<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>mevzuatinyeri</title>
    <link>https://www.mevzuatinyeri.com</link>
    <description>Mevzuatinyeri memur maaş, soruşturma, izin,harcırah, disiplin, misafirhaneler,memurlar haber,kamu mevzuatı,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss/sgk" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 15 Apr 2026 04:41:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss/sgk"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İstifa Eden Memur İkramiye Alabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/istifa-eden-memur-ikramiye-alabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/istifa-eden-memur-ikramiye-alabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstifa eden memurun ikramiye alıp alamayacağı; hizmet süresi, sigortalılık türü ve ayrılış şekline göre değişir. Her istifa ikramiye hakkı doğurmaz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong>İSTİFA EDEN MEMURA EMEKLİ İKRAMİYESİ ÖDENİR Mİ?</strong></h1>

<h2 style="text-align:justify">1. GENEL ÇERÇEVE</h2>

<p style="text-align:justify">Devlet memurlarının iş güvencesi ve sosyal haklar bakımından özel sektör çalışanlarına kıyasla ayrıcalıklı bir konumda bulunduğu bilinmekle birlikte, memuriyet statüsünden çıkış sonrasındaki emeklilik hakları zaman zaman ciddi belirsizliklere yol açmaktadır. Bu belirsizliklerin odağında ise emekli ikramiyesi hakkı yer almaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca emekli ikramiyesi, emekliye ayrılma ya da toptan ödeme yapılması halinde hak sahiplerine ödenen ve her tam fiili hizmet yılı karşılığında bir aylık tutarında hesaplanan bir ödemedir. Memuriyet statüsünden istifa yoluyla ayrılmak ise bu hakkın ne zaman ve hangi koşullarda doğacağı sorusunu beraberinde getirmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Konuya ilişkin yasal düzenlemeler, Anayasa Mahkemesi'nin birbirini izleyen iptal kararlarının ardından köklü biçimde yeniden şekillendirilmiş; mevcut çerçeve, 26 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6270 sayılı Kanun ile nihai halini almıştır.</p>

<h3 style="text-align:justify">2. YASAL DÜZENLEMELERİN GELİŞİMİ</h3>

<p style="text-align:justify">Tarihsel süreçte, memuriyetten ayrıldıktan sonra SSK (4/a) ya da Bağ-Kur (4/b) kapsamında çalışarak emekli olan kişilere memuriyet sürelerine karşılık ikramiye ödenmemekteydi. Bu uygulamanın yasal dayanağını, 2829 sayılı Kanun'un 12. maddesinde yer alan ve yalnızca son defa Emekli Sandığı'na tabi görevden emekliye ayrılanları kapsayan ifade oluşturuyordu.</p>

<p style="text-align:justify">Anayasa Mahkemesi, söz konusu düzenlemenin eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığına hükmederek önce bu ibareyi, ardından yapılan yeni düzenlemeyi de iptal etmiştir. Her iki iptal kararının gerekçeleri dikkate alınarak hazırlanan 6270 sayılı Kanun, bugün hâlâ yürürlükte olan sistemi ortaya koymuştur.</p>

<h3 style="text-align:justify">3. YALNIZCA MEMURİYET SÜRELERİYLE EMEKLİ OLANLAR</h3>

<p style="text-align:justify">Emekliliğe esas hizmet süresinin tamamı 5434 sayılı Kanun kapsamında geçmiş olan kişiler için mesele nispeten yalındır: Bu kişiler, memuriyet döneminde istifa etmiş olsalar dahi ileride emekli olduklarında tüm memuriyet süreleri için ikramiye almaya hak kazanırlar. Geçmişte birden fazla kez istifa edip yeniden göreve başlamış olmak bu hakkı ortadan kaldırmaz.</p>

<p style="text-align:justify">Başka bir deyişle, tüm çalışma yaşamı boyunca yalnızca Emekli Sandığı iştirakçisi olarak sigortalılık sürdürmüş ve herhangi bir dönemde SSK ya da Bağ-Kur kapsamına girmemiş olanlar için ikramiye hakkı, istifanın hukuki sonuçlarından bağımsız olarak korunmaktadır.</p>

<h4 style="text-align:justify">4. KARMA SİGORTALILIK DURUMUNDA İKRAMİYE HAKKI</h4>

<p style="text-align:justify">Memuriyet döneminin yanı sıra SSK veya Bağ-Kur kapsamında da çalışma süresi bulunan kişilerin emekliliği, 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesi çerçevesinde hizmet birleştirmesi yoluyla gerçekleşmektedir. Bu grupta, ikramiyeye hak kazanmanın ön koşulu daha belirleyici bir nitelik taşımaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">6270 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca bu kişilere memuriyet sürelerine ait ikramiyenin ödenebilmesi için, memuriyet görevinin 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen kıdem tazminatına hak kazandıran koşullardan biriyle sona ermiş olması gerekmektedir. Yasa koyucu bu tercihle, kamudaki ikramiye hakkını özel sektördeki kıdem tazminatı rejimiyle paralel bir mantığa oturtmayı amaçlamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Kıdem tazminatına hak kazandıran başlıca durumlar şunlardır:</p>

<p style="text-align:justify">• İşverenin, İş Kanunu'ndaki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık halleri dışında iş sözleşmesini sona erdirmesi</p>

<p style="text-align:justify">• İşçinin sağlık gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi</p>

<p style="text-align:justify">• Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla görevden ayrılma</p>

<p style="text-align:justify">• Yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanmak amacıyla ayrılma</p>

<p style="text-align:justify">• Prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi koşullarını tamamlayarak (yaş koşulu aranmaksızın) kendi isteğiyle işten ayrılma</p>

<p style="text-align:justify">• Kadının evlenme tarihinden itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle işten ayrılması</p>

<p style="text-align:justify">• Çalışanın ölümü</p>

<p style="text-align:justify">Sıradan istifa, bu sayılan durumlar arasında yer almadığından; karma sigortalılık geçmişine sahip bir kişinin yalnızca memuriyetten istifa etmiş olması, emekli ikramiyesine hak kazanması için tek başına yeterli değildir.</p>

<h4 style="text-align:justify">5. EMEKLİLİK İÇİN GEREKLİ HİZMET SÜRESİNİ DOLDURUP İSTİFA EDENLER</h4>

<p style="text-align:justify">Karma sigortalılık grubunda önemli bir istisna söz konusudur: Memur, emeklilik için aranan hizmet süresini doldurmuş olarak istifa etmişse, ileride hangi statüden emekli olursa olsun memuriyet dönemine ait ikramiyeyi alabilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bunun hukuki temeli, gerekli hizmet yılını tamamlayarak ayrılmanın İş Kanunu kapsamında kıdem tazminatına hak kazandıran durumlar arasında açıkça sayılmış olmasından kaynaklanmaktadır. Örnek vermek gerekirse, sigortalılığı 8 Eylül 1999 tarihinden önce başlamış olan bir memur, en az 15 yıl hizmet süresini tamamladıktan sonra istifa etmişse emeklilik anında memuriyet süresi için ikramiye alabilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çerçevede emekliliğin SSK ya da Bağ-Kur üzerinden gerçekleşip gerçekleşmemesinin önemi yoktur; asıl belirleyici olan, memuriyet görevinin nasıl sona erdirildiğidir.</p>

<h5 style="text-align:justify">6. İSTEĞE BAĞLI İŞTİRAKÇİLİK: STRATEJİK BİR ARAÇ</h5>

<p style="text-align:justify">Karma sigortalılık durumunda ikramiye hakkından yararlanmak isteyen eski memurlar için 5434 sayılı Kanun'un 12. maddesinde düzenlenen isteğe bağlı iştirakçilik uygulaması kritik bir işlev görmektedir. Bu mekanizma sayesinde memuriyetten ayrılan kişi, Emekli Sandığı ile ilgisini kesintisiz sürdürebilmekte ve nihayetinde son defa 4/c (Emekli Sandığı) sigortalısı sıfatıyla emekliye ayrılabilmektedir. Bu durum ise ikramiye hakkını güvence altına almanın pratik yolunu oluşturmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">İsteğe bağlı iştirakçilik için öngörülen başlıca koşullar şunlardır:</p>

<p style="text-align:justify">• Emekli Sandığı kapsamında fiilen en az 10 yıl çalışılmış olması</p>

<p style="text-align:justify">• Memuriyetten istifa yoluyla ayrılınmış olması</p>

<p style="text-align:justify">• Görevden ayrıldıktan sonra altı ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na yazılı başvuruda bulunulması</p>

<p style="text-align:justify">• Başka bir sosyal güvenlik kurumuna zorunlu sigortalı olarak bağlı olunmaması</p>

<p style="text-align:justify">• Herhangi bir kurumdan kendi çalışmasına dayalı emekli aylığı alınmaması</p>

<p style="text-align:justify">Uygulamada dikkat edilmesi gereken kritik nokta, altı aylık başvuru süresinin yönetimidir. Kişi, görevden ayrıldıktan sonra başka bir statüde (SSK veya Bağ-Kur) çalışmaya başlasa dahi isteğe bağlı iştirakçilik hakkını koruyabilmektedir; ancak bu çalışmanın sona ermesinin ardından altı ay içinde yeniden başvuruda bulunması gerekmektedir. Öte yandan isteğe bağlı iştirakçilikten bir kez vazgeçilmesi, bu hakkı kalıcı olarak sona erdirmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Belirtmek gerekir ki bu uygulamadan yalnızca 2008 yılı Ekim ayı başından önce Emekli Sandığı iştirakçiliği bulunanlar yararlanabilmektedir. Bu tarihten sonra ilk kez 4/c sigortalısı olanlar bakımından ise söz konusu mekanizma işletilmemektedir.</p>

<h5 style="text-align:justify">7. SONUÇ</h5>

<p style="text-align:justify">İstifa eden memurun emekli ikramiyesine hak kazanıp kazanmayacağı sorusu, tek bir yanıtı olan basit bir soru değildir; yanıt, kişinin sonraki çalışma geçmişine ve memuriyet görevinin hangi koşullarda sona erdiğine göre şekillenmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Tüm çalışma yaşamını Emekli Sandığı bünyesinde tamamlayan bir memurun istifası, ikramiye hakkını doğrudan etkilememektedir. Buna karşın karma sigortalılık söz konusu olduğunda tablo daha karmaşık bir görünüm almaktadır: Kural olarak memuriyet görevinin, 1475 sayılı İş Kanunu'nun kıdem tazminatı için öngördüğü koşullarla örtüşen bir biçimde sona ermiş olması aranmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Emeklilik için gereken hizmet süresini doldurmuş olarak istifa etmek ise hem kural hem de istisna niteliği taşımaktadır: Kıdem tazminatına hak kazandıran bir ayrılış biçimi olması nedeniyle, karma sigortalılık grubundaki memurların da ikramiye alabilmesinin yolunu açmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Son olarak, daha önce ikramiye hakkından yoksun kalan ve bu nedenle dava açmış olanlara, 6270 sayılı Kanun ile eklenen geçici madde kapsamında davadan feragat etmeleri koşuluyla ikramiyelerinin ödeneceği de ayrıca düzenlenmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/istifa-eden-memur-ikramiye-alabilir-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/disiplin-savunma.jpg" type="image/jpeg" length="36070"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Askerlik borçlanması emeklilik statüsünü değiştirir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/askerlik-borclanmasi-emeklilik-statusunu-degistirir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/askerlik-borclanmasi-emeklilik-statusunu-degistirir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Askerlik borçlanması kişinin emeklilik statüsünü değiştir mi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Askerlik Borçlanması Memuru 5434 Kapsamına Almaz</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Askerlik Borçlanması Nedir?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Askerlik, yalnızca bir vatani görev değil; aynı zamanda sosyal güvenlik sistemi açısından da kritik bir dönemdir. Zorunlu askerlik hizmeti süresince kişilerin SGK primleri işlemez. Yani askerlikte geçen her gün, emeklilik hesaplarında boşluk olarak kalır.</p>

<p style="text-align:justify">İşte bu boşluğu kapatmak amacıyla hayata geçirilen askerlik borçlanması uygulaması, sigortalılara söz konusu süreleri sonradan prim ödeyerek hizmet süresine dahil etme imkânı tanımaktadır. Yasal dayanak olarak 5510 sayılı Kanun'un 41/b maddesi öne çıkmaktadır. Bu madde; er, erbaş, yedek subay ve yedek astsubay olarak silah altında ya da ilgili okullarda geçirilen sürelerin borçlanılabileceğini açıkça düzenlemektedir. 5434 sayılı Kanun kapsamındaki memurlar da bu uygulamadan yararlanabilmekte, e-devlet ya da SGK'ya yapacakları yazılı başvuru ile askerlik dönemlerine ait primleri ödeyerek emeklilik sürelerini uzatabilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kimler Yararlanabilir, Kimler Yararlanamaz?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Askerlik borçlanması hakkı yalnızca fiilen askerlik görevini tamamlamış erkek sigortalılara tanınmıştır. Askerlikten muaf tutulanlar ya da görevini tamamlamamış olanlar bu haktan faydalanamaz. Borçlanma yapılacak süre boyunca herhangi bir kurum bünyesinde SGK primi ödenmemiş olması da aranılan temel koşullar arasındadır.</p>

<p style="text-align:justify">Yabancı ülkede askerlik yaparak sonradan Türk vatandaşlığına geçen Türk soylu kişiler ise vatandaşlık aldıkları tarihte 22 yaşını doldurmuş ve geldikleri ülkede askerlik yapmışlarsa, bu süreleri belgelendirmeleri kaydıyla Türkiye'deki benzer durumdaki kişilerin askerlik süresi kadar borçlanabilir. Ancak borçlanılacak süre, Türkiye'deki uygulamadaki süreyi aşamaz.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Borçlanmanın Emekliliğe Etkisi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Askerlik borçlanması yapıldığında kişinin toplam prim gün sayısı artar; bu da emeklilik şartlarına daha erken ulaşmayı mümkün kılabilir. Bunun ötesinde, askerlik hizmeti sigorta başlangıç tarihinden önce tamamlanmışsa borçlanma, sigortalılık başlangıç tarihini geriye çekerek emeklilik yaşını da aşağı çekebilir. Bu husus özellikle 2000 öncesi sigortalılık başlangıcı hedefleyenler açısından belirleyici bir öneme sahiptir.</p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan sigortalı olduktan sonra askere giden kişiler de borçlanma yapabilir. Ancak bu durumda borçlanılan süre sigortalılık başlangıç tarihini geriye taşımaz; yalnızca toplam hizmet süresine katkı sağlar.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>2026 Yılı Borçlanma Tutarları</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Askerlik borçlanması tutarları her yıl asgari ücretteki değişime paralel olarak güncellenmektedir. 1 Ocak 2026 itibarıyla geçerli olan rakamlara göre günlük minimum borçlanma bedeli 352,32 TL, maksimum borçlanma bedeli ise 2.688,30 TL olarak belirlenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Peki Memurlar İçin Durum Ne?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bir kamu kurumunda sözleşmeli personel olarak çalıştıktan sonra Haziran 2009'da memuriyete başlayan ve 1 Ekim 2008 öncesinde askerlik görevini er olarak tamamlamış olan bir memur, askerlik süresini borçlandığında hangi emeklilik kanununa tabi olacağını sordu. Yanıt, pek çok memurun gözden kaçırdığı kritik bir ayrımı gün yüzüne çıkarıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Memurların 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli aylığına hak kazanabilmesi için 1 Ekim 2008 tarihinden önce memurluk, yedek subaylık veya vekil öğretmenlik gibi memurluk bağı taşıyan bir statüde çalışmış olmaları zorunludur. Bu koşulu taşımayanlar, ne kadar hizmet borçlanması yaparlarsa yapsınlar, 5434 kapsamına giremez; 5510 sayılı Kanun'a tabi memur olarak değerlendirilirler.</p>

<p style="text-align:justify">Ekim 2008 öncesine ait sigortalı çalışmalar, memurun emeklilik yaş grubunu belirlemede dikkate alınmaktadır. Bununla birlikte bu çalışmalar 8 Eylül 1999 tarihinden sonrasına aitse emeklilik yaşı; kadınlar için 58, erkekler için 60 olarak sabitlenmekte ve bu yaş grubu değişmemektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Borçlanma Sigortalılık Başlangıcını Geriye Taşısa da 5434'e Kapı Aralamıyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">Hizmet borçlanması; askerlik, avukatlık stajı gibi sigortalılık öncesi dönemlere ilişkin yapıldığında sigortalılık başlangıç tarihini geriye taşıyabilmekte ve emeklilik koşullarını değiştirebilmektedir. Borçlanılan bu süreler için emekli ikramiyesi de ödenmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak 5510 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi bu noktada belirleyici bir sınır çizmektedir. 15 Ekim 2008 sonrasında 4/1-c sigortalılığı başlamış olan kişiler, borçlanma yoluyla sigortalılık başlangıç tarihlerini ne kadar geriye götürseler de 5434 sayılı Kanun kapsamına dahil olamamaktadır. Askerlik borçlanması bu kişiler için yalnızca toplam hizmet süresini artıran bir araç olarak işlev görmekte; statü değişikliği sağlamamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sonuç: Emeklilik Tarihi Nasıl Belirlenir?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yukarıda aktarılan profildeki memurun emeklilik yaşı 60 olarak belirlenmektedir. 1 Ocak 1980 doğumlu bir erkek memur için hesaplandığında, 60 yaşın tamamlandığı 1 Ocak 2040 tarihinde hizmet süresi her koşulda 25 yılı aşacağından emeklilik tarihi 1 Ocak 2040 olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Hizmet birleştirmesi ise bu tabloda herhangi bir olumsuzluk yaratmamakta, aksine memura ek katkı sağlamaktadır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/askerlik-borclanmasi-emeklilik-statusunu-degistirir-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/03/afet-bolgesinde-yapilacak-uygulamalar-hakkinda-duyuru-h32014-103e5-1.webp" type="image/jpeg" length="64666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KDK'dan tek statüden emekli olabileceklere tavsiye kararı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/kdkdan-tek-statuden-emekli-olabileceklere-tavsiye-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/kdkdan-tek-statuden-emekli-olabileceklere-tavsiye-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu Denetçiliği Kurumu, tek başına memuriyet hizmeti emekliliğe yeten sigortalının zorunlu hizmet birleştirmesine tabi tutulamayacağını belirterek SGK’ya uygulamasını gözden geçirme çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Tek Statüden Emeklilikte Kritik Tavsiye Kararı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), Türkiye’de milyonlarca sigortalıyı yakından ilgilendiren önemli bir karara imza attı. Kurum, yalnızca memuriyet (4/1-c) hizmetiyle emeklilik şartlarını yerine getiren bir vatandaşın, geçmişteki SSK (4/1-a) hizmetlerini de birleştirmeye zorlanmasını hukuka ve hakkaniyete aykırı bularak Sosyal Güvenlik Kurumu'nu (SGK) uyardı. Karar, onlarca yıldır uygulanan ve birçok emekli adayının mağduriyetine yol açan bir idari pratiğin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koydu.</p>

<p style="text-align:justify">Başvuru, Adalet Bakanlığı’nda icra müdür yardımcısı olarak görev yaparken 2005 yılında memuriyetten çıkarılan, ardından da SSK’lı olarak çalışmaya devam eden bir vatandaş tarafından yapıldı. Başvuran, 61 yaşını doldurduğunda, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na göre emeklilik için gereken 15 yıllık memuriyet hizmet süresini tamamlamıştı. Ancak SGK, 2829 sayılı Kanun'un kendilerine verdiği yetkiye dayanarak, başvuranın SSK’lı olarak geçen hizmetlerinin de birleştirilmesi gerektiğini ve emeklilik işlemlerinin bu birleştirilmiş hizmetler üzerinden yürütüleceğini belirtti. İdare, hizmet birleştirmenin "isteğe bağlı değil, zorunlu" olduğunu savundu. Ancak başvuran, bu durumun emeklilik sürecini uzattığını ve belirsizliğe yol açtığını belirterek Kamu Denetçiliği Kurumu'na şikayette bulundu.</p>

<p style="text-align:justify">KDK, yaptığı detaylı incelemede, SGK'nın yıllardır süregelen bu uygulamasının yasaların ruhuyla ve yüksek yargı kararlarıyla örtüşmediğine hükmetti. Kararda, mülga 2829 sayılı Kanun'un temel amacının, "farklı sosyal güvenlik kurumlarında geçen ve tek başına emekliliğe yetmeyen hizmet sürelerini birleştirerek vatandaşların mağduriyetini önlemek" olduğu vurgulandı. Kanun'un lafzının, tek bir statüdeki hizmeti emeklilik için yeterli olan kişileri kapsamadığı, aksine bu kişilerin birleştirmeye zorlanmasının kanun koyucunun iradesine aykırı olduğu ifade edildi. KDK, bu görüşünü desteklemek için Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Danıştay'ın konuya ilişkin emsal niteliğindeki kararlarına da atıfta bulundu.</p>

<p style="text-align:justify">Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca imzasıyla yayımlanan kararda, başvuranın sadece memuriyet hizmetleriyle emekliliğe hak kazandığı somut olayda, SGK'nın ısrarcı tutumunun hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtildi. Kurum, "Bir statüdeki hizmetlerin tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin tüm hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı" tespitinde bulunarak, SGK'nın bu yöndeki işleminin iptal edilmesi ve başvurana yalnızca memuriyeti esas alınarak yaşlılık aylığı bağlanması yönünde tavsiye kararı verdi.</p>

<p style="text-align:justify">KDK ayrıca, idarenin iyi yönetim ilkeleri çerçevesinde istikrar kazanmış yargı kararlarını dikkate alması gerektiğine vurgu yaparak, mevcut uygulamanın hem vatandaşları gereksiz yere yargı yoluna sevk ettiğini hem de mahkemelerin iş yükünü artırdığını belirtti. Bu emsal kararın, benzer durumdaki binlerce kişi için de yol gösterici olması bekleniyor.</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ</p>

<p style="text-align:justify">KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU</p>

<p style="text-align:justify">(OMBUDSMANLIK)</p>

<p style="text-align:justify">SAYI : 2026/3548-S.26.5115</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURU NO : 2025/19921 KARAR TARİHİ : 04/03/2026</p>

<p style="text-align:justify">TAVSİYE KARARI</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURAN : ^^^^^_,TCKN:</p>

<p style="text-align:justify">Adres:</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, hizmet birleştirmeye zorlanmaksızın, tek başına 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak yaşlılık aylığının bağlanması talebi hakkındadır.</p>

<p style="text-align:justify">BAŞVURU TARİHİ : 04/11/2025</p>

<p style="text-align:justify">I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ</p>

<p style="text-align:justify">1.Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; emekli aylığının, hizmet birleştirilmesi işlemi yapılmaksızın sadece 5510 sayılı Kanunun 4/1-(c) bendine tabi geçen hizmet süreleri dikkate alınarak bağlanmasını talep etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">II.İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI</p>

<p style="text-align:justify">2.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 29.12.2025 tarihli ve sayılı yazısı ve eklerinde özetle;</p>

<p style="text-align:justify">2.1.5510 sayılı Kanunun geçici 2 ve geçici 4 üncü maddelerine göre, Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak çalışan sigortalılar, emekliler ile bunların dul ve yetimlerinin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında, 5510 sayılı Kanunda aksine bir hüküm belirtilmedikçe, 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan mülga hükümleri de dahil olmak üzere 5434 sayılı Kanun hükümleri ile mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapıldığı,</p>

<p style="text-align:justify">2.2.Mülga 2829 sayılı Kanunun "Aylığı Bağlayacak Kurum" başlıklı 8 inci maddesi uyarınca, madde ile belirlenen istisnalar dışında, birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden ilgililere, son yedi yıl içindeki fiili hizmet süresinin fazla geçtiği kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinin sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanması gerektiği,</p>

<p style="text-align:justify">2.3.Anılan kanunun 4 üncü maddesi uyarınca hizmetlerin birleştirilmesinin isteğe ya da talebe bağlamayıp zorunlu olduğu, bunun tek istisnasının tüm hizmetler toplamının aylık bağlanmasına yetmemesi olduğu,</p>

<p style="text-align:justify">2.4.Aksi yönde bir uygulamanın diğer statü veya statülere tabi olarak geçen hizmet süreleri için ne yapılacağı hususunda bir belirsizlik ortaya çıkaracağı, geçmişte bağlanmış aylıklar yönünden sorunlar doğurabileceği,</p>

<p style="text-align:justify">2.5.Başvuranın Adalet Bakanlığında icra müdür yardımcısı olarak görev yapmakta iken 19.07.2004 tarihinde görevinden uzaklaştırıldığı ve 24.07.1983-31.10.1986 tarihleri arasında mülga 506 sayılı Kanun hükümlerine tabi fasılalı olarak geçen 9 ay 9 gün çalışması, 09.12.1987¬27.12.2005 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen 16 yıl 8 ay hizmeti bulunmakta iken 27.12.2005 tarihinde Devlet memurluğundan çıkarıldığı, bilahare ilgilinin 05.10.2012¬04.06.2018 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendine tabi olarak geçen 3 yıl 8 ay 11 gün çalışmasının bulunduğu</p>

<p style="text-align:justify">Açıklamalarına yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">III.İLGİLİ MEVZUAT</p>

<p style="text-align:justify">3.18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi: “...Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,</p>

<p style="text-align:justify">4.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,</p>

<p style="text-align:justify">5.5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunun mülga 39 uncu maddesi: “Emekli aylığı aşağıdaki hallerde bağlanır:</p>

<p style="text-align:justify">d) 88 inci madde gereğince emekli kesenekleri geri verilmemiş olanların (61) yaşını doldurmalarında istekleri üzerine ve (b) fıkrasındaki durumda iseler re'sen Emekli aylığı bağlanabilmesi için yukarıdaki (c ve d) fıkralarında yazılı hallerde ilgililerin fiili hizmet müddetlerinin 15 yılı, (e ve f) fıkralarında yazılı hallerde de 25 yılı doldurmuş olmaları şarttır. (b) fıkrasının ikinci paragrafı ile (27/07/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu gereğince kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenler hariç) (d, e ve f) fıkraları kapsamına girenlere 61 yaşını doldurmadan emekli aylığı bağlanmaz...”</p>

