu faaliyetlere ilişkin yönetmelikle belirlenen diğer şart, yetki ve sorumluluklara aykırı davrananlara 2.500 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">(2) Deniz ve içsular ulaştırması alanında faaliyette bulunanlardan;</p>

   <p style="text-align:justify">a) Deniz gözetim hizmetlerine ilişkin olarak bu hizmetleri vereceklerin yetkilendirilmesi, belgelendirilmesi, mesleki eğitim ve yeterlilik şartları, yetki belgesinin usulüne uygun kullanılması, zorunlu bildirimler gibi Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara 15.000 Türk lirasından 150.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

   <p style="text-align:justify">b) Gemilerin gemiadamları ile donatımına ilişkin asgari donatım belgesinde yer alan ya da ilgili mevzuatında belirlenen gemiadamı nitelik ve sayısında eksiklik bulunan gemiye her gemiadamı eksikliği için 250.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">c) Gemide bulunan gemiadamlarının nefeste saptanacak kan alkol seviyesi (BAC) %0,05 ya da 0,25 mg/ml oranından fazla olması halinde gemiadamına 50.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">ç) Gemiadamları ve kılavuz kaptanların Türk veya yabancı bayraklı gemilerdeki hizmetleri sırasında herhangi bir şekilde tespit veya rapor edilen mesleki yetersizlikleri, disiplinsizlikleri, denizcilik örf ve adetlerine, teamüllere, denizcilik terbiyesine ve çalışma disiplinine uygun olmayan davranışları ile görevi ihmalleri veya kasıtlı kötü davranışları, Bakanlık bünyesinde kurulan ve kuruluş ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenen Gemiadamları Disiplin Komisyonunca incelenir. Bu Komisyon tarafından gemiadamının işlediği kusurun ağırlık derecesi ile ihmal veya kasıt unsurlarının varlığına göre 5.000 Türk lirası ile 50.000 Türk lirası arasında idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">d) Gemi acenteleri ile acente personelinin hizmetleri sırasında herhangi bir şekilde tespit veya rapor edilen mesleki yetersizlikleri, disiplinsizlikleri, denizcilik örf ve adetleri ile mesleki teamüllere uygun olmayan işlemleri veya davranışları Bakanlık bünyesinde kurulan ve kuruluş ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenen Gemi Acenteleri Disiplin Komisyonunca incelenir. Bu Komisyon tarafından gemi acentesi veya personelinin ihlalinin ağırlık derecesi ile ihmal veya kasıt unsurlarının varlığına göre 20.000 Türk lirası ile 200.000 Türk lirası arasında idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">e) Tabii ve suni göller, baraj gölleri, dalyan ve nehirlerden oluşan içsularda çalışan gemi ve su araçlarına ilişkin olarak asgari gemiadamı sayısı, yük taşınmasına ilişkin emniyet kuralları, geminin veya su aracının asgari teknik şartları ve belgelendirilmelerine ilişkin Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayanlara 25.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. Gemiyi sevk ve idare eden kaptana bu cezanın üçte biri ayrıca uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">f) İçsularda tehlikeli yükler, gerekli emniyet tedbirleri alınmak kaydıyla; üzerinde yolcu bulunmayan gemi ve su araçları ile taşınır. Bu hükme uymayanlara kusurun tekrarı dikkate alınarak 5.000 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">g) Gemi ve su araçlarında sac kalınlık ölçümü ve kamera ile su altı sörveyi yapılmasına ilişkin olarak bu hizmetleri vereceklerin yetkilendirilmesi, belgelendirilmesi, yetki belgesinin usulüne uygun kullanılması, zorunlu bildirimleri, sac kalınlık ölçümünün teknik şartları gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayanlara 100.000 Türk lirasından 600.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">ğ) Denizyoluyla taşınmak üzere gemilere yüklenecek dolu konteynerlerin brüt ağırlıklarının belirlenmesine ilişkin bu hizmeti vereceklerin yetkilendirilmesi, belgelendirilmesi, yetki belgesinin usulüne uygun kullanılması, zorunlu bildirimler, ölçüm ve ölçülen konteynerin gemiye yüklenme şartları, kayıtların saklanması, tavan ücretler, bu ücretler üzerinden Bakanlık Döner Sermaye İşletmesine ödenecek tutarlar gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayanlara 30.000 Türk lirasından 120.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">h) Denizyoluyla taşınan tehlikeli yüklerle veya yükleme emniyetiyle ilgili faaliyetlerde bulunulan kuruluş ve kıyı tesisinde görev alan kişilere eğitim verecek firmalar ve bu firmalarda bu eğitimleri vermek üzere istihdam edilecek eğiticiler Bakanlıkça yetkilendirilir. Bu firmaların yetkilendirilmeleri, eğiticilerin yeterliliği, eğitim yerleri, eğitim müfredatı, eğitim dokümanları ve materyali, devam zorunlulukları ve bildirim zorunlulukları gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara 10.000 Türk lirasından 30.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">ı) Kruvaziyer gemiler dışında Türk veya yabancı bayraklı, 2634 sayılı Kanunda tanımlanan deniz turizmi araçlarının seyir izin belgesi alma zorunluluğu bulunmasına rağmen seyir izin belgesi almaksızın yurda usulsüz giriş/çıkış yapması, 2634 sayılı Kanunun 28 inci maddesine aykırı olarak Türkiye’ye giriş ve çıkış işlemlerini deniz hudut kapılarında yaptırmadan yurda usulsüz giriş ve çıkış yapması, usulüne uygun giriş çıkış yapmış olsa dahi aldığı seyir izin belgesindeki bilgiler değiştiği halde değişikliği bildirmemesi hallerinde tam boyu 10 metreden küçük gemiler için metresi başına 100 Türk lirası, 10 metre ile 25 metre arası gemiler için metresi başına 500 Türk lirası ve 25 metre ve daha büyük gemiler için metresi başına 1.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">i) En az iki kıyı tesisi arasındaki hatlarda, düzenli sefer yapmak amacıyla taşımacılık faaliyetinde bulunan gerçek veya tüzel kişi işletmecilere Bakanlıkça verilecek hat izni ve düzenli seferlere ilişkin olarak izin şartları, zorunlu bildirimleri, taşıdıkları yolcuların adı, soyadı, T.C. kimlik numarası, yabancılar için pasaport numarası veya yabancı kimlik numarası ve varsa engel durumu ile araçlara ilişkin araç ve araç içi yük miktarı verilerinin bildirimi, gemilerin tabi olduğu asgari teknik gereklilikleri gibi Bakanlıkça belirlenecek esaslara uymayanlara 10.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar, geminin groston başına hesaplanması gereken durumlarda groston başına 60 Türk lirasından 200 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">j) Gemi acenteliği hizmetlerine ilişkin olarak gemi acenteliği hizmet şartları, yetkilendirilmeleri, belgelendirilmeleri, mesleki eğitim ve yeterlilikler, zorunlu bildirimler ve gemiye ilişkin beyanlar, yetki belgelerinin kullanılma usulleri, ücret tarifelerine uygun işlem yapılması gibi Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara 10.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. 18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (p) bendi uyarınca Ticaret Bakanlığınca yayımlanan acentelik hizmet tarifelerine uymayanlara 100.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">k) Ticari amaç olmaksızın münhasıran gezi, eğlence, spor ve amatör balıkçılık gibi faaliyetlerde kullanılan, ulusal standarda göre ölçüldüğünde gövde boyu (LH) 2,5 metre (dâhil) ile 24 metre (dâhil) arasında olan özel teknelerin ve yat tipinde inşa edilmiş, kamarası, tuvaleti, lavabosu, mutfağı olan, özel olarak kullanılan, gezi ve spor amacıyla yararlanılan ve ulusal standarda göre ölçüldüğünde gövde boyu (LH) 24 metreden büyük olan gemilerin asgari teknik şartları ve bunları kullanacak kişilerin yeterliklerine ilişkin olarak Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara her bir metre için 1.000 Türk lirasından 2.500 Türk lirasına kadar olmak üzere tekne tam boyu üzerinden hesaplanarak idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">1) 6/3/1980 tarihli ve 8/522 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile taraf olunan Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesinin (SOLAS) Bölüm XI/2 Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu kapsamındaki gemiler ile kıyı tesislerinden, bu Kodun uygulama hükümlerini ihlal ettiği tespit edilenlere 100.000 Türk lirasından 500.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">m) Yeşil Liman Sertifikası almak zorunda olmasına rağmen başvuru yapmayan yahut başvurusu reddedilen ve istisna belgesi olmayan kıyı tesislerine zorunluluğun başladığı tarihten itibaren yanaşan her bir geminin kıyı tesisinde bulunduğu saat başına 5.000 Türk lirası idari para cezası uygulanır, bir saatten kısa süreler bir saate tamamlanır. Bir kıyı tesisine bir takvim yılı içinde uygulanacak idari para cezası tutarı 10.000.000 Türk lirasından fazla olamaz.</p>

   <p style="text-align:justify">n) Türk bayraklı gemilerin belgelendirilmesi işlemlerini Bakanlık adına yürütecek yetkilendirilmiş kuruluşlar ve SOLAS Bölüm XI/2 kapsamında gemilerin güvenliğine ilişkin belgelendirme işlemlerini yürüten tanınmış güvenlik kuruluşları ile ilgili olarak yetkilendirilmeleri, belgelendirilmeleri, bölge/merkez ofisi, personel ve yöneticilerine ilişkin asgari şartlar, kalite yönetim sistemleri, yetki belgesinin usulüne uygun kullanılması, zorunlu bildirimler gibi Bakanlıkça belirlenen esaslara uymayanlara 250.000 Türk lirasından 500.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">o) 43 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen Yönetmeliğe aykırı olacak şekilde bağlama kütüğü kayıt zorunluluklarına uymayan, geçerli bağlama kütüğü ruhsatnamesi olmayan, bağlama kütüğü kayıtlarında yapılması gereken değişiklikleri bildirmeyen, adı ve bağlama limanını mevzuata uygun şekilde markalamayan, bağlama kütüğü ruhsatnamesinin aslını veya elektronik nüshasını ibraz edemeyen, Türk bayrağı çekme yükümlülüğüne uymayan gemi, deniz ve içsu araçlarının ilgisine göre malik veya işletenlerine 5.000 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır. İdari para cezası geçerli bağlama kütüğü ruhsatnamesi olmaması nedeniyle uygulanıyorsa, verilen idari para cezasına ilave olarak bağlama kütüğü ruhsatnamesinin düzenlenmesi veya yenilenmesi gereken tarihten itibaren gecikilen her ay için 1.000 Türk lirasından 10.000 Türk lirasına kadar idari para cezası eklenir. Geç kalınan süre içinde bir aydan az olan günler bir aya tamamlanır.</p>

   <p style="text-align:justify">(3) Tersaneler ve kıyı yapıları alanında faaliyette bulunanlara ilişkin olarak;</p>

   <p style="text-align:justify">a) Tersane, tekne imal ve çekek yerleri ile bu tesislerde gerçekleştirilecek faaliyetlere ilişkin olarak, işletme izninin esasları, bu tesislerin teknik ve personeline ilişkin yeterlilikleri, yükümlülükleri ve bildirim zorunlulukları gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut izin kapsamı dışında faaliyet gerçekleştirilmesi halinde 60.000 Türk lirasından 600.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">b) Tersane, tekne imal ve çekek yerlerinde izin belgesi olmaksızın faaliyet gösteren tesis işleticisine 165.000 Türk lirasından 950.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">c) Gemi geri dönüşüm tesisleri ile bu tesislerde gerçekleştirilecek faaliyetlere ilişkin olarak, yetkilendirme esasları, bu tesislerin teknik ve personeline ilişkin yeterlilikleri, yükümlülükleri ve bildirim zorunlulukları gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut izin kapsamı dışında faaliyet gerçekleştirilmesi halinde 100.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">ç) Deniz ve içsularda gerçekleştirilecek tarama faaliyetlerine ilişkin olarak yetkilendirilme, belgelendirilme, personele ilişkin yeterlikler, tarama izinleri, bildirim zorunlulukları, taramanın emniyetli yürütülmesi gibi hususlarda Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut izin kapsamı dışında faaliyet gerçekleştirilmesi halinde 850.000 Türk lirasından 8.250.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">d) Gemi ve su araçlarının inşa, tadilat, bakım ve onarımlarında Bakanlıkça belirlenen nitelik, yeterlik, denetim ve belgelendirmelere uygun davranılmaması, standartlara uygun üretim, denetim ve dokümantasyonun sağlanamaması halinde kusuruna göre ilgili tesis sahibine veya temsilcisine, gemi ve su aracı sahibine veya temsilcisine ve kontrol mühendisine 20.000 Türk lirasından 200.000 Türk lirasına kadar ve/veya gemi ve su araçlarında tam boy esas alınarak metre başına 500 Türk lirasından 5.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">e) Gemi ve su araçlarının inşa, tadilat, bakım ve onarımlarında Bakanlıkça belirlenen nitelik, yeterlik, denetim ve belgelendirmelere uygun davranılmaması, standartlara uygun üretim, denetim ve dokümantasyonun sağlanamaması halinde kusuruna göre klas kuruluşuna/yetkilendirilmiş klas kuruluşuna 50.000 Türk lirasından 250.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">f) Gemi ve su aracı inşa veya tadilat iznine tabi olup izin belgesi olmayan gemi ve su araçları ile gemi ve su aracı inşa veya tadilat iznine sahip olup tesis dışında işlem yapıldığı tespit edilen gemilerde tesis sahibine veya temsilcisine, gemi ve su aracı sahibine veya temsilcisine, klas kuruluşuna/yetkilendirilmiş klas kuruluşuna ve kontrol mühendisine gemi ve su araçlarında tam boy esas alınarak metre başına 5.000 Türk lirasından 50.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">g) Türk deniz yetki alanlarında veya içsularında bulunan gemi ve su araçlarının inşa, tadilat, bakım, onarım veya söküm işlemlerine başlamadan önce ve devamında yapılacak işlemler ile can, mal ve çevre güvenliği bakımından tesise yanaşma, tehlikeli mahallere emniyetli giriş ve bu mahallerde soğuk veya sıcak çalışma yapılabilmesi için ölçüm yapan ve yaptıranlara, belgelendirmeye esas görev ve sorumluluklarını yerine getirmemeleri ve uygun dokümantasyon ve saklama yükümlülüklerine uymamaları halinde 6.500 Türk lirasından 65.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">ğ) Türk deniz yetki alanlarında veya içsularında bulunan gemi ve su araçlarının inşa, tadilat, bakım, onarım veya söküm işlemlerine başlamadan önce ve devamında yapılacak işlemler ile can, mal ve çevre güvenliği bakımından tesise yanaşma, tehlikeli mahallere emniyetli giriş ve bu mahallerde soğuk veya sıcak çalışma yapılabilmesi için yetki ve sorumluluklarını yerine getirmeyen gaz ölçüm uzmanlarına 65.000 Türk lirasından 130.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">h) 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamındaki ülkemiz deniz kıyılarında, sahil şeridinde, doldurma ve kurutma yolu ile kazanılan alan üzerinde bulunan liman, iskele, yanaşma yeri, balıkçı barınağı, yat limanı, barınma yeri, boru hattı ve şamandıra/platform sistemi gibi kıyı tesislerine; ticari amaçlı olarak gemilerin ve gemi niteliği taşımayan deniz araçlarının yanaşıp ayrılması, kıyı tesislerinde barınması, tahmil tahliye yapılması ve/veya yolcuların gemilere binmesi ya da gemiden indirilmesine ilişkin esaslar ile kıyı tesisi işletmecilerinin hizmet esasları ve deniz çevresinin petrol ve diğer zararlı maddelerle kirlenmesinde acil müdahale yükümlülüklerine ilişkin esaslar Bakanlıkça belirlenir. Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara aykırı hareket edilmesi veya izinsiz yahut izin kapsamı dışında faaliyet gerçekleştirilmesi halinde 30.000 Türk lirasından 150.000 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">ı) Gemilerin karinalarında kullanılan organik kirlenmeyi önleyici sistemleri ile gemilerin deniz suyu balast tankları, çift cidar alanları ile kargo tanklarının koruyucu kaplamalarının temel gereklerine yönelik Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara uymayan, kusuruna göre, tesis sahibine ve/veya yetkilendirilmiş kuruluşa ve/veya gemi boya denetmenine 120.000 Türk lirasından 590.000 Türk lirasına kadar ve/veya gemi sahibine gemi ve su araçlarında tam boy esas alınarak metre başına 2.500 Türk lirasına kadar,</p>

   <p style="text-align:justify">idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">(4) Bu madde kapsamında yapılacak denetimlerle ilgili görevli ve yetkililere istenen bilgi veya belgeleri ibraz etmeyenlere, taşıt/araç veya işletmede kontrol edilmesi gereken alanların denetlenmesine izin vermeyen veya mâni olanlara 50.000 Türk lirasından 500.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">(5) Sürücüsünün tabiiyetine bakılmaksızın yabancı plakalı karayolu taşıtları için bu madde kapsamında uygulanacak idari para cezalarına ilişkin, 28 inci maddenin ikinci fıkrasında yer alan usul ve esaslar uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">(6) Bu maddeye göre verilecek idari para cezalarını uygulamaya Ulaştırma ve Altyapı Bakanının yetkilendireceği Bakanlık personeli yetkilidir. Bu maddeye göre verilecek idari para cezalarına ilişkin 28 inci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi hükümleri ayrıca uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">(7) Bu madde kapsamında düzenlenecek idari para cezası karar tutanakları ile diğer tutanaklarda, görevli ve yetkili personelin personel tanıtım numarası açık kimliği yerine kullanılabilir.</p>

   <p style="text-align:justify">(8) Bakanlık, yetki ve sorumluluk alanıyla ilgili faaliyet ve hizmetlere dair gerçek ve tüzel kişiler ile genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlardan bilgi, belge, fatura (elektronik ortamda düzenlenenler dâhil) ve diğer mali belgeleri talep edebilir.</p>

   <p style="text-align:justify">(9) Bakanlık, yetki ve sorumluluk alanıyla ilgili faaliyet ve hizmette bulunanlara dair denetim yapmak amacıyla gerekli görülen fiziki ve teknik altyapıyı kurar veya kurdurur.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 30- </strong>655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 28 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Döner sermaye işletmesi hesabına yatırılacak ücretler</p>

   <p style="text-align:justify">MADDE 28/B- (1) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca verilecek her türlü yetki belgesi, işletme ruhsatı, çalışma ruhsatı, lisans, imtiyaz hakkı belgesi, tahsis belgesi, tescil belgesi, izin belgesi, emniyet belgesi, taşıt belge ve kartları, geçiş belgeleri, yola elverişlilik sertifikası, denize elverişlilik sertifikası, gürültü sertifikası, her türlü mesleki yeterlik belgesi ve benzeri belgelerin ücretleri Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır.</p>

   <p style="text-align:justify">(2) Bakanlık hizmet birimlerince ücretli olarak verilecek her türlü teknik test, kontrol, rapor ve benzeri hizmetler, araştırma ve geliştirme hizmetleri, denizdibi tarama hizmetleri, her türlü gemi sörvey ve denetim hizmetleri, deniz emniyetine yönelik acil müdahale hizmetleri, müşavirlik hizmetleri ile mesleki ve teknik eğitim, kurs, seminer ve benzeri hizmetlerin ücretleri Bakanlık döner sermaye işletmesi muhasebe birimi hesaplarına yatırılır.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 31- </strong>Bu Kanunun;</p>

   <p style="text-align:justify">a) 9 uncu maddesi yayımını izleyen ay başında,</p>

   <p style="text-align:justify">b) 11 inci maddesi 2026 yılı Mayıs ayı döneminden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde,</p>

   <p style="text-align:justify">c) 15 inci maddesi 1/8/2026 tarihinde,</p>

   <p style="text-align:justify">ç) 16 ncı maddesi 2026 yılı Temmuz ayı ödeme döneminden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde,</p>

   <p style="text-align:justify">d) 17 nci maddesi 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,</p>

   <p style="text-align:justify">e) 23 üncü maddesi 1/1/2026 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde,</p>

   <p style="text-align:justify">f) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,</p>

   <p style="text-align:justify">yürürlüğe girer.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 32- </strong>Bu Kanunun;</p>

   <p style="text-align:justify">a) 22 nci maddesini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı,</p>

   <p style="text-align:justify">b) Diğer maddelerini Cumhurbaşkanı,</p>

   <p style="text-align:justify">yürütür.</p>

   <p style="text-align:justify">30/7/2026</p>

   <p style="text-align:justify"></p>

   <p style="text-align:justify"><strong><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260731-2-1.pdf" rel="nofollow">Ekleri için tı</a>klayınız.</strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/7590-sayili-kanun-resmi-gazete-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/mmmm.jpg" type="image/jpeg" length="10504"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7589 Sayılı Kanun Resmi Gazete'de yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/7589-sayili-kanun-resmi-gazetede-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/7589-sayili-kanun-resmi-gazetede-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İcra satışlarından HAGB'ye, idari yargı parasal sınırlarından kanuni faize kadar geniş kapsamlı 7589 sayılı Kanun yürürlüğe girdi; işte 27 maddedeki kritik değişiklikler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>7589 Sayılı Kanun ile Yargıda Neler Değişti? İcra-İflas'tan Ceza Muhakemesine Kapsamlı Reform</strong></p>

<p style="text-align:justify">16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve 30 Temmuz 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun", aralarında İcra ve İflas Kanunu, Noterlik Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun da bulunduğu on üç ayrı kanunda değişiklik öngörüyor. 27 maddeden oluşan Kanun, yargı sürecini hızlandırmaya ve iş yükünü azaltmaya yönelik düzenlemeler getiriyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İcra ve İflas Kanunu'nda Satış Usulüne İlişkin Değişiklikler</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kanunun 1. maddesiyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 114. maddesinde önemli değişiklikler yapıldı:</p>

<p style="text-align:justify">Mirasçılar arasında birinci artırma: Tüm malikleri mirasçılardan oluşan ve üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan taşınmazlarda, ortaklığın satış yoluyla giderilmesi kararı verildiğinde birinci artırma yalnızca malik mirasçılar arasında yapılabilecek. Bu usul bir defaya mahsus uygulanacak.</p>

<p style="text-align:justify">Teminat muafiyeti: Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar başvurursa, alacağının teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacak. Hazine, teminat göstermekten muaf tutuldu.</p>

