Üniversitelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar (1)

Daha önce yayımlamış olduğumuz

Üniversitelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar (1)

Daha önce yayımlamış olduğumuz


Belediyelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar (1)


Belediyelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar (2)


Belediyelere Ait Sayıştay Raporlarında Denetçilerce Tespit Edilen Hatalar (3)


Belediyelere ait sayıştay raporlarında yer alan bulgular başlıklı haberimize almış olduğumuz olumlu tepkiler üzerine aynı çalışmayı Üniversiteler içinde yapmaya karar verdik.


2015 yılında Sayıştay Başkanlığınca Üniversitelerde  yapılan denetimler sonucunda düzenlenen ve 2016 ekim ayında Sayıştay Başkanlığının internet sitesinde yayımlanan tüm raporlar tarafımızdan incelenmiş ve tüm üniversiteleri ilgilendirdiğini düşünmüş olduğumuz bulgu maddeleri maddeler halinde düzenlenmiştir.İlgili bulgu maddelerinde yapılan yanlış işlem anlatıldıktan sonra mevzuata göre yapılması gerekenler Denetçi raporlarında anlatılmaktadır.Yazı dizisi olarak yayınlayacağımız bulguların 1. Bölümünü bugün yayımlıyoruz.Üniversitelerde  çalışan personellerin faydalanması dileği ile………


BULGU 1:


Üniversitenin Döner Sermaye İşletmesi Olmasına Rağmen Bunu 242 Döner Sermayeli Kuruluşlar Hesabında Takip Etmemesi


, ……………… Üniversitesi 2015 yılı denetiminde, Üniversitenin mali tablolarında, bir Döner Sermaye İşletmesi olmasına rağmen, öz kaynaklarının izlenmesi için gerekli olan 242 Döner Sermayeli Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabına herhangi bir kayıt yapılmadığı görülmüştür.


Kamu idarelerinin döner sermayeli kuruluşlara yatırdıkları sermayeler, 27.12.2014 tarihli ve 29218 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 162, 163 ve 164'üncü maddelerinde ele alınmaktadır. İlgili Yönetmeliğin 162. maddesinde kamu idarelerinin bütçelerine konulan ödeneklere dayanarak, döner sermayeli kuruluşlara verdikleri ayni ve nakdi sermayelerin 242 Döner Sermayeli Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler hesabında izlenmesi gerektiği, ayrıca ilgili Yönetmeliğin (Md.162, 163,164) hükümleri gereğince; bu hesabın döner sermayeli kuruluşların öz kaynak hesaplarında karşılık olarak yer alan tutarlarla eşit olması ve döner sermayeli kuruluşlara verilen sermayenin işletilmesi sonucunda ortaya çıkan ve özel kanunlarında sermayeye eklenmesine yetki verilen kârların da bu hesaba kaydedilmesi gerekmektedir.


Bununla birlikte 2015 yılında yapılan denetimler sırasında, ……….. Üniversitesinin bir Döner Sermaye işletmesi olmasına rağmen, Üniversitenin 242 No’lu hesabı kullanmayarak Döner Sermaye Paylarını bütçesi içinde takip etmediği tespit edilmiştir.


BULGU 2:


Yılı Aşan Teminatlar Olmasına Rağmen 430 Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabının Kullanılmaması


, …………… Üniversitesi 2015 yılı denetiminde, Muhasebe kayıtlarında yılı aşan teminatlar olmasına rağmen 430 Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabının kullanılmadığı tespit edilmiştir.


27.12.2014 tarih ve 29218 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 330 ve devamındaki maddelerinde, yılı aşan depozito ve teminatların 430 numaralı hesaba alacak, ilgili hesaba borç kaydedilmesi gerektiği, vadesi bir yılın altına düşenlerin ise ters kayıt ile 330 numaralı Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabına aktarılması gerektiği belirtilmiştir.


Bununla birlikte hesaplara ilişkin olarak yapılan incelemede, mevzuatları gereği nakden veya mahsuben tahsil edilen ve faaliyet dönemini takip eden dönemlerde iade edilecek olan depozito ve teminatların muhasebeleştirilmesi işlemlerinin anılan mevzuata ve dönemsellik ilkesine aykırı olarak 430 nolu hesaba kayıt edilmediği ve ………………… yıllarından beri 330 nolu hesapta bekletilip iade edilmeyen toplam teminat tutarının …………………… TL olduğu tespit edilmiştir.


BULGU 3:


Tarihi ve Sanat Değeri Olan DemirbaŞların 255.06 Hesap Kodunda Takip Edilmemesi


Üniversite bünyesinde bulunan tarihi ve sanat değeri olan çok sayıda demirbaş niteliğindeki malzemenin 255.06 hesapta kayıtlı olmadığı, tarihi ve sanat değeri olmayan bazı demirbaşların ise hatalı olarak bu hesapta takip edildiği tespit edilmiştir.


Taşınır Mal Yönetmeliği eki olan Taşınır Kod Listesinde tarihi veya sanat değeri olan demirbaşların 255 06 kodunda takip edileceği belirtilerek;


255 06 01Etnografik Eserler - 255 06 02 Arkeolojik Eserler - 255 06 03 Geleneksel Türk Süslemeleri - 255 06 04 Güzel Sanat Eserleri - 255 06 05 Kitap, Belge, El Yazmaları ve Nadir Eserler - 255 255 06 07 Tabletler - 255 06 08 Mühür ve Mühür Baskıları - 255 06 09 ArŞiv Vesikaları  -255 06 10 Fosiller  Grubuna kaydedileceği Şeklinde düzenleme yapılmıŞtır.


Yerinde denetim sırasında; ………… Rektörlük Binasının içinde bulunan ve tarihi eser niteliğinde olan çok sayıda avize ile Osmanlı padiŞahlarından II. Abdülhamit tarafından yapılan çalıŞma masaları ve kütüphanelerin bu hesap kodunda kayıtlı olmadığı tespit edilmiŞtir.


BULGU 4:


226 Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabının Mali Tablolarda Yer Almaması


Kurumun 126 Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabında ―Belediyelere Verilen Depozito ve Teminatlar‖ başlığı altında ………… TL tutarında teminat kayıtlı olup bu rakamın; belediyelere verilen yol yapım vb. işler için verilen teminatlardan oluştuğu, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin yürürlüğe girdiği tarihten sonra elektrik ve doğalgaz dağıtım Şirketlerine verilen güvence bedelleri ile belediyelere ödenen su abonelik bedellerinin takip edilmesi gereken 226 hesabın ise kurumun mali tablolarında yer almadığı görülmüştür


BULGU 5:


Kıdem Tazminatları ve Karşılıklarının izlenmesi için Kullanılması Gereken 372 ve 472 Hesapların Mali Tablolarda Yer Almaması


Üniversitede işçi statüsünde çalışan (hizmet alımı yoluyla çalıştırılanlar dahil) personel için kıdem tazminatları karşılığı olarak herhangi bir miktar hesaplanıp ayrılmadığı ve yapılan bu hatanın sonucu olarak ta 372 ve 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesaplarının mali tablolarda yer almadığı, bunun da mali tabloların doğruluğunu ve güvenilirliğini etkilediği tespit edilmiştir.


Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin ―Hesap Planı‖ başlıklı 8 inci maddesinde Kurumun uygulamakla yükümlü olduğu hesap planı içinde yer alan ana hesap grupları, hesap grupları ve hesaplar belirtilmiştir. Buna göre Ajansların hesap planı içinde:


3 Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar


…………………………….


37 Borç ve Gider Karşılıkları


372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabı


4 Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar


………………………………..


47 Borç ve Gider Karşılıkları


472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabı


Ana hesap/hesap grupları ve hesapları yer almakta olup 372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabının işleyişinin düzenlendiği 284 üncü maddesinde Kıdem tazminatı karşılığı hesabının, belirlenecek esaslar çerçevesinde ayrılan ve faaliyet dönemi içinde ödeneceği öngörülen kıdem tazminatları karşılıklarının izlenmesi için kullanılacağı, uzun vadeli yabancı kaynaklar ana hesap grubu içindeki kıdem tazminatı karşılığı hesabında kayıtlı tutarlardan, izleyen dönemde ödeneceği öngörülen kıdem tazminatı karşılıklarının dönem sonunda bu hesaba kaydedileceği belirtilmiştir.


