<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>mevzuatinyeri</title>
    <link>https://www.mevzuatinyeri.com</link>
    <description>Mevzuatinyeri memur maaş, soruşturma, izin,harcırah, disiplin, misafirhaneler,memurlar haber,kamu mevzuatı,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 03 May 2026 18:22:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Atandıktan sonra yönetmelik değişen yönetici hangi mevzuata tabi olur?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/atandiktan-sonra-yonetmelik-degisen-yonetici-hangi-mevzuata-tabi-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/atandiktan-sonra-yonetmelik-degisen-yonetici-hangi-mevzuata-tabi-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yöneticilik görevine başlandığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinin, görev yeri değişikliğinde uygulanması talebi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği: Yöneticilikten ayrılmada yürürlük tarihindeki mevzuat esastır, kazanılmış hak veya haklı beklenti oluşmaz</h1>

<p style="text-align:justify">Türkiye Cumhuriyeti Kamu Denetçiliği Kurumu, bir müdür yardımcısının göreve başladığı tarihte yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerinin kendisi için uygulanması talebini esastan reddetti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Başvurunun konusu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Başvuran, 03.11.2023 tarihinde bir Anadolu Lisesine kadrolu müdür yardımcısı olarak atandığını, eşinin görev yeri değişikliği nedeniyle 16.07.2025 tarihinde ikamet ettiği Ankara Etimesgut'a taşındığını belirtmiştir. Bu taşınmanın ardından iş yerine mesafe yaklaşık <strong>45 kilometreye</strong> çıkmış; yoğun trafikte toplu taşımayla gidiş-dönüş süresi en az iki aktarmayla 3 saate yaklaşmıştır. Özel bir tıp merkezinin 04.11.2025 tarihli yazısında başvuranın uzun süre ayakta kalmaktan, uzun yolculuktan ve <strong>omurgayı zorlayıcı faaliyetlerden kaçınması</strong> gerektiği belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Başvuran, yöneticilik görevinden ayrılıp Etimesgut ilçesinde boş norm kadro bulunan uygun bir okula İngilizce öğretmeni olarak atanmasını istemiştir. Atandığı tarihteki mevzuatın (mülga Yönetmelik) daha geniş bir atama imkânı tanıdığını, sonradan yapılan değişikliğin <strong>geçiş hükmü öngörmeksizin</strong> bu imkânı daralttığını ve mevzuata olan güveninin boşa çıkarıldığını ileri sürmüştür.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İdarenin savunması</strong></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">Eğitim kurumu yöneticiliği, 657 sayılı Kanun uyarınca öğretmenliğin yanında <strong>ikinci görev</strong> niteliği taşıdığından kazanılmış hak doğurmaz.</li>
 <li style="text-align: justify;">Yönetmelik değişiklikleri yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren hüküm ifade eder; geriye dönük uygulama ancak <strong>açık bir geçici hüküm</strong> ile mümkündür.</li>
 <li style="text-align: justify;">Mevcut mevzuatta eğitim kurumu yöneticilerinin özür durumuna bağlı yer değiştirmesine imkân tanıyan bir düzenleme <strong>bulunmamaktadır</strong>.</li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>Kamu Denetçiliği'nin değerlendirmesi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçisi Şerif Yılmaz, incelemesi sonucunda başvurunun kabulü yönünde öneri hazırlamış; ancak <strong>Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca</strong> bu öneriyi benimsemeyerek aşağıdaki üç temel gerekçeyle ret kararı vermiştir.</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">1 <strong>Kazanılmış hak oluşmamıştır.</strong> Kazanılmış haktan söz edilebilmesi için genel ve soyut bir kuralın bireysel bir işlemle somutlaşarak tüm unsurlarıyla tamamlanmış ve kişisel bir hukuki duruma dönüşmüş olması gerekir. Somut olayda başvuranın, yöneticilikten ayrılması hâlinde belirli bir yere atanacağına ilişkin kesinleşmiş bir hakkı bulunmamaktadır. Atama işlemleri idarenin takdir yetkisi çerçevesinde tesis edilmekte olup henüz doğmamış bir durum kazanılmış hak olarak ileri sürülemez.</li>
 <li style="text-align: justify;">2 <strong>Haklı beklenti de korunmaz.</strong> Haklı beklentinin korunabilmesi için beklentinin idarenin açık bir taahhüdüne veya istikrarlı ve süreklilik arz eden uygulamalarına dayanması gerekir. Mevzuat hükümleri kural olarak değiştirilebilir nitelikte olup bireylere değişmeyeceği yönünde kesin güvence sağlamaz. Yalnızca mevcut düzenlemeye dayanarak gelecekte aynı hükümlerin uygulanacağı yönündeki beklenti, tek başına korunması gereken haklı beklenti oluşturmaz.</li>
 <li style="text-align: justify;">3 <strong>Kamu yararı üstün tutulmuştur.</strong> İdare hukukunda kamu yararı gerektirdiği takdirde mevzuat değişiklikleri yapılabilir ve devam eden durumlara da uygulanabilir. Yapılan değişikliğin genel, objektif nitelikte ve belirli bir kişiyi hedef almadığı, kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda düzenlendiği tespit edilmiştir.</li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>İyi yönetim ilkeleri yönünden tespit</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kararda, idarenin "karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi" ilkesine uymadığı tespit edilmiş ve bu hususta ilgili ilkeye uygun davranması gerektiği yönünde <strong>öneride</strong> bulunulmuştur. Bu tespit başvurunun esastan reddine engel görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar</strong></p>

<p style="text-align:justify">Başvurunun reddine; kararın başvurana ve Milli Eğitim Bakanlığı'na tebliğine karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify">6328 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca, ret kararının tebliğ tarihinden itibaren ilgili idari işleme karşı dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup görevli ve yetkili mahkemelerde yargı yolu açıktır.</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ</p>

<p style="text-align:justify">KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU</p>

<p style="text-align:justify">(OMBUDSMANLIK)</p>

<p style="text-align:justify">RET KARARI</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURAN</p>

<p style="text-align:justify">Adres</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI BAŞVURUNUN KONUSU : Yöneticilik görevine başladığı tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik</p>

<p style="text-align:justify">hükümlerinin görev yeri değişikliğinde uygulanması talebi hakkındadır.</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURU TARİHİ : 30/11/2025</p>

<p style="text-align:justify">I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ</p>

<p style="text-align:justify">1. Başvuran, 03.11.2023 tarihinde Anadolu Lisesine kadrolu müdür yardımcısı olarak atandığını, görevi kabul ettiğinde eşinin Kara Harp Okulunda görevli olması nedeniyle MSB Oran lojmanlarında ikamet ettiğini, eşinin görev yerinin değişmesi üzerine 16.07.2025 tarihinde Ankara Etimesgut’ta bulunan kendi konutuna taşınmak zorunda kaldığını, bu tarihten sonra ikameti ile görev yaptığı lise arasındaki mesafenin yaklaşık 45 km’ye çıkmış olduğunu, toplu taşımayla gidiş-dönüş süresinin yoğun trafikte en az iki aktarma ile 3 saate yaklaştığını, Özel Tıp Merkezinin 04.11.2025</p>

<p style="text-align:justify">tarihli tıbbî durum yazısında, uzun süre ayakta kalmaktan, uzun yolculuk yapmaktan ve omurgayı zorlayıcı faaliyetlerden kaçınması gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenle müdür yardımcılığı görevinden ayrılarak ikametgâhına yakın herhangi bir eğitim kurumuna İngilizce öğretmeni olarak atanmak için başvuruda bulunduğunu ifade ederek atandığı tarihteki mevzuat hükümleri ile sağlık durumu dikkate alınarak Etimesgut ilçesinde alanında boş norm kadro bulunan uygun bir okula öğretmen olarak atanmayı talep etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI</p>

<p style="text-align:justify">2. Kurumumuzun bilgi ve belge talebi yazısına istinaden Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü</p>

<p style="text-align:justify">tarafından gönderilen sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;</p>

<p style="text-align:justify">2.1. Eğitim kurumu yöneticiliği görevinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca öğretmenlik asli görevinin yanında ikinci görev niteliğinde olduğu, bu görevlendirmelerin özlük hakları, atama ve terfi yönünden kazanılmış hak doğurmadığı,</p>

<p style="text-align:justify"> </p>

<p style="text-align:justify">2.2. Eğitim kurumu yöneticilerinin dört yıllık süreyle ve yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde valiliklerce görevlendirildiği, görevlendirme süresinin tamamlanmadan sona ermesi hâlinde uygulanacak usul ve esasların yürürlükte bulunan mevzuata tabi olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">2.3. Yönetmelik değişikliklerinin yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren hüküm ifade ettiği, yürürlükten kaldırılan düzenlemelerin geriye yürütülerek uygulanmasının ancak açık bir geçici hüküm bulunması hâlinde mümkün olabileceği,</p>

<p style="text-align:justify">2.4. Bu kapsamda yöneticilik görevine başlanılan tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin geriye yürütülerek uygulanarak ikamet adresi veya sağlık durumu esas alınmak suretiyle öğretmen olarak atanmasının mümkün bulunmadığı,</p>

<p style="text-align:justify">2.5. Ayrıca mevcut mevzuatta eğitim kurumu yöneticilerinin herhangi bir özür durumuna bağlı olarak yer değiştirmelerine imkân tanıyan bir düzenlemenin yer almadığı hususları ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">III. İLGİLİ MEVZUAT</p>

<p style="text-align:justify">3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.",</p>

<p style="text-align:justify">4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun "Kurumun Görevi" başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; "Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.",</p>

<p style="text-align:justify">5. Mülga Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği’nin;</p>

<p style="text-align:justify">5.1. “Yöneticilik görevinden ayrılma” başlıklı 37 nci maddesinin 01.03.2024 tarih ve 32476 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik’in 10 uncu maddesiyle değiştirilen fıkrasında: “ Yöneticilik görevlerinden istekleri üzerine ayrılanlar, bulundukları eğitim kurumunda alanlarında boş norm kadro olması ve istemeleri hâlinde bu eğitim kurumuna; aksi durumda ise öncelikli olarak kadrolarının bulunduğu ilçe içerisinde durumlarına uygun bir eğitim kurumuna, ilçe içerisinde durumlarına uygun norm kadro bulunmaması halinde ise il içerisinde istekleri de dikkate alınarak alanlarında boş norm kadro bulunan eğitim kurumuna öğretmen olarak atanır. ”,</p>

<p style="text-align:justify">5.2. 01.03.2024 tarihinden itibaren değişik fıkrasında; “Yöneticilik görevinden;</p>

<p style="text-align:justify">a) Dört yıllık görev süresini tamamlamadan istekleri üzerine ayrılanlar alanlarında boş norm kadro olması hâlinde yöneticiliğe görevlendirilmeden önceki eğitim kurumuna, bu kurumda alanında boş norm kadro bulunmaması halinde yöneticiliğe görevlendirilmeden önceki eğitim kurumunun bulunduğu ilçede alanlarında boş norm kadro bulunan eğitim kurumuna,</p>

<p style="text-align:justify">b) Dört yıllık görev süresini tamamladıktan sonra ayrılanlar ile (a) bendi kapsamında ataması yapılamayanlar yöneticilik görevinde bulunduğu ilçe içerisinde durumlarına uygun bir eğitim kurumuna, ilçe içerisinde alanlarında boş norm kadro bulunmaması hâlinde ise istekleri de dikkate alınarak il içerisinde alanlarında boş norm kadro bulunan eğitim kurumuna,</p>

<p style="text-align:justify">öğretmen olarak atanır. ”,</p>

<p style="text-align:justify">6. 30.01.2026 tarih ve 33153 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğü giren Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği’nin “Yöneticilik görevinden ayrılma ” başlıklı 34 üncü maddesinde; “(1) Yöneticilik görevinden;</p>

<p style="text-align:justify">a) Dört ders yılı görev süresini tamamlamadan istekleri üzerine ayrılanlar alanlarında boş norm kadro olması hâlinde yöneticiliğe görevlendirilmeden önceki eğitim kurumuna, bu kurumda alanında boş norm kadro bulunmaması halinde yöneticiliğe görevlendirilmeden önceki eğitim kurumunun bulunduğu ilçede alanlarında boş norm kadro bulunan eğitim kurumuna,</p>

<p style="text-align:justify">b) Dört ders yılı görev süresini tamamladıktan sonra ayrılanlar ile (a) bendi kapsamında ataması yapılamayanlar yöneticilik görevinde bulunduğu ilçe içerisinde durumlarına uygun bir eğitim kurumuna, ilçe içerisinde alanlarında boş norm kadro bulunmaması hâlinde ise istekleri de dikkate alınarak sırasıyla ilçe grubu, il içerisinde olacak şekilde alanlarında boş norm kadro bulunan eğitim kurumuna,</p>

<p style="text-align:justify">öğretmen olarak atanır. ”</p>

<p style="text-align:justify">hükümleri yer almaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">IV. KAMU DENETÇİSİ ŞERİF YILMAZ’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ</p>

<p style="text-align:justify">7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun kabulü gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisine sunulmuştur. Ancak Kamu Başdenetçisi tarafından yapılan değerlendirme neticesinde aşağıda yer verilen gerekçelerle Ret Kararı verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE</p>

<p style="text-align:justify">A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme</p>

<p style="text-align:justify">8. Başvuran Ankara ilinde öğretmen olarak görev yapmakta iken yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine dayanarak ve bu mevzuatın yöneticilikten ayrılma hâlinde öğretmenliğe dönüşe ilişkin öngördüğü sonuçlara güvenerek müdür yardımcılığı görevini kabul ettiğini, ancak sonradan yapılan yönetmelik değişikliği esas alınarak yöneticilikten ayrılması hâlinde öğretmen olarak atanacağı yerin önceki görev yaptığı okul ve ilçe ile sınırlandırıldığını, bu suretle önceki mevzuata duyduğu güvenin boşa çıkarıldığını ileri sürmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">9. İdare tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle; başvuranın yöneticilikten ayrılması hâlinde uygulanması gereken hükümlerin, talep tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri olduğu, önceki düzenlemelerin ileriye yürütülerek uygulanmasının mümkün olmadığı, bu nedenle başvuranın talebinin mevzuata uygun bulunmadığı ifade edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">10. Bu itibarla uyuşmazlık, başvuranın yöneticilik görevini kabul ettiği tarihte yürürlükte bulunan düzenlemelere duyduğu güvene dayalı olarak oluşan hukuki durumun, sonradan yürürlüğe giren yönetmelik hükümleri esas alınarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">11. Kazanılmış hak, yürürlükte olan hukuk kuralları çerçevesinde bireyler lehine ortaya çıkan ve elde edildikten sonra korunması gereken hukuki durumları ifade eder. Bu tür haklar kazanıldıktan sonra, sonradan çıkarılan bir kanun ya da idari işlemle ortadan kaldırılamaz. Hukuk sistemi yalnızca genel hak ve menfaatleri değil, aynı zamanda bireylerin edindiği kazanılmış hakları da güvence altına alır. Bu kavram, genel ve soyut nitelikteki bir hukuki durumun, kişiye özgü bir işlem sonucunda bireysel bir hakka dönüşmesini anlatır. Ayrıca kazanılmış hak, yerine yeni bir düzenleme getirilmeden veya eksiklik giderilmeden, tek taraflı işlemlerle geri alınamayacak bir yetki ve hukuki imkân olarak da değerlendirilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">12. Kazanılmış haktan söz edebilmek için, öncelikle genel ve soyut bir hukuk kuralının bireysel bir işlemle somutlaşarak kişiye özgü bir hakka dönüşmesi ve bu durumun tamamen gerçekleşmiş olması gerekir. Bu hak, yürürlükteki hukuka uygun şekilde elde edilmeli ve Anayasa ile diğer mevzuat tarafından korunmaya değer nitelik kazanmalıdır. Ayrıca hak sahibinin bu hakka dayanarak idareden ya da ilgili kişilerden bir talepte bulunabilmesi ve bu hakkın ciddi bir ihlal tehdidi altında olması önemlidir. Kazanılmış haklar, idare tarafından tek taraflı işlemlerle geri alınamaz ve yalnızca hukuka uygun durumlardan doğar; iyiniyet ise bu uygunluğun değerlendirilmesinde destekleyici bir unsur olarak kabul edilir. Bunun yanında, hukuka uygun işlemler için belirli bir süre şartı aranmazken, hukuka aykırı durumlarda idari istikrar gereği belli bir süre boyunca haktan yararlanılmış olması dikkate alınabilir.</p>

<p style="text-align:justify">13. Diğer taraftan, Türk hukuk doktrininde haklı beklenti, genel olarak bireylerin idarenin hukuka uygun işlem, eylem, taahhüt ve yerleşik uygulamalarına güvenerek kendilerine de bu doğrultuda davranılacağına dair geliştirdikleri beklenti olarak tanımlanır. Bu kavram, hukuk güvenliği ve idari istikrar ilkelerinin bir sonucu olup meşru ve hukuka uygun olduğu sürece korunması gereken bir menfaati ifade eder. Henüz tam anlamıyla kazanılmış bir hak niteliği taşımamakla birlikte, gerçekleşme ihtimali bulunan ve bazı durumlarda korunması, yerine getirilmesi veya tazmin edilmesi gereken bir hukuki durumu ifade eder.</p>

<p style="text-align:justify">14. Haklı beklenti kavramı, bireylerin idarenin verdiği sözlere, taahhütlere, yerleşik uygulamalara veya ilan ettiği politikalara güvenerek lehlerine bir sonucun ortaya çıkacağını ummalarıyla ilgilidir ve bu beklentilerin korunması hukuk güvenliği ile iyi yönetim ilkesinin bir gereği olarak kabul edilir. Bu beklenti genellikle idarenin açık bir vaadi ya da süreklilik gösteren uygulamalarıyla ortaya çıkar ve ancak objektif, hukuka uygun ve öngörülemez bir değişiklikle zedelenmişse korunur. Bununla birlikte her beklenti korunmaz; beklentinin meşru olması, idarenin bir davranışına dayanması ve kişide haklı bir güven oluşturması gerekir. Ayrıca haklı beklentilerin korunup korunmayacağı değerlendirilirken bireysel yarar ile kamu yararı arasında bir denge kurulur; eğer üstün bir kamu yararı varsa beklenti korunmayabilir.</p>

<p style="text-align:justify">15. Somut olayda başvuranın, müdür yardımcılığı görevini kabul ettiği tarihte yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerinin, yöneticilikten ayrılma hâlinde öğretmenliğe dönüş bakımından il ve ilçe içinde daha geniş bir değerlendirme imkânı tanıdığı; sonradan yürürlüğe giren Yönetmelik ile yöneticilikten ayrılanların öğretmenliğe atanma usulünün daha daraltıcı şekilde yeniden düzenlendiği, ancak bu değişikliğin önceki düzenlemeye göre yöneticilik görevini kabul etmiş olanlar bakımından herhangi bir geçiş hükmü öngörmediği görülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">16. Başvuru konusu kapsamında başvuranın talebinin kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi mümkün görünmemektedir. Zira kazanılmış haktan söz edilebilmesi için, bireyin yürürlükteki hukuk kurallarına uygun olarak elde ettiği hakkın tüm unsurlarıyla tamamlanmış ve kişisel bir hukuki duruma dönüşmüş olması gerekir. Oysa somut olayda başvuranın, yöneticilik görevinden ayrılması halinde önceki yönetmelik hükümlerine göre belirli bir yere öğretmen olarak atanacağına ilişkin tamamlanmış ve kesinleşmiş bir hakkı bulunmamaktadır. Atama işlemleri, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde ve yürürlükteki mevzuata göre tesis edilen işlemler olup henüz doğmamış veya şartları oluşmamış bir durumun kazanılmış hak olarak ileri sürülmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle, başvuranın önceki düzenlemeye dayanarak belirli bir yerde görevlendirilmeyi talep etmesi kazanılmış hak kapsamında değerlendirilemez.</p>

<p style="text-align:justify">17. Öte yandan, başvuranın talebinin haklı beklenti ilkesi çerçevesinde de korunması gerektiği söylenemez. Her ne kadar başvuran, göreve başladığı tarihte yürürlükte bulunan düzenlemeye güvenerek ileride farklı bir kuruma atanabileceği yönünde bir beklenti içine girmiş olsa da haklı beklentinin korunabilmesi için bu beklentinin idarenin açık bir taahhüdüne veya istikrarlı ve süreklilik arz eden uygulamalarına dayanması gerekir. Mevzuat hükümleri ise kural olarak değiştirilebilir nitelikte olup bireylere değişmeyeceği yönünde kesin bir güvence sağlamaz. Bu bağlamda, yalnızca mevcut düzenlemeye dayanarak gelecekte aynı hükümlerin uygulanacağı yönünde bir beklenti, tek başına korunması gereken haklı beklenti oluşturmaz.</p>

<p style="text-align:justify">18. Ayrıca idare hukukunda, kamu yararı gerektirdiği takdirde mevzuat değişiklikleri yapılabileceği ve bu değişikliklerin devam eden durumlara da uygulanabileceği kabul edilmektedir. Somut olayda da yönetmelik hükmünde yapılan değişikliğin genel ve objektif nitelikte olduğu, belirli bir kişiyi hedef almadığı ve kamu hizmetinin gerekleri doğrultusunda düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, başvuranın bireysel menfaati ile kamu yararı arasında bir denge kurulduğundan yeni düzenlemenin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu söylenemez.</p>

<p style="text-align:justify">19. Sonuç olarak başvuranın durumunda kazanılmış hak veya haklı beklenti olabilmesi için gerekli koşulların somut olayda oluşmadığı anlaşıldığından başvuran hakkında İdarece tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme</p>

<p style="text-align:justify">20. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in "İyi yönetim ilkeleri" başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</p>

<p style="text-align:justify">21. 6328 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup görevli ve yetkili mahkemelerde yargı yolu açıktır.</p>

<p style="text-align:justify">VII. KARAR</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN REDDİNE,</p>

<p style="text-align:justify">Kararın BAŞVURANA ve MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA tebliğine,</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.</p>

<p style="text-align:right">Mehmet AKARCA</p>

<p style="text-align:right">Kamu Başdenetçisi</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA/İSTİFA</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/atandiktan-sonra-yonetmelik-degisen-yonetici-hangi-mevzuata-tabi-olur</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/question-mark-1019935-640.jpg" type="image/jpeg" length="65041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Başka birime görevlendirilen genel sekretere döner sermaye]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/baska-birime-gorevlendirilen-genel-sekretere-doner-sermaye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/baska-birime-gorevlendirilen-genel-sekretere-doner-sermaye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, genel sekreter kadrosundaki personele döner sermaye yönetici payı ek ödemesi yapılması gerektiğine hükmetti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay: Döner sermaye yönetici payında belirleyici olan kadro unvanı, fiili görev değil</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay 12. Dairesi, genel sekreter kadrosundaki personele döner sermaye hesabından yönetici payı ek ödemesi yapılması gerektiğini, fiilen o görevi yürütüp yürütmediğinin bu hakkı ortadan kaldırmayacağını hükme bağladı.</strong></p>

<hr />
<h3 style="text-align:justify">Ne oldu?</h3>

<p style="text-align:justify">Bir devlet üniversitesinde genel sekreter kadrosunda kayıtlı olup Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı olarak fiilen görev yapan davacıya, döner sermaye hesabından yönetici payı adıyla ek ödeme yapılıyordu. Üniversite yönetim kurulu 2013'te bu ödemeyi kesti. Gerekçe şuydu: Davacı genel sekreterlik görevini fiilen yapmıyor, görevi vekâleten yürüten kişiye ödeme yapılıyor; ikisine birden ödeme yapılırsa mükerrer ödeme olur.</p>

<h3 style="text-align:justify">Kanun ne diyor?</h3>

<p style="text-align:justify">2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 58. maddesinin (f) bendi açık: Üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından rektör, rektör yardımcısı ve genel sekretere <strong>gelir getirici katkılarına bakılmaksızın</strong> yönetici payı olarak ek ödeme yapılır.</p>

<p style="text-align:justify">Kanun fiili katkı değil kadro unvanı arıyor. Genel sekreter kadrosundaki kişi bu ödemenin muhatabıdır.</p>

<h3 style="text-align:justify">Danıştay ne dedi?</h3>

<p style="text-align:justify">Daire, üniversitenin savunmasını kabul etmedi. Genel sekreter vekiline ödeme yapılmasına olanak tanıyan yönetim kurulu kararı zaten 2547 sayılı Kanun'a aykırıydı. Hukuka aykırı bir uygulamayı sürdürmek için asıl hak sahibinin ödemesini kesmek mümkün değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Dava konusu işlemlerin iptali ve yoksun kalınan ek ödemenin <strong>27 Haziran 2013'ten itibaren yasal faiziyle birlikte</strong> ödenmesine hükmeden idare mahkemesi kararı oybirliğiyle <strong>onandı.</strong></p>

<h3 style="text-align:justify">Usul notu</h3>

<p style="text-align:justify">Daire aynı kararla, birden fazla davalı idare bulunmasına rağmen yargılama giderlerinin yalnızca "davalı idareden" alınacağı şeklinde kurulan hükmü bozarak dosyayı bu kısım için mahkemeye iade etti. 6100 sayılı HMK uyarınca hangi idarenin hangi oranda sorumlu olduğunun kararda açıkça gösterilmesi gerekiyor.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><em>Danıştay 12. Daire, E: 2023/4033, K: 2023/4898, 12 Ekim 2023</em></p>

<p style="text-align:justify"><strong><font face="Verdana" size="2">Danıştay <mark><mark>12. Daire</mark></mark> Başkanlığı 2023/4033 E. , 2023/4898 K.</font></strong></p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;"></li>
</ul>

