Bakanın konuşmasını alkışlarla protesto eden öğretmene ceza verilir mi?

Bakanın konuşmasını alkışlarla protesto eden öğretmene ceza verilir mi? memurun amirini alkışlayarak protesto etmesi disiplin cezası verilmesini gerektirir mi

Bakanın konuşmasını alkışlarla protesto eden öğretmene ceza verilir mi?

Bakanın konuşmasını alkışlarla protesto eden öğretmene ceza verilir mi?

Anayasa Mahkemesi, öğretmen olan başvurucunun yöneticisi olduğu sendikanın kararı üzerine Millî Eğitim Bakam'mn telekonferans konuşmasını dinlememesi ve alkışlı protesto etmesi nedeniyle disiplin cezası ile cezalandırılması sebebiyle örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti.

Başvuruya esas olay ve olgular şu şekildedir:

- Başvurucu 1972 doğumludur. Kocaeli'deki bir ilkokulda öğretmen olup olay tarihinde Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EGİTİM-SEN/Sendika) Kocaeli şube başkanlığı görevini yürütmektedir.

 -EĞİTİM-SEN Merkez Yürütme Kurulu 7/6/2012 günü, olayların meydana geldiği tarihte görevde olan Millî Eğitim Bakam'm protesto etmek amacıyla bir karar almıştır. Sendika kararında, Bakan'ın göreve geldiği günden bu yana yaptığı açıklamalarla eğitim sisteminde yaşanan sorunları eğitim emekçilerine yüklemeye çalıştığı ve eğitim emekçilerinin emeklerini görmezden gelerek onları aşağıladığı ileri sürülmüş; “Bakanı Dinlemiyoruz” ismi verilen bir eylem yapılacağı ifade edilmiştir. "Sivil itaatsizlik eylemi" olarak ifade edilen eylem gereğince, seminer dönemi süresince Bakan'ın telekonferans yöntemiyle yapacağı konuşmaların alkışla protesto edilmesi ve konuşma süresince salon dışında beklenmesi kararlaştırılmıştır.

 -Sendikanın temsilcisi olan ve bu eylem için Sendika tarafından görevlendirildiği belirtilen E.V., anılan Sendika kararı uyarınca 18/6/2012 tarihinde ana sınıfı ve sınıf öğretmenlerine yönelik uzaktan eğitim faaliyetleri toplantısında Bakan'ın telekonferans yöntemi ile konuşma yaptığı esnada ayağa kalkarak Bakan'ı protesto edici konuşmalar yapmış ve alkış tutmuştur. Devamında birkaç arkadaşıyla birlikte salonda gezinmiş ve konferansı dinlememeleri yönünde salondakilere çağrıda bulunmuştur. İzmit İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünde şube müdürü olan İ.O. (Şube Müdürü) E.V.den salonu terk etmesini istemiş ve E.V. ile aralarında sözlü münakaşa olmuştur.

- Başvurucu, E.V.nin kendisini arayarak Şube Müdürü tarafından engellendiğini söylemesi üzerine ikinci oturum başladıktan sonra salona gelmiş ve Şube Müdürü'nün fiziksel şiddet uyguladığından bahisle E.V.den özür dilemesini istemiştir. Disiplin soruşturma raporuna göre başvurucu "Bakan hakkında mesnetsiz iftiralar atmaya başlamış, Bakanı ve 4+4+4 sistemini protesto edici konuşmalar" yapmış, derece mahkemelerinin kararlarına göre ise başvurucu "Bakan hakkında olumsuz konuşmalar"yapmış ve bir grup arkadaşı ile salonda alkışlı protesto yaptıktan sonra salon dışına çıkmıştır.

 -Başvurucu, E.V. ve Şube Müdürü hakkında söz konusu eylem ve o sırada yaşananlarla ilgili olarak disiplin soruşturması başlatılmıştır. Başvurucu ve E.V. hakkında kınama cezası teklif edilmiştir. Şube Müdürü hakkında ise disiplin yönünden herhangi bir teklife gerek duyulmadığı belirtilmiştir.

