<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>mevzuatinyeri</title>
    <link>https://www.mevzuatinyeri.com</link>
    <description>Mevzuatinyeri memur maaş, soruşturma, izin,harcırah, disiplin, misafirhaneler,memurlar haber,kamu mevzuatı,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 22 Oct 2026 17:44:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AYM’den Sözleşmeli Sağlık Personeli Kararı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/aymden-sozlesmeli-saglik-personeli-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/aymden-sozlesmeli-saglik-personeli-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anayasa Mahkemesi, sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretiyle yer değiştirmesinde eşin kadrolu statüde çalışması şartını Anayasa’ya aykırı bulmadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Sözleşmeli Sağlık Personelinin Aile Birliği Mazeretiyle Yer Değiştirmesinde Kadrolu Eş Şartı</h1>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 45/A maddesi kapsamında görev yapan sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme talebinde, eşinin diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda kadrolu statüde çalışmasını şart koşan düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">İtiraz konusu düzenleme, sözleşmeli sağlık personelinin görev yaptığı yerde bir yılını tamamlaması ve gerekli vizeli pozisyonun bulunması şartıyla, eşinin de Sağlık Bakanlığı veya bağlı kuruluşlarında sözleşmeli olarak çalışması ya da eşlerden birinin sözleşmeli, diğerinin ise ilgili kurumlarda veya başka bir kamu kurumunda kadrolu statüde istihdam edilmesi hâlinde aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliğine imkân tanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda, eşi başka bir kamu kurum veya kuruluşunda sözleşmeli statüde çalışan personelin, üç yıllık çalışma süresi dolmadan aile birliği mazeretiyle yer değiştirme talebinde bulunmasına imkân tanınmaması nedeniyle yapılan itiraz, Anayasa Mahkemesi tarafından incelendi.</p>

<p style="text-align:justify">Mahkeme, sağlık hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanması ve personel planlamasının gereklerini dikkate alarak söz konusu sınırlamanın meşru bir amaca dayandığını değerlendirdi. Ayrıca, sözleşmeli sağlık personelinin üç yıllık süreyi tamamladıktan sonra yer değişikliği talebinde bulunabilmesinin mümkün olduğunu belirterek düzenlemenin ölçüsüz bir sınırlama oluşturmadığı sonucuna ulaştı.</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, eşinin başka bir kamu kurumunda kadrolu statüde çalışması ile sözleşmeli statüde çalışması arasında farklı uygulama öngörülmesinin eşitlik ilkesine aykırı olmadığına da karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, 25 Haziran 2026 tarihinde oyçokluğuyla alındı. Üyeler Engin Yıldırım, Selahaddin Menteş ve Kenan Yaşar çoğunluk görüşüne katılmayarak karşıoy kullandı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Hukuki değerlendirme</h2>

<p style="text-align:justify">Kararla, sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme hakkının, eşin kamu kurumundaki istihdam statüsüne göre farklılaştırılmasını öngören düzenlemenin Anayasa’ya uygun olduğu kabul edilmiştir. Karşıoy gerekçelerinde ise aile hayatına saygı hakkı ve eşitlik ilkesi bakımından yapılan ayrımın ölçülülüğü sorgulanmış; personel ihtiyacı ve boş kadro gibi somut ölçütlerle aynı amaca ulaşılabileceği belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar bilgileri:</strong> Anayasa Mahkemesi, E.2026/146, K.2026/145, 25/6/2026 tarihli karar.</p>

<h1 style="text-align:justify">KARARIN TAM METNİ</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>ANAYASA MAHKEMESİ KARARI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Esas Sayısı : 2026/46</strong><br />
<strong>Karar Sayısı : 2026/145</strong><br />
<strong>Karar Tarihi : 25/6/2026</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN:</strong> Hakkâri 2. İdare Mahkemesi</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İTİRAZIN KONUSU:</strong> 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanun'un 62. maddesiyle eklenen 45/A maddesinin (3) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "...<i>kadrolu statüde</i>..." ibaresinin Anayasa'nın 13., 20. ve 41. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi talebidir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>OLAY:</strong> Naklen atanma talebinin reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>I. İPTALİ İSTENEN KANUN HÜKMÜ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) itiraz konusu kuralın da yer aldığı 45/A maddesinin ilgili kısmı şöyledir:</p>

<p style="text-align:justify">"<i>Sözleşmeli sağlık personeli istihdamı</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>MADDE 45/A- (Ek: 3/10/2016-KHK-676/76 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/62 md.)</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>(1) Bakanlık ve bağlı kuruluşları, merkez teşkilatları hariç olmak üzere ve öncelikle personel istihdamında güçlük çekilen yerlerde, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası uyarınca ilgili mevzuatı gereği kura ile ataması öngörülenler dışında 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı kapsamında yer alan unvanlarla vize edilmiş pozisyonlarda bu maddede öngörülen şartlarla sözleşmeli personel istihdam edebilir.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>(2) Bu kapsamdaki sözleşmeli sağlık personeli Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonucuna göre Bakanlık ve bağlı kuruluşlarına Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı tarafından yapılacak yerleştirme ile atanabileceği gibi pozisyon ve ihtiyaç durumuna göre KPSS puanı esas alınarak Bakanlık tarafından yapılacak sözlü sınavla da atama yapılabilir. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesinin 24/7/2019 tarihli ve E.:2018/73, K.:2019/65 Sayılı Kararı ile.)</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>(3) Bu madde uyarınca atanan sözleşmeli sağlık personeli üç yıl süreyle başka bir yere atanamaz. Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen personelin eşi bu personele tabidir. Ancak sözleşmeli sağlık personelinin bulunduğu ilde bir yıl görev yapması ve vizeli pozisyon bulunması durumunda; eşlerin her ikisinin de Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli veya eşlerden birinin sözleşmeli, diğerinin Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında veya diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda</i> <i><strong>kadrolu statüde</strong></i> <i>istihdam ediliyor olması halinde hizmet ihtiyacının daha fazla olduğu yere atamaları yapılabilir.</i></p>

<p style="text-align:justify"><i>..."</i></p>

<p style="text-align:justify"><strong>II. İLK İNCELEME</strong></p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü hükümleri uyarınca Basri BAĞCI, Engin YILDIRIM, Recai AKYEL, Yusuf Şevki HAKYEMEZ, Yıldız SEFERİNOĞLU, Selahaddin MENTEŞ, İrfan FİDAN, Kenan YAŞAR, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR ve Metin KIRATLI'nın katılımlarıyla 26/2/2026 tarihinde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>III. ESASIN İNCELENMESİ</strong></p>

<ol start="2">
 <li style="text-align: justify;">Başvuru kararı ve ekleri, Raportör Muhammed Nuri ÖZGÜR tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kanun hükmü, dayanılan ve ilgili görülen Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>A. Genel Açıklama</strong></p>

<ol start="3">
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kamu görevlilerinin personel rejimine ilişkin genel hükümler 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlenmiştir. Anılan Kanun'un 4. maddesinde bu Kanun'a tabi kurum ve kuruluşlarda istihdam edilecek kamu görevlileri memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler olmak üzere dört gruba ayrılmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Söz konusu maddenin (A) fıkrasına göre mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, devlet ve diğer kamu tüzel kişilerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilen, Kanun'un uygulanmasında memur sayılmakla birlikte bu tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Maddenin (B) fıkrasında ise sözleşmeli personel olarak istihdam edilecek kamu görevlilerine ilişkin hususlar düzenlenmiştir. Buna göre sözleşmeli personel, kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hâllere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşmeyle çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olarak tanımlanmıştır.</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>B. Anlam ve Kapsam</strong></p>

<ol start="6">
 <li>
 <p style="text-align:justify">663 sayılı KHK'nın 45/A maddesinin (1) numaralı fıkrasında Sağlık Bakanlığı (Bakanlık) ve bağlı kuruluşları ile merkez teşkilatları hariç olmak üzere ve öncelikle personel istihdamında güçlük çekilen yerlerde 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ilgili mevzuatı gereği kura ile ataması öngörülenler dışında sözleşmeli personel istihdam edilebileceği öngörülmüştür.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anılan KHK'nın 45/A maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde, bu madde uyarınca atanan sözleşmeli sağlık personelinin üç yıl süreyle başka bir yere atanamayacağı belirtilmiş; ikinci cümlesinde aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen personelin eşinin bu personele tabi olduğu belirtilmiştir. Söz konusu fıkranın üçüncü cümlesinde ise sözleşmeli sağlık personelinin bulunduğu ilde bir yıl görev yapması ve vizeli pozisyonun bulunması durumunda eşlerin her ikisinin de Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli veya eşlerden birinin sözleşmeli, diğerinin Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında veya diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda kadrolu statüde istihdam ediliyor olması hâlinde hizmet ihtiyacının daha fazla olduğu yere atamalarının yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu cümlede yer alan "...<i>kadrolu statüde</i>..." ibaresi itiraz konusu kuralı oluşturmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu itibarla KHK'nın 45/A maddesi uyarınca atanan sözleşmeli sağlık personelinin üç yıl boyunca başka bir yere atanamayacağı ilkesine bir istisna getirilerek personelin aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme talebinde bulunabileceği düzenlenmiş, ancak bu talepte bulunabilmesi belirli şartlara bağlanmıştır. Bu bağlamda eşlerin her ikisinin de Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli personel olması veya birinin anılan kurum ve kuruluşlarda sözleşmeli, diğerinin ise bu kurum ve kuruluşların yanı sıra diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda kadrolu statüde çalışması gerekmektedir. Dolayısıyla anılan madde kapsamında istihdam edilen sözleşmeli sağlık personelinin, eşinin diğer bir kamu kurum ve kuruluşunda sözleşmeli statüde çalışması hâlinde üç yıllık süre içinde aile birliği mazeretine dayalı yer değiştirme talebinde bulunmasına imkân tanınmamıştır.</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>C. İtirazın Gerekçesi</strong></p>

<ol start="9">
 <li style="text-align: justify;">Başvuru kararında özetle; devletin, aile yaşamına saygı gösterilmesini isteme hakkı kapsamında negatif ve pozitif yükümlülüklerinin bulunduğu, bu yükümlülüklerin gereği olarak aile birlikteliğinin korunması için gerekli tedbirleri alması gerektiği, itiraz konusu kuralla belli pozisyonlardaki sağlık personelinin aile birliği mazeretiyle atanma taleplerinin karşılanmasında diğer eşin başka bir kamu kurum ve kuruluşunda kadrolu statüde istihdam edilmesinin bir koşul olarak öngörüldüğü, eşi kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli olarak istihdam edilen personelin kapsam dışında bırakılmasının özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına orantısız bir müdahale oluşturduğu belirtilerek kuralın Anayasa'nın 13., 20. ve 41. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>Ç. Anayasa'ya Aykırılık Sorunu</strong></p>

<ol start="10">
 <li>
 <p style="text-align:justify">30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesi uyarınca kural, ilgisi nedeniyle Anayasa'nın 10. ve 128. maddeleri yönünden de incelenmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İtiraz konusu kuralın yer aldığı 663 sayılı KHK olağan dönemde çıkarılmış olsa da itiraz konusu kural olağanüstü hâl döneminde çıkarılan 3/10/2016 tarihli ve 676 KHK'nın 76. maddesi ve bu KHK'nın kanunlaşmasına ilişkin 7070 sayılı Kanun'un 62. maddesiyle 663 sayılı KHK'ya eklenmiştir. Bununla birlikte itiraz konusu kural olağanüstü hâl süresini aşacak biçimde uygulanmaya imkân vermektedir. Başka bir ifadeyle kural olağanüstü hâl süresiyle sınırlı bir düzenleme öngörmemektedir. Bu durumda kurala ilişkin incelemenin Anayasa'nın olağan dönem kuralları yönünden öngördüğü denetim rejimine göre yapılması gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 20. maddesinin birinci fıkrasında herkesin özel hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğu, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamayacağı belirtilmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anılan maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı bir yönüyle özel hayatın gizliliğinin korunmasını, başkalarının gözleri önüne serilmemesini, bir başka ifadeyle kişinin özel hayatında yaşananların yalnız kendisi veya kendisinin bilmesini istediği kimseler tarafından bilinmesini isteme hakkını korurken diğer yönüyle resmî makamların özel hayata müdahale edememesi yani kişinin ferdî ve aile hayatını kendi anladığı gibi düzenleyip yaşayabilmesi hakkını güvence altına almaktadır (AYM, E.2020/64, K.2020/70, 12/11/2020, § 10; E.2020/62, K.2020/69, 12/11/2020, § 15).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 41. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında da "<i>Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır./ Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar.</i>" denilmiştir. Anayasa'nın anılan maddesinde aile Türk toplumunun temeli olarak tanımlanmış, ailenin birey ve toplum hayatındaki önemine işaret edilmiş ve devlete ailenin korunması için gerekli düzenlemeleri yapması ve teşkilatı kurması konusunda ödevler yüklenmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İtiraz konusu kurala 663 sayılı KHK'nın 45/A maddesi uyarınca istihdam edilen sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme talebinde bulunabilmesi, eşinin Bakanlık veya bağlı kuruluşları dışında diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda çalışıyor olması hâlinde kadrolu statüde istihdam ediliyor olması şartına bağlanmıştır. Dolayısıyla anılan madde kapsamında istihdam edilen sözleşmeli sağlık personelinin belirlenen süreden önce, eşinin diğer bir kamu kurum ve kuruluşunda sözleşmeli statüde çalışması hâlinde aile birliği mazeretine dayalı yer değiştirme talebinde bulunmasına imkân bulunmamaktadır. Bu yönüyle kural kişilerin özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sınırlama getirmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 13. maddesinde "<i>Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.</i>" denilmektedir. Buna göre özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sınırlama getiren düzenlemelerin kanunla yapılması, Anayasa'da öngörülen sınırlama sebeplerine, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine uygun olması gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu kapsamda kişilerin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkını sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şekilsel var olması yeterli olmayıp kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli ve öngörülebilir nitelikte olması gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Esasen temel hakları sınırlayan kanunun bu nitelikleri taşıması Anayasa'nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 4/5/2017, §§ 153, 154). Dolayısıyla Anayasa'nın 13. maddesinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunilik, Anayasa'nın 2. maddesinde güvenceye bağlanan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Öte yandan Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında "<i>Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.</i>" hükmüne yer verilerek memurlar ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri ve atanmalarına ilişkin hususların kanunla düzenleneceği belirtilmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sağlık hizmetleri niteliği itibarıyla belli bir düzen içinde sunulması gereken, kişilerin ve toplumun varlığı ve huzuru yönünden vazgeçilemez, ertelenemez ve ikame edilemez hizmetlerdendir. Sözleşmeli personel tarafından sunulacak sağlık hizmetleri devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerdir. Bu görevleri yerine getiren sözleşmeli personel Anayasa'nın 128. maddesinde yer alan <i>diğer kamu görevlisi</i> kapsamındadır. Dolayısıyla sözleşmeli sağlık personelinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerine yönelik temel ilkelerin kanunla belirlenmesi gerekmektedir (AYM, E.2018/73, K.2019/65, 24/7/2019, § 193).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kuralda 663 sayılı KHK'nın 45/A maddesi gereğince istihdam edilen sözleşmeli sağlık personelinin hangi koşullarda aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme talebinde bulunabileceğinin herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlendiği, yer değişikliği talebine ilişkin temel ilkelerin belirlendiği gözetildiğinde kuralın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu, bu yönüyle kanunilik şartını taşıdığı anlaşılmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 20. maddesinin ikinci fıkrasında kişilerin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına çeşitli sebeplerle sınırlamalar getirilebileceği belirtilerek bu hakkın mutlak olmadığı kabul edilmiştir. Söz konusu fıkrada bu sınırlama sebepleri arasında millî güvenliğin ve kamu düzeninin korunması ile suç işlenmesinin önlenmesi sebepleri de sayılmıştır. Ancak fıkrada söz konusu sınırlama sebepleri arama ve elkoyma tedbirlerine yönelik düzenlendiğinden bu sebepler 20. madde bağlamında kural yönünden meşru bir sınırlama nedeni olarak kabul edilmez. Bu itibarla anılan hakkın Anayasa'da güvence altına alınan diğer temel hak ve özgürlüklerin korunması veya Anayasa'nın diğer maddelerinde devlete yüklenen ödevler nedeniyle sınırlanması mümkündür (AYM, E.2020/82, K.2021/20, 18/3/2021, § 15).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrasında belirtildiği üzere sözleşmeli personel, zaruri ve istisnai hâllere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda çalıştırılmak üzere istihdam edilen kamu görevlileridir. Sözleşmeli sağlık personeli de belirli bir yerde ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesi için söz konusu esaslar çerçevesinde istihdam edilmektedir. Anılan personele göreve başladığı yerde belli bir süre çalışma zorunluluğu getirilmesinin sağlık hizmetlerinde devamlılığın sağlanmasına yönelik olduğu anlaşılmıştır. Bu bağlamda sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği talebinin personelin eşinin diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda çalışıyor olması hâlinde sadece kadrolu statüde istihdam edilmesi durumunda dikkate alınacağını öngören kuralın meşru bir amacı olduğu açıktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca kişilerin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olması, bir başka ifadeyle demokratik toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması gerekir. Kuralla sağlık hizmetlerinde sürekliliğin sağlanması amacı doğrultusunda getirilen sınırlamanın demokratik bir toplumda zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılamaya yönelik olmadığı söylenemez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kuralla kişilerin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca ölçülü de olması gerekir. Anayasa'nın anılan maddesinde güvence altına alınan <i>ölçülülük</i> ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. <i>Elverişlilik</i> öngörülen sınırlamanın amaca ulaşmaya elverişli olmasını, <i>gereklilik</i> amaç bakımından sınırlamanın zorunlu olmasını, diğer bir ifadeyle aynı amaca daha hafif bir sınırlama ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, <i>orantılılık</i> ise hakka getirilen sınırlama ile amaç arasında makul bir denge gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir. Buna göre kuralla kişilerin özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlamanın elverişlilik, gereklilik ve orantılılık alt ilkelerine aykırı olmaması gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sağlık hizmetlerinde düzen ve devamlılığın toplum sağlığı için taşıdığı önem dikkate alındığında sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretine dayalı yer değişikliği taleplerini belirli bir şarta bağlayan kuralın meşru amaca ulaşma bakımından elverişli olduğu açıktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz şekilde yerine getirilmesi amacıyla kamu hizmetlerinde istihdam edilen personelin görev yerinin değiştirilmesi konusunda gerekli düzenlemeleri yapmak, yer değişikliği taleplerini belirli şartlara bağlamak konusunda kanun koyucunun takdir yetkisi bulunduğu dikkate alındığında kuralın meşru amaca ulaşma bakımından gerekli olmadığı söylenemez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kişinin kamu görevlisi olması, kendisine sağladığı birtakım ayrıcalıklar ve avantajların yanında birtakım külfet ve sorumluluklara katlanmayı, diğer kişilerin tabi olmadığı birtakım sınırlamalara uymayı gerektirmektedir. Kişi, kamu görevine kendi isteği ile girmekle bu statünün gerektirdiği ayrıcalıklardan yararlanmayı ve külfetlere katlanmayı kabul etmiş sayılmakta olup kamu hizmetinin kendine has özellikleri, bu avantaj ve sınırlamaları zorunlu kılmaktadır (<i>Tuğba Tüzünalp</i> [2. B.], B. No: 2021/13346, 15/4/2025, § 33; <i>İhsan Asutay</i> [2. B.], B. No: 2012/606, 20/2/2014, § 38; <i>Nurbani Fikri</i> [1. B.], B. No: 2014/2502, 11/10/2018 § 46).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu kapsamda hizmetin yerine getirilmesinde görev alan personele hizmetin niteliği gereği bir yerde belirli bir süre çalışma zorunluluğunun getirilmesi mümkündür. Sözleşmeli sağlık personelinin bir yerde belli bir süre istihdam edilmesinde ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörler dikkate alınarak yer değişikliği talepleri bakımından belirli koşullar öngörülmesi makul karşılanabilir. Zira kanun koyucunun kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu açıktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bununla birlikte kamu görevlilerinin atama veya nakil işlemlerinde gözetilen kamusal yarar ile bireyin aile hayatına saygı hakkından kaynaklanan menfaatleri arasında makul dengenin kurulması gereklidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kuralda sözleşmeli personelin yer değiştirme talebinde bulunması bakımından mutlak bir yasak getirilmesi söz konusu değildir. Anılan personelin aile birliği mazereti talebinde bulunması belirli şartlar altında olanaklı kılınmış olup personelin eşinin diğer bir kamu kurum veya kuruluşunda sözleşmeli statüde istihdam edilmesi hâlinde üç yıllık süreyi tamamladıktan sonra yer değişikliği talebinde bulunması mümkündür. Kişinin göreve başlarken belli bir süre bu talepte bulunamayacağını bilerek istihdamı kabul ettiği ve talepte bulunabilmek için öngörülen üç yıllık sürenin aile birlikteliğinin sağlanmasını imkânsız hâle getiren veya aşırı şekilde zorlaştıran bir süre olmadığı da gözetildiğinde kuralın kişilere aşırı külfet yüklediği söylenemez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Dolayısıyla eşi diğer kamu kurum ve kuruluşunda sözleşmeli statüde istihdam edilen sözleşmeli sağlık personelinin, bulunduğu yerde belirli bir görev süresini tamamlamadan önce aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliğini talep etme imkânı tanımayan kuralda kişilerin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına getirilen sınırlama ile kamu hizmetinde sürekliliğin sağlanması amacına ulaşılması arasında makul bir dengenin sağlandığı anlaşılmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Diğer yandan Anayasa'nın 10. maddesinde "<i>Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir./ Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz./ Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz./Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz./ Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.</i>" denilmek suretiyle kanun önünde eşitlik ilkesine yer verilmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın anılan maddesinde belirtilen kanun önünde eşitlik ilkesi hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı; aynı durumda bulunan kişilerin kanunlar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, kişilere ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin ihlali yasaklanmıştır. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez (AYM, E.2021/129, K.2022/33, 24/3/2022, § 23; E.2020/95, K.2022/3, 26/1/2022, § 25; E.2022/65, K.2022/102, 8/9/2022, § 11).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Eşitlik ilkesi yönünden yapılacak anayasallık denetiminde öncelikle Anayasa'nın 10. maddesi çerçevesinde aynı ya da benzer durumda bulunan kişilere farklı muamele yapılıp yapılmadığı tespit edilmeli, aynı ya da benzer durumdaki kişiler arasında farklılık gözetilip gözetilmediği belirlenmelidir. Yapılacak bu belirlemenin ardından ise farklı muamelenin nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığı ve ölçülü olup olmadığı hususları irdelenmelidir (AYM, E.2018/8, K.2018/85, 11/7/2018, § 41; E.2021/80, K.2021/99, 16/12/2021, § 55; E.2021/1, K.2021/32, 29/4/2021, § 32).</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu bağlamda eşi diğer bir kamu kurum ve kuruluşunda kadrolu statüde çalışan ile sözleşmeli statüde çalışan sözleşmeli sağlık personelinin karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda oldukları açıktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kuralla eşi diğer bir kamu kurum ve kuruluşunda kadrolu statüde çalışan sözleşmeli sağlık personeline, bulunduğu ilde bir yıl görev yapmış olmak koşuluyla yer değişikliği talebinde bulunma imkânı tanınmak suretiyle bu kişiler arasında farklı muamele oluşturulduğu anlaşılmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Eşitlik ilkesinin gereği olarak karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda olanlar arasından bir kısmı lehine getirilen farklı düzenlemenin ayrıcalık niteliğinde olmaması için nesnel ve makul bir temele dayanması ve ölçülü olması gerekir. Ölçülülük ilkesi gereğince amaç ve araç arasında hakkaniyete uygun bir dengenin bulunması zorunludur. Diğer bir ifadeyle bu ilke farklı muamelenin öngörülen objektif amaç ile orantılı olmasını gerektirmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sözleşmeli kamu personeli, zaruri ve istisnai hâllere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, belirlenen esas ve usuller çerçevesinde mali yılla sınırlı olarak istihdam edilmekte olup sözleşmede öngörülen süre sona erdikten sonra sözleşmenin yenilenmemesi mümkündür. Bu durumda yer değişikliği talebine dayanak oluşturan nedenin kolaylıkla ortadan kalkması söz konusu olabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu durumu gözeten kanun koyucu eşlerden her ikisinin de sözleşmeli kamu personeli olması durumunda sözleşmeli sağlık personelinin bulunduğu yerde belirli bir süre çalıştıktan sonra aile birliği mazeretine bağlı olarak yer değişikliği talebinde bulunabileceğini öngörmek suretiyle personelin yer değiştirme taleplerini kamu hizmetlerinde sürekliliğin sağlanması amacıyla belli bir disipline bağlamıştır. Dolayısıyla eşi kadrolu statüde çalışan personel lehine farklı uygulama öngörülmesinin nesnel ve makul bir nedene dayanmadığı söylenemez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Öte yandan eşi Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli çalışan sözleşmeli sağlık personeli ile eşi diğer bir kamu kurum ve kuruluşunda sözleşmeli statüde çalışan sözleşmeli sağlık personelinin de karşılaştırma yapılmaya müsait olacak şekilde benzer durumda olduğu ve kuralla bunlar arasında da farklı muamele oluşturulduğu açıktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Eşlerin her ikisinin de Bakanlık bünyesinde sözleşmeli olarak çalışması hâlinde Bakanlığın kendi bünyesinde personel planlaması yapabileceği, planlama sonucunda ihtiyaç duyulan bölgelerde eşlerin her ikisinin de görevlendirilebileceği gözetilerek eşi Bakanlık bünyesinde sözleşmeli statüde çalışan personelin aile birliği mazeretine bağlı olarak yer değişikliği talebinde bulunmasına imkân tanınması makul görülebilir. Bu bağlamda söz konusu gruplar arasında da öngörülen farklı uygulamanın nesnel ve makul bir nedene dayandığı anlaşılmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bu itibarla kuralda eşi sözleşmeli kamu personeli olan sözleşmeli sağlık personelinin yer değişikliği talebinde bulunmasının tamamen imkânsız kılınmadığı, yalnızca bulunduğu yerde üç yıl çalışma koşuluna bağlandığı gözetildiğinde farklı uygulamalarda öngörülen amaç ile söz konusu muameleler arasındaki dengenin bozulmadığı, bu yönüyle kuralla getirilen farklı uygulamaların orantısız olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla kuralda eşitlik ilkesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Açıklanan nedenle kural, Anayasa'nın 10., 13., 20., 41. ve 128. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">Engin YILDIRIM, Selahaddin MENTEŞ ve Kenan YAŞAR bu görüşe katılmamışlardır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>IV. HÜKÜM</strong></p>