Yine 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabının işleyişinin düzenlendiği 330 ve 331 inci maddelerde 47 Borç ve Gider Karşılıkları hesap grubunun, mevzuatı gereğince belirlenen esaslar çerçevesinde ayrılacak uzun vadeli her türlü borç ve gider karşılığının izlenmesi için kullanılacağı açıklanmış olup, 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabının da belirlenecek esaslar çerçevesinde ayrılan uzun vadeli kıdem tazminatları karşılıklarının izlenmesi için kullanılacağı açıklanmıştır.


Kurumun 2015 yılı işlem ve faaliyetleri ile bunlara ilişkin muhasebe kayıtları incelendiğinde; kurumda işçi statüsünde çalışanlar için mevzuatında belirlenen esaslar çerçevesinde ayrılması ve 372 ve 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına kaydedilmesi gereken karşılıkların hiç ayrılmadığı ve dolayısıyla bu hesapların mali tablolarda yer almadığı, 2015 yılı içerisinde emekli olan işçilere ödenen kıdem tazminatlarının doğrudan gider hesaplarında muhasebeleştirildiği görülmüştür


BULGU 6:


Taşeron işçilerin Kıdem Tazminatı Ödemeleri Kamu Tarafından Üstlenilmesine Karşın Yüklenicinin Teklif Bileşenleri içinde Yer Alan “Sözleşme ve Genel Giderler” Oranının Düşürülmemesi


……………. işletme Müdürlüğü tarafından yapılan …………. kişilik Hizmet Alım ihalesine ait teknik şartnamenin 16 ncı maddesinde “……..Yüklenici, son hakedişini almadan önce personelin yasal tazminatlarını ve haklarını vererek idare ile ilişkilerini kesecek ve bunu idareye banka dekontları, banka kayıtları ve gerekli diğer yazılı evraklarla belgeleyeceklerdir. Çeşitli sebeplerden dolayı işten çıkartılan personelin kanun gereği ödenmesi gereken kıdem, ihbar tazminatı gibi yasal haklarından kaynaklanan tazminatlarını da yüklenici karşılayacaktır ve bunu yukarıda belirtildiği üzere idareye banka dekontları ile belgeleyecektir. Yüklenici ve çalışan personel idareden bu hususta hiçbir şekilde ödeme talebinde bulunamayacaktır.” hükmü yer almaktadır. Bu düzenlemeye karşın hizmet alımı kapsamında işletmede çalışırken emekliye ayrılan taşeron işçilerin mahkeme kararlarıyla üst işveren olan işletmeden kıdem tazminatlarını aldıkları görülmüştür. Bu durum sadece ………………Merkez işletme Müdürlüğü’nde söz konusu olmayıp, Kamunun yaptığı ―Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihaleleri‖nin hemen hepsinde uygulama bu şekle dönüşmüştür. Kanun koyucu fiili durum ile mevzuatı uyumlaştırmak adına 11.09.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı ―iş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun‖ un 8 inci maddesi ile yaptığı düzenleme kapsamında; 4734 sayılı Kamu ihale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yapılan ihaleler kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından ödenmesini hükme bağlamış, bu madde kapsamında alt işverenler yanında çalışan işçilerin bu işyerlerinde geçen hizmet süresinin hesabı, alt işverenden ve alt işveren işçisinden istenecek belgeler ve ödeme süreci ile ilgili diğer usul ve esasların Maliye Bakanlığı ve Kamu ihale Kurumunun görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirleneceği şeklinde düzenleme yapılmıştır. Söz konusu ―Kamu ihale Kanununa Göre ihale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet alımları Kapsamında istihdam Edilen işçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik‖ 08.02.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.


Bu düzenlemeler çerçevesinde; kamu kurum ve kuruluşları 11.09.2014 tarihinden itibaren hizmet alımı yoluyla çalıştırdıkları personelin kıdem tazminatlarının ödenmesinden sorumlu hale gelmiştir.


Hal böyle iken; yani artık yükleniciler kamuda hizmet alımı yoluyla çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarını ödeme yükümlülüğünden kurtulmuş iken kendilerine halen teklif bileşenleri arasında sayılan ve işçilere ödenecek kıdem tazminatı karşılıklarını da içeren Sözleşme Giderleri ve Genel Giderler kaleminden % 4 oranında gider karşılığını tekliflerine eklemelerine izin veren mevzuatta herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.


07.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan KiK Tebliğinin 48 inci maddesinde aynen:


Madde 48 – Aynı Tebliğin 78.28 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki maddeler eklenmiştir. “78.29. Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde, sözleşme gideri ve genel giderler dahil toplam asgari işçilik maliyetinin altında işçilik bedeli sunan isteklilerin teklifleri, ihale dokümanına aykırı teklif sunulduğu gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılır78.30. Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde isteklilerin teklif bedelleri varsa yüklenici karı ile aşağıdaki bileşenlerden oluşur:



  1. a) Asgari İşçilik Maliyeti: İhale tarihinde yürürlükte bulunan brüt asgari ücret veya idari şartnamede brüt asgari ücretin yüzde (%) fazlası olarak belirlenen ücret (ulusal bayram ve genel tatil günleri ile fazla çalışma saatlerine ilişkin ücretler dahil), nakdi yemek ve yol bedeli gibi prime esas kazancın hesabında esas alınan işçiliğe bağlı diğer ödemeler ve işveren sigorta primlerinin toplam tutarı asgari işçilik maliyetini oluşturur.

  2. b) İşçilikle Bağlantılı Ayni Giderler: İdari şartnamede işçi sayısıyla bağlantı olarak teklife dahil edilmesi öngörülen ayni giderler teklif bileşeni kabul edilir.

  3. c) Hizmetin Yürütülmesine Yardımcı Unsurlar: İhale konusu hizmet işinin yürütülmesinde yardımcı nitelikte olan ve idari şartnamede belirtilen unsurlar teklif bileşeni kabul edilir.


ç) Sözleşme Giderleri ve Genel Giderler: İhale ve sözleşmeye ilişkin damga vergileri, Kamu İhale Kurumu payı ve noter masrafları gibi sözleşme giderleri ile amortisman, kıdem ve ihbar tazminatları, ihale konusu işte kullanılacak giyim gideri, oryantasyon (ihale konusu işe uyum) eğitimi gideri, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işyeri hekimliği ve iş güvenliği uzmanı ücreti ile çalışanlara verilecek eğitim gideri, silahlı atış eğitim gideri, özel güvenlik mali sorumluluk sigortası gideri, yaka kartı, önemli bir bileşen olarak değerlendirilmeyen ilaçlama gideri, toplu ulaşım kartı bedeli ve bu nitelikteki genel giderleri karşılamak üzere, birim fiyat teklif cetvelinde yer alan her bir işçilik birim fiyatı üzerinden; işçi sayısı üzerinden teklif alınması idarece uygun görülmeyen iş kalemi/kalemleri için ise çalıştırılacak her bir personelin işçilik maliyeti üzerinden, % 4 oranında hesaplanan sözleşme giderleri ve genel giderler teklif bileşeni olarak kabul edilir.”


Denilmektedir.


Görüleceği üzere yüklenicilerin, içinde işçilere ödenecek ihbar ve kıdem tazminatları da bulunan genel giderlerini karşılamak üzere birim fiyat teklif cetvelinde yer alan her bir işçilik birim fiyatı üzerinden; işçi sayısı üzerinden teklif alınması idarece uygun görülmeyen iş kalemi/kalemleri için ise çalıştırılacak her bir personelin işçilik maliyeti üzerinden, %4 oranında hesaplanan sözleşme giderleri ve genel giderlerini teklif bileşeni olarak tekliflerine eklemeleri kabul edilmektedir.


11.09.2014 tarihinden itibaren kamuda hizmet alımı yoluyla çalıştırılan personelin kıdem tazminatlarının ödenmesinden yüklenicilerin değil, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının sorumlu olması nedeniyle yükleniciler tarafından teklife eklenen Sözleşme Gideri ve Genel


Giderler oranında bir düşme olması gerekirken mevzuatta bu yönde bir değişiklik yapılmamış olması nedeniyle yüklenicilerin halen tekliflerine %4 oranında sözleşme gideri ve genel gider eklemelerinin kamuyu zarara uğratıcı nitelik taşıdığı kanaatine varılmıştır


BULGU 7:


Peşin Tahsil Edilen Kira Gelirlerinin Muhasebeleştirilmesinde Dönem Ayırıcı Hesapların Kullanılmaması

Telekomünikasyon firmalarının üniversitenin taşınmazları üzerine baz istasyonu yerleştirmesi karşılığında tahsil edilen peşin kiralama gelirlerinin muhasebeleştirilmesinde dönem ayırıcı hesapların kullanılmadığı görülmüştür.