<ul style="text-align:justify">
</ul>

<p style="text-align:justify"><br />
<strong><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></strong></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2023/4033<br />
Karar No : 2023/4898<br />
<br />
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ<br />
İSTEYENLER (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
2- … Üniversitesi Rektörlüğü<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 03/04/2023 tarih ve E:2021/7865 K:2023/1642 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca davalı idareler tarafından düzeltilmesi istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: ... Üniversitesi Rektörlüğünde genel sekreter kadrosunda olup aynı Üniversitenin Kütüphane ve Dökümantasyon Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, döner sermaye hesabından yönetici payı olarak Nisan 2013 tarihine kadar ödenen ek ödemenin kesilmesi üzerine, tekrar ödenmeye başlanması talebiyle yaptığı başvurularının reddine ilişkin ... Üniversitesi Rektörlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Kütahya Genel Sekreterliğinin … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işlemlerin dayanağı olan ... Üniversitesi Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kalınan yönetici katkı payı ve ek ödemesinin hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 18/02/2020 tarih, E:2020/301, K:2020/1378 sayılı bozma kararına uyularak;3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 9.maddesinde birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için protokol imzalanacağının düzenlendiği , 17/10/2011 tarihinde imzalanan Protokol'ün 10.maddesinde; rektör, rektör yardımcıları ve üniversite genel sekreterine, ilgili birimin dekan ve dekan yardımcılarına 2547 sayılı Kanunu'nun 58.maddesi uyarınca, yönetici payı şeklinde verilecek ek ödemenin, üniversite yönetim kurulu kararına dayalı olarak yapılacağının kurala bağlandığı, 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesinin (f) bendinde de, üniversite yönetim kurulunun uygun gördüğü birimin döner sermaye hesabından rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın yönetici payı olarak ayrılan tutardan ek ödeme yapılacağı düzenlemesine yer verildiği, bu bakımdan Protokol'de belirtildiği üzere 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca yapılacak yönetici payı ek ödemesinin, yine bu düzenleme uyarınca fiili katkılarına bakılmaksızın ancak; "rektör", "rektör yardımcısı" ve "genel sekretere" yapılacak bir ek ödeme olduğu sonucuna ulaşıldığı, buna göre; genel sekreter kadrosunda görev yapan davacıya yönetici katkı payının ödenmemesi işlemine dayanak gösterilen dava konusu … tarih ve … sayılı ... Üniversitesi Yönetim Kurulu Kararının, "genel sekreter vekiline" yönetici payı ödenmesine, 2547 sayılı Kanun'un 58. maddesine aykırı olarak olanak sağladığından hukuka aykırı olduğu, bu durumda, davacı tarafından, yönetici payı olarak Nisan 2013 tarihine kadar verilen ek ödemenin kesilmesi üzerine tekrar ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin, anılan Yönetim Kurulu kararına dayanılarak tesis edilen dava konusu diğer işlemlerin de hukuki dayanaklarının ortadan kalktığı gerekçesiyle iptaline, yoksun kalınan yönetici katkı payı ve ek ödemesinin dava tarihi olan 27/06/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, kararda dökümü yapılan 224,35-TL yargılama gideri ile 251,00-TL temyiz yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.110,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br />
Daire kararının özeti: Davalı idarelerin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onikinci Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.<br />
<br />
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ<br />
İSTEYENLERİN İDDİALARI : Sağlık Bakanlığı tarafından; muafiyete rağmen yargılama giderleri arasında bulunan harçlardan sorumlu tutulmalarının, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na aykırı olduğu, dosya kapsamında iki davalı idare bulunmasına rağmen, temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki ''dava konusu işlemlerin iptaline, yoksun kalınan yönetici katkı payı ve ek ödemesinin dava tarihi olan 27/06/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 224,35-TL yargılama gideri ile 251,00-TL temyiz yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.110,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine...'' şeklindeki ibarenin, hangi davalı idare olduğunun tespiti yönünden belirsizliğe yol açtığı, bu durumun davacıya ödeme yapılması sırasında ihtilaf oluşturacağı, ayrıca davacının şu anki durumu, davalılar arasında afiliasyon protokolünün devam edip etmediği araştırılmadan eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğu, nitekim 2018 yılı itibarıyla ... Üniversitesi ile olan afiliasyon protokolünün sona erip, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile protokolün devam ettiği, 2018 yılından itibaren bu üniversitedeki genel sekretere ödeme yapılmaya başlandığı, bu durumda davacının kadrosunun ... Üniversitesinde olması nedeniyle kendisine ödeme yapılamayacağı, protokolle belirlenmiş sorumluluklarının, üniversite yönetiminin belirlediği kişilere ödeme yapmak olup, şahıs bazında kimlere yapılacağının öneminin olmadığı, yani ek ödeme konusunda mevzuat uyarınca karar merciinin sadece üniversite olduğu, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.<br />
... Üniversitesi Rektörlüğü tarafından; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 9. maddesine göre birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinde fiilen görev yapan personele, üniversite personeli için 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 58. maddesinde öngörülen ek ödeme matrahı ve tavan ek ödeme oranları esas alınarak yönetici payı olarak ek ödeme yapıldığı, Kanun gereği kadro şartına bakılmaksızın, fiili katkının hedeflendiği, ancak davacının her ne kadar kadroda bulunsa da fiilen genel sekreterlik görevini yapmadığı, dolayısıyla ek ödeme alamayacağı, genel sekreter vekilinin ise asile ait tüm yetkileri kullandığından ek ödemeden yararlandırıldığı, davacı tarafa da ödeme yapılması durumunda, bunun mükerrer ödemeye yol açacağı, kaldı ki davacının bir başka birimde görevlendirilmeyi isteyerek, genel sekreterlik görevini (fiilen yapmayı) bıraktığı, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br />
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının, kısmen onanması ve kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin 03/04/2023 tarih ve E:2021/7865, K:2023/1642 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:<br />
<br />
İNCELEME VE GEREKÇE:<br />
MADDİ OLAY :<br />
... Üniversitesi Rektörlüğünde genel sekreter kadrosunda olup aynı Üniversitenin Kütüphane ve Dökümantasyon Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, döner sermaye hesabından yönetici payı olarak Nisan 2013 tarihine kadar verilen ek ödemenin kesilmesi üzerine tekrar ödenmeye başlanması talebiyle yaptığı başvurularının reddine ilişkin ... Üniversitesi Rektörlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Kütahya Genel Sekreterliğinin … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işlemlerin dayanağı olan ... Üniversitesi Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kalınan yönetici katkı payı ve ek ödemesinin hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada; Danıştay Onikinci Dairesinin 18/02/2020 tarih ve E:2020/301, K:2020/1378 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemlerin iptaline, yoksun kalınan yönetici katkı payı ve ek ödemesinin dava tarihi olan 27/06/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, kararda dökümü yapılan 224,35-TL yargılama gideri ile 251,00-TL temyiz yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.110,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br />
<br />
İLGİLİ MEVZUAT:<br />
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Kararlarda bulunacak hususlar'' başlıklı 24. maddesinde; ''Kararlarda:<br />
a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları yahut unvanları ve adresleri,<br />
b) Davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandığı hukuki sebeplerin özeti istem sonucu ile davalının savunmasının özeti,<br />
c) (Değişik: 10/6/1994-4001/11 md.) Danıştayda görülen davalarda tetkik hakimi ve savcının ad ve soyadları ile düşünceleri,<br />
d) Duruşmalı davalarda duruşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hazır bulunan taraflar ve vekil veya temsilcilerinin ad ve soyadları,<br />
e) Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm:tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı,<br />
f) Yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiği,<br />
g) Kararın tarihi ve oybirliği ile mi, oyçokluğu ile mi verildiği,<br />
h) Kararı veren mahkeme başkan ve üyelerinin veya hakiminin ad ve soyadları ve imzaları ve varsa karşı oyları,<br />
ı) Kararı veren dairenin veya mahkemenin adı ve dosyanın esas ve karar numarası,</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Belirtilir...'' hükmü öngörülmüş olup, anılan Kanun'un ''Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller'' başlıklı 31. maddesi ile yapılan atıf gereğince uygulanan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Yargılama giderlerinin kapsamı'' başlıklı 323. maddesinde ise, başvurma, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış, ''Yargılama giderlerinden sorumluluk'' başlıklı 326. maddesinde; ''Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.'', ''Yargılama giderlerine hükmedilmesi'' başlıklı 332. maddesinde, ''Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır.'' kuralına yer verilmiştir.<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının ''dava konusu işlemlerin iptaline, yoksun kalınan yönetici katkı payı ve ek ödemesinin dava tarihi olan 27/06/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine'' ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik davalı idareler temyiz istemi yerinde görülmemiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Davalı idarelerden Sağlık Bakanlığının temyiz istemi, İdare Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasına ilişkin yargılama giderleri yönünden incelendiğinde;</font></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin kararlarda bulunması gereken hususlardan olduğu; harç, tebliğ ve posta giderleri ile vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden sayıldığı; ayrıca aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkemece yargılama giderlerininin, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verilebileceği; yargılama giderinin tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümünün hüküm altında gösterileceği; hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceğinin, mahkemece ilamın altına yazılması gerekliliği anlaşılmaktadır.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Mahkeme kararında ise, davalı konumunda birden fazla idare bulunmasına rağmen, kararda dökümü yapılan 224,35-TL yargılama gideri ile 251,00-TL temyiz yargılama giderinin ve karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 3.110,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulduğu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin hükmedilen tutar yönünden, hangi idare ya da idarelerin, hangi oranda sorumlu olacağı hususuna yer verilmediği görülmektedir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Bu durumda; dosya kapsamında birden fazla davalı idare bulunduğundan, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın verilen İdare Mahkemesi kararının, yargılama giderlerine ilişkin hüküm kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br />
<br />
KARAR SONUCU :<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davalı idarelerden ... Üniversitesi Rektörlüğünün temyiz isteminin reddi ve diğer davalı Sağlık Bakanlığının temyiz isteminin kısmen reddi ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, yoksun kalınan yönetici katkı payı ve ek ödemesinin dava tarihi olan 27/06/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptali ve tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA,<br />
2. Davalı idarelerden Sağlık Bakanlığının temyiz isteminin kısmen kabulü ile anılan İdare Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının, yargılama giderleri yönünden BOZULMASINA,<br />
3. Dosyanın, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, 12/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>AKADEMİK PERSONEL</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/baska-birime-gorevlendirilen-genel-sekretere-doner-sermaye</guid>
      <pubDate>Sat, 02 May 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/05/danistay.jpg" type="image/jpeg" length="55967"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[7578 sayılı Kanun yayımlandı, doğum izni değişti]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/7578-sayili-kanun-yayimlandi-dogum-izni-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/7578-sayili-kanun-yayimlandi-dogum-izni-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[7578 sayılı Kanun yürürlüğe girdi. Analık izni uzatıldı, çocuk koruma sistemi yeniden kuruldu, sosyal medya ve oyun platformlarına ağır yükümlülükler getirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><meta charset="UTF-8"><meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1.0"></h1>
<title></title>
<link href="https://fonts.googleapis.com" rel="preconnect" />
<link href="https://fonts.googleapis.com/css2?family=Lora:ital,wght@0,400;0,600;1,400&amp;family=DM+Sans:opsz,wght@9..40,400;9..40,500&amp;display=swap" rel="stylesheet" />
<style type="text/css">*, *::before, *::after { box-sizing: border-box; margin: 0; padding: 0; }

  :root {
    --red:        #C0392B;
    --red-light:  #FDEDEC;
    --red-mid:    #E74C3C;
    --blue:       #1A5276;
    --blue-light: #EBF5FB;
    --blue-mid:   #2E86C1;
    --green:      #1E8449;
    --green-light:#EAFAF1;
    --amber:      #7D6608;
    --amber-light:#FEF9E7;
    --gray-50:    #F8F9FA;
    --gray-100:   #F1F3F4;
    --gray-200:   #E9ECEF;
    --gray-300:   #DEE2E6;
    --gray-400:   #ADB5BD;
    --gray-500:   #8D9499;
    --gray-600:   #6C757D;
    --gray-800:   #343A40;
    --gray-900:   #212529;
    --serif: 'Lora', Georgia, serif;
    --sans:  'DM Sans', system-ui, sans-serif;
    --max: 740px;
  }

  body {
    font-family: var(--sans);
    background: #F5F5F3;
    color: var(--gray-900);
    line-height: 1.7;
    -webkit-font-smoothing: antialiased;
  }

  /* ── Site header ── */
  .site-header {
    background: #fff;
    border-bottom: 3px solid var(--red);
    padding: 0 24px;
    display: flex;
    align-items: center;
    justify-content: space-between;
    height: 54px;
  }
  .logo {
    font-family: var(--serif);
    font-size: 20px;
    font-weight: 600;
    color: var(--red);
    text-decoration: none;
    letter-spacing: -0.02em;
  }
  .logo span { color: var(--gray-400); font-weight: 400; }
  .header-right {
    font-size: 12px;
    color: var(--gray-500);
    display: flex;
    gap: 16px;
    align-items: center;
  }
  .header-right .dot { color: var(--gray-300); }

  /* ── Article wrapper ── */
  .page { max-width: var(--max); margin: 0 auto; padding: 0 24px 80px; }

  /* ── Hero / top ── */
  .hero {
    background: #fff;
    padding: 36px 40px 32px;
    border-bottom: 1px solid var(--gray-200);
    margin-bottom: 0;
  }

  .label-row { display: flex; gap: 8px; margin-bottom: 18px; flex-wrap: wrap; }
  .label {
    font-size: 11px;
    font-weight: 500;
    padding: 3px 10px;
    border-radius: 3px;
    text-transform: uppercase;
    letter-spacing: .07em;
  }
  .lbl-red    { background: var(--red-light);   color: var(--red); }
  .lbl-blue   { background: var(--blue-light);  color: var(--blue); }
  .lbl-amber  { background: var(--amber-light); color: var(--amber); }

  h1 {
    font-family: var(--serif);
    font-size: 32px;
    font-weight: 600;
    line-height: 1.22;
    color: var(--gray-900);
    margin-bottom: 16px;
    letter-spacing: -0.025em;
  }
  .deck {
    font-family: var(--serif);
    font-size: 17px;
    font-style: italic;
    color: var(--gray-600);
    line-height: 1.65;
    margin-bottom: 22px;
  }
  .byline {
    display: flex;
    gap: 18px;
    font-size: 12.5px;
    color: var(--gray-500);
    padding-top: 16px;
    border-top: 1px solid var(--gray-200);
    flex-wrap: wrap;
  }
  .byline strong { color: var(--gray-700, #495057); }

  /* ── Stats bar ── */
  .stats-bar {
    background: var(--gray-900);
    padding: 18px 40px;
    display: grid;
    grid-template-columns: repeat(4, 1fr);
    gap: 0;
    margin-bottom: 0;
  }
  .stat {
    text-align: center;
    padding: 0 12px;
    border-right: 1px solid rgba(255,255,255,.1);
  }
  .stat:last-child { border-right: none; }
  .stat-num {
    display: block;
    font-family: var(--serif);
    font-size: 22px;
    font-weight: 600;
    color: #fff;
    line-height: 1.1;
  }
  .stat-label {
    display: block;
    font-size: 11px;
    color: rgba(255,255,255,.5);
    margin-top: 4px;
    line-height: 1.4;
  }

  /* ── Content area ── */
  .content-wrap {
    background: #fff;
    padding: 36px 40px;
    margin-bottom: 16px;
  }

  /* ── Quick summary box ── */
  .quick-box {
    background: var(--gray-50);
    border: 1px solid var(--gray-200);
    border-radius: 6px;
    padding: 20px 24px;
    margin-bottom: 32px;
  }
  .quick-box-title {
    font-size: 11px;
    font-weight: 500;
    text-transform: uppercase;
    letter-spacing: .08em;
    color: var(--gray-500);
    margin-bottom: 14px;
  }
  .quick-table { width: 100%; border-collapse: collapse; font-size: 13.5px; }
  .quick-table tr { border-bottom: 1px solid var(--gray-200); }
  .quick-table tr:last-child { border-bottom: none; }
  .quick-table td { padding: 7px 0; vertical-align: top; }
  .quick-table td:first-child { color: var(--gray-600); width: 45%; padding-right: 12px; }
  .quick-table td:last-child { font-weight: 500; color: var(--gray-900); }
  .change-badge {
    display: inline-block;
    background: var(--green-light);
    color: var(--green);
    font-size: 11px;
    padding: 1px 7px;
    border-radius: 3px;
    font-weight: 500;
    margin-left: 6px;
  }
  .new-badge {
    display: inline-block;
    background: var(--blue-light);
    color: var(--blue);
    font-size: 11px;
    padding: 1px 7px;
    border-radius: 3px;
    font-weight: 500;
    margin-left: 6px;
  }

  /* ── Body prose ── */
  .body-text p {
    font-family: var(--serif);
    font-size: 17px;
    line-height: 1.85;
    color: var(--gray-800);
    margin-bottom: 20px;
  }
  .body-text p:last-child { margin-bottom: 0; }

  /* ── Section headings ── */
  .section-head {
    display: flex;
    align-items: baseline;
    gap: 12px;
    margin: 36px 0 14px;
  }
  .section-num {
    font-size: 11px;
    font-weight: 500;
    color: var(--red);
    background: var(--red-light);
    padding: 2px 8px;
    border-radius: 3px;
    white-space: nowrap;
  }
  .section-head h2 {
    font-family: var(--sans);
    font-size: 15px;
    font-weight: 500;
    color: var(--gray-900);
    border-bottom: 2px solid var(--gray-900);
    padding-bottom: 2px;
  }

  /* ── Compare table ── */
  .compare-wrap {
    margin: 22px 0;
    border: 1px solid var(--gray-200);
    border-radius: 6px;
    overflow: hidden;
  }
  .compare-head {
    background: var(--gray-800);
    color: #fff;
    font-size: 11.5px;
    font-weight: 500;
    padding: 9px 16px;
    letter-spacing: .04em;
    text-transform: uppercase;
  }
  .compare-table { width: 100%; border-collapse: collapse; font-size: 13.5px; }
  .compare-table th {
    background: var(--gray-50);
    font-size: 11px;
    font-weight: 500;
    text-transform: uppercase;
    letter-spacing: .05em;
    color: var(--gray-500);
    padding: 9px 16px;
    text-align: left;
    border-bottom: 1px solid var(--gray-200);
  }
  .compare-table td {
    padding: 9px 16px;
    border-bottom: 1px solid var(--gray-200);
    color: var(--gray-800);
    vertical-align: middle;
  }
  .compare-table tr:last-child td { border-bottom: none; }
  .td-eski { color: var(--gray-400); text-decoration: line-through; }
  .td-yeni { font-weight: 500; color: var(--green); }
  .td-yeni-new { font-weight: 500; color: var(--blue-mid); }

  /* ── Pull quote ── */
  .pull {
    border-left: 3px solid var(--red-mid);
    padding: 14px 20px;
    margin: 26px 0;
    background: var(--red-light);
    border-radius: 0 4px 4px 0;
  }
  .pull p {
    font-family: var(--serif) !important;
    font-size: 15.5px !important;
    font-style: italic;
    color: var(--gray-800) !important;
    margin: 0 !important;
    line-height: 1.7 !important;
  }

  /* ── Info box ── */
  .info-box {
    background: var(--amber-light);
    border: 1px solid #F9E79F;
    border-radius: 6px;
    padding: 16px 20px;
    margin: 26px 0;
  }
  .info-box-title {
    font-size: 11.5px;
    font-weight: 500;
    text-transform: uppercase;
    letter-spacing: .06em;
    color: var(--amber);
    margin-bottom: 8px;
  }
  .info-box p {
    font-size: 14px !important;
    color: var(--gray-800) !important;
    margin: 0 !important;
    line-height: 1.65 !important;
    font-family: var(--sans) !important;
  }

  /* ── Bullet list ── */
  .body-text ul {
    margin: -6px 0 20px 0;
    padding-left: 20px;
  }
  .body-text ul li {
    font-family: var(--serif);
    font-size: 16px;
    color: var(--gray-800);
    line-height: 1.75;
    margin-bottom: 6px;
  }

  /* ── Footer ── */
  .article-footer {
    background: #fff;
    border-top: 2px solid var(--gray-200);
    padding: 20px 40px;
    font-size: 12px;
    color: var(--gray-500);
    line-height: 1.6;
    display: flex;
    justify-content: space-between;
    align-items: flex-start;
    gap: 20px;
  }

  @media (max-width: 600px) {
    .hero, .content-wrap, .article-footer { padding: 24px 20px; }
    h1 { font-size: 24px; }
    .stats-bar { grid-template-columns: repeat(2, 1fr); padding: 16px 20px; gap: 12px; }
    .stat { border-right: none; padding: 8px 0; border-bottom: 1px solid rgba(255,255,255,.1); }
    .stat:nth-child(2n) { border-bottom: 1px solid rgba(255,255,255,.1); }
    .stat:last-child, .stat:nth-last-child(2):nth-child(odd) { border-bottom: none; }
    .article-footer { flex-direction: column; gap: 8px; }
  }
</style>
<p>Resmî Gazete'de yayımlandı: Analık izni 24 haftaya çıktı, sosyal medyaya 15 yaş sınırı geldi</p>

<p style="text-align:justify">7578 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 1 Mayıs 2026 tarihli ve 33240 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 28 maddeden oluşan düzenleme; analık izninin uzatılmasından koruyucu aile iznine, çocuk koruma sisteminde ihtisaslaşmadan sosyal medyada yaş sınırına kadar geniş bir alanda yeni düzenlemeler içeriyor.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Analık izni 24 haftaya çıkıyor</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarıldı. Buna doğum öncesi 8 hafta eklenince toplam analık izni 24 haftaya ulaştı. Düzenleme 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda eş zamanlı olarak yapıldı; memurları, işçileri ve askeri personeli kapsıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Üç yaşından küçük çocuğu evlat edinen kadın çalışanlara doğum sonrası iznin bitiminden itibaren 8 hafta analık izni verilmesi de hükme bağlandı. Geçici Madde 1 uyarınca, 1 Nisan 2026'dan sonra doğum yapmış ancak henüz 24 haftayı tamamlamamış personel, 10 iş günü içinde başvurmaları halinde 8 hafta ek analık izninden yararlanabilecek.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Koruyucu ailelere 10 gün izin</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Koruyucu aile olan memurlar, işçiler ve askeri personele, çocuğun teslim tarihinden itibaren isteğe bağlı 10 gün izin verilmesi kararlaştırıldı. Kanun aynı zamanda koruyucu aile sözleşmesi devam eden ailelerde eşlerden birinin ödediği isteğe bağlı sigorta primini devlet güvencesine aldı; eşin vefatı halinde de bu ödeme kesintisiz sürecek.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sosyal ve ekonomik destek yeniden tanımlandı</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Eklenen 25/A maddesi ile çocukların kuruluş bakımına alınmadan önce aile yanında desteklenmesi amaçlı sosyal ve ekonomik destek ilk kez ayrıntılı biçimde düzenlendi. Aylık süreli destek iki yıla, yılda en fazla iki kez verilebilecek geçici destek ise en yüksek devlet memuru aylığının üç katına kadar çıkabiliyor. Yükseköğretime aralıksız devam eden gençler için destek 25 yaşına kadar uzatılabiliyor.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Çocuk koruma sisteminde ihtisaslaşma</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu'na eklenen yeni tanımlarla çocuk bakımında yaşa, cinsiyete ve psikososyal ihtiyaca göre ayrıştırılmış yapılanma yasal güvence altına alındı. İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi suça sürüklenen, mağdur ya da sokak riskiyle karşılaşan çocuklar için güvenlikli geçici bakım kuruluşu olarak tanımlandı. Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi ise mahkeme kararı çıkana kadar çocukların barınma ve temel ihtiyaçlarının karşılandığı güvenlikli yatılı birim olarak düzenlendi. Kuruluşlardaki kamera kayıtlarının eş zamanlı izleneceği Merkezî İzleme Sistemi de kanunla tanım kazandı; kayıtlar adli ya da idari soruşturma yoksa iki yıl sonra silinecek.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kamuda istihdam hakkı genişledi</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Ek 1. Madde baştan sona yeniden yazıldı. Kamu kurumları dolu kadro toplamının binde birini, en az 5 yıl kuruluş bakımı veya koruyucu aile hizmetinden yararlanan kişiler için ayıracak. Geçici madde uyarınca bu süre; kanunun yürürlük tarihinde 16 yaşını dolduranlar için 2 yıla, 15 yaşındakiler için 3 yıla, 14 yaşındakiler için 4 yıla indirildi. Özel sektörde çalışan hak sahiplerinin işe girişten itibaren 5 yıl boyunca tüm sigorta primleri Hazine tarafından karşılanacak.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Çocuklu mekânlarda suçlulara çalışma yasağı</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'na eklenen yeni maddeyle cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı, uyuşturucu ticareti, insan ticareti ve kasten öldürme suçlarından kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunanların okul, kreş, yurt, spor tesisi, internet kafe ve benzeri mekânları işletmesi ya da bu yerlerde çalışması yasaklandı. Mevcut çalışanların altı ayda bir adli sicil belgesi sunması zorunlu hale getirildi. Yasağa aykırı davrananlar brüt asgari ücretin 3 ila 7 katı idari para cezasıyla karşılaşacak, ruhsat iptali de gündemde olacak.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sosyal medyaya 15 yaş sınırı, oyun platformlarına yaptırım</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">5651 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunması yasaklandı. Platformların yaş doğrulama mekanizması kurması, ebeveyn kontrol araçları sağlaması ve aldatıcı reklamları engellemesi zorunlu hale getirildi. Günlük 10 milyonu aşan erişime sahip büyük platformlar içerik kaldırma kararlarını en geç 1 saat içinde uygulamak zorunda.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Oyun platformları da ilk kez bu kanunla kapsama alındı. Türkiye'den günlük 100 binden fazla erişim alan yurt dışı platformlar Türkiye'de temsilci bulundurmak zorunda; yaş derecelendirmesi yapılmayan oyunların sunulması yasaklandı. Yükümlülüklere aykırılık halinde 1 ila 30 milyon TL idari para cezası ve bant genişliği daraltması uygulanabilecek.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<blockquote>
<p style="text-align:justify">Not: Sosyal ağ ve oyun platformu düzenlemelerini içeren 22. ve 23. maddeler yayım tarihinden 6 ay sonra, 1 Kasım 2026'da yürürlüğe girecek.</p>

<p style="text-align:justify"></p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify"><strong>Darülaceze'ye vergi muafiyeti ve gıda bankacılığı</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">1895'ten bu yana hizmet veren Darülaceze, Gelir Vergisi, KDV ve Kurumlar Vergisi kapsamında bağış ve harcamalarda vergi avantajı sağlayan kurumlar arasına eklendi. Kuruma yurt dışında da hizmet verme yetkisi tanındı; gıda bankacılığı ve aşevi hizmeti yürütmesinin de önü açıldı.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kadın konukevlerinde harçlık güvencesi</strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Ek 14. madde ile kadın konukevlerinde kalan, geliri bulunmayan ya da yetersiz geliri olan kadınlara ve çocuklarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında ayrıca geçici maddi yardım kararı olmasa dahi net harçlık ödeneceği hükme bağlandı.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<hr />
<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;">
   <p>Alan</p>
   </th>
   <th style="text-align: justify;">
   <p>Değişiklik</p>
   </th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Analık izni</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>16 hafta → 24 hafta</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Koruyucu aile</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>10 gün yeni izin hakkı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Sosyal medya</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>15 yaş altına yasak, ebeveyn kontrolü zorunlu</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Oyun platformları</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Temsilci zorunluluğu, derecelendirme şartı</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Kamuda istihdam</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Dolu kadronun ‰1'i koruma kararlılara</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Darülaceze</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Yurt dışında hizmet, gıda bankacılığı, vergi muafiyeti</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Çocuk koruma</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>İhtisaslaşmış birimler, Merkezî İzleme Sistemi</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<article class="article">
<div class="body">
<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="607">
   <table class="table table-bordered table-sm">
    <tbody>
     <tr>
      <td colspan="3" width="586">
      <p style="text-align:justify">KANUN</p>
      </td>
     </tr>
     <tr>
      <td colspan="3" width="586">
      <p style="text-align:justify">SOSYAL HİZMETLER KANUNU VE BAZI KANUNLARDA</p>

      <p style="text-align:justify">DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN</p>

      <table class="table table-bordered table-sm">
       <tbody>
        <tr>
         <td valign="top" width="285">
         <p style="text-align:justify"><u>Kanun No. 7578</u></p>
         </td>
         <td valign="top" width="285">
         <p style="text-align:justify"><u>Kabul Tarihi: 22/4/2026</u></p>
         </td>
        </tr>
       </tbody>
      </table>

      <p style="text-align:justify">MADDE 1- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;</p>

      <p style="text-align:justify">a) 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendine “faaliyetinde bulunan” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">b) 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendine “faaliyetinde bulunan” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi ve (11) numaralı bendine “işletmeleri hariç,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 2- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 104 üncü maddesinin (A) fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “doğumdan sonra sekiz” ibaresi “doğumdan sonra onaltı” şeklinde, “toplam onaltı” ibaresi “toplam yirmidört” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “üç” ibaresi “iki” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine on gün izin verilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 3- 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinde yer alan “Türkiye İstatistik Kurumunca her ay için belirlenen Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak” ibaresi “kanuni faizi ile” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 4- 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (6) ve (12) numaralı alt bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, bende aşağıdaki alt bent ve fıkraya aşağıdaki bentler eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“6. “İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi”; Suça sürüklenmesi, suç mağduru olması veya sokakta sosyal tehlikelerle karşı karşıya kalması sebebiyle haklarında bakım tedbiri veya korunma kararı verilen çocuklardan psikososyal desteğe ihtiyaç duyduğu tespit edilenler ve refakatsiz çocukların bu ihtiyaçları giderilinceye kadar geçici süre ile bakım ve korunmalarının sağlandığı, bu süre içinde aile, yakın çevre ve toplum ilişkilerinin düzenlenmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü; çocukların mağduriyet, suça sürüklenme, yaş ve cinsiyet durumuna göre ayrı ayrı yapılandırılan güvenlikli yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını,”</p>

      <p style="text-align:justify">“12. “Çocuk Evleri Sitesi”; Korunma ihtiyacı olan çocukların bakımlarının sağlandığı aynı yerleşkede bulunan ev tipi sosyal hizmet birimlerinden oluşan kuruluşu,”</p>

      <p style="text-align:justify">“17. “Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi”; Korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocuklar hakkında uygun hizmet modeli belirleninceye veya mahkeme kararı alınıncaya kadar geçici bir süre barınma ve temel gereksinimleri karşılamak üzere açılan güvenlikli yatılı sosyal hizmet kuruluşlarını,”</p>

      <p style="text-align:justify">“h) “İhtisaslaşma”; Çocuk bakım kuruluşlarının, çocukların özel surette korunmaları amacıyla yaş ve cinsiyet durumları ile psikososyal ihtiyaçlarına yönelik yapılandırılmasını,</p>

      <p style="text-align:justify">ı) “Sosyal ve ekonomik destek”; Ailesi veya yakını yanında bakımı için desteklenen çocuklar ve gençler ile hakkındaki korunma kararı veya bakım tedbiri kararı reşit olması nedeniyle sona eren kişilere verilen desteği,</p>

      <p style="text-align:justify">j) “Koruyucu aile”; Korunma ihtiyacı olan çocukların bakım ve yetiştirilmelerini sağlamak üzere yanına yerleştirildiği, çocukların ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılacak bir ödeme karşılığında veya gönüllü olarak bakımı üstlenen kişi ya da aileyi,</p>

      <p style="text-align:justify">k) “Merkezî İzleme Sistemi”; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı merkez teşkilatında kurulan, tüm sosyal hizmet kuruluşlarında bulunan yazılım destekli kamera sistemlerince yapılan yerel kayıtların eş zamanlı olarak aktarıldığı, kesintisiz çalışan, veri toplama, analiz, denetim ve disiplin süreçlerinde kullanılan altyapıyı,”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 5- 2828 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “ikinci” ibaresi “üçüncü” şeklinde değiştirilmiş, maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, maddenin mevcut ikinci fıkrasında yer alan “usul ve esası ile” ibaresinden sonra gelmek üzere “ikinci fıkra kapsamında isteğe bağlı sigorta ödemelerine,” ibaresi eklenmiş ve “Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” ibaresi “Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içerisinde otuz günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutarı, ödeme belgesinin ibrazı hâlinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanır. Bu fıkra kapsamında ödeme yapılan kişilerin eşlerinin vefatı hâlinde de isteğe bağlı sigorta primlerinin karşılanmasına devam edilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 6- 2828 sayılı Kanuna 25 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Sosyal ve ekonomik destek</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 25/A- Çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılır. İhtiyaç duyulması hâlinde sosyal ve ekonomik sorunların çözülmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanır.</p>

      <p style="text-align:justify">Sosyal ve ekonomik destek geçici veya süreli olarak sağlanabilir. Destek ödemeleri, en yüksek devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) tutarını aşamaz. Yaş ve öğrenim durumuna göre verilecek destek üst sınır üzerinden hesaplanarak belirlenir.</p>

      <p style="text-align:justify">Aylık ödenecek süreli ekonomik destek iki yıla kadar, tek seferlik ödenecek geçici ekonomik destek ise yılda en fazla iki kez olmak üzere sağlanır. Geçici ekonomik destek ikinci fıkrada belirlenen tutarın üç katına kadar verilebilir. Sosyal ve ekonomik destek aynı ailede en fazla iki kişi için sağlanır.</p>

      <p style="text-align:justify">Sosyal ve ekonomik destek, kural olarak destekten yararlanan çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar sağlanabilir. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yüksek öğrenim programlarına devam eden gençler sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşını tamamlayana kadar yararlandırılabilir.</p>