<p style="text-align:justify">11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanun'un 62. maddesiyle eklenen 45/A maddesinin (3) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "...<i>kadrolu statüde</i>..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Engin YILDIRIM, Selahaddin MENTEŞ ile Kenan YAŞAR'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA 25/6/2026 tarihinde karar verildi.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;"></th>
   <th style="text-align: justify;"></th>
   <th style="text-align: justify;"></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başkan</strong> Kadir ÖZKAYA</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başkanvekili</strong> Basri BAĞCI</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Başkanvekili</strong> İrfan FİDAN</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Engin YILDIRIM</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Rıdvan GÜLEÇ</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Recai AKYEL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Yusuf Şevki HAKYEMEZ</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Yıldız SEFERİNOĞLU</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Selahaddin MENTEŞ</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Kenan YAŞAR</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Ömer ÇINAR</td>
   <td style="text-align:justify"></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Metin KIRATLI</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>Üye</strong> Şaban KAZDAL</td>
   <td style="text-align:justify"></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>KARŞIOY GEREKÇESİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Esas Sayısı : 2026/46<br />
Karar Sayısı : 2026/145</p>

<ol>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İtiraz konusu kural, 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Kanun'un 62. maddesiyle eklenen 45/A maddesinin (3) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan "...<i>kadrolu statüde</i>..." ibaresidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kural, 663 sayılı KHK'nın 45/A maddesi kapsamında istihdam edilen sözleşmeli sağlık personelinin aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirme talebinde bulunabilmesini, eşinin diğer kamu kurum ve kuruluşunda "...<i>kadrolu statüde</i>..." çalışması şartına bağlamaktadır. Buna göre eşi aynı kamu kesiminde sözleşmeli statüde çalışan personel, aile birliği mazeretinden yararlanamamaktadır. Çoğunluk bu farklılığın kamu hizmetinin sürekliliği ve personel planlaması bakımından haklı bir nedene dayandığını kabul etmiştir. Aşağıda açıklanan gerekçelerle çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel ve aile hayatına saygı hakkı ile 41. maddede devlete yüklenen ailenin korunmasına ilişkin pozitif yükümlülük birlikte değerlendirildiğinde, kamu makamlarının aile bütünlüğünü gereksiz yere zedeleyen düzenlemelerden kaçınması ve aile yaşamının sürdürülebilmesini mümkün kılan tedbirleri alması gerekir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararlarında da kamu görevlilerinin atama ve yer değiştirme işlemlerinde kamu yararı ile aile hayatına saygı hakkı arasında adil denge kurulmasının zorunlu olduğu sürekli olarak vurgulanmıştır. Bu ilkelerin norm denetiminde de gözetilmesi gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kuşkusuz sağlık hizmetinin sürekliliği meşru bir kamu yararıdır. Ancak meşru amacın varlığı tek başına temel haklara getirilen sınırlamayı Anayasa'ya uygun hâle getirmez. Ayrıca kullanılan aracın bu amaca ulaşmak bakımından gerekli ve orantılı olması gerekir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kuralın esas aldığı ölçüt, hizmet ihtiyacı veya personel planlaması değil, eşin istihdam statüsüdür. Oysa aile hayatı üzerindeki etki bakımından eşin kadrolu veya sözleşmeli statüde çalışmasının herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Her iki durumda da aile aynı ölçüde ayrı kalmaktadır. Buna rağmen yalnızca statü farklılığını esas alarak bir gruba aile birliği mazereti tanınırken diğer grubun tamamen kapsam dışında bırakılması, aile hayatına yapılan müdahaleyi ağırlaştırmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Çoğunluk, sözleşmeli personelin sözleşmesinin yenilenmeyebileceği ve bu nedenle yer değiştirme talebine dayanak oluşturan sebebin ortadan kalkabileceği gerekçesine dayanmıştır. Ancak temel hakların kullanılmasının ileride gerçekleşmesi muhtemel ihtimaller üzerinden sınırlandırılması ölçülülük ilkesiyle bağdaşmaz. Üstelik sözleşmeli personelin görevine devam ettiği sürece aile bütünlüğüne yönelik müdahale kadrolu personel bakımından doğan sonuçla aynıdır. Varsayımsal ihtimaller, mevcut ve ağır müdahaleyi haklı gösteremez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Çoğunluk ayrıca kişinin kamu görevine kendi isteğiyle girdiğini, sözleşmeyi imzalarken belirli bir süre yer değişikliği talebinde bulunamayacağını bildiğini ve bu nedenle katlandığı külfetin ölçüsüz sayılamayacağını kabul etmektedir. Bu değerlendirme isabetli değildir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Temel hak ve özgürlüklerden yararlanılması, kişinin kamu görevine kendi iradesiyle girmiş olmasına bağlanamaz. Bir kamu görevini tercih etmek, Anayasa'nın güvence altına aldığı aile hayatına saygı hakkından veya bu hakkın korunmasını isteme güvencesinden peşinen vazgeçildiği anlamına gelmez. Anayasal haklar, kamu hizmetine girilmesiyle ortadan kalkan veya kapsamı idarenin tek taraflı belirlemesine bırakılan haklar değildir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Nitekim Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru kararlarında da kamu görevlilerinin atama ve yer değiştirme işlemlerinde kamu hizmetinin gerekleri ile aile hayatına saygı hakkı arasında her somut olayda adil bir denge kurulmasını zorunlu görmektedir. Kamu görevlisinin statüsü, bu dengeleme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı gibi daha hafif müdahale araçlarının araştırılması zorunluluğunu da bertaraf etmez. Bu nedenle kişinin göreve başlarken bazı sınırlamaları öngörmüş veya kabul etmiş olması, kuralın ölçülülük denetiminden bağışık tutulmasını haklı göstermez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Öte yandan kamu hizmetinin gerektirdiği personel planlaması, somut olayın özellikleri dikkate alınarak da sağlanabilir. Boş pozisyonun bulunması, hizmet ihtiyacı, personel dengesi ve benzeri unsurlar değerlendirilerek idareye takdir yetkisi tanınması mümkün iken, yalnızca eşin statüsünü esas alan kategorik bir yasak öngörülmesi aynı amaca ulaşabilecek daha hafif araçlar bulunduğunu göstermektedir. Bu nedenle kural gereklilik ve orantılılık alt ilkelerini karşılamamaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kural ayrıca Anayasa'nın 10. maddesi yönünden de sorunludur. Kuralın da yer aldığı (3) numaralı fıkrada, eşlerden her ikisinin Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeli olarak çalışması veya eşlerden birinin sözleşmeli, diğerinin ise Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında ya da diğer bir kamu kuruluşunda kadrolu statüde istihdam edilmesi hâlinde aile birliği mazeretine dayalı yer değiştirme talebinde bulunulmasına imkân tanınmaktadır. Buna karşılık, eşlerden birinin diğer bir kamu kuruluşunda sözleşmeli olarak çalışması hâlinde bu imkândan yararlanma hakkı tanınmamaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Eşi başka bir kamu kurumunda sözleşmeli olarak çalışan sözleşmeli sağlık personeli ile eşi yukarıda belirtilen statülerde çalışan sözleşmeli sağlık personelinin, aile birliğinin korunması bakımından aynı hukuki durumda bulunduğunda şüphe yoktur. Aralarındaki tek fark, eşin istihdam statüsü ve çalıştığı kamu kurumudur.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Çoğunluk kararında, kamu hizmetlerinde sürekliliğin sağlanması amacıyla sözleşmeli personelin yer değişikliği talebinin belli bir disipline bağlanabileceği; eşlerin her ikisinin de Bakanlık bünyesinde sözleşmeli olarak çalışması hâlinde ise Bakanlığın personel planlaması yaparak ihtiyaç duyulan bölgelerde eşlerin her ikisini de görevlendirebileceği belirtilerek söz konusu gruplar arasında öngörülen farklı uygulamanın nesnel ve makul bir nedene dayandığı kabul edilmiştir. Ancak bu gerekçe, aile hayatına yapılan müdahale yönünden söz konusu farklı muameleyi haklı kılmaya yeterli değildir. Nitekim eşlerin farklı kamu kurumlarında sözleşmeli olarak çalışmaları hâlinde de ilgili kurumlar arasında koordinasyon sağlanmak suretiyle hizmet ihtiyacı ve personel planlaması gözetilerek her iki eşin ihtiyaç duyulan bölgelerde görevlendirilmesi mümkündür. Dolayısıyla kural, benzer durumda bulunan kişiler arasında haklı gösterilemeyen farklı bir muamele oluşturmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Anayasa'nın koruduğu aile hayatı, kamu personel rejiminin değişken statülerine göre daha dar veya daha geniş koruma gören bir hak değildir. Hakka tanınan anayasal güvence, kadrolu veya sözleşmeli statü ayrımından bağımsız olarak aynı yoğunlukta geçerlidir. Kanun koyucunun yaptığı ayrım, kamu hizmetinin gereklerinden çok istihdam rejiminin teknik farklılıklarına dayanmakta; bu nedenle temel hakkın özüne dokunan ölçüsüz bir sınırlama niteliği taşımaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle "...<i>kadrolu statüde</i>..." ibaresinin Anayasa'nın 10., 13., 20. ve 41. maddelerine aykırı olduğu kanaatiyle çoğunluk kararına iştirak edilmemiştir.</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">Üye Engin YILDIRIM · Üye Selahaddin MENTEŞ · Üye Kenan YAŞAR</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/aymden-sozlesmeli-saglik-personeli-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/anaysa.jpg" type="image/jpeg" length="39935"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027 yılı memur geçici görevde konaklama ücretleri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-memur-gecici-gorevde-konaklama-ucretleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-memur-gecici-gorevde-konaklama-ucretleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 yılı memurların ve denetim elemanlarının geçici görevde 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 33. maddesinin (b) ve (d) fıkralarında belirtilen oranlara göre konaklama giderleri]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>2027 Harcırah Gündeliklerine Göre Konaklama Ücretleri Hesaplaması</h1>

<p>2027 yılı Bütçe Kanunda yer alan gündelik tutarları çerçevesinde 2027 yılında memurların geçici görevde alabilecekleri konaklama bedellerini 6245 sayılı Harcırah Kanunu'nun 33. maddesinin (b) ve (d) fıkralarında belirtilen oranlara göre konaklama giderlerini hesaplayabiliriz.</p>

<p>Buna göre denetim elemanlarının konaklama giderlerinde 33/b kapsamında: %90 artırımlı tutarı, yani gündeliğin 1,9 katı.</p>

<p>Memurlarda ise 33/d kapsamında: İlk 10 gün için gündeliğin %60 artırımlı tutarı, sonraki 80 gün için gündeliğin %50'si ve takip eden 90 gün için gündeliğin %40'ı. konaklama gideri olarak ödenebilir. Burada yer alan tutarlar üst tutarlar olup fatura tutarı burada yer alan rakamlardan daha aşağı ise fatura tutarı kadar ödeme yapılır.</p>

<h2><strong>2027 yılı memurlara geçici görevde yapılacak konaklama gider ödeme tutarları </strong></h2>

<p></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p>Memur grubu</p>
   </th>
   <th>
   <p>Gündelik</p>
   </th>
   <th>
   <p>İlk 10 gün (%160)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </th>
   <th>
   <p>Takip eden 80 gün (%50)</p>
   </th>
   <th>
   <p>Sonraki 90 gün (%40)</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Ek göstergesi 8.000 ve üzeri</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.210 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.936 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>605 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>484 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Ek göstergesi 6.400–8.000 arası</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.200 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.920 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>600 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>480 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Ek göstergesi 3.600–6.400 arası</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.190 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.904 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>595 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>476 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Aylık/kadro derecesi 1–4</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.170 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.872 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>585 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>468 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p>Aylık/kadro derecesi 5–15</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.160 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>1.856 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>580 TL</p>
   </td>
   <td>
   <p>464 TL</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Not: İlk 10 gün için gündeliğin %60 artırımlı tutarı, yani 1,6 katı esas alınmıştır. Diğer dönemlerde gündeliğin sırasıyla %50'si ve %40'ı hesaplanmıştır.</p>

<h2>Önemli açıklama</h2>

<p>Fiilen ödenecek konaklama bedeli, ilgili kanun hükmündeki şartlara ve belgelendirilen gerçek konaklama giderine tabidir; tabloda yer alan tutarlar her durumda otomatik olarak ödenecek sabit otel ücreti anlamına gelmez.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-memur-gecici-gorevde-konaklama-ucretleri</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/otel.jpg" type="image/jpeg" length="87028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027 Yılı M Cetveli Pansiyon Ücretleri Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-m-cetveli-pansiyon-ucretleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-m-cetveli-pansiyon-ucretleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 yılı M Cetveli pansiyon ücretleri belli oldu. İlkokul, ortaokul ve liselerde 68 bin TL, özel eğitim okullarında 89 bin TL, mesleki eğitim kurumlarında 75 bin TL ücret öngörülüyor. 2027 M Cetveli, pansiyon ücretleri, Milli Eğitim Bakanlığı, okul ücretleri, bütçe kanunu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">2027 Yılı M Cetveli Pansiyon Ücretleri Belli Oldu! İşte Okul Türlerine Göre Yeni Tarifeler</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>2027 yılı M Cetveli pansiyon ücretleri açıklandı.</strong> 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nde yer alan düzenlemeye göre, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarının pansiyon ücreti 68.000 TL, özel eğitim okullarının pansiyon ücreti 89.000 TL, mesleki ve teknik eğitim kurumlarının pansiyon ücreti ise 75.000 TL olarak belirlendi.</p>

<h2 style="text-align:justify">2027 yılı okul pansiyon ücretleri ne kadar?</h2>

<p style="text-align:justify">2027 yılında uygulanması öngörülen pansiyon ücretleri, okul türlerine göre farklılık gösteriyor. Bütçe teklifinde yer alan M Cetveli'ne göre ilkokul, ortaokul ve genel lise düzeyindeki kurumlar ile özel eğitim ve mesleki eğitim kurumları için ayrı ücretler öngörülüyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">2027 yılı M Cetveli pansiyon ücretleri tablosu</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th style="text-align:justify">Okul türü ve kademesi</th>
   <th style="text-align:justify">2027 yılı pansiyon ücreti</th>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">İlköğretim kurumları (ilkokul, ortaokul, yatılı ortaokullar ve imam hatip okulları)</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>68.000 TL</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">İlköğretim kurumları (özel eğitim okulları)</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>89.000 TL</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Ortaöğretim kurumları (genel liseler, güzel sanatlar ve spor liseleri ile imam hatip liseleri)</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>68.000 TL</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları (3308 sayılı Kanun kapsamındaki okullar)</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>75.000 TL</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2 style="text-align:justify">İlkokul ve ortaokul pansiyon ücreti 68 bin TL oldu</h2>

<p style="text-align:justify">2027 yılı için ilköğretim kurumları kapsamında yer alan ilkokul, ortaokul, yatılı ortaokul ve imam hatip okullarının pansiyon ücreti 68.000 TL olarak öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Genel liseler, güzel sanatlar ve spor liseleri ile imam hatip liselerinin pansiyon ücretleri de aynı tutarda, 68.000 TL olarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify">Özel eğitim okullarının pansiyon ücreti 89 bin TL</h2>

<p style="text-align:justify">2027 yılı M Cetveli'nde en yüksek pansiyon ücreti özel eğitim okulları için öngörüldü. Buna göre ilköğretim kapsamındaki özel eğitim okullarının pansiyon ücreti 89.000 TL olacak.</p>

<h2 style="text-align:justify">Mesleki ve teknik eğitim okullarının pansiyon ücreti 75 bin TL</h2>

<p style="text-align:justify">3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında bulunan mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarının 2027 yılı pansiyon ücreti 75.000 TL olarak öngörüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Bu tutar, ilköğretim ve genel ortaöğretim kurumları için belirlenen 68.000 TL'lik pansiyon ücretinden 7.000 TL daha yüksek.</p>

<h2 style="text-align:justify">2027 yılı M Cetveli nedir?</h2>

<p style="text-align:justify">M Cetveli, Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ekleri arasında yer alan ve ilgili kamu hizmetlerine ilişkin çeşitli ücret ve tarifeleri düzenleyen cetvellerden biridir. Okul pansiyon ücretleri de ilgili bütçe düzenlemesinde okul türlerine göre gösterilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MEB MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-m-cetveli-pansiyon-ucretleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 14:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/03/meb-den-milli-bayramlarda-ek-ders-gorusu-h27084-643a0.webp" type="image/jpeg" length="77623"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KDK’dan Doktora Verilen Uyarma Cezası Kararı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/kdkdan-doktora-verilen-uyarma-cezasi-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/kdkdan-doktora-verilen-uyarma-cezasi-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KDK, icap nöbetinde konsültasyon talebine cevap veremediği gerekçesiyle uyarma cezası verilen doktorun cezanın kaldırılması talebini reddetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">KDK’dan İcap Nöbetinde Konsültasyona Cevap Vermeyen Doktora Verilen Uyarma Cezasına İlişkin Karar</h1>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu, icap nöbetinde konsültasyon talebine cevap veremediği gerekçesiyle uyarma cezası verilen doktorun başvurusunu reddetti. Kurum, disiplin soruşturmasının zamanaşımı süresi içinde yürütüldüğünü ve cezada hukuka aykırılık tespit edilmediğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), Başkale Devlet Hastanesinde görev yapan bir doktor hakkında, icap nöbeti sırasında konsültasyon talebine ulaşılamaması nedeniyle verilen uyarma disiplin cezasının kaldırılması talebini reddetti.</p>

<h2 style="text-align:justify">Olayın geçmişi</h2>

<p style="text-align:justify">Karara konu olayda, 16 Mart 2026 tarihinde Başkale Devlet Hastanesi Acil Servisine başvuran bir hastada diyabetik ketoasidoz tablosundan şüphelenilmesi üzerine hastanın sevki veya yatışı açısından ilgili uzman hekimden konsültasyon talep edildi. Ancak ilgili hekime telefonla ulaşılamadı ve hastanın sevk edildiği belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">İlgili doktor, ifadesinde sisteme erişim sağlayamadığını ve telefonunun bozuk olması nedeniyle konsültasyon talebinde bulunan hekimi arayamadığını bildirdi. İdare tarafından ise telefonun bozuk olmasının gerekli önlemlerin alınmamasını haklı göstermeyeceği, gerektiğinde icap değişikliği talep edilmesi gerektiği değerlendirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Doktor hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/A-a maddesinde düzenlenen, verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında ve görevle ilgili araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık gösterme veya düzensiz davranma fiili nedeniyle uyarma cezası uygulandı.</p>

<p style="text-align:justify">Doktorun cezaya yaptığı itiraz, Van İl Disiplin Kurulunun 1 Temmuz 2026 tarihli kararıyla reddedildi. Bunun üzerine cezanın hukuka, hakkaniyete ve iyi yönetim ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülerek KDK’ya başvuruldu.</p>

