<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>mevzuatinyeri</title>
    <link>https://www.mevzuatinyeri.com</link>
    <description>Mevzuatinyeri memur maaş, soruşturma, izin,harcırah, disiplin, misafirhaneler,memurlar haber,kamu mevzuatı,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 19 Aug 2026 13:54:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yürütmeyi Durdurma Kararı İle Göreve Dönen Memurun  Mali Hakları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/yurutmeyi-durdurma-karari-ile-goreve-donen-memurun-mali-haklari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/yurutmeyi-durdurma-karari-ile-goreve-donen-memurun-mali-haklari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yürütmeyi Durdurma Kararı İle Göreve Dönen Memurun Mali Hakları mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı alan memura maaş iadesi yapılırmı , yürütmeyi durdurma kararı alan memur hakkında yapılacak işlemler]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 style="text-align:justify">Yürütmeyi Durdurma Kararı İle Göreve Dönen Memurun Mali Hakları</h2>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Memuru olarak görev yapanlar çeşitli nedenlerle göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin iptali istemiyle İdare Mahkemesinde dava açanlarla ilgili olarak Mahkemelerce işlemin <span style="color:#ff0000"><strong>Yürütülmesinin Durdurulması kararı verilmesi</strong></span> üzerine bu kararların uygulanması sonucunda Kuruma geri dönenlerin açıkta kaldıkları sürelere ilişkin olarak  maaş ve diğer mali haklarını talep etmektedirler.Dava konusu işlemin iptalinde göreve geri dönenlere özlük haklarının ödenmesinde idarelerce herhangi bir sıkıntı yaşanmamakla birlikte yürütmeyi durdurma kararı ile göreve dönen memurlara bazı idareler davanın halen devam ettiği gerekçesi ile memurun görevinden uzak kaldığı dönemlere ilişkin mali haklarını ödemekte sıkıntı yaratmaktadır.Konuya ilişkin olarak Maliye Bakanlığı Bütçe Mali Kontrol Müdürlüğünce yürütmeyi durdurma kararı ile göreve dönen memurlara yapılacak ödemelere ilişkin verilen görüş yazımız ekindedir.İlgili görüşte Bütçe Mali Kontrol Genel Müdürlüğü "Danıştay Birinci Dairesinin 21.6.1983 gün ve Esas No: 1983/116, Karar No: 1983/144 sayılı îstişari Kararına atıfta bulunarak ilgili kararda yer alan <em> " haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin yürütmenin durdurulması kararıyla durdurulması üzerine, görevine döndürülen memurlara fiilen görev yapmadıkları döneme ait aylık ve diğer özlük haklarının ödenmesi gerektiği " yönünde ki </em>kararına göre yürütmeyi durdurma kararı alanlara görevden ayrı kaldıkları döneme ilişkin alamadıkları özlük ve mali haklarının ödenmesi gerektiğini bildirmiştir.Ayrıca yine ilgili görüş yazısında memurun görevden uzak kaldığı dönemlerde çalışmak suretiyle her hangi bir gelir elde ettiğinin tespit edilmesi durumunda elde edilen gelirlerinde memura ödenecek olan tutarlardan düşülmesi gerektiği bildirilmiştir.</p>

<h2 style="text-align:justify">Yürütmeyi Durdurma Kararı İle Göreve Dönenlerin Özlük Hakları ile İlgili Görüş yazısı yazımız ekindedir.</h2>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">MALİYE BAKANLIĞI</p>

<p style="text-align:justify">Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü</p>

<p style="text-align:justify">Sayı : B.07.0.BMK.0.21.115580-24                                                                                                       30.06.1 0* 9742</p>

<p style="text-align:justify">Konu : ........</p>

<p style="text-align:justify">YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA</p>

<p style="text-align:justify">İlgi: 13/4/2010 tarihli ve B.30.0.HKM.06.03.001 -2401 /012857 sayılı yazınız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İlgi yazınız ve ekinin incelenmesinden, yargı organlarınca verilen yürütmenin durdurulması kararı üzerine görevine döndürülen memurların açıkta geçirdikleri sürelere ilişkin mali haklardan yararlandırılıp yararlandırılamayacağı hususunda tereddüde düşüldüğü anlaşılmış olup, konuya ilişkin Bakanlığımız görüşüne aşağıda yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bilindiği üzere, Anayasanın 138 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında;</p>

<p style="text-align:justify"><em>“Yasama ve yürütme organları ile idare mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarım hiçbir suretle değiştiremez, ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez, ”</em></p>

<p style="text-align:justify">denilmek suretiyle yargı organlarınca verilen kararlara idarenin uyma zorunluluğu belirtilmiş bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer taraftan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde, idarenin, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bakanlığımızca yayımlanan 81 Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde ise; idare tarafından görevine son verilen, görevinden çekilmiş sayılan ya da benzeri işlem tesis edilenlerden yargı yoluna giderek bu işlemlerin iptali yönünde karar almaları üzerine yeniden göreve döndürülenlere, dava dilekçelerinde aylık ve diğer özlük haklarına ilişkin bir istemde bulunup bulunmadıklarına bakılmaksızın işlemin tesisi tarihinden sonraki bütün maddi haklarının ödenmesi gerektiği belirtilmiş bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan Bakanlığımızca yayımlanmış olan 81 ’e Ek Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde;</p>

<p style="text-align:justify"><em>"Danıştay Birinci Dairesinin 21.6.1983 gün ve Esas No: 1983/116, Karar No: 1983/144 sayılı îstişari Kararında; haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin yürütmenin durdurulması kararıyla durdurulması üzerine, görevine döndürülen memurlara fiilen görev yapmadıkları döneme ait aylık ve diğer özlük haklarının ödenmesi gerektiği belirtilmektedir.</em></p>

<p style="text-align:justify"><em>Bu itibarla, Yargı Organlarından «Yürütmeyi Durdurma» kararı alanlara da anılan Genelgemiz esasları çerçevesinde iptal kararı alanlar gibi işlem yapılması gerekmektedir. ”</em></p>

<p style="text-align:justify">ifadesine yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">1967/727 ve Karar No: 1968/78 sayılı kararında ise tazminat istenen dönemde davacının çalışarak elde ettiği bir geliri varsa, bu gelirin kamu kuruntundan ya da özel teşebbüsten elde edilmiş olup olmadığına bakılmaksızın ödenecek tazminat miktarından düşülmesi gerektiğine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlgililer hakkında yapılacak iş ve işlemlerin yukarıda açıklandığı üzere yapılması gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bilgilerini rica ederim.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MALİYE MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/yurutmeyi-durdurma-karari-ile-goreve-donen-memurun-mali-haklari</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2018/01/yurutmeyi_durdurma.jpg" type="image/jpeg" length="79636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memura Yapılan Fazla Ödemelerde Açık Hata Kavramı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/memura-yapilan-fazla-odemelerde-acik-hata-kavrami</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/memura-yapilan-fazla-odemelerde-acik-hata-kavrami" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Memura Yapılan Fazla Ödemelerde Açık Hata Kavramı memurlara fazla ödenen maaş ve diğer ödemelerde açık hata kapsamında değerlendirme yapılır mı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 style="text-align:justify"><span><strong><span>Memura Yapılan Fazla Ödemelerde Açık Hata Kavramı</span></strong></span></h2>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere kamu kurumlarınca memurlarına veya personellerine bazı zamanlarda yersiz ve fazla ödemeler yapılmaktadır.Memurlara yapılan maaş,ek ödeme,tazminat v.b ödemelerin tahsilinde ise Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünce yayımlanmış olan 16.sıra nolu Kişilerden Alacaklar tebliğine göre işlem yapılmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili tebliğde "Kişilerden alacaklar konusunu oluşturan yersiz, fazla ve haksız ödemelerin geri alınmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemlerin borçlular tarafından dava konusu edilmemesi veya idare aleyhine sonuç doğuracak işlem tesis edilmemesi bakımından, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 14/6/1974 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 22/12/1973 tarihli ve E. No. 1968/8, K.No.1973-14 sayılı kararının göz önünde bulundurulması gerekmektedir " şeklinde hüküm bulunmaktadır.Yine ilgili tebliğde Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında yer alan hükümlere göre</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>- İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın kanunsuz terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>- Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin geri alınmasının, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 gün içinde mümkün olduğu, 60 günlük süre geçtikten sonra geri istenmesinin mümkün olamayacağı," hükmüne yer verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili Danıştay Kararında yer alan hüküm doğrultusunda tebliğde yapılan açıklamaya göre yapılan ödemenin geri alınabilmesinde iki durum öngörülmüştür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong><span style="color:#ff0000">Bunlardan birincisi</span></strong> memurun yanlış beyan vermesi,gerçek dışı beyanı, hilesi ya da idareyi aldatıcı belge ibraz etmesi veya idarece yapılan yanlışın memurun kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata mevcut olduğu halde idareyi haberdar etmediği durum olup bu durumda idare memura fazla yersiz ve fazla ödenen tutarları genel zamanaşımı süresi içinde her zaman geri alabilecektir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#ff0000"><strong>İkinci durum</strong></span> ise idarenin kendi ihmali ve bilgi azlığı gibi nedenlerden kaynaklanan idari işlemlere dayanılarak yapılan fazla ve yersiz ödemelerin ise<strong> </strong>(Örneğin; bir memura, memurun bilgisi dışında idarece fazla ve yersiz maaş, ücret, tazminat ... ödenmesi gibi),<strong> <span style="color:#ff0000">ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 günlük dava açma süresi içinde</span> </strong>geri istenmesi mümkün olabilecektir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Burada idarelerce duraksama yaşanan sorunlardan en önemlisi yapılan hatanın açık hata kapsamında olup olmadığı,memurun yapılan fazla ödemeyi kolayca bilme durumunun olup olmadığı hususunda yaşanmaktadır.</strong></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Çünkü aynı ödemenin açık hata olarak nitelendirilmesi halinde genel zaman aşımı içinde fazla ödenen miktarların tümünün tahsili mümkünken açık hata durumu mevcut değilse fazla ödenen tutarın 60 günlük dava açma süresi içinde istenecek olduğudur.Bu nedenle idarelerin açık hata kavramından ne anlaşılması gerektiğini bilmeleri gerekmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay 10. Dairesi, E:2003/4745 K.2005/2591 nolu kararında <strong>Açık Hata Kavramı</strong> “Diğer taraftan, mevzuat <span style="color:#ff0000">hükmünün yoruma ihtiyaç göstermeyecek kadar açık olduğu, idare edenlerin kasıt ya da ihmal içinde olmadıkları sürece, hükmü uygularken hataya düşmelerinin beklenemeyeceği hallerde, maddi olaya ve mevzuatın açık hükmüne aykırı davranılmış ve bu durum da işlemi yok denilecek kadar sakatlamış ise, idarenin açık hatasından söz edilebilir</span>." şeklinde tanımlanmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Başkanlığınca açık hata kavramı bu şekilde tanımlanmışken Danıştay Başkanlığınca çeşitli tarihlerde memurlara fazla ve yersiz ödenen tuturlara ilişkin olarak verilen kararlarda benzer durumlar bazen açık hata olarak değerlendirilmiş bazen ise ilgili durumun açık hata olmadığı yönünde kararlar verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Konuya ilişkin iki farklı Danıştay Kararını yazımız ekinde yayımlıyoruz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Başkanlığı bir kararında makam tazminatı almaması gereken bir kişiye ödenen makam tazminatı ödemesini açık hata olarak değerlendirmiş ve fazla ödenen tutarları tahsiline hükmetmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yine Danıştay Başkanlığı Denetim tazminatı almaması gereken bir kişiye ödenen denetim tazminatında açık hata olmadığını değerlendirmiş ve fazla yapılan ödemenin 60 günlük kısmının alınabileceğine hükmetmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili kararlar aşağıda gösterilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong><span style="color:#ff0000">Yersiz Ödenen Makam Tazminatı Ödemesinin Açık Hata olduğu hk. Danıştay 11. Dairesinin 11.06.2015 tarih ve E.2015/2048, K.2015/3062 sayılı kararı </span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>"Buna göre, <strong>davacıya makam ve görev tazminatı ödeneceğine ilişkin mevzuatta bir düzenleme yer almadığından dolayı mevzuatın yanlış yorumlanmasından da bahsetme imkanı bulunmadığı dikkate alındığında, davacıya yapılan yersiz ödemelerin "açık hata" kapsamında yapılan olduğu açıktır.</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu durumda, açık hata kapsamında kabul edilmesi gereken söz konusu fazla ödemenin dava açma süresi ile bağlı olmaksızın geri hukuka aykırılık bulunmadığından, işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır."</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong><span style="color:#ff0000">Yersiz Ödenen Denetim Tazminatının Açık Hata Olmadığı Hk. Danıştay İkinci Daire Esas No: 2012/8229 Karar No : 2012/9842</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yapılan ödemenin her zaman geri alınabilmesi olanağını tanıyan<strong> "Açık hata" halinin ise; yapılan ödemede, ödemenin muhatabı olan kişinin (idare edilenin) kolayca anlayabileceği kadar açık bir hatanın mevcudiyetini ifade ettiği kabul edilmektedir.</strong> Uygulamada bu çoğu kez ilgili mevzuata aykırı bir şekilde ve hiç gereği yokken yapılan ödemeler şeklinde ortaya çıkmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu durumda; Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı'nca mevzuatın yanlış yorumlanması nedeniyle 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca davacıya denetim tazminatı ödenmesinde, <strong>davacının hilesinin, gerçek dışı beyanının neden olmadığı, ayrıca açık hatanın da bulunmadığı görüldüğünden;</strong> söz konusu ödemelerin, yukarıda yer verilen Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararı ile belirlenen ilkeler uyarınca idari dava açma süresi içerisinde geri istenmesi mümkün iken, anılan ödemelerin bu süre geçtikten sonra geri istenilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><br />
<span><span>Yukarıda yer alan mahkeme kararlarından da anlaşılacağı üzere iki benzer durumda iki farklı karar bulunmaktadır</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay 12. Dairesi, E: 1995/2082 K.1996/263 nolu kararında da <strong>açık hatanın tespitine ilişkin</strong> bir karar verilmiştir.İlgili karara göre müfettişlerce yapılan inceleme neticesinde tespit edilen fazla ve yersiz ödemenin açık hata kapsamında değerlendirilemeyeceğine karar verilmiştir.<br />
“Olayda davacıya fazla ödeme yapılmasında davacının gerçek dışı beyanı ve hilesi bulunmadığı gibi ancak teftiş kuruluna yaptırılaninceleme sonucu saptanabilen fazla ödeme işleminde açık hatadan da sözedilemiyeceği ve yapılan fazla ödemenin Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında öngörülen süre içerisinde davalı idarece geri istenmediği de anlaşıldığından idare mahkemesince bu karar gözönüne alınmadan ve idarenin açık hataya dayalı işlemlerini her zaman geri alabileceğinden bahisle davanın reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.”</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili mahkeme kararlarından anlaşılacağı üzere açık hatanın konusunda danıştay olayların oluş durumuna göre çeşitli zamanlarda farklı kararlar vermiştir.İdarelerin açık hata konusunda işlem yaparken işlemleri açık hatanın tanımında yer hususlara göre değerlendirmesi ve ona göre işlem yapması gerekmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify">Konuya ilişklin başka bir mahkeme kararında ise aşağıda yer alan karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>“Davacı Afyonkarahisar Valiliği (Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü) vekili, davalının, İl Müdürlüklerinde veteriner hekim unvanı ile çalışmakta iken 2008 yılından itibaren Bakanlık Olur’u ile 657 sayılı Kanun’un 86. maddesi gereğince Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü’ne vekaleten atandığını; bu dönemde kendisine 2006/10344 sayılı Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı’nın 9. maddesi (cc) fıkrası gereğince, vekalet ettiği kadro ve görev için zam ve tazminatların toplam net tutarının, asil kadro veya görevleri karşılığında fiilen aldıkları zam ve tazminatların toplam net tutarından fazla olan tutar vekalet ücreti olarak ödenmekte iken, 15/07/2013 tarihinden itibaren müdür vekilliği artış, zam ve tazminatının güncellenmesi sırasında özel hizmet tazminatı % 145 (veteriner şube müdürü oranı) olması gerekirken 15/11/2014 tarihine kadar sehven % 155 (mühendis şube müdürü oram) üzerinden hesaplanarak ödendiğini; yapılan 10 puanlık özel hizmet tazminatından kaynaklanan hatanın fark edilmesinin ardından öncelikle davalıya bilgi verilerek iadesinin istendiğini, ilgilinin itirazı üzerine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı’ndan konu ile ilgili görüş talebinde bulunulduğunu, Başkanlığın 13/10/2015 tarih ve 2460 sayılı görüş bildirme yazısında, mevzuat hükmü gereği, kişiye herhangi bir ad altında ayrıca bir vekalet ücreti ödenmesinin mümkün olmadığı ve kişiye hatalı olarak yapılan özel hizmet tazminatı ödemesi sonucu oluşan alacak tutarının 6098 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre tahsil edilmesi gerektiğinin bildirildiğini; bu yazının davalıya 26/01/2015 tarih ve 966 sayılı yazı ve 09/03/2015 tarih ve 2567 sayılı yazı ile tebliğ edilerek 15/07/2013-15/11/2014 tarihleri arasında kendisine sehven hatalı ödenen 1.075,19 TL’nin bir ay içerisinde iadesinin istendiğini; 03/04/2015 tarih ve 3706 sayılı yazı ile yeniden istenildiğini ancak işbu tarihe kadar davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını; davalının, idarenin yaptığı maddi hata sonucu hatalı olarak ödediği miktar kadar sebepsiz zenginleştiğini ve haklı bir sebep olmaksızın edindiği bu miktarı, idarenin iade talebinin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 82. maddesinde yer alan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri ödemekle yükümlü bulunduğunu; Yargıtay içtihatlarının da, herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin, idare tarafından borçlar hukukunun haksız iktisap kurallarına dayanılarak geri istenebileceği yönünde olduğunu ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıya özel hizmet tazminatı adı altında hatalı olarak ödenen 1.075,19 TL tutarındaki alacağın, idarenin iade talebinin davalıya tebliğinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle 22/05/2015 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.”<br />
Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 30/03/2016 tarihli ve E.2015/424, K.2016/305 sayılı kararıyla, davanın kabulüne, 1.075,19 TL’nin, idarenin iade talebinin davalıya tebliğinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, miktar itibariyle kesin olmak üzere, karar vermiştir.<br />
Buna karşılık ilgilinin açtığı idari dava sonucunda, Balıkesir İdare Mahkemesi 31/05/2017 tarihli ve E.2017/693, K.2017/1671 sayılı kararıyla; davanın, davacı adına 1.075,19 TL kişi borcu çıkartılması işlemine ilişkin kısmının iptaline, davanın zam ve tazminat fark bordrolarından yapılan yan ödeme tazminatı kesintileri ile bu kesintilerle ilgili olan fazla vergilendirmelerin yasal faizi ile geri ödenmesi talebine dair kısmının ise reddine karar vermiştir. İstinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdare Dava Dairesi 14/02/2018 tarihli ve E.2018/180, K.2018/368 sayılı kararıyla, tarafların istinaf başvurularının reddine kesin olarak karar vermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.<br />
Bu iki farklı karar üzerine verilen Uyuşmazlık Mahkemesinin 18.10.2021 tarih ve E: 2020/686, K.2021/487 sayılı Kararında şu hususlara yer verilmiştir.<br />
“34. Bu bakımdan, parasal hak ödemesini düzenleyen mevzuatın yorumunda hataya düşülerek memurlara fazla ödeme yapılması suretiyle oluşan kamu zararının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 12. maddesi ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71. maddesi kapsamında sayılıp sayılamayacağı yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.<br />
35. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 12. maddesindeki düzenleme ile, devlet memurlarının görevleri sırasında sebebiyet verdikleri zararlardan dolayı sorumlulukları ile zararın nasıl tahsil edileceği açıklanmış olmakla birlikte; mali hakları düzenleyen mevzuatın yorumunda hataya düşülerek memurlara fazla ödeme yapılması suretiyle oluşan kamu zararının, münhasıran kamu mallarına verilen zararın tahsilini düzenleyen bu madde ile çözümlenmesi mümkün bulunmamaktadır.<br />
36. Devlet memurlarına sehven ya da mevzuatın yorumunda hataya düşülerek yapılan aylık ve ücret farkı ödemelerinin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında tahsil edilip edilemeyeceği hususuna gelince; 5018 sayılı Kanun’un yukarıda açıklanan 71. maddesinde öncelikle kamu zararının tanımı yapılmış, sonrasında kamu zararının belirlenmesindeki kriterler sayılarak kapsam belirlenmiştir. Somut uyuşmazlığa bakıldığında ise, bu madde kapsamında oluşan bir kamu zararından söz etmek mümkün bulunmamaktadır. Ortada mevzuatta olmayan bir ödemenin yapılması değil mevzuatta öngörülen bir ödemenin yapılması sırasında idarece hataya düşülmesi söz konusu olduğundan, uyuşmazlığın 5018 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi mümkün değildir.<br />
37. Bu durumda kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alımında 501 8 sayılı Kanun öncesinde olduğu gibi Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22/12/1973 tarihli, E. 1968/8, K. 1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiği açıktır.<br />
38. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı hatalı ödemelere ilişkin olmakla beraber getirdiği ilkelerin idari işlemlerin geri alınmasına dair genel ilkeler olduğu kuşkusuzdur. Dolayısıyla idare yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı işlemini her zaman geri alabilecek, ancak bunun dışında kalan hallerde hatalı işlemini sadece dava açma süresi içinde geri alabilecek, bu süre geçtikten sonra idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkesi gereği geri alamayacaktır.<br />
39. Olayda; idarece davacıya yersiz ödenen döner sermaye ek ödeme tutarının mevzuat hükümlerinin yanlış yorumlandığından bahisle geri alınmak istenildiği dikkate alındığında, idarenin açık hataya düştüğünden söz edilemeyeceği gibi, söz konusu ek ödemenin ödenmesinde, davacının hilesi veya gerçek dışı beyanının da olmadığı görülmektedir.<br />
40. Bu itibarla; kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alınmasında, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarihli ve E: 1968/8, K: 1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiği sonucuna ulaşılmakla, dava açma süresi geçtikten sonra, idarenin ancak yok hükmündeki idari işlemleri ile ilgililerin gerçeğe aykırı beyanı veya hilesi nedeniyle veya açıkça hataya düşerek tesis ettiği idari işlemlerini geri alabileceği, dava konusu işlemde ise sayılan şartların hiçbirisi bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Balıkesir İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.<br />
41. Yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak; Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/03/2016 tarihli ve E.2015/424, K 2016/305 sayılı kararının kaldırılmasına, Balıkesir İdare Mahkemesinin 31/05/2017 tarihli ve E.2017/693, 14.2017/1671 sayılı kararının (davalı idarece 09/03/2015 tarih ve 2567 sayılı vekalet ücreti konulu işlem ile davacı adına çıkarılan 1.075, 19 TL kişi borcunun iptaline ilişkin kısmının benimsenmesi suretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesine karar verilmiştir.”<br />
Sonuç itibariyle; idare başvurusunu (alacak takibini) haklı bulan Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/03/2016 tarihli ve E.2015/424, K . Bilgi: Okuduğunuz bu yazı 20.02.2026 22:02 tarihinde Salim Demirel resmi sitesinde şu sayfadan alınmıştır: https://salimdemirel.com.tr/2021/12/29/memurlara-yapilan-fazla-odemeler-ne-zamana-kadar-geri-alinabilir/ Tüm hakları salimdemirel.com.tr'ye aittir.2016/305 sayılı kararının KALDIRILMASINA, kendisine yapılan özel hizmet tazminatı farkları geri istenen memurun başvurusunu doğru bulan Balıkesir İdare Mahkemesinin 31/05/2017 tarihli ve E.2017/693, K.2017/1671 sayılı KARARININ “‘davalı idarece 09/03/2015 tarih ve 2567 sayılı vekalet ücreti konulu işlem ile davacı adına çıkarılan 1.075,19 TL kişi borcunun iptaline ilişkin kısmının” KABULÜNE karar verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MALİYE MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/memura-yapilan-fazla-odemelerde-acik-hata-kavrami</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/memura_yapilan_fazla_odemelerde_acik_hata_kavrami_h14185_99136.jpg" type="image/jpeg" length="69800"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Geçici görevde mutat taşıttan ne anlaşılmalıdır?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevde-mutat-tasittan-ne-anlasilmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevde-mutat-tasittan-ne-anlasilmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[harcırah kanununa göre mutat taşıt nedir, 6245 sayılı kanuna göre mutat taşıt kavramından ne anlaşılmalıdır? 6245 harcırah kanunu mutat taşıt]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Geçici görevde mutat taşıttan ne anlaşılmalıdır?</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 6 ncı maddesinde, "Harcırah bu Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan yol ve taşıt araçları üzerinden verilir. Gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan bu yolda hem muayyen, hem gayri muayyen tarifeli taşıt işletilmekte ise harcırah hesabında muayyen tarifeli taşıt esas alınır...." Denilmektedir.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Kullanılması mutat olan yol ve taşıt aracı alışılmış, çoğunluğun tercih ettiği ve kullanılması adet halini almış yol ve taşıt aracıdır. Kanundaki "mutat" sözcüğü ile yerel uygulamaya göre o yerdeki vatandaşların çoğunluğunun tercihlerinin dikkate alınması öngörülmüştür. Buna göre ilçe, belde ve köylere çalışan otobüs ve minibüsler yerel çoğunluğun tercih ettiği taşıt aracı olması nedeniyle mutat vasıta sayılırlar. Bu sebeple, memuriyet mahalli dışına geçici görevle gönderilen kişilere verilecek harcırahın hesaplanmasında, aynı yere giden diğer vatandaşların çoğunluğunun kullandığı taşıt hangisi ise o esas alınacaktır</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu durumda geçici görevlerde mutat araçların çalıştığı yerler için hususi taksi veya minibüs kira ücreti ödenmesi mümkün değildir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Memuriyet mahallî içinde taşıt ile gidilmesi gereken bir yere görev ile gönderilenlerin yol masrafı mutat olan taşıt aracına göre yapılacak gerçek masraf üzerinden verilmektedir. Buradaki gerçek masraf belgelendirmiş ve gerçekleşmiş masrafı içermektedir. Mutat taşıt ise alışılagelmiş olan minibüs, otobüs, tren, tramvay ve metro gibi araçları ifade etmektedir. Ancak acele ve zorunlu hallerde, daire amirinin onayı ile mutat taşıt dışındaki araçlarla gidilmesi halinde bu taşıt için yapılan masraflar da yol masrafı olarak ödenmekte. Memuriyet mahalli içerisinde seyyar olarak vazife gören tahsildar, yoklama memuru, mutemet, veznedar, satın alma memuru, tebliğ memuru, posta dağıtıcısı, evrak dağıtıcısı, takip memuru, mübaşir gibi memur ve hizmetlilere gündelik ve yol masrafı verilmemektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Konuya ilişkin örnek kararlar</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Danıştay İkinci Daire’ Nin 23/10/2007 Tarih, 2007/2328 E., 2007/3966 K. Sayılı Kararı </strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>“Muayyen tarifeli taşıtların bulunduğu bir yerin denetimiyle görevlendirilen müfettişlere gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan taşıtlara ait ücretin ve diğer giderlerine karşılık olacak gerçek masrafın karşılanmasının esas olduğu ve ödeme için bu hususu açıklayan belgelerin idareye sunulması gerektiği halde, Sivas Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinden alınan ve yol masrafına ilişkin rayiç bedeli içeren bölgeye dayanılarak ödeme yapılmasına hükmeden mahkeme kararının kanun yararına bozulması gerektiği hk.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Sayıştay Temyiz Kurulu Saymanlık Adı : 2003Mali Yılı Malatya Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü Hs. Dairesi : 5 (İlam No: 457) Dosya No: 28521 Tutanak Tarihi/ No:05.12.2006/28943 </strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 6 ncı maddesinde, "Harcırah bu Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan yol ve taşıt araçları üzerinden verilir. Gidip gelmeye en uygun ve kullanılması mutat olan bu yolda hem muayyen, hem gayri muayyen tarifeli taşıt işletilmekte ise harcırah hesabında muayyen tarifeli taşıt esas alınır...." Denilmektedir. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Kullanılması mutat olan yol ve taşıt aracı alışılmış, çoğunluğun tercih ettiği ve kullanılması adet halini almış yol ve taşıt aracıdır. Kanundaki "mutat" sözcüğü ile yerel uygulamaya göre o yerdeki vatandaşların çoğunluğunun tercihlerinin dikkate alınması öngörülmüştür. Buna göre ilçe, belde ve köylere çalışan otobüs ve minibüsler yerel çoğunluğun tercih ettiği taşıt aracı olması nedeniyle mutat vasıta sayılırlar. Bu sebeple, memuriyet mahalli dışına geçici görevle gönderilen kişilere verilecek harcırahın hesaplanmasında, aynı yere giden diğer vatandaşların çoğunluğunun kullandığı taşıt hangisi ise o esas alınacaktır. Belirtilen madde hükmüne rağmen, ilköğretim müfettişlerinin il sınırları İçerisinde teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma görevlerini gerçekleştirmek amacıyla yaptıkları yolculuklarında, mutat vasıta ücreti yerine hususi taksi veya minibüs kira bedeli ödenmiştir. Bilumum Şoförler ve Otomobilciler Odası Malatya Şubesinden alınan 14.07.2004 tarihli yazının eki listede, ilköğretim müfettişlerinin aktarma yapmaksızın gittikleri yerleşim yerlerinden bir kısmına mutat araç çalıştığı ve araçların gidişdönüşlerinde kalkış aralıkları görülmektedir. Bu durumda, mutat araçların çalıştığı yerler için hususi taksi veya minibüs kira ücreti ödenmesi mümkün değildir. Öte yandan aynı Kanunun 27 nci maddesinde, muayyen tarifeli olmayan nakil vasıtaları ile seyahat halinde yurtiçi yol masrafının bu Kanuna bağlı (1) sayılı cetvelin 3 numaralı sütununda gösterilen nakil vasıtalarına göre yapılan hakiki masraftan meydana geleceği açıklanmıştır. (1) sayılı cetvelin 1 inci sütununun 2 nci maddesinde ise 33 üncü maddenin (b) bendine dahil olanların gayrimuayyen tarifeli taşıtlarla seyahati halinde mutat ve ekonomik olan taşıtlara ait yol masrafı ve icap ve zaruret halinde kullanılacak diğer taşıtlara göre hakiki yol masrafının ödeneceği hükme bağlanmıştır. Burada sözü edilen "icap ve zaruret hali" ifadesinden, görevin önemi ve ivediliği bakımından mutat ve ekonomik olan taşıt araçları ile yolculuğun güvenlik, süre v.b. açılardan yeterli bulunmadığı hallerin anlaşılması gerekmektedir. Sorumluların mutat araç bulunan yerlere hususi araçla gitmelerinin gerekçesi olarak gösterdikleri 26.11.1956 tarih 2313 sayılı Sayıştay Genel Kurulu Kararı ise, muayyen tarifeli vasıta yerine gayrimuayyen tarifeli bir vasıtanın icap ve zaruret hallerinde kullanılmasına dair bir karar olup, önceden planlanmış, yıllık program çerçevesinde yürütülen mutat teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma görevlerine ilişkin olarak icap ve zaruret halinden bahsedilemez. Dilekçi tarafından şoförler odasınca hazırlanan listeye nazaran denetimin daha geniş bir alanda yapıldığı belirtilmekte ise de, rapor dosyası ve ekli belgelerin incelenmesinde verile emri eki geçici görev beyannamelerinde belde altı yerleşim birimlerine gidildiğinde durum ayrıntılı olarak gösterilmiş olup, buralara gidilmesinden dolayı beyan edilen yol giderlerinin fazla ödemenin hesabında dikkate alınmadığı görülmektedir. İlamda yer alan fazla ödeme tablosunda kişilerin beyanlarına göre belde merkezlerine gidildiği kabul edilerek mutat araç ücretleri esas alınarak fazla ödeme  hesaplanmıştır. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Ayrıca rapor eklerinin incelenmesinde İl Milli Eğitim Müdür Vekili …………… tarafından gönderilen yazıda tazmin hükmolunan miktarın 16.586.840.000 lirasının ilam tarihinden sonra tahsil edildiği bildirildiğinden dairesince ilamın infazı mahiyetinde bulunan tahsilat için yapılacak işlem bulunmadığına ve dilekçe ve eklerinin rapor dosyasında hıfzına karar verildiği görülmektedir. Açıklanan nedenlerle dilekçi iddialarının reddi ile 457 sayılı ilamın 1(A) maddesi ile toplam 5.180.030.000 liranın tazminine dair hükmün TASDİKİNE,</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/gecici-gorevde-mutat-tasittan-ne-anlasilmalidir</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2020/05/gecici_gorevde_mutat_tasittan_ne_anlasilmalidir_h27955_f518d.jpg" type="image/jpeg" length="68217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[18 Ağustos 2026 tarihli atama kararları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/18-agustos-2026-tarihli-atama-kararlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/18-agustos-2026-tarihli-atama-kararlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı ve çeşitli üniversite rektörlükleri başta olmak üzere kamu kurumlarında görevden alma ve atama işlemleri gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">18 Ağustos 2026 Tarihli Resmî Gazete'de Çok Sayıda Üst Düzey Bürokrat Ataması Yayımlandı</p>

