Zamanında Mal Bildirimi Vermeyen Memura Bildirim İçin Ek Süre Verilmesi

Zamanında Mal Bildirimi Vermeyen Memura Bildirim İçin Ek Süre Verilmesi Aldığı taşınır ve taşınmaz malı kurumuna zamanında bildirmeyen memura 1 aylık ek süre verilmesi danıştay kararı

Zamanında Mal Bildirimi Vermeyen  Memura Bildirim İçin Ek Süre Verilmesi

Zamanında Mal Bildirimi Vermeyen Memura Bildirim İçin Ek Süre Verilmesi

Devlet memuru olarak görev yapanların kendilerinin veya eşleri ile velayeti altındaki çocuklarının 3628 sayılı kanun ve bu kanuna istinaden çıkarılan yönetmelik çerçevesinde elde edindikleri mal ve hakların belirlenen süre ve durumlarda mal bildirimi formu ile idarelerine bildirim sorumlulukları vardır.

İlgili kanunda 3628 sayılı Kanun açısından  zamanında mal bildirimi yapmayan memurlara uygulanacak olan yaptırımlar belirlenmiştir.

Bunun yanında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 maddesinde Belirlenen süre ve durumda mal bildirimi vermeyen memura Kademe İlerlemesi Cezasının verilmesi öngörülmüştür.

Kamu kurum ve kuruluşları memurlarından zamanında mal bildirimi yapmadığı anlaşılan memurlara yapılan inceleme neticesinde ilgili durumun tespiti halinde direkt disiplin cezası vermektedirler. Yayınlamış olduğumuz kararda ise Danıştay Başkanlığı zamanında mal bildirimi vermeyen memurlara öncelikle 1 aylık ek süre verilmesi verilen ek sürede edinilen mala ilişkin yapılan açıklamaların yeterli olmaması halinde disiplin cezası verilmesi gerektiği yönünde karar verilmiştir.

Danıştayın daha önceki yıllarda vermiş olduğu kararlarda ek süre verilmeden verilen cezaları da onadığı kararları bulunmaktadır.Ancak son yıllarda verilen kararlarda 1 aylık süre verilmesi  verilen süre sonundaki durumuna göre disiplin cezası durumunun değerlendirilmesi gerektiği yönündeki kararları süreklilik kazanmıştır.

Zamanında Mal bildirimi vermeyen memura 1 aylık ek süre verilmesi ile ilgili Danıştay Kararı 

Özeti : Mal bildiriminde bulunmadığı belirlenen davacıya ilk olarak ihtarda bulunulması, ihtara rağmen otuz gün içinde mazeretsiz olarak bildirimde bulunmadığı takdirde şartları varsa disiplin cezası tesis edilmesi yoluna gidilmesi gerektiği hakkında.

Danıştay 5.Dairesinin 9.5.2017 tarihli ve E: 2016/17722, K: 2017/12426 sayılı kararı

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Vekili     : ….

Karşı Taraf (Davalı) : İstanbul Valiliği

İstemin Özeti : İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 12.12.2013 tarih ve E:2012/648, K:2013/2218 sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti           : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ….

Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince gereği görüşüldü: Dava, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/A-4. maddesi uyarınca oniki ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Valiliği'nin 14.2.2012 tarih ve 437 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 12.12.2013 tarih ve E:2012/648, K:2013/2218 sayılı kararıyla; davacının, hakkında yürütülmekte olan soruşturma kapsamında soruşturmayı yürüten müfettişler tarafından mal beyanında bulunması istenilmesi üzerine, ek mal beyanı ile sahibi olduğu otomobile yönelik yasal süresi dışında bildirimde bulunduğu açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Emniyet Teşkilatı personeli, disiplin suç ve cezaları yönünden dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine tâbi olup, anılan Tüzüğün "Uzun süreli durdurma" başlıklı 7. maddesinin A bendinin 4. alt bendinde; "Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" fiilleri oniki ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun "Bildirimlerin konusu" başlıklı 5. maddesinde; "Bu Kanun kapsamına giren görevlilerin kendilerine, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait bulunan taşınmaz malları ile görevliye yapılan aylık net ödemenin, ödeme yapılmayan görevlilerin ise, 1 inci derece Devlet Memurlarına yapılan aylık net ödemenin beş katından fazla tutarındaki her biri için ayrı olmak üzere, para, hisse senetleri ve tahviller ile altın, mücevher ve diğer taşınır malları, hakları, alacakları ve gelirleriyle bunların kaynakları, borçları ve sebepleri mal bildiriminin konusunu teşkil eder." hükmüne; "Bildirimin zamanı" başlıklı 6. maddesinin 1.fıkrasının (d) bendinde ise; "Mal Bildirimlerinin; "Mal varlığında önemli bir değişiklik olduğunda bir ay içinde verilmesi zorunludur." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 10. maddesinde ise; 6'ncı maddede belirtilen sürelerde mal bildiriminde bulunmayana bildirimlerin verileceği mercilerce ihtarda bulunulacağı, ihtarın kendisine tebliğinden itibaren otuz gün içinde mazeretsiz olarak bildirimde bulunmayana üç aya kadar hapis cezası verileceği, soruşturma ile ilgili olarak verilen süre zarfında mal bildiriminde bulunmayana üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verileceği kurala bağlanmıştır.