<h2 style="text-align:justify">KDK’nın değerlendirmesi</h2>

<p style="text-align:justify">KDK, disiplin soruşturmasına ilişkin işlem tarihlerini inceledi. Fiilin 16 Mart 2026 tarihinde gerçekleştiği ve aynı gün öğrenildiği; 18 Mart 2026 tarihinde soruşturma yapılması ve muhakkik tayini talebinin iletildiği; 26 Mart 2026 tarihinde muhakkikin belirlendiği; 3 Nisan 2026 tarihinde başvuranın savunmasının alındığı ve 4 Haziran 2026 tarihinde disiplin cezasının tebliğ edildiği tespit edildi.</p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 127’nci maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede, disiplin soruşturmasının bir aylık süre içinde başlatıldığı ve cezanın fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde verildiği sonucuna ulaşıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Kurum ayrıca soruşturma kapsamında ilgililerin ve tanıkların ifadelerinin alındığını, soruşturmacı tarafından uyarma cezası önerildiğini ve disiplin amirince tesis edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğini belirtti.</p>

<h2 style="text-align:justify">Karar: Başvuru reddedildi</h2>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu, Başkale Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından 4 Haziran 2026 tarihinde verilen uyarma disiplin cezasının kaldırılması talebinin reddedilmesi gerektiğine karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda, ret kararının başvuran vekiline tebliğinden itibaren durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye devam edeceği ve kalan süre içinde görevli ve yetkili mahkemelerde yargı yoluna başvurulabileceği belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">Karar bilgileri: KDK’nın 20 Ekim 2026 tarihli, 2026/21665-S.26.29706 sayılı ret kararı. Başvuru numarası: 2026/18528. Karar, Kamu Başdenetçisi Mehmet AKARCA tarafından verildi.</p>

<hr />
<h1 style="text-align:justify">KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU KARARININ TAM METNİ</h1>

<p style="text-align:justify">T.C. Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık)</p>

<p style="text-align:justify">Sayı: 2026/21665-S.26.29706<br />
Başvuru No: 2026/18528<br />
Karar Tarihi: 20/10/2026</p>

<h2 style="text-align:justify">RET KARARI</h2>

<p style="text-align:justify">Başvuran: Kişisel bilgiler kararda maskelenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Başvuran Vekili / Temsilcisi: Kişisel bilgiler kararda maskelenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Başvuruya Konu İdare: Van Valiliği</p>

<p style="text-align:justify">Başvurunun Konusu: Uyarma disiplin cezasına itiraz hakkındadır.</p>

<p style="text-align:justify">Başvuru Tarihi: 23/07/2026</p>

<h2 style="text-align:justify">I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ</h2>

<p style="text-align:justify">1. Başvuran vekili, müvekkilinin Başkale Devlet Hastanesinde görev yaptığını, Van Başkale Devlet Hastanesi Acil Servisine başvuran hastanın konsültasyon sürecinde yaşanan iletişim aksaklığı iddiasıyla müvekkili hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde uyarma cezası verildiğini ifade ederek Başkale Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından tesis edilen “Uyarma” disiplin cezasının iptalini talep etmektedir.</p>

<h2 style="text-align:justify">II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI</h2>

<p style="text-align:justify">2. Kurumumuzun bilgi ve belge talebine istinaden, Van Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen 01.09.2026 tarihli ve E-42927060-903.08.02-326935716 sayılı yazı ve eklerinde özetle; ilgiliye verilen disiplin cezasının, soruşturmacı tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen rapora dayalı olarak teklif edildiği, ilgilinin itirazı sonucunda İl Disiplin Kurulu tarafından dosya üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda itirazın reddine karar verildiği, dolayısıyla disiplin cezasının kaldırılma talebinin uygun olmadığına karar verildiği belirtilmiştir.</p>

<h2 style="text-align:justify">III. İLGİLİ MEVZUAT</h2>

<p style="text-align:justify">3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;</p>

<p style="text-align:justify">3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,</p>

<p style="text-align:justify">3.2. “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129’uncu maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">“Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.</p>

<p style="text-align:justify">Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. (Değişik üçüncü fıkra: 7/5/2010-5982/13 md.). Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.”,</p>

<p style="text-align:justify">4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında;</p>

<p style="text-align:justify">“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,</p>

<p style="text-align:justify">5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;</p>

<p style="text-align:justify">5.1. “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125’inci maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">“Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:</p>

<p style="text-align:justify">A - Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.</p>

<p style="text-align:justify">Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:</p>

<p style="text-align:justify">a. Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,…”,</p>

<p style="text-align:justify">5.2. “Zamanaşımı” başlıklı 127’nci maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">“Bu Kanunun 125’inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;</p>

<p style="text-align:justify">a. Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,</p>

<p style="text-align:justify">b. Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,</p>

<p style="text-align:justify">Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.</p>

<p style="text-align:justify">Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.”,</p>

<p style="text-align:justify">5.3. “Savunma hakkı” başlıklı 130’uncu maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">“Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmıyan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.”,</p>

<p style="text-align:justify">5.4. “İtiraz” başlıklı 135’inci maddesinde;</p>

<p style="text-align:justify">“Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.</p>

<p style="text-align:justify">İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.</p>

<p style="text-align:justify">İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır.</p>

<p style="text-align:justify">İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.” düzenlemelerine yer verilmiştir.</p>

<h2 style="text-align:justify">IV. KAMU DENETÇİSİ ŞERİF YILMAZ’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ</h2>

<p style="text-align:justify">6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.</p>

<h2 style="text-align:justify">V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE</h2>

<h3 style="text-align:justify">A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme</h3>

<p style="text-align:justify">7. Başvuran temsilcisi, başvuran hakkında Başkale Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından tesis edilen 04.06.2026 tarihli ve E-…-…-… sayılı “Uyarma” disiplin cezasının ve bu cezaya karşı yapılan itirazın reddine dair Van İl Disiplin Kurulunun 01.07.2026 tarihli ve … Esas, … Karar sayılı işleminin; hukuka, hakkaniyete ve iyi yönetim ilkelerine aykırılığı nedeniyle iptalini talep etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">8. Dosya kapsamında yapılan incelemede;</p>

<p style="text-align:justify">8.1. 16.03.2026 tarihinde Başkale Devlet Hastanesi Acil Servisine başvuran … isimli hastanın yapılan değerlendirmesinde diyabetik ketoasidoz tablosu düşünülerek sevki veya yatışı açısından … Uzmanı Dr. … üzerinden konsültasyon talebi oluşturulduğu ve telefonla ulaşılmaya çalışıldığı, ancak kendisine ulaşılamadığı,</p>

<p style="text-align:justify">8.2. Acilde görevli pratisyen hekimlerin ifadelerinde özetle, icapçı … Uzmanı Dr. …’e ulaşılmadığı ve hastayı sevk ettiklerinin belirtildiği,</p>

<p style="text-align:justify">8.3. … Uzmanı Dr. …’ın konuyla ilgili verdiği ifadede sisteme erişim sağlayamadığını, telefonun bozuk olması sebebiyle de konsültasyon talebinde bulunan hekimi arayamadığını söylediği; fakat telefonunun bozuk olmasının mazur görülemeyeceği, telefonu bozuk ise bunun önleminin alınması gerektiği ve gerekirse icap değişikliği talebinde bulunması gerektiği, bu sebeplerden … Uzmanı Dr. …’ın görevi için gereken önem ve hassasiyeti göstermediği kanaatinin hasıl olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">8.4. Başvuranın, DMK’nın 125’inci maddesinin A fıkrasının a bendi gereğince “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak” fiilini işlediğinin tespit edildiğinden uyarma cezası ile cezalandırıldığı,</p>

<p style="text-align:justify">8.5. Başvuran tarafından bahsi geçen cezaya itiraz edildiği, Van İl Disiplin Kurulunun 01.07.2026 tarihli ve … Esas sayılı kararında; … Uzmanı Dr. …’a isnat edilen fiilin dosyadaki bilgi, belge ve somut delillerle sübuta erdiği, soruşturma sürecinde usul ve esas yönünden herhangi bir eksiklik bulunmadığı ve disiplin amirince tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu göz önünde bulundurularak itirazın reddine oy çokluğu ile karar verildiği anlaşılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">9. Danıştay 12. Dairesinin 23.03.2011 tarihli ve E.2008/857, K.2011/1319 sayılı kararında;</p>

<p style="text-align:justify">“Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurallar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.” denilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">10. Somut olayda; disiplin cezasına konu fiilin 16.03.2026 tarihinde gerçekleştiği, fiilin aynı gün Başhekimlik tarafından öğrenildiği, 18.03.2026 tarihinde Başhekimlik tarafından konu hakkında soruşturma yapılması ve muhakkik tayini talebini içeren yazının Van Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne iletildiği, 26.03.2026 tarihinde muhakkikin belirlendiği, 03.04.2026 tarihinde başvuranın savunmasının alındığı, 11.05.2026 tarihinde başvuranın son savunmasının istendiği, 15.05.2026 tarihinde başvuranın savunmasını ilettiği, 04.06.2026 tarihinde cezanın başvurana tebliğ edildiği, 05.06.2026 tarihinde uyarma disiplin cezasına başvuran tarafından itiraz edildiği, 01.07.2026 tarihinde ise itirazın reddine karar verildiği dikkate alınarak 657 sayılı Kanunun 127’nci maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede; fiilin işlendiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlandığı, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde de disiplin cezasının verildiği, dolayısıyla mevzuatla öngörülen süreler dikkate alınarak zamanaşımı süresi içinde idare tarafından işlem tesis edilmiş olduğu görülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">11. Diğer taraftan; inceleme/soruşturma sürecinde hakkında inceleme yapılanların ve tanıkların ifadeleri alınarak değerlendirilmesi sonucunda incelemeci/soruşturmacı tarafından uyarma disiplin cezası önerildiği, disiplin amiri tarafından da başvuran hakkında işlediği fiilin karşılığı olarak teklif edilen 657 sayılı Kanunun 125/A-a maddesi gereğince uyarma cezasının aynen uygulanması ve bir alt ceza uygulamasına yer olmadığı yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilememiştir.</p>

<p style="text-align:justify">12. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Başkale Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından tesis edilen 04.06.2026 tarihli ve E-35845300-903.08.02-316517696 sayılı “Uyarma” disiplin cezasının kaldırılması talebinin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.</p>

<h3 style="text-align:justify">B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme</h3>

<p style="text-align:justify">13. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi Yönetim İlkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği görülmüştür.</p>

<h2 style="text-align:justify">VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</h2>

<p style="text-align:justify">14. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu ret kararının başvuran vekiline tebliğ tarihinden itibaren durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup varsa dava açma süresinden arta kalan sürede görevli ve yetkili mahkemelerde yargı yolu açıktır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify">VII. KARAR</h2>

<p style="text-align:justify">Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,</p>

<p style="text-align:justify">Kararın BAŞVURAN VEKİLİNE ve VAN VALİLİĞİNE tebliğine,</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Mehmet AKARCA<br />
Kamu Başdenetçisi</p>

<p style="text-align:justify"><i>Not: Yukarıdaki karar metni, yüklenen PDF’de okunabilen metin esas alınarak aktarılmıştır. PDF’de başvuranın ve bazı kişilerin kimlik bilgileri ile bazı işlem numaraları maskeli olduğundan bu alanlar tamamlanmamıştır.</i></p>

<p style="text-align:justify">Başlığı daha tarafsız ve kısa yapHaberi karar metninden net ayır</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/kdkdan-doktora-verilen-uyarma-cezasi-karari</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Oct 2026 11:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/images.png" type="image/jpeg" length="68481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[20 Ekim 2026 tarihli atama kararları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/20-ekim-2026-tarihli-atama-kararlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/20-ekim-2026-tarihli-atama-kararlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmî Gazete’de yayımlanan 14 Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla bakanlıklar ve kamu kurumlarında yeni atamalar yapılırken bazı yöneticiler görevden alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">20 Ekim 2026 Tarihli Atama Kararları Yayımlandı</h1>

<p style="text-align:justify">20 Ekim 2026 tarihli ve 33406 sayılı Resmî Gazete’de Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atama ve görevden alma kararları yayımlandı.</p>

<p style="text-align:justify">Yayımlanan kararlar kapsamında Adli Tıp Kurumu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı, Millî Piyango İdaresi, Sermaye Piyasası Kurulu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Millî Eğitim Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığında çeşitli atama ve görevden alma işlemleri gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Kararlar, 19 Ekim 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığı Atama Kararlarının Tam Metni</h2>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/342</strong></p>

<p style="text-align:justify">Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcılığına, Adli Tıp Beşinci İhtisas Kurulu Adli Tıp Üyesi Uzm. Dr. Ali Ulvi ÇALIK, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 5 inci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/343</strong></p>

<p style="text-align:justify">Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci İhtisas Kurulu Adli Tıp Üyeliğine, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanununun 26 ncı maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Uzm. Dr. Refik AKMAN atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/344</strong></p>

<p style="text-align:justify">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Yakup GÜMÜŞ atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/345</strong></p>

<p style="text-align:justify">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kırıkkale İl Müdürü Çiğdem AÇIKYILDIZ KAZEL, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/346</strong></p>

<p style="text-align:justify">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Muğla İl Müdürü Ömer BOLAT, Muş İl Müdürü Yusuf AKKAYA ve Afyonkarahisar İl Müdürü Merih KARAYOL görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı Bakanlıkta;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdür Yardımcılığına Barış Ecevit AKGÜN,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdür Yardımcılığına Sakarya İl Müdürü Nedim ARSAL,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sakarya İl Müdürlüğüne Hasan Mehmet KUYUMCU,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Balıkesir İl Müdürlüğüne Bolu İl Müdürü Oğuzhan KURT,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bolu İl Müdürlüğüne Abdullah YENİGÜN,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kayseri İl Müdürlüğüne Denizli İl Müdürü Mehmet Fatih Namık ÖZTÜRK,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Denizli İl Müdürlüğüne Ertuğrul YILDIRIM,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Karaman İl Müdürlüğüne Özgür SOMUNCU,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Muğla İl Müdürlüğüne Yusuf SARIKAYA,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Muş İl Müdürlüğüne Murat TURAN,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kocaeli İl Müdürlüğüne Mesut ÖNEM,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Ordu İl Müdürlüğüne Kastamonu İl Müdürü Oktay MARŞAP,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kastamonu İl Müdürlüğüne Resul DEVECİ,</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/347</strong></p>

<p style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcılığına, Strateji ve Bütçe Başkanlığı Başkan Yardımcısı Kutluhan TAŞKIN, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci ve 3 üncü maddeleri gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/348</strong></p>

<p style="text-align:justify">Gelir İdaresi Başkanlığına Şinasi CANDAN atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Gelir İdaresi Başkan Yardımcılıklarına Kaan KASIM, Zekayi ÇENGE ve Hüseyin AZİLİ; Gelir İdaresi Başkanlığı Daire Başkanlığına ise Ferhat DİNÇER atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Atamalar, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci ve 3 üncü maddeleri gereğince yapılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/349</strong></p>

<p style="text-align:justify">Millî Piyango İdaresi Genel Müdürlüğünde;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Yönetim Kurulu Üyeliğine Hikmet YILDIRIM,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Genel Müdür Yardımcılığına ve Yönetim Kurulu Üyeliğine Salih ERCAN,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Birinci Hukuk Müşavirliğine Nigar GENÇ,</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 287 nci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci, 3 üncü ve 7 nci maddeleri gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/350</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Mahmut SÜTÇÜ, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 119 uncu maddesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 35 inci maddesi ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/351</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkanı İbrahim Ömer GÖNÜL, 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 35 inci maddesi ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/352</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kütahya İl Kültür ve Turizm Müdürü Zekeriya ÜNAL, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/353</strong></p>

<p style="text-align:justify">Adana Vakıflar Bölge Müdürü Lütfi KARABACAK, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/354</strong></p>

<p style="text-align:justify">Millî Eğitim Bakanlığı İnşaat ve Emlak Genel Müdür Yardımcılığına Fikri Erdem KÖKBAY, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 2026/355</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcılığına Mahmut Musa TİMUR, Hukuk Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına ise Özge Umut EKER, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/20-ekim-2026-tarihli-atama-kararlari</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/atama-haberleri-genel-illustrasyon-55kb.jpg" type="image/jpeg" length="17248"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027 yılı belediye zabıta itfaiye maktu mesai ücretleri belli oldu]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-belediye-zabita-itfaiye-maktu-mesai-ucretleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-belediye-zabita-itfaiye-maktu-mesai-ucretleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 belediye itfaiye maktu mesai ücretleri 2027 bütçe kanunu k cetveli,]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">2027 Yılı Belediye Zabıta ve İtfaiye Maktu Mesai Ücretleri Ne Kadar Olacak?</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>2027 yılı belediye zabıta ve itfaiye personeli aylık maktu fazla çalışma ücretleri merak ediliyor.</strong> Belediyelerde görev yapan zabıta ve itfaiye personeline ödenen maktu mesai ücretleri; belediyenin nüfusuna ve büyükşehir statüsüne göre farklılık gösteriyor. Ödemeler, ilgili mevzuatta belirlenen üst sınırlar çerçevesinde belediye meclisi kararıyla belirleniyor.</p>

<p style="text-align:justify">2027 yılı için belediye maktu mesai ücretleri hesaplanırken, ilgili yılın resmî düzenlemesinde yer alan tutarların esas alınması gerekiyor. Aşağıdaki tablo, paylaşılan tutarları göstermekte olup <strong>2027 yılı için kesinleşmiş resmî ücret tarifesi olarak değerlendirilmemelidir.</strong></p>

<h2 style="text-align:justify">Belediye Maktu Mesai Ücretleri Nüfusa Göre Ne Kadar?</h2>

<p style="text-align:justify">Belediyelerde zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele ödenecek aylık maktu fazla çalışma ücretinin üst sınırı, en son yapılan resmî nüfus sayımına göre belediyenin nüfusu esas alınarak belirleniyor.</p>

<h3 style="text-align:justify">Belediye Maktu Mesai Ücretleri Tablosu</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th style="text-align:justify">Belediye nüfusu ve statüsü</th>
   <th style="text-align:justify">Aylık maktu mesai ücreti üst sınırı</th>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Nüfusu 10.000'e kadar olan belediyeler</td>
   <td style="text-align:justify">2.620 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Nüfusu 10.001–50.000 arasında olan belediyeler</td>
   <td style="text-align:justify">2.802 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Nüfusu 50.001–100.000 arasında olan belediyeler</td>
   <td style="text-align:justify">3.095 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Nüfusu 100.001–250.000 arasında olan belediyeler</td>
   <td style="text-align:justify">3.497 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Nüfusu 250.001–1.000.000 arasında olan belediyeler</td>
   <td style="text-align:justify">4.175 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Nüfusu 1.000.001'den fazla olan belediyeler</td>
   <td style="text-align:justify">4.853 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Ankara, İstanbul ve İzmir dışındaki diğer büyükşehir belediyelerinin sınırları içerisindekiler</td>
   <td style="text-align:justify">4.853 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyelerinin sınırları içerisindekiler</td>
   <td style="text-align:justify">6.443 TL</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"><i>Not: Tablodaki tutarlar, kullanıcı tarafından paylaşılan düzenlemedeki miktarlardır. 2027 yılına ait resmî artış ve üst sınırlar ayrıca doğrulanmalıdır.</i></p>

<h2 style="text-align:justify">Maktu Mesai Ücreti Kimlere Ödenir?</h2>

<p style="text-align:justify">Aylık maktu fazla çalışma ücreti; belediyeler ile bunlara bağlı, müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda, iktisadi işletmeler hariç olmak üzere, görevlerinin niteliği gereği normal çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın çalışan zabıta ve itfaiye personeline ödenir.</p>

<p style="text-align:justify">Ödemenin yapılabilmesi için personelin ilgili hizmetlerde fiilen çalışması ve ücretin belediye meclisi kararıyla belirlenmesi gerekir.</p>

<h2 style="text-align:justify">Maktu Mesai Ücreti Her Ay Ödenir mi?</h2>

<p style="text-align:justify">Aylık maktu fazla çalışma ücreti alan personele, aynı fazla çalışma karşılığında her ne ad altında olursa olsun ayrıca başka bir fazla çalışma ödemesi yapılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, mevzuatta belirtilen bazı durumlarda personel fiilen görev yapmasa da maktu mesai ücretinin ödenmesine devam edilir.</p>

<h3 style="text-align:justify">Maktu Mesai Ücretinin Ödenmeye Devam Ettiği Haller</h3>

<p style="text-align:justify">İlgili düzenlemeye göre aylık maktu fazla çalışma ücreti şu durumlarda ödenmeye devam edilir:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Görevin yapılması sırasında veya görevden dolayı yaralanma ve sakatlanma hallerinde tedavi süresince,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bir yıl içinde toplamı 30 günü geçmeyen hastalık izni sürelerinde,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İtfaiye hizmetlerinde çalışan personelin görevin yapılması sırasında veya görevden dolayı hastalanması halinde tedavi süresince,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Yurt içinde gerçekleştirilen hizmet içi eğitimlere katılma durumunda,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Geçici görevli olarak bulunulan sürelerde.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Bu durumlar dışında maktu mesai ücreti, fiilen çalışılan süreyle orantılı olarak ödenir.</p>

<h2 style="text-align:justify">2027 bütçesinde belediyelere ilişkin hükümler</h2>

