<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>mevzuatinyeri</title>
    <link>https://www.mevzuatinyeri.com</link>
    <description>Mevzuatinyeri memur maaş, soruşturma, izin,harcırah, disiplin, misafirhaneler,memurlar haber,kamu mevzuatı,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 28 Oct 2026 02:45:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geçici Görevlendirmelerde Bir Ay Süre]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevlendirmelerde-bir-ay-sure</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevlendirmelerde-bir-ay-sure" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği değişti. Kapsam dışında kalan mevcut görevlendirmelerin sona erdirilmesi için bir ayı geçmeyen süre öngörüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Kurumlar Arası Geçici Görevlendirmelerde Yeni Dönem: Mevcut Görevlendirmeler İçin Bir Ay Süre Verildi</h1>

<p style="text-align:justify">Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği'nde yapılan değişikliğin ardından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, kapsam dışında kalan mevcut görevlendirmelerin sona erdirilmesi için makul süre içerisinde ve bir ayı geçmeyecek şekilde işlem yapılmasını istedi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği Değiştirildi</h2>

<p style="text-align:justify">24 Ekim 2026 tarihli ve 33410 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan <i>Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</i> ile kamu kurum ve kuruluşları arasındaki geçici görevlendirmelere ilişkin çeşitli düzenlemeler yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün kamu kurumlarına gönderdiği yazıda, değişiklikle getirilen düzenlemeler açıklanırken mevcut geçici görevlendirmeler bakımından yapılması gereken işlemlere de dikkat çekildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Sözleşmeli Öğretmenlere İlişkin Hükümler Yönetmeliğe Eklendi</h2>

<p style="text-align:justify">Yönetmelik değişikliği kapsamında, 10 Ekim 2024 tarihli ve 7528 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun 15'inci maddesi çerçevesinde Millî Eğitim Bakanlığında istihdam edilen sözleşmeli öğretmenlere ilişkin hükümlerin güncel hâliyle Yönetmeliğe dâhil edildiği belirtildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Bazı Sözleşmeli Personel Kapsam Dışında Tutuldu</h2>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4'üncü maddesinin (B) fıkrasının dördüncü paragrafına göre istihdam edilen sözleşmeli personelin, Yönetmeliğin 8'inci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan diğer sözleşmeli personel gibi memur kadrolarına atanıncaya kadar kapsam dışında tutulması düzenlendi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu düzenleme, ilgili personelin kurumlar arası geçici görevlendirme hükümleri bakımından tabi olduğu kapsamın belirlenmesi açısından önem taşıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">Adaylık, Stajyerlik ve Yardımcılık Sürecindeki Kariyer Meslek Personeli Kapsam Dışında</h2>

<p style="text-align:justify">Değişiklikle adaylık, stajyerlik veya yardımcılık gibi yetişme ve yeterlik döneminde bulunan kariyer meslek personelinin de bu süreçte geçici görevlendirme kapsamı dışında tutulması öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Böylece kariyer meslek personelinin mesleğe giriş, yetişme ve yeterlik süreçlerinde geçici görevlendirmeye ilişkin kapsam açıkça düzenlenmiş oldu.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kamu Personel Bilgi Sistemine Bildirim Yapılmayan Görevlendirmeler</h2>

<p style="text-align:justify">Yönetmelik değişikliğiyle Kamu Personel Bilgi Sistemi'ne ilişkin görev ve yetki atıfları güncellendi. Ayrıca söz konusu sisteme bildirimi yapılmayan geçici görevlendirme işlemlerinin iptal edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme getirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu hüküm, geçici görevlendirme işlemlerinde bildirim yükümlülüğünün önemini ortaya koyuyor. Kamu kurum ve kuruluşlarının, gerçekleştirdikleri görevlendirmelerin ilgili sisteme bildirilmesi konusunda gerekli işlemleri yürütmeleri gerekiyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">Mevcut Geçici Görevlendirmeler İçin Bir Ayı Geçmeyen Süre</h2>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin yazısında öne çıkan hususlardan biri de Yönetmelik değişikliğinden önce yapılmış geçici görevlendirmelerin durumuna ilişkin oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Yazıda, yeni düzenlemeler nedeniyle Yönetmeliğin kapsamı dışında kalan mevcut geçici görevlendirmelerin sona erdirilmesi gerektiği belirtildi. Bu kapsamda, söz konusu görevlendirmelere ilişkin iş ve işlemlerin <strong>bir ayı geçmemek üzere makul bir süre içerisinde tamamlanması</strong> istendi.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, can güvenliği ve sağlık sebepleriyle yapılmış görevlendirmeler bakımından ayrı bir değerlendirme yapılması öngörüldü. Bu tür görevlendirmelerin, ilgili mazeret durumu geçerliliğini koruduğu sürece devam ettirileceği ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla kurumların, mevcut görevlendirmeleri yeni Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gözden geçirmeleri; kapsam dışında kalan görevlendirmeler için sona erdirme işlemlerini belirtilen süre içerisinde tamamlamaları gerekiyor. Can güvenliği veya sağlık gerekçesine dayanan görevlendirmelerde ise mazeretin geçerliliğinin devam edip etmediğinin dikkate alınması önem taşıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kurumların Yapması Gereken İşlemler</h2>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin yazısı doğrultusunda kamu kurum ve kuruluşlarının öncelikle mevcut geçici görevlendirmelerini yeni Yönetmelik hükümleri yönünden incelemesi gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">İnceleme sonucunda Yönetmelik kapsamı dışında kaldığı değerlendirilen görevlendirmeler için gerekli sona erdirme işlemlerinin bir ayı aşmayan makul süre içerisinde tamamlanması; can güvenliği ve sağlık sebeplerine dayanan görevlendirmelerin ise ilgili mazeretin devamlılığı dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca geçici görevlendirmelerin Kamu Personel Bilgi Sistemi'ne bildirilmesine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi de önem taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sonuç olarak</strong>, 24 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelik değişikliği, kurumlar arası geçici görevlendirmelerde kapsamın yeniden değerlendirilmesini gerektiriyor. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin yazısı ise değişiklik nedeniyle kapsam dışında kalan mevcut görevlendirmelerin sona erdirilmesi ve istisnai durumların değerlendirilmesi konusunda kurumlara yol gösteriyor.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Indir" class="detail-photo img-fluid" height="916" src="https://mevzuatinyericom.teimg.com/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/gorus-yazisi-ve-ekler/indir.jpg" width="680" /></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA/İSTİFA</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevlendirmelerde-bir-ay-sure</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/gecici-gorevlendirme-illustrasyon.jpg" type="image/jpeg" length="93155"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emekli olan işçilerin emeklilik tazminatı memur toplu sözleşmesi üzerinden mi hesaplanmalı?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/emekli-olan-iscilerin-emeklilik-tazminati-memur-toplu-sozlesmesi-uzerinden-mi-hesaplanmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/emekli-olan-iscilerin-emeklilik-tazminati-memur-toplu-sozlesmesi-uzerinden-mi-hesaplanmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşçilerin emeklilik tazminatı ödemesinde toplu sözleşme/kamu hakem kurulu kararındaki gösterge rakamı mı 375 sayılı KHK'deki gösterge rakamı mı esas alınmalı?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 style="text-align:justify"><strong>Emekli olan işçilerin emeklilik tazminatı memur toplu sözleşmesi üzerinden mi hesaplanmalı?</strong></h2>

<p style="text-align:justify"><strong>Soru</strong>: "...................... kurumunda görev yapıyorum. Kadromuzda bulunan 3 işçinin emeklilik işlemlerini başlattık.  İşçilerimize emeklilik tazminatı ödeyeceğiz. Ödemede 7. dönem toplu sözleşme/kamu hakem kurulu kararındaki rakamları mı esas alacağız yoksa 375 sayılı KHK'da yer alan rakamı mı esas almalıyız. .............." </p>

<p id="daire-karar-detay-" style="text-align:justify"><strong>Cevap: </strong> Sitemizin değerli takipçilerinden; işçilerin emeklilik tazminatı ödenirken hangi katsayının esas alınması gerektiğine dair  sorular almaktayız. Konuya ilişkin olarak sitemiz editörlerinin değerlendirmesi aşağıdaki gibidir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kapsam başlıklı 2. maddesinde; </p>

<p style="text-align:justify">"Madde 2 – Bu Kanun, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadî teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ya da bunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır."</p>

<p style="text-align:justify">“Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">"Kamu görevlisi: Bu Kanun kapsamında yer alan kurum ve kuruluşların kadro veya pozisyonlarında istihdam edilenlerden işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerini,"</p>

<p style="text-align:justify">375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1’inci maddesinin (D) fıkrasında; kamu kurumlarında işçi olarak istihdam edilenlerden emekliliğini isteyen veya emekliye sevk olunanlara damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tâbi tutulmaksızın (12.105) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda tazminat ödeneceği, 4688 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen 7 Dönem Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararında ise memur ve sözleşmeli personel için bu rakamın (13.558) olarak uygulanacağı belirtilmiştir.<br />
<br />
Kamu görevlilerinin geneline ilişkin mali ve sosyal haklarla ilgili bölümü 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlileri kapsayan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2024 ve 2025 Yıllarını Kapsayan 7 Dönem Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının  İkinci Kısım Birinci Bölüm “Emekli olanlara ödenen tazminat” başlıklı  dokuzuncu maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Hesap" class="detail-photo img-fluid" src="https://mevzuatinyericom.teimg.com/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/01/hesap.jpg" / width="640" height="960"></p>

<p style="text-align:justify">MADDE 9- (1) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) fıkrasında yer alan (12.105) gösterge rakamı (13.558) olarak uygulanır.</p>

<p style="text-align:justify">(2) Ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatleri gibi kısmi zamanlı çalışanlar ile proje süreleriyle sınırlı olarak çalışanlar hariç olmak üzere sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilip sözleşmeleri emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı ya da sürekli iş göremezlik geliri bağlanması sebebiyle sona erenlerden mevzuatı veya sözleşmesi uyarınca benzeri mahiyette ödeme yapılmayanlar hakkında da 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesinin (D) fıkrası hükmü uygulanır.”;<br />
<br />
Hükmü yer almaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">4688 sayılı Kanunda kamu görevlisi olarak işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlilerinin ifade edilmiş olması nedeniyle, toplu sözleşme hükümlerinden işçi dışındaki kamu görevlilerinin faydalanması gerekmektedir. 7 Dönem Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararınında belirtilen (13.558) gösterge rakamı memur ve sözleşmeli personel için geçerli olup, işçiler için 375 sayılı KHK’de belirtilen (12.105) gösterge rakamı üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir.<br />
 </p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/emekli-olan-iscilerin-emeklilik-tazminati-memur-toplu-sozlesmesi-uzerinden-mi-hesaplanmali</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/01/hesap.jpg" type="image/jpeg" length="31320"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yıllık Programda Kamu Personelini İlgilendiren Düzenlemeler]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-programda-kamu-personelini-ilgilendiren-duzenlemeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-programda-kamu-personelini-ilgilendiren-duzenlemeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda kamu personelinin ücret sistemi, kariyer meslekler, görevde yükselme, esnek çalışma ve eğitimine ilişkin tedbirler açıklandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">2027 Yılı Programında Kamu Personelini İlgilendiren Düzenlemeler</h1>

<p style="text-align:justify">2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda kamu personelinin görevde yükselmesi, ücret sistemi, esnek çalışma, eğitim ve insan kaynakları yönetimine ilişkin çeşitli tedbirlere yer verildi.</p>

<p style="text-align:justify">2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, kamu personel sisteminin geliştirilmesi ve kamu insan kaynakları yönetiminin etkinliğinin artırılması amacıyla uygulanması öngörülen politika ve tedbirler açıklandı. Programda; görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinden kariyer meslek personeline, ücret sisteminden esnek çalışma modellerine kadar kamu çalışanlarını ilgilendiren çeşitli başlıklar yer aldı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Görevde yükselme ve unvan değişikliğinde yeni ölçütler</h2>

<p style="text-align:justify">Programın 960.2 numaralı tedbiri kapsamında, görevde yükselmede uygulanan seçme yöntemlerinin kariyer ve liyakat ilkeleri gözetilerek geliştirilmesi öngörüldü. Bu çerçevede, hizmetin gerekleri de dikkate alınarak görevde yükselme ve unvan değişikliği sisteminde nesnel ve işlevsel ölçütler içeren mevzuat düzenlemeleri yapılması planlandı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kariyer meslek personeline ilişkin mevzuat çalışması</h2>

<p style="text-align:justify">Programın 961.3 numaralı tedbirinde, kamuda istihdam edilen kariyer meslek personelinin görev alanlarını, atanma süreçlerini ve meslekte yükselme gibi hususları düzenleyen mevzuat çalışması yapılması öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu çalışmanın, kariyer meslek personelinin etkililiğinin artırılması ve yetişmiş nitelikli personelin kamuda istihdamının devamının sağlanması amacıyla, kurumsal ihtiyaçlar ve değişen hizmet gerekleri doğrultusunda yürütülmesi planlandı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kamu personelinin ücret sisteminin sadeleştirilmesi</h2>

<p style="text-align:justify">Programın 961.2 numaralı tedbiri kapsamında, kamu personelinin ücret sisteminin görev ve sorumluluk esas alınarak sadeleştirilmesi ve yeniden düzenlenmesi hedeflendi. Tedbirin sorumlu kuruluşları arasında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı yer aldı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kamuda esnek çalışma modelleri</h2>

<p style="text-align:justify">Programın 960.1 numaralı tedbiriyle, kamu sektöründe esnek çalışma modellerinin uygulanmasına yönelik mevzuat çalışmalarının sürdürülmesi öngörüldü. Tedbir kapsamında, esnek çalışma uygulamalarına ilişkin mevzuat altyapısının geliştirilmesi hedeflendi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Personel alımı, görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinde şeffaflık</h2>

<p style="text-align:justify">Programın 959.2 numaralı tedbirinde, kamu sektöründe stratejik insan kaynakları planlaması uygulamalarının etkinliğinin artırılması amaçlandı. Bu kapsamda kamu kurumlarındaki açıktan atama ilanları ile kurum içi görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinin Kariyer Kapısı üzerinden şeffaf ve izlenebilir bir yapıda yürütülmesi öngörüldü.</p>

<h2 style="text-align:justify">Hizmet içi eğitim ve personel planlaması</h2>

<p style="text-align:justify">Programda kamu personelinin eğitim ihtiyaçlarının analiz edilmesi ve hizmet öncesi ile hizmet içi eğitim faaliyetlerinin etkinliğinin artırılması da hedeflendi. Kurumlara özgü yıllık eğitim programlarının hazırlanmasında kullanılmak üzere eğitim ihtiyaç analizine ilişkin araç ve yöntemlerin geliştirilmesi planlandı.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca Kamu Personeli Bilgi Sistemine Hizmet İçi Eğitim Modülü eklenerek kurumların eğitim kapasitelerinin artırılması öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu insan kaynakları yönetiminde veri analizi ve yapay zekâ gibi ileri teknolojilerden yararlanılması kapsamında ise ölçülebilir kamu hizmetlerini yürütecek personel sayısının belirlenmesine ilişkin ortak standartların oluşturulması hedeflendi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Düzenlemeler henüz yürürlüğe girmiş yeni hükümler değil</h2>

<p style="text-align:justify">2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda yer verilen tedbirler, kamu personel sisteminde yapılması planlanan çalışmaları ve hedefleri ortaya koyuyor. Programda belirtilen konularda yeni mevzuat düzenlemelerinin yapılması öngörülmekle birlikte, tedbirlerin tek başına yürürlüğe girmiş yeni hak, yükümlülük veya uygulama hükümleri olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kaynak: 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı, Tedbir 959.2, 959.3, 960.1, 960.2, 960.4, 960.6, 961.2 ve 961.3.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-programda-kamu-personelini-ilgilendiren-duzenlemeler</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/2027-kamu-personeli-duzenlemeleri-infografigi.jpg" type="image/jpeg" length="71156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kariyer Meslek Personeline Yeni Düzenleme]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/kariyer-meslek-personeline-yeni-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/kariyer-meslek-personeline-yeni-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, kariyer meslek personelinin görev alanları, atanma süreçleri ve meslekte yükselmesine ilişkin mevzuat çalışması öngörüldü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Kariyer Meslek Personeli İçin Mevzuat Düzenlemesi Yapılacak</h1>

<p style="text-align:justify">2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, kamuda görev yapan kariyer meslek personelinin görev alanları, atanma süreçleri ve meslekte yükselmelerine ilişkin mevzuat çalışması öngörüldü.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kariyer meslek personelinin görev ve yükselme süreçleri düzenlenecek</h2>

<p style="text-align:justify">27 Ekim 2026 tarihli ve 33413 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2027 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, kamuda istihdam edilen kariyer meslek personelini ilgilendiren bir mevzuat düzenlemesine yer verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Programın “Kamu personel mevzuatı kamu personel statüleri ve sınıflandırma kriterleri dikkate alınarak geliştirilecektir” başlıklı 961 numaralı tedbiri kapsamında, kariyer meslek personelinin görev alanları, atanma süreçleri ve meslekte yükselme gibi hususları düzenleyen mevzuat çalışması yapılması öngörüldü.</p>

<h3 style="text-align:justify">Çalışma hangi konuları kapsayacak?</h3>

<p style="text-align:justify">Programın 961.3 numaralı tedbirinde şu ifadeye yer verildi:</p>

<p style="text-align:justify">“Kamuda istihdam edilen kariyer meslek personelinin görev alanlarını, atanma süreçlerini ve meslekte yükselme gibi hususları düzenleyen mevzuat çalışması yapılacaktır.”</p>

<p style="text-align:justify">Tedbirin uygulanmasına ilişkin faaliyet ise kariyer meslek personelinin etkililiğinin artırılması ve yetişmiş, kalifiye personelin kamuda istihdamının devamının sağlanması amacıyla, kurumsal ihtiyaçlar ve değişen hizmet gerekleri doğrultusunda mevzuat çalışması yapılması şeklinde belirlendi.</p>

<h3 style="text-align:justify">Sorumlu kurumlar</h3>

<p style="text-align:justify">Tedbir kapsamında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği sorumlu kuruluş olarak belirlenirken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı iş birliği yapılacak kurumlar arasında sayıldı.</p>

<h3 style="text-align:justify">Düzenlemenin ayrıntıları henüz açıklanmadı</h3>

<p style="text-align:justify">Yıllık Program’da kariyer meslek personeline ilişkin mevzuat çalışmasının yapılması öngörülmekle birlikte, düzenlemenin hangi meslek gruplarını kapsayacağı, atanma ve meslekte yükselme süreçlerinde hangi değişikliklerin yapılacağı veya çalışmanın ne zaman tamamlanacağına ilişkin ayrıntılı bir düzenleme metnine yer verilmedi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle tedbir, kariyer meslek personelinin görev alanları ve mesleki ilerleme süreçlerine ilişkin bir mevzuat çalışmasının programlandığını ortaya koymakta; ancak tek başına belirli bir özlük hakkı değişikliğinin veya yeni bir kariyer sisteminin kesinleştiği anlamına gelmemektedir.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/kariyer-meslek-personeline-yeni-duzenleme</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/kariyer-meslek-personeli-illustrasyon.jpg" type="image/jpeg" length="55724"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Astsubay Adayının Disiplin Puanı Nedeniyle İlişiği Kesilemez]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/astsubay-adayinin-disiplin-puani-nedeniyle-ilisigi-kesilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/astsubay-adayinin-disiplin-puani-nedeniyle-ilisigi-kesilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay İkinci Dairesi, dış kaynaktan astsubay adaylarının disiplin puanı nedeniyle ilişiğinin kesilmesine dair kanuni düzenleme bulunmadığına karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Astsubay Adayının Disiplin Puanı Nedeniyle İlişiği Kesilemez</h1>

<p style="text-align:justify"> Danıştay İkinci Dairesi, 6413 sayılı Kanun ve 926 sayılı Kanun'da dış kaynaktan muvazzaf astsubay adaylarının disiplin puanına bağlı olarak eğitim merkezinden ilişiğinin kesilmesine dair bir hüküm bulunmadığına hükmetti; ilişik kesme işlemini hukuka uygun bulan Bölge İdare Mahkemesi kararını bozdu.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay İkinci Dairesi, 04/03/2025 tarihli ve E:2023/5201, K:2025/854 sayılı kararıyla, dış kaynaktan muvazzaf astsubay adayı olarak eğitim görürken disiplin puanının tamamını kaybettiği gerekçesiyle ilişiği kesilen davacının temyiz isteminin kabulüne karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Uyuşmazlığın konusu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Davacı, Hava Teknik Okullar Komutanlığında temel askerlik ve astsubaylık anlayışı kazandırma eğitimine devam ederken, disiplin puanının tamamını kaybettiğinden bahisle astsubay adaylığına son verilerek ilişiği kesildi. Hava Teknik Okullar Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 19/03/2019 tarihli kararıyla okuldan çıkarılmasına karar verilmiş, karar Hava Kuvvetleri Komutanlığınca onaylanmış ve ilişik kesme işlemi 28/03/2019 tarihli ve 42511 sayılı işlemle tesis edilmişti. Davacı bu işlemin iptali ile statü dışında kaldığı sürelere ilişkin özlük haklarının, ilişiğin kesildiği tarihten itibaren yasal faizle ödenmesi istemiyle dava açtı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yargılama süreci</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ankara 6. İdare Mahkemesi, davacının eğitim süresince disiplinsiz davranışları nedeniyle disiplin cezalarıyla cezalandırıldığı, emir ve talimatlara uyma konusunda ısrarcı olmadığı ve eğitimin başında verilen disiplin puanlarının tamamını kaybettiği gerekçesiyle davayı reddetti. Davalı idarenin istinaf başvurusunu reddeden Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi de ilk derece mahkemesi kararını usul ve hukuka uygun buldu. Davacı, kararı temyiz etti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Temyiz iddiaları</strong></p>

<p style="text-align:justify">Davacı; idarenin yönetmelik gereği yapması gereken ikazları tam olarak yerine getirmediğini, ailesinin yönlendirmesiyle ıslah olmasına imkân verilmediğini, Yüksek Disiplin Kurulu kararında 1/8 ceza puanının düşürülmesine karar verildiği halde bunun gerekçesiyle açıklanmadığını, Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile ilişik kesme belgesinde başvurulacak kanun yolları ve sürelerin belirtilmediğini ileri sürdü.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Danıştayın değerlendirmesi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Daire, hukuk düzeninin hiyerarşik normlardan oluştuğunu, yönetmeliklerin kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı olamayacağını ve idarenin düzenleme yetkisinin üst normlarla getirilen hükümleri kısıtlayacak şekilde kullanılamayacağını hatırlattı. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle dış kaynaktan muvazzaf astsubay adayları bakımından disiplin puanının tamamının kaybedilmesi nedeniyle öğrencilik statüsüne son verilip ilişiğin kesilmesine dair kanuni dayanak bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda şu tespitlere yer verildi:</p>

<p style="text-align:justify">6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nda askeri öğrenciler hakkında verilebilecek cezalar kınama ve izinsizlik olarak sayılmış, Kanun'a aykırı olmayan özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur. Kanun'da subaylar ve astsubaylar hakkında disiplin ceza puanına bağlı ayırma cezası verilmesine ilişkin kurallar bulunmakla birlikte, askeri öğrencilere yönelik böyle bir kural düzenlenmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">6413 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetleri Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin 41. maddesi, disiplin puanının tamamının kaybedilmesi nedeniyle okuldan çıkarılma işlemlerinin öğrencilerin kendi özel yönetmeliklerindeki usul ve esaslara göre yapılacağını öngörmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Dava konusu işlemin dayanağı olan Türk Silahlı Kuvvetleri Sınıf Okulları/Sınıf Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlıkları Yönetmeliği birden fazla kanuna dayanılarak hazırlanmıştır. Davacı dış kaynaktan muvazzaf astsubay adayı olduğundan inceleme 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu çerçevesinde yapılmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">926 sayılı Kanun'un 68. maddesi astsubay adaylarının temin ve yetiştirilmesini düzenlemekte; deneme süresi sonunda uyum sağlayamayanlar, astsubaylığa engel hali görülenler, temin şartlarını taşımadığı anlaşılanlar veya bu şartları kaybedenler ile kendi istekleriyle ayrılmak isteyenlerin ilişiğinin kesileceğini öngörmektedir. Ancak maddede disiplin veya disiplin puanına bağlı olarak ilişik kesmeye dair bir düzenleme yoktur.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify">Daire bu çerçevede, 6413 sayılı Kanun ve 926 sayılı Kanun'da dış kaynaktan muvazzaf astsubay adayları açısından disiplin puanına bağlı olarak eğitim merkezinden ilişiklerinin kesilmesine ilişkin herhangi bir kanuni düzenleme bulunmadığı sonucuna vardı. Davacının disiplin puanının tamamını kaybettiğinden bahisle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin hukuka uygun olmadığı, istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar sonucu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay İkinci Dairesi; davacının temyiz isteminin kabulüne, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 26/11/2021 tarihli ve E:2021/2571, K:2021/2661 sayılı kararının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca bozulmasına ve yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, kararın kesin olmak üzere (karar düzeltme yolu kapalı) oybirliğiyle verilmesine hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Künyesi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay İkinci Daire, E:2023/5201, K:2025/854, Karar Tarihi: 04/03/2025</p>