<p style="text-align:justify">18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2026/240 ila 2026/267 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla kamu kurumlarında çok sayıda üst düzey görevlendirme, atama ve görevden alma işlemi yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hazine ve Maliye Bakanlığı'nda değişiklik</strong></p>

<p style="text-align:justify">2026/249 sayılı kararla Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Bekir Sıddık Adıbelli görevden alındı. 2026/250 sayılı kararla, boşalan Personel Genel Müdür Yardımcılığına Sabire Firdes Terzi atandı. Aynı kararla Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Hüseyin Azili, Genel Müdür Yardımcılığına Kemaleddin Metin, Gelir İdaresi Daire Başkanlığına ise Hasan Şahin getirildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Gelir İdaresi Başkanlığı'nda defterdar değişiklikleri</strong></p>

<p style="text-align:justify">2026/251 sayılı kararla on bir ilde defterdarlık ataması yapıldı: Aksaray'a Naci Günaydın, Artvin'e Mustafa Aydın, Balıkesir'e Serkan Mehmet Ersoy, Çankırı'ya Hasan Aydınoğlu, Hakkari'ye Mesut Çalışır, Mardin'e Şahin Demirci, Muğla'ya (Sakarya Defterdarı) İlhan Akçay, Sakarya'ya (Balıkesir Defterdarı) Ayhan Yaman, Siirt'e Yusuf İpekçi, Şırnak'a Hasan Öztaş ve Van'a Ali Gündoğdu atandı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Diğer bakanlık ve kurum atamaları</strong></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">Sosyal Güvenlik Kurumu Başkan Yardımcılığına, Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Engin Akyol atandı (2026/243).</li>
 <li style="text-align: justify;">Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nda Başkan Yardımcısı Dursun Baştürk görevden alınırken, Ahmet Kutluğ Gayretli ve Abdulvahap Afşin Başkan Yardımcılığına atandı (2026/244).</li>
 <li style="text-align: justify;">İçişleri Bakanlığı'nda Strateji Geliştirme Başkanlığı, İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanlığı ve Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığı görevlerinde çapraz atamalar yapıldı (2026/252).</li>
 <li style="text-align: justify;">Milli Eğitim Bakanlığı İnşaat ve Emlak Genel Müdür Yardımcısı Özer Dumanlı (2026/253) ile Tarım ve Orman Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Emin Güven (2026/254) görevden alındı.</li>
 <li style="text-align: justify;">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nda Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Gülyurt görevden alınıp yerine Fatma Yiğiter Kara atandı (2026/241); Rize İl Müdürü Hüseyin Güçlü ise görevden alındı (2026/242).</li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>Rektörlük atamaları</strong></p>

<p style="text-align:justify">2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca on üniversiteye rektör atandı: Düzce Üniversitesi'ne Prof. Dr. Nedim Sözbir, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi'ne Prof. Dr. Ufuk Kuyrukluyıldız, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'ne Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Gebze Teknik Üniversitesi'ne Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi'ne Prof. Dr. Behzat Orhan Aytür, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'ya Prof. Dr. Hüseyin Botanlıoğlu, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi'ne Prof. Dr. Mustafa Balcı, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'ne Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, Sakarya Üniversitesi'ne Prof. Dr. Hamza Al ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi'ne Prof. Dr. Ahmet Ulusoy atandı. Ayrıca Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy getirildi (2026/256).</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Büyükelçilik atamaları</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kararnamelerle çeşitli ülke büyükelçiliklerine de atama yapıldı; bunlar arasında Katar, Ürdün, Kuveyt, Moldova, Cibuti, Estonya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, İran ve Botsvana büyükelçilikleri yer aldı (2026/245-2026/248).</p>

<p style="text-align:justify">Kararlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 17 Ağustos 2026 tarihinde imzalandı.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify">18 Ağustos 2026 SALI</p>

<p style="text-align:justify">Resmî Gazete</p>

<p style="text-align:justify">Sayı : 33344</p>

<p style="text-align:justify">ATAMA KARARLARI</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/240</p>

<p style="text-align:justify">Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu Kardiyoloji Üyeliğine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesi, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8 inci maddesi gereğince İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi MERCANOĞLU görevlendirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/241</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Muhammed GÜLYURT görevden alınmış ve bu suretle boşalan Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına Fatma YİĞİTER KARA atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/242</p>

<p style="text-align:justify">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Rize İl Müdürü Hüseyin GÜÇLÜ. 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/243</p>

<p style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığında açık bulunan</p>

<p style="text-align:justify">Başkan Yardımcılığına, 3 sayılı</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Bilgi Teknolojileri Genel</p>

<p style="text-align:justify">Müdürü Engin AKYOL atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/244</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Toplu Konut İdaresi Başkanlığı;</p>

<p style="text-align:justify">-Başkan Yardımcısı Dursun BAŞTÜRK,</p>

<p style="text-align:justify">görevden alınmış,</p>

<p style="text-align:justify">-Başkan Yardımcılıklarına Ahmet Kutluğ GAYRETLİ ve Abdulvahap AFŞİN, atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/245</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 4 üncü maddeleri gereğince;</p>

<p style="text-align:justify">-Katar Devleti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Ürdün Haşimi Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Yakup CAYMAZOĞLU,</p>

<p style="text-align:justify">-Ürdün Haşimi Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Ortadoğu Genel Müdür Yardımcısı Hakan KARAÇAY,</p>

<p style="text-align:justify">-Kuveyt Devleti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Doğu Avrupa Genel Müdür Yardımcısı Can OĞUZ,</p>

<p style="text-align:justify">-Moldova Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Suriye Genel Müdür Yardımcısı Nazmiye BAŞARAN, atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/246</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 4 üncü maddeleri gereğince;</p>

<p style="text-align:justify">-Cibuti Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Erdal Sabri ERGEN, merkeze alınmış,</p>

<p style="text-align:justify">-Cibuti Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi Hüseyin ÖZDEMİR,</p>

<p style="text-align:justify">-Estonya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Havva Yonca GÜNDÜZ ÖZÇERİ,</p>

<p style="text-align:justify">-Kongo Demokratik Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Batı Afrika Genel Müdür Yardımcısı Senem GÜZEL,</p>

<p style="text-align:justify">atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/247</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 4 üncü maddeleri gereğince;</p>

<p style="text-align:justify">-Uruguay Doğu Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Tunca ÖZÇUHADAR,</p>

<p style="text-align:justify">merkeze alınmış,</p>

<p style="text-align:justify">-İran İslam Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Ahmet Aydın DOĞAN,</p>

<p style="text-align:justify">atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/248</p>

<p style="text-align:justify">Botsvana Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 4 üncü maddeleri gereğince, AGİT, Silahların Kontrolü ve Silahsızlanma Genel Müdür Yardımcısı Vesime Ela BEŞKARDEŞ KARAGÖL atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/249</p>

<p style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Bekir Sıddık ADIBELLİ, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/250</p>

<p style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığı;</p>

<p style="text-align:justify">-Personel Genel Müdür Yardımcılığına Sabire Firdes TERZİ,</p>

<p style="text-align:justify">-Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyeliğine Hüseyin AZİLİ,</p>

<p style="text-align:justify">-Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdür Yardımcılığına Kemaleddin METİN,</p>

<p style="text-align:justify">-Gelir İdaresi Daire Başkanlığına Haşan ŞAHİN,</p>

<p style="text-align:justify">233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/251</p>

<p style="text-align:justify">Gelir İdaresi Başkanlığı;</p>

<p style="text-align:justify">-Aksaray Defterdarlığına Naci GÜNAYDIN,</p>

<p style="text-align:justify">-Artvin Defterdarlığına Mustafa AYDIN,</p>

<p style="text-align:justify">-Balıkesir Defterdarlığına Serkan Mehmet ERSOY,</p>

<p style="text-align:justify">-Çankırı Defterdarlığına Haşan AYDINOĞLU,</p>

<p style="text-align:justify">-Hakkari Defterdarlığına Mesut ÇALIŞIR,</p>

<p style="text-align:justify">-Mardin Defterdarlığına Şahin DEMİRCİ,</p>

<p style="text-align:justify">-Muğla Defterdarlığına, Sakarya Defterdarı İlhan AKÇAY,</p>

<p style="text-align:justify">-Sakarya Defterdarlığına, Balıkesir Defterdarı Ayhan YAMAN,</p>

<p style="text-align:justify">-Siirt Defterdarlığına Yusuf İPEKÇİ,</p>

<p style="text-align:justify">-Şırnak Defterdarlığına Haşan ÖZTAŞ,</p>

<p style="text-align:justify">-Van Defterdarlığına Ali GÜNDOĞDU,</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/252</p>

<p style="text-align:justify">4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince İçişleri Bakanlığı;</p>

<p style="text-align:justify">- Strateji Geliştirme Başkanlığına, İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanı Mehmet PARLAK,</p>

<p style="text-align:justify">-İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanlığına, İller İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Eyüp ÖZDEMİR,</p>

<p style="text-align:justify">-Kaçakçılık İstihbarat, Harekat ve Bilgi Toplama Dairesi Başkanlığına, Strateji Geliştinne Başkanı Hüseyin TEKİN,</p>

<p style="text-align:justify">atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/253</p>

<p style="text-align:justify">Milli Eğitim Bakanlığı İnşaat ve Emlak Genel Müdür Yardımcısı Özer DUMANLI, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/254</p>

<p style="text-align:justify">Tarım ve Orman Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Emin GÜVEN, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/255</p>

<p style="text-align:justify">Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince Ceyhun BOZÇALAR atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/256</p>

<p style="text-align:justify">Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı</p>

<p style="text-align:justify">Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince Prof. Dr. Bayram Ali ERSOY atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/257</p>

<p style="text-align:justify">Düzce Üniversitesi Rektörlüğüne, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince Prof. Dr. Nedim SÖZBÎR atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/258</p>

<p style="text-align:justify">Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörlüğüne, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince Prof. Dr. Ufuk KUYRUKLUYILDIZ atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/259</p>

<p style="text-align:justify">Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörlüğüne, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince Prof. Dr. Emine GÜMÜŞSOY atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/260</p>

<p style="text-align:justify">Gebze Teknik Üniversitesi Rektörlüğüne, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince Prof. Dr. Hacı Ali MANTAR atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/261</p>

<p style="text-align:justify">Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığına, 6272 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kazakistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi’nin İşleyişine Dair Anlaşma”nın 10 uncu maddesi ve Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Tüzüğünün 4 üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Prof. Dr. Hüseyin KARAMAN atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/262</p>

<p style="text-align:justify">İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Rektörlüğüne, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince Prof. Dr. Behzat Orhan AYTÜR atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/263</p>

<p style="text-align:justify">İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğüne, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince Prof. Dr. Hüseyin BOTANLIOGLU atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/264</p>

<p style="text-align:justify">İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörlüğüne, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince Prof. Dr. Mustafa BALCI atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/265</p>

<p style="text-align:justify">Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörlüğüne, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince Prof. Dr. Yusuf YILMAZ atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/266</p>

<p style="text-align:justify">Sakarya Üniversitesi Rektörlüğüne, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince Prof. Dr. Hamza AL atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/267</p>

<p style="text-align:justify">Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğüne, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 13 üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince Prof. Dr. Ahmet ULUSOY atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">17 Ağustos 2026</p>

<p style="text-align:justify">Recep Tayyip ERDOĞAN</p>

<p style="text-align:justify">CUMHURBAŞKANI</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/18-agustos-2026-tarihli-atama-kararlari</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/rektor-atamasi.jpg" type="image/jpeg" length="13170"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur olmadan önce yapılan askerlik yıllık izin hesabında dikkate alınır mı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/memur-olmadan-once-yapilan-askerlik-yillik-izin-hesabinda-dikkate-alinir-mi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/memur-olmadan-once-yapilan-askerlik-yillik-izin-hesabinda-dikkate-alinir-mi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[memur olarak atanmadan önce askerlik hizmetini yerine getiren kişi memur olduktan sonra askerlikte geçen süreler yıllık izin hesabında dikkate alınır mı, askerlik süresi yıllık izne etki edermi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><strong><span><span>Memur olmadan önce yapılan askerlik yıllık izin hesabında dikkate alınır mı</span></span></strong></h3>

<p style="text-align:justify"><span><span>Askerlikte geçen sürelerin memurun yıllık izin hesabında nasıl hesaplanacağı yönünde DPB görüşü yazımız ekindedir.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify"><span><span>Özet: Memuriyetten önce yapılan askerlik hizmet süresinin yıllık izne esas hizmet süresinde değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ( 30 günlük yıllık izin için 10 yıllık hizmet süresinin hesabı) hk.</span></span></h3>

