Banka promosyonunun bütçeye gelir kaydedilmemesi

Banka promosyonunun bütçeye gelir kaydedilmemesi

Banka promosyonunun bütçeye gelir kaydedilmemesi

Banka promosyonunun bütçeye gelir kaydedilmemesi

Sayştay  Temyiz Kurulu,  banka ile yapılan promosyon anlaşması gereği alınan paranın kurum bütçesine gelir kaydedilmemesi sebebiyle verilen tazmin hükmünü bozmuştur. Kurul, paranın kurumun banka hesabına aktarılmış olması ve harcamaların kurum ihtyaçları için yapılması sebebiyle yapılan işlemde kamu zararı olmadığına hükmetti.

Kamu İdaresi Türü

Yüksek Öğretim Kurumları

Yılı

2014

Dairesi

2

Dosya No

41327

Tutanak No

44009

Tutanak Tarihi

24.1.2018

Kararın Konusu

Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

Konu: İdarenin bankacılık işlemlerine ilişkin protokol sonrası banka tarafından yapılan yardımın bütçeye gelir kaydedilmemesi ve elde edilen bu gelirin bütçe dışında harcanması.

167 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile; Üniversitenin Banka aracılığıyla yapacağı tahsilat, ödeme gibi tüm bankacılık işlemlerinin yürütülmesine ilişkin yapılan protokolden sonra, banka tarafından yapılan yardımın bütçeye gelir kaydedilmemesi ve elde edilen bu gelirin bütçe dışında harcanması nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

Sorumlu … (Üst yönetici) adına temyiz talebinde bulunan Av. … temyiz dilekçesinde özetle;

1-Bu kararda dikkate alınmayan ve kararı etkileyecek en önemli teknik mali detaylardan birisinin, Ziraat Bankası ile 3 (üç) yıllığına yapılan 04.05.2009 tarihli protokolün 4/c maddesinde (ek-1);

“kurumun işbu protokol kapsamında banka aracılığıyla yapacağı iş ve işlemlerin sağlıklı ve etkin bir şekilde sürdürülmesini teminen kurumun çeşitli ihtiyaçları için talep edeceği ayni ve nakdi harcamalar banka tarafından karışılabilecektir. Söz konusu harcama tutarına ve ödeme dönemlerine ilişkin olarak kurum ile banka tarafından mutabakata varılmasını takiben kuruma ve/veya kurumun talimatıyla diğer kişilere ödeme yapılacaktır.”

Aynı şekilde 22.8.2008 tarih ve 26975 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğinde (ek-2) görüleceği üzere 04.05.2009 tarihinde yapılan protokolü sınırlayan /kısıtlayan herhangi bir hüküm bulunmadığını,

Ziraat Bankası ile 3 (üç) yıllığına yapılan 13.03.2012 tarihli protokolün 4/c maddesinde (ek-3 );

“kurumun işbu protokol kapsamında banka aracılığıyla yapacağı iş ve işlemlerin sağlıklı ve etkin bir şekilde sürdürülmesini teminen kurumun çeşitli ihtiyaçları için talep edeceği ayni ve nakdi harcamalar banka tarafından karışılabilecektir. Söz konusu harcama tutarına ve ödeme dönemlerine ilişkin olarak kurum ile banka tarafından mutabakata varılmasını takiben kurum tarafından bu kapsamda yapılacak harcamalara ilişkin faturaların protokol süresince ve/veya protokol süresinin sona ermesini takiben 1 ay içerisinde Bankaya ibraz edilmesi kaydıyla kuruma ve/ veya kurumun talimatıyla diğer kişilere ödeme yapılacaktır. Belirtilen sürenin bitimini takiben kurum tarafından ibraz edilecek faturalara ilişkin olarak bankanın herhangi bir ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.”,