<p style="text-align:justify">Anahtar Kelimeler: Astsubay Adayı, Disiplin Puanı, İlişik Kesme</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KARARIN TAM METNİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">D A N I Ş T A Y</p>

<p style="text-align:justify">İKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No : 2023/5201</p>

<p style="text-align:justify">Karar No : 2025/854</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av. …</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVALI) : Milli Savunma Bakanlığı</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av. …</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince verilen 26/11/2021 günlü, E:2021/2571, K:2021/2661 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ:</p>

<p style="text-align:justify">Dava Konusu İstem : Davacı tarafından; Hava Teknik Okullar Komutanlığında temel askerlik ve astsubaylık anlayışı kazandırma eğitim programına devam etmekte iken, disiplin puanının tamamını kaybettiğinden bahisle astsubay adaylığına son verilerek ilişiğinin kesilmesine ilişkin 28/03/2019 günlü, 42511 sayılı işlemin iptali ve statü dışında kaldığı sürelere ilişkin özlük haklarının ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle dava açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Ankara 6. İdare Mahkemesinin 07/05/2021 günlü, E:2021/449, K:2021/846 sayılı kararıyla; davacının, eğitim süresince disiplinsiz davranışları nedeniyle savunması alınmak suretiyle disiplin cezaları ile cezalandırıldığı, disiplin cezalarının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği, dava konusu işlem tesis edilirken birliğindeki komutanlarının, verilen emirlere itaat konusunda eksikliklerini giderme eğiliminde olmadığı, kuralları bildiği halde uymadığı görüşüyle hakkında olumsuz kanaat bildirdiklerinin görüldüğü, bu durumda, ilgili mevzuat çerçevesinde, disiplinin en yüksek düzeyde olması gereken askerlik mesleğinin gereklerinden olan emrin; hizmete ilişkin bir fiilin yapılması veya yapılmamasının söz, yazı ve diğer yollarla asta bildirilmesi olarak tanımlanabileceği; askerlik mesleğinin yüksek derecede düzen ve disiplin isteyen, emir ve direktiflere mutlak olarak itaat gerektiren; disiplinsiz tutum ve davranışların, telafisi mümkün olmayacak zararlara yol açabileceği nazara alındığında, "askerlik hizmetinin gereklerine" uygun davranmak ve buna uymayanlar hakkında gerekli tedbirleri almak, bu hizmetin düzenli ve etkili şekilde görülmesinin yarattığı kaçınılmaz bir zaruret olması karşısında davacının, eğitim sürecindeki fiilleri ile emir ve talimatlara uymama konusunda ısrarcı olduğu, disiplinsizlikleri ile eğitimin başlangıcında verilen disiplin puanlarının tamamını kaybettiği anlaşıldığından, bu kapsamda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; davalı idarenin Yönetmelik gereği yapması gereken ikazları tam olarak yerine getirmediği, disiplinsizlikleri mevcut olduğu varsayımında dahi ailesinin yönlendirmesi ile ıslah olmasına imkan verilmediği, Yüksek Disiplin Kurulu kararında 1/8 ceza puanının düşürülmesine karar verildiği halde bu hususun disiplin kurulu kararında gerekçeleri ile açıklanmadığı, Yüksek Disiplin Kurulu kararı ve ilişik kesme belgesinde, hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağı ile başvurma sürelerinin belirtilmediği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz istemin reddi gerektiği yolundandır.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : Muhammet Yılmaz</p>

<p style="text-align:justify">DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 günlü, K:2023/33 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 2. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">İNCELEME VE GEREKÇE :</p>

<p style="text-align:justify">MADDİ OLAY:</p>

<p style="text-align:justify">Davacının, dış kaynaktan muvazzaf astsubay adayı olarak İzmir Hava Teknik Okulları Komutanlığında Temel Askerlik ve Astsubaylık Anlayışı Kazandırma Eğitimine katıldığı, eğitim sırasında yaşanan kaza nedeniyle eğitimin üçte birinden fazla süreyle raporlu olması nedeniyle bir sonraki eğitim dönemine dahil edildiği ve 14/01/2019 tarihinde eğitime başladığı, ancak eğitim sürecinde, Türk Silahlı Kuvvetleri Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde belirtilen disiplin notunun tamamını kaybetmesi nedeniyle anılan Yönetmeliğin 22. maddesi uyarınca Hava Teknik Okullar Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 19/03/2019 günlü, 2019/11 sayılı kararıyla okuldan çıkarılmasına karar verildiği, kararın, 27/03/2019 günlü, 41888 sayılı olur ile Hava Kuvvetleri Komutanlığınca onaylanması üzerine Hava Kuvvetleri Komutanlığının 28/03/2019 günlü, 42511 sayılı işlemiyle davacının ilişiğinin kesilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">İLGİLİ MEVZUAT:</p>

<p style="text-align:justify">926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun "Astsubaylar" başlıklı 6. Kısmının "Temin ve yetiştirme" başlıklı 68. maddesinde, "(Değişik: 28/5/2003-4861/2 md.) Muvazzaf astsubay olabilmek için; a) Astsubay meslek yüksek okullarından mezun olmak veya, b) (Değişik: 26/6/2012-6336/14 md.) Milli Savunma Bakanlığı tarafından tespit edilecek fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokullarını kendi nam ve hesabına bitirmek; dört yıl veya daha fazla süreli yükseköğrenimi bitirenler için müracaat yapılan yılın ocak ayının ilk günü itibarıyla yirmiyedi yaşını, daha az süreli yükseköğrenimi bitirenler için yirmibeş yaşını bitirmemiş olmak; uzman erbaşlar için 4'üncü hizmet yılını tamamlamış, 8'inci hizmet yılını bitirmemiş olmak; yedek astsubaylar için eğitim durumuna göre bu bentte belirtilen yaş koşulunu taşımak; yönetmelikte öngörülen sınavlar ile uygulanacak temel askerlik eğitiminde başarılı olmak gereklidir... ...</p>

<p style="text-align:justify">Astsubay meslek yüksek okullarına veya kendi nam ve hesabına fakülte, yüksek okul veya meslek yüksekokullarını bitirenler ile yedek astsubaylık hizmetlerini yapmakta iken istekli bulunanlardan muvazzaf astsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine alınacaklarda aranacak şartlar, bunların tâbi tutulacakları seçme sınavlarına ilişkin usul ve esaslar ile temel askerlik eğitimiyle ilgili esaslar yönetmelikte gösterilir.</p>

<p style="text-align:justify">Uzman jandarmalardan astsubay nasbedilenler hariç olmak üzere kendi nam ve hesabına fakülte, yüksekokul veya meslek yüksekokullarını bitirenlerden bu madde hükümlerine göre astsubay nasbedilenler, astsubay nasbedilmelerini müteakip atandıkları görevlerde bir yıllık deneme (adaylık) süresine tâbi tutulurlar. Bunlardan atandıkları görevde bir yıllık (doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapmak üzere astsubay nasbedilenler için iki yıl) deneme süresi sonunda Türk Silâhlı Kuvvetlerine uyum sağlayamayan veya astsubaylığa engel hali görülenler veya deneme süresinin bitiminden önce temin şartlarını taşımadığı anlaşılanlar ya da bu şartları kaybedenler ile deneme süresinin bitimine kadar kendi istekleri ile ayrılmak isteyenlerin Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişikleri kesilir ve aldıkları aylıklar dışında Devlet tarafından bunlara yapılan masraflar, kanunî faizleriyle birlikte kendilerinden tahsil olunur..." hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun "Disiplin ceza puanına bağlı olarak ayırma cezası verilmesi" başlıklı 21. maddesinde, "Aşağıda belirtilen durumlar disiplinsizliği alışkanlık hâline getirme olarak kabul edilir ve bu durumlarda sözleşmeli subay ve astsubaylar hariç subaylar ve astsubaylar hakkında ayırma cezası verilebilir. a) En son alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde onsekiz disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam oniki defa veya daha fazla disiplin cezası almak. b) En son alınan disiplin cezasının kesinleştiği tarihten geriye doğru son beş yıl içinde otuzbeş disiplin cezası puanı veya en az iki farklı disiplin amirinden toplam yirmibeş defa veya daha fazla disiplin cezası almak.", "Askeri öğrenciler hakkında verilebilecek cezalar" başlıklı 22. maddesinde, "(1) Askeri öğrencilere (…) verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre aşağıda belirtilmiştir: a) Kınama b) İzinsizlik.", "Askeri öğrencilere ceza verilmesini gerektiren disiplinsizlik hâlleri" başlıklı 23. maddesinde, "...(2) Askeri öğrencilerin disiplinsizlik teşkil edebilecek fiilleri ve bu fiillere verilebilecek disiplin cezalarının türleri ve miktarı, disiplin amirlerinin kimler olacağı, öğrenci disiplin kurullarının kurulması, kurul kararlarına itiraz ve bu kurullara ilişkin diğer hususlar, disiplin puanları, disiplinsizliklerde düşülecek disiplin ceza puanları ile disiplin cezalarına bağlı idari işlemler yönetmelikle tespit edilir. Yönetmelikte aynı tür cezayı gerektiren eylemler bakımından fiillerin nitelikleri göz önüne alınarak farklı disiplin ceza puanları öngörülebilir.", "Askeri öğrenciler hakkındaki özel kanun hükümleri" başlıklı 24. maddesinde, "(1) Askeri öğrenciler hakkında, bu Kanuna aykırı olmayan özel kanunlarındaki hükümler saklıdır." hükümlerine yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">10/04/2015 günlü, 29322 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı yükseköğretim kurumları, ortaöğretim okulları ve sınıf okulu/eğitim merkezlerindeki öğrenciler ile diğer okullarda Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına eğitim ve öğretim gören öğrencilerin; disiplin işlemlerine ilişkin usul ve esaslarını düzenlemektir.", "Öğrenciler hakkında verilebilecek cezalar ve özellikleri" başlıklı 27. maddesinde, "...2) Öğrencilere verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre aşağıda belirtilmiştir. a) Kınama. b) İzinsizlik...", "Disiplin puanları" başlıklı 31. maddesinde, "(1) Öğrencilerden; a) Altı aydan az süreli eğitim ve öğretime tabi olanlara 30 disiplin puanı, b) Altı aydan fazla, bir yıldan az (bir yıl dâhil) süreli eğitime tabi olanlara 50 disiplin puanı, c) Bir yıldan fazla, iki yıldan az (iki yıl dâhil) süreli eğitime tabi olanlara 80 disiplin puanı, ç) İki yıldan fazla, dört yıldan az (dört yıl dâhil) süreli eğitime tabi olanlara 120 disiplin puanı, d) Dört yıldan fazla süreli eğitime tabi olanlara ilk dört yıl için 120 disiplin puanı, beşinci sınıfa geçişte ilave 30 disiplin puanı, altıncı sınıfa geçişte ilave 30 disiplin puanı verilir...", "Disiplin nedeniyle okuldan çıkarılma" başlıklı 41. maddesinde, "(1) Öğrencilerin disiplin puanının tamamının kaybedilmesi nedeniyle veya disiplin puanına bakılmaksızın okuldan çıkarılma işlemleri kendi özel Yönetmeliklerinde yazılı usul ve esaslara göre yapılır." hükümlerine yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">21/06/2007 günlü, 26559 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Sınıf Okulları/Sınıf Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlıkları Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; sınıf okulları/ eğitim merkezi komutanlıklarındaki eğitim-öğretimin amaç ve ilkelerini, sınıf okulları/ eğitim merkezi komutanlıkları ile organlarının kuruluş, görev, işleyiş, yetki ve sorumluluklarını, eğitim-öğretimin süre ve şekillerini, giriş koşullarını, sınav ve değerlendirme, mezuniyet, disiplin, okuldan çıkma ve çıkarılma hususlarını ve eğitim-öğretim ile ilgili diğer usul ve esasları düzenlemektir.", "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Yönetmelik; 11/05/2000 tarihli ve 4566 sayılı Harp Okulları Kanunu'nun 4'üncü, 27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 14, 15, 36 ve 68'inci, 04/01/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 33'üncü, 16/06/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu'nun 3'üncü, 13/06/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkındaki Kanun'un 3, 5, 6, 9, 10, 22, 23 ve 25'inci, 11/04/2002 tarihli ve 4752 sayılı Astsubay Meslek Yüksek Okulları Kanunu'nun 34'üncü, 28/05/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu'nun 18'inci, 18/03/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 15'inci maddeleri ile 17/11/1983 tarihli ve 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu ve 21/06/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu'na dayanılarak hazırlanmıştır.", "Disiplin esasları ve okuldan çıkarılma" başlıklı 22. maddesinde, "(1) Disiplinin tesisi ile ilgili ilkeler şunlardır:...b) Sözleşmeli/muvazzaf subay adayları, yedek subay adayları ile sözleşmeli/muvazzaf astsubay adaylarının öğrencilik statülerine aşağıdaki hallerde yüksek disiplin kurulu kararıyla son verilir. 1) Disiplin notunun tamamını kaybedenler,...(2) Yukarıdaki fıkra uyarınca okuldan çıkarılan öğrencilerle ilgili disiplin kurulu kararı, ilgili kuvvet komutanı, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanı veya yetki vereceği makamın onayı ile kesinleşir..." hükmü yer almıştır.</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlık, Hava Teknik Okullar Komutanlığında dış kaynaktan muvazzaf astsubay adayı olarak temel askerlik ve astsubaylık anlayışı kazandırma eğitim programına devam etmekte olan davacının, disiplin puanının tamamını kaybettiğinden bahisle astsubay adaylığına son verilerek ilişiğinin kesilmesi işleminden kaynaklanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta, daha sonra gelen kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri düzenleme yetkisini Anayasa'dan, yönetmelikler ise kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">İdarelerin yönetmelik ve daha alt düzenleyici işlemler ile düzenleme yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebilir. Öğretide de türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, üst normlarla getirilen hükümleri kısıtlayacak bir şekilde kullanılamayacağı idare hukukunun en temel prensiplerindendir.</p>

<p style="text-align:justify">Mevzuat yapma tekniği açısından da, idarenin kanunla kendisine verilmiş olan görevleri idari metinlerle düzenlerken, bu görevlerin gerektirdiği teknik detayların belirlenmesi noktasında da takdir hakkına sahip olduğu, bu takdir hakkının kamu yararı ve kamu düzenine uygun olarak kullanılması gerektiği tartışmasızdır.</p>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlığı çözmek için öncelikle dış kaynaktan muvazzaf astsubay adayları açısından disiplin puanının tamamını kaybettiğinden bahisle öğrencilik statüsüne son verilip ilişiğin kesilmesi işleminin kanuni dayanağının bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nda, askeri öğrenciler hakkında verilebilecek cezaların kınama ve izinsizlik olduğu ve bu Kanuna aykırı olmayan özel kanunlarındaki hükümlerin saklı olduğunun düzenlendiği, anılan Kanun'da subaylar ve astsubaylar hakkında disiplin ceza puanına bağlı olarak ayırma cezası verilmesine ilişkin kurallara yer verildiği halde askeri öğrencilere yönelik bu yönde bir kural düzenlenmediği görülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">6413 sayılı Kanun'a dayalı olarak çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetleri Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'nde ise Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı yükseköğretim kurumları, ortaöğretim okulları ve sınıf okulu/eğitim merkezlerindeki öğrenciler ile diğer okullarda Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına eğitim ve öğretim gören öğrencilerin; disiplin işlemlerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiş, anılan Yönetmeliğin 41. maddesinde öğrencilerin disiplin puanının tamamının kaybedilmesi nedeniyle veya disiplin puanına bakılmaksızın okuldan çıkarılma işlemlerinin kendi özel Yönetmeliklerindeki yazılı usul ve esaslara göre yapılacağı kuralına yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı hakkında disiplin puanının tamamını kaybettiğinden bahisle tesis edilen işlemin dayanağı olan Türk Silahlı Kuvvetleri Sınıf Okulları/Sınıf Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlıkları Yönetmeliği, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu dahil olmak üzere birden fazla kanuna dayanılarak hazırlanmış olup, somut olayda davacı dış kaynaktan muvazzaf astsubay adayı olduğu için incelemenin 926 sayılı Kanun çerçevesinde yapılması gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">926 sayılı Kanun'un 68. maddesinde astsubay adaylarının temin ve yetiştirme hususları düzenlenmiştir. Anılan maddede adayların astsubay nasbedilmelerini müteakip atandıkları görevde bir yıllık (doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı emrinde görev yapmak üzere astsubay nasbedilenler için iki yıl) deneme süresi sonunda Türk Silâhlı Kuvvetlerine uyum sağlayamayan veya astsubaylığa engel hali görülenler veya deneme süresinin bitiminden önce temin şartlarını taşımadığı anlaşılanlar ya da bu şartları kaybedenler ile deneme süresinin bitimine kadar kendi istekleri ile ayrılmak isteyenlerin Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişiklerinin kesileceği düzenlenmiş olup, söz konusu maddede disiplin veya disiplin puanına bağlı olarak ilişik kesmeye ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durumda, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nda dış kaynaktan muvazzaf astsubay adaylar açısından disiplin puanına bağlı olarak Eğitim Merkezinden ilişiklerinin kesilmesine ilişkin herhangi bir kanuni düzenleme bulunmadığı anlaşılmakta olup, davacının disiplin puanının tamamını kaybettiğinden bahisle Eğitim Merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki Mahkeme kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU:</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,</p>

<p style="text-align:justify">Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince verilen 26/11/2021 günlü, E:2021/2571, K:2021/2661 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesine gönderilmesine,</p>

<p style="text-align:justify">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/astsubay-adayinin-disiplin-puani-nedeniyle-ilisigi-kesilemez</guid>
      <pubDate>Tue, 27 Oct 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/12/images-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="38376"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDK: Ücretli Öğretmenlik Hizmetinde Bordro Şart Değil]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/kdk-ucretli-ogretmenlik-hizmetinde-bordro-sart-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/kdk-ucretli-ogretmenlik-hizmetinde-bordro-sart-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KDK, 1997'de ücretli öğretmenlik yapan kişinin hizmet tescili başvurusunda bordro bulunamaması nedeniyle diğer resmî kayıtların araştırılmadan talebin reddedilmesini hukuka ve hakkaniyete aykırı buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">KDK: Ücretli Öğretmenlikte Bordro Tek Başına Belirleyici Değil</h1>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu, 1997 yılında ücretli öğretmenlik yaptığını belirterek hizmetlerinin sigortalılık kayıtlarına işlenmesini isteyen başvurucunun talebini kabul etti. KDK, ücret bordrolarının bulunamaması nedeniyle diğer resmî kayıtlar yeterince araştırılmadan hizmet tescili talebinin reddedilmesini hukuka ve hakkaniyete uygun bulmadı.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), geçmiş dönemlerde ücretli öğretmenlik yapanların sigortalılık hizmetlerinin tespitine ilişkin önemli bir tavsiye kararı verdi. Kurum, 1997 yılının eylül, ekim ve kasım aylarında ücretli öğretmen olarak görev yaptığını ileri süren bir başvurucunun, söz konusu döneme ait hizmetlerinin sigortalılık kayıtlarına işlenmesi talebinin yeterli araştırma yapılmadan reddedilmesini hukuka ve hakkaniyete uygun bulmadı.</p>

<p style="text-align:justify">KDK'nin 21 Ekim 2026 tarihli ve 2026/21872-S.26.30015 sayılı Tavsiye Kararında, Millî Eğitim Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına (SGK) yönelik tavsiyelere yer verildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ücretli öğretmenlik hizmetleri sigortalılık kayıtlarında görünmüyordu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Başvurucu, 1997 yılının eylül, ekim ve kasım aylarında Mersin'in Tarsus ilçesinde bulunan bir ilköğretim okulunda ücretli öğretmen olarak görev yaptığını belirtti. Emeklilikte Yaşa Takılanlara (EYT) ilişkin düzenlemelerin ardından hizmet dökümünü inceleyen başvurucu, söz konusu döneme ait sigortalılık kayıtlarının bulunmadığını fark etti.</p>

<p style="text-align:justify">Başvurucu, ilk sigortalılık başlangıcının 1997 yılı olarak kabul edilmemesi nedeniyle EYT kapsamında emeklilik hakkından yararlanamadığını ileri sürerek, görev yaptığı döneme ilişkin hizmetlerinin tespit edilmesini ve sigortalılık kayıtlarına işlenmesini istedi.</p>

<p style="text-align:justify">Başvurusuna okul müdürlüğünce düzenlenmiş, imzalı ve mühürlü ek ders ücreti ile devam-devamsızlık defterlerini de ekledi.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak SGK tarafından yapılan yazışmalarda ilgili döneme ait ücret bordroları temin edilemedi. Millî Eğitim Müdürlüğünün de bordroların bulunamadığını bildirmesi üzerine başvurucunun hizmetlerinin tescili talebi karşılanmadı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bordro bulunamaması tek başına belirleyici değil</strong></p>

<p style="text-align:justify">KDK, sosyal güvenlik hakkının Anayasa'nın 60'ıncı maddesiyle güvence altına alınmış temel haklardan biri olduğuna dikkat çekti.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda, sigortalılığın zorunlu olduğu ve sigortalılıktan doğan hak ve yükümlülüklerden vazgeçilemeyeceği belirtilerek, bir çalışmanın SGK'ya bildirilmemiş olmasının veya çalışmaya ilişkin bazı belgelerin arşivlerde bulunamamasının sigortalılık ilişkisinin mevcut olmadığı sonucunu kendiliğinden doğurmayacağı ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify">KDK, geçmiş dönemlerde kamu kurumlarında gerçekleştirildiği ileri sürülen çalışmalara ilişkin başvurularda mevcut resmî belgelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi, eksikliklerin giderilmesi için gerekli araştırmaların yapılması ve sigortalı çalışmanın varlığı ile kapsamının mümkün olduğunca açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda ayrıca, SGK'nın kendi açıklamalarında da Millî Eğitim Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarından temin edilen belgelerin belirli koşullarda hizmet tespitinde kullanılabileceğinin kabul edildiğine işaret edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çerçevede, hizmet tespiti bakımından yalnızca ücret bordrolarının bulunup bulunmadığına odaklanılmasının yeterli olmadığı belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Millî Eğitim Bakanlığının arşiv ve muhasebe kayıtları araştırılmalı</strong></p>

<p style="text-align:justify">KDK, başvurucunun sunduğu ek ders ücreti ve devam-devamsızlık defterlerinin okul müdürlüğünce düzenlenmiş, imza ve mühür taşıyan belgeler olduğunu tespit etti. Bununla birlikte, mevcut dosyadaki belgelerin başvurucunun talep ettiği bütün süreleri ve sigortalılığa esas bilgileri tek başına kesin olarak ortaya koyduğunun da söylenemeyeceğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Kurum, asıl meselenin yalnızca sunulan belgelerin tek başına yeterli olup olmadığı değil, belgelerdeki eksikliklerin başka resmî kayıtlarla giderilip giderilemeyeceği olduğunu değerlendirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle Millî Eğitim Bakanlığınca ilgili okulun ve ilçe millî eğitim müdürlüğünün kayıtlarının yanı sıra dönemin ücret tahakkuk ve ödeme işlemlerini yürüten muhasebe birimlerinin kayıtlarının da araştırılması gerektiği ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca başvurucunun sunduğu defterlerin asıllarının veya usulüne uygun onaylı örneklerinin incelenmesi, buradaki bilgilerin diğer resmî kayıtlarla karşılaştırılması ve gerekli görülmesi hâlinde döneme ilişkin teftiş, inceleme ve soruşturma belgelerinin araştırılması gerektiği belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">KDK, kamu idaresinin kendi faaliyetlerine ilişkin belgelerin bulunamaması nedeniyle ortaya çıkan belirsizliğin, başka bir araştırma yapılmaksızın yalnızca ilgili kişinin aleyhine sonuç doğurmasını hakkaniyete uygun bulmadı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>SGK, hizmet tespiti için gerekli incelemeleri yapmalı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kararda SGK'nın sorumluluklarına da ayrıca yer verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre SGK'nın, Millî Eğitim Bakanlığınca temin edilecek belgeler ile başvurucunun sunduğu kayıtları birlikte değerlendirmesi, eksikliklerin 2015/25 sayılı Genelge hükümleri doğrultusunda ilgili kamu idareleriyle yapılacak yazışmalarla giderilmesini sağlaması ve sigortalı çalışmanın tespitine elverişli bütün bilgi ve belgeleri incelemesi gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Kurum, mevcut delillerle sigortalı çalışmanın varlığının ve kapsamının yeterince açıklığa kavuşturulamaması hâlinde SGK'nın denetim ve kontrol mekanizmalarından yararlanılmasının da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Araştırma sonucunda sigortalı çalışmanın tespit edilmesi hâlinde ilgili hizmetlerin sigortalılık kayıtlarına işlenmesi; aksi yönde bir sonuca ulaşılması durumunda ise gerekçeli kararın başvuru yolları da gösterilerek ilgiliye bildirilmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hizmet tespiti ile EYT kapsamında emeklilik hakkı farklı konular</strong></p>