<h2 style="text-align:justify"></h2>

<p style="text-align:justify"><span><span>(27/09/2010-19283) Bursa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yapan …’ın memuriyetten önce yapmış olduğu askerlik hizmeti ile birlikte 10 yıl hizmet süresini tamamladığından ve 30 günlük yıllık izin verilmesini talep ettiğinden bahisle, adı geçenin 18 aylık askerlik hizmetinin fiilen çalışma süresi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği veya hangi durumda değerlendirilebileceği hususunda görüş talep eden ilgi yazı ve ekleri incelenmiştir. Bilindiği üzere; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Yıllık izin” başlıklı 102 nci maddesinde; “Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür…” hükmüne yer verilmek suretiyle, hizmet süresi on yıldan fazla olan memurlar için yıllık izin süresi otuz gün olarak tespit edilmiştir. 06/06/2002 tarihli ve 24777 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 154 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliğinde; “…yıllık izin sürelerinin hesabında, hangi statüde olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında geçmese dahi Devlet memurlarının kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet sürelerinin dikkate alınması…” gerektiği ifade edilerek, memurların kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet sürelerinin, yıllık izin sürelerinin tespitinde de dikkate alınacağı belirtilmiştir. 657 sayılı Kanunun “Muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra Devlet memurluğuna girenlerin kademe intibakları” başlıklı 84 üncü maddesinde ise; “Muvazzaf askerlik görevini yaptıktan sonra Devlet memurluğuna atananlar adaylık esaslarına tabi olurlar ve muvazzaf askerlikte geçen süreleri asaletlerinin tasdikinden sonra kademe ilerlemesi yapılmak ve sınav veya seçmeye tabi tutulmak suretiyle derece yükseltilmesinde de değerlendirilir.” denilmek suretiyle, askerlik görevini yaptıktan sonra memurluğa atananların askerlikte geçen sürelerinin, kademe ilerlemesi ve derece yükseltilmesi yapılmak suretiyle kazanılmış hak aylıklarının tespitinde dikkate alınacağı ifade edilmiştir. Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; memuriyete başlamadan önce askerlikte geçen hizmet sürelerinin, 657 sayılı Kanunun 84 üncü maddesi uyarınca kazanılmış hak aylığının tespitinde dikkate alınması ve 154 seri nolu Devlet Memurları Genel Tebliği gereğince kazanılmış hak aylığında dikkate alınan sürelerin yıllık izin sürelerinin hesabında da değerlendirilmesi sebebiyle, ilgilinin yıllık izin süresinin tespitinde askerlik süresinin de dikkate alınması gerektiği mütalaa edilmektedir</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İZİNLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/memur-olmadan-once-yapilan-askerlik-yillik-izin-hesabinda-dikkate-alinir-mi-1</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/03/memur_olmadan_once_yapilan_askerlik_yillik_izin_hesabinda_dikkate_alinir_mi_h30859_d0cd9.jpg" type="image/jpeg" length="92915"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Doğum izni 68/B hizmet sürelerinde dikkate alınır mı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/dogum-izni-68b-hizmet-surelerinde-dikkate-alinir-mi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/dogum-izni-68b-hizmet-surelerinde-dikkate-alinir-mi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[doğum nedeniyle alınan ücretsiz ve aylıksız izin süreleri 68/b uygulamasında istenen süre hesabında dikkate alınır mı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 style="text-align:justify"><strong><span><span>Doğum sebebiyle verilen aylıksız izin süresinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 37 nci, 64 üncü maddesi ile 68 inci maddesinin (B) fıkrası kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda;</span></span></strong></h2>

<h1 style="text-align:justify"></h1>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinin Ortak Hükümler Bölümünün (C) fıkrasının 8 inci bendinde; "108 inci maddenin (B) fıkrası uyarınca kullanılan aylıksız izin süreleri, her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir." hükmü yer almakta olup; mezkur bent gerekçesinde ise, "Memurların doğum sonrası aylıksız izinde geçirdikleri sürelerin kademe ve derece intibakında değerlendirilmesi öngörülmektedir." denilmektedir. Anılan Kanunun "Yükselinebilecek derecenin üstünde bir dereceye yükselme" başlıklı 37 nci maddesinde, "Bu kanun hükümlerine göre öğrenim durumları, hizmet sınıfları ve görev unvanları itibariyle azami yükselebilecekleri derecelerin dördüncü kademesinden aylık almaya hak kazanan ve son sekiz yıllık süre içinde herhangi bir disiplin cezası almayanların kazanılmış hak aylıkları kadro şartı aranmaksızın bir üst dereceye yükseltilir." hükmü, "Kademe ve kademe ilerlemesi" başlıklı 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, "Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır." hükmü, 68/B maddesinde, " Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir. Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin; a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl, b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300'den az olanlar için en az 10 yıl, c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl, hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir. Bu sürelerin hesabında; 8/6/1984 tarihli ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dahil kurumlarda fiilen çalışılan süreler ile Yasama Organı Üyeliğinde, belediye başkanlığında, belediye ve il genel meclisi üyeliğinde, kanunlarla kurulan fonlarda, muvazzaf askerlikte, okul devresi dahil yedek subaylıkta ve uluslararası kuruluşlarda geçen sürelerin tamamı ile yükseköğrenim gördükten sonra özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıkları sürenin; Başbakanlık ve bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşlarının müsteşar ve müsteşar yardımcıları ile en üst yönetici konumundaki genel müdür ve başkan kadrolarına atanacaklar için tamamı, diğer kadrolara atanacaklar için altı yılı geçmemek üzere dörtte üçü dikkate alınır." hükmü yer almaktadır. Yukarıdaki hükümler çerçevesinde; - Devlet memurunun doğum sebebiyle kullandığı aylıksız izin süresinin kazanılmış hak aylığına esas derece ve kademesinde dikkate alınması gerektiği, söz konusu intibak işleminin aylıksız izin süresinin bitimini müteakiben memurun göreve başlamasından sonra yapılması gerektiği, - 657 sayılı Kanunun hizmet değerlendirilmesine ilişkin 36 ncı maddesinin Ortak Hükümler Bölümünün (C) fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentlerinde kazanılmış hak aylığında değerlendirilen sürelerin "memuriyette geçmiş sayıldığı" belirtilmiş, mezkur fıkranın 5, 6, 7 nci fıkralarında ise değerlendirilen süreler "hizmet" olarak ifade edilmekle birlikte, mezkur fıkranın 8 inci bendinde ise aylıksız izin süresinin memuriyette geçmiş sayılacağına veya hizmet olduğuna ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmediğinden söz konusu aylıksız izin süresinin "hizmet" olarak kabul edilmemesi gerektiği, - Devlet memurunun doğum sebebiyle kullandığı aylıksız izin süresinin 657 sayılı Kanunun 37 nci maddesinde yer alan "son sekiz yıllık süre" ibaresinin kapsamında dikkate alınamayacağı, - Devlet memurunun doğum sebebiyle kullandığı aylıksız izin süresinin 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "son sekiz yıl" ibaresinin kapsamında dikkate alınamayacağı, - Devlet memurunun doğum sebebiyle kullandığı aylıksız izin süresinin 657 sayılı Kanunun 68/B maddesi kapsamında dikkate alınamayacağı, mütalaa edilmektedir.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İZİNLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/dogum-izni-68b-hizmet-surelerinde-dikkate-alinir-mi-1</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/04/dogum_izni_68b_hizmet_surelerinde_dikkate_alinir_mi_h30947_0aa28.jpg" type="image/jpeg" length="84431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yıllık izindeki memur göreve başlamadan yeniden izin alabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-izindeki-memur-goreve-baslamadan-yeniden-izin-alabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-izindeki-memur-goreve-baslamadan-yeniden-izin-alabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[yıllık izin veya aylıksız izin kullanan memur göreve başlamadan yeniden izin alabilir mi? yıllık izin sonrası yine izin alma hakkı varmı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><strong><span><span>Yıllık izindeki memur göreve başlamadan yeniden izin alabilir mi?</span></span></strong></h3>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Yurtdışına yüksek lisans eğitimine gönderilen personelinize eğitime gönderilmeden önce veya eğitim sırasındayken ücretsiz izin talebinde bulunması halinde eğitim süresinin bitiminden geçerli olmak üzere ücretsiz izin verilemeyeceği,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Benzer şekilde yurtiçinde veya yurtdışında ücretsiz izindeyken izin bitim tarihinde veya iznin kesilmesi suretiyle görevine başlamadan yıllık izin verilemeyeceği, değerlendirilmektedir.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"></p>

<h4 style="text-align:justify"><span><span>ÖZET: Memurun fiilen göreve başlamadan yeniden aylıksız izin veya yıllık izin kullanıp kullanamayacakları hk. (26/06/2013-8489)</span></span></h4>

<h2 style="text-align:justify"></h2>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 102 inci maddesinde; “Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti onyıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.” hükmü ve 103 üncü maddesinde; “Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izliyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer…” hükmü yer almakta olup, mezkur hükümden de görüleceği üzere yıllık izinlerin kullanımında amirlerin takdir hakkı bulunmaktadır. Diğer taraftan, mezkur Kanunun “Bilgilerini artırmak için yabancı memlekete gönderilenlerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 79 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Sürelerinin bitiminde görevlerine başlamıyanlar çekilmiş sayılırlar. Bu suretle çekilmiş sayılanlar aylık ve yol giderleri de dahil olmak üzere kendilerine kurumlarca yapılmış bulunan bütün masrafları iki kat olarak ödemeye mecburdurlar.” hükmüne yer almaktadır. Öte yandan, aynı Kanunun 108 inci maddesinin (D) bendinde; “Özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kendilerine aylıksız izin verilenler de dâhil olmak üzere burslu olarak ya da bütçe imkânlarıyla yetiştirilmek üzere yurtdışına gönderilen veya sürekli görevle yurtiçine ya da yurtdışına atanan veya en az altı ay süreyle yurtdışında geçici olarak görevlendirilen memurlar veya diğer personel kanunlarına tâbi olanlar ile yurtdışına kamu kurumlarınca gönderilmiş olan öğrencilerin memur olan eşleri ile 77 nci maddeye göre izin verilenlerin memur olan eşlerine görev veya öğrenim süresi içinde aylıksız izin verilebilir.” hükmü, (E) bendinde; “Memura, yıllık izinde esas alınan süreler itibarıyla beş hizmet yılını tamamlamış olması ve isteği hâlinde memuriyeti boyunca ve en fazla iki defada kullanılmak üzere, toplam bir yıla kadar aylıksız izin verilebilir. Ancak, sıkıyönetim, olağanüstü hâl veya genel hayata müessir afet hâli ilan edilen bölgelere 72 nci madde gereğince belli bir süre görev yapmak üzere zorunlu olarak sürekli görevle atananlar hakkında bu bölgelerdeki görev süreleri içinde bu fıkra hükmü uygulanmaz.” hükmü ve (F) bendinde; “Aylıksız izin süresinin bitiminden önce mazereti gerektiren sebebin ortadan kalkması hâlinde, on gün içinde göreve dönülmesi zorunludur. Aylıksız izin süresinin bitiminde veya mazeret sebebinin kalkmasını izleyen on gün içinde görevine dönmeyenler, memuriyetten çekilmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu bağlamda, gerek mezkur 79 uncu madde gerekse de 108/F maddesi hükümlerinden de görüleceği üzere memurların bu sürelerin sonunda geçerli bir mazereti olmadıkça göreve dönmeleri yasal bir zorunluluk haline getirilmiş olup, bu zorunluluk yerine getirilmeden yeni bir izin hakkı verilmesinin mümkün olamayacaktır. Ayrıca yıllık izinler en fazla birbirini izleyen iki yıl için kullandırılabildiğinden iki yıl ve üstü ücretsiz izin sonraları için doğmaması muhtemel izin haklarının önceden bir idari onayla kullandırılmasına imkan bulunmamaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yukarda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde;</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Yurtdışına yüksek lisans eğitimine gönderilen personelinize eğitime gönderilmeden önce veya eğitim sırasındayken ücretsiz izin talebinde bulunması halinde eğitim süresinin bitiminden geçerli olmak üzere ücretsiz izin verilemeyeceği,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Benzer şekilde yurtiçinde veya yurtdışında ücretsiz izindeyken izin bitim tarihinde veya iznin kesilmesi suretiyle görevine başlamadan yıllık izin verilemeyeceği, değerlendirilmektedir.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İZİNLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-izindeki-memur-goreve-baslamadan-yeniden-izin-alabilir-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/05/yillik_izindeki_memur_goreve_baslamadan_yeniden_izin_alabilir_mi_h31014_557a3.jpg" type="image/jpeg" length="50217"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşçiye yapılan fazla ödeme her zaman geri alınabilir]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/isciye-yapilan-fazla-odeme-her-zaman-geri-alinabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/isciye-yapilan-fazla-odeme-her-zaman-geri-alinabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, idarece işçiye hatalı yapılan fazla ödemenin TBK m. 78 uyarınca geri istenebileceğine hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Yargıtay: İdare Tarafından İşçiye Yapılan Fazla Ödeme, Sebepsiz Zenginleşme Hükümlerine Göre Geri İstenebilir</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/908, K. 2026/2771, T. 30.03.2026</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, idare tarafından işçiye yanlışlıkla yapılan fazla ödemelerin Türk Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri istenebileceğine hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı idare, davalı işçinin daha önce açtığı alacak davasının Yargıtay bozması sonrasında reddedilerek kesinleştiğini belirtmiştir. Kesinleşen dosyada yer alan bilirkişi raporuna göre, işçiye fazladan ödeme yapıldığının tespit edildiğini ve yapılan bu fazla ödemelerin iadesi için gönderilen yazıya rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazla tutarın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı işçi ise davanın haksız olduğunu savunarak reddini istemiştir.</p>

<h2 style="text-align:justify">İlk Derece ve İstinaf Mahkemelerinin Kararları</h2>

<p style="text-align:justify"><strong>İlk Derece Mahkemesi:</strong> Benzer konumdaki diğer işçilere de aynı oranlarda ücret zammı uygulandığı gerekçesiyle kurumun fazla ödenen tutarı talep etme hakkı bulunmadığına karar vererek davayı reddetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf):</strong> İşverenin kendi hesaplamasıyla karşı tarafa güven verdiğini, işçinin iyiniyetli olduğunu ve hakkı olduğunu düşünerek ödemeyi kabul ettiğini belirtmiştir. Hakkaniyet ve güvenin korunması ilkeleri gereği işverenin fazla ödemeyi geri isteyemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify">Yargıtay'ın Değerlendirmesi ve Gerekçesi</h2>

<p style="text-align:justify">Davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kararı şu gerekçelerle bozmuştur:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sebepsiz Zenginleşme Esası:</strong> Türk Borçlar Kanunu'nun 78. maddesi (Mülga BK m. 62) uyarınca, borçlu olmadığını rızasıyla ödeyen kişi yanlışlığa düştüğünü ispat ederse ödediğini geri isteyebilir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bağışlama İradesinin Bulunmaması:</strong> Yapılan edadaki yanlışlık, ödemeyi yapanda bir bağışlama arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Tahakkuk memuru hataya düşmeseydi bu eda gerçekleşmeyecektir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Emsal Hukuk Genel Kurulu Kararı:</strong> Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.12.1984 tarihli kararına atıfta bulunularak, herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği vurgulanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kesinleşmiş Dosya Durumu:</strong> İşçinin daha önce açtığı fark alacak davasının reddedilerek kesinleştiği ve o dosyada yer alan bilirkişi raporuyla fazla ödemenin hesaplandığı sabittir. Mahkemece bu fazla ödeme tutarının hüküm altına alınması gerekirken davanın reddedilmesi hatalı bulunmuştur.</p>

<h2 style="text-align:justify">Sonuç</h2>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA oy birliğiyle karar vermiştir.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong><font face="Verdana" size="2">9. Hukuk Dairesi 2026/908 E. , 2026/2771 K.</font></strong><br />
<strong><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></strong></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi<br />
SAYISI : 2025/885 E., 2025/1413 K.<br />
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 6. İş Mahkemesi<br />
SAYISI : 2021/414 E., 2025/8 K.<br />
<br />
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br />
I. DAVA<br />
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine Ankara 1. İş Mahkemesinin 2008/1115 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, yapılan yargılamada davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine Mahkemece davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, bilirkişi raporuna göre müvekkili İdarenin davalıya fazladan ödeme yaptığının tespit edildiğini, davalı tarafa fazladan yapılan ödemelerin iadesi için yazı gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını ileri sürerek yapılan fazla ödemenin davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br />
II. CEVAP<br />
Davalı cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br />
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br />
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak davaya konu edilen 01.01.2005 - 19.12.2008 tarihleri arasındaki dönem bakımından aynı ücretle çalışan işçilere davalı ile benzer ve aynı oranlarda ücret zammının uygulandığı, dava açmayan işçilerin davalıyla aynı ücreti aldığı, buna göre davacı Kurumun fazla ödenen tutarı talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
IV. İSTİNAF<br />
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı sonrasında yapılan inceleme ile Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu ayrıca bir borcu ifa etmek düşüncesiyle davacı işveren tarafından fazla ödeme nedeni ile davalı işçide bir zenginleşme olduğunun sabit olduğu ancak bu hukuki işlemi gerçekleştiren fakirleşen işverenin kendisi olup mal varlığında eksilme iradesine dayandığı, davalı işçi fazla yapılan ödemenin hakkı olduğunu kabul ettiğinden iyiniyetli olduğunun kabulü gerektiği, davacı işveren davalının alacaklarını hatalı hesaplasa da kendi hesaplaması ile karşı tarafa güven verdiği, dava açıldığında hatalı olarak ödenen miktarın iyiniyetli kabul eden davalı işçinin geri verme anında yedinde kaldığının da belirlenemediği, hatalı ödemeyi yapan davacı işverenin ekonomik ve sosyal açıdan üstün, iyiniyetle zenginleşen işçinin ise zayıf konumda olduğu, güvenin korunması, hakkaniyet ilkeleri gereği bir borcu ifa etmek düşüncesiyle davacı işveren tarafından yapılan fazla ödemenin istenmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br />
V. TEMYİZ<br />
A. Temyiz Sebepleri<br />
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını, hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br />
B. Değerlendirme ve Gerekçe<br />
Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıya fazla ödenen miktarın tahsili istemine ilişkindir.<br />
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 62. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 78. maddesi) gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu maddede belirtilen yanlışlık eda ile ilgili olup edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Başka bir deyişle, davacı idarenin tahakkuk memuru hataya düşmeseydi, davalıya edada bulunmayacağı anlamına gelmektedir.<br />
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 05.12.1984 tarihli ve 1982/13-387 Esas, 1984/997 Karar sayılı kararı ile herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceği açıklanmıştır.<br />
Somut uyuşmazlıkta, davalı içinin davacıya karşı fark alacaklar istemiyle açtığı davada Ankara 1. İş Mahkemesinin 2011/1153 Esas, 2012/18 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği ve kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.<br />
Bu durumda, Mahkemece; kesinleşen Ankara 1.İş Mahkemesinin 2011/1153 Esas, 2012/18 Karar sayılı dosyasında yer alan bilirkişi raporu ile hesaplanan fazla ödeme tutarının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.<br />
VI. KARAR<br />
Açıklanan sebeplerle;<br />
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,<br />
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,<br />
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,<br />
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/isciye-yapilan-fazla-odeme-her-zaman-geri-alinabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/08/foto-1/isci-odemeeeeeeee.jpg" type="image/jpeg" length="32658"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversite Öğrenci Affına İlişkin Esaslar Yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/universite-ogrenci-affina-iliskin-esaslar-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/universite-ogrenci-affina-iliskin-esaslar-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7592 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na eklenen Geçici 85. madde kapsamında öğrenci affına ilişkin merak edilenler.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2>Üniversite Öğrenci Affına İlişkin Esaslar Yayımlandı</h2>

<p>YÖK Genel Kurulu, 12 Ağustos 2026 tarihli toplantısında söz konusu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirledi.</p>

<p>Buna göre, kanunda belirtilen istisnalar dışında, yükseköğretim kurumlarında öğrenim görürken ilişiği kesilen veya bir programa yerleştiği halde kayıt yaptırmayan öğrenciler yeniden öğrenim hakkından yararlanabilecek.</p>

<h2>Üniversite Öğrenci Affına İlişkin Başvurular 9 Aralık 2026'ya kadar yapılacak</h2>

<p>Hazırlık sınıfı dahil olmak üzere önlisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü programlarda öğrenim görürken 9 Aralık 2026 tarihinden önce ilişiği kesilen öğrenciler ile bir programa yerleştiği halde kayıt yaptırmayan öğrencilerin, ilgili yükseköğretim kurumlarına başvurmaları gerekiyor.</p>

<p>Başvuruların, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içerisinde ve en geç 9 Aralık 2026 tarihine kadar yapılması şartı bulunuyor.</p>

<h2>Üniversite Öğrenci Affından kapsam dışı kalan öğrenciler hangileri </h2>

<p>YÖK'ün belirlediği usul ve esaslarda bazı suçlardan mahkum olan öğrenciler kapsam dışında bırakıldı.</p>

<p>Buna göre terör suçları, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar düzenlemeden yararlanamayacak.</p>

<p>Sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler, kayıt sırasında sahte belge verenler ve 5846 sayılı Kanun kapsamında belirtilen suçlardan mahkum olanlar da kapsam dışında tutuldu.</p>

<p>Ayrıca terör örgütleri veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibat nedeniyle ilişiği kesilen öğrenciler de aftan yararlanamayacak.</p>

<h2>Öğrenciler 2026-2027 eğitim yılında dönebilecek</h2>

<p>Düzenlemeden yararlanma hakkı kazanan öğrenciler, 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında öğrenimlerine yeniden başlayabilecek.</p>

<p>Öğrencilerin daha önce başarılı oldukları derslerin intibakı, devam şartları ve diğer eğitim işlemleri ilgili yükseköğretim kurumlarının yetkili kurulları tarafından belirlenecek.</p>

<h2>Kapatılan ve öğrenci alımı durdurulan programlar için düzenleme</h2>

<p>Kapatılan veya öğrenci alımı durdurulan önlisans, lisans ve lisansüstü programlardan ilişiği kesilen öğrencilerin mevcut veya eşdeğer programlara intibakları yapılabilecek.</p>

<p>Daha önce dört yıl olan ancak eğitim süresi sonradan artırılan programlardan ilişiği kesilen öğrencilerin de başarılı oldukları ders ve krediler dikkate alınarak mevcut programlara intibakları sağlanacak.</p>

<p>Eczacılık eğitim süresinin dört yıldan beş yıla çıkarılması nedeniyle ilişiği kesilen öğrenciler için de benzer şekilde intibak işlemi yapılacak.</p>

<h2>Çift anadal öğrencilerine de dönüş hakkı</h2>

<p>Anadal programından ilişiği kesildiği için çift anadal programıyla ilişiği kesilen öğrenciler, şartları taşımaları halinde çift anadal programına yeniden kayıt yaptırabilecek.</p>

<p>Anadal programı devam ederken veya anadal programından mezun olduktan sonra çift anadal programından ilişiği kesilen öğrenciler de düzenleme kapsamında başvuru yapabilecek.</p>

<h2>Yatay geçiş hakkı da bulunuyor</h2>

<p>Af kapsamında üniversiteye yeniden kayıt yaptıran öğrenciler, belirli şartları taşımaları halinde yatay geçiş başvurusunda bulunabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğrencinin kayıt yılındaki ÖSYS, YKS veya DGS puanının geçmek istediği eşdeğer programın ilgili yıldaki taban puanını karşılaması gerekecek.</p>

<p>Ayrıca öğrenciler, kayıt yılındaki puanlarının yeterli olması halinde aynı türden farklı diploma programlarına da üniversitelerin belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde yatay geçiş başvurusu yapabilecek.</p>

<p>Bu kapsamda örgün programlara yapılacak yatay geçiş işlemleri yalnızca 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında uygulanacak.</p>

<h2>Açıköğretime yatay geçiş imkanı</h2>

<p>Af kapsamında yeniden öğrenci statüsü kazananlar, başvurmaları halinde Anadolu, Ankara, Atatürk ve İstanbul üniversitelerinin açıköğretim önlisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlarına yatay geçiş yapabilecek.</p>

<p>Bu yatay geçiş için süre kısıtlaması uygulanmayacak. Başvuru tarihleri ilgili üniversiteler tarafından ayrıca duyurulacak.</p>

<h2>Kapatılan üniversitelerin öğrencileri için koordinatör üniversiteler</h2>

<p>667 sayılı KHK kapsamında kapatılan yükseköğretim kurumlarından ilişiği kesilen veya kayıt hakkı elde ettiği halde kayıt yaptırmayan öğrencilerin işlemleri, YÖK tarafından belirlenen koordinatör üniversiteler üzerinden yürütülecek.</p>

<p><strong>Bu kapsamda bazı koordinatör üniversiteler şöyle:</strong></p>

<ul>
 <li>Bursa Orhangazi Üniversitesi Bursa Teknik Üniversitesi</li>
 <li>Canik Başarı Üniversitesi Ondokuz Mayıs Üniversitesi</li>
 <li>Fatih Üniversitesi İstanbul Üniversitesi</li>
 <li>Gediz Üniversitesi İzmir Katip Çelebi Üniversitesi</li>
 <li>İpek Üniversitesi Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi</li>
 <li>İzmir Üniversitesi Dokuz Eylül Üniversitesi</li>
 <li>Melikşah Üniversitesi Erciyes Üniversitesi</li>
 <li>Mevlana Üniversitesi Selçuk Üniversitesi</li>
 <li>Turgut Özal Üniversitesi Yıldırım Beyazıt Üniversitesi</li>
 <li>Zirve Üniversitesi Gaziantep Üniversitesi</li>
</ul>