Aynı şekilde 07.05.2012 tarih ve 28285 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğinin (ek- 4) 7/1 maddesinde; “kurumlar mali kaynaklarının değerlendirilmesinde faiz veya kar payı ayni ya da nakdi herhangi bir menfaat temin edemez. Bu tebliğin 7/3 maddesinde “bu tebliğin yürürlük tarihinden önce yapılmış protokoller sürelerinin bitimine kadar uygulanmaya devam olunur.” hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde;

a) Her iki protokolde de Kamu Haznedarlığı Genel Tebliğinin hükümlerine aykırı protokol yapılmadığını,

b) 13.03.2012 tarihli protokolü müvekkili Rektör - Prof. Dr. …’ın imzalamadığını, herhangi bir vekalet olmadan kendisine vekalet bırakılmadan üniversite genel sekreter vekili …’ın imzaladığını,

2- Ayrıca değerlendirilmesi gerektiren diğer bir hususun; toplam promosyon tutarının kaç TL’si “bütçe hesaplarına aktarılarak personele promosyon olarak dağıtılmış, kaç TL’sine üniversite adına açılan hesaplardan üniversite ihtiyaçları için yapılan harcamalar için, bütçe gelirleri ile ilişkilendirilmeksizin protokol gereği bankanın doğrudan fatura karşılığı üniversite harcamalarına katkı” olarak kullanıldığı konusu olduğu,

Bu hususun Sayıştay Denetçisi tarafından değerlendirilmediği gibi ilgili Dairenin karar gerekçesinde de aleyhte oy veren üyeler tarafından dikkate alınması gereken önemli detaylardan birisi olduğunu,

3- Banka protokole ilişkin olması gereken tutarda “promosyon ödemesi yapıp, söz konusu ödemelerin çalışanlara aktarımı gerçekleştikten sonra üniversiteye katkı amaçlı yapılan banka desteğini aynı promosyon kapsamında değerlendirilmesi ayrımı”nın yapılmadığını,

4- Dairenize arama motorlarından elde edilmiş ve 2011 ve 2012 yıllarında çalışanlara ödenmiş promosyon bedellerinin delil olarak sunulduğunu, aynı bilgiye mahkemenizce ilgili Üniversite Strateji Daire Başkanlığından alınacak bilgiler çerçevesinde rahatlıkla ulaşılacağını, en azından mahkemenize sunulan promosyon ödemelerinin yapılıp yapılmadığı ve kaç lira promosyon alınıp, kaç lira bütçe hesaplarına aktarıldıktan sonra çalışanlara dağıtıldığı değerlendirmesinin yapılması gerektiğini,

Daireniz Üyelerinden Başkan … ila …'ın karşı oylarının gerekçelerinde; "söz konusu gelirlerin kişisel hesaplarına değil, üniversite adına açılmış banka hesaplarına yatırıldığı, usule aykırı olsa bile yapılan harcamaların tamamının kayıt altına alındığı ve en azından bir kısmının üniversite ihtiyaçları için kullanıldığının anlaşıldığı, söz konusu meblağ için tazmin hükmünün verilmesi yerine konunun ayrıntılı araştırılması için ilgili Yükseköğretim Kuruluna yazı yazılması "gerektiğinin belirtildiğini,

Harcamaların detayına bakıldığında bir kısmı değil tamamının üniversite harcamaları olduğunu, şayet bu harcamalar bankanın verdiği destekle değil de bütçeden yapılmış olsaydı bütçeden yapılan harcamaların bu tutar kadar azalmış olacağını ve bu tutar kadar az bir harcama gerçekleşeceğini,

Şayet azınlık oyu kullanan üyelerin karşı oy gerekçelerinde belirtiği üzere Yükseköğretim Kuruluna yazı yazılarak “bankadan alınan 6 yıllık toplam promosyon tutarı, nakit alınan promosyonların bütçeye kaydedilip edilmediği, kaydedilmiş ise bu tutarın çalışanlara ödenip ödenmediğinin tespiti ile banka tarafından doğrudan nakit ödeme şeklinde değil harcamaların belge karşılığı yine üniversite adına açılmış hesaplardan karşılanmasına ilişkin tutarın ve yapılan harcamaların tek tek üniversite faaliyetine ilişkin harcamalar olup olmadığının” tespitinin talep edilerek hiç bir şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle hüküm kurulması gerektiğini,

