<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>mevzuatinyeri</title>
    <link>https://www.mevzuatinyeri.com</link>
    <description>Mevzuatinyeri memur maaş, soruşturma, izin,harcırah, disiplin, misafirhaneler,memurlar haber,kamu mevzuatı,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss/disiplin-sorusturmasi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 04:59:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/rss/disiplin-sorusturmasi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İşe gelmeyen memur sonradan geçmişe yönelik rapor alabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/ise-gelmeyen-memur-sonradan-gecmise-yonelik-rapor-alabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/ise-gelmeyen-memur-sonradan-gecmise-yonelik-rapor-alabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[işe gelmemesi nedeniyle memurluktan çıkarılan memurun geçmişe yönelik sağlık raporu alarak işe iade edilmesi yönündeki danıştay kararı , psikolojik rahatsızlığı olan memur hakkında danıştay kararı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align:justify"><strong><span><span>İşe gelmeyen memur sonradan geçmişe yönelik rapor alabilir mi?</span></span></strong></h2>

<h4 style="text-align:justify"><span><span>işe gelmemesi nedeniyle memurluktan çıkarılan memurun geçmişe yönelik sağlık raporu alarak işe iade edilmesi yönündeki danıştay kararı , psikolojik rahatsızlığı olan memur hakkında danıştay kararı </span></span></h4>

<h2 style="text-align:justify"></h2>

<p style="text-align:justify"><span><span>İDDK., E. 2005/2156 K. 2008/1787 T. 17.10.2008</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>T.C. Danıştay Başkanliği - İdari Dava Daireleri Kurulu</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Esas No.: 2005/2156</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Karar No.: 2008/1787</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Karar tarihi: 17.10.2008</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İstemin Özeti : Manisa İdare Mahkemesi'nin 10.6.2005 günlü, E:2005/668, K:2005/701 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması, davalı idare tarafından istenilmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Tetkik Hakimi Yalçın Macar'ın Düşüncesi: Temyiz isteminin reddiyle temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Savcısı Erkan Cantekin'in Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme ısrar kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>TÜRK MİLLETİ ADINA</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca, dosyanın tekemmül etmiş olması nedeniyle davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dosya incelendi, gereği görüşüldü:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Dava, davacının 657 sayılı Yasa'nın 94. maddesi uyarınca memuriyetten çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemin iptali ile açıkta kaldığı süreye ait parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Açılan bu dava sonunda, Manisa İdare Mahkemesi'nin 30.4.2003 günlü, E:2002/783, K:2003/440 sayılı kararıyla, davacının göreve gelmediği tarihlere ilişkin olarak mazeret kabul edilmesi gereken rahatsızlığının bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile ödenmeyen aylıklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmiş ise de, bu karar, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onikinci Dairesi'nin 20.12.2004 günlü, E:2003/2476, K:2004/4183 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin tesisine neden olan 31.5.2002-14.6.2002 tarihleri arasında davacının devamsızlığına ilişkin olarak, o tarihte alınmış ve mazeretini ortaya koyacak bir sağlık kurulu raporunun bulunmaması, yaklaşık bir yıl sonra, geriye yönelik olarak verilen 10.4.2003 tarihli sağlık kurulu raporuna dayanılarak davacının belirtilen günlerde devamsızlığını haklı kılacak geçerli bir mazereti olduğunun kabulünün de mümkün olmaması karşısında, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Ancak Manisa İdare Mahkemesi, 10.6.2005 günlü, E:2005/668, K:2005/701 sayılı kararıyla, bozma kararına uymayarak, Celal Bayar Üniversitesi Rektörlüğü ... Dairesi Başkanlığı'nda Teknisyen Yardımcısı olarak görev yapmakta iken, ... Meslek Yüksekokulu'nda görevlendirilen davacının 31.5.2002 tarihinde bir gün, 3.6.2002-7.6.2002 tarihleri arasında beş gün ve 10.6.2002-14.6.2002 tarihleri arasında beş gün olmak üzere toplam on günden fazla göreve gelmediğinin tutanakla tespit edilmesi nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Baştabipliğinin 12.7.2002 günlü, 6817 sayılı raporunda, davacının yapılan muayenesinde psikometor yavaşlama, uyku bozukluğu ile deprasyon bulguları saptandığı ve bu depresyon halinin en az üç'aydır yoğun olarak sürdüğü kanaati oluştuğu için Haziran ayı içinde de benzeri bulguların mevcut olduğu, dolayısıyla Haziran ayı boyunca rahatsızlığın etkisiyle işe gidememe yada verimin düşmesi gibi tablolar yaratabileceği ve bu ay içinde işe gitmediği günlerin istirahatli sayılmasının tıbben uygun olduğunun belirtildiği, davacı tarafından 24.7.2002 günü dilekçeyle söz konusu raporun davalı idareye sunulduğu, davalı idarenin 31.7.2002 günlü, 5407-4453 sayılı yazısıyla Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Başhekimliğinden, bu raporun incelenmesinin ve geçerli olup, olmadığının araştırılmasının istenildiği, Celâl Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı'nın 2.8.2002 günlü, 117 sayılı cevap yazısında, sözü edilen raporda kesin bir psikiyatrik tanı konmadığı ve sayılan belirtilerin bir psikiyatrik bozukluk tanısı koymak için yeterli bilgi vermediği kanaatine varıldığı, bu nedenle kesin bir karar verebilmek için davacınin gözlem altına alınması gerektiğinin bildirildiği, bunun üzerine gözlem altına alınması için hastaneye başvurması istenilen ve 27.8.2002 tarihinde hastaneye yatışı yapılan davacımın, kendi isteği üzerine ve aynı gün yatışının iptal edildiği, davacının göreve gelmediği dönemde psikiyatrik rahatsızlığının olup olmadığının sonradan tespitinin tıbben mümkün olduğu, bu nedenle Mahkemelerince, Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilirri Dalı'nın 2.8.2002 günlü, 117 sayılı yazılarında belirtilen hususlar ile Manisa Ruh Sağlığı \ie Hastalıkları Hastanesi Baştabipliğince düzenlenen 12.7.2002 günlü sağlık raporında belirtileri bulguların göz önüne alınarak, 31.5.2002-14.6.2002 tarihleri arasında görevine gelmesiıfıe engel olabilecek ve İzinli sayılmasını gerektirebilecek nitelikte psikolojik bir rahatsızlığının olup olmadığının belirlenmesi amacıyla davacının Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevkedildiği, Psikiyatri Anabilim Dalında görevli üç öğretim üyesi tarafından oluşturulan kurul tarafından düzenlenen tıbbi kanaat raporunda, yapılan psikiyatrik muayenesi alınan, öyküsü ve yapılan psikometrik değerlendirmeleri neticesinde geçmiş dönemlere ait Nisan 2002'den başlayan üç aylık bir depersif sürecinin bulunduğunun belirtilmesi ve aksi ispat edilene kadar söz konusu sağlık raporuna itibar edilmesi gerekliliği karşısında, davacının müstafi sayılmasına esas teşkil eden 31.5.2002-14.6.2002 tarihieri arasında Kurumu'nca mazeret kabul edilmesi gereken rahatsızlığının bulunduğu sonucuna varıldığımdan, aksi yönde tesis edilen işlemde 657 sayılı Yasa'nın 94. maddesi uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile ödenmeyen aylıklarının dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ilk kararında ısrar etmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Davalı idare, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu, Mahkemenin başvurdıjığu bilirkişi raporunun gerçeğe uygun olup olmadığı konusunda ne şekilde denetleneceğinin bilinmediğini, ayrıca taraf olarak raporu öğrenme ve itirazlarını bildirme olanağınjn tanınmadığını ileri sürmekte ve kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, Manisa İdare Mahkemesi'nce verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen nedenlerin kararın pozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, Manisa İdare Mahkemesi'nin 10.6.2005 günlü, E:2005/668, K:2005/701 sayılı kararının onanmasina, 17.10.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>KARŞI OY</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Temyize konu ısrar kararının, Danıştay Onikinci Dairesi'nin 20.12.2004 günlü, E:2003/2476, K:2004/4183 sayılı kararında yer alan gerekçelerle bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.</span></span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/ise-gelmeyen-memur-sonradan-gecmise-yonelik-rapor-alabilir-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2023/05/ise_gelmeyen_memur_sonradan_gecmise_yonelik_rapor_alabilir_mi_h32265_fc6bf.jpg" type="image/jpeg" length="91663"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Disiplin Soruşturmasında Zaman Aşımı İle İlgili Danıştay Kararları]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-sorusturmasinda-zaman-asimi-ile-ilgili-danistay-kararlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-sorusturmasinda-zaman-asimi-ile-ilgili-danistay-kararlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Disiplin Soruşturmasında Zaman Aşımı İle İlgili Danıştay Kararları, disiplin ceza zamanaşımı örnek emsal danıştay kararları , disiplin ceza memur zamanaşımı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong><span>Disiplin Soruşturmasında Zaman Aşımı İle İlgili Danıştay Kararları</span></strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere Devlet Memurları kanununa göre yapılmakta olan disiplin soruşturmalarında önem arz eden konulardan biriside zaman aşımı süreleridir.Disiplin Cezalarında uygulanacak olan zaman aşımına ilişkin mevzuat açıklaması 657 sayılı kanunun 127. maddesinde yapılmıştır.Kanun maddesinde yer alan düzenlemeye göre disiplin cezalarında aşağıda tabloda yer alan süreler içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdir de ilgili suçtan dolayı ceza verme yetkisi sona erecektir.Bu nedenle kamu kurum ve kuruluşları ilgili hususa dikkat etmek zorundadır.</span></span></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <tbody>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><span><span>Ceza Türü</span></span></td>
   <td style="text-align:justify">
   <p><span><span>Soruşturmaya </span></span></p>

   <p><span><span>Başlamada </span></span></p>

   <p><span><span>Zamanaşımı Süresi<br />
   <br />
   <strong>(Fiilin öğrenildiği </strong></span></span></p>

   <p><span><span><strong>tarihten itibaren)</strong></span></span></p>
   </td>
   <td style="text-align:justify">
   <p><span><span>Genel </span></span></p>

   <p><span><span>Zamanaşımı<br />
   <br />
   <strong>(Fiilin</strong></span></span></p>

   <p><span><span><strong>işlendiği </strong></span></span></p>

   <p><span><span><strong>tarihten)</strong></span></span></p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#ff0000"><strong>Uyarma Cezası</strong></span></span></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span><span>1 Ay</span></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span><span> 2 Yıl</span></span></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#ff0000"><strong>Kınama Cezası</strong></span></span></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span><span>1 Ay</span></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span><span> 2 Yıl</span></span></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#ff0000"><strong>Aylıktan Kesme Cezası</strong></span></span></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span><span>1 Ay</span></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span><span> 2 Yıl</span></span></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#ff0000"><strong> Kademe ilerlemesinin durdurulması</strong></span></span></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span><span>1 Ay</span></span></td>
   <td style="text-align:justify"><span><span> 2 Yıl</span></span></td>
  </tr>
  <tr>
   <td style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#ff0000"><strong> Devlet memurluğundan çıkarma cezası</strong></span></span></span></td>
   <td style="text-align:justify">
   <p><span><span>6 Ay </span></span></p>

   <p><span><span>(Disiplin Kovuşturması)</span></span></p>
   </td>
   <td style="text-align:justify"><span><span> 2 Yıl</span></span></td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p style="text-align:justify"><span><span>Ancak uygulamada disiplin amirlerince çeşitli zamanlarda zamanaşımı süreleri dikkate alınmadan disiplin soruşturması yaptırılmış ve memurlara çeşitli cezalar verilmiştir.İlgili durumun yargıya intikal etmesi neticesinde ise ilgili cezalar iptal edilmiştir.Konuya ilişkin olarak Danıştay Başkanlığınca çeşitli zamanlarda verilmiş olan kararları yazımızın ileriki bölümlerinde yayımladık.Ancak burada idarelerce dikkat edilmesi gereken diğer <span style="color:#ff0000">bir husus mahkeme kararlarına ilişkin olarak yeni bir durum ortaya çıkmış ise idareler mahkeme kararı üzerine yeniden soruşturma yaptırarak soruşturmadaki eksiklikleri tamamlayarak 2 yıllık genel zaman aşımı süresi içinde tekrardan</span>  disiplin cezası verebilirler.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><br />
<span><span><strong><span style="color:#ff0000">Mahkeme Kararına Göre İdarelerin Yeniden Genel Zamanaşımı Süresi İçinde Disiplin Soruşturması Yapabileceğine İlişkin Karar </span></strong><br />
<br />
<strong>Danıştay  11.DAİRESİ ESAS NO: 2012/2857 KARAR NO: 2013/11887 KARAR TARİHİ20.12.2013:</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>"Diğer bir deyişle 657 sayılı Yasa'nın 127. maddesindeki zamanaşımı düzenlemesinin, idare tarafından ilk defa disiplin işlemi tesis edilmesi aşamasında göz önüne alınacak bir müessese olduğu ve ilgili hakkında bu süreler içinde bir disiplin cezası verilmekle birlikte hükmünü doğuracağı anlaşılmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bununla birlikte, disiplin cezalarına karşı idari yargıda açılan davalarda verilen iptal kararlarının gerekçesinin, idareye ilgili hakkında başka bir disiplin işlemi tesis etme olanağı tanıması halinde, 2577 sayılı Yasa'nın 28/1. maddesi uyarınca Yargı kararının gereğini yerine getirmekle yükümlü olan idarenin, zaman geçirmeksizin harekete geçerek makul süreler içinde işlem tesis etmeleri gerektiği, buna karşılık yargı kararının gereğini yerine getirirken 657 sayılı Yasa'nın 127/2. maddesi hükmünün ilgilinin sürekli ceza tehdidi altında bırakılmasını önleme fonksiyonu gereği, kararın idarelerine tebliğ edildiği tarihten itibaren her halükarda 2 yıl zarfında disiplin işlemlerini sonuçlandırmaları gerektiği açıktır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><br />
<span><span>Nitekim Dairemizin 02.12.2013 günlü, E:2010/5239, K:2013/9337 sayılı kararı ile 10.12.2013 günlü, E:2010/9547, K:2013/10337 sayılı kararları da bu yöndedir"<br />
<br />
<strong><span style="color:#ff0000">Disiplin Cezalarında Öğrenme Tarihine ve Genel Zamanaşımı Sürelerine İlişkin Danıştay Kararları </span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>"... 657 sayılı Yasa'nın zamanaşımı başlıklı 127. maddesinde düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı sürelerinin, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğu ve anılan kanunda öngörülmüş olan 1 ve 6 aylık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması neticesinde verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı..." <strong>(Danıştay 12. Dairesi'nin 21/03/2012 tarihli ve 2011/6930 esas, 2012/1639;)</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>"... Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra, disiplin cezası verilemeyeceği..." <strong>(Danıştay 12. Dairesi'nin 12/10/2010 tarihli ve 2009/6216 esas, )</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>"Olayda, <span style="color:#ff0000">11.1.2007 tarihinde davacı hakkında şikayet dilekçesinin</span> ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine verilmiş olması karşısında, yukarıda aktarılan Yönetmelik hükümlerine göre, davacının disiplin amiri olan ... Hastanesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi başhekimi tarafından bir ay içerisinde <span style="color:#ff0000">en geç 10.2.2007 tarihine kadar usulüne uygun bir soruşturmacı tayin</span> edilerek soruşturmaya başlanılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra Sağlık Bakanı tarafından 28.2.2007 tarihinde verilen soruşturma onayı ile yapılan disiplin soruşturmasında disiplin soruşturma zamanaşımına ilişkin bir aylık sürenin geçirildiği görülmektedir,<br />
Bu durumda, disiplin soruşturma zamanaşımı geçirildikten sonra alınan olura dayanılarak soruşturma yapılmış olması ve soruşturma onayında bulunmayan konu hakkında da soruşturma yapılarak düzenlenen raporda yer alan öneri doğrultusunda verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında da isabet görülmemiştir" <strong>(  Danıştay 12. Daire 2008/6979 E. 2009/854 K)</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>"Dava ve temyiz dosyasının incelenmesinden bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırıldığı belirtilen hakaret suçunun <span style="color:#ff0000">17.05.1987 de işlendiği</span> ve hakarete uğrayan tarafından <span style="color:#ff0000">18.5.1987 tarihli dilekçe ild ilçe milli eğitim müdürlüğüne başvurulduğu, dolayısıyla disiplin amiri durumunda olan milli eğitim müdürünün, disiplin suçu işlendiğini bu tarihte öğrendiği,</span> bir aylık soruşturma zamanaşımı geçirilerek... Kaymakamlığının <span style="color:#ff0000">26.6.1987 gün ve 1-316 sayılı görevlendirme yazısı ilemuhakkik tayin edildiği anlaşılmaktadır.</span> Söz konusu görevlendirme yazısının tarihi daktilo ve el yazısı ile 14.6.1987 olarak düzeltilmiş ise de,14.6.1987 günü mesai günü olmayan pazar gününe tekabül ettiğinden bu düzeltmeye itibar etme olanağı bulunmamaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>657 sayılı Yasanın 2670 sayılı Yasa ile değişik 127. maddesinde yer alan zamanaşımı hükmü uyarınca soruşturma zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan dava konusu işlem bu yönüyle yasaya aykırı olup, belirtilen husus dikkate alınıp karar verilmesi gerekirken işin esası incelenip davanın reddi yönünde verilen... İdare Mahkemesinin 9.6.1988 günlü ve E: 1988/45, K: 1988/306 sayılı kararında hukuki isabet görülmemektedir"(Danıştay   10. Dairesinin  E:1988/2495  K:1991/1002  T.20.3.1991)</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-sorusturmasinda-zaman-asimi-ile-ilgili-danistay-kararlari</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/12/disiplin_sorusturmasinda_zaman_asimi_ile_ilgili_danistay_kararlari_h13826_c5de2.jpg" type="image/jpeg" length="66636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıllık iznim vardı savunması müstafi kararını kurtaramadı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-iznim-vardi-savunmasi-mustafi-kararini-kurtaramadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-iznim-vardi-savunmasi-mustafi-kararini-kurtaramadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, kullanılmamış yıllık izin hakkı bulunduğunu öne sürerek müstafi sayılma işlemine itiraz eden teknisyenin temyiz başvurusunu reddetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong>Yıllık iznim vardı savunması müstafi kararını kurtaramadı: Danıştay işlemi hukuka uygun buldu</strong></h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, bir Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğünde görev yapan teknisyenin müstafi sayılmasına ilişkin işleme karşı açtığı davada Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı teknisyen, Nisan-Mayıs 2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak 21 gün görevine gitmedi. Söz konusu süre içinde yalnızca 1 Mayıs'ın resmi tatil olduğu, bunun dışında göreve gelmemeyi haklı kılacak hukuken geçerli bir mazeretinin bulunmadığı tespit edilerek davacı hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılma işlemi tesis edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Davacı temyiz aşamasında, kullanılmamış yıllık izin hakkının bulunduğunu, dolayısıyla mazeretsiz devamsızlıktan söz edilemeyeceğini ileri sürdü. Ayrıca kurumun Adalet Kart sistemindeki kayıtların incelenmesi halinde göreve geldiğinin anlaşılacağını, bu kayıtların silinmiş olabileceği ihtimalinin de gözetilerek idarenin kayıtları ne kadar süre sakladığının sorulması yönündeki talebinin dikkate alınmadığını öne sürdü.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, ileri sürülen bu gerekçelerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek Bölge İdare Mahkemesi kararını onadı.</p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2019/3364<br />
Karar No : 2023/5564<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br />
VEKİLİ : Av. ...<br />
KARŞI TARAF (DAVALI) : 1- ... Bakanlığı<br />
VEKİLİ : Av. ...<br />
2- ... Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı - ...<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: ... Cumhuriyet Başsavcılığı İdari İşler Müdürlüğünde teknisyen olarak görev yapan davacının, 03/04/2017-02/05/2017 tarihleri arasında mazeretsiz olarak 21 gün göreve gelmemesi nedeniyle müstafi sayılmasına ilişkin ... tarih ve ... BS sayılı işlemin iptali ile yoksun kalınan özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br />
<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; davacının kesintisiz olarak 03/04/2017-02/05/2017 tarihleri arasında 21 gün görevine gitmediği, anılan tarihler arasında sadece 01/05/2017 tarihinin resmi tatil olduğu ve davacının göreve gitmemesini haklı gösterecek başkaca hukuken geçerli bir mazeretinin bulunmaması karşısında, davacının görevden çekilmiş sayılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mevcutta yıllık izin hakkı bulunduğu halde, mazeretsiz görevine gelmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Adalet Kart sistemine ilişkin kayıtların idare tarafından ibraz edilmediği, bu kayıtlarda göreve geldiğinin görüleceği, kayıtların silinmiş olabileceği de gözönünde bulundurulduğunda idarenin kayıtları ne kadar süre sakladığının sorulması yolundaki talebi ve diğer talepleri dikkate alınmadan verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuş; diğer idare tarafından savunma verilmemiştir.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br />
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br />
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br />
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU :<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br />
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 02/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/yillik-iznim-vardi-savunmasi-mustafi-kararini-kurtaramadi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 00:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/06/foto-1/izinnn-1.jpg" type="image/jpeg" length="76209"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Danıştay: Babaya yapılan tebligat dava süresini başlatır]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-babaya-yapilan-tebligat-dava-suresini-baslatir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-babaya-yapilan-tebligat-dava-suresini-baslatir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Müstafi sayılma işlemi memurun babasına tebliğ edildi, Danıştay davayı süre aşımından reddetti."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong>Danıştay: Babaya yapılan tebligat dava süresini başlatır</strong></h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay, görevden çekilmiş (müstafi) sayılan memurun açtığı davada önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, müstafi sayılma işleminin memurun babasına tebliğ edilmesiyle dava açma süresinin başladığını belirterek, yaklaşık 2,5 yıl sonra açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmesini hukuka uygun buldu.</p>