<p style="text-align:justify">6.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun:</p>

<p style="text-align:justify">6.1.“Bu Kanundan önce yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına tâbi geçen çalışmalar için bağlanacak aylıkların hesabı” başlıklı Geçici 2 nci maddesinin son fıkrası: “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır...”</p>

<p style="text-align:justify">6.2.“5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4 üncü maddesi: “...</p>

<p style="text-align:justify">Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir ”</p>

<p style="text-align:justify">7.Mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun:</p>

<p style="text-align:justify">7.1.“Amaç” başlıklı 1 inci maddesi: “Bu Kanunun amacı; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanması usul ve esaslarının düzenlenmesidir.”</p>

<p style="text-align:justify">7.2.“Hizmetlerin Hizmet sürelerinin birleştirilmesi” başlıklı 4 üncü maddesi: “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu Kanun hükümleri uygulanmaz.”</p>

<p style="text-align:justify">7.3.“Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesi: “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re'sen emekli olma (Ek ibare: 27/1/2000 - 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.”</p>

<p style="text-align:justify">hükmünü amirdir.</p>

<p style="text-align:justify">IV.KAMU DENETÇİSİ ABDULLAH CENGİZ MAKAS’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ</p>

<p style="text-align:justify">8.Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE</p>

<p style="text-align:justify">A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme</p>

<p style="text-align:justify">9.Başvuran özetle, sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleriyle emeklilik için gerekli şartları sağlamasına rağmen hizmet birleştirilmesi yapmaya zorlandığını belirterek sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak emekli aylığının bağlanmasını talep etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">10.Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından özetle; sigortalıların farklı statülerde hizmetlerinin bulunması halinde hizmet birleştirmenin zorunlu olduğu, bu nedenle başvurana sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak aylık bağlanmasına imkan bulunmadığı belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">11.Bu çerçevede uyuşmazlığın, hizmet birleştirme işleminin zorunlu olup olmadığının tespiti ile tek başına 4/1 -(c) kapsamındaki hizmet süresinin başvurana anılan kapsamda aylık bağlamaya yetip yetmediği noktalarında düğümlendiği görülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">12.Mülga 2829 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde Kanunun amacı olarak; çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasının usul ve esaslarının düzenlenmesi belirlenmiştir. Kanunun 4 üncü maddesinde; kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet sürelerinin, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği, ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, bu kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, 8 inci maddesinde; birleştirilmiş hizmet süreleri üzerinden aylık bağlanırken son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, ancak, kanunda sayılı istisna hallerinde (malullük, ölüm, yaş haddinden re'sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi) tabi oldukları son kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı düzenlenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">13.Bahsi geçen Kanunun 4 üncü maddesinde, hizmet sürelerinin Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirileceği ve hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, kanun hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça düzenlenmiş olmakla beraber, bir kurumda geçen hizmet sürelerinin aylık bağlanmasına yeterli olması halinde diğer kurumlarda geçen hizmet sürelerinin de birleştirileceği yönünde açık bir hükme ise yer verilmemiştir. Mevcut SGK uygulamalarında ise birden fazla statüde hizmeti bulunan sigortalılar için hizmet birleştirmenin zorunlu olarak uygulandığı görülmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">14.Diğer taraftan birden fazla statüde hizmeti olup tek bir statüdeki hizmetinden dolayı aylık bağlanabilecek durumdaki sigortalıların, haklarında zorunlu olarak hizmet birleştirmesi uygulanmamasına ilişkin talepleri geçmiş dönemde gerek yargı organlarına gerekse Kurumumuza intikal etmiştir. Yargı organlarınca konuya ilişkin verilmiş içtihat niteliğinde kararlar (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/02/2002 tarihli ve 10/03/2010 tarihli ve 15/1/2014 tarihli ve .; 12/02/2014 tarihli ve Danıştay On Birinci Dairesinin 17/01/2017 tarihli ve .) bulunduğu gibi konu hakkında Kurumumuzca verilmiş Tavsiye Kararları da bulunmaktadır (B.No: 2013/53, 21/10/2023; B.No: 2018/9732, 22/01/2019; B.No: 2020/3689, 21/08/2020; B.No: 2020/88998, 11/01/2021; B.No: 2021/16193, 16/03/2022).</p>

<p style="text-align:justify">15.Anılan karalarda özetle; yasanın (2829 sayılı Kanun) amacı lafzıyla çelişiyorsa, lafza değil öze önem verilmesi gerektiği, yorumda asıl olanın adalete uygun sonuca kavuşmak olduğu, bir kanun hükmünün, yasaya konuluş amacına aykırı sonuç doğuracak şekilde yorumlanmasının hukuk ilkelerine ve yasanın hem sözü hem de özü ile uygulanmasını öngören Medeni Kanuna uygun olmayacağı, aynı külfete katlanan insanların aynı haklara sahip olmasının sağlanmasının geçerli bir çözüm yolu olduğu, sosyal güvenlik kurumlarının görevinin, kapsama aldıkları kişilere koruma garantisi sağlamak olduğu, sosyal sigortaların nimet-külfet dengesi üzerine kurulan kurumlar olduğu, külfetin yani çalışıp prim ödemenin karşılığının alınmamasının sosyal güvenlik sitemiyle bağdaşmadığı, böyle bir uygulamanın kabul edilemeyeceği, aksi bir düşüncenin sisteme olan güveni ortadan kaldıracağı, daha da önemlisi yükümlülüklerini zamanında yerine getirenlerin bir anlamda cezalandırılmış olacağı, bunun sosyal adalet duygusunu aşındıracağı, fazla prim ödeyen sigortalının az, az prim ödeyen sigortalının fazla aylık alabilmesinin üstün görülemeyeceği, 2829 sayılı Kanunun amacının tek sosyal güvenlik kurumundaki hizmeti aylık bağlanmasına yeten değil yetmeyen sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasının sağlanması olduğu, farklı sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmetleri bulunan ilgililerin, ancak bu hizmetlerin birleştirilmesi halinde aylık bağlanmasına hak kazanmaları durumunda hizmet birleştirmesinin zorunlu olduğu ve bu uygulamaya göre tabi oldukları sosyal güvenlik kurumunun belirleneceği, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği açıklanarak 2829 sayılı Kanuna göre kişilerin hizmet birleştirmeye zorlanamayacağı belirtilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">16.Yine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.03.2010 tarihli ve………..sayılı kararında 2829 sayılı Kanunun genel gerekçesine ilişkin yapılan değerlendirmede; “Bu kanunun çeşitli sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi işlerde çalışanları, bu işlerde geçen sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve bir düzene bağlanması amacı ile sigortalılar lehine getirildiği, bununla birlikte sigortalının kendisine daha avantajlı bir kuruma geçerek kötü niyetli bir şekilde buradan daha iyi şartlarla emekli olma şeklindeki işlemleri ise bir kural altına alma ve kurumlar arasındaki kaymaları önleyerek, belirli kurallara bağlama amacıyla çıkarıldığı açıklanmaktadır. Ayrıca kanunla getirilen sistemde, kişinin kendi elinde olmayan sebeplerle görevden ayrılmasını gerektiren malullük ölüm ve 5434 sayılı TC Emekli Sandığına göre yaş haddinden emekli olma hallerinin her kurumun kendi mevzuatı içerisinde bırakıldığı ve bu suretle hak kayıplarına sebebiyet verilmemesinin sağlandığı belirtilmiştir. Yine bu anılan kanunun uyuşmazlıkla ilgili madde gerekçesinde ise; Bu madde ile; hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle yapılacak aylık bağlanma işlemlerinde, son sosyal güvenlik kuruluşu mevzuatının uygulanmasından kaynaklanan kolaylık ve istismarların önlenmesi amacı ile yeni bir düzenleme yapıldığı ifade edildikten sonra, kişilerin ellerinde olmayan nedenlerle görevlerinden ayrılmalarını gerektiren malullük, ölüm, 5434 Sayılı Kanun uyarınca yaş haddinden resen emekliye sevk edilme halleri için istisna getirildiği, maddenin son fıkrasında birleşik hizmet süresi üzerinden bu madde ile getirilen şartları haiz olmadıklarından aylık bağlanamayacaklar hakkında uygulanacak işlemin belirtildiği açıklanmıştır. O halde bu yasa ile, bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesinin bir sisteme bağlanması; sigortalıların hak kayıplarının yaşanmamasının yanı sıra, son olarak avantajlı şartlar sunan bir kuruma geçip, buradaki kısa süreli bir çalışma sonucunda son tâbi olduğu kurumdan emekli olma şeklinde gerçekleşen kurumlar arasındaki kaymaları önlemek amacı ile çıkarıldığı anlaşılmaktadır.” denildiği görülmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">17.Bu çerçevede, tek bir statüden aylık bağlanabilmesi durumunda hizmetlerin birleştirilmesinin zorunlu olduğuna dair mevzuatta açık bir hüküm bulunmadığı ile 2829 sayılı Kanunun amacının özetle bir kurumdaki sigortalılık süresinin emeklilik için yeterli olmaması durumunda farklı sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmet sürelerinin ziyan olmadan birleştirilmesi ve kurumlar arasındaki kaymaları önlemek olduğu göz önüne alındığında, bir statüdeki hizmetlerin tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı ve hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığının bağlanabileceği anlaşılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">18.Somut olayda başvuranın 01.05.1964 tarihinde doğduğu, tahsis talebinde bulunduğu 01.05.2025 tarihi itibarıyla 4/1-(c) kapsamında toplam 16 yıl 8 ay hizmetinin bulunduğu görülmektedir. Buna göre başvuran, tahsis talep tarihi itibarıyla, 5434 sayılı Kanunun mülga 39 uncu maddesinde aylık bağlanması için aranan 61 yaşını doldurma ve 15 yıl hizmeti bulunma şartlarını taşımaktadır. Bu durumda, başvurana sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınmak suretiyle yaşlılık aylığı bağlanması mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">19.Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, sadece 4/1-(c) kapsamında geçen hizmetleriyle aylık bağlanma şartlarını taşıyan başvuranın, 2829 sayılı Kanuna göre hizmetlerini birleştirmeye zorlanmasının yasanın amacıyla örtüşmediği gibi yerleşik içtihatla da ters düştüğü değerlendirildiğinden, başvurana sadece 4/1-(c) kapsamındaki hizmetleri esas alınarak aylık bağlanmamasına ilişkin iş ve işlemlerin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme</p>

<p style="text-align:justify">20.28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İyi yönetim ilkeleri" başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">21.Diğer taraftan, başvuruya ilişkin yapılan inceleme sırasında, Sosyal Güvenlik Kurumunca, hizmet birleştirilmesinin zorunlu olduğu ve bunun tek istisnasının tüm hizmetler toplamının aylık bağlamaya yeterli olmaması olduğu gerekçesiyle, tek başına bir çalışmadan dolayı aylık bağlanabilecek durumda olan sigortalıların taleplerinin reddedildiği görülmektedir. Buna karşın, 2829 sayılı yasanın amir hükmünün, yargı organları ve Kurumumuz nezdinde istikrarlı bir şekilde, tek başına bir çalışmanın aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, kişinin, tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlanamayacağı, kural olarak şartları oluşuyorsa, 2829 sayılı Kanuna göre hizmet birleştirmesi yapılmadan yaşlılık aylığı bağlanabileceği şeklinde yorumlandığı ve bu yönde kararlar verildiği, bunun neticesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca ilk başvuruda reddedilen taleplerin bu kez mahkeme kararları gereği yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, idarenin, işlemlerinde ve diğer faaliyetlerinde, benzer nitelikte ve istikrar kazanmış emsal yargı kararlarını ve gerekçelerini dikkate alması beklenmektedir. Bu yolla idarenin gereksiz yargılama masraflarının azaltacağı, uygulamalarını hukuka uygunluğu önceden belirlenmiş bir standarda ulaştıracağı ve yargı mercilerinin iş yükünde hafifleme olacağı değerlendirilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA</p>

<p style="text-align:justify">22.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, yetkili ve görevli mahkemelerde yargı yolu açıktır.</p>

<p style="text-align:justify">VII.KARAR</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE,</p>

<p style="text-align:justify">Başvuranın hizmetlerinin birleştirilmemesi talebinin kabul edilerek tahsis talep tarihi itibariyle 4/1-(c) sigortalılığı kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması yönünde işlem tesis edilmesi hususunda SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,</p>

<p style="text-align:justify">Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Mehmet AKARCA</p>

<p style="text-align:justify">Kamu Başdenetçisi</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/kdkdan-tek-statuden-emekli-olabileceklere-tavsiye-karari</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/images.png" type="image/jpeg" length="31257"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5510 sayılı yasaya göre hizmet borçlanması]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/5510-sayili-yasaya-gore-hizmet-borclanmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/5510-sayili-yasaya-gore-hizmet-borclanmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sigortalıların prim ödeyemedikleri dönemleri sonradan ödeyerek hizmetten saydırmasına hizmet borçlanması denir. Bu uygulama emeklilik tarihini öne çekebilir ve maaşı artırabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">5510 SAYILI KANUN KAPSAMINDA HİZMET BORÇLANMASI</h1>

<h2 style="text-align:justify"><em>Türleri, Hesabı ve Hukuki Sonuçları</em></h2>

<p style="text-align:justify">Özet: 5510 sayılı Kanunun 41. maddesi ve ilgili geçici maddeleri, sigortalıların fiilen çalışmadığı ya da prim ödemediği belirli dönemleri sonradan borçlanma yoluyla hizmetlerine saydırmalarına imkân tanımaktadır. Bu makale; borçlanma türlerini, hesap yöntemini, statüye göre farklılıkları ve borçlanmanın emeklilik üzerindeki etkilerini teknik bir perspektiften ele almaktadır.</p>

<h1 style="text-align:justify">1. GENEL ÇERÇEVE</h1>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, zorunluluk ilkesini esas almaktadır. Bu ilke gereği sigortalılık, kişinin iradesine bağlı olmaksızın yasal koşulların oluşmasıyla kendiliğinden başlar ve prim ödeme yükümlülüğü doğar.</p>

<p style="text-align:justify">Ne var ki çalışma yaşamı kesintisiz işlemez. Askerlik, doğum, staj ya da zorunlu ücretsiz izin gibi dönemlerde prim ödenemez; bu boşluklar biriktiğinde ise emeklilik koşulları geç sağlanır ya da maaş miktarı düşük kalır. Hizmet borçlanması, bu kesintileri telafi eden yasal bir araçtır.</p>

<p style="text-align:justify">Konu yalnızca 41. maddede düzenlenmemiştir. Borçlanmaya ilişkin hükümler 5510 sayılı Kanunun 41, 46 ile geçici 4, 8, 17, 31, 36, 43 ve 44. maddelerinde dağınık biçimde yer almaktadır. Buna ek olarak yurt dışı borçlanması, ayrı bir kanun olan 3201 sayılı Kanunla düzenlenmektedir. Bu dağınık yapı, uygulamada hataların ve hak kayıplarının temel nedenlerinden biridir.</p>

<h1 style="text-align:justify">2. BORÇLANMA TÜRLERI</h1>

<h2 style="text-align:justify">2.1. Askerlik</h2>

<p style="text-align:justify">Er, erbaş ya da yedek subay olarak silah altında geçen süreler borçlanılabilir. Borçlanma talebi için aktif sigortalı olma şartı aranmamakta; tek koşul daha önce sigortalı olarak tescil edilmiş olmaktır. Sigortalının ölümü halinde hak sahipleri de aynı haklardan yararlanabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Kritik nokta şudur: borçlanılan süre sigortalılık başlangıç tarihinden öncesine tekabül ediyorsa tescil tarihi geriye götürülür. 8 Eylül 1999 öncesine çekilebilen bir başlangıç tarihi, erken emeklilik imkânı anlamına gelebilir.</p>

<h2 style="text-align:justify">2.2. Doğum ve Analık</h2>

<p style="text-align:justify">Sigortalı kadınlar, her doğum için en fazla iki yıllık süreyi, üç çocukla sınırlı olmak kaydıyla borçlanabilir. Borçlanmanın geçerli olabilmesi için çocuğun yaşaması ve ilgili sürede uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalı sayılmamış olunması gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Doğumun çalışılan işten ayrıldıktan sonra 300 gün içinde gerçekleşmesi şartı kaldırılmıştır. İşverenden belge istenmemekte, tespit SGK kayıtları üzerinden yapılmaktadır. İkinci doğum, birinciden sonraki iki yıl dolmadan gerçekleşmişse iki borçlanma dönemi birleştirilerek toplam hesaplanmaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify">2.3. Aylıksız İzin (4/C Kapsamı)</h2>

<p style="text-align:justify">Bu borçlanma türü yalnızca 4/C kapsamındaki memurlara tanınmıştır. Personel mevzuatına göre kullanılan aylıksız izin süreleri borçlanılabilmekte; borçlanılan bu süreler 4/C statüsünde hizmet olarak değerlendirilmektedir.</p>

<h2 style="text-align:justify">2.4. Doktora ve Tıpta Uzmanlık</h2>

<p style="text-align:justify">Sigortalı olmaksızın yurt içinde ya da yurt dışında geçirilen normal doktora veya tıp uzmanlık öğrenimi süreleri borçlanılabilir. Statü tespitinde borçlanma tarihindeki son sigortalılık kapsamı esas alınmaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify">2.5. Avukatlık Stajı</h2>

<p style="text-align:justify">Avukatlık Kanunu, staj süresince sigortalı çalışmayı açıkça yasaklamaktadır. Bu nedenle aday avukatların staj dönemleri borçlanma yoluyla hizmetlerine dahil edilebilmektedir. Borçlanma son sigortalılık statüsüne göre değerlendirilir.</p>

<h2 style="text-align:justify">2.6. Tutukluluk ve Gözaltı</h2>

<p style="text-align:justify">Yalnızca 4/A sigortalılarına tanınan bu hak, sigortalı iken tutuklanıp ya da gözaltına alınanlardan beraatle sonuçlanan yargılama süreçlerini kapsamaktadır. Cumhuriyet Savcılıklarından alınacak belgeyle başvuru yapılabilmektedir.</p>

<h2 style="text-align:justify">2.7. Grev ve Lokavt</h2>

<p style="text-align:justify">4/A sigortalılarına özgü olan bu borçlanma türünde, grev veya lokavt ilanı nedeniyle prim ödenemeyen süreler hizmetten sayılabilmektedir. Kısmi borçlanma da mümkündür.</p>

<h2 style="text-align:justify">2.8. Fahri Asistanlık</h2>

<p style="text-align:justify">Hekimlerin prim ödemeksizin fahri asistan olarak geçirdikleri süreler borçlanılabilir. Statü tespitinde başvuru tarihindeki son sigortalılık esas alınır.</p>

<h2 style="text-align:justify">2.9. Seçim Nedeniyle Açıkta Geçen Süreler</h2>

<p style="text-align:justify">Seçim kanunları gereği memurluktan istifa etmek zorunda kalanların, istifa tarihi ile seçim tarihini izleyen aybaşı arasındaki açıkta geçen süreleri borçlandırılabilmektedir. Bu hak yalnızca 4/C sigortalılarına tanınmıştır.</p>

<h2 style="text-align:justify">2.10. Kısmi Süreli Çalışanların Eksik Süreleri</h2>

<p style="text-align:justify">4857 sayılı Kanun kapsamında kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanlar, ay içindeki eksik günlerini borçlanarak otuz güne tamamlayabilir. Borçlanılan süreler 4/A statüsünde sayılmaktadır. Bu düzenleme 25 Şubat 2011 tarihinden sonraki süreleri kapsamaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify">2.11. Uzman ve Usta Öğreticiler</h2>

<p style="text-align:justify">Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığı görev yapan uzman ve usta öğreticiler, milli eğitim il ya da ilçe müdürlüklerinden alacakları belgeyle ay içindeki eksik sürelerini borçlanabilir. Borçlanılan bu süreler 4/A kapsamında sayılmaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify">2.12. Yurt Dışı Borçlanması (3201 Sayılı Kanun)</h2>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanun kapsamında düzenlenmemiş olmakla birlikte 5510'daki emeklilik şartlarını doğrudan etkileyen yurt dışı borçlanması, 3201 sayılı Kanunla yönetilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Kapsama alınanlar:</p>

<p style="text-align:justify">– Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçirilen sigortalılık süreleri</p>

<p style="text-align:justify">– Bu süreler arasında ya da sonunda, her birinde bir yıla kadar olan işsizlik dönemleri</p>

<p style="text-align:justify">– Medeni durumdan bağımsız olarak yurt dışında ev kadını sıfatıyla geçirilen süreler</p>

<p style="text-align:justify">2019 yılında yapılan değişiklikle borçlanma prim oranı prime esas kazancın yüzde kırkbeşine yükseltilmiş, borçlanılan günler ise 4/B (Bağ-Kur) statüsünde değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu değişiklik, yurt dışı borçlanması yoluyla emekli olmayı önceki dönemlere kıyasla hem daha maliyetli hem daha kısıtlı hale getirmiştir.</p>

<h1 style="text-align:justify">3. BORÇ TUTARININ HESABI VE ÖDEME KOŞULLARI</h1>

<p style="text-align:justify">Borç tutarı, talep tarihindeki prime esas günlük kazancın alt ve üst sınırları arasında sigortalının bizzat belirlediği günlük kazanç üzerinden yüzde otuz iki oranında hesaplanmaktadır. Yurt dışı borçlanmalarında bu oran yüzde kırkbeştir.</p>

<p style="text-align:justify">Tebliğ tarihinden itibaren bir aylık ödeme süresi geçerlidir; bu sürede ödeme yapılmazsa borçlanma iptal olur. Kısmi ödeme kabul edilmekte, ödenen tutar karşılığı kadar hizmet kazanılmaktadır. İptal olan borçlanma için yeniden başvuru yolu açıktır.</p>

<p style="text-align:justify">Yurt dışı borçlanmasında ödeme süresi üç aydır. Kısmi ödeme bu borçlanma türünde geçerli değildir; ödeme tam yapılmadığı takdirde tutar iade edilir.</p>

<h1 style="text-align:justify">4. HUKUKI SONUÇLAR</h1>

<p style="text-align:justify">Hizmet borçlanmasının emeklilik açısından dört temel etkisi bulunmaktadır:</p>

<p style="text-align:justify">– Prim gün sayısını artırır. Borçlanılan süreler, prim ödeme gün sayısının hesabında dikkate alınır.</p>

<p style="text-align:justify">– Sigortalılık başlangıç tarihini geri götürür. Borçlanılan dönem, tescil tarihinden öncesine aitse başlangıç tarihi geriye alınır. Bu etki özellikle 8 Eylül 1999 öncesine çekilebilecek tescil tarihleri için belirleyicidir.</p>

<p style="text-align:justify">– Emekli aylığını artırır. Prim gün sayısındaki artış aylık bağlama oranını yükselteceğinden doğrudan maaş miktarını etkiler.</p>

<p style="text-align:justify">– Vergi matrahından indirim sağlar. Ödenen borçlanma tutarları gelir vergisi matrahından indirilebilir.</p>

<p style="text-align:justify">Kamuda çalışan işçiler için askerlik borçlanmasının ek bir işlevi daha mevcuttur: borçlanılan süreler kamu hizmeti sayılarak kıdem tazminatı hesabına dahil edilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Hak sahipleri açısından ise borçlanma, ölüm aylığına hak kazanılmasını sağlayabilmektedir. Ancak bu durumda aylık, sigortalının ölüm tarihini değil, borçlanma tutarının ödendiği ayı izleyen aybaşını başlangıç olarak alır.</p>

<h1 style="text-align:justify">5. ÖZEL DURUMLAR VE DIKKAT EDILMESI GEREKEN HUSUSLAR</h1>

<p style="text-align:justify">Borçlanma sisteminin işleyişinde birkaç kritik ayrıntı uygulamada sıklıkla gözden kaçmaktadır:</p>

<p style="text-align:justify">Statü sınırlamaları: Grev-lokavt borçlanması yalnızca 4/A, aylıksız izin borçlanması yalnızca 4/C sigortalılarına açıktır. Statü karışıklığı en yaygın başvuru hatalarından biridir.</p>

<p style="text-align:justify">Durdurulmuş sigortalılık süreleri (İhya): 5 yılı aşan prim borcu nedeniyle sigortalılığı durdurulan 4/B sigortalıları, müracaat tarihindeki prime esas kazanç üzerinden hesaplanan borcun tamamını tebliğden itibaren üç ay içinde öderlerse bu süreler yeniden hizmetlerine katılır. Kısmi ödeme kabul edilmez; eksik ödemede tutar iade edilir.</p>

<p style="text-align:justify">12 Eylül dönemi tutuklulukları: Geçici 36. madde kapsamında, 1980 askeri müdahalesi sonrasında sıkıyönetim mahkemelerinin yargı alanına giren suçlar nedeniyle gözaltına alınan ya da tutuklanan ve beraatle sonuçlanan kişiler, bu sürelerini borçlanabilmektedir. Tazminat almamış olanlarda borç Hazinece karşılanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Disiplin cezasıyla görevden çıkarılıp iade edilenler: 23 Nisan 1999 ile 14 Şubat 2005 tarihleri arasında disiplin cezasıyla memuriyeti sona erip 5525 sayılı Kanunla cezaları ortadan kaldırılan kişiler de geçici 44. madde kapsamında borçlanma hakkına sahiptir. Bu borçlanma türünde ödeme sigortalıdan değil, en son çalışılan kamu idaresinden yapılmaktadır.</p>