<p style="text-align:justify">Elektronik satış portalı teklif oranları: Mirasçılar arası birinci artırmada teklifler muhammen kıymetin yüzde yüzünden başlayacak; diğer hallerde mevcut yüzde elli oranı korunuyor.</p>

<p style="text-align:justify">İhale bedelini yatırmama yaptırımları: İhaleyi kazanıp bedeli süresinde yatırmayan alıcının teminatı iade edilmeyecek; öncelikle satış masraflarından mahsup edilecek, kalan tutar hak sahiplerine ödenecek. Ayrıca teklif bedelinin yüzde beşi oranında idari para cezası uygulanacak ve bu ceza 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsil edilecek.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Noterlik Kanunu: Evrak İnceleme ve Elektronik Onaylı Örnek</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kanunun 2. maddesi, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 55. maddesini yeniden düzenledi. Buna göre mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya yetkili resmi daireler noterlik evrakını inceleyebilecek; onaylı örnek talep edildiğinde noter, evrakı elektronik ortamda tarayıp güvenli elektronik imzayla onaylayarak ilgili mercie gönderebilecek. Bu işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek ve posta/yol masrafı hariç herhangi bir ücret alınmayacak.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İdari Yargıda Görev ve Parasal Sınırlar</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Kanunu (Md. 3): Geçici 27. maddedeki "on yıl" ibaresi "on dört yıl" olarak değiştirildi; bir hükmün uygulanması 23/7/2030 tarihine ertelendi.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemeleri Kanunu (Md. 4): Tek hâkimle görülecek dava sınırı 25.000 TL'den 486.000 TL'ye yükseltildi. Ayrıca kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar ile uyarma cezası davaları tek hâkim kapsamına alındı.</p>

<p style="text-align:justify">İYUK Md. 45 ve 46: Bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde karar verme yetkileri (gerekçe değiştirme, maddi hata düzeltme) netleştirildi; kararın kaldırılıp yerel mahkemeye gönderilmesi sınırlı sayılan hallere bağlandı. Ayrıca tek hâkimli davalar, çiftçi malları, taşınmaz zilyetliği ve yabancılar hukuku gibi belirli dava türlerinde bölge idare mahkemesinin kaldırma sonrası verdiği kararlara karşı temyiz yolu kapatıldı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Adli Tıp Kurumu ve HSK'da Personel Düzenlemeleri</strong></p>

<p style="text-align:justify">2659 sayılı Kanun (Md. 7): Adli tıp ihtisas kurulu başkan/üyeleri ile grup ve daire başkanlarının görev süresi 4 yıl olarak belirlendi. Geçici 1. madde ile bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte 4 yıl veya daha fazla süredir görevde olanların görevi sona erecek.</p>

<p style="text-align:justify">2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu (Md. 8-9): Hâkim ve savcı yardımcılarına verilecek eğitim konuları (anayasa, ceza hukuku, idare hukuku, duruşma yönetimi, gerekçeli karar yazımı vb.) detaylandırıldı; yazılı ve sözlü sınav usul ve kriterleri (mazeret bildirimi, puanlama, sözlü sınavda değerlendirilecek dört ana kriter) yasal çerçeveye kavuşturuldu. Ayrıca adli yargı adalet komisyonlarına, mesleki hukuki konularda bilirkişiye başvurma yetkisi eklendi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kanuni Faiz Oranında Değişiklik</strong></p>

<p style="text-align:justify">3095 sayılı Kanun'un 1. maddesi güncellendi: Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında sözleşmeyle belirlenmemiş faiz oranı, TCMB'nin bir önceki yılın 31 Aralık günü uyguladığı kısa vadeli reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanacak. Reeskont oranı 30 Haziran'da beş puan veya daha fazla farklılaşırsa, yılın ikinci yarısında yeni oranın yüzde sekseni geçerli olacak.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Türk Medeni Kanunu: Elektronik Satış Portalı</strong></p>

<p style="text-align:justify">TMK'nın 440 ve 444. maddelerinde yapılan değişikliklerle, vesayet altındaki kişilere ait taşınmazların satışı da Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine (UYAP) entegre elektronik satış portalı üzerinden açık artırmayla yapılacak; ihale, vesayet makamının onamasıyla tamamlanacak ve onama kararı ihale gününden itibaren on gün içinde verilecek. Bu değişiklikler, yürürlük tarihinden üç ay sonra yürürlüğe girecek.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ceza Hukukunda Öne Çıkan Değişiklikler</strong></p>

<p style="text-align:justify">TCK Md. 158 (Nitelikli Dolandırıcılık): Banka/kredi kartı bilgilerinin başkasına verilmesi fiiliyle sınırlı iştirak hallerinde cezada yarı oranında indirim öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">CMK Md. 80 (Beden Muayenesi/DNA İncelemesi): İnceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılmış sisteme kaydı, saklama süreleri (kural olarak kesinleşmeden itibaren 20 yıl) ve silme talebi hakkı düzenlendi.</p>

<p style="text-align:justify">CMK Md. 231 (HAGB): Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi önemli ölçüde revize edildi:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Denetim süresi 5 yıla çıkarıldı.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Zararın tazmini şartı, taksitle ödeme imkânıyla esnetildi.</p>

<p style="text-align:justify">Denetim süresi içinde işlenen suç veya yükümlülük ihlali halinde mahkemenin, cezanın yarısına kadar kısmını infaz etmeme ya da erteleme/seçenek yaptırıma çevirme yetkisi tanındı.</p>

<p style="text-align:justify">İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği kötü muamele niteliğindeki suçlarda HAGB uygulanamayacak.</p>

<p style="text-align:justify">CMK Md. 308 (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtirazı): İtiraz süresi üç aya çıkarıldı; sanık lehine itirazlarda süre sınırı aranmayacak.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Borçlar ve Usul Hukukunda Değişiklikler</strong></p>

<p style="text-align:justify">TBK Md. 55: Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıç tarihi netleştirildi.</p>

<p style="text-align:justify">HMK: 107. madde (belirsiz alacak davası) yürürlükten kaldırıldı; bunun yerine 109. maddeye eklenen fıkrayla, kısmi dava açılan durumlarda talep konusunun tahkikat sona erene kadar bir defaya mahsus artırılabilmesi ve zamanaşımının kesilmiş sayılması imkânı getirildi. Ayrıca duruşmalar arası sürenin 3 ayı geçemeyeceği, uzaktan katılımda imza yerine geçen usuller ve dava birleştirme/ayırma kararlarına karşı kanun yolu netleştirildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yürürlük</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kanunun büyük bölümü yayımı tarihinde (30/7/2026) yürürlüğe girdi. Ancak:</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Kanunu'ndaki değişiklik (Md. 3), 23/7/2026'dan geçerli olmak üzere yayım tarihinde,</p>

<p style="text-align:justify">TMK Md. 440, 444 ve HMK Md. 149'daki değişiklikler (Md. 11, 12, 22) yayım tarihinden üç ay sonra</p>

<p style="text-align:justify">yürürlüğe girecek.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="607">
   <table class="table table-bordered table-sm">
    <tbody>
     <tr>
      <td colspan="3" width="586">
      <p style="text-align:justify"><strong>KANUN</strong></p>
      </td>
     </tr>
     <tr>
      <td colspan="3" width="586">
      <p style="text-align:center">YARGININ ETKİN VE VERİMLİ İŞLEMESİNE YÖNELİK BAZI</p>

      <p style="text-align:center">KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN</p>

      <table class="table table-bordered table-sm">
       <tbody>
        <tr>
         <td valign="top" width="285">
         <p style="text-align:justify"><strong><u>Kanun No. 7589</u></strong></p>
         </td>
         <td valign="top" width="285">
         <p style="text-align:right"><strong><u>Kabul Tarihi: 16/7/2026</u></strong></p>
         </td>
        </tr>
       </tbody>
      </table>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 1- </strong>9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiş ve yedinci fıkrasının (6), (8) ve (9) numaralı bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi hâlinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılır. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanır.”</p>

      <p style="text-align:justify">“6. Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklının, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmesi hâlinde alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacağı, açık artırmalarda Hazinenin teminat göstermekten muaf olduğu.”</p>

      <p style="text-align:justify">“8. Elektronik satış portalında verilecek tekliflerin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde birinci artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında yapıldığı durumlarda muhammen kıymetin yüzde yüzü, ikinci artırmada ise muhammen kıymetin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği.</p>

      <p style="text-align:justify">9. İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından mahsup edileceği, kalan miktarın icra dosyaları bakımından alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği; süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısının satış isteyen alacaklı olması durumunda, muhammen bedelin yüzde onunun kendi alacağından mahsup edileceği ve bu satış için yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılarak borçluya yüklenmeyeceği; ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde en yüksek teklifi verip de ihale bedelini süresi içinde yatırmayan ihale alıcısından alınan teminatın kendisine iade edilmeyerek satış masrafları mahsup edildikten sonra paydaşlara payları oranında ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayanın paydaş olması durumunda ise alınan teminatın tamamının diğer pay sahiplerine payları oranında ödeneceği; ayrıca en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısına, teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında satışı yapan icra dairesince veya satış memurunca idari para cezası verileceği, verilen bu cezanın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili için tahsil dairesine bildirileceği.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 2- </strong>18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 55 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“MADDE 55- Noterlik evrak ve defterleri mahkeme, sulh ceza hâkimliği ve Cumhuriyet başsavcılıklarınca veya resmî daireler tarafından yahut konusu da belirtilmek suretiyle noterlikte soruşturmaya yetkili kılınan kimselerce incelenebilir.</p>

      <p style="text-align:justify">Mahkeme, sulh ceza hâkimliği veya Cumhuriyet başsavcılığı tarafından, noterlik evrakının aslının istenmesi hâlinde ilgili noter, evrakın bir örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu onaylar. Noter, onayladığı örneği aslının yerinde saklar ve evrakın aslını ilgili mercie gönderir.</p>

      <p style="text-align:justify">Mahkeme, sulh ceza hâkimliği, Cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili kılınan resmî daire tarafından noterlik evrakının onaylı bir örneğinin istendiği durumlarda, noter istenilen evrakın aslını elektronik ortamda taramak ve güvenli elektronik imzayla imzalamak suretiyle oluşturduğu onaylı örneği ilgili mercie elektronik ortamda gönderir. Elektronik ortamda gönderme imkânı bulunmayan durumlarda evrakın aslına uygunluğunu onaylayarak onaylı örneği ilgili mercie gönderir.</p>

      <p style="text-align:justify">Bu madde uyarınca yapılan işlemler için yevmiye numarası verilmez. Posta masrafı ve 112 nci madde uyarınca düzenlenen tarifeyle belirlenen yol masrafı hariç olmak üzere harç, vergi, değerli kâğıt ücreti dâhil herhangi bir ücret alınmaz.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 3- </strong>6/1/1982 tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici 27 nci maddesinin onüçüncü fıkrasında yer alan “on yıl” ibaresi “on dört yıl” şeklinde değiştirilmiş ve maddenin onyedinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Bu fıkra hükümleri, 23/7/2030 tarihine kadar uygulanmaz.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 4- </strong>6/1/1982 tarihli ve 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 7 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “yirmibeşbin” ibaresi “dört yüz seksen altı bin” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“1. Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç, aşağıda sayılan davalar idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından çözümlenir:</p>

      <p style="text-align:justify">a) Konusu dört yüz seksen altı bin Türk Lirasını aşmayan; idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları.</p>

      <p style="text-align:justify">b) İlköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencileri hakkında tesis edilen uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğuranlar hariç disiplin cezası ile sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar.</p>

      <p style="text-align:justify">c) Kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar.</p>

      <p style="text-align:justify">d) Kamu görevlilerine verilen uyarma cezasına karşı açılan davalar.</p>

      <p style="text-align:justify">e) Mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyenler hariç olmak üzere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği disiplin cezalarına karşı açılan davalar.</p>

      <p style="text-align:justify">f) 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 5- </strong>6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“3. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin yaptığı inceleme sonunda;</p>

      <p style="text-align:justify">a) Kararı hukuka uygun bulursa,</p>

      <p style="text-align:justify">b) Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa kararın gerekçesini değiştirerek,</p>

      <p style="text-align:justify">c) Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak,</p>

      <p style="text-align:justify">istinaf başvurusunun reddine karar verir.”</p>

      <p style="text-align:justify">“5. Bölge idare mahkemesi;</p>

      <p style="text-align:justify">a) İlk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin verilen diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması,</p>

      <p style="text-align:justify">b) Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması,</p>

      <p style="text-align:justify">c) Dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi,</p>

      <p style="text-align:justify">d) Dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi,</p>

      <p style="text-align:justify">e) Talep hakkında karar verilmemesi yahut eksik hükümle karar verilmesi,</p>

      <p style="text-align:justify">f) Keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği hâlde yaptırılmadan karar verilmesi,</p>

      <p style="text-align:justify">g) Duruşma yapılması gerektiği hâlde duruşma yapılmadan karar verilmesi,</p>

      <p style="text-align:justify">hallerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verir. Ancak bölge idare mahkemesi, (f) ve (g) bentlerindeki eksikliği kendisi gidererek karar verebilir. Bu fıkrada sayılan haller dışında kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilemez.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 6- </strong>2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinin birinci fıkrasının başına “1.” ibaresi eklenmiş, (c) bendi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“2. Birinci fıkra kapsamında olmayan davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf kanun yolu incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebilir. Ancak, aşağıda sayılan dava ve işler bakımından kaldırma kararı üzerine yeniden bir karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamaz:</p>

      <p style="text-align:justify">a) İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar.</p>

      <p style="text-align:justify">b) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanunun uygulanmasından kaynaklanan davalar.</p>

      <p style="text-align:justify">c) 4/12/1984 tarihli ve 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından kaynaklanan davalar.</p>

      <p style="text-align:justify">d) 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun uygulanmasından kaynaklanan davalar.</p>

      <p style="text-align:justify">e) Miktar veya değeri itibarıyla birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge idare mahkemesinin yeniden verdiği karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın, miktar itibarıyla 45 inci maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde belirtilen parasal sınırı geçmeyen kararlar.</p>

      <p style="text-align:justify">f) Sadece vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlar.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 7- </strong>14/4/1982 tarihli ve 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun mülga 26 ncı maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Atama ve görev süresi:</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 26- Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olmak şarttır.</p>

      <p style="text-align:justify">Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıldır. Yeni atanan veya görevlendirilenler göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevi devam eder.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 8- </strong>24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 10 uncu maddesine mevcut üçüncü, ondördüncü ve onbeşinci fıkralarından sonra gelmek üzere sırasıyla aşağıdaki fıkralar eklenmiş, maddenin mevcut onikinci fıkrasında yer alan “onaltıncı” ibaresi “ondokuzuncu” şeklinde ve mevcut onsekizinci fıkrasında yer alan “sözlü sınavlara ilişkin hususlar Türkiye Adalet Akademisince çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” ibaresi “sözlü sınavlara ilişkin diğer hususlar Türkiye Adalet Akademisince çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Adli yargı hâkim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hâkim yardımcılarına ilgisine göre; Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku alanları ile duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim konularında eğitim verilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">“Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulur. Sınavlar, yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. Mazereti sebebiyle yazılı sınavlara katılamayan hâkim ve savcı yardımcıları, mazeretlerinin ortadan kalktığı günden itibaren durumlarını en geç beş iş günü içinde Türkiye Adalet Akademisine bildirir. Yazılı sınav kurulunca mazereti haklı görülenlerin yazılı sınavı, Akademi tarafından belirlenen tarihte yapılır. Yazılı sınav sonuçları, yazılı sınav kurulunca tutanağa bağlanır ve Akademiye teslim edilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">“Sözlü sınavda hâkim ve savcı yardımcısının;</p>

      <p style="text-align:justify">a) Eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi,</p>

      <p style="text-align:justify">b) Mesleki yeterliliği, hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği,</p>

      <p style="text-align:justify">c) Özgüveni, temsil kabiliyeti ve davranışlarının mesleğe uygunluğu,</p>

      <p style="text-align:justify">ç) Türkçeyi etkin bir şekilde kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi,</p>

      <p style="text-align:justify">değerlendirilir. Sözlü sınav, bu fıkrada belirtilen hususların her biri yirmibeşer puan üzerinden değerlendirilerek yapılır. Sözlü sınav kurulunun her bir üyesi tarafından verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir. Sözlü sınav puanı, üyelerin yüz üzerinden verdikleri puanların aritmetik ortalamasıdır. Sözlü sınav sonuçları, sözlü sınav kurulunca tutanağa bağlanır ve Akademiye teslim edilir. Mazereti sebebiyle sözlü sınava katılamayan hâkim ve savcı yardımcıları, mazeretlerinin ortadan kalktığı günden itibaren durumlarını en geç beş iş günü içinde Türkiye Adalet Akademisine bildirir. Sözlü sınav kurulunca mazereti haklı görülenlerin sözlü sınavı, Akademi tarafından belirlenen tarihte yapılır.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 9- </strong>2802 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasına (e) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve diğer bent buna göre teselsül ettirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“f) Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak,”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 10- </strong>4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“MADDE 1- 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 11- </strong>22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 440 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesine “talimat uyarınca,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında” ibaresi eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 12- </strong>4721 sayılı Kanunun 444 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Satış, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemine entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 13- </strong>26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(4) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 14- </strong>4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 80 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(2) İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilir ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilip kesinleşmesi hâllerinde derhâl, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">“(3) Bu madde uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir. Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı itiraz yoluna; Cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(4) İnceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usuller, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 15- </strong>5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin beş ila ondördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.</p>

      <p style="text-align:justify">(6) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;</p>

      <p style="text-align:justify">a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,</p>

      <p style="text-align:justify">b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,</p>

      <p style="text-align:justify">c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,</p>

      <p style="text-align:justify">gerekir.</p>

      <p style="text-align:justify">(7) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.</p>

      <p style="text-align:justify">(8) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;</p>

      <p style="text-align:justify">a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,</p>

      <p style="text-align:justify">b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,</p>

      <p style="text-align:justify">c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine,</p>

      <p style="text-align:justify">karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.</p>

      <p style="text-align:justify">(9) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(10) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(11) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(12) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.</p>

      <p style="text-align:justify">(13) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(14) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17 nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 16- </strong>5271 sayılı Kanunun 247 nci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

      <p style="text-align:justify">“(3) Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 17- </strong>5271 sayılı Kanunun 308 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(1) Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.”</p>

      <p style="text-align:justify">“(4) İstem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 18- </strong>11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 55 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir.</p>

      <p style="text-align:justify">Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 19- </strong>12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 20- </strong>6100 sayılı Kanunun 109 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 21- </strong>6100 sayılı Kanunun 147 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(3) Duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 22- </strong>6100 sayılı Kanunun 149 uncu maddesine üçüncü fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(4) Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, 154 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde belirtilen ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma hâlleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmaz.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 23- </strong>6100 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“İlk davanın açıldığı mahkeme birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 24- </strong>6100 sayılı Kanunun 168 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“MADDE 168- (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(2) İlk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna; bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilir. Şu kadar ki, bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme; Yargıtayda ise bozma sebebi teşkil etmez.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 25- </strong>6100 sayılı Kanunun 362 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(3) Bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen kararın kabul edilen ya da reddedilen kısmının, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen parasal sınırın üzerinde olması halinde temyiz edilebilir. Şu kadar ki;</p>

      <p style="text-align:justify">a) Miktar veya değeri itibarıyla birinci fıkrada belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın, miktar veya değeri itibarıyla 341 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen parasal sınırı geçmemesi halinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.</p>

      <p style="text-align:justify">b) Miktar veya değeri itibarıyla birinci fıkrada belirtilen temyiz sınırının altında kalan bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği kararın, sadece yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması halinde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>GEÇİCİ MADDE 1- </strong>(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2004 sayılı Kanunun 114 üncü maddesinde yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmaz. Bu açık artırmalar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.</p>

      <p style="text-align:justify">(2) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2576 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar bakımından uygulanır.</p>

      <p style="text-align:justify">(3) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2577 sayılı Kanunun 46 ncı maddesinde yapılan değişiklikler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında, bu Kanunla yapılan değişikliklerden önceki hükümler uygulanır.</p>

      <p style="text-align:justify">(4) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 2659 sayılı Kanunun mülga 26 ncı maddesinin yeniden düzenlenmesi suretiyle görev süresi belirlenen adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla dört yıl veya daha fazla süreyle görev yapmış olanların görevleri sona erer, dört yıldan daha az süreyle görev yapmış olanlar kalan süreyi tamamlar. Bu madde kapsamında görev süresi sona erenler, yerlerine atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevine devam eder.</p>

      <p style="text-align:justify">(5) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 4721 sayılı Kanunun 440 ıncı ve 444 üncü maddelerinde yapılan değişiklikler, açık artırma suretiyle satışına karar verilip de bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmaz. Bu açık artırmalar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.</p>

      <p style="text-align:justify">(6) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilir ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(7) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 5237 sayılı Kanunun 157 nci veya 158 inci maddesi uyarınca haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesi uygulanmamış hükümlülerden, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 158 inci maddesine eklenen dördüncü fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, 5237 sayılı Kanunun 168 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, bu fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu fıkra hükümleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanır.</p>

      <p style="text-align:justify">(8) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5271 sayılı Kanunun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra teslim edilen dosyalar hakkında uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce teslim edilmiş olan dosyalar hakkında önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.</p>

      <p style="text-align:justify">(9) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6098 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde yapılan değişiklik, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar bakımından maddenin değişiklikten önceki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.</p>

      <p style="text-align:justify">(10) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 6100 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılan 107 nci maddesi, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur.</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 26- </strong>(1) Bu Kanunun;</p>

      <p style="text-align:justify">a) 3 üncü maddesi 23/7/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,</p>

      <p style="text-align:justify">b) 11 inci, 12 nci ve 22 nci maddeleri yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra,</p>

      <p style="text-align:justify">c) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,</p>

      <p style="text-align:justify">yürürlüğe girer.</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 27- </strong>(1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.</p>

      <p style="text-align:justify">30/7/2026</p>

      <p style="text-align:justify"></p>
      </td>
     </tr>
    </tbody>
   </table>

   <p style="text-align:justify"></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/7589-sayili-kanun-resmi-gazetede-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/01/resmi-gazete-1.webp" type="image/jpeg" length="29074"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[31 Temmuz Tarihli Atama ve Görevden Alma Kararları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/31-temmuz-tarihli-atama-ve-gorevden-alma-kararlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/31-temmuz-tarihli-atama-ve-gorevden-alma-kararlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 temmuz tarihli resmi gazete yayımlanan kararlar ile bir çok üst düzey göreve atama işlemi gerçekleşti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>30 Temmuz 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Adli Tıp Kurumu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olmak üzere dokuz kurumda toplam 13 karar kapsamında üst düzey görevden alma ve atama işlemi gerçekleştirildi; kararlar 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı.</strong></p>