<h2>Kayıt ücretlerinde geçmiş yıllar için ödeme alınmayacak</h2>

<p>Af kapsamında 2026-2027 eğitim ve öğretim yılında yeniden öğrenime başlayan öğrencilerden, kayıt tarihinden önceki yıllara ilişkin katkı payı veya öğrenim ücreti alınmayacak.</p>

<p>Öğrencilerden 2026-2027 eğitim ve öğretim yılı için ise yeni kayıt yaptıran öğrencilerle aynı esaslara göre katkı payı veya öğrenim ücreti alınacak.</p>

<h2>Mücbir sebep ve sağlık durumlarına özel düzenleme</h2>

<p>Başvuru süresi içerisinde mücbir sebepler nedeniyle başvuramayanlar, mücbir sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içerisinde başvuru yapabilecek.</p>

<p>Sağlık nedeniyle başvuramayanların ise sağlık durumlarını gösteren heyet raporunu 9 Aralık 2026 mesai bitimine kadar ibraz etmeleri halinde aftan yararlanabilecekleri belirtildi.</p>

<h2>Askerlik ertelemesi yapılabilecek</h2>

<p>Af kapsamında yeniden öğrenime başlayan öğrencilerin askerlik ertelemeleri 7179 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerine göre gerçekleştirilecek.</p>

<p>Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapan öğrenciler ise terhislerinden itibaren iki ay içinde üniversitelerine başvurmaları halinde düzenlemeden yararlanabilecek.</p>

<h2>Lisansüstü öğrenciler için de düzenleme yapıldı</h2>

<p>Lisansüstü programlardan ilişiği kesilen ve af kapsamında yeniden öğrencilik hakkı kazananlar, ilgili yönetmelikteki şartları taşımaları halinde yatay geçiş yapabilecek.</p>

<p>Halen lisansüstü bir programa kayıtlı olan öğrencilerin ise aynı anda birden fazla lisansüstü programa devam edememesi nedeniyle mevcut kayıtlarını sildirmeleri halinde daha önce kayıtlı oldukları veya kayıt hakkı kazandıkları programa dönmelerine imkan sağlanacak.</p>

<h2>YÖK'ten üniversitelere uygulama yetkisi</h2>

<p>YÖK, öğrencilerin ders intibakı, devam koşulları, danışmanlık işlemleri ve benzeri eğitim süreçlerinde ilgili yükseköğretim kurumlarının yetkili kurullarına çeşitli yetkiler verdi.</p>

<p>Aftan yararlanarak dönen öğrenciler nedeniyle lisansüstü programlardaki danışmanlık sayılarının belirli şartlarla yüzde 50'ye kadar artırılabilmesine de imkan tanındı.</p>

<p>YÖK, uygulama sırasında ortaya çıkabilecek sorunların hızlı şekilde çözülebilmesi için Yürütme Kurulunu da yetkilendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>AKADEMİK PERSONEL</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/universite-ogrenci-affina-iliskin-esaslar-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 16:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/yok-logo.png" type="image/jpeg" length="35916"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[4924’lü sağlık personelinin 8 yıla kademe talebine ret]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/4924lu-saglik-personelinin-8-yila-kademe-talebine-ret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/4924lu-saglik-personelinin-8-yila-kademe-talebine-ret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KDK, 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli çalışan sağlık personelinin 657/64 kapsamında ilave kademe talebini değerlendirdi ve başvuruyu reddetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">KDK: 4924 Sayılı Kanuna Tabi Sözleşmeli Sağlık Personeline Kademe İlerlemesi Uygulanamaz</p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu, 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli statüde görev yapan bir uzman tabibin, hizmet sürelerinin 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesindeki sekiz yıllık kademe ilerlemesi hesabında değerlendirilmesi talebini reddetti.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Karar Bilgileri</strong></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Kurum:</strong> Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık)</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Sayı:</strong> 2026/15553-S.26.21204</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Başvuru No:</strong> 2026/13388</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Karar Tarihi:</strong> 11/08/2026</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Başvuruya Konu İdare:</strong> Sağlık Bakanlığı</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Sonuç:</strong> Başvurunun Reddine</li>
</ul>

<hr />
<p style="text-align:justify">Şanlıurfa'da 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli uzman tabip olarak görev yapan başvuran, daha önce aynı statüde geçirdiği hizmet sürelerinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 64 üncü maddesinde düzenlenen ve son sekiz yılda disiplin cezası almayan memurlara tanınan kademe ilerlemesinin hesabında dikkate alınmasını talep etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sağlık Bakanlığı, başvuran hakkında herhangi bir disiplin cezası bulunmadığını, ancak 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7537 sayılı Kanunla 657 sayılı Kanuna eklenen geçici 52 nci maddenin yalnızca geçici 37, geçici 41 ve geçici 48 inci maddeler çerçevesinde memur kadrosuna atanmış olanların sözleşmeli dönemde geçen hizmet sürelerini 64 üncü maddenin dördüncü fıkrası kapsamına aldığını bildirmiştir. Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 29.05.2025 tarihli uygulama birliği yazısına göre, 4924 sayılı Kanuna tabi olup halen sözleşmeli statüde bulunanların bu kapsamdan yararlanması mümkün görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçisi tarafından hazırlanan tavsiye kararı önerisine rağmen, Kamu Başdenetçisi başvuruyu reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesindeki kademe ilerlemesi müessesesinin, memurlara özgü derece-kademe sistemine bağlı olduğu; 4924 sayılı Kanun kapsamında istihdam edilen sözleşmeli personel için böyle bir derece-kademe sisteminin öngörülmediği vurgulanmıştır. 4924 sayılı Kanunun 8 inci maddesindeki "hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun uygulanır" hükmünün, kademe ilerlemesi müessesesini sözleşmeli personel yönünden kendiliğinden uygulanabilir hale getirmediği belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda ayrıca, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun ilgili içtihadına da yer verilmiş; ancak bu içtihadın, sözleşmeli statüde geçen sürelerin memur kadrosuna geçildikten sonra kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesine ilişkin olduğu, halen sözleşmeli statüde bulunanlara doğrudan kademe ilerlemesi uygulanmasına ilişkin bir sonuç içermediği ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak Kurum, başvuranın 4924 sayılı Kanuna tabi hizmet sürelerinin sekiz yıllık sürenin hesabında kural olarak değerlendirilebilecek nitelikte olduğunu, ancak başvuranın hâlihazırda sözleşmeli statüde çalışmaya devam etmesi ve bu statüde kademe ilerlemesi uygulanabilecek bir kadronun bulunmaması nedeniyle talebin mevcut şartlarda yerine getirilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığı sonucuna varmıştır. İdarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Bilgi Kutusu</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;"></th>
   <th style="text-align: justify;"></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>İlgili Kanun/Madde</strong></td>
   <td style="text-align:justify">657 sayılı DMK m. 64/4, geçici 37, geçici 52; 4924 sayılı Kanun m. 8</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Değişiklik Kaynağı</strong></td>
   <td style="text-align:justify">7537 sayılı Kanun (RG 27.12.2024/32765)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Uygulama Birliği Yazısı</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, 29.05.2025</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Yürürlük Kesim Tarihi</strong></td>
   <td style="text-align:justify">14.08.2025</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Danıştay Atfı</strong></td>
   <td style="text-align:justify">İDDK kararı — sözleşmeliden memuriyete geçişte kazanılmış hak tespiti bağlamında, doğrudan kademe ilerlemesine ilişkin değil</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Karar Türü</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Ret Kararı</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Dava Yolu</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Ret kararının tebliğinden itibaren durmuş dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Kararın Tam Metni</strong></p>

<p style="text-align:justify">T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)</p>

<p style="text-align:justify">SAYI : 2026/15553-S.26.21204 BAŞVURU NO : 2026/13388 KARAR TARİHİ : 11/08/2026</p>

<p style="text-align:justify">RET KARARI</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURAN : [Kişisel bilgiler gizlenmiştir] BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI BAŞVURUNUN KONUSU : 4924 sayılı Kanun kapsamındaki çalışma sürelerinin 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde öngörülen sekiz yıllık sürenin hesabında değerlendirilerek kademe ilerlemesinin yapılması talebi hakkındadır. BAŞVURU TARİHİ : 29/05/2026</p>

<p style="text-align:justify">I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ</p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; Şanlıurfa Hastanesinde sözleşmeli Uzman Tabip olarak çalıştığını, daha önce çalışmış olduğu 4924 sayılı kanun kapsamında geçirmiş olduğu hizmet sürelerinin dikkate alınarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 64 üncü maddesinde öngörülen sekiz yıllık sürenin hesabında değerlendirilerek kademe ilerlemesinin yapılması talep edilmektedir.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI</p>

<ol start="2">
 <li style="text-align: justify;">Kurumumuzun 18.06.2026 tarihli bilgi ve belge talep yazısına istinaden Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 06.07.2026 tarihli yazıda özetle;</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">2.1. Başvuran hakkında yürütülen bir soruşturma veya disiplin cezası bulunmadığı, başvuru konusu talebe ilişkin, 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrası hükmü ile son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanacağı düzenlemesi getirildiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.2. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; "…Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır…" hükmü bulunduğu,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">2.3. Uygulamada karşılaşılabilecek sorunları gidermek amacıyla, 04.04.2014 tarihli yazımız ile 4924 sayılı Kanun kapsamında görev yapan personelin mezkur Kanunun 64 üncü maddesi hükümlerinden faydalandırılıp faydalandırılamayacağı hususlarında (mülga) Devlet Personel Başkanlığından görüş talep edildiği söz konusu Kurumun Bakanlığımıza muhatap 25.09.2014 tarihli yazısında; "4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli olarak çalışılan sürelerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun geçici 37 nci maddesinde yer alan hüküm uyarınca derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesi gerektiği, ancak memurluk dışında başka statülerde geçen hizmet sürelerinin ise mezkur Kanunun 64 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığının belirtildiği" yine, 05.04.2017 tarihli yazısında da; "Kurumlarından Aylıksız izinli sayılarak sözleşmeli olarak istihdam edilen personelin bu süre zarfında disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiil ve hallerde bulunmamış olsalar bile söz konusu sürelerin memurlukta geçirilmemiş olması sebebiyle mezkur Kanunun 64 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası ve geçici 36 ncı maddesinin (C) bendinin uygulanması açısından değerlendirilmesinin uygun olmayacağı" görüşlerine yer verildiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.4. Öte yandan, 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7537 sayılı Devlet Memurları Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesine eklenen 1 inci maddesinde, "14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasının dördüncü paragrafının altıncı cümlesinde yer alan "tespitinde" ibaresi "tespiti ile 64 üncü maddenin dördüncü fıkrası kapsamında" şeklinde değiştirilmiştir." hükmü ve 7 nci maddesi ile 657 sayılı Kanuna eklenen geçici 52 nci maddesinde, "Geçici 37 nci, geçici 41 inci ve geçici 48 inci madde çerçevesinde sözleşmeli personel pozisyonlarından memur kadrolarına atanmış olup bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla memur kadrolarında bulunanların söz konusu pozisyonlarda geçen hizmet süreleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 64 üncü maddenin dördüncü fıkrası kapsamında değerlendirilir." hükümleri getirilmiş olup Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 7537 sayılı Kanunun 1 inci, 7 nci ve 13 üncü maddelerinin uygulanması hakkında uygulama birliğinin sağlanması ve oluşabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla yayınladığı 29.05.2025 tarihli yazılarında; "657 sayılı Kanuna tabi memurlardan 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarında çalışıp daha sonra memur kadrosuna atananların, sözleşmeli personel pozisyonlarında çalıştıkları süreleri 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında değerlendirilemeyecektir." görüşlerine yer verildiği, Bu itibarla, 14.08.2025 tarihinden itibaren 4924 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli statüde görev yapan ilgilinin yukarıda belirtilen mevzuat ve görüş yazıları doğrultusunda 14.08.2025 tarihinden itibaren 4924 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli statüde geçen hizmet sürelerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 64 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı,</p>

<p style="text-align:justify">ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">III. İLGİLİ MEVZUAT</p>

<ol start="3">
 <li style="text-align: justify;">2709 sayılı T.C. Anayasası'nın;</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">3.1. "Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı" başlıklı 74 üncü maddesinde; "Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler...",</p>

<p style="text-align:justify">3.2. "Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler" bölümünde yer alan "Genel ilkeler" başlıklı 128 inci maddesinde; "Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir.",</p>

<ol start="4">
 <li>
 <p style="text-align:justify">6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu'nun "Kurumun görevi" başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.",</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun,</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">5.1. "Sözleşmeli personel" başlıklı 4 üncü maddesinin (B) fıkrasında; "Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir. …Sözleşmeli personelin görevden uzaklaştırılması ile disipline aykırı fiil ve hâllerin gerçekleşmesi durumunda bu personele verilmesi gereken disiplin cezaları, disiplin cezası vermeye yetkili merciler ve disiplin kurulları ile disipline dair diğer hususlar hakkında Devlet memurlarının tabi olduğu hükümler uygulanır. Ancak, kademe ilerlemesinin durdurulması ve üstü ceza verilmesini gerektiren fiil ve hâllerde disiplin kurulunun kararı alınarak sözleşmeli personelin görevine atamaya yetkili amirin onayı ile son verilir.",</p>

<p style="text-align:justify">5.2. "Tesis edilen sınıflar" başlıklı 36 ncı maddesi Ortak Hükümler bölümünün C fıkrasının sekizinci bendinde; "8- (Ek: 29/1/2016 - 6663/5 md.) 108 inci maddenin (B) fıkrası uyarınca kullanılan aylıksız izin süreleri, her yıl için bir kademe ilerlemesi ve her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir.",</p>

<p style="text-align:justify">5.3. "Kademe ve kademe ilerlemesi" başlıklı 64 üncü maddesinde; (Değişik:13/2/2011-6111/100 md.) "Kademe; derece içinde, görevin önemi veya sorumluluğu artmadan, memurun aylığındaki ilerlemedir. Memurun kademe ilerlemesinin yapılabilmesi için bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olması ve bulunduğu derecede ilerleyebileceği bir kademenin bulunması şartları aranır. … Son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara, aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır…",</p>

<p style="text-align:justify">5.4. Geçici 37 nci maddesinde; (Ek: 2/6/2011 – KHK-632/1 md.) "Bu madde hükümlerine göre memur kadrolarına atananların, 4 üncü maddenin (B) fıkrası ve 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına göreve başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz.",</p>

<p style="text-align:justify">5.5. Geçici 52 nci maddesinde; (Ek:25/12/2024-7537/7 md.) "Geçici 37 nci, geçici 41 inci ve geçici 48 inci madde çerçevesinde sözleşmeli personel pozisyonlarından memur kadrolarına atanmış olup bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla memur kadrolarında bulunanların söz konusu pozisyonlarda geçen hizmet süreleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 64 üncü maddenin dördüncü fıkrası kapsamında değerlendirilir.",</p>

<ol start="6">
 <li style="text-align: justify;">4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun "Kanunda hüküm bulunmayan haller" başlıklı 8 inci maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanuna tabi personel hakkında diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadıkça 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümleri uygulanır.", düzenlemelerine yer verilmiştir.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">IV. KAMU DENETÇİSİ ŞERİF YILMAZ'IN KAMU BAŞDENETÇİSİ'NE ÖNERİSİ</p>

<ol start="7">
 <li style="text-align: justify;">Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan "Tavsiye Kararı Önerisi" Kamu Başdenetçisi'ne sunulmuştur. Ancak Kamu Başdenetçisi tarafından yapılan değerlendirme neticesinde açıklanan gerekçelerle "Ret Kararı" verilmiştir.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE</p>

<p style="text-align:justify">A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme</p>

<ol start="8">
 <li>
 <p style="text-align:justify">Başvuran, 4924 sayılı Kanun kapsamındaki çalışma sürelerinin 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinde öngörülen sekiz yıllık sürenin hesabında değerlendirilerek kademe ilerlemesinin yapılmasını talep etmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Başvuru konusuna ilişkin olarak Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada; ilgili düzenlemeler ile başvuranın, 4924 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli statüde geçen hizmet sürelerinin 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası kapsamında dikkate alınarak işlem tesis edilmesinin mümkün bulunmadığı belirtilmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 128 inci maddesinde; memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri ile hak ve yükümlülükleri, aylık, ödenek ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerinin hukuki durumlarının, hak ve yükümlülüklerinin başta 657 sayılı Kanun ve diğer özel yasalarla bu yasalara uygun olarak yürürlüğe konulan alt mevzuat düzenlemelerin doğal sonucu olarak bu düzenleyici tasarruflarda yer alan kurallar esas alınarak saptanması statü hukukunun gereği olduğu, 657 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde Devlet memurlarının ilerleme ve yükselmelerinin bu kanun kapsamında düzenleneceği öngörülmüştür.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Konuya ilişkin mevzuat ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun kararı incelendiğinde; sözleşmeli statüde geçen sürelerin memuriyet kadrosuna geçildikten sonra kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmesi gerektiği ve bu sürelerde disiplin cezası alınmamış olmasının kademe ilerlemesinde dikkate alınabileceği yönünde güncel içtihatlar bulunduğu görülmektedir. Anılan kararda sözleşmeli personel statüsü devam eden kişilere, bu statüde görev yaptıkları sırada doğrudan kademe ilerlemesi uygulanmasına ilişkin bir sonuç içermediği anlaşılmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Somut olayda uyuşmazlığın hâlihazırda 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli personel olarak görev yapan başvuran hakkında, 657 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinde düzenlenen kademe ilerlemesinin uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">12.1. Kamu personel hukukunda kamu görevlilerinin görev, yetki ve sorumlulukları ile mali ve özlük hakları, tabi oldukları personel statüsünü düzenleyen mevzuat hükümlerine göre belirlenmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">12.2. 657 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinde kademe, derece için de memurun aylığındaki ilerleme olarak tanımlanmış ve son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanacağı düzenlenmiştir. Buna karşılık 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli olarak istihdam edilen personel yönünden, Devlet memurlarında olduğu şekilde derece ve kademe esasına dayalı bir ilerleme sistemi öngörülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">12.3. Her ne kadar 4924 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde aksine bir düzenleme olmadıkça 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş ise de, bu hükmün doğrudan memurun derece ve aylık ilerlemesine bağlı bulunan kademe ilerlemesi müessesesini sözleşmeli personel yönünden kendiliğinden uygulanabilir hâle getirdiğinin kabulüne imkan bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">12.4. Sonuç olarak; başvuranın 4924 sayılı Kanuna tabi hizmet süreleri sekiz yıllık sürenin hesabında kural olarak değerlendirilebilecek nitelikte olsa dahi, başvuranın an itibarıyla 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli statüde çalışmaya devam etmesi ve bulunduğu statü itibarıyla kademe ilerlemesi uygulanabilecek bir kadrosunun olmaması sebebiyle, söz konusu talebin mevcut şartlarda yerine getirilmesi hukuken ve fiilen mümkün görülmemektedir.</p>

<ol start="13">
 <li style="text-align: justify;">Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; başvuranın hâlen 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli personel statüsünde görev yaptığı, ilgili statüde 657 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinde düzenlenen mahiyette derece ve kademe ilerlemesi sisteminin bulunmadığı dikkate alındığında idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme</p>

<ol start="14">
 <li style="text-align: justify;">İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İyi yönetim ilkeleri" başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içinde Kurumumuza gönderilmiş olduğu tespit edilmiştir.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</p>

<ol start="15">
 <li style="text-align: justify;">6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede görevli ve yetkili mahkemelerde yargı yolu açıktır.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">VII. KARAR</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN REDDİNE,</p>

<p style="text-align:justify">Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine,</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Mehmet AKARCA Kamu Başdenetçisi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/4924lu-saglik-personelinin-8-yila-kademe-talebine-ret</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 21:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/08/foto-1/kdk-1.jpg" type="image/jpeg" length="69667"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mesai Saatleri İçinde Memur Kapısını Kilitleyebilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/mesai-saatleri-icinde-memur-kapisini-kilitleyebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/mesai-saatleri-icinde-memur-kapisini-kilitleyebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mesai Saatleri İçinde Memur Kapısını Kilitleyebilir mi? Mesai saatleri içinde çalışma odasının kapısı memur tarafından kilitlenebilir mi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span>Mesai Saatleri İçinde Memur Kapısını Kilitleyebilir mi?</span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span>Mesai saatleri içinde çalışma odasının kapısını kitleyerek iş için gelen vatandaşın işini geciktiren memur hakkında yürütülen soruşturma neticesinde memur hakkında verilen uyarma cezasına ilgili memurca yapılan itiraz Danıştayca reddedilerek memura verilmiş olan ceza onanmıştır.Konuya ilişkin Danıştay Kararı yazımız ekinde yer almaktadır.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>DANIŞTAY<br />
ONİKİNCİ DAİRE</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>E. 2012/8899<br />
K. 2016/358<br />
T. 28.01.2016</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span>İstemin Özeti : ... Devlet Hastanesi'nde diyetisyen olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/A-(f) maddesi uyarınca uyarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işleme karşı yaptığı itirazının reddine ilişkin .. İl Disiplin Kurulu işleminin iptali istemiyle açılan davada; <span style="color:#ff0000"><strong>davacının mesai saatleri içinde odasında olmasına rağmen oda kapısını kilitli tutarak gelen hastaya cevap vermediği ve daha sonra açılan telefon ve ikinci kez oda kapısının çalınması üzerine kapıyı açarak hastaya cevap verdiği</strong></span>, davacının fiilinin sübut bulduğu gerekçesiyle davanın reddi yolunda .. 1. İdare Mahkemesince verilen 26/04/2012 tarihli ve E:2011/1933, K:2012/756 sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br />
Danıştay Tetkik Hakimi : Hilal Başbaydar<br />
Düşüncesi : İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>TÜRK MİLLETİ ADINA</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:</span></p>