<h1 style="text-align:justify">6. SONUÇ</h1>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanundaki hizmet borçlanması düzenlemeleri, önceki kanunlara kıyasla kapsam ve çeşitlilik bakımından belirgin biçimde genişlemiştir. Borçlanma türlerinin birden fazla maddede dağınık biçimde düzenlenmesi, bütünlüklü bir okuma yapılmadan hak kayıplarına zemin hazırlamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Uygulamada karşılaşılan en yaygın sorunlar şunlardır: statü tespitindeki hatalar, ödeme sürelerinin kaçırılması ve kısmi ödeme kurallarının yanlış anlaşılması. Özellikle yurt dışı borçlanmasında üç aylık ödeme süresi ve kısmi ödemenin geçersizliği konusunda sigortalıların yeterince bilgilendirilmediği gözlemlenmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Hizmet borçlanması, doğru kullanıldığında emeklilik tarihini öne çekebilir, aylık miktarını artırabilir ve vergi avantajı sağlayabilir. Ancak bu avantajların hayata geçirilebilmesi için başvuru koşullarının, statü sınırlamalarının ve ödeme sürelerinin eksiksiz bilinmesi gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">— o —</p>

<p style="text-align:justify"><em>Bu makale yürürlükteki mevzuat çerçevesinde genel bilgi amacıyla hazırlanmış olup hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır.</em></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/5510-sayili-yasaya-gore-hizmet-borclanmasi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/03/sgk-dis-cephe-50kb.jpg" type="image/jpeg" length="33595"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aylıksız İzin Süreleri Borçlanılabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/ayliksiz-izin-sureleri-borclanilabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/ayliksiz-izin-sureleri-borclanilabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aylıksız izin süreleri, memurun talebiyle borçlanılabilir. 657/108-E kapsamındaki izinler emeklilik hizmetine eklenir ancak ek göstergeyi etkilemez.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Aylıksız İzin Süreleri Borçlanılabilir mi?</h1>

<p style="text-align:justify">5 hizmet yılını tamamlayan memurların kullandığı aylıksız izin süreleri, 5434 ve 5510 sayılı kanunlara göre borçlanılarak emeklilikte değerlendirilebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h3 style="text-align:justify">Aylıksız İzin Hakkının Dayanağı</h3>

<p style="text-align:justify">657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 108/E maddesine göre; yıllık izinde esas alınan süreler itibarıyla 5 hizmet yılını dolduran memurlar, talepleri hâlinde memuriyetleri boyunca en fazla iki defada ve toplamda 1 yıla kadar aylıksız izin kullanabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu izin, personel mevzuatına dayalı bir hak olup belirli şartlarla borçlanmaya konu edilebilmektedir.</p>

<hr />
<h3 style="text-align:justify">Aylıksız İzin Süreleri Borçlanılabilir mi?</h3>

<p style="text-align:justify">Aylıksız izin sürelerinin borçlanılmasına ilişkin hükümler, memurun tabi olduğu sosyal güvenlik mevzuatına göre farklılık göstermektedir.</p>

<h4 style="text-align:justify">5434 sayılı Kanun kapsamındakiler</h4>

<p style="text-align:justify">5434 sayılı Kanunun Ek 72. maddesi uyarınca, aylıksız izin sürelerine ait kesenek ve karşılıkların tamamının başvuru tarihindeki katsayılar esas alınarak ödenmesi hâlinde, bu süreler emeklilik yönünden hizmetten sayılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak bu borçlanma;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Ek göstergeyi etkilemez,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sadece emekli keseneğine esas aylık intibakında dikkate alınır.</p>
 </li>
</ul>

<h4 style="text-align:justify">5510 sayılı Kanun kapsamındakiler</h4>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 41. maddesine göre ise, aylıksız izin süreleri için talep tarihinde belirlenen prime esas günlük kazancın %32’si üzerinden hesaplanan primlerin ödenmesi şartıyla borçlanma yapılabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu borçlanma, sigortalılık süresine eklenmekle birlikte kazanılmış hak aylık intibakını etkilemez.</p>

<hr />
<h3 style="text-align:justify">Başvuru Usulü</h3>

<p style="text-align:justify">Borçlanma talebinde bulunmak isteyen memurların, kurumları aracılığıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığına (Mithatpaşa Cd. No:7 Sıhhıye / ANKARA) yazılı başvuru yapmaları yeterlidir.</p>

<hr />
<h3 style="text-align:justify">Önemli Hatırlatmalar</h3>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">5434’e tabi memurlar, emeklilik tarihinden en az 6 ay önce borçlanma başvurusunda bulunmalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">5510’a tabi memurlar için böyle bir süre şartı bulunmamaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Borçlanma bedelinin tamamı personel tarafından ödenir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Borçlanılmayan aylıksız izin süreleri, hizmet ve intibak hesabında dikkate alınmaz.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><img alt="Aylıksız Izinnnn-1" class="detail-photo img-fluid" height="975" src="https://mevzuatinyericom.teimg.com/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/01/ayliksiz-izinnnn-1.jpg" width="650" /></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/ayliksiz-izin-sureleri-borclanilabilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Jan 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/07/18046-1.jpg" type="image/jpeg" length="97650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Danıştay'dan fiili hizmet süresi hakkında önemli karar]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/danistaydan-fiili-hizmet-suresi-hakkinda-onemli-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/danistaydan-fiili-hizmet-suresi-hakkinda-onemli-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay, görevden uzaklaştırıldığı tarih ile yeniden memuriyetten çıkarıldığı tarih arasındaki sürenin fiili hizmet süresi olarak kabul edilmesi gerektiğine karar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay’dan emeklilik ve fiili hizmet süresine ilişkin emsal karar</strong></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, gümrük muhafaza memuru olarak görev yapmakta iken hakkında tesis edilen disiplin işlemleri yargı kararıyla iptal edilen personelin, görevden uzaklaştırıldığı tarih ile yeniden memuriyetten çıkarıldığı tarih arasındaki sürenin <strong>fiili hizmet süresinden sayılması gerektiğine</strong> hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Gaziantep Gümrük Muhafaza Müdürlüğünde görev yapan davacı, 25/09/2000 tarihinde görevden uzaklaştırılmış, ardından 10/01/2001 tarihli Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla memuriyetten çıkarılmıştı. Söz konusu işlem yargı kararıyla iptal edilmiş; ancak davacı fiilen göreve başlatılmadan bu kez 18/04/2005 tarihli yeni bir Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla tekrar Devlet memurluğundan çıkarılmıştı.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı, 2000–2005 yılları arasında açıkta geçen sürenin fiili hizmet süresine eklenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine dava açtı. İlk derece mahkemesi, Danıştay’ın bozma kararına uyarak davacıyı haklı buldu ve işlemi iptal etti.</p>

<p style="text-align:justify">Karar temyiz edilse de Danıştay 12. Dairesi; <strong>2001 tarihli memuriyetten çıkarma işleminin yargı kararıyla iptal edilmiş olması nedeniyle</strong>, davacının görevden uzaklaştırıldığı tarih ile ikinci kez memuriyetten çıkarıldığı tarih arasındaki sürenin fiili hizmet süresi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay, idarelerin “maaş ödenmeyen sürenin hizmetten sayılamayacağı” ve “emeklilik keseneği yatırılmadığı” yönündeki itirazlarını yerinde görmeyerek, ilk derece mahkemesi kararını <strong>oybirliğiyle onadı</strong>.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kararla birlikte, <strong>yargı kararıyla iptal edilen memuriyetten çıkarma işlemlerinde, açıkta geçen sürenin emeklilik ve hizmet hesabında dikkate alınması gerektiği</strong> bir kez daha vurgulanmış oldu. Karar, benzer durumda olan kamu görevlileri açısından emsal nitelik taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1167 E. , 2023/3177 K.</p>

<p style="text-align:justify">"İçtihat Metni"</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">D A N I Ş T A Y</p>

<p style="text-align:justify">ONİKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No : 2023/1167</p>

<p style="text-align:justify">Karar No : 2023/3177</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">2- ... Başkanlığı</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVALI) : ...</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p style="text-align:justify">Dava konusu istem: Gaziantep Gümrük Muhafaza Müdürlüğünde gümrük muhafaza memuru olarak görev yapmakta iken 10/01/2001 tarihli Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla memuriyetten ilişiği kesilen davacının, anılan işlemin yargı kararıyla iptali üzerine Ekim 2000 - Mayıs 2005 tarihleri arasında geçen sürenin fiili hizmet süresine eklenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 27/10/2021 tarih ve E:2018/5220, K:2021/5382 sayılı bozma kararına uyularak; uyuşmazlıkta, hakkındaki soruşturma nedeniyle 25/09/2000 tarihinde görevden uzaklaştırılan ve sonrasında 10/01/2001 tarihli Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla memuriyetten ilişiği kesilen davacının, anılan işlemin iptali istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesince iptal kararı verildiği; ancak, davacı fiilen göreve başlatılmadan bu kez ... tarih ve ... sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda; davacının memuriyetten ilişiğinin kesilmesine ilişkin 2001 tarihli Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptal edildiği dikkate alındığında; davacının görevinden uzaklaştırıldığı tarih ile Devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verildiği 18/04/2005 tarihleri arasındaki sürenin fiili hizmet süresinden sayılması gerektiğinden, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarelerden Ticaret Bakanlığı tarafından; 1920 sayılı ''Gümrük Memurlarından Vazifeli Memuresini Suistimal Edenlerle Vazife veya Mesleklerinde Kendilerinden İstifade Edilmeyenler Hakkında Yapılacak Muameleye Dair Kanun'' yürürlükten kaldırıldığından, sadece usuli bir eksikliğin giderilmesi için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre işlem tesis edildiği, bu durumun davacının 2000 - 2005 yılları arasında Devlet memuru olduğu anlamına gelmeyeceği, dolayısıyla bu dönemin fiili hizmet süresine eklenmesinin mümkün olmadığı;</p>

<p style="text-align:justify">Davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından; ilgili mevzuatın incelenmesinden, aylık veya ücret ödenmeyen sürelerde emekli keseneği kesilmesi, emekli keseneği kesilmeyen sürelerin ise fiili hizmet müddetinden sayılmasının mümkün olmadığı, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 15. maddesinin (g) fıkrası ve 31. maddesinin son fıkrası uyarınca, açıkta geçen süresine ait 2/3 oranındaki aylıklarının ödenip, 1/2 oranındaki emeklilik keseneği ve kurum karşılıklarının kuruma gönderildiği 15/10/2000 - 14/02/2001 tarihleri arasında geçen sürenin yarısının fiili hizmet süresine eklendiği; ancak, göreve iade edilmesine ilişkin karar, temyiz incelemesinde bozulduğundan, 15/02/2001 - 14/04/2008 tarihleri arasında açıkta geçen sürenin tamamının fiili hizmet süresine eklenemeyeceği, ayrıca adli yargıda görülen alacak davasına ilişkin karar uyarınca, 25/09/2000 - 18/04/2002 tarihleri arasındaki açıkta geçen süresinin fiili hizmet süresine eklenmesinin mümkün olmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Görevden uzaklaştırıldığı 25/09/2000 tarihinden görevine son verildiği 18/04/2005 tarihine kadar olan dönemin kazanılmış hak kapsamında kabulünün gerektiği, kesinleşmiş bir yargı kararıyla iptal edilen işlemin, idarenin işlemi geri almasıyla aynı sonucu doğuracağı, memuriyetten çıkarılma tüm sonuçlarıyla ortadan kalkmış olup, bu süreye ilişkin emeklilik kesenekleri ve kurum karşılıklarının, maaşla birlikte tahakkuku ile hizmetlerinin tamamının fiili hizmetten sayılması gerektiği belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Ticaret Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>

<p style="text-align:justify">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU :</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,</p>

<p style="text-align:justify">2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,</p>

<p style="text-align:justify">4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,</p>

<p style="text-align:justify">5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/danistaydan-fiili-hizmet-suresi-hakkinda-onemli-karar</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Jan 2026 00:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/01/fiili-hizmet-50kb.jpg" type="image/jpeg" length="60249"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekli Aylığı Kesilmeden Görev Yapılabilecek Haller Netleşti]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/emekli-ayligi-kesilmeden-gorev-yapilabilecek-haller-netlesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/emekli-ayligi-kesilmeden-gorev-yapilabilecek-haller-netlesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5335 sayılı Kanun kapsamında emekli aylığı kesilmeden görev yapılabilecek istisnalar belirlendi. Genel yasak, seçimle gelen görevler ve akademik faaliyetler dışında uygulanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">EMEKLİ AYLIĞI KESİLMEDEN KAMU KURUMLARINDA ÇALIŞMA: YASAL ÇERÇEVE VE İSTİSNALAR</h1>

<h2 style="text-align:justify">GİRİŞ</h2>

<p style="text-align:justify">5335 sayılı Kanun, emeklilik veya yaşlılık aylığı alan kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamına ilişkin temel esasları düzenlemektedir. Bu kapsamda emekli aylığı kesilmeden kamu kurumlarında çalışma konusu, kanunda öngörülen <strong>genel yasak</strong> ile bu yasağın <strong>sınırlı ve istisnai hâlleri</strong> çerçevesinde ele alınmaktadır. Bu çalışma, anılan düzenlemeleri sistematik biçimde ortaya koymayı ve uygulamada tereddüt edilen hususlara açıklık getirmeyi amaçlamaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify">I. GENEL KURAL: EMEKLİ AYLIĞI KESİLMEDEN ÇALIŞMA YASAĞI</h2>

<h3 style="text-align:justify">A. Yasağın Kapsamı</h3>

<p style="text-align:justify">5335 sayılı Kanun’un ilgili maddesi uyarınca, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alan kişiler, bu aylıkları kesilmeksizin aşağıda sayılan kurum ve kuruluşlarda <strong>herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar</strong>:</p>

<ol>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Genel bütçeye dahil daireler</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Katma bütçeli idareler</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Döner sermayeler</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Fonlar</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Belediyeler</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İl özel idareleri</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sosyal güvenlik kurumları</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bütçeden yardım alan kuruluşlar</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklar</p>
 </li>
</ol>

<h3 style="text-align:justify">B. Yasağın Hukuki Dayanağı ve Geçerliliği</h3>

<p style="text-align:justify">Kanun, diğer kanunlarda yer alan ve emeklilik veya yaşlılık aylığı alınırken aylıkların ve/veya diğer tazminatların kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri <strong>uygulanmaz</strong> hâle getirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun ek 11’inci maddesine dayanılarak <strong>1 Ocak 2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararlarının da</strong> bu düzenleme karşısında uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify">II. YASAK KAPSAMININ DIŞINDA TUTULAN GÖREVLER VE KİŞİLER</h2>

<p style="text-align:justify">5335 sayılı Kanun, emekli aylığı kesilmeden çalışma yasağını sınırlı sayıda olmak üzere dokuz kategori halinde istisna tutmuştur.</p>

<h3 style="text-align:justify">A. Siyasi İrade ve Seçimle Gelen Görevliler</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>1. Cumhurbaşkanlığına seçilenler</strong><br />
Cumhurbaşkanlığı görevine seçilen kişiler, emekli aylıkları kesilmeksizin bu görevi yürütebilirler.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>2. Dışarıdan Bakanlar Kurulu üyeliğine atananlar</strong><br />
Milletvekili olmayan ancak Bakanlar Kurulu üyeliğine atanan kişiler bu kapsamda yer almaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>3. Yasama organı üyeliğine seçilenler</strong><br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğine seçilenler, emekli aylıkları devam ederken milletvekilliği görevini sürdürebilirler.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>4. Mahalli idareler seçimleri sonucuna göre görev alanlar</strong><br />
Belediye başkanları, belediye meclisi üyeleri ve il genel meclisi üyeleri gibi mahalli idare seçimleriyle göreve gelenler bu istisnadan yararlanır.</p>

<h3 style="text-align:justify">B. Belirli Ücret Sistemine Tabi Görevler</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>5. Toplantı veya huzur ücreti karşılığı görev yapanlar</strong><br />
Sadece toplantı veya huzur ücreti ya da hakkı ödenen görevleri yürütenler ile yönetim ve denetim kurulu üyeliği ücreti karşılığında görevlendirilenler, emekli aylıkları kesilmeden bu görevleri sürdürebilirler.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda özellikle;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kamu kurum ve kuruluşlarının yönetim kurulu üyelikleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Denetim kurulu üyelikleri,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Danışma kurulu üyelikleri</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify">C. Eğitim ve Öğretim Faaliyetleri</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>6. Ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler</strong><br />
Yaş haddini aşmamış olmaları kaydıyla, her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler istisna kapsamındadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Önemli not:</strong> Üniversitelerde ders ücreti karşılığı ders görevi verilenler hakkında yaş haddini aşmamış olma şartı aranmaz. Bu düzenleme, akademik bilgi ve tecrübenin yükseköğretimde sürdürülmesini amaçlamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>7. Vakıf üniversitelerinde görev alanlar</strong><br />
Vakıf üniversitelerinde görev yapan emekliler, emekli aylıkları kesilmeksizin çalışabilirler.</p>

<h3 style="text-align:justify">D. Özel Kanun Hükümlerine Tabi Üst Düzey Atamalar</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>8. Özel kanunlarla düzenlenen üst düzey görevler</strong><br />
Özel kanunlarında emekli aylığı kesilmeksizin çalıştırılma veya görev yapma hakkı tanınanlardan;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanı tarafından atananlar,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ile atanan veya görevlendirilenler,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda görev verilenler</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">bu kapsamda değerlendirilir.</p>

<h3 style="text-align:justify">E. Yasama Organı Üyeliği Sonrası Özel Durum</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>9. Milletvekilliği sonrası öğretim üyeliği</strong><br />
2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 60’ıncı maddesinin (a) fıkrası uyarınca, yasama organı üyeliği sona erdikten sonra öğretim üyesi olarak atananlar emekli aylıkları kesilmeksizin görev yapabilirler.</p>

<h2 style="text-align:justify">III. AÇIKTAN ATANMA YASAĞI VE İSTİSNALARI</h2>

<p style="text-align:justify">5335 sayılı Kanun, emeklilerin kamu kurum ve kuruluşlarının kadrolarına <strong>açıktan atanmasını</strong> da yasaklamıştır. Ancak bu yasak aşağıdaki hâllerde uygulanmaz:</p>

<ol>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Cumhurbaşkanı tarafından yapılan atamalar</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararnameyle yapılan atamalar</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Türkiye Büyük Millet Meclisince yapılan seçimler sonucunda verilen görevler</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Yükseköğretim kurumlarının öğretim üyeliklerine yapılan atamalar</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">Bu istisnalar dışında kalan durumlarda, emeklilik veya yaşlılık aylığı alan kişilerin kamu kadrolarına açıktan atanması mümkün değildir.</p>

<h2 style="text-align:justify">IV. DİĞER KANUNLARLA İLİŞKİ</h2>

<p style="text-align:justify">5335 sayılı Kanun, emeklilik aylığı kesilmeden çalışma konusunda <strong>emredici ve öncelikli uygulama hükmü</strong> niteliğindedir. Bu çerçevede;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Diğer kanunların bu düzenlemeye aykırı hükümleri uygulanmaz,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">1 Ocak 2005 tarihinden önce alınmış Bakanlar Kurulu kararları geçerliliğini yitirmiştir,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emekli aylığı kesilmeksizin atanmaya veya çalıştırılmaya imkân tanıyan tüm düzenlemeler etkisiz hâle gelmiştir.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify">V. DANIŞTAY KARARI: AİLE HEKİMLERİ İSTİSNA KAPSAMINDA DEĞİL</h2>

<h3 style="text-align:justify">A. Olayın Özeti</h3>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesinin 2023/1345 Esas, 2023/3175 Karar sayılı kararı, emekli aylığı kesilmeden çalışma yasağının uygulanmasına ilişkin önemli bir örnek oluşturmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Mardin ili Artuklu ilçesi Toplum Sağlığı Merkezinde aile hekimi olarak görev yapmakta iken 5434 sayılı Kanun uyarınca emekliye sevk edilen davacı, emekliliğinin ardından Mardin Valiliği ile sözleşme imzalayarak yeniden aile hekimi olarak göreve başlamıştır. Emekli aylığı kesilen davacı, bu kesintinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kesilen aylıkların iadesini talep etmiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify">B. Davacının İddiaları</h3>

<p style="text-align:justify">Davacı, özetle;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Aile hekimlerinin 72 yaşına kadar çalışabildiğini,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sağlık Bakanlığı adına Valilik ile sözleşme imzaladığını,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">5335 sayılı Kanun kapsamında istisna hükümlerinden yararlanması gerektiğini</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">ileri sürmüştür.</p>

<h3 style="text-align:justify">C. Danıştay’ın Değerlendirmesi ve Kararı</h3>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, İdare Mahkemesi kararını <strong>onaylayarak</strong>, emekli aylığı almakta iken aile hekimi olarak göreve başlayan davacının, 5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinde sayılan istisnalar arasında yer almadığını ve bu nedenle emekli aylığının kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını hükme bağlamıştır.</p>

<h3 style="text-align:justify">D. Kararın Hukuki Sonuçları</h3>

<p style="text-align:justify">Karar ile şu ilkeler açık biçimde ortaya konulmuştur:</p>

<ol>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Aile hekimleri, 5335 sayılı Kanun’da düzenlenen istisna kapsamında değildir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emekli aylığı alan aile hekimlerinin kamu kurumlarıyla sözleşme imzalayarak çalışmaları hâlinde aylıkları kesilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İstisna hükümleri dar yorumlanır; kanunda açıkça sayılmayan görevler bu kapsama dahil edilemez.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Aile hekimlerinin 72 yaşına kadar çalışabilmesine ilişkin özel düzenlemeler, emekli aylığı kesilmeden çalışma hakkı doğurmaz.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sözleşmeli statüde çalışmak da 5335 sayılı Kanun bakımından “çalışma” olarak değerlendirilir.</p>
 </li>
</ol>

<h3 style="text-align:justify">E. Uygulamaya İlişkin Uyarı</h3>

<p style="text-align:justify">Bu karar, emekli olduktan sonra kamu kurumlarıyla sözleşme imzalayarak aile hekimi olarak görev yapmak isteyenlerin emekli aylıklarının kesileceğini ve bu uygulamanın hukuka uygun olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify">VI. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME</h2>

<p style="text-align:justify">5335 sayılı Kanun’un emekli aylığı kesilmeden çalışmaya ilişkin düzenlemeleri, kamu mali disiplininin sağlanması ve kamu kaynaklarının etkin kullanımını temin etmeye yöneliktir. Yasak kapsamı geniş tutulmuş; ancak siyasal görevler, seçimle gelinen mahalli idare görevleri, akademik faaliyetler ve bazı üst düzey kamu görevleri bakımından sınırlı istisnalar öngörülmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay’ın aile hekimlerine ilişkin kararı, istisna hükümlerinin dar yorumlanması gerektiğini ve kanunda açıkça sayılmayan görevlerin bu kapsama dahil edilemeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. Aksi yöndeki görevlendirmeler, idare açısından kamu zararı; ilgililer açısından ise emekli aylıklarının faiziyle birlikte geri alınması sonucunu doğurabilecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nedenle uygulamada, emekli aylığı alan kişilerin kamu kurumlarında çalışıp çalışamayacağının tespitinde, görevin niteliği ve atama şeklinin kanunda açıkça öngörülen istisnalar kapsamında olup olmadığı hususunun titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/emekli-ayligi-kesilmeden-gorev-yapilabilecek-haller-netlesti</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 00:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/2023-yili-ogretmen-ek-ders-ucretleri-belli-oldu-h31894-33220.png" type="image/jpeg" length="34770"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muhtaçlık Tespiti Geçmişe Yürütülemez]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/muhtaclik-tespiti-gecmise-yurutulemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/muhtaclik-tespiti-gecmise-yurutulemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, yetim aylığına esas muhtaçlık durumunun karar tarihinden önceki dönemler için iptal edilemeyeceğine hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Danıştay'dan Yetim Aylığı Hakkında Emsal Karar: Muhtaçlık Kararları Geriye Dönük İptal Edilemez</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, yetim aylığı alan kişilerin muhtaçlık durumlarının değerlendirilmesine ilişkin önemli bir karar vererek, muhtaçlık kararlarının geriye dönük olarak iptal edilemeyeceğini hükme bağladı.</p>

<p style="text-align:justify">1995 yılında babasının vefatı nedeniyle muhtaçlık kararına istinaden yetim aylığı bağlanan bir kişinin, 2004-2015 yılları arasında sigortalı olarak çalıştığının tespit edilmesi üzerine SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu), İskenderun Kaymakamlığı'ndan muhtaçlık kararının 2004 tarihinden itibaren kaldırılmasını talep etti.</p>

<p style="text-align:justify">Kaymakamlık, geriye dönük karar alınamayacağı gerekçesiyle bu talebi reddetti. Bunun üzerine SGK tarafından açılan davada İdare Mahkemesi, kaymakamlığın kararını hukuka uygun buldu.</p>

<h2 style="text-align:justify">Danıştay'ın Gerekçesi</h2>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, İdare Mahkemesi kararını onaylarken şu önemli ilkeyi belirledi:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 108. maddesi uyarınca:</strong></p>

<ul>
 <li style="text-align:justify">Muhtaçlık durumu yeniden değerlendirilirken, karar tarihi itibarıyla değerlendirme yapılır</li>
 <li style="text-align:justify">Karar tarihinden önceki döneme ilişkin geçmişe dönük belirleme yapılamaz</li>
 <li style="text-align:justify">Muhtaçlık kararları ancak ileriye yönelik tespit içerebilir</li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify">Kararın Önemi</h2>

<p style="text-align:justify">Bu karar, sosyal güvenlik hukuku açısından emsal nitelikte. Danıştay, yetim aylığı ve diğer sosyal yardım ödemelerinde muhtaçlık değerlendirmelerinin sadece karar tarihinden itibaren geçerli olabileceğini, geçmiş dönemler için hak sahiplerinden geri ödeme talep edilemeyeceğini açıklığa kavuşturdu.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, 5 Haziran 2023 tarihinde oybirliğiyle alındı ve 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olduğu belirtildi.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/552 E. , 2023/3124 K.</p>