<p>30 Temmuz 2026 tarihli ve Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla; Strateji ve Bütçe Başkanlığından Adalet Bakanlığına, Adli Tıp Kurumundan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına, Sosyal Güvenlik Kurumundan Enerji Piyasası Düzenleme Kuruluna kadar birçok kurumda üst düzey görevden alma ve atama işlemi gerçekleştirildi. Kararlar 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>

<p><strong>Strateji ve Bütçe Başkanlığı</strong></p>

<p>2026/200 sayılı kararla, Strateji ve Bütçe Başkanlığı Sektörler ve Kamu Yatırımları Genel Müdür Yardımcısı Tolga Balcı görevden alındı. Boşalan kadroya Atila Bedir atandı.</p>

<p><strong>Adalet Bakanlığı</strong></p>

<p>2026/201 sayılı kararla, Adalet Bakanlığında açık bulunan Hukuk Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına Cem Kurt atandı.</p>

<p><strong>Adli Tıp Kurumu</strong></p>

<p>Adli Tıp Kurumu bünyesinde dört ayrı kararla çok sayıda üyelik ataması ve görevlendirmesi yapıldı:</p>

<p>2026/202 sayılı kararla, Adli Tıp Dördüncü İhtisas Kurulu Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Üyeliğine İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Öğretim Görevlisi Dr. Yasin Kavla, Adli Tıp Yedinci İhtisas Kurulu İç Hastalıkları Üyeliğine İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cündüllah Torun görevlendirildi.</p>

<p>2026/203 sayılı kararla, Adli Tıp Altıncı İhtisas Kurulu Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Üyeliğine Uzm. Dr. Neşe Kavruk Erdim atandı.</p>

<p>2026/204 sayılı kararla, Adli Tıp Dördüncü İhtisas Kurulu Adli Tıp Üyeliğine Uzm. Dr. Ahmet Naim Namlı, Adli Tıp Beşinci İhtisas Kurulu Analitik Kimya Üyeliğine Oya Yeter atandı.</p>

<p><strong>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı</strong></p>

<p>2026/205 sayılı kararla; Karaman İl Müdürü Seval Yılmaz, Kilis İl Müdürü Müslüm Ferdi Bozkurt ve Manisa İl Müdürü Mustafa Kılıç görevden alındı. Karaman İl Müdürlüğüne Aksaray İl Müdürü Nurettin Ulaş, Aksaray İl Müdürlüğüne Sezgi Arpacı Elaldı, Manisa İl Müdürlüğüne ise Kuduret Gültaş atandı.</p>

<p>2026/206 sayılı kararla; Diyarbakır İl Müdürü Aydın Polat görevden alındı. Diyarbakır İl Müdürlüğüne Malatya İl Müdürü Ali Sait Çeçen, Malatya İl Müdürlüğüne Elazığ İl Müdürü Ömer Faruk Ergün, Elazığ İl Müdürlüğüne Erzincan İl Müdürü Serdar Demirci, Erzincan İl Müdürlüğüne Hakkari İl Müdürü Abdulhalim Ünalan atandı. Bilecik İl Müdürlüğüne ise Nejat İlhan getirildi.</p>

<p><strong>Sosyal Güvenlik Kurumu</strong></p>

<p>2026/207 sayılı kararla, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Yakup Koç görevden alındı. Boşalan Strateji Geliştirme Başkanlığına, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı İlkay Akçay atandı.</p>

<p><strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü</strong></p>

<p>2026/208 sayılı kararla; 5. Bölge Müdürü Mahmut Güneş ve 10. Bölge Müdürü Bülent Şirin görevden alındı. 5. Bölge Müdürlüğüne Ümit Gülbağ, 9. Bölge Müdürlüğüne Özgür Taşcıoğlu, 10. Bölge Müdürlüğüne ise Hasan Acar atandı.</p>

<p><strong>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu</strong></p>

<p>2026/209 sayılı kararla, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu İkinci Başkanlığına Muhammed Mustafa İzgeç, Kurul üyeliklerine Erdoğan Tozan ve İbrahim Tan atandı.</p>

<p><strong>Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü</strong></p>

<p>2026/210 sayılı kararla, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünde açık bulunan Genel Müdür Yardımcılığına Melikşah Taşkın atandı.</p>

<p><strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı</strong></p>

<p>2026/211 sayılı kararla, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında açık bulunan XI. Bölge Müdürlüğüne Bilal Timur atandı.</p>

<p>2026/212 sayılı kararla, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Marmaris Bölge Liman Başkanı Eray Aykanat görevden alındı. Boşalan Marmaris Bölge Liman Başkanlığına Çetin Çiftçi atandı.</p>

<p>Tüm atamalar 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ilgili maddeleri uyarınca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yürürlüğe girdi.</p>

<h2>İŞTE RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN HALİYLE ATAMA KARARLARI</h2>

<p>3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince, Strateji ve Bütçe Başkanlığı Sektörler ve Kamu Yatınmları Genel Müdür Yardımcısı Tolga BALCI görevden alınmış ve bu suretle boşalan Sektörler ve Kamu Yatırımları Genel Müdür Yardımcılığına Atila BEDİR atanmıştır.</p>

<p>Adalet Bakanlığında açık bulunan Hukuk Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Cem KURT atanmıştır.</p>

<p>Adli Tıp Kurumu;</p>

<p>- Adli Tıp Dördüncü İhtisas Kurulu Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Üyeliğine, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Öğretim Görevlisi Dr. Yasin KAVLA,</p>

<p>- Adli Tıp Yedinci İhtisas Kurulu İç Hastalıkları Üyeliğine, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cündüllah TORUN,</p>

<p>2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesi, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8 inci maddesi gereğince görevlendirilmiştir.</p>

<p>Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Altıncı İhtisas Kurulu Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Üyeliğine, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8 inci maddesi gereğince Uzm. Dr. Neşe KAVRUK ERDİM atanmıştır.</p>

<p>Adli Tıp Kurumu;</p>

<p>- Adli Tıp Dördüncü İhtisas Kurulu Adli Tıp Üyeliğine Uzm. Dr. Ahmet Nairn NAMLI,</p>

<p>- Adli Tıp Beşinci İhtisas Kurulu Analitik Kimya Üyeliğine Oya YETER,</p>

<p>3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8 inci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p>3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı;</p>

<p>- Karaman İl Müdürü Seval YILMAZ,</p>

<p>- Kilis İl Müdürü Müslüm Ferdi BOZKURT,</p>

<p>- Manisa İl Müdürü Mustafa KILIÇ,</p>

<p>görevden alınmış,</p>

<p>- Karaman İl Müdürlüğüne, Aksaray İl Müdürü Nurettin ULAŞ,</p>

<p>- Aksaray İl Müdürlüğüne Sezgi ARPACI ELALDI,</p>

<p>- Manisa İl Müdürlüğüne Kuduret GÜLTAŞ,</p>

<p>atanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı;</p>

<p>- Diyarbakır İ1 Müdürü Aydın POLAT,</p>

<p>görevden alınmış,</p>

<p>- Diyarbakır İ1 Müdürlüğüne, Malatya İ1 Müdürü Ali Sait ÇEÇEN,</p>

<p>- Malatya İ1 Müdürlüğüne, Elazığ İl Müdürü Ömer Faruk ERGÜN,</p>

<p>- Elazığ İ1 Müdürlüğüne, Erzincan İl Müdürü Serdar DEMİRCİ,</p>

<p>- Erzincan İl Müdürlüğüne, Hakkari İl Müdürü Abdulhalim ÜNALAN,</p>

<p>- Bilecik İl Müdürlüğüne Nejat İLHAN, atanmıştır.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p>Karar: 2026/207</p>

<p>3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 4 üncü maddeleri gereğince Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Yakup KOÇ görevden alınmış ve bu suretle boşalan Strateji Geliştirme Başkanlığına, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı İlkay AKÇAY atanmıştır.</p>

<p>3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Meteoroloji Genel Müdürlüğü;</p>

<p>- 5. Bölge Müdürü Mahmut GÜNEŞ,</p>

<p>- 10. Bölge Müdürü Bülent ŞİRİN,</p>

<p>görevden alınmış,</p>

<p>- 5. Bölge Müdürlüğüne Ümit GÜLBAG,</p>

<p>- 9. Bölge Müdürlüğüne Özgür TAŞCIOGLU,</p>

<p>- 10. Bölge Müdürlüğüne Hasan ACAR, atanmıştır.</p>

<p>Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu;</p>

<p>- İkinci Başkanlığına Muhammed Mustafa İZGEÇ,</p>

<p>- Üyeliklerine Erdoğan TOZAN ve İbrahim TAN, 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince atanmıştır.</p>

<p>Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünde açık bulunan Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Melikşah TAŞKIN atanmıştır.</p>

<p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığında açık bulunan XI. Bölge Müdürlüğüne, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Bilal TİMUR atanmıştır.</p>

<p>3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Marmaris Bölge Liman Başkanı Eray AYKANAT görevden alınmış ve bu suretle boşalan Marmaris Bölge Liman Başkanlığına Çetin ÇİFTÇİ atanmıştır.</p>

<p>30 Temmuz 2026</p>

<p>Recep Tayyip ERDOĞAN</p>

<p>CUMHURBAŞKANI</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/31-temmuz-tarihli-atama-ve-gorevden-alma-kararlari</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 08:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/atama-kararlari.jpg" type="image/jpeg" length="90691"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memurun Eş Durumu Tayinlerinde Sürekli Görev Yolluğu]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/memurun-es-durumu-tayinlerinde-surekli-gorev-yollugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/memurun-es-durumu-tayinlerinde-surekli-gorev-yollugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eş Durumu Tayin Harcırah  Memurun Eş Durumu Tayinlerinde Sürekli Görev Yolluğu, eşlerin birlikte veya farklı zamanlarda aynı yere tayin olmaları durumunda sürekli görev yolluğu nasıl ödenir]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span><span>Eş Durumu Tayin Harcırah</span></span></p>

<h3 style="text-align:justify"><strong><span><span>Memurun Eş Durumu Tayinlerinde Sürekli Görev Yolluğu</span></span></strong></h3>

<p class="Title" style="text-align:justify"><span><span>Her ikisi de memur olan eşlerin eş durumu tayinlerinde sürekli görev yolluğu harcırahı ödenirken eş için harcırah, hangi halde tam, hangi halde yarım ödenir,eş durumu tayinlerinde harcırah nasıl hesaplanır hususları memurlar arasında tereddütlere neden olmaktadır.Bu yazımızda Eşlerden sadece birisinin memuriyet mahallinin değişmesi halinde sürekli görev yolluğu ödenmesi,eşlerin, farklı memuriyet mahallerinden aynı memuriyet mahalline atanmaları durumunda sürekli görev yolluğu ödenmesi,eşlerin aynı memuriyet mahallinden farklı memuriyet mahallerine atanmaları durumunda sürekli görev yolluğu ödenmesi,eşlerin, farklı memuriyet mahallinden farklı farklı memuriyet mahallerine atanmaları durumunda sürekli görev yolluğu ödenmesi durumları ile yeni evlendiği eşinin yanına tayin olan memurlara ödenecek olan sürekli görev yolluğuna ilişkin açıklamalar yapacağız.</span></span></p>

<h2 style="text-align:justify"><span><span>Eş Nedeniyle Yapılan Atamalarda Harcırahta  Yer Değiştirme Masrafının Yarım Ödeneceği Durumlar</span></span></h2>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere 6245 sayılı kanunun 45. maddesinde yer değiştirme masrafının ne şekilde ödeneceği anlatılmıştır.İlgili madde de yer alan hüküm "<em>Bu maddeye göre harcıraha müstehak memur veya hizmetlinin eski görev mahallinden yeni görev mahalline atanan memur veya hizmetli eşine (c) bendi uyarınca hesaplanacak miktarın yarısı ödenir." şeklindedir.</em></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili madde de yer alan hükme göre , memur veya hizmetlinin eski görev mahallinden yeni görev mahalline atanan memur veya hizmetli eşine yer değiştirme masrafının değişken unsurunun yarısının ödeneceği belirtilmiş,<strong> bu atamanın aynı zamanda veya farklı zamanlarda yapıldığında yer değiştirme masrafının değişken unsurunun tamamının ödeneceğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiştir.</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Buna göre, her ikisi de memur veya hizmetli olan eşler aynı yere atanmış başka bir ifadeyle her iki eşin de eski ve yeni memuriyet mahallerinin aynı olması halinde<strong> (atamalarının farklı zamanlarda olup olmadığına bakılmaksızın) </strong>bunlardan birisine yer değiştirme masrafının değişken unsurunun tamamının, diğer eşe ise yarısının ödenmesi gerekmektedir.</span></span></p>

<h2 style="text-align:justify"><span><span>Eş Nedeniyle Yapılan Atamalarda Harcırahta Yer Değiştirme Masrafının Tam  Ödeneceği Durumlar</span></span></h2>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yukarıda anlatıldığı üzere memur olan eşlerin aynı memuriyet mahallinden aynı memuriyet mahalline atanmalarında eşlerden birisine ödenecek olan yer değiştirme masrafı yarım olarak hesaplanacaktır.Ancak aşağıda başlıklar halinde sayılan durumlarda atamalar eş durumu ile yapılmış olsa bile yer değiştirme masrafı tam olarak ödenmelidir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>a) Eşlerden sadece birisinin memuriyet mahallinin değişmesi,</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Farklı memuriyet mahallinde çalışan eşlerden birinin eşinin memuriyet mahalline atanması durumunda yer değiştirme masrafı tam ödenmelidir.Evlilik nedeniyle yapılan atamalarda bu kapsamdadır.Yeni evlenen memurun eş durumu tayini sebebiyle evlenmiş olduğu memurun memuriyet mahalline atanmasında harcırah tam olarak ödenir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>b) Eşlerin, farklı memuriyet mahallerinden aynı memuriyet mahalline atanmaları,</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İki farklı ilçede veya ilde yani farklı memuriyet mahallinde çalışan eşlerin daha sonra fiilen çalışmış oldukları memuriyet mahallinden aynı memuriyet mahalline atanmaları durumunda yer değiştirme masrafı tam olarak ödenmelidir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>c) Eşlerin aynı memuriyet mahallinden farklı memuriyet mahallerine atanmaları,</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Aynı yerde çalışan eşlerin farklı yerlere atanmalarında her iki eşte yer değiştirme masrafını tam olarak alacaktır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>d) Eşlerin, farklı memuriyet mahallinden farklı farklı memuriyet mahallerine atanmaları,</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Farklı  yerde çalışan eşlerin farklı yerlere atanmalarında her iki eşte yer değiştirme masrafını tam olarak alacaktır.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/memurun-es-durumu-tayinlerinde-surekli-gorev-yollugu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2018/10/affection-1866868_640-1.jpg" type="image/jpeg" length="76233"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakanı  protesto eden memura disiplin cezası verilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/bakani-protesto-eden-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/bakani-protesto-eden-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[memurun ifade özgürlüğü çerçevesinde amirini hakaret küfür v.b unsurlar olmadan protesto etmesi disiplin cezası gerektirir bir durum olmadığı hakkında anayasa mahkemesi kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify">Bakanı  protesto eden memura disiplin cezası verilir mi?</h3>

<h1 style="text-align:justify"></h1>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru hakkı kapsamında bir öğretmenin eğitim-öğretim yılı başlangıcı seminer çalışmasında Milli Eğitim Bakanı'nın telekonferans yoluyla gerçekleştirdiği konuşmayı protesto etmesi nedeniyle hakkında verilen disiplin cezasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle uygun olmadığına karar verdi. 2018/7757 nolu bireysel başvuru 8/6/2021 tarihinde karara bağlandı.</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURUNUN KONUSU</p>

<p style="text-align:justify">Başvuru, öğretmen olan başvurucunun eğitim-öğretim yılı başlangıcı seminer çalışmasında Milli Eğitim Bakanı'nın telekonferans yoluyla gerçekleştirdiği konuşmayı protesto etmesi nedeniyle hakkında disiplin cezasına hükmedilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.</p>

<p style="text-align:justify">OLAY VE OLGULAR</p>

<p style="text-align:justify">Başvurucu, başvuru konusu olayların yaşandığı tarihte Kocaeli'de bir ilkokulda sınıf öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Başvurucu aynı zamanda Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Sendika) üyesi olduğunu da ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Başvurucu, Sendikanın 2012-2013 eğitim-öğretim yılı başlangıcı seminer döneminde Milli Eğitim Bakanı'nın telekonferans yoluyla yapacağı konuşmayı, konuşma sırasında salon dışında bekleyerek protesto etme kararı aldığını belirtmiştir. Başvurucu, Sendikanın bu kararı almasına sebep olarak Milli Eğitim Bakanı'nın bir konuşmasında öğretmenleri Yeni Cami önünde bekleyen güvercinlere benzetmesini göstermiş ve bu açıklamanın kamuoyunda infiale sebep olduğunu ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Başvurucu, öğretmenlik yaptığı ilkokulda Sendikanın söz konusu kararını icra etmesi sebebiyle hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını ve kınama cezasına hükmedildiğini belirtmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Başvurucu söz konusu disiplin cezasının iptali talebiyle idari yargıda dava açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Ret kararının gerekçesinde; Milli Eğitim Bakanı'nın mesleki gelişim eğitiminde telekonferans sistemi ile konuşmaya başladığı esnada başvurucunun Milli Eğitim Bakanı'nı protesto edici konuşmalar yaparak alkış tuttuğu, salonu terk etmeleri için diğer öğretmenlerden destek istediği ve salonun huzurunu bozarak birkaç arkadaşı ile salonda gezinmeye başladıkları belirtilmiştir. Bunun üzerine İzmit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde görevli Şube Müdürü'nün toplantının huzur ve sükünunun bozulmaması için dinlemek istemeyenlerin dışarı çıkabileceğini söylediği, akabinde yaşanan tartışmalar sonucu salon dışına çıkan başvurucunun Sendikanın Kocaeli Şube Başkanı ve bir grup yönetici ile birlikte salona döndükleri, burada Sendika kararının açıklandığı, ayrıca İzmit İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde görevli Şube Müdürü tarafından başvurucuya fiziksel şiddet uygulandığı ileri sürülerek protestoya devam edildiği ifade edilmiştir. Soruşturma raporunda yer alan tanık ifadeleri incelendiğinde başvurucunun kendisine şiddet uygulandığına ilişkin iddiasının tanıklar tarafından doğrulanmadığını belirten ilk derece mahkemesi, başvurucunun eyleminin Sendika tarafından alınan sivil itaatsizlik kararı kapsamında bir protesto olarak da değerlendirilemeyeceğine karar vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Nitekim Mahkeme, herhangi bir davranışın sivil itaatsizlik eylemi sayılabilmesi için hukuk normlarının uygulamasının ağır bir haksızlığa yol açması gerektiğini ve somut olayda böyle bir durum bulunmadığı gibi başvuru konusu eylem gerçekleştirilirken üçüncü kişilerin toplantıya katılma, dinleme gibi haklarının da çiğnendiğini tespit etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak başvurucunun eylemi ile toplantıya huzur ve sükünu bozacak şekilde müdahale etmesinin sendikal faaliyet kapsamında da değerlendirilemeyeceğini belirten ilk derece mahkemesi, başvurucuya 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (B) bendinin (1) alt bendi uyarınca kınama cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Başvurucu, ilk derece mahkemesinin ret kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur. Başvurucunun talebi, kararın bozulmasını gerektirecek nedenler bulunmadığından bahisle reddedilmiştir. Başvurucunun bu karara karşı karar düzeltme talebi de ilgili Kanun'da yazılı herhangi bir karar düzeltme sebebi bulunmadığı gerekçesiyle kesin olarak reddedilmiştir. Nihai ret kararı başvurucuya 14/2/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İLGİLİ HUKUK</p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p style="text-align:justify">"Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:<br />
...<br />
B. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:<br />
...<br />
l) Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak."</p>

<p style="text-align:justify">İNCELEME VE GEREKÇE</p>

<p style="text-align:justify">A. Başvurucunun İddiaları</p>

<p style="text-align:justify">Başvurucu; üyesi olduğu Sendikanın Milli Eğitim Bakanı'nın yapacağı konuşmanın dinlenmemesi ve konuşma esnasında salon dışında beklenmesi kararını icra etmesi nedeniyle hakkında hukuka aykırı olarak kınama disiplin cezasına hükmedilmesinin ifade özgürlüğünü, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını, suç ve cezaların kanuniliği ilkesini ihlal ettiğini ileri sürmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">B. Değerlendirme</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi düşüncelerini ifade etmek isteyen kişilere şiddeti dışlayan yöntemlerle düşüncelerini açıklama imkanı veren ve çoğulcu demokrasilerin gelişmesinde zorunlu olan farklı düşüncelerin ortaya çıkması, korunması ve yayılmasını güvence altına alan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kolektif şekilde kullanılan bir hak olduğunu kabul etmiştir (Dilan Ögüz Canan, B. No: 2014/20411, 30/11/2017, § 36; Ali Rıza Özer ve diğerleri [GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, § 115; Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve diğerleri [GK], B. No: 2014/920, 25/5/2017, § 79; Osman Erbil, B. No: 2013/2394, 25/3/2015, § 45; Yılmaz Güneş ve Yusuf Karadaş, B. No: 2015/10676, 26/12/2018, § 31).</p>

<p style="text-align:justify">Başvurucu toplantı hakkının da ihlal edildiğinden şikayet etmişse de bireysel başvuru formunda eylemin kolektif olarak gerçekleştirildiği de dahil olmak üzere başvurunun toplantı hakkı kapsamında incelenmesini gerektirecek hiçbir bilgiye yer verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa'nın 26. maddesinde düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğünün kullanımında başvurulabilecek araçlar "söz, yazı, resim veya başka yollar" olarak ifade edilmiş ve "başka yollar" ifadesiyle her türlü ifade aracının anayasal koruma altında olduğu gösterilmiştir (Emin Aydın, B. No: 2013/2602, 23/1/2014, § 43). Bu bağlamda başvurucunun üyesi olduğu Sendikanın protesto kararını icra etmesi nedeniyle hakkında hukuka aykırı olarak disiplin cezasına hükmedildiği iddiasının ifade özgürlüğü kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">1. Kabul Edilebilirlik Yönünden</p>