<p style="text-align:justify">Sağlık Bakanlığına bağlı bir acil yardım istasyonunda memur olarak görev yapan davacı, göreve gelmediği gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş (müstafi) sayıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Davacı, söz konusu işlemin iptali ile açıkta kaldığı döneme ilişkin maaş ve özlük haklarının ödenmesi istemiyle dava açtı. Ancak idare mahkemesi davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davayı reddetti.</p>

<p style="text-align:justify">Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacının müstafi sayıldığına ilişkin işlemin adres araştırması sonucunda tespit edilen adrese gönderildiği ve tebligatın 28 Ocak 2015 tarihinde davacının babasına yapıldığı tespit edildi.</p>

<h3 style="text-align:justify">"İşlemden haberdar değildim" savunması kabul edilmedi</h3>

<p style="text-align:justify">Davacı, işlemin kendisine tebliğ edilmediğini, babasına yapılan tebligattan haberdar olmadığını ve savunmasının alınmadığını ileri sürdü.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak mahkeme, işlemin davacının adresine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, bu nedenle dava açma süresinin tebliğ tarihinden itibaren başladığını değerlendirdi.</p>

<p style="text-align:justify">İlk derece mahkemesi, davanın en geç 28 Ocak 2015 tarihini izleyen 60 günlük süre içinde açılması gerekirken yaklaşık 2 yıl 5 ay sonra dava açıldığını belirterek davayı süre aşımı nedeniyle reddetti. Bölge İdare Mahkemesi de bu kararı hukuka uygun buldu.</p>

<h3 style="text-align:justify">Danıştay kararı onadı</h3>

<p style="text-align:justify">Uyuşmazlığı temyiz incelemesinde değerlendiren Danıştay 12. Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Daire, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek temyiz istemini reddetti ve davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararı onadı.</p>

<p style="text-align:justify">Karar, idari işlemlere karşı dava açma süresinin belirlenmesinde usulüne uygun tebligatın önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2019/1948<br />
Karar No : 2023/5846<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br />
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: ... ili, ... numaralı Acil Yardım İstasyonunda memur olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş (müstafi) sayılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle açıkta kalınan süreye ilişkin maaş ve özlük haklarının işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br />
<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda, davacının 30/06/2014-09/07/2014 tarihleri arasında raporlu olduğu, İstanbul ilinde bulunan bir özel hastaneden alınmış olan raporun dava dilekçesi ekinde yer aldığı görülmekle birlikte Sason TSM Sorumlu Hekiminin konu ile ilgili alınan ifadesinde, davacı tarafından çalıştığı kuruma herhangi bir rapor sunulmadığının belirtildiği, yine dava dosyasında mevcut olan tutanaklarda mesai arkadaşları tarafından davacının temmuz ayı boyunca hiçbir nöbete gelmediğinin belirtildiği, 26/08/2014 tarihli yazı ile .... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, davacının adresinin tespiti amacıyla ... Valiliği İl Nüfus Müdürlüğüne başvurulduğu, nüfus müdürlüğünün 27/08/2014 tarihli yazısında davacının adresinin ... ili, ... ilçesi olarak tespit edildiği, 04/09/2014 tarihli yazı ile ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün davacının istinabe yoluyla ifadesinin alınmasını istemesi üzerine, ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün 10/09/2014 tarihli yazısında; anılan yazı doğrultusunda davacıya cep telefonundan ulaşıldığı ancak İstanbul'da olduğunu belirterek ifade vermeye gelmeyeceğini beyan ettiğinden ifadesinin alınamadığının belirtildiği, ... Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü'nün ... sayılı ve davacının ... tarihinden itibaren müstafi sayıldığı ve 9.386,56 TL maaş iadesi için kuruma başvurması gerektiğini bildiren yazısının ise adres araştırması sonucu tespit edilen adrese tebligata çıkılmak suretiyle 28/01/2015 tarihinde davacının babası H.B.'ye tebliğ edildiğinin görüldüğü, bu durumda, davacının müstafi sayılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminden ... tarihinde haberdar olduğunu belirterek 19/06/2017 tarihinde iş bu davanın açıldığı görülmekle birlikte, davacının müstafi sayıldığının ve bu sebeple kendisine yapılan fazladan ödemenin iade edilmesini konu edinen işlemin 28/01/2015 tarihinde davacının babası H.B.'ye tebliğ edildiği dikkate alındığında, davacının en geç bu tarihte dava konusu işlemi öğrendiğinin kabulü gerekmekte olup, 28/01/2015 tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içerisinde dava açması gerekmekte iken, bu süreler geçtikten sonra yaklaşık 2 yıl 5 ay sonra açılan iş bu davanın süre aşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmadığı, ayrıca yaklaşık üç yıldır maaş ödemesi yapılmayan davacının müstafi sayılma işlemini 30/04/2017 tarihinde öğrendiğini iddia etmesi hayatın olağan akışıyla da bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdari işlemin tarafına tebliğ edilmediği, babasına yapılan tebligattan haberdar olmadığı ve savunması alınmadığı ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:...<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br />
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU :<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br />
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/danistay-babaya-yapilan-tebligat-dava-suresini-baslatir</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 22:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/06/foto-1/tebligatt-1.jpg" type="image/jpeg" length="34930"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Disiplin cezasına itiraz etmeden dava açılabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasina-itiraz-etmeden-dava-acilabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasina-itiraz-etmeden-dava-acilabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[memura verilen disiplin cezasına memur disiplin kuruluna itiraz etmeden dava açabilir mi? memura verilen disiplin cezasına memur direk dava açabilir mi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Disiplin kuruluna itiraz etmeksizin mahkemede dava açılır mı?</span></span></strong></h1>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Memurlara verilen disiplin cezalarına memur disiplin kuruluna itiraz etmeksizin mahkemeye dava açabileceği hakkında danıştay kararı yazımız ekindedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>T.C.<br />
DANIŞTAY<br />
ONİKİNCİ DAİRE</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Esas: 2016/10483</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Karar: 2017/1058</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>TÜRK MİLLETİ ADINA</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Dava;.......................Öğretmeni olarak görev yapan davacının, ................İlçesi, ..................................Ortaokulu'nda matematik derslerine girmek üzere görevlendirildiği dönemde gerçekleşen fiilleriyle ilgili olarak, 657 sayılı Kanun'un 125/D-(d) maddesi uyarınca "1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ................................................. İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu'nun 16.04.2014 tarihli ve 6 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>........................ 2. İdare Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli, E:2014/500, K:2014/1134 sayılı kararı ile dava konusu disiplin cezasına ilişkin.................................... İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu'nun 16.04.2014 tarihli ve 6 sayılı kararına karşı Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na itiraz edildiği ve anılan Kurulun 18.09.2014 tarihli kararında, "İlgiliye isnat edilen fiilin doğruluk kazandığı konusunda yeterli kanaat oluşmadığı..." gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verildiği, bu durumda; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden yargılama gideri ile avukatlık ücretinin alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Onikinci Dairesinin 10.03.2016 tarihli, E:2015/2192, K:2016/1316 sayılı kararıyla İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Davalı idare tarafından, davacının kendisine verilen dava konusu disiplin cezasına karşı itiraz yoluna gitmesine karşın itirazın sonucunu beklemeden dava yoluna başvurduğu, bu nedenle davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiği, bu hususlar gözetilmeden davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve davanın reddi gerektiğine dair itirazları dikkate alınmadan karar verildiği ileri sürülerek karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz kararının kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin varlığı ile mümkündür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Davalı idarenin kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçede ileri sürdüğü sebepler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, Dairemiz kararının düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunduğundan, kararın düzeltilmesi istemi kabul edilerek anılan kararın kaldırılmasından sonra uyuşmazlığın esası yeniden incelendi;</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 6111 sayılı Kanun'un 113. maddesiyle değişik 135. maddesinde, disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebileceği, itirazda sürenin, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gün olduğu, süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarının kesinleşeceği, itiraz mercilerinin, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorunda oldukları, itirazın kabulü halinde, disiplin amirlerinin kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebileceği veya tamamen kaldırabileceği, disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasina-itiraz-etmeden-dava-acilabilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2023/01/disiplin_cezasina_itiraz_etmeden_dava_acilabilir_mi_h31921_6142e.jpg" type="image/jpeg" length="47035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Telefon Dinleme Kayıtlarıyla Disiplin Cezası Verilebilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/telefon-dinleme-kayitlariyla-disiplin-cezasi-verilebilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/telefon-dinleme-kayitlariyla-disiplin-cezasi-verilebilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Telefon Dinleme Kayıtlarıyla Disiplin Cezası Verilebilir mi?,  Disiplin soruşturması ve yargılaması, ceza soruşturması ve kavuşturmasından bağımsız ve ayrı oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Telefon Dinleme Kayıtlarıyla Disiplin Cezası Verilebilir mi?</span></span></strong></h1>