<p style="text-align:justify">KDK, başvurucunun talebinin EYT kapsamında emeklilik hakkından yararlanma amacı taşımasının geçmiş dönem hizmetlerinin tespitine ilişkin incelemeyi önemli hâle getirdiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, geçmiş döneme ait çalışmaların sigortalılık kayıtlarına işlenmesi ile kişinin EYT kapsamında emekliliğe hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesinin farklı hukuki değerlendirmeler gerektirdiği vurgulandı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle öncelikle 1997 yılına ilişkin sigortalı çalışma iddiasının araştırılarak sonuçlandırılması, hizmet tescili yapılması hâlinde ise sigortalılık başlangıç tarihi ve diğer emeklilik koşullarının ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KDK başvuruyu kabul etti</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu, açıklanan gerekçelerle başvurunun kabulüne karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Kararla Millî Eğitim Bakanlığına, başvurucunun 1997 yılının eylül-kasım döneminde ücretli öğretmen olarak görev yaptığı iddiasına ilişkin sunulan defterler ile görevlendirme, ödeme ve muhasebe dâhil ilgili bütün resmî kayıtların okul ve ilgili idari birimler nezdinde araştırılarak doğrulanması ve elde edilen bilgi ve belgelerin SGK'ya gönderilmesi tavsiye edildi.</p>

<p style="text-align:justify">SGK'ya ise Millî Eğitim Bakanlığınca iletilecek bilgi ve belgeler ile başvurucunun sunduğu kayıtların birlikte değerlendirilmesi, gerekli inceleme ve denetimlerin yapılması ve sigortalı çalışmanın tespiti hâlinde ilgili hizmetlerin sigortalılık kayıtlarına işlenmesi tavsiye edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, 1997 yılındaki hizmetlerin doğrudan tescil edildiği veya başvurucunun EYT kapsamında emekliliğe hak kazandığının tespit edildiği anlamına gelmiyor. KDK, iki idareden gerekli araştırmaların yapılmasını ve araştırma sonucuna göre işlem tesis edilmesini istiyor.</p>

<p style="text-align:justify">6328 sayılı Kanun'un 20'nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilgili idareler, karar üzerine tesis edecekleri işlemleri otuz gün içinde Kuruma bildirmek zorunda. Tavsiye Kararının idareye tebliğinden itibaren 30 gün içinde herhangi bir eylem veya işlem tesis edilmezse, dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek ve yetkili mahkemelerde yargı yolu açık olacak.</p>

<h2 style="text-align:justify">KARARIN HUKUKİ GEREKÇESİ</h2>

<p style="text-align:justify">Kararın temel hukuki gerekçesi, sosyal güvenlik hakkının etkin biçimde korunması ve idarenin geçmiş dönem çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti taleplerini yeterli araştırma yaparak sonuçlandırma yükümlülüğüdür.</p>

<p style="text-align:justify">KDK değerlendirmesinde, çalışmanın SGK'ya bildirilmemesi veya ücret bordrolarının arşivlerde bulunamaması ile sigortalı çalışmanın hiç gerçekleşmemiş olması arasında doğrudan bir bağlantı kurulamayacağını ortaya koymuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Başvurucunun sunduğu imzalı ve mühürlü ek ders ücreti ile devam-devamsızlık defterlerinin talep edilen bütün süreleri ve sigortalılığa esas bilgileri tereddütsüz biçimde ortaya koyduğu mevcut dosya kapsamında kesin olarak söylenememekle birlikte, bu durum diğer resmî kayıtların araştırılmasından vazgeçilmesini haklı kılmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda özellikle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86'ncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarınca düzenlenen belgelerin hizmet tespitinde kullanılabileceği değerlendirilmiştir. Ayrıca Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 103'üncü maddesi ve SGK'nın 2015/25 sayılı Genelgesi çerçevesinde eksik bilgilerin tamamlanması için gerekli araştırmaların yapılması gerektiği belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KDK'nin yaklaşımına göre, idarenin kendi kayıtlarını bulamaması nedeniyle oluşan belirsizlik, başka resmî kayıtlar araştırılmadan doğrudan başvurucu aleyhine sonuçlandırılmamalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle karar, bordro bulunmadığında hizmetin mutlaka tescil edilmesi gerektiği yönünde değil, bordro dışındaki resmî kayıtların da araştırılması ve hizmetin varlığı tespit edildiğinde gerekli tescil işlemlerinin yapılması gerektiği yönünde bir hukuki yaklaşım ortaya koymaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify">KARARIN TAMAMI</h2>

<p style="text-align:justify"><strong>T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>SAYI:</strong> 2026/21872-S.26.30015</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BAŞVURU NO:</strong> 2026/11173</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KARAR TARİHİ:</strong> 21/10/2026</p>

<p style="text-align:justify"><strong>TAVSİYE KARARI</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>BAŞVURUYA KONU İDARE:</strong> MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI, SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BAŞVURUNUN KONUSU:</strong> Ücretli öğretmenlikte geçen sürelerin tespiti hakkındadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BAŞVURU TARİHİ:</strong> 29/04/2026</p>

<p style="text-align:justify"><strong>I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurumumuza yapılan başvuruda; başvuran, 1997 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarında Mersin ili Tarsus ilçesinde bulunan İlköğretim Okulunda ücretli öğretmen olarak görev yaptığını, Emeklilikte Yaşa Takılanlara (EYT) ilişkin yasal düzenleme sonrasında hizmet dökümünü incelediğinde söz konusu dönemlere ait sigortalılık kayıtlarının bulunmadığını ve bu nedenle ilk sigortalılık başlangıç tarihinin 1997 yılı Eylül ayı olarak kabul edilmemesi sebebiyle EYT kapsamında emeklilik hakkından yararlanamadığını, görev yaptığı döneme ilişkin okul müdürlüğünce düzenlenen imzalı ve mühürlü ek ders ücreti ve devam-devamsızlık defterlerini başvurusuna eklediğini, söz konusu kayıtlar doğrultusunda kendisine Millî Eğitim Müdürlüğünce ücret ödemesi yapıldığını, ancak Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptığı başvurunun yazılı olarak sonuçlandırılmadığını, SGK tarafından Millî Eğitim Müdürlüğünden ücret bordrolarının talep edildiğini, ilgili Müdürlükçe söz konusu bordroların bulunamadığının bildirildiğini ve bu nedenle hizmetlerinin tescil edilemeyeceğinin kendisine sözlü olarak ifade edildiğini belirterek 1997 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarında ücretli öğretmen olarak yerine getirdiği hizmetlerin tespit ve tescil edilerek sigortalılık kayıtlarına işlenmesini talep etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen yazı ile eklerinde;</p>

<p style="text-align:justify">2.1. Başvuranın 1997 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarında Mersin ili Tarsus ilçesindeki İlköğretim Okulunda ücretli öğretmen olarak çalıştığı iddiasına ilişkin SGK kayıtlarında hizmet ve prim bildiriminin bulunmadığı,</p>

<p style="text-align:justify">2.2. Başvuranın 24.11.2025 tarihli dilekçesiyle hizmetlerinin tescilini talep etmesi üzerine, Tarsus Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 25.11.2025 tarihli yazıyla Tarsus İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünden başvuranın ilgili dönemlerde çalıştığını gösteren dönem bordroları, ücret bordroları, aylık bildirgeler ve ders saati karşılığında düzenlenen diğer belgelerin istendiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.3. Tarsus İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen cevap ve eklerin incelendiği, ilgili dönemlere ait ücret bordrolarının temin edilemediği, başvuranın sunduğu ek ders ücreti ve devam-devamsızlık defterlerinin ise hizmet tespitine imkân verecek ölçüde kesin ve açık bilgiler içermediği,</p>

<p style="text-align:justify">2.4. 5510 sayılı Kanun uyarınca bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların 4/1-(a) kapsamında sigortalı sayıldığı, sigortalılığa ilişkin hak ve yükümlülüklerin çalışmaya başlanmasıyla doğduğu ve bu haklardan vazgeçilmesine veya bunların ortadan kaldırılmasına yönelik sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">2.5. Ücretli öğretmenliğin hukuki dayanağının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89 uncu maddesi olduğu, ders ücreti karşılığında görevlendirmelere ilişkin düzenlemelere Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karar'da da yer verildiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.6. Millî Eğitim Bakanlığının genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında bulunduğu, Bakanlık ve bağlı kuruluşlarından temin edilen bilgi ve belgelerin 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarınca düzenlenen bilgi ve belge niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.7. Bununla birlikte, bu belgeler üzerinden hizmet kazandırılabilmesi için sigortalının kimlik bilgilerinin, işe başlama ve işten ayrılma tarihlerinin, çalışılan aylara ilişkin prim ödeme günlerinin, kazançların ve ilgili makam onaylarının hizmet tespitine elverişli olacak şekilde kesin ve açık olması; belgelerin güvenilirliği konusunda tereddüt bulunmaması gerektiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.8. Kamu kurum ve kuruluşlarından alınan belgelerin söz konusu bilgileri yeterli açıklıkta içermesi ve her zaman düzenlenebilir nitelikte olmadığının anlaşılması hâlinde, iddia edilen dönemde yürürlükte bulunan mevzuat da dikkate alınarak denetime sevk edilmeksizin resen tescil işlemlerinin yapılabileceği,</p>

<p style="text-align:justify">2.9. Buna karşılık, belgelerde eksik veya birbiriyle uyumsuz bilgilerin bulunması durumunda, bunların açıklığa kavuşturulmasının zorunlu olduğu, bu amaçla 2015/25 sayılı Genelge'nin "2.2. Sigortalılık Kontrolü ve Sorgulanması" bölümündeki hükümler doğrultusunda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla yeniden yazışma yapılarak eksikliklerin giderilmesi gerektiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.10. Ücretli öğretmenlik hizmetlerinin araştırılması sırasında atama ve görevlendirme yazıları, hizmet belgeleri, ödeme ve ücret bordroları, işe giriş bildirgeleri, prim tahakkuk cetvelleri, puantaj cetvelleri, tahakkuk müzekkereleri ve fazla çalışma cetvellerinin değerlendirilebileceği; ayrıca varsa Millî Eğitim Bakanlığı müfettişlerince düzenlenmiş rapor ve tutanaklar ile araştırmanın seyrine göre gerekli görülebilecek diğer bilgi ve belgelerin de incelenebileceği,</p>

<p style="text-align:justify">2.11. Başvuranın 1997 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ilişkin sunduğu ek ders ücreti ve devam-devamsızlık defterlerinin hizmet tespitine yeterli kesinlikte bilgiler içermediği ve Tarsus İlçe Millî Eğitim Müdürlüğüyle yapılan yazışmalarda başvuranın ücretli öğretmen olarak görev yaptığına ilişkin yeterli bilgi ve belgeye ulaşılamadığı gerekçesiyle talep edilen sürelerin sigortalılık hizmeti olarak kazandırılamadığı,</p>

<p style="text-align:justify">2.12. Başvuru konusuyla ilgili yargı organlarında görülmekte olan veya karara bağlanmış herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı,</p>

<p style="text-align:justify">Hususları belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen yazı eklerinde yer alan Tarsus Sosyal Güvenlik Merkezi ile Tarsus İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü arasındaki yazışmalardan;</p>

<p style="text-align:justify">3.1. Tarsus Sosyal Güvenlik Merkezinin 25.11.2025 tarihli yazısıyla başvuranın ücretli öğretmen olarak çalıştığını ileri sürdüğü dönemlere ilişkin belgelerin istendiği,</p>

<p style="text-align:justify">3.2. Tarsus İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün 03.12.2025 tarihli yazısıyla Ortaokulu ve ilgili diğer birimlerce yapılan arşiv araştırmaları sonucunda elde edilen belgelerin SGK'ya gönderildiği,</p>

<p style="text-align:justify">3.3. Tarsus Sosyal Güvenlik Merkezinin 11.12.2025 tarihli yazısında 1999 yılına ait ücret bordrolarından söz edildiği, ancak 15.01.2026 tarihli sonraki yazıda bu ifadenin sehven kullanıldığının açıklandığı ve gönderilen belgelerin ücret bordrosu olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin belirtildiği,</p>

<p style="text-align:justify">3.4. SGK'nın 14.01.2026 tarihli yazısında gönderilen belgeler arasında ücret bordrosuna rastlanılmadığının ifade edildiği, Millî Eğitim Müdürlüğünden yeniden bilgi istendiği ve 09.01.2026 tarihli cevapta talep edilen ücret bordrosunun bulunamadığının bildirildiği,</p>

<p style="text-align:justify">3.5. Tarsus Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından başvurana gönderilen 22.07.2026 tarihli yazıda, ilgili dönemlere ait ücret bordrosunun bulunamadığının bildirilmesi nedeniyle başvurana hizmet kazandırılamadığının açıklandığı,</p>

<p style="text-align:justify">Anlaşılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>III. İLGİLİ MEVZUAT</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı" başlıklı 74 üncü maddesinde, <i>"…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…"</i>,</p>

<p style="text-align:justify">14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun "Kurumun Görevi" başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; <i>"Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir."</i>,</p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Ders görevi" başlıklı 89'uncu maddesinde, <i>"Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunur."</i> hükmü yer almaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun:</p>

<p style="text-align:justify">7.1. "Sigortalı sayılanlar" başlıklı 4 üncü maddesinde, <i>"(…) a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, (…)</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>c) Kamu idarelerinde;</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar, sigortalı sayılırlar.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>Birinci fıkranın (a) bendi gereği sigortalı sayılanlara ilişkin hükümler; (…)</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>f) Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (c) bendi kapsamında çalıştırılanlar, (…) hakkında da uygulanır."</i> Hükmü,</p>

<p style="text-align:justify">7.2. "Prime esas kazançlar" başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında: <i>"4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>a) Prime esas kazançların hesabında;</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>1) Hak edilen ücretlerin,</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların,</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin,</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>brüt toplamı esas alınır.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>(…) g) Primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanır.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>h) Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>(…) j) Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar dikkate alınmaz (…)"</i></p>

<p style="text-align:justify">7.3. 86 ncı maddesinde; (Değişik 1. fıkra: 15.07.2016 - 6728 S.K/Madde 48) <i>"Bu Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddesine tabi sigortalılar ile sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılar için işverenlerce Kuruma verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, verilme süresi ve diğer hususlar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflas idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>…(Değişik 7. fıkra: 17.04.2008 - 5754 S.K/Madde 50) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca resen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır…"</i></p>

<p style="text-align:justify">Mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun;</p>

<p style="text-align:justify">8.1. 2 nci maddesinde, bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların Kanuna göre sigortalı sayılacakları,</p>

<p style="text-align:justify">8.2. 6 ncı maddesinde, çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacakları ve sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamayacağı veya vazgeçilemeyeceği,</p>

<p style="text-align:justify">8.3. 79 uncu maddesinin hizmet tespitine ilişkin düzenlemesinde, Kuruma bildirilmeyen ve Kurumca tespit edilemeyen çalışmaların belirli koşullarla mahkeme kararıyla tespit edilebileceği; 1997 yılı bakımından uygulanacak düzenlemede hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayan beş yıllık hak düşürücü süre öngörüldüğü,</p>

<p style="text-align:justify">Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 103 üncü maddesinde; <i>"(1) Diğer Kanunlara göre defter tutmakla yükümlü bulunan işveren, alt işveren ve sigortalıyı devir alanlar tarafından Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin yasal süresi geçirildikten sonra Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgeleri, doğruluğu, fiilen yapılan denetimler sonucu veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden anlaşılması halinde işleme konulur. Aylık prim ve hizmet belgesinin fiilen yapılan tespitler ile sadece alınan ifadeler sonucunda işleme alınmasında, tespitin yapıldığı tarihten geriye doğru en fazla bir yıllık süreye ilişkin olan kısmı dikkate alınır. (Değişik 2. cümle: 05.12.2017 - 30261 s. R.G. Yön./24. md.) Diğer Kanunlara göre defter tutmakla yükümlü olmayan işveren, alt işveren ile sigortalıyı devir alanlar tarafından Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin yasal süresi geçirildikten sonra Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinin doğruluğunun fiilen yapılan denetimler, araştırmalar, soruşturmalar ve incelemeler sonucu anlaşılması halinde işleme konulur; ancak fiilen yapılan tespitler ile sadece ifadelere dayanılarak geriye doğru verilen hizmetlerin en fazla bir yıllık süreye ilişkin olan kısmı dikkate alınır.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>(2) Yasal olarak verilmesi gereken son günü takip eden günden başlanarak takip eden üçüncü ayın sonuna kadar Kuruma verilen asıl veya ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgesi, aksine bir tespit veya şüpheli bir durum yoksa ve aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı olan sigortalıların sigortalı işe giriş bildirgelerinin yasal süresi içinde veya aylık prim ve hizmet belgesinin ilişkin olduğu aydan önceki bir tarihte Kuruma verilmiş olması halinde, söz konusu belge, ayrıca incelemeye gidilmeksizin işleme alınır.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin yasal süresi geçirildikten sonra Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgeleri, fiili hizmet süresi zammı prim belgeleri ile itibari hizmet süresi prim belgeleri şüphe, ihbar veya şikayet halleri bulunmadığı sürece incelemeye gidilmeksizin işleme alınır.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>(4) Daha önce Kuruma belge türü veya kanun numarası hatalı seçilerek verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerine ilişkin düzeltme amaçlı olarak yasal süresi dışında verilen aylık prim ve hizmet belgeleri, düzeltme ile fiili hizmet süresi zammı kazandırma hali hariç, belgede kayıtlı sigortalılar ve bu sigortalıların prim ödeme gün sayısı ile prime esas kazanç tutarının aynı olması kaydıyla, ayrıca incelemeye gerek kalmaksızın işleme alınır. Bu nitelikte verilen aylık prim ve hizmet belgelerine idari para cezası uygulanmaz. Sonradan düzeltme amaçlı verilen belge ile fiili hizmet süresi zammı kazandırılması halinde, söz konusu belgenin işleme alınmasında bu maddenin yukarıdaki fıkralarında belirtilen usul izlenir.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>(5) (Ek fıkra: 21.08.2013 - 28742 s. R.G. Yön./15. md.) İşyerlerinde;</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>a) Fiilen veya işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar tarafından düzenlenen belge veya bilgilerden, çalıştığı tespit edildiği halde bu çalışmaları Kuruma bildirilmeyen veya eksik bildirilen,</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>b) Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığına veya eksik ücret ödendiğine dair belgeleri Kuruma verilmeyen veya verilen bu belgeler Kurumca geçerli sayılmayan,</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>sigortalılar ile ilgili olarak düzenlenmesi gereken, sigortalı işe giriş bildirgesi, sigortalı işten ayrılış bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgesi ünitece yapılacak bir ay süreli tebligat ile ilgili işveren veya alt işverenden istenir. Söz konusu belgeler, yapılan tebligata rağmen verilmediği takdirde ünitece resen düzenlenir."</i></p>

<p style="text-align:justify">Düzenlemelerine yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>IV. KAMU DENETÇİSİ ABDULLAH CENGİZ MAKAS'IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan "Tavsiye Karar Önerisi" Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme</strong></p>

<p style="text-align:justify">Başvuran özetle; 1997 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarında İlköğretim Okulunda ücretli öğretmen olarak gerçekleştirildiği iddia edilen çalışmalara ait hizmetlerin sigortalılık kayıtlarına işlenmesi, çalışma dönemlerine ilişkin resmi belgelerin ve ücret ödendiğine dair hususların dikkate alınarak, SGK tarafından bordrolarının bulunmadığı gerekçesiyle reddedilen tescil talebinin yeniden değerlendirilmesi ve anılan döneme ait hizmet tespitinin yapılarak tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesini talep etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa'nın 60 ıncı maddesiyle güvence altına alınan sosyal güvenlik hakkı, bireyin sosyal risklere karşı korunmasını amaçlayan, vazgeçilmez ve devredilemez niteliğiyle kamu düzenini ilgilendiren temel sosyal haklardan biridir. Nitekim sosyal sigortalılığın zorunluluğu ve sigortalılıktan doğan hak ve yükümlülüklerden vazgeçilemeyeceği ilkesi, sosyal güvenlik mevzuatında açıkça benimsenmiş olup bu yaklaşım, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin niteliğinde de somutlaşmaktadır. Hizmet tespiti davalarında kamu düzeninin gözetilmesi, yargı mercilerinin tarafların sundukları delillerle yetinmeyerek sigortalı çalışmanın varlığını ve kapsamını ortaya koyabilecek bilgi ve belgeleri gerektiğinde resen araştırmalarını gerektirmektedir. Sosyal güvenlik hakkının korunmasına yönelik bu yaklaşımın, idarenin görev ve yetkileri çerçevesinde yürüttüğü sigortalılık tespit işlemlerinde de dikkate alınması gerektiği açıktır. Bu itibarla, sigortalı çalışmanın Kuruma bildirilmemiş olması veya çalışmaya ilişkin bazı belgelerin arşiv kayıtlarında bulunamaması, sigortalılık ilişkisinin mevcut olmadığı sonucuna kendiliğinden ulaşılmasını haklı kılmamaktadır. İdarenin, özellikle kamu kurumlarında gerçekleştirildiği ileri sürülen geçmiş dönem çalışmalarına ilişkin başvurularda, mevcut resmî belgeleri bütüncül biçimde değerlendirmesi, eksikliklerin giderilmesi amacıyla görev alanına giren araştırma ve inceleme yetkilerini kullanması ve sigortalı çalışmanın varlığını ve kapsamını mümkün olduğunca açıklığa kavuşturması, sosyal güvenlik hakkının etkin biçimde korunmasının bir gereğidir.</p>

<p style="text-align:justify">Başvuranın çalıştığını ileri sürdüğü 1997 yılında yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6 ncı maddeleri uyarınca, hizmet akdine dayalı olarak çalışanlar sigortalı sayılmakta ve sigortalılık hak ve yükümlülükleri çalışmaya başlanmasıyla doğmaktadır. Bu nedenle başvuranın iddia ettiği çalışma dönemlerine ilişkin maddi sigortalılık koşullarının öncelikle 1997 yılında yürürlükte bulunan mevzuata göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna karşılık, günümüzde gerçekleştirilecek araştırma, belge temini ve resen tescil işlemleri bakımından 5510 sayılı Kanun ile ilgili ikincil mevzuatta öngörülen idari usuller uygulama alanı bulacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin yedinci fıkrası, sigortalı çalışmanın yalnızca işverenin Kuruma verdiği bildirgelerle değil, işyeri kayıtları, kamu kurum ve kuruluşlarınca düzenlenen belgeler ve yetkili denetim elemanlarının tespitleriyle de ortaya konulabileceğini düzenlemektedir. Anılan hüküm uyarınca, sigortalı çalışmanın bu yollarla belirlenmesi ve gerekli belgelerin işverence süresinde verilmemesi hâlinde, ilgili belgelerin Kurumca resen düzenlenmesi mümkün bulunmaktadır. Bu nedenle geçmiş dönemlere ilişkin hizmet tescili taleplerinin değerlendirilmesinde ücret bordrolarının bulunup bulunmadığı tek başına belirleyici kabul edilmemelidir.</p>