<p style="text-align:justify">Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">2. Esas Yönünden</p>

<p style="text-align:justify">a. Müdahalenin Varlığı</p>

<p style="text-align:justify">Başvurucu hakkında, gerçekleştirdiği eylem nedeniyle disiplin cezasına hükmedilmesinin ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale olduğu kabul edilmelidir.</p>

<p style="text-align:justify">b. Müdahalenin İhlal Oluşturup Oluşturmadığı</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda anılan müdahale, Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen koşulları yerine getirmediği müddetçe Anayasa'nın 26. maddesinin ihlalini teşkil edecektir. Anayasa'nın 13. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p style="text-align:justify">"Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."</p>

<p style="text-align:justify">Bu sebeple müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesinde öngörülen ve somut başvuruya uygun düşen kanunlar tarafından öngörülme, Anayasa'nın ilgili maddesinde belirtilen nedenlere dayanma ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk koşullarını sağlayıp sağlamadığının belirlenmesi gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">i. Kanunilik</p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (B) bendinin (l) alt bendinin kanunla sınırlama ölçütünü karşıladığına karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">ii. Meşru Amaç</p>

<p style="text-align:justify">Başvuru konusu disiplin cezasının Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden kamu düzeninin korunmasına yönelik önlemlerin bir parçası olduğu ve meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">iii. Demokratik Toplum Düzeninin Gereklerine Uygunluk</p>

<p style="text-align:justify">(1) Genel İlkeler</p>

<p style="text-align:justify">İfade özgürlüğü kişinin haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanmaması, bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelir. Anayasa Mahkemesi ifade özgürlüğünün demokrasinin işleyişi için yaşamsal önemde olduğunu daha önce pek çok kararında açıklamıştır (Bekir Coşkun [GK], B. No: 2014/12151, 4/6/2015, §§ 33-35; Mehmet Ali Aydın [GK], B. No: 2013/9343, 4/6/2015, §§ 42, 43; Tansel Çölaşan, B. No: 2014/6128, 7/7/2015, §§ 35-38).</p>

<p style="text-align:justify">İfade özgürlüğüne yönelik bir müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı olması gerekir (Bekir Coşkun, §§ 53-55; Mehmet Ali Aydın, §§ 70-72; AYM, E.2007/4, K.2007/81, 18/10/2007). Derece mahkemeleri, bireylerin fikirlerini ifade özgürlüğü yoluyla ifade etme hakları ile Anayasa'nın 26. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen meşru amaçlar arasında adil bir denge sağlamalıdır (Bekir Coşkun, §§ 44, 47, 48; Hakan Yiğit, B. No: 2015/3378, 5/7/2017, §§ 58, 61, 66). Derece mahkemeleri söz konusu dengelemeyi yaparken ve ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılayıp karşılamadığını değerlendirirken belirli bir takdir yetkisine sahiptir (Kemal Kılıçdaroğlu, B. No: 2014/1577, 25/10/2017, § 57).</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, kamu görevlisi olmanın sağladığı birtakım ayrıcalıklar ve avantajların yanında bazı külfet ve sorumluluklara katlanmayı ve diğer kişilerin tabi olmadığı sınırlamalara tabi olmayı da gerektirdiğini belirtmiştir. Kişinin kamu görevine kendi isteği ile girmekle bu statünün gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve külfetlere katlanmayı kabul etmiş sayıldığını, kamu hizmetinin kendine has özelliklerinin bu avantaj ve sınırlamaları zorunlu kıldığını ifade etmiştir (İhsan Asutay, B. No: 2012/606, 20/2/2014, § 38).</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda kamu görevlileri kendileri hakkında disiplin cezasına hükmedilmesini gerektirecek davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Kamu görevlileri hakkında verilen disiplin cezalarının hukuka uygunluğunu denetleyen yargı mercilerinin ise öncelikle somut olayda kamu görevlisine atfedilebilir bir kusur olup olmadığını belirlemeleri gerekir. Yargı mercileri daha sonra hükmedilen cezayla kamusal önemi bulunan objektif amaca ulaşılıp ulaşılamayacağını göstermek ve böylece cezanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğunu ortaya koyabilmek için kusurlu davranışın kamu görevini ne şekilde etkilediğini ve bu etkilenmeyle orantılı bir disiplin cezasına hükmedilip hükmedilmediğini ilgili ve yeterli bir gerekçeyle ortaya koymalıdır (Yasin Agin ve diğerleri, B. No: 2017/32534, 21/1/2021, § 61).</p>

<p style="text-align:justify">(2) İlkelerin Olaya Uygulanması</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi Veysel Kaplan (B. No: 2015/13524, 26/9/2019) kararında, başvurucunun telekonferans konuşmasının yapıldığı salon dışına çıktıktan sonra telefonla araması üzerine okula gelen Sendika Kocaeli Şube Başkanı'nın (Şube Başkanı), başvurucuyla birlikte söz konusu protestoya devam etmeleri nedeniyle Şube Başkanı hakkında uyarma disiplin cezasına hükmedilmesinin örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasını incelemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi anılan kararda öncelikle idarenin tutanaklarında ve derece mahkemelerinin kararlarında Şube Başkanı'nın Bakan'a iftiralar attığı ve hakkında olumsuz konuşmalar yaptığı ifade edilmiş ise de hangi ifadeleri kullandığına değinilmediğini ve bu konuda bir değerlendirmeye yer verilmediğini tespit etmiştir (Veysel Kaplan,§ 50). Anayasa Mahkemesi daha sonra üyesi olduğu Sendikanın kararıyla görevlendirildiği anlaşılan Şube Başkanı'nın Sendika kararında belirlenen sebeplerle Milli Eğitim Bakanı'nı başvurucu ile birlikte protesto ederken aynı zamanda başvurucunun sözlü münakaşa yaşadığı idare yetkilisinin başvurucuya yönelik tutumunu da eleştirmek amacıyla söz konusu protesto eylemini gerçekleştirdiğini belirtmiştir (Veysel Kaplan, § 51).</p>

<p style="text-align:justify">Bu doğrultuda anılan kararda; başvuru konusu seminer çalışmasının huzur, sükün ve çalışma düzenini bozduğunun tespit edilmesi nedeniyle hakkındaki disiplin cezası hukuka uygun bulunan Şube Başkanı'nın çalışma esnasında sarf ettiği olumsuz konuşmalarının içeriğinin ve salonda bulunan diğer öğretmenlerce katlanılması gerekmeyen şekilde huzur ve sükünu bozduğunun, ayrıca protestonun sonuçlarının Bakanı dinlemek isteyenlerin katlanması gereken tahammül sınırının ötesine geçtiğinin idare ve derece mahkemelerince ikna edici, ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulamadığı değerlendirilmiştir (Veysel Kaplan, §§ 54, 55). Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi bu kararda, Şube Başkanı'nın örgütlenme özgürlüğü ile toplantıya katılanların menfaatleri ve idarenin düzgün işleyişinin sağlanması amaçları arasında adil bir denge kurulmadığına, dolayısıyla Şube Başkanı hakkında verilen disiplin cezasının demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığına karar vermiş ve Şube Başkanı'nın örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmiştir (Veysel Kaplan, § 56).</p>

<p style="text-align:justify">Başvuru konusu olayda da Veysel Kaplan kararında varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucu hakkında verilen disiplin cezasıyla ilgili derece mahkemelerinin gerekçesine bakıldığında, başvurucunun söz konusu protestoyu gerçekleştirirken kamu hizmetine ilişkin bir çalışmanın düzenini bozması ve diğer katılımcıların Milli Eğitim Bakanı'nı dinleme haklarına müdahale etmesi hususlarına odaklanıldığı görülmektedir. (bkz. § 11).</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte başvurucunun da seminer çalışması esnasında sarf ettiği konuşmaların içeriği ve salonda bulunan diğer öğretmenlerce katlanılması gerekmeyen şekilde huzur ve sükünu bozduğu, ayrıca protestosunun sonuçlarının Bakan'ı dinlemek isteyenlerin katlanması gereken tahammül sınırının ötesine geçtiği konusunda idare ve derece mahkemelerince ikna edici, ilgili ve yeterli gerekçeler ortaya konulamadığı değerlendirilmiştir. Nitekim derece mahkemeleri, başvurucunun salon içindeki protestosunun ne kadar bir süre ve ne yoğunlukta devam ettiği ya da örneğin Milli Eğitim Bakanı'nın konuşmasının seminer çalışması kapsamında bir açış konuşmasından farklı bir işleve sahip olduğu gibi ayrıntılara hiçbir şekilde yer vermemiştir. Dolayısıyla başvurucunun gerçekleştirdiği protestonun, seminer çalışmasının huzur ve sükünu ile diğer katılımcıların Milli Eğitim Bakanı'nı dinleme haklarını tahammül sınırlarını aşan derecede etkileyip etkilemediği ve böylece kamu hizmetinin etkinliğini engelleyip engellemediği konusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi mümkün görünmemektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu bağlamda başvurucunun ifade özgürlüğü ile toplantıya katılanların menfaatleri ve idarenin düzgün işleyişinin sağlanması amaçları arasında adil bir denge kurulduğunun ilgili ve yeterli bir gerekçeyle ortaya konduğundan ve başvurucu hakkında hükmedilen disiplin cezasının zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığından da bahsedilemez.<br />
Açıklanan gerekçelerle hakkında hükmedilen disiplin cezası nedeniyle başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">Başvurucu kendisi hakkında idari soruşturmayı gerçekleştiren soruşturmacının bağımsız olmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşse de ifade özgürlüğünden ihlal kararı verildiği de gözetilerek bu iddiası yönünden bir inceleme yapılması gerekli görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p style="text-align:justify">"(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi halinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir...</p>

<p style="text-align:justify">(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hallerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir."</p>

<p style="text-align:justify">Başvurucu ihlalin tespit edilmesini istemiş ve yeniden yargılama ile manevi tazminat talebinde bulunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesinin Mehmet Doğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında, ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında ise bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019).</p>

<p style="text-align:justify">Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğine karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hale getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirlenerek devam eden ihlalin durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararların giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Doğan, §§ 55, 57).</p>

<p style="text-align:justify">İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya mahkemenin ihlali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanunun 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük'ün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal kararına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargılamanın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama sebebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı vererek devam eden ihlalin sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir. (Mehmet Doğan, §§ 58-59; Aligül Alkaya ve diğerleri (2), §§ 57-59, 66,67).</p>

<p style="text-align:justify">İncelenen başvuruda hakkında hükmedilen disiplin cezası nedeniyle başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin idarenin işleminden kaynaklandığı, bununla birlikte derece mahkemelerinin de ihlali gidermediği anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durumda ifade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş yeniden yargılama kararı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 4.</p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İhlalin tespiti ve yeniden yargılamaya hükmedilmesinin ihlalin giderilmesi yönünden yeterli olduğu değerlendirildiğinden başvurucunun tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Dosyadaki belgelerden tespit edilen 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekalet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir.</p>

<p style="text-align:justify">VI. HÜKÜM</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan gerekçelerle;</p>

<p style="text-align:justify">A. İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">B. Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE,</p>

<p style="text-align:justify">C. Kararın bir örneğinin ifade özgürlüğü ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 4. İdare Mahkemesine (E.2014/2452, K.2015/2380) GÖNDERİLMESİNE,</p>

<p style="text-align:justify">D. Başvurucunun manevi tazminat talebinin REDDİNE,</p>

<p style="text-align:justify">E. 294,70 TL harç ve 3.600 TL vekalet ücretinden oluşan toplam 3.894,70 TL yargılama giderinin başvurucuya ÖDENMESİNE,</p>

<p style="text-align:justify">E. Ödemenin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması halinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 8/6/2021tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>EK GEREKÇE</strong></p>

<p style="text-align:justify">1. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası üyesi olan bir kamu görevlisi öğretmen olan başvurucu, sendikasının düzenlediği 2012-2013 eğitim-öğretim yılının başlangıcında Milli Eğitim Bakanı'nın telekonferans yoluyla yapacağı konuşmayı salon dışında bekleme ve alkışlama protesto eylemine katılmıştır. Başvurucuya bu eyleminden dolayı soruşturma açılmış ve kınama cezası verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">2. Mahkememiz somut olayda başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetmiştir. Bu sonuca katılmakla birlikte başvurucunun sendika özgürlüğünün de ihlal edildiği kanaatindeyim.</p>

<p style="text-align:justify">3. Olayların geçtiği tarihte görev yapan Milli Eğitim Bakanı bir konuşmasında öğretmenleri "Yeni Cami önünde bekleyen güvercinlere" benzetmiş ve bundan dolayı kamuoyunun bir bölümünce eleştirilmiştir. Bu benzetmeden dolayı öğretmenlerin rencide olduğunu düşünen sendika da üyelerine Bakanın eğitim-öğretim yılının başlangıcında yapacağı konuşmayı protesto etme çağrısından bulunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">4. İfade özgürlüğü ve toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile sendika hakkının içiçe geçtiği durumlarla ilgili AYM kararları bulunmaktadır (Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve Diğerleri, [GK], B. No: 2014/920, 25/5/2017, § 90). AYM bir günlük iş bırakma eylemleri şeklinde gerçekleştirilen sendikal faaliyetlerin "...amacının, oluşturulacak toplumsal bir rahatsızlık ile idare nezdinde farkındalık yaratmak olduğu dolayısıyla toplumsal işleyişi önemli ölçüde bozmadığı takdirde birtakım rahatsızlıklara katlanmak gerektiği"ni ifade etmiştir (Tayfun Cengiz, B. No: 2013/8463, 18/9/2014, § 62; Ertan Rüstem, B. No: 2013/8517, 6/1/2015, § 64; İsmail Aslan ve Diğerleri, B. No: 2013/7197, 8/9/2015, § 72.) Bu tip eylemlere katılan sendika üyelerine verilen uyarma ve kınama gibi disiplin cezalarının sendikaya üye kişileri, çıkarlarını savunmak amacıyla yapılan meşru eylemlere katılmaktan vazgeçirecek bir niteliğe sahip olduğuna" vurgu yapan Anayasa Mahkemesi verilen cezaların "zorlayıcı toplumsal bir ihtiyaçtan" kaynaklanmaması nedeniyle "demokratik toplumda gerekli olmadığı" gerekçesiyle başvurucuların Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">5. Anayasa Mahkemesi kamu görevlilerinin çıkarları kapsamında kalan özlük ve parasal hakları, çalışma koşullarının korunması, iyileştirilmesi, geliştirilmesi gibi konulara dikkat çekilmesi ve kamuoyu oluşturulması amacıyla sendikaların aldıkları kararlar uyarınca iş bırakma eylemlerine katılan kişilere disiplin cezası verilmesini sendika hakkına müdahale olarak kabul etmiştir (Tayfun Cengiz, § 49).</p>

<p style="text-align:justify">6. Mahkememiz, kamu görevlilerinin bağlı olduğu sendikaların üyelerinin ekonomik ve sosyal menfaatleriyle doğrudan ilgili olmayan ve politik yönü ağır basan amaç güden işi bırakmak veya işe gitmemek şeklindeki eylemlerini sendika özgürlüğü kapsamında değerlendirmemektedir (Ahmet Parmaksız [GK], B. No: 2017/29263, 22/5/2019, § 89).</p>

<p style="text-align:justify">7. Bununla birlikte, Mahkememiz bir kararında devlet memurlarının "görevine yansıtma, şiddete teşvik etme veya demokratik ilkelerin reddi söz konusu olmadığı sürece ifade özgürlüğü çerçevesinde dile getirilen bazı görüşler veya bunların dile getirilme biçimi"nin yetkili makamlarca uygun görülmemesinin demokrasiye hizmet etmeyeceğini vurgulamıştır (Hikmet Aslan, B. No: 2014/11036, 16/6/2016, § 52). Anayasa Mahkemesi "devlet memurlarının ifade özgürlüğü kapsamında düşünceyi açıklamanın örgütlü biçimi olan sendikal faaliyette bulunma hakkından bütünüyle mahrum bırakılamayacağı" düşüncesindedir (Hikmet Aslan, §§ 59-62).</p>

<p style="text-align:justify">8. Tarihsel olarak sendikal hareket çalışanların maddi hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek amacının yanı sıra izzet-i-nefislerini ve haysiyetlerini de korumak amacını taşımış ve bu doğrultuda faaliyetlerde bulunmuştur. Milli Eğitim Bakanı'nın sarf ettiği sözlerden dolayı alkışlı protesto edilmesi sendikal faaliyetler kapsamında kabul edilmesi gereken ve ifade özgürlüğü güvencelerinden de yararlanan bir eylemdir. Dolayısıyla, başvurucunun eylemi mensubu olduğu meslek grubunun haysiyetini korumak bağlamında o meslek grubunun örgütlendiği sendikanın, sendikal amaçlar çerçevesinde yürüttüğü üyelerinin çıkarlarını koruma ve geliştirme faaliyetinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir.</p>

<p style="text-align:justify">9. Başvurucunun Anayasa'nın 26. maddesinde yer alan ifade özgürlüğü ihlal edildiği gibi belirttiğim gerekçelerle Anayasa'nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkı da ihlal edilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/bakani-protesto-eden-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2023/05/bakani_protesto_eden_memura_disiplin_cezasi_verilir_mi_h32302_c5a6a.jpg" type="image/jpeg" length="21490"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Disiplin amiri olayın tarafı ise soruşturmacı görevlendirebilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-amiri-olayin-tarafi-ise-sorusturmaci-gorevlendirebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-amiri-olayin-tarafi-ise-sorusturmaci-gorevlendirebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memurlar hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında olayın taraflarından birisi disiplin amiri ise amirin soruşturmacı görevlendirmesi hakkında danıştay kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify">Disiplin amiri olayın tarafı ise soruşturmacı görevlendirebilir mi?</h3>

<p style="text-align:justify">Disiplin amiri konumundaki cezaevi müdürünün disiplin cezasına konu eylemin mağduru olmasının, soruşturmada muhakkik görevlendirme yetkisini kullanmasına engel olmayacağı ve bu durumun tek başına disiplin soruşturmasının tarafsız ve objektif bir şekilde vürütülmediği sonucunu doğurmayacağı hakkında</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY</p>

<p style="text-align:justify">İdari Dava Daireleri Kurulu</p>

<p style="text-align:justify">Esas No: 2017/340</p>

<p style="text-align:justify">Karar No : 2019/458</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetk Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikte sonra gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">Hukuki Değerlendirme:</p>

<p style="text-align:justify">İdare veya vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyize incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45 maddesinde yer alan;</p>

<p style="text-align:justify">Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,</p>

<p style="text-align:justify">Hukuka aykırı karar verilmesi,</p>

<p style="text-align:justify">Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nicelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlindi mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlıkta ısrara ilişkin husus; disiplin soruşturmasına koni eylemin mağduru olan disiplin amiri tarafından muhakkik atanmasını! soruşturmanın tarafsızlığını ve objektifliğini etkilemeyeceğine ilişkindir.</p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 127. maddesi gereğince, M Kanun'un 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin öğrenildiği tarihten itibaren süresi içinde "disiplin soruşturmasına" başlanması gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İşlem tarihinde vüriirlükte olan Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmcliği'nin, "Yetkili Disiplin Amirleri" başlıklı 10. maddesinde, "Disiplin cezasını gerektirir fiil veya halin, disiplin soruşturmasının vapılması ve karara bağlanmasında, suç işleyen görevlinin suç işlediği anda görevli olduğu yerdeki disiplin amiri yetkilidir." hükmü, "Disiplin Soruşturmasına Başlama" başlıklı 21. maddesinde "Memurun disipline aykırı davranışının öğrenilmesi üzerine, disiplin amiri veva görevlendireceği bir muhakkik tarafından derhal disiplin soruşturmasına başlanır." hükmü yer almış. Yönetmelik eki cetvelde infaz ve koruma başmemurunun disiplin amiri olarak, cezaevi müdürü, üst disiplin amiri olarak bağlı cumhuriyet başsavcısı veya vekili belirlenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemelerinin incelenmesinden; disiplin cezasını gerektirir fiil veya halin gerçekleşmesi durumunda disiplin soruşturmasını başlatma yetkisinin disiplin amirine verildiği, soruşturmanın bizzat disiplin amiri ya da görevlendireceği bir muhakkik tarafından yapılacağı, muhakkik görevlendirme konusunda üst disiplin amirine herhangi bir yetkinin verilmediği, bu yetkinin yalnızca disiplin amirinde okluğu anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla, uyuşmazlıkta, disiplin amiri konumundaki cezaevi müdürünce muhakkik görevlendirilmesinin, mevzuatın verdiği vetkinin kullanımından ibaret olduğu, aynı zamanda cezaevi müdürünün disiplin cezasına konu eylemin mağduru olmasının, muhakkik görevlendirme yetkisinin kullanımına engel bir durum olmadığı ve bu durumun tek başına disiplin soruşturmasının tarafsız ve objektif bir şekilde yürütülmediği sonucunu doğurmayacağı açıktır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu itibarla, temyizen incelenen kararın ısrara vönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, remviz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Karar Sonucu :</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">Davacının temyiz isteminin reddine,</p>

<p style="text-align:justify">Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Atıtalva 3. İdare Mahkemesi'nin temyize konıı 11/11/2016 tarih ve 12:2016/1056, K:20I6/1053 sayılı kararının ısrara yönelik kısmının onanmasına,</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-amiri-olayin-tarafi-ise-sorusturmaci-gorevlendirebilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/07/disiplin_amiri_olayin_tarafi_ise_sorusturmaci_gorevlendirebilir_mi_h31218_daefe.jpg" type="image/jpeg" length="45610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aday memura disiplin cezası memuriyetten çıkardı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/aday-memura-disiplin-cezasi-memuriyetten-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/aday-memura-disiplin-cezasi-memuriyetten-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, aday memurun adaylık süresi içinde aldığı aylıktan kesme disiplin cezası nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca memuriyetine son verilmesine ilişkin işlemi hukuka uygun buldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay: Adaylık Döneminde Disiplin Cezası Alan Memurun İlişiği Kesilir, İdarenin Başka Gerekçe Araması Gerekmez</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, adaylık süresi içinde disiplin cezası alan bir aday memurun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca memuriyetle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemi hukuka uygun buldu.</p>