<p style="text-align:justify"><span>İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. <span style="color:#ff0000"><strong>İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından</strong></span> temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 28.01.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</span></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/mesai-saatleri-icinde-memur-kapisini-kilitleyebilir-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2018/06/izin.jpg" type="image/jpeg" length="15354"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memur hangi hediyeleri alabilir]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/memur-hangi-hediyeleri-alabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/memur-hangi-hediyeleri-alabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[memurun hediye alma yasağı kapsamında alabileceği hediyeler, memur hediye alma yasağı olan alamayacağı hediyeler]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Memur hangi hediyeleri alabilir </span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"><span><span>Hediye alma, menfaat sağlama yasağı Devlet memurlarının doğrudan doğruya veya aracı eliyle hediye istemeleri ve görevleri sırasında olmasa dahi menfaat sağlama amacı ile hediye kabul etmeleri veya iş sahiplerinden borç para istemeleri ve almaları yasaktır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Kamu Görevlileri Etik Kurulu, hediye alma yasağının kapsamını belirlemeye ve en az genel müdür veya eşiti seviyedeki üst düzey kamu görevlilerince alınan hediyelerin listesini gerektiğinde her takvim yılı sonunda bu görevlilerden istemeye yetkilidir. Kamu Görevlileri Etik Kurulu, “Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” ile söz konusu belirlemeyi yapmıştır. Buna göre hediye alma yasağı kapsamında olanlar ile kapsam dışında kalanlar aşağıda gösterilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Memur aşağıda sayılan hediyeleri alamaz.Memurun hediye alma yasağı kapsamında olan hediyeler başlıklar halinde gösterilmiştir.</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Görev yapılan kurumla iş, hizmet veya çıkar ilişkisi içinde bulunanlardan alınan karşılama, veda ve kutlama hediyeleri, burs, seyahat, ücretsiz konaklama ve hediye çekleri, </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>• Taşınır veya taşınmaz mal veya hizmet satın alırken, satarken veya kiralarken piyasa fiyatına göre makul olmayan bedeller üzerinden yapılan işlemler, </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>• Hizmetten yararlananların vereceği her türlü eşya, giysi, takı veya gıda türü hediyeler,</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Memur aşağıda sayılan hediyeleri alabilir.</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Görev yapılan kuruma katkı anlamına gelen, kurum hizmetlerinin hukuka uygun yürütülmesini etkilemeyecek olan ve kamu hizmetine tahsis edilmek, kurumun demirbaş listesine kaydedilmek ve kamuoyuna açıklanmak koşuluyla alınanlar (makam aracı ve belli bir kamu görevlisinin hizmetine tahsis edilmek üzere alınan diğer hediyeler hariç) ile kurum ve kuruluşlara yapılan bağışlar, </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>• Kitap, dergi, makale, kaset, takvim, cd veya buna benzer nitelikte olanlar, </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>• Halka açık yarışmalarda, kampanyalarda veya etkinliklerde kazanılan ödül veya hediyeler, </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>• Herkese açık konferans, sempozyum, forum, panel, yemek, resepsiyon veya buna benzer etkinliklerde verilen hatıra niteliğindeki hediyeler, </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>• Tanıtım amacına yönelik, herkese dağıtılan ve sembolik değeri bulunan reklam ve el sanatları ürünleri, • Finans kurumlarından piyasa koşullarına göre alınan krediler.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>PERSONEL MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/memur-hangi-hediyeleri-alabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2023/05/memur_hangi_hediyeleri_alabilir_h32212_b94df.jpg" type="image/jpeg" length="50577"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yargıtay: İşçiye Aynı Eylemden İkinci ceza Verilemez]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/yargitay-isciye-ayni-eylemden-ikinci-ceza-verilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/yargitay-isciye-ayni-eylemden-ikinci-ceza-verilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay, disiplin cezası verilen aynı eylemin daha sonra fesih gerekçesi yapılamayacağına ve aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceğine hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Yargıtay: Disiplin Cezası Verilen Aynı Eylem Fesih Gerekçesi Yapılamaz</h1>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bir eylemi nedeniyle disiplin cezası verilen işçinin, aynı eylem gerekçe gösterilerek daha sonra işten çıkarılmasını hukuka aykırı buldu. Yüksek Mahkeme, aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceğine hükmederek feshin haksız olduğuna karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">4857 sayılı İş Kanunu'nda işçiler bakımından genel bir disiplin cezası sistemi düzenlenmemiş olmakla birlikte, iş sözleşmeleri, toplu iş sözleşmeleri, işyeri yönetmelikleri ve benzeri düzenlemelerle işyerlerinde disiplin kuralları oluşturulabilmekte ve bu kurallara aykırı davranışlar yaptırıma bağlanabilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İşçiye uygulanan disiplin yaptırımının daha sonra aynı fiil nedeniyle iş sözleşmesinin feshi bakımından gerekçe oluşturup oluşturamayacağı ise yargı kararlarına konu olmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 20.01.2020 tarihli kararı, <strong>aynı eylemin hem disiplin cezasına hem de feshe konu edilmesi</strong> bakımından önemli değerlendirmeler içermektedir.</p>

<h2 style="text-align:justify">İşçiye önce kınama cezası verildi</h2>

<p style="text-align:justify">Karara konu olay 05.09.2014 tarihinde meydana geldi.</p>

<p style="text-align:justify">Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı işçi ile bir çalışma arkadaşı arasında tartışma yaşandı. Tartışma sırasında çalışma arkadaşının işçinin üzerine yürüyerek boğazını sıktığı, işçinin de elindeki bir aleti çalışma arkadaşına doğru fırlattığı ve tarafların birbirlerine girdiği belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">Diğer işçilerin müdahalesiyle taraflar ayrıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Bir süre sonra işçinin elinde falçata ile çalışma arkadaşının bulunduğu bölüme doğru yöneldiği, diğer işçilerin müdahalesiyle yeniden engellendiği tespit edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Olay sonrasında işveren tarafından <strong>hem davacı işçiye hem de çalışma arkadaşına kınama cezası verildi.</strong></p>

<h2 style="text-align:justify">Aynı olay birkaç gün sonra fesih gerekçesi yapıldı</h2>

<p style="text-align:justify">İşçi hakkında disiplin işlemi tamamlandıktan sonra çalışma ilişkisi devam etti.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak 10.09.2014 tarihinde işveren tarafından davacı işçinin iş sözleşmesi feshedildi.</p>

<p style="text-align:justify">Fesih gerekçesi olarak ise <strong>05.09.2014 tarihinde meydana gelen ve daha önce kınama cezasına konu edilen aynı olay</strong> gösterildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bunun üzerine işçi, feshin haksız olduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi talebiyle dava açtı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Yerel mahkeme feshin haklı olduğu sonucuna vardı</h2>

<p style="text-align:justify">İş Mahkemesi, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile olayın oluş şekline ilişkin değerlendirmeler sonucunda, işçinin çalışma arkadaşıyla yaşadığı tartışma ve kavga sırasında gerçekleştirdiği eylemlerin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaştı.</p>

<p style="text-align:justify">Mahkeme, işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığını kabul ederek davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddetti.</p>

<p style="text-align:justify">Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin önüne geldi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Yargıtay aynı eyleme iki yaptırım uygulanamayacağını belirtti</h2>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki bilgi ve belgeleri inceleyerek yerel mahkeme kararını bozdu.</p>

<p style="text-align:justify">Daire, öncelikle olayın oluş şeklini değerlendirdi ve 05.09.2014 tarihinde meydana gelen tartışma ve kavga nedeniyle davacı işçiye <strong>kınama cezası verildiğini</strong> tespit etti.</p>

<p style="text-align:justify">Buna rağmen aynı olayın 10.09.2014 tarihli fesih bildirimiyle iş sözleşmesinin feshi için gerekçe olarak kullanıldığına dikkat çekildi.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay kararında şu değerlendirmeye yer verildi:</p>

<blockquote>
<p style="text-align:justify">“Böylece 05.09.2014 tarihinde iş arkadaşı ile yaşadığı tartışma ve kavga olayı nedeniyle önce kınama cezası ile cezalandırılan davacının iş akti sonrasında aynı nedenle feshedilmiştir.”</p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify">Daire, aynı eylemin ikinci kez yaptırıma konu edilmesini hukuka uygun bulmadı ve kararın devamında şu sonuca ulaştı:</p>

<blockquote>
<p style="text-align:justify">“Aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceğinden davacının iş akdinin feshi haksız olup, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.”</p>
</blockquote>

<h2 style="text-align:justify">Fesih haksız bulundu</h2>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçiye daha önce kınama cezası verilmiş olan aynı olayın daha sonra iş sözleşmesinin feshi için gerekçe yapılmasını <strong>haksız fesih</strong> olarak değerlendirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle işçinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine karar verilerek yerel mahkeme hükmü bozuldu.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, 20.01.2020 tarihinde oy birliğiyle verildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kararın hukuki önemi</h2>

<p style="text-align:justify">Karar, işçiye disiplin cezası verilmesinden sonra aynı fiilin hiçbir koşulda fesih nedeni oluşturamayacağı şeklinde genel ve mutlak bir kural ortaya koymamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Yargıtay'ın somut olayda esas aldığı husus, <strong>aynı fiilin önce disiplin cezasıyla yaptırıma bağlanması, ardından aynı fiilin yeniden değerlendirilerek iş sözleşmesinin feshedilmesidir.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu yönüyle karar, işverenler bakımından disiplin süreçlerinin yürütülmesinde ve uygulanacak yaptırımın belirlenmesinde dikkat edilmesi gereken önemli bir hususa işaret etmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">Kararın Künyesi</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>Yargıtay 9. Hukuk Dairesi</strong><br />
<strong>Esas No:</strong> 2016/12229<br />
<strong>Karar No:</strong> 2020/610<br />
<strong>Karar Tarihi:</strong> 20.01.2020</p>

<p style="text-align:justify"><strong><font face="Verdana" size="2">9. Hukuk Dairesi 2016/12229 E. , 2020/610 K.</font></strong></p>

<ul style="text-align:justify">
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></strong></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ<br />
<br />
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:<br />
<br />
YARGITAY KARARI<br />
A) Davacı İsteminin Özeti:<br />
Davacı vekili, davacının 05.06.2010-10.09.2014 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı işverene ait işyerinde çalıştığını, işyerinde iki vardiya olduğunu, gündüz vardiyasının pazartesiden cuma gününe kadar 09.00-18.00 saatleri arası ve cumartesi günleri 09.00-14.00 saatleri arası, gece vardiyasının ise 18.00-03.30 saatleri arası olduğunu, dini bayramlar ve Cumhuriyet Bayramı dışındaki resmi tatil ve bayramlarda çalışıldığını, davacının kendisini ispiyonculukla suçlayarak küfür ve hakaret eden iş arkadaşı ... ile tartıştığını, ..."in davacının boğazını sıktığını ve müvekkilinin araya giren diğer işçiler tarafından kurtarıldığını, olaydan 15 dakika sonra işinin başına geçtiğini, savunmasının alındığını, kendisine 2 gün izin verildiğini, kınama cezası verilerek işine devam ettiğini, sonrasında rapor aldığını ancak rapor bitiminde patron tarafından işine son verildiğini, fesih ihbarı ve ibraname imzalatıldığını iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">B) Davalı Cevabının Özeti:<br />
Davalı vekili, davacının belirttiği tarihlerde davalı işyerinde döşeme elemanı olarak çalıştığını, asgari ücret üzerinden tüm ücret ödemelerinin yapıldığını, bunun dışında bir ödemenin sözkonusu olmadığını, dini ve milli bayramlarda çalışmadığını, yıllık izinlerin kullandırıldığını, fazla mesai yapıldığında ücretinin ödendiğini, dava dilekçesinde iddia edilen çalışma saatlerinin gerçeği yansıtmadığını, 05.09.2014 tarihinde işyerinde bir kavgaya karıştığı için haklı nedenle işten çıkartıldığını, kavganın oluşma nedeninin davacının davranışları olduğunu, davacının kavgacı ve geçimsiz yapıda olduğunu, sundukları tutanak ve cd içeriği ile bunun kanıtlanacağını, davacının bakiye alacağı 341,09 TL"yi aldığına ve alacağı olmadığına dair ibraname imzaladığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:<br />
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">D) Temyiz:<br />
Kararı, yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">E) Gerekçe:<br />
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.<br />
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının kendisini ispiyonculukla suçlayarak küfür ve hakaret eden iş arkadaşı ... ile tartıştığını, davacının küfür etmeden konuşması gerektiğini söylemesi üzerine ..."in davacının boğazını sıktığını ve davacının araya giren diğer işçiler tarafından kurtarıldığını, müvekkilinin olaydan 15 dakika sonra işinin başına geçtiğini, savunmasının alındığını ve 2 gün izin verildiğini, izin dönüşü kınama cezası verilerek işine devam ettiğini, sonrasında rapor alan davacının rapor bitiminde işe başladığında işine son verildiğini, kınama cezası verilen davacının aynı sebeple bu kez işten çıkartılmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. Davalı vekili ise davacının 05.09.2014 tarihinde işyerinde bir kavgaya karıştığı için haklı nedenle işten çıkartıldığını, kavganın oluşma nedeninin davacının davranışları olduğunu, davacının kavgacı ve geçimsiz yapıda olduğunu, sundukları tutanak ve cd içeriği ile bunun kanıtlanacağını savunmuştur.<br />
Mahkemece, davacının çalışma arkadaşı ile tartışıp üzerine yürüyüp boğazını sıkması ayrıca falçata ile saldırması eylemlerinin İş Kanununun 25. maddesi kapsamında işverene haklı fesih hakkı verdiği ve davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Dosyadaki bilgi ve belgelerden, 05.09.2014 tarihinde davacı ile iş arkadaşı ..."in tartıştığı ve sonrasında ..."in davacının üzerine yürüyerek boğazını sıktığı, davacının da elindeki bir aleti ..."e doğru fırlattığı ve birbirlerine girdikleri, diğer işçilerin davacı ile ..."i ayırdığı, bir süre sonra davacının elinde falçata ile ..."in olduğu bölüme doğru koşmaya başladığı ve yine diğer işçilerin davacıya engel olduğu, olay sonrası hem davacı hem de ..."e kınama cezası verildiği, 10.09.2014 tarihinde ise bu kez davacı için fesih ihbarı düzenlenerek davacının iş akdinin 05.09.2014 tarihli olay gerekçe yapılarak haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Böylece 05.09.2014 tarihinde iş arkadaşı ile yaşadığı tartışma ve kavga olayı nedeniyle önce kınama cezası ile cezalandırılan davacının iş akti sonrasında aynı nedenle feshedilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Aynı eyleme iki ayrı ceza verilemeyeceğinden davacının iş akdinin feshi haksız olup, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">F) Sonuç:<br />
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 20/01/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/yargitay-isciye-ayni-eylemden-ikinci-ceza-verilemez</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/08/isci.jpg" type="image/jpeg" length="70094"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanlığına kadro yönetiminde yeni yetki]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/cumhurbaskanligina-kadro-yonetiminde-yeni-yetki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/cumhurbaskanligina-kadro-yonetiminde-yeni-yetki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[200 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kadro ve pozisyonlara ayrı kod verilmesi ile boş kadroların tutulu hale getirilmesine yönelik yeni düzenlemeler yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığına kadro ve pozisyonlara ilişkin yeni yetkiler</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>200 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi</strong> ile kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına ilişkin yeni düzenlemeler getirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Kararname ile <strong>2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin</strong> 10 uncu maddesine yeni bir fıkra eklenirken, aynı Kararnameye yeni bir ek madde ilave edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenlemeyle Cumhurbaşkanlığına, kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarının yönetimi bakımından iki önemli yetki tanındı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Her kadro ve pozisyon için ayrı kod belirlenebilecek</h2>

<p style="text-align:justify">200 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1 inci maddesiyle, 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 10 uncu maddesine yeni bir fıkra eklendi.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre <strong>Cumhurbaşkanlığı, 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli cetvellerde yer alan her bir kadro ve pozisyon için ayrı bir kod belirleyebilecek.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Böylece kadro ve pozisyonların yalnızca unvan, sınıf, derece veya kurum bazındaki bilgilerinin yanı sıra ayrıca belirlenebilecek kodlar üzerinden takip edilmesinin hukuki altyapısı oluşturuldu.</p>

<h2 style="text-align:justify">Boş kadrolar tutulu hale getirilebilecek</h2>

<p style="text-align:justify">Kararnamenin getirdiği ikinci önemli düzenleme ise boş kadrolara ilişkin.</p>

<p style="text-align:justify">2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine eklenen <strong>Ek Madde 4</strong> ile Cumhurbaşkanlığına, kamu kurum ve kuruluşlarının ekli (I) sayılı cetvelde düzenlenen <strong>boş kadrolarını tutulu hale getirme ve serbest bırakma</strong> yetkisi verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenlemeye göre tutulu hale getirilen kadrolar, <strong>serbest bırakma işlemleri tamamlanıncaya kadar kullanılamayacak.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu düzenleme, kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarının kullanımına ilişkin merkezi bir kontrol mekanizması oluşturuyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kadroların kullanımında yeni dönem</h2>

<p style="text-align:justify">Yeni düzenleme ile kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu boş kadroların tamamının doğrudan kullanılabilmesi yerine, belirli kadroların Cumhurbaşkanlığı tarafından tutulu hale getirilebilmesinin önü açılmış oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Bir kadronun tutulu hale getirilmesi durumunda ilgili kadro, serbest bırakma işlemi gerçekleştirilinceye kadar atama veya diğer kadro işlemlerinde kullanılamayacak.</p>

<p style="text-align:justify">Böylece kadro kullanımının kamu personel politikaları ve kadro planlaması çerçevesinde merkezi olarak yönetilebilmesine yönelik yeni bir yetki mekanizması oluşturuldu.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kadro ve pozisyonlara kod sistemi</h2>

<p style="text-align:justify">Kararnamenin 1 inci maddesiyle getirilen düzenleme kapsamında ise Cumhurbaşkanlığı, 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli cetvellerde bulunan <strong>her bir kadro ve pozisyon için ayrı kod belirleyebilecek.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu yetkinin uygulanmasıyla kadro ve pozisyonların daha ayrıntılı şekilde sınıflandırılması ve takip edilmesine yönelik teknik bir altyapının oluşturulması mümkün hale geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify">200 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle özetle;</h2>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Ekli cetvellerde yer alan <strong>her bir kadro ve pozisyon için ayrı kod belirlenebilmesi</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarının <strong>tutulu hale getirilebilmesi</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Tutulu kadroların serbest bırakılıncaya kadar <strong>kullanılamaması</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kadroların kullanımına ilişkin merkezi kontrol imkanının artırılması</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">yönünde düzenlemeler yapıldı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kararname yürürlüğe girdi</h2>

<p style="text-align:justify">200 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3 üncü maddesinde, Kararnamenin <strong>yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği</strong> hükme bağlandı.</p>

<p style="text-align:justify">Kararname hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütüyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>200 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, 8 Ağustos 2026 tarihinde yayımlandı.</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ</p>

<p style="text-align:justify">GENEL KADRO VE USULÜ HAKKINDA CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR CUMHURBAŞKANLIĞI KARARNAMESİ</p>

<p style="text-align:justify">Kararname Numarası: 200</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 1- 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 10 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">“(2) Cumhurbaşkanlığı, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli cetvellerde yer alan her bir kadro ve pozisyon için ayrı bir kod belirleyebilir.”</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 2- 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">“EK MADDE 4- (1) Cumhurbaşkanlığı, kamu kurum ve kuruluşlarının bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde düzenlenen boş kadrolarını tutulu hale getirebilir ve serbest bırakabilir. Tutulan kadrolar, serbest bırakma işlemleri tamamlanıncaya kadar kullanılamaz.”</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 3- Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 4- Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.</p>

<p style="text-align:right">8 Ağustos 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN</p>

<p style="text-align:right">CUMHURBAŞKANI</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/cumhurbaskanligina-kadro-yonetiminde-yeni-yetki</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/08/foto-1/genel-kadro.jpg" type="image/jpeg" length="27643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yükseköğretimde kapsamlı değişiklik]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/yuksekogretimde-kapsamli-degisiklik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/yuksekogretimde-kapsamli-degisiklik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7592 sayılı Kanunla yükseköğretimde öğrenci affı düzenlenirken akademik sahteciliğe hapis ve adli para cezaları getirildi, vakıf üniversitelerine yönelik yaptırımlar yeniden düzenlendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"> 7592 Sayılı Kanun Yayımlandı: Yükseköğretimde Öğrenci Affı, Akademik Sahteciliğe Yeni Yaptırımlar ve Vakıf Üniversitelerine Yeni Kurallar</p>

<p style="text-align:justify">Yükseköğretim alanında önemli değişiklikler içeren <strong>7592 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun</strong>, 9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.</p>

<p style="text-align:justify">30 Temmuz 2026 tarihinde kabul edilen Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanun başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının akademik ve idari yapısını ilgilendiren çok sayıda düzenlemede değişikliğe gidildi.</p>

<p style="text-align:justify">Kanunla özellikle <strong>öğrencilerin yeniden yükseköğretime dönmesine imkân sağlayan geçici düzenleme, akademik sahteciliğe ilişkin yeni yaptırımlar, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak önlem ve yaptırımlar, öğretim üyelerinin çalışma ve ek ödeme hükümleri ile yurt dışındaki üniversite faaliyetleri</strong> konusunda yeni hükümler getirildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Üniversitelerden ilişiği kesilen öğrencilere yeniden öğrenim hakkı</h2>

<p style="text-align:justify">Kanunun en dikkat çekici düzenlemelerinden biri, 2547 sayılı Kanuna eklenen <strong>Geçici 85 inci madde</strong> ile getirilen yeniden öğrenim hakkı oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre yükseköğretim kurumlarında hazırlık dâhil bütün sınıflarda; ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenim gören öğrencilerden çeşitli nedenlerle ilişiği kesilenler ile bir programı kazanmasına rağmen kayıt yaptırmayanlar, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren <strong>dört ay içerisinde</strong> ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları şartıyla 2026-2027 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine yeniden başlayabilecek.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenleme, öğrencinin kendi isteğiyle ilişiğini kesmesi durumunu da kapsıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak terör suçları, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti gibi belirli suçlardan mahkûm olanlar ile sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilen veya kayıt sırasında sahte belge verenler kapsam dışında bırakılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca 5846 sayılı Kanunda belirtilen bazı suçlar ile terör örgütleri veya Millî Güvenlik Kurulunca devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı ve oluşumlarla üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibat nedeniyle ilişiği kesilenler de düzenlemeden yararlanamayacak.</p>

<h2 style="text-align:justify">Yatay geçiş imkânı da getirildi</h2>

<p style="text-align:justify">Düzenlemeden yararlanarak yeniden öğrenci statüsü kazananlar bakımından yatay geçiş imkânı da öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">ÖSYS/YKS puanı giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına sahip olan öğrenciler, belirlenen şartlar çerçevesinde bu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilecek.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca düzenleme kapsamında yeniden öğrenci olanlar, başvurmaları hâlinde Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki açık öğretim ön lisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilecek.</p>

<h2 style="text-align:justify">Akademik sahteciliğe ağır yaptırımlar</h2>

<p style="text-align:justify">7592 sayılı Kanunla akademik çalışmaların başkalarına yaptırılması konusunda önemli bir düzenleme yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">2547 sayılı Kanuna eklenen <strong>Ek 47 nci madde</strong> ile kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz şekilde, kısmen veya tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla ön lisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik unvan alan kişilerin <strong>üniversite öğretim mesleğinden çıkarılması</strong> öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yolla kazanılan akademik derece ve unvanlar da geri alınacak.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenleme yalnızca çalışmayı başkasına yaptıran kişiyi değil, bu çalışmaları hazırlayan veya bunlara aracılık eden kişileri de kapsıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre söz konusu yayın veya çalışmaları başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık edenlere <strong>5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası</strong> verilecek. Fiilin meslek edinilerek işlenmesi halinde ceza <strong>10 bin günden az, 20 bin günden fazla olmamak üzere</strong> uygulanacak.</p>

<p style="text-align:justify">Başkası tarafından hazırlanan bu yayın ve çalışmaları kullanarak diploma derecesi veya akademik unvan alanlara da <strong>5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası</strong> verilecek.</p>

<h2 style="text-align:justify">Yurt dışında bulunan üniversiteler adına Türkiye'de izinsiz program açılmasına hapis cezası</h2>

<p style="text-align:justify">Kanunla ayrıca yükseköğretim alanındaki izinsiz faaliyetlere yönelik yeni ceza hükümleri getirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek mevzuata aykırı şekilde Türkiye'de ön lisans, lisans veya lisansüstü program açanlar ya da bu programları yürütenler <strong>iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezası</strong> ile cezalandırılacak.</p>

<p style="text-align:justify">Mevzuata aykırı şekilde Türkiye'de yükseköğretim kurumu açan veya işletenler hakkında da aynı yaptırım uygulanacak.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kurum ve faaliyetlerin tanıtımını yapanlar ise <strong>bir yıldan üç yıla kadar hapis ve elli günden beş yüz güne kadar adli para cezası</strong> ile karşı karşıya kalacak.</p>

<p style="text-align:justify">Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifikayı sahte olarak düzenleyen veya düzenletenler hakkında ise Türk Ceza Kanununun sahtecilik hükümleri uygulanacak.</p>

<h2 style="text-align:justify">Vakıf üniversitelerine yönelik yaptırımlar yeniden düzenlendi</h2>