- Başvurucunun kuramların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak fiilini işlediğinden bahisle yapılan disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen soruşturma raporunda özetle İzmit ... İlköğretim Okulunda 18/6/2012 tarihinde ana sınıfı ve sınıf öğretmenlerine yönelik uzaktan eğitim faaliyetleri toplantısında Bakan'ın okulda e-konferans yöntemi ile konuşma yaptığı esnada başvurucunun bir grup arkadaşı ile salona girdiği, öğretmenlere Bakan hakkında yüksek sesle aşağılayıcı sözler söyleyerek Bakan'a mesnetsiz İftiralar atmaya başladığı ve bir grup arkadaşı tarafından başvurucuya alkış tutulduğu ifade edilmiştir. Raporda; bu kişilerin toplantının huzurunu bozdukları, başvurucunun arkadaşlarının daha sonra Şube Müdürü İ.O.nun E.V .ye fiziksel şiddet uyguladığını söyleyerek E.V.den özür dilemesini istedikleri, Şube Müdürü’nün böyle bir şey yapmadığını ifade ettiği hâlde ses tonlarını yükselterek alkış protestosunda bulunmak ve Bakan ile 4+4+4 sistemini protesto edici konuşmalar yapmak suretiyle kuramların huzur ve sükûnunu bozmak fiilinin sübuta erdiği belirtilmiştir. Raporda, yerel gazetelerde protesto eylemine ilişkin olarak "Şube Müdürü kadın öğretmeni tartakladı... Bayan sınıf öğretmenim şube müdürü tartakladı... Eğitim-Sen [O.] ya dava açtı... Öğretmeni tartaklayan müdür istifa etsin... Eğitim-Sen müdahaleyi görüntülerle kanıtladı...Bakana proteso ve öğretmenler salonu terketti" gibi başlıklarla haberlere yer verildiği belirtilmiş; ayrıca Sendika yetkililerinin olay sırasında görüntü kaydı yaptıkları ifade edilmiştir.

 -Raporda, başvurucunun kınama cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş ise de sicil durumu gözönünde bulundurularak bir alt ceza uygulanmak suretiyle uyarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Başvurucu, hakkında tesis edilen disiplin cezasının iptali istemiyle Kocaeli 2. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkeme 10/9/2013 tarihinde davayı reddetmiştir.

 -Mahkeme gerekçesinde; başvurucunun Bakan'ın okulda telekonferans yöntemi ile konuşma yaptığı esnada toplantı yapılan salona girdiği, Bakan hakkında olumsuz konuşmalar yapmaya başladığı ve bir grup arkadaşı ile salonda alkış yapmak suretiyle toplantının huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozduğunun sabit olduğu belirtilmiş ve başvurucuya verilen uyarma cezası hukuka uygun bulunmuştur.

- Başvurucunun karara itiraz etmesi üzerine itirazı inceleyen Sakarya Bölge İdare Mahkemesi 11/9/2014 tarihinde itirazı reddetmiş ve Mahkeme kararını oyçokluğuyla onamıştır.

- Karşıoy yazısında; başvurucunun eyleminin ülkemizin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS/Sözleşme) 10. maddesi ile güvence altına alınan ve sınırları belirtilen ifade özgürlüğü hakkının kullanımı kapsamında olduğu ifade edilmiştir. Karşıoyda; başvurucunun telekonferans esnasında salonda bulunmayan Bakan'ı simgesel olarak protesto etmek amacıyla diğer Sendika üyeleri ile birlikte alkışlayarak salonu terk etmek şeklinde gerçekleşen eylemini, üyesi olduğu Sendikanın aldığı karar doğrultusunda gerçekleştirdiğinin açık olduğu vurgulanmıştır. Başvurucunun eyleminin oluş şekli ve niteliği itibarıyla da kurumun huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozacak düzeyde olmadığı, bu hakkın kullanılma düzeyi itibarıyla da başkalarının haklarına müdahale etmediğine yer verilen yazıda, başvurucunun eyleminin kendi duygu ve düşüncesini ilgili makama duyurmaya yönelik, şiddet ve kargaşadan uzak, orantılı ve demokratik bir eylem olduğu belirtilmiştir.

-Başvurucunun karar düzeltme istemini de Sakarya Bölge İdare Mahkemesi 10/6/2015 tarihinde reddetmiştir. Ret kararı başvurucu vekiline 13/7/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir.

- Başvurucu 10/8/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

Kararın tamamını okumak için tıklayınız

Güncelleme Tarihi: 09 Kasım 2019, 21:50

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.