MYMY’nin 347'nci maddesinde 480 Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabının dönem içinde tahsil edilen ancak gelecek yılların faaliyet hesaplarına ait olan gelirlerin izlenmesi için kullanılacağı ifade edilmiştir.

Adı geçen Yönetmeliğin 347, 348 ve 349'uncu maddelerinde ise peşin tahsil edilen gelirlerden takip eden dönemlerde tahakkuk ettirilmesi gerekenlerin, ilgili oldukları yılda tahakkuk ettirilmek üzere bu hesapta izleneceği ve dönem sonunda bu hesapta yer alıp tahakkuk zamanına bir yıldan az süre kalan peşin tahsil edilmiş gelirlerin kısa vadeli yabancı kaynaklar ana hesap grubu içindeki 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabına aktarılacağı, aktarılan tutarların ilgili yılında 380 hesabına borç, 600 Gelirler Hesabına alacak kaydedileceği düzenlenmiştir.

Yönetmelik hükümlerinden anlaşılacağı üzere üniversitenin dönem içinde peşin tahsil edilen ancak gelecek yılların faaliyet hesaplarına ait olan gelirlerinin, 102 Banka Hesabına borç 480 Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabına alacak, içinde bulunulan faaliyet dönemine ilişkin gelirini ise 102 Banka Hesabına borç, 600 Gelirler Hesabına alacak diğer taraftan yansıtma hesabı ile birlikte 800 Bütçe Gelirleri Hesabına alacak kaydı ile muhasebeleştirilmesi, dönem sonunda ise tahakkuk zamanına bir yıldan az süre kalan peşin tahsil edilmiş gelirlerin 480 Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabından kısa vadeli yabancı kaynaklar ana hesap grubu içindeki 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabına aktarılması gerekmektedir.

Yapılan incelemede üniversitenin telekomünikasyon firmalarından peşin tahsil ettiği kira gelirlerini, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine aykırı olarak 102 Banka Hesabına borç, 120 Gelirlerden Alacaklar Hesabına alacak diğer taraftan yansıtma hesabı ile birlikte 800 Bütçe Gelirleri Hesabına alacak kaydı yaptığı, akabinde kapattığı 120 Gelirlerden Alacaklar Hesabının tahakkuk kaydına ilişkin olarak da 120.03.06.01.99 ve 220.03.06.01.99 Gelirlerden Alacaklar

Hesabına borç, 600.03.06.01.99 Diğer Taşınmaz Kira Gelirleri Hesabına alacak kaydı ile tahakkuk işlemini gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.

Sonuç olarak üniversitenin, adı geçen Yönetmelik'in ilgili maddeleri gereği söz konusu dönem ayırıcı hesapları kullanmaması nedeniyle, iki ayrı faaliyet dönemine ilişkin olarak peşin tahsil edilen toplam 259.990,32 TL tutarındaki taşınmaz kira gelirinden, 181.527,69 TL'sinin, 2014 yılı faaliyet sonuçları tablosunda gösterilmesi gerekirken tamamının, 600 Gelirler Hesabına kaydedilmesi sonucunda yılı Faaliyet Sonuçları Tablosunda 78.462,63 TL tutarında hataya neden olunmuştur.

Kamu idaresi cevabında; “Peşin Tahsil Edilen Kira Gelirlerinin Muhasebeleştirilmesinde 2016 yılından itibaren dönem ayırıcı hesaplar kullanılmaya başlanılmıştır. (EK-6) “ denilmektedir.

Sonuç olarak Kamu idaresi cevabında, düzeltme kayıtlarının 2016 yılında yapılacağını belirtilmişse de peşin tahsil edilen kira gelirlerinin muhasebeleştirilmesinde dönem ayırıcı hesapların kullanılması hususuna dikkat edilmesi gerekmektedir.


BULGU 8:


Vadeli Banka Hesabına ilişkin Olarak Elde Edilen Faiz Gelirinin Hatalı Muhasebeleştirilmesi

..................Üniversitesine ait vadeli banka hesabına tahakkuk eden faiz tutarlarından banka tarafından yapılan %15 oranında Gelir Vergisi tevkifatının muhasebeleştirme işleminin hatalı yapıldığı tespit edilmiştir.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 19’uncu maddesinin 8’inci fıkrasında faiz gelirine ilişkin yapılması gereken muhasebe kaydı düzenlenmiştir. ilgili hükme göre bankalarca tahakkuk ettirilerek banka hesabına aktarılan faiz tutarlarının 102-Banka Hesabına, tevkifat tutarlarının 630- Giderler Hesabına borç, faiz tutarının içinde bulunulan aya ait kısmının ise 600 Gelirler Hesabına alacak (181 Gelir tahakkukları hesabı yönetmelik gereği 2016 da kullanılacaktır), banka hesabına aktarılan tutarın tamamının ise aynı zamanda 805-Gelir Yansıtma Hesabına borç, 800 Bütçe Gelirleri Hesabına alacak kaydedilir. ilgili hükme göre 800 ve 805 Bütçe Gelir Hesaplarına kaydedilmesi gereken tutar 102-Banka Hesabına aktarılan net tutardır.

Yapılan incelemede Üniversitenin, tevkifatı yapılan gelir vergisinin de dâhil olduğu gayrisafi faiz geliri tutarını Bütçe Gelirleri hesaplarına kaydetmiş olduğu, akabinde tevkifat yapılan 231.029,32 TL lik vergi tutarını ise 810-Bütçe Gelirlerinden Ret ve iadeler hesabını kullanarak düştüğü dolayısıyla yukarıya alınan mezkûr yönetmelik hükümlerine aykırı olarak hatalı muhasebeleştirme işlemi yaptığı tespit edilmiştir.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 417’nci maddesine göre Bütçe Gelirlerinden Ret ve iadeler Hesabı, bütçe geliri olarak nakden veya mahsuben yapılan tahsilattan mevzuatı gereğince

yapılan ret ve iadelerin izlenmesi için kullanılır. Üniversitenin vadeli banka hesabına işleyen faiz geliri banka tarafından net tutar üzerinden yatırıldığından iade edilmesi gereken herhangi bir tahsilat bulunmamaktadır.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine aykırı olarak üniversite tarafından yapılan söz konusu muhasebe kaydı sonucunda 630-Giderler Hesabına kaydedilmesi gerekirken Bütçe hesaplarına kaydedilen 231.029,32 TL tevkifat tutarı kadar 2015 yılı Faaliyet Sonuçları Tablosunda hataya neden olunmuştur.


BULGU 9:


Haklar Hesabında izlenmesi Gereken Maddi Olmayan Duran Varlıkların Giderleştirilerek Kayıtlara Alınması


Kurum tarafından alımı yapılan fiziksel olmayan varlıkların “26 Maddi Olmayan Duran Varlık” grubunda izlenmesi ve yıl sonunda amortisman ayrılması gerekirken, ilgili hesapların kullanılmayarak doğrudan giderleştirme yapıldığı tespit edilmiştir.

27/12/2014 tarih ve 29218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin “Maddi Olmayan Duran Varlık” başlıklı 192'nci maddesinin ilk iki fıkrasında"(1) Maddi olmayan duran varlıklar hesap grubu, herhangi bir fiziksel varlığı bulunmayan ve kapsama dâhil kamu idarelerinin belli bir şekilde yararlandığı veya yararlanmayı beklediği aktifleştirilen giderler ve belli koşullar altında hukuken himaye gören haklar gibi varlıklar ile bunlar için hesaplanan birikmiş amortismanların kaydı için kullanılır.

(2) Maddi olmayan duran varlıklar, niteliklerine göre bu grup içinde açılacak aşağıdaki hesaplardan oluşur.

a) 260 Haklar Hesabı

b) 262 Kuruluş ve Örgütlenme Giderleri Hesabı

c) 264 Özel Maliyetler Hesabı

ç) 267 Diğer Maddi Olmayan Duran Varlıklar Hesabı

d) 268 Birikmiş Amortismanlar Hesabı” denilerek Kurum tarafından yararlanılmak üzere temin edinilen veya hukuken himaye gören hakların "26 Maddi Olmayan Duran Varlıklar" grubunda izlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Mezkûr Yönetmeliğin “Hesap Grubuna ilişkin işlemler” başlıklı 193'üncü maddesinin 3‟ üncü fıkrasının “a” ve “c” bendlerinde ise;

“1) Edinilen maddi olmayan duran varlıklar, maliyet bedeli ile hesaplara alınır. Bağış veya hibe olarak edinilenler değerlemesi yapıldıktan sonra hesaplara alınır.

