Kurum amiri imzası olmayan evraktan sorumlu mudur?

Kurum amiri imzası olmayan evraktan sorumlu mudur?

Kurum amiri imzası olmayan evraktan sorumlu mudur?

Kurum amiri imzası olmayan evraktan sorumlu tutuldu

Çeşitli kanunlarda kurum amirlerine çeşitli görev ve sorumluluklar yüklenmiştir.Bunlara bir kaç örnek vermek gerekirse;

5018 sayılı Kamu Mali Yönetim Kanununun 

Hesap verme sorumluluğu  başlıklı 8. maddesinde " Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır" hükmü,

Üst yöneticiler başlıklı 11. maddesinde " Bakanlıklarda müsteşar, diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve bu Kanunda belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler" hükmü yer almaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları başlıklı 10. maddesinde "Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar. Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır. Amir, maiyetindeki memurlara kanunlara aykırı emir veremez ve maiyetindeki memurdan hususi bir menfaat temin edecek bir talepte bulunamaz, hediyesini kabul edemez ve borç alamaz." hükmü yer almaktadır.

Yine Devlet Memurlarının Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları başlıklı 11.maddesinde,Kişisel sorumluluk ve zarar başlıklı 12. maddesinde ve diğer birçok maddesinde Devlet Memurlarının ve amirlerin sorumlulukları sayılmıştır.

Bu ve benzeri kanunlarda ve yönetmeliklerde yer alan hükümler doğrultusunda kurum amirleri kurumlarda çalışan memurlara  yapacakları iş ve işlemler hakkında yazılı görevlendirmeler yapmaktadırlar.Burada önemli olan husus yapılan bu görevlendirmeler neticesinde Kurum amirinin sorumluluğunun kalkıp kalkmadığı veya kurum amirinin memurların yapmış olduğu işlerden dolayı hangi derecede sorumlu tutulabileceği hususudur.Yazımız ekinde yer alan Danıştay Başkanlığı Kararında Yapılan iş ve işlemlerde imzası olmayan kurum amirlerininde yapılan işlerden dolayı sorumlu tutulduğunu görmekteyiz.

T.C.

D A N I Ş T A Y

Birinci Daire

Esas No : 2008/1069

Karar No : 2008/954

Özeti : Kurum içindeki bütün iş ve işlemlerin, mevzuata ve usulüne uygun olarak yürütülmesinden, öncelikle bu görevlerde bulunanların sorumlu oldukları hakkında.

............................... Sivil Havacılık Genel Müdür Vekili ... ve Genel Müdür Yardımcısı ...'ın imza ve paraflarının bulunmadığı gerekçesiyle adı geçenler hakkında soruşturma izni verilmemesi, uçuş izninde onayı ve parafları bulunan Hava Ulaştırma Daire Başkanı ... ve aynı yerde Müdür ... ve Memur ...'nun ise poliçenin aslının ibraz edilmemesi nedeniyle uçuş izni için verilen poliçe suretine göre işlem yaptıkları ve bu poliçenin sahte olduğunu bilecek durumda olmadıkları gerekçesiyle haklarında soruşturma izni verilmemesinin önerildiği, yetkili merciin 7.8.2008 günlü, 433 sayılı kararıyla ilgililerin tümü hakkında soruşturma izni verilmediği anlaşılmıştır. Dosyada bulunan uçuş iznine esas sigorta poliçesinin numarasının ve belli belirsiz "150.000.000" ibaresinin dışında okunaklı hiçbir yazısının bulunmadığı, dolayısıyla mahiyeti ve diğer unsurlarıyla uçuş izninin verilmesi için yeterli bir belge olmadığı ilk bakışta anlaşılmaktadır.

5431 sayılı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4 üncü maddesinde, Genel Müdürlüğün görev ve yetkileri arasında sivil havacılık faaliyetlerine yönelik mevzuata aykırı eylemlerin önlenmesi amacıyla gerekli tedbirleri almak olduğu, 5 inci maddesinde, Genel Müdürün, Genel Müdürlüğün faaliyetlerini ve işlemlerini denetleyeceği hükümlerine yer verilmiştir. Bu hükümler karşısında, uçuş izni verilmesi işlemlerinde paraflarının ve onaylarının bulunmadığı gerekçesiyle Genel Müdür Vekili ve Genel Müdür Yardımcısı hakkında soruşturma izni verilmemesinin dayanağı bulunmamaktadır. Çünkü, kurum içindeki bütün iş ve işlemlerin mevzuata ve usulüne uygun olarak yürütülmesinden öncelikle bu görevlerde bulunanların sorumlu oldukları tartışmasızdır. Bu durumda, ilgililerce, okunması olanağı bulunmadığı halde gerçekliği teyit ettirilmeyen sahte sigorta poliçesine istinaden uçuş izni verildiği anlaşıldığından, itirazın kabulüyle yetkili merciin 7.8.2008 günlü, 433 sayılı soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararının kaldırılmasına, dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, kararın birer örneğinin Ulaştırma Bakanlığı ile itiraz edenler vekiline gönderilmesine 10.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Güncelleme Tarihi: 12 Kasım 2019, 08:59

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.