      <p style="text-align:justify">Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacakların tespiti, verilecek sosyal destekler ile geçici ve süreli ekonomik destekten faydalananlara yapılacak ödemelere ve ödemelerin sürelerine ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.</p>

      <p style="text-align:justify">22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin yönetmelikte belirlenen şartları taşımadığı halde aktif bir eylemiyle bundan haksız bir şekilde yararlandığının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca tespit edilmesi hâlinde, Devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 7- 2828 sayılı Kanuna 35/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Tasfiye işlemleri ve tedbirler</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 35/C- Kanunun 35/A ve 35/B maddeleri uyarınca kapatılmasına karar verilen yatılı kuruluşlarda, ihtiyaç duyulması hâlinde bakım faaliyetlerinin aksamaması ve hizmetin devamlılığını sağlamak üzere merkezin olağan idari, mali, hukuki, mesleki ve diğer tüm işleri valilikçe yürütülür. Bu yetki çerçevesinde, başka bir kuruluşa nakli hemen yapılamayan kişilere, durumlarına uygun bir kuruluşa yerleştirilinceye kadar ve azami altı ay süreyle hizmet sunulmasına devam edilir. Bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yatılı kuruluşlarda görev yapan personel geçici olarak görevlendirilebilir.</p>

      <p style="text-align:justify">Gerçek kişilere veya özel hukuk tüzel kişilerine ait sosyal hizmet kuruluşlarının kurucu müdürü hakkında 35/B maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen eylemlerden dolayı adli kovuşturma açılması hâlinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar valilikçe bu madde kapsamında belirtilen tedbirlerin alınmasına karar verilebilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 8- 2828 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“EK MADDE 1- Bu madde ile sağlanan istihdam hakkından yararlanmak için;</p>

      <p style="text-align:justify">a) Bu Kanun kapsamında hakkında korunma kararı veya 5395 sayılı Kanun uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olmak,</p>

      <p style="text-align:justify">b) Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı devam ederken fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dâhil en az beş yıl kuruluş bakımı veya koruyucu aile sosyal hizmet modellerinden fiilen yararlanmak ve reşit olduğu tarih itibarıyla fiilen yararlanmaya devam ediyor olmak,</p>

      <p style="text-align:justify">c) Korunma, bakım tedbir kararı veya bu Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarih itibarıyla Türk vatandaşı olmak,</p>

      <p style="text-align:justify">ç) 14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre doksan günden fazla izinsiz ayrılmamış olmak,</p>

      <p style="text-align:justify">d) En az ortaöğretim mezunu olmak,</p>

      <p style="text-align:justify">e) 18 yaşın doldurulduğu ve korunma, bakım tedbir kararı veya bu Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren beş yıl içinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvuru yapmış olmak ve başvuru tarihi itibarıyla 30 yaşından gün almamış olmak,</p>

      <p style="text-align:justify">şartlarının tamamının taşınması zorunludur.</p>

      <p style="text-align:justify">Birinci fıkrada belirtilen şartlar kapsamında hak sahibi olanların işe yerleştirilmeleri aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde yapılır.</p>

      <p style="text-align:justify">a) Kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun dolu kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu madde kapsamında istihdam edilecekler için ayrılır ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilir. Dolu kadro ve pozisyon toplamı binden az olan kamu kurum ve kuruluşlarına, talep edilmesi durumunda yerleştirme yapılır.</p>

      <p style="text-align:justify">b) Hak sahipliği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından onaylananların merkezî yerleştirme işlemleri merkezî sınav sonuçlarına göre yapılır.</p>

      <p style="text-align:justify">c) Yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyon sayısı 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine tabi kurumların dolu memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadro sayılarının toplamının binde biridir. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesinde yerleştirme yapılacak yılın başındaki veriler esas alınır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu madde kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadro sayıları her kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilir. Kurumlar, bildirilen bu kadroları merkez ve taşra teşkilatları itibarıyla dağıtımını yaparak yerleştirme dönemlerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirir. Bu madde kapsamına girenlerin yerleştirilmeleri; ortaöğretim ve daha üst öğrenim mezunları için kurumların talepleri doğrultusunda öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi eki cetvellerde yer alması şartıyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların dışında kalan ortaöğretim ve yükseköğretim mezunları için memur unvanlı kadro ve pozisyonlara, en az yılda bir defa olmak üzere Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca yapılır veya yaptırılır. Öğretmenlik alanları için Millî Eğitim Bakanlığınca belirlenen yükseköğretim programlarından mezun olanlar 10/10/2024 tarihli ve 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu hükümleri uyarınca istihdam edilirler. Millî Eğitim Akademisi ile ilişikleri disiplin soruşturması dışında bir sebeple kesilenler memur unvanlı kadrolara atanırlar. Kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi hâlinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde resen yerleştirme yapılır.</p>

      <p style="text-align:justify">ç) Hak sahipleri bu madde kapsamındaki istihdam hakkından yalnızca bir defa faydalanabilirler. Hak sahiplerinden herhangi bir kamu kurum ve kuruluşuna yerleştirilip atama onayı alınanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonlara her ne surette olursa olsun atananlar ve 7528 sayılı Kanuna göre hazırlık eğitimine alınanlar bu maddede verilen hakkı kullanmış sayılır. Öğrenim düzeyinin göreve başlama sonrasında değişmesi genel hükümler dışında bir atama veya unvan değişikliğine hak teşkil etmez.</p>

      <p style="text-align:justify">d) Kamu kurum ve kuruluşları, bu maddede belirtilen haktan yararlanarak yerleştirilenlerin atama işlemlerinin sonucunu, herhangi bir nedenle işten ayrılan personele ilişkin belirlenecek bilgileri ve hâlen çalışmakta olanların bilgilerini yönetmelikte belirlenecek süre içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu kuruma bildirir.</p>

      <p style="text-align:justify">e) Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamı dışında kalan kurumlar da bu madde kapsamında istihdamla yükümlü oldukları kadro ve pozisyonları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirmek zorundadır. Ancak, bu kurumlara yapılacak yerleştirmelerde ilgili kurumların talep ettikleri kadro ve statüler esas alınır.</p>

      <p style="text-align:justify">f) Bu madde kapsamında yapılacak yerleştirmelerde; yerleştirilen kişinin atama onayının alınması ile birlikte diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın teklif yapılan kamu kurum ve kuruluşlarına kadrolar ihdas edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadrolar, herhangi bir şekilde boşalması hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.</p>

      <p style="text-align:justify">Öğrenim durumlarına bakılmaksızın birinci fıkra kapsamına giren kişilerin özel sektörde çalıştırılmaları hâlinde, 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesine göre ödenmesi gereken ve aynı Kanunun 82 nci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren beş yıl süre ile Hazine tarafından karşılanır. Bu fıkra kapsamında sağlanan prim teşvikinden işverenler yararlanır ve Hazine tarafından işverene sağlanan sigortalı primi hissesi teşviki tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemez. Bu fıkra uyarınca teşvikten faydalanabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin kanuni süresi içinde verilmesi ve Hazinece karşılanmayan primlerin kanuni süresi içinde ödenmesi şarttır.</p>

      <p style="text-align:justify">İşe yerleştirme yükümlülüğünün takip ve denetimine, yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyonların belirlenmesine, merkezî sınav ve yerleştirme işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilidir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 9- 2828 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“EK MADDE 12- Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğinin artırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezî İzleme Sistemine bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanılır.</p>

      <p style="text-align:justify">Birinci fıkra çerçevesinde elde edilecek kişisel veriler adli veya idari soruşturmaya esas teşkil etmemesi hâlinde 24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatında gösterilen usul çerçevesinde kayıt tarihinden iki yıl geçtikten sonra silinir. Bu veriler mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kurum, kuruluş veya kişi ile paylaşılamaz. Ancak kamu hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin artırılması ile plan ve politika geliştirilebilmesi amacıyla bu verilerden anonim hâle getirilmek suretiyle yararlanılabilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 10- 2828 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“EK MADDE 13- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bu Kanun ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle Bakanlığa verilmiş olan görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da hâlihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ile bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilir. Söz konusu veri ve bilgiler, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlar ve sermayesinin yarısından fazlası doğrudan veya dolaylı olarak bu kurum ve kuruluşlara ait ortaklıklar ile kamu hizmeti sunan diğer tüzel kişilerden de doğrudan talep edilebilir.</p>

      <p style="text-align:justify">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, birinci fıkra kapsamında veri ve bilgilerin temin edilmesi, işlenmesi ve kaydedilmesi dâhil bunlara ilişkin her türlü işlemi elektronik ortamda yapabilir ve bunları arşivleyebilir. Bu veri ve bilgiler, kullanıma açık hâle gelmeleri ya da 6698 sayılı Kanun uyarınca belirlenen şartların gerçekleşmesi hâlinde imha edilir.</p>

      <p style="text-align:justify">Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilidir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 11- 2828 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“EK MADDE 14- Kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararına göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması hâlinde, 6284 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilir.</p>

      <p style="text-align:justify">Konukevinde kalan kadınların beraberindeki öğrenim gören çocukları ile çeşitli nedenlerle öğrenimine devam etmeyen ve ücretli olarak bir işyerinde çalışmayan çocuklarına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı çocuk bakım kuruluşlarında kalan çocuklara verilen miktar kadar hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilir.</p>

      <p style="text-align:justify">Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 12- 2828 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“GEÇİCİ MADDE 20- Bu Kanunun 23 üncü maddesinde isteğe bağlı sigorta ödemelerine yönelik yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen isteğe bağlı sigorta bedelleri talep edilmez.</p>

      <p style="text-align:justify">Bu Kanunun 25/A maddesinin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen sosyal ve ekonomik destek bedelleri talep edilmez.</p>

      <p style="text-align:justify">Bu maddeyi ihdas eden Kanun ile ek 1 inci maddede yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce korunma kararı veya 5395 sayılı Kanun uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olanlara maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde beş yıl olarak düzenlenen süre şartı bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte 16 yaşını doldurmuş olanlar için iki yıl, 15 yaşını doldurmuş olanlar için üç yıl, 14 yaşını doldurmuş olanlar için dört yıl şeklinde uygulanır.</p>

      <p style="text-align:justify">Bu maddeyi ihdas eden Kanun ile ek 1 inci maddede yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce hak sahibi olanlardan daha önce istihdam hakkından yararlanmamış olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren on iki ay içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurmaları hâlinde ek 1 inci maddede yer alan istihdam hakkından yararlanabilirler. Bu kişilerin işe yerleştirilmeleri bu maddeyi ihdas eden Kanun ile değiştirilen ek 1 inci maddenin bu değişiklikten önceki hükümlerinde yer alan usul ve esaslara göre yapılır.</p>

      <p style="text-align:justify">Bu Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen sürenin hesabında bu maddenin yürürlük tarihinden önceki süreler dikkate alınmaz.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 13- 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendine “faaliyetinde bulunan” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 14- 8/1/2002 tarihli ve 4736 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan “Maliye, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme, İçişleri, Çevre ve Şehircilik ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından” ibaresi “Hazine ve Maliye, İçişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından müştereken” şeklinde, dokuzuncu fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” ibaresi “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı” şeklinde, ikinci cümlesinde yer alan “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı” ibaresi “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Hazine ve Maliye Bakanlığı” şeklinde değiştirilmiş ve “altı ay içinde” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 15- 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “doğumdan sonra sekiz” ibaresi “doğumdan sonra onaltı” şeklinde, “toplam onaltı” ibaresi “toplam yirmidört” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “üç” ibaresi “iki” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiş, altıncı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “onaltı” ibaresi “yirmidört” şeklinde ve “onsekiz” ibaresi “yirmialtı” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan işçiye, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine on gün ücretsiz izin verilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 16- 4857 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “beş” ibaresi “on” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 17- 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Çalıştırma yasağı</p>

      <p style="text-align:justify">EK MADDE 1- (1) Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunanlar; kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemez, bu iş yerlerinde çalıştırılamaz ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamaz.</p>

      <p style="text-align:justify">(2) Birinci fıkra kapsamına giren kişilere aynı fıkrada belirtilen iş yerlerinin açılması veya işletilmesi için izin ve ruhsat verilmez. Birinci fıkra kapsamındaki iş yerlerinin aynı fıkra kapsamındaki kişilerce işletildiğinin tespit edilmesi hâlinde bu kişilere iş yerinin devri için altı ay süre verilir ve bu sürede kişinin iş yerini fiilen işletmesine izin verilmez. Bu süre içinde devir işlemi yapılmadığı takdirde verilen izin ve ruhsatlar, bunları veren kamu kurum ve kuruluşları tarafından derhâl iptal edilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(3) Birinci fıkra kapsamındaki iş yerlerinde çalışanlar, adli sicil ve arşiv bilgilerine dayanılarak oluşturulan bu iş yerlerinde çalışabileceğini gösterir resmî belgeyi altı ayda bir işverene ibraz etmek zorundadır.</p>

      <p style="text-align:justify">(4) Birinci fıkraya aykırı olarak işçi çalıştıran kişiye, mahallîn mülki idare amiri tarafından bu fıkraya aykırı olarak çalıştırdığı her bir kişi başına brüt asgari ücretin üç katı tutarında idari para cezası verilir. Aykırılığın cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde giderilmediğinin tespiti hâlinde, birinci fıkraya aykırı olarak çalıştırılan her bir kişi başına brüt asgari ücretin yedi katı tutarında idari para cezası verilir. Bu cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın hâlen giderilmemiş olması hâlinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen izin ve ruhsatlar derhâl iptal edilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 18- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “sekiz” ibaresi “onaltı” şeklinde değiştirilmiş ve “, çoğul gebelik halinde ise ilk on haftalık” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 19- 5510 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık sürede” ibaresi “doğumdan önceki sekiz ve sonraki onaltı haftalık sürede” şeklinde ve (d) bendinde yer alan “üç” ibaresi “iki” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 20- 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine “İktisadi işletmeleri hariç,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Darülacezeye,” ibaresi eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 21- 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“ş) Oyun: İnternet aracılığıyla dağıtılan veya güncellenen, elektronik ortamda çevrim içi veya çevrim dışı oynanabilen dijital oyunları,</p>

      <p style="text-align:justify">t) Oyun dağıtıcı: İçerik sağlayıcı tarafından üretilen veya yayınlanan dijital oyunların; son kullanıcıya ulaştırılması amacıyla satış kanalları ile ilişkileri yöneten, lisans anahtarlarının üretimini ve yönetimini koordine eden, dijital hak yönetimi sistemlerini kullanan ve bu süreçte mali veya teknik aracılık hizmeti sunan gerçek veya tüzel kişileri,</p>

      <p style="text-align:justify">u) Oyun geliştirici: Dijital oyunu ya da oyun içeriğini tasarlayan, bunların yazılımını geliştiren veya geliştirme sürecini yöneten gerçek ya da tüzel kişileri,</p>

      <p style="text-align:justify">ü) Oyun platformu: İnternet üzerinden dijital oyunların ve bunlarla ilişkili ek içeriklerin; sergilenmesi, satışı, dağıtımı, indirilmesi veya oynanmasına yönelik yazılımsal veya teknik altyapı sunan; kullanıcıların oyun veya içeriklere erişimini, lisans yönetimini veya kullanıcılar arası etkileşimi sağlayan veya koordine eden gerçek veya tüzel kişileri,”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 22- 5651 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “9 uncu ve 9/A maddeleri kapsamındaki içeriklere yönelik olarak” ibaresi madde metninden çıkarılmış, dördüncü fıkrasında yer alan “erişimin engellenmesi kararlarının” ibaresi “erişimin engellenmesi kararları ile yirmiüçüncü fıkranın” şeklinde, yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde, onsekizinci fıkrasında yer alan “en geç üç ay” ibaresi “derhâl ve onbeş günü geçmemek üzere Kurum tarafından belirlenecek süre” şeklinde değiştirilmiş, ondokuzuncu fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkralar eklenmiş ve diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiş, mevcut yirminci fıkrasında yer alan “ve ondokuzuncu” ibaresi “, ondokuzuncu, yirminci, yirmibirinci ve yirmiüçüncü” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya aşağıdaki cümleler eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(7) Sosyal ağ sağlayıcı, onbeş yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamaz ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dâhil gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Sosyal ağ sağlayıcı, onbeş yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alır. Bu fıkra kapsamında alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanır.”</p>

      <p style="text-align:justify">“(20) Sosyal ağ sağlayıcı; açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlar. Ebeveyn kontrol araçları;</p>

      <p style="text-align:justify">a) Hesap ayarlarının kontrol edilmesine,</p>

      <p style="text-align:justify">b) Satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına,</p>

      <p style="text-align:justify">c) Kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılmasına,</p>

      <p style="text-align:justify">ilişkin mekanizmaları içerir.</p>

      <p style="text-align:justify">(21) Sosyal ağ sağlayıcı, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla yükümlüdür.</p>

      <p style="text-align:justify">(22) Türkiye’den günlük erişimi on milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, 8/A maddesi uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan hâller kapsamında verilen kararların gereğini derhâl ve en geç bir saat içinde uygular.</p>

      <p style="text-align:justify">(23) Türkiye’den günlük erişimi on milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, bu Kanun uyarınca verilen içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararlarına konu yayının kendi internet sitesinde yayınlanmaması hususunda gerekli her türlü tedbiri alır.”</p>

      <p style="text-align:justify">“Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanır, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamaz ve buna ilişkin para transferi yapılamaz. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren üç ay içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Başvurunun kabulüne ilişkin hâkim kararının uygulanmasından itibaren otuz gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde doksan oranına kadar daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Hâkim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde elliden düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilir. Bu kararlara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Hâkim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Yükümlülüğün yerine getirilmesi hâlinde reklam yasağı kaldırılır ve hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz kalır. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara Kurum tarafından bildirim yapılır.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 23- 5651 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

      <p style="text-align:justify">“EK MADDE 5- (1) Oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamaz. Ancak derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilir. Oyun platformu içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri çıkarmakla yükümlüdür.</p>

      <p style="text-align:justify">(2) Türkiye’den günlük erişimi yüzbinden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu; Kurum, Birlik, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereği ile bu Kanun kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemekle ve bu temsilciye dair bilgileri Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Oyun platformu, temsilcinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verir.</p>

      <p style="text-align:justify">(3) Oyun platformu; açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlar. Ebeveyn kontrol araçları;</p>

      <p style="text-align:justify">a) Hesap ayarlarının kontrol edilmesine,</p>

      <p style="text-align:justify">b) Satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına,</p>

      <p style="text-align:justify">ilişkin mekanizmaları içerir.</p>

      <p style="text-align:justify">(4) Kurum, oyun platformunun bu Kanuna uyumuna ilişkin olarak oyun platformundan kurumsal yapı, bilişim sistemleri, veri işleme mekanizmaları dâhil olmak üzere bu Kanunun uygulanmasıyla doğrudan ilgili açıklamaları talep edebilir. Oyun platformu, Kurum tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri derhâl ve onbeş günü geçmemek üzere Kurum tarafından belirlenecek süre içinde vermekle yükümlüdür.</p>

      <p style="text-align:justify">(5) Bu maddenin uygulanmasına, oyun platformunun uyması gereken yükümlülüklere ve yaş kriterlerine göre derecelendirmeye dair usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.</p>

      <p style="text-align:justify">(6) Bu maddede düzenlenen yükümlülükler ile Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen oyun platformuna Kurum tarafından bildirimde bulunulur. Bildirimden itibaren otuz gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde oyun platformuna Başkan tarafından bir milyon Türk lirasından on milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilir. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde on milyon Türk lirasından otuz milyon Türk lirasına kadar bir kez daha idari para cezası verilebilir. İdari para cezası miktarı ihlalin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi veya meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir edilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(7) İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren otuz gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde otuz oranında daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Başvurunun kabulüne ilişkin hâkim kararının uygulanmasından itibaren otuz gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde Başkan, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde elli oranına kadar daraltılması için sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Hâkim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde otuzdan düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilir. Bu kararlara karşı Başkan tarafından 5271 sayılı Kanun hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir. Hâkim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Kuruma gönderilir. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhâl ve en geç dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmesi hâlinde; verilen idari para cezalarının dörtte biri tahsil edilir ve hâkim kararları kendiliğinden hükümsüz kalır. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara Kurum tarafından bildirim yapılır.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 24- (1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 128 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin birinci paragrafının birinci cümlesinde yer alan “doğum yaptığı tarihten itibaren sekiz hafta” ibaresi “doğum yaptığı tarihten itibaren onaltı hafta” şeklinde, “toplam onaltı” ibaresi “toplam yirmidört” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “önceki üç” ibaresi “önceki iki” şeklinde, üçüncü paragrafının birinci cümlesinde yer alan “en fazla üç yaşında bir çocuğu evlat edinen kadın personele çocuğun ana ve babasının rızasının kesinleştiği tarihten veya vesayet dairelerinin izin verme tarihinden” ibaresi “en fazla üç yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen kadın personele bu bentte geçen sekiz haftalık iznin bitiminden” şeklinde değiştirilmiş ve bende ikinci paragrafından sonra gelmek üzere aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“En fazla üç yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen subay/astsubaylar ile subay/astsubay olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde subay/astsubay olan eşlerine çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta süre ile izin verilir. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanır.</p>

      <p style="text-align:justify">Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan subay/astsubaya çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine on gün izin verilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">(2) 9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun ek 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin birinci cümlesinde yer alan “doğum yaptığı tarihten itibaren sekiz hafta” ibaresi “doğum yaptığı tarihten itibaren on altı hafta” şeklinde, “toplam on altı hafta” ibaresi “toplam yirmi dört hafta” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “önceki üç” ibaresi “önceki iki” şeklinde, “en fazla üç yaşında bir çocuğu evlat edinen kadın personele çocuğun ana ve babasının rızasının kesinleştiği tarihten veya vesayet dairelerinin izin verme tarihinden itibaren” ibaresi “en fazla üç yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen kadın personele bu bentte geçen sekiz haftalık iznin bitiminden itibaren” şeklinde değiştirilmiş ve bende aşağıdaki cümleler eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaş ile subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaş olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay ve uzman erbaş olan eşlerine, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta süre ile aylıklı izin verilir. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanır. Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan personele çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine on gün izin verilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">(3) 10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun ek 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (ç) bendinin birinci cümlesinde yer alan “doğum yaptığı tarihten itibaren sekiz hafta” ibaresi “doğum yaptığı tarihten itibaren on altı hafta” şeklinde, “toplam on altı hafta” ibaresi “toplam yirmi dört hafta” şeklinde, üçüncü cümlesinde yer alan “önceki üç” ibaresi “önceki iki” şeklinde, “en fazla üç yaşında bir çocuğu evlat edinen kadın personele çocuğun ana ve babasının rızasının kesinleştiği tarihten veya vesayet dairelerinin izin verme tarihinden itibaren” ibaresi “en fazla üç yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen kadın personele bu bentte geçen sekiz haftalık iznin bitiminden itibaren” şeklinde değiştirilmiş ve bende aşağıdaki cümleler eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Üç yaşını doldurmamış bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaş ile subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaş olmayan eşin münferit olarak evlat edinmesi hâlinde subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaş olan eşlerine, çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta süre ile aylıklı izin verilir. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanır. Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan personele çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine on gün izin verilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 25- 12 Nisan 1332 tarihli Darülaceze Nizamnamesinin 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “ancak Dersaadet’de mütevellid veya mütevattın olub da” ibaresi madde metninden çıkarılmış, fıkranın birinci cümlesinden önce gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Darülaceze yurt içinde ve ilgili mevzuata göre yurt dışında da hizmet verebilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 26- Darülaceze Nizamnamesinin 25 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“MADDE 25/A- Darülaceze, ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla ilgili mevzuat hükümlerine göre gıda bankacılığı faaliyetinde bulunabilir ve ihtiyaç sahiplerine aşevi hizmeti verebilir.”</p>

      <p style="text-align:justify">GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun 2 nci, 15 inci ve 24 üncü maddeleri ile analık izin süreleri yeniden düzenlenen ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilgili mevzuatı uyarınca öngörülen analık izin süresi dolmuş ancak 1/4/2026 tarihi itibarıyla doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren yirmi dört haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan personele, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 10 iş günü içerisinde talep etmeleri halinde sekiz hafta ilave analık izni verilir.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 27- (1) Bu Kanunun;</p>

      <p style="text-align:justify">a) 22 nci ve 23 üncü maddeleri yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra,</p>

      <p style="text-align:justify">b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,</p>

      <p style="text-align:justify">yürürlüğe girer.</p>

      <p style="text-align:justify">MADDE 28- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.</p>

      <p style="text-align:justify">30/4/2026</p>

      <p style="text-align:justify"></p>
      </td>
     </tr>
    </tbody>
   </table>

   <p style="text-align:justify"></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"></p>
</div>
</article></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/7578-sayili-kanun-yayimlandi-dogum-izni-degisti</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/01/resmi-gazete-1.webp" type="image/jpeg" length="42108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30 Nisan 2026 tarihli atama kararları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/30-nisan-2026-tarihli-atama-kararlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/30-nisan-2026-tarihli-atama-kararlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[29 Nisan 2026 tarihli dört ayrı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile üst düzey atamalar gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1>30 Nisan 2026 tarihli atama kararları</h1>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanı, 29 Nisan 2026 tarihinde imzaladığı kararlarla İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli Güvenlik Kurulu'nda kapsamlı atamalar yaptı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>TİHEK Başkanlığına Ankara Valisi Vasip Şahin seçildi (Karar: 2026/122)</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu Başkanlığına, 6701 sayılı Kanun ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi gereğince görev süresi tamamlanmak üzere Ankara Valisi Vasip Şahin seçildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Valilik ve üst düzey atamalar (Karar: 2026/123)</strong></p>

<p>Şahin'in Ankara'dan ayrılmasıyla birlikte başlayan atama zinciriyle şu değişiklikler gerçekleşti:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th scope="col">Ad Soyad</th>
   <th scope="col">Eski Görevi</th>
   <th scope="col">Yeni Görevi</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Mahmut Demirtaş</td>
   <td>Emniyet Genel Müdürü (Vali)</td>
   <td>İçişleri Bakanlığı emrine</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Yakup Canbolat</td>
   <td>Aydın Valisi</td>
   <td>Ankara Valisi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Osman Varol</td>
   <td>Adıyaman Valisi</td>
   <td>Aydın Valisi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Abdullah Küçük</td>
   <td>İstanbul-Güngören Kaymakamı</td>
   <td>Adıyaman Valisi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Ali Fidan</td>
   <td>Nevşehir Valisi</td>
   <td>Emniyet Genel Müdürü (Vali)</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Hüseyin Kök</td>
   <td>Göç İdaresi Başkanı</td>
   <td>Nevşehir Valisi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Mehmet Gökhan Zengin</td>
   <td>İçişleri Bakanlığı Personel Gn. Md. Yrd.</td>
   <td>Personel Genel Müdürü</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Mehmet Levent Kepçeli</td>
   <td>Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Gn. Md. Yrd.</td>
   <td>Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Gn. Md.</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p><strong>Emniyet teşkilatında köklü değişim (Karar: 2026/124)</strong></p>

<p>Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde de geniş çaplı il emniyet müdürlüğü atamaları yapıldı. Ankara, Konya, Mersin, Manisa, Elazığ, Yozgat ve Siirt il emniyet müdürlüklerinde görev değişiklikleri gerçekleşti. Ankara, Mersin ve Siirt il emniyet müdürleri ise Genel Müdürlük emrine alındı.</p>

<p><strong>MGK'ya iki yeni Genel Sekreter Yardımcısı (Karar: 2026/125)</strong></p>

<p>Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğindeki açık Genel Sekreter Yardımcılıklarına Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu atandı.</p>

<p>ATAMA KARARLARI</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/122</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulu Başkanlığına, 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanununun 10 uncu maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7 nci maddeleri gereğince yerine seçildiği üyenin kalan süresini tamamlamak üzere Ankara Valisi Vasip ŞAHİN seçilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/123</p>

<p style="text-align:justify">Ekli listede yer alan kişiler hizalarında belirtilen görevlere, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 4 üncü maddeleri gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">29/4/2026 TARİHLİ VE 2026/123 SAYILI KARARIN EKİ LİSTE</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td width="30">
   <p style="text-align:justify"><strong>SNO</strong></p>
   </td>
   <td width="131">
   <p style="text-align:justify"><strong>ADI SOYADI</strong></p>
   </td>
   <td width="149">
   <p style="text-align:justify"><strong>MEVCUT GÖREVİ</strong></p>
   </td>
   <td width="144">
   <p style="text-align:justify"><strong>ATANACAĞI GÖREV</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="30">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
   <td width="131">
   <p style="text-align:justify">Mahmut DEMÎRTAŞ</p>
   </td>
   <td width="149">
   <p style="text-align:justify">Emniyet Genel Muduru (Vali)</p>
   </td>
   <td width="144">
   <p style="text-align:justify">İçişleri Bakanlığı Emrine</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="30">
   <p style="text-align:justify">2</p>
   </td>
   <td width="131">
   <p style="text-align:justify">Yakup CANBOLAT</p>
   </td>
   <td width="149">
   <p style="text-align:justify">Aydın Valisi</p>
   </td>
   <td width="144">
   <p style="text-align:justify">Ankara Valisi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="30">
   <p style="text-align:justify">3</p>
   </td>
   <td width="131">
   <p style="text-align:justify">Osman VAROL</p>
   </td>
   <td width="149">
   <p style="text-align:justify">Adıyaman Valisi</p>
   </td>
   <td width="144">
   <p style="text-align:justify">Aydın Valisi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="30">
   <p style="text-align:justify">4</p>
   </td>
   <td width="131">
   <p style="text-align:justify">Abdullah KÜÇÜK</p>
   </td>
   <td width="149">
   <p style="text-align:justify">İstanbul-Güngören Kaymakamı</p>
   </td>
   <td width="144">
   <p style="text-align:justify">Adıyaman Valisi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="30">
   <p style="text-align:justify">5</p>
   </td>
   <td width="131">
   <p style="text-align:justify">Ali FİDAN</p>
   </td>
   <td width="149">
   <p style="text-align:justify">Nevşehir Valisi</p>
   </td>
   <td width="144">
   <p style="text-align:justify">Emniyet Genel Müdürü (Vali)</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="30">
   <p style="text-align:justify">6</p>
   </td>
   <td width="131">
   <p style="text-align:justify">Hüseyin KÖK</p>
   </td>
   <td width="149">
   <p style="text-align:justify">Göç İdaresi Başkanı</p>
   </td>
   <td width="144">
   <p style="text-align:justify">Nevşehir Valisi</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="30">
   <p style="text-align:justify">7</p>
   </td>
   <td width="131">
   <p style="text-align:justify">Mehmet Gökhan ZENGİN</p>
   </td>
   <td valign="top" width="149">
   <p style="text-align:justify">İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı</p>
   </td>
   <td valign="top" width="144">
   <p style="text-align:justify">İçişleri Bakanlığı Personel Genel Muduru</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="30">
   <p style="text-align:justify">8</p>
   </td>
   <td width="131">
   <p style="text-align:justify">Mehmet Levent KEPÇELİ</p>
   </td>
   <td valign="top" width="149">
   <p style="text-align:justify">Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı</p>
   </td>
   <td valign="top" width="144">
   <p style="text-align:justify">Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Muduru</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/124</p>