<h1 style="text-align:justify"></h1>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>- </strong>Disiplin soruşturması ve yargılaması, ceza soruşturması ve kavuşturmasından bağımsız ve ayrı olduğundan, ceza soruşturması ve kovuşturmasında kullanılamayan veya kullanılmayan bir kısım delillerin disiplin soruşturması ve yargılaması sırasında kullanılmasında hukuka aykırı bir durum olmadığı gibi, disiplin hukukunda kimi durumlarda kanaatin yeterli olması nedeniyle, bunu yasaklayan bir düzenlemeye de yer verilmediği,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>-</strong>Bu durumda, dosyada yer alan telefon tapelerindeki ifadelerin incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, tesadüfen elde edilen delillerin disiplin hukuku yönünden kullanılma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu meslekten çıkarma işleminin iptaline karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında karar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><br />
<span><span>T.C.<br />
<br />
DANIŞTAY<br />
İdari Dava Daireleri Kurulu<br />
<br />
Esas    No:  2016/2461 Karar No: 2017/1672<br />
<br />
...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Dosyanın incelenmesinden, ulusal basında davacıyı da ilgilendiren bir takım haberlerin yer alması sonrasında ..... Bakanlığının .......... tarihli oluruyla konunun soruşturulmasının istendiği, başlatılan soruşturmada, öncelikle ..........de bulunan 2006/2215 soruşturma sayılı dosyasının ele alındığı, bu soruşturmada davacı dışındaki üçüncü kişiler hakkında yasal yollarla yürütülen telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında davacının dinlemeye takıldığının belirlendiği, davacıyla ilgili ses kayıtlarının çözümlerinden oluşan tapelerin incelendiği, konuyla ilgili ............ gibi pek çok kamu görevlisinin yanında davacının gayri ahlaki birliktelik yaşadığı iddia edilen birçok kadının da ifadesine başvurulduğu, davacıyla sözü edilen kadınlar arasındaki telefon görüşme kayıdarının (HTS Raporları) elde edilerek incelendiği, davacının yurt içi ve yurt dışı uçuş bilgilerinin de soruşturma kapsamına dahil edildiği görülmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Davada, yürütülen soruşturma sonucunda davacının, Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 250. maddesi ile yetkili ...... Ağır Ceza Mahkemesinin E:2007/.... sayılı dosyasında “silahlı suç örgütü kurmak ve yöneticiliğini yapmak, 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet, resmi evrakta sahtecilik, örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapmak” suçlarından hakkında 30/07/2007 tarihinde kamu davası açılan, daha önce de ......'da birçok uyuşturucu olayında ismi geçen ve bu ülkede uyuşturucu satışı yapan cafe shopları bulunan ....... ile yine CMK’nun 250. maddesi ile yetkili kılınan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı vekilliğinin 2006/...7 sayılı soruşturma dosyasında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/.....sayılı soruşturma dosyasında "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarının şüphelisi avukat ...... adlı kişilerle illegal ve gayri ahlaki “Konsey” adı verilen bir oluşum içerisine girmek, “Konsey” üyesi kişilerden kadın temin etmelerini istemek, bu konuda ısrarlı ve müdavim olmak; bu kişilerin temin ettiği, bazen de anılan kişilere kendisinin bulduğu birçok kadınla grup halinde ya da tek başına ...partileri düzenlemek; bu kişilerin bir kısım adli işlerini takip etmek, bahsi geçenlerin kendi işlerinde mesleki sıfat ve konumunu kullanmalarına müsaade etmek, adı geçen kişilerle yaptığı telefon görüşmelerinde kendisine uygunsuz kelimelerle hitap edilmesine izin vermek, kendisinin de bu kişilerle uygunsuz kelimelerle konuşmalar yapmak, evli ve iki çocuk babası olmasına karşın, eşinden boşanıp yeniden evleneceğini vaat ederek kadınlarla ilişkiye girebilmek hususunda mesleğinin itibarını da kullanmak suretiyle çeşitli zamanlarda veya aynı dönemlerde birçok kadınla ilişki kurmak fiillerini işlemek suretiyle uzunca bir süreden beri devam eden iş takibi, menfaat ya da gayri ahlaki ilişki kurarak kusurlu veya uygunsuz hareket veya ilişkiler içerisinde bulunarak mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozduğu, mesleğe olan genel saygı ve güveni yitirdiği; bunun yanı sıra davacının, örgütlü olarak uyuşturucu kaçakçılığı yaptığını bilmesine rağmen ... ile ilişkisini bitirmediği gibi, alacaklısı olduğu senedi adı geçene vererek, onun örgütsel bağlantılarından ve bu şekilde senedin borçlusu üzerinde yaratacağı etkiden yararlanmaya çalışmak; masraflarını karşılayan bu şahıslarla birçok kez yurt dışına gitmek suretiyle de mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte kusurlu ve uygunsuz hareket ve ilişkiler içerisinde olduğu tespit edilerek, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinin son fıkrasındaki "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarım bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmü gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Uyuşmazlıkta, telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi esnasında elde edilen suç delillerinin, hakkında dinleme kararı bulunmayan üçüncü şahısların (kamu görevlilerinin) idari bir suç işlediğine ilişkin bilgiler içermesi halinde, bu kişilerle ilgili olarak yapılan disiplin soruşturması ve idari yargılama sürecinde kullanılıp kullanılamayacağı hususu önem arz etmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu hususun açıklığa kavuşturulabilmesi için, disiplin hukuku ile ceza hukuku kavram ve kuralları arasındaki farklılıkların ortaya konulması gerekmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Disiplin cezaları; kamu hizmeti, kamu görevi ve görevlileriyle ilgili bir ceza türüdür. Önceden saptanan hukuk kurallarına aykırı düşen bütün davranışları önlemek, engellemek için zorlayıcı özellikte olan birer yaptırımdır. Disiplin cezaları bu yönlerinden bakımından, ceza yasalarında, suçlara karşı uygulanmak üzere konulan cezalara benzer. Ancak, disiplin cezaları ile suçlar için konulan cezalar arasında köklü ayrımlar vardır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu ayrımların başında; disiplini bozan eylem ya da işlemlerin her zaman Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil etmemesi gelir. Disiplin kuralları, kamu hizmetlerinin düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla sadece kamu görevlileri için uygulanan kurallardır. Disiplini bozan davranışlar dolayısıyla da bir ceza uygulanmaktadır. Ama bu cezanın, suç için uygulanan ceza ile herhangi bir benzerliği yoktur. Türk Ceza Kanununun cezalandırdığı eylem, suçtur. Yasada cezası gösterilmeyen eylem suç değildir. Benzetme yolu ile bir eyleme suç niteliği yüklenemez.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Öte yandan; suç işleyenin cezasını, işlenen suçun ağırlığına göre hakim veya mahkeme verir. Disiplin cezasını ise, memurun bağlı olduğu idarenin yasaca yetkili kılınan disiplin amirleri ya da kurulları verir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Diğer taraftan; disiplin cezalan sadece kamu görevlisini ilgilendirir. Bu ceza kamu görevlisinin meslek haklarını etkiler, meslek yaşamı için önem taşır. Suç için uygulanan cezalar ise, doğrudan doğruya toplum düzenine, genel olarak toplumun dirliğine karşı çıkanlara uygulanan yaptırımlardır. Bu cezalar, hüküm giyen kişinin özgürlüğü, kişiliği, yaşamı, toplumsal durumu, kişiliğine bağlı hakları ve malları bakımından etkilidir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Disiplin cezaları ile adli cezalar arasındaki bir diğer fark ise; suç işleyen kişiye sadece Ceza Kanununda yazılı ceza verilirken, memur işlediği suçtan dolayı Ceza Kanununa göre mahkum edilmekle birlikte, ayrıca ikinci bir cezaya, disiplin cezasına muhatap olabilmektedir. Bunun sonucu olarak; bir memurun, belli bir fiili nedeniyle Ceza Kanunu kapsamında suçluluk durumundan kurtulması, onun disiplin soruşturmasına tabi tutulmasını engellemez.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Diğer bir fark ise, suçun cezalandırılması işlemi bir yargı kararı niteliğinde iken, disiplin cezasının yargısal bir karar değil, yönetsel bir işlem özelliğinde olmasıdır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Tüm bu değerlendirmeler ışığında, ceza uygulaması ile disiplin uygulaması arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçlar bakımından temel nitelikte farklılıklar mevcut olduğu açıktır. Bu sebeple kanun koyucu, ceza uygulaması ile disiplin uygulamasını iki ayrı ve farklı alan olarak görmekte ve bunların birbirini etkilemesini önleyici nitelikte bir düzenleme olan 657 sayılı Kanunun 131. maddesindeki düzenlemeye yer vermiş bulunmaktadır.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, disiplin soruşturması ve yargılaması, ceza soruşturma ve kovuşturmasından bağımsız ve ayrıdır. Bu nedenle, ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında kullanılamayan veya kullanılmayan bir kısım delillerin disiplin soruşturması ve yargılaması sırasında kullanılmasında hukuka aykırı bir durum olmadığı gibi, disiplin hukukunda kimi durumlarda kanaatin yeterli olması nedeniyle, bunu yasaklayan bir düzenlemeye de yer verilmemiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bu durumda;  dosyada yer alan telefon tapelerindeki ifadelerin incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, tesadüfen elde edilen delillerin disiplin hukuku yönünden kullanılma olanağı bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Nitekim; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/07/2007 günlü, E:2007/5.MD-23, K:2007/167 sayılı kararıyla onanarak kesinleşen Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 14/04/2006 günlü, 6-4 sayılı kararında; hukuka aykırı elde edilmiş deliller olan iletişim tespit tutanakları, Anayasanın 38/6, 20. maddeleri, Ceza Genel Kurulu kararları, AİHS'nin 6. ve 8. maddeleri gereğince hükme esas alınmayarak bu nedenlerle hakkında beraat hükmü kurulan Cumhuriyet Savcısının, bütün bunlara rağmen bir yargı mensubuna yakışmayacak şekilde bir suç örgütü liderinin avukatı ile telefonda hemşehrilik sıfatına dayanarak, görevinin gereklerine uygun olarak yaptığı soruşturma sonucunda açacağı dava ile ilgili görüşmesinin şüpheyi mucip saklanmaya çalışılan menfaatlerden dolayı 2802 sayılı Kanunun 87. maddesi gereğince disiplin suçu yönüyle değerlendirilmesi için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun takdirine sunulmasının gerekli görüldüğü gerekçesine yer verilmek suretiyle, tesadüfen elde edilen delillerin disiplin soruşturmasında dikkate alınacağı kabul edilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><br />
<span><span>Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne...</span></span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/telefon-dinleme-kayitlariyla-disiplin-cezasi-verilebilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2018/06/headphones-690685_6401.jpg" type="image/jpeg" length="30534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mal Bildirimini Zamanında Vermeyen Memura  Uyarılmadan  Ceza Verilemez.]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/mal-bildirimini-zamaninda-vermeyen-memura-uyarilmadan-ceza-verilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/mal-bildirimini-zamaninda-vermeyen-memura-uyarilmadan-ceza-verilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[mal bildirimi zamanında vermeyen memura uyarılmadan disiplin cezası verilebilir mi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><span>Mal Bildirimini Zamanında Yapmayan Memurun Disiplin Cezası</span></h1>

<p></p>

<p>Devlet memuru olarak atanan kişilerin en fazla dikkat etmesi gereken hususlardan biriside mal bildirimine ilişkin bildirimlerin hangi şartlarda ve durumlarda verileceğini bilmeleri ve buna göre mal bildirimi yapmalarıdır.Mal bildirim sürelerine ilişkin yeterli bilgi sahibi olmayan memurlarca mal bildirimine konu mallar edinildiğinde veya borçlarında meydana gelen artışlarda bildirim yapılmadığı takdirde memurlar disiplin cezaları ile karşı karşıya kalmaktadırlar.Devlet memurları kanununda kademe ilerlemesinin durdurulması başlığı altında "belirlenen süre ve zamanlarda mal bildiriminde bulunmama" fiili yer almaktadır.İdarece memurun belirlenen süre ve zamanlarda mal bildirimini yapmaması durumunda ilgili ceza ile cezalandırılması gerekmektedir.Ancak danıştay başkanlığı bazı vermiş olduğu kararlarda olayın mahiyetine göre farklı yorumlarda bulunmaktadır.Yazımız ekinde  yayınlamış olduğumuz kararda Danıştay Başkanlığınca "<em><strong>Mal Bildiriminde bulunmayan memur</strong></em>" hakkında verilen kararda özetle "Devlet memurlarının mal bildiriminde bulunması zorunluluğu, rüşvet ve yolsuzlukla mücadele kapsamında getirilmiş bir düzenleme olup, bu suretle mal bildiriminde bulunması gereken kişilerin haksız mal edinmelerinin, gerçeğe aykırı bildirimde bulunmalarının önüne geçilmesi ve bu kişilerin denetlenmesi amaçlanmıştır.<br />
<br />
Davacının soruşturmaya konu otomobile ilişkin olarak s<span style="color:#ff0000">üresi içinde mal bildiriminde bulunmamış olduğu açık ise de, savunma dilekçesinde beyan edilen hususlar ve aracın banka kredisi ile alınmış olması ve ödemelerinin maaş hesabından yapılıyor olması hususları birlikte ele alındığında, söz konusu müeyyidenin amacı, davacının haksız ve geliri ile mütenasip olmayan mal edindiğine ve edindiği malı gizleme maksadı taşıdığına yönelik herhangi bir iddia ve tespitin bulunmaması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde</span>, davacının <strong>disiplin</strong> <strong>cezası</strong>nı gerektirecek nitelikte bir eyleminin bulunmadığı, dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir." denmektedir.</p>

<p><span style="color:#ff0000"><strong>Danıştay Başkanlığının zamanında verilmeyen mal bildirimleri nedeniyle verilen disiplin cezasını onadığı kararlarının da olduğunu hatırlatarak ilgili kararı yayımlıyoruz.</strong></span></p>

<p><strong>Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2013/9422 E. , 2016/3389 K.</strong></p>

<p>"İçtihat Metni"</p>

<p><strong>TÜRK MİLLETİ ADINA</strong></p>

<p>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, Sosyal Bilgiler öğretmeni olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-(j) maddesi uyarınca bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 08/08/2012 tarihli ve 8912 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, mal bildiriminde bulunmadığı tespit edilen davacıya Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkındaki Yönetmeliğin 17. maddesi hükmü uyarınca ihtarda bulunularak bundan sonraki ayda mal bildiriminde bulunmadığı takdirde disiplin cezası verilmesi gerektiği, bu usule uyulmaksızın tesis edilmiş olan dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.</p>

<p>Davalı idare tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p>657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-(j) maddesinde; "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak" kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun "Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar" başlıklı 126'ncı maddesinde, "Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezasıvermekte serbesttirler." hükmü getirilmiştir.</p>

<p>Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmeliğin "Süresinde mal bildiriminde bulunmama" başlıklı 17'nci maddesinde, "Bu Yönetmelikte belirtilen süreler içinde mal bildiriminde bulunmayanlara, bildirimin verileceği mercilerce yazılı olarak ihtarda bulunulur. Bu ihtar, ilgilisine Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ olunur. İhtarın kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde bildirimde bulunmayanlar hakkında gerekli işlem yapılmak üzere yetkili Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur." düzenlemesi yer almaktadır.</p>

<p>Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplinhukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dava dosyasının incelenmesinden; öğretmen olarak görev yapan davacının kullanmış olduğu otomabilin kime ait olduğu ve mal bildiriminde bulunulup bulunulmadığı hususlarına ilişkin olarak verilen olur üzerine düzenlenen soruştuma raporunda, davacının asker öğretmen olarak askerlik görevini yerine getirdiği dönemde 01.11.2010 tarihinde edindiği otomabiline ilişkin olarak 01.07.2011 tarihinde öğretmen olarak göreve başladıktan sonra süresi içinde mal bildiriminde bulunmadığının tespit edildiği ve savunmasının istenildiği, davacının savunmasında otomobili satın aldığı dönemde askerlik görevini yerine getiriyor olması nedeniyle mal bildiriminde bulunamadığını, göreve başladıktan sonra yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle unuttuğunu, söz konusu otomabili banka kredisiyle aldığını ve ödemelerini de düzenli olarak maaş hesabından yaptığını, mal gizleme amacının olmadığını beyan ettiği, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği belirtilerek iki yıl kademe ilerlemesinin durdurulması teklifi üzerine disiplin kuruluncadavacının savunmasında belirttiği hususlar dikkate alındığında kastının bulunmadığı, olayda ağırlaştırıcı bir neden de bulunmadığı, bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılması gerektiği belirtilerek teklifin reddine karar verildiği, Valilik Makamının 08.08.2012 tarihli ve 8912 sayılı işlemi ile davacının bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılması üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</p>

<p>Temyize konu kararda, davacının mal bildiriminde bulunması için kendisine yukarıda metnine yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca ihtarda bulunulması gerektiği belirtilmiş ve bu gerekliliğe uyulmaması nedeniyle işlemin iptaline hükmedilmiş ise de, <strong><span style="color:#ff0000">3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 22'nci maddesi uyarınca çıkartılan Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkında Yönetmeliğin, ilgilisine ihtarda bulunulmasının disiplin uygulamasına ilişkin bir zorunluluk olarak değerlendirilmesini gerektirecek bir hüküm içermediği, aksine maddenin devamında ihtara rağmen mal bildiriminde bulunmayanlar hakkında Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağının kurala bağlandığı, dolayısıyla bu durumun ilgili Kanun hükümleri kapsamında cezai koğuşturmaya ilişkin bir uygulama olduğu anlaşılmaktadır.</span></strong></p>

<p>Bakılan olayda, her ne kadar İl Disiplin Kurulu tarafından ağırlaştırıcı bir neden bulunmadığı belirtilerek bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de aynı kararda, davacının savunmasında belirttiği hususlardan hareketle suç işleme kastının olmadığı açık biçimde ifade edilmek suretiyle teklifin reddine karar verilmiş olduğu, bunun üzerine atamaya yetkili amir sıfatıyla Valilik Makamı tarafından dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Bu durumda, dava konusu işlemin yukarıda açık metnine yer verilen ve disiplin kurulunca teklifin reddi halinde atamaya yetkili amirlerin bir başka ceza verebileceklerine ilişkin düzenlemeye aykırı olduğu, işlemin bu nedenle iptaline hükmedilmesi gerekirken kararda belirtilen gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.</p>

<p>Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle ile Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile sonucu itibarıyla onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerine bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 30/05/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/mal-bildirimini-zamaninda-vermeyen-memura-uyarilmadan-ceza-verilemez</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/10/mal_bildirimini_zamaninda_vermeyen_memura_uyarilmadan_ceza_verilemez_h220_d9770.jpg" type="image/jpeg" length="92586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adli Para Cezasının Memuriyete Etkisi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/adli-para-cezasinin-memuriyete-etkisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/adli-para-cezasinin-memuriyete-etkisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adli Para Cezasının Memuriyete Etkisi Almış olduğu hapis cezası adli para cezasına çevrilen kişi memur olabilir mi, adli para cezaları 657 sayılı kanunun 48 a maddesi kapsamındamı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Adli Para Cezasının Memuriyete Etkisi, aldığı ceza adli para cezasına çevrilen kişi memur olabilir mi?</span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere Devlet Memurluğuna atanmada belirli şartlar aranmaktadır.Bu şartları taşımayanlar Devlet Memurluğuna atanamamaktadırlar. Bu şartlardan biriside devlet memuru olacak kişilerin adli sicil kaydına ilişkin hususlardan oluşmaktadır.Bazı suçları işleyenler Devlet memuru olabilirken bazı suçları işleyenlerin ise cezası affa uğramış olsa bile devlet memuru olması mümkün değildir.</span></span></p>

