<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>mevzuatinyeri</title>
    <link>https://www.mevzuatinyeri.com</link>
    <description>Mevzuatinyeri memur maaş, soruşturma, izin,harcırah, disiplin, misafirhaneler,memurlar haber,kamu mevzuatı,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 16 Oct 2026 12:33:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İhalelerde Prim ve Vergi Borcu Sınırı 50.000 TL’ye Çıktı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/ihalelerde-prim-ve-vergi-borcu-siniri-50000-tlye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/ihalelerde-prim-ve-vergi-borcu-siniri-50000-tlye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu İhale Genel Tebliğinde yapılan değişiklikle ihalelerde sosyal güvenlik prim borcu ve vergi borcu için esas alınan 5.000 TL tutarı 50.000 TL oldu. Tebliğ, yayımından 30 gün sonra yürürlüğe girecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik: Prim ve Vergi Borcu Sınırı 5.000 TL'den 50.000 TL'ye Çıkarıldı</h1>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Kurumu tarafından yayımlanan Tebliğ ile Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.3.2 ve 17.4.1 inci maddelerindeki 5.000 TL tutarı 50.000 TL olarak değiştirildi. Tebliğ, yayımı tarihinden 30 gün sonra yürürlüğe girecek.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Kurumunca yayımlanan "Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" ile 22/8/2009 tarihli ve 27327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinin, sosyal güvenlik prim borcu ve vergi borcuna ilişkin tutar sınırlarını düzenleyen iki maddesi değiştirildi.</p>

<h3 style="text-align:justify">Sosyal güvenlik prim borcuna ilişkin değişiklik (17.3.2)</h3>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.3 üncü maddesi, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin son fıkrasının (c) bendi uygulamasında kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun belirlenmesine ilişkin esasları düzenliyor. Bu maddenin 17.3.2 numaralı alt maddesi ise isteklinin Türkiye genelindeki bazı borçlarının kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak değerlendirilmeyeceğini sayıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda sayılan borçlardan, fer'ileri dahil toplamı 5.000 TL'yi aşmayan prim, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, kesenek ve kurum karşılığı borçlarına ilişkin hükümler (2 ila 7 numaralı bentler) değişiklikle 50.000 TL olarak güncellendi. Böylece kesinleşmiş prim borcu sayılmayacak borç tutarı sınırı on katına çıkarıldı.</p>

<h3 style="text-align:justify">Vergi borcuna ilişkin değişiklik (17.4.1)</h3>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.4 üncü maddesi, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine ilişkin düzenlemeleri içeriyor. 17.4.1 numaralı alt madde, yıllık gelir, yıllık kurumlar, katma değer, özel tüketim, özel iletişim, motorlu taşıtlar, şans oyunları, damga, banka ve sigorta muameleleri vergileri, gelir ve kurumlar vergisine ilişkin tevkifatlar ve geçici vergiler ile bunlara ilişkin gecikme zammı ve faizleri bağlamında toplam 5.000 TL'yi aşan tutarlardaki borçların vergi borcu olarak kabul edileceğini hükme bağlıyordu. Değişiklikle bu tutar 50.000 TL olarak belirlendi.</p>

<h3 style="text-align:justify">Başlamış ihalelere ilişkin geçici madde</h3>

<p style="text-align:justify">Tebliğe eklenen Geçici Madde 24 uyarınca, değişikliği yapan Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Tebliğ hükümlerine göre sonuçlandırılacak.</p>

<h3 style="text-align:justify">Yürürlük ve yürütme</h3>

<p style="text-align:justify">Tebliğ, yayımı tarihinden 30 gün sonra yürürlüğe girecek. Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütecek.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">TEBLİĞ</h2>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Kurumundan:</p>

<p style="text-align:justify">KAMU İHALE GENEL TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 1- 22/8/2009 tarihli ve 27327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.3.2 nci maddesinde yer alan "5.000 TL'yi" ibareleri "50.000 TL'yi" şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 2- Aynı Tebliğin 17.4.1 inci maddesinde yer alan "5.000 TL'yi" ibaresi "50.000 TL'yi" şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 3- Aynı Tebliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">"Başlamış olan ihaleler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">GEÇİCİ MADDE 24- (1) Bu maddeyi yürürlüğe koyan Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Tebliğ hükümlerine göre sonuçlandırılır."</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 4- Bu Tebliğ yayımı tarihinden 30 gün sonra yürürlüğe girer.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 5- Bu Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">Değiştirilen Maddelerin Değişiklik Öncesi Metni</h2>

<p style="text-align:justify"><i>(Kamu İhale Genel Tebliği, yürürlük tarihi 09.05.2026 tarihli güncel metin)</i></p>

<p style="text-align:justify">17.3.2. <i>(Değişik: 18/05/2024-32550 R.G./8. md., yürürlük: 01/10/2024)</i> Öte yandan isteklinin Türkiye genelindeki;</p>

<ol>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İlgili kanunlara göre tecil ve taksitlendirilerek ya da özel kanunlara göre yeniden yapılandırılarak ödeme planına bağlanan ve anılan kanunlar gereğince tecil ve taksitlendirmeye ya da yapılandırmaya ilişkin taksit ve/veya cari aya ilişkin ödeme yükümlülükleri yerine getirilmiş olması kaydıyla, tecil ve taksitlendirmeye ya da yeniden yapılandırmaya konu prim, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, kesenek, kurum karşılığı ile bunların fer'ileri,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(a) bendi kapsamına giren sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(b) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(b) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin prim, kesenek, kurum karşılığı ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(c) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(c) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılan sigortalılığından doğan prim borçları, sosyal güvenlik destek primi borçları ve 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası prim borçları ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(ç) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılan sigortalılığından doğan prim borçları, sosyal güvenlik destek primi borçları ile 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası prim borçları ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Tasarrufa teşvik kesintisi ve katkı tutarları, konut edindirme yardımı, idari para cezaları borçları,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İlgili kanunlar uyarınca takip ve tahsil görevi verilmiş olan özel işlem vergisi, eğitime katkı payı ve damga vergisi ile bunlara bağlı gecikme zamları,</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak değerlendirilmeyecektir.</p>

<p style="text-align:justify">İsteklinin;</p>

<p style="text-align:justify">a) İlgili mevzuatına göre tahakkuk eden prim borçlarının süresi içinde ödenmemesi halinde kesinleşmiş prim borcu olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">b) Prim borcuna karşı dava açılması halinde, bu dava sürecinde veya sonucunda takip ve tahsili durduracak geçici veya nihai bir karar bulunmadığı durumlarda kesinleşmiş prim borcu olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">c) Prim borcunun 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde cebren tahsili yolunda tesis edilen işlemlere karşı dava açılması halinde, bu dava sürecinde veya sonucunda takip ve tahsili durduracak geçici veya nihai bir karar bulunmadığı durumlarda kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">d) Vadesi geçtiği halde ödenmemiş ancak ilgili kurum tarafından belli bir vadeye bağlanarak tecil edilmiş prim borçlarının, vadesindeki ödemeler aksatılmadığı sürece, kesinleşmiş prim borcu olmadığı,</p>

<p style="text-align:justify">kabul edilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">17.4. 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine ilişkin olarak,</p>

<p style="text-align:justify">17.4.1. <i>(Değişik: 06/02/2018-30324 R.G./1. md., yürürlük: 01/03/2018)</i> Yıllık gelir, yıllık kurumlar, katma değer, özel tüketim, özel iletişim, motorlu taşıtlar, şans oyunları, damga, banka ve sigorta muameleleri vergileri, gelir ve kurumlar vergisine ilişkin tevkifatlar ve geçici vergiler ile <i>(Mülga ibare: 16/03/2019-30716 R.G./8. md.)</i> bu alacaklara ilişkin vergi ziyaı cezaları, gecikme zammı ve faizleri bağlamında toplam 5.000 TL'yi aşan tutarlardaki borçlar vergi borcu olarak kabul edilecektir.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İHALELER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/ihalelerde-prim-ve-vergi-borcu-siniri-50000-tlye-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/kamu-ihale-genel-tebligi-55kb.jpg" type="image/jpeg" length="53474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[16 Ekim 2026 tarihli atama kararnamesi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/16-ekim-2026-tarihli-atama-kararname</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/16-ekim-2026-tarihli-atama-kararname" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcılığı görevine Gelir İdaresi Başkanı Bekir BAYRAKDAR atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Resmî Gazete'de Yayımlanan Atama Kararları (16 Ekim 2026)</h1>

<p style="text-align:justify">16 Ekim 2026 tarihli ve 33402 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcılığına Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar atandı. Ayrıca bir dizi kurumda genel müdür, genel müdür yardımcısı, bölge müdürü ve yönetim kurulu üyesi ataması yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">16 Ekim 2026 Cuma günü yayımlanan 33402 sayılı Resmî Gazete'de, 15 Ekim 2026 tarihli ve 2026/323 ile 2026/335 numaralı Cumhurbaşkanı kararları yer aldı. Kararlar kurumlara göre aşağıda sıralanmıştır.</p>

<h3 style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığı</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Bakan Yardımcılığı (2026/325):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Gelir İdaresi Başkanı <strong>Bekir BAYRAKDAR</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Dışişleri Bakanlığı</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Dış Politika Plan ve Eşgüdüm Genel Müdürlüğü (2026/324):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Kosova Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi <strong>Sabri Tunç ANGILI</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Milli Savunma Bakanlığı</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Personel Genel Müdürlüğü (2026/329):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince <strong>Cüneyt EPCİM</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Ticaret Bakanlığı (2026/333)</h3>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>İthalat Genel Müdür Yardımcılığına</strong> <strong>Tuba HATİPOĞLU</strong>,</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdür Yardımcılığına</strong> <strong>Ayşegül ŞAHİNOĞLU YERDEŞ</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Kültür ve Turizm Bakanlığı</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcılığı (2026/326):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince, bu görevde bulunan <strong>Vildan SATIK</strong> görevden alındı. Bu suretle boşalan göreve <strong>Pervin OYMAK</strong> atandı.</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü (2026/327):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince <strong>Can ATİLLA</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Emeklilik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığı (2026/323):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince <strong>Adnan YILMAZ</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Vakıflar Genel Müdürlüğü</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Genel Müdür Yardımcılığı (2026/328):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince <strong>Suat Faruk GİRAY</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (2026/332)</h3>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>VI. Bölge Müdürlüğüne</strong> <strong>Mehmet Akif KAYGUSUZ</strong>,</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>IX. Bölge Müdürlüğüne</strong> <strong>Ömer AÇIKGÖZ</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Yönetim Kurulu Üyeliği (2026/334):</strong> 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince <strong>Selami YAPICI</strong> atandı.</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Genel Müdür Yardımcılığı (2026/335):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince <strong>Ertuğrul KARATAY</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Yönetim Kurulu Üyeliği (2026/330):</strong> 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Yener YILDIRIM</strong> görevden alındı. Bu suretle boşalan Yönetim Kurulu Üyeliğine, kalan süreyi tamamlamak üzere <strong>Göktuğ BAĞLI</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Yönetim Kurulu Üyeliği (2026/331):</strong> 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince <strong>Kutluhan TAŞKIN</strong> atandı.</li>
</ul>

<hr />
<h2 style="text-align:justify"><strong>16 Ekim 2026 CUMA – Resmî Gazete – Sayı: 33402</strong></h2>

<p style="text-align:justify"><strong>ATAMA KARARLARI</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/323</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığında açık bulunan Emeklilik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Adnan YILMAZ atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/324</strong></p>

<p style="text-align:justify">Dışişleri Bakanlığında açık bulunan Dış Politika Plan ve Eşgüdüm Genel Müdürlüğüne, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Kosova Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Sabri Tunç ANGILI atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/325</strong></p>

<p style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Gelir İdaresi Başkanı Bekir BAYRAKDAR atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/326</strong></p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Vildan SATIK görevden alınmış ve bu suretle boşalan Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcılığına Pervin OYMAK atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/327</strong></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Can ATİLLA atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/328</strong></p>

<p style="text-align:justify">Vakıflar Genel Müdürlüğünde açık bulunan Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Suat Faruk GİRAY atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/329</strong></p>

<p style="text-align:justify">Milli Savunma Bakanlığında açık bulunan Personel Genel Müdürlüğüne, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Cüneyt EPCİM atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/330</strong></p>

<p style="text-align:justify">233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyesi Yener YILDIRIM görevden alınmış ve bu suretle boşalan Yönetim Kurulu Üyeliğine kalan süreyi tamamlamak üzere Göktuğ BAĞLI atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/331</strong></p>

<p style="text-align:justify">Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince Kutluhan TAŞKIN atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/332</strong></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde açık bulunan;</p>

<p style="text-align:justify">– VI. Bölge Müdürlüğüne Mehmet Akif KAYGUSUZ,</p>

<p style="text-align:justify">– IX. Bölge Müdürlüğüne Ömer AÇIKGÖZ,</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/333</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ticaret Bakanlığında açık bulunan;</p>

<p style="text-align:justify">– İthalat Genel Müdür Yardımcılığına Tuba HATİPOĞLU,</p>

<p style="text-align:justify">– Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdür Yardımcılığına Ayşegül ŞAHİNOĞLU YERDEŞ,</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/334</strong></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince Selami YAPICI atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/335</strong></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Ertuğrul KARATAY atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/16-ekim-2026-tarihli-atama-kararname</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/atama-kararlari.jpg" type="image/jpeg" length="83569"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Disiplin Kurulu Yetkisiz Gördüğü Dosyayı Yetkili Mercie Gönderebilir]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-kurulu-yetkisiz-gordugu-dosyayi-yetkili-mercie-gonderebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-kurulu-yetkisiz-gordugu-dosyayi-yetkili-mercie-gonderebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, disiplin kurullarının yetkisinde görmediği ceza teklifinde dosyayı yetkili mercie gönderebileceğine oyçokluğuyla hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay: Disiplin Kurulu Yetkisiz Gördüğü Cezada Dosyayı Yetkili Mercie Gönderebilir</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, disiplin amiri ve kurullarının kendi yetkisinde görmediği ceza teklifinde "kabul" veya "ret" kararı vermek yerine dosyayı yetkili mercie gönderebileceğine hükmetti; karar oyçokluğuyla verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, 2020/5110 E. ve 2023/6373 K. sayılı kararında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 126. maddesindeki "disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder" düzenlemesinin, kurulların yalnızca kendi yetki alanlarındaki cezalar bakımından uygulanabilecek bir hüküm olduğunu belirtti. Daire, disiplin amiri veya kurullarının kendi yetkisinde görmediği bir ceza ve dayanak fiile ilişkin dosyayı yetkili gördüğü mercie göndermesinin, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu yönündeki Anayasa kuralının gereği olduğunu ifade etti.</p>

<p style="text-align:justify">Bu gerekçeyle Daire, bir devlet hastanesinde diyetisyen olarak görev yaparken 26/05/2019 tarihinde malulen emekliye ayrılan davacı hakkında, tekerrür hükmü uyarınca dosyanın İl Sağlık Müdürlüğü yazısıyla doğrudan Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na gönderilmesinde usule aykırılık görmedi. Devlet memurluğundan çıkarma işlemini iptal eden İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararı bozuldu ve dosya yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderildi.</p>

<p style="text-align:justify">Davacının 25, 26 ve 27 Haziran 2018 tarihlerinde göreve gelmediği gerekçesiyle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması teklif edilmiştir. Davacının daha önce özürsüz ve kesintisiz 4 gün göreve gelmediğinden bahisle İl Disiplin Kurulunun 12/06/2018 tarihli ve 12 sayılı kararı ile 1 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası aldığı ve bu cezanın kesinleştiği belirtilerek, tekerrür hükümleri esas alınmak suretiyle dosya Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na gönderilmiştir. Yüksek Disiplin Kurulu, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için dosyanın İl Disiplin Kurulu'na gönderilmesi, kurulun cezaya ilişkin "kabul" veya "ret" kararı vermesi ve cezanın kabul edilmesi halinde tekerrür hükümleri uyarınca çıkarma cezası için önce atamaya yetkili amire, onun teklifi halinde Yüksek Disiplin Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, İl Sağlık Müdürlüğü'nün böyle bir yetkisi bulunmadığı halde Disiplin Kurulu'nun yerine geçerek dosyayı doğrudan Yüksek Disiplin Kurulu'na gönderdiğini, bu nedenle usulüne uygun verilmiş ve tekerrüre esas alınabilecek bir kademe ilerlemesinin durdurulması cezasından söz edilemeyeceğini belirterek işlemin iptaline karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunu reddetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Davalı Bakanlık, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi gerektiğini ileri sürerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davacı savunma vermemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Daire, disiplin soruşturmalarında izlenecek yöntemin, ceza verilecek fiillerin ve ceza vermeye yetkili makam ve kurulların açıkça belirlendiğini; disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amiri ve kurullarının soruşturmacının teklifiyle bağlı olmadığını, önlerine gelen dosyanın kendi görev alanında olmadığı kanaatine varmaları halinde dosyayı görevli gördükleri mercie gönderebileceğini belirtmiştir. Daire, aksi düşüncenin disiplin amiri veya kurulunu kendi yetkisinde görmediği bir ceza teklifi hakkında kabul veya ret yönünde karar vermesi sonucuna götüreceğini, bu durumda tesis edilen idari işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olacağını ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çerçevede Daire, davacının kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını ikinci kez işlediği gerekçesiyle 125. maddenin ikinci fıkrasındaki tekerrür düzenlemesi uyarınca, İl İdare Kurulu Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü yazılarının disiplin amiri sıfatıyla Vali adına Vali yardımcısı imzasıyla dosyanın Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na doğrudan gönderilmesinde usul hükümlerine aykırılık görülmediği sonucuna varmıştır. Bu nedenle Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığına hükmetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Daire, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve yeniden karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 05/12/2023 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar vermiştir. Karara bir üye karşı oy kullanmış, karşı oy yazısında Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği görüşü belirtilmiştir.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;"></th>
   <th style="text-align: justify;"></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Mahkeme</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Esas / Karar No</strong></td>
   <td style="text-align:justify">2020/5110 E., 2023/6373 K.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Karar Tarihi</strong></td>
   <td style="text-align:justify">05/12/2023</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Oy Durumu</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Oyçokluğu (karşı oy var)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Sonuç</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü, BAM kararının bozulması</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Karardaki Ana Husus</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Disiplin amiri ve kurullarının yetkisinde görmediği cezaya ilişkin dosyayı yetkili mercie göndermesi; 657 s. DMK m. 126'daki "kabul veya ret" kuralının kurulların kendi yetki alanındaki cezalarla sınırlı olması</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Dava Konusu</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Tekerrür nedeniyle dosyanın doğrudan Yüksek Disiplin Kurulu'na gönderilerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>İlgili Mevzuat</strong></td>
   <td style="text-align:justify">657 s. DMK m. 125/D-(b), 125/2, 126; Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik m. 4, 16; 2577 s. İYUK m. 45, 49</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"><strong>KARAR METNİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/5110 E., 2023/6373 K.</p>

<p style="text-align:justify">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2020/5110<br />
Karar No : 2023/6373</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br />
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ...<br />
Hukuk Müşaviri ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br />
VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: Çorum ili, Bayat Devlet Hastanesinde diyetisyen olarak görev yapmakta iken 26/05/2019 tarihinde malulen emekliye ayrılan davacının, 25-26-27/06/2018 tarihlerinde göreve gelmediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. Maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, üzerine atılı eylemin tekerrürü söz konusu olduğundan, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında yapılan disiplin soruşturmasında kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının teklif edildiği, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilebilmesi için gerekli olan Disiplin Kurulu kararının alınması amacıyla dosyanın Çorum Valiliği İl Disiplin Kuruluna gönderilmesi, İl Disiplin Kurulunca önerilen cezaya ilişkin "kabul" ya da "ret" yönünde bir karar alınması ve kademe ilerlemesi durdurulması cezasının Disiplin Kurulunca kabul edilmesi halinde tekerrür hükümleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmek üzere önce atamaya yetkili amire ve daha sonra atamaya yetkili amir tarafından Devlet memurluğundan çıkarma cezasının teklif edilmesi halinde Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesi gerekirken, Çorum Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün böyle bir yetkisi olmadığı halde ... tarih ve ... sayılı yazısıyla Disiplin Kurulunun yerine geçerek, davacının kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiği ve eylemin tekerrürü söz konusu olduğundan, aynı Kanun'un 125. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması için dosyayı doğrudan Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderdiği ve Yüksek Disiplin Kurulunun da ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; bu durumda, anılan usule uyulmaksızın Çorum Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün dosyayı doğrudan Yüksek Disiplin Kuruluna göndermesi nedeniyle, Kanun'da belirtilen usullere uygun olarak verilmiş ve tekerrüre esas alınabilecek bir kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının varlığından söz etmek mümkün olmadığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br />
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine hükmedilmesi gerekmekte iken, aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">İNCELEME VE GEREKÇE :<br />
MADDİ OLAY :<br />
Çorum ili, Bayat Devlet Hastanesinde diyetisyen olarak görev yapmakta iken 26/05/2019 tarihinde malulen emekliye ayrılan davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi gereği kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması yönündeki teklif üzerine, dosya Bakanlık Disiplin Birimine gönderilmiş, ancak davacının daha önce de özürsüz ve kesintisiz olarak 4 gün göreve gelmediğinden bahisle Çorum Valiliği İl Disiplin Kurulunun 12/06/2018 tarih ve 12 sayılı kararı ile 1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığı ve ceza kesinleştiği için tekerrür hükümleri esas alınarak Yüksek Disiplin Kurulunca karara bağlanması gerektiğine ilişkin Çorum Valiliği İdare Kurulu Müdürlüğünün yazısına istinaden, Çorum Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması için dosya Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmiş, Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İLGİLİ MEVZUAT:<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendinde, "Özürsüz, kesintisiz 3-9 gün işe gelmemek" fiili kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında; "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır." hükmüne; 126. maddesinde ise; uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde valiler tarafından; Devlet memurluğundan çıkarma cezasının ise amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği; disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi olmadığı, cezayı kabul veya reddedeceği, ret halinde atamaya yetkili amirlerin 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbest oldukları ve özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümlerinin saklı olduğu hükümlerine yer verilmiştir.<br />
Dava konusu olay ve işlem tarihinde yürürlükte olan ve 24/10/1982 tarih ve 17848 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin "Kurulların kuruluşuna ilişkin esaslar" başlıklı 4. maddesinde, il disiplin kurulunun ne şekilde teşekkül ettirileceği belirtilmiş, buna göre, il disiplin kurulunun, Valinin veya görevlendireceği Vali Muavininin başkanlığında, Hukuk İşleri Müdürü, Defterdar, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Müdürü, Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürü, Tarım Orman ve Köyişleri Müdürü, Bayındırlık ve İskan Müdüründen oluşacağı; "Disiplin amirlerinin tayin ve tespitine dair esaslar" başlıklı 16. maddesinin yedinci fıkrasında, disiplin işleriyle ilgili uygulamalarda, kaymakam ilçe, valiler il, belediye başkanları belediye teşkilatındaki diğer disiplin amirlerine göre en üst disiplin amiri oldukları düzenlemeleri yer almıştır.</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar açıkça belirlenmiştir. Her idari işlemde olduğu gibi disiplin cezasının tesisinde de işlemin yetkili makam tarafından yapılması, yetkilerin kanunun çizdiği sınırlar içinde şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarına uygun olarak kullanılması idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.</p>