<p style="text-align:justify">"İçtihat Metni"</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">D A N I Ş T A Y</p>

<p style="text-align:justify">ONİKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No : 2023/552</p>

<p style="text-align:justify">Karar No : 2023/3124</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kaymakamlığı / ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVACI) : …</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av. …</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p style="text-align:justify">Dava konusu istem: SGK tarafından, İskenderun Kaymakamlığının 29/03/1995 tarihli muhtaçlık kararına istinaden babasından dolayı yetim aylığı bağlanan ...'ın, 30/04/2004 tarihinden sonra prim yatırmak suretiyle sigortalı olarak çalıştığının tespit edildiğinden bahisle, söz konusu muhtaçlık kararının 01/05/2004 tarihinden itibaren kaldırılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 09/04/2015 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 22/11/2021 tarih ve E:2018/5495 K:2021/5963 sayılı bozma kararına uyularak; dosyanın incelenmesinden; vefat eden babasından dolayı 29/03/1995 tarihli muhtaçlık kararına istinaden yetim aylığı bağlanan ilgili ...'ın, 01/05/2004 - 23/03/2015 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının anlaşılması nedeniyle davacı idare tarafından, ilgilinin durumu yeniden incelenmek suretiyle anılan tarihler arasındaki dönem için muhtaçlığının iptal edildiğine ilişkin yeni tarihli kararın gönderilmesi talebiyle yapılan 24/03/2015 tarihli başvurunun, İskenderun Kaymakamlığı tarafından tesis edilen dava konusu … tarih ve … Esas, … Karar numaralı işlem ile geriye dönük karar alınmasının mümkün olmadığından bahisle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 108. maddesi uyarınca, ilgililerin muhtaç olup olmama durumu yeniden değerlendirilecek ise de, il ya da ilçe idare kurulunca inceleme yapılarak verilecek kararda, karar tarihi itibarıyla muhtaçlık durumunun araştırılacağı, bu tarihten önceki döneme ilişkin bir belirlemenin ise yapılamayacağının açık olduğu; bu durumda, ilgili hakkındaki muhtaçlık durumunun, karar tarihi itibarıyla ileriye yönelik olarak bir tespit içermediği anlaşıldığından, İskenderun Kaymakamlığı tarafından tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …</p>

<p style="text-align:justify">DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME :</p>

<p style="text-align:justify">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU :</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,</p>

<p style="text-align:justify">2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</p>

<p style="text-align:justify">4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,</p>

<p style="text-align:justify">5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 05/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/muhtaclik-tespiti-gecmise-yurutulemez</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Jan 2026 19:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/01/gecmis-yurume-1.webp" type="image/jpeg" length="57952"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026/2 sayılı SGK Genelgesi yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/20262-sayili-sgk-genelgesi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/20262-sayili-sgk-genelgesi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 2026 yılında geçerli olacak tüm parasal tutarları belirleyen 2026/2 sayılı Genelgeyi yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align:justify">2026 Yılı Sosyal Güvenlik Prime Esas Kazanç Sınırları ve Sosyal Güvenlik İşlemlerine Esas Tutarlar</h2>

<p style="text-align:justify">Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan <strong>07/01/2026 tarihli ve 2026/2 sayılı Genelge</strong> ile 2026 yılında uygulanacak <strong>prime esas kazançların alt ve üst sınırları</strong> ile sosyal güvenlik uygulamalarında esas alınacak parasal tutarlar belirlenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Genelge, 4857 sayılı İş Kanununun 39’uncu maddesi uyarınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen 2026 yılı asgari ücret tutarları ile <strong>5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu</strong> hükümleri esas alınarak hazırlanmıştır.</p>

<h3 style="text-align:justify">1. Asgari Ücrete Bağlı Prime Esas Kazanç Sınırları</h3>

<p style="text-align:justify">Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararı uyarınca 2026 yılı için günlük asgari ücret <strong>1.101,00 TL</strong> olarak belirlenmiştir. Buna bağlı olarak;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Günlük prime esas kazanç alt sınırı:</strong> 1.101,00 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Aylık prime esas kazanç alt sınırı:</strong> 33.030,00 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Günlük prime esas kazanç üst sınırı:</strong> 9.909,00 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Aylık prime esas kazanç üst sınırı:</strong> 297.270,00 TL</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">olarak uygulanacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">7566 sayılı Kanunun 24’üncü maddesiyle yapılan değişiklik sonucu, prime esas kazanç üst sınırı <strong>günlük kazancın 9 katı</strong> olarak yeniden belirlenmiş ve bu düzenleme <strong>1/1/2026</strong> tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify">2. Özel Statülü Sigortalılar İçin Prime Esas Kazançlar</h3>

<h4 style="text-align:justify">2.1. Çıraklar ve Öğrenciler</h4>

<p style="text-align:justify">3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamında bulunan aday çıraklar, çıraklar ve öğrencilerin prime esas kazançları <strong>asgari ücretin %50’si</strong> üzerinden hesaplanacaktır.</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Günlük:</strong> 550,50 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Aylık:</strong> 16.515,00 TL</p>
 </li>
</ul>

<h4 style="text-align:justify">2.2. Yükseköğrenim Stajyerleri, Kısmi Zamanlı Öğrenciler, Bursiyerler ve Kursiyerler</h4>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 82’nci maddesi gereğince, bu kapsamdaki kişilerin prime esas kazançları günlük alt sınır üzerinden belirlenecektir.</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Günlük:</strong> 1.101,00 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Aylık:</strong> 33.030,00 TL</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">3. Prime Esas Kazançtan İstisna Edilecek Tutarlar</h3>

<p style="text-align:justify">2026 yılı için aşağıdaki ödemeler prime esas kazanca dahil edilmeyecektir:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Yemek parası:</strong> Günlük 158,00 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Çocuk zammı:</strong> Aylık 660,60 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Aile yardımı:</strong> Aylık 3.303,00 TL</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">4. Sosyal Güvenlik Sözleşmesi Olmayan Ülkelere Götürülen İşçiler</h3>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 82’nci maddesi uyarınca, bu kapsamdaki sigortalılar için prime esas kazanç üst sınırı <strong>3 kat</strong> olarak uygulanacaktır.</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Günlük alt sınır:</strong> 1.101,00 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Aylık alt sınır:</strong> 33.030,00 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Günlük üst sınır:</strong> 3.303,00 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Aylık üst sınır:</strong> 99.090,00 TL</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">5. Ev Hizmetlerinde Sigortalı Çalıştıranlar (Ek 9)</h3>

<h4 style="text-align:justify">5.1. Ayda 10 Gün ve Üzeri Çalıştıranlar (%38,75)</h4>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>10 gün – alt sınır:</strong> 4.266,38 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>30 gün – alt sınır:</strong> 12.799,13 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>10 gün – üst sınır:</strong> 38.397,38 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>30 gün – üst sınır:</strong> 115.192,13 TL</p>
 </li>
</ul>

<h4 style="text-align:justify">5.2. Sosyal Güvenlik Destek Primine Tabi Çalışanlar (%32,25)</h4>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>10 gün – alt sınır:</strong> 3.550,73 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>30 gün – alt sınır:</strong> 10.652,18 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>10 gün – üst sınır:</strong> 31.956,53 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>30 gün – üst sınır:</strong> 95.869,58 TL</p>
 </li>
</ul>

<h4 style="text-align:justify">5.3. Ayda 10 Günden Az Çalışanlar</h4>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>MYÖ + GSS primi:</strong> 11.065,05 TL</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">6. İsteğe Bağlı Sigortalılık ve Tarım Sigortalıları</h3>

<h4 style="text-align:justify">6.1. Ek 5. Madde (Tarım ve Orman İşleri)</h4>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Alt sınır:</strong> 11.725,65 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Üst sınır:</strong> 105.530,85 TL</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">7. Hizmet ve Yurt Dışı Borçlanmaları</h3>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>4/A hizmet borçlanması:</strong></p>

 <ul>
  <li>
  <p style="text-align:justify">Günlük alt sınır: 352,32 TL</p>
  </li>
  <li>
  <p style="text-align:justify">Günlük üst sınır: 3.170,88 TL</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Yurt dışı borçlanması:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

 <ul>
  <li>
  <p style="text-align:justify">Günlük alt sınır: 495,45 TL</p>
  </li>
  <li>
  <p style="text-align:justify">Günlük üst sınır: 4.459,05 TL</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">8. Sosyal Yardımlar</h3>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Emzirme ödeneği:</strong> 1.621,00 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Cenaze ödeneği:</strong> 6.398,00 TL</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">9. İdari Para Cezaları</h3>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 102’nci maddesi uyarınca, 2026 yılında uygulanacak idari para cezalarının hesabında esas alınacak aylık tutar <strong>33.030,00 TL</strong> olarak belirlenmiştir.</p>

<h3 style="text-align:justify">10. 15’li Dönem Geçiş Uygulaması</h3>

<p style="text-align:justify">Maaş dönemi ayın 15’i ile takip eden ayın 14’ü arasında olan işyerleri için <strong>15/12/2025 – 14/1/2026</strong> döneminde geçiş uygulaması yapılacak olup, bu dönemde hem 2025 hem de 2026 yılı asgari ücret tutarları dikkate alınacaktır.</p>

<p style="text-align:center">T.C.</p>

<p style="text-align:center">SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI</p>

<p style="text-align:center">Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü</p>

<p style="text-align:justify">Sayı: E-24010506-202.99207.01.01.04-133482403</p>

<p style="text-align:justify">Konu: Prime Esas Kazançların Alt ve Üst Sınırları ile Bazı İşlemlere Esas Tutarlar</p>

<p style="text-align:justify">Tarih: 07.01.2026</p>

<p style="text-align:center">GENELGE</p>

<p style="text-align:center">2026/2</p>

<p style="text-align:justify">4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine istinaden Asgari Ücret Tespit Komisyonunca 2026 yılı için uygulanacak olan asgari ücret, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arası için tespit edilerek 26/12/2025 tarihli ve 33119 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Asgari Ücret Tespit Komisyonunca alınan karara istinaden, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arası için bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücret 1.101,00 (bin yüz bir) Türk Lirası olarak tespit edilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca 19/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Günlük kazanç sınırları” başlıklı 82 nci maddesindeki sigorta primine esas kazanç üst sınırı 1/1/2026 tarihinden geçerli olmak üzere günlük prime esas kazancın 9 katı olarak değiştirilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında uygulanmak üzere sigortalılar için sigorta primine esas günlük ve aylık kazançların alt ve üst sınırlarında, yurt dışında geçen süreler ile hizmet borçlanmalarında, isteğe bağlı sigortalılar ve genel sağlık sigortalılarının ödeyecekleri primlerde dikkate alınacak tutarlar ile idari para cezalarında, geçici iş göremezlik, cenaze ve emzirme ödeneklerinde dikkate alınacak tutarlar aşağıda gösterilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">1- 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalıların sigorta primi ve işsizlik sigortası primlerine esas günlük ve aylık kazançlarının alt ve üst sınırları</p>

<p style="text-align:justify">1.1- Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalılar için;</p>

<p style="text-align:justify">a) Özel sektörde:</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında sigorta primine esas</p>

<p style="text-align:justify">Günlük kazanç alt sınırı : 1.101,00 TL<br />
Aylık kazanç alt sınırı : 33.030,00 TL<br />
Günlük kazanç üst sınırı : 9.909,00 TL<br />
Aylık kazanç üst sınırı : 297.270,00 TL</p>

<p style="text-align:justify">b) Kamu sektöründe:</p>

<p style="text-align:justify">15/12/2025-14/1/2026 döneminde sigorta primine esas kazanç alt sınırı;</p>

<p style="text-align:justify">2025 yılı Aralık ayının ikinci yarısı için: 866,85 TL x 16 gün = 13.869,60 TL<br />
2026 yılı Ocak ayının ilk yarısı için : 1.101,00 TL x 14 gün = 15.414,00 TL 15/12/2025-14/1/2026 devresi için : 13.869,60 TL+15.414,00 TL =29.283,60 TL</p>

<p style="text-align:justify">15/12/2025-14/1/2026 döneminde sigorta primine esas kazanç üst sınırı;</p>

<p style="text-align:justify">2025 yılı Aralık ayının ikinci yarısı için: 6.501,38 TL x 16 gün = 104.022,08 TL<br />
2026 yılı Ocak ayının ilk yarısı için : 9.909,00 TL x 14 gün = 138.726,00 TL<br />
15/12/2025 -14/1/2026 devresi için : 104.022,08 TL + 138.726,00 TL= 242.748,08 TL</p>

<p style="text-align:justify">15/1/2026 ila 14/12/2026 tarihleri arasında sigorta primine esas;</p>

<p style="text-align:justify">Aylık kazanç alt sınırı : 33.030,00 TL<br />
Aylık kazanç üst sınırı : 297.270,00 TL</p>

<p style="text-align:justify">1.2- Çırak ve öğrenciler için;</p>

<p style="text-align:justify">3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununun 25 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca; aday çırak, çıraklar, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında okumakta iken staja, tamamlayıcı eğitime veya alan eğitimine tabi tutulan öğrencilerin sigorta primleri, asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden hesaplanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, bu kapsamda yer alan çırak ve öğrencilerin prime esas kazançları;</p>

<p style="text-align:justify">a) Aylık prim ve hizmet belgelerini ayın 1’i ila 30’u arasında düzenleyenler için;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında;</p>

<p style="text-align:justify">Günlük kazanç tutarı : 550,50 TL<br />
Aylık kazanç tutarı : 16.515,00 TL</p>

<p style="text-align:justify">b) Aylık prim ve hizmet belgelerini ayın 15’i ila takip eden ayın 14’ü arasında düzenleyenler için;</p>

<p style="text-align:justify">15/12/2025- 14/1/2026 dönemi için;</p>

<p style="text-align:justify">2025 yılı Aralık ayı günlük kazanç tutarı: 866,85 TL x %50 = 433,43 TL (*)<br />
2026 yılı Ocak ayı günlük kazanç tutarı: 1.101,00 TL x %50 = 550,50 TL<br />
2025 yılı Aralık ayının ikinci yarısı için: 433,43 TL x 16 gün = 6.934,88 TL<br />
2026 yılı Ocak ayının ilk yarısı için : 550,50 TL x 14 gün = 7.707,00 TL<br />
15/12/2025-14/1/2026 devresi için : 6.934,88 TL + 7.707,00 TL = 14.641,88 TL</p>

<p style="text-align:justify">15/1/2026 ila 14/12/2026 tarihleri arasında sigorta primine esas;</p>

<p style="text-align:justify">Günlük kazanç tutarı : 550,50 TL<br />
Aylık kazanç tutarı : 16.515,00 TL</p>

<p style="text-align:justify">1.3- Yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, kısmi zamanlı çalıştırılan öğrenciler ile bursiyer ve kursiyerler için;</p>

<p style="text-align:justify">Yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler ve 2547 sayılı Kanunun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar ile Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerlerin sigorta primleri, prime esas günlük kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, bu kapsamda yer alan öğrenci, bursiyer ve kursiyerlerin prime esas kazançları;</p>

<p style="text-align:justify">a) Aylık prim ve hizmet belgelerini ayın 1’i ila 30’u arasında düzenleyenler için;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında;</p>

<p style="text-align:justify">Günlük kazanç tutarı : 1.101,00 TL<br />
Aylık kazanç tutarı : 33.030,00 TL</p>

<p style="text-align:justify">b) Aylık prim ve hizmet belgelerini ayın 15’i ila takip eden ayın 14’ü arasında düzenleyenler için;</p>

<p style="text-align:justify">15/12/2025 – 14/1/2026 döneminde sigorta primine esas kazanç alt sınırı;</p>

<p style="text-align:justify">2025 yılı Aralık ayının ikinci yarısı için: 866,85 TL x 16 gün = 13.869,60 TL<br />
2026 yılı Ocak ayının ilk yarısı için : 1.101,00 TL x 14 gün = 15.414,00 TL<br />
15/12/2025-14/1/2026 devresi için : 13.869,60 TL + 15.414,00 TL = 29.283,60 TL</p>

<p style="text-align:justify">15/1/2026 ila 14/12/2026 tarihleri arasında sigorta primine esas;</p>

<p style="text-align:justify">Günlük kazanç tutarı : 1.101,00 TL<br />
Aylık kazanç tutarı : 33.030,00 TL</p>

<p style="text-align:justify">1.4- Prime esas kazançlardan istisna tutulacak yemek parası, çocuk zammı ve aile zammı (yardımı) tutarları;</p>

<p style="text-align:justify">5510 Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalıların;</p>

<p style="text-align:justify">-Yemek parası:</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında 158,00 TL (Günlük)</p>

<p style="text-align:justify">-Çocuk zammı:</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında; 33.030,00 TL x % 2 = 660,60 TL (Aylık)</p>

<p style="text-align:justify">-Aile zammı (yardımı):</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında; 33.030,00 TL x %10 = 3.303,00 TL (Aylık)</p>

<p style="text-align:justify">tutarındaki kazançları, prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.</p>

<p style="text-align:justify">1.5- Sosyal Güvenlik Sözleşmesi Olmayan Ülkelerde İş Üstlenen İşverenlerce Yurt Dışındaki İşyerlerinde Çalıştırılmak Üzere Götürülen Sigortalılar için;</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince sigorta primine esas kazanç üst sınırı sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçiler için 3 katı olup söz konusu hüküm gereğince sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen sigortalıların;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında;</p>

<p style="text-align:justify">Günlük kazanç alt sınırı :1.101,00 TL,<br />
Aylık kazanç alt sınırı :33.030,00 TL,<br />
Günlük kazanç üst sınırı :3.303,00 TL,<br />
Aylık kazanç üst sınırı :99.090,00 TL,</p>

<p style="text-align:justify">olarak uygulanacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">1.6- 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde ayda 10 gün ve üzerinde sigortalı çalıştıran işverenlerin ödeyecekleri aylık kazançların alt ve üst sınırları ile 10 günden az sigortalı çalıştıranların ödeyeceği iş kazası ve meslek hastalığı primleri ve sigortalılarca yapılacak ödemeler</p>

<p style="text-align:justify">a) 10 gün ve üzerinde sigortalı çalıştıran işverenler</p>

<p style="text-align:justify">a.1- Ev hizmetlerinde sigortalı çalıştıran işverenin sigortalı ve işveren hissesi ile işsizlik sigortası primi dahil</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında günlük kazanç alt sınırına göre ödeyecekleri tutar</p>

<p style="text-align:justify">Ayda 10 gün sigortalı çalıştıran için 1.101,00 TL x 10 x % 38,75 = 4.266,38 TL (*)<br />
Ayda 30 gün sigortalı çalıştıran için 1.101,00 TL x 30 x % 38,75 = 12.799,13 TL (*)</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında günlük kazanç üst sınırına göre ödeyecekleri tutar</p>

<p style="text-align:justify">Ayda 10 gün sigortalı çalıştıran için 9.909,00 TL x 10 x % 38,75 = 38.397,38 TL (*)<br />
Ayda 30 gün sigortalı çalıştıran için 9.909,00 TL x 30 x % 38,75 = 115.192,13 TL (*)</p>

<p style="text-align:justify">a.2- Ev hizmetlerinde sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalı çalıştıran işverenin sigortalı ve işveren hissesi dahil</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında günlük kazanç alt sınırına göre ödeyecekleri tutar</p>

<p style="text-align:justify">Ayda 10 gün sigortalı çalıştıran için 1.101,00 TL x 10 x % 32,25 = 3.550,73 TL (*)</p>

<p style="text-align:justify">Ayda 30 gün sigortalı çalıştıran için 1.101,00 TL x 30 x % 32,25 = 10.652,18 TL (*)</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında günlük kazanç üst sınırına göre ödeyecekleri tutar</p>

<p style="text-align:justify">Ayda 10 gün sigortalı çalıştıran için 9.909,00 TL x 10 x % 32,25 = 31.956,53 TL (*)<br />
Ayda 30 gün sigortalı çalıştıran için 9.909,00 TL x 30 x % 32,25= 95.869,58 TL (*)</p>

<p style="text-align:justify">b) 10 günden az sigortalı çalıştıranlar ile sigortalılar yönünden yapılacak ödemeler</p>

<p style="text-align:justify">b.1- Ev hizmetlerinde ayda 10 günden az sigortalı çalıştıranların ödeyecekleri iş kazası ve meslek hastalığı primi,</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında günlük kazanç alt sınırına göre ödeyecekleri tutar</p>

<p style="text-align:justify">Ayda 1 gün sigortalı çalıştıranlar için 1.101,00 TL x %2 = 22,02 TL<br />
Ayda 9 gün sigortalı çalıştıranlar için 22,02 TL x 9 = 198,18 TL</p>

<p style="text-align:justify">b.2- Ev hizmetlerinde aynı işveren yanında ayda 10 günden az sigortalı çalışanların ödeyecekleri malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası ile genel sağlık sigortası primi,</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında günlük kazanç alt sınırına göre ödeyecekleri tutar</p>

<p style="text-align:justify">1.101, 00 TL x 30 x %33,5 = 11.065,05 TL</p>

<p style="text-align:justify">2- 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında primlerini kendileri ödeyen sigortalıların prime esas aylık kazançlarının alt ve üst sınırları ile ödenecek prim tutarları</p>

<p style="text-align:justify">2.1- 5510 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesine tabi sigortalılar;</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesine tabi olarak tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar,</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında;</p>

<p style="text-align:justify">Günlük kazanç alt sınırına göre :1.101,00 TL x 30 x % 35,5 = 11.725,65 TL,<br />
Günlük kazanç üst sınırına göre : 9.909,00 TL x 30 x % 35,5 = 105.530,85 TL, ödeyeceklerdir.</p>

<p style="text-align:justify">2.2- 5510 sayılı Kanunun ek 6 ncı maddesine tabi sigortalılar</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun ek 6 ncı maddesine tabi olarak ticari taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma araçlarında çalışanlar ile Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle bir veya birden fazla kişi tarafından çalıştırılanlar,</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında işsizlik sigortası primi ödemek istemeyenler;</p>

<p style="text-align:justify">Günlük kazanç alt sınırına göre : 1.101,00 TL x 30 x % 33,5 = 11.065,05 TL,<br />
Günlük kazanç üst sınırına göre : 9.909,00 TL x 30 x % 33,5 = 99.585,45 TL,</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında işsizlik sigortası primi dahil ödemek isteyenler;</p>

<p style="text-align:justify">Günlük kazanç alt sınırına göre : 1.101,00 TL x 30 x % 36,5 = 12.055,95 TL,<br />
Günlük kazanç üst sınırına göre : 9.909,00 TL x 30 x % 36,5 = 108.503,55 TL,</p>

<p style="text-align:justify">ödeyeceklerdir.</p>

<p style="text-align:justify">2.3- 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında isteğe bağlı sigortalılar;</p>

<p style="text-align:justify">a) 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre sadece malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödeyenler;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödenebilecek isteğe bağlı sigorta primi aylık alt sınırı,</p>

<p style="text-align:justify">1.101, 00 TL x 30 x % 21 = 6.936,30 TL,</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödenebilecek isteğe bağlı sigorta primi aylık üst sınırı,</p>

<p style="text-align:justify">9.909,00 TL x 30 x % 21 = 62.426,70 TL,</p>

<p style="text-align:justify">b) Ay içinde 30 günden az çalışan veya tam gün çalışmayanlardan kalan sürelerinde isteğe bağlı sigortaya prim ödeyenler;</p>

<p style="text-align:justify">İşsizlik sigortası primi ödemek istemeyenler;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında,</p>

<p style="text-align:justify">Aylık kazanç alt sınırına göre: 1.101,00 TL x 30 x % 33 = 10.899,90 TL(/30 x gün sayısı),<br />
Aylık kazanç üst sınırına göre: 9.909,00 TL x 30 x % 33 = 98.099,10 TL (/30 x gün sayısı),</p>

<p style="text-align:justify">İşsizlik sigortası primi dahil ödeyecekler;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında,</p>

<p style="text-align:justify">Aylık kazanç alt sınırına göre: 1.101,00 TL x 30 x % 36 = 11.890,80 (/30 x gün sayısı),<br />
Aylık kazanç üst sınırına göre: 9.909,00 TL x 30 x % 36 = 107.017,20 TL (/30 x gün sayısı), ödeyeceklerdir.</p>

<p style="text-align:justify">2.4- 2925 sayılı Kanuna tabi sigortaların prime esas kazanç ve ödeyecekleri prim tutarı;</p>

<p style="text-align:justify">2925 sayılı Kanuna tabi sigortalıların prime esas günlük kazançları, 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazancın günlük alt sınırı, prim ödeme gün sayısı ise her ay için 15 gündür. Prim oranı %32,5 olup %12,5’i genel sağlık sigortası primi, % 20’si malullük yaşlılık ve ölüm sigortası primidir.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalıların, prime esas kazanç tutarı ve ödeyecekleri prim tutarı:</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında;</p>

<p style="text-align:justify">1.101,00 TL x 15 x % 32,5 = 5.367,38 TL (*)</p>

<p style="text-align:justify">olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">3- 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalıların prime esas günlük kazançlarının alt ve üst sınırlarına göre ödeyecekleri aylık prim tutarları</p>

<p style="text-align:justify">3.1- 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan sigortalılar;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında;</p>

<p style="text-align:justify">Günlük kazanç alt sınırına göre : 1.101,00 TL x 30 x % 35,75 = 11.808,23 TL, (*)<br />
Günlük kazanç üst sınırına göre : 9.909,00 TL x 30 x % 35,75 = 106.274,03 TL, (*)</p>

<p style="text-align:justify">prim ödeyeceklerdir.</p>

<p style="text-align:justify">3.2- 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında isteğe bağlı sigortalılardan;</p>

<p style="text-align:justify">a) Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası ile genel sağlık sigortası primi ödeyenler;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödenebilecek isteğe bağlı sigorta primi aylık alt sınırı,</p>

