18 Yaşından önce işlenen ve ertelenen suçtan dolayı güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanır mı?

18 Yaşından önce işlenen ve ertelenen suçtan dolayı güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanır mı?

18 Yaşından önce işlenen ve ertelenen suçtan dolayı güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanır mı?

18 Yaşından önce işlenen ve ertelenen suçtan dolayı güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlanır mı?

Bilindiği üzere, Anayasa Mahkemesi memuriyete girişte yapılan güvenlik soruşturmaları ile ilgili düzenlemeyi iptal etmişti. Mahkemenin iptal kararı üzerine güvenlik soruşturmaları ile ilgili yeni bir yasal düzenleme yapmak üzere çalışmalar devam etmektedir.  Bu konuda yapılacak düzenleme merakla beklenirken 18 yaşından önce suç işleyen bir kişinin güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması üzerine açtığı davada idare mahkemesi önemli bir karar verdi.

Bir kamu idaresininin açtığı sınavı kazanan bir kişinin 18 yaşından önce suç işlediği için ataması yapılmadı. Atama işleminin yapılamaması üzerine ilgili personel tarafından idare mahkemesinde dava açıldı. Davaya bakan mahkeme işlemin iptaline karar verdi.

İdare Mahkemesi, suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu açık olan davacının, ertelenmiş 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası bulunmasının hakkında yaptırılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına gerekçe olarak alınamayacağına hükmetti,

...İdare Mahkemesi
Esas No: 2019/29...

Karar No: 2019/51....

DAVACI :.............................

VEKİLİ: ...............................

DAVALI : ............................... 

VEKİLİ: 

DAVANIN ÖZETİ : Davacı vekili tarafından, .................................... olarak atanmaya hak kazanan müvekkili hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin .............2019 tarih ve... sayılı işlemin; hukuka aykırı olduğu, davacının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasını gerektirecek herhangi bir durumunun söz konusu olmadığı, vatanperver bir evlat olarak yetiştirildiği, terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının bulunmadığı, hakkında bir soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı gibi somut bir delilin de ortaya konulmadığı, ailesinden veya çevresinden birinin terör örgütüne irtibatından dolayı soruşturma ya da kovuşturma geçirmediği, davalı idarenin keyfi ve hukuksuz olarak hareket ettiği, davacının sınavda başarılı olan tek kişi olduğu iddialarıyla iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması neticesinde babası hakkında ............... ihalelerine fesat karıştırmak ve çalıştığı kurumda yolsuzluk yaparak haksız ekonomik çıkar sağlamak suçundan adli işlem yapıldığı; davacı hakkında ise......................... sayılı kararı ile......... suçundan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılarak cezasının ertelenmesine karar verildiği yönünde bilgiler elde edildiği, elde edilen bilgiler kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda davacının atamasının yapılmasının uygun bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren ................idare Mahkemesi'nce dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:

Dava, ........................... olarak atanmaya hak kazanan davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin ....../2019 tarih ve E.... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununda devlet memurluğuna alınma şartlarının düzenlendiği 48. maddenin 1. fıkrasının (A) bendine,29/09/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe giren 676 sayılı KHK nın 74. maddesi değişikliğiyle eklenen 8 numaralı alt bend ile diğer şartlara ek olarak "Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak. " şartı getirilmiştir.

4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 1. maddesinde; "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumlan ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin, yönetmeliğin amacını düzenleyen

maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı; yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde Devletin güvenliğinin, iç ve dış menfaatlerinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının gizlilik dereceli birim ve kısımlarını belirlemek, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumlan ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılacak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını düzenlemektir." hükmüne yer verilerek güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasında gözetilecek genel ilkeler ve uyulacak genel esaslar ortaya konulmuştur.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Süreli hapis cezası" başlıklı 49. maddesinde, (1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz. (2) Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır. " hükmüne; "Hapis cezasının ertelenmesi" başlıklı 51. maddesinde, "(1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır....(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır." hükmüne; "Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" başlıklı 53. maddesinde, (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,

Seçme ve seçilme ehliyetinden (...) (2), c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılır.

Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.

Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.

Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.

Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.

5352 sayılı Adli Sicil Kanununun "Arşiv bilgilerinin istenmesi" başlıklı 10. maddesinde, (1) Arşiv bilgileri;

Kullanılış amacı belirtilmek suretiyle, kişinin kendisi veya vekâletnamede açıkça belirtilmiş olmak koşuluyla vekili,

Bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veyamahkemeler,

Yetkili seçim kurulları,

Özel kanunlarda gösterilen hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından

istenebilir.

Kanunda açıkça belirtilmediği takdirde, kişi hakkında alınacak bir karar veya yapılacak bir işlemle ilgili olarak, bir yakınının adlî sicil ve arşiv kayıtları istenemez ve bu bilgiler, kişiyi herhangi bir haktan yoksun bırakmak için dayanak olarak kullanılamaz.

Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtları; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir." hükmüne; "Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin gizliliği" başlıklı 11. maddesinde ise, "(1) Adlî sicil ve arşiv bilgileri gizlidir. Bu bilgiler, görevlilerce açıklanamaz ve bu Kanun hükümlerine göre verilen kişi, kurum ve kuruluşlarca veriliş amacı dışında kullanılamaz." hükmüne yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, ....................... olarak atanmaya hak kazanan davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturmasında "babası hakkında, ......... kamu ihalelerine fesat karıştırmak ve çalıştığı kurumda yolsuzluk yaparak haksız ekonomik çıkar sağlamak suçundan adli işlem yapıldığı; davacı hakkında ise .........................2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılarak cezasının ertelenmesine karar verildiği" şeklindeki bilgiler ışığında dava konusu............2019 tarih ve .................. sayılı işlem ile davacının atamasının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle yapılmaması üzerine bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davacının atamasının yapılmamasına dayanak oluşturan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasının iki sebebinin bulunduğu, bunlardan birinin, "davacının babası hakkında,..................kamu ihalelerine fesat karıştırmak ve çalıştığı kurumda yolsuzluk yaparak haksız ekonomik çıkar sağlamak suçundan adli işlem yapılmış olması" diğerinin ise, "davacının, ........ 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılarak cezasının ertelenmesine karar verilmesi" olduğu anlaşılmaktadır.

Bu iki gerekçe tek tek ele alındığında;

1- davacının babası hakkında,........kamu ihalelerine fesat karıştırmak ve çalıştığı kurumda yolsuzluk yaparak haksız ekonomik çıkar sağlamak suçundan adli işlem yapılmış olması yönünden;

Her ne kadar, davalı idare tarafından, davacının babası hakkında................... kamu ihalelerine fesat karıştırmak ve çalıştığı kurumda yolsuzluk yaparak haksız ekonomik çıkar sağlamak suçundan adli işlem yapılmış olması şeklindeki istihbari bilgi nedeniyle davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz değerlendirildiği anlaşılmakta ise de davacının babası hakkındaki istihbari bilgilerin suçta ve cezada şahsilik ilkesi ve masumiyet karinesi ışığında davacı hakkında olumsuz şekilde değerlendirilemeyeceği, babasıyla ilgili olan istihbari bilginin davacının güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına dayanak olamayacağı sonucuna varılmıştır.

2- Davacının, ...................suçundan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılarak cezasının ertelenmesine karar verilmesine ilişkin olarak;