<p style="text-align:justify">Nitekim SGK tarafından Kurumumuza gönderilen cevapta da Millî Eğitim Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarından elde edilen belgelerin 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamında resmî belge niteliğinde olduğu kabul edilmiş; bu belgelerin sigortalının kimlik bilgilerini, çalışma tarihlerini, prim ödeme günlerini ve kazançlarını yeterli açıklıkta göstermesi hâlinde denetime sevk edilmeksizin resen tescil işlemlerinin yapılabileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla idarenin kendi açıklamaları da ücret bordrosu dışında kalan resmî belgelerle sigortalı çalışmanın tespit edilebileceğini ortaya koymaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer taraftan SGK, resmî belgelerde eksik veya birbiriyle uyumsuz bilgiler bulunması hâlinde bunların doğrudan değerlendirme dışı bırakılmaması, 2015/25 sayılı Genelge'nin <i>"2.2. Sigortalılık Kontrolü ve Sorgulanması"</i> başlıklı bölümü uyarınca ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla yeniden yazışılarak eksikliklerin açıklığa kavuşturulması gerektiğini de ifade etmiştir. Ayrıca görevlendirme yazıları, ödeme ve tahakkuk belgeleri, puantaj cetvelleri ile varsa müfettiş raporları ve tutanaklarının araştırılabileceği belirtilmiştir. Bu açıklamalar karşısında, mevcut belgelerin hizmet tespitine yeterli görülmemesi hâlinde idarece hangi bilgilerin eksik olduğunun somutlaştırılması ve bu eksikliklerin giderilmesine yönelik araştırmanın yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Somut olayda başvuran tarafından sunulan 1997 yılına ait ek ders ücreti ve devam-devamsızlık defterlerinin okul müdürlüğü tarafından düzenlendiği ve üzerlerinde imza ve mühürlerin bulunduğu görülmektedir. Söz konusu belgeler, başvuranın ücretli öğretmen olarak çalıştığı iddiasıyla doğrudan ilişkili olup, içerdikleri bilgilerin çalışma döneminin belirlenmesine ne ölçüde elverişli olduğunun incelenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, belgelerin başvuranın talep ettiği bütün süreleri ve sigortalılığa esas bilgileri tereddütsüz biçimde ortaya koyduğu da mevcut dosya kapsamında kesin olarak söylenememektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu noktada önem taşıyan husus, başvuranın sunduğu belgelerin hizmet tespitine tek başına yeterli olup olmadığı kadar, bu belgelerdeki eksikliklerin başka resmî kayıtlarla giderilip giderilemeyeceğidir. SGK tarafından belgelerin yeterli kesinlikte bilgiler içermediği belirtilmiş olmakla birlikte, başvuranın kimlik bilgilerinin, görevlendirme tarihlerinin, fiilî çalışma günlerinin ve ücret ödemelerinin hangi yönlerden belirlenemediğinin somut biçimde araştırılması gerekmektedir. Bu bilgilerin eksik veya tereddütlü olması, ilgili kamu kurumlarının kayıtları üzerinden tamamlanmalarına yönelik araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Dosyadaki yazışmalardan, SGK tarafından Tarsus İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünden başvuranın çalışma dönemlerine ilişkin bilgi ve belgelerin istendiği, Millî Eğitim idaresince arşiv araştırması yapıldığı ve elde edilen belgelerin gönderildiği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, araştırmanın hangi arşivleri kapsadığı, ücret tahakkuk ve ödeme kayıtlarının hangi birimler nezdinde incelendiği, belgelerin başka idari birimlere devredilip devredilmediği ve başvuranın sunduğu defterlerdeki bilgilerin diğer kayıtlarla karşılaştırılıp karşılaştırılmadığı hususları dosya kapsamında yeterince açıklığa kavuşturulamamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer taraftan, ücretli öğretmenlerin görevlendirilmesi, fiilen yerine getirdikleri ders görevlerinin kaydedilmesi ve bu görevler karşılığında ücret ödenmesi, ilgili kamu idarelerinin görev ve sorumluluk alanında bulunmaktadır. Bu kapsamda düzenlenen görevlendirme onayları, ek ders çizelgeleri, ücret tahakkuk ve ödeme belgeleri ile devam-devamsızlık kayıtlarının muhafazası ve arşivlenmesi de ilgili mevzuat çerçevesinde idarelerin sorumluluğundadır. Kamu idaresinin kendi faaliyetlerine ilişkin belgelerin bulunamaması nedeniyle ortaya çıkan belirsizliğin, başka araştırma yapılmaksızın yalnızca ilgili kişinin aleyhine sonuç doğurması hakkaniyete uygun görülmemektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, kamu idarelerinin arşiv kayıtlarını muhafaza etme yükümlülüğü değerlendirilirken, ilgili belgelerin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan saklama süreleri ve arşiv mevzuatı da dikkate alınmalıdır. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde kamu idareleri için öngörülen otuz yıllık saklama süresinin, geçmişte düzenlenmiş bütün belgelere herhangi bir ayrım yapılmaksızın uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle somut olayda belgelerin saklanması gereken süreler, kayıtların başka birimlere devredilip devredilmediği ve varsa usulüne uygun ayıklama veya imha işlemleri de araştırılmalıdır. Ancak arşiv kayıtlarının mevzuata uygun biçimde imha edilmiş olması ihtimali dahi, mevcut diğer resmî belgelerin değerlendirilmesi gerekliliğini ortadan kaldırmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda Millî Eğitim Bakanlığınca, başvuranın 1997 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarında ücretli öğretmen olarak görevlendirilip görevlendirilmediğinin belirlenmesi amacıyla ilgili eğitim kurumunun ve ilçe millî eğitim müdürlüğünün kayıtları yanında, dönemin ücret tahakkuk ve ödeme işlemlerinin yürütüldüğü muhasebe birimlerinin kayıtlarının da araştırılması gerekmektedir. Ayrıca başvuranın sunduğu ek ders ücreti ve devam-devamsızlık defterlerinin asılları veya usulüne uygun onaylı örnekleri üzerinden incelenmesi, bu belgelerdeki bilgilerin diğer resmî kayıtlarla karşılaştırılması ve gerekli görülmesi hâlinde döneme ilişkin teftiş, inceleme ve soruşturma belgelerinin de araştırılması önem taşımaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">SGK tarafından ise Millî Eğitim Bakanlığınca temin edilecek belgelerle başvuranın sunduğu kayıtların birlikte değerlendirilmesi, belgelerde yer alan eksikliklerin 2015/25 sayılı Genelge hükümleri doğrultusunda ilgili kamu idareleriyle yeniden yazışılarak giderilmesi ve sigortalı çalışmanın tespitine elverişli bütün bilgi ve belgelerin incelenmesi gerekmektedir. Bu inceleme sonucunda sigortalı çalışmanın varlığı ve kapsamının yeterli açıklıkta belirlenememesi hâlinde, uyuşmazlığın niteliği ve mevcut deliller dikkate alınarak Kurumun denetim ve kontrol mekanizmalarından yararlanılması da değerlendirilmelidir.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer taraftan, başvuranın talebinin EYT kapsamında emeklilik hakkından yararlanma amacı taşıması, geçmiş dönem hizmetlerinin tesciline ilişkin incelemenin önemini artırmaktadır. Bununla birlikte, talep edilen çalışmaların sigortalılık kayıtlarına işlenmesi ile başvuranın EYT kapsamında emekliliğe hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi farklı hukuki değerlendirmeleri gerektirmektedir. Bu nedenle öncelikle 1997 yılına ilişkin sigortalı çalışma iddiasının sonuçlandırılması, hizmet tescili yapılması hâlinde ise sigortalılık başlangıç tarihi ve diğer emeklilik koşullarının ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın 1997 yılı Eylül, Ekim ve Kasım aylarında ücretli öğretmen olarak görev yaptığı iddiasına ilişkin sunduğu resmî belgelerin, ücret bordrolarının bulunamaması gerekçesiyle yeterli araştırma yapılmaksızın değerlendirme dışı bırakılmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı; Millî Eğitim Bakanlığının ilgili döneme ilişkin arşiv kayıtlarının kapsamlı biçimde araştırılması, mevcut belgelerin gerçekliği ve içeriğinin incelenmesi ve elde edilen bilgi ve belgelerin SGK'ya gönderilmesi; SGK tarafından ise söz konusu belgelerin 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin yedinci fıkrası, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 103 üncü maddesi ve 2015/25 sayılı Genelge hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi, gerekli hâllerde denetim ve kontrol yetkilerinin kullanılması ve araştırma sonucunda sigortalı çalışma tespit edildiği takdirde ilgili hizmetlerin tescil edilerek sigortalılık kayıtlarına işlenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme</strong></p>

<p style="text-align:justify">İyi yönetim ilkelerine, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Somut olayda başvuranın talebi üzerine ilgili idareler arasında yazışmalar yapıldığı ve SGK tarafından 22.07.2026 tarihinde başvurana yazılı cevap verildiği görülmektedir. Bununla birlikte, başvuranın sunduğu resmî belgelerin hizmet tespitine hangi yönlerden elverişli olmadığı ve söz konusu eksikliklerin giderilmesi amacıyla başka hangi kayıtların araştırıldığı hususlarının yeterince açıklığa kavuşturulamadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle başvurunun bütün ilgili bilgi ve belgeler değerlendirilerek sonuçlandırılması ve tesis edilecek işlemin somut gerekçeleriyle birlikte başvurana bildirilmesi, kararların gerekçeli olması, hesap verebilirlik ve hukuki güvenlik ilkeleri bakımından önem taşımaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer taraftan, geçmiş dönemlere ilişkin hizmetlerin tespiti birden fazla kamu idaresinin görev alanını ilgilendirdiğinden, ilgili idarelerin etkili iş birliği ve koordinasyon içinde hareket etmeleri gerekmektedir. Millî Eğitim Bakanlığının kayıtların araştırılması ve mevcut belgelerin doğrulanması, SGK'nın ise elde edilen bilgi ve belgeler üzerinden sigortalı çalışmanın tespitine ilişkin yetkilerini kullanması, başvuranın sosyal güvenlik hakkını etkileyen uyuşmazlığın etkili ve makul sürede sonuçlandırılması bakımından iyi yönetim ilkelerinin gereğidir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</strong></p>

<p style="text-align:justify">6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idareler tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek yetkili ve görevli mahkemelerde yargı yolu açıktır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>VII. KARAR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan gerekçelerle; <strong>BAŞVURUNUN KABULÜNE,</strong></p>

<p style="text-align:justify">Başvuranın 1997 yılı Eylül-Kasım döneminde İlköğretim Okulundaki ücretli öğretmenlik iddiasına ilişkin olarak, sunulan defterler ile görevlendirme, ödeme ve muhasebe dâhil ilgili tüm resmî kayıtların okul ve ilgili idari birimler nezdinde araştırılarak doğrulanması ve elde edilen bilgi ve belgelerin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderilmesi hususunda <strong>MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,</strong></p>

<p style="text-align:justify">Milli Eğitim Bakanlığınca iletilecek bilgi ve belgeler ile sunulan kayıtlar birlikte değerlendirilip gerekli inceleme ve denetimlerin yapılması, sigortalı çalışmanın tespiti hâlinde ilgili hizmetlerin başvuranın sigortalılık kayıtlarına işlenmesi, aksi yönde bir sonuca ulaşılması durumunda gerekçeli kararın başvuru yolları da gösterilerek ilgiliye bildirilmesi hususunda <strong>SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,</strong></p>

<p style="text-align:justify">6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ilgili idareler tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemlerin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,</p>

<p style="text-align:justify">Kararın <strong>BAŞVURANA, MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA</strong> ve <strong>SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA</strong> tebliğine,</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Mehmet AKARCA</p>

<p style="text-align:justify">Kamu Başdenetçisi</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/kdk-ucretli-ogretmenlik-hizmetinde-bordro-sart-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/ombudsman-sgk-illustrasyon-55kb.webp" type="image/jpeg" length="31415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB'den doğrudan teminle ilgili duyuru]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/mebden-dogrudan-teminle-ilgili-duyuru</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/mebden-dogrudan-teminle-ilgili-duyuru" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB Strateji Geliştirme Başkanlığı, doğrudan temin alımlarında EKAP duyurusu, e-fiyat teklifi ve elektronik süreçlerin yürütülmesine ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Doğrudan Temin Alımlarında EKAP Kullanımı Zorunlu mu? MEB’den Açıklama</h1>

<p style="text-align:justify">Millî Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı, doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen alımlarda EKAP üzerinden duyuru yapılması ve e-fiyat teklifi alınmasının zorunlu olup olmadığına ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada, elektronik süreçlerin yürütülmesinin idarelerin tercihine bırakıldığı belirtildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Doğrudan Teminde EKAP Üzerinden İşlem Yapılması İdarelerin Tercihine Bağlı</h2>

<p style="text-align:justify">Millî Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından 19 Ekim 2026 tarihli yazıyla, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 22'nci maddesi kapsamında doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen alımlarda Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP) kullanımına ilişkin açıklama yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Bakanlık yazısında, doğrudan temin yöntemiyle yapılacak alımların EKAP üzerinden duyurulmasının ve e-fiyat teklifi alınarak tamamlanmasının zorunlu olup olmadığı hususu ele alındı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Doğrudan Temin Kayıt Numarası Alınması ve Sonuç Bilgilerinin Bildirilmesi Zorunlu</h2>

<p style="text-align:justify">Kamu Alımlarının Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Uygulama Yönetmeliği'nin 16'ncı maddesi kapsamında, doğrudan temin yöntemiyle yapılan alımların EKAP'a kaydedilerek doğrudan temin kayıt numarası (DTN) alınması gerekiyor. Ayrıca alım sonucuna ilişkin bilgilerin, alımın yapıldığı ayı takip eden ayın onuncu gününe kadar Kamu İhale Kurumuna bildirilmesi zorunlu bulunuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşılık Bakanlık yazısında, onay belgesi, piyasa fiyat araştırması, ilan ve davet, doküman yükleme, fiyat tekliflerinin kaydı, e-teklif, e-eksiltme, teminat, sözleşme işlemleri, bildirim ve tebligat gibi işlemlerin tamamının EKAP üzerinden yürütülmesini zorunlu kılan genel bir düzenleme bulunmadığı ifade edildi. Bu işlemlerden Kurum tarafından belirlenenlerin elektronik ortamda yürütülmesi söz konusu olabilecek.</p>

<h2 style="text-align:justify">E-Fiyat Teklifi veya Fiziki Ortamda Teklif Alınabilecek</h2>

<p style="text-align:justify">1 Şubat 2024 tarihinde yürürlüğe giren Doğrudan Temin Yöntemiyle Yapılacak Alımlara İlişkin Tebliğ'in 4'üncü maddesinde, doğrudan temin alımlarının elektronik ortamda e-fiyat teklifi alınarak veya fiziki ortamda fiyat teklifi alınmak suretiyle gerçekleştirilebileceği düzenleniyor.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı düzenleme çerçevesinde, alımlara ilişkin süreçlerin kısmen veya tamamen EKAP üzerinden elektronik ortamda yürütülmesi mümkün bulunuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu itibarla, doğrudan temin işlemlerinde elektronik ortamın kullanılması mümkün olmakla birlikte, süreçlerin tamamının EKAP üzerinden yürütülmesi genel bir zorunluluk olarak öngörülmüyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">EKAP Üzerinden Duyuru Yapılması Zorunlu Değil</h2>

<p style="text-align:justify">Tebliğ'in 6'ncı maddesi uyarınca, doğrudan temin yöntemiyle yapılacak alımların Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenen formata uygun olarak EKAP üzerinden duyurulabilmesi mümkün. Bakanlık yazısında, bu duyurunun yapılmasının idarelerin takdirinde olduğu belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak idare tarafından EKAP üzerinden duyuru yapılması tercih edildiğinde, duyurunun yayımlandığı tarih ve saat ile teklif verilebilecek son tarih ve saat arasında en az 24 saat bulunması gerekiyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">İdareler İşlemlerini Mevzuata Uygun Yürütecek</h2>

<p style="text-align:justify">Millî Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığının açıklaması, doğrudan temin işlemlerinde EKAP'a kayıt ve sonuç bilgilerinin bildirilmesi yükümlülüğü ile diğer işlemlerin elektronik ortamda yürütülmesi arasındaki ayrımı ortaya koyuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre idarelerin, doğrudan temin alımlarında DTN alma ve sonuç bilgilerini süresinde bildirme yükümlülüklerini yerine getirmeleri; duyuru, teklif alma ve diğer işlemlerde ise ilgili mevzuat hükümlerini dikkate alarak hareket etmeleri gerekiyor.</p>

<h3 style="text-align:justify"><img alt="Ekap Dogrudan Temin 55Kb" class="detail-photo img-fluid" height="934" src="https://mevzuatinyericom.teimg.com/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/meb-ek/ekap-dogrudan-temin-55kb.jpg" width="700" /></h3><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEB MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/mebden-dogrudan-teminle-ilgili-duyuru</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 21:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/ekap-dogrudan-temin-55kb-1.jpg" type="image/jpeg" length="49589"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geçici Görevlendirmede Yeni Düzenleme]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevlendirmede-yeni-duzenleme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevlendirmede-yeni-duzenleme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği değişti. Kariyer meslek personelinin görevlendirilmesi ve bildirim zorunluluğuna ilişkin yeni hükümler getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Kurumlar Arası Geçici Görevlendirmede Yeni Düzenleme: Adaylık ve Yetişme Dönemindeki Kariyer Personeli Görevlendirilemeyecek</h1>

<p style="text-align:justify">24 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği'nde değişikliğe gidildi. Düzenlemeyle adaylık, stajyerlik veya yardımcılık dönemindeki kariyer meslek personelinin geçici görevlendirilmesi yasaklanırken, geçici görevlendirmelerin kamu personeli bilgi sistemine bildirilmesine ilişkin yeni hüküm getirildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapıldı</h2>

<p style="text-align:justify">Kurumlar arası geçici görevlendirmelere ilişkin usul ve esasları düzenleyen Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği'nde değişiklik yapıldı. 24 Ekim 2026 tarihli ve 33410 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11927 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan değişiklikler, geçici görevlendirmelerde uygulanacak kurallar ile işlemlerin elektronik ortamda yürütülmesine ilişkin hükümleri kapsıyor.</p>

<h3 style="text-align:justify">Adaylık, stajyerlik ve yardımcılık dönemindeki kariyer personeli görevlendirilemeyecek</h3>

<p style="text-align:justify">Yönetmeliğin 8'inci maddesinde yapılan değişiklikle, adaylık, stajyerlik ya da yardımcılık gibi yetişme ve yeterlik döneminde bulunan kariyer meslek personelinin Yönetmelik kapsamında geçici olarak görevlendirilmesi açıkça yasaklandı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu düzenlemeyle, mesleğe giriş sonrasında yetişme ve yeterlik sürecini henüz tamamlamamış kariyer meslek personelinin kurumlar arası geçici görevlendirme kapsamı dışında tutulması öngörülüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı maddede yapılan bir diğer değişiklikle, öğretmenlere ve belirli statülerde istihdam edilen sözleşmeli personele ilişkin mevzuat hükümlerine atıf yeniden düzenlendi. Bu kapsamda, 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu'nun 15'inci maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4'üncü maddesinin (B) fıkrasının dördüncü paragrafına atıf yapıldı.</p>

<h3 style="text-align:justify">Geçici görevlendirmelerde kamu personeli bilgi sistemi esas alınacak</h3>

<p style="text-align:justify">Yönetmeliğin 10'uncu maddesinde yapılan değişiklikle, geçici görevlendirme işlemlerinde kullanılan elektronik uygulama ve formlara ilişkin hükümler yeniden düzenlendi.</p>

<p style="text-align:justify">Önceki düzenlemede Devlet Personel Başkanlığının internet sitesinde yer alan DPB e-Uygulama sistemine yapılan atıf, kamu personeli bilgi sisteminin bulunduğu kurumun internet sitesindeki uygulamada yer alan ilgili formlar şeklinde değiştirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca, Yönetmelik kapsamındaki işlemlerin elektronik ortama aktarılmasına ilişkin görev ve sorumluluklar da yeniden düzenlendi. Buna göre, kamu personeli bilgi sisteminin bulunduğu kurumun elektronik işlemlere ilişkin rolü açıkça hükme bağlandı.</p>

<h3 style="text-align:justify">Kamu personeli bilgi sistemine bildirilmeyen görevlendirme iptal edilmiş sayılacak</h3>

<p style="text-align:justify">Değişiklikle Yönetmeliğin 10'uncu maddesine eklenen yeni cümle, geçici görevlendirme işlemlerinin bildirimine ilişkin önemli bir hüküm içeriyor.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, <strong>kamu personeli bilgi sistemine bildirimi yapılmayan geçici görevlendirme işlemi iptal edilmiş sayılacak.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu hükümle, geçici görevlendirmelerin ilgili kamu personeli bilgi sistemine bildirilmesi, işlemin hukuki sonucu bakımından belirleyici hale getiriliyor. Dolayısıyla, Yönetmelik kapsamında gerçekleştirilen görevlendirmelerde yalnızca görevlendirme kararının alınması değil, sistem üzerinden gerekli bildirimin yapılması da önem taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify">11927 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Yönetmelik değişikliği, yayımlandığı 24 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girdi. Yönetmelik hükümlerinin yürütülmesinden Cumhurbaşkanı sorumlu olacak.</p>

<h2 style="text-align:justify">Değişiklik Yönetmeliğinin Tam Metni</h2>

<p style="text-align:justify"><strong>KURUMLAR ARASI GEÇİCİ GÖREVLENDİRME YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>MADDE 1-</strong> 2/5/2019 tarihli ve 1025 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliğinin 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 4 üncü maddesine göre” ibaresi “10/10/2024 tarihli ve 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanununun 15 inci maddesi ve 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasının dördüncü paragrafı kapsamında” şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">“(5) Adaylık, stajyerlik ya da yardımcılık gibi yetişme ve yeterlik döneminde olan kariyer meslek personeli bu Yönetmelik kapsamında geçici olarak görevlendirilemez.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>MADDE 2-</strong> Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Devlet Personel Başkanlığının internet sitesindeki ‘DPB e-Uygulama’ kısmında yer alan ilgili formlardaki alanların” ibaresi “kamu personeli bilgi sisteminin bulunduğu kurumun internet sitesinde yer alan uygulama içerisindeki ilgili formların” şeklinde değiştirilmiş, aynı fıkranın sonuna aşağıdaki cümle eklenmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “sağlanmasında, Yönetmeliğe ilişkin iş ve işlemlerin elektronik ortama aktarılmasında Devlet Personel Başkanlığı” ibaresi “sağlanmasında Cumhurbaşkanlığı, bu Yönetmeliğe ilişkin iş ve işlemlerin elektronik ortama aktarılmasında kamu personeli bilgi sisteminin bulunduğu kurum” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">“Kamu personeli bilgi sistemine bildirimi yapılmayan geçici görevlendirme işlemi iptal edilmiş sayılır.”</p>

<p style="text-align:justify"><strong>MADDE 3-</strong> Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>MADDE 4-</strong> Bu Yönetmelik hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>PERSONEL MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevlendirmede-yeni-duzenleme</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Oct 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/mevzuatinyeri-gecici-gorevlendirme-illustrasyon.jpg" type="image/jpeg" length="99654"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Disiplin suçlarında haksız tahriklerin dikkate alınması gerektiği]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-suclarinda-haksiz-tahriklerin-dikkate-alinmasi-gerektigi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-suclarinda-haksiz-tahriklerin-dikkate-alinmasi-gerektigi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Disiplin suçlarıyla ilgili olarak haksız tahrik ya da karşılıklı hakaret hallerinin dikkate alınması gerektiği hakkında karar]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong>Disiplin suçlarında haksız tahriklerin dikkate alınması gerektiği</strong></h1>

<p style="text-align:justify">Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek fiili 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendinde kademe ilerlemesini gerektiren suçlar arasında sayılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu madde kapsamında disiplin cezası ile cezalandırılan bir öğretmen, işlemin iptali istemiyle dava açmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Davaya bakan ilk derece mahkemesi;  kamu görevlilerinin işlemiş olduğu disiplin suçlarıyla ilgili olarak haksız tahrik ya da karşılıklı hakaret hallerinin söz konusu olduğu durumlarda, olayın özelliğine göre faile daha hafif bir ceza verilmesi veya hiç ceza verilmemesi hususlarının cezayı verecek makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucuna göre bir işlem tesis edilmesi, hem ceza hukukunun genel ilkelerine hem de hakkaniyete daha uygun düşeceği; olayda, birbirlerine karşılıklı hakaret ettiklerinden bahisle aynı ağırlıkta ceza ile cezalandırılan taraflardan Ö.A.'nın, olay sırasında ilk hakareti eden kişi olduğunun, davacının ise, Ö.A.'nın hakaretine karşılık üzerine atılı hakaret suçunu işlediğinin, yapılan disiplin soruşturmasında ifadesine başvurulan müdür yardımcısı Ö.K.'nın beyanları ve ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu ve bu nedenle davacı hakkında hakaret suçundan dolayı ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği hususları gözönünde bulundurulmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 30/06/2015 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/2520 E.  ,  2023/542 K.</p>

<p style="text-align:justify">"İçtihat Metni"</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">D A N I Ş T A Y</p>

<p style="text-align:justify">ONİKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No : 2021/2520</p>

<p style="text-align:justify">Karar No : 2023/542</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av…</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVACI) : …</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p style="text-align:justify">Dava konusu istem: … ili, … Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde tarih öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (l) alt bendi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 30/06/2015 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 03/12/2019 tarih ve E:2016/4750, K:2019/9565 sayılı bozma kararına uyularak; kamu görevlilerinin işlemiş olduğu disiplin suçlarıyla ilgili olarak haksız tahrik ya da karşılıklı hakaret hallerinin söz konusu olduğu durumlarda, olayın özelliğine göre faile daha hafif bir ceza verilmesi veya hiç ceza verilmemesi hususlarının cezayı verecek makamlar tarafından değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucuna göre bir işlem tesis edilmesi, hem ceza hukukunun genel ilkelerine hem de hakkaniyete daha uygun düşeceği; olayda, birbirlerine karşılıklı hakaret ettiklerinden bahisle aynı ağırlıkta ceza ile cezalandırılan taraflardan Ö.A.'nın, olay sırasında ilk hakareti eden kişi olduğunun, davacının ise, Ö.A.'nın hakaretine karşılık üzerine atılı hakaret suçunu işlediğinin, yapılan disiplin soruşturmasında ifadesine başvurulan müdür yardımcısı Ö.K.'nın beyanları ve ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu ve bu nedenle davacı hakkında hakaret suçundan dolayı ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği hususları gözönünde bulundurulmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Karşılıklı hakaret durumunda ceza verilmemesi veya indirim yapılması konusunda ceza veren makama takdir yetkisi tanındığı, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının 1-3 yıl arasında verilebildiği, idarenin dava konusu işlemi alt sınırdan tesis ettiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ….</p>

<p style="text-align:justify">DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>

<p style="text-align:justify">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin 4. fıkrasında , Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU:</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,</p>

<p style="text-align:justify">2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</p>

<p style="text-align:justify">4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,</p>