Bu durumda kamu zararından bahsetmenin mümkün olmadığını, eksik incelemeye tespit üzerine tesis edilen ve 5 üyenin 2 üyesi tarafından (Başkan dahil) gerekçeli karşı oyla verilen kararın itiraz nedenleri çerçevesinde tekrar değerlendirilmesini itirazlarının kabulünü istemiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“Adı geçenin dilekçesinde ilamın 1 inci maddesine ilişkin olarak; bankadan alınan promosyonun bir kısmının personele dağıtıldığının, bir kısmının ise üniversite bütçesine kayıt edilmeksizin üniversite ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanıldığı, bu bakımdan bir kamu zararının ortaya çıkmadığı, ayrıca bazı ödemelerde müvekkilinin imzasının bulunmadığı, dolayısıyla sorumluluğunun bulunmadığı, bu hususların dikkate alınmaksızın karar verildiği belirtilerek, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir.

Ortaya konulanlar karşısında adı geçenin temyiz talebinin kabulü ile belirtilen hususların dikkate alınması suretiyle kamu zararının yeniden tespiti maksadıyla, Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.” denilmiştir.

Duruşma talep eden sorumlu … (Üst yönetici), sorumluyu temsile yetkili Av…. ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

… Üniversitesi Rektörlüğü ile …. Bankası A.Ş … Şubesi arasında kurumun Banka aracılığı ile yapacağı tahsilat, ödeme, havale, EFT vb. gibi her türlü bankacılık işlemleri ile bu işlemler için açılmış olan hesaplarının işleyişine ilişkin usul ve esasları düzenleyen bir protokol yapılmış ve 04.05.2009 tarihli bu protokol üniversite adına Rektör Prof.Dr. … tarafından imzalanmıştır. İmza tarihinden itibaren üç yıl geçerli olan protokol, süresinin dolması ile Üniversite Rektörlüğü adına Genel Sekreter V. … tarafından imzalanan 13.03.2012 tarihli üç yıllığına bir önceki ile aynı koşulları taşıyan yeni bir protokol yapılmıştır.

Her iki protokolün “Uygulama esaslarına” ilişkin 4-c maddesinde;

“Kurumun işbu protokol kapsamında Banka aracılığı ile yapacağı operasyonel iş ve işlemlerin sağlıklı ve etkin bir şekilde sürdürülmesini teminen Kurumun çeşitli ihtiyaçları için talep edebileceği ayni ve nakdi harcamalar Banka tarafından karşılanabilecektir. Söz konusu harcama tutarına ve ödeme dönemlerine ilişkin olarak Kurum ile Banka tarafından mutabakata varılmasını takiben Kuruma ve/veya Kurumun talimatıyla diğer kişilere ödeme yapılacaktır.” hususuna yer verilmiştir.

İlam maddesinde;

… Üniversitesi Strateji Geliştirme Başkanlığı 2014 yılı hesabının ve bu hesaba istinaden ... Bankası … Şubesinden alınan hesap ekstrelerinin incelenmesinde; Üniversitenin Banka aracılığıyla yapacağı tahsilat, ödeme gibi tüm bankacılık işlemlerinin yürütülmesine ilişkin yapılan protokolden kaynaklı banka tarafından yapılan yardımın bütçeye gelir kaydedilmediği ve elde edilen bu gelirin bütçe dışında harcandığı gerekçesi ile tazmin hükmü verilmiş olup protokolün 4-c maddesi kapsamında Bankaca 2009-2014 yılları arasında çeşitli kişi ve firmalara yapılan ödemelerin Rektör Prof. Dr. … imzasıyla yapılmış olmasından dolayı ilgili sorumlu tutulmuştur.