<p style="text-align:justify">Kanunun önemli bölümlerinden biri de vakıf yükseköğretim kurumlarının denetimi ve mevzuata aykırı faaliyetlerine uygulanacak yaptırımlar oldu.</p>

<p style="text-align:justify">2547 sayılı Kanunun Ek 11 inci maddesi yeniden düzenlenerek vakıf yükseköğretim kurumları bakımından uygulanabilecek önlem ve yaptırımlar kademeli şekilde belirlendi.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Faaliyet izninin kaldırılması</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">şeklinde beş aşamalı bir yaptırım sistemi oluşturuldu.</p>

<p style="text-align:justify">Örneğin mevzuata aykırı atama ve yükseltmeler, disiplin işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmemesi, araştırma-geliştirme bütçesinin belirlenen oranın altında kalması, reklam ve tanıtım giderlerinin belirlenen sınırı aşması, öğrenci ücretlerinin mevzuata aykırı belirlenmesi ve bazı mali yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmemesi uyarma veya düzeltme isteme yaptırımına konu olabilecek.</p>

<p style="text-align:justify">Daha ağır ihlallerde ise yeni akademik birim veya program açma taleplerinin askıya alınması ya da öğrenci kontenjanlarının azaltılması veya öğrenci alımının durdurulması söz konusu olacak.</p>

<h2 style="text-align:justify">Faaliyet izni geçici olarak durdurulabilecek</h2>

<p style="text-align:justify">Düzenlemede daha ağır ihlaller için vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izninin geçici olarak durdurulması da öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması, toplamda <strong>üç yılı geçmemek üzere birer yıllık sürelerle</strong> uygulanabilecek.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durumda yükseköğretim kurumunun yönetimi garantöre veya Yükseköğretim Kurulu tarafından kapasitesi dikkate alınarak belirlenecek aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecek.</p>

<p style="text-align:justify">Kasıtlı fiil ve işlemleriyle faaliyet izninin geçici olarak durdurulmasına sebep olan kişilere vakıf yükseköğretim kurumu organlarında görev verilmeyecek.</p>

<h2 style="text-align:justify">Faaliyet izninin kaldırılması da düzenlendi</h2>

<p style="text-align:justify">Belirli koşulların gerçekleşmesi halinde vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izninin kaldırılması da mümkün olacak.</p>

<p style="text-align:justify">Faaliyet izninin kaldırılması, vakıf yükseköğretim kurumunun kuruluş kanununun yürürlükten kaldırılması şeklinde düzenlendi.</p>

<p style="text-align:justify">Faaliyet izninin geçici olarak durdurulmasının kesintisiz üç yıl devam etmesi ve üçüncü yıl sonunda yaptırımı gerektiren durumların ortadan kalkmaması bu kapsamda yer alan hallerden biri olarak belirlendi.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca kurumun eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürebileceği yeterli taşınmazının bulunmaması veya mevcut malvarlığıyla eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyeceğinin tespit edilmesi de faaliyet izninin kaldırılmasına neden olabilecek.</p>

<h2 style="text-align:justify">Öğretim üyelerine ilişkin önemli değişiklikler</h2>

<p style="text-align:justify">Kanunla öğretim üyelerinin çalışma süreleri ve ek ödemelerine ilişkin de değişiklikler yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">2547 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinde yapılan değişiklikle belirli şartlar kapsamında sözleşmeli olarak çalıştırılacak öğretim üyelerinin sözleşme süreleri <strong>birer yıldan ikişer yıla</strong> çıkarıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca Yükseköğretim Kuruluna, sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırma ve uygulamanın hizmet gerekleri ile akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapma yetkisi verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Kanunla ayrıca 67 yaşını dolduran ve tıpta veya diş hekimliğinde uzman olup devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış belirli öğretim üyelerinin, ihtiyaç duyan yükseköğretim kurumlarında sözleşmeli olarak çalıştırılabilmesine yönelik geçici düzenleme getirildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Sağlık alanındaki öğretim üyelerine ek ödeme oranlarında değişiklik</h2>

<p style="text-align:justify">2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde yapılan değişikliklerle, tıpta uzmanlık mevzuatına göre <strong>yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve uzman tabipler</strong> bakımından döner sermaye ek ödeme oranlarında artış sağlayan yeni oranlar belirlendi.</p>

<p style="text-align:justify">Yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri için bazı ek ödeme oranları yüzde <strong>1.150</strong>, yüzde <strong>2.300</strong> gibi seviyelere çıkarılırken, yan dal uzmanlığı bulunan uzman tabipler için de yüzde <strong>950</strong> oranı öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca yükseköğretim kurumlarının ortak uygulama ve araştırma merkezlerinde yürütülen Ar-Ge projelerinden elde edilen gelirlerin dağıtımına ve birlikte kullanılan sağlık tesislerinin gelirlerinden bilimsel araştırma projelerine kaynak aktarılmasına ilişkin yeni hükümler getirildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Azami öğrenim süresini dolduran son sınıf öğrencilerine yeni haklar</h2>

<p style="text-align:justify">2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinde yapılan değişiklikle azami öğrenim süresi sonunda mezun olabilmek için son sınıfta bulunan öğrencilere yönelik ek sınav ve eğitim imkânları yeniden düzenlendi.</p>

<p style="text-align:justify">İntörn eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik ve uygulamalı bütün dersler için <strong>iki ek sınav/tekrar hakkı</strong> verilecek.</p>

<p style="text-align:justify">Teorik ve uygulamalı derslerden başarılı olduğu halde uygulamalı veya intörn eğitimine başlamamış, eğitimini tamamlamamış ya da bu eğitimlerde başarısız olmuş öğrencilere de söz konusu eğitimlerini tamamlama imkânı tanınacak.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.</p>

<h2 style="text-align:justify">Üniversitelerin yurt dışında yerleşke açmasının önü açıldı</h2>

<p style="text-align:justify">Kanunla devlet yükseköğretim kurumlarının yurt dışındaki faaliyetlerine ilişkin düzenleme de yenilendi.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, <strong>Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yurt dışındaki birimlerde akademik ve idari personelin görevlendirilmesine ilişkin esaslar da yeniden düzenlendi.</p>

<h2 style="text-align:justify">İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi</h2>

<p style="text-align:justify">Kanunla Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesinin adı <strong>İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi</strong> olarak değiştirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Üniversitenin bazı akademik birimleri yeniden yapılandırılırken yeni fakülteler ve birimler oluşturuldu.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca bazı fakülte, yüksekokul ve enstitüler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlandı ve bu birimlerde öğrenim gören öğrencilerin yeni üniversiteye aktarılmasına ilişkin geçiş hükümleri düzenlendi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Yürürlük</h2>

<p style="text-align:justify">7592 sayılı Kanunun <strong>24 üncü maddesi uyarınca Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Böylece yükseköğretim alanında öğrenci haklarından akademik personelin çalışma koşullarına, vakıf üniversitelerinin denetiminden akademik sahteciliğe ve yurt dışındaki yükseköğretim faaliyetlerine kadar geniş bir alanda yeni hükümler uygulanmaya başladı.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td colspan="3" width="586">
   <p style="text-align:justify"><strong>KANUN</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td colspan="3" width="586">
   <p style="text-align:justify">YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN</p>

   <table class="table table-bordered table-sm">
    <tbody>
     <tr>
      <td valign="top" width="285">
      <p style="text-align:justify"><strong><u>Kanun No. 7592</u></strong></p>
      </td>
      <td valign="top" width="285">
      <p style="text-align:justify"><strong><u>Kabul Tarihi: 30/7/2026</u></strong></p>
      </td>
     </tr>
    </tbody>
   </table>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 1-</strong> 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının üçüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Üyelerin Kurulda geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılır ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınır.”</p>

   <p style="text-align:justify">“Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınır.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 2-</strong> 2547 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Geçici 55 inci maddenin ikinci fıkrası hükmü saklı kalmak kaydıyla,” ibaresi “Öğretim üyelerinden,” şeklinde, “yükseköğretim kurumunun teklifi” ibaresi “yükseköğretim kurumunun görüşü” şeklinde, “Yükseköğretim Kurulunun onayı” ibaresi “Yükseköğretim Kurulunun kararı” şeklinde, “birer yıllık sürelerle” ibaresi “ikişer yıllık sürelerle” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiş, fıkranın mevcut ikinci cümlesinde yer alan “Bunlarla,” ibaresi “Bu fıkraya göre çalıştırılacaklarla,” şeklinde değiştirilmiş ve cümleye “belirlenmiş olan ek ödemenin” ibaresinden sonra gelmek üzere aşağıdaki parantez içi hüküm ve cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkilidir.”</p>

   <p style="text-align:justify">“(58 inci maddenin (c) fıkrasından yararlananların ücretlerinde anılan ek 9 uncu madde uyarınca yapılan ek ödeme dikkate alınmaz)”</p>

   <p style="text-align:justify">“Bunlar ayrıca, en son bulundukları kadro esas alınarak; 58 inci maddeye göre ek ödeme ile 2914 sayılı Kanunun 11 inci maddesine göre ek ders ücreti, 14 üncü maddesine göre geliştirme ödeneği ve ek 4 üncü maddesine göre de akademik teşvik ödeneğinden yararlanabilir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 3-</strong> 2547 sayılı Kanunun 39 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesine “Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda” ibaresi eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 4-</strong> 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (c) fıkrasının üçüncü paragrafının birinci, sekizinci ve dokuzuncu cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve paragrafa aşağıdaki cümle eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Ancak azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörn eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik/uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav/tekrar hakkı verilir.”</p>

   <p style="text-align:justify">“Bu öğrencilerden teorik/uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime/ intörn eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı/intörn eğitimlerini tamamlama imkânı tanınır. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmez.”</p>

   <p style="text-align:justify">“Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkilidir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 5-</strong> 2547 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin (b) fıkrasının (5) numaralı bendinin (b) alt bendine “kullanmak” ibaresinden sonra gelmek üzere “, bu kapsamdaki yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapmak veya bunlara aracılık etmek” ibaresi eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 6- </strong>2547 sayılı Kanunun 53/A maddesinin başlığı ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı:”</p>

   <p style="text-align:justify">“Disiplin soruşturmasında ifade ve savunmaya ilişkin esaslar şunlardır:</p>

   <p style="text-align:justify">a) Soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek yedi günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilir. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunur.</p>

   <p style="text-align:justify">b) Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile yedi günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilir. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği bildirilir.</p>

   <p style="text-align:justify">c) Savunmaya davet yazısında soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği bildirilir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 7-</strong> 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinin (c) fıkrasının (1) numaralı bendine “yüzde 650’sini;” ibaresinden sonra gelmek üzere “tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlıkları bulunan öğretim üyelerine yüzde 1150’sini, yan dal uzmanlık eğitimi yapan araştırma görevlilerine yüzde 750’sini;” ibaresi, (2) numaralı bendine “yüzde 750’sini,” ibaresinden sonra gelmek üzere “tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlıkları bulunan uzman tabipler için yüzde 950’sini,” ibaresi, (h) fıkrasının birinci cümlesine “üniversitede” ibaresinden sonra gelmek üzere “bizzat” ibaresi, üçüncü cümlesine “tespit edilecek oranı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “bizzat” ibaresi, “ek ödeme matrahının yüzde 950’sini” ibaresinden sonra gelmek üzere “, tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlıkları bulunan öğretim üyelerine yüzde 1150’sini” ibaresi, dördüncü cümlesine “sağlık hizmetlerini veren öğretim üyeleri için de yüzde 950” ibaresinden sonra gelmek üzere “, tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlıkları bulunan öğretim üyelerine yüzde 1150” ibaresi ve beşinci cümlesine “yüzde 1900’ünü” ibaresinden sonra gelmek üzere “, tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlıkları bulunan öğretim üyeleri için yüzde 2300’ünü” ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“1) Ek 43 üncü madde gereğince Ar-Ge faaliyetleri için bir koordinatör yükseköğretim kurumunun bünyesinde birden fazla yükseköğretim kurumunun iş birliği ile kurulan ortak uygulama ve araştırma merkezinde yürütülen projeler sonucunda elde edilen gelirler, koordinatör üniversitenin döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır. Bu kapsamda elde edilen gelirin en fazla yüzde 50’si, gelire katkıları oranında ilgili öğretim elemanlarına ödenir. Kalan tutar, (b) fıkrasında belirtilen işler için kullanılır. Bu maddenin (c) ve (d) fıkrası kapsamına giren öğretim elemanlarına ortak uygulama ve araştırma merkezindeki görevleri süresince kadrolarının bulunduğu yükseköğretim kurumlarından ilgili mevzuatı kapsamında döner sermaye ek ödemesi yapılmaya devam edilir. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilir. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilir. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri yeni koordinatör üniversiteye devredilir.</p>

   <p style="text-align:justify">m) 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 9 uncu maddesi kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5 oranı dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla yılı merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilir. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması hâlinde ise yüzde 2,5 oranı; üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanır. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 8-</strong> 2547 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, maddeye ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş, maddenin mevcut üçüncü fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmış, mevcut dördüncü fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “resmî tasfiye” ibaresi “terekenin resmî tasfiyesine ilişkin” şeklinde değiştirilmiş ve “tasfiye edilir” ibaresinden sonra gelmek üzere “, tüzel kişiliği ise tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye süresince devam eder” ibaresi eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Vakıf yükseköğretim kurumlarının mevzuata aykırı fiil ve işlemlerinin ağırlık derecesine göre; uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması önlem ve yaptırımları uygulanır. Yükseköğretim Kurulu teklif edilen bu önlem ve yaptırımları vakıf yükseköğretim kurumlarının vermiş olduğu cevabı ve ilgili denetim döneminde; söz konusu önlem ve yaptırımı gerektiren eksiklikleri veya aykırılıkları gidermeye elverişli/uygun nitelikteki somut çalışmalarını dikkate alarak alt önlem ve yaptırımlara indirebilir. Bu maddede sayılan önlem ve yaptırım uygulanmasını gerektiren fiillere, nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer fiillerin işlenmesi halinde de aynı türden önlem ve yaptırım uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">Uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme: Vakıf yükseköğretim kurumuna, fiil ve işlemlerinde daha dikkatli olmasının ve tespit edilen eksikliklerin ve aykırılıkların, istenen bilgi ve belgelerin niteliğine bağlı olarak on beş günden az olmamak üzere verilen süre içerisinde fiilin durumuna göre tamamlanması veya düzeltilmesinin yazılı şekilde bildirilmesidir. Uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme önlemini gerektiren işlem ve fiiller şunlardır:</p>

   <p style="text-align:justify">a) Yükseköğretim Kurulu tarafından istenen bilgi ve belgelerin haklı bir sebep olmaksızın belirlenen süre içerisinde verilmemesi,</p>

   <p style="text-align:justify">b) Denetleme raporlarında yer alan ve düzeltilmesi için vakıf yükseköğretim kurumuna bildirilen hususların belirlenen süre içerisinde yerine getirilmemesi,</p>

   <p style="text-align:justify">c) Vakıf yükseköğretim kurumlarının mütevelli heyetinin mevzuata uygun olarak oluşturulmaması ve/veya değişikliklerin bir ay içinde bildirilmemesi,</p>

   <p style="text-align:justify">ç) Vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerinin mevzuata aykırı olarak atanması,</p>

   <p style="text-align:justify">d) Akademik ve idari birim yöneticiliklerinin bir yıldan uzun süre veya yaygın olarak vekâleten yürütülmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">e) Vakıf yükseköğretim kurumları bünyesindeki kurulların mevzuata uygun olarak oluşturulmaması veya çalıştırılmaması,</p>

   <p style="text-align:justify">f) Vakıf yükseköğretim kurumunun işlem ve faaliyetine ilişkin kayıtlarının usulüne uygun tutulmaması,</p>

   <p style="text-align:justify">g) Öğretim elemanı atama ve yükseltme işlemlerinin mevzuata uygun olarak yapılmaması,</p>

   <p style="text-align:justify">ğ) Öğretim elemanlarına, uzmanlık alanı dışında veya haftalık teorik ve uygulamalı derslerde tez danışmanlığı ve uzmanlık alan ders yükü hariç toplam otuz saatin üzerinde ders yükü verilmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">h) Öğretim üyelerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen tez danışmanlığı sınırının üzerinde ve/veya uzmanlık alanı dışında danışmanlık verilmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">ı) Akademik ve idari personel ile öğrencilere ilişkin disiplin işlemlerinin mevzuata uygun yürütülmemesi,</p>

   <p style="text-align:justify">i) Öğrenciler için gerekli açık ve kapalı alanların; uygulama, araştırma, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü mekanların yeterlilik, lisanslama ya da ruhsatlandırma işlemleri gibi konularda Yükseköğretim Kurulu ile diğer kurum ve kuruluşların belirlediği standartlara uygun olmaması,</p>

   <p style="text-align:justify">j) Bu Kanunun 47 nci maddesinde düzenlenen öğrencilerin barınma, beslenme, çalışma, dinlenme ve boş zamanlarının değerlendirilmesine yönelik hizmetler ile engelli öğrencilere yönelik hizmetlerin yetersiz olması,</p>

   <p style="text-align:justify">k) Araştırma ve geliştirme bütçesinin Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen asgari orandan düşük olması veya harcamaların Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen harcama kalemlerine aykırı olması,</p>

   <p style="text-align:justify">l) Reklam ve tanıtım giderlerinin Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen azami orandan yüksek olması,</p>

   <p style="text-align:justify">m) Vakıf yükseköğretim kurumu yönetici ve temsilcilerinin vakıf yükseköğretim kurumundan doğrudan veya dolaylı olarak mevzuata aykırı menfaat sağlaması veya vakıf yükseköğretim kurumuna ait her türlü varlık, hak ve yetkileri amacı dışında ya da özel işlerinde kullanması,</p>

   <p style="text-align:justify">n) Kurucu vakfın ve/veya vakıfların yönetim organındaki her türlü değişikliğin bir ay içinde bildirilmemesi,</p>

   <p style="text-align:justify">o) Vergi dairelerine olan borçlar ile sosyal güvenlik prim borçlarının zamanında ödenmemesi,</p>

   <p style="text-align:justify">ö) Vakıf yükseköğretim kurumunun kuruluş taahhütlerinin yerine getirilmemesi,</p>

   <p style="text-align:justify">p) Öğrenci ücret artış oranının bu Kanunun ek 9 uncu maddesine aykırı şekilde belirlenmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">r) Her bir programda ücretsiz okutulması gereken öğrenci sayısının, bu Kanunun ek 9 uncu maddesinde belirlenen oranın altında kalması,</p>

   <p style="text-align:justify">s) Öğrenci kabul ve kayıt işlemlerinde, bulunması ve teyidi zorunlu olan belgelerin süresinde ve eksiksiz olarak tamamlatılmaması.”</p>

   <p style="text-align:justify">“Yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması: Vakıf yükseköğretim kurumunun akademik birim ve/veya program açılması ya da daha önce açılmasına izin verilmiş ve ilk defa öğrenci alınacak programlara ilişkin taleplerinin bir yıl süre ile askıya alınmasıdır. Yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması yaptırımını gerektiren fiil ve işlemler şunlardır:</p>

   <p style="text-align:justify">a) Uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme önlemine konu olan hususların belirlenen süre içerisinde düzeltilmemesi,</p>

   <p style="text-align:justify">b) Vakıf yükseköğretim kurumu tarafından çıkarılan mevzuatın, bu Kanun ve ilgili ikincil mevzuat hükümlerine aykırı hükümler içermesi,</p>

   <p style="text-align:justify">c) Vakıf yükseköğretim kurumunun kuruluş taahhütlerinde yer alan mal varlığı unsurlarının Yükseköğretim Kurulundan izin alınmaksızın değiştirilmesi veya elden çıkarılması,</p>

   <p style="text-align:justify">ç) Denetim faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması,</p>

   <p style="text-align:justify">d) Alım, satım ve ihalelerde vakıf yükseköğretim kurumunu zarara uğratıcı nitelikte usulsüzlük yapılması,</p>

   <p style="text-align:justify">e) Vakıf yükseköğretim kurumunun mali tablolarında gelir-gider ve mallarının eksik gösterilmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">f) Vakıf yükseköğretim kurumunun eğitim ve öğretim, yayın, danışmanlık, ticari ve diğer faaliyetleri ile bağışlardan elde ettiği diğer gelirler de dahil olmak üzere gelirlerini, yükseköğretim kurumunun akademik faaliyetleri ile yatırım ve cari giderlerini finanse etmekte kullanmadığının tespit edilmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">g) Vakıf yükseköğretim kurumu kurucu vakfı veya vakıfları tarafından kuruluşta taahhüt edilen harcamaların yükseköğretim kurumu gelirlerinden karşılanması,</p>

   <p style="text-align:justify">ğ) Vakıf yükseköğretim kurumu mütevelli heyetine üye seçilmesi, yenilenmesi ve üyeliklerinin sona erdirilmesinde hileli işlemlerin yapılması, mütevelli heyet üyelerinin toplantılara katılımlarının engellenmesi ve bu Kanunun ek 5 inci maddesinde zikredilen mütevelli heyet üyesi olma niteliklerini kaybettiği tespit edilen vakıf yükseköğretim kurumu organı üyelerinin görevlerine, bu durumun öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde son verilmemesi,</p>

   <p style="text-align:justify">h) Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin Yükseköğretim Kurulunun izin verdiği, yer ve alanlar dışında yapılması.</p>

   <p style="text-align:justify">Öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması: Vakıf yükseköğretim kurumunun önlisans, lisans veya lisansüstü programlarındaki mevcut öğrenci kontenjanının bir yıl süre ile azaltılması veya bu programlara öğrenci alımının tamamen durdurulmasıdır. Öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması yaptırımını gerektiren fiil ve işlemler şunlardır:</p>

   <p style="text-align:justify">a) Vakıf yükseköğretim kurumunca yeni akademik birim kurma ve/veya program açma taleplerinin askıya alınması yaptırımına konu olan hususlarda belirlenen süre içerisinde gerekli düzeltmelerin yapılmaması,</p>

   <p style="text-align:justify">b) Öğrenci kayıt kabulü, sınavlar, yurt içi ve yurt dışı yatay geçiş, mezuniyet işlemlerinde veya bunlarla ilgili belgelerde usulsüzlük yapıldığının tespit edilmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">c) Yükseköğretim Kurulundan gerekli izinler alınmadan eğitim programlarının açılması veya çift diploma programları düzenlenmesi ve bu programlara öğrenci kabul edilmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">ç) Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen kontenjanların üzerinde öğrenci kaydedilmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">d) Eğitim ve öğretime başlanması ve sürdürülmesi için Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen öğretim elemanı sayılarının sağlanmadığının tespit edilmesi veya bu sayıların sağlanmış gösterilmesine yönelik yanıltıcı beyanda bulunulması,</p>

   <p style="text-align:justify">e) Bir diploma programı için gerekli asgari öğretim elemanı dışında ilgili programda eğitim ve öğretim faaliyetlerine katkısı bulunmayan kişilerin; söz konusu programın akademik kadrosunda gösterilmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">f) Eğitim ve öğretimin bu Kanunun 44 üncü maddesi kapsamında Yükseköğretim Kurulunca belirlenmiş kredi yükü, programlara göre uygulamalı eğitim esasları başta olmak üzere her bir diploma programının gerektirdiği bilgi, beceri ve yetkinliklere uygun olarak yürütülmemesi.</p>

   <p style="text-align:justify">Öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması yaptırımı, öncelikle ihlalin gerçekleştiği programda, mümkün olmaması durumunda ise kontenjan ve öğrenim ücreti miktarı bakımından emsal olacak diğer bir programda mevcut öğrenci kontenjanının yüzde kırkını geçmemek üzere bir yıl süre ile uygulanır. Aynı ihlalin bir sonraki denetim döneminde tespit edilmesi halinde bu programlara öğrenci alımı bir yıl süre ile tamamen durdurulur.</p>