<p style="text-align:justify">1.101, 00 TL x 30 x % 33 =10.899,90 TL,</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödenebilecek isteğe bağlı sigorta primi aylık üst sınırı,</p>

<p style="text-align:justify">9.909,00 TL x 30 x %33 = 98.099,10 TL,</p>

<p style="text-align:justify">b) Kanunun geçici 16 ncı maddesine göre sigortalı olan isteğe bağlı kadın sigortalılar;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında;</p>

<p style="text-align:justify">1.101, 00 TL x 30 x % 33 = 10.899,90 TL</p>

<p style="text-align:justify">prim ödeyeceklerdir.</p>

<p style="text-align:justify">4- 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı ve Ek 13 üncü maddesi kapsamındaki genel sağlık sigortalılarının ödeyecekleri prim tutarları;</p>

<p style="text-align:justify">4.1- 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ve Ek 13 üncü maddesi kapsamında olanların ödeyecekleri genel sağlık sigortası primi;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödeyecekleri genel sağlık sigortası aylık prim tutarı;</p>

<p style="text-align:justify">33.030,00 TL x % 6 = 1.981,80 TL</p>

<p style="text-align:justify">olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">4.2- 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında olanların ödeyecekleri genel sağlık sigortası primi;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödeyecekleri genel sağlık sigortası aylık prim tutarı;</p>

<p style="text-align:justify">33.030,00 TL x 2 = 66.060,00 TL x % 12 = 7.927,20 TL,</p>

<p style="text-align:justify">olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">4.3- 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki yabancı uyruklu öğrencilerin ödeyecekleri genel sağlık sigortası primi;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödeyecekleri genel sağlık sigortası aylık prim tutarı;</p>

<p style="text-align:justify">33.030,00 TL / 3 = 11.010,00 TL x % 12 = 1.321,20 TL</p>

<p style="text-align:justify">olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">4.4- 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlık stajı yapmakta olup bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar için Türkiye Barolar Birliği tarafından ödenecek genel sağlık sigortası primi;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödeyecekleri genel sağlık sigortası aylık prim tutarı;</p>

<p style="text-align:justify">33.030,00 x % 6 = 1.981,80 TL,</p>

<p style="text-align:justify">olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">5- 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre yapılacak hizmet borçlandırılması ile 3201 sayılı Kanuna göre yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılmasına esas tutar</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre yapılacak hizmet borçlanmalarında, borçlanılacak günlük tutar, başvuru tarihindeki 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın,</p>

<p style="text-align:justify">– 41 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde bulunanlar için %32’si<br />
– Diğer bentlerinde bulunanlar için % 45’idir.</p>

<p style="text-align:justify">3201 sayılı Kanuna göre yapılacak yurt dışı borçlanmalarında borçlanılacak günlük tutar ise başvuru tarihindeki 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, başvuru sahiplerince belirlenecek günlük kazancın % 45 ‘idir.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, 2026 yılı için belirlenen asgari ücret tutarları karşısında 41 inci maddede belirtilen hallere ilişkin sürelerin borçlanılmasında;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında,</p>

<p style="text-align:justify">– Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı;</p>

<p style="text-align:justify">41 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde bulunanlar için,</p>

<p style="text-align:justify">Alt sınırı :1.101,00 TL x % 32= 352,32 TL<br />
Üst sınırı : 9.909,00 TL x % 32 =3.170,88 TL</p>

<p style="text-align:justify">Diğer bentlerinde bulunanlar için,</p>

<p style="text-align:justify">Alt sınırı :1.101,00 TL x % 45 = 495,45 TL<br />
Üst sınırı : 9.909,00 TL x % 45 = 4.459,05 TL</p>

<p style="text-align:justify">olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi kapsamında kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik kalan sürelerinin borçlandırılmasında 1/1/2012 tarihinden itibaren kalan sürelerinde genel sağlık sigortalısı sayıldıklarından bu kişilerin genel sağlık sigortası prim borcu olması halinde %45 oranı üzerinden, borç bulunmaması halinde %39 oranı üzerinden hesaplama yapılacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, 2026 yılı için belirlenen asgari ücret tutarları karşısında 41 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendi kapsamında kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik kalan sürelerinin borçlandırılmasında sigortalının genel sağlık sigortası prim borcu bulunmaması halinde;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında,</p>

<p style="text-align:justify">– Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı;</p>

<p style="text-align:justify">Alt sınırı : 1.101,00 TL x % 39 =429,39 TL,<br />
Üst sınırı : 9.909,00 TL x % 39 = 3.864,51 TL,</p>

<p style="text-align:justify">olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">2026 yılı için belirlenen asgari ücret tutarları karşısında yurt dışında geçen sürelerin borçlanılmasında ise;</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında,</p>

<p style="text-align:justify">– Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarının;</p>

<p style="text-align:justify">Alt sınırı :1.101,00 TL x % 45 = 495,45 TL<br />
Üst sınırı :9.909,00 TL x % 45 = 4.459,05 TL</p>

<p style="text-align:justify">esas alınacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">6- Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında durdurulan sürelerin ihyası</p>

<p style="text-align:justify">Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prim ödememesi nedeniyle Kanunun ilgili geçici maddelerine göre durdurulan sürelere ait günlük ihya borcu tutarı, başvuru tarihindeki 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, başvuru sahiplerince belirlenecek günlük kazancın % 45’idir.</p>

<p style="text-align:justify">1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında,</p>

<p style="text-align:justify">– İhya edilecek her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı;</p>

<p style="text-align:justify">Alt sınırı : 1.101,00 TL x % 45 = 495,45 TL<br />
Üst sınırı : 9.909,00 TL x % 45 = 4.459,05 TL</p>

<p style="text-align:justify">olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">7- Geçici iş göremezlik ödeneklerinin alt sınıra tamamlanması</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca; iş kazaları ile meslek hastalıkları, hastalık ve analık sigortalarından, yeniden tespit edilen alt sınırların altında bir günlük kazanç üzerinden ödenek almakta bulunanların veya almaya hak kazanmış yahut kazanacak olanların bu ödeneklerinin, günlük kazancın alt sınırındaki değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten başlanılarak, değiştirilmiş günlük kazançların alt sınırına göre ödenmesi gerekmektedir.<br />
Buna göre, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 5 inci maddesinde sayılan sigortalıların geçici iş göremezlik ödeneklerinin değiştirilmiş günlük kazanç alt sınırı;</p>

<p style="text-align:justify">-1/1/2026 tarihinden önce geçici iş göremezliğe uğrayan ve geçici iş göremezlik durumları bu tarihten sonra da devam edenler ile bu tarihten sonra iş göremezliğe uğramakla birlikte geçici iş göremezlik ödeneği hesabına esas günlük kazançları 1.101,00 TL altında hesaplanmış olanların, 1/1/2026 tarihinden 31/12/2026 tarihine kadar istirahatli bulundukları günlere ait geçici iş göremezlik ödenekleri 1.101,00 TL asgari günlük kazanç üzerinden,</p>

<p style="text-align:justify">Çırak ve öğrencilerin geçici iş göremezlik ödeneklerinin değiştirilmiş günlük kazanç alt sınırı;</p>

<p style="text-align:justify">-1/1/2026 tarihinden önce geçici iş göremezliğe uğrayan ve geçici iş göremezlik durumları bu tarihten sonra da devam edenler ile bu tarihten sonra iş göremezliğe uğramakla birlikte geçici iş göremezlik ödeneği hesabına esas günlük kazançları 550,50 TL altında hesaplanmış olanların, 1/1/2026 tarihinden 31/12/2026 tarihine kadar istirahatli bulundukları günlere ait geçici iş göremezlik ödenekleri, 550,50 TL asgari günlük kazanç üzerinden,</p>

<p style="text-align:justify">hesaplanacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">8- Emzirme ödeneği</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, analık sigortasından sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılardan, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla doğum tarihinde geçerli olan ve Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip, Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden emzirme ödeneği verileceği hükme bağlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Konu ile ilgili olarak Yönetim Kurulumuzca alınan 25/12/2009 tarihli ve 2009/407 sayılı karar ile 2010 yılından başlamak üzere bundan böyle her yıl bir önceki yıl için Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) değişim oranında artırılmasına bu şekilde hesaplanarak bulunacak rakamlardaki kuruşların liraya iblağ edilmesine ve konunun Bakan onayına sunulmasına karar verilmiş ve 31/12/2009 tarihli ve 179679 sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile onanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durumda, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 2025 yılı için TÜFE oranlarında ortaya çıkan değişim oranının % 30,89 olduğu dikkate alındığında, 2025 yılında 1.238,00 TL olan emzirme ödeneği tutarı 2026 yılında 1.621,00 TL olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">9- Cenaze ödeneği</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya kendisi için en az 360 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş olup da ölen sigortalının hak sahiplerine, Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden cenaze ödeneği ödeneceği hükmüne yer verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Konu ile ilgili olarak Yönetim Kurulumuzca alınan 25/12/2009 tarihli ve 2009/407 sayılı karar ile 2010 yılından başlamak üzere bundan böyle her yıl bir önceki yıl için Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından açıklanan Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) değişim oranında artırılmasına bu şekilde hesaplanarak bulunacak rakamlardaki kuruşların liraya iblağ edilmesine ve konunun Bakan onayına sunulmasına karar verilmiş ve 31/12/2009 tarihli ve 179679 sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile onanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durumda, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 2025 yılı için TÜFE oranlarında ortaya çıkan değişim oranının %30,89 olarak açıklanması nedeniyle 2025 yılında 4.888,00 TL olan cenaze ödeneği tutarı 2026 yılı için 6.398,00 TL olarak belirlenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">10- İdari para cezaları</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere, aynı Kanunun 102 nci maddesi gereğince, fiil tarihinde geçerli olan ve 16 yaşından büyük işçiler için tespit edilen aylık asgari ücret dikkate alınarak idari para cezası uygulanması gerekmektedir.<br />
Buna göre, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında işlenen fiiller için 33.030,00 TL esas alınarak idari para cezası uygulanacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">11- Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin yuvarlaması (*)</p>

<p style="text-align:justify">5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Türk Lirası değerlerinin Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve Türk Lirası cinsinden</p>

<p style="text-align:justify">yapılan işlemlerin sonuçlarında yarım Kuruş ve üzerindeki değerlerin bir Kuruşa tamamlanacağı ve yarım Kuruşun altındaki değerlerin dikkate alınmayacağı” hükme bağlanmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu itibarla Genelgede, yapılan hesaplamaların sonucunda bulunan rakamın virgülden sonra üç basamaklı çıkan ve üçüncü basamağındaki rakamı yarım kuruş ve üzerinde olan değerler bir kuruşa tamamlanmış, yarım kuruşun altındaki değerler ise dikkate alınmamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bilgilerini ve gereğini rica ederim.</p>

<p style="text-align:justify">Dr. Recai KAYA</p>

<p style="text-align:justify">Kurum Başkanı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/20262-sayili-sgk-genelgesi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Jan 2026 00:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/08/sgk.webp" type="image/jpeg" length="44022"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 Yılı Kamu İşçilerine İlave Tediye Ödeme Tarihleri Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2026-yili-kamu-iscilerine-ilave-tediye-odeme-tarihleri-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2026-yili-kamu-iscilerine-ilave-tediye-odeme-tarihleri-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 yılı kamu işçilerine yapılacak ilave tediye (ikramiye) ödemelerine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.  İlk Tediye 26 Ocak’ta İkinci Tediye 16 Mart’ta Yapılacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align:justify">2026 Yılı Kamu İşçilerine İlave Tediye Ödeme Tarihleri Belli Oldu</h2>

<p style="text-align:justify"><strong>2026 yılı kamu işçilerine yapılacak ilave tediye (ikramiye) ödemelerine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.</strong> Kararla birlikte kamuda çalışan işçilerin ilave tediye ödemelerinin hangi tarihlerde yapılacağı netleşti.</p>

<h3 style="text-align:justify">İlk Tediye 26 Ocak’ta Ödenecek</h3>

<p style="text-align:justify">Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, <strong>kamu işçilerine ödenecek ilave tediyenin ilk yarısı 26 Ocak 2026 Pazartesi günü</strong> hesaplara yatırılacak. Bu ödeme, 6772 sayılı Kanun kapsamında yer alan kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçileri kapsıyor.</p>

<h3 style="text-align:justify">İkinci Tediye 16 Mart’ta Yapılacak</h3>

<p style="text-align:justify">İlave tediyenin <strong>ikinci yarısı ise 16 Mart 2026 Pazartesi günü</strong> ödenecek. Böylece kamu işçileri 2026 yılına ait ikramiyelerini iki taksit halinde almış olacak.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">İlave tediyelerin yılın ikinci yarısında ödenecek olan tutarlar ayrıca <strong>Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenecek.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3 style="text-align:justify">Yeraltı Maden İşçileri İçin Farklı Tarih</h3>

<p style="text-align:justify">Yeraltı maden işletmelerinde çalışan kamu işçileri için ise ödeme tarihi farklı belirlendi. Buna göre, <strong>yeraltı maden işçilerinin ilave tediye ödemeleri 23 Aralık 2026 tarihinde</strong> tek seferde yapılacak.</p>

<h3 style="text-align:justify">Kimler İlave Tediye Alacak?</h3>

<p style="text-align:justify">İlave tediye ödemeleri;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan işçiler,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Belediyeler ve il özel idarelerinde görev yapan işçiler,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sermayesinin tamamı devlete ait olan kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışan işçiler</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">için geçerli olacak.</p>

<h3 style="text-align:justify">İlave Tediye Nedir?</h3>

<p style="text-align:justify">İlave tediye, kamu işçilerine her yıl <strong>52 günlük ücret tutarında</strong> ödenen ve genellikle iki taksit halinde verilen bir ikramiye ödemesidir. Ödeme tutarları, işçilerin günlük brüt ücretleri üzerinden hesaplanmaktadır.</p>

<p style="text-align:center">CUMHURBAŞKANI KARARI</p>

<p style="text-align:justify">Karar Sayısı: 10820</p>

<p style="text-align:justify">1- 4/7/1956 tarihli ve 6772 sayılı Kanun kapsamına giren kurumlarda çalışan işçilere 2026 yılında, mezkûr Kanunun 1 inci maddesine göre yapılacak ilave tediyenin birinci yarısının 26/1/2026, diğer yarısının 16/3/2026 tarihinde ödenmesine,</p>

<p style="text-align:justify">2- Söz konusu işçilerden maden işletmelerinin münhasıran yer altı işlerinde çalışanlarına 2026 yılında, aynı Kanunun 2 nci maddesine göre ayrıca yapılacak ilave tediyenin tamamının 23/12/2026 tarihinde ödenmesine,</p>

<p style="text-align:justify">6772 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi gereğince karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:right">7 Ocak 2026</p>

<p style="text-align:right">Recep Tayyip ERDOĞAN</p>

<p style="text-align:right">CUMHURBAŞKANI</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2026-yili-kamu-iscilerine-ilave-tediye-odeme-tarihleri-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Jan 2026 08:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/06/14083-1.webp" type="image/jpeg" length="85141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ek gösterge artarsa emekli ikramiyesi farkı  ödenir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/ek-gosterge-artisi-emekli-ikramiyesi-farki-olusturur-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/ek-gosterge-artisi-emekli-ikramiyesi-farki-olusturur-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ek gösterge artışı emekli aylıklarını artırıyor ancak emekli ikramiyesi farkı her durumda ödenmiyor. 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na göre ikramiye farkı için düzenlemenin ilk mali yılın Ocak ayında yürürlüğe girmesi belirleyici oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Emekli İkramiye Farkı: Ek Gösterge Artışında Kritik Şart</h1>

<p style="text-align:justify">Yaş haddi, kadrosuzluk veya vazife malullüğü nedeniyle emekli olan kamu görevlilerine ödenen <strong>emekli ikramiyesi farkı</strong>, ek gösterge artışlarında belirli şartlara bağlı olarak gündeme geliyor. Uygulamanın dayanağını <strong>5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 89’uncu maddesi</strong> oluşturuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Mevzuata göre emekli ikramiyesi farkı; <strong>yaş haddi</strong>, <strong>kadrosuzluk</strong>, <strong>vazife malullüğü</strong> veya <strong>görevde iken ölüm</strong> halinde emekli olanlar ya da hak sahipleri için söz konusu olabiliyor. Bu kapsam dışında emekli olanlara ikramiye farkı ödenmiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Emekli ikramiyesi farkı iki ayrı durumda ortaya çıkabiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Birinci durumda, emekliliği takip eden <strong>ilk üç ay</strong> içinde memur maaş katsayılarında artış yapılması halinde, bu artıştan doğan fark emekli ikramiyesine yansıtılıyor. İlk üç ayda artış yapılmazsa, <strong>takip eden altı ay içindeki ilk katsayı artışı</strong> esas alınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">İkinci durum ise <strong>katsayılar dışındaki unsurlarda</strong> yapılan artışları kapsıyor. Ek gösterge, gösterge rakamları, özel hizmet aylığı oranları ve kıdem aylığı göstergesi gibi unsurlar bu grupta yer alıyor. Ancak bu unsurlardan kaynaklanan emekli ikramiyesi farkının ödenebilmesi için <strong>çok net bir şart bulunuyor</strong>:<br />
👉 <strong>Düzenlemenin ilk mali yılın Ocak ayında yürürlüğe girmesi gerekiyor.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ek gösterge artışı <strong>Ocak ayı dışında</strong> (Temmuz, Ağustos, Eylül gibi) bir tarihte yürürlüğe girerse, bu artıştan dolayı <strong>emekli ikramiyesi farkı ödenmiyor</strong>. Bu konuda uygulamada istisna bulunmuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Buna karşılık, ek gösterge artışının yürürlük tarihi Ocak ayı dışında olsa bile, bu artış <strong>emekli aylıklarını artırmaya devam ediyor</strong>. <strong>5510 sayılı Kanun’un Geçici 205’inci maddesi</strong> uyarınca, barem, kadro ve unvanlara ilişkin değişiklikler aynı unvan ve dereceden bağlanmış emekli, dul ve yetim aylıklarına da yansıtılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Örnek vermek gerekirse; 15 Haziran 2024 tarihinde yaş haddinden emekli olan bir personele, 1 Temmuz 2024’te yapılan memur maaş katsayısı artışı nedeniyle emekli ikramiyesi farkı ödeniyor. Ancak ek gösterge artışı aynı tarihte yürürlüğe girerse, bu artıştan dolayı ikramiye farkı ödenmiyor. Ek gösterge artışının <strong>1 Ocak 2025</strong> tarihinde yürürlüğe girmesi halinde ise ayrıca emekli ikramiyesi farkı ödenmesi mümkün oluyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sonuç olarak;</strong><br />
Ek gösterge artışı her durumda emekli aylığını artırıyor. Ancak <strong>emekli ikramiyesi farkı</strong>, yalnızca düzenlemenin <strong>Ocak ayında yürürlüğe girmesi</strong> halinde ödeniyor. İkramiye farkı açısından <strong>tek belirleyici tarih Ocak ayı</strong> olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/ek-gosterge-artisi-emekli-ikramiyesi-farki-olusturur-mu</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Dec 2025 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/07/audit-4576720-640-1.jpg" type="image/jpeg" length="44991"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararı yayımlandı.]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/asgari-ucret-tespit-komisyonu-karari-yayimlandi-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/asgari-ucret-tespit-komisyonu-karari-yayimlandi-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılında geçerli olacak asgari ücreti günlük 1.101 TL olarak belirledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararı yayımlandı</h1>

<article dir="auto" tabindex="-1">
<p style="text-align:justify">Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılında uygulanacak asgari ücreti belirledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan tebliğe göre, işçinin bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücreti 1 Ocak 2026 – 31 Aralık 2026 tarihleri arasında <strong>1.101 Türk Lirası</strong> olarak tespit edildi.</p>

<p style="text-align:justify">4857 sayılı İş Kanunu’nun 39’uncu maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 522’nci maddesi uyarınca görev yapan Komisyon, 12 Aralık 2025 tarihinde başladığı çalışmalarını 23 Aralık 2025 tarihinde tamamladı. Yapılan üç toplantı sonucunda, <strong>milli seviyede tek asgari ücret</strong> uygulanmasına karar verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Kararda ayrıca, 2026 yılı Ocak–Aralık döneminde uygulanmak üzere <strong>asgari ücret desteğinin aylık 1.270 TL olarak sürdürülmesi</strong>, desteğin kapsamı ile usul ve esaslarının yeniden belirlenmesi yönünde öneride bulunuldu.</p>

<p style="text-align:justify">Tebliğde yer alan gerekçede, asgari ücretin bir pazarlık ücreti olmadığı vurgulanarak, belirleme sürecinde işçilerin geçim şartları ve enflasyon hedefi gibi unsurların dikkate alındığı ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Asgari Ücret Yönetmeliği’nin 11’inci maddesi kapsamında alınan kararın, <strong>1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girmek üzere Resmî Gazete’de yayımlanacağı</strong> bildirildi. Kararın, işçi temsilcilerinin toplantılara katılmamasına rağmen, katılan üyelerin oybirliğiyle alındığı belirtildi.</p>
</article>

<p style="text-align:justify"><span style="color:#0782c1">TEBLİĞ</span></p>

<p style="text-align:justify">Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:</p>

<p style="text-align:justify">ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİSYONU KARARI</p>

<p style="text-align:justify">Karar Tarihi: 23/12/2025 Karar No: 2025/1</p>

<p style="text-align:justify">22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanımu’nun 39 uncu maddesi ile Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Karamamesi’nin 522 nci maddesi gereğince, iş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin asgari ücretini tespit etmekle görevli Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 12/12/2025 tarihinde başladığı çalışmalarını 23/12/2025 tarihine kadar sürdürmüş ve yaptığı üç toplantı sonucunda;</p>

<p style="text-align:justify">1) Milli seviyede tek asgari ücret tespitine,</p>

<p style="text-align:justify">2) İşçinin bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücretinin; 1/1/2026 - 31/12/2026 tarihleri arasında 1101 Türk Lirası (bin yüz bir lira) olarak tespitine,</p>

<p style="text-align:justify">3) Asgari ücret desteğinin 2026 yılı Ocak ilâ Aralık döneminde 1270 Türk Lirası (bin iki yüz yetmiş lira) olarak sürdürülmesi için desteğin kapsamı ile usul ve esaslarının yeniden belirlenmesinin önerilmesine,</p>

<p style="text-align:justify">4) İş bu Kararın, 1/1/2026 tarihinde yürürlüğe girmek üzere Resmî Gazete’de yayımlanmasına,</p>

<p style="text-align:justify">işçi temsilcilerinin toplantıya katılmamalarına karşılık, katılanlann oybirliğiyle karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">GEREKÇE</p>

<p style="text-align:justify">Asgari ücret, bilindiği gibi ödenmesi zorunlu olan en az ücrettir.</p>

<p style="text-align:justify">Asgari ücretin belirlenmesini düzenleyen Asgari Ücret Yönetmeliği uyarınca, asgari ücret, pazarlık ücreti değildir.</p>

<p style="text-align:justify">Asgari ücretin belirlenmesi sırasında, Komisyonumuz, bu çerçevede bir karar alınması için çalışmış, işçilerin geçini şartları ve enflasyon hedefi gibi faktörleri değerlendirmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İşte bu çerçevede hareket eden Komisyonumuz; işçinin günlük asgari ücretini; 1/1/2026 ilâ 31/12/2026 tarihleri arasında 1101 Türk Lirası (bin yüz bir lira) olarak belirlemiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Asgari Ücret Yönetmeliği’nin 11 inci maddesi kapsamında, Asgari Ücret Tespit Komisyonunca tespit edilen asgari ücretin 1/1/2026 tarihinde yürürlüğe gireceği öngörülmüştür.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/asgari-ucret-tespit-komisyonu-karari-yayimlandi-2</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Dec 2025 06:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/images-3.jpg" type="image/jpeg" length="89200"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 asgari ücretin işverene maliyeti ne kadar?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2026-asgari-ucretin-isverene-maliyeti-ne-kadar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2026-asgari-ucretin-isverene-maliyeti-ne-kadar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 yılı Ocak ayı itibarıyla brüt asgari ücret 33.030 TL olarak uygulanacak olup, bu tutar üzerinden hesaplanan sigorta ve işsizlik primi yükümlülükleri dikkate alındığında, asgari ücretli bir işçinin işverene toplam maliyeti prim teşvikine bağlı olarak 39.223 TL ile 40.874 TL arasında değişecektir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<h1>2026 Yılı Asgari Ücretinin Brüt Tutarı ve İşverene Toplam Maliyeti</h1>

<h2>I. Asgari Ücretin Hukuki Niteliği</h2>

<p>Asgari ücret, <strong>4857 sayılı İş Kanunu’nun 39’uncu maddesi</strong> uyarınca işçilere ödenebilecek <strong>en düşük ücret tutarıdır</strong>.<br />
Asgari ücretin tespiti, <strong>Asgari Ücret Tespit Komisyonu</strong> tarafından yapılmakta olup, belirlenen tutar <strong>brüt ücret</strong> niteliğindedir.</p>

<p>İşçinin eline geçen <strong>net ücret</strong>, brüt tutar üzerinden yapılan <strong>yasal kesintiler</strong> sonrası ortaya çıkan rakamdır.</p>