<p style="text-align:justify">Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi halinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturma sonucunda, olayın değerlendirilmesi ile hazırlanacak soruşturma raporunda; adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan kişi hakkında soruşturmacının kanaat ve teklifinin de yer alması gerektiği, soruşturmacı tarafından soruşturmaya konu eylemin sübut bulup bulmadığı ve mevzuatta hangi disiplin cezasını gerektirdiği yönünde getirilen teklif doğrultusunda disiplin dosyasının disiplin amiri, disiplin kurulu veya yüksek disiplin kurulu tarafından değerlendirileceği; ancak, disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amiri ve disiplin kurullarının soruşturmacının teklifi ile bağlı olmadığı; söz konusu merciler tarafından, önlerine gelen dosyanın kendi görev alanında olmadığı kanaatine varılması halinde disiplin dosyasının görevli görülen merciye gönderilebileceği, bununla birlikte 657 sayılı Kanun'un 126. maddesindeki "...Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur. Cezayı kabul veya reddeder" şeklindeki düzenlemenin, kurulların kendi yetki alanlarındaki cezalar bakımından uygulanabilecek bir hüküm olduğu, disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amiri ve disiplin kurullarının kendi yetkisinde görmediği bir ceza ve bu cezaya dayanak olan fiile ilişkin dosyayı yetkili gördüğü disiplin amiri veya kurula göndermesinin, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu yönündeki Anayasa kuralının gereği olduğu, aksi düşüncenin, disiplin amiri veya disiplin kurulunu, kendi yetkisinde görmediği bir ceza teklifi hakkında kabul veya ret yönünde bir karar vermesi sonucuna götüreceği, bu durumun da kabul veya ret şeklinde tesis edilen idari işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olmasına neden olacağı sonucuna varılmıştır.<br />
Bu durumda, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi gereğince kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını ikinci defa işlediği gerekçesiyle, 125. maddenin ikinci fıkrasında yer alan, disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrürü halinde bir derece ağır ceza uygulanacağına ilişkin düzenleme uyarınca, gerek Çorum Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün ve gerekse bu yazıya istinaden Çorum Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü yazısının, disiplin amiri sıfatıyla Vali adına Vali yardımcısı imzasıyla dosyanın Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna doğrudan gönderilmesinde usul hükümlerine aykırılık görülmemiştir.<br />
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU :<br />
Açıklanan nedenlerle;</p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,</li>
 <li style="text-align: justify;">Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,</li>
 <li style="text-align: justify;">Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/12/2023 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">(X) KARŞI OY :</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesince verlen karar usul ve hukuka uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki karara katılmıyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-kurulu-yetkisiz-gordugu-dosyayi-yetkili-mercie-gonderebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 04:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/03/8673344-3968614.jpg" type="image/jpeg" length="94046"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte SGK girişi yapan memura verilen ceza]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/sahte-sgk-girisi-yapan-memura-verilen-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/sahte-sgk-girisi-yapan-memura-verilen-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay, SGK sistemine sahte sigortalı hizmet kaydı girip kayıtları silen personel hakkında verilen memuriyetten çıkarma cezasını onadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay: SGK'da Sahte Sigortalı Kaydı Giren Memurun Cezası Onandı</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, emekliye ayrıldıktan sonra Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilen SGK personelinin temyiz isteminin reddine karar vererek Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, 2020/4137 E. ve 2023/7258 K. sayılı kararıyla, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nde VHKİ kadrosunda görev yapmakta iken 25/04/2016 tarihinde emekliye ayrılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işleme karşı yaptığı temyiz isteminin reddine karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı hakkında; kendisine tahsis edilen kullanıcı kodu ve şifresini, kredi çetesi ile iş birliği halinde, bankalardan kredi almak amacıyla temin edilen kişiler adına kullandığı, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında 21 farklı iş yerinden toplam 300 kişi için geçmişe yönelik sahte sigortalı hizmeti ve prime esas kazanç girişi yaptığı, bu kayıtların büyük kısmını sonradan sistemden sildiği ve işlemlerin büyük çoğunluğunu aylık prim ve hizmet belgesi verilmeden resen gerçekleştirdiği ileri sürülerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmiştir. Soruşturmada, davacının hesabına 2014 yılından 2016 Mart ayına kadar düzenli olarak gelirine oranla yüksek miktarda para yatırıldığı da tespit edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi, isnat edilen fiillerin davacı tarafından işlendiğinin soruşturma raporunda yer verilen tanık ifadeleri ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle sabit olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, Devlet memurluğundan emekli olarak ayrılmanın memuriyetten çıkarılmaya engel olmadığını da göz önünde bulundurarak işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunu reddetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı; sigortalılara ait sisteme işlediği hizmet ve hizmet silme işlemlerini ilgili servisten gönderilen belgelere göre yaptığını, soruşturmanın usulüne uygun yapılmadığını, savunma isteme yazılarında soyut iddialar dışında bilgi ve belge gösterilmediğini, şifrelerin büro içinde denetimsiz biçimde herkes tarafından kullanıldığını, işlem tarih ve saatlerinde davacının büroda bulunup bulunmadığının kamera ve giriş-çıkış kayıtlarıyla kolayca tespit edilebileceğini ileri sürmüştür. Karşı taraf savunma vermemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Daire, bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulmasının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesindeki sebeplerden birinin varlığına bağlı olduğunu belirtmiş; temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğuna, dilekçedeki temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğine hükmederek temyiz isteminin reddine ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına oybirliğiyle karar vermiştir. Karar, 27/12/2023 tarihinde kesin olarak verilmiştir.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;"></th>
   <th style="text-align: justify;"></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Mahkeme</td>
   <td style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Esas / Karar No</td>
   <td style="text-align:justify">2020/4137 E., 2023/7258 K.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Karar Tarihi</td>
   <td style="text-align:justify">27/12/2023</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Oy Durumu</td>
   <td style="text-align:justify">Oybirliği</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Sonuç</td>
   <td style="text-align:justify">Temyiz isteminin reddi, BAM kararının onanması</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Dava Konusu</td>
   <td style="text-align:justify">Emekliye ayrıldıktan sonra Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">İlgili Mevzuat</td>
   <td style="text-align:justify">657 s. DMK m. 125/E-(g); 2577 s. İYUK m. 45, 49, 50</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify">KARAR METNİ</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/4137 E., 2023/7258 K.</p>

<p style="text-align:justify">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2020/4137<br />
Karar No : 2023/7258</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br />
VEKİLİ : Av. ...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu Başkanlığı<br />
VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü VHKİ kadrosunda görev yapmakta iken 25/04/2016 tarihi itibariyla emekliye ayrılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararla; davacının 2014- 2016 Mart ayına kadar düzenli olarak gelirine oranla yüksek miktarda hesabına para yatırıldığı, zaten maaşının da aynı hesaba yattığı düşünüldüğünde, haricen ATM'den yatırlan paraların nereden elde edildiğinin belli olmadığı, davacı tarafından her ne kadar, sigortalılara ait sisteme işlediği hizmet işlemlerini ve hizmet silme işlemlerini ilgili servisten gönderilen belgelere göre yaptığını iddia etse de, yapılan soruşturmada davacının sahte sigortalı hizmet işlediği ve hizmet silmeye dayanak bir belgenin iş yeri dosyası içinde olmadığı, yine geçmişe dönük olarak verilen aylık prim hizmet belgelerinin işleme alınıp alınmayacağının denetim ile tespitini istemesi gerekirken, denetim talebinde bulunmadan geçmişe dönük olarak verilen aylık prim hizmet belgelerindeki sigortalılarının hizmetlerini sisteme işlediği, bankadan kredi çekildikten sonra da bunları bir kısmını sistemden sildiği, kendisine tahsis edilen ... işlemleri " ... " kullanıcı kodu ve şifresini, kredi çetesi ile işbirliği halinde, bankalardan kredi almak amacıyla temin edilen kişiler adına, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında değişik gün ve saatlerde, ilgili mevzuat ve kurum uygulamalarına aykırı şekilde, kurum bilgi işlem sistemini kullanmak suretiyle, 21 farklı iş yerinden toplam 300 kişi için geçmişe yönelik sahte sigortalı hizmeti ve prime esas kazanç girişi yaptığı, daha sonra bunların büyük kısmını sistem üzerinden tamamen sildiği, bu işlemlerin büyük çoğunluğunu aylık prim ve hizmet belgesi verilmeden sistem üzerinden resen gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, soruşturma raporunda sübuta erdiği iddia edilen fiillerin, davacı tarafından işlendiği hususu, soruşturma raporunda yer verilen tanık ifadeleri ve dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerle sabit olduğundan, Devlet memurluğundan emekli olarak ayrılmasının memuriyetten çıkarılmasına engel olmadığı göz önünde bulundurularak, eylemlerine uyan Devlet Memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sigortalılara ait sisteme işlediği hizmet işlemlerini ve hizmet silme işlemlerini ilgili servisten gönderilen belgelere göre yaptığı, soruşturmanın usulüne göre yapılmadığı, isnat edilen suçlamalara karşı savunması istenirken, savunma isteme yazılarında mevcut soyut iddialar dışında herhangi bir bilgi, belge gösterilmediği, davacıya ait olan şifreler büro içerisinde herhangi bir denetime tabi tutulmaksızın herkes tarafından kullanıldığı, isnat edilen fillerin bilgisayar sisteminde işlenme tarihi, saniyesine varana dek kayıtlı olduğu, bu tarihlerde, saatler arasında davacının işlemin yapıldığı büroda olup olmadığı kamera kayıtları, giriş çıkış kayıtları incelenerek kolaylıkla anlaşılabilecekken bu yönteme başvurulmadığı, soyut ifadelerde kağıt üzerinde işlem tesis edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br />
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU :<br />
Açıklanan nedenlerle;</p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">Davacının temyiz isteminin reddine,</li>
 <li style="text-align: justify;">Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararının ONANMASINA,</li>
 <li style="text-align: justify;">Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</li>
 <li style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 27/12/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.</li>
</ol>

<hr />
<p style="text-align:justify">Başlıktaki "Cezası Onandı" ifadesini bilerek koruyorum, çünkü Danıştay fiilen Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı ve ceza işlemi ayakta kaldı. "Hukuka uygun bulundu" gibi esasa ilişkin bir kesinlik içeren ifadeyi gövdeden çıkardım.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/sahte-sgk-girisi-yapan-memura-verilen-ceza</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 00:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/indir-2.jpg" type="image/jpeg" length="87029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yüz kızartıcı suçtan disiplin cezası hakkında önemli karar]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/yuz-kizartici-suctan-disiplin-cezasi-hakkinda-onemli-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/yuz-kizartici-suctan-disiplin-cezasi-hakkinda-onemli-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay,'dan  yüz kızartıcı suç tanımı ile ilgili önemli karar]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Yüz kızartıcı suçtan disiplin cezası hakkında önemli karar</h1>

<p style="text-align:justify">Yurt yönetim memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) ve (g) alt bentleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; yüz kızartıcı suçların neler olduğunun, yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanmasının daha uygun olacağı, bu değerlendirme yapılırken de verilen disiplin cezasının sebebi, niteliği ve kapsamının göz önüne alınacağı, uyuşmazlıkta, davalı idarece işlemin sebep unsuru olarak gösterilen fiiller, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" hükmü kapsamında görülerek disiplin cezasının verildiği anlaşılmakta ise de, davacının fiilleri belirtilen hüküm kapsamına girmediğinden, anılan eylemleri nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">D A N I Ş T A Y</p>

<p style="text-align:justify">ONİKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No : 2021/7809</p>

<p style="text-align:justify">Karar No : 2022/4131</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ   :             Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVALI) : Gençlik ve Spor Bakanlığı</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ   :             Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 14/10/2021 tarih ve E:2021/1696, K:2021/1635 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p style="text-align:justify">Dava Konusu İstem: Kredi ve Yurtlar Kurumu ................................................................Yurt Müdürlüğünde yurt yönetim memuru olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) ve (g) alt bentleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 28/02/2017 tarih ve 215 sayılı Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: .................................................. İdare Mahkemesinin 13/07/2018 tarih ve E:2017/365, K:2018/282 sayılı kararının ............................... Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 30/06/2020 tarih ve E:2019/1596, K:2020/877 sayılı kararı ile kaldırılması üzerine ..................................................... 1. İdare Mahkemesince verilen 25/02/2021 tarih ve E:2020/1176, K2021/207 sayılı kararda; davacının disiplin soruşturmasına konu olan taşeron firma elemanı teknisyen ... hakkında tutulan 16/04/2015 tarihli tutanak akabinde uyarı yazısının tebliği ile görevli olmadığı halde bu işle görevli memur     'nın yerine imza attığı ve tebliğini gerçekleştirdiği, yine aynı teknisyen hakkında 27/04/2015 tarihinde tutulan tutanağa gerçek olmayan bilgiler yazarak tutanakta adı geçen öğrencilerin yerine imza attığı, 26/03/2015 tarihinde gece nöbetçi olduğu sırada yurt özel güvenlik görevlisi ... hakkında tuttuğu tutanak içeriğinin ve tutanağa atılan imzaları başkalarının imzalarını taklit ederek doldurduğu yönünde isnat olunan eylemleri hakkında "Görevi Kötüye Kullanma Suçu" kapsamında yapılan ceza yargılaması neticesinde, ........................................................... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2021 tarih ve E:2018/266, K2021/81 sayılı kararıyla "5 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına", 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 231. maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, davacı hakkında "Görevi Kötüye Kullanma" suçu kapsamında yapılan ceza yargılaması neticesinde verilen ....................................................... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/02/2021 tarih ve E:2018/266, K2021/81 sayılı kararı ile davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması kapsamında alınan tanık ifadeleri, davacının savunma ve ifadeleri ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davacının kişileri zarara uğratmak amacıyla başka kişiler yerine imza atmak suretiyle sahte belge düzenlediğinin subuta erdiği, dolayısıyla davacının memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğunun sabit olduğu, yine davacının yurt çalışanlarından olan ... ve .. .'ye fiili saldırıda bulunduğunun subuta erdiği, dolayısıyla amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunduğunun da sabit olduğu anlaşıldığından, 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) ve (f) alt bentleri uyarınca tesis edilen Devlet memurluğundan çıkarma işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine varıldığı, öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde, bu Kanun'un 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil hallerin işlenildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde, memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin soruşturmasına başlanılması, başlanılmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlenildiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, soruşturma konusu fiilerin 2015 yılı Mart başından ............................................Valiliği'ne şikayetin yapıldığı 13/05/2015 tarihine kadar olan zaman dilimi içinde işlendiği, Elazığ Valiliğinin 01/07/2015 tarih ve 89825736-498.02-6085 sayılı yazısı ile Yüksek Öğrenim ve Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne fiillerin bildirildiği, davalı kurumun 10/07/2015 tarih ve 66060773-903.08.02 E.455 sayılı yazısı ile soruşturma onayı verdiği, dava konusu işleme dayanak fiillerin soruşturma konu ve onaylarında ve Yüksek Disiplin Kurulunca davacıya tanık dinletme ve savunmasını yapma için verilen sürelerde hukaka aykırı bir yön bulunmadığı, soruşturmaya ..................................................... Valiliğinin 01/07/2015 tarih ve 89825736-498.02-6085 sayılı yazısı maarif müfettişlerince başlanıldığı, soruşturmanın devri raporu ile davalı kurumca soruşturmaya 10/07/2015 tarihinde başlandığı ve 27/12/2016 tarihi itibarıyla sonlandırıldığı, disiplin işleminin de 28/02/2017 tarihinde tesis edildiği dikkate alındığında mevzuatta öngörülen süreler içerisinde soruşturmaya başlandığı ve ceza verildiği, dolayısıyla davacının zamanaşımı itirazının da hukuken kabul edilebilir olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti:............................................................ Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .................................................. 1. İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama</p>

<p style="text-align:justify">Usulü Kanununun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Soruşturma konusu filler hakkında ek soruşturma onayı alınmadığı, soruşturma kapsamının genişletildiği, zamanaşımına uğradığı, .. .'ye fiili saldırısında savcılıkça takipsizlik kararı verildiği, diğer eylemlerinden ........................................................... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği, fiilinin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (f) alt bendi kapsamında olduğu, ... ve .'nün maiyetinde, amiri ve iş sahibi olmadığından 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca ceza verilemeyeceği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Sakine ÖNDER KORKUT</p>

<p style="text-align:justify">DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge idare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">İNCELEME VE GEREKÇE:</p>

