Disiplin Soruşturmasına başlamada zamanaşımı süresi

Disiplin Soruşturmasına başlamada zamanaşımı süresi ile alakalı danıştay başkanlığı örnek mahkeme kararı

Disiplin Soruşturmasına başlamada zamanaşımı süresi

Disiplin Soruşturmasına başlamada zamanaşımı süresi 

Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Yukarıda açık metnine yer verilen uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağını ifade eden mevzuat hükmü karşısında, belirtilen sürenin geçirilmesinden sonra disiplin soruşturmasına başlanamayacağı açıktır.

Danıştay

12. Daire

Esas No                                : 2015 / 1527

Karar No                             : 2019 / 799

Karar Tarihi                        : 7.02.2019

İSTEMİN KONUSU :  Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 27/11/2014 tarih ve E:2014/698, K:2014/1460 Sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Samsun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde sosyal güvenlik denetmeni olarak görev yapan davacının, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun  125 /B- ( a ) maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılması gerektiği ancak anılan Kanun'un 125. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tekerrür hükmü uygulanarak 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına dair 17.01.2014 tarihli ve 340363 Sayılı işleme yapılan itirazın reddine ilişkin 27.02.2014 tarihli ve 2014/21 Sayılı Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Samsun 1. İdare Mahkemesince verilen 27/11/2014 tarih ve E:2014/698, K:2014/1460 kararda; 2011/52 Sayılı Genelge uyarınca işe giriş ve çıkışların turnike sistemi üzerinden yapılmasının gerekmesine karşın, davacı tarafından turnike sisteminin kullanımında kusurlu davranıldığının yapılan soruşturma sonucu sübuta erdiği açık olduğundan, davacının fiiline uyan 657 Sayılı Kanun'un  125 /B- ( a ) maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılarak cezaların özlük dosyasından silinme süresi içinde 16.07.2013 tarihli işlemle yine aynı madde uyarınca kınama cezası ile cezalandırıldığı da gözetilerek tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işleme yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde anılan mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işleme esas soruşturma raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayandığı, dürüstlük ve iyiniyet kurallarının ihlal edildiği, tekerrür hükümlerinin doğmadığı, fiilin zamanaşımına tabi olduğu, idari işlemde kamu yararı bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR :  İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Samsun Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde sosyal güvenlik denetmeni olarak görev yapan davacının, devamsızlık yaptığının anlaşılması üzerine durumun kuruma iletildiği ve soruşturma açıldığı, 25.10.2013 tarihli ve 653 Sayılı soruşturma raporunda, incelemeye konu 2013 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarında davacının 15 gün devamsızlığının bulunduğunun elektronik giriş-çıkış raporundan anlaşıldığı, bu 15 günden 1 tanesinin resmi bayram gününe denk geldiği, kalan 14 güne yönelik olarak davacının ifadesine başvurulduğu ve davacı tarafından bu 14 güne ilişkin olarak 14 adet görev belgesi sunularak devamsızlığı olmadığının ispatlandığı, ancak mesaiye giriş-çıkışlarda elektronik giriş çıkış kartı kullanmadığının anlaşıldığı, bu konuya yönelik olarak alınan ifadesinde, kart okutmayı unuttuğu, bazen de A kapısındaki cihazın bozuk olduğu, herhangi bir kasıt veya ihmalinin bulunmadığının davacı tarafından belirtildiği, sonraki dönemlerde de kartla giriş-çıkış yaptığının belirlendiği belirtilerek davacının görev mahallinde kurumlarınca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranma fiilini işlediğinden bahisle 657 Sayılı Kanun'un  125 /B- ( a ) maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılması teklifinin getirildiği, getirilen teklif doğrultusunda davacının 04.12.2013 tarihli ve 4602607 Sayılı işlemle anılan madde uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın İnsan Kaynakları Daire Başkanlığı'na gönderildiği, davacının özlük dosyasında yapılan incelemede, 16.07.2013 tarihinde aynı madde kapsamında davacının disiplin cezası ile cezalandırıldığının tespit edilmesi üzerine söz konusu disiplin cezasının işleme alınmayarak kuruma iade edildiği, yeniden yapılan değerlendirme sonucu davacının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 17.01.2014 günlü, 340363 Sayılı işlemle 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı tarafından bu işleme yapılan itirazın 27.02.2014 tarihli ve 2014/21 Sayılı Merkez Disiplin Kurulu kararı ile reddedilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun  125 /B- ( a ) maddesinde, “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımından kusurlu davranmak” kınama cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış olup, aynı Kanun'un 127. maddesinde ise, "Bu Kanunun 125. maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a ) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, ( ... ) başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verilmiştir.

Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik'in 19/a maddesinde; disiplin amirlerinin memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak ve gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğramasını önlemek zorunda oldukları belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Disiplin cezaları kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatta belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Yukarıda açık metnine yer verilen uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağını ifade eden mevzuat hükmü karşısında, belirtilen sürenin geçirilmesinden sonra disiplin soruşturmasına başlanamayacağı açıktır.

Davacı hakkında disiplin cezası verilmesine neden olan mesai giriş çıkışında kart okutmama eyleminin sonuncusu 23.05.2013 tarihinde sübut bulmuş, disiplin soruşturması açılması için gerekli olan soruşturma oluru ise 19.07.2013 tarihinde alınmıştır.

Bu durumda; en geç 24.06.2013 tarihine kadar usulüne uygun bir soruşturmacı tayin edilerek soruşturmaya başlanılması gerekirken disiplin soruşturma zamanaşımı geçirildikten sonra 19.07.2013 tarihinde verilen soruşturma onayı ile yapılan disiplin soruşturması sonucunda verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ :  Açıklanan nedenlerle;

1.2577 Sayılı Kanun'un  49 . maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 27/11/2014 tarih ve E:2014/698, K:2014/1460 Sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 Sayılı Kanun'un ( Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen ) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 07.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YORUM EKLE