<hr />
<h2>II. 2026 Yılı Asgari Ücret Tutarları</h2>

<p>2026 yılı Ocak ayı itibarıyla belirlenen tutarlar aşağıdaki gibidir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Brüt asgari ücret:</strong> 33.030,00 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Net asgari ücret:</strong> 28.075,50 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>📌 <strong>2022 yılından itibaren</strong> asgari ücret tutarından;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Gelir vergisi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Damga vergisi<br />
 kesintisi yapılmamaktadır. Bu nedenle <strong>asgari geçim indirimi (AGİ)</strong> uygulaması da sona ermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<hr />
<h2>III. Brüt Asgari Ücretin Nete Dönüşümü</h2>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Kalem</th>
   <th>Tutar (TL)</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Brüt asgari ücret</td>
   <td>33.030,00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>SGK primi – işçi payı (%14)</td>
   <td>4.624,20</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İşsizlik sigortası – işçi payı (%1)</td>
   <td>330,30</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Gelir vergisi</td>
   <td>Uygulanmaz</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>Damga vergisi</td>
   <td>Uygulanmaz</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Toplam kesinti</strong></td>
   <td><strong>4.954,50</strong></td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Net ücret</strong></td>
   <td><strong>28.075,50</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p>Bu tablo, <strong>tüm asgari ücretli işçiler</strong> için geçerlidir.</p>

<hr />
<h2>IV. Asgari Ücretin İşverene Maliyeti</h2>

<p>İşverene maliyet hesabında esas alınan tutar <strong>brüt asgari ücret</strong> olup, buna;</p>

<ul>
 <li>
 <p>SGK işveren primi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İşveren işsizlik sigortası primi<br />
 eklenmektedir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Prim teşviklerinin uygulanıp uygulanmamasına göre <strong>üç ayrı maliyet</strong> ortaya çıkmaktadır.</p>

<hr />
<h3>1️⃣ İmalat Sektörü (%5 Prim İndirimi Uygulanan)</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Kalem</th>
   <th>Tutar (TL)</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Brüt asgari ücret</td>
   <td>33.030,00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>SGK işveren payı (%16,75)</td>
   <td>5.532,53</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İşveren işsizlik sigortası (%2)</td>
   <td>660,60</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Toplam maliyet</strong></td>
   <td><strong>39.223,13</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<hr />
<h3>2️⃣ Diğer Sektörler (%2 Prim İndirimi Uygulanan)</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Kalem</th>
   <th>Tutar (TL)</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Brüt asgari ücret</td>
   <td>33.030,00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>SGK işveren payı (%19,75)</td>
   <td>6.523,43</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İşveren işsizlik sigortası (%2)</td>
   <td>660,60</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Toplam maliyet</strong></td>
   <td><strong>40.214,03</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<hr />
<h3>3️⃣ Prim İndirimi Uygulanmayan İşyerleri</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Kalem</th>
   <th>Tutar (TL)</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>Brüt asgari ücret</td>
   <td>33.030,00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>SGK işveren payı (%21,75)</td>
   <td>7.184,03</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>İşveren işsizlik sigortası (%2)</td>
   <td>660,60</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Toplam maliyet</strong></td>
   <td><strong>40.874,63</strong></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<hr />
<h2>V. Kapıcı (Apartman Görevlisi) Asgari Ücreti</h2>

<p>Kapıcılar bakımından geçmiş yıllarda geçerli olan <strong>gelir vergisi ve damga vergisi istisnası</strong>, 2022 yılından itibaren <strong>tüm asgari ücretliler için genelleştirilmiştir</strong>.</p>

<p>Bu nedenle 2026 yılında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kapıcılar ile diğer asgari ücretli işçiler arasında<br />
 <strong>net ücret ve işverene maliyet yönünden herhangi bir fark bulunmamaktadır.</strong></p>
 </li>
</ul>

<hr />
<h2>VI. Günlük Brüt Asgari Ücret</h2>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Aylık brüt ücret:</strong> 33.030,00 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Günlük brüt ücret:</strong> 33.030 / 30 = <strong>1.101,00 TL</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Bu tutar, <strong>fazla çalışma</strong>, <strong>eksik gün</strong>, <strong>kıdem–ihbar hesabı</strong> gibi tüm hesaplamalarda esas alınır.</p>

<hr />
<h2>VII. Değerlendirme ve Sonuç</h2>

<p>2026 yılı itibarıyla:</p>

<h3>İşçi yönünden:</h3>

<ul>
 <li>
 <p>Net ücret: <strong>28.075,50 TL</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p>Brüt ücret: <strong>33.030,00 TL</strong></p>
 </li>
</ul>

<h3>İşveren yönünden:</h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>En düşük maliyet:</strong> 39.223,13 TL</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>En yüksek maliyet:</strong> 40.874,63 TL</p>
 </li>
</ul>

<p>Dolayısıyla, işçinin eline geçen net ücretin <strong>işverene maliyeti</strong>, prim teşvik durumuna bağlı olarak <strong>%40 ila %46 oranında artmaktadır</strong>.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2026-asgari-ucretin-isverene-maliyeti-ne-kadar</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Dec 2025 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/question-mark-1019820-640.jpg" type="image/jpeg" length="55752"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[18 yaş altı çalışma süreleri memur emekliliğini etkiler mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/18-yas-alti-calisma-sureleri-memur-emekliligini-etkiler-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/18-yas-alti-calisma-sureleri-memur-emekliligini-etkiler-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[18 yaşından önce yapılan sigortalı çalışmalar, memur emekliliğinde hizmet süresine eklenebiliyor ancak emekli aylığının hesabında dikkate alınmıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>18 Yaş Altı Çalışma Süreleri Memur Emekliliğini Etkiler Mi? Emeklilikte Yaş Düzeltmesi ve Sigortalılık Hesaplamaları - Kapsamlı Rehber</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Soru:</strong> "Lise yıllarımda yaz tatillerinde market kasiyerliği yaptım ve SGK prim ödemelerim düzenli yapıldı. O zamanlar henüz 16-17 yaşlarındaydım. Şimdi memur oldum ve emeklilik hesaplarımı yaparken kafam karışıyor: Gençlik yıllarımdaki o sigortalı çalışmalarım emekliliğime sayılacak mı? Yoksa 18 yaşından küçük olduğum için boşa mı gitti o primler? Arkadaşlarım farklı şeyler söylüyor, kimileri sayılır diyor, kimileri sayılmaz. Emeklilik planım için bu konuda kesin bilgi almak istiyorum."</p>

<p style="text-align:justify">Bu soru, 18 yaşını doldurmadan önce çalışmaya başlayan ve şimdi memur olan binlerce kişinin zihnini meşgul ediyor. Özellikle emeklilik planlaması yapan çalışanlar için kritik önem taşıyan bu konu hakkında yanlış bilgi almak, emekliliğin iptal edilmesi gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor. Peki gerçekten 18 yaş altında ödenen primler memur emekliliğinde nasıl değerlendiriliyor? İşte uzman değerlendirmesi ve tüm yasal detaylar.</p>

<h2 style="text-align:justify">Neden Bu Kadar Önemli? Emeklilik İptali Riski</h2>

<p style="text-align:justify">Çalışanların sigortalılıkta geçen süreleri emeklilik için gerekli prim gün sayısında veya memurlar açısından hizmetlerine sayılmakta iken bazı genel kurallara göre inceleme yapılmaktadır. Prim veya kesenek yatırılmış olsa dahi bazı süreler emeklilik için gerekli çalışma süresinden sayılmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda 18 yaşın altında geçen çalışma süreleri de özel olarak değerlendirilmektedir. Özellikle memurlar açısından 18 yaşın altında geçmiş ve emeklilikte değerlendirilmemesi gereken çalışma sürelerinin kurumlarınca yanlış değerlendirilerek emekliye sevk edilmesi durumunda, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bu geçersiz süreleri iptal edilerek bu kapsamda emeklilikleri de iptal edilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu durumda emeklilik planı yapan çalışanlar olumsuz sürprizlerle karşılaşmakta ve göreve iade edilerek emeklilik için gerekli çalışma sürelerini tamamlamak üzere tekrar çalışmaya başlamaktadırlar. Dolayısıyla bu konu sadece teorik bir bilgi değil, pratik hayatta ciddi sonuçlar doğuran bir konudur.</p>

<h2 style="text-align:justify">Sigortalılık Açısından 18 Yaş Altı Hizmetler: Yasal Çerçeve</h2>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun "Sigortalı sayılmayanlar" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, 4/1-b ve 4/1-c sigortalılarından 18 yaşını doldurmamış olanların sigortalı sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.</p>

<h3 style="text-align:justify">Kazai Rüşt İstisnası</h3>

<p style="text-align:justify">Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında önemli bir istisna getirilmiştir. Buna göre bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mahkemece ergin kılınmak suretiyle (kazai rüşt kararı), öğrenimleriyle ilgili görevlerde çalışanlar hakkında 18 yaşın bitirilmiş olması şartı aranmayacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı şekilde 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun 12. maddesinde bu kanunla tanınan haklardan 18 yaşını bitirmiş bulunanların faydalanacağı düzenlenmiş, ancak Ek 21. maddesinde de benzer bir istisna getirilmiştir. Bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre kazai rüşt kararı almak suretiyle Emekli Sandığına tabi ve öğrenimleri ile ilgili görevlere atananlar hakkında 18 yaşın bitirilmiş olması şartı aranmayacaktır.</p>

<h3 style="text-align:justify">Genel Prensipler</h3>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamda 4/1-b ve 4/1-c sigortalılarının (memurlar ve sözleşmeli personel) varsa 18 yaşın altında geçen çalışma süreleri genel prensip olarak emekliliklerinden sayılmamaktadır. Ancak yukarıda belirtildiği üzere kazai rüşt kararı bulunanlar için 18 yaşın bitirilmiş olması şartı aranmayacak ve bu süreleri emekliliklerinden sayılacaktır. Bu düzenleme ile emeklilikte hizmet süresinin başlangıcında 18 yaş sınırına bir istisna getirilmiş ve bu şekilde görevlere başlayanların 18 yaşın altında kalan çalışma sürelerinin de hizmet olarak sayılmasına imkan sağlanmıştır.</p>

<h3 style="text-align:justify">İşçiler (4/1-a Sigortalıları) İçin Farklı Uygulama</h3>

<p style="text-align:justify">Bu iki sigortalılık hali haricinde 4/1-a sigortalılarının (işçiler - eski SSK) ise 18 yaşın altında geçen çalışma süreleri emeklilik için gerekli prim ödeme gün sayılarından sayılmaktadır. Ancak dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: Sigortalılık başlangıçları 18 yaşın doldurulduğu tarih kabul edilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Böylece uygulamada 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilmektedir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri ise prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilmektedir (5510 SK. Md. 38).</p>

<h2 style="text-align:justify">Emeklilikte Geçerli Yaşın Tespiti: Eski ve Yeni Memurlar</h2>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 2008 yılı Ekim ayında yürürlüğe girmesiyle artık memurlar eski ve yeni memurlar olarak ikiye ayrılmıştır. Emeklilikte geçerli doğum tarihinin belirlenmesi ile ilgili olarak Ekim 2008 tarihinden önce bir ay bile olsa Emekli Sandığına tabi çalışması olup 5510 sayılı Kanunun 4/1-c maddesi kapsamında sigortalı sayılan eski memurlar hakkında aynı kanunun Geçici 4. maddesi uyarınca 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Ekim 2008 sonrası ilk defa 5510 sayılı Kanuna göre 4/1-c sigortalısı olmayı gerektirecek görevlere giren kamu çalışanları hakkında ise 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.</p>

<h3 style="text-align:justify">Emekli Sandığında (Eski Memurlar) Emeklilikte Geçerli Yaşın Tespiti</h3>

<p style="text-align:justify">İlk olarak Emekli Sandığında memurların emeklilikte geçerli yaşlarının belirlenmesi hususunda 5434 sayılı Kanunun 105. maddesi ile düzenleme yapılmış, daha sonra 657 sayılı Kanunda kazai rüşt kararı nedeniyle yapılan madde değişikliği sonrası 5434 sayılı Kanunda da bu düzenlemeye paralel Ek 26. madde ile düzenleme yapılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu düzenlemeler gereğince memurların Emekli Sandığına tabi göreve girişlerinde aşağıdaki sıralama ile doğum tarihleri emeklilikte geçerli olarak kabul edilmektedir:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>1. İşe Başlangıçtaki Doğum Tarihi:</strong> İşe başladıkları zaman kurumlarına verdikleri nüfus cüzdanlarındaki doğum tarihleri</p>

<p style="text-align:justify"><strong>2. 18 Yaş Sonrası Yaş Düzeltmesi:</strong> Şayet 18 yaşını doldurduktan sonra yaş düzeltmesi yapılmış ise 18 yaşının doldurulduğu tarihteki doğum tarihleri</p>

<p style="text-align:justify"><strong>3. Nüfus Kaydı Farkı:</strong> Nüfus cüzdanlarındaki doğum tarihleri ile nüfus kayıtlarındaki doğum tarihleri arasında fark varsa nüfus kayıtlarındaki tarihleri</p>

<p style="text-align:justify"><strong>4. Birden Fazla Nüfus Kaydı:</strong> Birden fazla nüfus kaydı bulunanların bu kayıtları arasında fark varsa, tarihi eski olan kayıtta yer alan tarihleri</p>

<p style="text-align:justify"><strong>5. Mahkeme Kararıyla Düzeltme:</strong> Birden fazla nüfus kaydı bulunanlardan sonraki kayıt idare veya kaza mercilerinden verilmiş bir karar ile yapılmış veya düzeltilmiş ise, kararlar nüfus kayıtlarına henüz geçirilmemiş olsa bile iştirakçiler için bu karar 18 yaşın doldurulmasından evvel alınmış olmak şartıyla bu kayıtta yer alan tarihleri</p>

<p style="text-align:justify">Doğum tarihlerinin değerlendirilmesinde dul ve yetimler hakkındaki hükümlerin uygulanmasında da hak sahibi oldukları tarihlerde kayıtlı bulundukları nüfus idarelerindeki doğum tarihleri esas alınmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Önemli Not:</strong> Doğum tarihlerinde, iştirakçiler için 18 yaşın doldurulmasından sonra, dul ve yetimler için de aylığa veya toptan ödemeye istihkak tarihlerinden geriye doğru bir yıl içinde yapılan düzeltmeler dikkate alınmamaktadır. Bu husus son derece kritiktir ve emeklilik planlaması yapanların mutlaka bilmesi gereken bir konudur.</p>

<h3 style="text-align:justify">Doğum Tarihinde Eksiklik Varsa Ne Olur?</h3>

<p style="text-align:justify">Doğum tarihlerinde sadece yıl belirtilmiş de ayı ve günü gösterilmemiş ise o yılın Temmuz ayının birinci günü, ay yazılı ancak sadece gün gösterilmemiş ise, o ayın birinci günü, doğum günü sayılmakta ve işlemler buna göre yapılmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Askeri personelin emeklilik işlemleri her yıl 30 Ağustos itibariyle yapıldığından yaş hadleri sebebiyle resen emekliliklerinde doğum tarihlerinde ay ve gün yazılı olmayanlar ile doğum günleri 1 Eylül'den önce olanlar için 1 Eylül, doğum günleri 1 Eylül ve daha sonra olanlar için müteakip yılın 1 Eylül tarihi esas alınmaktadır.</p>

<h3 style="text-align:justify">5510 Sayılı Kanunda (Yeni Memurlar) Emeklilikte Geçerli Yaşın Tespiti</h3>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun 4/1-c maddesi kapsamında sigortalı sayılan kamu çalışanları açısından kazai rüşt kararı alıp almadıklarına bakılmaksızın ilk defa sigortalı oldukları tarihteki doğum tarihleri geçerli kılınmıştır. Bu düzenleme ile 657 sayılı Kanuna göre yaş olarak usulüne uygun başlayan bir memur o tarihten itibaren sigortalı sayılmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Emeklilikte geçerli yaşın belirlenmesi ile ilgili olarak da 5510 sayılı Kanunun "Yaş" başlıklı 57. maddesinde düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeye göre iş kazası veya meslek hastalığı halinde, hak sahiplerine bağlanacak gelirlerin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim veya sağlık kurulu raporu ile ilk defa tespit edildiği tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri esas alınmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Farklı doğum tarihleri olan sigortalılar ile hak sahiplerinin aşağıdaki sıralama ile doğum tarihleri esas alınmaktadır:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>1. Nüfus Kayıtları Farkı:</strong> Nüfus cüzdanlarındaki doğum tarihleri ile nüfus kayıtlarındaki doğum tarihleri arasında fark varsa nüfus kayıtlarındaki tarih</p>

<p style="text-align:justify"><strong>2. Birden Fazla Kayıt:</strong> Birden fazla nüfus kaydı bulunanların, bu kayıtları arasında fark varsa nüfus kayıtlarındaki eski tarihli kayıt</p>

<p style="text-align:justify"><strong>3. Mahkeme Kararı:</strong> Birden fazla nüfus kaydı bulunanlardan, kayıtlarının birisinin idare veya kaza mercilerinden verilmiş bir kararla yapılmış veya düzeltilmiş olması durumunda kararların kesinleşmiş olması şartıyla nüfus kayıtlarına geçirilmemiş olsa bile bu kayıt</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kritik Uyarı:</strong> İş kazası ve meslek hastalığı sigortasından gelir tahsisi ile vazife veya harp malullüğü aylığı bağlanmasında peşin sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının ilk defa hekim veya sağlık kurulu raporuyla tespit edildiği tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Aynı şekilde malullük, vazife veya harp malullüğü, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin aylık tahsisleri ile peşin sermaye değerinin hesabında yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında 5510 sayılı Kanundan önce yürürlükte olan sosyal güvenlik kurumları veya kanunlarına tabi işlerde çalışması nedeniyle sigortalının ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğu tarihten sonraki yaş düzeltmeleri de geçerli sayılmamaktadır.</p>

<h3 style="text-align:justify">Hak Sahipleri İçin Özel Düzenleme</h3>

<p style="text-align:justify">Hak sahibi dul ve yetimleri ile ilgili olarak haklarında 5510 sayılı Kanuna göre işlem yapılacakların geçerli doğum tarihlerinin belirlenmesinde:</p>

<ul>
 <li style="text-align:justify">Sigortalıların 5510 sayılı Kanundan önce yürürlükte olan sosyal güvenlik kurumları veya kanunlarına tabi ilk defa malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olduğu tarihte ve hak sahibi çocuklarının nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri</li>
 <li style="text-align:justify">Sigortalının ilk defa 5510 sayılı Kanuna tabi olduğu tarihten sonra doğan çocuklarının, nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri</li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Esas alınmaktadır. İlk defa kayıtlı olunan doğum tarihinin, nüfus kütüğünün yenilenmesi, nakli veya Türk vatandaşlığına geçenlerin yeni nüfus kayıtlarına yanlış işlenmiş olması nedeniyle hatalı işlenmesi durumlarında bu hususların belgelenmesi veya mahkeme kararında belirtilmiş olması halinde nüfus idarelerinde yapılan söz konusu kayıt düzeltmelerinde düzeltilen yeni kayıt esas alınmaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify">Emekli Sandığına Tabi Memurlar İçin İntibak İşlemi</h2>

<p style="text-align:justify">Emekli Sandığı'na tabi memurlar hakkında uygulanmaya devam edilen 5434 sayılı Kanunun Ek 18. maddesi uyarınca, Sosyal Sigortalar Kanununa tabi görevlerde bulunduktan sonra iştirakçi olanların özel bir emeklilik aylığı hesaplama sistemi bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu sistem şöyle işlemektedir: SSK'lı çalışmalardan memurluğa geçenlerin emeklilik keseneklerine, personel kanunları gereğince kazanılmış hak olarak aldıkları derece ve kademe aylıkları üzerine, sigorta primi ödemek suretiyle geçirdikleri sürelerin, her yılı bir kademe ilerlemesine ve tahsil durumlarına göre her 2, 3, 4 veya 5 yılı bir derece yükselmesine esas olacak şekilde eklenerek bulunacak derece ve kademe aylığı esas alınmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bunların, personel kanunlarına göre kazanılmış hak olarak aldıkları kademelerin ilerletildiği veya derecelerin yükseltildiği sürece, emeklilik keseneğine esas kademeleri ilerletilir ve dereceleri yükseltilmektedir.</p>

<h3 style="text-align:justify">18 Yaş Altı Çalışmalar İntibakta Sayılmaz</h3>

<p style="text-align:justify">Ancak anılan madde düzenlemesinde 18 yaş altında çalışmalar açısından özel ve son derece önemli bir düzenleme getirilmiştir. Bu düzenlemeye göre <strong>18. yaşın dolumundan önce</strong> veya Emekli Sandığı iştirakçisi oldukları tarihteki tahsil derecelerinden daha aşağı bir tahsil derecesinde sigorta primi ödemek suretiyle geçirdikleri süreleri bu şekilde intibakta dikkate alınmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu husus çok önemlidir çünkü 18 yaş altı SSK çalışmaları emeklilik için gerekli hizmet süresine sayılırken, emeklilik aylığının hesabında (intibak işleminde) dikkate alınmamaktadır. Yani hizmet olarak sayılıyor ama aylık hesabında kullanılmıyor.</p>

<h2 style="text-align:justify">SSK (4/1-a) Sigortalıları İçin Özel Durum ve 1981 Öncesi İstisnası</h2>

<p style="text-align:justify">Genel olarak 4/1-a sigortalılarının 5510 sayılı Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında, 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık sürelerinin, 18 yaşını doldurdukları tarihte başladığı kabul edilecektir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilecektir.</p>

<h3 style="text-align:justify">1 Nisan 1981 Öncesi İstisnası</h3>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesinin birinci fıkrasında son derece önemli bir istisna düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanuna göre <strong>1 Nisan 1981 tarihinden önce</strong> malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında, Kanunun 38. maddesinin ikinci fıkrasındaki sigortalılık süresinin 18 yaşın doldurulduğu tarihten başlayacağına ilişkin hükmünün <strong>uygulanmayacağı</strong> öngörülmüştür.</p>

<p style="text-align:justify">Buna göre, 4/1-a sigortalılarının sigortalılık süresinin başlangıcı:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>1 Nisan 1981 Öncesi:</strong> Yaşa bakılmaksızın sigortalılık süresinin gerçek başlangıç tarihi geçerli</p>

<p style="text-align:justify"><strong>1 Nisan 1981 ve Sonrası:</strong> 18 yaşın doldurulduğu tarih sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilir</p>

<p style="text-align:justify">Ancak dikkat edilmesi gereken husus, 18 yaş öncesinde geçen çalışma süreleri her iki durumda da prim ödeme gün sayısına ilave edilecektir.</p>

<h3 style="text-align:justify">Yaşlılık, Malullük ve Ölüm Aylıklarında Farklı Uygulamalar</h3>

<p style="text-align:justify">Bu durum, Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olan 4/1-a sigortalıları için yalnızca <strong>yaşlılık aylığı</strong> bağlanmasında geçerli olup, <strong>malullük ve ölüm aylıklarında uygulanmayacaktır</strong>.</p>

<p style="text-align:justify">506 sayılı Kanunun 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan 60. maddesinin (G) fıkrası, "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak, bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir." hükmünü içermekte olup, bu düzenleme 1 Nisan 1981 tarihinde 2422 sayılı Kanunla 506 sayılı Kanuna eklenmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Yine aynı Kanunla 506 sayılı Kanuna eklenen Geçici 54. maddede, 1 Nisan 1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60. maddenin (G) fıkrası hükmünün uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu kapsamdaki sigortalıların 506 sayılı Kanunun Geçici 81. maddesine göre aylığa hak kazanma koşullarının belirlenmesinde 18 yaş uygulamasına bakılmaksızın, ilk işe giriş tarihine göre yaş, prim ödeme gün sayısı ve sigortalılık süresi koşulları tespit edilecektir. Söz konusu koşullardan sigortalılık süresi koşulunun tahsis talep tarihinde yerine gelip gelmediği incelenirken ise, 18 yaş uygulamasına bakılacaktır.</p>

<h2 style="text-align:justify">Örnek Vaka İncelemesi: Gerçek Hayattan Detaylı Bir Durum</h2>

<p style="text-align:justify">2000 yılının Mayıs ayında doğan Ahmet Bey'in detaylı durumuna bakalım:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Çalışma Geçmişi:</strong></p>

<ul>
 <li style="text-align:justify">2017 Mart: 16 yaşındayken özel sektörde çalışmaya başladı ve SSK girişi yapıldı</li>
 <li style="text-align:justify">2017 Mart - 2018 Mayıs: Toplam 84 gün çalıştı (tamamı 18 yaşından önce)</li>
 <li style="text-align:justify">2018 Mayıs: 18 yaşını doldurdu</li>
 <li style="text-align:justify">2018 Mayıs - 2018 Haziran: 18 gün çalıştı (18 yaş sonrası)</li>
 <li style="text-align:justify">2020-2023: Farklı işyerlerinde toplam 843 gün çalıştı</li>
 <li style="text-align:justify">Özel sektör toplamı: 945 gün</li>
 <li style="text-align:justify">2023 Haziran: Memuriyete başladı</li>
 <li style="text-align:justify">Toplam prim günü (2024 itibarıyla): 3297 gün</li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>Emeklilik Şartları Analizi:</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ahmet Bey 5510 sayılı Kanuna göre yeni memur kategorisinde olduğu için emeklilik şartları şöyle:</p>

<ol>
 <li style="text-align:justify"><strong>Yaş Şartı:</strong> 60 yaşını doldurması gerekiyor (2060 yılı Mayıs ayı)</li>
 <li style="text-align:justify"><strong>Hizmet Şartı:</strong> 25 tam yıl hizmet (9000 gün) tamamlaması gerekiyor</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>18 Yaş Altı Sürelerin Değerlendirilmesi:</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ahmet Bey'in durumunda 18 yaş altında geçen 84 günlük süre şu şekilde değerlendirilecek:</p>

<p style="text-align:justify">✓ <strong>Hizmet Süresine Sayılır:</strong> 9000 günlük hizmet şartının hesabında bu 84 gün de dahil edilecek</p>

<p style="text-align:justify">✓ <strong>Yaş Grubuna Sayılır:</strong> Emeklilik yaş grubunun belirlenmesinde dikkate alınacak</p>

<p style="text-align:justify">✗ <strong>İntibaka Sayılmaz:</strong> Emekli aylığının hesaplanmasında kullanılan intibak işleminde (derece-kademe ilerlemesinde) bu 84 gün dikkate alınmayacak</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Emeklilik Planlaması:</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ahmet Bey'in emeklilik için yapması gerekenler:</p>