<p style="text-align:justify">Aylık Maktu Fazla Çalışma Ücreti: 1- Belediyeler ile bunlara bağlı müstakil bütçeli kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarda (iktisadi işletmeler hariç), görevlerinin niteliği gereği 657 sayılı Kanunda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın zabıta ve itfaiye hizmetlerinde fiilen çalışan personele, belediye meclisi kararı ile tespit edilen tutar, fazla çalışma ücreti olarak maktuen ödenir. Ancak, bunlara ödenecek aylık fazla çalışma ücreti en son yapılan resmi nüfus sayımına göre belediye nüfusu; - 10.000’e kadar olanlar için 2.620 Türk lirasını, - 10.001’den 50.000’e kadar olanlar için 2.802 Türk lirasını, - 50.001’den 100.000’e kadar olanlar için 3.095 Türk lirasını, - 100.001’den 250.000’e kadar olanlar için 3.497 Türk lirasını, - 250.001’den 1.000.000’a kadar olanlar için 4.175 Türk lirasını, - 1.000.001’den fazla olanlar için 4.853 Türk lirasını, - Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyeleri dışındaki diğer büyükşehirlerin belediye sınırları içerisindekiler için 4.853 Türk lirasını, - Ankara, İstanbul ve İzmir büyükşehirler belediye sınırları içerisindekiler için 6.443 Türk lirasını, geçemez. 2- Aylık maktu fazla çalışma ücreti alanlara, her ne ad altında olursa olsun ayrıca fazla çalışmaya yönelik olarak başkaca bir ödeme yapılmaz. 3- Yukarıdaki hükümlere göre ödenecek aylık maktu fazla çalışma ücretleri; a) Görevin yapılması sırasında veya görevden dolayı yaralanma ve sakatlanma hallerinde tedavi süresince, b) Bir yılda toplamı 30 günü geçmeyen hastalık izni sürelerinde, c) İtfaiye hizmetlerinde çalışan personel için görevin yapılması sırasında veya görevden dolayı hastalanma hallerinde tedavi süresince, ç) Yurt içinde yapılacak hizmet içi eğitime katılma ve geçici görevli olarak bulunma durumlarında, 265ödenmeye devam olunur. Diğer hallerde ise, fiilen çalışıldığı sürece ve bu süre ile orantılı olarak ödenir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAAŞ</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yili-belediye-zabita-itfaiye-maktu-mesai-ucretleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/01/pexels-rdne-7821685.jpg" type="image/jpeg" length="74711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027 müfettiş denetmen kontrolör denetim harcırahları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-mufettis-denetmen-kontrolor-denetim-harcirahlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2027-mufettis-denetmen-kontrolor-denetim-harcirahlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 müfettiş denetmen kontrolör denetim harcırahları]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">2027 Müfettiş Denetim Harcırahları Ne Kadar? Türkiye, Bölge ve İl Düzeyinde Yeni Tutarlar</h1>

<p style="text-align:justify">1.210,00 TL esas alınarak denetim düzeylerine göre harcırah tutarları aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th>
   <p style="text-align:justify">Denetim düzeyi</p>
   </th>
   <th>
   <p style="text-align:justify">Katsayı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </th>
   <th>
   <p style="text-align:justify">Hesaplama</p>
   </th>
   <th>
   <p style="text-align:justify">Harcırah tutarı</p>
   </th>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify">Türkiye düzeyinde denetim</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1,3</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1.210 × 1,3</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1.573,00 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify">Bölge düzeyinde denetim</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1,1</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1.210 × 1,1</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1.331,00 TL</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td>
   <p style="text-align:justify">İl düzeyinde denetim</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">0,9</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1.210 × 0,9</p>
   </td>
   <td>
   <p style="text-align:justify">1.089,00 TL</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>2027 yılı müfettiş denetim harcırahları, 1.210 TL esas tutarı üzerinden yeniden hesaplandı.</strong> Belirlenen katsayılara göre Türkiye düzeyinde denetim yapanlar için 1.573 TL, bölge düzeyinde denetim yapanlar için 1.331 TL, il düzeyinde denetim yapanlar için ise 1.089 TL tutarında harcırah hesaplandı.</p>

<h2 style="text-align:justify">2027 Denetim Harcırahları Ne Kadar Oldu?</h2>

<p style="text-align:justify">Denetim faaliyetlerinin kapsamına göre farklılaştırılan harcırah tutarları, 1.210 TL esas tutarının ilgili katsayılarla çarpılmasıyla hesaplandı.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye düzeyinde denetimler için 1,3; bölge düzeyinde denetimler için 1,1; il düzeyinde denetimler için ise 0,9 katsayısı esas alındı.</p>

<h3 style="text-align:justify">2027 Müfettiş Denetim Harcırahları Tablosu</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;">Denetim düzeyi</th>
   <th style="text-align: justify;">Katsayı</th>
   <th style="text-align: justify;">Hesaplama</th>
   <th style="text-align: justify;">Harcırah tutarı</th>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Türkiye düzeyinde denetim</td>
   <td style="text-align:justify">1,3</td>
   <td style="text-align:justify">1.210 × 1,3</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>1.573 TL</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Bölge düzeyinde denetim</td>
   <td style="text-align:justify">1,1</td>
   <td style="text-align:justify">1.210 × 1,1</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>1.331 TL</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">İl düzeyinde denetim</td>
   <td style="text-align:justify">0,9</td>
   <td style="text-align:justify">1.210 × 0,9</td>
   <td style="text-align:justify"><strong>1.089 TL</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2 style="text-align:justify">Türkiye Düzeyinde Denetim Yapanlara 1.573 TL</h2>

<p style="text-align:justify">Türkiye genelinde denetim yapan müfettiş ve denetim elemanları için 1,3 katsayısı uygulandığında hesaplanan harcırah tutarı 1.573 TL oluyor. Bu tutar, üç denetim düzeyi arasında en yüksek hesaplanan miktar olarak öne çıkıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">Bölge Düzeyinde Denetim Harcırahı 1.331 TL</h2>

<p style="text-align:justify">Bölge düzeyinde denetim gerçekleştiren denetim elemanları için 1,1 katsayısı esas alındı. Buna göre 1.210 TL üzerinden yapılan hesaplama sonucunda harcırah tutarı 1.331 TL olarak hesaplandı.</p>

<h2 style="text-align:justify">İl Düzeyinde Denetim Harcırahı 1.089 TL</h2>

<p style="text-align:justify">İl düzeyinde denetim yapan müfettiş ve denetim elemanları için 0,9 katsayısı kullanıldı. Hesaplama sonucunda il düzeyinde denetim harcırahı 1.089 TL oldu.</p>

<h2 style="text-align:justify">Önceki Tutarlarla Yeni Hesaplama Arasındaki Fark</h2>

<p style="text-align:justify">Daha önce belirtilen tutarlar ile 1.210 TL esas tutarı üzerinden yapılan yeni hesaplama karşılaştırıldığında aşağıdaki farklar ortaya çıkıyor:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;">Denetim düzeyi</th>
   <th style="text-align: justify;">Önceki tutar</th>
   <th style="text-align: justify;">Yeni hesaplanan tutar</th>
   <th style="text-align: justify;">Fark</th>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Türkiye düzeyi</td>
   <td style="text-align:justify">1.157 TL</td>
   <td style="text-align:justify">1.573 TL</td>
   <td style="text-align:justify">+416 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Bölge düzeyi</td>
   <td style="text-align:justify">979 TL</td>
   <td style="text-align:justify">1.331 TL</td>
   <td style="text-align:justify">+352 TL</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">İl düzeyi</td>
   <td style="text-align:justify">801 TL</td>
   <td style="text-align:justify">1.089 TL</td>
   <td style="text-align:justify">+288 TL</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2 style="text-align:justify"></h2>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-mufettis-denetmen-kontrolor-denetim-harcirahlari</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/14772-1.jpg" type="image/jpeg" length="87771"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027 yılında memurlara ödenecek harcırah yolluk tutarları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yilinda-memurlara-odenecek-harcirah-yolluk-tutarlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yilinda-memurlara-odenecek-harcirah-yolluk-tutarlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 yılı memur geçici görev sürekli görev gündelik harcırah yevmiyeler belli oldu,]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>2027 yılında memurlara ödenecek harcırah yolluk tutarları</strong></p>

<p style="text-align:justify">2027 yılı bütçesinin meclise sunulması ile birlikte 2027 yılında memurların alacakları gündelik harcırah miktarları belli oldu .2027 yılı h cetvelinde yer alan tutarlara göre gündelik olarak en fazla 1260  TL en az ise 1160  TL gündelik ödenecek. Denetim elemanlarının 1,3 kat 1,1 kat ve 0,9 kat üzerinden alacakları denetim harcırahı ise 1.210  TL rakamı baz alınarak hesaplanacak. Ayrıca memurların geçici görevde konaklama bedeli ödemeleri durumunda da 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre yatacak yer temini için ödenecek ücretlerin hesabında gündeliklerinin %90 artırımlı miktarı, (d) fıkrasına göre yapılacak ödemelerde ise görevlendirmenin ilk 10 günü için gündeliklerinin%60 artırımlı miktarı, takip eden 80 günü için gündeliklerinin %50 si, müteakip 90 günü için ise müstehak oldukları gündeliklerinin%40’ı esas alınacak.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">H CETVELİ 10/2/1954 TARİHLİ VE 6245 SAYILI HARCIRAH KANUNU HÜKÜMLERİ UYARINCA VERİLECEK GÜNDELİK VE TAZMİNAT TUTARLARI</p>

<p style="text-align:justify">I-Yurt İçinde Verilecek Gündelikler (Madde : 33)</p>

<p style="text-align:justify">A-a) TBMM başkanı ve Cumhurbaşkanı yardımcıları <span style="color:#e74c3c"><strong>1260</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">b)Anayasa Mahkemesi Başkanı, Bakanlar, Genelkurmay Başkanı, Milletvekilleri, Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Sahil Güvenlik Komutanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreteri, Orgeneraller, Oramiraller, Yargıtay, Danıştay, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Sayıştay Başkanları, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Başsavcısı, Diyanet İşleri ve Yükseköğretim Kurulu Başkanları, Kamu Başdenetçisi  <span style="color:#e74c3c"><strong>1230 </strong></span></p>

<p style="text-align:justify">B-Memur ve Hizmetlilerden;</p>

<p style="text-align:justify">a)Ek göstergesi 8000 ve daha yüksek olan kadrolarda bulunanlar (2)  <span style="color:#e74c3c"><strong>1210 </strong></span></p>

<p style="text-align:justify">b)Ek göstergesi 6400 (dahil) - 8000 (hariç) olan kadrolarda bulunanlar <span style="color:#e74c3c">1200</span></p>

<p style="text-align:justify">c)Ek göstergesi 3600 (dahil) - 6400 (hariç) olan kadrolarda bulunanlar <span style="color:#e74c3c"><strong>1190</strong></span></p>

<p style="text-align:justify">d)Aylık/kadro derecesi 1-4 olanlar <span style="color:#e74c3c"><strong>1170</strong></span></p>

<p style="text-align:justify">e)Aylık/kadro derecesi 5-15 olanlar <span style="color:#e74c3c"><strong>1160</strong></span> </p>

<p style="text-align:justify">(1) 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre yatacak yer temini için ödenecek ücretlerin hesabında gündeliklerinin %90 artırımlı miktarı, (d) fıkrasına göre yapılacak ödemelerde ise görevlendirmenin ilk 10 günü için gündeliklerinin%60 artırımlı miktarı, takip eden 80 günü için gündeliklerinin %50 si, müteakip 90 günü için ise müstehak oldukları gündeliklerinin%40’ı esas alınır.</p>

<p style="text-align:justify">(2) 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrasına göre verilecek gündeliklerin hesabında bu tutar esas alınır.</p>

<p style="text-align:justify">II- Arazi Üzerinde Çalışanlara Verilecek Tazminatlar (Madde 50) 50 nci Maddenin 1, 2, 3, 4 ve 5 inci Bentlerinde Yer Alan Personel :</p>

<p style="text-align:justify">a) Kadro derecesi 1-4 olanlar  <span style="color:#e74c3c"><strong>180 </strong></span></p>

<p style="text-align:justify">b) Kadro derecesi 5-15 olanlar  <span style="color:#e74c3c">165 </span></p>

<p style="text-align:justify">Bu tazminattan yararlananlardan; 1) 2) Memuriyet mahalli dışındaki çalışma alanlarında hizmet görenler ile 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun uygulamasında çalışan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü personeline yukarıda yazılı miktarların yarısı ek olarak ödenir. Bu çalışmaları dolayısıyla arazide, şantiyede veya gemilerde geceleyenlere bu suretle bulunacak miktarın yarısı ek olarak ayrıca ödenir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2027-yilinda-memurlara-odenecek-harcirah-yolluk-tutarlari</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/01/pexels-breakingpic-3305.jpg" type="image/jpeg" length="12715"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İhalelerde Prim ve Vergi Borcu Sınırı 50.000 TL’ye Çıktı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/ihalelerde-prim-ve-vergi-borcu-siniri-50000-tlye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/ihalelerde-prim-ve-vergi-borcu-siniri-50000-tlye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu İhale Genel Tebliğinde yapılan değişiklikle ihalelerde sosyal güvenlik prim borcu ve vergi borcu için esas alınan 5.000 TL tutarı 50.000 TL oldu. Tebliğ, yayımından 30 gün sonra yürürlüğe girecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik: Prim ve Vergi Borcu Sınırı 5.000 TL'den 50.000 TL'ye Çıkarıldı</h1>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Kurumu tarafından yayımlanan Tebliğ ile Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.3.2 ve 17.4.1 inci maddelerindeki 5.000 TL tutarı 50.000 TL olarak değiştirildi. Tebliğ, yayımı tarihinden 30 gün sonra yürürlüğe girecek.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Kurumunca yayımlanan "Kamu İhale Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ" ile 22/8/2009 tarihli ve 27327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinin, sosyal güvenlik prim borcu ve vergi borcuna ilişkin tutar sınırlarını düzenleyen iki maddesi değiştirildi.</p>

<h3 style="text-align:justify">Sosyal güvenlik prim borcuna ilişkin değişiklik (17.3.2)</h3>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.3 üncü maddesi, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin son fıkrasının (c) bendi uygulamasında kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun belirlenmesine ilişkin esasları düzenliyor. Bu maddenin 17.3.2 numaralı alt maddesi ise isteklinin Türkiye genelindeki bazı borçlarının kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak değerlendirilmeyeceğini sayıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda sayılan borçlardan, fer'ileri dahil toplamı 5.000 TL'yi aşmayan prim, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, kesenek ve kurum karşılığı borçlarına ilişkin hükümler (2 ila 7 numaralı bentler) değişiklikle 50.000 TL olarak güncellendi. Böylece kesinleşmiş prim borcu sayılmayacak borç tutarı sınırı on katına çıkarıldı.</p>

<h3 style="text-align:justify">Vergi borcuna ilişkin değişiklik (17.4.1)</h3>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.4 üncü maddesi, 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine ilişkin düzenlemeleri içeriyor. 17.4.1 numaralı alt madde, yıllık gelir, yıllık kurumlar, katma değer, özel tüketim, özel iletişim, motorlu taşıtlar, şans oyunları, damga, banka ve sigorta muameleleri vergileri, gelir ve kurumlar vergisine ilişkin tevkifatlar ve geçici vergiler ile bunlara ilişkin gecikme zammı ve faizleri bağlamında toplam 5.000 TL'yi aşan tutarlardaki borçların vergi borcu olarak kabul edileceğini hükme bağlıyordu. Değişiklikle bu tutar 50.000 TL olarak belirlendi.</p>

<h3 style="text-align:justify">Başlamış ihalelere ilişkin geçici madde</h3>

<p style="text-align:justify">Tebliğe eklenen Geçici Madde 24 uyarınca, değişikliği yapan Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Tebliğ hükümlerine göre sonuçlandırılacak.</p>

<h3 style="text-align:justify">Yürürlük ve yürütme</h3>

<p style="text-align:justify">Tebliğ, yayımı tarihinden 30 gün sonra yürürlüğe girecek. Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">TEBLİĞ</h2>

<p style="text-align:justify">Kamu İhale Kurumundan:</p>

<p style="text-align:justify">KAMU İHALE GENEL TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 1- 22/8/2009 tarihli ve 27327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Genel Tebliğinin 17.3.2 nci maddesinde yer alan "5.000 TL'yi" ibareleri "50.000 TL'yi" şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 2- Aynı Tebliğin 17.4.1 inci maddesinde yer alan "5.000 TL'yi" ibaresi "50.000 TL'yi" şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 3- Aynı Tebliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">"Başlamış olan ihaleler</p>

<p style="text-align:justify">GEÇİCİ MADDE 24- (1) Bu maddeyi yürürlüğe koyan Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı veya yazılı olarak duyurusu yapılmış olan ihaleler, ilanın veya duyurunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan Tebliğ hükümlerine göre sonuçlandırılır."</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 4- Bu Tebliğ yayımı tarihinden 30 gün sonra yürürlüğe girer.</p>

<p style="text-align:justify">MADDE 5- Bu Tebliğ hükümlerini Kamu İhale Kurumu Başkanı yürütür.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">Değiştirilen Maddelerin Değişiklik Öncesi Metni</h2>

<p style="text-align:justify"><i>(Kamu İhale Genel Tebliği, yürürlük tarihi 09.05.2026 tarihli güncel metin)</i></p>

<p style="text-align:justify">17.3.2. <i>(Değişik: 18/05/2024-32550 R.G./8. md., yürürlük: 01/10/2024)</i> Öte yandan isteklinin Türkiye genelindeki;</p>

<ol>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İlgili kanunlara göre tecil ve taksitlendirilerek ya da özel kanunlara göre yeniden yapılandırılarak ödeme planına bağlanan ve anılan kanunlar gereğince tecil ve taksitlendirmeye ya da yapılandırmaya ilişkin taksit ve/veya cari aya ilişkin ödeme yükümlülükleri yerine getirilmiş olması kaydıyla, tecil ve taksitlendirmeye ya da yeniden yapılandırmaya konu prim, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, kesenek, kurum karşılığı ile bunların fer'ileri,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(a) bendi kapsamına giren sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(b) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(b) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin prim, kesenek, kurum karşılığı ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(c) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin sigorta primi, sosyal güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(c) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılan sigortalılığından doğan prim borçları, sosyal güvenlik destek primi borçları ve 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası prim borçları ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">(ç) bendi kapsamına giren ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılan sigortalılığından doğan prim borçları, sosyal güvenlik destek primi borçları ile 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki genel sağlık sigortası prim borçları ile bunların fer'ileri toplamı 5.000 TL'yi aşmayan borçlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Tasarrufa teşvik kesintisi ve katkı tutarları, konut edindirme yardımı, idari para cezaları borçları,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İlgili kanunlar uyarınca takip ve tahsil görevi verilmiş olan özel işlem vergisi, eğitime katkı payı ve damga vergisi ile bunlara bağlı gecikme zamları,</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olarak değerlendirilmeyecektir.</p>

<p style="text-align:justify">İsteklinin;</p>

<p style="text-align:justify">a) İlgili mevzuatına göre tahakkuk eden prim borçlarının süresi içinde ödenmemesi halinde kesinleşmiş prim borcu olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">b) Prim borcuna karşı dava açılması halinde, bu dava sürecinde veya sonucunda takip ve tahsili durduracak geçici veya nihai bir karar bulunmadığı durumlarda kesinleşmiş prim borcu olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">c) Prim borcunun 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde cebren tahsili yolunda tesis edilen işlemlere karşı dava açılması halinde, bu dava sürecinde veya sonucunda takip ve tahsili durduracak geçici veya nihai bir karar bulunmadığı durumlarda kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">d) Vadesi geçtiği halde ödenmemiş ancak ilgili kurum tarafından belli bir vadeye bağlanarak tecil edilmiş prim borçlarının, vadesindeki ödemeler aksatılmadığı sürece, kesinleşmiş prim borcu olmadığı,</p>

<p style="text-align:justify">kabul edilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">17.4. 4734 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendine ilişkin olarak,</p>

<p style="text-align:justify">17.4.1. <i>(Değişik: 06/02/2018-30324 R.G./1. md., yürürlük: 01/03/2018)</i> Yıllık gelir, yıllık kurumlar, katma değer, özel tüketim, özel iletişim, motorlu taşıtlar, şans oyunları, damga, banka ve sigorta muameleleri vergileri, gelir ve kurumlar vergisine ilişkin tevkifatlar ve geçici vergiler ile <i>(Mülga ibare: 16/03/2019-30716 R.G./8. md.)</i> bu alacaklara ilişkin vergi ziyaı cezaları, gecikme zammı ve faizleri bağlamında toplam 5.000 TL'yi aşan tutarlardaki borçlar vergi borcu olarak kabul edilecektir.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İHALELER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/ihalelerde-prim-ve-vergi-borcu-siniri-50000-tlye-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/kamu-ihale-genel-tebligi-55kb.jpg" type="image/jpeg" length="81228"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[16 Ekim 2026 tarihli atama kararnamesi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/16-ekim-2026-tarihli-atama-kararname</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/16-ekim-2026-tarihli-atama-kararname" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcılığı görevine Gelir İdaresi Başkanı Bekir BAYRAKDAR atandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Resmî Gazete'de Yayımlanan Atama Kararları (16 Ekim 2026)</h1>

<p style="text-align:justify">16 Ekim 2026 tarihli ve 33402 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcılığına Gelir İdaresi Başkanı Bekir Bayrakdar atandı. Ayrıca bir dizi kurumda genel müdür, genel müdür yardımcısı, bölge müdürü ve yönetim kurulu üyesi ataması yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">16 Ekim 2026 Cuma günü yayımlanan 33402 sayılı Resmî Gazete'de, 15 Ekim 2026 tarihli ve 2026/323 ile 2026/335 numaralı Cumhurbaşkanı kararları yer aldı. Kararlar kurumlara göre aşağıda sıralanmıştır.</p>

<h3 style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığı</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Bakan Yardımcılığı (2026/325):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Gelir İdaresi Başkanı <strong>Bekir BAYRAKDAR</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Dışişleri Bakanlığı</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Dış Politika Plan ve Eşgüdüm Genel Müdürlüğü (2026/324):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Kosova Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi <strong>Sabri Tunç ANGILI</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Milli Savunma Bakanlığı</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Personel Genel Müdürlüğü (2026/329):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince <strong>Cüneyt EPCİM</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Ticaret Bakanlığı (2026/333)</h3>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>İthalat Genel Müdür Yardımcılığına</strong> <strong>Tuba HATİPOĞLU</strong>,</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdür Yardımcılığına</strong> <strong>Ayşegül ŞAHİNOĞLU YERDEŞ</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Kültür ve Turizm Bakanlığı</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcılığı (2026/326):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince, bu görevde bulunan <strong>Vildan SATIK</strong> görevden alındı. Bu suretle boşalan göreve <strong>Pervin OYMAK</strong> atandı.</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü (2026/327):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince <strong>Can ATİLLA</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Emeklilik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığı (2026/323):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince <strong>Adnan YILMAZ</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Vakıflar Genel Müdürlüğü</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Genel Müdür Yardımcılığı (2026/328):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince <strong>Suat Faruk GİRAY</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (2026/332)</h3>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>VI. Bölge Müdürlüğüne</strong> <strong>Mehmet Akif KAYGUSUZ</strong>,</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>IX. Bölge Müdürlüğüne</strong> <strong>Ömer AÇIKGÖZ</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Yönetim Kurulu Üyeliği (2026/334):</strong> 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince <strong>Selami YAPICI</strong> atandı.</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Genel Müdür Yardımcılığı (2026/335):</strong> 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince <strong>Ertuğrul KARATAY</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Yönetim Kurulu Üyeliği (2026/330):</strong> 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Yener YILDIRIM</strong> görevden alındı. Bu suretle boşalan Yönetim Kurulu Üyeliğine, kalan süreyi tamamlamak üzere <strong>Göktuğ BAĞLI</strong> atandı.</li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü</h3>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Yönetim Kurulu Üyeliği (2026/331):</strong> 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince <strong>Kutluhan TAŞKIN</strong> atandı.</li>
</ul>