2) Maddi olmayan duran varlıklar hesap grubunda yer alan hesaplara kayıt yapılırken yardımcı hesap kodları ile birlikte bütçe sınıflandırmasında yer alan kurumsal, fonksiyonel ve finansman kodları da kullanılır.

3) Maddi olmayan duran varlıkların kayıtlardan çıkarılmasını gerektiren bir durum ortaya çıktığında ilgili kamu idaresince muhasebe birimine bildirilir. Bunun üzerine muhasebe birimlerince kayıtlar güncellenir.

4) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihte mevcut olup hesaplarda yer almayan maddi olmayan duran varlıklardan envanter ve değerlemesi yapılanlar harcama birimi tarafından bildirildikçe, muhasebe birimince ilgili maddi olmayan duran varlık hesabı ve net değer hesabına kaydedilmek suretiyle hesaplara alınır. Henüz kayıtlara alınmamış olan maddi olmayan duran varlıklardan herhangi bir nedenle elden çıkarılanlar, öncelikle elden çıkarma değerleriyle ilgili maddi olmayan duran varlık hesabı ve net değer hesabına kaydedilmek suretiyle hesaplara alınır.

5) Maddi olmayan duran varlıkların satış işlemleri sırasında; amortisman ve yeniden değerlemeye tabi olanlarda net değeri, diğerlerinde ise kayıtlı değeri ile satış bedeli arasında fark olması durumunda, oluşan olumlu veya olumsuz fark, ilgilisine göre faaliyet gelir veya gider hesaplarının değer ve miktar değişimleri yardımcı hesaplarına kaydedilerek muhasebeleştirilir.

c) Maddi olmayan duran varlıkların amortisman işlemleri;

1) Amortisman ayrılması, bir maddi olmayan duran varlığın maliyetinin, öngörülen hizmet süresi boyunca dönemlere dağıtılmasıdır.

2) Ayrılan amortisman tutarı gider olarak muhasebeleştirilir. Maddi olmayan duran varlıkların ilk defa amortisman uygulamasına esas alınacak değeri kayıtlı bedelidir. Ancak, yeniden değerlemeye tabi tutulmuş olan varlıklar için amortisman hesaplamasına esas alınacak değer, yeniden değerleme sonucu ortaya çıkan değerdir. Maddi olmayan duran varlık için yapılan harcamaların, varlığın iyileştirilmesi, ömrünün uzatılması veya veriminin arttırılması sonucunu doğurması durumunda amortisman hesaplaması varlığın yeni değeri üzerinden yapılır.

3) Bir maddi olmayan duran varlığın kullanımından elde edilebilecek ekonomik fayda tüketildikçe, bu tüketimi yansıtabilmek amacıyla ayrılan amortismanların birikmiş tutarı, varlığın defterde kayıtlı değerinin altında eksi değer olarak gösterilir.

4) Amortisman süresi, maddi olmayan duran varlığın muhasebe kayıtlarına girdiği yıldan başlar. Uygulanacak amortisman süresi, yöntemi ve oranları maddi olmayan duran varlık çeşitlerine göre Bakanlıkça belirlenir” denilerek alımı yapılan hak veya lisansların ilgili hesapta izlenmesi ve yıl sonunda amortisman ayrılması gerektiği belirtilmiştir.

Kurum tarafından alımı yapılan maddi olmayan duran varlıkların ilgili hesaba alınarak izlenmesi ve yıl sonunda amortisman ayrılması gerekirken, doğrudan giderleştirme yapılarak kayıtlara alındığı görülmektedir.


BULGU 10:


Güvence Bedellerinin Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabında izlenmemesi


Üniversite tarafından elektrik, su, doğalgaz abonelikleri için ödenen depozito niteliğindeki güvence bedellerinin 126- Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabında izlenmesi gerekirken doğrudan gider olarak kaydedildiği tespit edilmiştir.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 60‟ıncı maddesinde verilen depozito ve teminatlar hesabının, kamu idarelerince bir işin yapılmasının üstlenilmesi veya bir sözleşmenin ya da diğer işlemlerin karşılığı olarak diğer kamu idarelerine veya kişilere verilen depozito ve teminat niteliğindeki değerlerin izlenmesi için kullanılacağı belirtilmiştir.

Yönetmeliğin 61‟inci maddesinde hesabın işleyişi belirtilmiştir. Buna göre; Bütçedeki ödeneğine dayanılarak verilen depozito ve teminatlar bir taraftan bu hesaba borç, 100- Kasa Hesabı veya 103- Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabı ya da ilgili diğer hesaplara alacak; diğer taraftan 830- Bütçe Giderleri Hesabına borç, 835 -Gider Yansıtma Hesabına alacak kaydedilir.

Bütçeye gider kaydı suretiyle verilen depozito ve teminatlardan geri alınanlar veya mahsup edilenler bir taraftan bu hesaba alacak, 100- Kasa Hesabı veya 102 -Bankalar Hesabı ya da ilgili diğer hesaplara borç; diğer taraftan geri alınan tutarlar 800- Bütçe Gelirleri Hesabınaalacak, 805- Gelir Yansıtma Hesabına borç kaydedilir.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde idarece ödenmiş olan ve geri alınmak üzere diğer kamu idareleri veya kişilere verilen depozito ve teminat niteliğindeki elektrik, su, doğalgaz gibi aboneliklerden doğan tutarların 126 nolu hesapta izlenmediği, doğrudan giderleştirildiği görülmüştür.


BULGU 11:


Sosyal Tesisler Bütçesinde izlenmesi Gereken Gelir ve Giderlerin Üniversite Özel Bütçesi Üzerinde izlenmesi


Sosyal tesislerin gelir ve giderlerine ilişkin işlemlerin bu tesislere özgü ayrı bir muhasebe hesabında izlenmesi gerekirken, Üniversite bünyesinde kurulan sosyal tesis mahiyetindeki kuruluşların gelir ve giderlerinin özel bütçe üzerinden izlendiği tespit edilmiştir.

Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca işletilen Sosyal Tesislerin Muhasebe Uygulamalarına Dair Esas ve Usullerin “Tanımlar” başlıklı 4‟üncü maddesinde;

“Kamu kurum ve kuruluşu: 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli I, II, III ve IV sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile mahalli idareleri ve bunlara bağlı veya bunların kurdukları veyahut üye oldukları birlik ve idareleri,

Sosyal tesis: Kapsama dahil kamu kurum ve kuruluşlarınca işletilen eğitim ve dinlenme tesisi, misafirhane, kreş, anaokulu, spor tesisi, yemekhane ve benzeri sosyal tesisleri” denilerek Bakanlık tarafından çıkarılan Usul ve Esasların hangi kurumları kapsadığı ve sosyal tesislerin mahiyeti hakkında açıklamada bulunulmuştur.

Yüzme havuzları sosyal tesisler bünyesinde bulunması gereken spor tesisleridir. Bu tesise ilişkin gelir ve gider kayıtlarının sosyal tesisler bünyesinde izlenmesi gerekirken, Üniversite özel bütçesi üzerinden ilgili işlemlerin yapıldığı görülmektedir.


BULGU 12:


Mal Alım Sözleşmelerine Dayanılarak Girişilen Taahhütlerin 920-Gider Taahhütleri Hesabı / 921-Gider Taahhütleri Karşılığı Hesabına Kaydedilmemesi ve Taahhüt Kartlarının Düzenlenmemesi


Sözleşmelere dayanılarak yapılan mal alımları dolayısıyla girişilen taahhüt tutarlarının 920/ 921Gider Taahhütleri Hesabı / Gider Taahhütleri Karşılığı Hesabı kayıtlarının yapılmadığı ve söz konusu taahhütlere ilişkin taahhüt kartlarının düzenlenmediği tespit edilmiştir.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği'nin taahhüt hesapları hesap grubuna ilişkin işlemleri düzenleyen 472'nci maddesinde, “Gerek yılı için geçerli, gerekse ertesi malî yıl veya yıllara geçerli olmak üzere yapılan sözleşmelere dayanılarak girişilen gider taahhütleri, bunlara yapılan ilaveler ve fiyat farkı tutarları ile taahhüdün yerine getirilmesi dolayısıyla nakden veya mahsuben yapılan hakediş ödemeleri ve bu ödemelerden yapılan kesintiler, taahhüt tutarından yapılan eksiltmeler, kısmen veya tamamen bozulan sözleşmelere ilişkin taahhütler ve diğer bilgiler “Taahhüt Kartı”na (Örnek: 44) kaydedilir.