<ol>
 <li style="text-align:justify">Memurlukta çalışmaya devam ederek toplam hizmetini 9000 güne tamamlaması</li>
 <li style="text-align:justify">3297 günü var, 5703 gün daha çalışması gerekiyor</li>
 <li style="text-align:justify">5703 gün yaklaşık 15,6 yıl ediyor</li>
 <li style="text-align:justify">2023'te başladığına göre, 2039 yılı civarında 9000 günü tamamlayacak</li>
 <li style="text-align:justify">Ancak 60 yaşını 2060'ta dolduracağı için, 9000 günü tamamladıktan sonra istifa edebilir ve 2060 yılına kadar emekli aylığını bekleyebilir</li>
 <li style="text-align:justify">Ya da 60 yaşını doldurana kadar çalışmaya devam edebilir</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>Aylık Hesabı:</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ahmet Bey'in emekli aylığı hesaplanırken:</p>

<ul>
 <li style="text-align:justify">Toplam 945 günlük SSK çalışması derece-kademe ilerlemesinde kullanılacak</li>
 <li style="text-align:justify">Ancak bu 945 günün içindeki 84 günlük 18 yaş altı süre intibaktan çıkarılacak</li>
 <li style="text-align:justify">Yani 861 gün (945-84) üzerinden intibak yapılacak</li>
 <li style="text-align:justify">Her yıl bir kademe, tahsil durumuna göre 2-5 yılda bir derece ilerlemesi hesaplanacak</li>
 <li style="text-align:justify">Bu da emekli aylığının hesabını etkileyecek</li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify">SGK İl Müdürlüklerinin Uygulaması ve Yaygın Hatalar</h2>

<p style="text-align:justify">Bazı SGK il müdürlükleri, kişilerin SSK'lı hizmetlerini bildirirken 18 yaşın altındaki sigortalı çalışmaları kurumlara bildirmiyor. Bu <strong>yanlış bir uygulama</strong> ve ciddi sorunlara yol açabiliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Doğru Uygulama Şöyle Olmalı:</strong></p>

<ol>
 <li style="text-align:justify">18 yaşın altındaki çalışmalar emeklilikte geçerli bir süre olarak değerlendiriliyor</li>
 <li style="text-align:justify">Sadece memurlar açısından emeklilik keseneğine esas aylıkların tespitinde (intibak işleminde) dikkate alınmıyor</li>
 <li style="text-align:justify">SSK sigortalıları için bu süreler prim ödeme gün sayılarına mutlaka eklenmeli</li>
 <li style="text-align:justify">Ancak sigortalılık başlangıç süresi (1981 sonrası sigortalılar için) 18 yaşın doldurulduğu tarih olarak kabul edilmeli</li>
</ol>

<ol start="5">
 <li style="text-align:justify">Bu nedenle 18 yaşın altında SSK'lı olarak çalışması bulunanların çalışma sürelerinin kurumlarına mutlaka bildirilmesi ve bu sürelerin emeklilik için gerekli hizmet sürelerinden sayılması gerekiyor</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>Uygulayıcılar İçin Uyarı:</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kamu kurumlarının insan kaynakları ve personel birimlerinde çalışan uygulayıcıların yapacağı bir yanlışlık, kişilerin hatalı emekliliğe sevkine yol açabiliyor. Bu yanlışlığın kişinin kurumundaki görevinden ayrıldıktan sonra fark edilmesi durumunda:</p>

<ul>
 <li style="text-align:justify">Emeklilik Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iptal ediliyor</li>
 <li style="text-align:justify">Alınan emekli maaşlarının geri ödenmesi istenebiliyor</li>
 <li style="text-align:justify">Kişi göreve iade ediliyor</li>
 <li style="text-align:justify">Eksik süreyi tamamlamak için tekrar çalışmak zorunda kalınıyor</li>
 <li style="text-align:justify">Hem uygulayıcılar hem de çalışanlar ciddi sıkıntıya giriyor</li>
 <li style="text-align:justify">Soruşturma ve disiplin işlemleri başlatılabiliyor</li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify">Kazai Rüşt Kararı: Tam İstisna Sağlayan Özel Durum</h2>

<p style="text-align:justify">Türk Medeni Kanunu'na göre, bir meslek veya sanat okulu mezunu olan ve ekonomik açıdan kendi işlerini yönetebilecek olgunlukta bulunan 15 yaşını doldurmuş küçüklerin, velilerinin istemiyle mahkeme tarafından ergin kılınmasına <strong>kazai rüşt kararı</strong> deniyor.</p>

<h3 style="text-align:justify">Kazai Rüşt Kararının Avantajları</h3>

<p style="text-align:justify">Kazai rüşt kararı alan ve öğrenimleriyle ilgili görevlerde çalışanlar için 18 yaş şartı hiç aranmıyor. Bu kişilerin 18 yaşından önce başladıkları:</p>

<p style="text-align:justify">✓ İşçilik süreleri tam olarak emekliliklerinden sayılıyor ✓ Memurluk süreleri tam olarak emekliliklerinden sayılıyor ✓ İntibak işlemine de tam olarak dahil ediliyor ✓ Sigortalılık başlangıcı olarak da kabul ediliyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Yani kazai rüşt kararı bulunanlar için 18 yaş altı çalışmalarda hiçbir kısıtlama yok. Bu kişiler 18 yaşını doldurmuş gibi tüm haklardan tam olarak yararlanıyorlar.</p>

<h3 style="text-align:justify">Kazai Rüşt Kararı Nasıl Alınır?</h3>

<ol>
 <li style="text-align:justify">Meslek veya sanat okulu diploması gerekiyor</li>
 <li style="text-align:justify">15 yaşını doldurmuş olmak gerekiyor</li>
 <li style="text-align:justify">Velilerin mahkemeye başvurması gerekiyor</li>
 <li style="text-align:justify">Mahkeme çocuğun olgunluk düzeyini değerlendiriyor</li>
 <li style="text-align:justify">Uygun görülürse kazai rüşt kararı veriliyor</li>
 <li style="text-align:justify">Bu karar kesinleşince kişi ergin sayılıyor</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>Önemli:</strong> Kazai rüşt kararı, sadece çalışma hayatı açısından değil, tüm hukuki işlemler açısından kişiyi ergin kılar. Bu nedenle ciddi bir karardır ve dikkatlice değerlendirilmelidir.</p>

<h2 style="text-align:justify">Pratik Öneriler: Emeklilik Planlaması Yapanlar İçin Kritik Adımlar</h2>

<h3 style="text-align:justify">İstifa Etmeden Önce Yapılması Gerekenler</h3>

<ol>
 <li style="text-align:justify"><strong>Toplam Hizmet Hesaplaması:</strong> Kurumunuzdan yazılı olarak toplam hizmet hesaplaması yaptırın. Bu belgede tüm hizmetlerinizin detayları olmalı.</li>
 <li style="text-align:justify"><strong>SGK Hizmet Dökümü:</strong> Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan güncel hizmet dökümünüzü alın. Bu dokümde:
 <ul>
  <li>Tüm sigortalı çalışmalarınız</li>
  <li>Prim ödeme gün sayılarınız</li>
  <li>Sigortalılık başlangıç tarihiniz</li>
  <li>18 yaş altı çalışmalarınız Görünmeli.</li>
 </ul>
 </li>
 <li style="text-align:justify"><strong>18 Yaş Altı Sürelerin Kontrolü:</strong> Eğer 18 yaş altında çalışmanız varsa, bunun kurumunuza bildirildiğinden emin olun. Bazı SGK il müdürlükleri bu süreleri bildirmiyor, mutlaka kontrol edin.</li>
 <li style="text-align:justify"><strong>İntibak Hesabı:</strong> Eğer Emekli Sandığı'na tabi memursanız ve SSK geçmişiniz varsa, intibak hesabınızın doğru yapıldığından emin olun. 18 yaş altı sürelerin intibaka dahil edilmediğini kontrol edin.</li>
 <li style="text-align:justify"><strong>Kazai Rüşt Belgesi:</strong> Eğer kazai rüşt kararınız varsa, bu belgeyi mutlaka kurumunuza ibraz edin ve dosyanıza işlendiğinden emin olun.</li>
 <li style="text-align:justify"><strong>Yaş Düzeltmesi:</strong> Eğer doğum tarihinizde düzeltme yaptıysanız veya yapmayı düşünüyorsanız, bunun emeklilik hesabınıza etkisini öğrenin. 18 yaş sonrası düzeltmeler geçerli olmayabilir.</li>
 <li style="text-align:justify"><strong>Emeklilik Simülasyonu:</strong> Kurumunuzdan emeklilik tarihlerinizi ve tahmini aylık tutarınızı öğrenin.</li>
</ol>

<h3 style="text-align:justify">Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>1. Erken İstifa Riski:</strong> Hizmet sürenizi yanlış hesaplayarak erken istifa ederseniz, emeklilik başvurunuz reddedilebilir ve göreve iade edilebilirsiniz.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>2. İntibak Hatasları:</strong> 18 yaş altı sürelerinizin yanlışlıkla intibaka dahil edilmesi durumunda, emekli olduktan sonra SGK bu hatayı tespit edebilir ve emekliliğiniz iptal edilebilir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>3. Yaş Düzeltmesi Zamanlaması:</strong> 18 yaş sonrası yapılan yaş düzeltmeleri emeklilikte geçerli olmadığı için, yaş düzeltmesi yapacaksanız mutlaka 18 yaşından önce yapın.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>4. Belgelerinizi Saklayın:</strong> Tüm SSK hizmet belgelerinizi, bordro fotokopilerinizi, iş sözleşmelerinizi saklayın. İhtilaf durumunda bunlara ihtiyaç duyabilirsiniz.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>5. Yazılı Bilgi Alın:</strong> Kurumunuzdan veya SGK'dan aldığınız tüm bilgilerin yazılı olmasına özen gösterin. Sözlü bilgiler yeterli değildir.</p>

<h3 style="text-align:justify">Sıkça Sorulan Sorular</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>S: 17 yaşında çalıştım ama prim ödendim, bu süreler sayılır mı?</strong> C: SSK sigortalısıysanız prim gün sayısına sayılır ama sigortalılık başlangıcınız 18 yaşınızı doldurduğunuz tarih olur (1981 sonrası başlayanlar için). Memur olduğunuzda bu süreler hizmetinize sayılır ama intibaka dahil edilmez.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>S: Kazai rüşt kararı almak şart mı?</strong> C: Hayır, şart değil. Ancak kazai rüşt kararı varsa 18 yaş altı çalışmalarınız tam olarak tüm haklardan yararlanır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>S: 18 yaş sonrası yaş düzelttim, emekliliğim etkilenir mi?</strong> C: Evet, 18 yaş sonrası yapılan yaş düzeltmeleri emeklilikte geçerli sayılmaz. İlk sigortalılık tarihinizdeki yaşınız esas alınır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>S: SGK 18 yaş altı çalışmamı bildirmiyor, ne yapmalıyım?</strong> C: SGK il müdürlüğüne dilekçe ile başvurun ve bu sürelerin kurumunuza bildirilmesini talep edin. Bu sürelerin hizmetinize sayılması gerektiğini belirtin.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>S: Emekliliğim iptal edilirse ne olur?</strong> C: Göreve iade edilirsiniz ve eksik süreyi tamamlamanız gerekir. Aldığınız emekli maaşlarının geri ödenmesi istenebilir.</p>

<h2 style="text-align:justify">Sonuç: Önemli Hatırlatmalar</h2>

<p style="text-align:justify">18 yaş altı çalışma süreleri konusu karmaşık görünse de aslında temel prensipler nettir:</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Memurlar İçin Özet:</strong></p>

<ul>
 <li style="text-align:justify">18 yaş altı SSK çalışmaları → Hizmet süresine sayılır ✓</li>
 <li style="text-align:justify">18 yaş altı SSK çalışmaları → Yaş grubu tespitinde sayılır ✓</li>
 <li style="text-align:justify">18 yaş altı SSK çalışmaları → İntibak işleminde sayılmaz ✗</li>
 <li style="text-align:justify">Kazai rüşt kararı varsa → Her şeyde sayılır ✓✓✓</li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>SSK Sigortalıları İçin Özet:</strong></p>

<ul>
 <li style="text-align:justify">18 yaş altı çalışmalar → Prim gün sayısına eklenir ✓</li>
 <li style="text-align:justify">1 Nisan 1981 öncesi sigortalılar → Yaş sınırı yok ✓</li>
 <li style="text-align:justify">1 Nisan 1981 sonrası sigortalılar → Sigortalılık başlangıcı 18 yaş ✓</li>
 <li style="text-align:justify">Her durumda → Primler prim gün sayısına sayılır ✓</li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>Son Uyarılar:</strong></p>

<ol>
 <li style="text-align:justify">Bu konu emekliliğinizi doğrudan etkileyen hayati bir konudur</li>
 <li style="text-align:justify">Kurumunuzdan mutlaka yazılı bilgi alın</li>
 <li style="text-align:justify">Emeklilik öncesi tüm hesaplarınızı kontrol edin</li>
 <li style="text-align:justify">18 yaş altı çalışmalarınızın kayıtlarda olduğundan emin olun</li>
 <li style="text-align:justify">Kazai rüşt kararınız varsa mutlaka belgelendirin</li>
 <li style="text-align:justify">Yaş düzeltmesi yapacaksanız 18 yaş öncesi yapın</li>
 <li style="text-align:justify">SGK ve kurumunuzla iletişimde yazılı kayıt tutun</li>
 <li style="text-align:justify">İhtilaf durumunda hukuki yardım alın</li>
</ol>

<p style="text-align:justify"><strong>Önemli Yasal Uyarı:</strong> Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve kesinlikle yasal danışmanlık yerine geçmez. Her kişinin durumu kendine özgüdür ve farklı detaylar içerebilir. Kişisel durumunuzla ilgili kesin ve bağlayıcı bilgi için mutlaka Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvurunuz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/18-yas-alti-calisma-sureleri-memur-emekliligini-etkiler-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Dec 2025 20:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/kadroya-gecen-yuksek-okul-mezunu-isciye-teknik-hizmet-zammi-odenmeli-mi-h32253-9d379.webp" type="image/jpeg" length="77072"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2026 yılı asgari ücret tutarı belli oldu.]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2026-yili-asgari-ucret-tutari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2026-yili-asgari-ucret-tutari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarının ardından konuşan Bakan Işıkhan, 2026 yılı asgari ücretinin sosyal diyalog ve uzlaşıyla belirlendiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p style="text-align:justify"><strong>Asgari ücret 2026 yılı için belirlendi.</strong> Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarının ardından yaptığı açıklamada, sürecin sosyal diyalog ve uzlaşı temelinde yürütüldüğünü vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bakan Işıkhan, komisyon çalışmalarına katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ederek, Bakanlık olarak çalışma hayatında istişare mekanizmalarının aktif şekilde işletildiğini ifade etti. İşçi konfederasyonları ve işveren temsilcileriyle yapılan görüşmelerde tüm tarafların görüşlerinin alındığını ve karar alma sürecine dahil edildiğini belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Sosyal diyaloğun çalışma hayatının sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi açısından vazgeçilmez olduğunu dile getiren Işıkhan, ortak hareket etme, uzlaşma ve istişare kültürünün önemine dikkat çekti. Karşıtlıklar üzerinden değil, birlikte hareket ederek yol alınabileceğini ifade eden Işıkhan, partilerinin 23 yıldır Türkiye’yi her koşulda büyütme ve ayakta tutma vizyonuyla hareket ettiğini söyledi.</p>

<blockquote>
<p style="text-align:justify"><strong>"TÜRKİYE BÜYÜDÜKÇE, GÜÇLENDİKÇE, EKONOMİSİ SAĞLAMLAŞTIKÇA EN BÜYÜK FAYDAYI VATANDAŞLARIMIZ GÖRECEKTİR"</strong></p>
</blockquote>

<p style="text-align:justify">Türkiye’nin bölgesinde yaşanan savaşlar, enerji krizleri ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların tam ortasında kaldığını hatırlatan Işıkhan, tüm bu olumsuzluklara rağmen ekonomide ve diğer alanlarda önemli bir toparlanma sürecinin yaşandığını belirtti. Türkiye’nin büyümesi ve ekonomik yapısının güçlenmesiyle birlikte bundan en fazla faydayı vatandaşların göreceğini ifade etti.</p>

<p style="text-align:justify">Asgari ücrette ve diğer düzenlemelerde temel hedefin yapılan artışların piyasada ve etiketlerde erimemesi olduğunu vurgulayan Işıkhan, vatandaşların satın alma gücünün korunmasının esas alındığını söyledi. Popülist politikalardan uzak durduklarını belirten Bakan, muhalefetin popülist yaklaşımlarını dikkate almadıklarını, vatandaşların ihtiyaçlarına yönelik kalıcı ve sürdürülebilir politikaları hayata geçirdiklerini ifade etti. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda emeğin kıymet gördüğü, çalışanın hakkının korunduğu ve büyümenin tabana yayıldığı bir yapı oluşturmakta kararlı olduklarını dile getirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Bakanlık olarak çalışma hayatının tüm ekosistemini değişen şartlara uyum sağlayabilen, ihtiyaçlara hızlı cevap verebilen dinamik bir yapıya kavuşturmak için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü aktaran Işıkhan, asgari ücret belirlenirken hem çalışanların enflasyona karşı korunmasının hem de işverenlerin mağdur edilmemesinin gözetildiğini belirtti. Bu dengenin yalnızca mali kazanımlar açısından değil, toplumsal barış ve dayanışma açısından da hayati önemde olduğunu ifade etti.</p>

<p style="text-align:justify">Süreç boyunca yapıcı bir tutum sergileyen tüm sosyal paydaşlara teşekkür eden Işıkhan, komisyon çalışmalarına katkı sunan sendikalar, ilgili bakanlıklar ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu üyelerine şükranlarını sundu. İşçi konfederasyonlarıyla sürecin başından itibaren diyalog halinde olunduğunu belirten Işıkhan, işveren kesimini temsilen görüşlerini paylaşan Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’na (TİSK) ve TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol’a teşekkür etti. Açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da tüm emekçiler adına teşekkür etti.</p>

<p style="text-align:justify">Yapılan açıklamaya göre, <strong>1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere net asgari ücret 28 bin 75 TL, brüt asgari ücret ise 33 bin 30 TL olarak belirlendi.</strong> Yeni asgari ücret, geçtiğimiz yıla göre <strong>yüzde 27 oranında artırılmış oldu.</strong></p>

<p style="text-align:justify">Öte yandan asgari ücret desteğinde de artışa gidildi. Geçtiğimiz yıl bin TL olarak uygulanan asgari ücret desteğinin, 2026 yılında <strong>1.270 TL</strong> olarak uygulanmaya devam edeceği bildirildi. Yeni düzenlemeyle birlikte çalışanların enflasyona karşı korunacağı yönündeki kararlılık bir kez daha vurgulandı.</p>
</article>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2026-yili-asgari-ucret-tutari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Dec 2025 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/07/2023-temmuz-araliktayin-bedeli-tutari-h32522-cfb6f.jpg" type="image/jpeg" length="16176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1 Ocak 2026'dan itibaren SGK primleri değişiyor]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/1-ocak-2026dan-itibaren-sgk-primleri-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/1-ocak-2026dan-itibaren-sgk-primleri-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SGK prim sisteminde yapılan düzenleme ile 1 Ocak 2026 itibarıyla işveren prim oranı artırılmış, çalışan payları sabit tutulmuştur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align:justify">SGK Prim Oranlarında Değişiklik: 1 Ocak 2026’dan İtibaren İşveren Payı Artıyor</h2>

<p style="text-align:justify">1 Ocak 2026 tarihinden itibaren uygulanmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu prim oranlarında değişiklik yapılacaktır. Düzenleme kapsamında malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası işveren prim oranı yüzde 11’den yüzde 12’ye çıkarılacak, buna bağlı olarak toplam SGK prim oranı yüzde 37,75’ten yüzde 38,75’e yükselecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Düzenlemenin Kapsamı</p>

<p style="text-align:justify">Prim oranlarındaki değişiklik yalnızca malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primine ilişkindir. Artışın tamamı işveren hissesi üzerinden uygulanacak olup, çalışanların ücretlerinden yapılan prim kesintilerinde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.</p>

<p style="text-align:justify">Sigorta Kollarına Göre Prim Oranları</p>

<p style="text-align:justify">1 Ocak 2026 itibarıyla uygulanacak SGK prim oranları aşağıdaki şekildedir:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align:justify">
   <p>Sigorta Kolu</p>
   </th>
   <th style="text-align:justify">
   <p>İşveren (%)</p>
   </th>
   <th style="text-align:justify">
   <p>Çalışan (%)</p>
   </th>
   <th style="text-align:justify">
   <p>Toplam (%)</p>
   </th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortası</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>12</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>9</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>21</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Genel Sağlık Sigortası</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>7,5</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>5</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>12,5</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">
   <p>Kısa Vadeli Sigorta Kolları</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>2,25</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>–</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>2,25</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">
   <p>İşsizlik Sigortası</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>2</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>1</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>3</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">
   <p>TOPLAM</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>23,75</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>15</p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p>38,75</p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify">Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası dışındaki sigorta kollarında herhangi bir oran değişikliği öngörülmemektedir.</p>

<p style="text-align:justify">İşveren Yönünden Etki</p>

<p style="text-align:justify">Yapılan düzenleme ile işverenlerin toplam SGK prim yükü 1 puan artmış olacaktır. Artışın yalnızca işveren payına ilişkin olması nedeniyle, çalışanların net ücretleri bu değişiklikten etkilenmeyecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Çalışan Yönünden Etki</p>

<p style="text-align:justify">Çalışanların ücretlerinden yapılan prim kesintileri değişmemiştir. Buna göre çalışan payları:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası: %9</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Genel sağlık sigortası: %5</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İşsizlik sigortası: %1</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">olmak üzere toplam %15 olarak uygulanmaya devam edecektir.</p>

<p style="text-align:justify">Uygulama ve Bildirim</p>

<p style="text-align:justify">İşverenlerin, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren bordro ve muhasebe uygulamalarında yeni prim oranlarını dikkate almaları gerekmektedir. SGK prim bildirgelerinin yeni oranlar esas alınarak düzenlenmesi önem arz etmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç</p>

<p style="text-align:justify">1 Ocak 2026 itibarıyla SGK prim oranlarında yapılan değişiklik, yalnızca işveren prim yükünü artıran bir düzenleme niteliği taşımaktadır. Çalışan kesintilerinde herhangi bir artış söz konusu değildir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/1-ocak-2026dan-itibaren-sgk-primleri-degisiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Dec 2025 18:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/01/pexels-rdne-7821685.jpg" type="image/jpeg" length="44917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[15 yılını tamamlayan memur emekli olabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/15-yilini-tamamlayan-memur-emekli-olabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/15-yilini-tamamlayan-memur-emekli-olabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2009 veya 2010 yılında ilk defa devlet memurluğuna (4/c) başlayan personeller, 15 hizmet yılını doldurduklarında emekli olabilir mi? 5510 sayılı Kanun kapsamında kademeli yaş şartları ve 5400 günle emekliliğin tüm detaylarını inceliyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>2010 Yılında Memur Olanların Emeklilik Şartları: 15 Yıl Hizmetle Ne Zaman Emekli Olunur?</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>Soru: "</strong><em>Sayın Yetkili, ben 2010 yılının Nisan ayında memur olarak göreve başladım. Şükürler olsun ki nice zorlukları aşarak bugünlere geldik ve 2025 yılında 15 yıllık hizmet süresimi tamamlamış olacağım. Emeklilik konusunda araştırma yaparken kafam oldukça karıştı. Bazı arkadaşlarım 15 yıl dolunca emekli olabileceğimi söylüyor, bazıları ise yaş şartı olduğunu belirtiyor. Ben de sizlere danışmak istedim: 2025 yılında 15 yılımı doldurduğumda doğrudan emeklilik işlemlerimi başlatabilir miyim? Yoksa başka şartlar da var mı? Şimdiden açıklamalarınız için teşekkür ederim."</em></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Cevap:  </strong>Konuya ilişkin aşağıdaki yayımladığımız makale ile hem sizin hem de sizinle aynı durumda olanların sorularına cevap vermiş olacağız.</p>

<p style="text-align:justify">5510 Sayılı Kanuna Tabi Memurların Emeklilik Hesaplaması</p>

<p style="text-align:justify">2010 yılında kamu görevine başlayan memurların emeklilik hakları, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Bu dönemde göreve başlayanlar için emeklilik sürecinin detayları, hem hizmet süresi hem de yaş kriteri açısından önem taşımaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Hizmet Süresi ve Yaş Şartı Birlikteliği</p>

<p style="text-align:justify">2008 yılı Ekim ayından sonra ilk kez sigortalı olarak çalışmaya başlayan kamu personeli için emeklilik, çift şartlı bir sistem üzerine kuruludur. Bu sistem gereğince:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Minimum 5400 gün prim ödeme gün sayısının tamamlanması</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Kanunda öngörülen emeklilik yaşına ulaşılması</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">şartlarının ikisinin de aynı anda sağlanması zorunludur.</p>

<p style="text-align:justify">2010 Yılında Göreve Başlayanlar İçin Emeklilik Takvimi</p>

<p style="text-align:justify">2010 yılı içerisinde memuriyete atanan bir kamu görevlisinin durumunu ele alalım:</p>