<hr />
<h2 style="text-align:justify"><strong>16 Ekim 2026 CUMA – Resmî Gazete – Sayı: 33402</strong></h2>

<p style="text-align:justify"><strong>ATAMA KARARLARI</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/323</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığında açık bulunan Emeklilik Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Adnan YILMAZ atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/324</strong></p>

<p style="text-align:justify">Dışişleri Bakanlığında açık bulunan Dış Politika Plan ve Eşgüdüm Genel Müdürlüğüne, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Kosova Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Sabri Tunç ANGILI atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/325</strong></p>

<p style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığı Bakan Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Gelir İdaresi Başkanı Bekir BAYRAKDAR atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/326</strong></p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcısı Vildan SATIK görevden alınmış ve bu suretle boşalan Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdür Yardımcılığına Pervin OYMAK atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/327</strong></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğüne, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Can ATİLLA atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/328</strong></p>

<p style="text-align:justify">Vakıflar Genel Müdürlüğünde açık bulunan Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Suat Faruk GİRAY atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/329</strong></p>

<p style="text-align:justify">Milli Savunma Bakanlığında açık bulunan Personel Genel Müdürlüğüne, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Cüneyt EPCİM atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/330</strong></p>

<p style="text-align:justify">233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulu Üyesi Yener YILDIRIM görevden alınmış ve bu suretle boşalan Yönetim Kurulu Üyeliğine kalan süreyi tamamlamak üzere Göktuğ BAĞLI atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/331</strong></p>

<p style="text-align:justify">Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince Kutluhan TAŞKIN atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/332</strong></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünde açık bulunan;</p>

<p style="text-align:justify">– VI. Bölge Müdürlüğüne Mehmet Akif KAYGUSUZ,</p>

<p style="text-align:justify">– IX. Bölge Müdürlüğüne Ömer AÇIKGÖZ,</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/333</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ticaret Bakanlığında açık bulunan;</p>

<p style="text-align:justify">– İthalat Genel Müdür Yardımcılığına Tuba HATİPOĞLU,</p>

<p style="text-align:justify">– Uluslararası Anlaşmalar ve Avrupa Birliği Genel Müdür Yardımcılığına Ayşegül ŞAHİNOĞLU YERDEŞ,</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/334</strong></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince Selami YAPICI atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>Cumhurbaşkanlığından:</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/335</strong></p>

<p style="text-align:justify">Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Ertuğrul KARATAY atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">15 Ekim 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN<br />
CUMHURBAŞKANI</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/16-ekim-2026-tarihli-atama-kararname</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/07/atama-kararlari.jpg" type="image/jpeg" length="26381"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Disiplin Kurulu Yetkisiz Gördüğü Dosyayı Yetkili Mercie Gönderebilir]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-kurulu-yetkisiz-gordugu-dosyayi-yetkili-mercie-gonderebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-kurulu-yetkisiz-gordugu-dosyayi-yetkili-mercie-gonderebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, disiplin kurullarının yetkisinde görmediği ceza teklifinde dosyayı yetkili mercie gönderebileceğine oyçokluğuyla hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay: Disiplin Kurulu Yetkisiz Gördüğü Cezada Dosyayı Yetkili Mercie Gönderebilir</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, disiplin amiri ve kurullarının kendi yetkisinde görmediği ceza teklifinde "kabul" veya "ret" kararı vermek yerine dosyayı yetkili mercie gönderebileceğine hükmetti; karar oyçokluğuyla verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, 2020/5110 E. ve 2023/6373 K. sayılı kararında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 126. maddesindeki "disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder" düzenlemesinin, kurulların yalnızca kendi yetki alanlarındaki cezalar bakımından uygulanabilecek bir hüküm olduğunu belirtti. Daire, disiplin amiri veya kurullarının kendi yetkisinde görmediği bir ceza ve dayanak fiile ilişkin dosyayı yetkili gördüğü mercie göndermesinin, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu yönündeki Anayasa kuralının gereği olduğunu ifade etti.</p>

<p style="text-align:justify">Bu gerekçeyle Daire, bir devlet hastanesinde diyetisyen olarak görev yaparken 26/05/2019 tarihinde malulen emekliye ayrılan davacı hakkında, tekerrür hükmü uyarınca dosyanın İl Sağlık Müdürlüğü yazısıyla doğrudan Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na gönderilmesinde usule aykırılık görmedi. Devlet memurluğundan çıkarma işlemini iptal eden İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararı bozuldu ve dosya yeniden karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesi'ne gönderildi.</p>

<p style="text-align:justify">Davacının 25, 26 ve 27 Haziran 2018 tarihlerinde göreve gelmediği gerekçesiyle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması teklif edilmiştir. Davacının daha önce özürsüz ve kesintisiz 4 gün göreve gelmediğinden bahisle İl Disiplin Kurulunun 12/06/2018 tarihli ve 12 sayılı kararı ile 1 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası aldığı ve bu cezanın kesinleştiği belirtilerek, tekerrür hükümleri esas alınmak suretiyle dosya Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na gönderilmiştir. Yüksek Disiplin Kurulu, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için dosyanın İl Disiplin Kurulu'na gönderilmesi, kurulun cezaya ilişkin "kabul" veya "ret" kararı vermesi ve cezanın kabul edilmesi halinde tekerrür hükümleri uyarınca çıkarma cezası için önce atamaya yetkili amire, onun teklifi halinde Yüksek Disiplin Kurulu'na gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, İl Sağlık Müdürlüğü'nün böyle bir yetkisi bulunmadığı halde Disiplin Kurulu'nun yerine geçerek dosyayı doğrudan Yüksek Disiplin Kurulu'na gönderdiğini, bu nedenle usulüne uygun verilmiş ve tekerrüre esas alınabilecek bir kademe ilerlemesinin durdurulması cezasından söz edilemeyeceğini belirterek işlemin iptaline karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunu reddetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Davalı Bakanlık, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi gerektiğini ileri sürerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Davacı savunma vermemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Daire, disiplin soruşturmalarında izlenecek yöntemin, ceza verilecek fiillerin ve ceza vermeye yetkili makam ve kurulların açıkça belirlendiğini; disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amiri ve kurullarının soruşturmacının teklifiyle bağlı olmadığını, önlerine gelen dosyanın kendi görev alanında olmadığı kanaatine varmaları halinde dosyayı görevli gördükleri mercie gönderebileceğini belirtmiştir. Daire, aksi düşüncenin disiplin amiri veya kurulunu kendi yetkisinde görmediği bir ceza teklifi hakkında kabul veya ret yönünde karar vermesi sonucuna götüreceğini, bu durumda tesis edilen idari işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olacağını ifade etmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çerçevede Daire, davacının kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını ikinci kez işlediği gerekçesiyle 125. maddenin ikinci fıkrasındaki tekerrür düzenlemesi uyarınca, İl İdare Kurulu Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü yazılarının disiplin amiri sıfatıyla Vali adına Vali yardımcısı imzasıyla dosyanın Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na doğrudan gönderilmesinde usul hükümlerine aykırılık görülmediği sonucuna varmıştır. Bu nedenle Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığına hükmetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Daire, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ve yeniden karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 05/12/2023 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar vermiştir. Karara bir üye karşı oy kullanmış, karşı oy yazısında Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği görüşü belirtilmiştir.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;"></th>
   <th style="text-align: justify;"></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Mahkeme</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Esas / Karar No</strong></td>
   <td style="text-align:justify">2020/5110 E., 2023/6373 K.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Karar Tarihi</strong></td>
   <td style="text-align:justify">05/12/2023</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Oy Durumu</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Oyçokluğu (karşı oy var)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Sonuç</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü, BAM kararının bozulması</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Karardaki Ana Husus</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Disiplin amiri ve kurullarının yetkisinde görmediği cezaya ilişkin dosyayı yetkili mercie göndermesi; 657 s. DMK m. 126'daki "kabul veya ret" kuralının kurulların kendi yetki alanındaki cezalarla sınırlı olması</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>Dava Konusu</strong></td>
   <td style="text-align:justify">Tekerrür nedeniyle dosyanın doğrudan Yüksek Disiplin Kurulu'na gönderilerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><strong>İlgili Mevzuat</strong></td>
   <td style="text-align:justify">657 s. DMK m. 125/D-(b), 125/2, 126; Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik m. 4, 16; 2577 s. İYUK m. 45, 49</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"><strong>KARAR METNİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/5110 E., 2023/6373 K.</p>

<p style="text-align:justify">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2020/5110<br />
Karar No : 2023/6373</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br />
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ...<br />
Hukuk Müşaviri ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br />
VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: Çorum ili, Bayat Devlet Hastanesinde diyetisyen olarak görev yapmakta iken 26/05/2019 tarihinde malulen emekliye ayrılan davacının, 25-26-27/06/2018 tarihlerinde göreve gelmediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. Maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, üzerine atılı eylemin tekerrürü söz konusu olduğundan, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında yapılan disiplin soruşturmasında kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının teklif edildiği, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilebilmesi için gerekli olan Disiplin Kurulu kararının alınması amacıyla dosyanın Çorum Valiliği İl Disiplin Kuruluna gönderilmesi, İl Disiplin Kurulunca önerilen cezaya ilişkin "kabul" ya da "ret" yönünde bir karar alınması ve kademe ilerlemesi durdurulması cezasının Disiplin Kurulunca kabul edilmesi halinde tekerrür hükümleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmek üzere önce atamaya yetkili amire ve daha sonra atamaya yetkili amir tarafından Devlet memurluğundan çıkarma cezasının teklif edilmesi halinde Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesi gerekirken, Çorum Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün böyle bir yetkisi olmadığı halde ... tarih ve ... sayılı yazısıyla Disiplin Kurulunun yerine geçerek, davacının kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiği ve eylemin tekerrürü söz konusu olduğundan, aynı Kanun'un 125. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması için dosyayı doğrudan Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderdiği ve Yüksek Disiplin Kurulunun da ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; bu durumda, anılan usule uyulmaksızın Çorum Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün dosyayı doğrudan Yüksek Disiplin Kuruluna göndermesi nedeniyle, Kanun'da belirtilen usullere uygun olarak verilmiş ve tekerrüre esas alınabilecek bir kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının varlığından söz etmek mümkün olmadığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br />
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlem hukuka uygun olduğundan, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine hükmedilmesi gerekmekte iken, aksi yönde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">İNCELEME VE GEREKÇE :<br />
MADDİ OLAY :<br />
Çorum ili, Bayat Devlet Hastanesinde diyetisyen olarak görev yapmakta iken 26/05/2019 tarihinde malulen emekliye ayrılan davacının, hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi gereği kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması yönündeki teklif üzerine, dosya Bakanlık Disiplin Birimine gönderilmiş, ancak davacının daha önce de özürsüz ve kesintisiz olarak 4 gün göreve gelmediğinden bahisle Çorum Valiliği İl Disiplin Kurulunun 12/06/2018 tarih ve 12 sayılı kararı ile 1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığı ve ceza kesinleştiği için tekerrür hükümleri esas alınarak Yüksek Disiplin Kurulunca karara bağlanması gerektiğine ilişkin Çorum Valiliği İdare Kurulu Müdürlüğünün yazısına istinaden, Çorum Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması için dosya Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmiş, Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İLGİLİ MEVZUAT:<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendinde, "Özürsüz, kesintisiz 3-9 gün işe gelmemek" fiili kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrasında; "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır." hükmüne; 126. maddesinde ise; uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde valiler tarafından; Devlet memurluğundan çıkarma cezasının ise amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği; disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi olmadığı, cezayı kabul veya reddedeceği, ret halinde atamaya yetkili amirlerin 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbest oldukları ve özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümlerinin saklı olduğu hükümlerine yer verilmiştir.<br />
Dava konusu olay ve işlem tarihinde yürürlükte olan ve 24/10/1982 tarih ve 17848 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin "Kurulların kuruluşuna ilişkin esaslar" başlıklı 4. maddesinde, il disiplin kurulunun ne şekilde teşekkül ettirileceği belirtilmiş, buna göre, il disiplin kurulunun, Valinin veya görevlendireceği Vali Muavininin başkanlığında, Hukuk İşleri Müdürü, Defterdar, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Müdürü, Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürü, Tarım Orman ve Köyişleri Müdürü, Bayındırlık ve İskan Müdüründen oluşacağı; "Disiplin amirlerinin tayin ve tespitine dair esaslar" başlıklı 16. maddesinin yedinci fıkrasında, disiplin işleriyle ilgili uygulamalarda, kaymakam ilçe, valiler il, belediye başkanları belediye teşkilatındaki diğer disiplin amirlerine göre en üst disiplin amiri oldukları düzenlemeleri yer almıştır.</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.</p>

<p style="text-align:justify">Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar açıkça belirlenmiştir. Her idari işlemde olduğu gibi disiplin cezasının tesisinde de işlemin yetkili makam tarafından yapılması, yetkilerin kanunun çizdiği sınırlar içinde şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarına uygun olarak kullanılması idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.</p>

<p style="text-align:justify">Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi halinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturma sonucunda, olayın değerlendirilmesi ile hazırlanacak soruşturma raporunda; adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan kişi hakkında soruşturmacının kanaat ve teklifinin de yer alması gerektiği, soruşturmacı tarafından soruşturmaya konu eylemin sübut bulup bulmadığı ve mevzuatta hangi disiplin cezasını gerektirdiği yönünde getirilen teklif doğrultusunda disiplin dosyasının disiplin amiri, disiplin kurulu veya yüksek disiplin kurulu tarafından değerlendirileceği; ancak, disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amiri ve disiplin kurullarının soruşturmacının teklifi ile bağlı olmadığı; söz konusu merciler tarafından, önlerine gelen dosyanın kendi görev alanında olmadığı kanaatine varılması halinde disiplin dosyasının görevli görülen merciye gönderilebileceği, bununla birlikte 657 sayılı Kanun'un 126. maddesindeki "...Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur. Cezayı kabul veya reddeder" şeklindeki düzenlemenin, kurulların kendi yetki alanlarındaki cezalar bakımından uygulanabilecek bir hüküm olduğu, disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amiri ve disiplin kurullarının kendi yetkisinde görmediği bir ceza ve bu cezaya dayanak olan fiile ilişkin dosyayı yetkili gördüğü disiplin amiri veya kurula göndermesinin, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu yönündeki Anayasa kuralının gereği olduğu, aksi düşüncenin, disiplin amiri veya disiplin kurulunu, kendi yetkisinde görmediği bir ceza teklifi hakkında kabul veya ret yönünde bir karar vermesi sonucuna götüreceği, bu durumun da kabul veya ret şeklinde tesis edilen idari işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olmasına neden olacağı sonucuna varılmıştır.<br />
Bu durumda, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (b) alt bendi gereğince kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını ikinci defa işlediği gerekçesiyle, 125. maddenin ikinci fıkrasında yer alan, disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrürü halinde bir derece ağır ceza uygulanacağına ilişkin düzenleme uyarınca, gerek Çorum Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğünün ve gerekse bu yazıya istinaden Çorum Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü yazısının, disiplin amiri sıfatıyla Vali adına Vali yardımcısı imzasıyla dosyanın Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna doğrudan gönderilmesinde usul hükümlerine aykırılık görülmemiştir.<br />
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU :<br />
Açıklanan nedenlerle;</p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,</li>
 <li style="text-align: justify;">Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,</li>
 <li style="text-align: justify;">Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/12/2023 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">(X) KARŞI OY :</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesince verlen karar usul ve hukuka uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki karara katılmıyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-kurulu-yetkisiz-gordugu-dosyayi-yetkili-mercie-gonderebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 04:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/03/8673344-3968614.jpg" type="image/jpeg" length="27979"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sahte SGK girişi yapan memura verilen ceza]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/sahte-sgk-girisi-yapan-memura-verilen-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/sahte-sgk-girisi-yapan-memura-verilen-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay, SGK sistemine sahte sigortalı hizmet kaydı girip kayıtları silen personel hakkında verilen memuriyetten çıkarma cezasını onadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay: SGK'da Sahte Sigortalı Kaydı Giren Memurun Cezası Onandı</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, emekliye ayrıldıktan sonra Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilen SGK personelinin temyiz isteminin reddine karar vererek Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, 2020/4137 E. ve 2023/7258 K. sayılı kararıyla, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nde VHKİ kadrosunda görev yapmakta iken 25/04/2016 tarihinde emekliye ayrılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işleme karşı yaptığı temyiz isteminin reddine karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı hakkında; kendisine tahsis edilen kullanıcı kodu ve şifresini, kredi çetesi ile iş birliği halinde, bankalardan kredi almak amacıyla temin edilen kişiler adına kullandığı, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında 21 farklı iş yerinden toplam 300 kişi için geçmişe yönelik sahte sigortalı hizmeti ve prime esas kazanç girişi yaptığı, bu kayıtların büyük kısmını sonradan sistemden sildiği ve işlemlerin büyük çoğunluğunu aylık prim ve hizmet belgesi verilmeden resen gerçekleştirdiği ileri sürülerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmiştir. Soruşturmada, davacının hesabına 2014 yılından 2016 Mart ayına kadar düzenli olarak gelirine oranla yüksek miktarda para yatırıldığı da tespit edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi, isnat edilen fiillerin davacı tarafından işlendiğinin soruşturma raporunda yer verilen tanık ifadeleri ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle sabit olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, Devlet memurluğundan emekli olarak ayrılmanın memuriyetten çıkarılmaya engel olmadığını da göz önünde bulundurarak işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunu reddetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı; sigortalılara ait sisteme işlediği hizmet ve hizmet silme işlemlerini ilgili servisten gönderilen belgelere göre yaptığını, soruşturmanın usulüne uygun yapılmadığını, savunma isteme yazılarında soyut iddialar dışında bilgi ve belge gösterilmediğini, şifrelerin büro içinde denetimsiz biçimde herkes tarafından kullanıldığını, işlem tarih ve saatlerinde davacının büroda bulunup bulunmadığının kamera ve giriş-çıkış kayıtlarıyla kolayca tespit edilebileceğini ileri sürmüştür. Karşı taraf savunma vermemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Daire, bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulmasının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesindeki sebeplerden birinin varlığına bağlı olduğunu belirtmiş; temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğuna, dilekçedeki temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğine hükmederek temyiz isteminin reddine ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına oybirliğiyle karar vermiştir. Karar, 27/12/2023 tarihinde kesin olarak verilmiştir.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;"></th>
   <th style="text-align: justify;"></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Mahkeme</td>
   <td style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Esas / Karar No</td>
   <td style="text-align:justify">2020/4137 E., 2023/7258 K.</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Karar Tarihi</td>
   <td style="text-align:justify">27/12/2023</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Oy Durumu</td>
   <td style="text-align:justify">Oybirliği</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Sonuç</td>
   <td style="text-align:justify">Temyiz isteminin reddi, BAM kararının onanması</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">Dava Konusu</td>
   <td style="text-align:justify">Emekliye ayrıldıktan sonra Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">İlgili Mevzuat</td>
   <td style="text-align:justify">657 s. DMK m. 125/E-(g); 2577 s. İYUK m. 45, 49, 50</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify">KARAR METNİ</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/4137 E., 2023/7258 K.</p>

<p style="text-align:justify">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2020/4137<br />
Karar No : 2023/7258</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br />
VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu Başkanlığı<br />
VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü VHKİ kadrosunda görev yapmakta iken 25/04/2016 tarihi itibariyla emekliye ayrılan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararla; davacının 2014- 2016 Mart ayına kadar düzenli olarak gelirine oranla yüksek miktarda hesabına para yatırıldığı, zaten maaşının da aynı hesaba yattığı düşünüldüğünde, haricen ATM'den yatırlan paraların nereden elde edildiğinin belli olmadığı, davacı tarafından her ne kadar, sigortalılara ait sisteme işlediği hizmet işlemlerini ve hizmet silme işlemlerini ilgili servisten gönderilen belgelere göre yaptığını iddia etse de, yapılan soruşturmada davacının sahte sigortalı hizmet işlediği ve hizmet silmeye dayanak bir belgenin iş yeri dosyası içinde olmadığı, yine geçmişe dönük olarak verilen aylık prim hizmet belgelerinin işleme alınıp alınmayacağının denetim ile tespitini istemesi gerekirken, denetim talebinde bulunmadan geçmişe dönük olarak verilen aylık prim hizmet belgelerindeki sigortalılarının hizmetlerini sisteme işlediği, bankadan kredi çekildikten sonra da bunları bir kısmını sistemden sildiği, kendisine tahsis edilen ... işlemleri " ... " kullanıcı kodu ve şifresini, kredi çetesi ile işbirliği halinde, bankalardan kredi almak amacıyla temin edilen kişiler adına, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında değişik gün ve saatlerde, ilgili mevzuat ve kurum uygulamalarına aykırı şekilde, kurum bilgi işlem sistemini kullanmak suretiyle, 21 farklı iş yerinden toplam 300 kişi için geçmişe yönelik sahte sigortalı hizmeti ve prime esas kazanç girişi yaptığı, daha sonra bunların büyük kısmını sistem üzerinden tamamen sildiği, bu işlemlerin büyük çoğunluğunu aylık prim ve hizmet belgesi verilmeden sistem üzerinden resen gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, soruşturma raporunda sübuta erdiği iddia edilen fiillerin, davacı tarafından işlendiği hususu, soruşturma raporunda yer verilen tanık ifadeleri ve dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerle sabit olduğundan, Devlet memurluğundan emekli olarak ayrılmasının memuriyetten çıkarılmasına engel olmadığı göz önünde bulundurularak, eylemlerine uyan Devlet Memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sigortalılara ait sisteme işlediği hizmet işlemlerini ve hizmet silme işlemlerini ilgili servisten gönderilen belgelere göre yaptığı, soruşturmanın usulüne göre yapılmadığı, isnat edilen suçlamalara karşı savunması istenirken, savunma isteme yazılarında mevcut soyut iddialar dışında herhangi bir bilgi, belge gösterilmediği, davacıya ait olan şifreler büro içerisinde herhangi bir denetime tabi tutulmaksızın herkes tarafından kullanıldığı, isnat edilen fillerin bilgisayar sisteminde işlenme tarihi, saniyesine varana dek kayıtlı olduğu, bu tarihlerde, saatler arasında davacının işlemin yapıldığı büroda olup olmadığı kamera kayıtları, giriş çıkış kayıtları incelenerek kolaylıkla anlaşılabilecekken bu yönteme başvurulmadığı, soyut ifadelerde kağıt üzerinde işlem tesis edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br />
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU :<br />
Açıklanan nedenlerle;</p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">Davacının temyiz isteminin reddine,</li>
 <li style="text-align: justify;">Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ... , K: ... sayılı kararının ONANMASINA,</li>
 <li style="text-align: justify;">Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</li>
 <li style="text-align: justify;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 27/12/2023 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.</li>
</ol>

