Daire Başkanlığı görevinden idarenin takdir yetkisi ile görevden alma

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Esas No: 2018/844 Karar No: 2019/2099 nolu kararında herhangi bir soruşturma ve ceza olmaksızın memurun salt takdir yetkisi ile görevden alınamayacağına hükmetmiştir.

Daire Başkanlığı görevinden idarenin takdir yetkisi ile görevden alma

Daire Başkanlığı görevinden idarenin takdir yetkisi ile görevden alma 

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Esas No: 2018/844 Karar No: 2019/2099 nolu kararında herhangi bir soruşturma ve ceza olmaksızın memurun salt takdir yetkisi ile görevden alınamayacağına hükmetmiştir.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No: 2018/844 Karar No: 2019/2099

TEMYİZ EDEN (DAVACI VEKİLİ:

KARŞI TARAF (DAVALI): Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ

İSTEMİN KONUSU : Antalya 2. İdare Mahkemesinin 06/12/2017 tarih ve E:2017/1385, K:2017/1526 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığında Destek Hizmetleri Daire Başkanı olarak görev yapan davacı tarafından, uzman kadrosuna atanmasına ilişkin 16/09/2014 tarihli, 25045 sayılı işlemin iptali ile dava konusu işlemden kaynaklanan maddi kayıpların, yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararınınözeti: Antalya 2. İdare Mahkemesinin 22/10/2015 tarih ve E:2014/1506, K:2015/1322sayılı kararıyla; davacının yürüttüğü daire başkanlığı kadrosunun, görevde yükselme, sınav, mülakat gibi seçici nitelikte belirli kriterler aranmadan atama yapılabilecek bir kadro olduğu hususu dikkate alındığında idarenin bu tip kadrolara yapacağı atamalarda kullanacağı takdir yetkisinin diğer kadrolara yapılacak atamalara göre daha geniş değerlendirilmesi gerekeceği, tamamen idarenin takdir yetkisi kapsamında Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı görevine atananan davacının söz konusu görevinden alınması yönünde tesis edilen dava konusu işlemin, hizmet dışı öğeler esas alınarak kurulduğuna, kamu yararı ve hizmet gerekleri amacı dışında gerçekleştirildiğine ve takdir hakkının hukuka aykırı kullanıldığına ilişkin hukuken geçerli bilgi ve belgenin ortaya konulamadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Daire kararınınözeti: Danıştay İkinci Dairesi'nin 14/03/2017 tarih ve E:2016/4332, K:2017/1987 sayılı kararıyla; davalı İdare tarafindan, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı emrinde Destek Hizmetleri Daire Başkanı olarak görev yaparken, hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmayan ve disiplin cezası almayan davacı hakkında tesis edilen naklen atama işleminin sebebi olarak, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile mevcut personelden en verimli şekilde yararlanılmasını teminen davacının eğitimine uygun atamanın yapılması gösterilmiş olup, davacının görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde somut bir tespite yer verilmediği, bu nedenle, dava konusu naklen atama işleminin tesis edilmesine sebep olabilecek geçerli hiçbir somut gerekçe ve sebep ortaya konulmadığından, soyut olarak salt takdir hakkının varlığından bahisle, kamu yararı ile hizmet gereklerine aykırı olarak kullanılan takdir yetkisi uyarınca kurulan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle Antalya 2. İdare Mahkemesi'nin 22/10/2015 tarih ve E:2014/1506,

K:2015/1322 sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti:Antalya 2. İdare Mahkemesi'nin 06/12/2017 tarih ve E:2017/1385, K:2017/1526 sayılı kararıyla; davanın reddi yolundaki ilk kararda, aynı gerekçelerle, ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI j, Davacı tarafından, bu işlemin tesis edilmesinin yegane sebebinin halef-selef çatışması olduğu, davalı idarenin birçok çalışanının benzer sorunlarla karşılıştığı, açılan davalarda Antalya İdare Mahkemelerince birçok iptal kararının verildiği, emsal dosyada bozma kararına uyarak atama işleminin iptaline karar veren aynı

Mahkemenin eldeki dosyada ısrar etmesinin anlaşılamadığı, sübjektif karar verildiği, özlük haklarında büyük kayıplara neden olan davaya konu işlemin iptalini temin etmek üzere ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ Bünyamin CANBOLAT'IN DÜŞÜNCESİ : Israr kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davacının, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığında Destek Hizmetleri Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken, dava konusu işlem ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76. maddesi uyarınca uzman olarak atanması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76. maddesinin 1. fıkrasında "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen madde ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.

Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir.

Maddi olay göz önüne alındığında; davalı idare emrinde daire başkanı olarak görev yapan davacının bu görevinden alınarak uzman olarak atanmasında davalı idarece herhangi bir gerekçe ileri sürülmediği gibi davacının görevinde başarısızlığı ya da yetersizliği hususunda somut bir neden de ortaya konulmamıştır.

Bu durumda, daire kararında da belirtildiği üzere; daire başkanı olarak görev yapan davacı hakkında yapılmış herhangi bir soruşturma veya verilmiş bir disiplin cezasının olmadığı görüldüğünden, somut bir neden ortaya konulmaksızın salt takdir yetkisi kullanılarak tesis edilen dava konusu idari işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
  2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Antalya 2. İdare Mahkemesi’nin 06/12/2017 tarih ve E:2017/1385, K:2017/1526 sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
  3. Kullanılmayan 59,10-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
YORUM EKLE