<p style="text-align:justify">5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-suclarinda-haksiz-tahriklerin-dikkate-alinmasi-gerektigi</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/09/danistay-karari-adalet-masasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="98977"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Resmi araçla kaza yapan memura rucü işlemi yapılır mı?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/resmi-aracla-kaza-yapan-memura-rucu-islemi-yapilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/resmi-aracla-kaza-yapan-memura-rucu-islemi-yapilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[kamuya ait araçla kaza yapan memurdan şoförden kaza yapan aracın tamir bedelinin tahsil edilmesi gerektiği hakkında sayıştay kararı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 style="text-align:justify">Resmi araçla kaza yapan memura rucü işlemi yapılır mı?</h2>

<p style="text-align:justify">Kamu kurumlarında kullanılan araçların kullanıcılarının hataları nedeniyle hasar görmesi veya kullanılamaz hale gelmesi durumunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "<strong>Kişisel sorumluluk ve zarar maddesi hükmü gereği </strong> yapılacak inceleme sonucunda kişilerin kusur veya ihmalleri neticesinde meydana gelmesi halinde zararın zarara sebep olan memurlardan alınması gerektiği hususunda sayıştay başkanlığı kararları yazımız ekinde yer almaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify"></h2>

<p style="text-align:justify"><strong>Sayıştay Birinci Dairesinin 2017/10737 nolu kararı.<br />
Tutanak no: 15.1.2019</strong></p>

<p style="text-align:justify">... İl Özel İdaresine ait ... resmi plakalı ... marka kamyonet ile maddi hasarlı trafik kazasına neden olunduğu, polis memurlarınca tutulan kaza tespit tutanağında söz konusu araç ile diğer araçların sürücülerinin kusur ve ihmallerinden bahsedildiği ancak tarafların kusur oranlarını gösteren kesin raporun belge ekinde bulunmadığı, ödeme emri belgesi ile de hasar gören resmi aracın tamir ve bakım masraflarının kurum tarafından ödendiği görülmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "<strong>Kişisel sorumluluk ve zarar"</strong> başlıklı 12 nci maddesinde; devlet memurlarının görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek zorunda oldukları, eğer memurun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedel üzerinden ödenmesinin esas olduğu belirtilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu husus 657 sayılı Kanunun <strong>"Kişilerin uğradıkları zararlar</strong>" başlıklı 13 üncü maddesine dayanılarak çıkartılan Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında <strong>Yönetmeliğin</strong> "Memurların Sorumlulukları ve Zararları Tazmin Mükellefiyeti" başlıklı 4 üncü maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify"><strong>"Memurlar görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek, Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almakla görevli ve sorumludurlar. Memurlar, bu görev ve sorumlulukların yerine getirilmemesi sebebiyle doğan zararları bu Yönetmelikte belli edilen usul ve esaslar uyarınca tazminle mükelleftirler. Sayıştay'a karşı sorumlu olanların sorumlulukları hakkında 832 sayılı Sayıştay Kanunu hükümleri saklıdır."</strong> denilmekte, 9 uncu maddesinde de amirlerin sorumlulukları açıklanmaktadır. Madde aynen;</p>

<p style="text-align:justify"><i>"a) Amirler, emirlerindeki memurların, görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmelerini, Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almalarını temin ve takip etmekle görevli ve sorumludurlar.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>b) Memurlarca verilen zararların miktarının tespiti ve ilgililerden bu Yönetmelik veya genel hükümlere göre tahsili konusunda yapılacak işlemlerin zamanında ve eksiksiz yürütülmesinden, zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirleri müteselsilen sorumludurlar." şeklindedir.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik hükümleri gereğince idareye ait ... plakalı araçta trafik kazası sonucu oluşan hasarın tamir masraflarının Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde belirlenen kusur oranlarına göre ilgili kişi ve kurumlardan tahsili yoluna gidilmesi gerektiği açıktır.</i></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><i>Mezkur yönetmeliğin "Zararların Takibi ve Yapılacak Diğer İşlemler</i>" başlıklı 10 uncu maddesinde de;</p>

<p style="text-align:justify">"Zararı veren memurun amirleri, zararın vuku bulduğu tarihi izleyen 3 gün içinde zararın konusu ile memurun sorumluluğunu belirten tüm bilgi ve belgeleri, o kurum ve kuruluşun en üst yöneticisine iletirler. En üst yöneticiler bilgi ve belgelerin kendilerine intikal ettiği tarihi izleyen 10 gün içinde bu yönetmeliğin 7 nci maddesinde belirtilen usul ve esaslar uyarınca zarar miktarını tesbit ettirirler.</p>

<p style="text-align:justify">Zarar miktarının bu yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen miktarı geçmediği hallerde, zararlarla ilgili belgeler en üst yöneticiler tarafından karar verilmek üzere ilgili disiplin amirine, gerektiğinde yetkili disiplin kuruluna gönderilir. Ayrıca zarar veren memurdan ödemeyi kabul edip etmediği hususunda yazılı beyanda bulunması istenir. Bu işlemler en geç 10 gün içinde tamamlanır.</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıdaki fıkra kapsamına giren miktardaki zararları ödemeyi kabul eden memurlar hakkında düzenlenen dosya disiplin amiri veya yetkili disiplin kurulunca dosyanın intikalini izleyen 10 gün içinde incelenip karara bağlanır. Kararda aylıklardan yapılacak kesinti miktarı ve taksit sayısı belli edilir.</p>

<p style="text-align:justify">İdareye verdikleri zararı ödemeyi kabul etmeyen memurlar hakkında genel hükümlere göre takibat yapılmak ve dava açılmak üzere zarara ait bütün bilgi ve belgeler kurum ve kuruluşun en üst yöneticilerince konuyla ilgili mercilere gönderilir." denilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri gereğince, <strong>birim amirlerinin zarara neden olan kişinin sorumluluğunu belirten bilgi ve belgeleri zararın meydana geldiği tarihten itibaren üç gün içinde kurumun üst yöneticisine bildirme yükümlülükleri bulunmaktadır. Ancak, söz konusu hükmün yerine getirildiğine ilişkin herhangi bir belge gönderilmemiştir. Bu nedenle birim amiri sıfatıyla harcama yetkilisi tek sorumlu olarak kabul edilmiştir.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu itibarla, kaza sonucu hasar gören söz konusu aracın toplam ... TL tamir masrafının, sigorta şirketince karşılanan ... TL si dışında kalan tutarının <strong>İl Özel İdaresi bütçesinden karşılanması ve ilgililere rücu edilmemesi sonucu ortaya çıkan</strong> ... TL tutarındaki kamu zararının, rücu işlemini yapması gereken Harcama Yetkilisi ...'ye tek başına,</p>

<p style="text-align:justify"><strong>6085 sayılı Sayıştay Kanununun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,</strong></p>

<p style="text-align:justify">(Üye ...'nün; "Rapor dosyası ve eki belgeler incelendiğinde; ... İl Özel İdaresine ait kamyonet ile maddi hasarlı trafik kazasına neden olunduğu, polis memurlarınca tutulan kaza tespit tutanağında söz konusu araç ile diğer araçların sürücülerinin kusur ve ihmalinden bahsedildiği ancak tarafların kusur oranlarını gösteren raporun belge ekinde bulunmadığı, Ödeme Emri Belgesi ile hasar gören resmi aracın tamir ve bakım masrafının tamamının Kurum tarafından ödendiği anlaşılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunun "Kişisel sorumluluk ve zarar" başlıklı 12 nci maddesinde, zararların ödettirilmesinde genel hükümlerin uygulanacağı, Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararları Nevi ve Miktarların Tespiti, Takibi, Amirlerin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmeliğin "İdarenin Rücu Hakkı" başlıklı 11 inci maddesinde Kurumların genel hükümlere göre sorumlu memurlara rücu haklarının saklı olduğu belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Genel hükümlere göre zamanaşımı süresi zararın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl olduğu ve söz konusu olayda zamanaşımı süresinin dolmadığı düşünüldüğünde idarenin trafik kazası sonucu hasar tamir masraflarının sorumluluğu bulunan memurdan kusuru oranına göre genel hükümler çerçevesinde tahsili yoluna gitmesi gerekir." şeklindeki görüşüne karşın),</p>

<p style="text-align:justify">Anılan Kanunun 55 inci maddesi uyarınca iş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy çokluğuyla,</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yılı 2020</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Dairesi 8</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar No 238</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>İlam No 32</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Tutanak Tarihi 24.2.2022</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kararın Konusu Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar</p>

<p style="text-align:justify">Araç Onarım Giderleri</p>

<p style="text-align:justify">…… Belediyesi . …. Müdürlüğü hizmetinde kullanılan ve trafik kazası sonucunda hasar meydana gelen araca ilişkin onarım harcamalarının …. bütçesinden karşılanması ve kaza yapan personele rücu edilmemesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak;</p>

<p style="text-align:justify">5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Mal yönetiminde etkililik ve sorumluluk” başlıklı 48’inci maddesinde; kamu idarelerinin, taşınırlarının muhafazası ve kullanımından sorumlu olduğu, aynı şekilde taşınır teslim edilen görevlilerin de taşınırın korunmasından ve taşınıra verilen zararlardan mesul olduğu, kamu idarelerinin ise verilen bu zararları sorumlularına ödettirmekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Taşınır Mal Yönetmeliği’nin “Sorumluluk” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında harcama yetkililerinin, kasıt, kusur veya ihmal sonucu kırılan, bozulan veya kaybolan taşınırlara ilişkin zararların, ilgililerinden tazmini için gerekli işlemleri yapmaya veya yaptırmaya yetkili olduğu belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde; Devlet memurlarının kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğu belirtilmiş olup, anılan maddede Devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesinin esas olduğu ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı Kanun’un “Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13’üncü maddesine dayanılarak kasıt, kusur, ihmal ve tedbirsizlik sonucu idareye verilen zararların nevi ve miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları, yapılacak işlemlerle ilgili usul ve esasları belirlemek amacıyla 13.8.1983 tarih ve 18134 sayılı Resmi Gazete’de “Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerinin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik” yayımlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu Yönetmelik’in “Memurların Sorumlulukları ve Zararları Tazmin Mükellefiyeti” başlıklı 4’üncü maddesinde, 657 sayılı Kanun’un 12’nci maddesindeki hükümlere benzer ifadelere yer verilmiş olup, Yönetmelik’in “Amirlerin Sorumlulukları” başlıklı 9’uncu maddesinde; memurlarca verilen zararların miktarının tespiti ve ilgililerden bu yönetmelik veya genel hükümlere göre tahsili konusunda yapılacak işlemlerin zamanında ve eksiksiz yürütülmesinden, zararı veren memurların görevli bulundukları kurum ve kuruluşların o mahaldeki amirlerinin müteselsilen sorumlu olduğu açıklanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca, kendine taşınır kamu malı teslim edilmiş memur, bu malın korunmasından ve kasıt, kusur veya ihmalleri sonucu ortaya çıkabilecek zararlardan sorumludur. İdareler ise ortaya çıkan bu tür zararların, sorumlularına rücu ettirilmesinden sorumludurlar.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yapılan incelemede, … ….. Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılan …. .. …. plakalı 2015 model kamyonetin, 17.02.2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucunda hasara uğradığı ve olaya ilişkin “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı”nda da belirtildiği üzere kusurun personel …. …..’e ait olduğu, ancak hasarlı araca ilişkin olarak gerçekleştirilen onarım harcamalarının, kaza yapan personele rücu edilmediği görülmektedir.</strong></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MALİYE MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/resmi-aracla-kaza-yapan-memura-rucu-islemi-yapilir-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/idareler-yabanci-menseili-binek-araba-kiralayabilir-mi-h27466-37852.webp" type="image/jpeg" length="33961"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM’den Sözleşmeli Sağlık Personeli Kararı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/aymden-sozlesmeli-saglik-personeli-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/aymden-sozlesmeli-saglik-personeli-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi, sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretiyle yer değiştirmesinde eşin kadrolu statüde çalışması şartını Anayasa’ya aykırı bulmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Sözleşmeli Sağlık Personelinin Aile Birliği Mazeretiyle Yer Değiştirmesinde Kadrolu Eş Şartı</h1>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 45/A maddesi kapsamında görev yapan sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme talebinde, eşinin diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda kadrolu statüde çalışmasını şart koşan düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">İtiraz konusu düzenleme, sözleşmeli sağlık personelinin görev yaptığı yerde bir yılını tamamlaması ve gerekli vizeli pozisyonun bulunması şartıyla, eşinin de Sağlık Bakanlığı veya bağlı kuruluşlarında sözleşmeli olarak çalışması ya da eşlerden birinin sözleşmeli, diğerinin ise ilgili kurumlarda veya başka bir kamu kurumunda kadrolu statüde istihdam edilmesi hâlinde aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliğine imkân tanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda, eşi başka bir kamu kurum veya kuruluşunda sözleşmeli statüde çalışan personelin, üç yıllık çalışma süresi dolmadan aile birliği mazeretiyle yer değiştirme talebinde bulunmasına imkân tanınmaması nedeniyle yapılan itiraz, Anayasa Mahkemesi tarafından incelendi.</p>

<p style="text-align:justify">Mahkeme, sağlık hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanması ve personel planlamasının gereklerini dikkate alarak söz konusu sınırlamanın meşru bir amaca dayandığını değerlendirdi. Ayrıca, sözleşmeli sağlık personelinin üç yıllık süreyi tamamladıktan sonra yer değişikliği talebinde bulunabilmesinin mümkün olduğunu belirterek düzenlemenin ölçüsüz bir sınırlama oluşturmadığı sonucuna ulaştı.</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, eşinin başka bir kamu kurumunda kadrolu statüde çalışması ile sözleşmeli statüde çalışması arasında farklı uygulama öngörülmesinin eşitlik ilkesine aykırı olmadığına da karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, 25 Haziran 2026 tarihinde oyçokluğuyla alındı. Üyeler Engin Yıldırım, Selahaddin Menteş ve Kenan Yaşar çoğunluk görüşüne katılmayarak karşıoy kullandı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Hukuki değerlendirme</h2>

<p style="text-align:justify">Kararla, sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme hakkının, eşin kamu kurumundaki istihdam statüsüne göre farklılaştırılmasını öngören düzenlemenin Anayasa’ya uygun olduğu kabul edilmiştir. Karşıoy gerekçelerinde ise aile hayatına saygı hakkı ve eşitlik ilkesi bakımından yapılan ayrımın ölçülülüğü sorgulanmış; personel ihtiyacı ve boş kadro gibi somut ölçütlerle aynı amaca ulaşılabileceği belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar bilgileri:</strong> Anayasa Mahkemesi, E.2026/146, K.2026/145, 25/6/2026 tarihli karar.</p>

<h1 style="text-align:justify">KARARIN TAM METNİ</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>ANAYASA MAHKEMESİ KARARI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Esas Sayısı : 2026/46</strong><br />
<strong>Karar Sayısı : 2026/145</strong><br />
<strong>Karar Tarihi : 25/6/2026</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN:</strong> Hakkâri 2. İdare Mahkemesi</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İTİRAZIN KONUSU:</strong> 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanun'un 62. maddesiyle eklenen 45/A maddesinin (3) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "...<i>kadrolu statüde</i>..." ibaresinin Anayasa'nın 13., 20. ve 41. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>OLAY:</strong> Naklen atanma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) itiraz konusu kuralın da yer aldığı 45/A maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Sözleşmeli sağlık personeli istihdamı</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>MADDE 45/A- (Ek: 3/10/2016-KHK-676/76 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/62 md.)</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>(1) Bakanlık ve bağlı kuruluşları, merkez teşkilatları hariç olmak üzere ve öncelikle personel istihdamında güçlük çekilen yerlerde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca ilgili mevzuatı gereği kura ile ataması öngörülenler dışında 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı kapsamında yer alan unvanlarla vize edilmiş pozisyonlarda bu maddede öngörülen şartlarla sözleşmeli personel istihdam edebilir.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>(2) Bu kapsamdaki sözleşmeli sağlık personeli Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonucuna göre Bakanlık ve bağlı kuruluşlarına Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından yapılacak yerleştirme ile atanabileceği gibi pozisyon ve ihtiyaç durumuna göre KPSS puanı esas alınarak Bakanlık tarafından yapılacak sözlü sınavla da atama yapılabilir. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73, K.:2019/65 Sayılı Kararı ile.)</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>(3) Bu madde uyarınca atanan sözleşmeli sağlık personeli üç yıl süreyle başka bir yere atanamaz. Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen personelin eşi bu personele tabidir. Ancak sözleşmeli sağlık personelinin bulunduğu ilde bir yıl görev yapması ve vizeli pozisyon bulunması durumunda; eşlerin her ikisinin de Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli veya eşlerden birinin sözleşmeli, diğerinin Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında veya diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda</i> <i><strong>kadrolu statüde</strong></i> <i>istihdam ediliyor olması halinde hizmet ihtiyacının daha fazla olduğu yere atamaları yapılabilir.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>..."</i></p>

<p style="text-align:justify"><strong>II. İLK İNCELEME</strong></p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI'nın katılımlarıyla 26/2/2026 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>III. ESASIN İNCELENMESİ</strong></p>

<ol start="2">
 <li style="text-align: justify;">Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Muhammed Nuri ÖZGÜR tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>A. Genel Açıklama</strong></p>

<ol start="3">
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kamu görevlilerinin personel rejimine ilişkin genel hükümler 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 4. maddesinde bu Kanun'a tabi kurum ve kuruluşlarda istihdam edilecek kamu görevlileri memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler olmak üzere dört gruba ayrılmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Söz konusu maddenin (A) fıkrasına göre mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, devlet ve diğer kamu tüzel kişilerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilen, Kanun'un uygulanmasında memur sayılmakla birlikte bu tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Maddenin (B) fıkrasında ise sözleşmeli personel olarak istihdam edilecek kamu görevlilerine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Buna göre sözleşmeli personel, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hâllere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeyle çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olarak tanımlanmıştır.</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>B. Anlam ve Kapsam</strong></p>

<ol start="6">
 <li>
 <p style="text-align:justify">663 sayılı KHK'nın 45/A maddesinin (1) numaralı fıkrasında Sağlık Bakanlığı (Bakanlık) ve bağlı kuruluşları ile merkez teşkilatları hariç olmak üzere ve öncelikle personel istihdamında güçlük çekilen yerlerde 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ilgili mevzuatı gereği kura ile ataması öngörülenler dışında sözleşmeli personel istihdam edilebileceği öngörülmüştür.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anılan KHK'nın 45/A maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, bu madde uyarınca atanan sözleşmeli sağlık personelinin üç yıl süreyle başka bir yere atanamayacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen personelin eşinin bu personele tabi olduğu belirtilmiştir. Söz konusu fıkranın üçüncü cümlesinde ise sözleşmeli sağlık personelinin bulunduğu ilde bir yıl görev yapması ve vizeli pozisyonun bulunması durumunda eşlerin her ikisinin de Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli veya eşlerden birinin sözleşmeli, diğerinin Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında veya diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda kadrolu statüde istihdam ediliyor olması hâlinde hizmet ihtiyacının daha fazla olduğu yere atamalarının yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu cümlede yer alan "...<i>kadrolu statüde</i>..." ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu itibarla KHK'nın 45/A maddesi uyarınca atanan sözleşmeli sağlık personelinin üç yıl boyunca başka bir yere atanamayacağı ilkesine bir istisna getirilerek personelin aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme talebinde bulunabileceği düzenlenmiş, ancak bu talepte bulunabilmesi belirli şartlara bağlanmıştır. Bu bağlamda eşlerin her ikisinin de Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli personel olması veya birinin anılan kurum ve kuruluşlarda sözleşmeli, diğerinin ise bu kurum ve kuruluşların yanı sıra diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda kadrolu statüde çalışması gerekmektedir. Dolayısıyla anılan madde kapsamında istihdam edilen sözleşmeli sağlık personelinin, eşinin diğer bir kamu kurum ve kuruluşunda sözleşmeli statüde çalışması hâlinde üç yıllık süre içinde aile birliği mazeretine dayalı yer değiştirme talebinde bulunmasına imkân tanınmamıştır.</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>C. İtirazın Gerekçesi</strong></p>

<ol start="9">
 <li style="text-align: justify;">Başvuru kararında özetle; devletin, aile yaşamına saygı gösterilmesini isteme hakkı kapsamında negatif ve pozitif yükümlülüklerinin bulunduğu, bu yükümlülüklerin gereği olarak aile birlikteliğinin korunması için gerekli tedbirleri alması gerektiği, itiraz konusu kuralla belli pozisyonlardaki sağlık personelinin aile birliği mazeretiyle atanma taleplerinin karşılanmasında diğer eşin başka bir kamu kurum ve kuruluşunda kadrolu statüde istihdam edilmesinin bir koşul olarak öngörüldüğü, eşi kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilen personelin kapsam dışında bırakılmasının özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına orantısız bir müdahale oluşturduğu belirtilerek kuralın Anayasa'nın 13., 20. ve 41. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>Ç. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu</strong></p>