<h1 style="text-align:justify"><span><span>657 sayılı Devlet Memurları Kanununun memur olarak atanacak olanlarda aranacak şartların anlatıldığı  48. maddesinde </span></span></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#000000"> "Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak." hükmü yer almaktadır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili hüküm incelendiğinde</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Kasten İşlenen bir suçtan dolayı <span style="color:#ff0000">(1) yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına çarptırılanlar</span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>-<span style="color:#ff0000">Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hüküm giyenler bu suçları affa uğramış olsa bile</span> Devlet memuru olamazlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yukarıda yer alan kanun hükümleri karşısında almış olduğu hapis cezası adli para cezasına çevrilen memur adaylarının durumu nasıl değerlendirilmelidir.?</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Adli para cezasına ilişkin açıklamalar 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun; "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesinde yapılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#ff0000"><strong>İlgili maddeye baktığımızda </strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#000000">- Kısa süreli hapis cezaları  yargılama esnasındaki bazı şartlar ve durumların(pişmanlık,iyi hal v.b) varlığı halinde Adli Para Cezasına çevrilebilmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-<span style="color:#ff0000">Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#ff0000">-</span> Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz." hükümleri yer almaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>5237 sayılı Türk Ceza Kanununun"Belli haklar kullanmaktan yoksun bırakılma" başlıklı 53 üncü maddesinde ise</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;<span style="color:#ff0000"><strong>Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden</strong></span>; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,Yoksun bırakılır." hükmüne yer verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Konuya ilişkin olarak Danıştay 1 inci Dairesinin 2009/221 E. sayılı Kararında "...Ancak, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin A bendinin 5 inci alt bendinde geçen 'Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile' ifadesi; bu alt bentde süre (bir yıl veya daha fazla süreli) yönünden belirlenen hapis cezasına veya tür (casusluk, zimmet, hırsızlık gibi) itibariyle sayılan suçlardan dolayı mahkumiyet halinde, cezanın infaz süresi veya ek süre tamamlanarak hak ve yetki yoksunluğu kalksa bile, mahkumiyet kararı kalkmadığı için Devlet memurluğuna atama hakkını kazandırmamakta, nitelik kaybı nedeniyle memuriyete son verilmesini gerektirmektedir. <span style="color:#ff0000">Mahkumiyetin ertelenmiş olması da bu durumu değiştirmemektedir.</span> Sonuç olarak, 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin A bendinin 5 inci alt bendi hükmü, <span style="color:#ff0000">bu hükümde belirlenen süreli hapis cezası veya nevi sayılan suçlardan mahkumiyet halinde, Devlet memurluğuna atanma ve memuriyeti sürdürme hak ve yetkisini süresiz olarak ortadan kaldırmaktadır.</span>.. " şeklinde karar vermiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay İdari Dava Dairelerinin 17/11/2011 tarihli ve E:2007/2368 ve K:2011/1214 sayılı Kararında ise "Memnu hakların iadesi kararı, 657 sayılı Kanunun anılan 48/A5 inci maddesinde sayılan yüz kızartıcı suçlar dışında kalan suçlar bakımından devlet memuru olabilme koşulları yönünden ehliyetsizliği geleceğe dönük olarak ortadan kaldırmakta..."  şeklinde karar vermiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay İdari Dava Dairelerinin anılan kararı ile de, 657 sayılı Kanunun 48/A-5 inci maddesinde sayılan nitelikli suçlardan mahkumiyet halinde, memnu hakların iadesi (yasaklanmış hakların geri verilmesi) kararı alınmış olsa dahi, <strong><span style="color:#ff0000">devlet memuru olabilme koşulları yönünden ehliyetsizliğin süresiz devam edeceği belirtilmiştir.</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ve mahkeme kararları birlikte değerlendirildiğinde</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Adli Para Cezası almış bir kişinin Devlet Memurluğuna atanıp atanamayacağı hususunda yapılan değerlendirmede ;</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hüküm giyenler bu <span style="color:#ff0000">cezaları affa uğramış veya adli para cezasına çevrilmiş olsa bile</span> devlet memuru olamayacağı<br />
-İşlemiş olduğu suçun, 657 sayılı Kanunun 48/A-5 inci maddesinde sayılan nitelikli suçlar arasında yer almaması, ancak, adli para cezasına çevrilen hapis cezasının bir yıl olması halinde, <span style="color:#ff0000">hakkında memnu hakların iadesi (yasaklanmış hakların geri verilmesi) kararı alınması kaydıyla atamasının yapılabileceği,</span><br />
-İşlemiş olduğu suçun, 657 sayılı Kanunun 48/A-5 inci maddesinde sayılan <span style="color:#ff0000">nitelikli suçlar arasında yer almaması ve adli para cezasına çevrilen hapis cezasının bir yıldan az olması halinde atamasının yapılabileceği</span>, düşünülmektedir.</span></span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/adli-para-cezasinin-memuriyete-etkisi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/adli_para_cezasinin_memuriyete_etkisi_h6445_8b69e.jpg" type="image/jpeg" length="75681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devlet Büyüklerine Kötü Söz Söyleyen Kişi Memurluktan Atılır mı?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/devlet-buyuklerine-kotu-soz-soyleyen-kisi-memurluktan-atilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/devlet-buyuklerine-kotu-soz-soyleyen-kisi-memurluktan-atilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet Büyüklerine Kötü Söz Söyleyen Kişi Memurluktan Atılır mı? Başbakan cumhurbaşkanına hakaret eden memur hakkında disiplin cezası verilmesi ile ilgili danıştay kararı, memurun amirine hakaret suçu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Devlet Büyüklerine Kötü Söz Söyleyen Kişi Memurluktan Atılır mı? cumhurbaşkanı başbakan gibi görevlilere küfür eden memur memurluktan atılırmı</span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere devlet memurlarına uygulanacak olan disiplin cezalarına ilişkin mevzuat düzenlemelerine 657 sayılı kanunun 125. maddesinde yer verilmiş olup ilgili maddede hangi suça karşılık hangi cezanın verilebileceği anlatılmıştır.İlgili maddelere baktığımızda devlet memuru olarak görev yapanların işyerinde görev yapan iş arkadaşları ile amirlerine,vatandaşlara veya diğer kişilere karşı sergilemiş oldukları olumsuz davranışlara karşı olayın ağırlığına ve duruma göre çeşitli cezalar öngörülmüştür.Mevzuat maddesinde yer alan cezalara baktığımızda örnek olarak verebileceğimiz cezalar aşağıda sayılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak fiiline karşılık uyarma cezası </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>- Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak fiillerine karşılık kınama cezası</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>- Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek ,Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak fiillerine  karşılık aylıktan kesme cezası</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek fiiline karşılık kademe ilerlemesinin durdurulması cezası</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>- Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiiline karşılık memuriyetten çıkarılma cezası öngörülmüştür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yaşanan bir olayda başbakanının konvoyunun geçişi esnasında başbakana küfür eden kişi hakkında açılan disiplin soruşturması neticesinde ilgili kişinin başbakana karşı kullanmış olduğu küfür içeren sözlerden dolayı devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verilmiştir.Verilen cezaya karşılık açılan dava sonucunda danıştay başkanlığınca verilen karar da  "disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi de hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil denge, “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırılmakta ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri oluşturmaktadır.“Elverişlilik ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “zorunluluk ilkesi” öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve “orantılılık ilkesi” ise öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade etmektedir" şeklindeki gerekçe ile başbakana karşı kötü söz söylediği yapılan soruşturma sonucunda anlaşılan kişiye verilen devlet memurluğundan çıkarılma cezasının yapılan eyleme karşı orantısız bir ceza olması gerekçesi ile verilen cezayı iptal etmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili karar yazımız ekinde yer almaktadır.  </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Danıştay 12. Daire Başkanlığı  2016/8859 E.  ,  2017/321 K. "İçtihat Metni"</strong><br />
<br />
Dosyanın incelenmesinden; beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan davacının, Başbakan'a yumurta atarak, küfür içeren sözlerle hakaret ettiğinden bahisle başlatılan soruşturma sonucunda Devlet memurluğundan çıkarma <em class="highlightField">cezası</em> ile cezalandırılması üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. ............<br />
<br />
...........<br />
<br />
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen Hukuk Devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, Anayasa ve hukukun üstünlüğü kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan Devlettir. <br />
<br />
Kanun koyucu hukuk devletinde kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla hizmeti sunan kamu görevlileri için <em class="highlightField">disiplin</em> düzenlemeleri içeren kurallar öngörebilir ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli <em class="highlightField">disiplin</em> yaptırımları benimseyebilir. Ancak disipline konu eylemler ile yaptırımlar arasında adil bir dengenin gözetilmesi de hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Eylem ile yaptırım arasında bulunması gereken adil denge, “ölçülülük ilkesi” olarak da adlandırılmakta ve bu ilkenin alt ilkelerini de elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri oluşturmaktadır. <br />
<br />
“Elverişlilik ilkesi”, öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç için elverişli olmasını, “zorunluluk ilkesi” öngörülen yaptırımın ulaşılmak istenen amaç bakımından zorunlu olmasını ve “orantılılık ilkesi” ise öngörülen yaptırım ile ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken orantıyı ifade etmektedir.<br />
<br />
Soruşturma kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının Başbakan'ın konvoyu geçerken "............. şeklinde bağırdığı hususunun sübuta erdiği anlaşılmakla birlikte, davacının eyleminin memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olarak nitelendirilmesi suretiyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan fiil kapsamında görülerek meslekten çıkarılmasının ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturacağı sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br />
<br />
<strong><span style="color:#ff0000">Bu duruma göre, davacının meslekten çıkarma <em class="highlightField">cezası</em> ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir</span>.</strong></span></span><br />
 </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/devlet-buyuklerine-kotu-soz-soyleyen-kisi-memurluktan-atilir-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/devlet_buyuklerine_kotu_soz_soyleyen_kisi_memurluktan_atilir_mi_h10729_73200.jpg" type="image/jpeg" length="86629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Disiplin Cezasında Tekerrür Uygulaması]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasinda-tekerrur-uygulamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasinda-tekerrur-uygulamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Disiplin Cezası Verilirken Tekerrür Uygulaması Nasıl Yapılır ? Disiplin soruşturmasında tekerrür uygulaması, tekkerrürden dolayı memura ceza verilmesi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Disiplin Cezası Verilirken Tekerrür Uygulaması Nasıl Yapılır ? aynı fiil tekrarında tekerrür uygulaması , farklı fiil tekrarında disiplin cezasında tekerrür uygulaması </span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinde "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir. Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir." hükmü yer almaktadır.İlgili hüküm gereğince </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Aynı fiilin tekerrürü neticesinde ikinci ceza verilmesinde bir ağır ceza uygulanması gerekmektedir.Konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse " Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek," gerekçesi ile uyarma cezası alan bir memura yine aynı gerekçe ile disiplin cezası verilmesi gerektiğinde tekerrür hükmünden dolayı bir ağır ceza olan kınama cezasının verilmesi gerekmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-Farklı fiillerden dolayı aynı cezaları alan memura ise üçüncü uygulamada bir ağır cezanın verilmesi gerekmektedir. Yine konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse Bir memura " Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek,"den dolayı uyarma cezası verildikten sonra bu sefer  " Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak" suçundan dolayı ikinci uyarma cezasının verildiğini öngörürsek burada cezayı gerektiren fiillerin farklı olmasından dolayı ikinci seferde uyarma cezası verilecektir.Yine aynı memur 3. seferde de  "Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak,"gerekçesi ile uyarma cezası alacağı durumda farklı fiillerden de dolayı 3.UYARMA cezasında uyarma cezasının yerine bir üst ceza olan KINAMA cezasının verilmesi gerekmektedir.Yukarıda örneklerle anlatmaya çalışmış olduğumuz durumla alakalı Danıştay Kararı yazımız ekindedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İlgili Danıştay kararında ayrı fiilerden dolayı üçüncü ceza uygulamasına bir üst ceza uygulanması gerektiği yönünde karar verilmiştir.Ayrıca disiplin cezası verilirken bir alt ceza uygulaması kapsamında verilen cezanın tekerrür hükümlerinin uygulanmasında alınması gereken ceza üzerinden değerlendirilmesi gerektiği yönünde karar verilmiştir.Konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse aylıktan kesme cezası alacak bir memur geçmişteki olumlu sicilinden dolayı bir alt ceza olarak kınama cezası almışsa tekerrürden bir üst ceza verilmesi olayında kınama cezası değil aylıktan kesme cezası dikkate alınmalıdır</span></span></p>

<h2 style="text-align:justify"><span><span>Disiplin Tekerrür Uygulamasına İlişkin Örnek Danıştay Kararı</span></span></h2>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>T.C. D A N I Ş T A Y Onikinci Daire Esas No : 2008/5309 Karar No : 2011/920</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Özeti : Davacının 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlem, davacının aynı dereceden cezayı gerektiren üçüncü fiili nedeniyle tesis edildiğinden tekerrür şartlarının oluştuğu hakkında.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Konya Valiliği Karşı Taraf : … İsteğin Özeti : Konya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 27.3.2008 günlü, E:2007/1273, K:2008/406 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: Tülay Şeran Balaban Düşüncesi : Olayda, dava konusu disiplin cezası işlemi, davacının aynı dereceden cezayı gerektiren üçüncü fiili nedeniyle tesis edildiğinden tekerrür hükümlerinin uygulanmasının şartlarının oluştuğu açık olup, İdare Mahkemesince işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken işlemin usul yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptalinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu nedenle, kararın bozulması gerektiği düşünülmüştür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Savcısı : E. Nur Necef Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü: Dava, Konya Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde makine mühendisi olarak görev yapan davacının, 1/30 oranında maaş kesim cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 21.8.2007 tarih ve 5688 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Konya 2. İdare Mahkemesi'nin 27.3.2008 günlü, E:2007/1273, K:2008/406 sayılı kararıyla, dosyasının incelenmesinden, davacıya, 5.3.2007 tarih ve 410/1188 sayılı işlemle; 385 göreve geç geldiği ve mesai devam belgelerini imzalamadığından bahisle <strong>657 sayılı Kanun'un 125/C-a maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması gerekirken bir alt ceza uygulaması yapılarak kınama cezası, 25.6.2007 tarih ve 410/4073 sayılı işlemle; 2006 yılı yapım programında yer alan ve bakım onarım listesi yapılan bir okul hakkında gerçekçi rapor düzenlemediğinden bahisle anılan Kanunun 125/B-a maddesi uyarınca kınama cezası, 27.6.2007 tarih ve 4127 sayılı işlemle; verilen görevi tam ve zamanında yapmadığından bahisle aynı Kanunun 125/B-b maddesi uyarınca kınama cezası verildiği, en son davacının Kulu İlçesi, … İlköğretim Okulunun kalorifer tesisatı ile ilgili olarak yerinde inceleme yapmak suretiyle teknik rapor düzenlemesi için görevlendirilmesine rağmen yerinde inceleme yapmadan teknik rapor düzenlediği hususunun yapılan soruşturma sonucunda sabit görüldüğü ve hakkında 657 sayılı Kanun'un 125/B-a maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, davacının daha önce iki kez kınama cezası ile cezalandırılması nedeniyle bir derece ağır ceza uygulanarak 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığının anlaşıldığ</strong>ı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinde cezaların tekerrüründen değil, cezaların verilmesine sebep olmuş fiil veya hallerin tekerrüründen bahsedildiği, olayda ise, davalı idare savunmasında, davacının daha önce de 5.3.2007 günlü ve 25.6.2007 günlü işlemlerle iki kez kınama cezası ile cezalandırıldığı, bu nedenle davacı hakkında bir derece ağır cezanın uygulandığının belirtildiği, bu duruma göre, davacının almış olduğu üç kınama cezasından ilki olan ve 5.3.2007 günlü işlemle verilen kınama cezasının aylıktan kesme cezasını gerektiren bir fiilden dolayı alt ceza uygulaması yapılarak verilmiş olduğu gözönünde bulundurulduğunda, "aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir" kuralının uygulanarak davacıya bir derece ağır ceza verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı idare, dava konusu işlemin hukuk ve usule uygun olduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin sondan beşinci fıkrasında, <span style="color:#ff0000">“Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.” kuralına yer verilmiştir.</span> Dosyanın incelenmesinden, davacının daha önce, 5.3.2007 günlü işlemle; göreve geç geldiği ve mesai devam belgelerini imzalamadığından bahisle 657 sayılı Kanun'un 125/C￾a maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması gerekirken bir alt ceza uygulaması yapılarak kınama cezası, 25.6.2007 günlü işlemle; 2006 yılı yapım programında yer alan ve bakım onarım listesi yapılan bir okul hakkında gerçekçi rapor düzenlemediğinden bahisle anılan Kanunun 125/B-a maddesi uyarınca kınama cezası, 27.6.2007 günlü işlemle; verilen görevi tam ve zamanında yapmadığından bahisle aynı Kanunun 125/B-b maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırıldığı, en son Kulu İlçesi, … İlköğretim Okulunun kalorifer tesisatı ile ilgili olarak yerinde inceleme yapmak suretiyle teknik rapor düzenlemesi için görevlendirilmesine rağmen yerinde inceleme yapmadan teknik rapor düzenlediğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 125/B-a maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, daha önce iki kez kınama cezası ile cezalandırılması nedeniyle bir derece ağır ceza uygulanarak 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır. <span style="color:#ff0000">Olayda, davacının dava konusu işlemden önce üç kez kınama cezası ile cezalandırıldığı, bunlardan birinin 657 sayılı Yasanın 125/C-a maddesine bir alt ceza uygulanmak suretiyle verilmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ancak davacının bu ceza dışında 657 sayılı Yasanın 125/B-a ve 125/B-b maddeleri uyarınca verilmiş iki cezasının daha bulunduğu, dava konusu işleme konu eyleminin de yine aynı yasanın 125/B-a 386 maddesine göre kınama cezasını gerektirdiği görülmüş olup, dava konusu disiplin cezası işlemi, davacının aynı dereceden cezayı gerektiren üçüncü fiili nedeniyle tesis edildiğinden tekerrür hükümlerinin uygulanması için gerekli şartların oluştuğu açıktır.</span> Her ne kadar, davalı idare savunmalarında ve temyiz dilekçesinde tekerrüre esas alınan cezalardan söz ederken bu iki ceza yerine davacının aylıktan kesme cezasını gerektiren ancak alt cezanın uygulandığı 5.3.2007 günlü ve 657 sayılı Yasa'nın 125/B-a maddesi uyarınca tesis edilen 25.6.2007 günlü işlemlerle verilen kınama cezalarından söz etmekte ise de, dava konusu işlemde hangi cezaların tekerrüre esas alındığının belirtilmediği, idarenin savunmasının ekinde gönderdiği belgelere göre davacının bu iki ceza dışında 657 sayılı Yasa'nın 125/B-b maddesi uyarınca verilmiş bir kınama cezasının daha bulunduğu ve bu ceza göz önünde bulundurulduğunda dava konusu işlem tesis edilirken tekerrür hükümlerinin uygulanması için gerekli şartların oluştuğu açık olduğundan, idarenin hatalı ve eksik savunmasının işlemi sakatlamayacağı tabiidir. Bu durumda, dava konusu işlemde tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından hukuka aykırılık bulunmadığından İdare Mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken işlemin usul yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz talebinin kabulü ile Konya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 27.3.2008 günlü, E:2007/1273, K:2008/406 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 23.2.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi</span></span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasinda-tekerrur-uygulamasi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/disiplin_cezasinda_tekerrur_uygulamasi_h5028_6ee46.jpg" type="image/jpeg" length="38396"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Halinde Disiplin Cezası]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-halinde-disiplin-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-halinde-disiplin-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilmesi Halinde Memura Disiplin Cezası Verilebilir mi? Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması  cezası alan memur hakkında yapılacak işlemler]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilmesi Halinde Memura Disiplin Cezası Verilebilir mi? HAGB kararı alan memura disiplin cezası verilir mi?</span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Ceza Mahkemesi kararı ile davacı hakkında mahkumiyete hükmedilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen memur hakkında idaresince yürütülmekte olan disiplin soruşturması sonucunda memuriyetine son verilen memurun açmış olduğu davanın danıştay başkanlığınca görüşülmesi neticesinde ceza yargısında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararının verilmiş olmasının ilgiliye disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceğini belirterek ilgili hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesi verilen memuriyetten çıkarma cezasını onamıştır.</span></span></p>