(2) Girişilen gider taahhütlerine ilişkin bilgiler, sözleşmenin imzalanmasından itibaren en geç üç iş günü içinde ilgili kamu idaresi tarafından muhasebe birimine bildirilir. İdarece yapılan bildirim üzerine taahhüt kartı düzenlenir ve gerekli kayıtlar yapılır. Gider taahhütleri kayıtlarının yapıldığı muhasebe işlem fişine taahhüt kartının onaylı bir örneği eklenir.” Denilmektedir.

Söz konusu taahhüt işlemlerine ilişkin 920-Gider Taahhütleri Hesabı ve bu hesabın karşılık hesabı 921-Gider Taahhütleri Karşılığı Hesabı kayıtları ise Yönetmeliğin 473-476’ncı maddelerinde düzenlenmiştir.

Taahhüt hesapları, kurumun giriştiği taahhütleri görmesi ve buna göre bütçe hazırlanması sırasında dikkate alması ile yıl içinde taahhüt ettiği ödemelere karşı ödenek bulundurması ve bu ödeneği saklaması açısından gereklidir. Kurum harcamaları içerisinde önemli yer tutan mal alımlarına ilişkin taahhütler için taahhüt kartı düzenlenmemesi ve taahhütlerin Gider Taahhütleri Hesaplarına kaydedilmemesi, yukarıda belirtilen değerlendirmelerin yapılması açısından risk oluşturduğu gibi, kurum mali tabloları söz konusu hesaplar dolayısıyla doğru veri üretmemiş olmaktadır.


BULGU 13:


Kiraya Verilen Taşınmazların Kayıtlı Değerleri Üzerinden Muhasebe Kayıtlarının Yapılmaması


Kiraya verilen taşınmazlara ilişkin muhasebe kayıtları incelendiğinde, taşınmazların kayıtlı değerleri üzerinden 26.11.2014 tarihli Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Tebliği ile ihdas edilen 990-Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabı kayıtlarının yapılmadığı tespit edilmiştir.

Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün 26.11.2014 tarih ve 90192509.210.05.02-13278 sayılı Tebliği ile taşınmazlardan kiraya verilenler için 990-Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabı ihdas edilmiş ve bu hesapların yardımcı hesap kayıtları Tebliğ Eki 2’de açıklanmıştır.

Tebliğ’de;

1-Kiraya verilen taşınmazlar ile üzerinde irtifak hakkı tesis edilen taşınmazlara ilişkin belgeler muhasebe birimlerine verildiğinde, kayıtlı değerleri üzerinden 990-Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabının ilgili yardımcı hesabına borç, 999- Diğer Nazım Hesaplar Karşılığı Hesabına alacak, kaydedilecektir.

2- …

3- …Kira sözleşmesi ya da irtifak hakkı tesisi süresi sona erdiğinde 999- Diğer Nazım Hesaplar Karşılığı Hesabına borç, 990-Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabına alacak kaydedilecektir.

4…” Denilmektedir.

Kurum tarafından kiraya verilen taşınmazlardan elde edilen kira gelirlerine ilişkin kayıtlar incelendiğinde, Tebliğ’in 2’nci maddesi hükmüne uygun olarak kira gelirlerinin tahsil edilecekleri yıllara göre muhasebeleştirildiği, ancak 1’inci maddesinde düzenlenen kiraya

verilen taşınmazların kayıtlı değerleri üzerinden 990-Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabı/ 999- Diğer Nazım Hesaplar Karşılığı Hesabı kayıtlarının yapılmadığı tespit edilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, kiraya verilen taşınmazların kayıtlı değerleri ile 990-Kiraya Verilen, İrtifak Hakkı Tesis Edilen Maddi Duran Varlıkların Kayıtlı Değerleri Hesabı/ 999- Diğer Nazım Hesaplar Karşılığı Hesabı kayıtlarının yapılmaması dolayısıyla, kurum mali tabloları doğru veri üretmemiştir.


BULGU 14:


Üniversite Mülkiyetindeki Taşınmazların Mevzuata Aykırı Olarak Pazarlık Usulü İle İhale Edilmesi


................ Üniversitesi merkez kampüsü ve çeşitli yerleşkelerinde bulunan muhtelif büyüklüklerdeki çay ocağı, kafeterya, kantin, fotokopi odası, kuaför, büro, ATM, otopark gibi kiralanabilir ünitelerin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51/g maddesine göre, pazarlık usulü ile kiraya verildiği tespit edilmiştir.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde, genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütüleceği, 36’ncı maddesinde ise, bu Kanunun 1’inci maddesinde yazılı işlere ilişkin ihalelerde, tekliflerin gizli olarak verilmesini sağlayan kapalı teklif usulünün esas olduğu, ancak 44’üncü maddede gösterilen işlerin belli istekliler arasında kapalı teklif usulüyle, 45’inci maddede gösterilen işlerin açık teklif usulüyle, 51’inci maddede sayılan işlerin pazarlık, 52’nci maddede gösterilen işlerin de yarışma usulüyle yaptırılabileceği hüküm altına alınmıştır.

Kanun’un “Pazarlık usulüyle yapılacak işler” başlıklı mezkur 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde hangi işlerin bu kapsamda ihale edilebileceği şu şekilde belirlenmiştir;

“g) Kullanışlarının özelliği, idarelere yararlı olması veya ivediliği nedeniyle kapalı veya açık teklif yöntemleriyle ihalesi uygun görülmeyen, Devletin özel mülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz malların kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi,”

Madde hükmünde belirtildiği üzere taşınmazların kiralanması hususunda bu fıkra kapsamında pazarlık usulünün uygulanabilmesi için şu iki şartın birlikte mevcudiyeti gerekmektedir;

1- Taşınmazın, Devletin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olması.

2- İşin özelliği, idareye yararlı olması veya ivediliği gereği kapalı yada açık teklif yöntemlerinin kullanılamıyor olması.

Dolayısıyla 51/g yöntemine göre pazarlık usulünün; Devlet ait taşınmazlar kavramının karşılığı olan, genel bütçeli kuruluşlara ait taşınmazlar yani tapuda Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazlar dışında uygulanması mümkün değildir.

Nitekim bu durum Belediyeye ait bir taşınmaza (Hazine taşınmazı olmayan) yönelik olarak Antalya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 31.10.2006 tarih ve 2006/1861 sayılı Kararı onayan Danıştay 13. Dairesi’nin vermiş olduğu 21.10.2008 tarih ve 2008/6874 sayılı Kararda da şu şekilde açıkça ifade edilmiştir:

“Mülkiyeti belediyelere ait taşınmazların "Devletin özel mülkü" ve "Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer”lerden (kayalar, tepeler, dağlar, kaynaklar, sahipsiz şeyler, akarsular, kıyılar vb.) olmadığının tartışmasız olduğu, bu nedenle belediyelere ait taşınmazların 2886 sayılı Yasa'nın 51. maddesinin (g) bendi kapsamında kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi yoluyla devrinin olanaklı olmadığı … na oy çokluğuyla karar verildi.”

Sonuç olarak yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan gerekçelerle; üniversitelerin mülkiyetlerinde bulunan taşınmazların kiralama işlemlerinin, 2886 sayılı Kanun’un 51/g bendine göre ihale edilmesi mümkün olmayıp, tahmin edilen bedelin dikkate alınması kaydıyla kapalı veya açık ihale yöntemine göre sonuçlandırılması gerektiği değerlendirilmektedir.


BULGU 15:


Yüklenici Firmanın Mevzuata Aykırı Olarak “Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesi”nden Faydalandırılması


4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun Pazarlık (21-b) usulüyle ihale edilen Derslikler ve Merkezi Birimler İnşaatı yapım işinde yabancı bir istekli davet edilmediği halde, yüklenici firmanın döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyet kapsamında “Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesi” nden faydalandırıldığı tespit edilmiştir.

“Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesi”nin dayanağını oluşturan ve 05.12.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2008/6 sayılı “İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğ’in, “Belgeli işlemler” başlıklı 6'ncı maddesinde;

“(1) Aşağıda belirtilen ihracat, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler çerçevesinde vergi, resim ve harç istisnasından yararlanmak isteyen firmalar, Müsteşarlığa müracaat ederek dahilde işleme izin belgesi ve/veya vergi resim harç istisnası belgesi almak zorundadırlar.