<ol start="10">
 <li>
 <p style="text-align:justify">30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 10. ve 128. maddeleri yönünden de incelenmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İtiraz konusu kuralın yer aldığı 663 sayılı KHK olağan dönemde çıkarılmış olsa da itiraz konusu kural olağanüstü hâl döneminde çıkarılan 3/10/2016 tarihli ve 676 KHK'nın 76. maddesi ve bu KHK'nın kanunlaşmasına ilişkin 7070 sayılı Kanun'un 62. maddesiyle 663 sayılı KHK'ya eklenmiştir. Bununla birlikte itiraz konusu kural olağanüstü hâl süresini aşacak biçimde uygulanmaya imkân vermektedir. Başka bir ifadeyle kural olağanüstü hâl süresiyle sınırlı bir düzenleme öngörmemektedir. Bu durumda kurala ilişkin incelemenin Anayasa'nın olağan dönem kuralları yönünden öngördüğü denetim rejimine göre yapılması gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 20. maddesinin birinci fıkrasında herkesin özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı belirtilmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anılan maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı bir yönüyle özel hayatın gizliliğinin korunmasını, başkalarının gözleri önüne serilmemesini, bir başka ifadeyle kişinin özel hayatında yaşananların yalnız kendisi veya kendisinin bilmesini istediği kimseler tarafından bilinmesini isteme hakkını korurken diğer yönüyle resmî makamların özel hayata müdahale edememesi yani kişinin ferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi hakkını güvence altına almaktadır (AYM, E.2020/64, K.2020/70, 12/11/2020, § 10; E.2020/62, K.2020/69, 12/11/2020, § 15).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 41. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında da "<i>Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır./ Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.</i>" denilmiştir. Anayasa'nın anılan maddesinde aile Türk toplumunun temeli olarak tanımlanmış, ailenin birey ve toplum hayatındaki önemine işaret edilmiş ve devlete ailenin korunması için gerekli düzenlemeleri yapması ve teşkilatı kurması konusunda ödevler yüklenmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İtiraz konusu kurala 663 sayılı KHK'nın 45/A maddesi uyarınca istihdam edilen sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme talebinde bulunabilmesi, eşinin Bakanlık veya bağlı kuruluşları dışında diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda çalışıyor olması hâlinde kadrolu statüde istihdam ediliyor olması şartına bağlanmıştır. Dolayısıyla anılan madde kapsamında istihdam edilen sözleşmeli sağlık personelinin belirlenen süreden önce, eşinin diğer bir kamu kurum ve kuruluşunda sözleşmeli statüde çalışması hâlinde aile birliği mazeretine dayalı yer değiştirme talebinde bulunmasına imkân bulunmamaktadır. Bu yönüyle kural kişilerin özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sınırlama getirmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 13. maddesinde "<i>Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.</i>" denilmektedir. Buna göre özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, Anayasa'da öngörülen sınırlama sebeplerine, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olması gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu kapsamda kişilerin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkını sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şekilsel var olması yeterli olmayıp kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir nitelikte olması gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Esasen temel hakları sınırlayan kanunun bu nitelikleri taşıması Anayasa'nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla Anayasa'nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa'nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Öte yandan Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında "<i>Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.</i>" hükmüne yer verilerek memurlar ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarına ilişkin hususların kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sağlık hizmetleri niteliği itibarıyla belli bir düzen içinde sunulması gereken, kişilerin ve toplumun varlığı ve huzuru yönünden vazgeçilemez, ertelenemez ve ikame edilemez hizmetlerdendir. Sözleşmeli personel tarafından sunulacak sağlık hizmetleri devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerdir. Bu görevleri yerine getiren sözleşmeli personel Anayasa'nın 128. maddesinde yer alan <i>diğer kamu görevlisi</i> kapsamındadır. Dolayısıyla sözleşmeli sağlık personelinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerine yönelik temel ilkelerin kanunla belirlenmesi gerekmektedir (AYM, E.2018/73, K.2019/65, 24/7/2019, § 193).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kuralda 663 sayılı KHK'nın 45/A maddesi gereğince istihdam edilen sözleşmeli sağlık personelinin hangi koşullarda aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme talebinde bulunabileceğinin herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlendiği, yer değişikliği talebine ilişkin temel ilkelerin belirlendiği gözetildiğinde kuralın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu, bu yönüyle kanunilik şartını taşıdığı anlaşılmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 20. maddesinin ikinci fıkrasında kişilerin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına çeşitli sebeplerle sınırlamalar getirilebileceği belirtilerek bu hakkın mutlak olmadığı kabul edilmiştir. Söz konusu fıkrada bu sınırlama sebepleri arasında millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması ile suç işlenmesinin önlenmesi sebepleri de sayılmıştır. Ancak fıkrada söz konusu sınırlama sebepleri arama ve elkoyma tedbirlerine yönelik düzenlendiğinden bu sebepler 20. madde bağlamında kural yönünden meşru bir sınırlama nedeni olarak kabul edilmez. Bu itibarla anılan hakkın Anayasa'da güvence altına alınan diğer temel hak ve özgürlüklerin korunması veya Anayasa'nın diğer maddelerinde devlete yüklenen ödevler nedeniyle sınırlanması mümkündür (AYM, E.2020/82, K.2021/20, 18/3/2021, § 15).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrasında belirtildiği üzere sözleşmeli personel, zaruri ve istisnai hâllere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda çalıştırılmak üzere istihdam edilen kamu görevlileridir. Sözleşmeli sağlık personeli de belirli bir yerde ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesi için söz konusu esaslar çerçevesinde istihdam edilmektedir. Anılan personele göreve başladığı yerde belli bir süre çalışma zorunluluğu getirilmesinin sağlık hizmetlerinde devamlılığın sağlanmasına yönelik olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği talebinin personelin eşinin diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda çalışıyor olması hâlinde sadece kadrolu statüde istihdam edilmesi durumunda dikkate alınacağını öngören kuralın meşru bir amacı olduğu açıktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca kişilerin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olması, bir başka ifadeyle demokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. Kuralla sağlık hizmetlerinde sürekliliğin sağlanması amacı doğrultusunda getirilen sınırlamanın demokratik bir toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya yönelik olmadığı söylenemez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kuralla kişilerin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca ölçülü de olması gerekir. Anayasa'nın anılan maddesinde güvence altına alınan <i>ölçülülük</i> ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. <i>Elverişlilik</i> öngörülen sınırlamanın amaca ulaşmaya elverişli olmasını, <i>gereklilik</i> amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, <i>orantılılık</i> ise hakka getirilen sınırlama ile amaç arasında makul bir denge gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir. Buna göre kuralla kişilerin özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın elverişlilik, gereklilik ve orantılılık alt ilkelerine aykırı olmaması gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sağlık hizmetlerinde düzen ve devamlılığın toplum sağlığı için taşıdığı önem dikkate alındığında sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretine dayalı yer değişikliği taleplerini belirli bir şarta bağlayan kuralın meşru amaca ulaşma bakımından elverişli olduğu açıktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz şekilde yerine getirilmesi amacıyla kamu hizmetlerinde istihdam edilen personelin görev yerinin değiştirilmesi konusunda gerekli düzenlemeleri yapmak, yer değişikliği taleplerini belirli şartlara bağlamak konusunda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunduğu dikkate alındığında kuralın meşru amaca ulaşma bakımından gerekli olmadığı söylenemez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kişinin kamu görevlisi olması, kendisine sağladığı birtakım ayrıcalıklar ve avantajların yanında birtakım külfet ve sorumluluklara katlanmayı, diğer kişilerin tabi olmadığı birtakım sınırlamalara uymayı gerektirmektedir. Kişi, kamu görevine kendi isteği ile girmekle bu statünün gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve külfetlere katlanmayı kabul etmiş sayılmakta olup kamu hizmetinin kendine has özellikleri, bu avantaj ve sınırlamaları zorunlu kılmaktadır (<i>Tuğba Tüzünalp</i> [2. B.], B. No: 2021/13346, 15/4/2025, § 33; <i>İhsan Asutay</i> [2. B.], B. No: 2012/606, 20/2/2014, § 38; <i>Nurbani Fikri</i> [1. B.], B. No: 2014/2502, 11/10/2018 § 46).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu kapsamda hizmetin yerine getirilmesinde görev alan personele hizmetin niteliği gereği bir yerde belirli bir süre çalışma zorunluluğunun getirilmesi mümkündür. Sözleşmeli sağlık personelinin bir yerde belli bir süre istihdam edilmesinde ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörler dikkate alınarak yer değişikliği talepleri bakımından belirli koşullar öngörülmesi makul karşılanabilir. Zira kanun koyucunun kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu açıktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bununla birlikte kamu görevlilerinin atama veya nakil işlemlerinde gözetilen kamusal yarar ile bireyin aile hayatına saygı hakkından kaynaklanan menfaatleri arasında makul dengenin kurulması gereklidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kuralda sözleşmeli personelin yer değiştirme talebinde bulunması bakımından mutlak bir yasak getirilmesi söz konusu değildir. Anılan personelin aile birliği mazereti talebinde bulunması belirli şartlar altında olanaklı kılınmış olup personelin eşinin diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda sözleşmeli statüde istihdam edilmesi hâlinde üç yıllık süreyi tamamladıktan sonra yer değişikliği talebinde bulunması mümkündür. Kişinin göreve başlarken belli bir süre bu talepte bulunamayacağını bilerek istihdamı kabul ettiği ve talepte bulunabilmek için öngörülen üç yıllık sürenin aile birlikteliğinin sağlanmasını imkânsız hâle getiren veya aşırı şekilde zorlaştıran bir süre olmadığı da gözetildiğinde kuralın kişilere aşırı külfet yüklediği söylenemez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Dolayısıyla eşi diğer kamu kurum ve kuruluşunda sözleşmeli statüde istihdam edilen sözleşmeli sağlık personelinin, bulunduğu yerde belirli bir görev süresini tamamlamadan önce aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliğini talep etme imkânı tanımayan kuralda kişilerin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlama ile kamu hizmetinde sürekliliğin sağlanması amacına ulaşılması arasında makul bir dengenin sağlandığı anlaşılmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Diğer yandan Anayasa'nın 10. maddesinde "<i>Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir./ Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz./ Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz./Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz./ Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.</i>" denilmek suretiyle kanun önünde eşitlik ilkesine yer verilmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın anılan maddesinde belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı; aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, kişilere ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez (AYM, E.2021/129, K.2022/33, 24/3/2022, § 23; E.2020/95, K.2022/3, 26/1/2022, § 25; E.2022/65, K.2022/102, 8/9/2022, § 11).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Eşitlik ilkesi yönünden yapılacak anayasallık denetiminde öncelikle Anayasa'nın 10. maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda bulunan kişilere farklı muamele yapılıp yapılmadığı tespit edilmeli, aynı ya da benzer durumdaki kişiler arasında farklılık gözetilip gözetilmediği belirlenmelidir. Yapılacak bu belirlemenin ardından ise farklı muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığı ve ölçülü olup olmadığı hususları irdelenmelidir (AYM, E.2018/8, K.2018/85, 11/7/2018, § 41; E.2021/80, K.2021/99, 16/12/2021, § 55; E.2021/1, K.2021/32, 29/4/2021, § 32).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu bağlamda eşi diğer bir kamu kurum ve kuruluşunda kadrolu statüde çalışan ile sözleşmeli statüde çalışan sözleşmeli sağlık personelinin karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda oldukları açıktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kuralla eşi diğer bir kamu kurum ve kuruluşunda kadrolu statüde çalışan sözleşmeli sağlık personeline, bulunduğu ilde bir yıl görev yapmış olmak koşuluyla yer değişikliği talebinde bulunma imkânı tanınmak suretiyle bu kişiler arasında farklı muamele oluşturulduğu anlaşılmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Eşitlik ilkesinin gereği olarak karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda olanlar arasından bir kısmı lehine getirilen farklı düzenlemenin ayrıcalık niteliğinde olmaması için nesnel ve makul bir temele dayanması ve ölçülü olması gerekir. Ölçülülük ilkesi gereğince amaç ve araç arasında hakkaniyete uygun bir dengenin bulunması zorunludur. Diğer bir ifadeyle bu ilke farklı muamelenin öngörülen objektif amaç ile orantılı olmasını gerektirmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sözleşmeli kamu personeli, zaruri ve istisnai hâllere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, belirlenen esas ve usuller çerçevesinde mali yılla sınırlı olarak istihdam edilmekte olup sözleşmede öngörülen süre sona erdikten sonra sözleşmenin yenilenmemesi mümkündür. Bu durumda yer değişikliği talebine dayanak oluşturan nedenin kolaylıkla ortadan kalkması söz konusu olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu durumu gözeten kanun koyucu eşlerden her ikisinin de sözleşmeli kamu personeli olması durumunda sözleşmeli sağlık personelinin bulunduğu yerde belirli bir süre çalıştıktan sonra aile birliği mazeretine bağlı olarak yer değişikliği talebinde bulunabileceğini öngörmek suretiyle personelin yer değiştirme taleplerini kamu hizmetlerinde sürekliliğin sağlanması amacıyla belli bir disipline bağlamıştır. Dolayısıyla eşi kadrolu statüde çalışan personel lehine farklı uygulama öngörülmesinin nesnel ve makul bir nedene dayanmadığı söylenemez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Öte yandan eşi Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli çalışan sözleşmeli sağlık personeli ile eşi diğer bir kamu kurum ve kuruluşunda sözleşmeli statüde çalışan sözleşmeli sağlık personelinin de karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda olduğu ve kuralla bunlar arasında da farklı muamele oluşturulduğu açıktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Eşlerin her ikisinin de Bakanlık bünyesinde sözleşmeli olarak çalışması hâlinde Bakanlığın kendi bünyesinde personel planlaması yapabileceği, planlama sonucunda ihtiyaç duyulan bölgelerde eşlerin her ikisinin de görevlendirilebileceği gözetilerek eşi Bakanlık bünyesinde sözleşmeli statüde çalışan personelin aile birliği mazeretine bağlı olarak yer değişikliği talebinde bulunmasına imkân tanınması makul görülebilir. Bu bağlamda söz konusu gruplar arasında da öngörülen farklı uygulamanın nesnel ve makul bir nedene dayandığı anlaşılmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu itibarla kuralda eşi sözleşmeli kamu personeli olan sözleşmeli sağlık personelinin yer değişikliği talebinde bulunmasının tamamen imkânsız kılınmadığı, yalnızca bulunduğu yerde üç yıl çalışma koşuluna bağlandığı gözetildiğinde farklı uygulamalarda öngörülen amaç ile söz konusu muameleler arasındaki dengenin bozulmadığı, bu yönüyle kuralla getirilen farklı uygulamaların orantısız olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla kuralda eşitlik ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 10., 13., 20., 41. ve 128. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">Engin YILDIRIM, Selahaddin MENTEŞ ve Kenan YAŞAR bu görüşe katılmamışlardır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>IV. HÜKÜM</strong></p>

<p style="text-align:justify">11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanun'un 62. maddesiyle eklenen 45/A maddesinin (3) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "...<i>kadrolu statüde</i>..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Engin YILDIRIM, Selahaddin MENTEŞ ile Kenan YAŞAR'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA 25/6/2026 tarihinde karar verildi.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;"></th>
   <th style="text-align: justify;"></th>
   <th style="text-align: justify;"></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başkan</strong> Kadir ÖZKAYA</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başkanvekili</strong> Basri BAĞCI</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başkanvekili</strong> İrfan FİDAN</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Engin YILDIRIM</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Rıdvan GÜLEÇ</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Recai AKYEL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Yusuf Şevki HAKYEMEZ</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Yıldız SEFERİNOĞLU</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Selahaddin MENTEŞ</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Kenan YAŞAR</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Ömer ÇINAR</td>
   <td style="text-align:justify"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Metin KIRATLI</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Şaban KAZDAL</td>
   <td style="text-align:justify"></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>KARŞIOY GEREKÇESİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Esas Sayısı : 2026/46<br />
Karar Sayısı : 2026/145</p>

<ol>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İtiraz konusu kural, 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanun'un 62. maddesiyle eklenen 45/A maddesinin (3) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "...<i>kadrolu statüde</i>..." ibaresidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kural, 663 sayılı KHK'nın 45/A maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme talebinde bulunabilmesini, eşinin diğer kamu kurum ve kuruluşunda "...<i>kadrolu statüde</i>..." çalışması şartına bağlamaktadır. Buna göre eşi aynı kamu kesiminde sözleşmeli statüde çalışan personel, aile birliği mazeretinden yararlanamamaktadır. Çoğunluk bu farklılığın kamu hizmetinin sürekliliği ve personel planlaması bakımından haklı bir nedene dayandığını kabul etmiştir. Aşağıda açıklanan gerekçelerle çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel ve aile hayatına saygı hakkı ile 41. maddede devlete yüklenen ailenin korunmasına ilişkin pozitif yükümlülük birlikte değerlendirildiğinde, kamu makamlarının aile bütünlüğünü gereksiz yere zedeleyen düzenlemelerden kaçınması ve aile yaşamının sürdürülebilmesini mümkün kılan tedbirleri alması gerekir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında da kamu görevlilerinin atama ve yer değiştirme işlemlerinde kamu yararı ile aile hayatına saygı hakkı arasında adil denge kurulmasının zorunlu olduğu sürekli olarak vurgulanmıştır. Bu ilkelerin norm denetiminde de gözetilmesi gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kuşkusuz sağlık hizmetinin sürekliliği meşru bir kamu yararıdır. Ancak meşru amacın varlığı tek başına temel haklara getirilen sınırlamayı Anayasa'ya uygun hâle getirmez. Ayrıca kullanılan aracın bu amaca ulaşmak bakımından gerekli ve orantılı olması gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kuralın esas aldığı ölçüt, hizmet ihtiyacı veya personel planlaması değil, eşin istihdam statüsüdür. Oysa aile hayatı üzerindeki etki bakımından eşin kadrolu veya sözleşmeli statüde çalışmasının herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Her iki durumda da aile aynı ölçüde ayrı kalmaktadır. Buna rağmen yalnızca statü farklılığını esas alarak bir gruba aile birliği mazereti tanınırken diğer grubun tamamen kapsam dışında bırakılması, aile hayatına yapılan müdahaleyi ağırlaştırmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Çoğunluk, sözleşmeli personelin sözleşmesinin yenilenmeyebileceği ve bu nedenle yer değiştirme talebine dayanak oluşturan sebebin ortadan kalkabileceği gerekçesine dayanmıştır. Ancak temel hakların kullanılmasının ileride gerçekleşmesi muhtemel ihtimaller üzerinden sınırlandırılması ölçülülük ilkesiyle bağdaşmaz. Üstelik sözleşmeli personelin görevine devam ettiği sürece aile bütünlüğüne yönelik müdahale kadrolu personel bakımından doğan sonuçla aynıdır. Varsayımsal ihtimaller, mevcut ve ağır müdahaleyi haklı gösteremez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Çoğunluk ayrıca kişinin kamu görevine kendi isteğiyle girdiğini, sözleşmeyi imzalarken belirli bir süre yer değişikliği talebinde bulunamayacağını bildiğini ve bu nedenle katlandığı külfetin ölçüsüz sayılamayacağını kabul etmektedir. Bu değerlendirme isabetli değildir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Temel hak ve özgürlüklerden yararlanılması, kişinin kamu görevine kendi iradesiyle girmiş olmasına bağlanamaz. Bir kamu görevini tercih etmek, Anayasa'nın güvence altına aldığı aile hayatına saygı hakkından veya bu hakkın korunmasını isteme güvencesinden peşinen vazgeçildiği anlamına gelmez. Anayasal haklar, kamu hizmetine girilmesiyle ortadan kalkan veya kapsamı idarenin tek taraflı belirlemesine bırakılan haklar değildir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Nitekim Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarında da kamu görevlilerinin atama ve yer değiştirme işlemlerinde kamu hizmetinin gerekleri ile aile hayatına saygı hakkı arasında her somut olayda adil bir denge kurulmasını zorunlu görmektedir. Kamu görevlisinin statüsü, bu dengeleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı gibi daha hafif müdahale araçlarının araştırılması zorunluluğunu da bertaraf etmez. Bu nedenle kişinin göreve başlarken bazı sınırlamaları öngörmüş veya kabul etmiş olması, kuralın ölçülülük denetiminden bağışık tutulmasını haklı göstermez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Öte yandan kamu hizmetinin gerektirdiği personel planlaması, somut olayın özellikleri dikkate alınarak da sağlanabilir. Boş pozisyonun bulunması, hizmet ihtiyacı, personel dengesi ve benzeri unsurlar değerlendirilerek idareye takdir yetkisi tanınması mümkün iken, yalnızca eşin statüsünü esas alan kategorik bir yasak öngörülmesi aynı amaca ulaşabilecek daha hafif araçlar bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle kural gereklilik ve orantılılık alt ilkelerini karşılamamaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kural ayrıca Anayasa'nın 10. maddesi yönünden de sorunludur. Kuralın da yer aldığı (3) numaralı fıkrada, eşlerden her ikisinin Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli olarak çalışması veya eşlerden birinin sözleşmeli, diğerinin ise Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında ya da diğer bir kamu kuruluşunda kadrolu statüde istihdam edilmesi hâlinde aile birliği mazeretine dayalı yer değiştirme talebinde bulunulmasına imkân tanınmaktadır. Buna karşılık, eşlerden birinin diğer bir kamu kuruluşunda sözleşmeli olarak çalışması hâlinde bu imkândan yararlanma hakkı tanınmamaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Eşi başka bir kamu kurumunda sözleşmeli olarak çalışan sözleşmeli sağlık personeli ile eşi yukarıda belirtilen statülerde çalışan sözleşmeli sağlık personelinin, aile birliğinin korunması bakımından aynı hukuki durumda bulunduğunda şüphe yoktur. Aralarındaki tek fark, eşin istihdam statüsü ve çalıştığı kamu kurumudur.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Çoğunluk kararında, kamu hizmetlerinde sürekliliğin sağlanması amacıyla sözleşmeli personelin yer değişikliği talebinin belli bir disipline bağlanabileceği; eşlerin her ikisinin de Bakanlık bünyesinde sözleşmeli olarak çalışması hâlinde ise Bakanlığın personel planlaması yaparak ihtiyaç duyulan bölgelerde eşlerin her ikisini de görevlendirebileceği belirtilerek söz konusu gruplar arasında öngörülen farklı uygulamanın nesnel ve makul bir nedene dayandığı kabul edilmiştir. Ancak bu gerekçe, aile hayatına yapılan müdahale yönünden söz konusu farklı muameleyi haklı kılmaya yeterli değildir. Nitekim eşlerin farklı kamu kurumlarında sözleşmeli olarak çalışmaları hâlinde de ilgili kurumlar arasında koordinasyon sağlanmak suretiyle hizmet ihtiyacı ve personel planlaması gözetilerek her iki eşin ihtiyaç duyulan bölgelerde görevlendirilmesi mümkündür. Dolayısıyla kural, benzer durumda bulunan kişiler arasında haklı gösterilemeyen farklı bir muamele oluşturmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın koruduğu aile hayatı, kamu personel rejiminin değişken statülerine göre daha dar veya daha geniş koruma gören bir hak değildir. Hakka tanınan anayasal güvence, kadrolu veya sözleşmeli statü ayrımından bağımsız olarak aynı yoğunlukta geçerlidir. Kanun koyucunun yaptığı ayrım, kamu hizmetinin gereklerinden çok istihdam rejiminin teknik farklılıklarına dayanmakta; bu nedenle temel hakkın özüne dokunan ölçüsüz bir sınırlama niteliği taşımaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle "...<i>kadrolu statüde</i>..." ibaresinin Anayasa'nın 10., 13., 20. ve 41. maddelerine aykırı olduğu kanaatiyle çoğunluk kararına iştirak edilmemiştir.</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">Üye Engin YILDIRIM · Üye Selahaddin MENTEŞ · Üye Kenan YAŞAR</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/aymden-sozlesmeli-saglik-personeli-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/anaysa.jpg" type="image/jpeg" length="25381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027 yılı memur geçici görevde konaklama ücretleri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-memur-gecici-gorevde-konaklama-ucretleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-memur-gecici-gorevde-konaklama-ucretleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 yılı memurların ve denetim elemanlarının geçici görevde 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 33. maddesinin (b) ve (d) fıkralarında belirtilen oranlara göre konaklama giderleri]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>2027 Harcırah Gündeliklerine Göre Konaklama Ücretleri Hesaplaması</h1>

<p>2027 yılı Bütçe Kanunda yer alan gündelik tutarları çerçevesinde 2027 yılında memurların geçici görevde alabilecekleri konaklama bedellerini 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 33. maddesinin (b) ve (d) fıkralarında belirtilen oranlara göre konaklama giderlerini hesaplayabiliriz.</p>

<p>Buna göre denetim elemanlarının konaklama giderlerinde 33/b kapsamında: %90 artırımlı tutarı, yani gündeliğin 1,9 katı.</p>

<p>Memurlarda ise 33/d kapsamında: İlk 10 gün için gündeliğin %60 artırımlı tutarı, sonraki 80 gün için gündeliğin %50'si ve takip eden 90 gün için gündeliğin %40'ı. konaklama gideri olarak ödenebilir. Burada yer alan tutarlar üst tutarlar olup fatura tutarı burada yer alan rakamlardan daha aşağı ise fatura tutarı kadar ödeme yapılır.</p>

<h2><strong>2027 yılı memurlara geçici görevde yapılacak konaklama gider ödeme tutarları </strong></h2>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Memur grubu</p>
   </th>
   <th>
   <p>Gündelik</p>
   </th>
   <th>
   <p>İlk 10 gün (%160)</p>
   </th>
   <th>
   <p>Takip eden 80 gün (%50)</p>
   </th>
   <th>
   <p>Sonraki 90 gün (%40)</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Ek göstergesi 8.000 ve üzeri</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.210 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.936 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>605 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>484 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Ek göstergesi 6.400–8.000 arası</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.200 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.920 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>600 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>480 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Ek göstergesi 3.600–6.400 arası</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.190 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.904 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>595 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>476 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Aylık/kadro derecesi 1–4</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.170 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.872 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>585 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>468 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Aylık/kadro derecesi 5–15</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.160 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.856 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>580 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>464 TL</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Not: İlk 10 gün için gündeliğin %60 artırımlı tutarı, yani 1,6 katı esas alınmıştır. Diğer dönemlerde gündeliğin sırasıyla %50'si ve %40'ı hesaplanmıştır.</p>

<h2>Önemli açıklama</h2>

<p>Fiilen ödenecek konaklama bedeli, ilgili kanun hükmündeki şartlara ve belgelendirilen gerçek konaklama giderine tabidir; tabloda yer alan tutarlar her durumda otomatik olarak ödenecek sabit otel ücreti anlamına gelmez.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-memur-gecici-gorevde-konaklama-ucretleri</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/otel.jpg" type="image/jpeg" length="27352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027 Yılı M Cetveli Pansiyon Ücretleri Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-m-cetveli-pansiyon-ucretleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-m-cetveli-pansiyon-ucretleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 yılı M Cetveli pansiyon ücretleri belli oldu. İlkokul, ortaokul ve liselerde 68 bin TL, özel eğitim okullarında 89 bin TL, mesleki eğitim kurumlarında 75 bin TL ücret öngörülüyor. 2027 M Cetveli, pansiyon ücretleri, Milli Eğitim Bakanlığı, okul ücretleri, bütçe kanunu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">2027 Yılı M Cetveli Pansiyon Ücretleri Belli Oldu! İşte Okul Türlerine Göre Yeni Tarifeler</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>2027 yılı M Cetveli pansiyon ücretleri açıklandı.</strong> 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nde yer alan düzenlemeye göre, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının pansiyon ücreti 68.000 TL, özel eğitim okullarının pansiyon ücreti 89.000 TL, mesleki ve teknik eğitim kurumlarının pansiyon ücreti ise 75.000 TL olarak belirlendi.</p>

<h2 style="text-align:justify">2027 yılı okul pansiyon ücretleri ne kadar?</h2>

<p style="text-align:justify">2027 yılında uygulanması öngörülen pansiyon ücretleri, okul türlerine göre farklılık gösteriyor. Bütçe teklifinde yer alan M Cetveli'ne göre ilkokul, ortaokul ve genel lise düzeyindeki kurumlar ile özel eğitim ve mesleki eğitim kurumları için ayrı ücretler öngörülüyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">2027 yılı M Cetveli pansiyon ücretleri tablosu</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th style="text-align:justify">Okul türü ve kademesi</th>
   <th style="text-align:justify">2027 yılı pansiyon ücreti</th>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">İlköğretim kurumları (ilkokul, ortaokul, yatılı ortaokullar ve imam hatip okulları)</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>68.000 TL</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">İlköğretim kurumları (özel eğitim okulları)</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>89.000 TL</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Ortaöğretim kurumları (genel liseler, güzel sanatlar ve spor liseleri ile imam hatip liseleri)</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>68.000 TL</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları (3308 sayılı Kanun kapsamındaki okullar)</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>75.000 TL</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2 style="text-align:justify">İlkokul ve ortaokul pansiyon ücreti 68 bin TL oldu</h2>

<p style="text-align:justify">2027 yılı için ilköğretim kurumları kapsamında yer alan ilkokul, ortaokul, yatılı ortaokul ve imam hatip okullarının pansiyon ücreti 68.000 TL olarak öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Genel liseler, güzel sanatlar ve spor liseleri ile imam hatip liselerinin pansiyon ücretleri de aynı tutarda, 68.000 TL olarak belirlendi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Özel eğitim okullarının pansiyon ücreti 89 bin TL</h2>