   <p style="text-align:justify">Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması: Vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izninin toplamda üç yılı geçmemek üzere birer yıl süreyle geçici olarak durdurulması ve yönetiminin garantöre ya da Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek bir devlet üniversitesine devredilmesidir. Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımını gerektiren fiil ve işlemler şunlardır:</p>

   <p style="text-align:justify">a) Öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması yaptırımını gerektiren aynı fiile veya işleme en fazla yedi yıl içerisindeki dört genel denetim döneminde Yükseköğretim Kurulunca yaptırım uygulandığının tespit edilmiş olması,</p>

   <p style="text-align:justify">b) Vakıf yükseköğretim kurumlarının eğitim ve öğretim ile idari, mali ve ekonomik faaliyetlerinin gözetim ve denetimine ilişkin inceleme ve soruşturma faaliyetlerine kasten engel olunması,</p>

   <p style="text-align:justify">c) Üniversitenin mali yönetim ve kontrol sisteminin kasıtlı olarak zaafa uğratılması,</p>

   <p style="text-align:justify">ç) Tutulması gereken defter ve muhasebe kayıtlarının tahrif veya yok edilmesi ya da gizlenmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">d) Vakıf yükseköğretim kurumunun muaccel ve kısa vadeli borçlarını, toplam yıllık eğitim ve öğretim gelirleriyle veya eğitim alanı hariç mevcut mal varlığıyla ödeme imkânının bulunmadığının Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararıyla tespit edilmesi halinde; vakıf yükseköğretim kurumunun kurucu vakfının, Yükseköğretim Kurulunun altı ayı geçmemek üzere vereceği süre içinde vakıf yükseköğretim kurumunu acz halinden kurtaracak varlığı karşılayamaması veya kesin teminat mektubunu ibraz edememesi.</p>

   <p style="text-align:justify">Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması durumunda yükseköğretim kurumunun yönetimi, garantöre ya da Yükseköğretim Kurulu tarafından kapasitesi dikkate alınarak belirlenecek aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilir. Kasıtlı fiil ve işlemleriyle faaliyet izninin geçici olarak durdurulmasına sebep olanlara, vakıf yükseköğretim kurumu organlarında görev verilmez.</p>

   <p style="text-align:justify">Faaliyet izninin kaldırılması: Vakıf yükseköğretim kurumunun kuruluş kanununun yürürlükten kaldırılmasıdır. Faaliyet izninin kaldırılması yaptırımını gerektiren fiil ve işlemler şunlardır:</p>

   <p style="text-align:justify">a) Vakıf yükseköğretim kurumunun, kuruluş tarihinden itibaren üç yıl içinde eğitim ve öğretime başlamaması veya bu süre içinde kurucu vakfın kuruluş taahhüdü olarak devir, temlik ya da taahhüt ettiği mal varlığı unsurlarının vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyetini sürdürmeye imkân vermeyecek ölçüde kaybedildiğinin Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilmesi ve durumun nihai süre içinde aynen yahut nakden eski haline getirilmemesi,</p>

   <p style="text-align:justify">b) Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması süresinin kesintisiz olarak üç yıl devam etmesi ve üçüncü yılın sonunda yapılan denetimde yaptırımı gerektiren durumların ortadan kalkmadığının Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilmesi,</p>

   <p style="text-align:justify">c) Faaliyet izninin geçici olarak durdurulması yaptırımının Yükseköğretim Kurulu tarafından kaldırılmasından sonra kurucu vakfa devredilen vakıf yükseköğretim kurumunun mütevelli heyetinin devirden itibaren altı ay içerisinde oluşturulamaması,</p>

   <p style="text-align:justify">ç) Kurucu vakfa veya üçüncü şahıslara doğrudan ya da dolaylı olarak kaynak aktarımı olarak kabul edilen tutarın, altı ayı geçmemek üzere verilen süre içerisinde vakıf yükseköğretim kurumuna iade edilmemesi,</p>

   <p style="text-align:justify">d) Faaliyet izni geçici olarak durdurulan vakıf yükseköğretim kurumunun, eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürebileceği yeterli taşınmazı bulunmadığının veya mevcut malvarlığıyla eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdüremeyeceğinin Yükseköğretim Kurulu tarafından tespit edilmesi.</p>

   <p style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle, kurucu vakfa veya üçüncü şahıslara doğrudan ya da dolaylı kaynak aktarımı olarak kabul edilecek haller, nesnel ve ölçülebilir kriterlere göre belirlenir. Yükseköğretim Kurulu, kaynak aktarımının niteliği ve miktarına göre bu madde kapsamındaki yaptırımları uygular ve önlemleri alır.”</p>

   <p style="text-align:justify">“Yapılan denetimler sonucunda faaliyet izninin kaldırılması gerektiği tespit edilen vakıf yükseköğretim kurumunun kuruluş kanununun yürürlükten kaldırılmasının sağlanması için Yükseköğretim Kurulu tarafından derhal Cumhurbaşkanlığına ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bildirim yapılır.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 9-</strong> 2547 sayılı Kanunun ek 32 nci maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Yükseköğretim kurumları yönetim kurulları, masrafları ofis sermayesinden karşılanmak şartıyla 22/12/2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamındaki hizmet buluşlarının hak sahipliğinin ofise devrine karar verebilir. Bu durumda yükseköğretim kurumunun ilgili mevzuattan doğan hak ve yükümlülükleri ofise ait olur. Ofis, kendi adına tescil edilen haklardan elde edilen gelirin üçte birini söz konusu hakları devreden yükseköğretim kurumu döner sermayesine, üçte birinden az olmayacak tutarı ise buluşu yapana ödemekle yükümlü olup kalan tutar ofise aittir. Döner sermayeye aktarılan bu tutarlardan Hazine payı hariç herhangi bir kesinti yapılmaz ve bu tutarlar 58 inci maddenin (b) fıkrasında belirtilen giderler için kullanılır. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahipliği yükseköğretim kurumları bünyesinde olan buluş ve başvurular hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.</p>

   <p style="text-align:justify">Birden fazla yükseköğretim kurumu ortak bir ofis kurmak için başvurabilir. Bu durumda yerleşkesinde veya ortağı olduğu teknoloji geliştirme bölgesinde ofis kurulan yükseköğretim kurumu, başvuruda muhatap kurum olarak belirtilir. Ofis faaliyetlerine katkı sağlayacağı değerlendirilen diğer tüzel kişiler ofise sermaye koymak koşulu ile ortak olabilir.</p>

   <p style="text-align:justify">Ofis, öz sermayesini veya gelirlerini kullanarak üretilen bilgi ve yapılan buluşların ticarileşmesi için yatırım yapabilir veya kamu ve özel sektör şirketleri ile ortaklıklar kurabilir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 10-</strong> 2547 sayılı Kanunun ek 39 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“EK MADDE 39- Türkiye’deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilir.</p>

   <p style="text-align:justify">Bu madde uyarınca kurulan yurt dışı birimlerinin ihtiyacı olan akademik ve idari personel, kendi üniversitesinden veya Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle veya mahallinden sözleşmeli ya da saat başı ücret karşılığında 2809 sayılı Kanunun ek 158 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükümleri uygulanarak çalıştırılabilir. Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarından görevlendirme suretiyle çalıştırılacak olanlar dışındaki personelin nitelikleri, ücretleri, seçim esas ve usulleri, görev yerleri ve süreleri, azami sözleşme süresi, izinleri, yurt dışındaki görevlerinin sona erdirilmesi ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.</p>

   <p style="text-align:justify">Üniversitenin yurt dışındaki faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin tutulacağı hesaba, yapılacak harcamalara, üniversite bütçesinden aktarılacak kaynağa, hesabın muhasebeleştirilmesi ve denetimine ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü alınarak ilgili üniversite tarafından belirlenir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 11-</strong> 2547 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“EK MADDE 47- Anket uygulaması, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar hariç olmak üzere, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılır, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınır.</p>

   <p style="text-align:justify">Birinci fıkra kapsamındaki yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilir. Fiilin, meslek edinen kişilerce işlenmesi halinde verilecek adli para cezası on bin günden az yirmi bin günden fazla olamaz. Bu yayın ve çalışmaları kullanmak suretiyle diploma derecesi veya akademik ünvan alan kişilere beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilir.</p>

   <p style="text-align:justify">Bu suçtan dolayı tüzel kişiler hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 60 ıncı maddesi hükümleri uygulanır.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 12-</strong> 2547 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“EK MADDE 48- Yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek mevzuata aykırı bir şekilde Türkiye’de önlisans, lisans ya da lisansüstü program açanlar veya bu programları yürütenler iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.</p>

   <p style="text-align:justify">Mevzuata aykırı olarak Türkiye’de yükseköğretim kurumu açanlar veya işletenler iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.</p>

   <p style="text-align:justify">Yukarıdaki fıkralarda yasaklanan kurum ve fiillerin tanıtımını yapanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve elli günden beş yüz güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.</p>

   <p style="text-align:justify">Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen ve düzenletenler 5237 sayılı Kanunun 204 üncü maddesine göre cezalandırılır.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 13-</strong> 2547 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“Ancak iki yıllık süreye ilave olarak bu madde kapsamında mülkiyeti veya süresi otuz yıldan az olmamak üzere irtifak hakkına sahip olduğu uygun taşınmaz üzerinde yapacağı hastane inşaatına imar iptali veya yargı süreci gibi zorunlu sebeplerle henüz başlayamayan ya da başladığı inşaatı henüz bitiremeyenler ile bu madde kapsamındaki uygun hastanenin mülkiyetinin veya süresi otuz yıldan az olmamak üzere irtifak hakkı, işletme hakkı ve ruhsatının devralınması süreçlerine başlamış ancak devir süreçlerini tamamlayamamış olanlara bu süreçleri tamamlamaları için otuz ay ek süre verilir.”</p>

   <p style="text-align:justify">“Bu sürelerin sonunda gerekli şartları sağlamayan tıp fakültelerinin öğrencileri hakkında, bu Kanunun ek 11 inci maddesi hükümleri uygulanır.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 14-</strong> 2547 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“GEÇİCİ MADDE 85- Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dâhil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden; kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dâhil, terör suçu ile kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83), işkence suçundan (madde 94 ve 95), eziyet suçundan (madde 96), cinsel saldırı (madde 102), çocukların cinsel istismarı (madde 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188) mahkum olanlar ile sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ile kayıt sırasında sahte belge verenler ile 5846 sayılı Kanunun 71 inci maddesinde yazılı suçlar ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yapma hakkı elde ettikleri halde kayıt yaptırmayanlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla bu Kanunun 44 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilirler.</p>

   <p style="text-align:justify">Birinci fıkra kapsamında yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri 7179 sayılı Kanunun 20 nci maddesindeki usul ve esaslara göre yapılır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar terhislerini takip eden iki ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde bu maddede belirtilen haklardan yararlandırılır.</p>

   <p style="text-align:justify">Bu maddede yer alan hükümlerden yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna kayıt yaptıranlardan ÖSYS/YKS puanı giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına sahip olanlar, bu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilirler. Bu kapsamda farklı bir diploma programından yatay geçişle kabul edilecek öğrenci sayıları, ilgili programa kayıtlı öğrenci sayısı ve üniversitenin fiziki koşulları dikkate alınmak suretiyle belirlenir. Buna ilişkin usul ve esaslar yükseköğretim kurumları senatolarınca belirlenir.</p>

   <p style="text-align:justify">Bu madde hükümlerinden yararlanıp bir yükseköğretim kurumunda öğrenci statüsü kazananlar başvurmaları halinde Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki açık öğretim önlisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilirler. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkilidir.</p>

   <p style="text-align:justify">Anayasanın 132 nci maddesi uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan, Polis Akademisi ile buna bağlı eğitim öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı eğitim öğretim kurumları, Millî Savunma Üniversitesine bağlı Harp Okulları, Astsubay Meslek Yüksekokulları ve enstitüler ile Millî Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekte iken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrenciler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 15-</strong> 2547 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“GEÇİCİ MADDE 86- Bu Kanunun 60 ıncı maddesinin (b) fıkrasında belirtilen şartları sağlayan ve 67 yaşını dolduran tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olup devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış öğretim üyeleri bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl içinde, ihtiyacı olan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde, bu Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen usul ve esaslar kapsamında sözleşmeli olarak çalıştırılabilirler.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 16-</strong> 28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununun ek 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi yürürlükten kaldırılmış ve fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“ç) Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine bağlı iken bağlantısı değiştirilerek Rektörlüğe bağlanan İslami İlimler Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi ile Rektörlüğe bağlı İlahiyat Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinin birleştirilmesiyle oluşturulan İlahiyat Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi ile Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine bağlı iken bağlantıları değiştirilerek Rektörlüğe bağlanan Turizm Fakültesi ile İletişim Fakültesinden;</p>

   <p style="text-align:justify">d) Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine bağlı Elbistan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ile Elbistan Meslek Yüksekokulunun adı ve bağlantısı değiştirilerek ve birleştirilerek oluşturulan ve Rektörlüğe bağlanan Elbistan Meslek Yüksekokulu ile Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine bağlı iken bağlantısı değiştirilerek Rektörlüğe bağlanan Türkoğlu Meslek Yüksekokulu ile Rektörlüğe bağlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu ile Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun birleştirilmesiyle oluşturulan Onikişubat Meslek Yüksekokulundan;</p>

   <p style="text-align:justify">e) Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan Lisansüstü Eğitim Enstitüsünden;”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 17-</strong> 2809 sayılı Kanunun ek 177 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ve toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50’si tezli yüksek lisans ve doktora programlarındaki” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 18-</strong> 2809 sayılı Kanunun ek 190 ıncı maddesinin başlığında ve birinci fıkrasında yer alan “Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi” ibareleri “İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi” şeklinde, ikinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (b) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">“a) Rektörlüğe bağlı Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi ile Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi, Fen Fakültesi, TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi) Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Elbistan İşletme Fakültesi ile Yabancı Diller Yüksekokulundan,”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 19-</strong> 2809 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“EK MADDE 209- Mevzuatta Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine yapılmış olan atıflar İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine yapılmış sayılır.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 20-</strong> 2809 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde ve bu maddeye bağlı ekli (2) sayılı liste eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“EK MADDE 210- Ekli (2) sayılı listede yer alan öğretim elemanı kadroları ihdas edilmiştir.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 21-</strong> 2809 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify">“GEÇİCİ MADDE 54- Bu maddeyi ihdas eden Kanunla İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlı iken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan yükseköğretim birimlerinin ilgili yılı bütçe ödenekleri, bütçedeki ödeneklerin tahakkuka bağlanma yetkisi, laboratuvar donanımı başka bir işleme gerek kalmaksızın Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine devredilmiş sayılır.</p>

   <p style="text-align:justify">Bağlantısı değiştirilen birimlerde görev yapan personel, birimin bağlandığı üniversiteye atanmış sayılır ve bu personele ilişkin kadro ve pozisyonlar herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bağlandığı üniversiteye ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır.</p>

   <p style="text-align:justify">İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İslami İlimler Fakültesinde öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesine aktarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesine aktarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesine aktarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi İletişim Fakültesinde öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İletişim Fakültesine aktarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Turizm Fakültesinde öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Turizm Fakültesine aktarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Elbistan Mühendislik Fakültesi kapatılmış ve buradaki öğretim elemanları aynı Üniversitenin Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesine aktarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Elbistan Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Elbistan Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak kurulan Elbistan Meslek Yüksekokuluna aktarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokulunda öğrenim gören öğrenciler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Türkoğlu Meslek Yüksekokuluna aktarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsünde İslami İlimler, Sağlık Bilimleri, İnsan ve Toplum Bilimleri, İletişim ve Turizm anabilim dallarında öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitülerinde öğrenim gören lisansüstü öğrenciler Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonundan geçerli olmak üzere aktarılmıştır.</p>

   <p style="text-align:justify">İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesine bağlı iken adı değiştirilerek veya değiştirilmeyerek bu Kanunla Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimler 2025-2026 eğitim-öğretim yılı sonunda devredilir. Bu birimler için ilan edilmiş öğretim elemanı alımları Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından tamamlanır.</p>

   <p style="text-align:justify">Bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesine bağlı iken bağlantısı veya adı ve bağlantısı değiştirilerek Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlanan birimlerde kayıtlı bulunan öğrencilere verilecek mezuniyet belgeleri ile diplomalar, öğrencilerin istemesi hâlinde kayıt tarihlerinde bağlı bulunduğu üniversite adıyla aktarıldıkları üniversite tarafından verilir. Bu konuda çıkabilecek ihtilafları sonuçlandırmaya Yükseköğretim Kurulu yetkilidir.</p>

   <p style="text-align:justify">Bu maddeyi ihdas eden Kanunla İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesine bağlı iken adı değiştirilerek veya değiştirilmeyerek bağlantısı değiştirilen birimlerde uygulamayla ilgili olarak ortaya çıkabilecek sorunlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çözülür.”</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 22-</strong> 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasına “Hazine geri ödeme garantisi vermeye” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve hibe almaya” ibaresi eklenmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 23-</strong> 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (II) sayılı Cetvelin “A) Yükseköğretim Kurulu, Üniversiteler ve Yüksek Teknoloji Enstitüleri” bölümünün 128 inci sırasında yer alan “Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi” ibaresi “İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 24-</strong> Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

   <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 25-</strong> Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.</p>

   <p style="text-align:justify">8/8/2026</p>

   <p style="text-align:justify"></p>

   <p style="text-align:justify"><strong><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/08/20260809-2-1.pdf" rel="nofollow">Ekleri için tıklayınız</a></strong></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>AKADEMİK PERSONEL</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/yuksekogretimde-kapsamli-degisiklik</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/01/resmi-gazete-1.webp" type="image/jpeg" length="28229"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Danıştay: Disiplin Zamanaşımında Son Eylem Esas Alınmalı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-disiplin-zamanasiminda-son-eylem-esas-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-disiplin-zamanasiminda-son-eylem-esas-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, disiplin cezasına dayanak son eylemin üzerinden iki yıl geçtikten sonra verilen memurluktan çıkarma cezasını zamanaşımı nedeniyle hukuka aykırı buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay’dan Disiplin Cezasında Zamanaşımı Kararı: İki Yıl Geçtikten Sonra Memurluktan Çıkarma Cezası Verilemez</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı, 2020/642 Esas ve 2023/5910 Karar sayılı kararıyla, memur hakkında disiplin cezası verilmesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127. maddesinde öngörülen iki yıllık ceza verme zamanaşımının geçirilmesi halinde disiplin cezası tesis edilemeyeceğine hükmetti.</p>

<h2 style="text-align:justify">Olayın Geçmişi</h2>

<p style="text-align:justify">Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünde İş ve Meslek Danışmanı olarak görev yapan memur hakkında, engelli bir vatandaşın özel bir şirkette istihdam edilmesine aracılık ettiği ve daha sonra bu kişinin banka kartını alarak hesabına yatırılan bazı maaşlarını çektiği iddiasıyla disiplin soruşturması yürütüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Soruşturma kapsamında, memurun ilgili kişinin hesabından 06/10/2014 ve 07/05/2015 tarihlerinde yatırılan maaşları çektiği kanaatine varıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu eylemler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında, “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” olarak değerlendirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Bunun üzerine Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunca ilgili memur hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesine karar verildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">İdare Mahkemesi: Disiplin Cezası Zamanaşımına Uğradı</h2>

<p style="text-align:justify">Davacı, memurluktan çıkarma cezasının iptali istemiyle dava açtı.</p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi, davacının isnat edilen eylemleri gerçekleştirip gerçekleştirmediğinden bağımsız olarak, disiplin cezası yönünden 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde öngörülen iki yıllık ceza verme zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaştı.</p>

<p style="text-align:justify">Mahkeme, disiplin cezasına dayanak alınan son eylemin 07/05/2015 tarihinde gerçekleştiğine dikkat çekti.</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşılık disiplin cezasının 05/01/2018 tarihinde tesis edildiği belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla, son eylem tarihi ile disiplin cezasının verildiği tarih arasında iki yıllık sürenin aşıldığı tespit edilerek dava konusu işlem iptal edildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi de Kararı Hukuka Uygun Buldu</h2>

<p style="text-align:justify">İdarenin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bölge İdare Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka ve usule uygun buldu.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle istinaf başvurusunun reddine karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify">İdare ise temyiz başvurusunda; isnat edilen fiillerin sabit olduğunu, olayda zamanaşımı bulunmadığını ve ceza mahkemesinde mahkûmiyet kararı verilmemesinin disiplin cezası uygulanmasına engel olmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify">Danıştay: İki Yıllık Zamanaşımı Süresi Emredici</h2>

<p style="text-align:justify">Dosyayı inceleyen Danıştay 12. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararını hukuka uygun buldu.</p>

<p style="text-align:justify">Daire, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında yaptığı incelemede, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna ulaştı.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay, ilk derece mahkemesinin, disiplin cezasına dayanak alınan son eylemin 07/05/2015 tarihinde gerçekleştiği ve disiplin cezasının ise 05/01/2018 tarihinde verildiği yönündeki tespitini esas aldı.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde öngörülen iki yıllık ceza verme zamanaşımı süresi geçirildikten sonra disiplin cezası verilmesi mümkün değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle, memurluktan çıkarma cezasının iptal edilmesi yönündeki mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Ceza Soruşturması ile Disiplin Soruşturması Ayrı; Ancak Zamanaşımı Kuralları Saklı</h2>

<p style="text-align:justify">Kararda ayrıca idarenin, ceza yargılamasında mahkûmiyet kararı verilmemiş olsa dahi fiilin disiplin hukuku bakımından ayrıca değerlendirilebileceği yönündeki iddiası da sonucu değiştirmedi.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay'ın kararında belirleyici olan husus, isnat edilen eylemin disiplin hukuku bakımından ayrıca değerlendirilebilmesi değil, disiplin cezasının kanunda öngörülen süre içerisinde verilip verilmediği oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla bir fiilin disiplin suçu oluşturduğu kabul edilse dahi, ilgili kanunda öngörülen ceza verme zamanaşımı süresinin geçirilmesinden sonra disiplin cezası tesis edilmesi mümkün bulunmuyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesinin Kararı</h2>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">davalı idarenin temyiz isteminin reddine,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">disiplin cezasının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">21/11/2023 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verdi.</p>