<hr />
<p style="text-align:justify">Başlıktaki "Cezası Onandı" ifadesini bilerek koruyorum, çünkü Danıştay fiilen Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı ve ceza işlemi ayakta kaldı. "Hukuka uygun bulundu" gibi esasa ilişkin bir kesinlik içeren ifadeyi gövdeden çıkardım.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/sahte-sgk-girisi-yapan-memura-verilen-ceza</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 00:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/indir-2.jpg" type="image/jpeg" length="62924"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yüz kızartıcı suçtan disiplin cezası hakkında önemli karar]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/yuz-kizartici-suctan-disiplin-cezasi-hakkinda-onemli-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/yuz-kizartici-suctan-disiplin-cezasi-hakkinda-onemli-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay,'dan  yüz kızartıcı suç tanımı ile ilgili önemli karar]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Yüz kızartıcı suçtan disiplin cezası hakkında önemli karar</h1>

<p style="text-align:justify">Yurt yönetim memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) ve (g) alt bentleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; yüz kızartıcı suçların neler olduğunun, yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanmasının daha uygun olacağı, bu değerlendirme yapılırken de verilen disiplin cezasının sebebi, niteliği ve kapsamının göz önüne alınacağı, uyuşmazlıkta, davalı idarece işlemin sebep unsuru olarak gösterilen fiiller, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" hükmü kapsamında görülerek disiplin cezasının verildiği anlaşılmakta ise de, davacının fiilleri belirtilen hüküm kapsamına girmediğinden, anılan eylemleri nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı hakkında.</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">D A N I Ş T A Y</p>

<p style="text-align:justify">ONİKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No : 2021/7809</p>

<p style="text-align:justify">Karar No : 2022/4131</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ   :             Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVALI) : Gençlik ve Spor Bakanlığı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ   :             Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 14/10/2021 tarih ve E:2021/1696, K:2021/1635 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p style="text-align:justify">Dava Konusu İstem: Kredi ve Yurtlar Kurumu ................................................................Yurt Müdürlüğünde yurt yönetim memuru olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) ve (g) alt bentleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 28/02/2017 tarih ve 215 sayılı Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: .................................................. İdare Mahkemesinin 13/07/2018 tarih ve E:2017/365, K:2018/282 sayılı kararının ............................... Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 30/06/2020 tarih ve E:2019/1596, K:2020/877 sayılı kararı ile kaldırılması üzerine ..................................................... 1. İdare Mahkemesince verilen 25/02/2021 tarih ve E:2020/1176, K2021/207 sayılı kararda; davacının disiplin soruşturmasına konu olan taşeron firma elemanı teknisyen ... hakkında tutulan 16/04/2015 tarihli tutanak akabinde uyarı yazısının tebliği ile görevli olmadığı halde bu işle görevli memur     'nın yerine imza attığı ve tebliğini gerçekleştirdiği, yine aynı teknisyen hakkında 27/04/2015 tarihinde tutulan tutanağa gerçek olmayan bilgiler yazarak tutanakta adı geçen öğrencilerin yerine imza attığı, 26/03/2015 tarihinde gece nöbetçi olduğu sırada yurt özel güvenlik görevlisi ... hakkında tuttuğu tutanak içeriğinin ve tutanağa atılan imzaları başkalarının imzalarını taklit ederek doldurduğu yönünde isnat olunan eylemleri hakkında "Görevi Kötüye Kullanma Suçu" kapsamında yapılan ceza yargılaması neticesinde, ........................................................... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2021 tarih ve E:2018/266, K2021/81 sayılı kararıyla "5 Ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına", 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 231. maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, davacı hakkında "Görevi Kötüye Kullanma" suçu kapsamında yapılan ceza yargılaması neticesinde verilen ....................................................... 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/02/2021 tarih ve E:2018/266, K2021/81 sayılı kararı ile davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması kapsamında alınan tanık ifadeleri, davacının savunma ve ifadeleri ve dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davacının kişileri zarara uğratmak amacıyla başka kişiler yerine imza atmak suretiyle sahte belge düzenlediğinin subuta erdiği, dolayısıyla davacının memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğunun sabit olduğu, yine davacının yurt çalışanlarından olan ... ve .. .'ye fiili saldırıda bulunduğunun subuta erdiği, dolayısıyla amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunduğunun da sabit olduğu anlaşıldığından, 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) ve (f) alt bentleri uyarınca tesis edilen Devlet memurluğundan çıkarma işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine varıldığı, öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde, bu Kanun'un 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil hallerin işlenildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde, memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin soruşturmasına başlanılması, başlanılmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlenildiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, soruşturma konusu fiilerin 2015 yılı Mart başından ............................................Valiliği'ne şikayetin yapıldığı 13/05/2015 tarihine kadar olan zaman dilimi içinde işlendiği, Elazığ Valiliğinin 01/07/2015 tarih ve 89825736-498.02-6085 sayılı yazısı ile Yüksek Öğrenim ve Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne fiillerin bildirildiği, davalı kurumun 10/07/2015 tarih ve 66060773-903.08.02 E.455 sayılı yazısı ile soruşturma onayı verdiği, dava konusu işleme dayanak fiillerin soruşturma konu ve onaylarında ve Yüksek Disiplin Kurulunca davacıya tanık dinletme ve savunmasını yapma için verilen sürelerde hukaka aykırı bir yön bulunmadığı, soruşturmaya ..................................................... Valiliğinin 01/07/2015 tarih ve 89825736-498.02-6085 sayılı yazısı maarif müfettişlerince başlanıldığı, soruşturmanın devri raporu ile davalı kurumca soruşturmaya 10/07/2015 tarihinde başlandığı ve 27/12/2016 tarihi itibarıyla sonlandırıldığı, disiplin işleminin de 28/02/2017 tarihinde tesis edildiği dikkate alındığında mevzuatta öngörülen süreler içerisinde soruşturmaya başlandığı ve ceza verildiği, dolayısıyla davacının zamanaşımı itirazının da hukuken kabul edilebilir olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti:............................................................ Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .................................................. 1. İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama</p>

<p style="text-align:justify">Usulü Kanununun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Soruşturma konusu filler hakkında ek soruşturma onayı alınmadığı, soruşturma kapsamının genişletildiği, zamanaşımına uğradığı, .. .'ye fiili saldırısında savcılıkça takipsizlik kararı verildiği, diğer eylemlerinden ........................................................... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdiği, fiilinin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (f) alt bendi kapsamında olduğu, ... ve .'nün maiyetinde, amiri ve iş sahibi olmadığından 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca ceza verilemeyeceği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Sakine ÖNDER KORKUT</p>

<p style="text-align:justify">DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge idare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">İNCELEME VE GEREKÇE:</p>

<p style="text-align:justify">MADDİ OLAY :</p>

<p style="text-align:justify">Dosyanın incelenmesinden; Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu .........................................................Kız Öğrenci Yurdunda yurt yönetim memuru olarak görev yapan davacının, görev yaptığı dönem içerisinde teknisyen yardımcısı ... 'nin haksız yere işten çıkarılmasına neden olduğundan bahisle hakkında yapılan şikayet üzerine ......................................................................... Valiliği'nin 22/05/2015 tarih ve 4986 sayılı disiplin soruşturma emri ile maarif müfettişlerince soruşturma başlatıldığı, bu soruşturma sırasında ... ismi ile imzasız tarihsiz "ilgili makama" hitaben yazılı ve konusu davacının fiilleri olan yazının gönderilmesi üzerine, yazıda geçen fiillerin de soruşturma konusuna dahil edilerek konunun Genel Müdürlük denetim elemanlarınca soruşturulmasının talebi sonrasında Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünün 10/07/2015 tarih ve E.455 sayılı yazısı ile tüm fiillere ilişkin olarak soruşturma onayı verildiği, davacı hakkında iddia edilen bahse konu eylemlerine yönelik olarak yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen 27/12/2016 tarih ve 34/4 sayılı soruşturma raporunda ise; davacının, taşeron firma elemanı teknisyen ... hakkında tutulan 16/04/2015 tarihli tutanak akabinde uyarı yazısının tebliği ile görevli olmadığı halde bu işle görevli memur ... 'nın yerine imza attığı ve tebliğini gerçekleştirdiği, yine aynı teknisyen hakkında 27/04/2015 tarihinde tutulan tutanağa gerçek olmayan bilgiler yazarak tutanakta adı geçen öğrencilerin yerine imza attığı, 26/03/2015 tarihinde gece nöbetçi olduğu sırada yurt özel güvenlik görevlisi S.U. hakkında tuttuğu tutanak içeriğinin ve tutanağa atılan imzaları başkalarının imzalarını taklit ederek doldurduğu iddialarının sübuta erdiği belirtilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, ayrıca davacı hakkında; tam günü belli olmamakla birlikte 2015 yılı mart ayı içinde yurt kantin- lokanta işletmesi çalışanı .'ye hakaret ve küfür ettiği, fiili saldırıda bulunduğu, 31/03/2015 tarihinde yurt binası içinde yurt özel güvenlik görevlisi .'ye fiili saldırıda bulunduğu iddialarının da sübuta erdiği belirtilerek 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, teklifler doğrultusunda davacı hakkında 28/02/2017 tarih ve 215 nolu Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) ve (g) alt bentleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">İLGİLİ MEVZUAT:</p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde; "Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak", (g) alt bendinde ise; "Memurluk sıfat ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilleri, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında yer almıştır.</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlık konusu olayda; davacının, tam günü belli olmamakla birlikte 2015 yılı mart ayı içinde yurt kantin-lokanta işletmesi çalışanı .'ye hakaret ve küfür ettiği, fiili saldırıda bulunduğu, 31/03/2015 tarihinde yurt binası içinde yurt özel güvenlik görevlisi .' ye fiili saldırıda bulunduğu fiilinin sabit olduğu gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; davacının fiillinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde belirtilen; amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine karşı işlenilmediği ve bu nedenle de söz konusu madde kapsamına girmediği sonucuna varıldığından, davacının anılan eylemleri nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka uyarlık görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi ile ilgili olarak, 09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmedilmiş olup, kararın gerekçesinde özetle; dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından, anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmadığı, fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezasını gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki, itiraz konusu kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2. maddesine aykırı olmadığı, ..., idarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesinin güç olduğu, kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşıldığından, itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine de aykırı olmadığı vurgulanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Konuya ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02/07/1996 tarih ve E:1996/3-144, K:1996/171 sayılı kararında, "yüz kızartıcı suç"un, yasalarda tanımlanmadığı ve tek tek sayılmadığı, toplumun yapısına göre zaman zaman değişikliğe uğrayan bu suçların tek tek sayılmasının olanaksız olduğu, "...gibi yüz kızartıcı suçlar" denildiğinde maddede sayılmamış olan diğer yüz kızartıcı suçların neler olduğunun yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanacağı belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 5525 sayılı Kanun kapsamına ilişkin bir uyuşmazlıkta verdiği 12/11/2014 tarih ve E:2012/482, K:2014/3992 sayılı kararında, "Burada yer verilen 'gibi yüz kızartıcı suçlar' ibaresindeki 'gibi' sözcüğü, yüz kızartıcı suç olarak anılan Kanunda sayma yoluyla belirtilen 'Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas suçlarından biri'ni ifade etmek üzere kullanılmıştır. Aksi yorumla, 'gibi' sözcüğünün, 'sayılanlara benzer suçları' ifade ettiğinin kabul edilmesi, Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrası ile 657 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca memurların memurluklarının sona erdirilmesine ilişkin durumların bizzat kanunda düzenlenmesi gerektiğine ilişkin memur güvencesine aykırı olduğu gibi; idarelere, Kanunda gösterilen suçlar dışında benzer suçların yüz kızartıcı suç sayılması konusunda, ölçütleri belirsiz, geniş bir takdir yetkisi tanınması sonucunu da doğurabilecektir." ifadelerine yer vererek, 5525 sayılı Kanunda sayma yoluyla belirtilen eylemler arasında yer verilmeyen "intihal" fiilinin yüz kızartıcı suç olarak kabul edilemeyeceğine ve bu fiile dayanılarak verilmiş dava konusu disiplin cezasının, nitelik itibarıyla 5525 sayılı Kanunun kapsamına girdiğine karar vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak, İdari Dava Daireleri Kurulu 04/03/2013 tarih ve E:2009/652, K:2013/751 sayılı bir diğer kararında, "cinsel taciz ve sarkıntılık" fiili nedeniyle hakkında kamu görevinden çıkarma cezası verilen davacının fiilinin, 5525 sayılı Kanunda sayılan suçlardan olmamasına rağmen şeref ve haysiyet kırıcı suçlar kapsamında olduğu, dolayısıyla 5525 sayılı Kanun ile öngörülen disiplin affından faydalanacak disiplin cezaları kapsamında bulunmaması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren İdare Mahkemesinin ısrar kararını onamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Görüldüğü üzere, bu konudaki tartışmalar ve görüşler çeşitlilik arz etmekle birlikte, yüz kızartıcı suçların neler olduğunun, yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanması daha uygun olacaktır. Bu değerlendirme yapılırken de verilen disiplin cezasının sebebi, niteliği ve kapsamı göz önüne alınacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Dava konusu uyuşmazlıkta, davalı idarece işlemin sebep unsuru olarak gösterilen fiillerin, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" hükmü kapsamında görülerek dava konusu disiplin cezasının verildiği anlaşılmakta ise de, davacının taşeron firma elemanı teknisyen ... hakkında tutulan 16/04/2015 tarihli tutanak akabinde uyarı yazısının tebliği ile görevli olmadığı halde bu işle görevli memur ... 'nın yerine imza attığı ve tebliğini gerçekleştirdiği, yine aynı teknisyen hakkında 27/04/2015 tarihinde tutulan tutanağa gerçek olmayan bilgiler yazarak tutanakta adı geçen öğrencilerin yerine imza attığı, 26/03/2015 tarihinde gece nöbetçi olduğu sırada yurt özel güvenlik görevlisi . hakkında tuttuğu tutanak içeriğinin ve tutanağa atılan imzaları başkalarının imzalarını taklit ederek doldurduğu şeklindeki fiilleri, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamına girmediğinden, anılan eylemleri nedeniyle yukarıda yer verilen 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Elazığ 1. İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU:</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,</p>

<p style="text-align:justify">2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin 14/10/2021 tarih ve E:2021/1696, K:2021/1635 sayılı kararının BOZULMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">3. Kullanılmayan 97,70 TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,</p>

<p style="text-align:justify">4.  Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/06/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI OY</p>

<p style="text-align:justify">Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesinin kararı usul ve hukuka uygun olduğundan onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/yuz-kizartici-suctan-disiplin-cezasi-hakkinda-onemli-karar</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/06/judge-7602999-640.png" type="image/jpeg" length="62043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görevden alınan memurlar alt dereceli kadrolara atanabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/gorevden-alinan-memurlar-alt-dereceli-kadrolara-atanabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/gorevden-alinan-memurlar-alt-dereceli-kadrolara-atanabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[genel müdür daire başkanı genel sekreter v.b üst kadrolarda yer alanların görevden alınıp alt kadrolara atanmalarında unvan değişsse bile aynı dereceli kadrolara atanması gerektiği hakkında karar]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Görevden alınan memurlar alt dereceli kadrolara atanabilir mi?</h1>

<h1 style="text-align:justify"></h1>

<p style="text-align:justify">Davacının daire başkanlığı görevinden alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı açık ise de; 1. dereceli kadroda 1. derecenin 4. kademesi kazanılmış hak aylık derecesiyle daire başkanı kadrosunda bulunan davacının, isteği olmaksızın, kazanılmış hak aylık derecesinin altında bir görev olan 8. dereceli biyolog kadrosuna atamasının yapılması suretiyle kadro derecesinin gözetilmediği anlaşılmıştır.</p>

<h2 style="text-align:justify">T.C.<br />
DANIŞTAY<br />
İKİNCİ DAİRE<br />
Esas No: 2024/1304<br />
Karar No: 2024/4442</h2>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU:<br />
...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ:<br />
Dava Konusu İstem:<br />
Davacı tarafından, Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde daire başkanı kadrosunda görev yapmakta iken, daire başkanlığına atanma onayı iptal edilerek biyolog kadrosuna asaleten atanmasına ilişkin... tarih ve... sayılı... Su ve Kanalizasyon İdaresi Yönetim Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının 16/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle dava açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:<br />
...İdare Mahkemesinin... günlü, E:., K:...sayılı kararıyla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda atama yapma ve görevden alma konusunda idareye takdir yetkisinin tanındığı, bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, ...Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde daire başkanlığı görevini yürüten davacının, bu görevinden alınarak biyolog kadrosuna atanması yolunda tesis edilen işlemde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar vermiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:<br />
... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:...temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:<br />
Davacı tarafından; dava konusu işlemin cezalandırma amacıyla tesis edildiği, işlem tesis edilirken gerekçe gösterilmediği, davalı idareye karşı yasal haklarını kullandığı için daire başkanlığı görevinden alınarak atanabileceği en düşük pozisyon olan 8. dereceli biyolog kadrosuna atandığı, idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin hukuki kaideler çerçevesinde kullanılmadığı ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN CEVABI:<br />
Cevap verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:<br />
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İNCELEME VE GEREKÇE:<br />
MADDİ OLAY:<br />
Davacı tarafından, ...Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde daire başkanı kadrosunda görev yapmakta iken, daire başkanlığına atanma onayı iptal edilerek ...dereceli biyolog kadrosuna asaleten atanmasına ilişkin ...tarih ve ...sayılı ...Su ve Kanalizasyon İdaresi Yönetim Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının 16/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">İLGİLİ MEVZUAT:<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 1897 sayılı Kanun ile değişik 45. maddesinin 1. fıkrasında, hiçbir memurun sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamayacağı; 71. maddesinde, memurların eşit dereceler arasında veya derece yükselmesi suretiyle sınıf değiştirmelerinin caiz olduğunun belirtildiği; 76. maddesinin 1. fıkrasında, kurumların görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar dahilinde daha üst kurum içinde veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri; 2. fıkrasında ise, memurların istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilecekleri hükme bağlanmıştır.<br />
Öte yandan, 657 sayılı Kanun'un 71. ve 76. maddeleri ile memurların sınıfları da değiştirilmek suretiyle naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri uyarınca, memurların naklen atanmaları konusunda idarelerin sahip olduğu takdir yetkisi doğrultusunda, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, davacının daire başkanı kadrosundan alındığı ve davalı idarenin, kanunla kendisine tanınmış olan takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında keyfi kullandığı ve özel nedenlere dayandırdığı noktasında dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, davacının daire başkanlığı görevinden alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı açık ise de; 1. dereceli kadroda 1. derecenin 4. kademesi kazanılmış hak aylık derecesiyle daire başkanı kadrosunda bulunan davacının, isteği olmaksızın, kazanılmış hak aylık derecesinin altında bir görev olan 8. dereceli biyolog kadrosuna atamasının yapılması suretiyle kadro derecesinin gözetilmediği anlaşılmış olup, anılan işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br />
2. ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesince verilen ...günlü, E:..., K:...sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br />
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,<br />
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>PERSONEL MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/gorevden-alinan-memurlar-alt-dereceli-kadrolara-atanabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/14772-1.jpg" type="image/jpeg" length="18735"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mahkumiyet nedeniyle sürekli işçi ataması feshedildi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/mahkumiyet-nedeniyle-surekli-isci-atamasi-feshedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/mahkumiyet-nedeniyle-surekli-isci-atamasi-feshedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, ağır hapis cezasına mahkûm edilen sürekli işçinin atamasının feshedilmesine ilişkin işlemi hukuka uygun bulan mahkeme kararını onadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay: Ağır Hapis Cezası Bulunan Sürekli İşçinin Atamasının Feshi Hukuka Uygun</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, başka bir suçu işlemek amacıyla öldürme suçundan ağır hapis cezalarına mahkûm edilen ve Sağlık Bakanlığı bünyesinde sürekli işçi olarak çalışan kişinin atamasının feshedilmesine ilişkin işlemi hukuka uygun bulan mahkeme kararını onadı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Sağlık Bakanlığında Çalışan Sürekli İşçinin Ataması Feshedildi</h2>

<p style="text-align:justify">Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğinde sürekli işçi olarak görev yapan kişinin ataması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde öngörülen şartları taşımadığı gerekçesiyle feshedildi. İşlemin iptali istemiyle açılan davada, davacının başka bir suçu işlemek amacıyla öldürme suçundan müebbet ağır hapis ve 16 yıl 8 ay ağır hapis cezasına mahkûm edildiği belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">İlk derece mahkemesi, davacının mahkûmiyet durumu ve kamu haklarından yasaklı olması nedeniyle sürekli işçi kadrosuna atanma şartlarını taşımadığı sonucuna ulaştı ve davayı reddetti. Bölge İdare Mahkemesi de istinaf başvurusunu reddetti.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı, mahkûmiyet durumunun kadroya geçiş sırasında idare tarafından bilindiğini, sürekli işçi kadrosuna atanma işlemlerinin şartları sağladığı tespit edilerek tamamlandığını ve eski hükümlü statüsünde çalıştırılmasının mümkün olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istedi.</p>

<h2 style="text-align:justify">Eski Hükümlü Statüsünde Çalıştırılma İddiası</h2>

<p style="text-align:justify">Davacı, eski hükümlülerin kamu kurumlarında işçi olarak istihdamına ilişkin düzenlemeler kapsamında çalıştırılmasının mümkün olduğunu savundu. İlk derece mahkemesi ise eski hükümlü olarak çalıştırılmaya ilişkin başvurunun reddinin ayrı bir uyuşmazlık konusu olabileceğini belirterek, mevcut davada atamanın feshi işlemini değerlendirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Mahkeme, davacının mahkûmiyetini ve kamu haklarından yasaklı olmasını dikkate alarak 657 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki şartların taşınmadığı sonucuna vardı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Danıştay Kararı Onadı</h2>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, 2020/3517 esas ve 2023/6486 karar sayılı dosyada yaptığı temyiz incelemesinde, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu belirtti. Daire, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna ulaşarak temyiz istemini reddetti ve kararı onadı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kararın hukuki önemi:</strong> Karar, sürekli işçi kadrosuna atanma şartları bakımından mahkûmiyet ve kamu haklarından yasaklılık durumunun önemini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, sürekli işçi statüsüne ilişkin uyuşmazlıklarda 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabilirliği ve eski hükümlü istihdamına ilişkin özel düzenlemelerin etkisi, ilgili mevzuat ve somut olay çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.</p>