<p style="text-align:justify">2027 yılı M Cetveli'nde en yüksek pansiyon ücreti özel eğitim okulları için öngörüldü. Buna göre ilköğretim kapsamındaki özel eğitim okullarının pansiyon ücreti 89.000 TL olacak.</p>

<h2 style="text-align:justify">Mesleki ve teknik eğitim okullarının pansiyon ücreti 75 bin TL</h2>

<p style="text-align:justify">3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında bulunan mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarının 2027 yılı pansiyon ücreti 75.000 TL olarak öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Bu tutar, ilköğretim ve genel ortaöğretim kurumları için belirlenen 68.000 TL'lik pansiyon ücretinden 7.000 TL daha yüksek.</p>

<h2 style="text-align:justify">2027 yılı M Cetveli nedir?</h2>

<p style="text-align:justify">M Cetveli, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ekleri arasında yer alan ve ilgili kamu hizmetlerine ilişkin çeşitli ücret ve tarifeleri düzenleyen cetvellerden biridir. Okul pansiyon ücretleri de ilgili bütçe düzenlemesinde okul türlerine göre gösterilmektedir.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEB MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-m-cetveli-pansiyon-ucretleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/03/meb-den-milli-bayramlarda-ek-ders-gorusu-h27084-643a0.webp" type="image/jpeg" length="21759"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDK’dan Doktora Verilen Uyarma Cezası Kararı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/kdkdan-doktora-verilen-uyarma-cezasi-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/kdkdan-doktora-verilen-uyarma-cezasi-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KDK, icap nöbetinde konsültasyon talebine cevap veremediği gerekçesiyle uyarma cezası verilen doktorun cezanın kaldırılması talebini reddetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">KDK’dan İcap Nöbetinde Konsültasyona Cevap Vermeyen Doktora Verilen Uyarma Cezasına İlişkin Karar</h1>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu, icap nöbetinde konsültasyon talebine cevap veremediği gerekçesiyle uyarma cezası verilen doktorun başvurusunu reddetti. Kurum, disiplin soruşturmasının zamanaşımı süresi içinde yürütüldüğünü ve cezada hukuka aykırılık tespit edilmediğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), Başkale Devlet Hastanesinde görev yapan bir doktor hakkında, icap nöbeti sırasında konsültasyon talebine ulaşılamaması nedeniyle verilen uyarma disiplin cezasının kaldırılması talebini reddetti.</p>

<h2 style="text-align:justify">Olayın geçmişi</h2>

<p style="text-align:justify">Karara konu olayda, 16 Mart 2026 tarihinde Başkale Devlet Hastanesi Acil Servisine başvuran bir hastada diyabetik ketoasidoz tablosundan şüphelenilmesi üzerine hastanın sevki veya yatışı açısından ilgili uzman hekimden konsültasyon talep edildi. Ancak ilgili hekime telefonla ulaşılamadı ve hastanın sevk edildiği belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">İlgili doktor, ifadesinde sisteme erişim sağlayamadığını ve telefonunun bozuk olması nedeniyle konsültasyon talebinde bulunan hekimi arayamadığını bildirdi. İdare tarafından ise telefonun bozuk olmasının gerekli önlemlerin alınmamasını haklı göstermeyeceği, gerektiğinde icap değişikliği talep edilmesi gerektiği değerlendirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Doktor hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/A-a maddesinde düzenlenen, verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında ve görevle ilgili araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık gösterme veya düzensiz davranma fiili nedeniyle uyarma cezası uygulandı.</p>

<p style="text-align:justify">Doktorun cezaya yaptığı itiraz, Van İl Disiplin Kurulunun 1 Temmuz 2026 tarihli kararıyla reddedildi. Bunun üzerine cezanın hukuka, hakkaniyete ve iyi yönetim ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülerek KDK’ya başvuruldu.</p>

<h2 style="text-align:justify">KDK’nın değerlendirmesi</h2>

<p style="text-align:justify">KDK, disiplin soruşturmasına ilişkin işlem tarihlerini inceledi. Fiilin 16 Mart 2026 tarihinde gerçekleştiği ve aynı gün öğrenildiği; 18 Mart 2026 tarihinde soruşturma yapılması ve muhakkik tayini talebinin iletildiği; 26 Mart 2026 tarihinde muhakkikin belirlendiği; 3 Nisan 2026 tarihinde başvuranın savunmasının alındığı ve 4 Haziran 2026 tarihinde disiplin cezasının tebliğ edildiği tespit edildi.</p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127’nci maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede, disiplin soruşturmasının bir aylık süre içinde başlatıldığı ve cezanın fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde verildiği sonucuna ulaşıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Kurum ayrıca soruşturma kapsamında ilgililerin ve tanıkların ifadelerinin alındığını, soruşturmacı tarafından uyarma cezası önerildiğini ve disiplin amirince tesis edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğini belirtti.</p>

<h2 style="text-align:justify">Karar: Başvuru reddedildi</h2>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu, Başkale Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından 4 Haziran 2026 tarihinde verilen uyarma disiplin cezasının kaldırılması talebinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda, ret kararının başvuran vekiline tebliğinden itibaren durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye devam edeceği ve kalan süre içinde görevli ve yetkili mahkemelerde yargı yoluna başvurulabileceği belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">Karar bilgileri: KDK’nın 20 Ekim 2026 tarihli, 2026/21665-S.26.29706 sayılı ret kararı. Başvuru numarası: 2026/18528. Karar, Kamu Başdenetçisi Mehmet AKARCA tarafından verildi.</p>

<hr />
<h1 style="text-align:justify">KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KARARININ TAM METNİ</h1>

<p style="text-align:justify">T.C. Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık)</p>

<p style="text-align:justify">Sayı: 2026/21665-S.26.29706<br />
Başvuru No: 2026/18528<br />
Karar Tarihi: 20/10/2026</p>

<h2 style="text-align:justify">RET KARARI</h2>

<p style="text-align:justify">Başvuran: Kişisel bilgiler kararda maskelenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Başvuran Vekili / Temsilcisi: Kişisel bilgiler kararda maskelenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Başvuruya Konu İdare: Van Valiliği</p>

<p style="text-align:justify">Başvurunun Konusu: Uyarma disiplin cezasına itiraz hakkındadır.</p>

<p style="text-align:justify">Başvuru Tarihi: 23/07/2026</p>

<h2 style="text-align:justify">I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ</h2>

<p style="text-align:justify">1. Başvuran vekili, müvekkilinin Başkale Devlet Hastanesinde görev yaptığını, Van Başkale Devlet Hastanesi Acil Servisine başvuran hastanın konsültasyon sürecinde yaşanan iletişim aksaklığı iddiasıyla müvekkili hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde uyarma cezası verildiğini ifade ederek Başkale Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından tesis edilen “Uyarma” disiplin cezasının iptalini talep etmektedir.</p>

<h2 style="text-align:justify">II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI</h2>

<p style="text-align:justify">2. Kurumumuzun bilgi ve belge talebine istinaden, Van Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen 01.09.2026 tarihli ve E-42927060-903.08.02-326935716 sayılı yazı ve eklerinde özetle; ilgiliye verilen disiplin cezasının, soruşturmacı tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen rapora dayalı olarak teklif edildiği, ilgilinin itirazı sonucunda İl Disiplin Kurulu tarafından dosya üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda itirazın reddine karar verildiği, dolayısıyla disiplin cezasının kaldırılma talebinin uygun olmadığına karar verildiği belirtilmiştir.</p>

<h2 style="text-align:justify">III. İLGİLİ MEVZUAT</h2>

<p style="text-align:justify">3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;</p>

<p style="text-align:justify">3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,</p>

<p style="text-align:justify">3.2. “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129’uncu maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">“Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.</p>

<p style="text-align:justify">Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. (Değişik üçüncü fıkra: 7/5/2010-5982/13 md.). Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.”,</p>

<p style="text-align:justify">4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında;</p>

<p style="text-align:justify">“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,</p>

<p style="text-align:justify">5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;</p>

<p style="text-align:justify">5.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125’inci maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:</p>

<p style="text-align:justify">A - Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.</p>

<p style="text-align:justify">Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:</p>

<p style="text-align:justify">a. Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,…”,</p>

<p style="text-align:justify">5.2. “Zamanaşımı” başlıklı 127’nci maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">“Bu Kanunun 125’inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;</p>

<p style="text-align:justify">a. Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,</p>

<p style="text-align:justify">b. Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,</p>

<p style="text-align:justify">Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.</p>

<p style="text-align:justify">Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,</p>

<p style="text-align:justify">5.3. “Savunma hakkı” başlıklı 130’uncu maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">“Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmıyan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”,</p>

<p style="text-align:justify">5.4. “İtiraz” başlıklı 135’inci maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">“Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.</p>

<p style="text-align:justify">İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.</p>

<p style="text-align:justify">İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.</p>

<p style="text-align:justify">İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.” düzenlemelerine yer verilmiştir.</p>

<h2 style="text-align:justify">IV. KAMU DENETÇİSİ ŞERİF YILMAZ’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ</h2>

<p style="text-align:justify">6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.</p>

<h2 style="text-align:justify">V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE</h2>

<h3 style="text-align:justify">A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme</h3>

<p style="text-align:justify">7. Başvuran temsilcisi, başvuran hakkında Başkale Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından tesis edilen 04.06.2026 tarihli ve E-…-…-… sayılı “Uyarma” disiplin cezasının ve bu cezaya karşı yapılan itirazın reddine dair Van İl Disiplin Kurulunun 01.07.2026 tarihli ve … Esas, … Karar sayılı işleminin; hukuka, hakkaniyete ve iyi yönetim ilkelerine aykırılığı nedeniyle iptalini talep etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">8. Dosya kapsamında yapılan incelemede;</p>

<p style="text-align:justify">8.1. 16.03.2026 tarihinde Başkale Devlet Hastanesi Acil Servisine başvuran … isimli hastanın yapılan değerlendirmesinde diyabetik ketoasidoz tablosu düşünülerek sevki veya yatışı açısından … Uzmanı Dr. … üzerinden konsültasyon talebi oluşturulduğu ve telefonla ulaşılmaya çalışıldığı, ancak kendisine ulaşılamadığı,</p>

<p style="text-align:justify">8.2. Acilde görevli pratisyen hekimlerin ifadelerinde özetle, icapçı … Uzmanı Dr. …’e ulaşılmadığı ve hastayı sevk ettiklerinin belirtildiği,</p>

<p style="text-align:justify">8.3. … Uzmanı Dr. …’ın konuyla ilgili verdiği ifadede sisteme erişim sağlayamadığını, telefonun bozuk olması sebebiyle de konsültasyon talebinde bulunan hekimi arayamadığını söylediği; fakat telefonunun bozuk olmasının mazur görülemeyeceği, telefonu bozuk ise bunun önleminin alınması gerektiği ve gerekirse icap değişikliği talebinde bulunması gerektiği, bu sebeplerden … Uzmanı Dr. …’ın görevi için gereken önem ve hassasiyeti göstermediği kanaatinin hasıl olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">8.4. Başvuranın, DMK’nın 125’inci maddesinin A fıkrasının a bendi gereğince “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak” fiilini işlediğinin tespit edildiğinden uyarma cezası ile cezalandırıldığı,</p>

<p style="text-align:justify">8.5. Başvuran tarafından bahsi geçen cezaya itiraz edildiği, Van İl Disiplin Kurulunun 01.07.2026 tarihli ve … Esas sayılı kararında; … Uzmanı Dr. …’a isnat edilen fiilin dosyadaki bilgi, belge ve somut delillerle sübuta erdiği, soruşturma sürecinde usul ve esas yönünden herhangi bir eksiklik bulunmadığı ve disiplin amirince tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu göz önünde bulundurularak itirazın reddine oy çokluğu ile karar verildiği anlaşılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">9. Danıştay 12. Dairesinin 23.03.2011 tarihli ve E.2008/857, K.2011/1319 sayılı kararında;</p>

<p style="text-align:justify">“Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurallar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.” denilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">10. Somut olayda; disiplin cezasına konu fiilin 16.03.2026 tarihinde gerçekleştiği, fiilin aynı gün Başhekimlik tarafından öğrenildiği, 18.03.2026 tarihinde Başhekimlik tarafından konu hakkında soruşturma yapılması ve muhakkik tayini talebini içeren yazının Van Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne iletildiği, 26.03.2026 tarihinde muhakkikin belirlendiği, 03.04.2026 tarihinde başvuranın savunmasının alındığı, 11.05.2026 tarihinde başvuranın son savunmasının istendiği, 15.05.2026 tarihinde başvuranın savunmasını ilettiği, 04.06.2026 tarihinde cezanın başvurana tebliğ edildiği, 05.06.2026 tarihinde uyarma disiplin cezasına başvuran tarafından itiraz edildiği, 01.07.2026 tarihinde ise itirazın reddine karar verildiği dikkate alınarak 657 sayılı Kanunun 127’nci maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede; fiilin işlendiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlandığı, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde de disiplin cezasının verildiği, dolayısıyla mevzuatla öngörülen süreler dikkate alınarak zamanaşımı süresi içinde idare tarafından işlem tesis edilmiş olduğu görülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">11. Diğer taraftan; inceleme/soruşturma sürecinde hakkında inceleme yapılanların ve tanıkların ifadeleri alınarak değerlendirilmesi sonucunda incelemeci/soruşturmacı tarafından uyarma disiplin cezası önerildiği, disiplin amiri tarafından da başvuran hakkında işlediği fiilin karşılığı olarak teklif edilen 657 sayılı Kanunun 125/A-a maddesi gereğince uyarma cezasının aynen uygulanması ve bir alt ceza uygulamasına yer olmadığı yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.</p>

<p style="text-align:justify">12. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Başkale Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından tesis edilen 04.06.2026 tarihli ve E-35845300-903.08.02-316517696 sayılı “Uyarma” disiplin cezasının kaldırılması talebinin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.</p>

<h3 style="text-align:justify">B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme</h3>

<p style="text-align:justify">13. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği görülmüştür.</p>

<h2 style="text-align:justify">VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</h2>

<p style="text-align:justify">14. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu ret kararının başvuran vekiline tebliğ tarihinden itibaren durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup varsa dava açma süresinden arta kalan sürede görevli ve yetkili mahkemelerde yargı yolu açıktır.</p>

<h2 style="text-align:justify">VII. KARAR</h2>

<p style="text-align:justify">Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,</p>

<p style="text-align:justify">Kararın BAŞVURAN VEKİLİNE ve VAN VALİLİĞİNE tebliğine,</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Mehmet AKARCA<br />
Kamu Başdenetçisi</p>

<p style="text-align:justify"><i>Not: Yukarıdaki karar metni, yüklenen PDF’de okunabilen metin esas alınarak aktarılmıştır. PDF’de başvuranın ve bazı kişilerin kimlik bilgileri ile bazı işlem numaraları maskeli olduğundan bu alanlar tamamlanmamıştır.</i></p>

<p style="text-align:justify">Başlığı daha tarafsız ve kısa yapHaberi karar metninden net ayır</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/kdkdan-doktora-verilen-uyarma-cezasi-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/images.png" type="image/jpeg" length="33672"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20 Ekim 2026 tarihli atama kararları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/20-ekim-2026-tarihli-atama-kararlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/20-ekim-2026-tarihli-atama-kararlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmî Gazete’de yayımlanan 14 Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla bakanlıklar ve kamu kurumlarında yeni atamalar yapılırken bazı yöneticiler görevden alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">20 Ekim 2026 Tarihli Atama Kararları Yayımlandı</h1>

<p style="text-align:justify">20 Ekim 2026 tarihli ve 33406 sayılı Resmî Gazete’de Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama ve görevden alma kararları yayımlandı.</p>

<p style="text-align:justify">Yayımlanan kararlar kapsamında Adli Tıp Kurumu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Millî Piyango İdaresi, Sermaye Piyasası Kurulu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Millî Eğitim Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığında çeşitli atama ve görevden alma işlemleri gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Kararlar, 19 Ekim 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığı Atama Kararlarının Tam Metni</h2>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/342</strong></p>

<p style="text-align:justify">Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcılığına, Adli Tıp Beşinci İhtisas Kurulu Adli Tıp Üyesi Uzm. Dr. Ali Ulvi ÇALIK, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 5 inci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/343</strong></p>

<p style="text-align:justify">Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulu Adli Tıp Üyeliğine, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 26 ncı maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Uzm. Dr. Refik AKMAN atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/344</strong></p>

<p style="text-align:justify">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Yakup GÜMÜŞ atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/345</strong></p>

<p style="text-align:justify">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kırıkkale İl Müdürü Çiğdem AÇIKYILDIZ KAZEL, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/346</strong></p>

<p style="text-align:justify">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Muğla İl Müdürü Ömer BOLAT, Muş İl Müdürü Yusuf AKKAYA ve Afyonkarahisar İl Müdürü Merih KARAYOL görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı Bakanlıkta;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdür Yardımcılığına Barış Ecevit AKGÜN,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdür Yardımcılığına Sakarya İl Müdürü Nedim ARSAL,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sakarya İl Müdürlüğüne Hasan Mehmet KUYUMCU,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Balıkesir İl Müdürlüğüne Bolu İl Müdürü Oğuzhan KURT,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bolu İl Müdürlüğüne Abdullah YENİGÜN,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kayseri İl Müdürlüğüne Denizli İl Müdürü Mehmet Fatih Namık ÖZTÜRK,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Denizli İl Müdürlüğüne Ertuğrul YILDIRIM,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Karaman İl Müdürlüğüne Özgür SOMUNCU,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Muğla İl Müdürlüğüne Yusuf SARIKAYA,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Muş İl Müdürlüğüne Murat TURAN,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kocaeli İl Müdürlüğüne Mesut ÖNEM,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Ordu İl Müdürlüğüne Kastamonu İl Müdürü Oktay MARŞAP,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kastamonu İl Müdürlüğüne Resul DEVECİ,</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/347</strong></p>

<p style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcılığına, Strateji ve Bütçe Başkanlığı Başkan Yardımcısı Kutluhan TAŞKIN, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci ve 3 üncü maddeleri gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/348</strong></p>

<p style="text-align:justify">Gelir İdaresi Başkanlığına Şinasi CANDAN atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Gelir İdaresi Başkan Yardımcılıklarına Kaan KASIM, Zekayi ÇENGE ve Hüseyin AZİLİ; Gelir İdaresi Başkanlığı Daire Başkanlığına ise Ferhat DİNÇER atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Atamalar, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci ve 3 üncü maddeleri gereğince yapılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/349</strong></p>

<p style="text-align:justify">Millî Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünde;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Yönetim Kurulu Üyeliğine Hikmet YILDIRIM,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Genel Müdür Yardımcılığına ve Yönetim Kurulu Üyeliğine Salih ERCAN,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Birinci Hukuk Müşavirliğine Nigar GENÇ,</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 287 nci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/350</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Mahmut SÜTÇÜ, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 119 uncu maddesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 35 inci maddesi ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/351</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı İbrahim Ömer GÖNÜL, 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 35 inci maddesi ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/352</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürü Zekeriya ÜNAL, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/353</strong></p>

<p style="text-align:justify">Adana Vakıflar Bölge Müdürü Lütfi KARABACAK, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/354</strong></p>

<p style="text-align:justify">Millî Eğitim Bakanlığı İnşaat ve Emlak Genel Müdür Yardımcılığına Fikri Erdem KÖKBAY, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/355</strong></p>

<p style="text-align:justify">Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcılığına Mahmut Musa TİMUR, Hukuk Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına ise Özge Umut EKER, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/20-ekim-2026-tarihli-atama-kararlari</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/atama-haberleri-genel-illustrasyon-55kb.jpg" type="image/jpeg" length="67865"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027 yılı belediye zabıta itfaiye maktu mesai ücretleri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-belediye-zabita-itfaiye-maktu-mesai-ucretleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-belediye-zabita-itfaiye-maktu-mesai-ucretleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 belediye itfaiye maktu mesai ücretleri 2027 bütçe kanunu k cetveli,]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">2027 Yılı Belediye Zabıta ve İtfaiye Maktu Mesai Ücretleri Ne Kadar Olacak?</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>2027 yılı belediye zabıta ve itfaiye personeli aylık maktu fazla çalışma ücretleri merak ediliyor.</strong> Belediyelerde görev yapan zabıta ve itfaiye personeline ödenen maktu mesai ücretleri; belediyenin nüfusuna ve büyükşehir statüsüne göre farklılık gösteriyor. Ödemeler, ilgili mevzuatta belirlenen üst sınırlar çerçevesinde belediye meclisi kararıyla belirleniyor.</p>

<p style="text-align:justify">2027 yılı için belediye maktu mesai ücretleri hesaplanırken, ilgili yılın resmî düzenlemesinde yer alan tutarların esas alınması gerekiyor. Aşağıdaki tablo, paylaşılan tutarları göstermekte olup <strong>2027 yılı için kesinleşmiş resmî ücret tarifesi olarak değerlendirilmemelidir.</strong></p>

<h2 style="text-align:justify">Belediye Maktu Mesai Ücretleri Nüfusa Göre Ne Kadar?</h2>

<p style="text-align:justify">Belediyelerde zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele ödenecek aylık maktu fazla çalışma ücretinin üst sınırı, en son yapılan resmî nüfus sayımına göre belediyenin nüfusu esas alınarak belirleniyor.</p>

<h3 style="text-align:justify">Belediye Maktu Mesai Ücretleri Tablosu</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th style="text-align:justify">Belediye nüfusu ve statüsü</th>
   <th style="text-align:justify">Aylık maktu mesai ücreti üst sınırı</th>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Nüfusu 10.000'e kadar olan belediyeler</td>
   <td style="text-align:justify">2.620 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Nüfusu 10.001–50.000 arasında olan belediyeler</td>
   <td style="text-align:justify">2.802 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Nüfusu 50.001–100.000 arasında olan belediyeler</td>
   <td style="text-align:justify">3.095 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Nüfusu 100.001–250.000 arasında olan belediyeler</td>
   <td style="text-align:justify">3.497 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Nüfusu 250.001–1.000.000 arasında olan belediyeler</td>
   <td style="text-align:justify">4.175 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Nüfusu 1.000.001'den fazla olan belediyeler</td>
   <td style="text-align:justify">4.853 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Ankara, İstanbul ve İzmir dışındaki diğer büyükşehir belediyelerinin sınırları içerisindekiler</td>
   <td style="text-align:justify">4.853 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyelerinin sınırları içerisindekiler</td>
   <td style="text-align:justify">6.443 TL</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"><i>Not: Tablodaki tutarlar, kullanıcı tarafından paylaşılan düzenlemedeki miktarlardır. 2027 yılına ait resmî artış ve üst sınırlar ayrıca doğrulanmalıdır.</i></p>

<h2 style="text-align:justify">Maktu Mesai Ücreti Kimlere Ödenir?</h2>

<p style="text-align:justify">Aylık maktu fazla çalışma ücreti; belediyeler ile bunlara bağlı, müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda, iktisadi işletmeler hariç olmak üzere, görevlerinin niteliği gereği normal çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın çalışan zabıta ve itfaiye personeline ödenir.</p>

<p style="text-align:justify">Ödemenin yapılabilmesi için personelin ilgili hizmetlerde fiilen çalışması ve ücretin belediye meclisi kararıyla belirlenmesi gerekir.</p>

<h2 style="text-align:justify">Maktu Mesai Ücreti Her Ay Ödenir mi?</h2>

<p style="text-align:justify">Aylık maktu fazla çalışma ücreti alan personele, aynı fazla çalışma karşılığında her ne ad altında olursa olsun ayrıca başka bir fazla çalışma ödemesi yapılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, mevzuatta belirtilen bazı durumlarda personel fiilen görev yapmasa da maktu mesai ücretinin ödenmesine devam edilir.</p>

<h3 style="text-align:justify">Maktu Mesai Ücretinin Ödenmeye Devam Ettiği Haller</h3>

<p style="text-align:justify">İlgili düzenlemeye göre aylık maktu fazla çalışma ücreti şu durumlarda ödenmeye devam edilir:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Görevin yapılması sırasında veya görevden dolayı yaralanma ve sakatlanma hallerinde tedavi süresince,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bir yıl içinde toplamı 30 günü geçmeyen hastalık izni sürelerinde,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İtfaiye hizmetlerinde çalışan personelin görevin yapılması sırasında veya görevden dolayı hastalanması halinde tedavi süresince,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Yurt içinde gerçekleştirilen hizmet içi eğitimlere katılma durumunda,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Geçici görevli olarak bulunulan sürelerde.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Bu durumlar dışında maktu mesai ücreti, fiilen çalışılan süreyle orantılı olarak ödenir.</p>

<h2 style="text-align:justify">2027 bütçesinde belediyelere ilişkin hükümler</h2>