(3) İhracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler;

a) Kalkınma Bakanlığınca yayımlanan cari yıl yatırım programında yer alan yatırımlardan … uluslararası ihaleye çıkarılanların (Yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olmak üzere)… ihalesini kazanan veya yabancı para ile finanse edilenlerin yapımını üstlenen firmaların,

1) Yerli firma olması halinde, uluslararası ihalelerde tamamı üzerinden, … yapacakları hizmet ve faaliyetler …”

Denilmektedir.

Söz konusu madde hükmüne istinaden yüklenici bir firmaya, döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında vergi istisna belgesi verilebilmesi için gerçekleştirilen yatırım faaliyeti Tebliğ’de iki temel şarta bağlanmıştır;

1- İşin, cari yıl yatırım programında yer alması,

2- İhalenin uluslararası bir ihale olması.

................tarafından 2014 yılında ihale edilen ve 2015 yılında hakediş ödemesi yapılan “2005H030910” proje nolu Derslikler ve Merkezi Birimler İnşaatı yapım işi yılı yatırım programlarında yer almakta ve ihaleye ilişkin idari şartnamede de ihalenin yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olduğu ifade edilmektedir.

Ancak herhangi bir şekilde ilana çıkılmaksızın, pazarlık usulüyle (21-b) ihale edilen söz konusu iş için İdare tarafından davet edilen firmaların tamamı yerli firmalar olup, herhangi bir yabancı isteklinin ihaleye katılma imkanı oluşturulmamıştır.

...............TL yaklaşık maliyet tespiti yapılan bahse konu iş için yukarıda da ifade edildiği gibi ihale ilanı yapılmadığı için, davet edilmeyen bir isteklinin de mevzuat gereği ihaleye teklif vermesi mümkün değildir.

Dolayısıyla her ne kadar idari şartnamede ihalenin yerli ve yabancı isteklilere açık olduğu belirtilse de fiilen böyle bir imkan mevcut olmadığından .................. TL bedel üzerinden imzalanan sözleşme dolayısıyla söz konusu yüklenicinin “Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesi”nden faydalandırılmasında mevzuata uyarlık bulunmadığı değerlendirilmektedir


BULGU 16:


Üniversitesi Tarafından Kullanılmakta Olan Taşınmazların Cins Tashihlerinin Yapılmaması


.........Üniversitesi tarafından kullanılmakta olan taşınmazların cins tashihlerinin gerçekleştirilmediği tespit edilmiştir.

Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde;

“Cins tashihi: Binalar, arazi ve arsalar ile yer altı ve yer üstü düzenlerinin mevcut kullanım şekilleri ile tapu kayıtlarının farklılık göstermesi durumunda tapu kayıtlarının mevcut kullanım şekli dikkate alınarak düzeltilmesi işlemini, … ifade eder”

Denilmektedir.

Cins tashihlerinin ne şekilde sağlanacağı ise Yönetmeliğin “Cins tashihlerinin yapılması” başlıklı 10'uncu maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;

Cins tashihi gerektiren bir durumun mevcudiyeti halinde, Kamu İdaresi tarafından Tapu Müdürlüğü’ne başvurulmak suretiyle, tapu kayıtlarının fiile duruma uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır.

Kamu idarelerinin bu başvuru işlemini; kendi mülkiyetlerindeki taşınmazlar için bizzat gerçekleştirmeleri gerekirken, tahsis suretiyle kullanmakta oldukları taşınmazlar için ise malik idare eliyle gerçekleştirmeleri gerekmektedir.

Ancak .................Üniversitesi tarafından kullanılmakta taşınmazların büyük bir kısmının mevcut kullanım şekilleri ile tapu kayıtlarının uyumlu olmadığı; fakülte binası, hizmet binası, kütüphane vs. olarak kullanılmakta olan çok sayıda taşınmazın tapuda arazi ya da tarla olarak göründüğü tespit edilmiştir.

Bu nedenle, gerek Üniversite mülkiyetinde bulunan ve gerekse de Üniversite tarafından tahsisen kullanılan taşınmazların cins tashihlerinin yapılması için gerekli işlemlerin başlatılmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.


BULGU 17:


Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Hesaplarının Gerçek Durumu Yansıtmaması


 Yapılan incelemede, çeşitli nedenlerle kullanılma olanaklarını yitiren maddi duran varlıkların izlenmesi için kullanılan 294 Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Hesabına kaydı yapılan hurda malların satışlarının yapılmasına rağmen bu hesaptan çıkış kayıtlarının yapılmadığı tespit edilmiştir.

20 Mart 1971 tarihli ve 7-2156 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Resmi Daire ve İdareler ile İktisadi Devlet Teşekkülleri ile bunlara ait müessese ve iştiraklerinin her çeşit maden hurdaları ile bunların hurda haldeki alaşımlarının ve kullanılmayacak hale gelmiş bulunan muharrik ve müteharrik araçlarının, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurdasan A.Ş.’ye ya da Kimya Endüstrisi Kurumunun kendisi adına hurdayı toplamaya yetki verdiği bir işletmeye satılması; bu ikisinin mümkün olmaması halinde ise Hurdasan A.Ş. fiyatları üzerinden Kamu İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde satılması gerekmektedir.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 215’inci maddesinin b-1 bendinde ise;

“Elden çıkarılacak stoklar ve maddi duran varlıklar hesabında kayıtlı stok ve varlıklardan satılmak suretiyle elden çıkarılanların, bir taraftan kayıtlı değeri bu hesaba, satış bedeli ile net değeri arasındaki olumlu fark 600-Gelirler Hesabına alacak, satış bedeli 100-Kasa Hesabı veya 102-Banka Hesabı ya da ilgili diğer hesaplara, ayrılmış olan amortisman tutarları 299-Birikmiş Amortismanlar Hesabına, satış bedeli ile net değeri arasındaki olumsuz fark 630-Giderler Hesabına borç; diğer taraftan satış bedeli 800-Bütçe Gelirleri Hesabına alacak, 805-Gelir Yansıtma Hesabına borç kaydedilir. ”denilmektedir.

294 Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Hesabının, 2014 yılında ............ TL devrettiği, 2015 yılında bu hesaba ............... TL yeni kayıt yapıldığı ve 2016 yılına toplamda ................ TL olarak devrettiği görülmektedir. Diğer taraftan, 2014–2015 yılları arasında satışı yapılan hurdalara ilişkin olarak ................TL gelir kaydı yapıldığı halde hurda kayıtlarından herhangi bir çıkış yapılmadığı tespit edilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, 294 Elden Çıkarılacak Stoklar ve Maddi Duran Varlıklar Hesabına kaydı yapılan hurda malların yıl içinde satılması veyahut elden çıkarılması halinde, 294 ve 299 nolu hesaplardan çıkış kayıtlarının yapılması, olumlu ya da olumsuz fark olması halinde de bu farkın ilgisine göre 600 Gelirler hesabı ya da 630 Giderler hesabına kaydedilmesi gerekirdi.


BULGU 18:


Stoklar Hesap Grubunda İzlenmesi Gereken Tüketim Malzemelerinin Doğrudan 630 Giderler Hesabına Kaydedilerek Muhasebeleştirilmesi


Kurum mizan cetveli ile buna dayanak teşkil eden yevmiye defteri ve ödeme emirleri incelenmiş ve bu inceleme sonucunda satın alınan ve Stok Değerler hesap grubunda izlenmesi gereken kırtasiye tüketim malzemelerinin doğrudan 630 Giderler Hesabına kaydedilerek muhasebeleştirildiği tespit edilmiştir.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Hesap planı” başlıklı 8’inci maddesinde yer alan 15 Stoklar başlıklı hesap grubu;

15 Stoklar

150 İlk Madde ve Malzeme Hesabı

151 Yarı Mamuller-Üretim Hesabı

152 Mamuller Hesabı

153 Ticari Mallar Hesabı

157 Diğer Stoklar Hesabı

158 Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı Hesabı (-)

hesaplarından oluşmaktadır.

Söz konusu stoklar için yapılan ödemelerin muhasebeleştirilmesinde 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabı ile birlikte yukarıdaki hesap kodları yerine 630 Giderler Hesabı kullanılmıştır. Dolayısıyla kurum tarafından yapılan stok malzemeleri alımları mezkûr

Yönetmeliğin 8’inci maddesindeki hesap planının aksine, yukarıdaki alt hesaplardan takip edilememektedir.

