Sağlık raporunda hayati tehlikenin varlığına dair bir ibare yoksa tayin talebinde dikkate alınmaz mı?

Sağlık raporunda hayati tehlikenin varlığına dair bir ibare yoksa tayin talebinde dikkate alınmaz mı?

Sağlık raporunda hayati tehlikenin varlığına dair bir ibare yoksa  tayin talebinde dikkate alınmaz mı?

Sağlık raporunda hayati tehlikenin varlığına dair bir ibare yoksa  tayin talebinde dikkate alınmaz mı?

Eşinin sağlık mazeretini gösterir sağlık kurulu raporunda, hayati tehlikenin varlığına dair kayıt bulunmaması nedeniyle hekim olarak görev yapan bir personelin tayin talebinin reddine dair idari işlem ilk derece mahkemesince iptal edilmiştir. Davalı idare tarafından ilk derece mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması talebiyle yapılan başvuru Danıştay İkinci Dairesi tarafından reddedilmiştir.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2016/15851 E. , 2020/914 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/15851
Karar No : 2020/914

TEMYİZ EDEN (DAVALI): Sağlık Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ...
Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : .... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; tıp eğitimini tamamlayan davacının, 29/12/2015 günlü, 66. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası ile Hakkari iline doktor olarak atanmasına ilişkin işlemin; eşinin sağlık durumu dikkate alınmaksızın tesis edildiği ileri sürülerek iptali istemiyle açılmıştır.


İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Davalı idarece, davacının eşinin sağlık mazeretini gösterir sağlık kurulu raporunda, hayati tehlikenin varlığına dair kayıt bulunmaması nedeniyle söz konusu raporun dikkate alınmadığı ileri sürülmüş ise de; Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin, sağlık mazereti nedeniyle yer değişikliğini düzenleyen 19. maddesinde, anılan maddede sayılan kişilerin "sağlık durumlarının tehlikeye gireceğinin belgelenmesinden" bahsedildiği, davacı tarafından sunulan sağlık raporunda, "Tıbbi bakıma muhtaçtır. Nefroloji Kliniği bulunan bir merkezde çalışması uygundur." ibaresinin yer aldığı, bu ibarenin yorumlanması sonucunda; aksi durumda, davacının eşinin sağlık durumunun tehlikeye girebileceğinin anlaşıldığı, yaşam ve sağlık hakkının Anayasa ile güvence altına alınan haklardan olması nedeniyle davalı idarece, davacının sağlık mazereti göz önüne alınmaksızın tesis edilen atama işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.


TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından sunulan sağlık kurulu raporunda, eşinin hayati tehlikesinin bulunduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığı, davacının atandığı ilde eşinin tedavi imkanının bulunduğu, bu sebeple, hukuka aykırılık taşımayan dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.


KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.


DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Usul ve hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. .... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YORUM EKLE