<p style="text-align:justify">Aylık Maktu Fazla Çalışma Ücreti: 1- Belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda (iktisadi işletmeler hariç), görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele, belediye meclisi kararı ile tespit edilen tutar, fazla çalışma ücreti olarak maktuen ödenir. Ancak, bunlara ödenecek aylık fazla çalışma ücreti en son yapılan resmi nüfus sayımına göre belediye nüfusu; - 10.000’e kadar olanlar için 2.620 Türk lirasını, - 10.001’den 50.000’e kadar olanlar için 2.802 Türk lirasını, - 50.001’den 100.000’e kadar olanlar için 3.095 Türk lirasını, - 100.001’den 250.000’e kadar olanlar için 3.497 Türk lirasını, - 250.001’den 1.000.000’a kadar olanlar için 4.175 Türk lirasını, - 1.000.001’den fazla olanlar için 4.853 Türk lirasını, - Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyeleri dışındaki diğer büyükşehirlerin belediye sınırları içerisindekiler için 4.853 Türk lirasını, - Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehirler belediye sınırları içerisindekiler için 6.443 Türk lirasını, geçemez. 2- Aylık maktu fazla çalışma ücreti alanlara, her ne ad altında olursa olsun ayrıca fazla çalışmaya yönelik olarak başkaca bir ödeme yapılmaz. 3- Yukarıdaki hükümlere göre ödenecek aylık maktu fazla çalışma ücretleri; a) Görevin yapılması sırasında veya görevden dolayı yaralanma ve sakatlanma hallerinde tedavi süresince, b) Bir yılda toplamı 30 günü geçmeyen hastalık izni sürelerinde, c) İtfaiye hizmetlerinde çalışan personel için görevin yapılması sırasında veya görevden dolayı hastalanma hallerinde tedavi süresince, ç) Yurt içinde yapılacak hizmet içi eğitime katılma ve geçici görevli olarak bulunma durumlarında, 265ödenmeye devam olunur. Diğer hallerde ise, fiilen çalışıldığı sürece ve bu süre ile orantılı olarak ödenir.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAAŞ</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-belediye-zabita-itfaiye-maktu-mesai-ucretleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/01/pexels-rdne-7821685.jpg" type="image/jpeg" length="73428"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027 müfettiş denetmen kontrolör denetim harcırahları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-mufettis-denetmen-kontrolor-denetim-harcirahlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2027-mufettis-denetmen-kontrolor-denetim-harcirahlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 müfettiş denetmen kontrolör denetim harcırahları]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">2027 Müfettiş Denetim Harcırahları Ne Kadar? Türkiye, Bölge ve İl Düzeyinde Yeni Tutarlar</h1>

<p style="text-align:justify">1.210,00 TL esas alınarak denetim düzeylerine göre harcırah tutarları aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p style="text-align:justify">Denetim düzeyi</p>
   </th>
   <th>
   <p style="text-align:justify">Katsayı</p>
   </th>
   <th>
   <p style="text-align:justify">Hesaplama</p>
   </th>
   <th>
   <p style="text-align:justify">Harcırah tutarı</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify">Türkiye düzeyinde denetim</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1,3</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1.210 × 1,3</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1.573,00 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify">Bölge düzeyinde denetim</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1,1</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1.210 × 1,1</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1.331,00 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify">İl düzeyinde denetim</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">0,9</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1.210 × 0,9</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1.089,00 TL</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>2027 yılı müfettiş denetim harcırahları, 1.210 TL esas tutarı üzerinden yeniden hesaplandı.</strong> Belirlenen katsayılara göre Türkiye düzeyinde denetim yapanlar için 1.573 TL, bölge düzeyinde denetim yapanlar için 1.331 TL, il düzeyinde denetim yapanlar için ise 1.089 TL tutarında harcırah hesaplandı.</p>

<h2 style="text-align:justify">2027 Denetim Harcırahları Ne Kadar Oldu?</h2>

<p style="text-align:justify">Denetim faaliyetlerinin kapsamına göre farklılaştırılan harcırah tutarları, 1.210 TL esas tutarının ilgili katsayılarla çarpılmasıyla hesaplandı.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye düzeyinde denetimler için 1,3; bölge düzeyinde denetimler için 1,1; il düzeyinde denetimler için ise 0,9 katsayısı esas alındı.</p>

<h3 style="text-align:justify">2027 Müfettiş Denetim Harcırahları Tablosu</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th style="text-align:justify">Denetim düzeyi</th>
   <th style="text-align:justify">Katsayı</th>
   <th style="text-align:justify">Hesaplama</th>
   <th style="text-align:justify">Harcırah tutarı</th>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Türkiye düzeyinde denetim</td>
   <td style="text-align:justify">1,3</td>
   <td style="text-align:justify">1.210 × 1,3</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>1.573 TL</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Bölge düzeyinde denetim</td>
   <td style="text-align:justify">1,1</td>
   <td style="text-align:justify">1.210 × 1,1</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>1.331 TL</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">İl düzeyinde denetim</td>
   <td style="text-align:justify">0,9</td>
   <td style="text-align:justify">1.210 × 0,9</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>1.089 TL</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2 style="text-align:justify">Türkiye Düzeyinde Denetim Yapanlara 1.573 TL</h2>

<p style="text-align:justify">Türkiye genelinde denetim yapan müfettiş ve denetim elemanları için 1,3 katsayısı uygulandığında hesaplanan harcırah tutarı 1.573 TL oluyor. Bu tutar, üç denetim düzeyi arasında en yüksek hesaplanan miktar olarak öne çıkıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">Bölge Düzeyinde Denetim Harcırahı 1.331 TL</h2>

<p style="text-align:justify">Bölge düzeyinde denetim gerçekleştiren denetim elemanları için 1,1 katsayısı esas alındı. Buna göre 1.210 TL üzerinden yapılan hesaplama sonucunda harcırah tutarı 1.331 TL olarak hesaplandı.</p>

<h2 style="text-align:justify">İl Düzeyinde Denetim Harcırahı 1.089 TL</h2>

<p style="text-align:justify">İl düzeyinde denetim yapan müfettiş ve denetim elemanları için 0,9 katsayısı kullanıldı. Hesaplama sonucunda il düzeyinde denetim harcırahı 1.089 TL oldu.</p>

<h2 style="text-align:justify">Önceki Tutarlarla Yeni Hesaplama Arasındaki Fark</h2>

<p style="text-align:justify">Daha önce belirtilen tutarlar ile 1.210 TL esas tutarı üzerinden yapılan yeni hesaplama karşılaştırıldığında aşağıdaki farklar ortaya çıkıyor:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th style="text-align:justify">Denetim düzeyi</th>
   <th style="text-align:justify">Önceki tutar</th>
   <th style="text-align:justify">Yeni hesaplanan tutar</th>
   <th style="text-align:justify">Fark</th>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Türkiye düzeyi</td>
   <td style="text-align:justify">1.157 TL</td>
   <td style="text-align:justify">1.573 TL</td>
   <td style="text-align:justify">+416 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Bölge düzeyi</td>
   <td style="text-align:justify">979 TL</td>
   <td style="text-align:justify">1.331 TL</td>
   <td style="text-align:justify">+352 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">İl düzeyi</td>
   <td style="text-align:justify">801 TL</td>
   <td style="text-align:justify">1.089 TL</td>
   <td style="text-align:justify">+288 TL</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2 style="text-align:justify"></h2>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-mufettis-denetmen-kontrolor-denetim-harcirahlari</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/14772-1.jpg" type="image/jpeg" length="37651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027 yılında memurlara ödenecek harcırah yolluk tutarları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yilinda-memurlara-odenecek-harcirah-yolluk-tutarlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yilinda-memurlara-odenecek-harcirah-yolluk-tutarlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 yılı memur geçici görev sürekli görev gündelik harcırah yevmiyeler belli oldu,]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>2027 yılında memurlara ödenecek harcırah yolluk tutarları</strong></p>

<p style="text-align:justify">2027 yılı bütçesinin meclise sunulması ile birlikte 2027 yılında memurların alacakları gündelik harcırah miktarları belli oldu .2027 yılı h cetvelinde yer alan tutarlara göre gündelik olarak en fazla 1260  TL en az ise 1160  TL gündelik ödenecek. Denetim elemanlarının 1,3 kat 1,1 kat ve 0,9 kat üzerinden alacakları denetim harcırahı ise 1.210  TL rakamı baz alınarak hesaplanacak. Ayrıca memurların geçici görevde konaklama bedeli ödemeleri durumunda da 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre yatacak yer temini için ödenecek ücretlerin hesabında gündeliklerinin %90 artırımlı miktarı, (d) fıkrasına göre yapılacak ödemelerde ise görevlendirmenin ilk 10 günü için gündeliklerinin%60 artırımlı miktarı, takip eden 80 günü için gündeliklerinin %50 si, müteakip 90 günü için ise müstehak oldukları gündeliklerinin%40’ı esas alınacak.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">H CETVELİ 10/2/1954 TARİHLİ VE 6245 SAYILI HARCIRAH KANUNU HÜKÜMLERİ UYARINCA VERİLECEK GÜNDELİK VE TAZMİNAT TUTARLARI</p>

<p style="text-align:justify">I-Yurt İçinde Verilecek Gündelikler (Madde : 33)</p>

<p style="text-align:justify">A-a) TBMM başkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcıları <span style="color:#e74c3c"><strong>1260</strong></span></p>

<p style="text-align:justify">b)Anayasa Mahkemesi Başkanı, Bakanlar, Genelkurmay Başkanı, Milletvekilleri, Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Sahil Güvenlik Komutanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, Orgeneraller, Oramiraller, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Sayıştay Başkanları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Diyanet İşleri ve Yükseköğretim Kurulu Başkanları, Kamu Başdenetçisi  <span style="color:#e74c3c"><strong>1230 </strong></span></p>

<p style="text-align:justify">B-Memur ve Hizmetlilerden;</p>

<p style="text-align:justify">a)Ek göstergesi 8000 ve daha yüksek olan kadrolarda bulunanlar (2)  <span style="color:#e74c3c"><strong>1210 </strong></span></p>

<p style="text-align:justify">b)Ek göstergesi 6400 (dahil) - 8000 (hariç) olan kadrolarda bulunanlar <span style="color:#e74c3c">1200</span></p>

<p style="text-align:justify">c)Ek göstergesi 3600 (dahil) - 6400 (hariç) olan kadrolarda bulunanlar <span style="color:#e74c3c"><strong>1190</strong></span></p>

<p style="text-align:justify">d)Aylık/kadro derecesi 1-4 olanlar <span style="color:#e74c3c"><strong>1170</strong></span></p>

<p style="text-align:justify">e)Aylık/kadro derecesi 5-15 olanlar <span style="color:#e74c3c"><strong>1160</strong></span> </p>

<p style="text-align:justify">(1) 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre yatacak yer temini için ödenecek ücretlerin hesabında gündeliklerinin %90 artırımlı miktarı, (d) fıkrasına göre yapılacak ödemelerde ise görevlendirmenin ilk 10 günü için gündeliklerinin%60 artırımlı miktarı, takip eden 80 günü için gündeliklerinin %50 si, müteakip 90 günü için ise müstehak oldukları gündeliklerinin%40’ı esas alınır.</p>

<p style="text-align:justify">(2) 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre verilecek gündeliklerin hesabında bu tutar esas alınır.</p>

<p style="text-align:justify">II- Arazi Üzerinde Çalışanlara Verilecek Tazminatlar (Madde 50) 50 nci Maddenin 1, 2, 3, 4 ve 5 inci Bentlerinde Yer Alan Personel :</p>

<p style="text-align:justify">a) Kadro derecesi 1-4 olanlar  <span style="color:#e74c3c"><strong>180 </strong></span></p>

<p style="text-align:justify">b) Kadro derecesi 5-15 olanlar  <span style="color:#e74c3c">165 </span></p>

<p style="text-align:justify">Bu tazminattan yararlananlardan; 1) 2) Memuriyet mahalli dışındaki çalışma alanlarında hizmet görenler ile 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun uygulamasında çalışan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü personeline yukarıda yazılı miktarların yarısı ek olarak ödenir. Bu çalışmaları dolayısıyla arazide, şantiyede veya gemilerde geceleyenlere bu suretle bulunacak miktarın yarısı ek olarak ayrıca ödenir.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yilinda-memurlara-odenecek-harcirah-yolluk-tutarlari</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/01/pexels-breakingpic-3305.jpg" type="image/jpeg" length="98443"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İhalelerde Prim ve Vergi Borcu Sınırı 50.000 TL’ye Çıktı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/ihalelerde-prim-ve-vergi-borcu-siniri-50000-tlye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/ihalelerde-prim-ve-vergi-borcu-siniri-50000-tlye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu İhale Genel Tebliğinde yapılan değişiklikle ihalelerde sosyal güvenlik prim borcu ve vergi borcu için esas alınan 5.000 TL tutarı 50.000 TL oldu. Tebliğ, yayımından 30 gün sonra yürürlüğe girecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik: Prim ve Vergi Borcu Sınırı 5.000 TL'den 50.000 TL'ye Çıkarıldı</h1>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Kurumu tarafından yayımlanan Tebliğ ile Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.3.2 ve 17.4.1 inci maddelerindeki 5.000 TL tutarı 50.000 TL olarak değiştirildi. Tebliğ, yayımı tarihinden 30 gün sonra yürürlüğe girecek.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Kurumunca yayımlanan "Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" ile 22/8/2009 tarihli ve 27327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinin, sosyal güvenlik prim borcu ve vergi borcuna ilişkin tutar sınırlarını düzenleyen iki maddesi değiştirildi.</p>

<h3 style="text-align:justify">Sosyal güvenlik prim borcuna ilişkin değişiklik (17.3.2)</h3>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.3 üncü maddesi, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin son fıkrasının (c) bendi uygulamasında kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun belirlenmesine ilişkin esasları düzenliyor. Bu maddenin 17.3.2 numaralı alt maddesi ise isteklinin Türkiye genelindeki bazı borçlarının kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak değerlendirilmeyeceğini sayıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda sayılan borçlardan, fer'ileri dahil toplamı 5.000 TL'yi aşmayan prim, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, kesenek ve kurum karşılığı borçlarına ilişkin hükümler (2 ila 7 numaralı bentler) değişiklikle 50.000 TL olarak güncellendi. Böylece kesinleşmiş prim borcu sayılmayacak borç tutarı sınırı on katına çıkarıldı.</p>

<h3 style="text-align:justify">Vergi borcuna ilişkin değişiklik (17.4.1)</h3>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.4 üncü maddesi, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine ilişkin düzenlemeleri içeriyor. 17.4.1 numaralı alt madde, yıllık gelir, yıllık kurumlar, katma değer, özel tüketim, özel iletişim, motorlu taşıtlar, şans oyunları, damga, banka ve sigorta muameleleri vergileri, gelir ve kurumlar vergisine ilişkin tevkifatlar ve geçici vergiler ile bunlara ilişkin gecikme zammı ve faizleri bağlamında toplam 5.000 TL'yi aşan tutarlardaki borçların vergi borcu olarak kabul edileceğini hükme bağlıyordu. Değişiklikle bu tutar 50.000 TL olarak belirlendi.</p>

<h3 style="text-align:justify">Başlamış ihalelere ilişkin geçici madde</h3>

<p style="text-align:justify">Tebliğe eklenen Geçici Madde 24 uyarınca, değişikliği yapan Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Tebliğ hükümlerine göre sonuçlandırılacak.</p>

<h3 style="text-align:justify">Yürürlük ve yürütme</h3>

<p style="text-align:justify">Tebliğ, yayımı tarihinden 30 gün sonra yürürlüğe girecek. Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütecek.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">TEBLİĞ</h2>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Kurumundan:</p>

<p style="text-align:justify">KAMU İHALE GENEL TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 1- 22/8/2009 tarihli ve 27327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.3.2 nci maddesinde yer alan "5.000 TL'yi" ibareleri "50.000 TL'yi" şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 2- Aynı Tebliğin 17.4.1 inci maddesinde yer alan "5.000 TL'yi" ibaresi "50.000 TL'yi" şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 3- Aynı Tebliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">"Başlamış olan ihaleler</p>

<p style="text-align:justify">GEÇİCİ MADDE 24- (1) Bu maddeyi yürürlüğe koyan Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Tebliğ hükümlerine göre sonuçlandırılır."</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 4- Bu Tebliğ yayımı tarihinden 30 gün sonra yürürlüğe girer.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 5- Bu Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">Değiştirilen Maddelerin Değişiklik Öncesi Metni</h2>

<p style="text-align:justify"><i>(Kamu İhale Genel Tebliği, yürürlük tarihi 09.05.2026 tarihli güncel metin)</i></p>

<p style="text-align:justify">17.3.2. <i>(Değişik: 18/05/2024-32550 R.G./8. md., yürürlük: 01/10/2024)</i> Öte yandan isteklinin Türkiye genelindeki;</p>

<ol>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İlgili kanunlara göre tecil ve taksitlendirilerek ya da özel kanunlara göre yeniden yapılandırılarak ödeme planına bağlanan ve anılan kanunlar gereğince tecil ve taksitlendirmeye ya da yapılandırmaya ilişkin taksit ve/veya cari aya ilişkin ödeme yükümlülükleri yerine getirilmiş olması kaydıyla, tecil ve taksitlendirmeye ya da yeniden yapılandırmaya konu prim, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, kesenek, kurum karşılığı ile bunların fer'ileri,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(a) bendi kapsamına giren sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(b) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(b) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin prim, kesenek, kurum karşılığı ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(c) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(c) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılan sigortalılığından doğan prim borçları, sosyal güvenlik destek primi borçları ve 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası prim borçları ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(ç) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılan sigortalılığından doğan prim borçları, sosyal güvenlik destek primi borçları ile 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası prim borçları ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Tasarrufa teşvik kesintisi ve katkı tutarları, konut edindirme yardımı, idari para cezaları borçları,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İlgili kanunlar uyarınca takip ve tahsil görevi verilmiş olan özel işlem vergisi, eğitime katkı payı ve damga vergisi ile bunlara bağlı gecikme zamları,</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak değerlendirilmeyecektir.</p>

<p style="text-align:justify">İsteklinin;</p>

<p style="text-align:justify">a) İlgili mevzuatına göre tahakkuk eden prim borçlarının süresi içinde ödenmemesi halinde kesinleşmiş prim borcu olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">b) Prim borcuna karşı dava açılması halinde, bu dava sürecinde veya sonucunda takip ve tahsili durduracak geçici veya nihai bir karar bulunmadığı durumlarda kesinleşmiş prim borcu olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">c) Prim borcunun 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde cebren tahsili yolunda tesis edilen işlemlere karşı dava açılması halinde, bu dava sürecinde veya sonucunda takip ve tahsili durduracak geçici veya nihai bir karar bulunmadığı durumlarda kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">d) Vadesi geçtiği halde ödenmemiş ancak ilgili kurum tarafından belli bir vadeye bağlanarak tecil edilmiş prim borçlarının, vadesindeki ödemeler aksatılmadığı sürece, kesinleşmiş prim borcu olmadığı,</p>

<p style="text-align:justify">kabul edilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">17.4. 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine ilişkin olarak,</p>

<p style="text-align:justify">17.4.1. <i>(Değişik: 06/02/2018-30324 R.G./1. md., yürürlük: 01/03/2018)</i> Yıllık gelir, yıllık kurumlar, katma değer, özel tüketim, özel iletişim, motorlu taşıtlar, şans oyunları, damga, banka ve sigorta muameleleri vergileri, gelir ve kurumlar vergisine ilişkin tevkifatlar ve geçici vergiler ile <i>(Mülga ibare: 16/03/2019-30716 R.G./8. md.)</i> bu alacaklara ilişkin vergi ziyaı cezaları, gecikme zammı ve faizleri bağlamında toplam 5.000 TL'yi aşan tutarlardaki borçlar vergi borcu olarak kabul edilecektir.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İHALELER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/ihalelerde-prim-ve-vergi-borcu-siniri-50000-tlye-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/kamu-ihale-genel-tebligi-55kb.jpg" type="image/jpeg" length="49589"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[16 Ekim 2026 tarihli atama kararnamesi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/16-ekim-2026-tarihli-atama-kararname</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/16-ekim-2026-tarihli-atama-kararname" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcılığı görevine Gelir İdaresi Başkanı Bekir BAYRAKDAR atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Resmî Gazete'de Yayımlanan Atama Kararları (16 Ekim 2026)</h1>

<p style="text-align:justify">16 Ekim 2026 tarihli ve 33402 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcılığına Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar atandı. Ayrıca bir dizi kurumda genel müdür, genel müdür yardımcısı, bölge müdürü ve yönetim kurulu üyesi ataması yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">16 Ekim 2026 Cuma günü yayımlanan 33402 sayılı Resmî Gazete'de, 15 Ekim 2026 tarihli ve 2026/323 ile 2026/335 numaralı Cumhurbaşkanı kararları yer aldı. Kararlar kurumlara göre aşağıda sıralanmıştır.</p>

<h3 style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığı</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Bakan Yardımcılığı (2026/325):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Gelir İdaresi Başkanı <strong>Bekir BAYRAKDAR</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Dışişleri Bakanlığı</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Dış Politika Plan ve Eşgüdüm Genel Müdürlüğü (2026/324):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Kosova Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi <strong>Sabri Tunç ANGILI</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Milli Savunma Bakanlığı</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Personel Genel Müdürlüğü (2026/329):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince <strong>Cüneyt EPCİM</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Ticaret Bakanlığı (2026/333)</h3>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>İthalat Genel Müdür Yardımcılığına</strong> <strong>Tuba HATİPOĞLU</strong>,</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdür Yardımcılığına</strong> <strong>Ayşegül ŞAHİNOĞLU YERDEŞ</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Kültür ve Turizm Bakanlığı</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcılığı (2026/326):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince, bu görevde bulunan <strong>Vildan SATIK</strong> görevden alındı. Bu suretle boşalan göreve <strong>Pervin OYMAK</strong> atandı.</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü (2026/327):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince <strong>Can ATİLLA</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Emeklilik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığı (2026/323):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince <strong>Adnan YILMAZ</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Vakıflar Genel Müdürlüğü</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Genel Müdür Yardımcılığı (2026/328):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince <strong>Suat Faruk GİRAY</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (2026/332)</h3>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>VI. Bölge Müdürlüğüne</strong> <strong>Mehmet Akif KAYGUSUZ</strong>,</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>IX. Bölge Müdürlüğüne</strong> <strong>Ömer AÇIKGÖZ</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Yönetim Kurulu Üyeliği (2026/334):</strong> 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince <strong>Selami YAPICI</strong> atandı.</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Genel Müdür Yardımcılığı (2026/335):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince <strong>Ertuğrul KARATAY</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Yönetim Kurulu Üyeliği (2026/330):</strong> 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Yener YILDIRIM</strong> görevden alındı. Bu suretle boşalan Yönetim Kurulu Üyeliğine, kalan süreyi tamamlamak üzere <strong>Göktuğ BAĞLI</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Yönetim Kurulu Üyeliği (2026/331):</strong> 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince <strong>Kutluhan TAŞKIN</strong> atandı.</li>
</ul>

<hr />
<h2 style="text-align:justify"><strong>16 Ekim 2026 CUMA – Resmî Gazete – Sayı: 33402</strong></h2>

<p style="text-align:justify"><strong>ATAMA KARARLARI</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/323</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığında açık bulunan Emeklilik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Adnan YILMAZ atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/324</strong></p>

<p style="text-align:justify">Dışişleri Bakanlığında açık bulunan Dış Politika Plan ve Eşgüdüm Genel Müdürlüğüne, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Kosova Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Sabri Tunç ANGILI atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/325</strong></p>

<p style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Gelir İdaresi Başkanı Bekir BAYRAKDAR atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/326</strong></p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Vildan SATIK görevden alınmış ve bu suretle boşalan Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcılığına Pervin OYMAK atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/327</strong></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Can ATİLLA atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/328</strong></p>

<p style="text-align:justify">Vakıflar Genel Müdürlüğünde açık bulunan Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Suat Faruk GİRAY atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/329</strong></p>

<p style="text-align:justify">Milli Savunma Bakanlığında açık bulunan Personel Genel Müdürlüğüne, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Cüneyt EPCİM atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/330</strong></p>

<p style="text-align:justify">233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyesi Yener YILDIRIM görevden alınmış ve bu suretle boşalan Yönetim Kurulu Üyeliğine kalan süreyi tamamlamak üzere Göktuğ BAĞLI atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/331</strong></p>

<p style="text-align:justify">Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince Kutluhan TAŞKIN atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/332</strong></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde açık bulunan;</p>

<p style="text-align:justify">– VI. Bölge Müdürlüğüne Mehmet Akif KAYGUSUZ,</p>

<p style="text-align:justify">– IX. Bölge Müdürlüğüne Ömer AÇIKGÖZ,</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/333</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ticaret Bakanlığında açık bulunan;</p>

<p style="text-align:justify">– İthalat Genel Müdür Yardımcılığına Tuba HATİPOĞLU,</p>

<p style="text-align:justify">– Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdür Yardımcılığına Ayşegül ŞAHİNOĞLU YERDEŞ,</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/334</strong></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince Selami YAPICI atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/335</strong></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Ertuğrul KARATAY atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/16-ekim-2026-tarihli-atama-kararname</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/atama-kararlari.jpg" type="image/jpeg" length="51237"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2020 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="36336"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2020 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="61504"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