Muhasebe kayıtlarının daha açık ve anlaşılabilir olması, yapılan harcamaların ilgili bulunduğu hesaba kaydı ile mümkün olduğundan, Kurumun Dönen Varlıkları içinde yer alması gereken Stoklar hesap grubuna ait alımların Giderler Hesabı altında muhasebeleştirilmesi nedeniyle hem Kurumun Dönen Varlıkları olması gerekenden ........... TL daha az hem de Giderler Hesabı olması gerekenden bu meblağ kadar daha yüksek gözükmektedir.

Buna göre 2015 yılı içinde alımı yapılan toplam .............. TL tutarındaki tüketime yönelik mal ve malzemelerin, Taşınır İşlem Fişi düzenlenmek suretiyle taşınır sisteminde takip edilmesi, akabinde 150 İlk Madde ve Malzeme Hesabı ile aktifleştirilerek, tüketildikçe de 630.14 Giderler Hesabı ile giderleştirilmesi gerekirken bu işlemlerin yapılmaması sonucunda 2015 yılı Bilançosu ile Faaliyet Sonuçları tablosunda hataya neden olunmuştur.


BULGU 19:


Bilimsel Araştırma Projeleri Özel Hesabına Aktarılan Tutarlardan Satın Alınan Tüketime Yönelik Mal Ve Malzemelerin 150 İlk Madde ve Malzeme Hesabına Yansıtılmaması


Bilimsel Araştırma Projeleri Özel Hesabına aktarılan tutarlardan satın alınan tüketime yönelik mal ve malzemeler için taşınır işlem fişi düzenlenmediği ve söz konusu tutarların 150 İlk Madde ve Malzeme Hesabına yansıtılmadığı tespit edilmiştir.

Yükseköğretim Kurumları Bütçelerinde Bilimsel Araştırma Projeleri için Tefrik Edilen Ödeneklerin Özel Hesaba Aktarılarak Kullanımı, Muhasebeleştirilmesi ile Özel Hesabın İşleyişine

İlişkin Esas ve Usuller’in, "Muhasebeleştirme işlemleri ve belgeleri" başlıklı 9’uncu maddesinin (2) numaralı fıkrasında aynen "(2) Satın alınan dayanıklı taşınırlar, Taşınır Mal Yönetmeliği gereğince taşınır işlem fişi düzenlenerek yükseköğretim kurumu envanterine alınır ve söz konusu taşınırlar, bunları kullanacak proje yürütücüsüne ya da belirleyeceği kişiye zimmetlenir. Tüketime yönelik mal ve malzemeler ise doğrudan proje yürütücüsünün kullanımına tahsis edilir." hükmü yer almaktadır.

Söz konusu hükmün, "Tüketime yönelik mal ve malzemeler" ile başlayan ikinci cümlesinin "satın alınan dayanıklı taşınırlar" ile başlayan birinci cümlesinin istisnası gibi "ise" şart bağlacı ile devam etmesi nedeniyle üniversite uygulamalarında tüketime yönelik mal ve malzemeler için Taşınır İşlem Fişi düzenlenmediği dolayısıyla 150 İlk Madde ve Malzeme Hesabı ile de muhasebeleştirilmediği anlaşılmıştır.

Ancak kaynağına ve edinme yöntemine bakılmaksızın kamu idarelerine ait taşınır malların kaydı, muhafazası ve kullanımı ile yönetim hesabının verilmesine ilişkin esas ve usuller bir üst norm olan Taşınır Mal Yönetmeliği ile belirlenmiş olup taşınır işlem fişinin hangi hallerde düzenlenmeyeceği 10'uncu maddesinde; "... aşağıda sayılan hallerde Taşınır İşlem Fişi düzenlenmez.

1) Satın alındığı andan itibaren tüketimi yapılan su, doğalgaz, kum, çakıl, bahçe toprağı, bahçe gübresi ve benzeri maddeler,

2) Makine, cihaz, taşıt ve iş makineleri ile demirbaşların servislerince yapılan bakım ve onarımlarında kullanılan yedek parçalar ile doğrudan taşıtların depolarına konulan akaryakıt, likit gaz (LPG) ve yağlar,

3) Kısa sürede tüketilen mutfak tipi tüpler ve yangın söndürme tüplerine yapılan gaz dolumları ile yazıcı kartuşlarının dolumları,

4) Dergi ve gazete gibi süreli yayınlar ile arşivlenme niteliği olmayan kütüphane materyalleri" şeklinde sıralanmıştır.

Bilimsel Araştırma Projeleri Özel Hesabına aktarılan tutarlardan satın alınan tüketime yönelik mal ve malzemeler ise bunlar arasında sayılmamaktadır.

Buna göre, anılan Esas ve Usuller’in 9'uncu maddesinin (2) numaralı fıkrasının, Taşınır Mal Yönetmeliği hükümlerine aykırı olacak şekilde yorumlanması nedeniyle, tüketime yönelik mal ve malzemeler için taşınır işlem fişinin düzenlenmeden doğrudan proje yürütücüsünün kullanımına tahsis edildiği dolayısıyla giriş çıkış kayıtlarının muhasebe sisteminde 150 İlk Madde ve Malzeme Hesabında izlenmediği tespit edilmiştir.


BULGU 20:


TÜBİTAK Özel Hesabına İlişkin Banka Hesabında Bulunan Paraların Vadesiz Hesapta Tutulması


Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) özel hesaplarına ilişkin banka hesabının incelenmesi neticesinde; ihtiyaç fazlası nakit tutarların vadeli hesaplarda veya diğer yatırım araçlarında değerlendirilmeyerek faiz gelirlerinin arttırılmadığı tespit edilmiştir.

11.9.2013 tarih ve 28762 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Kamu Haznedarları Genel Tebliğinin “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinin;

“(1) Aşağıda sayılan kurumlar bu Tebliğ hükümlerine tabidir.

a) Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri,

b) Özel bütçeli idareler,



1) Bu maddede sayılan kurumlarca fon, hesap, özel hesap, havuz ve benzeri adlarla açılmış olan ve/veya yönetilen her türlü banka hesabı.” hükümleri doğrultusunda Üniversitenin TÜBİTAK Özel Hesaplarına İlişkin Banka Hesabının da Tebliğ hükümleri doğrultusunda işletilmesi gerekmektedir.

Mezkûr Tebliğin “Kaynakların değerlendirilmesi ve nemalandırma” 6’ncı maddesinde ise;

“(1) Kurumlar kısa vadeli kaynaklarını, vadesiz veya vadeli mevduat ile repo/ters repo araçlarını kullanarak değerlendirir. Kısa vadeli kaynaklar için uygulanacak vadeli mevduat faiz oranı TCMB’nin politika faiz oranı olarak ilan ettiği 1 hafta vadeli repo/ters repo ihale faiz oranından düşük olamaz.

(2) Kurumlar uzun vadeli kaynaklarını, vadeli mevduat ve 5 inci maddenin ikinci fıkrasının (c) bendindeki araçları kullanarak değerlendirir. Vadeli mevduat faiz oranı piyasada oluşan benzer vadedeki DİBS faiz oranından daha düşük olamaz. Vadeli mevduat faiz oranına ilişkin gösterge faiz oranının hesaplama formülü ektedir.

(3) Bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen vadeli mevduat faiz oranının piyasada oluşan benzer vadedeki DİBS faiz oranından düşük olması halinde mali kaynaklar, 5 inci maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirilebilir.” denilerek kısa veya uzun vadeli kaynakların vadeli mevduat veya diğer yatırım araçları aracılığıyla değerlendirilmesi yolları belirtilmiştir.

Yapılan incelemede ilgili hesaptaki en düşük nakit değerin Nisan ayında ......... TL düzeyinde gerçekleştiği, diğer zamanlarda ise ortalama olarak ............TL düzeyinde olduğu görülmüştür.

İhtiyaç fazlası nakdin, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri doğrultusunda değerlendirilmeyerek elde edilecek faiz gelirlerinden mahrum kalınması 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun çeşitli hükümleri doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli değerlendirilmemesi sonucunu doğurmaktadır.

Sonuç olarak; kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması esas olup, yöneticilerin bu hususta gerekli özen ve hassasiyeti göstermesi gerekmektedir.