<p style="text-align:justify">MADDİ OLAY :</p>

<p style="text-align:justify">Dosyanın incelenmesinden; Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu .........................................................Kız Öğrenci Yurdunda yurt yönetim memuru olarak görev yapan davacının, görev yaptığı dönem içerisinde teknisyen yardımcısı ... 'nin haksız yere işten çıkarılmasına neden olduğundan bahisle hakkında yapılan şikayet üzerine ......................................................................... Valiliği'nin 22/05/2015 tarih ve 4986 sayılı disiplin soruşturma emri ile maarif müfettişlerince soruşturma başlatıldığı, bu soruşturma sırasında ... ismi ile imzasız tarihsiz "ilgili makama" hitaben yazılı ve konusu davacının fiilleri olan yazının gönderilmesi üzerine, yazıda geçen fiillerin de soruşturma konusuna dahil edilerek konunun Genel Müdürlük denetim elemanlarınca soruşturulmasının talebi sonrasında Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünün 10/07/2015 tarih ve E.455 sayılı yazısı ile tüm fiillere ilişkin olarak soruşturma onayı verildiği, davacı hakkında iddia edilen bahse konu eylemlerine yönelik olarak yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen 27/12/2016 tarih ve 34/4 sayılı soruşturma raporunda ise; davacının, taşeron firma elemanı teknisyen ... hakkında tutulan 16/04/2015 tarihli tutanak akabinde uyarı yazısının tebliği ile görevli olmadığı halde bu işle görevli memur ... 'nın yerine imza attığı ve tebliğini gerçekleştirdiği, yine aynı teknisyen hakkında 27/04/2015 tarihinde tutulan tutanağa gerçek olmayan bilgiler yazarak tutanakta adı geçen öğrencilerin yerine imza attığı, 26/03/2015 tarihinde gece nöbetçi olduğu sırada yurt özel güvenlik görevlisi S.U. hakkında tuttuğu tutanak içeriğinin ve tutanağa atılan imzaları başkalarının imzalarını taklit ederek doldurduğu iddialarının sübuta erdiği belirtilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, ayrıca davacı hakkında; tam günü belli olmamakla birlikte 2015 yılı mart ayı içinde yurt kantin- lokanta işletmesi çalışanı .'ye hakaret ve küfür ettiği, fiili saldırıda bulunduğu, 31/03/2015 tarihinde yurt binası içinde yurt özel güvenlik görevlisi .'ye fiili saldırıda bulunduğu iddialarının da sübuta erdiği belirtilerek 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, teklifler doğrultusunda davacı hakkında 28/02/2017 tarih ve 215 nolu Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) ve (g) alt bentleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">İLGİLİ MEVZUAT:</p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde; "Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak", (g) alt bendinde ise; "Memurluk sıfat ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilleri, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında yer almıştır.</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, tam günü belli olmamakla birlikte 2015 yılı mart ayı içinde yurt kantin-lokanta işletmesi çalışanı .'ye hakaret ve küfür ettiği, fiili saldırıda bulunduğu, 31/03/2015 tarihinde yurt binası içinde yurt özel güvenlik görevlisi .' ye fiili saldırıda bulunduğu fiilinin sabit olduğu gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; davacının fiillinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde belirtilen; amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine karşı işlenilmediği ve bu nedenle de söz konusu madde kapsamına girmediği sonucuna varıldığından, davacının anılan eylemleri nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka uyarlık görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi ile ilgili olarak, 09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmedilmiş olup, kararın gerekçesinde özetle; dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından, anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmadığı, fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezasını gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki, itiraz konusu kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olmadığı, ..., idarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesinin güç olduğu, kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşıldığından, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine de aykırı olmadığı vurgulanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Konuya ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02/07/1996 tarih ve E:1996/3-144, K:1996/171 sayılı kararında, "yüz kızartıcı suç"un, yasalarda tanımlanmadığı ve tek tek sayılmadığı, toplumun yapısına göre zaman zaman değişikliğe uğrayan bu suçların tek tek sayılmasının olanaksız olduğu, "...gibi yüz kızartıcı suçlar" denildiğinde maddede sayılmamış olan diğer yüz kızartıcı suçların neler olduğunun yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanacağı belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 5525 sayılı Kanun kapsamına ilişkin bir uyuşmazlıkta verdiği 12/11/2014 tarih ve E:2012/482, K:2014/3992 sayılı kararında, "Burada yer verilen 'gibi yüz kızartıcı suçlar' ibaresindeki 'gibi' sözcüğü, yüz kızartıcı suç olarak anılan Kanunda sayma yoluyla belirtilen 'Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas suçlarından biri'ni ifade etmek üzere kullanılmıştır. Aksi yorumla, 'gibi' sözcüğünün, 'sayılanlara benzer suçları' ifade ettiğinin kabul edilmesi, Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrası ile 657 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca memurların memurluklarının sona erdirilmesine ilişkin durumların bizzat kanunda düzenlenmesi gerektiğine ilişkin memur güvencesine aykırı olduğu gibi; idarelere, Kanunda gösterilen suçlar dışında benzer suçların yüz kızartıcı suç sayılması konusunda, ölçütleri belirsiz, geniş bir takdir yetkisi tanınması sonucunu da doğurabilecektir." ifadelerine yer vererek, 5525 sayılı Kanunda sayma yoluyla belirtilen eylemler arasında yer verilmeyen "intihal" fiilinin yüz kızartıcı suç olarak kabul edilemeyeceğine ve bu fiile dayanılarak verilmiş dava konusu disiplin cezasının, nitelik itibarıyla 5525 sayılı Kanunun kapsamına girdiğine karar vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Ancak, İdari Dava Daireleri Kurulu 04/03/2013 tarih ve E:2009/652, K:2013/751 sayılı bir diğer kararında, "cinsel taciz ve sarkıntılık" fiili nedeniyle hakkında kamu görevinden çıkarma cezası verilen davacının fiilinin, 5525 sayılı Kanunda sayılan suçlardan olmamasına rağmen şeref ve haysiyet kırıcı suçlar kapsamında olduğu, dolayısıyla 5525 sayılı Kanun ile öngörülen disiplin affından faydalanacak disiplin cezaları kapsamında bulunmaması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren İdare Mahkemesinin ısrar kararını onamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Görüldüğü üzere, bu konudaki tartışmalar ve görüşler çeşitlilik arz etmekle birlikte, yüz kızartıcı suçların neler olduğunun, yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanması daha uygun olacaktır. Bu değerlendirme yapılırken de verilen disiplin cezasının sebebi, niteliği ve kapsamı göz önüne alınacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarece işlemin sebep unsuru olarak gösterilen fiillerin, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" hükmü kapsamında görülerek dava konusu disiplin cezasının verildiği anlaşılmakta ise de, davacının taşeron firma elemanı teknisyen ... hakkında tutulan 16/04/2015 tarihli tutanak akabinde uyarı yazısının tebliği ile görevli olmadığı halde bu işle görevli memur ... 'nın yerine imza attığı ve tebliğini gerçekleştirdiği, yine aynı teknisyen hakkında 27/04/2015 tarihinde tutulan tutanağa gerçek olmayan bilgiler yazarak tutanakta adı geçen öğrencilerin yerine imza attığı, 26/03/2015 tarihinde gece nöbetçi olduğu sırada yurt özel güvenlik görevlisi . hakkında tuttuğu tutanak içeriğinin ve tutanağa atılan imzaları başkalarının imzalarını taklit ederek doldurduğu şeklindeki fiilleri, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamına girmediğinden, anılan eylemleri nedeniyle yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Elazığ 1. İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU:</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,</p>

<p style="text-align:justify">2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 14/10/2021 tarih ve E:2021/1696, K:2021/1635 sayılı kararının BOZULMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">3. Kullanılmayan 97,70 TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,</p>

<p style="text-align:justify">4.  Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/06/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI OY</p>

<p style="text-align:justify">Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin kararı usul ve hukuka uygun olduğundan onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/yuz-kizartici-suctan-disiplin-cezasi-hakkinda-onemli-karar</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/06/judge-7602999-640.png" type="image/jpeg" length="56294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görevden alınan memurlar alt dereceli kadrolara atanabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/gorevden-alinan-memurlar-alt-dereceli-kadrolara-atanabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/gorevden-alinan-memurlar-alt-dereceli-kadrolara-atanabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[genel müdür daire başkanı genel sekreter v.b üst kadrolarda yer alanların görevden alınıp alt kadrolara atanmalarında unvan değişsse bile aynı dereceli kadrolara atanması gerektiği hakkında karar]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Görevden alınan memurlar alt dereceli kadrolara atanabilir mi?</h1>

<h1 style="text-align:justify"></h1>

<p style="text-align:justify">Davacının daire başkanlığı görevinden alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı açık ise de; 1. dereceli kadroda 1. derecenin 4. kademesi kazanılmış hak aylık derecesiyle daire başkanı kadrosunda bulunan davacının, isteği olmaksızın, kazanılmış hak aylık derecesinin altında bir görev olan 8. dereceli biyolog kadrosuna atamasının yapılması suretiyle kadro derecesinin gözetilmediği anlaşılmıştır.</p>

<h2 style="text-align:justify">T.C.<br />
DANIŞTAY<br />
İKİNCİ DAİRE<br />
Esas No: 2024/1304<br />
Karar No: 2024/4442</h2>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU:<br />
...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ:<br />
Dava Konusu İstem:<br />
Davacı tarafından, Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde daire başkanı kadrosunda görev yapmakta iken, daire başkanlığına atanma onayı iptal edilerek biyolog kadrosuna asaleten atanmasına ilişkin... tarih ve... sayılı... Su ve Kanalizasyon İdaresi Yönetim Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının 16/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle dava açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:<br />
...İdare Mahkemesinin... günlü, E:., K:...sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda atama yapma ve görevden alma konusunda idareye takdir yetkisinin tanındığı, bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, ...Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde daire başkanlığı görevini yürüten davacının, bu görevinden alınarak biyolog kadrosuna atanması yolunda tesis edilen işlemde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:<br />
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:...temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:<br />
Davacı tarafından; dava konusu işlemin cezalandırma amacıyla tesis edildiği, işlem tesis edilirken gerekçe gösterilmediği, davalı idareye karşı yasal haklarını kullandığı için daire başkanlığı görevinden alınarak atanabileceği en düşük pozisyon olan 8. dereceli biyolog kadrosuna atandığı, idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin hukuki kaideler çerçevesinde kullanılmadığı ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN CEVABI:<br />
Cevap verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:<br />
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">İNCELEME VE GEREKÇE:<br />
MADDİ OLAY:<br />
Davacı tarafından, ...Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde daire başkanı kadrosunda görev yapmakta iken, daire başkanlığına atanma onayı iptal edilerek ...dereceli biyolog kadrosuna asaleten atanmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı ...Su ve Kanalizasyon İdaresi Yönetim Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının 16/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">İLGİLİ MEVZUAT:<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 1897 sayılı Kanun ile değişik 45. maddesinin 1. fıkrasında, hiçbir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı; 71. maddesinde, memurların eşit dereceler arasında veya derece yükselmesi suretiyle sınıf değiştirmelerinin caiz olduğunun belirtildiği; 76. maddesinin 1. fıkrasında, kurumların görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar dahilinde daha üst kurum içinde veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri; 2. fıkrasında ise, memurların istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilecekleri hükme bağlanmıştır.<br />
Öte yandan, 657 sayılı Kanun'un 71. ve 76. maddeleri ile memurların sınıfları da değiştirilmek suretiyle naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri uyarınca, memurların naklen atanmaları konusunda idarelerin sahip olduğu takdir yetkisi doğrultusunda, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, davacının daire başkanı kadrosundan alındığı ve davalı idarenin, kanunla kendisine tanınmış olan takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında keyfi kullandığı ve özel nedenlere dayandırdığı noktasında dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, davacının daire başkanlığı görevinden alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı açık ise de; 1. dereceli kadroda 1. derecenin 4. kademesi kazanılmış hak aylık derecesiyle daire başkanı kadrosunda bulunan davacının, isteği olmaksızın, kazanılmış hak aylık derecesinin altında bir görev olan 8. dereceli biyolog kadrosuna atamasının yapılması suretiyle kadro derecesinin gözetilmediği anlaşılmış olup, anılan işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br />
2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br />
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,<br />
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>PERSONEL MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/gorevden-alinan-memurlar-alt-dereceli-kadrolara-atanabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/14772-1.jpg" type="image/jpeg" length="79043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahkumiyet nedeniyle sürekli işçi ataması feshedildi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/mahkumiyet-nedeniyle-surekli-isci-atamasi-feshedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/mahkumiyet-nedeniyle-surekli-isci-atamasi-feshedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, ağır hapis cezasına mahkûm edilen sürekli işçinin atamasının feshedilmesine ilişkin işlemi hukuka uygun bulan mahkeme kararını onadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay: Ağır Hapis Cezası Bulunan Sürekli İşçinin Atamasının Feshi Hukuka Uygun</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, başka bir suçu işlemek amacıyla öldürme suçundan ağır hapis cezalarına mahkûm edilen ve Sağlık Bakanlığı bünyesinde sürekli işçi olarak çalışan kişinin atamasının feshedilmesine ilişkin işlemi hukuka uygun bulan mahkeme kararını onadı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Sağlık Bakanlığında Çalışan Sürekli İşçinin Ataması Feshedildi</h2>

<p style="text-align:justify">Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğinde sürekli işçi olarak görev yapan kişinin ataması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde öngörülen şartları taşımadığı gerekçesiyle feshedildi. İşlemin iptali istemiyle açılan davada, davacının başka bir suçu işlemek amacıyla öldürme suçundan müebbet ağır hapis ve 16 yıl 8 ay ağır hapis cezasına mahkûm edildiği belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">İlk derece mahkemesi, davacının mahkûmiyet durumu ve kamu haklarından yasaklı olması nedeniyle sürekli işçi kadrosuna atanma şartlarını taşımadığı sonucuna ulaştı ve davayı reddetti. Bölge İdare Mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetti.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı, mahkûmiyet durumunun kadroya geçiş sırasında idare tarafından bilindiğini, sürekli işçi kadrosuna atanma işlemlerinin şartları sağladığı tespit edilerek tamamlandığını ve eski hükümlü statüsünde çalıştırılmasının mümkün olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istedi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Eski Hükümlü Statüsünde Çalıştırılma İddiası</h2>

<p style="text-align:justify">Davacı, eski hükümlülerin kamu kurumlarında işçi olarak istihdamına ilişkin düzenlemeler kapsamında çalıştırılmasının mümkün olduğunu savundu. İlk derece mahkemesi ise eski hükümlü olarak çalıştırılmaya ilişkin başvurunun reddinin ayrı bir uyuşmazlık konusu olabileceğini belirterek, mevcut davada atamanın feshi işlemini değerlendirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Mahkeme, davacının mahkûmiyetini ve kamu haklarından yasaklı olmasını dikkate alarak 657 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki şartların taşınmadığı sonucuna vardı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Danıştay Kararı Onadı</h2>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, 2020/3517 esas ve 2023/6486 karar sayılı dosyada yaptığı temyiz incelemesinde, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirtti. Daire, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna ulaşarak temyiz istemini reddetti ve kararı onadı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kararın hukuki önemi:</strong> Karar, sürekli işçi kadrosuna atanma şartları bakımından mahkûmiyet ve kamu haklarından yasaklılık durumunun önemini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, sürekli işçi statüsüne ilişkin uyuşmazlıklarda 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabilirliği ve eski hükümlü istihdamına ilişkin özel düzenlemelerin etkisi, ilgili mevzuat ve somut olay çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.</p>

<h2 style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Kararı</h2>

<p style="text-align:justify"><strong>Esas No:</strong> 2020/3517</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar No:</strong> 2023/6486</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Tarihi:</strong> 07.12.2023</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar sonucu:</strong> Temyiz isteminin reddi ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması.</p>

<h3 style="text-align:justify">Kararın tam metni</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Esas No:</strong> 2020/3517</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar No:</strong> 2023/6486</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İçtihat Metni</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>TEMYİZ EDEN (DAVACI):</strong> ...</p>

<p style="text-align:justify"><strong>VEKİLİ:</strong> Av. ...</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KARŞI TARAF (DAVALILAR):</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p style="text-align:justify">... Bakanlığı</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">... Valiliği / ...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>VEKİLİ:</strong> Av. ...</p>

<h3 style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU</h3>

<p style="text-align:justify">... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>Dava konusu istem:</strong> Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğinde sürekli işçi olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca aranan şartları taşımadığından bahisle atamasının feshedilmesine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:</strong> ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, başka bir suçu işlemek için öldürme suçundan, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile müebbet ağır hapis ve 16 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bihakkın tahliye tarihinin 21/03/2029 olduğu, davacının 05/06/2018 tarihinde ... Ağır Ceza Mahkemesine memnu haklarının iadesi talebiyle yaptığı başvurunun, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile “infazından itibaren üç yılı geçmediği anlaşıldığından, memnu haklarının iadesi talebinin reddine” karar verildiği; her ne kadar davacı, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Eski Hükümlü veya Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananların İşçi Olarak Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde eski hükümlü olarak çalıştırılabileceğini iddia etmekte ise de, bu çerçevede yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin ayrı bir dava konusu olabileceği, bu durumda; davacının, başka bir suçu işlemek için öldürme suçundan müebbet ağır hapis cezası ile mahkûm edildiği ve kamu haklarından da yasaklı olduğu dikkate alındığında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde aranan şartları taşımadığından bahisle sürekli işçi kadrosuna yapılan atamasının feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:</strong> ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI</h3>

<p style="text-align:justify">Hakkında öldürme suçundan mahkûmiyet kararı bulunmakta ise de, bu durumun kadroya alınma sırasında davalı idarelerce bilindiği, sürekli işçi kadrosuna atanma şartlarını sağladığının tespit edilmesi üzerine kadroya geçiş işlemlerinin tamamlandığı, ayrıca eski hükümlü kadrosunda çalıştırılması mümkün iken bu husus göz ardı edilerek atamasının feshedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI</h3>

<p style="text-align:justify">Savunma verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:</strong> ...</p>

<p style="text-align:justify"><strong>DÜŞÜNCESİ:</strong> Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</h3>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:</p>

<h3 style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME</h3>

<p style="text-align:justify">Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify">KARAR SONUCU</h3>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p style="text-align:justify">Davacının temyiz isteminin reddine,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının <strong>ONANMASINA</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">07/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖRNEK KARARLAR</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/mahkumiyet-nedeniyle-surekli-isci-atamasi-feshedildi</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 03:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/vvv.jpg" type="image/jpeg" length="44083"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Danıştay: Ertelenen Hapis Cezası Memuriyete Engel Olabilir]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-ertelenen-hapis-cezasi-memuriyete-engel-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-ertelenen-hapis-cezasi-memuriyete-engel-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, kasten işlenen suçtan dolayı bir yıldan fazla hapis cezası alan öğretmenin memuriyetine son verilmesini hukuka uygun bulan kararı onadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay: Ertelenen Hapis Cezası Memuriyete Engel Olabilir</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında görev yapan bir öğretmenin, kasten işlediği suç nedeniyle bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm edilmesi üzerine memuriyetine son verilmesine ilişkin uyuşmazlıkta karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Balıkesir'de bir mesleki ve teknik Anadolu lisesinde elektronik öğretmeni olarak görev yapan davacının, hakkında verilen ve kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine rağmen devlet memurluğu görevine son verilmesi üzerine açtığı dava reddedildi. İlk derece mahkemesi, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmama şartının memuriyet sırasında kaybedildiği sonucuna vardı.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı, cezanın ertelenmiş olmasını ve aynı olay nedeniyle yürütülen disiplin soruşturmasında aylıktan kesme cezası verilmesini gerekçe göstererek karara karşı istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurdu. Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetti.</p>

<p style="text-align:justify">Dosyayı temyizen inceleyen Danıştay 12. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti. Daire, davacının temyiz istemini reddederek kararı onadı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kararın Hukuki Gerekçesi</h2>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlığın temelini, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde düzenlenen memuriyete alınma genel şartlarının, görev sırasında kaybedilmesi hâlinde uygulanacak hukuki sonuçlar oluşturuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Anılan Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, memurluğa alınma şartlarından herhangi birinin sonradan kaybedilmesi hâlinde devlet memurluğunun sona erdirilmesini öngörüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Somut olayda davacı, kasten işlediği suç nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş ve cezasının ertelenmesine karar verilmişti. İlk derece mahkemesi, cezanın ertelenmesinin mahkûmiyetin hukuki sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmadığını; erteleme koşullarının yerine getirilmesi ve denetim sürecinin tamamlanmasına bağlı sonuçların ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek memuriyet şartının kaybedildiği sonucuna ulaştı.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi ise temyiz incelemesinde, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu ve ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, hapis cezasının ertelenmesi ile mahkûmiyetin memuriyet statüsü bakımından doğurabileceği sonuçların birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyması bakımından önem taşıyor. Bununla birlikte, ceza mahkûmiyetlerinin memuriyet üzerindeki etkisi değerlendirilirken suçun niteliği, cezanın miktarı, kesinleşme durumu ve ilgili mevzuat hükümleri somut olay özelinde dikkate alınmalıdır.</p>

<h2 style="text-align:justify">Karar Bilgileri</h2>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Mahkeme: Danıştay 12. Daire</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Esas No: 2020/3537</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Karar No: 2023/7114</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Karar tarihi: 26.12.2023</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Uyuşmazlık: Hapis cezası nedeniyle devlet memurluğunun sona erdirilmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sonuç: Temyiz isteminin reddi ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığının 2020/3537 E., 2023/7114 K. Sayılı Kararının Tam Metni</h2>

<p style="text-align:justify">T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No: 2020/3537</p>

<p style="text-align:justify">Karar No: 2023/7114</p>

<p style="text-align:justify">İçtihat Metni</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ: Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...</p>

<h3 style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU</h3>

<p style="text-align:justify">... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ</h3>

<p style="text-align:justify">Dava konusu istem: Balıkesir ili, ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde elektronik öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendindeki memur olma genel şartlarından birini sonradan kaybettiğinden bahisle aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca devlet memurluğu görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya isnat edilen, “sarkıntılık düzeyinde kalacak şekilde cinsel saldırı” suçu nedeniyle, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın, Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilerek davacının iki yıl süre ile denetim süresine tabi tutulduğu, anılan kararın, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacının kasten işlediği suç nedeniyle bir yıldan fazla hapis cezası ile cezalandırılması ve bu mahkûmiyetin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesinin cezanın infaz edilmeyeceği anlamına gelmediği, infazın, yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde infaz edilmiş sayıldığı hususu gözetildiğinde; davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde belirtilen kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak şartını, memurluğu sırasında kaybettiğinden görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI</h3>

<p style="text-align:justify">Adli yargıda yapılan yargılamada verilen cezanın ertelenmesine karar verildiği, aynı olay nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek mahkeme kararının bozulması ileri sürülmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI</h3>

<p style="text-align:justify">Dava konusu işlemin usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...</p>

<p style="text-align:justify">DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</h3>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:</p>

<h3 style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME</h3>

<p style="text-align:justify">Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify">KARAR SONUCU</h3>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p style="text-align:justify">Davacının temyiz isteminin reddine,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">26/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-ertelenen-hapis-cezasi-memuriyete-engel-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 00:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/bbb.jpg" type="image/jpeg" length="29720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sözleşmeli Personelin Feshi Esaslar'da Sayılan Hallerde Mümkün]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/sozlesmeli-personelin-feshi-esaslarda-sayilan-hallerde-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/sozlesmeli-personelin-feshi-esaslarda-sayilan-hallerde-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Daire, alkollü görev yapmak ve maiyetindekilere küfür etmek gerekçesiyle sözleşmesi feshedilen garsonun davasının reddine ilişkin kararı bozdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay: Sözleşmeli Personelin Feshi Yalnızca Esaslar'da Sayılan Hallerde Mümkün</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, 2020/3067 E., 2023/6370 K. sayılı kararıyla davacının temyiz isteminin kabulüne ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verdi. Karar esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla verildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Uyuşmazlığın konusu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ankara Palas Devlet Konukevinde 1992 yılından itibaren garson olarak görev yapan davacının, her yıl imzalanan hizmet sözleşmesinin 7. maddesi kapsamında 11/12/2017 tarihinde feshedilmesine ilişkin işlem ile iş sonu tazminatı istemiyle yaptığı 01/02/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem dava konusu edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Fesih gerekçesinde, davacının 29 Ekim 2017 tarihinde düzenlenen Cumhuriyet Balosu etkinliğinde görevli olduğu sırada alkol aldığı, görevini yerine getiremeyecek derecede sarhoş olduğu, üstlerine karşı saygı sınırlarını aştığı ve sevk ve idaresinden sorumlu olduğu geçici servis elemanlarını küfürlerle tehdit ettiği belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İlk derece ve istinaf aşaması</strong></p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi, davacının Tip Hizmet Sözleşmesinde belirtilen fesih gerektiren davranışlarda bulunduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunu reddetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Temyiz iddiaları</strong></p>