<p style="text-align:justify">Ekli listede yer alan Emniyet Genel Müdürlüğü personeli hizalarında belirtilen görevlere, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">CUMHURBAŞKANI</p>

<p style="text-align:justify">29/4/2026 TARİHLÎ VE 2026/124 SAYILI KARARIN EKÎ LİSTE</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td width="33">
   <p style="text-align:justify"><strong>SNO</strong></p>
   </td>
   <td width="111">
   <p style="text-align:justify"><strong>ADI SOYADI</strong></p>
   </td>
   <td width="157">
   <p style="text-align:justify"><strong>MEVCUT GÖREVİ</strong></p>
   </td>
   <td width="150">
   <p style="text-align:justify"><strong>ATANDIĞI GÖREVİ</strong></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="33">
   <p style="text-align:justify">1</p>
   </td>
   <td width="111">
   <p style="text-align:justify">Engin DİNÇ</p>
   </td>
   <td width="157">
   <p style="text-align:justify">Ankara İl Emniyet Muduru</p>
   </td>
   <td valign="top" width="150">
   <p style="text-align:justify">Emniyet Genel Mudurlugu emrine</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="33">
   <p style="text-align:justify">2</p>
   </td>
   <td width="111">
   <p style="text-align:justify">İdris YILMAZ</p>
   </td>
   <td width="157">
   <p style="text-align:justify">Mersin İl Emniyet Muduru</p>
   </td>
   <td valign="top" width="150">
   <p style="text-align:justify">Emniyet Genel Mudurlugu emrine</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="33">
   <p style="text-align:justify">3</p>
   </td>
   <td width="111">
   <p style="text-align:justify">Necmettin ÖZTÜRK</p>
   </td>
   <td width="157">
   <p style="text-align:justify">Siirt İl Emniyet Müdürü</p>
   </td>
   <td valign="top" width="150">
   <p style="text-align:justify">Emniyet Genel Müdürlüğü emrine</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="33">
   <p style="text-align:justify">4</p>
   </td>
   <td width="111">
   <p style="text-align:justify">Maksut YÜKSEK</p>
   </td>
   <td width="157">
   <p style="text-align:justify">Konya İl Emniyet Muduru</p>
   </td>
   <td width="150">
   <p style="text-align:justify">Ankara İl Emniyet Muduru</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="33">
   <p style="text-align:justify">5</p>
   </td>
   <td width="111">
   <p style="text-align:justify">Necmettin KOÇ</p>
   </td>
   <td width="157">
   <p style="text-align:justify">Yozgat İl Emniyet Müdürü</p>
   </td>
   <td width="150">
   <p style="text-align:justify">Konya İl Emniyet Müdürü</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="33">
   <p style="text-align:justify">6</p>
   </td>
   <td width="111">
   <p style="text-align:justify">Fahri AKTAŞ</p>
   </td>
   <td width="157">
   <p style="text-align:justify">Manisa İl Emniyet Muduru</p>
   </td>
   <td width="150">
   <p style="text-align:justify">Mersin İl Emniyet Müdürü</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="33">
   <p style="text-align:justify">7</p>
   </td>
   <td width="111">
   <p style="text-align:justify">Adnan KARAYEL</p>
   </td>
   <td width="157">
   <p style="text-align:justify">Elazığ İl Emniyet Muduru</p>
   </td>
   <td width="150">
   <p style="text-align:justify">Manisa İl Emniyet Muduru</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="33">
   <p style="text-align:justify">8</p>
   </td>
   <td width="111">
   <p style="text-align:justify">Aydın KARAN</p>
   </td>
   <td width="157">
   <p style="text-align:justify">Polis Başmüfettişi</p>
   </td>
   <td width="150">
   <p style="text-align:justify">Elazığ İl Emniyet Muduru</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="33">
   <p style="text-align:justify">9</p>
   </td>
   <td width="111">
   <p style="text-align:justify">Tuncay PEKİN</p>
   </td>
   <td width="157">
   <p style="text-align:justify">Polis Başmüfettişi</p>
   </td>
   <td width="150">
   <p style="text-align:justify">Yozgat İl Emniyet Muduru</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td width="33">
   <p style="text-align:justify">10</p>
   </td>
   <td width="111">
   <p style="text-align:justify">Mehmet ÖZDEMÎR</p>
   </td>
   <td width="157">
   <p style="text-align:justify">Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü</p>
   </td>
   <td width="150">
   <p style="text-align:justify">Siirt İl Emniyet Muduru</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar: 2026/125</strong></p>

<p style="text-align:justify">Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde açık bulunan Genel Sekreter Yardımcılıklarına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Füsun ARSLANTOSUN ve Alper Görkem AKSU atanmıştır.</p>

<p style="text-align:right">29 Nisan 2026</p>

<p style="text-align:right"><strong>Recep Tayyip ERDOĞAN</strong></p>

<p style="text-align:right">CUMHURBAŞKANI</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/30-nisan-2026-tarihli-atama-kararlari</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/11/cimerrr.jpg" type="image/jpeg" length="72314"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İşsizlik Sigortası'nda Devlet payı belirlendi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/issizlik-sigortasinda-devlet-payi-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/issizlik-sigortasinda-devlet-payi-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzaladığı 11258 sayılı Karar, 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">İşsizlik Sigortası'nda Devlet payı yüzde 0,5 olarak belirlendi</h1>

<p style="text-align:justify"><em>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzaladığı 11258 sayılı Karar, 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.</em></p>

<p style="text-align:justify"><strong>30 Nisan 2026 | Resmî Gazete Sayı: 33239 | Cumhurbaşkanlığı</strong></p>

<hr />
<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 29 Nisan 2026 tarihinde imzaladığı 11258 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile İşsizlik Sigortası Kanunu kapsamındaki Devlet payını yeniden belirledi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Devlet payı yüzde 0,5 olarak tespit edildi</strong></p>

<p style="text-align:justify">25 Ağustos 1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrası uyarınca alınacak Devlet payı, söz konusu kararla yüzde 0,5 olarak belirlendi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yürürlük tarihi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Karar, yayımlandığı tarihi takip eden ay başında, yani 1 Mayıs 2026'da yürürlüğe girecek. Kararın uygulanmasından Cumhurbaşkanı sorumlu tutuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p style="text-align:justify">CUMHURBAŞKANI KARARI</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karar Sayısı: 11258</strong></p>

<p style="text-align:justify">4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 49 uncu maddesinde yer alan Devlet payının yeniden belirlenmesi hakkındaki ekli Kararın yürürlüğe konulmasına, anılan Kanunun mezkûr maddesi gereğince karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">29 Nisan 2026</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Recep Tayyip ERDOĞAN</strong></p>

<p style="text-align:justify">CUMHURBAŞKANI</p>

<p style="text-align:justify"><strong>29/4/2026 TARİHLİ VE 11258 SAYILI CUMHURBAŞKANI KARARININ EKİ<br />
<u>KARAR</u></strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>MADDE 1- </strong>(1) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca alınacak Devlet payı %0,5 olarak belirlenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>MADDE 2- </strong>(1) Bu Karar yayımı tarihini takip eden ay başında yürürlüğe girer.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>MADDE 3- </strong>(1) Bu Karar hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/issizlik-sigortasinda-devlet-payi-belirlendi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/03/afet-bolgesinde-yapilacak-uygulamalar-hakkinda-duyuru-h32014-103e5-1.webp" type="image/jpeg" length="66617"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hazine ve Maliye Uzmanlığı Yönetmeliği değişti]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/hazine-ve-maliye-uzmanligi-yonetmeligi-degisikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/hazine-ve-maliye-uzmanligi-yonetmeligi-degisikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Giriş sınavı, yabancı dil şartı ve uzman yardımcılığı sürecine ilişkin düzenlemeler 29 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>YÖNETMELİK</strong></p>

<h2 style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Uzmanlığı Yönetmeliği'nde önemli değişiklikler yapıldı</h2>

<p style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığı, Hazine ve Maliye Uzmanlığı Yönetmeliği'nde kapsamlı değişiklikler gerçekleştirdi. 25 Ocak 2020 tarihli orijinal yönetmelikte yapılan bu güncellemeler; giriş sınavı sürecinden uzman yardımcılığı eğitimine, yabancı dil koşullarından engelli adaylara yönelik düzenlemelere kadar geniş bir alanı kapsıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Giriş sınavı ve başvuru süreci</strong></p>

<p style="text-align:justify">Giriş sınavının yazılı bölümü artık ÖSYM veya konuya uzmanlaşmış diğer kamu kurumlarına yaptırılabilecek; bu durumda sınava ilişkin hususlar protokolle belirlenecek. Sınav duyuruları, Resmî Gazete'ye ek olarak e-Devlet portalı ve ilgili kurumun internet sitesinde de yayımlanacak. Başvurular elektronik ortamda alınacak; Bakanlık duyuruda belirtmek kaydıyla şahsen veya posta yoluyla da başvuru kabul edebilecek.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yabancı dil şartı güncellendi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Giriş sınavına başvurabilmek için son başvuru tarihi itibarıyla son beş yıl içinde YDS veya e-YDS'den en az C düzeyi almak ya da denkliği ÖSYM tarafından tanınan uluslararası geçerlilikte bir belgeye sahip olmak zorunlu hale getirildi. Bu şart, ilanda belirtilmesi kaydıyla uygulanacak.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Uzman yardımcılığı ve yeterlik süreci</strong></p>

<p style="text-align:justify">Uzman yardımcılığı dönemi en az üç yıl olarak belirlendi. Yeterlik sınavında başarılı olan adayların uzman kadrolarına atanabilmesi ise sınav sonucunun ilanından itibaren en geç iki yıllık fiili hizmet süresi içinde YDS'den en az C düzeyinde veya denk uluslararası belgede belge sahibi olma şartına bağlandı.</p>

<p style="text-align:justify">Tez jürisi yeniden yapılandırılarak başkan dahil en az beş asıl, üç yedek üyeden oluşacak şekilde düzenlendi. Sınav sonuçları artık yalnızca Bakanlığın resmî internet sitesinde duyurulacak; adaylara ayrıca tebligat yapılmayacak.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Engelli adaylar için yeni düzenleme</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yönetmeliğe eklenen ek maddeyle, yönetmelik kapsamındaki sınavların engellilerin engellilik durumuna göre gerekli tedbirler alınmak suretiyle düzenlenmesi zorunlu kılındı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Geçiş hükümleri</strong></p>

<p style="text-align:justify">Eklenen geçici maddeyle değişiklikten önce yapılan giriş sınavlarında başarılı olan adayların eski hükümlere göre işlem göreceği güvence altına alındı. Hizmet süresi hesabı ve sınav sonuçlarının ilanına ilişkin yeni kurallar ise mevcut uzman yardımcıları için de geçerli olacak.</p>

<p style="text-align:justify">Yönetmelik, Resmî Gazete'de yayımlandığı 29 Nisan 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td valign="top" width="759">
   <table class="table table-bordered table-sm">
    <tbody>
     <tr>
      <td width="244">
      <p style="text-align:justify">29 Nisan 2026 ÇARŞAMBA</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
      </td>
      <td width="244">
      <p style="text-align:justify"><strong>Resmî Gazete</strong></p>
      </td>
      <td width="244">
      <p style="text-align:justify">Sayı : 33238</p>
      </td>
     </tr>
     <tr>
      <td colspan="3" width="732">
      <p style="text-align:justify"><strong>YÖNETMELİK</strong></p>
      </td>
     </tr>
     <tr>
      <td colspan="3" width="732">
      <p style="text-align:justify">Hazine ve Maliye Bakanlığından:</p>

      <p style="text-align:justify">HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI HAZİNE VE MALİYE UZMANLIĞI</p>

      <p style="text-align:justify">YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 1-</strong> 25/1/2020 tarihli ve 31019 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hazine ve Maliye Bakanlığı Hazine ve Maliye Uzmanlığı Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“d) Fiili hizmet süresi: Aylıksız izin ile toplamı üç ayı aşan hastalık ve refakat izinleri hariç, Hazine ve Maliye Uzmanlığı ve/veya Hazine ve Maliye Uzman Yardımcılığında geçen süreyi,”</p>

      <p style="text-align:justify">“ı) Yabancı Dil Sınavı (YDS/e-YDS): ÖSYM tarafından yapılan Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavını/Elektronik Yabancı Dil Sınavını,”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 2- </strong>Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(4) Giriş sınavı, Bakanlıkça yapılır. Ancak giriş sınavının yazılı ve sözlü olarak iki aşamalı düzenlenmesi halinde sınavın yazılı bölümü ÖSYM veya bu konuda uzmanlaşmış diğer kamu kurum ve kuruluşlarına da yaptırılabilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(5) Giriş sınavının yazılı bölümünün başka bir kuruma yaptırılması halinde, sınava ilişkin hususlar protokol ile belirlenir.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 3- </strong>Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “ile diğer fakültelerin” ibaresi yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkranın (ç) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“ç) Bakanlıkça gerekli görüldüğü takdirde, son başvuru tarihi itibarıyla son beş yıl içinde giriş sınavı ilanında belirtilen yabancı dillerin birinden YDS/e-YDS’den en az (C) seviyesinde veya dil yeterliği bakımından bunlara denkliği ÖSYM tarafından kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan belgeye sahip olmak.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 4- </strong>Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(1) Giriş sınavı, şekli Bakanlıkça belirlenen formata uygun olarak Resmî Gazete ile e-Devlet portalı, Cumhurbaşkanınca belirlenen kurumun internet sitesi ile Bakanlık resmî internet sitesinde sınav tarihinden en az otuz gün önce en az bir defa ilan edilmek suretiyle duyurulur.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 5- </strong>Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“MADDE 7- (1) Giriş sınavına başvuru, elektronik ortamda yapılır. Bakanlık, duyuruda belirtilmesi kaydıyla başvuruları şahsen veya posta yoluyla da alabilir.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 6- </strong>Aynı Yönetmeliğin 18 inci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(5) Atamaya esas belgelerini süresi içerisinde teslim etmeyenler, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda sayılanlar ile ataması yapılıp göreve başladıktan sonra çeşitli nedenlerle görevinden ayrılanların yerine, giriş sınav sonuçlarının Bakanlık resmî internet sitesinde duyurulmasından itibaren müteakip sınav tarihine kadar en geç bir yıl içerisinde başarı sırasına göre yedek listede yer alan adaylar arasından atama yapılabilir.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 7- </strong>Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“MADDE 21- (1) Uzman yardımcılığı dönemi en az üç yıldır.</p>

      <p style="text-align:justify">(2) Uzman yardımcıları; uzmanlığın gerektirdiği bilgi, beceri ve nitelikleri kazanmaları amacıyla birimlerin görüşü alınmak suretiyle Genel Müdürlük tarafından hazırlanan ve Bakanlık onayı ile yürürlüğe konulan plan dahilinde aşağıdaki konularda mesleki eğitime tabi tutulur:</p>

      <p style="text-align:justify">a) Anayasa ve Cumhurbaşkanlığı teşkilat yapısı.</p>

      <p style="text-align:justify">b) Bakanlığın teşkilat yapısı ve görevleri.</p>

      <p style="text-align:justify">c) Bakanlığın görev alanına giren konulara ilişkin ulusal ve uluslararası mevzuat.</p>

      <p style="text-align:justify">ç) Yazışma, rapor yazma, bilimsel araştırma ve inceleme teknikleri ile mevzuat hazırlama.</p>

      <p style="text-align:justify">d) Yetenek ve yetkinliklerini artırmaya yönelik kişisel gelişim.</p>

      <p style="text-align:justify">e) Genel Müdürlük tarafından belirlenen diğer konular.</p>

      <p style="text-align:justify">(3) Uzman yardımcıları, görevli oldukları birimin görev alanına giren konularda ilgili birimce ayrıca eğitime tabi tutulabilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(4) Uzman yardımcıları, yetişme döneminde;</p>

      <p style="text-align:justify">a) Teze yönelik çalışmaları yürütür.</p>

      <p style="text-align:justify">b) Yabancı dil bilgisinin geliştirilmesi amacıyla kurslardan yararlandırılabilir.</p>

      <p style="text-align:justify">c) Diğer birimlerde ya da taşra teşkilatında staja tabi tutulabilir.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 8- </strong>Aynı Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(1) Tez jürisi; Bakanlık onayı ile uzman yardımcısının görev yaptığı birim amirinin veya yardımcısının başkanlığında; uzman yardımcısının görev yaptığı birimden veya Bakanlığın diğer birimlerinden en az Daire Başkanı düzeyinde iki veya daha fazla üye ile uzman yardımcılığı dahil en az on yıl hizmeti bulunan Hazine ve Maliye Uzmanları arasından seçilecek başkan dahil en az beş asıl ve üç yedek üyeden oluşturulur.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 9- </strong>Aynı Yönetmeliğin 24 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“MADDE 24- (1) Uzman yardımcıları aşağıdaki şartları taşıması halinde yeterlik sınavına girmeye hak kazanır:</p>

      <p style="text-align:justify">a) Fiili hizmet süresinin en az üç yıl olması.</p>

      <p style="text-align:justify">b) Tezlerinin başarılı kabul edilmesi.</p>

      <p style="text-align:justify">(2) Yeterlik sınavına girmeye hak kazananların sınavı en geç altı ay içinde yapılır.</p>

      <p style="text-align:justify">(3) Yeterlik sınavına girmeye hak kazandığı halde geçerli mazeretine istinaden sınava giremeyenler, mazeretlerinin sona ermesini müteakip altı ay içerisinde Genel Müdürlükçe belirlenecek bir tarihte sınava alınır.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 10- </strong>Aynı Yönetmeliğin 25 inci maddesinin altıncı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“(6) Sınav sonuçları, Genel Müdürlükçe Bakanlık resmî internet sitesinde duyurulur. Adaylara, ayrıca tebligat yapılmaz.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 11- </strong>Aynı Yönetmeliğin 28 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “yeterlik sınavından” ibaresi “yeterlik sınavı sonucunun ilanından” şeklinde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 12- </strong>Aynı Yönetmeliğin 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“MADDE 29- (1) Yeterlik sınavında başarılı olanların uzman kadrolarına atanabilmeleri, YDS’den asgari (C) düzeyinde veya dil yeterliği bakımından buna denkliği ÖSYM tarafından kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan başka bir belgeye yeterlik sınavı sonucunun ilanından itibaren en geç iki yıllık fiili hizmet süresi içinde sahip olma şartına bağlıdır.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 13- </strong>Aynı Yönetmeliğin 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 14- </strong>Aynı Yönetmeliğin 35 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“MADDE 35- (1) Uzman ünvanını kazandıktan sonra görevlerinden çeşitli sebeplerle ayrılanlardan yeniden atanmak isteyenler, ilgili mevzuatındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, kadro ve ihtiyaç durumuna göre Bakanlıkça uygun görülmesi halinde uzmanlığa yeniden atanabilirler.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 15- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki ek madde eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Engellilerin sınavı</p>

      <p style="text-align:justify">EK MADDE 1- (1) Bu Yönetmelik uyarınca düzenlenen sınavlar, engellilerin engellilik durumuna göre gerekli tedbirler alınmak suretiyle düzenlenir.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 16- </strong>Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.</p>

      <p style="text-align:justify">“Geçiş hükmü</p>

      <p style="text-align:justify">GEÇİCİ MADDE 2- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen giriş sınavı sonucunda başarılı olanların, uzman yardımcılığına atanması bu maddenin yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre gerçekleştirilir.</p>

      <p style="text-align:justify">(2) Birinci fıkra kapsamına girenler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Hazine ve Maliye Uzman Yardımcısı kadrolarında bulunanların yeterlik sınavları, uzmanlığa atanmaları ile diğer iş ve işlemleri, hizmet süresinin hesaplanması ile yeterlik sınav sonucunun ilanına ilişkin hükümler hariç olmak üzere, bu maddenin yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre gerçekleştirilir.”</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 17- </strong>Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.</p>

      <p style="text-align:justify"><strong>MADDE 18- </strong>Bu Yönetmelik hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.</p>

      <p style="text-align:justify"></p>
      </td>
     </tr>
    </tbody>
   </table>

   <p style="text-align:justify"></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MALİYE MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/hazine-ve-maliye-uzmanligi-yonetmeligi-degisikti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/hazine-ve-maliye.jpg" type="image/jpeg" length="97135"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Disiplin cezasında iyiniyet gözetilmeli mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasinda-iyiniyet-gozetilmeli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasinda-iyiniyet-gozetilmeli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, disiplin suç ve cezasında kişinin iyiniyetli olmasının dikkate alınması gerektiği yönünde karar verdi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire'den "İyi Niyet" Vurgusu: Kamu Zararı Oluşsa da Kast Yoksa Ceza Olmaz</p>

<p style="text-align:justify">Matbaa atölye şefine hastane ile yaptığı anlaşmada kamu zararına sebep olduğu gerekçesiyle verilen 1/30 aylık kesme cezası, iyi niyetli davranış ve kast unsuru bulunmadığı gerekçesiyle Danıştay tarafından iptal edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, bir mesleki eğitim merkezinde matbaa bölüm atölye şefi olarak görev yapan davacıya verilen "1/30 oranında aylıktan kesme" cezasının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararını onayarak önemli bir içtihada imza attı. Yüksek mahkeme, kamu zararı oluşsa bile memurun iyi niyetli çabası ve kastının bulunmaması halinde disiplin cezası verilemeyeceğine hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı,  Mesleki Eğitim Merkezi'nin matbaa bölümünde atölye şefi olarak görev yapmaktaydı. Davacı hakkında, Prof. Dr. Celal Ertuğ Etimesgut Devlet Hastanesi'ne satılan basılı evrak ve hasta dosyalarının piyasa fiyatının altında satılarak kamu zararına sebep olduğu iddiasıyla soruşturma başlatıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Soruşturma sonucunda, davacıya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca "1/30 oranında aylıktan kesme cezası" verildi. Disiplin cezasının gerekçesi, davacının kamu zararının giderilmesine yönelik iş ve işlemleri zamanında yapmamış olmasıydı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yargılama süreci</strong></p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesinin ilk kararının bozulması üzerine, mahkeme Danıştay 12. Dairesi'nin 03/04/2019 tarihli bozma kararına uydu. Yapılan yeniden yargılamada mahkeme, dava konusu disiplin cezasının iptaline karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Mahkemenin iptal gerekçesinde şu tespitlere yer verildi:</p>

<p style="text-align:justify"> "Davacının, kamu zararının giderilmesine yönelik iş ve işlemlerin tamamını zamanında yapmadığı, bunları ilk soruşturma raporu tanzim edildikten sonra tamamlamış olması nedeniyle kusurlu davrandığı açık olmakla birlikte..."</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İptalin gerekçesi: Kast unsuru bulunmuyor ve iyi niyetli davranış</strong></p>

<p style="text-align:justify">Mahkeme, davacının lehine olan şu hususları özellikle vurguladı:</p>

<p style="text-align:justify">1. Zararı önleme amacı: Davacı, sipariş verilen ancak sonrasında alımından vazgeçilen hastaneye has işlem görmüş hasta dosyalarının tamamen çöp olmaması için iyi niyetli olarak yeni bir hastane ile anlaşma yaptı.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">2. Zararı karşılama çabası: Davacı, oluşan zararın bir kısmını kendi imkânları ile karşıladı.</p>

<p style="text-align:justify">3. Kastın bulunmaması: Mahkeme, bu hususları göz önüne alarak davacının söz konusu fiilin işlenmesinde kasıtlı davrandığından söz edilemeyeceğine hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenlerle, davacının kasıtlı olarak hareket ettiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlem iptal edildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay'ın bozma kararına uygunluk denetimi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, temyiz incelemesini 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yaptı.</p>

<p style="text-align:justify">Yüksek mahkeme, İdare Mahkemesinin bozma kararında belirtilen esaslara uyduğunu tespit etti. Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına oybirliğiyle karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kararın hukuki önemi ve disiplin hukukunda kast şartı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu karar, kamu zararına sebebiyet veren memurlar hakkında disiplin cezası tesis edilirken "kast" unsurunun aranması gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır:</p>

<p style="text-align:justify">1. Disiplin cezası için kast şartı: Disiplin hukukunda ceza verilebilmesi için, fiilin kasten işlenmiş olması veya en azından ağır ihmalin bulunması gerekir. Bu karar, kamu zararını önlemek için çaba gösteren, iyi niyetli hareket eden ve zararı kısmen karşılayan bir memurun davranışında "kast" bulunmadığını vurgulamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">2. İyi niyetin korunması ilkesi: Karar, memurun işlemlerinde kamu yararını gözeterek hareket etmesi halinde, sonuçta kamu zararı oluşsa bile disiplin cezası verilemeyeceğini göstermektedir.</p>

<p style="text-align:justify">3. Bozma kararına uyma zorunluluğu: Danıştay, bozma kararına uyan İdare Mahkemesinin, bozma gerekçeleri çerçevesinde yaptığı değerlendirmeyi denetlerken bu karara bağlı olduğunu ve ancak bozma kararına aykırılık halinde bozma yapabileceğini hatırlatmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">4. İlliyet bağı ve kusur değerlendirmesi: Disiplin cezasının hukuka uygun olabilmesi için, ortaya çıkan zarar ile memurun eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmalı ve memurun bu konuda yeterli kusurunun varlığı kanıtlanmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, 09 Ekim 2023 tarih ve E.2023/2690, K.2023/4651 sayılı kararıyla oybirliğiyle İdare Mahkemesi kararını onadı. Temyiz giderleri davalı idare üzerinde bırakıldı. Karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceği belirtildi.</p>

<ul style="text-align:justify">
</ul>

<p style="text-align:justify"><br />
<strong><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></strong></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2023/2690<br />
Karar No : 2023/4651<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kaymakamlığı<br />
VEKİLİ: Av. …<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: Ankara ili, Altındağ ilçesi, … Mesleki Eğitim Merkezi'nde matbaa bölüm atölye şefi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca ''1/30 oranında aylıktan kesme cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 03/04/2019 tarih ve E:2016/3119, K:2019/2459 sayılı bozma kararına uyularak; davacının, kamu zararının giderilmesine yönelik iş ve işlemlerin tamamını zamanında yapmadığı, bunları ilk soruşturma raporu tanzim edildikten sonra tamamlamış olması nedeniyle kusurlu davrandığı açık olmakla birlikte, davacının çalıştığı Kurumun zarara uğramasını engellemek amacıyla, sipariş verilen ancak sonrasında alımından vazgeçilen Hastaneye has işlem görmüş hasta dosyalarının tamamen çöp olmaması için iyi niyetli olarak yeni bir hastane ile anlaşma yaptığı, oluşan zararın bir kısmını kendi imkânları ile karşıladığı hususları göz önüne alındığında, davacının söz konusu fiilin işlenmesinde kasıtlı davrandığından söz edilemeyeceğinden, davacının olayda kasıtlı olarak hareket ettiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, … Meslek Eğitim Merkezi Matbaa Bölüm Şefi olarak görev yaptığı dönemde Prof. Dr. Celal Ertuğ Etimesgut Devlet Hastanesine sattığı basılı evrak ve hasta dosyasını piyasadan aldığı fiyattan daha ucuza satarak kamu zararına sebep olduğunun soruşturma raporu ile sabit olduğu, tesis edilen işlemde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördücü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.<br />
Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br />
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br />
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kar</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasinda-iyiniyet-gozetilmeli-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 07:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/08/lawyer-7325293-640-1.png" type="image/jpeg" length="84494"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yetkisiz kurulun baktığı disiplin itirazı hakkında karar]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/yetkisiz-kurulun-baktigi-disiplin-itirazi-hakkinda-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/yetkisiz-kurulun-baktigi-disiplin-itirazi-hakkinda-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, bir gümrük muayene memuruna verilen aylıktan kesme cezasını, disiplin sürecindeki yetki ve usul hataları nedeniyle hukuka aykırı bularak iptal etti]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay’dan emsal karar: Yetkisiz disiplin kurulunun onadığı maaş kesme cezası iptal edildi</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, bir kamu görevlisine verilen aylıktan kesme cezasına karşı yapılan itirazın yetkisiz disiplin kurulu tarafından karara bağlanması nedeniyle disiplin cezasını hukuka aykırı buldu.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda, disiplin cezalarına karşı yapılan itirazların mutlaka yetkili kurul tarafından incelenmesi gerektiği, aksi halde cezanın iptal edileceği vurgulandı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Muayene memuruna maaş kesme cezası verildi</h2>