<p style="text-align:justify">Bir aile ve sosyal hizmetler il müdürlüğünde aday memur olarak görev yapan davacı, adaylık döneminde işlediği bir fiil nedeniyle "1/30 oranında aylıktan kesme" cezası aldı. Bu disiplin cezasının iptali istemiyle açtığı dava reddedilip kesinleşince, idare 657 sayılı Kanun'un 57. maddesi gereğince davacının memuriyetle ilişiğini kesti. Davacı bu işlemin iptali ile yoksun kaldığı maddi hakların yasal faiziyle ödenmesi istemiyle dava açtı.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı, eğitim sürecini başarıyla tamamladığını, giriş sınavında başarılı olduğunu, asalet onayının amiri tarafından kasten geciktirildiğini ve aslında sendikal faaliyetleri nedeniyle bu işleme maruz kaldığını ileri sürdü.</p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi, disiplin cezasının ayrı bir yargı kararıyla zaten onanarak kesinleştiğini, bu durumda 657 sayılı Kanun'un 57. maddesinin "amir hüküm" niteliği taşıdığını belirterek davayı reddetti. Bölge İdare Mahkemesi de istinaf başvurusunu, ileri sürülen iddiaların kararı kaldırmayı gerektirir nitelikte görmeyerek reddetti.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, 20.11.2023 tarihli ve E:2020/269, K:2023/5850 sayılı kararıyla, temyize konu BİM kararını usul ve hukuka uygun bularak oybirliğiyle onadı. Daire, davacının eğitim başarısı, sınav sonucu veya sendikal faaliyet iddialarının, kesinleşmiş bir disiplin cezasının doğurduğu 657 sayılı Kanun m.57 sonucunu değiştirmeyeceğini kabul etti.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, adaylık döneminde disiplin cezası alıp bu cezası yargı yoluyla kesinleşen memurlar bakımından idarenin 657 sayılı Kanun'un 57. maddesi çerçevesinde başka bir takdir alanı bulunmadığını; ilişik kesme işleminin bağlı yetki niteliğinde olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong><em>Danıştay 12. Daire, E:2020/269, K:2023/5850, T:20.11.2023</em></strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2020/269<br />
Karar No : 2023/5850<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br />
VEKİLİ : Av. ...<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br />
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ:<br />
Dava konusu istem: ... Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde aday memur olarak görev yapan davacı tarafından, "1/30 oranında aylıktan kesme" cezası ile cezalandırıldığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 57. maddesi uyarınca memuriyet görevine son verilmesine ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br />
<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; adaylık süresi içerisinde işlediği fiili nedeniyle "1/30 oranında aylıktan kesme" disiplin cezası ile cezalandırılan davacının, verilen disiplin cezasının iptali istemiyle açtığı davanın, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği de gözönüne alındığında, anılan cezası olan davacının, 657 sayılı Kanun'un 57. maddesinin amir hükmü uyarınca memuriyet görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesine de olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eğitime tabi tutulduğu, sınavda başarılı olduğu, asalet belgesini verilmesini beklediği, idari amiri tarafından kasıtlı şekilde geciktirildiği, sendikal hakkını kullandığı ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br />
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 21/04/2021 tarih ve 31461 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 73 sayılı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Kurulması ile Kamu Personel İşlemlerinin Yürütülmesine İlişkin Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı yerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı hasım mevkiine alınmak suretiyle işin gereği görüşüldü:<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br />
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br />
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font><br />
<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/aday-memura-disiplin-cezasi-memuriyetten-cikardi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/hhhhh.jpg" type="image/jpeg" length="80221"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB'den okul öncesi ve ilköğretimde yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/mebden-okul-oncesi-ve-ilkogretimde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/mebden-okul-oncesi-ve-ilkogretimde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarına ilişkin yönetmelikte kapsamlı değişiklik yaptı. Düzenlemeyle okul öncesi eğitime erişim artırılırken, kayıt işlemleri, devamsızlık, okul güvenliği ve veli görüşmelerine ilişkin yeni uygulamalar hayata geçirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong>MEB'den okul öncesi eğitim ve ilköğretim yönetmeliğinde kapsamlı değişiklik</strong></h1>

<p style="text-align:justify"><strong>Milli Eğitim Bakanlığı, okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarına ilişkin yönetmelikte önemli değişikliklere gitti. Resmî Gazete'de yayımlanan düzenlemeyle okul öncesi eğitimden kayıt işlemlerine, devamsızlık kurallarından okul güvenliğine kadar birçok alanda yeni uygulamalar hayata geçirildi.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yönetmelikle, resmî anaokulu bulunmayan ilçelerde okul öncesi eğitime erişimin artırılması amacıyla önemli bir düzenleme yapıldı. Buna göre, resmî anaokulu bulunmayan ilçelerde okullarda açılan ana sınıflarına 36-68 aylık çocuklar da kaydedilebilecek. Ayrıca, bir grup oluşturabilecek sayıda 36-44 aylık çocuk bulunması hâlinde yeni ana sınıfı şubesi açılabilecek.</p>

<p style="text-align:justify">Okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla ise okul öncesi eğitim kurumları ile ilkokul birinci sınıfa başlayacak öğrenciler için eğitim öğretim yılı başlamadan önce gerçekleştirilen uyum haftasına veliler de dâhil edilecek. Bu kapsamda ebeveyn programları uygulanarak ailelerin eğitim sürecine daha etkin katılımı sağlanacak.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Kayıt işlemlerinde adres doğrulaması</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Yönetmelikle, gerçeğe aykırı adres beyanlarıyla nakil yapılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Buna göre okul öncesi eğitim ve ilköğretim kurumlarına yeni kayıtlar temmuz ayında başlayacak. Kayıt işlemleri, Ulusal Adres Veri Tabanı'ndaki yerleşim yeri adres bilgileri esas alınarak e-Okul sistemi üzerinden gerçekleştirilecek. Adres doğrulamasına ilişkin usul ve esaslar ise Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenecek. Ayrıca öğrenci belgeleri e-Devlet üzerinden de temin edilebilecek.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>20 gün özürsüz devamsızlık yapanlara başarı belgesi verilmeyecek</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Düzenlemeyle ortaokullarda özürsüz devamsızlığa ilişkin uygulama da değiştirildi. Buna göre, özürsüz devamsızlığı 20 gün ve üzerinde olan öğrencilerden, Şube Öğretmenler Kurulu kararıyla sınıf geçenlere teşekkür veya takdir belgesi verilmeyecek.</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan öğretmenlerin mesleki çalışma dönemlerinin, Bakanlığın uygun görmesi hâlinde çevrim içi olarak gerçekleştirilebilmesine de imkân tanındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Okul güvenliğine ilişkin yeni tedbirler</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Yönetmelikte okul güvenliğini güçlendirmeye yönelik yeni hükümler de yer aldı. Buna göre Okul Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulu, okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek ihbar, şikâyet veya gerekli görülen durumlarda önleyici tedbirler alabilecek.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda kurul kararıyla; okul, pansiyon ve eklentilerinin yanı sıra sıra, masa, dolap ve gerekli görülen diğer alanlarda tedbir amaçlı arama yapılabilecek. Arama ve inceleme işlemleri öğrencinin kişilik hakları ve onuru gözetilerek müdür yardımcıları, kurul üyeleri ve görevlendirilen öğretmenler tarafından gerçekleştirilecek.</p>

<p style="text-align:justify">Yapılan aramalara ilişkin gerekçe, arama yapılan yerler ve ele geçirilen materyaller iki nüsha tutanakla kayıt altına alınacak. Tutanaklar ilgililer tarafından imzalanacak, okul müdürünce onaylandıktan sonra okul yönetimi ile Okul Öğrenci Davranışlarını Değerlendirme Kurulu tarafından muhafaza edilecek.</p>

<p style="text-align:justify">Yönetmelikle ayrıca velilerin okul yöneticileri ve öğretmenlerle görüşme taleplerini okulun resmî internet sayfasında yer alan <strong>Okul Randevu Sistemi</strong> üzerinden oluşturabilmesine de imkân sağlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEB MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/mebden-okul-oncesi-ve-ilkogretimde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/foto-1/meb.jpg" type="image/jpeg" length="23712"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kamu ihalelerinde yapay zekâ destekli denetim dönemi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/kamu-ihalelerinde-yapay-zeka-destekli-denetim-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/kamu-ihalelerinde-yapay-zeka-destekli-denetim-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, kamu ihalelerindeki büyük veri setlerinin yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edildiğini belirterek, danışıklı hareketlerden göstermelik tekliflere kadar rekabeti bozucu uygulamaların teknolojik yöntemlerle tespit edildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Rekabet Kurumu'ndan Kamu İhalelerinde Yapay Zekâ Destekli Denetim Hamlesi</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle: "İhlalin bedeli ağır olacak"</strong></p>

<p style="text-align:justify">Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, kamu ihalelerinde rekabeti bozan uygulamalara karşı yürütülen denetimin artık yapay zekâ destekli veri analizi ile güçlendirildiğini açıkladı. Küle, kamu ihalelerindeki devasa veri setlerinin yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edildiğini belirterek ihlallere karşı taviz verilmeyeceği mesajını verdi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Açıklamanın Öne Çıkan Noktaları</h2>

<p style="text-align:justify"><strong>Güçlü teknolojik altyapı ile takip:</strong> Rekabet Kurumu, teknolojik altyapısı ve veri entegrasyonuyla ihalelerdeki rekabet ihlallerini en küçük izine kadar tespit etmeyi hedefliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kamu İhale Kurumu verisi yapay zekâ süzgecinde:</strong> Kamu İhale Kurumunun sağladığı büyük veri setleri, şüpheli hareketlerin ortaya çıkarılması için yapay zekâ algoritmalarıyla analiz ediliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Göstermelik teklifler takipte:</strong> Yan teklifler vererek üzerinde anlaşılan firmanın ihaleyi kazanmasını sağlama veya anlaşma doğrultusunda ihaleye hiç teklif vermeme gibi rekabeti kısıtlayıcı uygulamalar tek tek tespit ediliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İhale paylaşımı radara takılıyor:</strong> Firmaların ihale kalemlerini veya bölgelerini kendi aralarında paylaşmasına yönelik işaretler tek tek inceleniyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Şüpheli teklifler artık saklanamıyor:</strong> Rekabete aykırı eylemlerle benzer desenler çizen, şüpheli örüntüler sergileyen teşebbüs hareketleri anında takibe alınıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Danışıklı hareketlere geçit yok:</strong> Rakiplerin gizli anlaşmaları ve koordineli teklifleri yapay zekâ destekli analizlerle inceleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify">Değerlendirme</h2>

<p style="text-align:justify">Açıklama, kamu ihalelerine katılan teşebbüsler açısından denetim yoğunluğunun teknolojik altyapı ile ciddi biçimde arttığına işaret ediyor. Kamu İhale Kurumu verileriyle entegre çalışan yapay zekâ sistemleri; danışıklı teklif verme, ihale/bölge paylaşımı ve göstermelik (hayali) teklif verme gibi klasik ihaleye fesat karıştırma yöntemlerini örüntü analiziyle tespit etmeyi amaçlıyor. Kamu ihalelerine giren firmaların, teklif stratejilerinde bu denetim kapasitesini göz önünde bulundurması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/kamu-ihalelerinde-yapay-zeka-destekli-denetim-donemi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/yapay-zeka.jpg" type="image/jpeg" length="22977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurumların internette kişisel veri paylaşımına dair karar]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/kurumlarin-internette-kisisel-veri-paylasimina-dair-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/kurumlarin-internette-kisisel-veri-paylasimina-dair-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kişisel Verileri Koruma Kurulu, kamu kurumlarının internet ortamında kişisel veri paylaşımına ilişkin uyulması gereken esasları belirleyen ilke kararını yayımladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 dir="ltr" style="text-align:justify">KVKK'dan Kamu Kurumlarına Uyarı: İnternette Kişisel Veri Paylaşımına Dikkat</h1>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Kişisel Verileri Koruma Kurumu, 28 Temmuz 2026 tarihli ve 33323 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan <strong>2026/1301 sayılı Kurul Kararı</strong> ile kamu tüzel kişiliğini haiz veri sorumlularının (kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, il özel idareleri, üniversiteler vb.) internet ortamında paylaştığı belgelerde yer alan kişisel verilere ilişkin önemli bir ilke kararı aldı.</p>

<h2 dir="ltr" style="text-align:justify">Kararın Dayanağı</h2>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Karar, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (6698 sayılı Kanun) 15'inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, ihlalin yaygın olduğunun tespiti hâlinde Kurulun ilke kararı alıp yayımlayabileceği hükmüne dayanılarak alındı. Kararın tarihi 01/07/2026.</p>

<h2 dir="ltr" style="text-align:justify">Kurulun Tespitleri</h2>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Kurul, yaptığı incelemelerde kamu kurum ve kuruluşlarının kendi görev ve yetki alanları kapsamında internet sitelerinde yayımladığı belgelerde şu türden kişisel verilere sıkça yer verildiğini tespit etti:</p>

<ul dir="ltr">
 <li style="text-align: justify;">Ad, soyad, anne-baba adı, yaş, T.C. kimlik numarası, adres, cep telefonu numarası</li>
 <li style="text-align: justify;">Doğum yeri, meslek, uzmanlık alanı, görev yeri, unvan/statü, hizmet yılı, sicil numarası</li>
 <li style="text-align: justify;">Askerlik durum bilgisi, öğrenim durumu</li>
 <li style="text-align: justify;">Taşınmaz bilgileri (ada/parsel vb.)</li>
 <li style="text-align: justify;">Sınav süreçlerine ilişkin başvuru numarası, KPSS puanı, kabul/ret durumu, doğru/yanlış/net sayısı, başarı puanı</li>
 <li style="text-align: justify;">Aday numarası, öğrenci numarası, sınava katılım/kabul durumu, eksik evrak bilgisi, asil-yedek bilgisi, eski hükümlü olma durumu</li>
</ul>

<h2 dir="ltr" style="text-align:justify">Getirilen Temel İlkeler</h2>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Kurul kararında, kamu veri sorumlularının internet ortamında kişisel veri paylaşımı yaparken uyması gereken esasları şu şekilde sıraladı:</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify"><strong>1. Geçerli işleme şartı zorunluluğu:</strong> Paylaşım, 6698 sayılı Kanun'un 5'inci maddesinde (özel nitelikli veriler için 6'ncı maddesinde) sayılan işleme şartlarından birine dayanmalıdır. Geçerli bir şart bulunmuyorsa paylaşım yapılmamalıdır.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify"><strong>2. Genel ilkelere uyum:</strong> Geçerli işleme şartı mevcut olsa dahi, 6698 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesindeki genel ilkelere (özellikle "amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma" ve "gerekli süre kadar muhafaza edilme") uygun hareket edilmesi zorunludur.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify"><strong>3. Ölçülülük ve minimizasyon:</strong> Paylaşımın amacın gerçekleşmesini sağlayacak minimum düzeyde kişisel veri içermesi, gerekli olmayan verilere yer verilmemesi ve gerekli imha/maskeleme önlemlerinin alınması gerekmektedir.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify"><strong>4. Süre sınırlaması:</strong> Kişisel veri içeren paylaşımların ne kadar süreyle yayında kalacağının belirlenmesi ve süre sonunda paylaşıma son verilmesi için gerekli iş ve işlemlerin tesis edilmesi gerekmektedir.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify"><strong>5. Aydınlatma yükümlülüğü:</strong> 6698 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi ile Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'e uygun aydınlatmanın yapılması ve bunun ispat yükünün veri sorumlusuna ait olduğu vurgulandı.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify"><strong>6. Veri güvenliği tedbirleri:</strong> 6698 sayılı Kanun'un 12'nci maddesi kapsamında gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınması gerekmektedir. Kurul, internet ortamında paylaşımın, daha sınırlı sayıda kişiyle yapılan paylaşımlara kıyasla <strong>daha yüksek veri güvenliği riski</strong> taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify"><strong>7. Mevcut paylaşımların gözden geçirilmesi:</strong> Kurul, halihazırda internet ortamında yer alan ve geçerli bir işleme şartına dayanmayan paylaşımların ivedilikle gözden geçirilerek kaldırılmasını veya üzerlerinde maskeleme yapılmasını istedi. İşlenmeyi gerektiren sebep ortadan kalkmışsa, Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca imha işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerekiyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify"><strong>8. Sınav ve kura sonuçları:</strong> Somut durumun gerektirmesi hâlinde ilgililerin denetimine imkân verecek şekilde yalnızca katılımcılara, aksi hâlde yalnızca ilgili kişinin kendi sonucuna erişebileceği; e-Devlet veya çift faktörlü doğrulama gibi kimlik teyit yöntemlerinin kullanılabileceği belirtildi.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify"><strong>9. Personel farkındalığı:</strong> Paylaşımların yoğun olarak internet siteleri ve sosyal medya üzerinden yapıldığı dikkate alınarak, veri sorumlusu bünyesindeki tüm çalışanların (özellikle bu platformları yöneten personelin) kişisel verilerin korunması mevzuatı konusunda eğitilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify"><strong>10. Kurum içi paylaşımlar da kapsam dahilinde:</strong> Kararda ayrıca, bu ilkelerin yalnızca internet ortamındaki paylaşımlarla sınırlı olmadığı; kurum içi/kurumlar arası yazışmalar, e-posta, duyurular, kapalı elektronik ortamlar, pano ve ilan tahtaları gibi vasıtalarla yapılan paylaşımlarda da aynı hususlara riayet edilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<h2 dir="ltr" style="text-align:justify">Yaptırım</h2>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Kurul, gerekli önlemlerin alınmadığının tespiti hâlinde, inceleme yetkisi kapsamında somut olay değerlendirmesi yapılmak suretiyle ilgili veri sorumluları hakkında 6698 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi hükümleri gereğince işlem tesis edeceğini bildirdi.</p>

<h2 dir="ltr" style="text-align:justify">Değerlendirme</h2>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Karar No: <strong>2026/1301</strong> Karar Tarihi: <strong>01/07/2026</strong> Yayım: <strong>28 Temmuz 2026 tarihli ve 33323 sayılı Resmî Gazete</strong></p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Bu ilke kararı, özellikle sınav sonuçları, personel bilgileri, ihale/imar duyuruları ve taşınmaz kayıtları gibi belgeleri rutin olarak internet sitelerinde yayımlayan kamu kurumları açısından <strong>kapsamlı bir uyum gözden geçirmesini</strong> zorunlu kılmaktadır. Kurumların, mevcut yayınlarını kısa vadede gözden geçirerek maskeleme/imha işlemlerini gerçekleştirmesi ve ileriye dönük paylaşımlarda aydınlatma yükümlülüğü ile veri minimizasyonu ilkelerine azami özen göstermesi gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KURUL KARARI</p>

<p style="text-align:justify">Kişisel Verileri Koruma Kurumundan:</p>

<p style="text-align:center">Kamu Tüzel Kişiliğini Haiz Veri Sorumluları Tarafından</p>

<p style="text-align:center">Kişisel Verilerin İnternet Ortamında Paylaşılması Hakkında İlke Kararı</p>

<p style="text-align:justify">Karar Tarihi: 01/07/2026</p>

<p style="text-align:justify">Bilindiği üzere 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“6698 sayılı Kanun”) 15’inci maddesinin altmcı fıkrası “Şikâyet üzerine veya resen yapılan inceleme sonucunda, ihlalin yaygın olduğunun tespit edilmesi hâlinde Kurul, bu konuda ilke kararı alır ve bu kararı yayımlar.” hükmünü amirdir. Öte yandan 6698 sayılı Kanun’un Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (“Kurul”) görev ve yetkilerini düzenleyen 22’nci maddesinin birinci fıkrasmm (e), (f) ve (g) bentlerinde şuasıyla Kurulun görev alanı ile Kurumun işleyişine ilişkin konularda, veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri belirlemek amacıyla ve veri sorumlusu ve temsilcisinin görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin düzenleyici işlem yapma yetkisi düzenlenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Kamu kurum kuruluşları ve kamu tüzel kişiliğini haiz diğer muhtelif veri sorumluları (belediyeler, il özel idareleri, üniversiteler vb.) tarafından internet ortammda paylaşılan kişisel verilere ilişkin olarak Kurul tarafından aşağıdaki tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">6698 sayılı Kanun’un 1 ’inci maddesine göre Kanun’un amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatm gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.</p>

<p style="text-align:justify">6698 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, “kişisel veri”, “Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi ”, “Kişisel verilerin işlenmesi”, “Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlem” olarak tanımlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Özel nitelikli kişisel veriler ise, 6698 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları,</p>

<p style="text-align:justify">kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri” olarak sayılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Kişisel verilerin işlenmesi, geniş kapsamlı bir kavram olup kişisel verilerin ilk elde edilmesinden başlayarak imha edilmesine kadar olan süreçte kişisel veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü faaliyet, 6698 sayılı Kanun kapsamında kişisel verilerin işlenmesi olarak değerlendirilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda, kişisel veri ihtiva eden belgelerin internet ortamında yayımlanmak suretiyle duyurulması durumunda; kişisel verilerin açıklanması ve ayrıca bu yolla kişisel verilerin üçüncü taraflarca elde edilebilir hale getirilmesi sonucu doğduğundan, internet ortammda yayımlanan belgelerin kişisel veri ihtiva etmesi hali, bir kişisel veri işleme faaliyetinin varlığına işaret etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Kurul tarafindan yapılan tespitler göstermektedir ki, kamu tüzel kişiliğini haiz veri sorumluları tarafindan kendi görev ve yetki alanlarında yürütülen faaliyetler kapsamında internet sitelerinde yayımlanan muhtelif belgelerde ad, soyadı, anne adı, baba adı, yaş, T.C. kimlik numarası, adres, cep telefonu numarası, doğum yeri, meslek, uzmanlık alanı, görev yeri, unvan/statü, hizmet yılı, sicil numarası, çalışılan birim, askerlik durum bilgisi, öğrenim durumu, kamu kurumlarmca gerçekleştirilen kuralara konu olan taşınmaz bilgileri (ada/parsel vb.), çeşitli sınavlar kapsammda işlenen başvuru numarası, KPSS puanı, kabul/ret ya da başarı/başarısızlık durumuna ilişkin bilgi, mezun olunan okullara ilişkin bilgi, girilen sınava ilişkin doğru/yanlış/net sayısı/başarı puanı gibi bilgiler, başvuru yapılan pozisyon, aday numarası, öğrenci numarası, sınava girememe/kabul edilmeme nedeni, sınava katılım durum bilgisi, asil- yedek bilgisi, eksik evrak bilgisi, eski hükümlü olma durumu ve benzeri kişisel verilere yer verilebilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu tüzel kişiliğini haiz veri sorumluları tarafindan internet ortamında kişisel verilerin paylaşılması suretiyle kişisel veri işleme faaliyeti gerçekleştirilecek olması durumunda, 6698 sayılı Kanun hükümleri ve ikincil mevzuata uyumun sağlanması gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu uyumun sağlanmasını teminen;</p>