<p style="text-align:justify">Davacı; fesih dayanağı tanık beyanlarının sonradan lehine geri alındığını, idarenin sözleşmenin 7. maddesindeki hususların gerçekleştiğini ispat edemediğini, savunmasının alınmadığını, savunma ve çalışma haklarının ihlal edildiğini, yaklaşık 26 yıl boyunca hakkında şikâyet bulunmadığını ve işlemin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı idare, işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiğini savunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay'ın değerlendirmesi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, feshin dayanağı olarak sunulan dilekçeleri veren dört garsonun, dava süreci devam ederken 05/04/2018 tarihinde İdare Mahkemesine verdikleri dilekçelerle önceki beyanlarını tekrar işe çağrılmama endişesiyle, etki altında kalarak verdiklerini bildirdiklerini, davalı idarece de feshe dayanak olarak başkaca somut bilgi ve belge sunulmadığını belirtmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Dairece ayrıca, 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6. maddesinde sözleşmeli personelin sözleşmesinin hangi hallerde feshedilebileceğinin sayma yoluyla tek tek belirlendiği, davacı yönünden bu maddede yer alan fesih sebeplerinden herhangi birinin gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığı ve dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu nedenle davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karşı oy</strong></p>

<p style="text-align:justify">Karara gerekçe yönünden katılmayan üye, davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği kanaatine varıldığını belirtmiştir. Karşı oyda, 657 sayılı Kanun'un referans norm olarak alınmasına hukuken engel bulunmadığı, fiillerin 125. maddenin birinci fıkrasının (E) bendinde sayılan Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında yer almadığı, 125/D-(d) bendi kapsamında değerlendirilebileceği ve bu halde karşılığının kademe ilerlemesinin durdurulması cezası olduğu belirtilerek, işlemin bu gerekçeyle hukuka aykırı bulunması gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar sonucu</strong></p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">Davacının temyiz isteminin kabulüne,</li>
 <li style="text-align: justify;">İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına,</li>
 <li style="text-align: justify;">Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">kesin olarak, 05/12/2023 tarihinde, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verilmiştir.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>BİLGİ KUTUSU</strong></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Mercii:</strong> Danıştay 12. Daire</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Esas / Karar No:</strong> 2020/3067 E., 2023/6370 K.</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Karar Tarihi:</strong> 05/12/2023</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Temyiz Eden:</strong> Davacı</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Konu:</strong> Devlet konukevinde sözleşmeli garsonun sözleşmesinin alkollü görev yapma ve küfür gerekçesiyle feshi; iş sonu tazminatı istemi</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>İlgili Mevzuat:</strong> 657 sayılı DMK m. 4/B; 7/15754 sayılı BKK ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar Ek m. 6</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Sonuç:</strong> Temyiz isteminin kabulü, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması (esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu)</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Karşı Oy:</strong> Var (gerekçe yönünden)</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Kanun Yolu:</strong> Kesin</li>
</ul>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>KARAR METNİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3067 E., 2023/6370 K.</p>

<p style="text-align:justify">T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Esas No: 2020/3067<br />
Karar No: 2023/6370</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...<br />
VEKİLİ: Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı<br />
VEKİLİ: Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ:<br />
Dava konusu istem: Ankara Palas Devlet Konukevinde ... olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile iş sonu tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı 01/02/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline, hak ettiği iş sonu tazminatının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; Dışişleri Bakanlığı Ankara Palas Devlet Konukevi İşletme Müdürlüğünün, İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığına hitaplı 08/11/2017 tarihli yazısında özetle; 29 Ekim 2017 tarihinde Ankara Palas Devlet Konukevinde Kadın İşveren ve Sanayiciler Derneğinin 180 kişilik Cumhuriyet Balosu etkinliği düzenlendiği, bu etkinliğe Ankara'da bulunan iş dünyasının önemli isimlerinin misafir olarak katıldıkları, servisten sorumlu garson kadrosunda bulunan fakat daha önceki idare tarafından salon şefi olarak görevlendirilen davacının sözlü ikazlara rağmen görev esnasında defalarca alkollü olduğunun görüldüğü, düzelir düşüncesi ile kendisinin sözlü olarak iyi niyetle uyarıldığı, 29 Ekim akşamı düzenlenen önemli bir etkinlikte aynı şekilde ayakta duramayacak ve sendeleyen bir durumda olduğu ve daha önce de yaptığı gibi iş esnasında alkol aldığı, işinin başında durmadığı, salonda dışarıdan ekstra ile çalışan garsonların olduğu, adı geçenin personelini takip etmeyen ve işinin ciddiyetini bir türlü anlamayan bir personel durumunda olduğu, ikazda bulunulmasına rağmen alkolün etkisiyle işletmeyi zor durumdu bıraktığı, olay gecesi yine her zamanki gibi alkollü olduğu, işletmede çalışan diğer garsonlara küfür içerikli sözler sarf ettiği, bu nedenle ilgili garsonların ertesi gün işyerine gelmediklerinin belirtildiği görüldüğünden, Tip Hizmet Sözleşmesinde belirtilen sözleşmenin feshini gerektiren davranışlarda bulunduğu sabit olan davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlem ile bu işlemin iptaliyle kendisine iş sonu tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı 01/02/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin davalı idare işlemlerinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarece, idari hizmet sözleşmesinin feshine dayanak teşkil ettiği belirtilen tanık beyanlarının daha sonradan lehine geri alındığı ve düzeltildiği, davalı idarenin, idari hizmet sözleşmesinin feshini düzenleyen 7. maddesinde yer alan hususların kendi nezdinde gerçekleştiğini ispat edemediği, isnat edilen olayların gerçeği yansıtmadığı, davalı idarenin iddialarının temelini oluşturan sarhoş olduğu iddiasının, tespit edilmiş somut olgu ve olaylara dayanmadığı, işten çıkarılırken savunmasının dahi alınmadığı, anayasal hak olarak tanınmış olan "savunma hakkı" ve "çalışma hakkı"nın açıkça ihlal edildiği, 26 yıl boyunca bir kez dahi hakkında şikayet olmadığı, savunması dahi alınmadan şifahi beyanlara dayanılarak sözleşmesinin feshedilmesinin, uzun yıllar boyunca kamuya hizmet etmek suretiyle verdiği emeğin karşılığı olan tazminat hakkına ulaşmasını hukuk dışı bir usulle engellediği, böyle bir yöntemin idareye olan güveni ve hukuki öngörülebilirlik ilkesini sarsacağı, bir anlığına müvekkilin alkollü olduğu iddiası doğru kabul edilse dahi, yaklaşık 26 yıldır aynı kamu hizmetini başarıyla yerine getirdiği, bu sürede hakkında herhangi bir yaptırım uygulanmadığı gibi aksine başarılı çalışmaları için ödüllendirildiği göz önüne alındığında dava konusu işlemin "ölçülülük ilkesi"ne aykırı olduğu, davalı idarenin hukuka aykırı olarak tesis ettiği işlemin iptal edilmesi sonucunda, iş sonu tazminatına hak kazanacağı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlem kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edilmiş olup, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br />
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">İNCELEME VE GEREKÇE:<br />
MADDİ OLAY:<br />
Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesinde ... olarak görev yapan davacının, Kadın İşveren ve Sanayiciler Derneği tarafından 29 Ekim 2017 Pazar akşamı düzenlenen Cumhuriyet Balosu etkinliğinde görevli olduğu halde alkol aldığının, görevini yerine getiremeyecek derecede sarhoş olduğunun, sevk ve idaresinde sorumlu olduğu geçici servis elemanlarını galiz küfürlerle tehdit ettiğinin, üstleri tarafından uyarılmasına karşın saygı sınırlarını aşan tavırlarına devam ettiğinin, anılan işletme tarafından bildirilmesi ve alınan tanık ifadeleri doğrultusunda tespit edildiğinden bahisle iş sözleşmesinin, sözleşmenin 7. madde uyarınca feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile iş sonu tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı 01/02/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İLGİLİ MEVZUAT:<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan ve sözleşmeli personel istihdamını düzenleyen 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde, "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir. Ancak, yabancı uyrukluların; ... bu Kanuna tâbi kamu idarelerinde ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir. (Ek paragraf: 4/4/2007-5620/4 md.) Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir...." hükmü öngörülmüştür.<br />
Söz konusu düzenlemeye istinaden 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinde; "(Ek:22/11/2010-2010/1169) Personelin;<br />
a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması,<br />
b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,<br />
c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi,<br />
ç) Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, (Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarih ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.)<br />
d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması,<br />
e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması,<br />
hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir.<br />
Personel; kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla veya Ek 1 inci maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir.<br />
Hizmet sözleşmesi, ölüm ve 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sayılan hallerde kendiliğinden sona erer." düzenlemeleri yer almıştır.<br />
Öte yandan, anılan Esaslar'a istinaden Dışişleri Bakanlığında 01/01/2016 - 31/12/2016 tarihleri arasında Türk uyruklular için hazırlanan Tip Hizmet Sözleşmesinin 13. maddesinde, "İlgilinin sözleşmesi;<br />
a) Kurum tarafından: ...<br />
4- Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, ...<br />
8- Kendisine verilen işleri yürürlükteki kanun, tüzük, yönetmelik, genelgelere ve verilecek emirlere uygun olarak yapmaması, ...<br />
14- Kurum mensuplarına ve iş sahiplerine karşı görev adabı veya disipliniyle bağdaşmayan davranışlarda bulunması, iş sahipleriyle bu türden ilişkiler içine girdiğinin belirlenmesi,<br />
hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde tek taraflı feshedilir. Bu durum Kurumca ilgiliye yazılı olarak tebliğ edilir. Tebligatta belirtilecek günden geçerli olmak üzere sözleşme sona erer. ..." açıklamaları yapılmıştır.<br />
Dışişleri Bakanlığı ile davacı arasında imzalanan Hizmet Sözleşmesinin 7. maddesinde; "a) "Taraflar, bir ay önce ihbar etmek şartıyla sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir. b) İlgili, aşağıda sayılan; 1. İzin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın kendi kast ve kusuru dolayısıyla ardı ardına üç gün veya bir ay içinde beş gün görevine devam etmemesi, 2. Bulaşıcı veya görevi ile bağdaşmayacak derecede veya görevini yapmaya engel bir hastalığa tutulduğunun doktor raporu ile saptanması, 3. Kuruma ait veya kurum tarafından sağlanan binada ikamet ettiği takdirde bunun gerekli kıldığı disiplin ve düzene uymaması, bu konudaki talimatlara riayet etmemesi, 4. Sözleşmeli personel olarak alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya sonradan sözleşmeli personel olabilme şartlarından herhangi birini kaybetmesi, 5. Kurumun itibarını veya görev haysiyetini zedeleyici fiil ve davranışlarda bulunması, çıkar temin etmek amacıyla resmi evrak üzerinde tahrifat yapması, hırsızlık yapması, rüşvet alması veya sahte belge tanzim etmesi, içki veya uyuşturucu madde kullanmayı alışkanlık haline getirmesi, görevine sarhoş gelmesi, görev yerinde içki veya uyuşturucu kullanması, 6. Mahkeme kararı ile üç günden fazla hapis cezasına mahkum olması, 7. Devlet malı, makine, tesisat, eşya ve maddeleri kasten veya dikkatsizlikle tamir olmayacak şekilde hasara ve kayba uğratması, 8. Kurumda, sözleşmeliyi bir haftadan fazla süreyle çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması, hal ve hallerinde işverenin ihbarda bulunmaksızın sözleşmeyi feshedeceğini peşinen kabul eder.", 8. maddesinde; "İlgili, sözleşmesi feshedildiğinde iş sonu tazminatı ve ikramiye alamayacağını peşinen kabul eder." 14. maddesinde; "Bu sözleşmede hükme bağlanmayan hususlarda Devlet Konukevleri Yönetmeliği ile 6.6.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Kararname hükümleri çerçevesinde işlem yapılır." kuralına yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
Uyuşmazlıkta, davacının, dava idare ile her yıl imzaladığı hizmet sözleşmesine istinaden tarihi Ankara Palas Konukevinde 1992 yılından itibaren garson olarak görev yaptığı, en son 01/01/2017-31/12/2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere imzalanan hizmet sözleşmesinin, 7. maddesi kapsamında 11/12/2017 tarihinde feshedildiği, fesih gerekçesinde, ... Derneği tarafından 29 Ekim 2017 Pazar akşamı düzenlenen Cumhuriyet Balosu etkinliğinde görevli olduğu sırada alkol aldığı, görevini yerine getiremeyecek derecede sarhoş olduğu, alkolün etkisiyle üstlerine karşı saygı sınırlarını aştığı, ayrıca, sevk ve idaresinden sorumlu olduğu geçici servis elemanlarını ertesi gün düzenlenecek etkinliğe çalışmak üzere gelmemeleri için galiz küfürlerle tehdit ettiğinin tespit edildiği belirtilerek bahse konu fiillerin iş sözleşmesinin 7. maddesi kapsamına girdiğinden cihetle, sözleşmesi tek taraflı olarak feshedildiği ifade edilerek, feshin dayanağı olarak bahse konu olaya ilişkin o tarihte garson olarak çalışmaya gelen T.Ç., B.G., İ.Y. ve A.Ç.'nin beyanlarına yönelik dilekçelerinin sunulduğu, ancak aynı şahısların dava süreci devam ederken 05/04/2018 tarihinde İdare Mahkemesine vermiş oldukları dilekçelerle, daha önceki dilekçeleri tekrar işe çağrılmama endişesiyle, etki altında kalarak verdiklerini beyan ettikleri, davalı idarece de sözleşmenin feshine dayanak olarak başkaca somut bilgi ve belgenin de sunulmadığı görülmüştür.<br />
Bununla birlikte, 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın Ek 6. maddesinde sözleşmeli personelin sözleşmesinin hangi hallerde feshedilebileceği ve hangi hallerde sona ereceği bentler halinde sayma yoluyla tek tek belirlenmiş olup, davacı yönünden söz konusu maddede yer alan sözleşme feshi sebeplerinden herhangi birinin de gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.<br />
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;</p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,</li>
 <li style="text-align: justify;">Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,</li>
 <li style="text-align: justify;">Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/12/2023 tarihinde, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">(X) KARŞI OY:</p>

<p style="text-align:justify">Dava, Ankara Palas Devlet Konukevinde ... olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile iş sonu tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı 01/02/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline, hak ettiği iş sonu tazminatının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br />
Uyuşmazlık konusu olayda, Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesinde baş garson olarak görev yapan davacının, Kadın İşveren ve Sanayiciler Derneği tarafından 29 Ekim 2017 Pazar akşamı düzenlenen Cumhuriyet Balosu etkinliğinde görevli olduğu halde alkol aldığının, görevini yerine getiremeyecek derecede sarhoş olduğunun, sevk ve idaresinde sorumlu olduğu geçici servis elemanlarını galiz küfürlerle tehdit ettiğinin, üstleri tarafından uyarılmasına karşın saygı sınırlarını aşan tavırlarına devam ettiğinin, anılan işletme tarafından bildirilmesi ve alınan tanık ifadeleri doğrultusunda tespit edildiğinden bahisle sözleşmesi, İş Sözleşmesi'nin 7. madde uyarınca feshedilmiştir.<br />
16/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ve 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve Genel Bütçeye dahil dairelerde, katma bütçeli idarelerde, döner sermayeli kuruluşlarda, belediyelerde, özel idarelerde ve kamu iktisadi teşebbüslerinde, özel Bütçeli İdareler ile 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalan kuruluşlarda sözleşme ile çalıştırılan personel ile ilgili düzenlemeler yapan "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar"ın 2. maddesinde de, sözleşmeli personelin; mevzuatına uygun olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu görevlileri olduğu belirtilmiş, ayrıca sözleşmeli personelin istihdam koşulları ile ilgili ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır. Bununla birlikte 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan düzenlemelerin referans norm olarak alınmasına hukuken bir engel de bulunmamaktadır.<br />
Dava konusu uyuşmazlık yukarıdaki mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde; davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varılmakla birlikte, fiillerin yukarıda açıklandığı üzere "referans norm" olarak dikkate alınması gereken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde sayılan ve "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektiren fiil ve haller içerisinde yer almadığı, 125/D-(d) maddesinde yer alan, "Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak" kapsamında değerlendirilebileceği ve bu durumda da karşılığının "kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller içerisinde yer aldığı kanaatine varıldığından, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle karara gerekçe yönünden katılmıyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖRNEK KARARLAR</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/sozlesmeli-personelin-feshi-esaslarda-sayilan-hallerde-mumkun</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 04:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/danistay-dan-ihalelere-katilmaktan-yasaklama-hakkinda-onemli-karar-h33021-e3e8b.webp" type="image/jpeg" length="20237"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beraat kararı disiplin cezasını ortadan kaldırır mı?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/beraat-karari-disiplin-cezasini-ortadan-kaldirir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/beraat-karari-disiplin-cezasini-ortadan-kaldirir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, disiplin suçunun sübuta ermediği gerekçesiyle memurluktan çıkarma cezasının iptalini onadı. Beraat kararının disiplin hukukuna etkisini değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay: Disiplin Suçu Sübuta Ermeyen Memura Verilen İhraç Cezası Hukuka Aykırı</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle devlet memurluğundan çıkarılan personel hakkındaki işlemin iptalini onadı. Kararda, ceza yargılamasında beraat kararının disiplin hukukuna etkisi ve disiplin suçunun somut delillerle ortaya konulması gereği değerlendirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, ceza yargılamasında verilen beraat kararlarının disiplin cezalarına etkisine ilişkin önemli bir değerlendirmede bulundu. Daire, ceza mahkemesince verilen beraat kararının her durumda disiplin cezası uygulanmasına engel oluşturmayacağını, ancak disiplin cezasına dayanak alınan fiilin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlık, Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesindeki bir mesleki eğitim merkezinde hizmetli olarak görev yapan kamu görevlisinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarılması üzerine açılan davadan kaynaklandı. Davacıya, memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle en ağır disiplin cezası verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Disiplin soruşturmasına konu olan fiil nedeniyle davacı hakkında ayrıca bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek, fuhuş yaptırmak, aracılık etmek veya yer temin etmek suçundan ceza davası açıldı. Ceza mahkemesi, sanığın isnat edilen suçu işlediğine ilişkin soyut iddia dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Söz konusu karar 10 Mayıs 2018 tarihinde kesinleşti.</p>

<p style="text-align:justify">İlk derece mahkemesi, davacının üzerine atılı fiilin devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirecek şekilde ortaya konulamadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etti. Bölge idare mahkemesi de idarenin istinaf başvurusunu reddetti. Bunun üzerine davalı Bakanlık, işlemin mevzuata uygun olduğu iddiasıyla temyiz başvurusunda bulundu.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, değerlendirmesinde ceza hukuku ile disiplin hukukunun hukuki dayanaklarının, amaçlarının ve uygulama ilkelerinin birbirinden farklı olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle ceza mahkemesinde beraat kararı verilmesinin, kural olarak, disiplin cezası uygulanmasını kendiliğinden engellemediğini vurguladı.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda ayrıca, beraat kararının gerekçesinin önem taşıdığı belirtildi. Ceza yargılamasında suçun unsurlarının oluşmadığı veya fiilin sanık tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararlarının, aynı fiilin aynı suç kapsamında değerlendirilmesi bakımından bağlayıcı olabileceği ifade edildi. Buna karşılık, eylemin başka bir disiplin suçu oluşturması veya beraat kararının delil yetersizliğine dayanması hâlinde disiplin cezası verilmesine hukuki bir engel bulunmayabileceği açıklandı.</p>

<p style="text-align:justify">Somut olayda ise disiplin soruşturmasına esas raporun içeriği ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacıya isnat edilen disiplin suçunun sübuta ermediği sonucuna ulaşıldı. Bu nedenle 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca tesis edilen devlet memurluğundan çıkarma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı kabul edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, 21 Aralık 2023 tarihli ve E.2020/2896, K.2023/7003 sayılı kararıyla davalı idarenin temyiz istemini reddederek, işlemin iptaline ilişkin kararın onanmasına hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Ceza yargılamasında beraat kararı verilmesi, tek başına disiplin cezasını ortadan kaldıran mutlak bir neden değildir. Bununla birlikte idarenin disiplin cezasına esas aldığı fiili somut bilgi ve belgelerle ortaya koyması gerekir. İncelenen olayda disiplin suçunun sübuta ermediği sonucuna ulaşıldığından memurluktan çıkarma işlemi hukuka aykırı bulunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2020/2896<br />
Karar No : 2023/7003<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı<br />
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, … Mesleki Eğitim Merkezinde hizmetli olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dava konusu olayda, davacıya isnat edilen söz konusu fiil nedeniyle hakkında ''Bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek'' suçundan ceza davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "suç işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı" gerekçesiyle beraatına karar verildiği dikkate alındığında, bu fiilin "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti…Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br />
<br />
İNCELEME VE GEREKÇE:<br />
MADDİ OLAY :<br />
Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, … Mesleki Eğitim Merkezinde hizmetli olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br />
<br />
İLGİLİ MEVZUAT:<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bedinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Aynı Kanunun 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
657 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylemler, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat etmesi halinde ise aynı veya başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Davacının üzerine atılı bulunan ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle "Bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek" suçundan dolayı yargılandığı davada, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut iddia dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, anılan kararın 10/05/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Disiplin cezasına esas olan soruşturma raporunun içeriği bilgi ve belgelere göre; davacının üzerine atılı disiplin suçunun sübuta ermediği anlaşıldığından, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ifadesini bulan; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlere bulunmak" fiilinin karşılığı olarak davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır.<br />
<br />
KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br />
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font><br />
 </p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/beraat-karari-disiplin-cezasini-ortadan-kaldirir-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 01:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/08/disiplin-mevzuatinyericom.png" type="image/jpeg" length="55762"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görevden almada idarenin takdir yetkisi hk kararlar]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/gorevden-almada-idarenin-takdir-yetkisi-hk-kararlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/gorevden-almada-idarenin-takdir-yetkisi-hk-kararlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İdarenin takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmaması halinde takdir yetkisi kapsamında görevden alma]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görevden almada idarenin takdir yetkisi hk kararlar</p>