<p style="text-align:justify">Bursa Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü’nde görev yapan muayene memuruna, daha önce görev yaptığı Doğubayazıt Gümrük Müdürlüğü’ndeki işlemleri nedeniyle 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Memur, bu cezaya karşı idari itiraz yoluna başvurdu. Ancak yapılan incelemede, itirazın yetkili olmayan disiplin kurulu tarafından karara bağlandığı ortaya çıktı.</p>

<h2 style="text-align:justify">Danıştay: İtirazı Merkez Disiplin Kurulu incelemeliydi</h2>

<p style="text-align:justify">Danıştay kararına göre, bakan adına müsteşar tarafından verilen aylıktan kesme cezalarına karşı yapılan itirazların Bakanlık Merkez Disiplin Kurulu tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak somut olayda memurun itirazı Bölge Disiplin Kurulu tarafından karara bağlandı.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay, bu durumun açık bir yetki hatası oluşturduğunu belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda, disiplin sürecindeki bu usul hatasının tek başına işlemi hukuka aykırı hale getirdiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2 style="text-align:justify">Yetki kuralına uyulmaması cezayı geçersiz kıldı</h2>

<p style="text-align:justify">İlk derece mahkemesi, itiraz merciinin yanlış belirlenmesini hukuka aykırı bularak disiplin cezasını iptal etti.</p>

<p style="text-align:justify">Dosyayı inceleyen Danıştay 12. Dairesi de bu kararı onayarak, yetkisiz disiplin kurulunun değerlendirmesiyle tesis edilen maaş kesme cezasının geçerli olmayacağına hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Böylece memura verilen 1/30 oranındaki aylıktan kesme cezası iptal edilmiş oldu.</p>

<h2 style="text-align:justify">Disiplin cezalarında yetki unsuru hayati önemde</h2>

<p style="text-align:justify">Danıştay’ın bu kararı, disiplin hukukunda yetki kurallarının şekli değil, sonuca doğrudan etkili temel bir unsur olduğunu ortaya koydu.</p>

<p style="text-align:justify">Karara göre;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">disiplin cezasına karşı yapılan itirazlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">mevzuatta belirtilen yetkili disiplin kurulu tarafından incelenmeli,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">yetkisiz kurulun vereceği karar hukuka uygun sayılmamalı.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Bu yönüyle karar, kamu kurumlarında disiplin süreçlerinde itiraz merciinin doğru belirlenmesinin zorunlu olduğunu gösteren emsal bir karar niteliği taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
<strong><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></strong></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2023/2649<br />
Karar No : 2023/5181<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı<br />
VEKİLİ: Av. ...<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br />
VEKİLİ : Av. ...<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ:<br />
Dava konusu istem: Bursa ili, ... Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde muayene memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesi'nin 19/11/2019 tarih ve E:2016/2772, K:2019/8904 sayılı bozma kararına uyularak; Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin 8. maddesinin dördüncü fıkrasında, en üst amirce verilen aylıktan kesme cezasına karşı yapılan itirazların hangi Disiplin Kurulunca karara bağlanacağı hususunda özel bir düzenlemeye yer verilmemişse de, anılan Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra, 2011 yılında 657 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle uyarma ve kınama cezalarında olduğu gibi aylıktan kesme cezasına karşı da itiraz yolu düzenlendiği, ilgili Yönetmelikte uyarma ve kınama cezalarına ilişkin öngörülen usul ve esasların alt hukuk normunun üst hukuk normuna aykırı olamayacağı ilkesinin doğal bir sonucu olarak aylıktan kesme cezası hakkında da uygulanması gerektiği, dava konusu olayda; davacıya isnat edilen eylemin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinde yer alan hangi tanıma uyduğunun açıkça ortaya konulması ve bakan adına müsteşar tarafından verilen aylıktan kesme cezasına karşı yapılan itirazın, bakanlık merkez disiplin kurulunca görüşülmesi gerekirken, herhangi bir alt bent belirtilmeksizin ceza verildiği ve bu cezaya karşı yapılan itirazın yetkili olmadığı halde Bölge Disiplin Kurulunca karara bağlandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, Doğubayazıt Gümrük Müdürlüğünde muayene memuru olarak görev yaptığı dönemde, imha komisyonu üyesi olduğu olayda isnat edilen eylemlerinin sabit olduğu, davacı hakkında hukuka ve mevzuata uygun olarak disiplin soruşturması yürütüldüğü belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br />
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.<br />
Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br />
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br />
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/yetkisiz-kurulun-baktigi-disiplin-itirazi-hakkinda-karar</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 00:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/8777961.jpg" type="image/jpeg" length="63065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mağdur şikayetini geri çekerse disiplin cezası iptal olur mu?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/magdur-sikayetini-geri-cekerse-disiplin-cezasi-iptal-olur-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/magdur-sikayetini-geri-cekerse-disiplin-cezasi-iptal-olur-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bu karar, şu önemli prensibi açıkça ortaya koymaktadır: Ceza yargılamasındaki sonuçlar, disiplin hukukunu doğrudan bağlamaz. Şikayetten vazgeçme, sadece ceza davasının düşmesine yol açar; fiilin hiç gerçekleşmediği anlamına gelmez. İdare, kendi delil değerlendirmesine göre disiplin cezası verebilir. Özellikle kamu görevlilerinde, mesleğin saygınlığı ve kamu güveni dikkate alınarak daha geniş bir değerlendirme yapılmaktadır.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Mağdurun Şikayetten Vazgeçmesi Disiplin Cezasını Etkiler mi? Danıştay’dan Emsal Karar</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kamu görevlileri hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında en çok tartışılan konulardan biri, ceza yargılamasında mağdurun şikayetten vazgeçmesinin idari yaptırımlara etkisi oluyor. Danıştay 12. Dairesi’nin 2018/1305 Esas, 2022/1359 Karar sayılı kararı, bu konuda önemli bir içtihat ortaya koydu.</p>

<h3 style="text-align:justify">Olayın Geçmişi</h3>

<p style="text-align:justify">Bir Anadolu Lisesi’nde beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan davacı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-g maddesi kapsamında “memurlukla bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı ve utanç verici hareket” gerekçesiyle devlet memurluğundan çıkarma cezası aldı.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı hakkında aynı fiiller nedeniyle açılan ceza davasında ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">“Reşit olmayanla cinsel ilişki” suçunun şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle kamu davası düşürüldü.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">“Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan ise beraat kararı verildi.</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi: “Disiplin Cezası Hukuka Aykırı”</h3>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi, ceza yargılamasında verilen beraat ve dosyadaki diğer delilleri dikkate alarak disiplin cezasını hukuka aykırı buldu ve işlemi iptal etti.</p>

<h3 style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi: “Fiil Sabit, Ceza Hukuka Uygun”</h3>

<p style="text-align:justify">İstinaf incelemesinde ise farklı bir sonuca ulaşıldı. Bölge İdare Mahkemesi:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Ceza davasının düşmesinin, fiilin gerçekleşmediğini göstermediğini,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Beraat kararının maddi gerçeği kesin olarak ortaya koymadığını,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Dosyadaki bilgi ve belgelerden öğretmenin reşit olmayan eski öğrencisiyle ilişki yaşadığının anlaşıldığını belirtti.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Bu gerekçelerle, söz konusu fiilin öğretmenlik mesleğinin niteliğiyle bağdaşmadığı ve yüz kızartıcı olduğu değerlendirilerek disiplin cezası hukuka uygun bulundu. İlk derece mahkemesi kararı kaldırıldı ve dava reddedildi.</p>

<h3 style="text-align:justify">Danıştay: İstinaf Kararı Hukuka Uygun</h3>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi de temyiz incelemesinde Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı. Böylece, davacının devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlem kesinleşmiş oldu.</p>

<hr />
<h3 style="text-align:justify">Hukuki Değerlendirme: Şikayetten Vazgeçme Disiplin Hukukunu Bağlar mı?</h3>

<p style="text-align:justify">Bu karar, şu önemli prensibi açıkça ortaya koymaktadır:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Ceza yargılamasındaki sonuçlar, disiplin hukukunu doğrudan bağlamaz.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Şikayetten vazgeçme, sadece ceza davasının düşmesine yol açar; fiilin hiç gerçekleşmediği anlamına gelmez.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>İdare, kendi delil değerlendirmesine göre disiplin cezası verebilir.</strong></p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Özellikle kamu görevlilerinde, mesleğin saygınlığı ve kamu güveni dikkate alınarak daha geniş bir değerlendirme yapılmaktadır.</p>

<hr />
<h3 style="text-align:justify">Sonuç</h3>

<p style="text-align:justify">Danıştay’ın bu kararı, mağdurun şikayetten vazgeçmesinin disiplin cezasını otomatik olarak ortadan kaldırmayacağını net biçimde ortaya koymaktadır. Ceza davası düşse veya beraat kararı verilse dahi, idare fiilin işlendiğine kanaat getirirse disiplin cezası uygulayabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu yönüyle karar, kamu disiplin hukuku ile ceza hukuku arasındaki bağımsızlığı bir kez daha teyit eden önemli bir emsal niteliği taşımaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">"İçtihat Metni"</p>

<p style="text-align:justify">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2018/1305<br />
Karar No : 2022/1359<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : …<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı<br />
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: ………………………… ili … Anadolu Lisesinde beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının ceza yargılamasından beraat ettiği, olay esnasında ... ile aralarında öğretmen öğrenci ilişkisi bulunmadığı, ...nın müdahil olarak sunduğu dilekçedeki ifade ve anlatımları birlikte değerlendirildiğinde; davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; olayda; her ne kadar aynı fiil nedeniyle davacı hakkında "reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından açılan ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetten vazgeçmesi sonucu kamu davasının düşürülmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise isnat edilen suçun unsurları oluşmadığından beraatine karar verildiği görülmekte ise de; anılan kararın davacının reşit olmayan eski öğrencisiyle cinsel ilişkiye girmediğini ortaya koyan bir nitelik taşımadığı, yalnızca ceza yargılama usulüne dayanılarak verilen bir beraat kararı olduğu anlaşılmakla, dosyadaki bilgi ve belgelere göre reşit olmayan eski öğrencisiyle cinsel ilişki yaşadığı açık olan davacının öğretmenlik mesleğinin önem ve özelliği de dikkate alınarak bu fiilinin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici nitelikte olduğu kanaatine varıldığından, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yönünde verilen idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, olay tarihinde öğretmen- öğrenci ilişkisinin bulunmadığı, müdahil ile sözlü oldukları ve evlenmeyi planladıkları belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi karanın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ :</p>

<p style="text-align:justify">Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>

<p style="text-align:justify">Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br />
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">1. Davacının temyiz isteminin reddine,</p>

<p style="text-align:justify">2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</p>

<p style="text-align:justify">4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/magdur-sikayetini-geri-cekerse-disiplin-cezasi-iptal-olur-mu</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/disiplin-savunma-1.jpg" type="image/jpeg" length="74284"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Disiplin cezasına yapılan itiraz beklenmeden dava açılabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasina-yapilan-itiraz-beklenmeden-dava-acilabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasina-yapilan-itiraz-beklenmeden-dava-acilabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Disiplin cezasına yapılan itiraz beklenmeden dava açılabilir mi? Disiplin kuruluna yapılan itiraz dava açmaya engelmi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><span>Disiplin cezasına yapılan itiraz beklenmeden dava açılabilir mi?</span></h1>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 135. maddesinde, disiplin cezalarına itiraz, itiraz merci ve itirazın tabi olacağı süreler yönünden özel bir düzenleme yapıldığı, itiraz hakkının kullanılması halinde, itiraz mercilerince yapılan değerlendirme sonucu verilen kararların nihai işlem niteliğinde olduğu, anılan mercilerce itirazın incelenmek suretiyle bir değerlendirme yapılmaması halinde cezanın kesinleşmeyeceği, itiraz sonucu beklenmeden açılan davanın esasının bu nedenle incelenmeksizin reddi gerektiği hakkında.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">T.C.<br />
DANIŞTAY<br />
ONİKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas: 2016/10483</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2017/1058</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Dava;.......................Öğretmeni olarak görev yapan davacının, ................İlçesi, ..................................Ortaokulu'nda matematik derslerine girmek üzere görevlendirildiği dönemde gerçekleşen fiilleriyle ilgili olarak, 657 sayılı Kanun'un 125/D-(d) maddesi uyarınca "1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ................................................. İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu'nun 16.04.2014 tarihli ve 6 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">........................ 2. İdare Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli, E:2014/500, K:2014/1134 sayılı kararı ile dava konusu disiplin cezasına ilişkin.................................... İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu'nun 16.04.2014 tarihli ve 6 sayılı kararına karşı Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na itiraz edildiği ve anılan Kurulun 18.09.2014 tarihli kararında, "İlgiliye isnat edilen fiilin doğruluk kazandığı konusunda yeterli kanaat oluşmadığı..." gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verildiği, bu durumda; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden yargılama gideri ile avukatlık ücretinin alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesinin 10.03.2016 tarihli, E:2015/2192, K:2016/1316 sayılı kararıyla İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Davalı idare tarafından, davacının kendisine verilen dava konusu disiplin cezasına karşı itiraz yoluna gitmesine karşın itirazın sonucunu beklemeden dava yoluna başvurduğu, bu nedenle davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiği, bu hususlar gözetilmeden davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve davanın reddi gerektiğine dair itirazları dikkate alınmadan karar verildiği ileri sürülerek karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz kararının kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin varlığı ile mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Davalı idarenin kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçede ileri sürdüğü sebepler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, Dairemiz kararının düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunduğundan, kararın düzeltilmesi istemi kabul edilerek anılan kararın kaldırılmasından sonra uyuşmazlığın esası yeniden incelendi;</p>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 6111 sayılı Kanun'un 113. maddesiyle değişik 135. maddesinde, disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebileceği, itirazda sürenin, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gün olduğu, süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarının kesinleşeceği, itiraz mercilerinin, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorunda oldukları, itirazın kabulü halinde, disiplin amirlerinin kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebileceği veya tamamen kaldırabileceği, disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasina-yapilan-itiraz-beklenmeden-dava-acilabilir-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 08:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2021/04/disiplin_cezasina_yapilan_itiraz_beklenmeden_dava_acilabilir_mi_h29271_2b160.jpg" type="image/jpeg" length="85186"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Memnu hakların iadesi durumda memurluğa atanma hakkı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/memnu-haklarin-iadesi-durumda-memurluga-atanma-hakki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/memnu-haklarin-iadesi-durumda-memurluga-atanma-hakki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendinde sayılan bazı suçlardan mahkumiyet hali, genel af hariç kesinleşmiş bir cezayı kaldıran, cezayı hafifleten veya daha hafif bir cezaya çeviren özel af halinde memuriyete alınma konusunda bir engel olarak belirlenmişken, özel affa göre daha dar kapsamlı olan ve anılan suçlardan mahkumiyet hükmünü ortadan kaldırmayan memnu hakların iadesi halinin, memuriyete girmeye evleviyetle engel olacağı hakkında.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1><strong>Memnu hakların iadesi durumda memurluğa atanma hakkı</strong></h1>

<p>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendinde sayılan bazı suçlardan mahkumiyet hali, genel af hariç kesinleşmiş bir cezayı kaldıran, cezayı hafifleten veya daha hafif bir cezaya çeviren özel af halinde memuriyete alınma konusunda bir engel olarak belirlenmişken, özel affa göre daha dar kapsamlı olan ve anılan suçlardan mahkumiyet hükmünü ortadan kaldırmayan memnu hakların iadesi halinin, memuriyete girmeye evleviyetle engel olacağı hakkında.</p>

<p>T.C.</p>

<p>D A N I Ş T A Y</p>

<p>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU</p>

<p>Esas No : 2022/1141</p>

<p>Karar No : 2022/2318</p>

<p>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...</p>

<p>VEKİLİ : Av. ...</p>

<p>TARAF (DAVALI) : Gençlik ve Spor Bakanlığı</p>

<p>VEKİLİ : Av. ...</p>

<p>İSTEMİN KONUSU : Ankara 13. İdare Mahkemesinin</p>

<p>22/12/2021 tarih ve E:2021/2354, K:2021/2311 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p>YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p>Dava Konusu İstem: Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında hizmetli kadrosuna yerleştirilen davacının, adli sicil kaydı olduğundan bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin 18/03/2015 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.</p>

<p>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Ankara 13. İdare Mahkemesinin 24/12/2015 tarih ve E:2015/1347, K:2015/1973 sayılı kararıyla; Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2000 tarih ve E:1998/90, K:2000/428 sayılı kararı ile davacı hakkında hırsızlık suçundan sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yine Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/1998 tarih ve E:1998/95, K:1998/298 sayılı kararı ile davacı hakkında hırsızlık suçundan 100.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve kararın ertelenmesine karar verildiği, kararların temyiz edilmeksizin kesinleştiği, daha sonra davacı hakkında memnu hakların iadesine karar verildiği, memnu hakların iadesi kararının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlar dışında kalan suçlar bakımından Devlet memuru olabilme koşulları yönünden ehliyetsizliği geleceğe dönük olarak ortadan kaldırdığı, ancak anılan maddede Devlet memuru olabilmek için yüz kızartıcı suçlardan mahkum olmamak koşulu arandığından, memnu hakların iadesi kararının, yüz kızartıcı bir suçtan dolayı mahkumiyet kararı almış kişiler yönünden Devlet memuru olabilme koşullarını sağlama bakımından bir hak doğurmadığı, davacının yüz kızartıcı bir suçtan dolayı mahkum olduğu, 657 sayılı Kanun'un anılan maddesinde yer alan koşulu taşımadığı anlaşılmakla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p>Daire Kararının Özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 12/09/2019 tarih ve E:2016/3369, K:2019/5842 sayılı kararıyla; dava konusu olayda, davacının sözü edilen mahkûmiyetine bağlı olan hak yoksunluğunun, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten önce aldığı memnu hakların iadesi kararı ile ortadan kalktığı, davalı idarenin takdir yetkisini davacının memur olarak yerleştirilmesi yönünde kullandığı, bu durumda kadro ve ihtiyacın bulunduğu hususunun sabit olduğu, davacının memuriyete engel mahkûmiyetinin bulunduğundan bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak, Ankara 13. İdare Mahkemesinin 24/12/2015 tarih ve E:2015/1347, K:2015/1973 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.</p>

<p>ilk Derece Mahkemesi Israr Kararının Özeti: Ankara 13. İdare Mahkemesinin 22/12/2021 tarih ve E:2021/2354, K:2021/2311 sayılı kararıyla; davacının, işlemiş olduğu suç nedeniyle aldığı cezanın doğurduğu ehliyetsizliğin, memnu hakların iadesi kararı ile bertaraf edildiği ileri sürülmekte ise de, memnu hakların iadesi kararının, yüz kızartıcı bir suçtan dolayı mahkumiyet kararı almış kişiler yönünden Devlet memuru olabilme şartlarını sağlama bakımından bir hak doğurmayacağı, hırsızlık suçundan mahkumiyet kaydı bulunan davacının kamu görevine alınmasına yönelik hak yoksunluğunun devam ettiği açık olduğundan, atamasının</p>

<p>yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/10/2021 tarih ve E:2019/3092 K:2021/2001 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesi eklenerek davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.</p>

<p>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendinin sürekli bir hak mahrumiyeti yaratmadığı, memnu hakların iadesi kararının milletvekili seçilme hakkını sağlamasına karşın, Devlet memurluğuna atanamama durumunun Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturacağı, bu nedenle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.</p>

<p>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendinde sayılan suçlar açısından süresiz hak yoksunluğu gerektirecek düzenleme yapıldığı, konuya ilişkin Devlet Personel Başkanlığı görüşünün bulunduğu, idare Mahkemesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.</p>

<p>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ABDÜLAZİZ ULUBATLI'NIN DÜŞÜNCESİ : Memnu hakların iadesi kararının; bazı kamu haklarından yoksun kılınmadan kaynaklanan ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldırarak ilgilisine, kullanılması men edilen belli hakları kullanma yetkisini verdiği kabul edilmekle birlikte anılan bu kararın, hırsızlık suçlarından dolayı sekiz ay hapis ve ertelenen ağır para cezası ile cezalandırılması yönünde mahkumiyet kararları bulunan davacıya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde belirtilen "...affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak" şartını taşıma bakımından bir hak doğurmadığı, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesindeki şartları taşımadığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davanın reddi yolundaki ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi ısrar kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p>TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p>İNCELEME VE GEREKÇE:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MADDİ OLAY :</p>

<p>Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında yapılan kura sonucunda Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne hizmetli kadrosuna yerleştirilen davacı hakkında, müracaat sırasında ibraz ettiği adli sicil belgesinde arşiv kaydı bulunduğundan bahisle atamasının yapılamadığına ilişkin 18/03/2015 tarihli işlem tesis edilmiştir.</p>

<p>Bunun üzerine bu işlemin iptali istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır.</p>

<p>İLGİLİ MEVZUAT :</p>

<p>657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, Devlet memurluğuna alınma şartlarının düzenlendiği 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendinin; 23/01/2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun ile değişik yürürlükteki hali; "Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak" şeklindedir.</p>

<p>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>

<p>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Kamu hizmetlerine girme hakkı" başlıklı 70. maddesinde, "Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez." hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p>Memnu hakların iadesi, 765 sayılı (mülga) Türk Ceza Kanununun yürürlükte olduğu dönemde ve halen 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesi uyarınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı kısıtlılık hallerinden kaynaklanan süreli veya süresiz hak yoksunluklarının belli şartlarda sona erdirilmesine yönelik olarak getirilmiş bir müessesedir.</p>

<p>Anılan Anayasal kural karşısında, hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı sonrasında belli kamu haklarını kullanmaktan yoksun kılınan vatandaşların, memnu haklarının mahkeme kararı ile iadesi sonrasında kamu hizmetine alınmada başvuru yapma ve sınavlara katılma hususunda diğer vatandaşlardan farksız oldukları konusunda bir duraksama bulunmamaktadır.</p>

<p>Öte yandan kanun koyucu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde Devlet memurluğuna başvuru koşulları bulunan vatandaşların belli şartları taşıması halinde memuriyete alınması konusundaki iradeyle bu maddenin (A) bendinde tüm memuriyetler için aranacak genel şartları belirlemiş, (B) bendinde ise yapılacak hizmetin niteliği gereği olan ve ayrıca idarelerin mevzuatında belirtilen özel şartların başvuran kişide bulunması gerektiğini belirtmiştir.</p>

<p>Anılan maddenin (A) bendinde memuriyete girişte, kamu haklarını kullanma konusunda hiçbir engeli bulunmayan Türk vatandaşları için yaş, öğrenim, kamu haklarından yoksun bulunmama, kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya affa uğramış olsa bile belli suçlardan mahkum olmama, askerlikle ilgisi bulunmama, görevini devamlı yapmasına engel olabilecek bir akıl hastalığı bulunmama gibi şartlar getirilmiş, kanun koyucu tarafından memuriyete girişte kamu hizmetinin etkin, güvenli ve verimli şekilde yürütülmesi sağlanmaya çalışılmıştır.</p>

<p>Dolayısıyla memuriyete girişte kamu haklarını kullanma konusunda herhangi bir engeli bulunmayan tüm vatandaşlar için bu şartların aranması, Anayasa'nın 70. maddesine aykırı olmadığı gibi, memnu hakların iadesi kararıyla verilen kamu haklarını kullanma yetkisinin sonuçsuz kalmasına yönelik bir düzenleme değildir. Zira belli bir mahkumiyet nedeniyle kamu hakları kısıtlanan bir kişi, memnu hakların iadesi kararı sonrasında kamu personeli alımı için yapılan bir sınava başvurabilecek, ancak 657 sayılı Kanun'un 48. maddesi ile getirilen genel ve özel şartları taşıması durumunda atanabilecektir.</p>

<p>657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendinde, "Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak." şartı aranmıştır.</p>

<p>Hukukumuzda genel af ve özel af şeklinde iki müessese öngörülmüştür. Genel af, kamu davasını, hükmolunmuş cezaları ve mahkumiyetin tüm neticelerini ortadan kaldıran bir yasama işlemidir. Özel af ise yalnızca kesinleşmiş bir cezayı kaldıran, cezayı hafifleten veya daha hafif bir cezaya çeviren bir müessesedir.</p>

<p>657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendinde değişiklik yapan ve 08/02/2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun'un 317. maddesinin gerekçesinde, "affa uğramış olsa bile” ibaresi için şu açıklama yapılmıştır: “Keza, söz konusu alt bende, ‘devletin güvenliğine karşı suçlar’ ibaresinden önce gelmek üzere ‘affa uğramış olsa bile’ ibaresi eklenmiştir. Anayasa'da Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri arasında genel ve özel af çıkarma yetkisi sayılmıştır. Bu iki af türünün hukuki sonuçları arasındaki fark, Türk Ceza Kanununun 65. maddesinde ortaya konmuştur. Bu durum karşısında madde metnine eklenen ‘affa uğramış olsa bile’ ibaresini özel affa özgülemek gerekir.” denilmiştir. Dolayısıyla bu gerekçeden anlıyoruz ki; 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinde yer alan affa ilişkin ibareden kanun koyucu özel affı kastetmektedir.</p>

<p>Diğer taraftan, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (A) bendinin 5 numaralı alt bendinin ilk halinde ve devamı değişikliklerinde "...hükümlü bulunmamak" keyfiyeti aranmakta iken, 23/01/2008 tarihinde kabul edilen 5728 sayılı Kanun'un 317. maddesiyle getirilen ve halen yürürlükte bulunan düzenleme ile bu keyfiyet, "...mahkum olmamak" şeklinde değiştirilmiştir.</p>

<p>Memnu hakların iadesi, mahkumiyet kararını ortadan kaldıran değil, yalnızca yasaklanmış bazı hakların iadesine yönelik bir karardır.</p>

<p>Hal böyle iken kanun koyucu tarafından, "devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık" gibi suçlardan mahkumiyet hali, genel af hariç kesinleşmiş bir cezayı kaldıran, cezayı hafifleten veya daha hafif bir cezaya çeviren özel af halinde memuriyete alınma konusunda bir engel olarak belirlenmişken, özel affa göre daha dar kapsamlı olan ve mahkumiyet hükmünü ortadan kaldırmayan memnu hakların iadesi hali, memuriyete girmeye evleviyetle engel olacaktır.</p>

<p>Dava konusu olayda, Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2000 tarih ve E:1998/90, K:2000/428 sayılı kararı ile davacı hakkında hırsızlık suçundan sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, yine Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/1998 tarih ve E:1998/95, K:1998/298 sayılı kararı ile davacı hakkında hırsızlık suçundan 100.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve kararın ertelenmesine karar verildiği, kararların temyiz edilmeksizin kesinleştiği, daha sonra davacı hakkında memnu hakların iadesine karar verildiği; sonrasında, davacının 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinde belirtilen Devlet memurluğuna atanacaklarda aranan genel şartları taşımadığından bahisle davalı idarece davacının atamasının yapılamadığına ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali istemiyle temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</p>

<p>Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, memnu hakların iadesi kararının, bazı kamu haklarından yoksun kılınmadan kaynaklanan ehliyetsizlikleri gelecek için ortadan kaldırarak ilgilisine, kullanılması men edilen belli hakları kullanma yetkisini verdiği kabul edilmekle birlikte anılan bu karar, hırsızlık suçlarından dolayı sekiz ay hapis ve ertelenen ağır para cezası ile cezalandırılması yönünde mahkumiyet kararları bulunan davacıya 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinde belirtilen "... affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak" şartını taşıma bakımından bir hak doğurmamaktadır.</p>

<p>Bu itibarla; davacının, 657 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki şartları taşımadığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davanın reddi yolundaki ısrar kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.</p>

<p>KARAR SONUCU:</p>

<p>Açıklanan nedenlerle;</p>

<p>Davacının temyiz isteminin reddine,</p>

<p>Davanın reddine ilişkin Ankara 13. İdare Mahkemesinin temyize konu 22/12/2021 tarih ve E:2021/2354, K:2021/2311 sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,</p>

<p>Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.</p>

<p>KARŞI OY</p>

<p>Ankara 13. İdare Mahkemesinin 22/12/2021 tarih ve E:2021/2354, K:2021/2311 sayılı ısrar kararının Danıştay Onikinci Dairesinin 12/09/2019 tarih ve E:2016/3369, K:2019/5842 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>PERSONEL MEVZUATI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/memnu-haklarin-iadesi-durumda-memurluga-atanma-hakki</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 08:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/06/law-law-8429916-640.jpg" type="image/jpeg" length="62722"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[68/B'ye atanmada tasarruf genelgesi savunması kabul edilmedi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/68bye-atanmada-tasarruf-genelgesi-savunmasi-kabul-edilmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/68bye-atanmada-tasarruf-genelgesi-savunmasi-kabul-edilmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ombudsman, eşit unvana sahip personel arasında oluşan maaş uçurumunu "hakkaniyetsiz" buldu ve personelin 68/B'ye göre atanmasını tavsiye etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Kamu Denetçisi'nden Bakanlığa Tavsiye: Milli Emlak Uzmanı'na 1. Derece Kadro Atanmalı</h1>

<p style="text-align:justify">Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık), Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nda görev yapan bir Milli Emlak Uzmanı'nın 1. dereceli kadroya atanması talebiyle ilgili 16 Nisan 2026 tarihli tavsiye kararını açıkladı. Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla yayımlanan kararda, başvurunun kabulüne hükmedilerek ilgili bakanlığa tavsiyede bulunuldu.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">Şikâyetin Özü: Aynı Unvan, Farklı Maaş</h2>