<p class="Gvdemetni20" style="text-align:justify"><span><span><span class="Gvdemetni23ptbolukbraklyor"><span>DANIŞTAY </span></span><span style="color:black">Onaltıncı Daire </span></span></span></p>

<p class="Gvdemetni20" style="text-align:justify"><span><span><span style="color:black">Esas No: 2015/896 </span></span></span></p>

<p class="Gvdemetni20" style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:transparent; color:black">Karar No 2016/1858</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>TÜRK MİLLETİ ADINA</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Hüküm veren Danıştay Onaltıncı Dairesince, davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Diğer yandan, yukarıda yer verilen İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin anlatımından, davacının üzerine atılı eylemi kabul ettiğinin ifade edilmesinden sonra, aynı eylem nedeniyle “zincirleme şekilde kamu kurumuna karşı dolandırıcılık, zincirleme şekilde sahte resmi evrak tanzim etmek ve kullanmak, zincirleme şekilde sahte özel belge tanzim edip kullanmak“ suçlarından Ceza Mahkemesinde yargılamanın devam ettiğine ilişkin tespite de yer verilerek, davacıya isnat edilen eylemin Türk Ceza Kanunu kapsamında suç olarak tanımlandığının kabul edildiği, ancak daha sonra bu yargılamanın sonucunun beklenmesine gerek görülmediğinin ifade edildiği, sonuçta ise davacıya isnat edilen fiilin disiplin soruşturması kapsamında sübuta erdiği şeklinde değerlendirme yapıldığı anlaşılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Ancak, davacının anılan suçlardan dolayı yargılanması sonucunda, İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2008/119, K:2014/371 sayılı karan ile ayrı ayrı üç kez işlediği eylemlerden dolayı "resmi belgede sahtecilik" suçundan üç kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetimli serbestlik süresine tabi tutulmasına; ayn ayrı iki kez işlediği eylemlerden dolayı "nitelikli dolandırıcılık" suçundan, 1 yıl 3 ay hapis ve 700 TL adli para cezası ile 11 ay 3 gün hapis ve 160 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetimli serbestlik süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ve bu karara yapılan itirazın reddi ile karar kesinleşmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="color:#ff0000">Bu durumda, yukarıda yer verilen Ceza Mahkemesi karan ile davacı hakkında mahkumiyete hükmedilip hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında; İdare Mahkemesince, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil ettiği gerekçedeki anlatımla kabul edilen eylemin sübuta erdiği şeklinde ifade kullanılmasında, masumiyet karinesi uyarınca hukuki isabet görülmemiş ise de; davacının zabıt katibi olarak görev yaptığı sırada, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunması sebebiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-g maddesi uyarınca memurluktan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ve bu karar uyarınca memurlukla ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, bu husus, anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddiyle İstanbul 7. İdare Mahkemesinin 24.11.2010 tarih ve E:2010/592, K:2010/1908 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-halinde-disiplin-cezasi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/hukmun_aciklanmasinin_geri_birakilmasi_halinde_disiplin_cezasi_h5447_8b109.jpg" type="image/jpeg" length="29487"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı Süresinin Başlangıcı]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-sorusturmasinda-zamanasimi-suresinin-baslangici</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-sorusturmasinda-zamanasimi-suresinin-baslangici" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı süreleri ne zaman başlar, disiplin amirinin suçu öğrenme tarihi disiplin cezası verme zamanaşımı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align:justify"><span><span>Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı, disiplin soruşturmasında zamanaşımı süresi ne zaman başlar </span></span></h3>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Disiplin soruşturmalarında zamanaşımı süreleri memura verilen cezalarda en çok cezanın iptaline sebep olan durumların başında gelmektedir.Bu nedenle idarelerce yapılan disiplin soruşturmalarında zamanaşımı sürelerine uymak önem arz etmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>657 sayılı Devlet Memurları kanununa göre yapılan disiplin soruşturmalarında en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biriside disiplin soruşturmasında zaman aşımı süresidir.Disiplin cezaları verilirken zaman aşımı sürelerine dikkat etmeyen birçok kurumun vermiş olduğu cezalar danıştay başkanlığınca verilen çeşitli zamanlardaki kararlarla iptal edilmiştir.Disiplin hukukunda zamanaşımı süreleri dolmuş ise artık memura disiplin cezası verilememektedir.Bundan dolayı idarelerin Devlet Memurları Kanununun 127  maddesinde yer alan disiplin cezası zamanaşımı sürelerine dikkat etmeleri büyük önem arz etmektedir.</span></span></p>

<h2 style="text-align:justify"><span><span><strong>Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı Süreleri </strong></span></span></h2>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bilindiği üzere, 657 sayılı Kanunun  125 inci maddesinde ; disiplin cezalarının çeşitleri sayarak 127 inci maddesinde: “ Bu kanunun 125 inci maddesinde sayılan fil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren;</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>a)Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>b)memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>başlanmadığı takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” hükmüne yer verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<h2 style="text-align:justify"><span><span>Disiplin Cezasında Zamanaşımına İlişkin Danıştay Kararı </span></span></h2>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Diğer taraftan Danıştay 10. Dairesinin 20/03/1991 tarihli ve E:1988/2495,K:1991/1002 sayılı kararında; “… hakaret suçunun 17.5.1987 de işlendiği ve hakarete uğrayan tarafından 18.5.1987tarihli dilekçe ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurulduğu, dolayısıyla disiplin amiri durumunda olan Milli Eğitim Müdürünün, disiplin suçu işlendiğini bu tarihte öğrendiği, …” hükmü yer almaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yukarıdaki hükümler çerçevesinde, memur hakkında 657 sayılı Kanun gereği yapılacak olan disiplin soruşturması veya kovuşturmasında disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımının hesaplanmasında öğrenme tarihi olarak;</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden gelen başvuru, şikayet veya ihbar niteliği taşıyan evrakın memurun görev yaptığı kurumun evrak kaydına girdiği tarihin,</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>-memurun görev yaptığı kurumun yetkili disiplin amirine veya disiplin kuruluna başvuru, şikayet veya ihbar gibi yollarla bilgi verildiğinde durumu tespit eden tutanağın düzenlendiği tarihin, Esas alınması gerektiği mütalaa edilmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span style="color:black">T.C.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">DANIŞTAY</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">12. DAİRE</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">E. 2009/6216</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">K. 2010/4901</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">T. 12.10.2010</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">DİSİPLİN CEZASININ İPTALİ İSTEMİ ( İki Yıllık Zamanaşımı Süresi Geçirildikten Sonra Tesis Edilen İşlemde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı - İşin Esasına Girilerek Verilen Davayı Reddi Yolundaki İdare Mahkemesi Kararında Hukuki İsabet Görülmediği )</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">DEVLET MEMURLUĞUNDAN ÇIKARMA ( Siyasi Partiye Girme Eyleminin En Son İşlendiği Tarih Olarak Davacının Bu Partiden İstifa Ettiği Tarihin Kabul Edilmesi Gerektiği - Belediye Meclisi Üyeliği Görevinin Sona Erdiği Tarihin Sonuna Kadar Bu Eylemin İşlendiği Yolundaki İdare Mahkemesi Kararında Hukuki İsabet Bulunmadığı )</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">ZAMANAŞIMI ( Davacının Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası Cezasıyla Cezalandırılmasını Gerektiren Siyasi Partiye Girme Eyleminin En Son İşlendiği Tarih Olarak Davacının Bu Partiden İstifa Ettiği Tarihin Kabul Edilmesi Gerektiği - İki Yıllık Zamanaşımı Süresi Geçirildikten Sonra Tesis Edilen İşlemde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı )</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">657/m.125/E/c,127</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">ÖZET : Dava, Milli Eğitim İl Müdürlüğünde inşaat mühendisi olarak görev yapan davacının, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-c maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Olayda, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılan davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezası cezasıyla cezalandırılmasını gerektiren siyasi partiye girme eyleminin en son işlendiği tarih olarak davacının bu partiden istifa ettiği tarihin kabul edilmesi gerekeceği açık olup, davacının bağımsız olarak sürdürdüğü belediye meclisi üyeliği görevinin sona erdiği tarihin sonuna kadar bu eylemin işlendiği yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, 657 Sayılı Kanun'un 127.maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu sebeple işin esasına girilerek verilen davayı reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">İstemin Özeti : İstanbul 2. İdare Mahkemesince verilen 27.5.2009 günlü, E:2009/20, K:2009/928 Sayılı kararın dilekçede yazılı sebeplerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">Savunmanın Özeti : Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine uymadığı, bu sebeple istemin reddi gerekeceği yolundadır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi : Olayda davaya konu disiplin cezasının zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından, davaya konu işlemin iptali gerekirken davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">Danıştay Savcısı Düşüncesi : Davacının, Devlet memurluğundan çıkarılma cezasıyla cezalandırılmasına dair 27.7.2005 gün ve 2005/173 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-c maddesinde, siyasi partiye girmek fiilinin Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiillerden olduğu, hükme bağlanmış, aynı Kanunun 127. maddesinde de, bu Kanunun 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında bu fiil ve halin öğrenildiği tarihten itibaren memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezasının zamanaşımına uğrayacağı disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı hükmüne yer verilmiştir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">Bakılan davada; davacı hakkında açılan disiplin soruşturması sonucu davacının Devlet memuru olarak görev yapmakta iken 18.3.1994-18.4.1999 tarihleri ile 18.4.1999-18.4.2004 tarihleri arasında belediye meclisi üyeliğine bir siyasi partiye bağlı olarak seçildiği, söz konusu siyasi partiden 15.3.2002 tarihinde istifa ederek kalan sürede bağımsız olarak görevi sürdürdüğü hususunun tespitine bağlı olarak, siyasi partiye girme eylemi sebebiyle davaya konu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">Ancak, davacının 15.3.2002 tarihinde bağlı bulunduğu siyasi partiden istifa ederek belediye meclisi üyeliğini bağımsız olarak sürdürdüğü dikkate alındığında, ceza verilmesine dayanak olarak alınan eylemin bu tarih itibariyle sona erdiğinin kabulü gerekeceğinden, bu tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">Bu durumda, bakılan uyuşmazlıkta ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı hususu dikkate alınmaksızın işin esasına girilerek verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">Açıklanan nedenlerle, temyiz konusu kararın bozulmasına karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">TÜRK MİLLETİ ADINA</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince 5525 Sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca davacının davaya devam dilekçesi gözönüne alınarak işin gereği düşünüldü:</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">KARAR : Dava, İstanbul Milli Eğitim İl Müdürlüğünde inşaat mühendisi olarak görev yapan davacının, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-c maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına dair 27.7.2005 tarihli ve 2005/173 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin 27.5.2009 günlü, E:2009/20, K:2009/928 Sayılı kararıyla; inşaat mühendisi olarak görev yapan davacının, memuriyet görevini yürütmekte olduğu dönem içerisinde bir siyasi partiye girerek 2004 yılına kadar bu siyasi partinin belediye meclisi üyesi sıfatıyla faaliyet göstermiş olduğu iddiasıyla ilgili olarak yapılan soruşturma sonucu davacının üzerine atılı bulunan eyleminin sabit olduğu ve 2004 yılı Mart ayı sonrası siyasi faaliyetini sona erdirmiş olması hususunun disiplin suçunu ortadan kaldırmayacağından bahisle davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">Davacı; İdare Mahkemesi kararının hukuk ve usule aykırı olduğunu öne sürmekte ve temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/E-c maddesinde, siyasi partiye girmek Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı Kanunun zamanaşımını düzenleyen 127.maddesinde ise; bu Kanunun 125.maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren ;</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">a- ) Uyarma, kınama ,aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına,</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">b- ) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zaman aşımına uğrar" hükmüne yer verilmiştir.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">Dosyanın incelenmesinden;17.1.1997 tarihi itibariyle stajyer öğretmen olarak göreve başlayan, 17.1.1998 tarihi itibariyle stajerliği kaldırılan ve 15.11.2002 tarihinden itibaren sınıf ve unvan değişikliği ile mühendis olarak görev yapan davacının, hakkında açılan disiplin soruşturması sonucu Devlet memuriyeti görevini sürdürmekte olduğu dönem içerisinde, 18 Mart 1994-18 Nisan1999 tarihleri ile 18 Nisan 1999-18 Nisan 2004 tarihleri arasında, belediye meclisi üyeliğine bir siyasi partiye bağlı seçilerek göreve başladığı ve bu görevini sürdürürken bağlı bulunduğu siyasi partiden <u>15.3.2002 tarihinden istifa ederek kalan sürede bağımsız olarak bu görevini sürdürdüğü anlaşılmaktadır.</u></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><u><span style="color:black">Olayda, 27.7.2005 tarihli ve 2005/173 Sayılı işlemle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılan davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezası cezasıyla cezalandırılmasını gerektiren siyasi partiye girme eyleminin en son işlendiği tarih olarak davacının bu partiden istifa ettiği 15.3.2002 tarihinin kabul edilmesi gerekeceği açık olup, davacının bağımsız olarak sürdürdüğü belediye meclisi üyeliği görevinin sona erdiği tarih olan 2004 yılı Mart ayına sonuna kadar bu eylemin işlendiği yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, yukarda hükmüne yer verilen 657 Sayılı Kanun'un </span></u><span style="color:black">127<u>.maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.Bu sebeple işin esasına girilerek verilen davayı reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.</u></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span style="background-color:white"><span><span><span><span><span><span><span><span><span><span style="color:black">SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz talebinin kabulüyle İstanbul 2. İdare Mahkemesince verilen 27.5.2009 günlü, E:2009/20, K:2009/928 Sayılı kararın 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 Sayılı yasa ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 12.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">T.C.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">DANIŞTAY</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">12. DAİRE</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">E. 2010/2373</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">K. 2010/2743</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">T. 21.5.2010</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">İsteğin Özeti : Sakarya 2. İdare Mahkemesince verilen 29.12.2009 günlü, E:2009/485, K:2009/1063 Sayılı kararın, davacı tarafından dilekçede yazılı sebeplerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmakatadır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Danıştay Tetkik Hakimi : Erhan DEMİR</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Düşüncesi : Dava konusu işleme dayanak teşkil eden fiil tarihlerinin bir kısmının 5525 Sayılı Kanun kapsamında olduğu, bir kısmının iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, 2007 yılının 12. ayı için de davacının sorumluluğunun araştırması yapılmadığından, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Danıştay Savcısı : Gül Filiz E. ASLANTAŞ</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Düşüncesi :İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">TÜRK MİLLETİ ADINA</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince; dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeden, işin esası hakkında gereği düşünüldü:</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">KARAR : Dava, Bolu İli Mudurnu İlçe Hastanesi Ayniyat Saymanı olarak görev yapan davacının, Düzce İli Akçakoca Devlet Hastanesindeki görevi sırasında işlediği iddia edilen eylemi sebebiyle 657 Sayılı Kanun'un 125/C- a maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Sakarya 2. İdare Mahkemesi'nin 29.12.2009 günlü, E:2009/485, K:2009/1063 Sayılı kararıyla; davacının soruşturmaya konu dönemde hastane müdürü olduğu ve yapılan döner sermaye ek ödemeleri ile ilgili olarak görevinin bulunduğu, disiplin cezasına konu döner sermaye tutarının personele dağıtılmasına dair işlemlerde davacının imzasının olduğu, Sağlık Bakanlığına Bağlı Kurum ve Kuruluşlarda Görevli Personele Döner Sermaye Gelirlerinden Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik ile diğer ilgili mevzuat uyarınca döner sermaye ödemelerinin anılan mevzuat uyarınca yapılan kesintilerden sonra hastane net gelirinin % 50 sini aşmayacak şekilde komisyonca belirlenen tutarda dağıtılması gerekirken hastane net gelirinin %50'sinin üzerinde (2006 yılında 215.040,85 TL, 2007 yılında 374.577,49 TL ) fazla dağıtıldığının tespit edildiği, davacının diğer görevlilerle birlikte sorumluluğunun olduğu, bu fiilinin de kasıtlı olarak görev mahallinde kurumca belirlenen esas ve usulleri yerine getirmemek fiilini oluşturduğundan bahisle, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Davacı, döner sermaye ek ödemeleri dağıtımında birinci soumluluğun hastane başhekiminde olduğu, davaya konu işlemin gerekçesi olan eylemlerin işlendiği tarihleri dikkate alındığında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı ileri sürmekte, kararın temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesinde, "Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak" fiileri aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Aynı Kanun'un "Zamanaşımı" başlıklı 127. maddesinde bu Kanunun 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında 5525 Sayılı Kanun'un 1.maddesiyle; Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar veya istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlarına fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle görevleriyle sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları ile 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 68. maddesinin ikinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerine göre verilmiş yer değiştirme cezaları ve 69. maddesine göre verilmiş meslekten çıkarma cezaları ile emniyet hizmetleri sınıfına dahil personel ile çarşı ve mahalle bekçileri hakkında verilen meslekten çıkarma cezaları hariç olmak üzere; kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar hakkında 23.4.1999 tarihinden 14.2.2005 tarihine kadar işlenmiş fiillerden dolayı verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçları ile affedildiği hükmü yer almıştır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Dosyanın incelenmesinden, Düzce İli, Akçakoca Devlet Hastanesinde Şubat 2005- Ağustos 2007 yılları arasında davacının da hastane müdürü olarak görev yaptığı dönemde, döner sermaye ödemelerinde usulsüzlük yapıldığı yönündeki şikayetler üzerine başlatılan tahkikat neticesinde tanzim olunan 21/07/2008 tarihli ve 159/1 Sayılı Soruşturma Raporunda; Eski Mutemet (...) Ayniyat Saymanı (...), Mutemet (...), Müdür Yardımcısı (...), Başhekim Yardımcısı ve Hastane Müdürü olarak görevli davacının 2006-2007 yıllarında ek ödeme bordrolarının tanziminden sonra üzerinde keyfi olarak oynamak/oynanmasına müsaade etmek ve bu konuda duyarsız kalmak suretiyle kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarınca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek fiilini işleyen davacı ile yukarda unvanı geçen bir kısım personelin 657 Sayılı Kanun'un 125/C-a maddesi uyarınca aylıktan kesme cezası ile tecziyesi, Mart 2006 - Ağustos 2007 ayları arasında laboratuar ve röntgen teknisyenlerinin her ay belli bir kısmına acil servisteki görevliler için belirlenen katsayı üzerinden ek ödeme verilmesini öngören kararları almak ve ek ödeme bordrolarında belirtilen personelden her ay bir kısmına fazla ödemede bulunulmasını sağlamak ve Ocak 2006-Ağustos 2007 ayları arasında personele taban puan verilmesi uygulaması kaldırıldığı halde bu konuda karar alarak ödeme yapmak suretiyle kamu zararına sebep olmak ve kişilerin yararını hedef tutan davranışlarda bulunmak fiilini işleyen bir kısım personel ile davacının 657 Sayılı Kanun'un 125/D-ı maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziyeleri, Sağlık Bakanlığı'na bağlı diğer kurum ve kuruluşlardan hastanede geçici olarak görevlendirilen personel ve başka kurumlarda geçici olarak görevlendirilen personele hatalı ek ödeme yapılması suretiyle kişi yararını hedef tutan davranışlarda bulunduğundan bahisle bir kısım personel ile davacının 657 Sayılı Kanun'un 125/D-ı maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziyeleri, 2004-2007 yılları arasında personelin ek ödemeye esas çalışma sürelerinin yanlış tespiti ve ek ödeme bordroları yanlış girilmesi hususlarını kontrol etmemek, uygunluğunu denetlememek suretiyle kişilerin yararını hedef tutan davranışlarda bulunmak fiili sebebiyle bir kısım personel ile davacının 657 Sayılı Kanun'un 125/D-ı maddesi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziyesi, başhekim yardımcılığında 2005 Şubat ayında Kaymakamlık oluru ile görevlendirilen Dr.Kamil Eyüpoğlu'na (valilik oluru ile görevlendirilenlere döner sermaye ödemesi yapılabilecek olmasına karşın) Kaymakamlık oluruna rağmen ödeme yapmak suretiyle adı geçene yersiz ödeme yapılması fiilinden dolayı bir kısım personel ile davacının hakkında zamanaşımı sebebiyle disiplin yönünden yapılacak bir işlem bulunmadığı, davacının Müdür Yardımcısı, Mine Özer'in Müdür Vekili olarak görev yaptığı dönemde müdürler için öngörülen ek ödeme katsayısı kullanılarak fazla ödemede bulunmak, hastanede görevli personelin döner sermaye ek ödeme katsayılarının ve ek puanlarının yanlış girilmesi suretiyle fazla ödeme yapılmasına neden olmak fiili, disiplin cezası alan personele fazla ödeme yapılması döner sermaye ek ödeme bordrolarına dair hatalı formül kullanılması, mevzuata uygunluğunun kontrol edilmemesi, programların yenilenmemesi döner sermaye ek ödemelerinden mevzuata uygun gelir ve damga vergisi kesilmemesi, SSK'dan devredilen personelden eksik fark tahsilatı yapılması fiilleri sebebiyle kamu zararına sebep olduğu ve kişi yararını hedef tutan davranışlarda bulunduğundan bahisle anılan fiilleri sebebiyle 657 Sayılı Kanun'un 125/D-ı maddesi uyarınca her bir fiil için ayrı ayrı kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziyesi ve 2004-2007 yılları arasında mevzuata aykırı olarak kendilerine ve diğer personele fazla döner sermaye ek ödemesi gerçekleştiren bu konudaki sorumluluklarını göz ardı etmek suretiyle kamu zararına sebep olan ve kendilerine birden fazla kademe ilerlemesinin durdurulması cezası teklif edilen davacının hastanedeki görevlerinden alınarak il dışına tayin edilmesi teklifinin getirildiği, teklif uyarınca davacının birden fazla fiili sebebiyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması tekliflerinin Düzce İl Disiplin Kurulunca reddi üzerine davacının " 2006-2007 yılları arasında döner sermaye komisyonunda dağıtılmasına karar verilen tutarların üzerinden meblağın dağıtıma tabi tutulması fiili" sebebiyle davalı idarenin 11.05.2009 tarih ve 92765 Sayılı işlemi ile 657 Sayılı Kanun'un 125.maddesinin (C-a) bendi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması üzerine, bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Dava konusu edilen işlem, 01.01.2004- 31.12.2007 yılları arasında mevzuata aykırı bir şekilde döner sermaye ek ödemelerinin usulsüz dağıtıldığı gerekçesiyle tesis edildiğinden, bu dönemlere dair davacı eylemlerinin, 5525 Sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun, zamanaşımı müessesesi, davacının anılan tarihlerde görevde bulunup bulunmadığı ve ek ödeme için düzenlenen bordrolardan sorumluluğu olup olmadığı yönlerinden değerlendirmesinin yapılması gerekmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Davacının, 2004 yılı ile 14.2.2005 tarihine kadar gerçekleştirmiş olduğu iddia edilen yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı olarak yapılan döner sermaye ödemeleri ile ilgili eyleminin yukarda hükmüne yer verilen 5525 Sayılı Kanun kapsamında yer aldığı, eylem tarihi itibariyle Af Kanunu kapsamına giren bu fiilerin disiplin cezasına dayanak olamayacağı, anılan Kanun'un yürürlük tarihinden sora tesis edilen işlemin bu tarihlere dair olan kısmının bu sebeple hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Kaldı ki, davaya konu işlemin tarihinin 11.05.2009 olduğu dikkate alındığında 2004 yılı ile 14.02.2005 tarihlerine dair olarak iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği de açıktır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Olayda, davaya konu işlem 11.05.2009 tarihinde tesis edildiği için 657 Sayılı Kanun'un 127. maddesi uyarınca işlem tarihinden geriye doğru iki yıl gidildiğinde, yani 11.05.2007 tarihinden önceki dönemleri kapsayan eylemler için de zamanaşımı süresinin dolduğu görülmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Bu durumda, 657 Sayılı Kanun'un zamanaşımı başlıklı 127. maddesinde düzenlenen ve ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri kamu düzenine dair olmaları sebebiyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan disiplin cezaları için anılan yasada öngörülmüş olan iki yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 11.05.2007 tarihinden önceki eylemleri gerekçe gösterilerek işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Davacının hukuka aykırı olduğu iddia edilen eylemlerinden zamanaşımına uğramamış olan 11.05.2007- 31.12.2007 yıllarına dair sorumluluğuna gelince,</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Dava dosyasında yer alan davacının hizmet cetvelinin ve dava dilekçesi ekinin incelenmesinden; Akçakoca Devlet Hastanesinde hastane müdürü olarak görev yapan davacının, Sağlık Bakanlığının 07.04.2006 tarih ve 70961 Sayılı işlemi ile Bolu Göynük Devlet Hastanesine hastane müdürü olarak naklen atandığı, bu işleme karşı açılan dava sonucunda Sakarya 1. İdare Mahkemesi'nin 12.09.2007 tarih ve E:2006/1249, K:2009/1715 Sayılı kararı ile naklen atama işleminin iptali edildiği ve 03.12.2007 tarihinde eski görev yerine yani Akçakoca Devlet Hastanesinde hastane müdürlüğü görevine iade edildiği anlaşılmakta olup, bu dönem içerisinde Akçakoca Devlet Hastanesinde hastane müdürü olarak görev yapmadığı açık olan davacını bu dönemlerde mevzuata aykırı olarak döner sermaye ek ödemelerinin dağıtılması fiillerinden sorumlu tutulamayacağı tartışmasızdır.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Öte yandan, davacının Sakarya 1. İdare Mahkemesi'nin 12.09.2007 tarih ve E:2006/1249, K:2009/1715 Sayılı kararı üzerine Akçakoca Devlet Hastanesi Hastane Müdürlüğü görevine iade edildiği ay olan 2007 Aralık ayına dair döner sermaye ek ödeme kesintilerinin kimler tarafından düzenlendiği, davacının imzasının bulunup bulunmadığı, Aralık ayına dair bordroların aynı ay içerisinde mi yoksa bir ay öncesinden mi hazırlandığı hususları, Aralık ayı döner sermaye kesintilerine dair liste dava dosyası ve eklerinde bulunmadığı için, tespit edilemediğinden İdare Mahkemesince bu hususların araştırılması gerekmektedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">Bu durumda, 2004- 2007 yılları arasında döner sermaye ek ödeme kesintilerinin mevzuata aykırı olarak dağıtılması fiilleri ile ilgili olarak yukarda ayrıntılı bir şekilde izah edildiği üzere, 01.01.2004- 14.02.2005 tarihleri arasındaki eylemlerin 5525 Sayılı Kanun kapsamında olması, 14.02.2005 tarihi ile 11.05.2007 tarihleri arasındaki fiilerin ise zamanaşımına uğraması, 11.05.2007 tarihi ile 03.12.2007 tarihleri arasında davacının hastanede görevde olmaması dikkate alındığında, bu tarihler arasında gerçekleşen eylemler sebebiyle davacının sorumluluğu sözkonusu olmadığından ve 2007 Aralık ayına dair davacının sorumluluğunu belirlemeye yönelik araştırma yapılmadan davanın reddine karar verildiğinden, İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><span><span style="color:black">SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, Sakarya 2. İdare Mahkemesince verilen 29.12.2009 günlü, E:2009/485, K:2009/1063 Sayılı kararın, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 Sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarda belirtilen nedenler gözetilmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 21.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</span></span></span></span></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-sorusturmasinda-zamanasimi-suresinin-baslangici</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/disiplin_sorusturmasinda_zamanasimi_suresinin_baslangici_h1334_13a23.jpg" type="image/jpeg" length="34592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lojmanı Tahliye Etmeyen Memura Disiplin Cezası Verilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/lojmani-tahliye-etmeyen-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/lojmani-tahliye-etmeyen-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[lojmanda süresi dolan memur lojmandan çıkmaz ise memura disiplin cezası verilir mi, memurun lojmandan tahliye işlemleri]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Lojmanı Tahliye Etmeyen Memura Disiplin Cezası Verilir mi?</span></span></strong></h1>