<p></p>

<p>İdarenin takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmaması halinde takdir yetkisi kapsamında görevden almasının mevzuata uygun olduğu hakkında karar </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>T.C.<br />
DANIŞTAY<br />
İKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2022/2246<br />
Karar No : 2022/4323</p>

<p>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .<br />
VEKİLİ : Av. .</p>

<p></p>

<p></p>

<p>KARŞI TARAF (DAVALI) : . Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br />
VEKİLİ : Av. .</p>

<p>İSTEMİN KONUSU : .Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesince verilen .günlü, E:., K: . sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.</p>

<p>YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p>Dava Konusu İstem:</p>

<p>Dava; . Büyükşehir Belediye Başkanlığında zabıta daire başkanı olarak görev yapan davacının, daire başkanlığı görevinden alınarak Etüt ve Projeler Daire Başkanlığı emrine şube müdürü olarak atanmasına ilişkin .günlü, . sayılı işlemin iptali, işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Uyuşmazlık Hakkında Verilen Kararlar:</p>

<p>. İdare Mahkemesinin . günlü, E:., K:. sayılı kararıyla; daire başkanlığı kadrosunun üst düzey kadro olduğu, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları, ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda atama yapma ve görevden alma konusunda idarelere tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabul edilmesinin, bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönü bulunmadığı gibi belediye başkanlarının görevlerini kamu görevlisi olarak yürütmesine karşın görevlerinin seçim süresi ile sınırlı bulunduğu, yürütülen görevin devamı için seçimlerde tekrar başarılı olunmasının zorunlu olduğu, seçilmiş kamu personeli olan belediye başkanlarının, atama suretiyle görev yapan kamu personelinin görevlerinin gereği gibi ve başarılı bir biçimde yürütülememesi halinde doğacak müeyyidelerin yanında bir de seçilememek suretiyle bu görevinin sona ermesi sonucuyla karşılaşacağından, görev yapacağı personeli seçme ve atama hakkı ile yetkide paralellik ilkesi gereğince görevden alma hakkı bulunduğunun kabulü gerektiği, nitekim savunma dilekçesinde de yönetsel liderlerin mevcut durum analizlerinin yapıldığı ve davacının genel liderlik kriterleri puanının ortalamanın altında olduğunun belirtildiği, öte yandan idarenin takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge de bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, . Büyükşehir Belediye Başkanlığında zabıta daire başkanlığı görevini yürüten davacının, daire başkanlığı görevinden alınarak Etüt ve Projeler Daire Başkanlığı emrine 1. dereceli şube müdürü olarak kazanılmış hak ve aylık derecesiyle atanması yolunda tesis edilen . günlü, . sayılı işlemde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.</p>

<p>Anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali ve davacının özlük haklarının iadesine ilişkin . Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesinin . günlü, E:., K:. sayılı kararı, Danıştay İkinci Dairesinin 23/02/2022 günlü, E:2021/14419, K:2022/726 sayılı kararı ile bozulmuştur.</p>

<p>Danıştay İkinci Dairesinin anılan bozma kararına uyularak .Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde düzenlenen kararın kaldırılması sebeplerinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Davacı tarafından, Danıştay İkinci Dairesinin içtihada aykırı bir şekilde iptal kararını bozduğu, davalı idarenin tüm görevden almalarda aynı saikle hareket etmesi nedeniyle işbu davada da Bölge İdare Mahkemesince verilen iptal kararının onanması gerekirken aksi yönde karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.</p>

<p>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.</p>

<p>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:</p>

<p>Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p><strong>TÜRK MİLLETİ ADINA</strong></p>

<p>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p><strong>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :</strong></p>

<p>Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlara görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memuru bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p>5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Personel istihdamı" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında; "Büyükşehir belediyesi personeli büyükşehir belediye başkanı tarafından atanır. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur." hükmü düzenlenmiştir.</p>

<p>Yukarıda yer verilen hükümler ile memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.</p>

<p>Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir.</p>

<p>Uyuşmazlık konusu olayda; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, açıklanan nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulması gerekirken, kararda; "daire başkanlığı kadrosunun da üst düzey kadro olduğunun kabulüyle, bu kadrolara ilişkin olarak davalı idarenin atama ve görevden alma konusunda takdir yetkisinin daha geniş olduğu..." değerlendirmesine yer verilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de; bu husus temyizen incelenmekte olan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p>KARAR SONUCU :</p>

<p>Açıklanan nedenlerle;</p>

<p>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,</p>

<p>2. . Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,<br />
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de .Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın . İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</p>

<p>T.C.<br />
DANIŞTAY<br />
İKİNCİ DAİRE<br />
Esas No: 2022/767<br />
Karar No: 2022/4170</p>

<p>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .</p>

<p>KARŞI TARAF (DAVALI) : . Genel Müdürlüğü<br />
VEKİLİ: Av. .</p>

<p>İSTEMİN KONUSU:</p>

<p>. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.</p>

<p>YARGILAMA SÜRECİ:</p>

<p>Dava Konusu İstem:</p>

<p>Davalı İdare bünyesinde Su Şebeke ve Arıtma Tesisleri Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacı, aynı birime uzman olarak atanmasına ilişkin . günlü, . sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.</p>

<p>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:</p>

<p>... İdare Mahkemesinin . günlü, E:., K:. sayılı kararıyla; daire başkanlığı kadrosunun üst düzey kadro olduğu, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulü ile bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, daire başkanlığı görevini yürüten davacının, bu görevinden alınarak 1. derece uzman kadrosuna atanmasına yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.</p>

<p>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti:</p>

<p>. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, kariyer ve liyakat ilkelerinin gözetilmediği, çok sayıda başarılı projede görev yaptığı, görevini gereği gibi yerine getirmediğine ilişkin bir iddianın bulunmadığı, İdarenin sahip olduğu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı ileri sürülmektedir.</p>

<p>KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.</p>

<p>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:</p>

<p>Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p>TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>

<p>Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.</p>

<p>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p>2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Teşkilat ve personel" başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında; "Daire başkanları Teftiş ve Kontrol Kurulu Başkanı ve 1 inci Hukuk Müşaviri Genel Müdürün teklifi, yönetim kurulunun kararı ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanının onayı ile, müdürler, teknik elemanlar, avukatlar, müfettişler, daire başkan yardımcıları ve doktorlar Genel Müdürün teklifi üzerine Yönetim Kurulu kararı ile, İSKİ'nin diğer personeli Genel Müdür tarafından atanır." hükmü düzenlenmiş; anılan Kanun'un Ek 5. maddesinde de, bu Kanun hükümlerinin diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı kurala bağlanmıştır.</p>

<p>Yukarıda yer verilen hükümler ile memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.</p>

<p>Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir.</p>

<p>Uyuşmazlık konusu olayda; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulması gerekirken; Mahkeme kararında "daire başkanlığı kadrosunun üst düzey kadro olduğu, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulü ..." değerlendirmesine yer verilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de; davanın reddi yolunda verilen kararda yer verilen diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, bu husus, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p>KARAR SONUCU:</p>

<p>Açıklanan nedenlerle;</p>

<p>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,</p>

<p>2. . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,</p>

<p>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,</p>

<p>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/gorevden-almada-idarenin-takdir-yetkisi-hk-kararlar</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/09/danistay-karari-adalet-masasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="13115"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Soruşturma raporu tamamlanmadan disiplin cezası verilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/sorusturma-raporu-tamamlanmadan-disiplin-cezasi-verilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/sorusturma-raporu-tamamlanmadan-disiplin-cezasi-verilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soruşturma raporu tamamlanmadan disiplin cezası verilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Soruşturma raporu tamamlanmadan disiplin cezası verilir mi?</p>

<p style="text-align:justify">İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yapan personele, 657 sayıl Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (I) alt bendi uyarınca üç yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Davaya bakan ilk derece mahkemesi;  dava dosyasında bulunan ve disiplin kararı olarak antent yazısı yazılan … tarih ve ... sayılı kararın, bir disiplin soruşturması raporu gibi düzenlendiği ve disiplin cezası teklifinin yapıldığı, anılan kararda aynı zamanda, disiplin kararı verilmesi için evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verildiği, dava dosyasında olaya ilişkin düzenlenmiş olan başkaca bir disiplin soruşturmasının da bulunmadığı, dava konusu disiplin cezası kararının, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlemle verildiği, dava dosyasında bulunan ve ilgilinin savunmasının istenilmesine ilişkin yazının tarihinin ise 14/11/2013 tarihi olduğu, anılan yazıda; olayla ilgili olarak disiplin soruşturması yapıldığı belirtilmek suretiyle, ilgili hakkında henüz soruşturması tamamlanmadan savunma istem yazısının yazıldığı, ayrıca bununla birlikte Adalet Bakanlığınca disiplin cezası verilmeden önce başkaca bir savunma alınmadığı, bu durumda, soruşturma raporu tamamlandıktan sonra, disiplin cezası kararı verilmesinden önce, anılan eylemi ortaya koyan ve disiplin suçunu oluşturan eylemin hangi disiplin kurallarını ihlal ettiği açık bir şekilde belirtilen bir şekilde alınmayan savunma sonucunda tesis edilen disiplin cezası işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1594 E.  ,  2023/518 K.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">"İçtihat Metni"</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">D A N I Ş T A Y</p>

<p style="text-align:justify">ONİKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No : 2021/1594</p>

<p style="text-align:justify">Karar No : 2023/518</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVACI) : …</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p style="text-align:justify">Dava konusu istem: ... İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayıl Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (I) alt bendi uyarınca üç yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince, dava dosyasında bulunan ve disiplin kararı olarak antent yazısı yazılan … tarih ve ... sayılı kararın, bir disiplin soruşturması raporu gibi düzenlendiği ve disiplin cezası teklifinin yapıldığı, anılan kararda aynı zamanda, disiplin kararı verilmesi için evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verildiği, dava dosyasında olaya ilişkin düzenlenmiş olan başkaca bir disiplin soruşturmasının da bulunmadığı, dava konusu disiplin cezası kararının, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlemle verildiği, dava dosyasında bulunan ve davacının savunmasının istenilmesine ilişkin yazının tarihinin ise 14/11/2013 tarihi olduğu, anılan yazıda; olayla ilgili olarak disiplin soruşturması yapıldığı belirtilmek suretiyle, davacı hakkında henüz soruşturması tamamlanmadan savunma istem yazısının yazıldığı, ayrıca bununla birlikte Adalet Bakanlığınca disiplin cezası verilmeden önce başkaca bir savunma alınmadığı, bu durumda, soruşturma raporu tamamlandıktan sonra, disiplin cezası kararı verilmesinden önce, anılan eylemi ortaya koyan ve disiplin suçunu oluşturan eylemin hangi disiplin kurallarını ihlal ettiği açık bir şekilde belirtilen bir şekilde alınmayan savunma sonucunda tesis edilen disiplin cezası işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında yapılan soruşturma neticesinde getirilen teklif doğrultusunda disiplin cezası ile cezalandırıldığı, davacı tarafından iptali istenen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...</p>

<p style="text-align:justify">DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME :</p>

<p style="text-align:justify">İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU :</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,</p>

<p style="text-align:justify">2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</p>

<p style="text-align:justify">4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,</p>

<p style="text-align:justify">5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/sorusturma-raporu-tamamlanmadan-disiplin-cezasi-verilir-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/mecburi-hizmet-suresini-tamamlamadan-emekli-olan-kisiden-bedeli-tahsil-edilir-mi-h32335-f3736.webp" type="image/jpeg" length="51464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memurlar sendika ve derneklere ait rozet takabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/memurlar-sendika-ve-derneklere-ait-rozet-takabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/memurlar-sendika-ve-derneklere-ait-rozet-takabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memurlar Sendika ve Derneklere Ait Rozet Takabilir mi? memur olarak çalışanların işyerinde takması yasak olan rozet v.b hakkında mevzuat]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><span><strong><span> Memurlar Sendika ve Derneklere Ait Rozet Takabilir mi?</span></strong></span></h1>

<p style="text-align:justify"><span><span>Devlet Memurlarının kılık kıyafet konusunda  kanun, tüzük ve yönetmeliklerin öngördüğü kılık ve kıyafet kurallarına uymak mecburiyetinde oldukları 657 sayılı Kanun'un Ek 19 uncu maddesi ile hüküm altına alınmıştır. Memurların kılık ve kıyafet kuralları ile ilgili olarak detaylı düzenleme ise Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personellerin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik ile yapılmıştır. Kamuda görev yapan personellerin görevlerini yaparken bu yönetmelik hükümlerine uygun davranması gerekmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personellerin kimi zaman mensubu oldukları sendikalara veyahut üyesi oldukları derneklere ait rozet taktığına şahit olmaktayız.  Hatta bazı memurlar tuttukları takımların rozetini takmaktadırlar. Bu konuda Devlet memurları için kısıtlayıcı bir hüküm bulunmakta mıdır? Yoksa memurlar istedikleri rozeti takmakta serbest midir? Bu yazımızda bu sorunun cevabını vermeye çalışacağız.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Kılık ve kıyafet yönetmeliğinin 9 uncu maddesinde bu konuda düzenleme yapılmıştır. Söz konusu maddede Devlet memurlarının hangi rozetleri takıp hangi rozetleri takamayacağına dair hüküm bulunmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Madde yer alan düzenlemeye göre Devlet memurları; görev yaptığı yerin, mezun olduğu okulun ve Hükumetçe özel günler için çıkarılan rozetleri takabilir. Örneğin, üniversitede çalışan bir personel görev yaptığı üniversitenin rozetini takabilir. Hükumet, Atatürk'ün doğumunun 150 inci yılı ya da Cumhuriyetin 100 üncü yılı için rozet çıkarmışsa memur bu rozetleri de takabilir. Memurların bu sayılanlar dışındaki rozet, işaret, nişan vb şeyleri takması ise yasaktır. Yukarıda yer alan mevzuat hükmüne göre,Devlet memurlarının sendika ve derneklere ait rozetleri takması mümkün gözükmemektedir.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Milli Eğitim Bakanlığı ile Diğer Bakanlıklara Bağlı Okullardaki Görevlilerle Öğrencilerin Kılık Kıyafetlerine İlişkin Yönetmelik'in 17 inci maddesinde de aynı hüküm yer almaktadır.</span></span><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>PERSONEL MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/memurlar-sendika-ve-derneklere-ait-rozet-takabilir-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2017/09/tie-349439_640.jpg" type="image/jpeg" length="75175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MEB’den Vekâleten Görevlendirme Talimatı: Mevcut Görevlendirmeler Sona Erdirilecek]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/mebden-vekaleten-gorevlendirme-talimati-mevcut-gorevlendirmeler-sona-erdirilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/mebden-vekaleten-gorevlendirme-talimati-mevcut-gorevlendirmeler-sona-erdirilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEB Personel Genel Müdürlüğü, taşra teşkilatındaki belirli kadrolara vekâleten görevlendirme yapılmamasını ve mevcut görevlendirmelerin sona erdirilmesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">MEB’den Valiliklere Vekâleten Görevlendirme Talimatı: Mevcut Görevlendirmeler de Sona Erdirilecek</h1>

<p style="text-align:justify">Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, taşra teşkilatındaki belirli unvanlı kadrolara vekâleten atama ve görevlendirme yapılmamasını, daha önce yapılan görevlendirmelerin ise sona erdirilmesini istedi. Bakanlık, 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda yer alan tespitlere dikkat çekerek gerekli işlemlerin ivedilikle yapılmasını talep etti.</p>

<p style="text-align:justify">Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, 5 Ekim 2026 tarihli ve E-41289672-903.02-1716188469 sayılı yazısıyla, taşra teşkilatında vekâleten görevlendirmelere ilişkin valiliklere yeni bir talimat gönderdi.</p>

<p style="text-align:justify">Bakanlığın yazısında, 2 Nisan 2026 tarihli ve E-41289672-903.02-156434201 sayılı önceki yazıya atıfta bulunularak, taşra teşkilatında görev yapan personelin belirli unvanlı kadrolara vekâleten atanması veya görevlendirilmesi konusunda gerekli işlemlerin yapılması istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify">Hangi kadrolar için vekâleten görevlendirme yapılmayacak?</h2>

<p style="text-align:justify">Yazıda; memur, şef, ayniyat saymanı, sayman, mühendis, şube müdürü ve ilçe millî eğitim müdürü gibi unvanlı kadrolara valiliklerce vekâleten atama veya görevlendirme yapılmaması gerektiği belirtildi. Daha önce bu kapsamda yapılan görevlendirmelerin de sona erdirilmesi istendi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Bakanlık, Sayıştay denetimindeki tespitlere dikkat çekti</h2>

<p style="text-align:justify">Bakanlığın talimatında, 2025 Yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda vekâleten atamalara ilişkin olarak yer verilen tespitlere de değinildi.</p>

<p style="text-align:justify">Raporda; vekâleten atananların vekâlet aylığı ile zam ve tazminat farkı ve ek ödeme farkından yararlanabilmeleri için gerekli şartları taşımadıkları, görevlendirmelerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 86’ncı maddesine dayandırılmadığı veya bu hususun onaylarda açıkça belirtilmediği yönünde tespitler bulunduğu aktarıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca vekâlet görevlerinin asıl atamaya yetkili amirler tarafından verilmediğine ilişkin değerlendirmelere yer verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu tespitler doğrultusunda Personel Genel Müdürlüğü, valiliklerden konuya ilişkin gerekli iş ve işlemlerin ivedilikle yapılmasını istedi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Vekâleten görevlendirmelerde mevzuat ve yetki şartları önem taşıyor</h2>

<p style="text-align:justify">Bakanlığın yazısı, taşra teşkilatındaki vekâleten görevlendirmelerin ilgili mevzuat hükümleri, görevlendirme yetkisi ve mali haklara ilişkin koşullar çerçevesinde ele alındığını ortaya koyuyor. Bununla birlikte yazının kapsamı, belirtilen unvanlı kadrolara ilişkin talimat ve önceki yazıya yapılan atıf çerçevesinde değerlendirilmelidir.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Vekaleten Gorevlendirmeler 150Kb" class="detail-photo img-fluid" height="1334" src="https://mevzuatinyericom.teimg.com/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/meb-ek/vekaleten-gorevlendirmeler-150kb.jpg" width="1000" /></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEB MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/mebden-vekaleten-gorevlendirme-talimati-mevcut-gorevlendirmeler-sona-erdirilecek</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/03/meb-den-milli-bayramlarda-ek-ders-gorusu-h27084-643a0.webp" type="image/jpeg" length="37117"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞKUR Gençlik Programı aile yardımını kesmemeli]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/iskur-genclik-programi-aile-yardimini-kesmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/iskur-genclik-programi-aile-yardimini-kesmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Denetçiliği Kurumu, İŞKUR Gençlik Programına katılan üniversite öğrencisi çocuğa ödenen cep harçlığının “menfaat karşılığı çalışma” sayılamayacağını belirterek, polis memurunun kesilen çocuk yardımının iadesi için Emniyet Genel Müdürlüğüne tavsiyede bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Kamu Denetçiliği Kurumu: İŞKUR Gençlik Programı cep harçlığı gerekçesiyle polis memurunun çocuk yardımının kesilmesine ilişkin işlemin iptalini ve kesilen tutarların iadesini tavsiye etti</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu, İŞKUR Gençlik Programı kapsamında cep harçlığı alan üniversite öğrencisi çocuk için ödenen çocuk yardımının kesilmesini hukuka ve hakkaniyete uygun bulmayarak Emniyet Genel Müdürlüğüne tavsiyede bulundu.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü aleyhine yapılan başvuruyu 02.10.2026 tarihli tavsiye kararıyla kabul etti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Başvuruya konu olay</strong></p>

<p style="text-align:justify">Polis memuru olarak görev yapan başvuran, üniversite öğrencisi olan çocuğunun "İşkur Gençlik Programı" kapsamında cep harçlığı olarak isimlendirilen ödemeyi aldığı gerekçesiyle çocuk yardımı ödeneğinin kesildiğini belirtmiştir. Başvuran, bu harçlığın çocuk yardımı ödeneğine engel olmadığını sonradan öğrendiğini ifade ederek haksız yapılan kesintinin iptalini ve borçlu olarak idareye ödediği tutarın iadesini talep etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İdarenin açıklamaları</strong></p>

<p style="text-align:justify">Emniyet Genel Müdürlüğü, Muhasebat Genel Müdürlüğü Kamu Harcama ve Muhasebe Bilişim Sistemi Maaş İnceleme ve Kontrol Dökümlerindeki "SGK Aile Bildirim Raporu" dökümünde başvuranın oğlunun SGK 4/a sigortalısı olarak göründüğünü bildirmiştir. Durumun tespiti için başvuranla telefonda görüşüldüğü, oğlunun İŞKUR Gençlik Programından yararlandığı bilgisinin alındığı ve yersiz ödeme oluşmaması için başvurandan e-Devlet üzerinden çocuğun çocuk yardımından düşümünün yapılmasının talep edildiği belirtilmiştir. Çocuk yardımının yalnızca programdan yararlanılan 01.12.2025–25.05.2026 tarihleri arasında ödenmediği, diğer dönemlerde ödendiği ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İdare, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 202. ve 206. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine atıfla; çocuk yardımı ödeneği verilmesinin menfaat karşılığı çalışmama şartına bağlandığını, Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen programlara katılan kursiyerlerin sigortalı sayıldığını ve program döneminde cep harçlığı adı altında ödeme alarak sigortalı sayılan çocuğa çocuk yardımı ödenmesinin mevzuata uygun olmadığını değerlendirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kurumun değerlendirmesi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurum, uyuşmazlığı; 657 sayılı Kanun'a tabi personelin, İŞKUR Gençlik Programı (İşgücü Uyum Programı) kapsamında eğitim gören ve cep harçlığı ödenen çocuğu üzerinden 202. madde kapsamındaki aile (çocuk) yardımından kesintisiz yararlanmaya devam edip edemeyeceği ve programdaki fiili durumun yasadaki "menfaat karşılığı çalışma" kriteri çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Kurum, 202. maddedeki menfaat karşılığı çalışmama şartının tek başına değil, programın amacı ve 5510 sayılı Kanun'un sigortalılık türlerine ilişkin hükümleriyle bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş ve şu tespitlere yer vermiştir:</p>