<p style="text-align:justify">Şanlıurfa'da görev yapan Milli Emlak Uzmanı, 2015 yılında Defterdarlık Uzman Yardımcısı olarak mesleğe başladı; 2021'de yeterlilik sınavını geçerek Milli Emlak Uzmanı unvanını kazandı. Başvuran; Bakanlığın 2022-2023 yıllarında 7181 sayılı Kanun kapsamında düzenlediği kurum içi özel sınavlarda başarılı olan 571 kişinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 68/B maddesi uyarınca doğrudan 1. dereceli kadrolara atandığını, oysa kendisinin hâlâ 4. derecede kaldığını ve bu durumun ciddi bir maaş farkı yarattığını öne sürdü.</p>

<p style="text-align:justify">Başvuran, normal koşullarda 1. dereceye ulaşması için en az 6 yıl daha beklenmesi gerektiğini belirterek bu durumun eşitlik ilkesini zedelediğini ve çalışma barışını bozduğunu vurguladı.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">Bakanlığın Savunması: Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Engel</h2>

<p style="text-align:justify">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ise 4 Şubat 2026 tarihli yazısında, 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'nin 657 sayılı Kanun'un 68/B maddesi kapsamındaki atamaları yalnızca yönetici kadroları (şef dahil) ile sınırladığını, dolayısıyla Milli Emlak Uzmanı kadrosuna bu kapsamda atama yapılmasının hukuken mümkün olmadığını savundu. Bakanlık, söz konusu düzenlemenin genel bir hak değil, istisnai bir uygulama olduğunu da ekledi.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">Ombudsman'ın Tespiti: Takdir Yetkisi Eşitsiz Kullanıldı</h2>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçisi Şerif Yılmaz'ın kabulü yönündeki önerisini değerlendiren Kamu Başdenetçisi, kararda birkaç kritik tespite yer verdi:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Fiilî eşitsizlik:</strong> Aynı unvanı taşıyan personelin bir kısmı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi'ne dayanılarak 1. dereceye atanamaz iken, diğerleri aynı genelgenin yürürlükte olduğu dönemde yapılan özel sınav sonucunda bu kadroya atanmıştır. Bu çelişki, "tarafsızlık" ve "eşitlik" ilkelerine aykırıdır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Takdir yetkisinin sınırları:</strong> Ombudsman, idarenin takdir yetkisine sahip olduğunu kabul etmekle birlikte, bu yetkinin keyfi biçimde kullanılamayacağını; kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kariyer ve liyakat:</strong> 657 sayılı Kanun'un kariyer ve liyakat ilkelerini esas aldığı hatırlatılarak, hizmet süresini tamamlamış, yeterlilik sınavını başarıyla geçmiş bir uzmanın aynı koşullardaki diğer personelden farklı muameleye tabi tutulmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İyi yönetim ilkeleri:</strong> Kararda, idarenin başvuran hakkındaki işlemlerinde <em>eşitlik ve ayrımcılığın önlenmesi</em>, <em>kararların gerekçeli olması</em>, <em>tarafsızlık</em> ve <em>karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi</em> ilkelerine uymadığı da ayrıca tespit edildi.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify">Karar ve Sonraki Adımlar</h2>

<p style="text-align:justify">Ombudsman, başvuruyu kabul ederek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na başvuranın 657 sayılı Kanun'un 68/B maddesi kapsamında 1. dereceli kadroya atanması yönünde <strong>tavsiyede bulundu.</strong></p>

<p style="text-align:justify">6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu uyarınca bakanlığın, bu karar üzerine tesis edeceği işlemi <strong>30 gün içinde</strong> Ombudsmanlık Kurumu'na bildirmesi zorunludur. Bakanlığın herhangi bir işlem tesis etmemesi hâlinde ise varsa dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek ve yargı yolu açık kalacaktır.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><em>Karar No: 2026/6474-S.26.8991 | Başvuru No: 2026/1584 | Karar Tarihi: 16.04.2026</em></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ</p>

<p style="text-align:justify">KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU</p>

<p style="text-align:justify">(OMBUDSMANLIK)</p>

<p style="text-align:justify">SAYI : 2026/6474-S.26.8991</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURU NO : 2026/1584 KARAR TARİHİ : 16/04/2026</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI BAŞVURUNUN KONUSU : 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrası kapsamında 1 inci</p>

<p style="text-align:justify">dereceli kadroya atamasının yapılması talebi hakkındadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">BAŞVURU TARİHİ : 16/01/2026</p>

<p style="text-align:justify">I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ</p>

<p style="text-align:justify">1. Başvuran, Milli Emlak Uzmanı olarak Şanlıurfa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne bağlı Milli Emlak Müdürlüğünde görev yapmakta olduğunu, 04.11.2015 tarihinde Defterdarlık Uzman Yardımcısı olarak başladığı görevine yeterlilik sınavında başarılı olarak 14.01.2021 tarihi itibarıyla Milli Emlak Uzmanı olarak atandığını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2023 yılında kurum içi unvan değişikliğine yönelik özel bir sınav yaparak başarılı olan 820 kişiyi uzman olarak atadığını, söz konusu atamalardan bazılarının 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrası gereğince üst derecelere yapıldığını, örneğin V.H.K.İ. iken 4 üncü derecede bulunan bir memurun bahsi geçen sınav neticesinde Milli Emlak Uzmanı olarak 1 inci dereceli kadroya atandığını, aynı hizmet yılına ve kurum içi uzmanlık sınavı neticesinde artık aynı unvana sahip olunmasına karşın aralarında önemli ölçüde maaş farkı ortaya çıktığını, normal şartlarda 1 inci dereceye ulaşması için en az 6 yıl daha çalışması gerektiğini, kendisinin görev süresi, yükseköğrenim mezuniyeti, mesleğe giriş şartları, alınan eğitimler ve başarılı olunan sınavlar, görevinde özverili bir şekilde çalışıyor olması ile kurum içi uzmanlık sınavıyla 1 inci dereceye atanan aynı çalışma süresine sahip iken B grubu kadrodan A grubu kariyer meslek niteliğindeki uzmanlığa atananların durumu birlikte değerlendirildiğinde 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrası gereğince kendisinin de 1 inci dereceli kadroya atamasının yapılması gerektiğini, aksi halde bu durumun eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği ve çalışma barışını olumsuz yönde etkileyeceğini belirterek 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrası gereği 1 inci dereceli kadroya atamasının yapılmasını talep etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI</p>

<p style="text-align:justify">2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebimize istinaden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 04.02.2026 tarihli ve sayılı cevabi yazısında;</p>

<p style="text-align:justify">2.1. Başvuranın 04.11.2015 tarihinde mülga Maliye Bakanlığı Ankara Defterdarlığında Defterdarlık Uzman Yardımcısı olarak göreve başladığı, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 1 inci maddesi uyarınca Niğde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne Milli Emlak Uzman Yardımcısı olarak atandığı ve 15.08.2018 tarihinde bu görevine başladığı, Bakanlıkça yapılan yeterlilik sınavı sonucunda Kayseri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünde Milli Emlak Uzmanı kadrosuna atandığı, 14.01.2021 tarihinde görevine başladığı ve halen 4 üncü dereceli Milli Emlak Uzmanı kadrosunda (Ö.E.A.: 3/1, K.H.A.: 3/1) bu görevine devam ettiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.2. Bilindiği üzere, Tasarruf Tedbirleri konulu 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinde ”14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendine göre yapılacak atamalar sadece yönetici kadroları (şef dahil) ile sınırlı tutulacak, yönetici kadroları dışındaki kadrolara anılan bent çerçevesinde atama yapılmayacaktır. " hükmü gereğince 4 üncü dereceli Milli Emlak Uzmanı olarak görev yapan başvuranın 1 inci dereceli kadroya atanmasına imkan bulunmadığı, memurların derece yükselmesinde genel kuralın üç yılda bir terfi olup, 68/B maddesi istisnai bir düzenleme olduğundan genel bir hak gibi değerlendirilmediği,</p>

<p style="text-align:justify">2.3. 04.07.2019 tarihli ve 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesi gereğince Bakanlıkça 2022 ve 2023 yıllarında yapılan Milli Emlak Uzmanlığı Özel Sınavının yazılı ve sözlü kısmı sonucunda başarılı olan personelin başarı sıralaması ve hizmet yılları esas alınarak 657 sayılı Kanunun değişik 43/B, 45, 67, 68/B, 71 ve 76 ncı maddeleri uyarınca durumlarına uygun daha önceden ilan edilen boş Milli Emlak Uzmanı kadrolarına atamalarının yapıldığı, söz konusu sınavlar sonucunda toplamda 571 kişinin (İlk sınavda 413, ikinci sınavda 158 kişi) 657 sayılı Kanunun 68/B maddesi gereğince 1 inci dereceli Milli Emlak Uzmanı kadrosuna atandığı belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">III. İLGİLİ MEVZUAT</p>

<p style="text-align:justify">3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının</p>

<p style="text-align:justify">3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,</p>

<p style="text-align:justify">3.2. 128 inci maddesinde, “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır/",</p>

<p style="text-align:justify">4. 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Derece Yükselmesinin Usul ve Şartları” başlıklı 68’nci maddesinde, “B) Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin;</p>

<p style="text-align:justify">a) 1 inci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl,</p>

<p style="text-align:justify">b) 1 inci ve 2 nci dereceli kadrolardan ek göstergesi 5300’den az olanlar için en az 10 yıl,</p>

<p style="text-align:justify">c) 3 üncü ve 4 üncü dereceli kadrolar için en az 8 yıl, </p>

<p style="text-align:justify">hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olması şarttır. Dört yıldan az süreli yükseköğrenim görenler için bu sürelere iki yıl ilave edilir. Bu sürelerin hesabında; 8/6/1984 tarihli ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dâhil kurumlarda fiilen çalışılan süreler ile Yasama Organı Üyeliğinde, belediye başkanlığında, belediye ve il genel meclisi üyeliğinde, kanunlarla kurulan fonlarda, muvazzaf askerlikte, okul devresi dâhil yedek astsubaylık ve yedek subaylıkta ve uluslararası kuruluşlarda geçen sürelerin tamamı ile yükseköğrenim gördükten sonra özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıkları sürenin; Başbakanlık ve bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşlarının müsteşar ve müsteşar yardımcıları ile en üst yönetici konumundaki genel müdür ve başkan kadrolarına atanacaklar için tamamı, diğer kadrolara atanacaklar için altı yılı geçmemek üzere dörtte üçü dikkate alınır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu bent hükümlerine göre atananlar atandıkları kadronun aylık (Ek gösterge dahil) ve diğer haklarından yararlanırlar. Bu suretle üst dereceye atananların bu kadrolarda geçirdikleri her yıl kademe ilerlemesi ve her ”3” yıl derece yükselmesi sayılmak suretiyle kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükselmesinde gözönüne alınır. Ancak atandıkları kadro aylıkları, başka görevlere atanma halinde kazanılmış hak sayılmaz.”,</p>

<p style="text-align:justify">5. 04.07.2019 tarihli ve 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinde, “(1) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü kadrolarında bulunan ve sınav tarihi itibarıyla en az üç yıl görev yapan, uyarma ve kınama hariç son üç yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan, Milli Emlak Uzmanı olabilmek için yaş ve öğrenim alanı şartları hariç mevzuatında öngörülen diğer şartları taşıyan personelden; usul ve esasları Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından belirlenerek bu maddenin yayımı tarihinden itibaren, beş yıl içinde iki defa yapılacak sınavda başarılı olanlar, Milli Emlak Uzmanı kadrolarına atanırlar.”,</p>

<p style="text-align:justify">6. 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin</p>

<p style="text-align:justify">6.1. “Personel Giderleri” başlığının son fıkrasında, “14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları</p>

<p style="text-align:justify">Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendine göre yapılacak atamalar sadece yönetici kadroları (şef dahil) ile sınırlı tutulacak, yönetici kadroları dışındaki kadrolara anılan bent çerçevesinde atama</p>

<p style="text-align:justify">yapılmayacaktır.”,</p>

<p style="text-align:justify">6.2. “Diğer Hususlar” başlığının altıncı fıkrasında, “Bu Genelgede belirtilen hükümler hilafına ortaya çıkabilecek zorunlu ihtiyaçların karşılanabilmesi için bakanlıklar, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlar ile diğer idareler bakımından Cumhurbaşkanlığından, il özel idareleri bakımından İçişleri Bakanlığından, belediyeler bakımından Çevre ve Şehircilik Bakanlığından izin alınacaktır.”,</p>

<p style="text-align:justify">7. 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin</p>

<p style="text-align:justify">7.1. “Personel Giderleri” başlığının son fıkrasında, “14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları</p>

<p style="text-align:justify">Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendine göre yapılacak atamalar sadece yönetici kadroları (şef dahil) ile sınırlı tutulacak, yönetici kadroları dışındaki kadrolara anılan bent çerçevesinde atama</p>

<p style="text-align:justify">yapılmayacaktır.”,</p>

<p style="text-align:justify">7.2. “Diğer Hususlar” başlığının onikinci fıkrasında, “2021/14 sayılı Genelge yürürlükten kaldırılmıştır. ”,</p>

<p style="text-align:justify">hükümleri düzenlenmiştir. </p>

<p style="text-align:justify">IV. KAMU DENETÇİSİ ŞERİF YILMAZ'IN KAMU BAŞDENETÇİSİ'NE ÖNERİSİ</p>

<p style="text-align:justify">8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE</p>

<p style="text-align:justify">A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme</p>

<p style="text-align:justify">9. Milli Emlak Uzmanı olarak görev yapmakta olan başvuran, 2023 yılında kurum içi unvan değişikliğine yönelik özel bir sınav yapılarak başarılı olanların bazılarının 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrası gereğince atamalarının yapılması nedeniyle ciddi maaş farkı oluştuğunu, bu durumun eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini ve çalışma barışını olumsuz yönde etkilediğini belirterek 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrası kapsamında 1. dereceli kadroya atanmayı talep etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">10. Başvuruya konu olayda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 7181 sayılı Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile verilen yetki kapsamında 2022 ve 2023 yıllarında kurum içi yükselme ile B grubu kadrolarda görev yapanların kariyer meslek niteliğindeki Milli Emlak Uzmanı kadrolarına atamalarının yapılması amacıyla sınav yapıldığı ve bu sınavlarda başarılı olanların hizmet süreleri çerçevesinde 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrası gereğince 1 inci dereceli Milli Emlak Uzmanı kadrolarına atamaların yapıldığı, Milli Emlak Uzman Yardımcısı olarak göreve başlayıp yeterlilik sınavı sonucunda Milli Emlak Uzmanı unvanını taşıyan başvuran, kurum içi yükselme sınavı sonucunda 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrası gereğince atamaları yapılanlar dikkate alınarak kendisinin de hizmet yılı çerçevesinde 1. dereceli Milli Emlak Uzmanı unvanlı kadroya atamasının yapılmasını talep etmekle birlikte, ilgili idare tarafından Tasarruf Tedbirleri konulu 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi gerekçe gösterilerek başvuranın atamasının yapılmasının mümkün olmadığını belirtmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">11. Bilindiği üzere, kamu hizmetlerinin her birinin nasıl yerine getirileceğinin ve alınacak kararların içeriğinin yasalarla önceden ayrıntılı bir şekilde saptanması mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenledir ki, görevlerinin niteliği açısından kamu idarelerine belli konularda takdir yetkisi tanımak zorunludur. Kanun koyucu, idarelerin görev ve yetkilerinin sınırlarını çizerken, belirli bir konuda karar alıp almama veya alacağı kararlar arasından seçim yapma konusunda, ayrıca yetkileri kullanıp kullanmamada ve kullanılmasının gereklerini saptamada, idareleri az ya da çok serbest bırakabilmektedir. Bu gibi durumlarda idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Prof. Dr. A. Şeref GÖZÜBÜYÜK, "Yönetim Hukuku" Güncelleştirilmiş 14. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, s.277)</p>

<p style="text-align:justify">12. Hiç kuşkusuz takdir yetkisinin bulunması idarenin keyfi davranması anlamına gelmemektedir. İdare bu takdir yetkisini kullanırken mevzuatın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, bu yetkiyi yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında başka bir amaç için kullanmamalı ve kamu hizmeti gereğine uygun olarak kullanmalıdır.</p>

<p style="text-align:justify">13. Takdir yetkisinde, öncelikle dikkate alınması gereken konu, idareye takdir yetkisi veren bir kanunun olup olmadığı ve daha sonra da takdir yetkisinin kanunî sınırlar içerisinde kullanılıp kullanılmadığıdır. Kamu hizmetinin en iyi şekilde yürütülmesinden sorumlu olan idare, bunun koşullarını belirlemede takdir yetkisine sahip olup, kamu personeli ihtiyacının karşılanmasında, bu yetkinin, hizmet gerekleri ve kamu yararı ölçütü dikkate alınarak kullanılması gerekliliği mevzuatta düzenlenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">14. 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B bendinde, Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ile Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabileceği, ancak bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin 1 inci dereceli kadrolar için en az 10 yıl hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmüş olmasının şart olduğu hüküm altına alınmakla birlikte, 2021/14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin “Personel Giderleri” başlığının son fıkrası ve bu Genelgeyi yürürlükten kaldıran 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin “Personel Giderleri” başlığının son fıkrasında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin B fıkrasına göre yapılacak atamaların sadece yönetici kadroları (şef dahil) ile sınırlı tutulacağı, yönetici kadroları dışındaki kadrolara anılan bent çerçevesinde atama yapılmayacağı öngörülmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">15. Söz konusu Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri ile 657 sayılı Kanun hükmünün uygulanmasına ilişkin idarelere tanınan takdir yetkisinin kamu kurum ve kuruluşlarının harcamalarında tasarruf sağlanması, bürokratik işlemlerin azaltılması ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanımı amacıyla genel ve soyut olarak sınırlandırılması yoluna gidildiği görülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">16. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, “kariyer” ve “liyakat” ilkelerini temel ilkeler arasında sayarak Devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme işlemlerinin yeterlik sistemine dayandırılmasını öngörmektedir. Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme kavramı yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin tek güvencesinin de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesiyle sağlanabileceği tabiidir. (D2D, 02/03/2016, E:2016/309, K: 2016/997; D5D 10/12/2004, E:2004/3658 ve K:2004/5187)</p>

<p style="text-align:justify">17. Bu amaca yönelik Türk kamu yönetiminde belirli bir uzmanlık alanında yetiştirilmek üzere seçilen, mesleğe girişten itibaren özel sınavlar, eğitim süreçleri ve kademeli ilerleme esasına dayanan bazı kamu görevleri, 657 sayılı Kanun ile özel olarak düzenlenmiş olup, kariyer meslek olarak nitelenen bu unvanlara yapılacak atamalarda kariyer ve liyakat ilkelerine dayanan bir süreç öngörülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">18. Başvuru konusu olayda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2022 ve 2023 yıllarında gerçekleştirilen Milli Emlak Uzmanlığı Özel Sınavı neticesinde başarılı olan farklı unvanlardaki personelin başarı sıralaması ve hizmet süreleri dikkate alınarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 43/B, 45, 67, 68/B, 71 ve 76 ncı maddeleri uyarınca ilan edilen boş Milli Emlak Uzmanı kadrolarına atandıkları, söz konusu sınav süreçleri sonunda toplam 571 personelin (ilk sınavda 413, ikinci sınavda 158 kişi), 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrasındaki şartları taşımaları hasebiyle 1 inci dereceli Milli Emlak Uzmanı kadrolarına atamalarının yapıldığı görülmektedir. Bu çerçevede, 657 sayılı Kanun ile öngörülen süreç sonucunda Milli Emlak Uzmanı olan başvuranın, hizmet süresini sağlamış olmasına karşın Cumhurbaşkanlığı Genelgesi çerçevesinde 1 inci dereceli kadroya ataması yapılamazken ilgili idare tarafından yapılan sınav sonucunda başarılı olup Milli Emlak Uzmanı olan personelin Cumhurbaşkanlığı Genelgesine rağmen hizmet süresi gereği 1 inci dereceli kadroya atamasının yapılarak ciddi maaş farkının oluşması, belirtilen sonuçların ağırlaşmasına, çalışma barışının ve çalışanların verimlilik potansiyelinin olumsuz etkilenmesine, başvuran ve bu durumda olan personel aleyhine hakkaniyetsiz bir halin ortaya çıkmasına sebebiyet vermektedir. Nihai olarak aynı unvanı taşıyan personelin bir kısmı için Cumhurbaşkanlığı Genelgesi gerekçe gösterilerek olumsuz olarak kullanılan takdir yetkisinin “tarafsızlık” ve “eşitlik” ilkelerine de aykırılık oluşturacağı değerlendirilmektedir. Zira, 657 sayılı Kanun gereğince, kamu hizmetini verimli ve kaliteli bir şekilde sunmakla yükümlü olan idarelerce, verimli ve etkin insan kaynakları yönetimini sağlamaya yönelik esasların belirlenmesi; personelin çalışma verimliliğini ve personel arasında çalışma barışını sağlayacak dengeler kurması açısından önem arz etmektedir. Bu nedenle, başvuranın hakkaniyet gereği 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin B fıkrası kapsamında 1 inci dereceli kadroya atamasının yapılması yerinde olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">19. Yukarı anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin B fıkrası kapsamında 1 inci dereceli kadroya atamasının yapılması yönünde ilgili idareye tavsiyede bulunmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme</p>

<p style="text-align:justify">20. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İyi yönetim ilkeleri" başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “eşitlik ve ayrımcılığın önlenmesi”, “kararların gerekçeli olması”, “tarafsızlık” ve “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkelere uyması beklenmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</p>

<p style="text-align:justify">21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, yetkili ve görevli mahkemelerde yargı yolu açıktır.</p>

<p style="text-align:justify">VII. KARAR</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE,</p>

<p style="text-align:justify">Başvuranın 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin B fıkrası kapsamında 1. dereceli kadroya atamasının yapılması yönünde ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20’nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğunun idareye hatırlatılmasına,</p>

<p style="text-align:justify">Kararın BAŞVURANA ve ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞINA</p>

<p style="text-align:justify">tebliğine,</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.</p>

<p style="text-align:right">Mehmet AKARCA</p>

<p style="text-align:right">Kamu Başdenetçisi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ATAMA/İSTİFA</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/68bye-atanmada-tasarruf-genelgesi-savunmasi-kabul-edilmedi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/04/images-2.png" type="image/jpeg" length="97648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[25 Nisan 2026 tarihli atama kararları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/25-nisan-2026-tarihli-atama-kararlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/25-nisan-2026-tarihli-atama-kararlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı imzasıyla yayımlanan atama kararlarıyla birçok bakanlık ve kamu kurumunda üst düzey görev değişiklikleri yapıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong>25 Nisan 2026 tarihli atama kararları</strong></h1>

<p style="text-align:justify">Resmi Gazetede yayımlanan atama kararları kapsamında, çeşitli bakanlıklar ile kamu kurumlarında üst düzey görev değişiklikleri gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Kararlara göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcılığına Tarık Tanguroğlu atanırken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde Strateji Geliştirme Başkanlığına Fatih Enes Bot, ÇASGEM Başkanlığına Ömer Faruk Öztürk ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdür Yardımcılığına İbrahim Oğuzhan Yıldırım getirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kaldırım ile Genel Müdür Yardımcısı Deniz Coşkun görevden alınırken, Genel Müdür Yardımcılığına Serhat Metin atandı. Yönetim Kurulu üyeliklerine ise Ahmet Özkaya, Mustafa Pustu ve Süleyman Önel getirildi.</p>

<p style="text-align:justify">Milli Eğitim Bakanlığı tarafında ise Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz görevden alındı. Yerine Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cihad Demirli atanırken, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına Cem Gençoğlu getirildi. Ayrıca çeşitli genel müdürlük ve kurul üyeliklerinde de yeni görevlendirmeler yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdür Yardımcıları Mehmet Halil Madazlı ile Ahmet Karabay görevden alınırken, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Yönetim Kurulu üyeliklerine Fatih Çakmak ve Mustafa Akkaya atandı.</p>

<p style="text-align:justify">ATAMA KARARLARI</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/114</p>

<p style="text-align:justify">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında açık bulunan Personel Genel Müdür Yardımcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince Tarık TANGUROGLU atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/115</p>

<p style="text-align:justify">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı;</p>

<p style="text-align:justify">- Strateji Geliştirme Başkanlığına Fatih Enes BOT,</p>

<p style="text-align:justify">-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi Başkanlığına Ömer Faruk ÖZTÜRK,</p>

<p style="text-align:justify">- Türkiye İş Kurumu Genel Müdür Yardımcılığına İbrahim Oğuzhan YILDIRIM,</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/116</p>

<p style="text-align:justify">233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ve 8 inci maddeleri ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 4 üncü maddeleri gereğince Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü;</p>

<p style="text-align:justify">- Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Orhan KALDIRIM,</p>

<p style="text-align:justify">- Genel Müdür Yardımcısı Deniz COŞKUN, görevden alınmış,</p>

<p style="text-align:justify">- Genel Müdür Yardımcılığına Serhat METİN,</p>

<p style="text-align:justify">- Yönetim Kurulu Üyeliğine Ahmet ÖZKAYA,</p>

<p style="text-align:justify">- Yönetim Kurulu Üyeliğine Mustafa PUSTU,</p>

<p style="text-align:justify">- Yönetim Kurulu Üyeliğine Süleyman ÖNEL, atanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/117</p>

<p style="text-align:justify">3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3, 4 ve 7 nci maddeleri gereğince Milli Eğitim Bakanlığı;</p>

<p style="text-align:justify">- Bakan Yardımcısı Nazif YILMAZ, görevden alınmış,</p>

<p style="text-align:justify">- Bakan Yardımcılığına, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Cıhad DEMÎRLİ,</p>

<p style="text-align:justify">- Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığına Cem GENÇOĞLU,</p>

<p style="text-align:justify">- Talim ve Terbiye Kurulu Üyeliğine, Ortaöğretim Genel Müdürü Halil İbrahim TOPÇU,</p>

<p style="text-align:justify">- Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Cengiz METE,</p>

<p style="text-align:justify">- Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne Emre TOPOGLU,</p>

<p style="text-align:justify">- Talim ve Terbiye Kurulu Üyeliğine Hatice ÇELİK, atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/118</p>

<p style="text-align:justify">Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdür Yardımcıları Mehmet Halil MADAZLI ve Ahmet KARABAY. 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 nci maddesi gereğince görevden alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">Karar: 2026/119</p>

<p style="text-align:justify">Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünde açık bulunan Yönetim Kurulu Üyeliklerine, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3 üncü maddeleri gereğince Fatih ÇAKMAK ve Mustafa AKKAYA atanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">24 Nisan 2026</p>

<p style="text-align:justify">Recep Tayyip ERDOĞAN</p>

<p style="text-align:justify">CUMHURBAŞKANI</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GENEL HABERLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/25-nisan-2026-tarihli-atama-kararlari</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/11-mayis-2024-tarihli-atama-karari-h33152-cca7d.jpg" type="image/jpeg" length="35394"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Avukata bırakılması gereken işi yapan memura ceza verilir mi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/avukata-birakilmasi-gereken-isi-yapan-memura-ceza-verilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/avukata-birakilmasi-gereken-isi-yapan-memura-ceza-verilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mahkemelere yapılacak savunma ve yazışmaları avukat yerine kendisi yürüten ilçe müdürünün itirazı reddedildi; fiil somut delillerle ispat edilmiş sayıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Avukata bırakılması gereken işi yapan memura ceza verilir mi?</h1>

<hr />
<p style="text-align:justify">İlçe gıda tarım ve hayvancılık müdürü olarak görev yapan bir memur, mahkemelere gönderilmesi gereken savunma ve yazışmaları avukat yerine bizzat kaleme aldı. Bunun da ötesinde, bazı davalarda idare aleyhine verilen kararlara itiraz yoluna gitmeyerek bu kararların kesinleşmesine zemin hazırladı. Danıştay Onikinci Dairesi, 16 Ekim 2023 tarihli kararıyla memura verilen aylıktan kesme cezasını hukuka uygun buldu ve temyiz başvurusunu oybirliğiyle reddetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Davacı, söz konusu eylemlerinin gerçekleştiği Erzurum'daki görevinden ayrılmış ve Yozgat'ta başka bir ilçede aynı unvanla çalışmaya devam ediyordu. Yeni görev yerindeyken eski dönemine ait eylemler soruşturmaya konu edildi ve 657 sayılı Kanun'un 125. maddesi kapsamında 1/8 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Soruşturma raporunda saptanan iki temel fiil vardı. Birincisi yetki ihlaliydi: Mahkemelere iletilecek savunma ve yazışmaların idare vekili sıfatıyla avukatlar tarafından hazırlanması gerekirken memur bu işleri yetkisiz biçimde kendisi üstlendi. İkincisi ise daha ağır sonuçlar doğuran bir ihmalden ibaretti: Bazı davalarda idare aleyhine çıkan kararlara itiraz edilebilecekken itiraz edilmedi ve kararlar kesinleşti. Mahkeme bu fiillerin somut, yeterli ve inandırıcı delillerle ortaya konulduğuna, dolayısıyla sübuta erdiğine hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı temyizde usul itirazına ağırlık verdi. Son savunmasının usulüne uygun alınmadığını, muhakkik tarafından alınan ifadenin savunma niteliği taşımadığını öne sürdü. Danıştay bu itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulmadı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></strong></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2023/2496<br />
Karar No : 2023/4940<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVALI) :...Bakanlığı<br />
VEKİLİ: Av. ...<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: ....................................ili, ... İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, Erzurum ili, ... İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü olarak görev yaptığı dönemde işlediği iddia olunan filleri sebebiyle yapılan soruşturma sonucu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesi'nin 24/01/2020 tarih ve E:2016/5020 K:2020/558 sayılı bozma kararına uyularak; davacıya isnat edilen Erzurum ili, ... İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, "Mahkemelere yazılan yazıların ve savunmaların hukuk birimleri tarafından verilmesi gerekmesine karşın davacı tarafından verildiği" iddiaları ile ilgili yapılan soruşturma sonucu düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda; söz konusu yazıların ve savunmaların idare vekili sıfatıyla avukatlar tarafından verilmesi gerekirken, yetkili olmadığı halde davacı tarafından verildiği, bazı dosyalarda idare aleyhine verilen Mahkeme kararlarına itiraz yolu bulunduğu halde itiraz etmeyerek kişiler lehine kesinleşmesini sağladığı hususları somut, yeterli ve inandırıcı delillerle ortaya konulduğundan, anılan fiilin sübûta erdiği, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDEN İDDİALARI : Son savunmasının alınmadığı, muhakkik tarafından alınan savunmanın ifade niteliği taşıyabileceği, disiplin cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği savunulmuştur.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br />
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.<br />
Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU :<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br />
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br />
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/avukata-birakilmasi-gereken-isi-yapan-memura-ceza-verilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/08/justice-6983006-640-1.png" type="image/jpeg" length="55140"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Vekâlette işlenen fiile disiplin cezası verme yetkisi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/vekalette-islenen-fiile-disiplin-cezasi-verme-yetkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/vekalette-islenen-fiile-disiplin-cezasi-verme-yetkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükşehir belediyesinde vekâleten görev yapan daire başkanına asıl kurumu tarafından verilen aylıktan kesme cezası, yetki yokluğu gerekçesiyle iptal edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Vekâleten yürütülen görevde işlenen fiile asıl kurumun disiplin cezası veremez</h1>

