Sahtecilik suçundan ceza alan kişi memur olabilir mi?

sahtecilik suçundan ceza alıp cezası tecil edilen kişi memur olabilir mi, sahtecilik suçu memurluğa engel olurmu, memur sahtecilik suçu danıştay kararı

Sahtecilik suçundan ceza alan kişi memur olabilir mi?

Sahtecilik suçundan ceza alan kişi memur olabilir mi?

657 sayılı devlet memurları kanununun 48 A/5 maddesinde memurluğa engel olan suçlar başlıklar halinde sayılmıştır. Bu suçtan dolayı ceza alanlar memur olamazlar memur iseler memurlukla ilişikleri kesilir. Memurluğa engel suçtan ceza alanların cezalarının  tecil edilmiş olması durumunda ise memur olmalarında herhangi bir engel bulunmadığı yönündeki karar yazımız ekinde yer almaktadır.

DANIŞTAY

12. DAİRE

Esas No : 2015 / 3013

Karar No : 2019 / 4029

Karar Tarihi : 28.05.2019

İlgili Mevzuat : 

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: .... bünyesinde bulunan şoför kadrosuna KPSS-2012/2 döneminde yerleşen davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi uyarınca memuriyete engel mahkumiyeti bulunduğundan bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin 19.02.2013 tarihli ve 2313 sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Yasal hakların geri verilmesi durumunda mahkumiyetten doğan veya mahkumiyetle birlikte hükmedilen ehliyetsizliklerin ileriye dönük olarak son bulduğu, davacının eyleminin 2003 yılında işlendiği, yapılan yargılama sonucunda sahte olarak düzenlenmiş sürücü belgesini kullanmak ve düzenletmek suçundan neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, ancak cezasının ertelendiği, ... tarihinde memnu haklarının iade edildiği, mahkum olduğu tarihten sonra herhangi bir yasa dışı eyleminin bulunmadığı, önlisans mezunu olduğu, katıldığı KPSS Önlisans sınavına yeterli puan aldığı, taşra teşkilatına memur olarak yerleştirilmesinin yapıldığı hususları dikkate alındığında davacının memuriyete engel bir suçtan mahkum olunduğundan bahisle atamasının yapılmamasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının sahtecilik suçundan mahkumiyetinin memuriyete engel olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesindeki tescil edilmiş hükümleri hariç ibaresinin metinden çıkarıldığı, işlenen suçun affa uğramış olsa bile memuriyete engel olduğu, işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, cezanın tescil edildiği, suç tarihindeki Kanuna göre, beş yıl boyunca herhangi bir suç işlemediği ve cezanın vaki olmamış sayıldığı, memnu hakların iadesine karar verildiği, mahkumiyet hükmünün ortadan kalktığı, işlemin iptali yönünde Danıştay içtihadı birleştirme kurulu kararlarının bulunduğu, işlemin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/2. maddesi, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 13/A maddesi ve 657 sayılı Kanun'un 48/A-5 maddelerinde yer alan hukuki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, kişilerin kasten işlemiş oldukları suçlardan ötürü belli hakları kullanmaktan yasaklı olacağı, bu yasaklar arasında bir kamu görevinin üstlenilmesinden yoksun bırakılmanın da bulunduğu, ancak Türk Ceza Kanunu'na göre bu yasakların, mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürebileceği belirtilmiş olduğu ve Adli Sicil Kanunu ile de hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yolu açılmış ise de, bu konuda 657 sayılı Kanun'un 48/A-5. maddesindeki açık düzenleme dikkate alındığında; yasaklanmış hakların geri verilmesine karar verilmiş olsa bile bu maddede tek tek sayılmak suretiyle belirtilen suçlardan mahkum olanların artık hiç bir şekilde memuriyete atanmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48/A-5. maddesinde sayılan katalog suçlardan olan ''sahtecilik'' suçundan mahkumiyeti bulunan ve cezası ertelenen davacının, atamasının iptaline ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki .... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve ... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 28/05/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

YORUM EKLE