<h3 style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2020/642<br />
Karar No : 2023/5910<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü<br />
VEKİLİ : Av. ...<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br />
VEKİLİ : Av. ...<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ:<br />
Dava konusu istem: Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü, ... İş Kurumu İl Müdürlüğünde İş ve Meslek Danışmanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br />
<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacının Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ... Çalışma ve İş Kurumu Genel Müdürlüğü ... Hizmet Merkezi'nde İş ve Meslek Danışmanı olarak çalıştığı dönemde, A.E.Y. isimli engelli bir kişiyi engelli kontenjanından özel bir şirkete yerleştirdiği; ancak, bu kişinin banka kartını çalıştığı şirkete verme bahanesiyle alarak kişinin hesabına yatırılan maaşlarını çektiği halde A.E.Y.'a vermediği iddiasıyla yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda; ''A.E.Y. isimli engelli vatandaşın ... Çalışma ve İş Kurumu Genel Müdürlüğü ... Hizmet Merkezine yapmış olduğu başvurular sonrasında ablası G.Y'nin takibiyle anılan Müdürlükte görev yapan iş ve meslek danışmanı olan davacı aracılığıyla 2014 yılı Eylül ayı başında ... Turizm Org. Tasarım İletim A.Ş. Firmasında çalışmaya başladığı, 05/09/2014 - 30/06/2016 tarihleri arasında anılan firmada çalışarak emekli olduğu, firma tarafından maaşının düzenli olarak A.E.Y. adlı kişinin hesabına yatırıldığı... davacının ifadeleri ve banka kayıtlarından 06/10/2014 ve 07/05/2015 aylarına ait maaşın davacı tarafından çekildiği kanaatine varıldığı, dolayısıyla davacının belirtilen fiillerinden dolayı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının uygun olacağı, 06/10/2014 ve 07/05/2015 aylarına ait maaşlar dışında kalan maaşlardan 2016 yılı Eylül ayı maaşının A.E.Y. ve ablası G.Y. tarafından çekildiği, bunun dışındaki maaşların kim tarafından çekildiğinin tespit edilemediği, davacı hakkındaki 06/10/2014 ve 07/05/2015 aylarına ait maaşlar dışında kalan maaşlara ilişkin iddiaların adli yönden ayrı bir soruşturma raporunda değerlendirileceği...'' şeklinde beyanlara yer verildiği, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle de, davacının 06/10/2014 ve 07/05/2015 aylarına ait maaş çekimleri eylemleri "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında değerlendirilerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, 657 sayılı Kanun'un 127. maddesinde öngörülen fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezasının verilmesi gerektiğine ilişkin emredici hüküm karşısında, disiplin cezasına dayanak son eylemin 07/05/2015 tarihli olduğu ve bu tarihten itibaren anılan maddede belirtilen iki yıllık ceza verme zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 05/01/2018 tarihinde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br />
<br />
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu, davacıya isnat edilen eylemin sübuta erdiği, olayda zaman aşımı bulunmadığı, Ceza Kanununa görev ceza almasa bile disiplin cezasıyla cezalandırılabileceği, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br />
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br />
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br />
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU :<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br />
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 21/11/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.</font><br />
<br />
 </h3></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-disiplin-zamanasiminda-son-eylem-esas-alinmali</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/08/zamanasimiii.jpg" type="image/jpeg" length="31310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM’den Disiplin Soruşturmasında Tanık Kararı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/aymden-disiplin-sorusturmasinda-tanik-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/aymden-disiplin-sorusturmasinda-tanik-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AYM çoğunluğu, disiplin soruşturmasında gösterilen tanıkların dinlenmemesine ilişkin başvuruyu kabul edilemez buldu; iki üye ise tanıkların dinlenmemesinin savunma hakkını zedelediği görüşünü savundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">AYM’den Disiplin Soruşturmasında Tanıkların Dinlenmemesine İlişkin Karar</h1>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, disiplin soruşturmasında hakkında işlem yapılan kamu görevlisinin gösterdiği tanıkların dinlenmemesi ve savunmasının soruşturma tamamlandıktan sonra alınmasına ilişkin bireysel başvuruyu değerlendirdi. AYM çoğunluğu, şikâyetlerin yargılama öncesindeki disiplin soruşturması aşamasına ilişkin olması nedeniyle başvuruyu konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez buldu. İki üye ise tanıkların dinlenmemesinin savunma hakkı ve silahların eşitliği ilkesi yönünden ihlal oluşturduğu görüşünü ortaya koydu.</p>

<h2 style="text-align:justify">Öğretmene disiplin cezası verildi</h2>

<p style="text-align:justify">Başvuruya konu olay, Tokat Plevne Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan Kaya Baler hakkında yürütülen disiplin soruşturmasına ilişkin oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Başvurucu hakkında, 27 Kasım 2020 tarihinde okul müdürünün odasına gelerek bağırdığı ve müdürü tehdit ettiği iddiaları üzerine disiplin soruşturması başlatıldı. Soruşturma sonucunda, başvurucunun “görev sırasında amire hâl ve hareketi ile saygısız davranmak” fiilini işlediği değerlendirilerek kınama cezası verilmesi önerildi. Başvurucunun geçmiş hizmetleri dikkate alınarak bir derece hafif ceza uygulanmasına karar verildi ve kendisine <strong>uyarma cezası</strong> verildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Başvurucu tanıklarının dinlenmesini istedi</h2>

<p style="text-align:justify">Başvurucu, disiplin raporunun kendisine tebliğ edilmesinden sonra verdiği savunmada isnat edilen olayların asılsız olduğunu belirterek, <strong>tanıkların yeniden dinlenmesini</strong> ve disiplin cezası verilmemesini talep etti.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak başvurucunun gösterdiği tanıklar dinlenmedi. Başvurucu, disiplin cezasına karşı açtığı davada da bu hususu ileri sürdü ve tanıklarının dinlenmemesi nedeniyle savunma hakkının etkili biçimde kullanılamadığını savundu. İstinaf başvurusu da reddedildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">AYM çoğunluğu başvuruyu kabul edilemez buldu</h2>

<p style="text-align:justify">Başvurucu, savunması gereği gibi alınmadan disiplin soruşturmasının tamamlandığını ve gösterdiği tanıkların dinlenmediğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürdü.</p>

<p style="text-align:justify">AYM çoğunluğu ise adil yargılanma hakkının esas olarak mahkeme önündeki yargılama sürecine ilişkin olduğunu, dava öncesindeki süreçlerde meydana gelen eksikliklerin ancak belirli istisnai durumlarda bu hakkın koruma alanına girebileceğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Somut olayda başvurucunun şikâyetlerinin tamamının <strong>idari yargılama başlamadan önce yürütülen disiplin soruşturması aşamasına</strong> ilişkin olduğu tespit edildi. Başvurucunun idari yargılama aşamasına yönelik bir şikâyeti bulunmadığı ve olayda adil yargılanma hakkının uygulanmasını gerektiren istisnai bir durum olmadığı sonucuna varıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu gerekçeyle başvurunun konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verildi. Karar oyçokluğuyla alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify">İki AYM üyesi tanıkların dinlenmemesine dikkat çekti</h2>

<p style="text-align:justify">Kararın karşıoyunda ise dosyanın özellikle <strong>tanıkların dinlenmemesi ve savunmanın soruşturmanın sonunda alınması</strong> yönünden önemli olduğu vurgulandı.</p>

<p style="text-align:justify">Başkanvekili Basri Bağcı ve Üye Kenan Yaşar, soruşturmayı yürüten müfettişin tahkikatı tamamlayıp kanaatini oluşturmasından sonra başvurucudan savunma istenmesini eleştirdi. Karşıoyda, soruşturmanın devam ettiği aşamada alınan ifadenin disiplin suçu isnadı karşısında verilmiş bir savunma olarak kabul edilemeyeceği belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">Karşıoy sahiplerine göre başvurucunun gösterdiği tanıkların dinlenmesi de savunmanın etkin biçimde yapılabilmesi bakımından önem taşıyordu. Hakkında işlem yapılan kişiye, iddia sahibiyle <strong>argümanlarını ve delillerini ortaya koyma konusunda eşit imkân sağlanması</strong> gerektiği ifade edildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">“Savunma şekli bir aşamaya indirgenmemeli”</h2>

<p style="text-align:justify">Karşıoyda, soruşturmacının görevinin hakkında işlem yapılan kişiyi ne olursa olsun cezalandırmak değil, somut verileri tarafsız biçimde ortaya koyarak doğru sonuca ulaşmak olduğu belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">Müfettişin soruşturmayı tamamladıktan ve kanaatini oluşturduktan sonra savunma istemesinin, savunmayı <strong>şeklen yerine getirilen bir aşamaya</strong> dönüştürebileceği değerlendirildi. Başvurucunun kendi lehine göstermek istediği tanıkların dinlenmemesinin de bu açıdan önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<p style="text-align:justify">Karşıoy sahipleri ayrıca, başvurucunun tanık dinletme talebinin reddedilmesine ilişkin yeterli bir gerekçe ortaya konulmadığına dikkat çekti. Başvurucunun savunma kapsamındaki argümanlarının göz ardı edildiği ve bu durumun kendisini ciddi şekilde dezavantajlı duruma düşürdüğü kanaatine varıldı.</p>

<p style="text-align:justify">İki üye, bu nedenlerle başvurunun kabul edilebilir olduğuna ve <strong>adil yargılanma hakkı kapsamında silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiğine</strong> karar verilmesi gerektiği görüşünü açıkladı.</p>

<h3 style="text-align:justify">Kararın dikkat çeken yönü</h3>

<p style="text-align:justify">Karar, disiplin soruşturmalarında yalnızca ilgilinin savunmasının alınmasının yeterli olup olmadığı ve <strong>savunma tarafından gösterilen tanıkların dinlenmesi talebinin hangi koşullarda karşılanması gerektiği</strong> bakımından özellikle dikkat çekiyor. AYM çoğunluğu somut başvuruyu adil yargılanma hakkının kapsamı dışında görürken, karşıoyda tanıkların dinlenmesi ile savunmanın soruşturmanın hangi aşamasında alınacağının adil ve etkili bir disiplin soruşturması bakımından önemine işaret edildi.</p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/08/20260807-11.pdf" rel="nofollow"><span style="color:#3498db">Kararı okumak için tıklayınız</span></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/aymden-disiplin-sorusturmasinda-tanik-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/08/savunmaaa.jpg" type="image/jpeg" length="69648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM’den Mal Bildirimi Cezasına Onay]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/aymden-mal-bildirimi-cezasina-onay</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/aymden-mal-bildirimi-cezasina-onay" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AYM, genel kolluk personelinin süresinde mal bildiriminde bulunmamasına 12 ay uzun süreli durdurma cezası verilmesini Anayasa’ya uygun buldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">AYM, Kolluk Personeline Mal Bildirimi Cezasını Anayasaya Uygun Buldu</h1>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, genel kolluk personelinin belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmaması halinde 12 ay uzun süreli durdurma disiplin cezası uygulanmasını öngören düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesinin 16 Nisan 2026 tarihli ve E.2025/265, K.2026/84 sayılı kararı, 7 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Başvuru, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi tarafından yapıldı. Başvurunun konusu, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8. maddesinin (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak” fiiline ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya uygunluğuydu.</p>

<h2 style="text-align:justify">Düzenleme ne getiriyor?</h2>

<p style="text-align:justify">7068 sayılı Kanun kapsamında bulunan genel kolluk personelinin belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmaması, 8. maddenin (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca 12 ay uzun süreli durdurma disiplin cezasını gerektiren fiiller arasında sayılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Mal bildirimine ilişkin usul ve esaslar ise 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nda düzenleniyor. Anılan Kanun uyarınca kamu görevlilerinin göreve girişte, mal varlığında önemli bir değişiklik olduğunda, görevin sona ermesi halinde ve kanunda belirtilen diğer durumlarda mal bildirimi vermesi gerekiyor. Ayrıca belirli yıllarda bildirimlerin yenilenmesi zorunluluğu bulunuyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">AYM: Düzenleme belirsiz ve öngörülemez değil</h2>

<p style="text-align:justify">Başvuru kararında, mal bildiriminde bulunmama fiilinin yeterince açık ve öngörülebilir olmadığı, kolluk personelinin mal varlığı bilgilerinin idare tarafından teknolojik imkânlarla kolaylıkla tespit edilebildiği ve bu nedenle 12 ay uzun süreli durdurma cezasının ölçüsüz olduğu ileri sürüldü. Ayrıca aynı fiilin 3628 sayılı Kanun kapsamında adli yaptırıma da bağlanmasının aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesiyle bağdaşmadığı iddia edildi.</p>

<p style="text-align:justify">AYM ise mal bildirimine ilişkin durum ve sürelerin 7068 sayılı Kanun'da ayrıca gösterilmemiş olmasının düzenlemeyi belirsiz hale getirmediğine karar verdi. Mahkeme, 7068 sayılı Kanun kapsamındaki personel bakımından 3628 sayılı Kanun'da belirlenen mal bildirimine ilişkin durum ve sürelerin geçerli olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda AYM, disiplin yaptırımına konu eylemin ve bu eyleme bağlanan yaptırımın temel çerçevesinin kanunlarda açık ve net biçimde belirlendiğini, dolayısıyla düzenlemenin belirsiz ve öngörülemez olduğunun söylenemeyeceğini değerlendirdi.</p>

<h2 style="text-align:justify">12 aylık durdurma cezası ölçülü bulundu</h2>

<p style="text-align:justify">AYM, kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla hangi eylemlerin disiplin suçu sayılacağı ve bunlara hangi disiplin cezalarının uygulanacağının belirlenmesinde kanun koyucunun takdir yetkisinin bulunduğunu belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Mahkemeye göre kolluk teşkilatının iç güvenlik hizmeti yürütmesi, silah kullanma ve adli soruşturma ve kovuşturmalarla bağlantılı hassas yetkilere sahip olması dikkate alındığında, kolluk görevlilerinin mal bildiriminde bulunmalarının zorunlu tutulması; olağan dışı kazançların takip edilmesi, kamu gücünün kullanılması suretiyle haksız kazanç elde edilmesinin önlenmesi ve kamu hizmetinin dürüst ve şeffaf şekilde yürütülmesi bakımından elverişli bir düzenleme niteliğinde.</p>

<p style="text-align:justify">AYM ayrıca belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunulmamasının disiplin cezasına bağlanmasının gerekli olduğunu, öngörülen cezanın ağırlığı ile işlemin yargı denetimine tabi olması birlikte değerlendirildiğinde düzenlemenin orantılılık ilkesine de aykırı olmadığını belirtti.</p>

<h2 style="text-align:justify">Aynı fiil nedeniyle iki kez cezalandırma söz konusu değil</h2>

<p style="text-align:justify">AYM, 3628 sayılı Kanun'da mal bildiriminde bulunmama fiiline ilişkin adli yaptırım öngörülmesi nedeniyle “ne bis in idem” olarak ifade edilen aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesi yönünden de inceleme yaptı.</p>

<p style="text-align:justify">Mahkeme, bu ilkenin Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının bir unsuru olduğunu belirterek, disiplin yaptırımının cezai nitelikte olup olmadığını değerlendirdi.</p>

<p style="text-align:justify">AYM'ye göre 7068 sayılı Kanun kapsamında öngörülen disiplin cezası, genel kolluğun iç işleyişiyle ilgili olup disiplin cezasını gerektiren eylemlerin herkes tarafından gerçekleştirilmesi mümkün değil. Bu nedenle söz konusu yaptırımın cezai nitelikte olmadığı sonucuna varıldı. Dolayısıyla mal bildiriminde bulunmama fiiline ilişkin disiplin cezasının aynı fiilden dolayı birden fazla yargılanmama veya cezalandırılmama ilkesiyle bağdaşmayan bir yönünün bulunmadığı değerlendirildi.</p>

<h2 style="text-align:justify">İtiraz oybirliğiyle reddedildi</h2>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin (5) numaralı fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak” ibaresinin Anayasa'nın 2., 36., 71. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Mahkeme, Anayasa'nın 20. ve 38. maddeleri yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek görmezken, Anayasa'nın 35. maddesiyle de ilgisi bulunmadığı sonucuna ulaştı. İtiraz, <strong>16 Nisan 2026 tarihinde oybirliğiyle reddedildi.</strong></p>

<p style="text-align:justify"><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/08/20260807-5.pdf" rel="nofollow">Kararın tamamını okumak için tıklayınız</a></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖRNEK KARARLAR</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/aymden-mal-bildirimi-cezasina-onay</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/08/foto-1/hhhh.jpg" type="image/jpeg" length="91529"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üniversite bünyesindeki taşınmazların kiralanmasında kdv]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/universite-bunyesindeki-tasinmazlarin-kiralanmasinda-kdv</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/universite-bunyesindeki-tasinmazlarin-kiralanmasinda-kdv" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üniversitelere ait taşınmazlar üzerine baz istasyonu kurulması durumunda kdv muafiyeti hakkında gelir idaresi özelgesi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 style="text-align:justify">Üniversite bünyesindeki taşınmazların kiralanmasında kdv</h2>

<h2 style="text-align:justify"></h2>

<p style="text-align:justify"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Özelge: Üniversite bünyesindeki taşınmazların kiralanması<br />
hk.<br />
Sayı:<br />
47423198-130[17/4-d - 2013/01]--6<br />
Tarih:<br />
12/05/2014<br />
<br />
T.C.<br />
ÇANAKKALE VALİLİĞİ<br />
Defterdarlık (Gelir Müdürlüğü)<br />
<br />
<br />
Sayı : 47423198-130[17/4-d - 2013/01]--6 12/05/2014<br />
Konu : Kiralama<br />
<br />
İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, Üniversitenize ait taşınmazların (Kantin-Kafeterya- Restaurant, Çay Ocağı, ATM, Baz İstasyonu, Kırtasiye, Fotokopi, Büfe, Berber, Çiçekçi, Lokanta, Bayan Kuaförü, Taksi Durağı, Ayakkabı Tamir Yeri, Market, Ayakkabıcı, Bijuteri, Giyim, Kitap Standı, Bilardo Salonu, Playstation, Tuhafiye, Telekom Hizmetleri, PTT Şubesi, Ana Verici İstasyonuna Bağlı Trafo Yeri, Pastane ve Fotoğrafçı, Otopark, Lunapark, Otel v.b. olarak işletilmek üzere) 2886 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde kiraya verildiği belirtilerek taşınmazlarınız üzerine baz istasyonu kurulmak suretiyle kiralanması işlemlerinde KDV uygulanıp uygulanmayacağı ile KDV tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususlarında görüş talep edilmektedir.<br />
Katma Değer Vergisi Kanununun;<br />
- 1/1 inci maddesinde, Türkiye'de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV ye tabi olduğu,<br />
- 1/3-f maddesinde, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin KDV ye tabi olduğu,<br />
- 17/4-d maddesinde, iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinin KDV den müstesna olduğu,<br />
-17/4-p maddesinde ise Hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemlerinin KDV den istisna olduğu,<br />
hükme bağlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Bu hükümler çerçevesinde, Hazinece yapılan taşınmaz kiralamaları ile iktisadi işletme niteliğinde olmayan kamu idareleri, dernekler, vakıflar, belediyeler ve üniversitelerin taşınmaz kiralamaları KDV den istisna olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Ancak, bizatihi iktisadi işletme niteliğindeki taşınmaz kiralamaları ile kantin, çay ocağı, voli mahalli, dalyan, taş, kireç, kum, kömür ocakları gibi taşınmaza bağlı işletme hakkı v.b. hakların kiralanması KDV Kanununun 17/4-d maddesindeki istisna kapsamına girmeyecek ve KDV ye tabi olacaktır.<br />
Öte yandan, "Hazine" ibaresi 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli I sayılı cetvelde sayılan Genel Bütçeli Kamu İdarelerini kapsamakta olup, söz konusu cetvelde bulunmayan Üniversiteler "Hazine" kavramı içerisinde yer almamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Diğer taraftan, 14/4/2012 tarih ve 28264 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 1/5/2012 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (2.3.3) bölümünde, 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların kiraya verme işlemleridışında KDV ye tabi işlemleri bulunmamaları kaydıyla, 1 No.lu KDV Beyannamesini sadece kiralama işleminin gerçekleştiği dönemler için verecekleri belirtilmiştir.<br />
Bu açıklamalara göre;<br />
1- Üniversite bünyesinde bulunan taşınmazların, kantin-kafeterya, büfe, fotokopi odası, taksi durağı, bilet satış ve benzeri amaçlarla kiracıların kullanımına bırakılması halinde, bu tür kiralama işlemleri taşınmaza bağlı işletme hakkının kiralanması olarak değerlendirilecek ve KDV Kanununun 1/3-f maddesine göre KDV ye tabi olacaktır. Üniversitenin KDV mükellefiyetinin bulunmaması halinde bu işlem nedeniyle hesaplanacak KDV, 1/5/2012 tarihinden önceki işlemlerde işleme taraf<br />
olan ve KDV mükellefiyeti bulunan kiracılar tarafından 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilecek, 1/5/2012 tarihinden sonra yapılan işlemlerde ise 117 Seri No.lu KDV Genel Tebliğindeki açıklamalar çerçevesinde söz konusu kiralama işlemlerinize ait KDV tarafınızdan mükellef sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.<br />
2- Üniversite bünyesinde bulunan taşınmazların, ATM ünitesi veya baz istasyonu konulmak üzere kiraya verilmesi halinde ise işletme hakkı kiralamasından bahsedilemeyeceğinden, taşınmaz kiralaması olarak değerlendirilen bu işlem KDV Kanununun 17/4-d maddesine göre KDV den istisna tutulacaktır.<br />
Bilgi edinilmesini rica ederim.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>VERGİ MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/universite-bunyesindeki-tasinmazlarin-kiralanmasinda-kdv</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/04/gib.webp" type="image/jpeg" length="29746"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yıllık izin hakkı olan memur mazeret izni kullanabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-izin-hakki-olan-memur-mazeret-izni-kullanabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-izin-hakki-olan-memur-mazeret-izni-kullanabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[yıllık izin hakkı olan memur mazeret izni alabilir mi, 10 günlük mazaret izni yıllık izni olana verilir mi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><strong><span><span>Yıllık izin hakkı olan memur mazeret izni kullanabilir mi?</span></span></strong></h3>

<p><strong><span><span>yıllık izin hakkı olan personele bazı istisnai durumlarda anılan madde kapsamında mazeret izni verilmesi mümkün olmakla birlikte amirin bu konuda takdir yetkisinin olduğu, takdir yetkisi kullanılırken mazeretin niteliği ile birlikte ilgilinin yıllık izin hakkının olup olmadığı hususunun da dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmasının uygun olacağı mütalaa edilmektedir.</span></span></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Özet: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 104 üncü maddesinde yer alan mazeret izninin kullanımı hk. (04/04/2011-3419) Yıllık izinler ile mazeret izinlerinin kullanımı ve sürelerin hesaplanması ile ilgili hususlarda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği ilgi yazı incelenmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun ‘İzin’ başlıklı 23 üncü maddesinde; «Devlet memurları, bu kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler.» hükmüne 102 nci maddesinde «Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (on yıl dahil) olanlar için 20 gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.» hükmüne 103 üncü maddesinde de; «Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izleyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer. Öğretmenler yaz tatili ile dinlenme tatillerinde izinli sayılırlar. Bunlara, hastalık ve diğer mazeret izinleri dışında, ayrıca yıllık izin verilemez. Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir. « hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, mezkur Kanunun 104 üncü maddesinde doğum, ölüm, evlilik ile ilgili mazeret izinleri düzenlenmiş olup, (C) fıkrasında ise; “(A) ve (B) fıkralarında belirtilen hâller dışında, merkezde atamaya yetkili amir, ilde vali, ilçede kaymakam ve yurt dışında diplomatik misyon şefi tarafından, birim amirinin muvafakati ile bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde, mazeretleri sebebiyle memurlara on gün izin verilebilir. Zaruret hâlinde öğretmenler hariç olmak üzere, aynı usûlle on gün daha mazeret izni verilebilir. Bu takdirde, ikinci kez verilen bu izin, yıllık izinden düşülür. ” hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde; yıllık izinlerin amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabileceği belirtilerek zaman bakımından idareye takdir yetkisi tanınmış olup, 1-2 gün yıllık izin talebinde bulunan personele bu süreler kadar izin verilmesine engel bir düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca, mezkur Kanunun 104 üncü maddesinin (C) fıkrasında yer verilen mazeret izninin, yıllık izne ilave bir izin gibi görülmemesi gerektiği, <strong>yıllık izin hakkı olan personele bazı istisnai durumlarda anılan madde kapsamında mazeret izni verilmesi mümkün olmakla birlikte amirin bu konuda takdir yetkisinin olduğu</strong>, takdir yetkisi kullanılırken mazeretin niteliği ile birlikte ilgilinin yıllık izin hakkının olup olmadığı hususunun da dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmasının uygun olacağı mütalaa edilmektedir.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İZİNLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-izin-hakki-olan-memur-mazeret-izni-kullanabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/03/yillik_izin_hakki_olan_memur_mazeret_izni_kullanabilir_mi_h30862_1fe1e.jpg" type="image/jpeg" length="50750"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2020 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="84353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2020 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="57266"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