<p style="text-align:justify">• İnternet ortammda kişisel verilerin paylaşılmasmm, 6698 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde; özel nitelikli kişisel veriler bakmamdan ise 6’ncı maddesinde yer verilen geçerli bir kişisel veri işleme şartma veya şartlarına dayanması gerektiği,</p>

<p style="text-align:justify">• Geçerli bir işleme şartınm mevcut olmaması halinde, veri sorumluları tarafindan internet ortammda kişisel verilerin paylaşılmamasınm uygun olacağı,</p>

<p style="text-align:justify">• İnternet ortammda kişisel verilerin paylaşılmasmm geçerli bir işleme şartına dayanması durumunda da (örneğin bir mevzuat hükmüne dayanması nedeniyle “kanunlarda açıkça öngörülmesi” veya “veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması işleme şartının mevcut olması veya diğer işleme şartlarma dayanılması durumunda) 6698 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde düzenlenen Genel İlkelere uygun hareket edilmesinin zorunlu olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">• Genel İlkelerden “amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma” ilkesine uyumun sağlanmasını teminen; amacm gerçekleşmesini sağlayacak minimum düzeyde kişisel</p>

<p style="text-align:justify">veri paylaşılması, amacın gerçekleşmesi bakımından gerekli olmayan kişisel verilere internet ortamında yer verilmemesi ve bu kapsamda gerekli imha, maskeleme ve benzeri önlemlerin veri sorumluları tarafından alınmasının önem arz ettiği,</p>

<p style="text-align:justify">Genel İlkelerden “ilgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme ” ilkesine uyumun sağlanmasmı teminen kişisel veri içeren paylaşımların ne kadar süre ile paylaşılacağının söz konusu ilke gözetilerek belirlenmesi ve ilgili süreler sonunda paylaşımlara son verilmesi adına gerekli iş ve işlemlerin veri sorumlularınca tesis edilmesinin gerektiği,</p>

<p style="text-align:justify">İnternet ortamında paylaşılacak kişisel verilere ilişkin olarak 6698 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinden kaynaklanan aydınlatma yükümlülüğünün ilgili madde hükmüne ve 10 Mart 2018 tarih ve 30356 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkmda Tebliğ hükümlerine uygun şekilde yerine getirilmiş olmasının bekleneceği ve aydınlatmanın yerine getirildiğinin ispatmın veri sorumlusuna ait olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">6698 sayılı Kanun’un 12’nci maddesi kapsamında veri sorumlularmca veri güvenliğine ilişkin gerekli idari ve teknik tedbirlerin alınması gerektiği; veri güvenliğinin sağlanmasmın, veri sorumlusunun gerçekleştirdiği kişisel veri işleme faaliyetindeki muhtemel riskler ve olası ihlaller de dikkate alınmak suretiyle önlemler almmasını gerektirdiği, kişisel verilerin internet ortamında paylaşılması suretiyle gerçekleşen bir kişisel veri işleme faaliyetinin, verilerin daha sınırlı bir ortamda ve daha sınırlı sayıda kişi ile paylaşılmasına kıyasla daha fazla veri güvenliği riski barındıracağı ayrıca veri sorumlularınm, kendi organizasyonunda Kanun hükümlerinin uygulanmasmı sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmakla ve yaptırmakla yükümlü olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">Mevcut durumda internet ortamında paylaşılan kişisel verilerin veri sorumluları tarafından ivedilikle gözden geçirilerek geçerli bir işleme şartına dayanmayan, genel ilkelere uygunluk arz etmeyen paylaşımların internet ortamından kaldırılması veya bunlar üzerinde maskeleme ve benzeri düzenlemelerin yapılması; söz konusu paylaşımlarda yer alan kişisel verilerin işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkmış olması halinde 6698 sayılı Kanun’un 7’nci maddesi hükümleri ile 28.10.2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkmda Yönetmelik hükümlerine uygun olarak kişisel verilerin imha edilmesine ilişkin gerekli iş ve işlemlerm veri sorumlularınca gerçekleştirilmesinin uygun olacağı, Sınav sonucu, kura sonucu ve benzeri durumlarda, somut durumun gerektirmesi halinde ilgililerin denetimine de olanak verecek şekilde yalnızca sınava, kuraya veya ilgili faaliyete katılım sağlayanlarm veya somut olayın bunu gerektirmemesi halinde yalnızca ilgili kişinin kendi smavma, kura sonucuna veya ilgili faaliyete ait sonuçlara erişebileceği ve yine genel ilkelere uygun önlemlerin alındığı yöntemlerle paylaşımların yapılabileceği; bu gibi hallerde uygun e-devlet platformlarının veya çift faktörlü doğrulama ile kimlik teyidi yapılmasını sağlayacak yöntemlerin ve vasıtalarm kullanılmasınm uygun olacağı,</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu paylaşımların yoğun olarak internet siteleri ve sosyal medya platformları vasıtasıyla gerçekleştirildiği dikkate almdığmda veri sorumluları bünyesinde söz konusu platformların kullanılmasından sorumlu çalışanlar başta olmak üzere tüm çalışanların kişisel verilerin korunması mevzuatı ve uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar hakkmda bilgi ve farkındalıklarının artırılmasını sağlayacak eğitim ve farkmdalık çalışmalarının veri sorumluları tarafından yürütülmesi gerektiği,</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan kamu tüzel kişiliğini haiz veri sorumluları tarafından kişisel veri içeren paylaşımların yalnızca internet ortammda yapılmadığı bu minvalde kurum içi veya kurumlar arası yazışmalar, e-posta iletileri, duyurular, kurum içinde kullanılan kapalı</p>

<p style="text-align:justify">elektronik ortamlar, pano ve ilan tahtası gibi vasıtalarla yapılan kişisel veri paylaşımları kapsamında da bu hususlara riayet edilmesi gerektiği,</p>

<p style="text-align:justify">• Yukarıda belirtilen hususlarm, 6698 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini önlemek, kişisel verilere hukuka aykırı erişilmesini önlemek ve kişisel verilerin muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik veri sorumlularmca alınması gereken teknik ve idari tedbirlerden olduğu, diğer yandan 6698 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde düzenlenen veri güvenliğine ilişkin diğer yükümlülüklerin de veri sorumlulannca gözetilmesi gerektiği,</p>

<p style="text-align:justify">• Söz konusu önlemlerin alınmadığmın tespiti halinde Kurulun inceleme yetkisi kapsammda somut olay değerlendirmesi yapılmak suretiyle ilgili veri sorumlulan hakkmda 6698 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi hükümleri gereği işlem tesis edileceği</p>

<p style="text-align:justify">hususlarında kamuoyunun bilgilendirilmesine ve bu kapsamda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 15’inci maddesinin altmcı fıkrası hükmü uyarmca İlke Kararı almmasına ve bu İlke Kararı’nın Resmi Gazete’de ve Kurumun internet sitesinde yayımlanmasma oybirliği ile karar verilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖRNEK KARARLAR</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/kurumlarin-internette-kisisel-veri-paylasimina-dair-karar</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/foto-1/kvvkk.jpg" type="image/jpeg" length="19198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İcralık Olan Memura Disiplin Cezası Verilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/icralik-olan-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/icralik-olan-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İcralık Olan Memura Disiplin Cezası Verilir mi? Devlet memuru olarak çalışan kişilerin memurlukları devam ederken borçlarından dolayı disiplin cezası ile karşı karşıya kalmaları mümkündür]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>İcralık Olan Memura Disiplin Cezası Verilir mi?</span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"><span><span>Devlet memuru olarak çalışan kişilerin memurlukları devam ederken borçlarından dolayı disiplin cezası ile karşı karşıya kalmaları mümkündür.657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 . maddesinde kınama cezası verilmesi gereken fiillerin anlatıldığı bölümde "Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak," fiilinin kınama cezası ile cezalandırılması öngörülmüştür.Bu yazımızda devlet memurunun hangi durumlarda borcundan dolayı ceza alabileceğini,her maaşına haciz gelen memura disiplin cezası verilmesi gerekip gerekmediğini açıklamaya çalışacağız.</span></span></p>

<h2 style="text-align:justify"><strong><span><span>Her İcraya Verilen Memura Ceza Verilir mi?</span></span></strong></h2>

<p style="text-align:justify"><span><span>Devlet memurlarına borçlarından dolayı disiplin cezası ile verilebilmesi için kanun maddesinde yer alan iki unsurun bir arada gerçekleşmiş olması gerekmektedir.Bunlardan birincisi borcun kasten ödenmemesi ikincisi ise borcunu ödemeyen memura karşı yasal takip icra işlemlerinin başlatılmış olması gerekmektedir.Borcunu kasten ödemeyen memurun bu eyleminden idare yasal takip yapılması halinde haberdar olacaktır.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu düzenlemeye göre, memura herhangi bir borcundan dolayı değil, kasten ödemediği için hakkında yasal yollara gidilen borcundan dolayı kınama cezası verilebilecektir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Kanun maddesinde Borçlarını kasten ödemeyen memur dediği için İçinde bulunduğu maddi sıkıntılar sebebiyle ödeyemeyenler,maaşından kendisi ve ailesi için geçinebileceği miktardan sonra ödemeye yetecek gücü bulunmadığından dolayı ödeyemeyenlerin bunu ispatlamaları halinde bu maddenin ceza vermeye yetersiz olacağı kanaatindeyiz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Nitekim Danıştay Onikinci Dairesinin 16/12/2014 tarih ve 2014/9072 sayılı Kararında; "...davacı hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-k maddesi uyarınca <em>işlem tesis edilmiş olup; ilgili memura üzerine atılı disiplin suçunun oluşması yönünden kasıt unsurunun varlığı öngörülmüş iken, <strong>madde kapsamında yer alan fiilin kasıt olarak işlendiğini gösterecek nitelikte, davacının borcunu ödeme imkanı bulunmasına rağmen ödemediği yönünde bir tespit yapılmadan hakkında tesis edilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından</strong>, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir</em>." şeklinde karar vererek borcunu ödemeyen memura ceza verilebilmesi için kasıt unsurunun varlığının tespitinin yapılmasını istemiş ,borcunu ödemeyen memura kasıt unsuru gözetilmeden verilen cezayı iptal etmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Başkanlığı benzer nitelikte Danıştay 8. Dairesinin 15/11/2005 tarihli ve E.2004/3126, K.2005/4666 sayılı ve yine Danıştay 12. Dairesinin 13/03/2009 tarihli ve E. 2007/342, K. 2009/1324 sayılı ilamlarında da kasıt unsurunun tespitinin yapılması yönünde kararlar vermiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İdarelerin memurun borcundan dolayı disiplin soruşturması yapması durumunda yukarıda yer alan mahkeme kararında yer alan hususları göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İdareler borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olan memur hakkında disiplin soruşturmasını olayın öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde açmak zorundadırlar.Eğer soruşturmaya başlanmazsa, disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Öte yandan, “borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olma” fiilinin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçmişse, bu fiilden dolayı memura disiplin cezası verilemez.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Ayrıca Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi, disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanacağını hüküm altına almıştır. Borçlarını kasten ödemeyerek "hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak" fiilinin Devlet Memurları Kanunu'nda karşılık gelen disiplin cezası "kınama" cezasıdır. Eğer memur söz konusu fiili, disiplin cezasının bir süre sonra sicilden silinmesini düzenleyen süreler içinde yeniden işlemesi durumunda amirlerince bir derece ağır ceza olan "aylıktan kesme" cezası verilebilmesi de mümkün bulunmaktadır</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p><strong>Mevzuat Çerçevesinde Borç ve Disiplin Sorumluluğu</strong></p>

<p>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde, memurun “borçlarını kasten ödememeyi alışkanlık haline getirmesi” disiplin cezası gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, burada “alışkanlık” ve “kasıt” unsurlarının birlikte aranması gerektiğidir.</p>

<p>Yani memur, ticari hayatın olağan akışı içinde zaman zaman ekonomik sıkıntıya düşebilir, borçlarını geciktirebilir. Ancak bu durumun süreklilik arz etmesi, özellikle kötü niyetli bir tutumun varlığı halinde disiplin sorumluluğu doğabilir.</p>

<hr />
<p><strong>Danıştay’ın Yaklaşımı: Olayın Mahiyetine Göre Değerlendirme</strong></p>

<p>Danıştay kararlarında, memura yöneltilen borçlarını ödememe iddialarının objektif olarak ve olayın tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerektiği defaatle vurgulanmıştır. Yargı makamları, her icra takibini disiplin cezası ile eşleştirmemekte, özellikle memurun ödeme gücü ve niyeti dikkate alınmaktadır.</p>

<p>📌 <strong>Danıştay 2. Daire, 2021/3508 E., 2023/340 K.</strong><br />
Kararda, hakkında banka kredisi borcundan dolayı icra takibi başlatılan bir kamu görevlisine verilen disiplin cezası iptal edilmiştir. Zira, memurun bu borcu ödeme niyeti taşıdığı, ancak gelir durumu nedeniyle geçici bir temerrüde düştüğü tespit edilmiştir.</p>

<p>📌 <strong>Danıştay 8. Daire, 2009/9342 E., 2013/769 K.</strong><br />
Bu kararda da memurun borçlarını ödeme iradesi taşıdığı ve geçici ekonomik güçlüklerin söz konusu olduğu gerekçesiyle verilen ceza hukuka aykırı bulunmuştur.</p>

<p>Her iki örnek de açıkça göstermektedir ki, memurun borçlarını ödememe davranışında “kötü niyet” ve “süreklilik” yoksa, sadece bir icra dosyasının bulunması disiplin cezası verilmesi için yeterli değildir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/icralik-olan-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2018/07/borc_memur.jpg" type="image/jpeg" length="53370"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geçici görevde işlenen fiilde ceza soruşturmasını kim yapar]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevde-islenen-fiilde-ceza-sorusturmasini-kim-yapar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevde-islenen-fiilde-ceza-sorusturmasini-kim-yapar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[geçici görevli olarak çalışmış olduğu kurumda suç işleyen memur hakkında soruşturma izni ön inceleme geçici görevli olduğu kurumdaki amirince yapılır]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><strong><span><span>Geçici görevde işlenen fiilde ceza soruşturmasını kim yapar </span></span></strong></h3>

<p style="text-align:justify"></p>

<h3 style="text-align:justify"><span><span>Geçici görevle başka bir kurumda görev yapan kamu personelinin görevli olduğu kurumdaki fiili nedeniyle ön inceleme yapmaya geçici görevli olduğu kurumun idari merciinin yetkili olduğu hakkında.</span></span></h3>

<h2 style="text-align:justify"></h2>

<p style="text-align:justify"><span><span>T.C. D A N I Ş T A Y BİRİNCİ DAİRE Esas No : 2021/673 Karar No : 2021/621 Anahtar Kelimeler :</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Geçici Görevlendirme, </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Ön İnceleme Özeti : Geçici görevle başka bir kurumda görev yapan kamu personelinin görevli olduğu kurumdaki fiili nedeniyle ön inceleme yapmaya geçici görevli olduğu kurumun idari merciinin yetkili olduğu hakkında.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>K A R A R Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanlığının 5.4.2021 tarih ve 1319 sayılı yazısı ekinde gönderilen dosya, Türkiye Büyük Millet Meclisinde Yasama Uzmanı (eylem tarihinde Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanlığında geçici görevli) … hakkında soruşturma izni verilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanının 29.3.2021 tarih ve 1134 sayılı kararı ve bu karara hakkında soruşturma izni verilen … tarafından yapılan itiraz, Tetkik Hakimi Safiye Bircan'ın açıklamaları dinlenildikten sonra, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca incelendi; Danışma ve İdari Uyuşmazlıklar ile Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanmalarına İlişkin Kararlar Birinci Daire </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Gereği Görüşülüp Düşünüldü:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun "İzin vermeye yetkili merciler" başlıklı 3’üncü maddesinde soruşturma izni verme yetkisinin,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>a) İlçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında kaymakam,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>b) İlde ve merkez ilçede görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kaymakamlar hakkında vali,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>c) Bölge düzeyinde teşkilatlanan kurum ve kuruluşlarda görev yapan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında görev yaptıkları ilin valisi,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>d) Cumhurbaşkanına veya Cumhurbaşkanlığına bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşlar ve bakanlıkların merkez ve bağlı veya ilgili kuruluşlarında görev yapan diğer memur ve kamu görevlileri hakkında o kuruluşun en üst idari amiri, </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>e) (b) ve (c) bentlerindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla Cumhurbaşkanı kararıyla atanan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında Cumhurbaşkanı veya ilgili bakan, </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>f) Türkiye Büyük Millet Meclisinde görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri ve yardımcıları hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>g) Cumhurbaşkanlığında görevli memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı hakkında Cumhurbaşkanı,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>h) Büyükşehir belediye başkanları, il ve ilçe belediye başkanları; büyükşehir, il ve ilçe belediye meclisi üyeleri ile il genel meclisi üyeleri hakkında İçişleri Bakanı,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>i) İlçelerdeki belde belediye başkanları ve belde belediye meclisi üyeleri hakkında kaymakam, merkez ilçelerdeki belde belediye başkanları ve belde belediye meclisi üyeleri hakkında bulundukları ilin valisi, </span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>j) Köy ve mahalle muhtarları ile bu Kanun kapsamına giren diğer memurlar ve kamu görevlileri hakkında ilçelerde kaymakam, merkez ilçede vali, Yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat kullanılacağı, yetkili mercilerin saptanmasında, memur veya kamu görevlisinin suç tarihindeki görevinin esas alınacağı, ast memur ile üst memurun aynı fiile iştiraki halinde iznin, üst memurun bağlı olduğu merciden isteneceği belirtilmiş, Kanunun 9’uncu maddesinde ise, yetkili merciinin, soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararını Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisine ve varsa şikayetçiye bildirileceği, soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin, soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikayetçinin, izin vermeye yetkili merciler tarafından verilen işleme koymama kararına karşı da şikâyetçinin itiraz yoluna gidebileceği, itiraz süresinin, yetkili merciin kararının tebliğinden itibaren on gün olduğu, soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararlara karşı yapılan itirazlara 3’üncü maddenin (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştayın idari dairesince, diğerleri için yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesince bakılacağı hükme bağlanmıştır. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Dosyanın incelenmesinden, Türkiye Büyük Millet Meclisinde Yasama Uzmanı olarak görevliyken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 25’inci maddesi uyarınca 28.3.2019 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanlığında geçici olarak görevlendirilen, 15.1.2020 tarihi itibarıyla da geçici görevlendirmesi sona ererek Araştırma Hizmetleri Başkanlığındaki görevine başlayan …'ın, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanlığında geçici görevli olduğu dönemde Başkan Yardımcısı olarak görev yapmadığı halde, Başkan Yardımcısı olduğu yolunda beyanlarda bulunduğu, bu sıfatla bazı görüşmeler ve yazışmalar yaptığı iddialarıyla ilgili olarak adı geçen hakkında ön inceleme yapıldığı, ön inceleme raporunda, adı geçenin Başkan Yardımcısı unvanını kullandığı, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin elektronik posta adresini kullanarak kişisel yazışmalar yaptığı hususlarının anlaşıldığı belirtilerek … hakkında soruşturma izni verilmesi yolunda öneri getirildiği, yetkili merci tarafından aynı doğrultuda karar verildiği, bu karara hakkında soruşturma izni verilen … tarafından da Danıştay Başkanlığına hitaplı 9.4.2021 tarihli dilekçeyle itiraz edildiği görülmüştür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Ancak, Türkiye Büyük Millet Meclisinde Yasama Uzmanı olarak görev yapmaktayken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 25’inci maddesi uyarınca 28.3.2019 tarihinden itibaren Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanlığında geçici görevlendirilen … hakkında isnat edilen eylem nedeniyle 4483 sayılı Kanunun 3’üncü maddesinin (d) bendi gereğince Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanlığının en üst idari amirinin, yani Başkanın soruşturma izni verip vermemeye yetkili olduğu, Kanunun 9’uncu maddesindeki, soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararlara karşı yapılan itirazlara 3’üncü maddenin (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde sayılanlar için Danıştayın idari dairesince, diğerleri için yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesince bakılacağı hükmü uyarınca … için soruşturma izni verilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanının 29.3.2021 tarih ve 1134 sayılı kararına adı geçen tarafından yapılan itirazın, karar veren merciin yargı çevresinde bulunan Ankara Bölge İdare Mahkemesince incelenip karara bağlanması gerektiği anlaşıldığından, dosyanın karar ekli olarak itiraza bakmakla görevli ve yetkili Ankara Bölge İdare Mahkemesine, kararın birer örneğinin Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanlığı ile itiraz edene gönderilmesine 22.4.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevde-islenen-fiilde-ceza-sorusturmasini-kim-yapar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/danistay-karar.jpg" type="image/jpeg" length="21918"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahkemece Alınan İfadeler Disiplin Soruşturmasında Kullanılabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/mahkemece-alinan-ifadeler-disiplin-sorusturmasinda-kullanilabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/mahkemece-alinan-ifadeler-disiplin-sorusturmasinda-kullanilabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkemece Alınan İfadeler Disiplin Soruşturmasında Kullanılabilir mi? Suç işleyen memurlar hakkında disiplin soruşturması esnasında mahkeme tarafından alınmış olan ifadeler kullanılabilir mi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Mahkemece Alınan İfadeler Disiplin Soruşturmasında Kullanılabilir mi?</span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Suç işleyen memurlar hakkında disiplin soruşturması yapılması gerektiği gibi yapılacak olan soruşturmasınında belirli usuller çerçevesinde yapılması ve düzenlenecek raporun buna göre hazırlanması gerekmektedir.Disiplin soruşturması yürüten soruşturmacıların dikkat etmesi gereken en önemli hususlardan birisi hakkında soruşturma yapılan kişinin savunmasının alınması bunun yanında ilgili olayla ilgili varsa tanıkların ifadelerine başvurulmasıdır.Bazı durumlarda öncelikle adli makamlara intikal eden ve daha sonra memurun kurumuna bildirilip disiplin soruşturması açılan olaylarda disiplin soruşturma raporu içinde mahkemece düzenlenen ve elde edilen bilgi belgelerde yer almaktadır.Bazen soruşturmayı yürüten soruşturmacılar soruşturma konusuna ilişkin kararlarını verirken mahkemelerce elde edilen bilgi ve belgelerden yararlanabilmektedirler. Danıştay  Başkanlığınca verilmiş olan bir kararda danıştay başkanlığı disiplin soruşturması esnasında adli makamlarca alınan ifadelere göre rapor düzenleyen ancak disiplin soruşturması esnasında soruşturmacı tarafından ifade alınmayan bir olayda verilen disiplin cezasını iptal etmiştir.İptale gerekçe olarak da disiplin soruşturması esnasında tanıkların ifadesine başvurulmamasının şüpheli lehine veya aleyhine olsa bile bir zorunluluk olduğu, tanıkların ifadesi alınmadan tamamlanan soruşturmanın eksik olduğu yönünde karar verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Danıştay  Beşinci Daire Esas No : 2016/10141 Karar No : 2016/4886</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Özeti :Her ne kadar adli soruşturma aşamasında alınan tanık ifadelerinin soruşturma dosyasına eklendiği görülmüş ise de; disiplin hukuku ile ceza hukuku soruşturma ve yargılama usulleri, verilen cezanın niteliği, bu cezanın doğurduğu sonuçlar ve etkileri ile ceza ve suçların tanımı ve konuluş amaçlarının birbirinden farklı özellikler gösterdiği, bu durumda, disiplin soruşturması kapsamında davacı lehine ve aleyhine olan tüm deliller araştırılmadan, tanık ifadelerine başvurulmadan, eksik incelemeye dayalı soruşturma raporuna dayalı tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği hakkında.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Olayda, yukarıda yer verilen disiplin ilkeleri doğrultusunda, kusurlu halin tespitinden sonra yasal süreler içerisinde ilgili memur hakkında disiplin soruşturması açıldığı, bağımsız bir muhakkik tayin edilerek yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen soruşturma raporu değerlendirilerek yetkili disiplin amiri tarafından bir disiplin cezası tesis edildiği görülmüş ise de; <span style="color:#ff0000"><strong>davacıya isnat edilen eylemle ilgili tanık ifadelerine başvurulmadığı</strong></span>, (yanında cep telefonu bulunan hükümlü, hükümlüyle hastanede aynı odada kalan kişilerin ifadeleri gibi..) yalnızca cep telefonuna ilişkin görüşme detaylarının değerlendirilmesiyle yetinildiği görülmüştür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Öte yandan, her ne kadar <strong><span style="color:#ff0000">adli soruşturma aşamasında alınan tanık</span> ifadelerinin soruşturma dosyasına eklendiği görülmüş ise de</strong>; disiplin hukuku ile ceza hukuku soruşturma ve yargılama usulleri, verilen cezanın niteliği, bu cezanın doğurduğu sonuçlar ve etkileri ile ceza ve suçların tanımı ve konuluş amaçları birbirinden farklı özellikler göstermektedir. Bu durumda, davacı lehine ve aleyhine olan tüm deliller araştırılmadan, eksik incelemeye dayalı soruşturma raporuna dayalı tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, anılan işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise belirtilen gerekçe ile hukuka aykırılık görülmemiştir.</span></span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/mahkemece-alinan-ifadeler-disiplin-sorusturmasinda-kullanilabilir-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/12/mahkemece_alinan_ifadeler_disiplin_sorusturmasinda_kullanilabilir_mi_h15663_44c5a.jpg" type="image/jpeg" length="22506"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İptal Kararında İkinci Teklife Süre Uzatımı Şart Değil]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/iptal-kararinda-ikinci-teklife-sure-uzatimi-sart-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/iptal-kararinda-ikinci-teklife-sure-uzatimi-sart-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu İhale Kurulu, teklif geçerlilik süresinin dolması üzerine ihalenin iptal edilmesine ilişkin başvuruda, ihale yetkilisinin iptal kararını onaylamasının aynı zamanda ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklifi uygun görmeme iradesi taşıdığına, bu durumda ikinci teklif sahibinden teklif geçerlik süresini uzatıp uzatmayacağının sorulmasına gerek bulunmadığına hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">KİK: İhale Yetkilisi İkinci Teklifi Onaylamayarak İptali Onaylarsa, İkinci Teklif Sahibine Süre Uzatımı Sorulması Gerekmez<br />
 </p>