<p style="text-align:justify">Bir su ve atıksu idaresinde daire başkanı olarak görev yapan memura, başka bir kurumda vekâleten üstlendiği görev sırasındaki eylemleri nedeniyle asıl kurumu tarafından disiplin cezası verildi. Danıştay Onikinci Dairesi, 9 Ekim 2023 tarihli kararıyla bu cezayı yetki yönünden hukuka aykırı buldu ve idarenin temyiz başvurusunu oybirliğiyle reddetti.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı, asıl kadrosu bir büyükşehir belediyesine bağlı su ve atıksu idaresinde Abone İşleri Daire Başkanlığı görevini yürütürken aynı zamanda büyükşehir belediyesinin Toptancı Hali Müdürlüğü'nde vekâleten görevlendirilmişti. İddiaya göre memur, bu vekâlet görevi sırasında Belediye Encümeni'ne sunulması gereken belgeleri eksik iletti; encümen bu eksik bilgiyle karar aldı ve bir şirket zarara uğradı. Bunun üzerine asıl kurumu olan su ve atıksu idaresi, memuru 1/8 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırdı.</p>

<p style="text-align:justify">Mahkeme meselenin esasına girmeden önce daha temel bir soruyu yanıtladı: Bu cezayı verme yetkisi kime aitti? Yanıt netti: İsnat edilen fiilin vekâlet görevi sırasında ve o görevin gereklerinden kaynaklandığı bir durumda, disiplin soruşturmasını yürütme ve ceza verme yetkisi vekâlet görevi üstlenilen kuruma, yani büyükşehir belediyesine aitti. Asıl kurumun bu konuda yetkisi bulunmuyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İdare temyizde kadro bağını öne sürdü: Memur her ne kadar vekâleten görev yapıyor olsa da kadrosu su ve atıksu idaresinde bulunduğundan disiplin yetkisinin de bu kurumda olduğunu savundu. Danıştay bu argümanı kabul etmedi. Belirleyici olan kadroya kayıtlı olunan yer değil, suç olduğu iddia edilen fiilin hangi görev kapsamında işlendiğidir. Fiil vekâlet göreviyle bağlantılıysa yetki de o görevi veren kuruma aittir.</p>

<p style="text-align:justify">İptal kararının pratik sonucu da önemliydi: Mahkeme yalnızca işlemi iptal etmekle yetinmedi, hukuka aykırı işlem nedeniyle maaşından yapılan kesintinin de davacıya iade edilmesine hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></strong></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2023/2504<br />
Karar No : 2023/4683<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: …Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğünde Abone İşleri Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle aylığından kesilen tutarın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 21/12/2022 tarih ve E:2020/2981, K:2022/6701 sayılı bozma kararına uyularak; … Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü Abone İşleri Daire Başkanı olarak görev yapan davacının, vekaleten … Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali Müdürü olarak görev yaptığı sırada, bu görevine bağlı olarak işlediği öne sürülen fiili nedeniyle ... Büyükşehir Belediyesindeki disiplin amirleri tarafından hakkında disiplin soruşturması yapılması ve disiplin cezası verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinden, davacının aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptal edildiği dikkate alındığında, bu işlem nedeniyle maaşından yapılan kesintinin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının maaşından kesilen tutarın davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının kadrosu … Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğünde olduğundan, disiplin cezasının da anılan kurum tarafından verilebileceği, Belediye Encümenine sunulması gereken belgeleri sunmaması nedeniyle eksik bilgiyle encümenin hatalı karar vermesine ve …Ltd. Şti.'nin mağdur olmasına sebep olan davacının, görev ve sorumluluklarını mevzuata uygun olarak yerine getirmediği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördücü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br />
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ve işlem nedeniyle maaşından kesilen tutarın davacıya ödenmesine yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br />
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/vekalette-islenen-fiile-disiplin-cezasi-verme-yetkisi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/03/8673344-3968614.jpg" type="image/jpeg" length="39708"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihi bilinmeyen fiile disiplin cezası verilmez]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/tarihi-bilinmeyen-fiile-disiplin-cezasi-verilmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/tarihi-bilinmeyen-fiile-disiplin-cezasi-verilmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Soruşturma raporunda fiilin ne zaman işlendiği ortaya konulamayan aylıktan kesme cezası, zamanaşımı denetimi yapılamadığı gerekçesiyle iptal edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay'dan kritik karar: Tarihi bilinmeyen fiile disiplin cezası verilmez</strong></p>

<p style="text-align:justify">PTT'de görev yapan bir dağıtıcı memura verilen aylıktan kesme cezası, Danıştay Onikinci Dairesi tarafından iptal edildi. Kararın odak noktası, cezanın esasından çok disiplin hukukunun gözden kaçırılan bir usul şartıydı: İsnat edilen fiilin tam olarak ne zaman gerçekleştiğinin bilinmemesi.</p>

<p style="text-align:justify">Soruşturma raporunda memurun amirinin talimatlarına dirençli davrandığı ve fiziki kontrol yapılmasını engellediği ileri sürülmüştü. Ancak mahkeme incelemesinde ortaya çıkan tablo farklıydı; söz konusu fiilin tarihi hiçbir şekilde net biçimde ortaya konulamamıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Bu tespit, yalnızca bir prosedür eksikliğinin ötesinde sonuçlar doğurdu. Disiplin hukukunda soruşturma ve ceza zamanaşımı süreleri, fiilin işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Fiil tarihi belirsiz olduğunda bu sürelerin hesaplanması da imkânsız hale gelir. Mahkeme, zamanaşımının işleyip işlemediğinin dahi tespit edilemediği bir durumda tesis edilen cezanın hukuken ayakta duramayacağına hükmetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Danıştay bu gerekçeyi isabetli buldu ve idarenin temyiz başvurusunu oybirliğiyle reddetti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></strong></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2023/2563<br />
Karar No : 2023/5237<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Anonim Şirketi<br />
VEKİLİ : Av. ...<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br />
VEKİLİ : Av. ...<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: ........................................PTT Merkez Müdürlüğünde dağıtıcı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (ı) alt bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.</font></p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 17/10/2018 tarih ve E:2015/395, K:2018/4275 sayılı bozma kararına uyularak; davacıya isnat edilen fiilin gerçekleştiği tarihin net olarak ortaya konulamadığı, söz konusu belirsizlik sebebiyle soruşturma ve ceza zamanaşımı sürelerinin tespit edilemediği, davacının lehinde ve aleyhinde verilen ifadelerin değerlendirilmesinden ise, isnat edilen fiillerin sübuta erdiğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak somut delillerin ortaya konulamadığı, bu nedenle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işleme dayanak soruşturma raporunda davacının işin yapılmasına ilişkin talimatlara direndiği, müdürün fiziki kontrol etmesini istemediği, işin yapılmaması konusunda direnen ya da işi kendi istediği şekilde yürütülen personele disiplin yaptırımı uygulanmak suretiyle iç düzenin sağlanmasının amaçlandığı, dava konusu işlemin somut delillere istinaden tesis edildiği ve hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br />
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördücü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.<br />
Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU :<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br />
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br />
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/tarihi-bilinmeyen-fiile-disiplin-cezasi-verilmez</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 11:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/02/kum-saati.jpg" type="image/jpeg" length="98861"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zimmet suçunda "kamu görevlisi"  ibaresinden ne anlaşılması gerektiği hakkında karar]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/zimmet-sucunda-kamu-gorevlisi-ibaresinden-ne-anlasilmasi-gerektigi-hakkinda-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/zimmet-sucunda-kamu-gorevlisi-ibaresinden-ne-anlasilmasi-gerektigi-hakkinda-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zimmet suçunda "kamu görevlisi"  ibaresinden ne anlaşılması gerektiği hakkında karar]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Zimmet suçunda "kamu görevlisi"  ibaresinden ne anlaşılması gerektiği hakkında karar</h1>

<p style="text-align:justify">Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2017/6501 E ve 2021/6728 K sayılı kararında zimmet suçunun tanımında yer alan kamu görevlisi kavramı ile kimlerin kastedildiğine dair açıklama yapıldı.</p>

<p style="text-align:justify">5. Ceza Dairesi 2017/6501 E. , 2021/6728 K.<br />
"İçtihat Metni"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><br />
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;<br />
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından müdafin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 318. maddesi uyarınca REDDİNE ve incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:</p>

<p style="text-align:justify"><br />
... ... Şubesine bağlı ... Oda Temsilciliğinde il oda temsilcisi olarak görev yapan sanığın, proje denetimleri karşılığında tahsil etmiş olduğu paralardan 91.711,00 TL'lik kısmını zimmetine geçirdiği iddia edilen dava konusu somut olayda; kovuşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporları doğrultusunda ilgili mühendislerden tahsil edilen bir miktar paranın Odaya ait e-İMO adlı otomasyon sistemine kaydını sağlamaması nedeniyle temsilciliğin 34.323,00 TL tutarında gelir kaybına uğramasına ve işlem kaydı sisteme girmeyen mühendisler lehine azami metrekare limitinin uygulanmamasına yol açtığı kabulüyle görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de;</p>

<p style="text-align:justify"><br />
5237 sayılı TCK'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” şe<strong>klinde “kamu görevlisi” tanımının yapıldığı, maddenin gerekçesinde de “...kişinin kamu görevlisi sayılması için aranacak yegane ölçüt, gördüğü işin bir kamusal faaliyet olmasıdır” dendikten sonra kamusal faaliyetin “Anayasa ve kanunlarda belirlenmiş olan usullere göre verilmiş olan bir siyasal kararla, bir hizmetin kamu adına yürütülmesidir” biçiminde tanımlandığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/04/2011 tarihli ve 2010/9-258 Esas, 2011/46 sayılı Kararında “5237 sayılı Türk Ceza Yasası'nın 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki “kamu görevlisi” tanımında yer alan “katılan kişi” ibaresi ile madde gerekçesinde yer alan “kamusal faaliyet” açılımından hareketle, bir kimsenin ceza yasası uygulamasında “kamu görevlisi”, yapılan faaliyetin de “kamusal faaliyet” sayılabilmesi için kamu adına yürütülen bir hizmetin bulunması, bunun da Anayasa ve yasalarda belirlenmiş usullere göre verilmiş bir siyasal karara dayalı olması ve ayrıca faaliyetin kamuya ait güç ve yetkilerin kullanılması suretiyle gerçekleştirilmesi gerekmektedir” denildiği,</strong></p>

<p style="text-align:justify"><br />
Ayrıca, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun 1. maddesindeki birliğin ve odaların kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olduğuna ilişkin belirleme dışında görevlilerinin odanın para ve malları üzerinde işledikleri eylemleri sebebiyle kamu görevlisi gibi cezalandırılacağına ilişkin hüküm bulunmadığı, her ne kadar 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 76. maddesinde "Odalar, borsalar ve Birliğin organ üyeleri ile personeli, görevlerini yerine getirirken görevleriyle ilgili suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden, bu kuruluşların paralarıyla para hükmündeki evrak, senet ve sair varlıkları ile muhasebe ve muamelata ilişkin her çeşit defter ve evrak ile ilgili olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi olarak cezalandırılırlar" denilmişse de; aynı Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde yapılan "oda" tanımında, bu ibareden ticaret ve sanayi odası, ticaret odası, sanayi odası ve deniz ticaret odasının anlaşılması gerektiğinin belirtildiği, dolayısıyla bu kapsam dışında kalan ve 6235 sayılı Kanun'a tabi olan İnşaat Mühendisleri Odasına bağlı çalışan sanığın görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarının faili olamayacağı ile anılan suçların yasal unsurları itibarıyla oluşmayacağı ve eylemlerinin sübutu halinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı hususu nazara alınmak suretiyle hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Kabule göre de;<br />
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının Resmi Gazete'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nin 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,<br />
TCK'nin 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilmemesi,<br />
Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA 15/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/zimmet-sucunda-kamu-gorevlisi-ibaresinden-ne-anlasilmasi-gerektigi-hakkinda-karar</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/06/zimmet_sucunda_kamu_gorevlisi_ibaresinden_ne_anlasilmasi_gerektigi_hakkinda_karar_h31132_1a401.jpg" type="image/jpeg" length="48636"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sınavlara katılan memurların harcırahında merak edilenler]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/sinavlara-katilan-memurlarin-harcirahinda-merak-edilenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/sinavlara-katilan-memurlarin-harcirahinda-merak-edilenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[görevde yükselme sınavına , kurum içi uzmanlık sınavına katılan memurların harcırahları geçici görev yolluğu ödemeleri]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Sınavlara katılan memurların harcırahında merak edilenler </span></span></strong></h1>

<h1 style="text-align:justify"></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>6245 sayılı Kanun’un “Ehliyet tespiti, imtihan ve hava değişimi için başka yere gönderilenler” başlıklı 18’nci maddesi; “Memurlar, yardımcı hizmetler sınıfına dahil personel ve kurumlarda yalnız ödenek mukabili çalışanlardan, memuriyet mahalli dışına; a. Görevlerine ait mesleki ve sıhhi yeterliklerinin tespiti veya kurumlarınca görülecek lüzum üzerine imtihan için gönderilenlere, gidiş ve dönüşleri için yol masrafı ve gündelik ile bu amaçla gönderildikleri yerde geçen sürenin en çok yedi günü için gündelik ödenir. b. Hava değişimi maksadıyla gönderilenlere gidiş ve dönüşleri için yol masrafı ile yalnız yolda geçen süre için gündelik ödenir. c. (Mülga: 31/5/2006-5510/106 md.)” Hükmüne amirdir. 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 14’üncü maddesinde, kurumlara ait bir vazifenin yapılması amacıyla geçici olarak yurt içinde veya dışında başka bir yere gönderilen memur ve hizmetlilere geçici görev yolluğu olarak yol gideri ve gündelik verileceği hususu hükme bağlanmıştır. Buna karşın, Yasanın yukarıdaki 18’nci maddesinde görüldüğü üzere, yeterlik tespiti veya sınavı için görevlendirilen personele harcırah ödenmesinin koşulları kapsamında, öncelikle söz konusu görevlendirmenin, yeterlik tespiti veya sınavın ilgilinin görevine ait olması veya kurumlarca görülecek lüzum üzerine sınava girilmesi şartına bağlı bulunmaktadır. Bu bağlamda, Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)’nin kariyer meslekler için yaptığı eleme sınavlarına katılan ve mesleki yeterliğe yönelik olmayan sınavlara iştirak edenlere harcırah ödenmeyecektir</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Öte yandan, bu görevlendirmelerin sıhhi yeterlik kapsamında da yapılması mümkündür. Özellikle fiziki kriterlerin ön plana çıktığı (güvenlik gibi) meslek gruplarında, sıhhi yeterliklerin tespiti bazen mevzuatın zorunlu kıldığı bir durum olabilir. Böyle bir durumun varlığı halinde, yapılan görevlendirmelerde de gidiş ve dönüş yol gündeliği ile nakil vasıta giderlerinin haricinde, ayrıca bu amaçla gönderildikleri yerde en çok yedi gün için gündelik ödenmesi söz konusudur. Bu hususta son olarak, yasa maddesinde, kapsama girenlerden hangilerine harcırah ödeneceğinin sayılarak belirlenmesi nedeniyle, söz konusu kapsamın genişletici bir şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığını belirtebiliriz. Dolayısıyla, işçi veya geçici personelin bu kapsamda yararlandırılması olanaklı değildir. Keza, maddede, “Memurlar, yardımcı hizmetler sınıfına dahil personel ve kurumlarda yalnız ödenek mukabili çalışanlardan..” şeklinde yasal bir sınırlandırma söz konusudur. Diğer bir anlatımla, sınav kapsamında yapılacak yolculuklar nedeniyle, sınav için giden kimsenin memur, yardımcı hizmetlersınıfı personeli ve ödenek karşılığı çalışan personelden biri olması gerekir. Dolayısıyla, üzerlerinde herhangi bir resmi görevi olmayan bir kimseye bu kapsamda başka yere gönderilse de yolluk verilmemesi gerekmemektedir. Ayrıca,sınav amacıyla yapılan yolculuğun ilgili personelin çalıştığı kurumca gerekli görülmesi de ayrı bir gerekliliktir. Yani, kurumuyla ilgili olsa bile, çalıştığı idarece bu hususta bir gereklilik görülmezse veya başka bir kuruma ait sınava girilmesi söz konusu ise, bu kapsamda ödeme yapılmayacaktır. Örneğin, açık öğretim sınavına girmek için başka bir ile giden personele bu kapsamda harcırah ödenmeyecektir. 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde hava değişimi olarak adlandırılan durumun ise, günümüz için sağlık izni şeklinde yorumlanması mümkündür. Söz konusu bend uyarınca, hava değişimi maksadıyla gönderilenlere gidiş ve dönüşleri için yol masrafı ile yalnız yolda geçen süre için gündelik ödenmesi gerekmektedir. Ancak personel mevzuatı açısından sağlık izni, 657 sayılı Yasa’nın hastalık iznini düzenleyen 105’inci maddesinde yer almaktadır. Bu hususta, Memurların Hastalık Raporlarını Verecek Hekim Ve Sağlık Kurulları Hakkında Yönetmelik bulunmaktadır. Ayrıca, 6245 sayılı Yasa’nın 19’uncu maddesinde, geçici görevle bulundukları yerde hastalananlara en çok yedi gün için geçici görev gündeliği ödenebileceği öngörülmektedir. Ancak, bu kapsamda geçici görev gündeliği ödenebilmesi için, ilgili personelin bu iznini memuriyet mahalli dışında geçirmesi gerekmektedir. Yasanın yukarıda yer verilen hükmü çerçevesinde çeşitli sınavların harcırah mevzuatı karşısındaki durumunu inceleyecek olursak; </span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>43.1. YDS sınavına katılan memurlara harcırah ödenir mi? 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun “Ehliyet tespiti, imtihan, hava değişimi ve tedavi için başka yere gönderilenler” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “Görevlerine ait mesleki ve sıhhi yeterliklerinin tespiti veya kurumlarınca görülecek lüzum üzerine imtihan için gönderilenlere,gidiş ve dönüşleri için yol masrafı ve gündelik ile bu amaçla gönderildikleri yerde geçen sürenin en çok yedi günü için gündelik ödenir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, sınav amacıyla başka bir yere gidenlere harcırah verilebilmesi, personelin sınava katılması ve kurumlarınca gerek görülmesi halinde mümkün bulunmaktadır. Aksi halde geçici görev yolluğu verilmesi söz konusu değildir. Diğer taraftan, anılan Kanunun “Muvakkat vazife harcırahı (Yol masrafı ve yevmiye)” başlıklı 14’üncü maddesinde; bu Kanun kapsamındaki kurumlara ait bir görevin yapılması amacıyla geçici olarak yurt içinde veya yurt dışında başka bir yere gönderilenlere, geçici görev harcırahı olarak yol gideri ile yevmiye verileceği ve hamal (Cins ve adedi beyannamede gösterilmek suretiyle) bagaj ve ikametgâh veya görev yeri ile istasyon, iskele veya durak arasındaki nakil vasıtası giderlerinin de ayrıca ödeneceği hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, harcırah ödenmesinin altında yatan gerekçe, Kanun kapsamındaki kurumlara ait bir görevin yapılması amacıyla ilgili personelin “geçici” olarak başka bir yere gönderilmesi nedeniyle, asli görev yerinde yapmak zorunda olmadığı taşıt giderleri, yemek ve konaklama ücretleri gibi bazı zorunlu giderlere karşılık verilmektedir. Dolayısıyla Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS) kurumlara ait bir sınav olmadığından söz konusu sınava katılan kişilere geçici görev yolluğu ödenmesine imkân bulunmamaktadır. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>43.2. Mali hizmetler uzmanlığı sınavına girenlere harcırah ödenir mi? 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “Görevlerine ait mesleki ve sıhhi yeterliklerinin tespiti veya kurumlarınca görülecek lüzum üzerine imtihan için gönderilenlere, gidiş ve dönüşleri için yol masrafı ve gündelik ile bu amaçla gönderildikleri yerde geçen sürenin en çok yedi günü için gündelik ödenir.” hükmüne yer verilmiştir. Ancak, mali hizmetler uzman yardımcılığı sınavına sadece bir kurumun personeli değil diğer kurumların personeli de girmekte ve sınav sonucunda da farklı kurumlardaki kadrolara atama yapılabilmektedir. Diğer bir ifadeyle, söz konusu sınavın sadece bir kurumu ilgilendiren bir sınav olmaması, genel mahiyette bir sınav olması ve sınav sonucunda ilgililerin kendi kurumlarına atanma zorunluluklarının bulunmaması nedeniyle, mali hizmetler uzman yardımcılığı sınavının anılan maddede yer alan sınav kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından söz konusu sınava katılanlara harcırah ödenmesinin olanaklı olmadığını ifade edebiliriz. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>43.3. Gelir uzman yardımcılığı ve milli emlak uzman yardımcılığı (vb.) özel sınavlarına katılanlara harcırah ödenir mi? Konu ile ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca verilen görüş yazılarında yer aldığı üzere; 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun “Ehliyet tespiti, imtihan, hava değişimi ve tedavi için başka yere gönderilenler” başlıklı 18’inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “Görevlerine ait mesleki ve sıhhi yeterliklerinin tespiti veya kurumlarınca görülecek lüzum üzerine imtihan için gönderilenlere, gidiş ve dönüşleri için yol masrafı ve gündelik ile bu amaçla gönderildikleri yerde geçen sürenin en çok yedi günü için gündelik ödenir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, sınav amacıyla başka bir yere gidenlere harcırah verilebilmesi, personelin sınava katılmasının kurumlarınca gerek görülmesi halinde mümkün bulunmaktadır. Bununla birlikte, milli emlak uzmanı ve muhasebe uzmanı (vb.) olunabilmesi için sadece buna ilişkin özel sınavlara girme zorunluluğu bulunmamaktadır. Çünkü, söz konusu özel sınavlar haricinde kariyer meslek sınavları sonucunda da gelir uzmanı, milli emlak uzmanı ve muhasebe uzmanı (vb). olabilme imkanı bulunmaktadır. Bu itibarla, anılan uzmanlıklara katılan personele geçici görev yolluğu ödenmesinin mümkün bulunmadığını anılan Bakanlık görüşü ışığında ifade edebiliriz. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>43.4. Kurumların yükselme sınavına katılan personele harcırah ödenir mi? 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 18’inci maddesinin (a) fıkrasında, “Görevlerine ait mesleki ve sıhhi yeterliklerinin tespiti veya kurumlarınca görülecek lüzum üzerine imtihan için gönderilenlere, gidiş ve dönüşleri için yol masrafı ve gündelik ile bu amaçla gönderildikleri yerde geçen sürenin en çok yedi günü için gündelik ödenir.” hükmü yer almaktadır. Bu hukuki düzenleme uyarınca, İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü’nde görev yapan bir personelin Ankara’da yapılan şeflik yazılı sınavına katılmasından dolayı adı geçene 6245 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinin (a) bendi hükmü dikkate alınarak yol gideri ve gündelik ödenmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak bu hükme göre, kurumlarınca yükselme sınavına girmek üzere memuriyet mahalli dışına gönderilenlere gönderildikleri yerde geçen sürenin en çok yedi günü için gündelik ödenmesi mümkün bulunmaktadır. Raporlu olan personelin görevde yükselme sınavına katılması durumunda ise, yapılan görevde yükselme sınavına katılan ancak bu tarihte raporlu bulunan personelin raporlu olduğu sürede memuriyetle olan ilişkisi devam ettiğinden söz konusu sınava katılmış olması koşuluyla 6245 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinin (a) fıkrası hükmünün uygulanarak kendisine geçici görev yolluğu ödenmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak harcırah alınabilmesi için sınavın memuriyet mahalli dışında yapılmış olması gerekliliğine de dikkat edilmesi gerekir. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>43.5. Kursa kayıt amacıyla gidilmesi veya kurs sürecinde aralarda gidiş-dönüş yapılması durumlarında gündelik ödenir mi? 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 18’inci maddesinde; memurlardan, kurumlarınca görülecek gerek üzerine sınav için başka yerlere gönderilenlere gidiş-dönüş için yol gideri ve yolda geçen günler ile gidilen yerde kalınan günlerin en çok yedi gün için gündelik ödeneceği belirtilmiş, 37’nci maddesinde ise, mesleki bilgilerini artırmak amacıyla görev yerlerinden başka yerlerde açılan kurs veya okullara gönderilenlere verilecek gündeliklere ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Bu duruma göre, kursun öğretim süresi içinde yapılmakta olan dönem sınavları nedeniyle sınava başka yerlerden gelip katılanlara, geliş-dönüş yol gideri ve yolda geçen günler için gündelik verilmekle beraber sınav süresince de kurs gündeliğinin ödenmesi gerekir. Ancak, söz konusu 18’inci madde hükmüne göre, gündelik ve yol gideri verilebilmesi için ilgililerin kurumlarınca görülecek gerek üzerine sınav için başka yerlere gönderilmesi şartı arandığında, kesin kayıt yaptırmak için gerekli belgeleri tamamlamak üzere görev yerlerine gidip-gelen kursiyerlere geçici görev yolluğu ödenmesi mümkün değildir. Bunlara ilave olarak, harcırah ödenebilmesine konu sınavların memuriyet mahalli dışı sayılan ve başka yer olarak adlandırılan yerlerde yapılması gerekliliğidir. Yoksa, memuriyet mahalli içinde yapılan sınavlara katılanlara diğer koşullar sağlansa bile harcırah ödenmesi söz konusu olmayacaktır. Ayrıca, 31.12.2005 tarihli ve 26040 3’üncü mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Merkezî Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği ile yurt içi geçici görev yolluklarının ödenmesinde; görevlendirme yazısının ve yurt içi geçici görev yolluğu bildiriminin ödeme belgesine bağlanması gerektiği belirtilmiştir. </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>43.6. Kursa iştirak halinde ödeme aşamasında belge ibrazı yapılır mı? Yukarıda yer verilen yasa maddesinde görüldüğü üzere, görevleri ile ilgili mesleki yeterliliğin tespiti ya da kurumlarınca görülecek lüzum üzerine imtihan (sınav) için gönderilenlere gidiş ve dönüşleri için yol masrafı ve gündelik ile bu amaçla gönderildikleri yerde geçen sürenin en çok yedi günü için gündelik ödenmesi gerekmektedir. Süreçte, bu ödemelerin sınav günü/günleri ile yolda geçen sürelerle sınırlı tutulması gerekmektedir. Ayrıca, sınavına katılan personele harcırah ödenebilmesi için memurun ilgili sınava katılmış olması gerekmektedir. Nitekim Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin 27’nci maddesinde “Yolluklara ilişkin diğer hükümlere” de yer verilmiş olup, Yönetmeliğin 22’nci maddesinde açıklanan hususlara ilave olarak, aynı Yönetmeliğin 27’nci maddesinde sayılan belgelerin de harcama belgeleri arasına eklenmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, söz konusu maddede; “…e) Görevine ait mesleki ve sıhhi yeterliliklerinin tespiti veya kurumlarınca görülecek lüzum üzerine sınav için gönderilenler ile yurt içinde mesleki bilgilerini artırmak amacıyla memuriyet mahalli dışında açılan kurs veya okullara gönderilenlerin söz konusu sınav veya kursa katıldığını gösteren belgenin,” ödeme belgesine bağlanması gerektiğine yönelik düzenlemede de açık bir şekilde söz konusu belgenin ödeme sürecinde gerekliliğine dikkat çekildiğini görmekteyiz.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>HARCIRAH</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/sinavlara-katilan-memurlarin-harcirahinda-merak-edilenler</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/06/sinavlara_katilan_memurlarin_harcirahinda_merak_edilenler_h31159_2323d.jpg" type="image/jpeg" length="38549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Refekat izni kullananlara sosyal denge tazminatı ödenmez]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/refekat-izni-kullananlara-sosyal-denge-tazminati-odenmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/refekat-izni-kullananlara-sosyal-denge-tazminati-odenmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Denetçiliği Kurumu, refakat izni kullananlara sosyal denge tazminatı ödenemeyeceği yönünde karar verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 style="text-align:justify"><strong>REFAKAT İZNİNDE SOSYAL DENGE TAZMİNATI KESİLEBİLİR — OMBUDSMAN TALEBİ REDDETTİ</strong></h2>

<p></p>

<p style="text-align:justify"><em>Kamu Denetçiliği Kurumu | Karar No: 2026/6596-S.26.9191 | 17.04.2026</em></p>