<h1 style="text-align:justify"></h1>

<p style="text-align:justify"><span><span>Kamu Konudan Kanunu ve ilgili Yönetmelik'te, kendilerine tahsis yapılmadan konutları işgal edenler veya tahsis yapıldıktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar ya da tahsis süresi sonunda konutu boşaltmayanlara uygulanacak yaptırımın belirlendiği, yapılan yazılı ihtara rağmen kamu konutunu boşaltmayan kamu görevlisine bu eylemi nedeniyle disiplin cezası verilemeyeceği hakkında.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>T.C.</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>DANIŞTAY Onikinci Daire</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Esas No: 2015/2702 Karar No: 2016/664</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Temyiz İsteminde bulunan (Davacı): ...</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Vekili                           </strong>:   Av. ...</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Karşı Taraf (Davalı) : Sağlık Bakanlığı</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Vekili                           </strong>:      , Hukuk Müşaviri (Aynı yerde)</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>İstemin Özeti: </strong>.....İdare Mahkemesince        verilen 19/02/2015 tarihli ve E:2014/1187; K:2015/153 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Savunmanın Özeti </strong>: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Danıştay Tetkik Hâkimi : ...</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Düşüncesi </strong>: Kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>TÜRK MİLLETİ ADINA</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Dava; davacının Burdur İl Sağlık Müdürlüğü görevini yürütmekte iken kullanmış olduğu lojmana usulsüz girdiği ve kullandığından bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/C-a maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 27.02.2012 tarihli ve E:2009/558, K:2012/12318 sayılı davacı eyleminin 5525 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı ve affa uğramadığı, bu nedenle işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararına uyularak davacı hakkında yapılan soruşturmada üzerine atılı eylemin sübut bulduğu anlaşılmış olup tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/C-(a) maddesinde, Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak " fiili aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Dosyanın incelenmesinden, Burdur İl Sağlık Müdürü olarak görev yapan davacı hakkında yapılan ihbar dilekçeleri üzerine açılan soruşturma sonucu düzenlenen 05.12.2005 tarihli ve 47/18 sayılı soruşturma raporunda, mevzuata aykırı bir şekilde yerleştiği Burdur Devlet Hastanesine ait lojmanı, anılan hastanenin yazılı talebine karşın boşaltmayarak oturmaya devam ettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C- (a) maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı ve bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun 7. maddesinde; " Bu Kanun kapsamına giren;</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>a-) Özel tahsisli, görev tahsisli ve hizmet tahsisli konutlarda oturanlar; tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>b-) Sıra tahsisli konutlarda oturanlar; beş yıllık oturma süresinin bitiminden itibaren onbeş gün veya yararlanacak başka biri olmaması nedeniyle oturmaya devam etmesine izin verilmiş ise çıkması için idarece yapılan tebligat tarihinden itibaren bir ay içinde, emeklilik, istifa, başka bir yere nakil ve her ne sebeple olursa olsun memuriyet sıfatı kalkanlar ilişiklerinin kesildiği tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar." hükmüne yer verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Aynı Kanun'un "Konuttan çıkarılma başlıklı" 8. maddesinde de,"Konutlar, 7’nci maddede belirtilen süreler sonunda boşaltılmaz ise, tahsise yetkili makam tarafından ilgili mülki veya askeri makamlara başvurulur. Bu başvuru üzerine konut başka bir bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak bir hafta içinde zorla boşalttırılır. Zorla boşalttırmaya karşı, idareye ve yargı mercilerine yapılacak başvuru boşalttırma işleminin icra ve infazını durdurmaz.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Konut tahsisine yetkili makam tarafından kendilerine tahsis yapılmadan konudan işgal edenler veya tahsis yapıldıktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar, konut blok veya gruplarındaki diğer konut sakinlerinin huzur ve sükununu</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>bozucu, genel ahlak değerlerini zedeleyici tutum ve davranışlarda bulunmakta ısrar ettiği tespit olunanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmüne göre işlem yapılır. " düzenlemeleri yer almaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>16.07.1984 tarihli ve 84/8345 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve 23.09.1984 tarihli ve 18524 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Konutları Yönetmeliği'nin " Konuttan Çıkma başlıklı 33. maddesinde; " Konuttan Çıkarılma " başlıklı 34. maddesinde de aynı hükümlere yer verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Öte yandan; anılan Yönetmeliğin 34. maddesinin üçüncü fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay ikinci ve Beşinci Dairelerince yapılan müşterek toplantıda verilen 20.03.2014 tarihli ve E:2013/5756 sayılı kararı ile; 2946 sayılı Kamu Konutları Kanun’un 8. maddesinde; konutta oturma süresi sona erenlere karşı idarelere sadece "konutu boşalttırma" yetkisi tanındığı, konutun boşaltılmaması durumunda, idareye işgaliye bedeli tahsil yetkisi verilmediği, dolayısıyla Kanun’un bu açık hükmüne rağmen, Yönetmeliğin 34’üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile idareye işgaliye bedeli tahsil etme hakkı tanınmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri ile Danıştay'ın anılan kararı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, idareye işgaliye bedeli tahsis yetkisi dahi verilmemekte; lojmanlara ilişkin olarak konut tahsisine yetkili makam tarafından kendilerine tahsis yapılmadan konutları işgal edenler veya tahsis yapıldıktan sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu anlaşılanlar ya da tahsis süreleri sonunda konutu boşaltmayanlara yönelik uygulanacak olan idari yaptırım tahsise yetkili makam tarafından ilgili mülki veya askeri makamlara başvurmak ve bu başvuru üzerine bir başka bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak bir hafta içinde zorla boşalttırılmak şeklinde düzenlenmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bakılan olayda, Burdur Devlet Hastanesi Baştabipliğinin 2003 ve 2004 yıllarında yazdığı çeşitli yazılarda hastane lojmanının, II Sağlık Müdürlüğü emrinde kullanıldığı, hastane hizmet sunumunda yoğunluğun artması sebebiyle ek binaya ihtiyaç duyulduğu, bu sebeple lojmanın hastane hizmetlerinde kullanılmak amacıyla boşaltılması talebinde bulunulduğu, buna karşılık davacının lojmanı boşaltmayıp oturmaya devam ettiği, lojmandan çıkış tarihinin ise 15.03.2006 olduğu sabit olmakla birlikte davacıya isnat edilen lojmana usulsüz girdiği ve kullandığı eyleminin karşılığı, dava konusu disiplin cezasını gerektirmediği; bir başka ifadeyle, 2946 sayılı Kanun ile bu Kanun'un uygulanması amacıyla yürürlüğe konulan Kamu Konutları Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca lojmanın kolluk kuvvetleri kullanılmak suretiyle boşalttırılması yoluna gidilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 11/02/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/lojmani-tahliye-etmeyen-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/02/danistay-kararlari-85-1.webp" type="image/jpeg" length="45192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Disiplin cezasına itiraz doğru merci tarafından incelenmeli]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezas-itiraz-dogru-merci-tarafindan-incelenmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezas-itiraz-dogru-merci-tarafindan-incelenmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay Onikinci Dairesi, disiplin kurulu kararı üzerine tesis edilen cezaya yapılan itirazın Yüksek Disiplin Kuruluna taşınması gerekirken yetkisiz merci tarafından reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu oybirliğiyle hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Danıştay Kararı / 12. Daire</p>