Bu noktada ilam hükmünden; promosyon adı altında üniversite personeline sağlanan nakdi imkanların dışında, 2009 ve 2012 yıllarında idare ile banka arasında imzalanan protokoller uyarınca üniversitenin ihtiyaçları için nakdi meblağların üniversitenin banka hesaplarına aktarıldığı anlaşılmaktadır.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 55 inci maddesinde; “Yükseköğretim üst kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı birimlerin gelir kaynakları:”

“a. Her yıl bütçeye konulacak ödenekler,

b. Kurumlarca yapılacak yardımlar,

c. Alınacak harç ve ücretler,

d. Yayın ve satış gelirleri,

e. Taşınır ve taşınmaz malların gelirleri,

f. Döner sermaye işletmelerinden elde edilecek karlar,

g. Bağışlar, vasiyetler ve diğer gelirlerdir.” denilmek suretiyle sıralanmıştır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde kamu geliri; kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay veya benzeri gelirler, faiz, zam ve ceza gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan elde edilen her türlü gelirler ile hizmet karşılığı elde edilen gelirler, borçlanma araçlarının primli satışı suretiyle elde edilen gelirler, sosyal güvenlik primi kesintileri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirler olarak; kamu gideri ise kanunlarına dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri, sosyal güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, borçlanma genel giderleri, borçlanma araçlarının iskontolu satışından doğan farklar, ekonomik, mali ve sosyal transferler, verilen bağış ve yardımlar ile diğer giderler olarak tarif edilmiş;

“Bütçe İlkeleri” başlıklı 13 üncü maddesinin (e) bendinde bütçenin kamu mali işlemlerinin kapsamlı ve saydam bir şekilde görünmesini sağlayacağı; (f) bendinde tüm gelir ve giderlerin gayri safi olarak kamu idaresi bütçesinde gösterilmesi gerektiği; (g) bendinde belirli gelirlerin belirli giderlere tahsis edilmemesinin esas olduğu; (m) bendinde kamu idarelerini tüm gelir ve giderlerinin bütçelerinde gösterileceği; (n) bendinde ise kamu hizmetlerinin bütçelere konulacak ödeneklerle mevzuatla belirlenmiş yöntem, ilke ve amaçlarına uygun olarak gerçekleştirileceği hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun “Bağış ve yardımlar” başlıklı 40 ıncı maddesinde ise aynen;

“Herhangi bir gerçek veya tüzel kişi tarafından, kamu hizmetinin karşılığı olarak veya kamu hizmetleriyle ilişkilendirilerek bağış veya yardım toplanamaz, benzeri adlar altında tahsilat yapılamaz.

Kamu idarelerine yapılan her türlü bağış ve yardımlar bütçelerine gelir kaydedilir. Nakdi olmayan bağış ve yardımlar, ilgili mevzuatına göre değerlemeye tâbi tutularak kayıtlara alınır.

Kamu yararına kullanılmak üzere kamu idarelerine yapılan şartlı bağış ve yardımlar, dış finansman kaynağından sağlananlarda 28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, hizmeti yapacak idarenin üst yöneticisi tarafından uygun görülmesi halinde, bütçede açılacak bir tertibe gelir ve şart kılındığı amaca harcanmak üzere açılacak bir tertibe ödenek kaydedilir. Bu ödenekten amaç dışında başka bir tertibe aktarma yapılamaz.

...” denilmiştir.

İlama konu olayda, Rektörlük ile Banka arasında 04.05.2009 ve 13.03.2012 tarihlerinde imzalanan ve her biri üçer yıl süre ile geçerli olan protokol hükümleri gereği kurumun tüm bankacılık işlemlerinin ilgili banka aracılığıyla gerçekleştirildiği; söz konusu protokollerin “Uygulama Esasları” başlıklı 4 üncü maddesinin (c) bendinde, Üniversitenin protokol kapsamında Banka aracılığıyla yapacağı operasyonel iş ve işlemlerin sağlıklı ve etkin bir şekilde sürdürülmesini teminen Üniversitenin çeşitli ihtiyaçları için talep edeceği ayni ve nakdi harcamaların Banka tarafından karşılanabileceğinin, harcama tutarına ve ödeme dönemlerine ilişkin Kurum ve Banka tarafından mutabakata varılmasını takiben Kuruma ve/veya Kurumun talimatıyla diğer kişilere ödeme yapılabileceğinin hüküm altına alındığı;

Bu madde kapsamında Bankaca 2009-2014 yılları arasında Rektör Prof. Dr. … imzasıyla çeşitli kişi ve firmalara … TL tutarında ödeme yapıldığı görülmüştür.