<h2 style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Kararı</h2>

<p style="text-align:justify"><strong>Esas No:</strong> 2020/3517</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar No:</strong> 2023/6486</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Tarihi:</strong> 07.12.2023</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar sonucu:</strong> Temyiz isteminin reddi ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması.</p>

<h3 style="text-align:justify">Kararın tam metni</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Esas No:</strong> 2020/3517</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar No:</strong> 2023/6486</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İçtihat Metni</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>TEMYİZ EDEN (DAVACI):</strong> ...</p>

<p style="text-align:justify"><strong>VEKİLİ:</strong> Av. ...</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KARŞI TARAF (DAVALILAR):</strong></p>

<ol start="1">
 <li>
 <p style="text-align:justify">... Bakanlığı</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">... Valiliği / ...</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>VEKİLİ:</strong> Av. ...</p>

<h3 style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU</h3>

<p style="text-align:justify">... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>Dava konusu istem:</strong> Sağlık Bakanlığı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğinde sürekli işçi olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca aranan şartları taşımadığından bahisle atamasının feshedilmesine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:</strong> ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, başka bir suçu işlemek için öldürme suçundan, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile müebbet ağır hapis ve 16 yıl 8 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bihakkın tahliye tarihinin 21/03/2029 olduğu, davacının 05/06/2018 tarihinde ... Ağır Ceza Mahkemesine memnu haklarının iadesi talebiyle yaptığı başvurunun, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... D.İş sayılı kararı ile “infazından itibaren üç yılı geçmediği anlaşıldığından, memnu haklarının iadesi talebinin reddine” karar verildiği; her ne kadar davacı, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Eski Hükümlü veya Terörle Mücadelede Malul Sayılmayacak Şekilde Yaralananların İşçi Olarak Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde eski hükümlü olarak çalıştırılabileceğini iddia etmekte ise de, bu çerçevede yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin ayrı bir dava konusu olabileceği, bu durumda; davacının, başka bir suçu işlemek için öldürme suçundan müebbet ağır hapis cezası ile mahkûm edildiği ve kamu haklarından da yasaklı olduğu dikkate alındığında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde aranan şartları taşımadığından bahisle sürekli işçi kadrosuna yapılan atamasının feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:</strong> ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI</h3>

<p style="text-align:justify">Hakkında öldürme suçundan mahkûmiyet kararı bulunmakta ise de, bu durumun kadroya alınma sırasında davalı idarelerce bilindiği, sürekli işçi kadrosuna atanma şartlarını sağladığının tespit edilmesi üzerine kadroya geçiş işlemlerinin tamamlandığı, ayrıca eski hükümlü kadrosunda çalıştırılması mümkün iken bu husus göz ardı edilerek atamasının feshedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI</h3>

<p style="text-align:justify">Savunma verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:</strong> ...</p>

<p style="text-align:justify"><strong>DÜŞÜNCESİ:</strong> Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</h3>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:</p>

<h3 style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME</h3>

<p style="text-align:justify">Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify">KARAR SONUCU</h3>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p style="text-align:justify">Davacının temyiz isteminin reddine,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının <strong>ONANMASINA</strong>,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">07/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖRNEK KARARLAR</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/mahkumiyet-nedeniyle-surekli-isci-atamasi-feshedildi</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 03:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/vvv.jpg" type="image/jpeg" length="84854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Danıştay: Ertelenen Hapis Cezası Memuriyete Engel Olabilir]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-ertelenen-hapis-cezasi-memuriyete-engel-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-ertelenen-hapis-cezasi-memuriyete-engel-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, kasten işlenen suçtan dolayı bir yıldan fazla hapis cezası alan öğretmenin memuriyetine son verilmesini hukuka uygun bulan kararı onadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay: Ertelenen Hapis Cezası Memuriyete Engel Olabilir</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında görev yapan bir öğretmenin, kasten işlediği suç nedeniyle bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm edilmesi üzerine memuriyetine son verilmesine ilişkin uyuşmazlıkta karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Balıkesir'de bir mesleki ve teknik Anadolu lisesinde elektronik öğretmeni olarak görev yapan davacının, hakkında verilen ve kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine rağmen devlet memurluğu görevine son verilmesi üzerine açtığı dava reddedildi. İlk derece mahkemesi, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmama şartının memuriyet sırasında kaybedildiği sonucuna vardı.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı, cezanın ertelenmiş olmasını ve aynı olay nedeniyle yürütülen disiplin soruşturmasında aylıktan kesme cezası verilmesini gerekçe göstererek karara karşı istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurdu. Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetti.</p>

<p style="text-align:justify">Dosyayı temyizen inceleyen Danıştay 12. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti. Daire, davacının temyiz istemini reddederek kararı onadı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Kararın Hukuki Gerekçesi</h2>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlığın temelini, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde düzenlenen memuriyete alınma genel şartlarının, görev sırasında kaybedilmesi hâlinde uygulanacak hukuki sonuçlar oluşturuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Anılan Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, memurluğa alınma şartlarından herhangi birinin sonradan kaybedilmesi hâlinde devlet memurluğunun sona erdirilmesini öngörüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Somut olayda davacı, kasten işlediği suç nedeniyle 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edilmiş ve cezasının ertelenmesine karar verilmişti. İlk derece mahkemesi, cezanın ertelenmesinin mahkûmiyetin hukuki sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmadığını; erteleme koşullarının yerine getirilmesi ve denetim sürecinin tamamlanmasına bağlı sonuçların ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek memuriyet şartının kaybedildiği sonucuna ulaştı.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi ise temyiz incelemesinde, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğunu ve ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirmediğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, hapis cezasının ertelenmesi ile mahkûmiyetin memuriyet statüsü bakımından doğurabileceği sonuçların birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyması bakımından önem taşıyor. Bununla birlikte, ceza mahkûmiyetlerinin memuriyet üzerindeki etkisi değerlendirilirken suçun niteliği, cezanın miktarı, kesinleşme durumu ve ilgili mevzuat hükümleri somut olay özelinde dikkate alınmalıdır.</p>

<h2 style="text-align:justify">Karar Bilgileri</h2>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Mahkeme: Danıştay 12. Daire</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Esas No: 2020/3537</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Karar No: 2023/7114</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Karar tarihi: 26.12.2023</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Uyuşmazlık: Hapis cezası nedeniyle devlet memurluğunun sona erdirilmesi</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sonuç: Temyiz isteminin reddi ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığının 2020/3537 E., 2023/7114 K. Sayılı Kararının Tam Metni</h2>

<p style="text-align:justify">T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No: 2020/3537</p>

<p style="text-align:justify">Karar No: 2023/7114</p>

<p style="text-align:justify">İçtihat Metni</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ: Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...</p>

<h3 style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU</h3>

<p style="text-align:justify">... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ</h3>

<p style="text-align:justify">Dava konusu istem: Balıkesir ili, ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde elektronik öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendindeki memur olma genel şartlarından birini sonradan kaybettiğinden bahisle aynı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca devlet memurluğu görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıya isnat edilen, “sarkıntılık düzeyinde kalacak şekilde cinsel saldırı” suçu nedeniyle, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın, Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilerek davacının iki yıl süre ile denetim süresine tabi tutulduğu, anılan kararın, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacının kasten işlediği suç nedeniyle bir yıldan fazla hapis cezası ile cezalandırılması ve bu mahkûmiyetin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesinin cezanın infaz edilmeyeceği anlamına gelmediği, infazın, yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde infaz edilmiş sayıldığı hususu gözetildiğinde; davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde belirtilen kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamak şartını, memurluğu sırasında kaybettiğinden görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI</h3>

<p style="text-align:justify">Adli yargıda yapılan yargılamada verilen cezanın ertelenmesine karar verildiği, aynı olay nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturmasında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek mahkeme kararının bozulması ileri sürülmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI</h3>

<p style="text-align:justify">Dava konusu işlemin usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...</p>

<p style="text-align:justify">DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</h3>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:</p>

<h3 style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME</h3>

<p style="text-align:justify">Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify">KARAR SONUCU</h3>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p style="text-align:justify">Davacının temyiz isteminin reddine,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">26/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-ertelenen-hapis-cezasi-memuriyete-engel-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 00:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/10/foto-1/bbb.jpg" type="image/jpeg" length="82580"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sözleşmeli Personelin Feshi Esaslar'da Sayılan Hallerde Mümkün]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/sozlesmeli-personelin-feshi-esaslarda-sayilan-hallerde-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/sozlesmeli-personelin-feshi-esaslarda-sayilan-hallerde-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Daire, alkollü görev yapmak ve maiyetindekilere küfür etmek gerekçesiyle sözleşmesi feshedilen garsonun davasının reddine ilişkin kararı bozdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay: Sözleşmeli Personelin Feshi Yalnızca Esaslar'da Sayılan Hallerde Mümkün</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, 2020/3067 E., 2023/6370 K. sayılı kararıyla davacının temyiz isteminin kabulüne ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verdi. Karar esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla verildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Uyuşmazlığın konusu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ankara Palas Devlet Konukevinde 1992 yılından itibaren garson olarak görev yapan davacının, her yıl imzalanan hizmet sözleşmesinin 7. maddesi kapsamında 11/12/2017 tarihinde feshedilmesine ilişkin işlem ile iş sonu tazminatı istemiyle yaptığı 01/02/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlem dava konusu edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Fesih gerekçesinde, davacının 29 Ekim 2017 tarihinde düzenlenen Cumhuriyet Balosu etkinliğinde görevli olduğu sırada alkol aldığı, görevini yerine getiremeyecek derecede sarhoş olduğu, üstlerine karşı saygı sınırlarını aştığı ve sevk ve idaresinden sorumlu olduğu geçici servis elemanlarını küfürlerle tehdit ettiği belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İlk derece ve istinaf aşaması</strong></p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi, davacının Tip Hizmet Sözleşmesinde belirtilen fesih gerektiren davranışlarda bulunduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunu reddetmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Temyiz iddiaları</strong></p>

<p style="text-align:justify">Davacı; fesih dayanağı tanık beyanlarının sonradan lehine geri alındığını, idarenin sözleşmenin 7. maddesindeki hususların gerçekleştiğini ispat edemediğini, savunmasının alınmadığını, savunma ve çalışma haklarının ihlal edildiğini, yaklaşık 26 yıl boyunca hakkında şikâyet bulunmadığını ve işlemin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı idare, işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiğini savunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay'ın değerlendirmesi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, feshin dayanağı olarak sunulan dilekçeleri veren dört garsonun, dava süreci devam ederken 05/04/2018 tarihinde İdare Mahkemesine verdikleri dilekçelerle önceki beyanlarını tekrar işe çağrılmama endişesiyle, etki altında kalarak verdiklerini bildirdiklerini, davalı idarece de feshe dayanak olarak başkaca somut bilgi ve belge sunulmadığını belirtmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Dairece ayrıca, 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın Ek 6. maddesinde sözleşmeli personelin sözleşmesinin hangi hallerde feshedilebileceğinin sayma yoluyla tek tek belirlendiği, davacı yönünden bu maddede yer alan fesih sebeplerinden herhangi birinin gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığı ve dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu nedenle davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karşı oy</strong></p>

<p style="text-align:justify">Karara gerekçe yönünden katılmayan üye, davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği kanaatine varıldığını belirtmiştir. Karşı oyda, 657 sayılı Kanun'un referans norm olarak alınmasına hukuken engel bulunmadığı, fiillerin 125. maddenin birinci fıkrasının (E) bendinde sayılan Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında yer almadığı, 125/D-(d) bendi kapsamında değerlendirilebileceği ve bu halde karşılığının kademe ilerlemesinin durdurulması cezası olduğu belirtilerek, işlemin bu gerekçeyle hukuka aykırı bulunması gerektiği ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar sonucu</strong></p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">Davacının temyiz isteminin kabulüne,</li>
 <li style="text-align: justify;">İdare Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına,</li>
 <li style="text-align: justify;">Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">kesin olarak, 05/12/2023 tarihinde, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verilmiştir.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>BİLGİ KUTUSU</strong></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Mercii:</strong> Danıştay 12. Daire</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Esas / Karar No:</strong> 2020/3067 E., 2023/6370 K.</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Karar Tarihi:</strong> 05/12/2023</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Temyiz Eden:</strong> Davacı</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Konu:</strong> Devlet konukevinde sözleşmeli garsonun sözleşmesinin alkollü görev yapma ve küfür gerekçesiyle feshi; iş sonu tazminatı istemi</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>İlgili Mevzuat:</strong> 657 sayılı DMK m. 4/B; 7/15754 sayılı BKK ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar Ek m. 6</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Sonuç:</strong> Temyiz isteminin kabulü, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması (esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğu)</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Karşı Oy:</strong> Var (gerekçe yönünden)</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Kanun Yolu:</strong> Kesin</li>
</ul>

<hr />
<p style="text-align:justify"><strong>KARAR METNİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3067 E., 2023/6370 K.</p>

<p style="text-align:justify">T.C. DANIŞTAY ONİKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No: 2020/3067<br />
Karar No: 2023/6370</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...<br />
VEKİLİ: Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı<br />
VEKİLİ: Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ:<br />
Dava konusu istem: Ankara Palas Devlet Konukevinde ... olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile iş sonu tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı 01/02/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline, hak ettiği iş sonu tazminatının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; Dışişleri Bakanlığı Ankara Palas Devlet Konukevi İşletme Müdürlüğünün, İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığına hitaplı 08/11/2017 tarihli yazısında özetle; 29 Ekim 2017 tarihinde Ankara Palas Devlet Konukevinde Kadın İşveren ve Sanayiciler Derneğinin 180 kişilik Cumhuriyet Balosu etkinliği düzenlendiği, bu etkinliğe Ankara'da bulunan iş dünyasının önemli isimlerinin misafir olarak katıldıkları, servisten sorumlu garson kadrosunda bulunan fakat daha önceki idare tarafından salon şefi olarak görevlendirilen davacının sözlü ikazlara rağmen görev esnasında defalarca alkollü olduğunun görüldüğü, düzelir düşüncesi ile kendisinin sözlü olarak iyi niyetle uyarıldığı, 29 Ekim akşamı düzenlenen önemli bir etkinlikte aynı şekilde ayakta duramayacak ve sendeleyen bir durumda olduğu ve daha önce de yaptığı gibi iş esnasında alkol aldığı, işinin başında durmadığı, salonda dışarıdan ekstra ile çalışan garsonların olduğu, adı geçenin personelini takip etmeyen ve işinin ciddiyetini bir türlü anlamayan bir personel durumunda olduğu, ikazda bulunulmasına rağmen alkolün etkisiyle işletmeyi zor durumdu bıraktığı, olay gecesi yine her zamanki gibi alkollü olduğu, işletmede çalışan diğer garsonlara küfür içerikli sözler sarf ettiği, bu nedenle ilgili garsonların ertesi gün işyerine gelmediklerinin belirtildiği görüldüğünden, Tip Hizmet Sözleşmesinde belirtilen sözleşmenin feshini gerektiren davranışlarda bulunduğu sabit olan davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlem ile bu işlemin iptaliyle kendisine iş sonu tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı 01/02/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin davalı idare işlemlerinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarece, idari hizmet sözleşmesinin feshine dayanak teşkil ettiği belirtilen tanık beyanlarının daha sonradan lehine geri alındığı ve düzeltildiği, davalı idarenin, idari hizmet sözleşmesinin feshini düzenleyen 7. maddesinde yer alan hususların kendi nezdinde gerçekleştiğini ispat edemediği, isnat edilen olayların gerçeği yansıtmadığı, davalı idarenin iddialarının temelini oluşturan sarhoş olduğu iddiasının, tespit edilmiş somut olgu ve olaylara dayanmadığı, işten çıkarılırken savunmasının dahi alınmadığı, anayasal hak olarak tanınmış olan "savunma hakkı" ve "çalışma hakkı"nın açıkça ihlal edildiği, 26 yıl boyunca bir kez dahi hakkında şikayet olmadığı, savunması dahi alınmadan şifahi beyanlara dayanılarak sözleşmesinin feshedilmesinin, uzun yıllar boyunca kamuya hizmet etmek suretiyle verdiği emeğin karşılığı olan tazminat hakkına ulaşmasını hukuk dışı bir usulle engellediği, böyle bir yöntemin idareye olan güveni ve hukuki öngörülebilirlik ilkesini sarsacağı, bir anlığına müvekkilin alkollü olduğu iddiası doğru kabul edilse dahi, yaklaşık 26 yıldır aynı kamu hizmetini başarıyla yerine getirdiği, bu sürede hakkında herhangi bir yaptırım uygulanmadığı gibi aksine başarılı çalışmaları için ödüllendirildiği göz önüne alındığında dava konusu işlemin "ölçülülük ilkesi"ne aykırı olduğu, davalı idarenin hukuka aykırı olarak tesis ettiği işlemin iptal edilmesi sonucunda, iş sonu tazminatına hak kazanacağı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlem kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edilmiş olup, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br />
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">İNCELEME VE GEREKÇE:<br />
MADDİ OLAY:<br />
Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesinde ... olarak görev yapan davacının, Kadın İşveren ve Sanayiciler Derneği tarafından 29 Ekim 2017 Pazar akşamı düzenlenen Cumhuriyet Balosu etkinliğinde görevli olduğu halde alkol aldığının, görevini yerine getiremeyecek derecede sarhoş olduğunun, sevk ve idaresinde sorumlu olduğu geçici servis elemanlarını galiz küfürlerle tehdit ettiğinin, üstleri tarafından uyarılmasına karşın saygı sınırlarını aşan tavırlarına devam ettiğinin, anılan işletme tarafından bildirilmesi ve alınan tanık ifadeleri doğrultusunda tespit edildiğinden bahisle iş sözleşmesinin, sözleşmenin 7. madde uyarınca feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile iş sonu tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı 01/02/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">İLGİLİ MEVZUAT:<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan ve sözleşmeli personel istihdamını düzenleyen 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde, "Sözleşmeli personel: Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir. Ancak, yabancı uyrukluların; ... bu Kanuna tâbi kamu idarelerinde ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir. (Ek paragraf: 4/4/2007-5620/4 md.) Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir...." hükmü öngörülmüştür.<br />
Söz konusu düzenlemeye istinaden 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinde; "(Ek:22/11/2010-2010/1169) Personelin;<br />
a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması,<br />
b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,<br />
c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi,<br />
ç) Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, (Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2014 tarih ve E:2011/6048, K:2014/8538 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.)<br />
d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması,<br />
e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması,<br />
hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir.<br />
Personel; kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla veya Ek 1 inci maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir.<br />
Hizmet sözleşmesi, ölüm ve 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sayılan hallerde kendiliğinden sona erer." düzenlemeleri yer almıştır.<br />
Öte yandan, anılan Esaslar'a istinaden Dışişleri Bakanlığında 01/01/2016 - 31/12/2016 tarihleri arasında Türk uyruklular için hazırlanan Tip Hizmet Sözleşmesinin 13. maddesinde, "İlgilinin sözleşmesi;<br />
a) Kurum tarafından: ...<br />
4- Hizmet sözleşmesinde belirtilen koşullara uymaması nedeniyle bağlı bulundukları yöneticileri tarafından yazılı olarak uyarılmasına rağmen söz konusu koşullara uymama halinin tekrarlanması, ...<br />
8- Kendisine verilen işleri yürürlükteki kanun, tüzük, yönetmelik, genelgelere ve verilecek emirlere uygun olarak yapmaması, ...<br />
14- Kurum mensuplarına ve iş sahiplerine karşı görev adabı veya disipliniyle bağdaşmayan davranışlarda bulunması, iş sahipleriyle bu türden ilişkiler içine girdiğinin belirlenmesi,<br />
hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde tek taraflı feshedilir. Bu durum Kurumca ilgiliye yazılı olarak tebliğ edilir. Tebligatta belirtilecek günden geçerli olmak üzere sözleşme sona erer. ..." açıklamaları yapılmıştır.<br />
Dışişleri Bakanlığı ile davacı arasında imzalanan Hizmet Sözleşmesinin 7. maddesinde; "a) "Taraflar, bir ay önce ihbar etmek şartıyla sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir. b) İlgili, aşağıda sayılan; 1. İzin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın kendi kast ve kusuru dolayısıyla ardı ardına üç gün veya bir ay içinde beş gün görevine devam etmemesi, 2. Bulaşıcı veya görevi ile bağdaşmayacak derecede veya görevini yapmaya engel bir hastalığa tutulduğunun doktor raporu ile saptanması, 3. Kuruma ait veya kurum tarafından sağlanan binada ikamet ettiği takdirde bunun gerekli kıldığı disiplin ve düzene uymaması, bu konudaki talimatlara riayet etmemesi, 4. Sözleşmeli personel olarak alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya sonradan sözleşmeli personel olabilme şartlarından herhangi birini kaybetmesi, 5. Kurumun itibarını veya görev haysiyetini zedeleyici fiil ve davranışlarda bulunması, çıkar temin etmek amacıyla resmi evrak üzerinde tahrifat yapması, hırsızlık yapması, rüşvet alması veya sahte belge tanzim etmesi, içki veya uyuşturucu madde kullanmayı alışkanlık haline getirmesi, görevine sarhoş gelmesi, görev yerinde içki veya uyuşturucu kullanması, 6. Mahkeme kararı ile üç günden fazla hapis cezasına mahkum olması, 7. Devlet malı, makine, tesisat, eşya ve maddeleri kasten veya dikkatsizlikle tamir olmayacak şekilde hasara ve kayba uğratması, 8. Kurumda, sözleşmeliyi bir haftadan fazla süreyle çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması, hal ve hallerinde işverenin ihbarda bulunmaksızın sözleşmeyi feshedeceğini peşinen kabul eder.", 8. maddesinde; "İlgili, sözleşmesi feshedildiğinde iş sonu tazminatı ve ikramiye alamayacağını peşinen kabul eder." 14. maddesinde; "Bu sözleşmede hükme bağlanmayan hususlarda Devlet Konukevleri Yönetmeliği ile 6.6.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Kararname hükümleri çerçevesinde işlem yapılır." kuralına yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
Uyuşmazlıkta, davacının, dava idare ile her yıl imzaladığı hizmet sözleşmesine istinaden tarihi Ankara Palas Konukevinde 1992 yılından itibaren garson olarak görev yaptığı, en son 01/01/2017-31/12/2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere imzalanan hizmet sözleşmesinin, 7. maddesi kapsamında 11/12/2017 tarihinde feshedildiği, fesih gerekçesinde, ... Derneği tarafından 29 Ekim 2017 Pazar akşamı düzenlenen Cumhuriyet Balosu etkinliğinde görevli olduğu sırada alkol aldığı, görevini yerine getiremeyecek derecede sarhoş olduğu, alkolün etkisiyle üstlerine karşı saygı sınırlarını aştığı, ayrıca, sevk ve idaresinden sorumlu olduğu geçici servis elemanlarını ertesi gün düzenlenecek etkinliğe çalışmak üzere gelmemeleri için galiz küfürlerle tehdit ettiğinin tespit edildiği belirtilerek bahse konu fiillerin iş sözleşmesinin 7. maddesi kapsamına girdiğinden cihetle, sözleşmesi tek taraflı olarak feshedildiği ifade edilerek, feshin dayanağı olarak bahse konu olaya ilişkin o tarihte garson olarak çalışmaya gelen T.Ç., B.G., İ.Y. ve A.Ç.'nin beyanlarına yönelik dilekçelerinin sunulduğu, ancak aynı şahısların dava süreci devam ederken 05/04/2018 tarihinde İdare Mahkemesine vermiş oldukları dilekçelerle, daha önceki dilekçeleri tekrar işe çağrılmama endişesiyle, etki altında kalarak verdiklerini beyan ettikleri, davalı idarece de sözleşmenin feshine dayanak olarak başkaca somut bilgi ve belgenin de sunulmadığı görülmüştür.<br />
Bununla birlikte, 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın Ek 6. maddesinde sözleşmeli personelin sözleşmesinin hangi hallerde feshedilebileceği ve hangi hallerde sona ereceği bentler halinde sayma yoluyla tek tek belirlenmiş olup, davacı yönünden söz konusu maddede yer alan sözleşme feshi sebeplerinden herhangi birinin de gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.<br />
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;</p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,</li>
 <li style="text-align: justify;">Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,</li>
 <li style="text-align: justify;">Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/12/2023 tarihinde, esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.</li>
</ol>