<ul>
 <li style="text-align:justify">Gençlik Programlarının 4857 sayılı İş Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında iş görme, ücret ve bağımlılık unsurlarını barındıran bir hizmet akdine dayanmadığı; katılımcıların hukuki statüsünün işçi değil "kursiyer/stajyer" olduğu, programın doğrudan bir istihdam veya işe yerleştirme modeli bulunmadığı.</li>
 <li style="text-align:justify">Başvuranın çocuğunun SGK hizmet dökümü ve sigortalı işe giriş bildirgelerine göre program kapsamındaki tescilinin "9901.04 (Diğer Kursiyer)" meslek koduyla yapıldığı; bu meslek kodunun mal veya hizmet üretim sürecine fiilen katılma, mesai ve işyeri disiplinine tabi olma gibi klasik çalışma unsurlarını barındırmadığı.</li>
 <li style="text-align:justify">Katılımcılara ödenen meblağın emeğin ticari ve yasal karşılığı olan ücret niteliği taşımadığı; ulaşım, yemek gibi günlük giderleri kısmen desteklemek ve programa katılımı teşvik etmek amacıyla karşılıksız tahsis edilen cep harçlığı statüsünde olduğu, bu nedenle 202. madde bağlamında "menfaat karşılığı çalışma geliri" olarak nitelendirilemeyeceği.</li>
 <li style="text-align:justify">5510 sayılı Kanun uyarınca İŞKUR kursiyerleri için yatırılan primlerin iş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortası gibi kısa vadeli sigorta kollarını kapsadığı; yaşlılık, malullük ve ölüm gibi uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin prim tahakkuku veya ödemesi bulunmadığı, bunun bağımlı bir istihdam ilişkisinin fiilen bulunmadığını gösterdiği.</li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Kurum, öğrencinin program kapsamındaki geçici katılımının ve elde ettiği harçlığın 657 sayılı Kanun'un 202. maddesindeki "menfaat karşılığı çalışma" eylemi kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle çocuk yardımının kesilmesini gerektirecek hukuki bir şartın gerçekleşmediği sonucuna varmıştır. İdarece tesis edilen çocuk yardımının kesilmesine yönelik işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlılık bulunmadığı kaydedilmiştir. İyi yönetim ilkeleri bakımından idarenin ilkelere aykırı davrandığına ilişkin bir hususa rastlanmamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda, Kamu Denetçisi Şerif Yılmaz tarafından talebin reddi yönünde hazırlanan önerinin Kamu Başdenetçisine sunulduğu, ancak Kamu Başdenetçisince yapılan değerlendirmede açıklanan gerekçelerle "Tavsiye Kararı" verildiği belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurum, başvurunun kabulüne; başvuranın çocuğu üzerinden almakta olduğu aile (çocuk) yardımı ödeneğinin, çocuğunun İŞKUR Gençlik Programına katılması gerekçe gösterilerek kesilmesine yönelik idari işlemin iptal edilerek, başvurandan tahsil edilen/kesilen tutarların başvurana iade edilmesi yönünde Emniyet Genel Müdürlüğüne tavsiyede bulunulmasına karar vermiştir. 6328 sayılı Kanun'un 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin 30 gün içinde Kuruma bildirilmesi zorunludur. 6328 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tavsiye kararının idareye tebliğinden itibaren 30 gün içinde idarece herhangi bir eylem veya işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek ve yargı yolu açıktır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bilgi Kutusu</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align:justify"></th>
   <th style="text-align:justify"></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Karar Veren</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu (Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Sayı</strong></td>
   <td style="text-align:justify">2026/20060-S.26.27456</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başvuru No</strong></td>
   <td style="text-align:justify">2026/16678</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Karar Tarihi</strong></td>
   <td style="text-align:justify">02.10.2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başvuru Tarihi</strong></td>
   <td style="text-align:justify">07.07.2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başvuruya Konu İdare</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Emniyet Genel Müdürlüğü</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başvurunun Konusu</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Çocuk yardımı ödeneğinin iadesi talebi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Karar</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Tavsiye kararı (başvurunun kabulü)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>İlgili Mevzuat</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Anayasa md. 74; 6328 sayılı Kanun md. 5, 20, 21; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu md. 202, 206; 5510 sayılı Kanun md. 5/1-(e)</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>KARAR METNİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">T.C.<br />
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ<br />
KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU<br />
(OMBUDSMANLIK)</p>

<p style="text-align:justify">SAYI : 2026/20060-S.26.27456<br />
BAŞVURU NO : 2026/16678<br />
KARAR TARİHİ : 02/10/2026</p>

<p style="text-align:justify"><strong>TAVSİYE KARARI</strong></p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURAN : […]<br />
BAŞVURUYA KONU İDARE : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ<br />
BAŞVURUNUN KONUSU : Çocuk yardımı ödeneğinin iadesi talebi hakkındadır.<br />
BAŞVURU TARİHİ : 07/07/2026</p>

<p style="text-align:justify"><strong>I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ</strong></p>

<ol>
 <li style="text-align:justify">Başvuran, polis memuru olarak çalıştığını, çocuğunun üniversite öğrencisi olduğunu, "İşkur Gençlik Programı" kapsamında çocuğunun cep harçlığı olarak isimlendirilen ödemeyi aldığı için çocuk yardımı ödeneğinin kesildiğini ancak sonradan çocuk yardımının çocuğuna yapılacak olan cep harçlığı ödemesine engel olmadığını öğrendiğini belirterek, haksız yapılan kesintinin iptalini ve borçlu olarak idareye ödemiş olduğu tutarın iadesi talep etmektedir.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI</strong></p>

<ol start="2">
 <li style="text-align:justify">Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebimize istinaden İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 14.08.2026 tarih ve E-[…] sayılı cevabi yazıda özetle;</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">2.1. Başvuru konusuna ilişkin yapılan inceleme neticesinde; Muhasebat Genel Müdürlüğü Kamu Harcama ve Muhasebe Bileşim Sistemi Maaş İnceleme ve Kontrol Dökümlerinde bulunan "SGK Aile Bildirim Raporu' dökümünde başvurucunun oğlu […] SGK 4a sigortalısı olduğu, bu hususun tespiti için başvurucu ile telefonda görüşülmesi neticesinde oğlunun İşkur Gençlik Programından yararlandığı bilgisinin alındığı, bunun üzerine yersiz ödeme oluşmaması için başvurucudan E-devlet üzerinden oğlunun çocuk yardımından düşümünün yapılmasının talep edildiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.2. Başvuranın oğlu […] için maaşlarda ödenen çocuk yardımının sadece İşkur Gençlik Programından yararlandığı 01.12.2025–25.05.2026 tarihlerinde ödemesinin yapılmadığı, bunun dışındaki dönemlerde adı geçenin çocuk yardımından yararlandığı,</p>

<p style="text-align:justify">2.3. Başvuru konusuna ilişkin 657 sayılı Kanunun 202 inci maddesinin; <i>"Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir."</i> Aynı Kanunun 206 ncı maddesinin; <i>"Aşağıdaki hallerde çocuklar için aile yardımı ödeneği verilmez:… 3. Kendileri hesabına ticaret yapan veya gerçek veya tüzel kişiler yanında her ne şekilde olursa olsun menfeat karşılığı çalışan çocuklar (Öğrenim yapmakta iken tatil devresinde çalışanlar hariç)…"</i>, 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin; <i>"…Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası ile (…) genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır…"</i> hükümlerine amir olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">2.4. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri kapsamında; çocuk yardımı ödeneği verilmesinin menfaat karşılığı çalışmama şartına bağlandığı ve Türkiye İş Kurumu tarafından meslek edindirme, geliştirme, değiştirme amacıyla düzenlenen programlara katılan kursiyerlerin sigortalı sayıldığı açıkça düzenlendiği, bu kapsamda başvurucunun İşkur Gençlik Programından faydalanan ve faydalandığı dönem içerisinde cep harçlığı adı altında ödeme alarak sigortalı sayılan oğluna yönelik olarak söz konusu program dönemi içerisinde çocuk yardımı ödeneği verilmesinin mevzuata uygun olmadığının değerlendirildiği,</p>

<p style="text-align:justify">İfade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>III. İLGİLİ MEVZUAT</strong></p>

<ol start="3">
 <li>
 <p style="text-align:justify">2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın; <i>"Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı"</i> başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; <i>"Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler."</i></p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun <i>"Kurumun Görevi"</i> başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; <i>"Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir."</i></p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">5.1. <i>"Aile yardımı ödeneği"</i> başlıklı 202 nci maddesinde ; <i>"Evli bulunan Devlet memurlarına aile yardımı ödeneği verilir. (Değişik: 27/6/1989 - KHK - 375/10 md.) Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için 1500, çocuklarından herbiri için de 250 gösterge rakamının (72 nci ay dahil olmak üzere 0-6 yaş grubunda yer alan çocuklar için bir kat artırımlı) aylık katsayısı ile çarpılması sonucu elde edilecek miktar üzerinden ödenir. (Mülga ikinci cümle: 13/2/2011 - 6111/117 md.) Eşlerden birine iş akdi veya toplu sözleşme gereği çocukları için yapılan aile yardımı ödeneği daha düşük ise, yalnız aradaki fark ödenir. (Ek: 9/4/1990 - KHK-418/7 md.; İptal: Anayasa Mahkemesinin 5/2/1992 tarihli ve E. 1990/22, K. 1992/6 sayılı Kararı ile, Yeniden düzenleme: 18/5/1994 - KHK-527/9 md.) Bu fıkrada yer alan gösterge rakamlarını 3 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.[277][278][279]Dul memurların çocukları için yukarıki fıkralar hükmü uygulanır. Boşanma veya ayrılık vukuunda mahkeme bu yardımın hangi tarafa ve ne oranda verileceğini de kararında belirtir. Devlet memurunun, geçimini sağladığı üvey çocukları için de bu ödenek verilir."</i></p>

<p style="text-align:justify">5.2. <i>"Çocuk için aile yardımı ödeneği verilmiyecek haller"</i> başlıklı 206 ncı maddesinde; <i>"Aşağıdaki hallerde çocuklar için aile yardımı ödeneği verilmez: 1. Evlenen çocuklar, 2. (Değişik: 21/4/2005 - 5335/28 md.) 25 yaşını dolduran çocuklar (25 yaşını bitirdiği halde evlenmemiş kız çocukları ile çalışamayacak derecede malûllükleri resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilenler için süresiz olarak ödeneğin verilmesine devam olunur.), 3. Kendileri hesabına ticaret yapan veya gerçek veya tüzel kişiler yanında her ne şekilde olursa olsun menfeat karşılığı çalışan çocuklar (Öğrenim yapmakta iken tatil devresinde çalışanlar hariç), 4. Burs alan veya Devletçe okutulan çocuklar."</i></p>

<ol start="6">
 <li style="text-align:justify">5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun <i>"Bazı sigorta kollarının uygulanacağı sigortalılar"</i> başlıklı 5 inci maddesinin 1. Fıkrasının (e) bendinde; <i>"Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında iş kazası ve meslek hastalığı sigortası ile (…)[11] genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 11/10/2011-KHK-665/30 md.) Bunlar için Türkiye İş Kurumu prim ödeme yükümlüsü olmakla birlikte bu Kanun kapsamında işyeri ve işveren sayılmaz."</i></li>
</ol>

<p style="text-align:justify">hükümleri düzenlenmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>IV. KAMU DENETÇİSİ ŞERİF YILMAZ'IN KAMU BAŞDENETÇİSİ'NE ÖNERİSİ</strong></p>

<ol start="7">
 <li style="text-align:justify">Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; talebin reddi yönünde hazırlanan öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur. Ancak Kamu Başdenetçisinde yapılan değerlendirmede açıklanan gerekçelerle "Tavsiye Kararı" verilmiştir.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme</strong></p>

<ol start="8">
 <li>
 <p style="text-align:justify">Başvuran, çocuğunun üniversite öğrencisi olduğunu, "İşkur Gençlik Programı" kapsamında çocuğunun cep harçlığı olarak isimlendirilen ödemeyi aldığı için çocuk yardımı ödeneğinin kesildiğini ancak bu harçlığın çocuk yardımı ödeneğine engel olmadığını belirterek, haksız yapılan kesintinin iptalini ve borçlu olarak idareye ödemiş olduğu tutarın iadesi talep etmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebimize istinaden İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazı tetkikinde; başvuranın çocuğunun SGK 4a sigortalısı olarak göründüğü, durumun tespiti için yapılan görüşmede ilgili kişinin İŞKUR Gençlik Programından yararlandığının anlaşıldığı ve yersiz ödeme oluşmaması adına başvurandan sistem üzerinden çocuk yardımından düşmesinin talep edildiği, ödenen çocuk yardımının yalnızca İŞKUR Gençlik Programından yararlanılan 01.12.2025–25.05.2026 tarihleri arasında kesildiği, bu tarihler dışındaki dönemlerde ilgilinin yardımdan faydalandırıldığı, konuya ilişkin olarak 657 sayılı Kanun'un 202. ve 206. maddelerinde yer alan "menfaat karşılığı çalışan çocuklara aile yardımı ödeneği verilmeyeceğine" dair hükümler ile 5510 sayılı Kanun'un 5. maddesinde yer alan İŞKUR kursiyerlerinin kısa vadeli sigorta kolları kapsamında sigortalı sayılacaklarına dair hükümlerin amir olduğu, ilgili mevzuat hükümleri kapsamında; çocuk yardımı ödeneği verilmesinin menfaat karşılığı çalışmama şartına bağlandığı, bu doğrultuda İŞKUR programından faydalanarak "cep harçlığı" alan ve SGK kapsamında sigortalı sayılan kişi için program süresince çocuk yardımı ödenmemesinin mevzuata uygun olarak değerlendirildiği, belirtilmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu çerçevede uyuşmazlık konusunun; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak kamu hizmeti ifa eden personelin, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından yürütülen "Gençlik Programı (İşgücü Uyum Programı)" kapsamında mesleki ve kişisel gelişim amacıyla eğitim gören ve bu süreçte kendisine cep harçlığı ödenen çocuğu üzerinden, 657 sayılı Kanun'un "Aile yardımı ödeneği" başlıklı 202. maddesi kapsamında ödenmekte olan aile (çocuk) yardımı ödeneğinden kesintisiz olarak yararlanmaya devam edip edemeyeceği ve söz konusu eğitim programı kapsamındaki fiili durumun yasadaki menfaat karşılığı çalışma kriteri çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda düğümlendiği anlaşılmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 202. maddesinde ifade edilen ve aile yardımının şartlarından biri olan menfaat karşılığı çalışmayan çocuklara aile yardımı ödeneceğine dair amir hükmünün tek başına değil, programın amacı ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun sigortalılık türlerine ilişkin hükümleri ile bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi neticesinde aşağıdaki tespitler yapılmıştır:</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">11.1. İŞKUR bünyesinde üniversite öğrencilerine yönelik olarak hayata geçirilen Gençlik Programlarının; özü itibarıyla 4857 sayılı İş Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında iş görme, ücret ve bağımlılık unsurlarını barındıran bir hizmet akdine (iş sözleşmesine) dayanmadığı, dolayısıyla katılımcı öğrenci ile eğitimin gerçekleştirildiği kurum veya üniversite arasında hukuki ve teknik anlamda bir "işçi-işveren" münasebetinin kurulamayacağı, iştirakçilerin hukuki statüsünün bir işyeri çalışanı veya işçi değil, tamamen "kursiyer/stajyer" niteliğinde olduğunun görüldüğü söz konusu programın, doğrudan bir istihdam veya işe yerleştirme modeli olmadığı; aksine öğrencilerin teorik eğitimlerini pratikle birleştirmeleri, iş hayatına dair temel bilgi, beceri, çalışma alışkanlığı ve mesleki disiplin kazanmalarını önceleyen, aktif ve geçici bir işgücü eğitim ve oryantasyon süreci olduğu program kapsamından anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">11.2. Başvuranın çocuğuna ait Sosyal Güvenlik Kurumu Hizmet Dökümü ve sigortalı işe giriş bildirgeleri incelendiğinde, söz konusu program kapsamındaki tescilinin "9901.04 (Diğer Kursiyer)" meslek kodu ile gerçekleştirildiği görülmektedir. İlgili meslek kodu kapsamındaki faaliyetler, bir işveren adına doğrudan mal veya hizmet üretim sürecine fiilen katılma, bir mesai mefhumuna ve işyeri disiplinine tabi olma gibi klasik çalışma unsurlarını barındırmamaktadır. Bu durum, kişinin ilgili kurumda bir işçi sıfatıyla değil, eğitim alan, deneyim kazanan ve öğrenen "stajyer/kursiyer" statüsünde bulunduğunu teyit eder nitelikte görülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">11.3. İlgili Gençlik Programı kapsamında iştirakçi katılımcılara ödenen meblağ, bir bedeni veya zihni emeğin, sarf edilen mesainin doğrudan ticari ve yasal karşılığı olarak tanımlanan ücret niteliğini taşımamaktadır. Yapılan bu ödemelerin, esasen iştirakçilerin eğitim ve katılım süresince ulaşım, yemek gibi ortaya çıkabilecek olağan ve zaruri günlük giderlerini kısmen de olsa desteklemek ve programa katılımı teşvik etmek maksadıyla karşılıksız tahsis edilen bir cep harçlığı statüsünde olduğu izahtan varestedir. Dolayısıyla, sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak sunulan bu neviden bir desteğin, 657 sayılı Kanun'un 202. maddesi bağlamında "menfaat karşılığı çalışma geliri" olarak nitelendirilmesinin uygun olmadığı değerlendirilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">11.4. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca, İŞKUR kursiyerleri veya stajyerleri için Kurum tarafından SGK'ya yapılan resmi bildirimlerin ve yatırılan primlerin, eğitim süresince doğabilecek risklere karşı koruma sağlayan kısa vadeli sigorta kollarını (iş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortası primleri) kapsadığı görülmektedir. İlgili kişiler adına yaşlılık, malullük ve ölüm gibi emekliliğe esas teşkil eden ve istihdamın kanıtı sayılan uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin herhangi bir prim tahakkukunun veya ödemesinin yapılmadığı hususu dikkate alındığında, bu durum dahi ortada iş kanunlarına tabi, fiili, sürekli ve tam zamanlı bir çalışma hayatının yahut bağımlı bir istihdam ilişkisinin fiilen bulunmadığının somut göstergesi olarak değerlendirilmektedir.</p>

<ol start="12">
 <li style="text-align:justify">Açıklanan gerekçelerle; İŞKUR Gençlik Programı katılımcısı olan öğrencinin statüsünün istihdam ilişkisine dayalı "işçi" sıfatı taşımayıp eğitim amaçlı "kursiyer/stajyer" şeklinde olduğu, tarafına yapılan ödemenin bir emeğin karşılığı olan "ücret" değil, sosyal destek mahiyetinde bir "cep harçlığı" niteliği taşıdığı ve SGK nezdinde adına emekliliğe esas uzun vadeli sigorta kolları priminin yatırılmadığı gerçekleri birlikte dikkate alındığında; öğrencinin bu program kapsamındaki geçici katılımının ve elde ettiği harçlığın, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 202. maddesinde lafzı ve ruhuyla sınırları çizilen "menfaat karşılığı çalışma" eylemi kapsamında değerlendirilemeyeceği bu itibarla; söz konusu sosyal amaçlı eğitim programına katılan ve zaruri giderleri için program kapsamında çocuğuna ödenen cep harçlığı gerekçe gösterilerek, başvuranın aile (çocuk) yardımı ödeneğinin kesilmesini gerektirecek hukuki bir şartın tekemmül etmediği anlaşıldığından, idarece tesis edilen çocuk yardımı ödeneğinin kesilmesine yönelik işlemde hukuka ve hakkaniyete uyarlılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme</strong></p>

<ol start="13">
 <li style="text-align:justify">İyi yönetim ilkelerine, Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "İyi yönetim ilkeleri" başlıklı 6'ncı maddesinde yer verilmiştir. İdarenin söz konusu ilkelere aykırı davrandığına ilişkin bir hususa rastlanılmamıştır.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</strong></p>

<ol start="14">
 <li style="text-align:justify">6328 sayılı Kanunun 21'inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup yetkili ve görevli mahkemede yargı yolu açıktır.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>VII. KARAR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan gerekçelerle; <strong>BAŞVURUNUN KABULÜNE,</strong></p>

<p style="text-align:justify">Başvuranın çocuğu üzerinden almakta olduğu aile (çocuk) yardımı ödeneğinin, çocuğunun İŞKUR Gençlik Programına (İşgücü Uyum Programı) katılması gerekçe gösterilerek kesilmesine yönelik tesis edilen idari işlemin iptal edilerek, bu kapsamda başvurandan tahsil edilen/kesilen tutarların başvurana iade edilmesi yönünde <strong>EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,</strong></p>

<p style="text-align:justify">6328 sayılı Kanun'un 20'nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,</p>

<p style="text-align:justify">Kararın <strong>BAŞVURANA</strong> ve <strong>EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE</strong> tebliğine,</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.</strong></p>