Bu durumda yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre Ziraat Bankası … Şubesi tarafından üniversitenin banka hesaplarına intikal ettirilen tutarların Üniversite bütçesi ile ilişkilendirilmesi gerekmekle birlikte; Rektörlük ile Banka arasında 04.05.2009 ve 13.03.2012 tarihlerinde imzalanan protokol hükümleri uyarınca kurum gelirlerinin toplanmasında ve giderlerinin yapılmasında aracılık etmeleri karşılığında bankaca sunulan mali imkanların, … ve … nolu üniversitenin kurumsal hesaplarına aktarılarak kayıt altına alındığı ve üniversite ihtiyaçları için harcandığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 167 sayılı ilamın 1 inci maddesi ile verilen tazmin hükmünün Bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine,

(Üye …’ın aşağıda yazılı farklı görüşü ile Üyeler … ile …’in aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğu ile,

Karar verildiği 24.01.2018 tarih ve 44009 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

(FARKLI GÖRÜŞ:

Üye …’ın;

İlam hükmünün bozularak Daireye gönderilmesi gerektiği kararına katılmakla birlikte; Kurum nakitlerinin nemalandırılması karşılığı elde edilen gelirlerin Üniversite bütçesine gelir kaydedilmesi ve harcamaların bütçeden yapılması gerektiği halde bu işlemlerin Rektör imzasıyla Banka Şubesine yazılan yazılar ile yapılması 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa aykırıdır. Bununla birlikte, mevcut belgelerin incelenmesinden, söz konusu gelirlerin, kişilerin hesaplarına değil, üniversite adına açılmış banka hesaplarına yatırıldığı, usule aykırı olsa bile yapılan harcamaların kayıt altına alındığı ve üniversite ihtiyaçları için harcandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle söz konusu meblağ için tazmin hükmü verilmesi yerine, konunun ayrıntılı olarak araştırılması için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına yazılması dolayısıyla hükmün bu gerekçeyle bozularak dosyanın ilgili Daireye gönderilmesi gerekir.

KARŞI OY GEREKÇESİ:

(Üyeler … ile …’in;

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 55 inci maddesinde; “Yükseköğretim üst kuruluşları, yükseköğretim kurumları ve bunlara bağlı birimlerin gelir kaynakları:”

“a. Her yıl bütçeye konulacak ödenekler,

b. Kurumlarca yapılacak yardımlar,

c. Alınacak harç ve ücretler,

d. Yayın ve satış gelirleri,

e. Taşınır ve taşınmaz malların gelirleri,

f. Döner sermaye işletmelerinden elde edilecek karlar,

g. Bağışlar, vasiyetler ve diğer gelirlerdir.” denilmek suretiyle sıralanmıştır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde kamu geliri; kanunlarına dayanılarak toplanan vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay veya benzeri gelirler, faiz, zam ve ceza gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan elde edilen her türlü gelirler ile hizmet karşılığı elde edilen gelirler, borçlanma araçlarının primli satışı suretiyle elde edilen gelirler, sosyal güvenlik primi kesintileri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirler olarak; kamu gideri ise kanunlarına dayanılarak yaptırılan iş, alınan mal ve hizmet bedelleri, sosyal güvenlik katkı payları, iç ve dış borç faizleri, borçlanma genel giderleri, borçlanma araçlarının iskontolu satışından doğan farklar, ekonomik, mali ve sosyal transferler, verilen bağış ve yardımlar ile diğer giderler olarak tarif edilmiş;