<p style="text-align:justify">Gerçekleştirilen "Paletli Ekskavatör ve Kanal Açma Aracı Kiralama Hizmet Alımı İşi" ihalesinde, ihale üzerinde bırakılan istekli teklif geçerlik süresinin dolması nedeniyle sözleşme imzalamayı reddetmiş, idare de ihaleyi 4734 sayılı Kanun'un 39'uncu maddesi uyarınca iptal etmiştir. Ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi, kendisinden süre uzatımı istenmeden ihalenin iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Kurul, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 16.7'nci maddesi uyarınca kural olarak yalnızca teklif geçerlik süresinin dolmasının ihalenin iptali için yeterli gerekçe sayılamayacağını, bu durumda ikinci teklif sahibine süre uzatıp uzatmayacağının sorulması gerektiğini vurgulamıştır. Ancak somut olayda, 4734 sayılı Kanun'un 44'üncü maddesi gereğince ikinci teklif sahibiyle sözleşme imzalanabilmesinin "ihale yetkilisince teklifin uygun görülmesi" şartına bağlı olduğu, ihale yetkilisinin iptal kararını onaylamakla ikinci teklif tutarını uygun görmeme iradesini ortaya koyduğu kabul edilmiştir. Kurul'a göre bu durumda başvuru sahibinden süre uzatımı istenmesine gerek yoktur.</p>

<p style="text-align:justify">Kurul ayrıca, idarenin gerekçelerinden biri olan "ihtiyaçların değişkenlik göstermesi" hususunun somut olarak ortaya konulmadığını tespit etmekle birlikte, ihale yetkilisinin ikinci teklifi uygun görmeme yetkisinin tek başına iptal için yeterli olduğunu belirterek başka bir gerekçeye ihtiyaç bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bu çerçevede itirazen şikâyet başvurusu reddedilmiştir.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Bilgi Kutusu</strong></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Karar No/Tarih:</strong> 2026/UH.I-1414 / 20.05.2026</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Başvuru Sahibi:</strong> .................................... Ltd. Şti.</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>İhale Konusu:</strong> Paletli Ekskavatör ve Kanal Açma Aracı Kiralama Hizmet Alımı İşi (İKN: 2025/1904868)</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>İlgili Mevzuat:</strong> 4734 sayılı Kanun m. 5, 32, 35, 39, 40, 44, 53; Kamu İhale Genel Tebliği m. 16.7</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Sonuç:</strong> İtirazen şikâyet başvurusunun reddi — Oybirliği</li>
</ul>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>KARAR METNİ </strong></p>

<p style="text-align:justify">Toplantı No: 2026/021 Gündem No: 21 Karar Tarihi: 20.05.2026 Karar No: 2026/UH.I-1414</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">BAŞVURU SAHİBİ: Turland Ltd. Şti.</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURUYA KONU İHALE: 2025/1904868 İhale Kayıt Numaralı "Paletli Ekskavatör ve Kanal Açma Aracı Kiralama Hizmet Alımı İşi" İhalesi</p>

<p style="text-align:justify">KURUMCA YAPILAN İNCELEME:</p>

<p style="text-align:justify">İdare tarafından 04.12.2025 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ihaleye ilişkin olarak Turland Ltd. Şti. tarafından 05.05.2026 tarihli dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR:</p>

<p style="text-align:justify">İtirazen şikâyet dilekçesinde özetle; başvuru konusu ihaleye ilişkin alınan 26.03.2026 tarihli ve 2026/UH.I-894 sayılı Kurul kararı ile itirazen şikâyet başvurusunun reddine karar verildiği, bunun üzerine idare tarafından ihale üzerinde bırakılan istekli olan M.....................................Ltd. Şti.nin sözleşme imzalamaya davet edildiği, anılan isteklinin 24.04.2026 tarihinde idareye başvurarak teklif geçerlilik süresinin dolduğunu, bu süreyi uzatmayacağını ve sözleşme imzalamayacağını bildirdiği, kendi teklifinin ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif olduğu, ancak 29.04.2026 tarihli ihale komisyonu kararında tüm tekliflerin geçerlilik süresinin 03.04.2026 tarihinde dolduğunun tespit edildiği, ekonomik açıdan en avantajlı teklifin de geçerlilik süresinin dolması, idare ihtiyaçlarının değişkenlik göstermesi ve kaynakların verimli kullanılması ilkeleri gerekçe gösterilerek 4734 sayılı Kanun'un 39'uncu maddesine göre ihalenin iptal edildiği, kendi teklifinin geçerlik süresini uzatıp uzatmayacağı sorulmadan ihalenin iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarına yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">4734 sayılı Kanun'un 5, 32, 35, 39, 40 ve 44'üncü maddeleri ile Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği'nin 54'üncü maddesi ve Kamu İhale Genel Tebliği'nin 16.7'nci maddesi incelendiğinde; sürecin uzaması durumunda isteklilerin kabulü şartıyla teklif geçerlilik süresinin uzatılabileceği, süre uzatımı sonucunda halen sözleşme imzalanamamışsa ekonomik açıdan en avantajlı birinci ve ikinci teklif sahiplerinin kabulü şartıyla sözleşmenin imzalanabileceği, sadece teklif geçerlik süresinin dolduğu gerekçesiyle ihalenin iptalinin uygun olmayacağı, bu durumda ikinci teklif sahibine süre uzatıp uzatmayacağının sorulması gerektiği değerlendirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, 4734 sayılı Kanun'un 44'üncü maddesinde, ikinci teklif sahibiyle sözleşme imzalanmasının "ihale yetkilisince teklifin uygun görülmesi" şartına bağlandığı, diğer bir anlatımla bu hususun idarelerin takdirine bırakıldığı görülmüştür. İncelenen ihalede, 29.04.2026 tarihli ihale komisyonu kararının 30.04.2026 tarihinde ihale yetkilisi tarafından onaylanmasıyla, ihale yetkilisinin ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif tutarını uygun görmeme iradesini ortaya koyduğu, bu durumda ikinci teklif sahibinden teklif geçerlik süresini uzatıp uzatmayacağı yönünde bir talepte bulunulmasının gerekmediği sonucuna varılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İdarenin ihtiyaçlarının değişkenlik göstermesi gerekçesinin somut olarak ortaya konulmadığı görülmüş ise de, ihale yetkilisinin ikinci teklif tutarını uygun görmemesi durumunda ihaleyi iptal etme seçeneğinin bulunduğu, bu durumda başka bir iptal gerekçesine ihtiyaç olmadığı dikkate alındığında, başvuru sahibinin iddiasının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">4734 sayılı Kanun'un 53'üncü maddesinin (j) fıkrası uyarınca, başvuru sahibinin iddiasında haklı bulunmaması nedeniyle itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere, Kanun'un 54'üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikâyet başvurusunun reddine, Oybirliği ile karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İHALELER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/iptal-kararinda-ikinci-teklife-sure-uzatimi-sart-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/foto-1/19115e4e-51b7-4783-8e00-632844fe8854.jpg" type="image/jpeg" length="53877"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tekliflerin geçerlilik süresinin uzatılmasına dair karar]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/tekliflerin-gecerlilik-suresinin-uzatilmasina-dair-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/tekliflerin-gecerlilik-suresinin-uzatilmasina-dair-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu İhale Kurulu, Danıştay 13. Dairesinin bozma kararı doğrultusunda, teklif geçerlilik süresinin uzatılması kapsamında güncellenmiş geçici teminat mektubunun bir iş günü sonra sunulmasının mevzuata aykırılık oluşturmadığı yönündeki değerlendirmeyi esas alarak önceki düzeltici işlem kararını iptal etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay'dan Emsal Karar: Teklif Geçerlilik Süresinin Uzatılmasında Bir Gün Geç Sunulan Geçici Teminat Kabul Edildi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Kurulu, Kocaeli Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen "01/07/2025 – 30/06/2028 tarihleri arasında öğrenci ve personele malzeme dahil öğle ve akşam yemeği verilmesi işi" ihalesine ilişkin itirazen şikâyet başvurusu hakkında Danıştay 13. Dairesinin bozma kararı doğrultusunda yeniden karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlık, ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi isteklinin teklif geçerlilik süresinin uzatılması kapsamında güncellenmiş geçici teminat mektubunu, idarenin belirlediği süreden bir iş günü sonra sunmasının teklifin değerlendirme dışı bırakılmasını gerektirip gerektirmediği noktasında toplandı.</p>

<p style="text-align:justify">Başvuru sahibi tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu Kamu İhale Kurulunun 03.12.2025 tarihli ve 2025/UH.II-2576 sayılı kararıyla reddedilmiş, bu karar Ankara 10. İdare Mahkemesince iptal edilmesi üzerine Kurul, 12.03.2026 tarihli ve 2026/MK-85 sayılı kararıyla düzeltici işlem belirlemişti.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak Danıştay 13. Dairesi, 28.04.2026 tarihli kararında; teklif geçerlilik süresinin uzatılmasına ilişkin mevzuatta, idarece isteklilere verilecek sürenin hak düşürücü olduğuna dair açık bir düzenleme bulunmadığını belirtti. Kararda ayrıca, eşit muamele ve rekabet ilkelerine aykırılık oluşturmamak kaydıyla idarelerin makul süre belirleyebileceği, teklif geçerlilik süresinin süresi içinde uzatılmasının kabul edilmesi halinde güncellenmiş geçici teminat mektubunun bir iş günü sonra sunulmasının tek başına kamu ihale mevzuatına aykırılık teşkil etmeyeceği ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay'ın bozma kararı üzerine Kamu İhale Kurulu, 22.07.2026 tarihli ve 2026/MK-251 sayılı kararıyla 12.03.2026 tarihli ve 2026/MK-85 sayılı kararını iptal etti. Kurul ayrıca, 03.12.2025 tarihli ve 2025/UH.II-2576 sayılı itirazen şikâyetin reddine ilişkin kararın geçerliliğini koruduğuna hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Kurul kararında ayrıca, daha önce iade edilen 202.718,00 TL başvuru bedelinin, kararın bildirim tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde başvuru sahibinden geri alınmasına karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu karar, teklif geçerlilik süresinin uzatılması işlemlerinde güncellenmiş geçici teminat mektubunun idarece belirlenen süreden kısa süre sonra sunulmasının, somut olayın özellikleri ve eşit muamele ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyması bakımından emsal nitelik taşıyor.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="3">
   <table class="table table-bordered table-sm">
    <tbody>
     <tr>
      <td style="text-align:justify">Toplantı No</td>
      <td style="text-align:justify">: 2026/029</td>
     </tr>
     <tr>
      <td style="text-align:justify">Gündem No</td>
      <td style="text-align:justify">: 36</td>
     </tr>
     <tr>
      <td style="text-align:justify">Karar Tarihi</td>
      <td style="text-align:justify">: 22.07.2026</td>
     </tr>
     <tr>
      <td style="text-align:justify">Karar No</td>
      <td style="text-align:justify">: 2026/MK-251</td>
     </tr>
    </tbody>
   </table>

   <table class="table table-bordered table-sm">
    <tbody>
     <tr>
      <td style="text-align:justify"><u>BAŞVURU SAHİBİ:</u><br />
      Biter Kervan Yemek Üretim Sağlık Gıda Ürün. İnş. Temi. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti.<br />
       </td>
     </tr>
     <tr>
      <td style="text-align:justify"><u>İHALEYİ YAPAN İDARE:</u><br />
      Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ<br />
       </td>
     </tr>
     <tr>
      <td style="text-align:justify"><u>BAŞVURUYA KONU İHALE:</u><br />
      2025/445978 İhale Kayıt Numaralı "01/07/2025 – 30/06/2028 tarihleri arasında Kocaeli Üniversitesi öğrenci ve personeline malzeme dahil öğle ve akşam yemeği verme işi" İhalesi</td>
     </tr>
     <tr>
      <td style="text-align:justify"><u>KURUM TARAFINDAN YAPILAN İNCELEME:</u></td>
     </tr>
     <tr>
      <td id="incelemetd" style="text-align:justify"><u>KARAR:</u></td>
     </tr>
     <tr>
      <td id="ctl00_ContentPlaceHolder1_karartdid">
      <p style="text-align:justify">Kocaeli Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı tarafından yapılan 2025/445978 ihale kayıt numaralı "01/07/2025 – 30/06/2028 tarihleri arasında Kocaeli Üniversitesi öğrenci ve personeline malzeme dahil öğle ve akşam yemeği verme işi" ihalesine ilişkin olarak ............................................................ Yemek Üretim Sağlık Gıda Ürün. İnş. Temi. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 03.12.2025 tarihli ve 2025/UH.II-2576 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">Davacı ...............................................................................Yemek Üretim Sağlık Gıda Ürün. İnş. Temi. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 11.02.2026 tarihli E: 2026/46, K: 2026/220 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup söz konusu karar üzerine alınan 12.03.2026 tarihli ve 2026/MK-85 sayılı Kurul kararı ile “1- Kamu İhale Kurulunun 03.12.2025 tarihli ve 2025/UH.II-2576 sayılı kararının iptaline,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

      <p style="text-align:justify">2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine,</p>

      <p style="text-align:justify">3- Başvuru bedelinin Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde başvuru sahibinin Kamu İhale Kurumuna yazılı talebi halinde iadesine…” karar verilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">Yapılan temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesinin 28.04.2026 tarih ve E: 2026/2874, K: 2026/1509 sayılı kararında “…Aktarılan düzenlemelerden, teklif geçerlilik süresinin ihale dokümanında belirleneceği, idarece ihtiyaç duyulması halinde bu sürenin, teklif ve sözleşme koşullarını değiştirmemek suretiyle ve isteklinin kabulüyle en fazla ihale dokümanında belirtilen teklif geçerlilik süresi kadar uzatılabileceği, idare tarafından teklif geçerlilik süresinin uzatılmasına ilişkin isteklilere tanınacak süre açısından açık kuralın bulunmadığı, bu itibarla ihale sürecini uzatmayacak şekilde ihtiyacı karşılamak üzere idare tarafından makul bir sürenin verilebileceği anlaşılmaktadır.</p>

      <p style="text-align:justify">Dosyanın incelenmesinden, 28/07/2025 tarihli ihale komisyonu kararı ile ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi olarak belirlenen .................................................... Tekstil şirketi ile ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibi olarak belirlenen davacı şirketin ihaleye sunmuş oldukları tekliflerin geçerlilik süresinin 24/10/2025 tarihinde dolduğu, ihaleyi gerçekleştiren idare tarafından anılan isteklilere EKAP üzerinden 23/10/2025 tarihinde "Teklif Geçerlilik Süresinin Uzatılması” konulu yazının gönderildiği ve anılan yazıda; tekliflerinin, teklif geçerlilik süresinin bitiminden itibaren aynı süre (90 takvim günü) ile geçerli olup olmadığı ve yeni teklif geçerlilik süresinin uzatılmasının kabul edilmesi halinde yeni teklif geçerlilik süresine uygun hale getirilen (en az 21/02/2026 süreli) geçici teminatın 24/10/2025 tarihi mesai saati bitimine kadar idarelerine gönderilmesi gerektiğinin yer aldığı; davacı tarafından, yeni teklif geçerlilik süresine uygun hale getirilen geçici teminat ile birlikte tekliflerinin uzatılmasını kabul ettiğine dair dilekçenin 24/10/2025 tarihinde idareye sunulduğu, N..................................... Tekstil şirketinin ise teklif geçerlilik süresinin uzatılmasını kabul ettiğini ve geçici teminatını yeni teklife uygun hale getireceğini beyan ettiği dilekçeyi idareye 24/10/2025 (Cuma günü) tarihinde geçici teminatı ise 27/10/2025 (Pazartesi günü) tarihinde sunduğu anlaşılmıştır.</p>

      <p style="text-align:justify">Uyuşmazlık, idare tarafından taraflara gönderilen teklif geçerlilik süresinin uzatılması istemli yazıda verilmiş olan süreden sonra sunulan güncellenmiş geçici teminatın kabul edilip edilmeyeceğine yöneliktir. 4734 sayılı Kanun, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği ve uyuşmazlığa konu ihaleye ilişkin idari şartnamenin teklif geçerlilik süresini düzenleyen maddelerinde, teklif geçerlilik süresinin isteklinin kabulü kaydıyla uzatılabileceğinin belirtildiği, ancak teklif geçerlilik süresinin uzatılmasında idare tarafından isteklilere verilecek sürenin hak düşürücü bir süre olduğuna ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı dikkate alındığında, idare tarafından gerek duyulması halinde eşit muamele ve rekabet ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla bu sürenin uzatılabileceğinin kabulü gerekmektedir.</p>

      <p style="text-align:justify">Bu itibarla, ihaleyi gerçekleştiren idarece teklif geçerlilik süresinin uzatılmasını kabul edip etmediği sorulan Naslar Tekstil şirketinin, idarece verilen süre içerisinde teklif geçerlilik süresinin uzatılmasını kabul ettiğini bildirmesi karşısında, belirtilen tarihten bir iş günü sonra sunmuş olduğu güncellenmiş geçici teminatın kabul edilmesi suretiyle işlem tesis edilmesinde kamu ihale mevzuatına aykırılık bulunmadığından, davacı şirketin bu hususta yapmış olduğu itirazen şikayet başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık, anılan işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.” gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.</p>

      <p style="text-align:justify">Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.</p>

      <p style="text-align:justify">Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.</p>

      <p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,</p>

      <p style="text-align:justify">1- Kamu İhale Kurulunun 12.03.2026 tarihli ve 2026/MK-85 sayılı kararının iptaline,</p>

      <p style="text-align:justify">2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 03.12.2025 tarihli ve 2025/UH.II-2576 sayılı Kurul kararının geçerliliğini koruduğu,</p>

      <p style="text-align:justify">3- 12.03.2026 tarihli ve 2026/MK-85 sayılı Kurul Kararı ile iadesi yapılmış olan 202.718,00 TL başvuru bedelinin Kurul kararının bildirim tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde geri alınmasına,</p>