<h1 style="text-align:justify">Disiplin Kurulunun İtirazı Reddetme Yetkisi Bulunmadığı Gerekçesiyle Öğretmene Verilen Aylıktan Kesme Cezası İptal Edildi</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, disiplin kurulu kararı üzerine tesis edilen aylıktan kesme cezasına yapılan itirazın Yüksek Disiplin Kuruluna taşınması gerekirken Disiplin Kurulunca reddedilmesinin yetki yönünden hukuka aykırı olduğuna hükmeden İdare Mahkemesi kararını oybirliğiyle onadı.</p>

<p style="text-align:justify">Tokat İli, 26 Haziran İlköğretim Okulunda matematik öğretmeni olarak görev yapan davacı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi uyarınca alt ceza uygulanmak suretiyle 1/30 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmıştır. Davacı bu işlemin iptali talebiyle idare mahkemesine başvurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi, Danıştay Onikinci Dairesinin 14/01/2019 tarihli ve E:2015/4653, K:2019/23 sayılı bozma kararına uyarak yeniden yaptığı incelemede şu tespite ulaşmıştır: Davacı hakkında vali tarafından aylıktan kesme cezası tesis edilmiş olmakla birlikte, alt ceza uygulaması iradesinin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını uygun gören disiplin kuruluna ait olduğu ve işlemin disiplin kurulunun iradesi ve kararı üzerine tesis edildiği açıktır. Bu durumda, söz konusu işleme karşı itirazın bir üst merci olan Yüksek Disiplin Kuruluna yapılması ve itirazın Yüksek Disiplin Kurulu tarafından karara bağlanması gerekirken, disiplin kurulunca itirazın reddedilmesi yetki yönünden hukuka aykırıdır. Bu gerekçeyle mahkeme, dava konusu işlemin iptaline hükmetmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Davalı idare, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiğini ileri sürerek kararın bozulması talebiyle temyiz yoluna başvurmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay Onikinci Dairesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca temyiz incelemesini bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yürütmüştür. İdare Mahkemesinin bozma kararında belirtilen esaslara uyduğunu tespit eden Daire, ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı sonucuna vararak davalı idarenin temyiz istemini reddetmiş ve İdare Mahkemesi kararını 10/10/2023 tarihinde oybirliğiyle onamıştır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></strong></p>

<ul style="text-align:justify">
</ul>

<p style="text-align:justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br />
D A N I Ş T A Y<br />
ONİKİNCİ DAİRE<br />
Esas No : 2023/4836<br />
Karar No : 2023/4736<br />
<br />
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
<br />
KARŞI TARAF (DAVACI) : ..<br />
VEKİLİ : Av. …<br />
<br />
İSTEMİN KONUSU : .. İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br />
<br />
YARGILAMA SÜRECİ :<br />
Dava konusu istem: Tokat İli, 26 Haziran İlköğretim Okulunda matematik öğretmeni olarak görev yapan davacının, alt ceza uygulanmak suretiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin .. tarihli ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.<br />
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 14/01/2019 tarih ve E:2015/4653, K:2019/23 sayılı bozma kararına uyularak; uyuşmazlıkta her ne kadar davacı hakkında vali tarafından aylıktan kesme cezası tesis edilmiş ise de; bir alt ceza uygulaması iradesinin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını uygun gören disiplin kuruluna ait olduğu ve işlemin disiplin kurulunun iradesi ve kararı üzerine tesis edildiğinin açık olduğu, bu durumda, disiplin kurulu tarafından alınan karar uyarınca verilen dava konusu işleme karşı itirazın bir üst mercii olan Yüksek Disiplin Kuruluna yapılması ve itirazın Yüksek Disiplin Kurulu tarafından karara bağlanması gerekirken, Disiplin Kurulu tarafından tesis edilen itirazın reddine ilişkin işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br />
<br />
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br />
<br />
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br />
<br />
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br />
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br />
<br />
TÜRK MİLLETİ ADINA<br />
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br />
<br />
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br />
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördücü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.<br />
Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br />
<br />
KARAR SONUCU:<br />
Açıklanan nedenlerle;<br />
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br />
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,<br />
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br />
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br />
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 10/10/2023 tarihinde oybirliğiyle</font></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezas-itiraz-dogru-merci-tarafindan-incelenmeli</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2026/05/foto-1/disssiplin.jpg" type="image/jpeg" length="83573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşyerinde kavga eden memurlara verilecek ceza]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/isyerinde-kavga-eden-memurlara-verilecek-ceza</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/isyerinde-kavga-eden-memurlara-verilecek-ceza" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[işyerinde kavga eden memurlardan kavgayı başlatan memura daha fazla ceza verilir mi, memurun işyerinde memur ve amiri ile kavga etmesi vurması darp etmesi eyleminde suç ve ceza]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>İşyerinde kavga eden memurlara verilecek ceza </span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Memurların gerek iş arkadaşlarına gerekse amirlerine veya maiyetinde çalışanlara fiili tecavüzde bulması vurması darp etmesi disiplin hukuku açısından suç teşkil etmektedir. Ancak bazı durumlarda idareler kavganın iki tarafıda fiili tecavüzde bulunmuş olsa bile kavgayı başlatan veya ilk fiili tecavüzde bulunana daha ağır ceza uygulama yolunu seçmektedirler. Konuya ilişkin bir danıştay kararında kavga darp olayı kimin tarafından başlatılmış olmasının bir önemi olmadığı iki tarafta bir birine vurmuşsa darp etmişse aynı cezayı alması gerektiği yönünde karar vermiştir.</span></span></p>

<h1 style="text-align:justify"></h1>

<p style="text-align:justify"><span><span><strong>Karar metninde yer alan ifade "</strong><em>kavganın sebebi veya kimin başlattığı olmayıp kamu görevlisi sıfatını taşıyan iki kişinin birbirleriyle her ne sebeple olursa olsun veya kim başlatırsa başlatsın kavgaya karışıp karışmadıkları hususu olduğu, davacının ve ...nin kavga ederek birbirlerini darp ettikleri konusunda bir tereddüt bulunmadığı, adı geçen kişilerin eylemleri nedeniyle memur disiplin hukukunu bozarak kamu hizmetinde aksamalara sebebiyet verdikleri</em><strong>," şeklindedir.</strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><strong><span><span>Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2011/8909 E.  ,  / K. "İçtihat Metni"</span></span></strong></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<h2 style="text-align:justify"><span><span>T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2011/8909 Karar No : 2015/5313</span></span></h2>

<h2 style="text-align:justify"></h2>

<p style="text-align:justify"><span><span>Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) :</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Vekili :</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Karşı Taraf (Davacı) :</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Vekili :</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli ve E:...; K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Tetkik Hâkimi :</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>TÜRK MİLLETİ ADINA</span></span></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Dava; ...davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekse de, bir alt ceza uygulanarak kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılmasına, ancak 1. derecenin 4. kademesinde bulunduğundan anılan cezanın, brüt aylığının 1/4'ünün kesilmesi olarak uygulanmasına ilişkin 20.05.2010 tarihli ve 23 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>İdare Mahkemesince; olayda karşılıklı bir kavganın mevcut olduğu açık olmakla birlikte, 18.02.2010 tarihli ve 6/1 sayılı soruşturma raporunda, davacı ile ... arasında çıkan kavganın asıl sebebinin ne olduğunu ve kavgayı kimin başlattığını ortaya koymanın mümkün olmadığının belirtildiği, buna rağmen, ...'nin üzerine atılı fiilin sabit görülmeyip davacının üzerine atılı fiilin sabit görülmesinin nedeninin açıklanmadığı, kimin başlattığı ve neden olduğu belirlenemeyen bir kavgada, kavgaya karışanlardan birine hafif bir ceza verilirken diğerine ağır bir ceza verilmesinin suçta ve cezada orantılılık ilkesine aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde; "Amirlerine ve maiyetindekilere fiili tecavüzde bulunmak" fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı maddenin üçüncü fıkrasında; geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanının uygulanabileceği, beşinci fıkrasında ise; öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının 1/4'ünün veya 1/2'sinin kesileceği, tekerrüründe görevlerine son verileceği hükme bağlanmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Dosyanın incelenmesinden; ... davacı ile...i'nde geçici görevli bulunan ... arasında 09.01.2009 tarihinde meydana gelen kavga olayı nedeniyle haklarında soruşturma açıldığı, aynı zamanda olayın adli makamlara intikal ettiği, yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan 18.02.2010 tarihli ve 6/1 sayılı raporda getirilen teklif doğrultusunda, 20.05.2010 tarih ve 23 sayılı Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile davacının; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekse de, bir alt ceza uygulanarak kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılması, ancak 1. derecenin 4. kademesinde bulunduğundan brüt aylığının 1/4'ünün kesilmesi olarak uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Bakılan olayda, davacı ile ... arasında meydana gelen kavga olayının adli makamlara intikal ettiği, adı geçenlerin basit yaralama suçundan dolayı ... Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılandıkları, yapılan yargılama sonucunda anılan Mahkemenin ... tarihli ve E:..., K:....sayılı kararı ile davacının ve ...'nin eylemleri sabit görülerek kasten yaralama suçundan dolayı ayrı ayrı adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği ve haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, böylelikle davacının üzerine atılı fiilin mahkeme kararı ile sübuta erdiği, bununla birlikte, dava konusu olayda asıl değerlendirilmesi gereken hususun, <strong>kavganın sebebi veya kimin başlattığı olmayıp kamu görevlisi sıfatını taşıyan iki kişinin birbirleriyle her ne sebeple olursa olsun veya kim başlatırsa başlatsın kavgaya karışıp karışmadıkları hususu olduğu, davacının ve ...nin kavga ederek birbirlerini darp ettikleri konusunda bir tereddüt bulunmadığı, adı geçen kişilerin eylemleri nedeniyle memur disiplin hukukunu bozarak kamu hizmetinde aksamalara sebebiyet verdikleri,</strong> öte yandan, davacıya ağır ceza verilirken, ...'ye hafif bir ceza verilmesinin ise dava konusu işlemi sakatlamayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet bulunmamaktadır.</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 15/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/isyerinde-kavga-eden-memurlara-verilecek-ceza</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2020/12/isyerinde_kavga_eden_memurlara_verilecek_ceza_h28791_1407d.jpg" type="image/jpeg" length="26351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Disiplin cezasına itiraz eden memur itiraz sonucu belli olmadan dava açabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasina-itiraz-eden-memur-itiraz-sonucu-belli-olmadan-dava-acabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasina-itiraz-eden-memur-itiraz-sonucu-belli-olmadan-dava-acabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[memurlara verilen disiplin cezalarında memurların itiraz mercilerine itiraz edebilelecekleri gibi itiraz merciine gitmeden davada açabilirler, memur itiraz merciine itiraz etmiş ise itiraz sonucu belli olmadan dava açamaz]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><strong><span><span>Disiplin cezasına itiraz eden memur itiraz sonucu belli olmadan dava açabilir mi?</span></span></strong></h1>

<p style="text-align:justify"><span><span>memurlara verilen disiplin cezalarında memurların itiraz mercilerine itiraz edebilelecekleri gibi itiraz merciine gitmeden davada açabilirler, memur itiraz merciine itiraz etmiş ise itiraz sonucu belli olmadan dava açamaz </span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>T.C.<br />
DANIŞTAY<br />
ONİKİNCİ DAİRE</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Esas: 2016/10483</span></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><span><span>Karar: 2017/1058</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>TÜRK MİLLETİ ADINA</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Dava;.......................Öğretmeni olarak görev yapan davacının, ................İlçesi, ..................................Ortaokulu'nda matematik derslerine girmek üzere görevlendirildiği dönemde gerçekleşen fiilleriyle ilgili olarak, 657 sayılı Kanun'un 125/D-(d) maddesi uyarınca "1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ................................................. İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu'nun 16.04.2014 tarihli ve 6 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>........................ 2. İdare Mahkemesinin 18.12.2014 tarihli, E:2014/500, K:2014/1134 sayılı kararı ile dava konusu disiplin cezasına ilişkin.................................... İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu'nun 16.04.2014 tarihli ve 6 sayılı kararına karşı Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'na itiraz edildiği ve anılan Kurulun 18.09.2014 tarihli kararında, "İlgiliye isnat edilen fiilin doğruluk kazandığı konusunda yeterli kanaat oluşmadığı..." gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verildiği, bu durumda; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden yargılama gideri ile avukatlık ücretinin alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Onikinci Dairesinin 10.03.2016 tarihli, E:2015/2192, K:2016/1316 sayılı kararıyla İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Davalı idare tarafından, davacının kendisine verilen dava konusu disiplin cezasına karşı itiraz yoluna gitmesine karşın itirazın sonucunu beklemeden dava yoluna başvurduğu, bu nedenle davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiği, bu hususlar gözetilmeden davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ve davanın reddi gerektiğine dair itirazları dikkate alınmadan karar verildiği ileri sürülerek karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz kararının kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları tarafından verilen kararların düzeltme yolu ile yeniden incelenebilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinde yazılı sebeplerden birinin varlığı ile mümkündür.</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>Davalı idarenin kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçede ileri sürdüğü sebepler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca, Dairemiz kararının düzeltilmesini gerektirecek nitelikte bulunduğundan, kararın düzeltilmesi istemi kabul edilerek anılan kararın kaldırılmasından sonra uyuşmazlığın esası yeniden incelendi;</span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span><span>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 6111 sayılı Kanun'un 113. maddesiyle değişik 135. maddesinde, disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebileceği, itirazda sürenin, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gün olduğu, süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezalarının kesinleşeceği, itiraz mercilerinin, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorunda oldukları, itirazın kabulü halinde, disiplin amirlerinin kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebileceği veya tamamen kaldırabileceği, disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabileceği hükme bağlanmıştır.</span></span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-cezasina-itiraz-eden-memur-itiraz-sonucu-belli-olmadan-dava-acabilir-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/09/disiplin_cezasina_itiraz_eden_memur_itiraz_sonucu_belli_olmadan_dava_acabilir_mi_h31426_91fa5.jpg" type="image/jpeg" length="58484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beraat eden memura verilen disiplin cezası iptal edilmedi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/beraat-eden-memura-verilen-disiplin-cezasi-iptal-edilmedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/beraat-eden-memura-verilen-disiplin-cezasi-iptal-edilmedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, doktorun hasta yakınından para aldığı iddiasında beraat etmesine rağmen disiplin cezasını onadı. Ceza ve disiplin hukukunun bağımsız olduğu vurgulandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"> Danıştay’dan Disiplin Hukukunda ‘Berat Etmek Ceza Engeli Değildir’ Kararı</h1>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, bir doktorun hasta yakınından 1000 dolar aldığı iddiasıyla ilgili yürütülen disiplin sürecinde emsal niteliğinde bir karara imza attı. Daire, ceza yargılamasında beraat kararı verilmesinin, disiplin cezası verilmesine engel olmadığını hükme bağladı.</p>

<p style="text-align:justify">Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı olarak görev yapan davacı doktor hakkında,  bir hastanın kalp kapakçığı değişimi için hasta yakınından 1000 Amerikan doları aldığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma sonucunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-c maddesi uyarınca “1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Doktor, bu cezaya karşı dava açtı. İdare Mahkemesi ise, disiplin hukukunun ceza yargılamasından bağımsız olduğunu belirterek davayı reddetti. Davacı doktor, ceza mahkemesinde “ikna suretiyle irtikap” suçundan yargılandığını ve “beraat” kararı verildiğini belirterek kararı temyiz etti.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, temyiz başvurusunu değerlendirdi. Yapılan incelemede, Ceza Mahkemesinin, hasta yakınının polise giderek seri numaraları alınmış parayı suçüstü yaptırmak amacıyla doktorun odasına bırakması nedeniyle delillerin hukuka aykırı yöntemle elde edildiği gerekçesiyle beraat kararı verdiği görüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak Danıştay, beraat kararının disiplin soruşturmasını bağlamayacağına hükmetti. Kararda, “mevzuat gereğince disiplin hukukunun ceza yargılamasından bağımsız olduğu açık olup, davacının ceza yargılaması sonucunda beraat etmiş olması, olayda disiplin hukuku açısından cezayı gerektiren bir eylemin olmadığı sonucuna götürmeyeceği gibi disiplin cezası verilmesine de engel teşkil etmeyeceği” ifadelerine yer verildi.</p>