<p style="text-align:right">Mehmet AKARCA<br />
Kamu Başdenetçisi</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>PERSONEL MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/iskur-genclik-programi-aile-yardimini-kesmemeli</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/iskur-genclik-programi-illustrasyon-55kb.jpg" type="image/jpeg" length="82264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eşler arası taşınmaz devri değer artış kazancı sayılır mı?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/esler-arasi-tasinmaz-devri-deger-artis-kazanci-sayilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/esler-arasi-tasinmaz-devri-deger-artis-kazanci-sayilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Denetçiliği Kurumu, taşınmazını eşine tapuda satış olarak devreden ve bedel almadığını ileri süren başvuranın, değer artışı kazancı vergisinin iadesi talebini reddetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Kamu Denetçiliği Kurumu: Tapuda "satış" olarak tescil edilen eşler arası devirde değer artışı kazancı vergisinin iadesi talebini reddetti</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu, taşınmazını eşine tapuda satış olarak devreden ve bedel almadığını ileri süren başvuranın, değer artışı kazancı nedeniyle tahakkuk eden vergi ve cezanın iadesi talebini; devrin ivazsız olduğunun ispatlanamadığı ve uyuşmazlığın düzeltme-şikâyet yoluna konu olamayacağı gerekçesiyle reddetti.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı aleyhine yapılan başvuruyu 02.10.2026 tarihli kararla reddetti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Başvuruya konu olay</strong></p>

<p style="text-align:justify">Başvuran, adına kayıtlı konutunu eşine tapuda satış işlemiyle devrettiğini, ancak eşinden herhangi bir bedel almadığını ve fiilen gelir elde etmediğini belirtmiştir. Buna rağmen Defterdarlıkça değer artışı kazancı elde edildiği gerekçesiyle adına vergi ve ceza tahakkuk ettirildiğini, Kurumun 06.03.2026 tarihli Gönderme Kararı sonrasında idarece kendisinden hibe/bağışa ilişkin belge istendiğini, tapudaki işlem satış olarak tesis edildiğinden bu belgeleri sunmasının imkânsız olduğunu ifade etmiştir. Başvuran ayrıca Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının emsal gösterdiği bir özelgede eşe yapılan satışlarda değer artışı kazancı doğmayacağının belirtildiğini ileri sürerek, daha fazla gecikme zammı işlememesi amacıyla ödemek zorunda kaldığı 16.868,08 TL'nin iadesini talep etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İdarenin açıklamaları</strong></p>

<p style="text-align:justify">Gelir İdaresi Başkanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre taşınmazın başvuran tarafından 19.08.2020 tarihinde 50.000 TL bedelle iktisap edildiğini, 06.09.2022 tarihinde ise eşine 292.000 TL bedel üzerinden tapuda "satış" işlemi olarak devredildiğini bildirmiştir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 80. maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi uyarınca iktisap tarihinden itibaren beş yıl dolmadan elden çıkarılan taşınmazdan doğan kazancın istisna tutarını aşan kısmının vergilendirilmesi gerektiği, bu kapsamda 17.07.2023 tarihli takdire sevk işlemiyle konunun vergilendirme kapsamına alındığı, 29.01.2024 tarihli takdir komisyonu kararıyla 33.400 TL matrah takdir edildiği ve ihbarnamenin başvurana e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İdare, taşınmaz devrinin hukuki niteliğinin tarafların resmî makamlar nezdinde kendi iradeleriyle tesis ettikleri işlem ve resmî kayıtlar esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, bedelsiz devir amaçlanıyorsa bunun tapuda "bağış/hibe" işlem türüyle yapılabileceğini ifade etmiştir. İdarece 17.04.2026 tarihli yazıyla başvurandan devrin ivazsız olduğunu tevsik etmesinin istendiği, ancak başvuranın bu yazıya cevap vermediği ve somut bir belge sunmadığı bildirilmiştir. İade talebi yönünden ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. ve devamı maddeleri anlamında açık ve maddi bir vergi hatası bulunmadığı, uyuşmazlığın kanun hükümlerinin yorumlanmasını gerektiren hukuki bir nitelik taşıdığı, dolayısıyla düzeltme ve şikâyet kapsamında görülemeyeceği ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kurumun değerlendirmesi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurum, uyuşmazlığı iki noktada toplamıştır: tapu sicilinde satış olarak tescil edilen eşler arası devrin başvuranın beyanına dayanılarak ivazsız sayılıp değer artışı kazancı dışında tutulup tutulamayacağı ve tahsil edilen vergi ile cezanın düzeltme-şikâyet yoluyla iadesinin mümkün olup olmadığı.</p>

<p style="text-align:justify">Kurum, 193 sayılı Kanun'un mükerrer 80. maddesinin (6) numaralı bendinde yalnızca ivazsız olarak iktisap edilen taşınmazların kapsam dışında bırakıldığını, başvuranın taşınmazı 50.000 TL bedelle satın alarak ivazlı biçimde iktisap ettiğini belirtmiştir. Başvuranın asıl iddiasının iktisabın ivazsız olduğu değil, eşine yaptığı devrin bedelsiz olduğu yönünde bulunduğu, "elden çıkarma" tanımının satışı ve ivaz karşılığı devri kapsadığı, vergiyi doğuran olay bakımından belirleyici olanın taşınmazın iktisap tarihinden itibaren beş yıl içinde elden çıkarılması ve elden çıkarma bedelinin istisnayı aşan bir kazanç doğurması olduğu ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Kurum, 213 sayılı Kanun'un 3/B maddesindeki "ekonomik yaklaşım" ilkesinin iki yönlü olduğunu, idarenin biçimin ardındaki gerçek özü esas alabilmesi gibi biçime aykırı bir gerçek mahiyet iddiasında bulunan mükellefin de bunu ispat etmesi gerektiğini belirtmiştir. Tapuda bedel gösterilerek satış olarak tesis edilen bir devrin gerçekte bedelsiz olduğu iddiasının olağan işleyişten ayrılan bir durum olduğu, ispat yükünün başvurana ait olduğu kaydedilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 7. ve 706. maddelerine atıfla resmî sicil ve senetlerin belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturduğu, kişinin kendi iradesiyle tapuda satış olarak tescil ettirdiği işlemi sonradan tek taraflı beyanıyla "ivazsız devir" olarak nitelendirmesinin tapu sicilinin güvenilirliği ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edilmiştir. İdarece başvurana devrin ivazsız olduğunu tevsik etme imkânı tanındığı, başvuranın cevap vermediği ve resmî kaydın aksini gösterir güçlü ve kesin bir delil sunmadığı tespit edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Başvuranın dayandığı özelge hakkında Kurum, özelgelerin 213 sayılı Kanun'un 413. maddesi kapsamında yalnızca talepte bulunan ilgilinin somut durumuna ilişkin idare görüşü olduğunu, genel, soyut ve bağlayıcı bir hukuk kaynağı oluşturmadığını belirtmiştir. Söz konusu görüşün bağış yoluyla gerçekleşen devirlere ilişkin olmasının kuvvetle muhtemel bulunduğu, bir başka mükellefe verilen özelgenin başvuranın olayındaki resmî kayıtların yarattığı hukuki durumu değiştirmediği ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İade talebi bakımından Kurum, 213 sayılı Kanun'un 116. ve devamı maddelerindeki "vergi hataları"nın hukuki yorum veya tartışmaya yer bırakmayacak biçimde açık ve maddi hataları kapsadığını, uyuşmazlığın çözümü kanun hükümlerinin yorumlanmasını ve delillerin değerlendirilmesini gerektiriyorsa bunun süresinde açılacak davada ileri sürülebilecek hukuki bir ihtilaf olduğunu belirtmiştir (Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu, E.1992/1, K.1993/2, T.10.06.1993). Somut olayda uyuşmazlığın esasını tapuda satış gösterilerek eşe yapılan devrin bedelsiz sayılıp sayılamayacağının oluşturduğu, bunun açık ve maddi bir vergi hatası niteliğinde olmadığı değerlendirilmiştir. Kurum, vergilendirme işleminde ve iade talebinin düzeltme-şikâyet kapsamında görülmemesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediği sonucuna varmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İyi yönetim ilkeleri</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kurum, idarenin bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verdiğini, başvuranla ilgili işlemlerinde "kanunlara uygunluk", "hesap verilebilirlik" ve "şeffaflık" ilkelerine uygun davrandığını belirtmiştir. İdarenin başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle "karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi" ilkesine uymadığı tespit edilmiş ve idarenin bu ilkelere uygun davranması önerilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda, 6328 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ret kararının tebliğinden itibaren dava açma süresinden kalan sürenin işlemeye devam edeceği ve yargı yolunun açık olduğu belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bilgi Kutusu</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;"></th>
   <th style="text-align: justify;"></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Karar Veren</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu (Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Sayı</strong></td>
   <td style="text-align:justify">2026/20062-S.26.27458</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başvuru No</strong></td>
   <td style="text-align:justify">2026/10325</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Karar Tarihi</strong></td>
   <td style="text-align:justify">02.10.2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başvuru Tarihi</strong></td>
   <td style="text-align:justify">20.04.2026</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başvuruya Konu İdare</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Gelir İdaresi Başkanlığı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başvurunun Konusu</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Vergilendirme işlemleri</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>İade Talebi</strong></td>
   <td style="text-align:justify">16.868,08 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Karar</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Başvurunun reddi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>İyi Yönetim İlkeleri</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uyulması önerildi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>İlgili Mevzuat</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Anayasa md. 2, 36, 40, 74; 6328 sayılı Kanun md. 5, 21; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu mük. md. 80/1-(6); 213 sayılı Vergi Usul Kanunu md. 3/B, 8, 116, 117, 122, 124, 413; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md. 7, 706</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>KARAR METNİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">T.C.<br />
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ<br />
KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU<br />
(OMBUDSMANLIK)</p>

<p style="text-align:justify">SAYI : 2026/20062-S.26.27458<br />
BAŞVURU NO : 2026/10325<br />
KARAR TARİHİ : 02/10/2026</p>

<p style="text-align:justify"><strong>RET KARARI</strong></p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURAN : […]<br />
BAŞVURUYA KONU İDARE : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI<br />
BAŞVURUNUN KONUSU : Vergilendirme işlemleri hakkındadır.<br />
BAŞVURU TARİHİ : 20/04/2026</p>

<p style="text-align:justify"><strong>I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ</strong></p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; adına kayıtlı taşınmazı (konutunu) eşine tapuda satış işlemiyle devrettiğini, ancak eşinden herhangi bir bedel almadığını, dolayısıyla fiilen bir gelir/kazanç elde etmediğini; buna rağmen ilgili Defterdarlıkça değer artışı kazancı elde edildiği gerekçesiyle adına vergi ve ceza tahakkuk ettirildiğini, Kurumumuzun 06.03.2026 tarihli ve […] sayılı Gönderme Kararı sonrasında idarece kendisinden hibe/bağışa ilişkin belge talep edildiğini, tapudaki işlem satış olarak tesis edildiğinden mevcut olmayan bu belgeleri sunmasının imkânsız olduğunu ayrıca Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının emsal gösterdiği bir özelgesinde eşe yapılan satışlarda değer artışı kazancı doğmayacağının belirtildiğini ifade ederek; tahakkuk ettirilen ve daha fazla gecikme zammı işlememesi amacıyla ödemek zorunda kaldığı 16.868,08-TL'nin tarafına iade edilmesini talep etmektedir.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI</strong></p>

<ol start="2">
 <li style="text-align: justify;">Kurumumuzun 21.05.2026 tarihli ve S.[…] sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gönderilen 19.06.2026 tarihli ve E-[…] sayılı yazı ve eklerinden özetle:</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">2.1. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü kayıtlarının sorgulanması neticesinde, söz konusu taşınmazın başvuran tarafından 19.08.2020 tarihinde 50.000-TL bedelle iktisap edildiği, 06.09.2022 tarihinde ise eşine 292.000-TL bedel üzerinden tapuda "satış" işlemi olarak devredildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80'inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi uyarınca, iktisap tarihinden itibaren beş yıllık süre dolmadan elden çıkarılan taşınmazdan doğan kazancın istisna tutarını aşan kısmının vergilendirilmesi gerektiği; bu kapsamda 17.07.2023 tarihli takdire sevk işlemi ile konunun vergilendirme kapsamına alındığı, 29.01.2024 tarihli ve […] sayılı takdir komisyonu kararıyla 33.400-TL matrah takdir edildiği ve hesaplanan vergi ile cezaya ilişkin ihbarnamenin başvurana e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.2. Taşınmaz devrinin hukuki niteliğinin, tarafların resmî makamlar nezdinde kendi iradeleriyle tesis ettikleri işlem ve buna ilişkin resmi kayıtlar esas alınarak belirlenmesi gerektiği; bedelsiz devir amaçlanıyorsa bunun tapuda "bağış/hibe" işlem türüyle yapılabileceği, buna rağmen "satış" işleminin tercih edilmiş olmasının işlemin resmî niteliğinin satış olduğunu gösterdiği; resmî senetle kurulan ve tapu siciline tescil edilen işlemlerin aksi güçlü ve kesin delillerle ispatlanmadıkça geçerliliğini koruyacağı, İdarece 17.04.2026 tarihli yazıyla başvurandan devrin ivazsız olduğunu tevsik etmesi ve varsa hibe/bağışa ilişkin vergisel ödevlerini yerine getirdiğini bildirmesi hâlinde konunun yeniden değerlendirileceğinin belirtildiği, ancak başvuran tarafından bu yazıya cevap verilmediği ve ivazsız devri tevsik edici somut bir belge sunulmadığı,</p>

<p style="text-align:justify">2.3. İade talebi yönünden ise; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 116'ncı ve devamı maddeleri anlamında açık ve maddi bir vergi hatası bulunmadığı, uyuşmazlığın kanun hükümlerinin yorumlanmasını gerektiren hukuki bir nitelik taşıdığı, dolayısıyla konunun düzeltme ve şikâyet kapsamında görülemeyeceği ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>III. İLGİLİ MEVZUAT</strong></p>

<ol start="3">
 <li style="text-align: justify;">18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası'nın,</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">3.1. "Cumhuriyetin nitelikleri" başlıklı 2'nci maddesinde; "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.",</p>

<p style="text-align:justify">3.2. "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36'ncı maddesinde; "Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.",</p>

<p style="text-align:justify">3.3. "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40'ıncı maddesinde; "Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. Kişinin, Resmî görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.",</p>

<p style="text-align:justify">3.4. "Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı" başlıklı 74'üncü maddesinde; "...Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. ...",</p>

<ol start="4">
 <li>
 <p style="text-align:justify">14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun 5'inci maddesinin birinci fıkrasında; "Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.",</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun;</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">5.1. "Değer artışı kazançları" başlıklı mükerrer 80'inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde; "İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70 inci maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (…) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (…) değer artışı kazançlarıdır. Bu maddede geçen 'elden çıkarma' deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder. (…) bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının (…) 25.000 TL'si (2022 yılı için) gelir vergisinden müstesnadır."</p>

<ol start="6">
 <li style="text-align: justify;">213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun;</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">6.1. "Vergi kanunlarının uygulanması ve ispat" başlıklı 3'üncü maddesinin (B) fıkrasında; "Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. (…) İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir."</p>

<p style="text-align:justify">6.2. "Mükellef ve vergi sorumlusu" başlıklı 8'inci maddesinin üçüncü fıkrasında; "Vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz."</p>

<p style="text-align:justify">6.3. "Vergi hatası" başlıklı 116'ncı maddesinde; "Vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır." hükmüne;</p>

<p style="text-align:justify">6.4. "Hesap hataları" başlıklı 117'nci maddesinde; "Hesap hataları şunlardır:</p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">Matrah hataları: Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik veya fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır.</li>
 <li style="text-align: justify;">Vergi miktarında hatalar: Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, birinci bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır.</li>
 <li style="text-align: justify;">Verginin mükerrer olması: Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır.",</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">6.5. "Düzeltme talebi" başlıklı 122 nci maddesinde; "Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler.",</p>

<p style="text-align:justify">6.6. "Şikayet yoluyla müracaat" başlıklı 124'üncü maddesinde "Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler.", hüküm ve düzenlemelerine yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>IV. KAMU DENETÇİSİ ABDULLAH CENGİZ MAKAS'IN KAMU BAŞDENETÇİSİ'NE ÖNERİSİ</strong></p>

<ol start="7">
 <li style="text-align: justify;">Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan "Ret Karar Önerisi" Kamu Başdenetçisi'ne sunulmuştur.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme</strong></p>

<ol start="8">
 <li>
 <p style="text-align:justify">Başvuran; taşınmazını eşine bedelsiz olarak devrettiğini, tapuda satış gösterilmesine rağmen fiilen bir bedel almadığını iddia ederek adına tarh edilen verginin ve kesilen cezanın kaldırılmasını ve tahsil edilen tutarın iadesini talep etmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Uyuşmazlık konusu; tapu sicilinde satış olarak tescil edilen eşler arası devrin, başvuranın beyanına dayanılarak ivazsız bir devir sayılıp değer artışı kazancı dışında tutulup tutulamayacağı ile tahsil edilen vergi ve cezanın düzeltme-şikâyet yolu ile iadesinin mümkün olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">193 sayılı Kanunun mükerrer 80 inci maddesinin (6) numaralı bendi, taşınmazların iktisap tarihinden itibaren beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazancı vergiye tabi tutmakta; yalnızca "ivazsız olarak iktisap edilen" taşınmazları bu kapsamın dışında bırakmaktadır. Buradaki istisna, taşınmazın mükellef tarafından karşılıksız; (miras veya bağış yoluyla iktisap edinilmesi hâline olduğu, somut olayda ise başvuranın, mezkûr taşınmazı 19.08.2020 tarihinde 50.000-TL bedelle satın alarak ivazlı biçimde iktisap ettiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 80'inci maddesinin (6) numaralı bendi kapsamında; başvuranın ivazlı biçimde iktisap ettiği taşınmazı 5 yıl içerisinden doğan kazançların değer artış kazancı olarak değerlendirileceği konusunda şüphe bulunmamaktadır. Ancak başvuranın asıl iddiasının, taşınmazı ivazsız iktisap ettiği yönünde değil; eşine yaptığı devrin bedelsiz olduğu yönündedir. Nitekim mezkur madde kapsamındaki "elden çıkarma" tanımı satışı, ivaz karşılığı devir ve temliki ve benzeri işlemleri kapsamakta olup, vergiyi doğuran olay bakımından belirleyici olan, taşınmazın iktisap tarihinden itibaren beş yıl içinde elden çıkarılmış olması ve elden çıkarma bedelinin istisnayı aşan bir kazanç doğurmasıdır. Başvuran tarafından eşine tapu kayıtlarında 292.000-TL bedelle satış olarak tescil edilen devirde bu unsurların gerçekleştiği görülmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">213 sayılı Vergi Usul Kanunun 3'üncü maddesinin (b) fıkrasında ifadesini bulan, vergiyi doğuran olayın ve buna ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas alınması kuralı, öğretide "ekonomik yaklaşım" ilkesi olarak adlandırılmakta olup işlemlerin yalnız dış görünüşü, hukuki biçim ve isimlerinin değil, ekonomik anlam ve içeriklerinin de gözetilmesini gerektirir¹. Ancak bu ilke iki yönlü olup İdarenin biçimin ardındaki gerçek özü esas alabilmesi gibi, biçime aykırı bir gerçek mahiyet iddiasında bulunan mükellefin de bu iddiasını ispat etmesi gerekir. Nitekim mezkûr fıkra, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumu iddia edenin bunu ispatla yükümlü olduğunu açıkça hükme bağlamıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Somut olayda, tapuda bedel gösterilerek satış olarak tesis edilen bir devrin gerçekte bedelsiz olduğu; yani olağan işleyişten ayrılan bir durum, bizzat başvuran tarafından iddia edilmektedir. Bu iddianın ispatı da anılan kural gereği başvurana ait olduğu düşünülmektedir. Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 7'nci maddesi uyarınca resmî sicil ve senetler belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturmakta olup taşınmaz mülkiyetinin devri işlemi TMK'nin 706'ncı maddesi kapsamında resmî şekle tabidir. Bu noktada; tapu sicili aleni ve güvene dayalı bir sistem olduğundan, bir kimsenin kendi serbest iradesiyle tapuda satış olarak tescil ettirdiği bir işlemi sonradan tek taraflı beyanıyla "ivazsız devir" biçiminde nitelendirerek işlemin vergisel sonuçlarından kaçınması, tapu sicilinin güvenilirliği ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Aksinin kabulü, taşınmaz devirlerini tapuda satış gösterip sonradan ivazsız devir iddiasıyla vergi dışı bırakma sonucunu doğurarak resmî kayıtların güvenilirliğini zedeleyeceği düşünülmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Dosya kapsamında yer alan bilgi belgelerin tetkiki neticesinde; somut olayda başvurana, idare tarafından 17.04.2026 tarihli yazıyla devrin ivazsız olduğunu tevsik etme imkânı tanınmış olup buna karşın başvuran bu yazıya cevap vermemiş ve dosyaya ivazsız devri gösterir güçlü ve kesin nitelikte bir delil sunamadığı görülmektedir. Bu itibarla, mevcut resmî tapu kayıtları esas alınarak yapılan vergilendirme işleminin ekonomik yaklaşım ve ispat yükü ilkeleri karşısında hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılamamıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bununla birlikte; başvuranın, taşınmazı eşine herhangi bir bedel almaksızın devrettiğine ilişkin iddiası Kurumumuzca dikkate alınmıştır. Ancak vergi hukukunda vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas alınması kadar, bu mahiyetin somut ve objektif delillerle ortaya konulması da zorunludur. Tapu sicilinde tarafların serbest iradeleriyle "satış" işlemi tesis edilmiş olup, bu işlemin gerçekte bedelsiz bir devir olduğunun güçlü ve inandırıcı delillerle ortaya konulması hâlinde farklı bir hukuki değerlendirme yapılması mümkün olabilecektir. Ne var ki somut olayda, başvurana bu iddiasını belgelendirme imkânı tanınmasına rağmen, resmi kaydın aksini ortaya koyabilecek nitelikte herhangi bir belge veya delil sunulmamıştır. Bu nedenle Kurumumuz, başvuranın beyanını değil, hukuken geçerliliğini koruyan resmî kayıtları esas almak durumunda kalmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Başvuranın dayandığı özelgeye ilişkin olarak da şu husus açıklanmalıdır: Özelgeler (mukteza), 213 sayılı Kanunun 413 üncü maddesi kapsamında yalnızca talepte bulunan ilgilinin somut durumuna ilişkin, idarenin görüşünü yansıtan açıklamalar olup genel, soyut ve bağlayıcı bir hukuk kaynağı değildir. Ayrıca söz konusu görüşün gerçekten ivazsız/bağış yoluyla gerçekleşen devirlere ilişkin olması kuvvetle muhtemel olup, tapuda bedel gösterilerek satış olarak tescil edilen ve bedelsizliği ispatlanamayan somut olaya doğrudan uygulanabilir nitelikte görülmemiştir. Bir başka mükellefe verilen özelge, başvuranın olayındaki resmî kayıtların yarattığı hukuki durumu değiştirmemektedir².</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İade talebi yönünden ise; 213 sayılı Kanunun 116 ve devamı maddelerinde düzenlenen "vergi hataları", herhangi bir hukuki yorum ya da tartışmaya yer bırakmayacak biçimde açık ve maddi hataları kapsamaktadır. Düzeltme ve şikâyet yolunun işletilebilmesi için vergilendirmede açık bir hesap veya vergilendirme hatasının bulunması ve uyuşmazlığın hukuki bir nitelik taşımaması gerekmekte olup uyuşmazlığın çözümü kanun hükümlerinin yorumlanmasını gerektiriyorsa, ortada bir "vergi hatası" değil ancak süresinde açılacak davada ileri sürülebilecek hukuki bir ihtilaf söz konusudur³.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Somut olayda uyuşmazlığın esasını, "tapu sicilinde satış gösterilerek eşe yapılan bir devrin her hâlükârda bedelsiz devir sayılıp sayılamayacağı" oluşturmaktadır. Bu düğümün çözümlenmesinde; 193 sayılı Kanunun mükerrer 80 inci maddesi ile 213 sayılı Kanunun 3/B maddesinin yorumlanmasını ve delillerin değerlendirilmesini gerektirdiğinden, açık ve maddi bir vergi hatası niteliğinde değildir. Dolayısıyla idarenin konuyu düzeltme ve şikâyet kapsamı dışında değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmamakta ve vergilendirmeyi ortadan kaldıracak açık bir hukuki/hesap hatası veya yeni ve somut bir delil ortaya konulamadığından, tahsil edilen tutarın bu yolla iadesine imkân görülmemektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Yukarıda açıklanan nedenlerle; başvuranın taşınmazı ivazlı biçimde iktisap etmiş olması, devri tapuda satış olarak tescil ettirmesi ve devrin ivazsız olduğunu tevsik edici güçlü ve kesin bir delil sunamaması karşısında, mevcut resmî kayıtlar esas alınarak tesis edilen vergilendirme işleminde ve iade talebinin düzeltme-şikâyet kapsamında görülmemesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme</strong></p>