      <p style="text-align:justify"></p>

      <p style="text-align:justify"><br />
      Oybirliği ile karar verildi.</p>

      <p style="text-align:justify">&lt;</p>
      </td>
     </tr>
    </tbody>
   </table>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İHALELER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/tekliflerin-gecerlilik-suresinin-uzatilmasina-dair-karar</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 21:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/foto-1/4f48a632-0de3-46c7-a4de-99d479aa0d95.jpg" type="image/jpeg" length="76280"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İdare, "Çekilmiş Sayılma" Süresini Bekletemez]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/idare-cekilmis-sayilma-suresini-bekletemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/idare-cekilmis-sayilma-suresini-bekletemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, kesintisiz 10 gün devamsızlığın memuru kendiliğinden 'çekilmiş sayılma' durumuna soktuğuna; idarenin bu süreyi bekletip daha ağır bir disiplin cezası uygulayamayacağına hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay: 657 Sayılı Kanun'un 94. Maddesi Açık</h1>

<h2 style="text-align:justify">İdare, "Çekilmiş Sayılma" Süresini Bekletemez</h2>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, memurun izinsiz ve kesintisiz devamsızlığı halinde uygulanacak müeyyide konusunda önemli bir karara imza attı. Karara göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca, memurun izinsiz, mazeretsiz ve kesintisiz olarak göreve gelmediği tarihten itibaren onuncu günün sonunda görevinden çekilmiş sayılması gerekmektedir. İdarenin bu süreyi bekleyip daha sonra 20 günlük devamsızlık eşiğine dayanarak Kanun'un 125/E-d maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası uygulaması hukuka aykırı bulunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Bir Milli Eğitim Müdürlüğünde hizmetli olarak görev yapan davacı, 2016 yılı içinde belirli tarihlerde izinsiz ve mazeretsiz olarak toplam 20 günden fazla göreve gelmediği gerekçesiyle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmıştır. Davacı bu işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.</p>

<h3 style="text-align:justify">İlk Derece ve Bölge İdare Mahkemesi Kararları</h3>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi, davacının kesintisiz devamsızlığının başladığı tarihten itibaren 10. günün sonunda zaten görevinden çekilmiş sayılması gerektiğine, dolayısıyla idarenin daha uzun süre bekleyerek daha ağır sonuçlar doğuran disiplin cezası yoluna gitmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmederek işlemi iptal etmiştir. Bölge İdare Mahkemesi de istinaf başvurusunu reddederek bu kararı onamıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify">Danıştay'ın Değerlendirmesi</h3>

<p style="text-align:justify">Davalı idarenin temyiz talebini inceleyen Danıştay 12. Dairesi, ilk derece ve istinaf kararlarını usul ve hukuka uygun bularak <strong>onama</strong> kararı vermiştir (E. 2020/244, K. 2023/5992, 23.11.2023, oybirliğiyle, kesin).</p>

<h3 style="text-align:justify">Kararın Önemi</h3>

<p style="text-align:justify">Bu karar, disiplin hukukunda "çekilmiş sayılma" ile "disiplin cezası" müesseselerinin birbirinin yerine ikame edilemeyeceğini; idarenin, kanunda öngörülen 10 günlük sürenin dolmasıyla oluşan hukuki sonucu (çekilmiş sayılma) görmezden gelip, memur aleyhine daha ağır bir yaptırım (memuriyetten çıkarma) uygulamak amacıyla süreci uzatamayacağını ortaya koymaktadır. Kamu personeli açısından güvence niteliği taşıyan bu içtihat, benzer uyuşmazlıklarda emsal teşkil edecektir.</p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/244 E. , 2023/5992 K.</font><br />
<font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2020/244<br />
Karar No : 2023/5992<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br />
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br />
VEKİLİ : Av. ...<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ:<br />
Dava konusu istem: ... ili, ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde hizmetli olarak görev yapan davacının, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde bir yıl içinde özürsüz olarak toplam 20 günden fazla göreve gelmediğinden bahisle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (d) alt fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve E.... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.<br />
<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, 30/05/2016 - 22/06/2016 tarihleri arasında, 23 - 24 - 27 - 28 - 29 - 30 Haziran 2016, 01 - 11 - 12 -13 -14 -15 - 18 - 19 - 20 - 21 - 22 - 25 - 26 - 27 - 28 - 29 Temmuz 2016 ve 01 - 02 - 03 - 04 - 05 - 08 - 09 - 10 Ağustos 2016 tarihlerinde ve 26/08/2016 ile 10/10/2016 tarihleri arasında izinsiz ve mazeretsiz yirmi (20) günden fazla göreve gelmediğinden bahisle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (d) alt fıkrası uyarınca Devlet Memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı görülmekte ise de; Kanun'un 94. maddesi uyarınca, davacının, izinsiz, mazeretsiz ve kesintisiz olarak göreve gelmediği tarihin başlangıcı olan 30/05/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak onuncu (10.) günün sonunda görevinden çekilmiş sayılması gerekirken, davalı idarece daha uzun bir süre beklenerek, sonuçları daha ağır olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (d) alt fıkrası uyarınca işlem tesis edilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br />
<br />
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının, disiplin cezasına konu eyleminin sabit olduğu, eylemine uyan ceza ile cezalandırıldığı, dava konusu işlemin hukuka uygun şekilde tesis edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br />
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br />
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın.... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/idare-cekilmis-sayilma-suresini-bekletemez</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 20:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/10/judge-3678152-640-1.jpg" type="image/jpeg" length="95026"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 temmuz aralık memur ölüm yardımı tutarları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2026-temmuz-aralik-memur-olum-yardimi-tutarlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2026-temmuz-aralik-memur-olum-yardimi-tutarlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 temmuz memur maaş zammı sonrası memurlara ödenecek olan ölüm yardımı tutarları belli oldu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>2026 temmuz aralık memur ölüm yardımı tutarları</h1>

<h1></h1>

<p>657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan memurların ve bu kanuna göre ölüm yardımı alan kamu çalışanlarının alacağı ölüm  yardımı tutarları belli oldu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ölüm Yardımı Ödeneği: </strong>Eş veya çocuğun ölümü halinde 9500 x maaş katsayısı= 9500x1,575512 = 14.967,36 TL, memurun ölümü halinde ise, 9500 x 2 x maaş katsayısı = 9500x1,575512 x 2 = 29.934,72 TL’dir.</p>

<p>Milletvekilleri için ölüm yardımı ise 9500 x 1,575512 = 14.967,36 x 12 = 179.608,36 TL’dir. Sigortalılar için yapılacak cenaze ödeneği temmuz ayında da 6.398 TL olarak ödenecektir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAAŞ</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2026-temmuz-aralik-memur-olum-yardimi-tutarlari</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/06/memur-2024-temmuz-maas.jpg" type="image/jpeg" length="66263"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Aynı fiil İçin ikinci kez soruşturma yapılamaz]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/ayni-fiil-icin-ikinci-kez-sorusturma-yapilamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/ayni-fiil-icin-ikinci-kez-sorusturma-yapilamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Daha önce soruşturulup lüzum-u muhakeme kararı verilen şüpheli hakkındaki yargılamada suçun vasfının değişebileceği gerekçesiyle şüpheli için aynı eylemler nedeniyle mükerrer soruşturma yapılamayacağı hakkında.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><strong>Danıştay'dan Üniversite Personeli Hakkında Mükerrer Ceza Soruşturmasına Emsal Karar</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Danıştay Birinci Dairesi, 2 Ekim 2024 tarihli ve <strong>E.2024/1213, K.2024/1315</strong> sayılı kararıyla, üniversite öğretim elemanları hakkında yürütülen ceza soruşturmalarına ilişkin önemli bir içtihada imza attı.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda, daha önce aynı fiil nedeniyle soruşturma yapılarak lüzum-u muhakeme kararı verilen ve ceza yargılamasına konu edilen bir olay hakkında, suçun hukuki vasfının değiştiği gerekçesiyle yeniden 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53'üncü maddesi uyarınca soruşturma yürütülmesinin hukuken mümkün olmadığı belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">Dosyaya göre, bir öğretim üyesi hakkında doçentlik başvurusunda sahte TOEFL belgesi kullandığı iddiasıyla ilk olarak "özel belgede sahtecilik" suçundan soruşturma yürütüldü. İlk soruşturmada verilen men-i muhakeme kararı Danıştay tarafından bozulmuş, bunun üzerine şüpheli hakkında lüzum-u muhakeme kararı verilerek ceza davası açılmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Yargılama sonunda Asliye Ceza Mahkemesi, yüklenen suç yönünden beraat kararı verirken, eylemin kamu kurumunun zararına dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği değerlendirmesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla üniversiteye suç duyurusunda bulundu.</p>

<p style="text-align:justify">Bu suç duyurusu üzerine üniversite tarafından aynı fiil nedeniyle ikinci kez soruşturma yürütülerek yeniden lüzum-u muhakeme kararı verildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Danıştay: Suçun Vasfının Değişmesi Yeni Soruşturma Sebebi Değildir</h2>

<p style="text-align:justify">İtirazı inceleyen Danıştay Birinci Dairesi, aynı eylem nedeniyle daha önce soruşturma yapıldığını, soruşturmanın tamamlanarak lüzum-u muhakeme kararı verilmesi sonrasında ceza yargılamasının başladığını hatırlattı.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda, ceza yargılaması sırasında suçun hukuki niteliğinin farklı değerlendirilebilmesinin yeni bir idari ceza soruşturmasını gerektirmeyeceği vurgulandı.</p>

<h2 style="text-align:justify">CMK'nın 225 ve 226'ncı Maddelerine Dikkat Çekildi</h2>

<p style="text-align:justify">Danıştay, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225'inci maddesi uyarınca mahkemenin fiilin hukuki nitelendirilmesinde iddia makamının değerlendirmesiyle bağlı olmadığını, 226'ncı madde gereğince ise suç vasfının değişmesi halinde sanığa ek savunma hakkı verilmesinin yeterli olduğunu belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle, ceza mahkemesinin suçun farklı bir hukuki niteliğe sahip olabileceğini değerlendirmesi üzerine aynı fiil için yeniden 2547 sayılı Kanun'un 53'üncü maddesi kapsamında soruşturma açılmasının hukuki dayanağının bulunmadığı ifade edildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Mükerrer Soruşturma Hukuka Aykırı Bulundu</h2>

<p style="text-align:justify">Danıştay, aynı fiil nedeniyle ikinci kez soruşturma yürütülmesinin mükerrerliğe yol açacağını belirterek, ........................................... Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurulun lüzum-u muhakeme kararını bozdu ve aynı suç isnadı yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda, ceza yargılaması başladıktan sonra suçun hukuki vasfının değişebileceği ihtimalinin, aynı olay hakkında yeniden soruşturma yapılmasını gerektirmediği açık şekilde ortaya konuldu.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, özellikle 2547 sayılı Kanun'un 53'üncü maddesi kapsamında yürütülen ceza soruşturmalarında <strong>"aynı fiil nedeniyle ikinci kez soruşturma yapılamayacağı"</strong> ilkesini vurgulaması bakımından emsal nitelik taşıyor. Danıştay, suçun hukuki niteliğinin değişmesi halinde çözümün yeni bir soruşturma açılması değil, ceza mahkemesince CMK hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması olduğunu ortaya koyarak uygulamaya önemli bir yön verdi.</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">D A N I Ş T A Y</p>

<p style="text-align:justify">BİRİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No: 2024/1213</p>

<p style="text-align:justify">Karar No: 2024/1315</p>

<p style="text-align:justify">KARAR</p>

<p style="text-align:justify">Şüpheli : … - .............................................. Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekan Yardımcısı/Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi</p>

<p style="text-align:justify">Suçu : Doçentlik başvurusunda sahte olarak düzenlenen 13.9.2013 tarihli TOEFL belgesini kullanarak doçent kadrosuna atanmasını sağlamak suretiyle kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık yapmak.</p>

<p style="text-align:justify">Suç Tarihi : 2013 Yılı.</p>

<p style="text-align:justify">İncelenen Karar : ........................................................ Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun 11.3.2024 tarih ve 2024/7 sayılı lüzum-u muhakeme kararı.</p>

<p style="text-align:justify">Karara İtiraz Eden : Hakkında lüzum-u muhakeme kararı verilen ….</p>

<p style="text-align:justify">İnceleme Nedeni : İtiraz üzerine.</p>

<p style="text-align:justify">........................................................ Üniversitesi Rektörlüğünün 17.7.2024 tarih ve 958558 sayılı yazısı ekinde gönderilen soruşturma dosyası ile yukarıda belirtilen Kurul kararı ve bu karara hakkında lüzum-u muhakeme kararı verilen tarafından yapılan itiraz, Tetkik Hakimi Selahattin Güngörmez'in açıklamaları dinlenildikten sonra 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53’üncü maddesi uyarınca incelendi;</p>

<p style="text-align:justify">Gereği Görüşülüp Düşünüldü :</p>

<p style="text-align:justify">Dosyanın incelenmesinden, açık kimliği ve adresi belirsiz … adlı kişi tarafından …'nun doçentlik başvurusunda sahte olarak düzenlenen TOEFL belgesini kullandığı yolunda ......................................... Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, ........................... Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Yetkili Kurulun 8.1.2018 tarih ve 2018/07 sayılı kararıyla şüphelinin özel belgede sahtecilik suçundan men-i muhakemesine karar verildiği, bu kararın Yasa gereği kendiliğinden incelenerek Dairemizin 8.3.2018 tarih ve E:2018/164, K:2018/307 sayılı kararıyla bozulduğu, kararımızda özetle, iddiayla ilgili olarak .............................................. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Başsavcılığın 31.3.2017 tarih ve 2016/38310 sayılı yazısıyla söz konusu belgenin gerçek olup olmadığı hususunda bilgi istenilen … vekili Av. … tarafından sunulan 14.4.2017 tarihli cevabi yazıda, şüpheli tarafından sunulan test sonuç belgesinin incelendiği, belgedeki güvenlik kodunun yanlış olduğu, bu durumun da test sonuç belgesinin gerçek olmadığını teyit ettiğinin bildirildiği belirtilerek atılı suç nedeniyle …'nun lüzum-u muhakemesine, şüphelinin eylemine uyan Türk Ceza Kanunu’nun 207’nci maddesi gereğince Antalya Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanmasına adı geçen hakkında gereği yapılmak üzere dosyanın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği belirlenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Kararımız üzerine şüphelinin özel belgede sahtecilik suçundan yargılandığı ve ................................................... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.1.2022 tarih ve E:2018/401, K:2022/39 sayılı kararıyla beraatine karar verildiği, Mahkeme kararında, sanık aleyhine her ne kadar Türk Ceza Kanununun 207/1, 53/1 inci maddeleri uyarınca kamu davası açılmış ise de sanığa yüklenen eylemin Kanun’da suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın beraatine karar verildiği belirterek sanığın eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu oluşturma ihtimaline binaen .................................... Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla sanık hakkında ............................................... Üniversitesi Rektörlüğüne suç duyurusunda bulunulmasına karar verildiği, Mahkemenin suç duyurusu üzerine Başsavcılığın 3.3.2022 tarih ve Soruşturma No:2022/14833, Karar No:2022/37 sayılı görevsizlik kararıyla kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu nedeniyle … hakkında gereği için evrakın ..................................................... Üniversitesi Rektörlüğüne gönderildiği, bunun üzerine atılı suç nedeniyle adı geçen hakkında Rektörlük tarafından başlatılan soruşturma sonucunda, ............................................................. Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun 11.3.2024 tarih ve 2024/7 sayılı lüzum-u muhakeme kararının verildiği görülmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">Bu bağlamda, ................................... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.1.2022 tarih ve E:2018/401, K:2022/39 sayılı kararı ile sanığın eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu oluşturma ihtimaline binaen ......................................... Üniversitesi Rektörlüğüne suç duyurusunda bulunulması üzerine ................................................ Üniversitesi Rektörlüğünce … hakkında aynı eylem nedeniyle mükerrer soruşturma yapıldığı, daha önce yapılan soruşturmada suça konu eylemi özel belgede sahtecilik suçu olarak nitelendirilerek lüzum-u muhakemesine karar verilen şüphelinin aynı eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle şüpheli hakkında tekrar soruşturma yapılıp Yetkili Kurul kararı verilemeyeceği, aynı eylemle ilgili olarak tekrar soruşturma yapılmasının ve Yetkili Kurul kararı verilmesinin mükerrerliğe sebep olacağı, lüzum-u muhakeme kararı verilip yargılama safhasına geçilen sanığın eylemine karşılık geldiği belirtilen iddianamedeki özel belgede sahtecilik suçu yerine sanığın eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu olarak değişebileceği gerekçesiyle sanık hakkında yeniden soruşturma yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, kaldı ki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Hükmün konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi" başlığındaki 225’inci maddesinde, mahkemenin, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, "Suçun niteliğinin değişmesi" başlığındaki 226’ncı maddesinde de, sanığın, suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir halde bulundurulmadıkça, iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemeyeceği hükmüne yer verilmiş olup söz konusu hükümlerde mahkemenin iddianamede fiilin nitelendirildiği suçla bağlı olmadığı, suçun vasfının değişmesinden önce sanığın değişen suçla ilgili savunmasının alınması gerektiği belirtilmiştir. Anılan hükümlerde yargılama devam ederken suçun vasfının değişeceğinin anlaşılması üzerine yeni suçla ilgili olarak yeniden soruşturma yapılması gerektiğine dair bir düzenleme getirilmemiş, bu durumda yargılamaya devam edilerek sanığın mutlaka savunmasının alınması gerektiği ifade edilmiştir. Sanığın fiilinin hangi suçu oluşturacağına ilişkin nitelendirmede iddia ve savunmayla bağlı olmayan mahkemenin, iddianamedeki suçun niteliğinin değişme ihtimali gerekçesiyle aynı fiil nedeniyle Cumhuriyet savcılarınca tekrar soruşturma yapılmasını talep etmesinin usule uygun olmadığı, buna göre, yargılama sırasında iddianamedeki suçun vasfının değiştiği gerekçesiyle 2547 sayılı Kanun’un 53/c maddesindeki ceza soruşturması usulünün işletilmesinin mümkün bulunmadığı açıktır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenlerle, … hakkında aynı eylem nedeniyle daha önce soruşturma yapılıp Yetkili Kurulun 8.1.2018 tarih ve 2018/07 sayılı men-i muhakeme kararı alındığı, bu karar da Dairemizce Yasa gereği incelenip bozularak Dairemizin 8.3.2018 tarih ve E:2018/164, K:2018/307 sayılı kararıyla adı geçenin lüzum-u muhakemesine karar verildiği halde, bu dosyada aynı eylem nedeniyle … hakkında mükerrer olarak soruşturma yapıldığı ve Kurulun 11.3.2024 tarih ve 2024/07 sayılı lüzum-u muhakeme kararının verildiği anlaşıldığından, itirazın kabulüyle ................................................Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan Kurulun 11.3.2024 tarih ve 2024/7 sayılı lüzum­u muhakeme kararının bozulmasına, bu dosyada atılı suç nedeniyle ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın karar ekli olarak Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğüne, kararın bir örneğinin itiraz edene gönderilmesine 2.10.2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI OY</p>

<p style="text-align:justify">5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Hükmün Konusu ve suçu değerlendirmede mahkemenin yetkisi" başlıklı 225’inci maddesinde; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." hükmü yer almıştır. Buna göre, Mahkemenin sadece iddianamede belirtilen suçla sınırlı olarak yargılama yapma yetkisine sahip olduğu açıktır.</p>

<p style="text-align:justify">İddianameye konu eylem iddianamede yazılı suçtan başka bir suç oluşturuyor ise Mahkemenin bu durumu kovuşturma şartı kabul edip durma kararı vermesi, bu suçla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunması, Başsavcılığın da 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (c) bendinde belirtilen personel hakkında soruşturma yapılması için görevsizlik kararı vererek Rektörlükçe bu yeni suç isnadıyla ilgili soruşturma yapılması için evrakın Rektörlüğe gönderilmesi Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yukarıda belirtilen hükmünün bir gereği olup Yetkili Kurulun 11.3.2024 tarih ve 2024/7 sayılı lüzum-u muhakeme kararına yapılan itirazın esastan incelenerek karara bağlanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/ayni-fiil-icin-ikinci-kez-sorusturma-yapilamaz</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/foto-1/2547-madde-53.jpg" type="image/jpeg" length="59528"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2026 temmuz aralık memur dil tazminat tutarları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2026-temmuz-aralik-memur-dil-tazminat-tutarlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2026-temmuz-aralik-memur-dil-tazminat-tutarlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 temmuz aralık dönemi memur a düzeyi dil tazminatı, b düzeyi dil tazminatı, c düzeyi dil tazminatı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">2026 temmuz aralık memur dil tazminat tutarları</h1>

<h1 style="text-align:justify"></h1>

<p style="text-align:justify">2026 Temmuz Dönemi Memur Yabancı Dil Tazminatı Tutarları Güncellendi!!!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"> Temmuz-Aralık 2026 dönemi için memur maaş katsayısı 1,575512 olarak belirlendi. Buna göre yabancı dil tazminatı (dil tazminatı) net tutarları da güncellendi. Ödemeler damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmadan aylık maaşlarla birlikte peşin ödeniyor.</p>

<p style="text-align:justify">1. Kurumlarınca Yabancı Dil Tazminatından Yararlanan Personel (En Yüksek Tutarlar)</p>

<p style="text-align:justify">• A Düzeyi (96-100 puan): 2.032,62 TL</p>

<p style="text-align:justify">• A Düzeyi (90-95 puan): 1.563,55 TL</p>

<p style="text-align:justify">• B Düzeyi (80-89 puan): 1.094,49 TL</p>

<p style="text-align:justify">• C Düzeyi (70-79 puan): 625,42 TL</p>

<p style="text-align:justify">2.Kurumlarınca Yabancı Dil Tazminatından Yararlanmayan Personel:</p>

<p style="text-align:justify">• A Düzeyi (96-100 puan): 1.329,02 TL</p>

<p style="text-align:justify">• A Düzeyi (90-95 puan): 1.329,02 TL</p>

<p style="text-align:justify">• B Düzeyi (80-89 puan): 938,13 TL</p>

<p style="text-align:justify">• C Düzeyi (70-79 puan): 547,24 TL Bu tutarlar damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmadan maaşlarla birlikte ödenir.</p>

<p style="text-align:justify">Not: Aynı dil için birden fazla sınavda yüksek puan alanlar en üst seviyeye göre değerlendirilir. Tazminat 5 yıl geçerlidir; süresi dolanlar yeniden sınava girmelidir, aksi takdirde seviye düşer (C düzeyinde kesilir).</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAAŞ</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2026-temmuz-aralik-memur-dil-tazminat-tutarlari</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 15:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/01/hesap.jpg" type="image/jpeg" length="35600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2020 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="21510"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2020 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="32455"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