<p style="text-align:justify">Muş İl Özel İdaresi'nde görev yapan bir kamu görevlisi, eşinin ağır hastalığı nedeniyle 16 Ağustos – 23 Kasım 2024 tarihleri arasında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105. maddesi kapsamında refakat izni kullandı. Üç hekim imzalı ve yatarak tedaviye dayalı bu 99 günlük izin süresinde kurum, herhangi bir bildirim yapmaksızın 2024 yılına ait sosyal denge tazminatından toplam 34.151,27 TL kesti. Durumu tesadüfen öğrenen memur, kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi talebiyle Kamu Denetçiliği Kurumu'na (Ombudsman) başvurdu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Başvuranın İddiaları</strong></p>

<p style="text-align:justify">Başvuran; Anayasa uyarınca devlet memurlarının mali haklarının kanunla düzenlenmesi gerektiğini, sosyal denge tazminatının yasal dayanağında refakat izni dönemlerinde ödeme yapılmayacağına dair açık ve bağlayıcı bir hükmün bulunmadığını öne sürdü. Sosyal Denge Sözleşmesi'nin ilgili maddesini hem hukuka hem hakkaniyete aykırı bularak 34.151,27 TL'nin yasal faiziyle iadesi talebinde bulundu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kesinti Nasıl Hesaplandı?</strong></p>

<p style="text-align:justify">İdare, 99 günlük refakat izninin tamamı için aylık bazda şu kesintileri uyguladı:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">15 Eylül 2024: 30 gün → 10.348,87 TL</li>
 <li style="text-align: justify;">15 Ekim 2024: 30 gün → 10.348,87 TL</li>
 <li style="text-align: justify;">15 Kasım 2024: 30 gün → 10.348,87 TL</li>
 <li style="text-align: justify;">15 Aralık 2024: 9 gün → 3.104,66 TL</li>
 <li style="text-align: justify;"><strong>Toplam: 34.151,27 TL</strong></li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>İdarenin Savunması</strong></p>

<p style="text-align:justify">Muş İl Özel İdaresi, Bem-Birsen Sendikası ile 31.12.2024'te imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi'nin 5/g maddesine dayandı. Bu maddede; mazeret izinleri, sevkli olunan süreler ve refakat izinlerine ilişkin çalışılmayan günlere sosyal denge tazminatı ödenemeyeceği açıkça düzenlenmiştir. İdare ayrıca bu uygulamanın 2015 yılından bu yana kesintisiz sürdürüldüğünü ve söz konusu sözleşme hükmünün yalnızca başvurana yönelik oluşturulmadığını vurguladı.</p>

<p style="text-align:justify">İdare, Sayıştay'ın iki emsal kararına da atıfta bulundu: 6. Daire'nin 14.12.2017 ve 7. Daire'nin 28.04.2021 tarihli kararlarında, fiilen çalışılmayan izinli ve raporlu günlere yapılan sosyal denge ödemelerinin kamu zararı oluşturduğu tespit edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Ombudsman'ın Değerlendirmesi ve Kararı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçisi Şerif Yılmaz'ın hazırladığı ret önerisi, Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca tarafından benimsendi. Kararda üç temel gerekçeye yer verildi:</p>

<p style="text-align:justify">Birincisi; kanun koyucunun sosyal denge tazminatını idarenin takdir yetkisine bıraktığı ve bu yetkinin sözleşme özerkliği çerçevesinde kullanılmasına imkân sağlandığı saptandı. İkincisi; sözleşmenin 5/g maddesinin refakat izinleri dahil fiilen çalışılmayan tüm günleri açıkça kapsadığı belirlendi. Üçüncüsü; yerleşik Sayıştay içtihadı uyarınca çalışılmayan günlere ödeme yapılmasının kamu zararı oluşturacağı ve idarenin bu zararı önleme sorumluluğu taşıdığı vurgulandı.</p>

<p style="text-align:justify">Ombudsman, sosyal denge tazminatının maaş gibi asli bir mali hak olmadığını, kazanılmış hak niteliği taşımadığını ve yalnızca sözleşmede öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde doğduğunu da kayıt altına aldı.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç olarak başvuranın refakat izni kullandığı sürelerde sosyal denge tazminatından kesinti yapılmasının mevzuata, hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı sonucuna varılarak <strong>başvuru reddedildi.</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>İyi Yönetim İlkesine Aykırılık Tespiti</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ombudsman, esastan ret kararına rağmen idarenin tutumunda bir usul eksikliği saptadı: İdare, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi mercilere, hangi sürede başvurabileceğini göstermemişti. Bu durum, "karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi" ilkesinin ihlali olarak değerlendirildi ve idarenin bundan böyle bu ilkeye uyması beklentisi dile getirildi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sonuç: Kamu Görevlileri Ne Yapabilir?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bu karar, sözleşmeli sosyal denge uygulamalarında önemli bir çerçeve çizmektedir. İdare ile sendika arasında imzalanan sözleşmeler, fiilen çalışılmayan günleri —refakat izni dahil— kapsam dışında tutabilmektedir. Hakkının ihlal edildiğini düşünen kamu görevlileri, Ombudsman yolunun tüketilmesinin ardından görevli ve yetkili idare mahkemelerinde dava açma hakkını korumaktadır.</p>

<hr />
<p style="text-align:justify"><em>Kaynak: T.C. TBMM Kamu Denetçiliği Kurumu, Karar Sayısı: 2026/6596-S.26.9191, Karar Tarihi: 17.04.2026</em></p>

<fieldset>
<p style="text-align:justify"></p>
</fieldset>

<p style="text-align:justify"><meta charset="UTF-8"><meta name="viewport" content="width=device-width, initial-scale=1.0"></p>
<title></title>
<style type="text/css">@import url('https://fonts.googleapis.com/css2?family=Playfair+Display:wght@700;900&family=Source+Serif+4:ital,wght@0,300;0,400;0,600;1,300;1,400&family=JetBrains+Mono:wght@400;500&display=swap');

  :root {
    --ink: #1a1208;
    --paper: #f9f4ec;
    --accent: #c0392b;
    --rule: #2c1e0f;
    --muted: #6b5c45;
    --highlight: #fff3cd;
    --border: #d4c4a8;
  }

  * { margin: 0; padding: 0; box-sizing: border-box; }

  body {
    background: var(--paper);
    color: var(--ink);
    font-family: 'Source Serif 4', Georgia, serif;
    font-weight: 300;
    line-height: 1.75;
  }

  /* ── Masthead ── */
  .masthead {
    border-top: 5px solid var(--rule);
    border-bottom: 3px double var(--rule);
    text-align: center;
    padding: 18px 20px 14px;
    background: var(--paper);
  }
  .site-name {
    font-family: 'Playfair Display', serif;
    font-size: clamp(1.4rem, 4vw, 2.2rem);
    font-weight: 900;
    letter-spacing: .06em;
    text-transform: uppercase;
    color: var(--rule);
  }
  .site-tagline {
    font-family: 'Source Serif 4', serif;
    font-size: .75rem;
    letter-spacing: .18em;
    text-transform: uppercase;
    color: var(--muted);
    margin-top: 4px;
  }

  /* ── Section label ── */
  .section-bar {
    background: var(--rule);
    color: #f9f4ec;
    font-family: 'JetBrains Mono', monospace;
    font-size: .7rem;
    letter-spacing: .22em;
    text-transform: uppercase;
    padding: 5px 24px;
  }

  /* ── Article wrapper ── */
  .article-wrap {
    max-width: 760px;
    margin: 0 auto;
    padding: 40px 24px 60px;
  }

  /* ── Kicker ── */
  .kicker {
    font-family: 'JetBrains Mono', monospace;
    font-size: .68rem;
    letter-spacing: .2em;
    text-transform: uppercase;
    color: var(--accent);
    border-left: 3px solid var(--accent);
    padding-left: 10px;
    margin-bottom: 16px;
  }

  /* ── Headline ── */
  h1 {
    font-family: 'Playfair Display', serif;
    font-size: clamp(1.7rem, 5vw, 2.8rem);
    font-weight: 900;
    line-height: 1.18;
    color: var(--rule);
    border-bottom: 2px solid var(--rule);
    padding-bottom: 16px;
    margin-bottom: 16px;
  }

  /* ── Deck / lead ── */
  .deck {
    font-size: 1.08rem;
    font-weight: 400;
    font-style: italic;
    color: #3d2c18;
    margin-bottom: 22px;
    line-height: 1.6;
  }

  /* ── Meta bar ── */
  .meta {
    display: flex;
    flex-wrap: wrap;
    gap: 8px 20px;
    align-items: center;
    border-top: 1px solid var(--border);
    border-bottom: 1px solid var(--border);
    padding: 10px 0;
    margin-bottom: 32px;
    font-family: 'JetBrains Mono', monospace;
    font-size: .68rem;
    letter-spacing: .1em;
    color: var(--muted);
    text-transform: uppercase;
  }
  .meta .tag {
    background: var(--rule);
    color: var(--paper);
    padding: 2px 8px;
    font-size: .62rem;
    letter-spacing: .14em;
  }

  /* ── Pull quote ── */
  .pull {
    border-left: 4px solid var(--accent);
    margin: 32px 0;
    padding: 14px 20px;
    background: #fdf5e4;
  }
  .pull p {
    font-family: 'Playfair Display', serif;
    font-size: 1.15rem;
    font-style: italic;
    line-height: 1.5;
    color: var(--rule);
  }

  /* ── Info box ── */
  .infobox {
    border: 1.5px solid var(--border);
    border-top: 4px solid var(--rule);
    padding: 20px 22px;
    margin: 30px 0;
    background: #fefaf3;
  }
  .infobox-title {
    font-family: 'Playfair Display', serif;
    font-size: .9rem;
    font-weight: 700;
    text-transform: uppercase;
    letter-spacing: .08em;
    color: var(--rule);
    margin-bottom: 12px;
    border-bottom: 1px solid var(--border);
    padding-bottom: 8px;
  }
  .infobox ul { padding-left: 18px; }
  .infobox li {
    margin-bottom: 7px;
    font-size: .88rem;
    line-height: 1.5;
  }
  .infobox li strong { color: var(--rule); }

  /* ── Body text ── */
  p {
    margin-bottom: 20px;
    font-size: .97rem;
  }
  p:first-of-type::first-letter {
    font-family: 'Playfair Display', serif;
    font-size: 3.8rem;
    font-weight: 900;
    float: left;
    line-height: .8;
    margin: 4px 8px 0 0;
    color: var(--rule);
  }

  /* ── Highlight span ── */
  mark {
    background: var(--highlight);
    padding: 1px 3px;
    color: inherit;
  }

  /* ── Karar kutusu ── */
  .verdict {
    background: var(--rule);
    color: var(--paper);
    padding: 22px 26px;
    margin: 34px 0;
  }
  .verdict .v-label {
    font-family: 'JetBrains Mono', monospace;
    font-size: .65rem;
    letter-spacing: .22em;
    text-transform: uppercase;
    opacity: .7;
    margin-bottom: 6px;
  }
  .verdict .v-text {
    font-family: 'Playfair Display', serif;
    font-size: 1.05rem;
    font-style: italic;
    line-height: 1.55;
  }

  /* ── Rule ── */
  hr {
    border: none;
    border-top: 1px solid var(--border);
    margin: 36px 0;
  }

  /* ── Footer ── */
  footer {
    border-top: 3px double var(--rule);
    text-align: center;
    padding: 16px;
    font-family: 'JetBrains Mono', monospace;
    font-size: .65rem;
    letter-spacing: .12em;
    color: var(--muted);
    text-transform: uppercase;
  }
</style>
<div class="section-bar" style="text-align:justify">Ombudsman Kararları</div>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ</p>

<p style="text-align:justify">KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU</p>

<p style="text-align:justify">(OMBUDSMANLIK)</p>

<p style="text-align:justify">SAYI : 2026/6596-S.26.9191</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURU NO : 2025/20430</p>

<p style="text-align:justify">KARAR TARİHİ : 17/04/2026</p>

<p style="text-align:justify">RET KARARI</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURAN</p>

<p style="text-align:justify">Adres</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURUYA KONU İDARE : MUŞ İL ÖZEL İDARESİ</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURUNUN KONUSU : Kesilen Sosyal Denge Tazminatının yasal faiziyle birlikte tarafına iade edilmesi talebi hakkındadır.</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURU TARİHİ : 12/11/2025</p>

<p style="text-align:justify">I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ</p>

<p style="text-align:justify">1. Kurumumuza yaptığı başvuruda başvuran, Muş İl Özel İdaresinde görev yaptığını, eşinin hastalığı nedeniyle, 16.08.2024 – 23.11.2024 tarihleri arasında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105 inci maddesinin son fıkrası ile 29.10.2011 tarihli ve 28099 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 10 uncu maddesi uyarınca, üç hekim imzalı ve yatarak tedaviye dayalı refakat izni kullandığını, bu süre zarfında eşinin hastanede yatarak tedavisinin devam etmiş olmasına ve usulüne uygun şekilde refakat izni bulunmasına rağmen, Kurumu tarafından herhangi bir yazılı ya da sözlü bildirim yapılmaksızın, 2024 yılına ait özlük haklarından olan Sosyal Denge Tazminatından 34.151,27TL tutarında kesinti yapıldığını, bu durumu da tesadüfen öğrendiğini belirtmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">2024 yılında sözleşme ile “657 sayılı Kanun kapsamında olan mazeret izinli süreler (7 güne kadar olan mazeret izinleri hariç), sevkli olunan ve refakat izinlerine ilişkin durumlarda çalışılmayan günlere ilişkin Sosyal Denge Tazminatı ödemesi yapılamaz.” şeklinde bir hüküm getirildiğini ancak Anayasa uyarınca devlet memurlarının özlük ve mali haklarının Kanunla düzenlenmesi gerektiğini, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin ise 4688 sayılı Kanun ve 375 sayılı KHK çerçevesinde belirlendiğini; Sosyal Denge Tazminatının dayanağı olan mevzuatta, refakat izni kullanılan sürelerde sosyal denge tazminatının ödenmeyeceğine ilişkin açık ve bağlayıcı bir kanuni düzenleme bulunmadığını ileri sürerek, 16.08.2024 – 23.11.2024 tarihleri arasında, usulüne uygun refakat izni kullandığı hâlde hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde kesilen 34.151,27TL Sosyal Denge Tazminatının yasal faiziyle birlikte tarafına iade edilmesini talep etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI</p>

<p style="text-align:justify">2. Başvuruya konu iddia hakkında istenen bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Muş İl Özel İdaresi tarafından gönderilen 09.02.2026 tarihli ve ^^^M sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;</p>

<p style="text-align:justify">2.1. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32. Maddesi ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesi uyarınca Sosyal Denge Sözleşmesinin ödenmesi hususunda idareye takdir yetkisi tanındığı ve idarenin bu çerçevede en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası ile sözleşme yapılabileceğinin hüküm altına alındığı, bu kapsamda İdare ile Bem-Birsen Sendikası arasında Sosyal denge sözleşmesinin 31.12.2024 tarihinde imzalandığı, Sosyal Denge Sözleşmesinin Kapsamı ve Yararlanma Koşulları Başlığı kısmının, e) Fıkrasında; 657 sayılı devlet memurları kanununa tabi olarak kurumda çalışan memurlar ve kadro karşılığı sözleşmeli çalıştırılan personellerin almış oldukları sağlık kurulu ve istirahat raporlarında (heyet raporu) aşağıda belirtilen süreler kadar sosyal denge tazminatı ödemesi yapılamayacağının belirtildiği, *1-5 gün istirahat ve rapor alanlara 5 gün, *6-10 gün istirahat ve rapor alanlara 10 gün, *11-20 gün istirahat ve rapor alanlara 20 gün, *21- 30 gün istirahat ve rapor alanlara 30 gün,</p>

<p style="text-align:justify">2.2. İdarenin ödeme yapma hususundaki takdir yetkisini, personelin disiplin ve performans durumuna göre belirleyebileceğinden idarece, kamu yararı gözetilmesi amacıyla, kurumun hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak ve hizmetlerimizde aksaklıklara yol açılmaması ve personelin işe devamını teşvik etmek amacıyla, İdare ve Bem-Birsen Sendikası arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinin Kapsamı ve Yararlanma Koşulları Başlığı kısmının e) Fıkrası Sosyal Denge Sözleşmesine eklendiği,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">2.3. Sosyal Denge Sözleşmesinin ödenmesi hususunda idareye takdir yetkisi tanındığı ve idare ödeme yapma hususundaki takdir yetkisini, personelin disiplin ve performans durumuna göre belirleyebileceğinden, bu amaçla idarece 2015 ve 2025 yılları arasında olan tüm sosyal denge sözleşmelerimizde, raporlu günlerde sosyal denge ödemesi yapılamayacağının belirtildiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.4. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebileceği, Sosyal Denge Sözleşmesinin ödenmesi hususunda idareye takdir yetkisi tanındığı ve idarenin bu çerçevede en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası ile sözleşme yapılabileceğinin mevzuatta hüküm altına alındığı,</p>

<p style="text-align:justify">2.5. Başvuranın eşinin tedavisi için 16.08.2024 - 23.11.2024 tarihleri arasında kullandığı doksan dokuz (99) gün Refakatçi Raporu izinleri için idarece;</p>

<p style="text-align:justify">- 15.09.2024 tarihinde 30 gün (10.348.87 TL)</p>

<p style="text-align:justify">- 15.10.2024 tarihinde 30 gün (10.348.87 TL)</p>

<p style="text-align:justify">- 15.11.2024 tarihinde 30 gün (10.348.87 TL)</p>

<p style="text-align:justify">- 15.12.2024 tarihinde 9 gün (3.104.66 TL)</p>

<p style="text-align:justify">Toplamda 34.151.27 TL Sosyal Denge kesintisi yapıldığı,</p>

<p style="text-align:justify">2.6. Raporlu ve İzinli günlerde ödenen Sosyal Denge Ödemesinin Kamu Zararına yol açıldığı ile ilgili T.C. Sayıştay Başkanlığı Daire No:6 Karar Tarihi:14.12.2017 kararında fiilen çalışılmayan izinli ve raporlu günler için Sosyal denge ödemesi yapılmaması gerekirken kesilmeyen Sosyal Denge ödemesi için kamu zararının faiziyle birlikte ödenmesi kararı ve yine T.C. Sayıştay Başkanlığı Daire No:7 Dosya No:44944 - 28.04.2021 Tutanak tarihli kararında, bir takvim yılı içinde kullanılan hastalık izin sürelerinin toplamının 7 günü aşması halinde 1 gün dahi olsa raporun alındığı ayda Sosyal Denge Ödemesi yapılamayacağı ve Sosyal Denge Tazminatı ödenmesi neticesinde oluşan Kamu Zararının tazmine ilişkin hükmün tasdikine 28.04.2021 tarih ve 49569 sayılı tutanakla karar verildiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.7. Başvuranın, Kurumun bugüne kadar hiçbir personele uygulamadığı uygulamanın tarafına uygulandığı ve eşinin sağlık sorunlarının kullanılarak tarafına karşı baskı yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, 657 sayılı Kanuna tabi olarak kurumda çalışan memurlar ve kadro karşılığı sözleşmeli çalıştırılan personellerin almış oldukları sağlık kurulu ve istirahat raporlarında (heyet raporu) belirtilen süreler kadar sosyal denge tazminatı ödemesi yapılamayacağının, 2015 yılından beri imzalanan tüm Sosyal Denge Sözleşmelerinde yer aldığı ve uygulandığı, personelin belirtiği uygulamanın 2024 yılında sadece kendisi için getirilen bir uygulama olmadığı,</p>

<p style="text-align:justify">açıklamalarına yer verilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">111. İLGİLİ MEVZUAT</p>

<p style="text-align:justify">3. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,</p>

<p style="text-align:justify">4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”,</p>

<p style="text-align:justify">5. 27.06.1986 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15 inci maddesi; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir”</p>

<p style="text-align:justify">6. 25.06.2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32 nci maddesi; “27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.</p>

<p style="text-align:justify">Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.”</p>

<p style="text-align:justify">7. Muş İl Özel İdaresi ile BEM-BİR-SEN Arasında Akdedilen Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinin “Sözleşmenin Kapsamı ve Yararlanma Koşulları” başlıklı 5 inci maddesi;</p>

<p style="text-align:justify">“… f) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak kurumda çalışan Memurlar ve kadro karşılığı Sözleşmeli çalıştırılan personellerin almış oldukları istirahat ve Sağlık Kurulu Raporlarından (Heyet Raporu), aşağıda belirtilen süreler kadar Sosyal Denge Tazminatı ödemesi yapılmaz.</p>

<p style="text-align:justify">• 1-5 gün arası istirahat ve rapor alanlara 5 gün,</p>

<p style="text-align:justify">• 6-10 gün arası istirahat ve rapor alanlara 10 gün,</p>

<p style="text-align:justify">• 11-20 gün arası istirahat ve rapor alanlara 20 gün,</p>

<p style="text-align:justify">• 21-30 gün arası istirahat ve rapor alanlara 30 gün.</p>

<p style="text-align:justify">g) 657 sayılı kanun kapsamında olan mazeret izinli süreler, sevkli olunan süreler ve refakat izinlerine ilişkin durumlarda çalışılmayan günlere ilişkin Sosyal Denge Tazminatı ödemesi yapılmaz.”</p>

<p style="text-align:justify">düzenlemelerine yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">IV. KAMU DENETÇİSİ ŞERİF YILMAZ’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ</p>

<p style="text-align:justify">8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE</p>

<p style="text-align:justify">A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme</p>

<p style="text-align:justify">9. Başvuran özetle; usulüne uygun refakat izni kullandığı hâlde hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde kesilen 34.151,27TL Sosyal Denge Tazminatının yasal faiziyle birlikte tarafına iade edilmesini talep etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">10. Belediyeler, bağlı kuruluşları ve il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında kamu görevlisi sayılan personelin sosyal denge tazminatından yararlandırılması mümkündür. Anılan tazminatın aylık tutarı, ilgili mevzuatta belirlenen tavanı aşmamak kaydıyla, idare ile en çok üyeye sahip yetkili sendika arasında yapılacak sözleşme hükümleri çerçevesinde belirlenmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">11. Bu kapsamda kanun koyucu, sosyal denge tazminatının ödenmesi hususunda idareye takdir yetkisi tanımış; bu yetkinin sınırlarının ise sözleşme özerkliği çerçevesinde belirlenmesine imkân sağlamıştır. Şikâyet başvurusu dosyasının incelenmesinde; İl Özel İdaresi ile yetkili sendika arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi’nin 5 inci maddesinin (g) fıkrasında, 657 sayılı Kanun kapsamındaki mazeret ve refakat izinleri dâhil olmak üzere fiilen çalışılmayan günler için sosyal denge tazminatı ödenmeyeceğinin açık bir biçimde düzenlendiği anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">12. Nitekim yerleşik Sayıştay denetim ve kararlarında da sosyal denge tazminatının fiilen görev yapılan süreler esas alınarak ödenmesi gerektiği, çalışılmayan (izinli veya raporlu) dönemler için yapılan ödemelerin kamu zararı teşkil edeceği vurgulanmaktadır. Bu çerçevede, idarenin aksi yönde işlem tesis etmesinin mümkün olmadığı; şikayet konusu kesinti işleminin yalnızca bir takdir yetkisinin kullanımı olarak değil, aynı zamanda kamu zararının önlenmesine yönelik bir sorumluluk olarak da değerlendirmek gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">13.Başvuranın, refakat izninin bir özlük hakkı olduğu ve bu süre zarfında mali haklarının kısıtlanamayacağı yönündeki iddiasına karşılık; sosyal denge tazminatının, maaş ve benzeri asli mali haklardan farklı olarak, idarenin bütçe imkânlarına ve sözleşme hükümlerine bağlı, koşullu bir ek ödeme niteliğinde olduğu açıktır. Bu yönüyle söz konusu ödeme, süreklilik arz eden ve kazanılmış hak teşkil eden bir mali hak olmayıp, ancak sözleşmede öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde doğmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">14.Yukarıda açıklanan tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde; idare ile yetkili sendika arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi hükümleri uyarınca, başvuranın refakat izni kullandığı sürelerde sosyal denge tazminatından kesinti yapılmasına ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, bu itibarla idarece tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme</p>

<p style="text-align:justify">15.İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İyi yönetim ilkeleri" başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye uyması beklenmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</p>

<p style="text-align:justify">16.14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede görevli ve yetkili mahkemelerde yargı yolu açıktır.</p>

<p style="text-align:justify">VII. KARAR</p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,</p>

<p style="text-align:justify">Kararın BAŞVURANA ve MUŞ İL ÖZEL İDARESİNE tebliğine,</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Mehmet AKARCA Kamu Başdenetçisi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>MAHALLİ İDARELER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/refekat-izni-kullananlara-sosyal-denge-tazminati-odenmez</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/08/indir-1.webp" type="image/jpeg" length="93470"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yıllık izin sonrası göreve başlamadan memur yıllık izin alabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-izin-sonrasi-goreve-baslamadan-memur-yillik-izin-alabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-izin-sonrasi-goreve-baslamadan-memur-yillik-izin-alabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[yıllık izin kullanan memur yıllık izin bitiminde işe başlamadan yeniden yıllık izin alabilir mi, izin sonrası yeniden yıllık izin almak mümkünmü]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<h2 style="text-align:justify">Yıllık izin sonrası göreve başlamadan memur yıllık izin alabilir mi?</h2>

<h2 style="text-align:justify"></h2>

<h3 style="text-align:justify">ÖZET: Memurun fiilen göreve başlamadan yeniden aylıksız izin veya yıllık izin kullanıp kullanamayacakları hk. (26/06/2013-8489)</h3>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 102 inci maddesinde; “Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (On yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti onyıldan fazla olanlar için 30 gündür. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.” hükmü ve 103 üncü maddesinde; “Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir. Birbirini izliyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer…” hükmü yer almakta olup, mezkur hükümden de görüleceği üzere yıllık izinlerin kullanımında amirlerin takdir hakkı bulunmaktadır. Diğer taraftan, mezkur Kanunun “Bilgilerini artırmak için yabancı memlekete gönderilenlerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 79 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Sürelerinin bitiminde görevlerine başlamıyanlar çekilmiş sayılırlar. Bu suretle çekilmiş sayılanlar aylık ve yol giderleri de dahil olmak üzere kendilerine kurumlarca yapılmış bulunan bütün masrafları iki kat olarak ödemeye mecburdurlar.” hükmüne yer almaktadır. Öte yandan, aynı Kanunun 108 inci maddesinin (D) bendinde; “Özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kendilerine aylıksız izin verilenler de dâhil olmak üzere burslu olarak ya da bütçe imkânlarıyla yetiştirilmek üzere yurtdışına gönderilen veya sürekli görevle yurtiçine ya da yurtdışına atanan veya en az altı ay süreyle yurtdışında geçici olarak görevlendirilen memurlar veya diğer personel kanunlarına tâbi olanlar ile yurtdışına kamu kurumlarınca gönderilmiş olan öğrencilerin memur olan eşleri ile 77 nci maddeye göre izin verilenlerin memur olan eşlerine görev veya öğrenim süresi içinde aylıksız izin verilebilir.” hükmü, (E) bendinde; “Memura, yıllık izinde esas alınan süreler itibarıyla beş hizmet yılını tamamlamış olması ve isteği hâlinde memuriyeti boyunca ve en fazla iki defada kullanılmak üzere, toplam bir yıla kadar aylıksız izin verilebilir. Ancak, sıkıyönetim, olağanüstü hâl veya genel hayata müessir afet hâli ilan edilen bölgelere 72 nci madde gereğince belli bir süre görev yapmak üzere zorunlu olarak sürekli görevle atananlar hakkında bu bölgelerdeki görev süreleri içinde bu fıkra hükmü uygulanmaz.” hükmü ve (F) bendinde; “Aylıksız izin süresinin bitiminden önce mazereti gerektiren sebebin ortadan kalkması hâlinde, on gün içinde göreve dönülmesi zorunludur. Aylıksız izin süresinin bitiminde veya mazeret sebebinin kalkmasını izleyen on gün içinde görevine dönmeyenler, memuriyetten çekilmiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu bağlamda, gerek mezkur 79 uncu madde gerekse de 108/F maddesi hükümlerinden de görüleceği üzere memurların bu sürelerin sonunda geçerli bir mazereti olmadıkça göreve dönmeleri yasal bir zorunluluk haline getirilmiş olup, bu zorunluluk yerine getirilmeden yeni bir izin hakkı verilmesinin mümkün olamayacaktır. Ayrıca yıllık izinler en fazla birbirini izleyen iki yıl için kullandırılabildiğinden iki yıl ve üstü ücretsiz izin sonraları için doğmaması muhtemel izin haklarının önceden bir idari onayla kullandırılmasına imkan bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Yukarda yer verilen hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; -Yurtdışına yüksek lisans eğitimine gönderilen personelinize eğitime gönderilmeden önce veya eğitim sırasındayken ücretsiz izin talebinde bulunması halinde eğitim süresinin bitiminden geçerli olmak üzere ücretsiz izin verilemeyeceği,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>-Benzer şekilde yurtiçinde veya yurtdışında ücretsiz izindeyken izin bitim tarihinde veya iznin kesilmesi suretiyle görevine başlamadan yıllık izin verilemeyeceği, değerlendirilmektedir.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İZİNLER</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-izin-sonrasi-goreve-baslamadan-memur-yillik-izin-alabilir-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/07/yillik_izin_sonrasi_goreve_baslamadan_memur_yillik_izin_alabilir_mi_h31214_ff007.jpg" type="image/jpeg" length="32310"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri-1</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2020 08:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="58758"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mevzuatinyeri]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>İndirim</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/foto-galeri/mevzuatinyeri</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2020 16:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/05/nnn.png" type="image/jpeg" length="73217"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