5237 sayılı Kanunun 51/1. maddesinde kasıtlı suçlardan dolayı mahkum olanların kamu görevini yapamama da dahil birtakım hakları kullanmaktan kısıtlanacağı düzenlenmiş, ancakaynı maddenin 4. fıkrasında yer alan düzenleme ise bu kısıtlamanın, kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olanlar veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler yönünden uygulanmayacağının belirtilmiş olması karşısında, davacının suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle davacının yaralama suçundan dolayı ertelenmiş 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası bulunmasının, kamu haklarını kullanmasına engel teşkil etmeyeceği, bu sebeple bu olgunun da davacının atamasının yapılmamasına dayanak olamayacağı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun 10. maddesinde yer alan "Onsekiz yaşından küçüklerle ilgili adlî sicil ve arşiv kayıtları; ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hâkim veya mahkemelerce istenebilir." hükmü ile 11. maddesinde yer alan "Adlî sicil ve arşiv bilgileri gizlidir. Bu bilgiler, görevlilerce açıklanamaz ve bu Kanun hükümlerine göre verilen kişi, kurum ve kuruluşlarca veriliş amacı dışında kullanılamaz." hükümüne yer verilmiş olup 5352 sayılı Kanunun anılan hükümleri ile kanun koyucu suç işleyen küçüklerin topluma kazandırılmasını amaçlamış, bu yüzden de küçüklerle ilgili adli sicil kayıtlarının kullanılmayacağı, başka bir ifade ile, küçüklerin adli sicil kayıtları esas alınarak bir işlem tesis edilemeyeceği, bu kişilerin adli sicil kayıtlarının ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet Başsavcılıkları, hakim ve mahkemelerce istenebileceği hüküm altına alınmıştır. Davalı idare tarafından, davacı hakkında tesis edilen işlemin sebebi, 18 yaşından küçükken işlediği suç nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma ve bu soruşturma sonucunda açılan davada verilen mahkumiyet kararına dayandığından, suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu açık olan davacının, ertelenmiş 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası bulunmasının hakkında yaptırılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına gerekçe olarak alınmasının, 5352 sayılı Kanunun 10/3. ve maddeleri yönünden de mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Nitekim, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 14/12/2018 tarih ve E:2018/2111, K:2018/3263 sayılı kararı da aynı yöndedir.

Ayrıca, Anayasa Mahkemesi tarafından, 2014/7256 başvuru numaralı dosya üzerinden 27/02/2019 tarihinde verilen bireysel başvuru kararında da"kanunen verilmemesi gereken kişisel verilerin idari makamlara açıklanması ve güvenlik soruşturmasına esas alınması nedeniyle başvurucunun Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine" karar verilmiştir.

Bu durumda, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacının atamasının yapılmamasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

.....

İSTİNAF SONUCU:

.......... İdare Mahkemesi

Esas No: 2019/37....

Karar No:2019/31... 

İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN(DAVALI): ....

VEKİLLERİ: 

KARŞI TARAF (DAVACI):

VEKİLİ: 

İSTEMİN ÖZETİ :Davacı vekili tarafından, ..................... olarak atanmaya hak kazanan müvekkili hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin ....2019 tarih ve E........ sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; 5237 sayılı Kanunun 51/1. maddesinde kasıtlı suçlardan dolayı mahkum olanların kamu görevini yapamama da dahil bir takım hakları kullanmaktan kısıtlanacağı düzenlenmiş, ancak aynı maddenin 4. fıkrasında yer alan düzenleme ise, bu kısıtlamanın, kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olanlar veya fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişiler yönünden uygulanmayacağının belirtilmiş olması karşısında, davacının suç tarihinde 18 yaşından küçük olması nedeniyle davacının ".........." suçundan dolayı ertelenmiş 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası bulunmasının, kamu haklarını kullanmasına engel teşkil etmeyeceği, bu sebeple bu olgunun da davacının atamasının yapılmamasına dayanak olamayacağı, bu sebeple de, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacının atamasının yapılmamasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yönünde.......İdare Mahkemesi'nce verilen ..../0../2019 gün ve E:2019/2...., K:2019/5.....sayılı kararın; davalı idare vekilince davacının iki ayrı suçtan ceza aldığı, bu hususun güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına sebebiyet vereceği, bir yıldan kısa süreli hapis cezalarının güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına sebebiyet verdiği ileri sürülerek istinaf yoluyla kararın kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak talebin reddine karar verilmesi istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren ...... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:

İstinaf başvurusuna konu edilen mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine, istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere, 1...... tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Güncelleme Tarihi: 27 Ocak 2020, 09:13
YORUM EKLE