BULGU 21:


Döner Sermaye İşletmesinin Ödemesi Gereken Giderin Üniversite Özel Bütçesinden Ödenmesi


Döner sermaye işletmesi tarafından ödenmesi gereken hastaneye ait güvenlik hizmeti alımı giderinin Üniversite özel bütçesinden ödendiği görülmüştür.

2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunun 58‟inci maddesinin (b) bendine göre; döner sermaye işlemlerinden tahsil edilen gelirin belirli bir oranı ilgili yükseköğretim kurumunun ihtiyacı olan mal ve hizmet alımları, her türlü bakım, onarım, kiralama, devam etmekte olan projelerin tamamlanmasına yönelik inşaat işleri ve diğer ihtiyaçlar ile yönetici payları için kullanılacaktır.

Ayrıca 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununa dayanılarak hazırlanan 2014-2016 yılı Bütçe Hazırlama Rehberinin “Genel İlkeler” başlıklı 10‟uncu maddesine göre; döner sermaye gelirleri ile bütçe kaynakları birlikte kullanılarak yürütülen hizmetlerde, döner sermayeler aracılığı ile karşılanabilecek ihtiyaçlar için bütçeden ödenek talebinde bulunulmayacağı belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Döner Sermaye İşletmesinin güvenlik hizmeti alımı giderinin kendi bütçesinden karşılanması gerekmektedir


BULGU 22:


İktisadi İşletme (Sosyal Tesis İşletmesi) Tarafından İşletilen Yerlerin Elektrik, Su ve Doğalgaz Bedellerinin Üniversite Özel Bütçesinden Karşılanması


İktisadi işletme tarafından işletilen yerlerin elektrik, su ve doğalgaz bedellerinin üniversite özel bütçesinden karşılandığı tespit edilmiştir.

26.12.2014 tarih 29217 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 6583 sayılı 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunun “Mali kontrole ilişkin hükümler” başlıklı 8‟inci maddesinde:

“…

(7) Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerince işletilen eğitim ve dinlenme tesisi, misafirhane, çocuk bakımevi, kreş, spor tesisi ve benzeri sosyal tesislerin giderleri, münhasıran bu tesislerin işletilmesinden elde edilen gelirlerden karşılanır.” hükmü ile

15.01.2015 tarih ve 29237 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2015-2 sayılı Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğin “V- ORTAK HUSUSLAR” bölümünde:

“1 - Kamu kurum ve kuruluşlarının tasarrufunda bulunan eğitim ve dinlenme tesisi, misafirhane, kreş, çocuk bakımevi, spor tesisi ve benzeri sosyal tesislerin işletme giderleri için ilgili kurum ve kuruluşların bütçelerinden herhangi bir katkıda bulunulmaması esastır.” hükmü yer almaktadır.

Üniversite İktisadi İşletmesinin işletme giderlerine üniversite özel bütçesinden katkıda bulunulmamasının esas olduğu mevzuat hükmünde yer almaktadır. İktisadi işletmeye ilişkin giderlerin üniversite bütçesinden karşılanması mümkün değildir. İşletmeye ilişkin giderler tesislerin işletilmesinden elde edilen gelirlerden karşılanmalıdır.

Yapılan incelemede, İktisadi işletme tarafından işletilen 40 adet yerin elektrik, su ve doğalgaz bedellerinin özel bütçeden karşılandığı tespit edilmiş olup işletme tarafından işletilen yerlerde süzme sayaç bulunmaması nedeniyle tüketim bedelleri hesaplanamamaktadır. Sonuç olarak işletme tarafından işletilen yerlere süzme sayaç takılarak aylık tüketim bedellerinin hesaplanıp önceki yıllara ilişkin tutarların kıyasen belirlenerek alacak takibinin başlatılıp muhasebe kayıtlarına alınması gerekmektedir.


BULGU 23:


121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabının Gerçeği Yansıtmaması


Gelirlere ilişkin yapılan incelemede tahsili sağlanamadığı için takipli alacak haline gelmiş olan taşınmaz kiralamalarına ilişkin alacakların, 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabına tam olarak yansıtılmadığı tespit edilmiştir.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinin 54 ve 55’inci maddelerinde 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar hesabının niteliği ve hesaba ilişkin işlemler ayrıntılı şekilde açıklanmıştır. 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabı; mevzuatı gereğince tahakkuk ettirilen vergi gelirleri, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, diğer gelirler ve sermaye gelirlerinden ortaya çıkan alacaklardan takibe alınan tutarlar ile bunlardan yapılan tahsilat, tecil ve terkinlerin izlenmesi için kullanılmaktadır.

..............Üniversitesi Hukuk Müşavirliğinden elde edilen tahsili sağlanamadığı için takibe alınan alacaklar listesine göre takipli alacaklar hesabında izlenilmesi gereken toplam rakamın ............... TL olması gerekirken, Üniversite yılsonu Bilançosunda 121 Gelirlerden Alacaklar Hesabında kayıtlı olan takipli alacak tutarının ...........TL olduğu görülmüştür. Buna göre, takipli alacakların tamamının 121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabında izlenilmemesi nedeniyle Bilançoda .............. TL'lik hataya neden olunmuştur.


BULGU 24:


Kredi Kartlarından Alacakların Muhasebe Hesaplarında İzlenmemesi


Banka kredi kartıyla yapılan tahsilatların 109 Banka Kredi Kartlarından Alacaklar Hesabında izlenmediği görülmüştür.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Hesabın niteliği” başlıklı 38 inci maddesinde; Banka kredi kartlarından alacaklar hesabının, muhasebe birimince banka kredi kartlarıyla yapılan tahsilat ve bunlara ilişkin olarak yapılan mahsup ve iade işlemlerinin izlenmesi için kullanılacağı, “Hesabın İşleyişi” başlıklı 39 uncu maddesinde ise hesabın işleyişi ayrıntılı şekilde açıklanmıştır.

Üniversite tarafından işletilen sinemada banka kredi kartlarıyla yapılan tahsilat ve bunlara ilişkin olarak yapılan mahsup ve iade işlemlerinin izlenmesi için 109 Banka kredi kartlarından alacaklar hesabının kullanılmadığı tespit edilmiştir. Yapılan işlemin mevzuata aykırı olduğu düşünülmektedir. Banka kredi kartıyla yapılan tahsilatlara ilişkin işlemler 109 nolu hesapta izlenmelidir


BULGU 25:


Faaliyet Raporunun Süresinde Hazırlanmaması


Üst yöneticinin sorumluluğunda olan İdare Faaliyet Raporunun süresinde hazırlanmadığı görülmüştür.

17.03.2006 tarih ve 26111 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu İdarelerince Hazırlanacak Faaliyet Raporları Hakkında Yönetmelik’in “Birim Faaliyet Raporu” başlıklı 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında özel bütçeli idarelerin ilgili mali yıla ilişkin birim faaliyet raporlarının harcama yetkilileri tarafından izleyen mali yılın en geç Ocak ayı sonuna kadar üst yöneticiye sunulacağı, anılan Yönetmeliğin “İdare Faaliyet Raporu” başlıklı 11 inci maddesinde de özel bütçeli idarelerin ilgili mali yıla ilişkin idare faaliyet raporlarının üst yöneticileri tarafından izleyen mali yılın en geç Şubat ayı sonuna kadar kamuoyuna açıklanacağı ve bu raporların birer örneğinin aynı süre içerisinde Sayıştay’a ve Maliye Bakanlığı’na gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir.

2014 yılı idare faaliyet raporu 2015 yılı haziran ayında hazırlanmış, raporun birer örneği Sayıştaya gönderilmemiş ve kamuoyuna süresinde açıklanmamıştır. 2014 yılı idare faaliyet raporu 18.02.2016 tarihinde basıma verilmiştir.

2015 yılı birim faaliyet raporlarının harcama yetkilileri tarafından Ocak ayı sonuna kadar üst yöneticiye sunulması gerekirken 23.02.2016 tarihi itibariyle sadece dört harcama birimi birim faaliyet raporunu hazırlayıp sunmuştur. 2014 yılı idare faaliyet raporu gibi 2015 yılı idare faaliyet raporu da süresinde hazırlanmamıştır. Faaliyet raporlarının süresinde hazırlanmamasının, bu raporları hazırlamanın temel amaçlarından olan mali saydamlık ve hesap verme sorumluluğunun sağlanmasını engellediği düşünülmektedir.


 Diğer güncel makalelerimizden haberdar olmak için Facebook Grubumuza üye Olabilirsiniz.

Güncelleme Tarihi: 27 Mart 2017, 08:30
YORUM EKLE