“Bütçe İlkeleri” başlıklı 13 üncü maddesinin (e) bendinde bütçenin kamu mali işlemlerinin kapsamlı ve saydam bir şekilde görünmesini sağlayacağı; (f) bendinde tüm gelir ve giderlerin gayri safi olarak kamu idaresi bütçesinde gösterilmesi gerektiği; (g) bendinde belirli gelirlerin belirli giderlere tahsis edilmemesinin esas olduğu; (m) bendinde kamu idarelerini tüm gelir ve giderlerinin bütçelerinde gösterileceği; (n) bendinde ise kamu hizmetlerinin bütçelere konulacak ödeneklerle mevzuatla belirlenmiş yöntem, ilke ve amaçlarına uygun olarak gerçekleştirileceği hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanunun “Bağış ve yardımlar” başlıklı 40 ıncı maddesinde ise aynen;

“Herhangi bir gerçek veya tüzel kişi tarafından, kamu hizmetinin karşılığı olarak veya kamu hizmetleriyle ilişkilendirilerek bağış veya yardım toplanamaz, benzeri adlar altında tahsilat yapılamaz.

Kamu idarelerine yapılan her türlü bağış ve yardımlar bütçelerine gelir kaydedilir. Nakdi olmayan bağış ve yardımlar, ilgili mevzuatına göre değerlemeye tâbi tutularak kayıtlara alınır.


Kamu yararına kullanılmak üzere kamu idarelerine yapılan şartlı bağış ve yardımlar, dış finansman kaynağından sağlananlarda 28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, hizmeti yapacak idarenin üst yöneticisi tarafından uygun görülmesi halinde, bütçede açılacak bir tertibe gelir ve şart kılındığı amaca harcanmak üzere açılacak bir tertibe ödenek kaydedilir. Bu ödenekten amaç dışında başka bir tertibe aktarma yapılamaz.

...” denilmiştir.

Bu durumda; yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre her ne suretle elde edilirse edilsin, üniversite adına banka hesaplarına intikal eden tutarların üniversite bütçesine gelir olarak kaydedilmesi, buna ilişkin kayıtların mevzuat hükümlerine göre yapılması gerekmektedir.

İlama konu olayda, … Üniversitesi Rektörlüğü ile ... Bankası … Şubesi arasında 04.05.2009 ve 13.03.2012 tarihlerinde imzalanan ve her biri üçer yıl süre ile geçerli olan protokol hükümleri gereği kurumun tüm bankacılık işlemlerinin ilgili banka aracılığıyla gerçekleştirildiği; söz konusu protokollerin “Uygulama Esasları” başlıklı 4 üncü maddesinin (c) bendinde, Üniversitenin protokol kapsamında Banka aracılığıyla yapacağı operasyonel iş ve işlemlerin sağlıklı ve etkin bir şekilde sürdürülmesini teminen Üniversitenin çeşitli ihtiyaçları için talep edeceği ayni ve nakdi harcamaların Banka tarafından karşılanabileceğinin ve harcama tutarına ve ödeme dönemlerine ilişkin Kurum ve Banka tarafından mutabakata varılmasını takiben Kuruma ve/veya Kurumun talimatıyla diğer kişilere ödeme yapılabileceğinin hüküm altına alındığı;

Bu madde kapsamında Bankaca 2009-2014 yılları arasında Rektör Prof. Dr. … imzasıyla çeşitli kişi ve firmalara … TL tutarında ödeme yapıldığı görülmüştür.

Söz konusu harcamaların 5018 sayılı Kanunun “Harcama Yapılması” başlıklı Dördüncü Bölümünde yer alan hükümler ile ilgili diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılmadığı, bu harcamalar ile Üniversitenin hangi ihtiyaçlarının karşılandığı hususunun belirtilmediği ve alınan mallara ilişkin kayıtların mevcut olmadığı anlaşılmıştır.

Rektörlük ile Banka arasında 04.05.2009 ve 13.03.2012 tarihlerinde imzalanan protokol hükümleri uyarınca Bankaca yapılan ayni ve nakdi harcamaların Üniversite bütçesi ile ilişkilendirilmemesi, banka tarafından yapılan yardımın bütçeye gelir kaydedilmemesi ve elde edilen bu gelirin bütçe dışında harcanması mevzuata aykırıdır. Bu nedenle ilam hükmünün tasdiki gerekir.)

 

YORUM EKLE