Öte yandan, 5.11.1990 tarih 20696 Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mal Bildiriminde Bulunulması Hakkındaki Yönetmeliğin "Mal bildiriminin konusu" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b-4) bendinde; "Mal bildiriminde bulunmakla yükümlü olanların kendilerine, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait bulunan; kendilerine aylık ödenenler, net aylık tutarının beş katından; aylık ödenmeyenler ise Genel

İdare Hizmetleri sınıfında birinci derecenin birinci kademesindeki şube müdürüne ödenen net aylığın beş katından fazla değer ve tutarındaki her türlü kara, deniz ve hava taşıt araçları, traktör, biçer-döver, harman makinası ve diğer ziraat makinaları, inşaat ve iş makinaları, hayvanlar, koleksiyon ve ev eşyaları ile diğer taşınır mallar mal bildirimine konu teşkil eder", "Ek mal bildirimi" başlıklı 10. maddesinde; Mal bildirimi bulunmakla yükümlü bulunanlar, eşleri velayeti altındaki çocukları ve kendilerinin şahsi mal varlıklarında önemli bir değişiklik olduğunda, değişikliği izleyen bir ay içinde yeni edindikleri mal, hak, gelir, alacak ve borçlara münhasır olmak üzere ek mal bildirimi vermek zorundadırlar. 8 inci maddede gösterilen mahiyet ve miktardaki malın iktisabı ile hak, alacak veya gelir sağlanması veya borçlanılması, mal varlığında önemli değişiklik sayılır.", 17. maddesinde de, "Bu Yönetmelikte belirtilen süreler içinde mal bildiriminde bulunmayanlara, bildirimin verileceği mercilerce yazılı olarak ihtarda bulunulur. Bu ihtar, ilgilisine Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ olunur. İhtarın kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde bildirimde bulunmayanlar hakkında gerekli işlem yapılmak üzere yetkili Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Müfettiş ve muhakkikler de, soruşturma ile ilgili olarak verdikleri süre zarfında mal bildiriminde bulunmayan hakkında yetkili Cumhuriyet başsavcısına suç duyurusunda bulunurlar." hükmüne yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; aralarında davacının da bulunduğu on yedi polis memuru hakkında; "İstanbul ilinin çeşitli ilçelerinde büyük alışveriş merkezlerinin personellerini taşıyan şirketlerin servis minibüslerine taşıyacakları personelleri beklerken normal şartlarda park yasağı bulunan bölgeye park ettirerek bekleme yaptırma ve hafriyat işi yapan şirketlere ait kamyonların belirlenen saatler dışında şehiriçine girmesine, tonajlı yük taşımasına müsaade etme karşılığında servis şirketleri ile hafriyat şirketi sahiplerinden günlük, haftalık ve aylık olarak sistematik bir şekilde rüşvet aldıkları" iddialarına ilişkin olarak "rüşvet almak suretiyle yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla kötüye kullanmak" suçundan soruşturma açıldığı, soruşturma devam ederken 9.12.2011 tarihinde alınan ek soruşturma onayına istinaden davacıyla birlikte onyedi polis memuruna ait mal varlığının araştırıldığı, bu maksatla soruşturmayı yürüten müfettiş tarafından hakkında soruşturma yürütülen onyedi polis memurundan mal beyanında bulunulmasının istenildiği, davacının, 24.10.2011 tarihinde müfettiş tarafından mal beyanında bulunmasının istenilmesi üzerine sunduğu ek mal beyanında; 21.9.2010 tarihinde edindiği değeri 23.000-TL olan 2004 model wolkswagen marka . plakalı aracı beyan etmesi üzerine "Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak ya da mal varlığında meydana gelen değişikliği bir ay içinde bildirmemek" suçunu işlediğinden bahisle "oniki ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, mal bildiriminde bulunulmadığının idarece tespiti halinde bu hususun davacıya ihtar edilmesi gerekliliğinin bir idari usul olarak düzenlenmiş bulunduğu görülmektedir. Bu usul, aynı zamanda davacının suç işleme kastıyla hareket edip etmediğinin açığa kavuşturulması bakımından da önem arz etmektedir. Dolayısıyla, mal bildiriminde bulunmadığı belirlenen davacıya ilk olarak ihtarda bulunulması, ihtara rağmen otuz gün içinde mazeretsiz olarak bildirimde bulunmadığı takdirde şartları varsa disiplin cezası tesis edilmesi yoluna gidilmelidir.

Bu durumda, davacının, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında soruşturmayı yürüten müfettiş tarafından mal beyanında bulunmasının istenilmesi üzerine ek mal beyanı ile . plakalı aracı beyan etmesi nedeniyle edindiği malı gizleme maksadı taşıdığı söylenemeyeceğinden, anılan cezanın konuluş amacı göz önünde bulundurularak suç işleme kastıyla hareket etmediği sonucuna ulaşılan davacının oniki ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 12.12.2013 tarih ve E:2012/648, K:2013/2218 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca bozulmasına, yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 9.5.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Güncelleme Tarihi: 29 Ocak 2020, 13:06
YORUM EKLE