<p style="text-align:justify">Hizmet Süresi Hesaplaması:<br />
Örneğin Mart 2010'da göreve başlayan bir memur, 15 yıllık çalışma süresini Mart 2025'te tamamlayacaktır. Ancak bu sürenin dolması, otomatik olarak emeklilik hakkı vermemektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Yaş Kriteri:<br />
5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinde belirlenen yaş şartlarına göre, 2025 yılında 5400 günlük hizmet süresini dolduran memurlar için emeklilik yaşları:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Kadın memurlar: 61 yaş</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Erkek memurlar: 63 yaş</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Bu yaş hadlerine ulaşıldığında, 15 yıllık hizmet şartı da tamamlanmış olması kaydıyla emekli aylığı bağlanma hakkı doğmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Emeklilik Yaşlarının Gelecek Yıllardaki Artışı</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanun, emeklilik yaşlarında kademeli bir artış öngörmüştür. Hizmet süresinin tamamlanma yılına göre yaş hadleri şu şekilde yükselmektedir:</p>

<p style="text-align:justify">2036-2037 Dönemi: Kadınlar için 62, erkekler için 64 yaş<br />
2038-2039 Dönemi: Kadınlar için 63, erkekler için 65 yaş<br />
2040-2041 Dönemi: Kadınlar için 64, erkekler için 65 yaş<br />
2042 ve Sonrası: Her iki cinsiyet için eşit olarak 65 yaş</p>

<p style="text-align:justify">Ancak 2010 döneminde göreve başlayanlar, 2025 yılında hizmet sürelerini tamamlayacakları için bu artışlardan etkilenmeyecek, ilk dönem yaş hadleri (kadınlar 61, erkekler 63) geçerli olacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">İstekle Emeklilik ve Zorunlu Emeklilik Ayrımı</p>

<p style="text-align:justify">İsteğe Bağlı Emeklilik</p>

<p style="text-align:justify">Memurlar, hem yaş hem de hizmet şartlarını birlikte yerine getirdiklerinde, kendi istekleriyle emeklilik talebinde bulunabilirler. 2010'da başlayanlar için bu durum:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Hizmet süresi: 2025 yılında tamamlanacak</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Yaş şartı: Kadınlar 61, erkekler 63 yaşına geldiklerinde</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Sonuç: Her iki şart birlikte sağlandığında emeklilik mümkün</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Zorunlu Emeklilik (Yaş Haddi)</p>

<p style="text-align:justify">5434 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca, 65 yaşını dolduran veya görevlerinde belirlenmiş azami çalışma süresini tamamlayan memurlar, en az 5400 gün hizmetleri varsa zorunlu olarak emekliye sevk edilirler.</p>

<p style="text-align:justify">Erken Yaşlanma Durumunda Emeklilik İmkanı</p>

<p style="text-align:justify">Özel bir durum olarak, yapılan işin niteliği nedeniyle erken yaşlanma sorunu yaşayan memurlar için farklı bir düzenleme bulunmaktadır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Şartlar:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>55 yaşının doldurulmuş olması</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>SGK Sağlık Kurulu tarafından erken yaşlanmanın tespiti</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>En az 5400 gün sigortalılık süresinin bulunması</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Bu üç şart bir araya geldiğinde, normal yaş haddinden daha erken emeklilik mümkün olmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar</p>

<p style="text-align:justify">1. Sadece Hizmet Süresi Yeterli Değil<br />
15 yıllık çalışma süresinin tamamlanması tek başına emeklilik için yeterli koşul oluşturmaz. Yaş şartının da mutlaka yerine getirilmesi gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">2. Hizmet Tamamlama Tarihi Belirleyicidir<br />
Emeklilik yaşı, hizmet süresinin hangi tarihte tamamlandığına göre belirlenir. 2010 döneminde başlayanlar şanslı sayılabilir çünkü en düşük yaş hadlerine tabi olacaklardır.</p>

<p style="text-align:justify">3. Prim Ödeme Gün Sayısı Önemlidir<br />
15 yıl ifadesi 5400 gün prim ödemesine karşılık gelmektedir. Ücretsiz izin, kesenek ödenmeyen izinler gibi durumlar bu süreyi etkileyebilir.</p>

<p style="text-align:justify">2010 Dönemi Memurları İçin Pratik Örnekler</p>

<p style="text-align:justify">Örnek 1: Ocak 2010'da Başlayan Kadın Memur</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Hizmet tamamlama: Ocak 2025</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Gerekli yaş: 61</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Emeklilik hakkı: 61 yaşına geldiğinde kullanabilir</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Örnek 2: Haziran 2010'da Başlayan Erkek Memur</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Hizmet tamamlama: Haziran 2025</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Gerekli yaş: 63</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Emeklilik hakkı: 63 yaşına geldiğinde kullanabilir</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Örnek 3: Eylül 2010'da Başlayan Kadın Memur</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Hizmet tamamlama: Eylül 2025</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Gerekli yaş: 61</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Emeklilik hakkı: 61 yaşına geldiğinde kullanabilir</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">Emeklilik Hesaplamalarında Uzman Desteği</p>

<p style="text-align:justify">Bireysel durumlar farklılık gösterebileceğinden, kesin emeklilik tarihi hesaplamaları için Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvurulması, personel dairelerine danışılması veya emeklilik uzmanlarından destek alınması önerilmektedir. Özellikle:</p>

<ul>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Askerlik süreleri</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Borçlanma durumları</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Farklı sigorta kollarında geçen süreler</p>
 </li>
 <li style="text-align: justify;">
 <p>Ücretsiz izin süreleri</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">gibi faktörler, emeklilik tarihini ve hak edilen aylık miktarını etkileyebilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Sonuç ve Değerlendirme</p>

<p style="text-align:justify">2010 yılında memuriyete başlayan kamu görevlileri, 2025 yılında 15 yıllık hizmet sürelerini tamamlayacaklardır. Ancak emeklilik hakkının doğması için bu hizmet süresine ek olarak, kadınların 61, erkeklerin ise 63 yaşını tamamlamaları gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanun'un getirdiği çift şartlı sistem nedeniyle, yalnızca hizmet süresi veya yalnızca yaş şartının sağlanması emeklilik için yeterli olmamakta, her iki kriterin birlikte yerine getirilmesi zorunlu bulunmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu dönemde göreve başlayanlar, gelecek yıllarda uygulanacak olan daha yüksek yaş hadlerinden etkilenmeyecek, mevcut en düşük yaş şartlarına tabi olacaklardır. Bu durum, 2010 yılında memuriyete başlayanlar için göreli bir avantaj oluşturmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/15-yilini-tamamlayan-memur-emekli-olabilir-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Dec 2025 21:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/11/takvim.jpg" type="image/jpeg" length="14818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emeklilikte 65 yaş beklemenin avantajı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/emeklilikte-65-yas-beklemenin-avantaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/emeklilikte-65-yas-beklemenin-avantaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaş haddinden (65 yaş) emekli olmanın tek somut avantajı, emekli olduktan sonraki ilk 6 ay içinde yapılacak memur maaş katsayısı (taban aylık katsayısı) artışından kaynaklanan "ikramiye farkını" alabilmektir]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Devlet Memuru İçin 65 Yaş Haddini Beklemenin Avantajı Var mı?</h1>

<h2 style="text-align:justify">İkramiye Farkı, Mevzuat Dayanağı ve Hesaplama Esasları</h2>

<p style="text-align:justify">Devlet memurlarının emeklilik sürecinde en çok merak ettiği konulardan biri, emekliliğe hak kazanılmış olsa dahi <strong>65 yaş haddinin beklenip beklenmemesinin bir avantaj sağlayıp sağlamadığıdır</strong>. Bu konu, yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde açıklanmıştır.</p>

<h2 style="text-align:justify">65 Yaş Haddi ve Zorunlu Emeklilik</h2>

<p style="text-align:justify"><strong>5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 40. maddesi</strong> uyarınca, devlet memurlarının görev yapabilecekleri azami yaş sınırı <strong>65 yaş</strong>tır. Memurlar, 65 yaşını doldurdukları tarih itibarıyla <strong>resen (zorunlu olarak) emekliye sevk edilir</strong>. Bu hüküm, hem 5434 sayılı Kanuna tabi memurlar hem de 5510 sayılı Kanun kapsamında bulunan memurlar için uygulanmaktadır.</p>

<h2 style="text-align:justify">65 Yaş Haddinden Emekli Olmanın Tek Avantajı: İkramiye Farkı</h2>

<p style="text-align:justify">Yaş haddinden emekli olmanın devlet memurlarına sağladığı <strong>tek somut ve mevzuata dayalı avantaj</strong>, <strong>emekli ikramiyesi farkı</strong> ödenmesidir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu hak, <strong>5434 sayılı Kanun’un 89. maddesi</strong> ile düzenlenmiştir. Buna göre; emekliliğe hak kazanılan tarihi izleyen dönemde, memur maaş katsayılarında meydana gelen artışlardan kaynaklanan <strong>ikramiye farkı</strong>, emekli ikramiyesine ek olarak <strong>bir defaya mahsus</strong> ödenmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bu fark:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emekli aylığına sürekli bir artış sağlamaz,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sadece tek seferlik bir ek ödeme niteliği taşır.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify">İkramiye Farkından Kimler Yararlanabilir?</h2>

<p style="text-align:justify">İkramiye farkı alma hakkı aşağıdaki durumlarla sınırlıdır:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Yaş haddi (65 yaş) nedeniyle resen emekli edilen memurlar</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenler</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Vazife malullüğü aylığı bağlananlar</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Görevde vefat eden memurların hak sahipleri</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>Önemli:</strong><br />
<em>Kendi isteğiyle (ihtiyari) emekli olan memurlar, ikramiye farkı hakkından yararlanamaz.</em> Bu nedenle 65 yaş dolmadan isteğe bağlı emeklilik talebinde bulunulması, bu hakkın kaybedilmesine yol açar.</p>

<h2 style="text-align:justify">Emekli Maaşı ve İkramiye Hesaplamasında Dikkate Alınan Süreler</h2>

<p style="text-align:justify">Emekli maaşı ve emekli ikramiyesi hesaplamasında esas alınan hizmet süreleri aynı olmakla birlikte, <strong>hesaplama yöntemi farklıdır</strong>.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Dikkate Alınan Süreler:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Fiili hizmet süresi</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Borçlanılan askerlik süresi</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Fiili hizmet süresi zammı</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>Hesaplama Esasları:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Emekli aylığı</strong>, toplam hizmet süresinin tamamı (yıl + ay) üzerinden hesaplanır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Emekli ikramiyesi</strong>, yalnızca <strong>tam hizmet yılları</strong> üzerinden ödenir. Ay ve günler ikramiyeye yansıtılmaz.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>Örnek:</strong><br />
Toplam hizmet süresi 25 yıl 8 ay olan bir memurun:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emekli maaşı 25 yıl 8 ay üzerinden,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emekli ikramiyesi ise sadece 25 tam yıl üzerinden hesaplanır.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify">65 Yaşını Beklemek mi, İsteğe Bağlı Emeklilik mi?</h2>

<p style="text-align:justify">Emekliliğe hak kazanmış bir memur açısından iki temel seçenek bulunmaktadır:</p>

<h3 style="text-align:justify">1️⃣ 65 Yaşını Bekleyerek Resen Emekli Olmak</h3>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İkramiye farkı alma hakkı vardır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Hizmet süresine 65 yaşına kadar çalışılan süre eklenir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emeklilik tarihi kanunen sabittir.</p>
 </li>
</ul>

<h3 style="text-align:justify">2️⃣ 65 Yaş Öncesi İsteğe Bağlı Emeklilik</h3>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İkramiye farkı hakkı yoktur.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Hizmet süresine çalışılan süre eklenir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emeklilik tarihi memurun kendi tercihine bağlıdır.</p>
 </li>
</ul>

<h2 style="text-align:justify">Sonuç ve Değerlendirme</h2>

<p style="text-align:justify">Mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeye göre:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>65 yaş haddini beklemenin emekli maaşı yönünden ilave veya sürekli bir avantajı bulunmamaktadır.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Tek mali avantaj</strong>, emeklilik sonrası <strong>bir defaya mahsus ödenen emekli ikramiyesi farkıdır.</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Bunun dışında yaş haddini beklemenin memur lehine <strong>başka bir mali veya hukuki kazanımı yoktur</strong>.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/emeklilikte-65-yas-beklemenin-avantaji</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Dec 2025 21:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2025/02/kum-saati.jpg" type="image/jpeg" length="71723"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2008 sonrası memur olanlara ek göstergenin etkisi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/2008-sonrasi-memur-olanlara-ek-gostergenin-etkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/2008-sonrasi-memur-olanlara-ek-gostergenin-etkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2008 yılından sonra memur olanların emeklilik aylıkları ek göstergeden etkilenir mi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">2008 sonrası memur olanlara ek göstergenin emeklilik aylığına etkisi</h1>

<p style="text-align:justify"><strong>Soru:</strong> "Soru; "İlkokul öğretmeni olarak 10.01.2022 tarihinde göreve başladım. Benim sorunum ek gösterge ile alakalı olacak. Ek göstergemin 3600 olması emekliliğimi etkiler mi?"</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Cevap:</strong> Özellikle kamu görevlileri için ek gösterge, maaş ve emeklilik hesaplamalarında önemli bir unsurdur. Bir ilkokul öğretmeni olarak 10 Ocak 2022 tarihinde göreve başladıysanız ve ek göstergenizin 3600 olmasının emekliliğinizi nasıl etkileyeceğini merak ediyorsanız, bu makale tam size göre. Öncelikle belirtmeliyiz ki, emeklilik hesaplamalarındaki etki, memuriyete başlama tarihinize göre değişiklik göstermektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Ekim 2008 Sonrası ve Öncesi Memurlar Arasındaki Temel Fark</p>

<p style="text-align:justify">Ekim 2008 tarihinden sonra memuriyete girenlere 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükümleri uygulanırken, bu tarihten önce memur olanlara 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri geçerlidir. Sizin gibi 2022'de göreve başlayan bir öğretmen olarak, 5510 sayılı Kanun kapsamında değerlendirileceksiniz.</p>

<p style="text-align:justify">5434 Sayılı Kanuna Tabi Olanlar İçin Ek Gösterge Etkisi</p>

<p style="text-align:justify">Ekim 2008 öncesi memuriyete başlayanlar için ek gösterge artışı emekli maaşını doğrudan etkiler. Bunun nedeni:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emekli maaşının hesaplanmasında ek gösterge aylığı doğrudan bir unsurdur.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Özel hizmet aylığı (ek md.70) hesaplamasında ek gösterge kritik rol oynar. Ek göstergeniz 3600 olduğunda, tazminat yansıtma oranı %85'ten %145'e çıkarak emekli maaşınızı artırır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emekli ikramiyesi hesaplamasında ek gösterge aylığı dikkate alınır, bu nedenle ek gösterge artışı ikramiyenizi de yükseltir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Ek 73. madde kapsamında, yüksek ek göstergeli bir görevde en az 6 ay çalışanların emekli maaşı bu ek gösterge üzerinden hesaplanır.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">5510 Sayılı Kanuna Tabi Olanlar (Ekim 2008 Sonrası) İçin Durum</p>

<p style="text-align:justify">Sizin gibi 2008 sonrası memuriyete başlayanlar için durum farklıdır:</p>

<p style="text-align:justify">Emekli Maaşına Etkisi Sınırlı</p>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanuna göre emekli aylıkları "ortalama aylık kazanç" üzerinden belirlenir. Prime esas kazancı oluşturan unsurlar içinde ek gösterge aylığı bulunsa da, bu tek başına emekli maaşınızı belirleyici değildir. Ek göstergeniz 3600 olması, maaşınızı artırsa da, bu artış emekli maaşınıza sınırlı yansıyacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Ayrıca, 5434 sayılı Kanundaki "yüksek ek göstergeli görevde 6 ay çalışma" kuralı 5510 sayılı Kanunda bulunmamaktadır. Bu nedenle, ek göstergenizin 3600 olması emekli maaşınızın hesaplanmasında "kazanılmış hak" teşkil etmez.</p>

<p style="text-align:justify">Emekli İkramiyesine Önemli Etki</p>

<p style="text-align:justify">Burada dikkat çekici nokta: Emekli ikramiyesi hesaplamasında memuriyete başlama tarihinin önemi yoktur. 5510 sayılı Kanuna tabi olanların emekli ikramiyesi, 5434 sayılı Kanuna tabi olanlarla aynı esaslara göre hesaplanır.</p>

<p style="text-align:justify">Ek göstergeniz 3600 olduğunda:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emekli ikramiyesi hesaplamasında dikkate alınan "özel hizmet aylığı" tutarı artar.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Tazminat yansıtma oranı %85'ten %145'e çıkar.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sonuç olarak, emekli olduğunuzda alacağınız ikramiye önemli ölçüde yükselecektir.</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">İlkokul Öğretmeni Olarak Sizin Durumunuz</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">10 Ocak 2022'de göreve başladığınız için 5510 sayılı Kanun kapsamındasınız. Ek göstergenizin 3600 olması:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emekli maaşınıza sınırlı etki yapacaktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emekli ikramiyenize önemli ölçüde olumlu etki yapacaktır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Aktif çalışma döneminizdeki maaşınızı artıracağı için, prime esas kazancınız ve dolayısıyla emeklilik için ödenen primler de artacaktır.</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">Sonuç ve Öneriler</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Ek gösterge artışı, 2008 sonrası memuriyete başlayanlar için emekli maaşından çok emekli ikramiyesini etkiler.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">İlkokul öğretmeni olarak ek göstergenizin 3600 olması, çalışma hayatınız boyunca daha yüksek maaş almanızı sağlar.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emekli olduğunuzda alacağınız ikramiye miktarı önemli ölçüde artar.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Emeklilik planlaması yaparken, sadece aylık maaş değil, ikramiye gibi toplu ödemeleri de dikkate almanız önemlidir.</p>
 </li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/2008-sonrasi-memur-olanlara-ek-gostergenin-etkisi</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Dec 2025 20:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/student-849825-640.jpg" type="image/jpeg" length="37495"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Engelli memur malulen emekli olabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/engelli-memur-malulen-emekli-olabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/engelli-memur-malulen-emekli-olabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göreve başlarken yüzde 46 engelli olan bir memurun, sonradan engel oranı artması halinde malulen emekli olabilir mi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong>5510 Sayılı Kanun Kapsamında Engelli Memurların Malulen Emeklilik ve Engellilikten Dolayı Yaşlılık Aylığı Şartlarının Hukuki Değerlendirilmesi</strong></h1>

<h2 style="text-align:justify"><strong>I. Giriş</strong></h2>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle birlikte, kamu görevlilerinin engellilik ve malullük statüsüne ilişkin normatif çerçeve önemli ölçüde yeniden yapılandırılmıştır. Özellikle 4/c (memur) statüsünde istihdam edilen engelli bireylerin çalışma yaşamı boyunca sağlık durumlarında meydana gelen değişikliklerin, hangi koşullarda malulen emeklilik veya engellilikten dolayı yaşlılık aylığına dönüşeceği, uygulamada sıklıkla tereddütlere konu olmaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Bu çalışmada; EKPSS sonucunda memuriyete başlayan ve göreve girişte engellilik oranı %60’ın altında olan personelin, sonradan sağlık kaybı oranının yükselmesi hâlinde tabi olacağı hukuki rejim, 5510 sayılı Kanun’un 25. ve 28. maddeleri ışığında sistematik olarak analiz edilmektedir.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify"><strong>II. Malulen Emeklilik Rejiminin Hukuki Dayanağı</strong></h2>

<h3 style="text-align:justify"><strong>A. Malul Sayılmanın Koşulları (Madde 25)</strong></h3>

<p style="text-align:justify">5510 sayılı Kanun’un 25. maddesi, “çalışma gücündeki kayıp oranı” esasına dayalı bir maluliyet sistemi öngörmektedir. Buna göre bir memurun malul sayılabilmesi için, SGK Sağlık Kurulu tarafından;</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Çalışma gücünün <strong>en az %60 oranında kaybedildiğinin</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Buna bağlı olarak memurun <strong>görevini yerine getiremeyecek düzeye geldiğinin</strong>,</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">tıbben tespit edilmesi gerekmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu düzenleme, memur için maluliyetin hem objektif-biyolojik hem de fonksiyonel (görev ifasına ilişkin) yönlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>B. Maluliyet Aylığını Engelleyen Başlangıçtaki Sağlık Durumu</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Kanun koyucu, maluliyet sisteminin suiistimale açık olmaması için kritik bir sınır düzenlemiştir:<br />
Eğer sigortalı <strong>çalışmaya başlamadan önce</strong> maluliyet düzeyinde (%60 ve üzeri) bir engellilik hâline sahipse ve bu durum daha sonra SGK tarafından doğrulanırsa, söz konusu bireyin maluliyet aylığı talebi reddedilir.</p>

<p style="text-align:justify">Bu hüküm, <em>“maluliyetin sigortalılık süreci içinde doğmuş olması”</em> ilkesine dayanmaktadır.</p>

<h4 style="text-align:justify"><strong>EKPSS ile Atanan ve Oranı Artan Personelin Durumu</strong></h4>

<p style="text-align:justify">Bu bağlamda, göreve girişte engellilik oranı örneğin %40–49 bandında olup, göreve başladıktan sonra sağlık kaybı %60’ın üzerine çıkan personel, Kanun’un 25. maddesindeki istisnaya takılmamaktadır. Çünkü başlangıç itibarıyla <strong>malul sayılabilecek düzeyde</strong> bir sağlık durumu bulunmamaktadır.</p>

<p style="text-align:justify">Dolayısıyla bu kişiler için, SGK Sağlık Kurulu’nun “çalışma gücünün %60 ve üzeri kayıp” kararı vermesi hâlinde malulen emeklilik yolu açıktır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>C. Malulen Emeklilik İçin Asgari Şartlar</strong></h3>

<ol>
 <li>
 <p style="text-align:justify">SGK Sağlık Kurulu’nun %60 ve üzeri çalışma gücü kaybı tespiti,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">En az <strong>10 yıllık sigortalılık süresi</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Toplam <strong>1800 gün prim</strong> (memurlar için fiili hizmet),</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">malulen emeklilik için yeterli görülmektedir.</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify"><strong>III. Engellilikten Dolayı Yaşlılık Aylığı Rejimi (Madde 28)</strong></h2>

<p style="text-align:justify">SGK Sağlık Kurulu tarafından maluliyet şartlarının oluşmadığı tespit edilirse, bu durumda 5510 sayılı Kanun’un 28. maddesi devreye girer. Bu madde, klasik yaşlılık aylığından farklı olarak <strong>yaş şartı aramaksızın</strong> ödeme yapılmasına imkân tanıyan özel bir erken emeklilik sistemidir.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>A. Engellilikten Dolayı Yaşlılık Aylığının Temel Koşulları</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Çalışma gücü kaybı oranı başlangıçta %60’ın altında olup, sigortalılık sürecinde belirli bir seviyeye çıkan memurlar için aşağıdaki süreler esas alınır:</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th style="text-align: justify;"><strong>Engellilik Oranı (SGK Tespiti)</strong></th>
   <th style="text-align: justify;"><strong>Sigortalılık Süresi</strong></th>
   <th style="text-align: justify;"><strong>Gerekli Prim Gün Sayısı</strong></th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">%50 – %59</td>
   <td style="text-align:justify">En az 16 yıl</td>
   <td style="text-align:justify">4320 gün</td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify">%40 – %49</td>
   <td style="text-align:justify">En az 18 yıl</td>
   <td style="text-align:justify">4680 gün</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify">Bu sistem, maluliyet oluşmadığı hâlde çalışma yaşamında engel gruplarının korunmasına yönelik bir pozitif ayrımcılık niteliği taşımaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h2 style="text-align:justify"><strong>IV. Hizmet Sürelerine İlişkin Özel Düzenlemeler ve Borçlanma</strong></h2>

<h3 style="text-align:justify"><strong>A. Hizmetlerin Birleştirilmesi</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Memuriyetten önce işçi (4/a) veya Bağ-Kur (4/b) statüsünde geçen süreler:</p>

<ul>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Sigortalılık süresinin başlangıcına,</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify">Toplam prim ödeme gün sayısına,</p>
 </li>
</ul>

<p style="text-align:justify">doğrudan etki eder. Bu durum, sistemin bütüncül sosyal güvenlik mantığıyla uyumludur.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>B. Borçlanmanın Sınırları</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Mevzuatta yalnızca belli sürelerin borçlanılmasına izin verilmiştir (askerlik, doğum vb.).<br />
<strong>“Çalışılmamış rastgele dönemlerin borçlanılması”</strong> şeklinde bir uygulama ise hukuken mümkün değildir ve 5510 sayılı Kanun’da buna izin veren bir düzenleme bulunmamaktadır.</p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>C. Nihai Yetki: SGK Sağlık Kurulu</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Tüm engellilik oranı tespitleri, raporlar arasındaki çelişkiler ve nihai değerlendirme yetkisi, münhasıran SGK Sağlık Kurulu’na aittir. Bu yönüyle idarenin takdir yetkisi <em>teknik-tıbbi uzmanlık karakteri</em> taşır ve yargı denetimi sadece <strong>hukuki sınırlarla</strong> sınırlıdır (usul – ölçülülük – yetki – sebep – şekil).</p>

<hr />
<h2 style="text-align:justify"><strong>V. Uygulamada İzlenecek Usul</strong></h2>

<ol>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Güncel Sağlık Kurulu Raporu:</strong> Tam teşekküllü hastaneden alınır.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>Kurum Üzerinden SGK’ya İletim:</strong> Memurun bağlı bulunduğu idare, raporu üst yazıyla SGK’ya gönderir.</p>
 </li>
 <li>
 <p style="text-align:justify"><strong>SGK Sağlık Kurulu İncelemesi:</strong> Kurul, kişinin malulen mi yoksa engellilikten dolayı mı yaşlılık aylığına tabi olacağını kesin olarak belirler.</p>
 </li>
</ol>

<p style="text-align:justify">Bu süreçte, idari başvuru prosedürünün doğru işletilmesi, kişinin hangi emeklilik rejimine tabi olacağını belirleyen en kritik aşamadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SGK</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/engelli-memur-malulen-emekli-olabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Dec 2025 06:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/05/2023-yili-ogretmen-ek-ders-ucretleri-belli-oldu-h31894-33220.png" type="image/jpeg" length="35364"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