<p style="text-align:justify">Yüksek Mahkeme, hasta yakınının ifadeleri ve soruşturma dosyasındaki diğer belgeler ışığında, davacının “görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak” fiilinin sübuta erdiğini kabul ederek disiplin cezasını hukuka uygun buldu. Daire oybirliğiyle, İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">D A N I Ş T A Y</p>

<p style="text-align:justify">ONİKİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No : 2023/4692</p>

<p style="text-align:justify">Karar No : 2023/4946</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENLER (TARAFLAR):</p>

<p style="text-align:justify">1- DAVACI : ...</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">2- DAVALI : ... Valiliği</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p style="text-align:justify">Dava konusu istem:  Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (c) alt bendi uyarınca "1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesi'nin 25/11/2019 tarih ve E:2016/3835, K:2019/9079 sayılı bozma kararına uyularak; olayda, soruşturma kapsamında yer alan bütün bilgi ve belgeler ile aynı hastanede görev yapan ...............................................isimli doktor ile hasta yakını O.Z.'nin ifadelerinden; davacının, 12/12/2014 tarihinde hastanede tedavi gören hastanın kalp kapakçığının değişimi için hasta yakını Z.O.'dan 1000 Amerikan doları aldığı hususunun subût bulduğu, bununla birlikte, hasta yakınının, davacının aralarında geçimsizlik olduğu anlaşılan İ.Ö.'nün yönlendirmesiyle polise giderek seri numaraları alınmış parayı suç üstü yaptırmak amacıyla davacının odasına bırakarak iade etmesine fırsat vermeden ayrılması suretiyle hukuka aykırı yöntemle toplanan bu delille ve daha önce kurgulanan şekilde sanığın üzerinde paranın çıkmasının sağlandığı gerekçesiyle Ceza Mahkemesince davacının ikna suretiyle irtikap suçunu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyeti gerektirir kesin, somut, inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraatine karar verildiği görülmüş ise de, mevzuat gereğince disiplin hukukunun ceza yargılamasından bağımsız olduğu açık olup, davacının, ceza yargılaması sonucunda beraat etmiş olması, olayda disiplin hukuku açısından cezayı gerektiren bir eylemin olmadığı sonucuna götürmeyeceği gibi disiplin cezası verilmesine de engel teşkil etmeyeceği, bu durumda; davacının, "Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak" fiilini işlediğinin sübuta erdiği anlaşıldığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (c) alt bendi uyarınca "1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemin, hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından, işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini isteminin de reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :</p>

<p style="text-align:justify">Davacı tarafından; Bir komplo olarak itibar kaybı zararı verilmesi amacıyla gerçekleştirilen olayla ilgili olarak yeterli delil olmadığı halde ceza tesis edildiği, Ağır Ceza Mahkemesinde bu konu ile ilgili yargılamadan beraat ettiği, lehine olan delillerin kurul tarafından değerlendirilmediği belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Davalı idare tarafından; Davacı tarafça, uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istenilmesine rağmen nispi vekalet ücretine hükmedilmediği belirtilerek, vekalet ücreti yönünden temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu yönüyle bozulmasına karar verilmesi istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TARAFLARIN SAVUNMASI :</p>

<p style="text-align:justify">Davacı tarafından; Savunma verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Davalı idare tarafından; Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği savunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : Osman ERDOĞMUŞ</p>

<p style="text-align:justify">DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME :</p>

<p style="text-align:justify">İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, taraflarca dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU :</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<p style="text-align:justify">1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,</p>

<p style="text-align:justify">2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,</p>

<p style="text-align:justify">5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/beraat-eden-memura-verilen-disiplin-cezasi-iptal-edilmedi</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/12/danistay-dan-ihalelere-katilmaktan-yasaklama-hakkinda-onemli-karar-h33021-e3e8b.webp" type="image/jpeg" length="97429"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mahkemede ceza almayan memura disiplin cezası verilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/mahkemede-ceza-almayan-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/mahkemede-ceza-almayan-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[mahkeme de suçun işlenmediği gerekçesi ile veya eksik delil nedeniyle berat eden memura disiplin cezası verilmesi durumu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Mahkemede ceza almayan memura disiplin cezası verilir mi?</h1>

<h1></h1>

<p>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 131. maddesinde ise, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>657 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.</p>

<p>Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.</p>

<p>Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle ya da delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden bir başka disiplin cezası ile cezalandırılmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/mahkemede-ceza-almayan-memura-disiplin-cezasi-verilir-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/05/mahkemede_ceza_almayan_memura_disiplin_cezasi_verilir_mi_h31039_8286c.jpg" type="image/jpeg" length="11810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sendika Temsilcisi Çağrılmadan Verilen Ceza İptal Edildi]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/sendika-temsilcisi-cagrilmadan-verilen-ceza-iptal-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/sendika-temsilcisi-cagrilmadan-verilen-ceza-iptal-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Danıştay 12. Dairesi, disiplin kurulu toplantısına sendika temsilcisi çağrılmayan öğretmenin cezasını iptal etti; ancak usul hatası tek başına parasal hak doğurmaz dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify">Disiplin Kuruluna Sendika Temsilcisi Çağrılmadan Verilen Ceza İptal Edildi</h1>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, öğretmene verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını, disiplin kurulu toplantısına sendika temsilcisi çağrılmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı buldu. Ancak yüksek mahkeme, yalnızca usul eksikliği bulunduğu için öğretmenin parasal ve özlük haklarının otomatik olarak iade edilemeyeceğine hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 12. Dairesi, sendika üyesi öğretmenler hakkında yürütülen disiplin soruşturmalarında sendika temsilcisinin disiplin kurulu toplantısına çağrılmasının önemine dikkat çeken emsal niteliğinde bir karara imza attı.</p>

<p style="text-align:justify">Karara konu olayda, İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki bir Anadolu lisesinde görev yapan öğretmene, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/D-d maddesi kapsamında “bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası verildi. Öğretmenin son kademede bulunması nedeniyle ceza ayrıca brüt aylığından 1/4 oranında kesinti şeklinde uygulandı.</p>

<p style="text-align:justify">Öğretmeni temsil eden sendika, disiplin kurulu toplantısına sendika temsilcisinin çağrılmadığını belirterek işlemin iptali istemiyle dava açtı.</p>

<p style="text-align:justify">İlk derece mahkemesi, öğretmenin ilgili tarihte sendika üyesi olduğunu ve disiplin kurulunda sendika temsilcisinin bulunmadığını tespit ederek disiplin cezasını iptal etti. Mahkeme ayrıca öğretmenin mahrum kaldığı parasal haklarının faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Dosyayı temyiz incelemesinde ele alan Danıştay 12. Dairesi ise disiplin cezasının iptaline ilişkin kısmı hukuka uygun buldu. Daire, sendika temsilcisinin disiplin kurulu toplantısına çağrılmamasının önemli bir usul eksikliği olduğuna hükmetti.</p>

<p style="text-align:justify">Ancak yüksek mahkeme, parasal haklar yönünden farklı değerlendirme yaptı. Kararda, işlemin yalnızca usul eksikliği nedeniyle iptal edildiği, idarenin eksikliği gidererek yeniden disiplin değerlendirmesi yapabileceği belirtildi. Bu nedenle öğretmenin doğrudan maaş ve özlük kaybı oluştuğunun bu aşamada kabul edilemeyeceği ifade edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Danıştay, bu gerekçeyle öğretmene parasal haklarının ödenmesine ilişkin mahkeme kararını bozarken, disiplin cezasının iptaline ilişkin kısmı ise onadı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay 12. Daire Başkanlığı — 2023/4512 E., 2023/5025 K.</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>T.C.</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>DANIŞTAY </strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>ONİKİNCİ DAİRE</strong></p>

<p style="text-align:justify">Esas No: 2023/4512 Karar No: 2023/5025</p>

<p style="text-align:justify"><strong>TEMYİZ EDEN (DAVALI):</strong> … Valiliği <strong>VEKİLİ:</strong> Av. …</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KARŞI TARAF (DAVACI):</strong> …'nu temsilen ... Sendikası <strong>VEKİLİ:</strong> Av. …</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İSTEMİN KONUSU:</strong> … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<h3 style="text-align:justify">Yargılama Süreci</h3>

<p style="text-align:justify"><strong>Dava konusu istem:</strong> İstanbul ili, Çekmeköy ilçesi, ... Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (d) alt bendi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın, yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunmasından dolayı brüt aylığından 1/4 oranında kesinti yapılması şeklinde uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:</strong> ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 18/11/2019 tarih ve E:2016/6608, K:2019/8851 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla ... Sendikası üyesi olduğu anlaşılan davacının, dava konusu disiplin cezasının verildiği 11/07/2014 tarihli İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu toplantısına, davacının üyesi olduğu sendikanın temsilcisinin çağrılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunun tespitine ilişkin usuli eksiklik tamamlanmak suretiyle idarece yeniden işlem tesis edilmesinin mümkün olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (13/10/2014) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Temyiz edenin iddiaları:</strong> Dava konusu disiplin kurulu kararının, mülga Disiplin Amirleri ve Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin yürürlükte olduğu dönemde tesis edildiği, bu dönemde sendika temsilcisinin katılımının zorunlu olmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Karşı tarafın savunması:</strong> Savunma verilmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Danıştay Tetkik Hâkimi'nin düşüncesi:</strong> Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<hr />
<h3 style="text-align:justify">Hukuki Değerlendirme</h3>

<p style="text-align:justify">İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Temyize konu karar; İdare Mahkemesi kararının, davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;</p>

<p style="text-align:justify">İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ile ilgili olarak yukarıda yer verilen gerekçenin; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası hakkında, idare tarafından, disiplin kuruluna sendika temsilcisinin katılımı sağlanarak yeniden bir değerlendirme yapılmasını gerektirmesi nedeniyle, bu aşamada davacının parasal hak kaybının varlığından söz edilemeyeceğinden, temyize konu kararın, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi, özlük haklarının iadesi yolundaki kısmında hukuki isabet görülmemiştir.</p>

<hr />
<h3 style="text-align:justify">Karar Sonucu</h3>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle;</p>

<ol>
 <li style="text-align: justify;">Davalı idarenin temyiz isteminin <strong>kısmen reddi</strong> ile … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının işlemin iptaline ilişkin kısmının <strong>ONANMASINA</strong>,</li>
 <li style="text-align: justify;">Davalı idarenin temyiz isteminin <strong>kısmen kabulüne</strong>, temyize konu kararın; dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının <strong>BOZULMASINA</strong>,</li>
 <li style="text-align: justify;">Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</li>
 <li style="text-align: justify;">Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine,</li>
 <li style="text-align: justify;">2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren <strong>on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık</strong> olmak üzere <strong>17/10/2023</strong> tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/sendika-temsilcisi-cagrilmadan-verilen-ceza-iptal-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/uploads/2024/06/scale-5665991-640.jpg" type="image/jpeg" length="63721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Disiplin soruşturması yapan kişi disiplin kuruluna üye olarak katılabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-sorusturmasi-yapan-kisi-disiplin-kuruluna-uye-olarak-katilabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-sorusturmasi-yapan-kisi-disiplin-kuruluna-uye-olarak-katilabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Disiplin soruşturması yapan kişi disiplin kuruluna üye olarak katılabilir mi? , disiplin soruşturmasında muhakkik olarak görev yapan kişinin aynı zamanda cezanın verildiği kurula katılıp oy kullanmasının disiplin hukukuna hakim olan tarafsızlık ilkesini zedelediğine hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align:justify"><span>Disiplin soruşturması yapan kişi disiplin kuruluna üye olarak katılabilir mi?</span></h1>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi, disiplin soruşturmasında muhakkik olarak görev yapan kişinin aynı zamanda cezanın verildiği kurula katılıp oy kullanmasının disiplin hukukuna hakim olan tarafsızlık ilkesini zedelediğine hükmetti.  Kararda ayrıca, dava konusu işlemin usuli gerekçeyle işin esasına girilmeden iptal edilmesi karşısında bu aşamada davacının parasal haklarının iadesi istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığına hükmedildi. </p>

<p style="text-align:justify">Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/3589 E. , 2021/4689 K.</p>

<p style="text-align:justify">"İçtihat Metni"</p>

<p style="text-align:justify">T.C.</p>

<p style="text-align:justify">D A N I Ş T A Y</p>

<p style="text-align:justify">SEKİZİNCİ DAİRE</p>

<p style="text-align:justify">Esas No : 2018/3589</p>

<p style="text-align:justify">Karar No : 2021/4689</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Ticaret Borsası</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av. ...</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAF (DAVACI) : …</p>

<p style="text-align:justify">VEKİLİ : Av. …</p>

<p style="text-align:justify">İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">YARGILAMA SÜRECİ :</p>

<p style="text-align:justify">Dava konusu istem: ... Ticaret Borsasında memur olarak görev yapan davacının zimmetine para geçirdiği iddiasıyla yapılan soruşturma neticesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi kapsamında memurluk görevinden çıkarılmasına ilişkin ... Ticaret Borsası yönetim kurulunun ... tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının hakkında açılan kamu davasında, .... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen … tarih ve E…. K…. sayılı kararda, sanığın (davacının) zimmet suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247'nci maddesi uyarınca iki yıl altı ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı hakkında süresi içerisinde soruşturmacı tayin edilerek disiplin soruşturması başlatıldığı, ifadeler ve diğer tespitler incelenmek suretiyle soruşturma raporu düzenlenerek, devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi gerektiği yönünde kanaat bildirildiği, bu doğrultuda, davacının yazılı savunması alınmak suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, bu durumda, davacıya isnat edilen fiilin gerek yargı kararı ile gerekse usulüne uygun olarak yürütülen disiplin soruşturması ile sabit olduğu, davacının söz konusu fiilinin ise, devlet memurluğu sıfatını sona erdirecek derece ve ağırlıkta bir suç teşkil etmekte olduğu ve memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerden olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı dikkate alındığında, davacının devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması ile ilgili olarak muhakkik olarak yönetim kurulu başkanı tarafından davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, getirilen teklif doğrultusunda aralarında yönetim kurulu başkanı muhakkikin de bulunduğu Yönetim Kurulu'nca davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırlmasına karar verildiği, bu durumda olayın açıklığa kavuşturulması amacıyla muhakkik olarak rapor hazırlayıp ceza öneren soruşturmacının aynı zamanda cezanın verildiği kurula katılıp oy kullanmasının disiplin hukukuna hakim olan tarafsızlık ilkesini zedelediğinden tesis edilen disiplin cezasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, işlem sebebiyle mahrum kalınan maaş ve hakedişlerin ödenmesine karar verilmesi isteminin ise dava konusu işlemin usuli gerekçeyle işin esasına girilmeden iptal edilmesi karşısında bu aşamada davacının parasal haklarının iadesi istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmadığından, dava konusu işlemde ve davayı reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin kısmen iptaline ve parasal hak istemi yönünden ise dava hakkında kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.</p>

<p style="text-align:justify">TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının disiplin cezasına tabi eyleminin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olduğu, verilen cezanın hukuki yönden kaldırılmasını gerektirecek yeni bir olgunun sözkonusu olmadığı, 5174 sayılı Kanun'un 73. maddesi gereği 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi olan davacının devlet memuru olmadığı, davacının 5174 sayılı Kanun'un 76. maddesinin özel düzenlemesi nedeniyle ceza yargılaması hükümleri gereği kamu görevlisi sıfatıyla yargılandığı, dava konusu işlemi tesis eden yönetim kurulunun beş kişiden oluştuğu ve kararın oybirliği ile alındığı gözönünde bulundurulduğunda, muhakkik olarak görev yapan yönetim kurulu başkanının kararda oyu bulunmasının tarafsızlık ilkesini zedeleyecek bir durum olmadığı, Personel Yönetmeliği'nin 9. maddesi gereği affa uğramış yahut ertelenmiş olsa bile yüz kızartıcı suçları mahkeme kararı ile sabit olan personelin borsa ile ilişiğinin kendiliğinden kesileceği düzenlemesine yer verildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen istinaf isteminin kabulüne ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesince verilen istinaf isteminin kabulüne ilişkin kararın hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.</p>

<p style="text-align:justify">DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.</p>

<p style="text-align:justify">TÜRK MİLLETİ ADINA</p>

<p style="text-align:justify">Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:</p>

<p style="text-align:justify">HUKUKİ DEĞERLENDİRME:</p>

<p style="text-align:justify">Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.</p>

<p style="text-align:justify">Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.</p>

<p style="text-align:justify">KARAR SONUCU:</p>

<p style="text-align:justify">Açıklanan nedenlerle,</p>

<p style="text-align:justify">1. Temyiz isteminin reddine,</p>

<p style="text-align:justify">2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,</p>

<p style="text-align:justify">3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,</p>

<p style="text-align:justify">4. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının, istemi halinde davalıya iadesine,</p>

<p style="text-align:justify">5. Kesin olarak, 20/10/2021 tarihinde</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>DİSİPLİN SORUŞTURMASI</category>
      <guid>https://www.mevzuatinyeri.com/disiplin-sorusturmasi-yapan-kisi-disiplin-kuruluna-uye-olarak-katilabilir-mi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mevzuatinyericom.teimg.com/crop/1280x720/mevzuatinyeri-com/images/haberler/2022/05/disiplin_sorusturmasi_yapan_kisi_disiplin_kuruluna_uye_olarak_katilabilir_mi_h31031_a9f02.png" type="image/jpeg" length="97899"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