<p style="text-align:justify">(X) KARŞI OY:</p>

<p style="text-align:justify">Dava, Ankara Palas Devlet Konukevinde ... olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile iş sonu tazminatının ödenmesi istemiyle yaptığı 01/02/2018 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline, hak ettiği iş sonu tazminatının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br />
Uyuşmazlık konusu olayda, Ankara Palas Devlet Konukevi Döner Sermaye İşletmesinde baş garson olarak görev yapan davacının, Kadın İşveren ve Sanayiciler Derneği tarafından 29 Ekim 2017 Pazar akşamı düzenlenen Cumhuriyet Balosu etkinliğinde görevli olduğu halde alkol aldığının, görevini yerine getiremeyecek derecede sarhoş olduğunun, sevk ve idaresinde sorumlu olduğu geçici servis elemanlarını galiz küfürlerle tehdit ettiğinin, üstleri tarafından uyarılmasına karşın saygı sınırlarını aşan tavırlarına devam ettiğinin, anılan işletme tarafından bildirilmesi ve alınan tanık ifadeleri doğrultusunda tespit edildiğinden bahisle sözleşmesi, İş Sözleşmesi'nin 7. madde uyarınca feshedilmiştir.<br />
16/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan ve 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve Genel Bütçeye dahil dairelerde, katma bütçeli idarelerde, döner sermayeli kuruluşlarda, belediyelerde, özel idarelerde ve kamu iktisadi teşebbüslerinde, özel Bütçeli İdareler ile 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalan kuruluşlarda sözleşme ile çalıştırılan personel ile ilgili düzenlemeler yapan "Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar"ın 2. maddesinde de, sözleşmeli personelin; mevzuatına uygun olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu görevlileri olduğu belirtilmiş, ayrıca sözleşmeli personelin istihdam koşulları ile ilgili ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır. Bununla birlikte 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda yer alan düzenlemelerin referans norm olarak alınmasına hukuken bir engel de bulunmamaktadır.<br />
Dava konusu uyuşmazlık yukarıdaki mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde; davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varılmakla birlikte, fiillerin yukarıda açıklandığı üzere "referans norm" olarak dikkate alınması gereken 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde sayılan ve "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasını gerektiren fiil ve haller içerisinde yer almadığı, 125/D-(d) maddesinde yer alan, "Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak" kapsamında değerlendirilebileceği ve bu durumda da karşılığının "kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller içerisinde yer aldığı kanaatine varıldığından, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği görüşüyle karara gerekçe yönünden katılmıyorum.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ÖRNEK KARARLAR</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/sozlesmeli-personelin-feshi-esaslarda-sayilan-hallerde-mumkun</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 04:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/danistay-dan-ihalelere-katilmaktan-yasaklama-hakkinda-onemli-karar-h33021-e3e8b.webp" type="image/jpeg" length="56897"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Beraat kararı disiplin cezasını ortadan kaldırır mı?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/beraat-karari-disiplin-cezasini-ortadan-kaldirir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/beraat-karari-disiplin-cezasini-ortadan-kaldirir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, disiplin suçunun sübuta ermediği gerekçesiyle memurluktan çıkarma cezasının iptalini onadı. Beraat kararının disiplin hukukuna etkisini değerlendirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay: Disiplin Suçu Sübuta Ermeyen Memura Verilen İhraç Cezası Hukuka Aykırı</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle devlet memurluğundan çıkarılan personel hakkındaki işlemin iptalini onadı. Kararda, ceza yargılamasında beraat kararının disiplin hukukuna etkisi ve disiplin suçunun somut delillerle ortaya konulması gereği değerlendirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, ceza yargılamasında verilen beraat kararlarının disiplin cezalarına etkisine ilişkin önemli bir değerlendirmede bulundu. Daire, ceza mahkemesince verilen beraat kararının her durumda disiplin cezası uygulanmasına engel oluşturmayacağını, ancak disiplin cezasına dayanak alınan fiilin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlık, Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesindeki bir mesleki eğitim merkezinde hizmetli olarak görev yapan kamu görevlisinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarılması üzerine açılan davadan kaynaklandı. Davacıya, memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu gerekçesiyle en ağır disiplin cezası verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Disiplin soruşturmasına konu olan fiil nedeniyle davacı hakkında ayrıca bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek, fuhuş yaptırmak, aracılık etmek veya yer temin etmek suçundan ceza davası açıldı. Ceza mahkemesi, sanığın isnat edilen suçu işlediğine ilişkin soyut iddia dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Söz konusu karar 10 Mayıs 2018 tarihinde kesinleşti.</p>

<p style="text-align:justify">İlk derece mahkemesi, davacının üzerine atılı fiilin devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektirecek şekilde ortaya konulamadığı gerekçesiyle dava konusu işlemi iptal etti. Bölge idare mahkemesi de idarenin istinaf başvurusunu reddetti. Bunun üzerine davalı Bakanlık, işlemin mevzuata uygun olduğu iddiasıyla temyiz başvurusunda bulundu.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, değerlendirmesinde ceza hukuku ile disiplin hukukunun hukuki dayanaklarının, amaçlarının ve uygulama ilkelerinin birbirinden farklı olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle ceza mahkemesinde beraat kararı verilmesinin, kural olarak, disiplin cezası uygulanmasını kendiliğinden engellemediğini vurguladı.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda ayrıca, beraat kararının gerekçesinin önem taşıdığı belirtildi. Ceza yargılamasında suçun unsurlarının oluşmadığı veya fiilin sanık tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararlarının, aynı fiilin aynı suç kapsamında değerlendirilmesi bakımından bağlayıcı olabileceği ifade edildi. Buna karşılık, eylemin başka bir disiplin suçu oluşturması veya beraat kararının delil yetersizliğine dayanması hâlinde disiplin cezası verilmesine hukuki bir engel bulunmayabileceği açıklandı.</p>

<p style="text-align:justify">Somut olayda ise disiplin soruşturmasına esas raporun içeriği ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davacıya isnat edilen disiplin suçunun sübuta ermediği sonucuna ulaşıldı. Bu nedenle 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca tesis edilen devlet memurluğundan çıkarma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı kabul edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, 21 Aralık 2023 tarihli ve E.2020/2896, K.2023/7003 sayılı kararıyla davalı idarenin temyiz istemini reddederek, işlemin iptaline ilişkin kararın onanmasına hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Ceza yargılamasında beraat kararı verilmesi, tek başına disiplin cezasını ortadan kaldıran mutlak bir neden değildir. Bununla birlikte idarenin disiplin cezasına esas aldığı fiili somut bilgi ve belgelerle ortaya koyması gerekir. İncelenen olayda disiplin suçunun sübuta ermediği sonucuna ulaşıldığından memurluktan çıkarma işlemi hukuka aykırı bulunmuştur.</p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2020/2896<br />
Karar No : 2023/7003<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı<br />
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, … Mesleki Eğitim Merkezinde hizmetli olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dava konusu olayda, davacıya isnat edilen söz konusu fiil nedeniyle hakkında ''Bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek'' suçundan ceza davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile "suç işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı" gerekçesiyle beraatına karar verildiği dikkate alındığında, bu fiilin "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçu kapsamında değerlendirilmesi suretiyle davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti…Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br />
<br />
İNCELEME VE GEREKÇE:<br />
MADDİ OLAY :<br />
Tekirdağ ili, Süleymanpaşa ilçesi, … Mesleki Eğitim Merkezinde hizmetli olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br />
<br />
İLGİLİ MEVZUAT:<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bedinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak," fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Aynı Kanunun 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
657 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylemler, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat etmesi halinde ise aynı veya başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Davacının üzerine atılı bulunan ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle "Bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek" suçundan dolayı yargılandığı davada, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut iddia dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil mevcut olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, anılan kararın 10/05/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Disiplin cezasına esas olan soruşturma raporunun içeriği bilgi ve belgelere göre; davacının üzerine atılı disiplin suçunun sübuta ermediği anlaşıldığından, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ifadesini bulan; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlere bulunmak" fiilinin karşılığı olarak davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır.<br />
<br />
KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br />
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font><br />
 </p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/beraat-karari-disiplin-cezasini-ortadan-kaldirir-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 01:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/08/disiplin-mevzuatinyericom.png" type="image/jpeg" length="12829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Görevden almada idarenin takdir yetkisi hk kararlar]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/gorevden-almada-idarenin-takdir-yetkisi-hk-kararlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/gorevden-almada-idarenin-takdir-yetkisi-hk-kararlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İdarenin takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmaması halinde takdir yetkisi kapsamında görevden alma]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Görevden almada idarenin takdir yetkisi hk kararlar</p>

<p></p>

<p>İdarenin takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge bulunmaması halinde takdir yetkisi kapsamında görevden almasının mevzuata uygun olduğu hakkında karar </p>

<p></p>

<p>T.C.<br />
DANIŞTAY<br />
İKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2022/2246<br />
Karar No : 2022/4323</p>

<p>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .<br />
VEKİLİ : Av. .</p>

<p></p>

<p></p>

<p>KARŞI TARAF (DAVALI) : . Büyükşehir Belediye Başkanlığı<br />
VEKİLİ : Av. .</p>

<p>İSTEMİN KONUSU : .Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesince verilen .günlü, E:., K: . sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.</p>

<p>YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p>Dava Konusu İstem:</p>

<p>Dava; . Büyükşehir Belediye Başkanlığında zabıta daire başkanı olarak görev yapan davacının, daire başkanlığı görevinden alınarak Etüt ve Projeler Daire Başkanlığı emrine şube müdürü olarak atanmasına ilişkin .günlü, . sayılı işlemin iptali, işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Uyuşmazlık Hakkında Verilen Kararlar:</p>

<p>. İdare Mahkemesinin . günlü, E:., K:. sayılı kararıyla; daire başkanlığı kadrosunun üst düzey kadro olduğu, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları, ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda atama yapma ve görevden alma konusunda idarelere tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabul edilmesinin, bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönü bulunmadığı gibi belediye başkanlarının görevlerini kamu görevlisi olarak yürütmesine karşın görevlerinin seçim süresi ile sınırlı bulunduğu, yürütülen görevin devamı için seçimlerde tekrar başarılı olunmasının zorunlu olduğu, seçilmiş kamu personeli olan belediye başkanlarının, atama suretiyle görev yapan kamu personelinin görevlerinin gereği gibi ve başarılı bir biçimde yürütülememesi halinde doğacak müeyyidelerin yanında bir de seçilememek suretiyle bu görevinin sona ermesi sonucuyla karşılaşacağından, görev yapacağı personeli seçme ve atama hakkı ile yetkide paralellik ilkesi gereğince görevden alma hakkı bulunduğunun kabulü gerektiği, nitekim savunma dilekçesinde de yönetsel liderlerin mevcut durum analizlerinin yapıldığı ve davacının genel liderlik kriterleri puanının ortalamanın altında olduğunun belirtildiği, öte yandan idarenin takdir yetkisini dava konusu işlemin tesisi sırasında kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif (öznel) nedenlerle kullandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ya da belge de bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, . Büyükşehir Belediye Başkanlığında zabıta daire başkanlığı görevini yürüten davacının, daire başkanlığı görevinden alınarak Etüt ve Projeler Daire Başkanlığı emrine 1. dereceli şube müdürü olarak kazanılmış hak ve aylık derecesiyle atanması yolunda tesis edilen . günlü, . sayılı işlemde hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.</p>

<p>Anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali ve davacının özlük haklarının iadesine ilişkin . Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesinin . günlü, E:., K:. sayılı kararı, Danıştay İkinci Dairesinin 23/02/2022 günlü, E:2021/14419, K:2022/726 sayılı kararı ile bozulmuştur.</p>

<p>Danıştay İkinci Dairesinin anılan bozma kararına uyularak .Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde düzenlenen kararın kaldırılması sebeplerinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Davacı tarafından, Danıştay İkinci Dairesinin içtihada aykırı bir şekilde iptal kararını bozduğu, davalı idarenin tüm görevden almalarda aynı saikle hareket etmesi nedeniyle işbu davada da Bölge İdare Mahkemesince verilen iptal kararının onanması gerekirken aksi yönde karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.</p>

<p>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.</p>

<p>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:</p>

<p>Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p><strong>TÜRK MİLLETİ ADINA</strong></p>

<p>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p><strong>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :</strong></p>

<p>Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br />
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlara görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memuru bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p>5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Personel istihdamı" başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında; "Büyükşehir belediyesi personeli büyükşehir belediye başkanı tarafından atanır. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur." hükmü düzenlenmiştir.</p>

<p>Yukarıda yer verilen hükümler ile memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.</p>

<p>Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir.</p>

<p>Uyuşmazlık konusu olayda; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, açıklanan nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulması gerekirken, kararda; "daire başkanlığı kadrosunun da üst düzey kadro olduğunun kabulüyle, bu kadrolara ilişkin olarak davalı idarenin atama ve görevden alma konusunda takdir yetkisinin daha geniş olduğu..." değerlendirmesine yer verilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de; bu husus temyizen incelenmekte olan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p>KARAR SONUCU :</p>

<p>Açıklanan nedenlerle;</p>

<p>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,</p>

<p>2. . Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,<br />
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de .Bölge İdare Mahkemesi . İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın . İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</p>

<p>T.C.<br />
DANIŞTAY<br />
İKİNCİ DAİRE<br />
Esas No: 2022/767<br />
Karar No: 2022/4170</p>

<p>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .</p>

<p>KARŞI TARAF (DAVALI) : . Genel Müdürlüğü<br />
VEKİLİ: Av. .</p>

<p>İSTEMİN KONUSU:</p>

<p>. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.</p>

<p>YARGILAMA SÜRECİ:</p>

<p>Dava Konusu İstem:</p>

<p>Davalı İdare bünyesinde Su Şebeke ve Arıtma Tesisleri Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacı, aynı birime uzman olarak atanmasına ilişkin . günlü, . sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.</p>

<p>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:</p>

<p>... İdare Mahkemesinin . günlü, E:., K:. sayılı kararıyla; daire başkanlığı kadrosunun üst düzey kadro olduğu, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulü ile bu görevlerden başka görevlere atanmaya ilişkin işlemlerin kazanılmış hakları veya genel olarak hukuk güvenliği ilkesini ihlal eden bir yönünün bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, daire başkanlığı görevini yürüten davacının, bu görevinden alınarak 1. derece uzman kadrosuna atanmasına yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.</p>

<p>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti:</p>

<p>. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.</p>

<p>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, kariyer ve liyakat ilkelerinin gözetilmediği, çok sayıda başarılı projede görev yaptığı, görevini gereği gibi yerine getirmediğine ilişkin bir iddianın bulunmadığı, İdarenin sahip olduğu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı ileri sürülmektedir.</p>

<p>KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.</p>

<p>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ:</p>

<p>Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p>TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>

<p>Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.</p>

<p>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p>2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Teşkilat ve personel" başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında; "Daire başkanları Teftiş ve Kontrol Kurulu Başkanı ve 1 inci Hukuk Müşaviri Genel Müdürün teklifi, yönetim kurulunun kararı ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanının onayı ile, müdürler, teknik elemanlar, avukatlar, müfettişler, daire başkan yardımcıları ve doktorlar Genel Müdürün teklifi üzerine Yönetim Kurulu kararı ile, İSKİ'nin diğer personeli Genel Müdür tarafından atanır." hükmü düzenlenmiş; anılan Kanun'un Ek 5. maddesinde de, bu Kanun hükümlerinin diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanacağı kurala bağlanmıştır.</p>

<p>Yukarıda yer verilen hükümler ile memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.</p>

<p>Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir.</p>

<p>Uyuşmazlık konusu olayda; dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği göz önünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulması gerekirken; Mahkeme kararında "daire başkanlığı kadrosunun üst düzey kadro olduğu, üst düzey kamu yöneticilerinin, kamu kurum ve kuruluşlarının geleceğe dönük planlarını ve politikalarını saptayan, bu plan ve politikalardaki hedefleri gerçekleştirmek için gerekli kaynakları ve bu kaynakların kullanım yerlerini belirleyen ya da bu kişilerin emir ve direktifleri yönünde uygulamayı yapan veya onlara yardımcı olan kişiler oldukları; ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda atama yapma ve görevden alma konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin bu tür kadrolar için daha geniş olduğunun kabulü ..." değerlendirmesine yer verilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de; davanın reddi yolunda verilen kararda yer verilen diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, bu husus, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p>KARAR SONUCU:</p>

<p>Açıklanan nedenlerle;</p>

<p>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,</p>

<p>2. . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,</p>

<p>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,</p>

<p>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/gorevden-almada-idarenin-takdir-yetkisi-hk-kararlar</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/09/danistay-karari-adalet-masasi-1.jpg" type="image/jpeg" length="64455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Soruşturma raporu tamamlanmadan disiplin cezası verilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/sorusturma-raporu-tamamlanmadan-disiplin-cezasi-verilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/sorusturma-raporu-tamamlanmadan-disiplin-cezasi-verilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soruşturma raporu tamamlanmadan disiplin cezası verilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Soruşturma raporu tamamlanmadan disiplin cezası verilir mi?</p>

<p style="text-align:justify">İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yapan personele, 657 sayıl Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (I) alt bendi uyarınca üç yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Söz konusu işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Davaya bakan ilk derece mahkemesi;  dava dosyasında bulunan ve disiplin kararı olarak antent yazısı yazılan … tarih ve ... sayılı kararın, bir disiplin soruşturması raporu gibi düzenlendiği ve disiplin cezası teklifinin yapıldığı, anılan kararda aynı zamanda, disiplin kararı verilmesi için evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verildiği, dava dosyasında olaya ilişkin düzenlenmiş olan başkaca bir disiplin soruşturmasının da bulunmadığı, dava konusu disiplin cezası kararının, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlemle verildiği, dava dosyasında bulunan ve ilgilinin savunmasının istenilmesine ilişkin yazının tarihinin ise 14/11/2013 tarihi olduğu, anılan yazıda; olayla ilgili olarak disiplin soruşturması yapıldığı belirtilmek suretiyle, ilgili hakkında henüz soruşturması tamamlanmadan savunma istem yazısının yazıldığı, ayrıca bununla birlikte Adalet Bakanlığınca disiplin cezası verilmeden önce başkaca bir savunma alınmadığı, bu durumda, soruşturma raporu tamamlandıktan sonra, disiplin cezası kararı verilmesinden önce, anılan eylemi ortaya koyan ve disiplin suçunu oluşturan eylemin hangi disiplin kurallarını ihlal ettiği açık bir şekilde belirtilen bir şekilde alınmayan savunma sonucunda tesis edilen disiplin cezası işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1594 E.  ,  2023/518 K.</p>

<p style="text-align:justify">"İçtihat Metni"</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">D A N I Ş T A Y</p>

<p style="text-align:justify">ONİKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No : 2021/1594</p>

<p style="text-align:justify">Karar No : 2023/518</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVACI) : …</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p style="text-align:justify">Dava konusu istem: ... İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayıl Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (I) alt bendi uyarınca üç yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince, dava dosyasında bulunan ve disiplin kararı olarak antent yazısı yazılan … tarih ve ... sayılı kararın, bir disiplin soruşturması raporu gibi düzenlendiği ve disiplin cezası teklifinin yapıldığı, anılan kararda aynı zamanda, disiplin kararı verilmesi için evrakın Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verildiği, dava dosyasında olaya ilişkin düzenlenmiş olan başkaca bir disiplin soruşturmasının da bulunmadığı, dava konusu disiplin cezası kararının, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce tesis edilen... tarih ve ... sayılı işlemle verildiği, dava dosyasında bulunan ve davacının savunmasının istenilmesine ilişkin yazının tarihinin ise 14/11/2013 tarihi olduğu, anılan yazıda; olayla ilgili olarak disiplin soruşturması yapıldığı belirtilmek suretiyle, davacı hakkında henüz soruşturması tamamlanmadan savunma istem yazısının yazıldığı, ayrıca bununla birlikte Adalet Bakanlığınca disiplin cezası verilmeden önce başkaca bir savunma alınmadığı, bu durumda, soruşturma raporu tamamlandıktan sonra, disiplin cezası kararı verilmesinden önce, anılan eylemi ortaya koyan ve disiplin suçunu oluşturan eylemin hangi disiplin kurallarını ihlal ettiği açık bir şekilde belirtilen bir şekilde alınmayan savunma sonucunda tesis edilen disiplin cezası işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında yapılan soruşturma neticesinde getirilen teklif doğrultusunda disiplin cezası ile cezalandırıldığı, davacı tarafından iptali istenen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...</p>

<p style="text-align:justify">DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME :</p>

<p style="text-align:justify">İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU :</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,</p>

<p style="text-align:justify">2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</p>

<p style="text-align:justify">4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,</p>

<p style="text-align:justify">5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/sorusturma-raporu-tamamlanmadan-disiplin-cezasi-verilir-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 12 Oct 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/mecburi-hizmet-suresini-tamamlamadan-emekli-olan-kisiden-bedeli-tahsil-edilir-mi-h32335-f3736.webp" type="image/jpeg" length="98215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2020 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="95072"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2020 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="16324"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