<ol start="19">
 <li style="text-align: justify;">İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İyi yönetim ilkeleri" başlıklı 6'ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde "kanunlara uygunluk", "hesap verilebilirlik", "şeffaflık", ilkelerine uygun davrandığı, ancak İdarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle "karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi" ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</strong></p>

<ol start="20">
 <li style="text-align: justify;">6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup yetkili ve görevli mahkemelerde yargı yolu açıktır.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>VII. KARAR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan gerekçelerle, <strong>BAŞVURUNUN REDDİNE;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kararın <strong>BAŞVURANA</strong> ve <strong>GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA</strong> tebliğine,</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi'nce karar verildi.</strong></p>

<p style="text-align:right">Mehmet AKARCA<br />
Kamu Başdenetçisi</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VERGİ MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/esler-arasi-tasinmaz-devri-deger-artis-kazanci-sayilir-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/question-mark-1019935-640.jpg" type="image/jpeg" length="24068"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memurun isnat ve iftiradan korunması mahkeme kararları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/memurun-isnat-ve-iftiradan-korunmasi-mahkeme-kararlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/memurun-isnat-ve-iftiradan-korunmasi-mahkeme-kararlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memurun isnat ve iftiradan korunması mahkeme kararları , memura iftira atılması durumunda idare yapılması gerekenler]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify">Memurun isnat ve iftiradan korunması mahkeme kararları </h3>

<h1 style="text-align:justify"></h1>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Kanunun 25'inci maddesine göre; <i>" </i>Devlet memurları hakkındaki ihbar ve şikayetler, <strong><u>garaz (TDK'ye göre "KİN" anlamına gelir)</u></strong> veya <strong><u>mücerret (TDK'ye göre "SOYUT" anlamına gelir)</u></strong> hakaret için, <strong><u>uydurma bir suç isnadı (TDK'ye göre "KARACILIK-İFTİRA" anlamına gelir)</u></strong> suretiyle yapıldığı ve soruşturma veya yargılamanın tabi olduğu kanuni işlem sonucunda <strong><u>bu isnat sabit olmadığı takdirde,</u></strong> merkezde bu memurun <strong><u>en büyük amiri</u></strong>, illerde <strong><u>valiler</u></strong>, isnatta bulunanlar hakkında <strong><u>kamu davası açılmasını Cumhuriyet Savcılığından isterler</u></strong>."</p>

<p style="text-align:justify">Konuya ilişkin olarak Danıştay tarafından çeşitli tarihlerde verilmiş olan iki kararı yazımızda yayımlıyoruz </p>

<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay</strong> İkinci Daire bir kararında (E. 2004/2624-K. 2004/1641-T. 20.12.2004); <i>" </i><i>Gazetelerde davacının ismi belirtilerek yapılan haberlerin asılsız isnatlar olduğunun Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerince düzenlenen soruşturma raporu ile sabit olduğu göz önüne alındığında davalı idarenin anılan gazeteler hakkında suç duyurusunda bulunmayarak <strong><u>hizmet kusuru işlediği</u></strong>, bir kamu görevlisinin asılsız olduğu sabit olan ve toplumun husumetini çekecek nitelikte gerçek dışı isnatlara karşı korunmadığı bellidir. <strong><u>Bu nedenle de davacının duyduğu elem ve üzüntüden dolayı oluşan manevi zararının karşılanması gerekir."</u></strong></i></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay</strong> Beşinci Daire bir kararında (E. 1988/1262-K. 1988/1785-T. 01.06.1988); <i>" </i><i>Kurumlara görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleri ile memurlara kurum içinde aynı ya da başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atama yetkisi tanınmıştır. İleri sürülen iddialarla ilgili olarak idari ve cezai yönden yapılan soruşturmalar sonucunda, davacının üzerine atılı suçlamaların sabit olmadığına karar verildiğine ve bu sonuca göre davacının 657 sayılı Kanunun 25. maddesi gereğince Devlet tarafından isnat ve iftiralara karşı korunmaya alınmasının gerekmesine karşın, <strong><u>sübut görülmeyen bu iddialara dayanarak adı geçenin görev yerinin değiştirilmesinde yasaya, kamu yararı ve hizmet gereklerine uyarlık bulunmamaktadır."</u></strong></i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖRNEK KARARLAR</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/memurun-isnat-ve-iftiradan-korunmasi-mahkeme-kararlari</guid>
      <pubDate>Fri, 09 Oct 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2023/06/memurun_isnat_ve_iftiradan_korunmasi_mahkeme_kararlari_h32348_d1153.jpg" type="image/jpeg" length="28352"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur emekli olduktan sonra tekrar memurluğa atanabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/memur-emekli-olduktan-sonra-tekrar-memurluga-atanabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/memur-emekli-olduktan-sonra-tekrar-memurluga-atanabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[memur emekli olduktan sonra tekrardan memurluğa atanabilir mi? emekli memur yeniden memur olarak atanabilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><strong><span><span>Memur emekli olduktan sonra tekrar memurluğa atanabilir mi?</span></span></strong></h3>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; "Emeklilerin yeniden hizmete alınması" başlıklı 93 üncü maddesinde; "T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli olanlardan (5434 sayılı Kanunun 104 üncü maddesine göre emeklilikle ilgili görevlere yeniden atanamayacaklar hariç) sınıfında yazılı nitelikleri taşımakta bulunanlar kanunun 92 nci maddesi hükümlerine göre kurumlarda boş kadro bulunmak şartıyla yeniden memurluğa alınabilirler." hükmü yer almaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Diğer taraftan, 21/04/2005 tarihli ve 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncu maddesinde; "Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle atanan veya görevlendirilenler, Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler ile yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine yapılacak atamalar hariç olmak üzere, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına açıktan atanamazlar. Diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre 1.1.2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararları uygulanmaz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri;</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>a) Cumhurbaşkanlığına seçilenler,<br />
b) Dışarıdan Bakanlar Kurulu üyeliğine atananlar,<br />
c) Yasama Organı üyeliğine seçilenler,<br />
d) Mahalli idareler seçimleri sonucuna göre görev alanlar,<br />
e) Sadece toplantı veya huzur ücreti ya da hakkı ödenen görevleri yürütenler ile yönetim ve denetim kurulu üyeliği ücreti karşılığında görevlendirilenler,<br />
f) Yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler (üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olmaları kaydı aranmaz.),<br />
g) Vakıf üniversitelerinde görev alanlar,<br />
h) Özel kanunlarında emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilmeksizin çalıştırılma veya görev yapma hakkı verilenlerden Cumhurbaşkanı tarafından atananlar, Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atanan veya görevlendirilenler ve Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>i) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 60 ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca Yasama Organı üyeliğinin bitiminden sonra öğretim üyesi olarak atanmış olanlar, Hakkında uygulanmaz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>(1) (Ek fıkra: 10/1/20136385/ 2 md.) İkinci fıkraya göre emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilenlerin sigortalılıklarının sona erdiği tarih yazılı istek tarihi kabul edilerek ilgili sosyal güvenlik kanunlarına göre aylıkları yeniden bağlanır." hükmü yer almakta olup, düzenleme ile emeklilik veya yaşlılık aylığı olmakta olanların kamuda istihdamına bir kısım kısıtlamalar getirilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi ile getirilen kısıtlamalar ile öngörülen istisnaların uygulanmasında Kanunun, amacı dışında yorumlanmamasını teminen, mezkur hükmünün yasalaşma sürecinin başında Başbakanlık tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Kanun Tasarısının genel gerekçesi ve madde gerekçeleri ile birlikte değerlendirilmesinin yerinde olacağı açıktır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu minvalde, söz konusu Kanun Tasarısının genel gerekçesinde düzenlemenin "… başta Devlet Memurları Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile… yürürlükteki diğer kanunların uygulanmasında ortaya çıkan bazı sorunların, tereddütlerin ve eksikliklerin giderilmesi ve böylece uygulamanın daha sağlıklı yürütülmesi amacına yönelik…" olduğu zikredilmekte, ilgili madde gerekçesinde ise; "eğitim kurumlarından ve özellikle yükseköğretim kurumlarından mezun olan genç ve nitelikli kişilerin sayısının artmasına rağmen, kamu kurum ve kuruluşlarının personel alımlarının oldukça kısıtlı olması ve işsizlik sorunun yoğun olarak yaşandığı bu dönemde, tercihini emeklilik yönünde yapmış ve emeklilik haklarını elde etmiş kişilerin tekrar kamuda istihdamının önlenmesi öngörülmektedir." ifadeleri bulunmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Ayrıca, bu Kanun maddesinde iki konuda ayrıma gidilmesi ve bu ayrıma göre istisnaların da iki konuda sayılarak düzenlenmesi söz konusudur. Şöyle ki; ilk olarak kamu kurumları, kadrolarına emeklilik/yaşlılık aylığı alanların açıktan atamasının yapılıp yapılamaması yönüyle ayrı değerlendirilmiş ve açıktan atamanın yapılamayacağı kurumlara ilişkin istisnalar sayılmıştır (birinci fıkranın girişi); ikinci olarak ise emeklilik/yaşlılık aylığı alanların atanabilecekleri kurum ve hallerde, genel kural olan bu aylıkların kesilmesi gerekliliğinin istisnaları sayılmıştır (dördüncü fıkra). Bu itibarla incelendiğinde, bahse konu Kanun maddesinin;</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-<strong>Dört fıkra ve bir ek fıkradan oluşan metninin bir bütün halinde,</strong> emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların kamuda istihdamına ilişkin kendinden önceki farklı mevzuat ve uygulamaları sonlandırıp, bu konudaki istisnaları ve uygulamayı yeniden belirleyen bir mevzuat olarak yürürlüğe girdiği ve bu alanı baştan düzenlediği,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-<strong>Birinci fıkrasında;</strong> istisna olarak sayılan atamalar haricinde, emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların, genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların <strong>kadrolarına açıktan atanamayacaklarının</strong> ve diğer kanunların bu fıkraya aykırı hükümlerinin uygulanmayacağının genel kural olarak belirlenmiş olduğu, burada sayılan kamu kurumlarının sözleşmeli pozisyonlarında istihdama ilişkin ise herhangi bir kısıtlama getirilmediği,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-<strong>İkinci fıkrasında;</strong> sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>a)Kanun yürürlüğe girdiği tarihte, ikinci fıkrada sayılan kamu kurum ve kuruluşların kadro veya pozisyonlarında görevde olanların,<br />
b)Yürürlük tarihinden sonra, birinci fıkrada istisna olarak sayılan şekillerde açıktan atanacakların,<br />
c)Kadrolarına açıktan atama kısıtı getirilmeyen fonların, belediyelerin, il özel idarelerinin, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmelerin, özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşların, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinin, sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıkların kadrolarına yürürlük tarihinden sonra açıktan atanacakların,<br />
d)Sayılan bütün kamu kurum ve kuruluşlarının sözleşmeli pozisyonlarında istihdam edileceklerin, ancak almakta oldukları emeklilik veya yaşlılık aylıklarının kesilmesi kaydı ile bu kadro, pozisyon veya görevlerde çalışabileceklerinin veya görev alabileceklerinin öngörüldüğü,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-<strong>Üçüncü fıkrasında;</strong> diğer kanunların, emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11 inci maddesine göre 1/1/2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararlarının uygulanmayacağı yönünde hüküm konularak uygulama birliğinin amaçlandığı,</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>-<strong>Dördüncü fıkrasında;</strong> tek tek sayma yoluyla, emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olanların hangi kamu görevlerine seçilmeleri veya atanmaları halinde emeklilik veya yaşlılık <strong>aylıkları kesilmeksizin görev yapabileceklerinin</strong> belirlenerek bu alandaki istisnaların tespit edildiği,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-<strong>Ek fıkrasında ise;</strong> emeklilik veya yaşlılık aylığı kesilenlerin, sigortalılıklarının sona ermesiyle bu aylıklarının tekrar bağlanmasındaki usulün belirlendiği, görülmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde;</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-657 sayılı Kanunun 93 üncü maddesi ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi birlikte değerlendirildiğinde, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların, emeklilik ve yaşlılık aylıkları kesilse dahi, 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen genel bütçeye dahil dairelerin, katma bütçeli idarelerin, döner sermayelerin, kefalet sandıklarının, sosyal güvenlik kurumlarının ve bütçeden yardım alan kuruluşların kadrolarına hiçbir şekilde açıktan atanamayacakları; ancak bu aylıkları kesilerek fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklara ait boş kadrolara ilgili mevzuatına uyulmak kaydıyla atanabileceği, dolayısıyla hizmet ihtiyaçları ve takdir yetkisi hususları da dikkate alınarak atanmak istediğiniz kamu kurum ve kuruluşuna başvurmanız gerektiği,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Devlet memurluğuna alımla ilgili olarak Başkanlığımızın, kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarına doğrudan atanmalarını sağlama şeklinde bir görevi ve yetkisinin bulunmaması sebebiyle talebiniz hakkında herhangi bir işlem tesis edilemeyeceği, mütalaa edilmektedir.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>PERSONEL MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/memur-emekli-olduktan-sonra-tekrar-memurluga-atanabilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2023/06/memur_emekli_olduktan_sonra_tekrar_memurluga_atanabilir_mi_h32351_08173.jpg" type="image/jpeg" length="56645"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zor duruma düştüğü için icraya verilen memura disiplin cezası verilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/zor-duruma-dustugu-icin-icraya-verilen-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/zor-duruma-dustugu-icin-icraya-verilen-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankaca yapılan icra takibinden dolayı gösterilerek borçlarını ödememeyi alışkanlık haline getirdiği gerekçesiyle disiplin cezası verilmiştir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify">Zor duruma düştüğü için icraya verilen memura disiplin cezası verilir mi?</h3>

<p style="text-align:justify">Polis memuru olarak görev yapan personele, bankaca yapılan icra takibinden dolayı gösterilerek borçlarını ödememeyi alışkanlık haline getirdiği gerekçesiyle disiplin cezası verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlgili, söz konusu kararın iptali talebiyle dava açmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">İdare Mahkemesince verilen kararda; miras işlemleri sebebiyle kullandığı banka kredisinden kaynaklanan borçlarının ödemelerini aksatması nedeniyle hakkında icra takibi yapılan davacının, disiplin cezasına konu fiili borç ödememeyi alışkanlık haline getirme olarak nitelendirilmiş ise de, düştüğü zor durum sebebiyle borçları hakkında icra takibine geçilmiş olmasının, "ödememeyi alışkanlık haline getirme" olarak değerlendirilemeyeceği, söz konusu fiilin Tüzüğün 6/C-2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline hükmedilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/3508 E.  ,  2023/340 K.</font></p>

<ul>
 <li style="text-align:justify"></li>
</ul>

<ul style="text-align:justify">
</ul>

<p style="text-align:justify"><br />
<font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
İKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2021/3508<br />
Karar No : 2023/340<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği / …<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava Konusu İstem : Dava; … İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 6/C-2. maddesi ve eylemin tekerrürü sebebiyle anılan Tüzüğün 14. maddesi uyarınca 20 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı İzmir İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.</font></p>

<p style="text-align:justify"><br />
<font face="Verdana" size="2">İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 12/02/2018 günlü, E:2016/15659, K:2018/8436 sayılı bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; miras işlemleri sebebiyle kullandığı banka kredisinden kaynaklanan borçlarının ödemelerini aksatması nedeniyle hakkında icra takibi yapılan davacının, disiplin cezasına konu fiili borç ödememeyi alışkanlık haline getirme olarak nitelendirilmiş ise de, düştüğü zor durum sebebiyle borçları hakkında icra takibine geçilmiş olmasının, "ödememeyi alışkanlık haline getirme" olarak değerlendirilemeyeceği, söz konusu fiilin Tüzüğün 6/C-2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline hükmedilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize <wbr />iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br />
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br />
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU :<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br />
2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,<br />
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,<br />
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/zor-duruma-dustugu-icin-icraya-verilen-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/06/judge-7602999-640.png" type="image/jpeg" length="78209"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Eylül ayı enflasyonuna göre memur zammı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/eylul-ayi-enflasyonuna-gore-memur-zammi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/eylul-ayi-enflasyonuna-gore-memur-zammi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayında TÜFE %1,84 artarken temmuz-eylül dönemindeki toplam fiyat artışı %5,56'ya yükseldi. Yılın ikinci yarısı için öngörülen %7'lik zam oranına ulaşılması için %1,35'lik fark bulunuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Eylül ayı enflasyonuna göre memur zammı</h1>

<p style="text-align:justify">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan Eylül 2026 Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre fiyatlar bir önceki aya göre %1,84, bir önceki yılın aynı ayına göre %29,73 yükseldi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Üç aylık birikimli artış</strong></p>

<p style="text-align:justify">Temmuz-eylül döneminde aylık TÜFE değişimleri sırasıyla %1,78, %1,84 ve %1,84 olarak kaydedildi. Dönem içindeki toplam artış, aylık çarpanların birbiriyle çarpılmasıyla bulunur:</p>

<p style="text-align:justify">1,0178 x 1,0184 x 1,0184 ≈ 1,0556</p>

<p style="text-align:justify">Bu hesaba göre üç aylık birikimli enflasyon %5,56 oldu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Memur ve memur emeklileri açısından durum</strong></p>

<p style="text-align:justify">2026'nın ikinci yarısı için memurlara ve memur emeklilerine %7 oranında zam uygulanıyor. Birikimli enflasyon çarpanı zam çarpanıyla karşılaştırıldığında (1,0556 / 1,07 ≈ 0,9865) enflasyonun henüz zam oranının altında kaldığı görülüyor. Aradaki fark yaklaşık %1,35 düzeyinde.</p>

<p style="text-align:justify">Ekim-aralık döneminde birikimli enflasyon %7'yi aşarsa aşan kısım enflasyon farkı olarak hesaplanacak. Bu farkın, ocak ayında uygulanacak %5'lik toplu sözleşme zammıyla birlikte maaşlara yansıtılması öngörülüyor. Mevcut tabloda, kalan fark için son üç ayda aylık ortalama yaklaşık %0,45'lik artış yeterli olacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>SSK ve Bağ-Kur aylıkları</strong></p>

<p style="text-align:justify">SSK ve Bağ-Kur aylıkları, temmuz-aralık dönemindeki altı aylık TÜFE değişimi oranında artırılıyor. Eylül verisiyle birlikte bu dönemdeki üç aylık birikim %5,56'ya ulaştı.</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FİNANS HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/eylul-ayi-enflasyonuna-gore-memur-zammi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/03/mart-enflasyonununa-gore-memur-icin-enflasyon-farki-olustu-h33066-fb5b1.webp" type="image/jpeg" length="65460"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2020 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="77610"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2020 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="90737"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
