Vekaleten yürütülen görevin ek göstergesinden emeklilikte faydalanılabilir mi?

Vekaleten yürütülen görevin ek göstergesinden emeklilikte faydalanılabilir mi?

Vekaleten yürütülen görevin ek göstergesinden emeklilikte faydalanılabilir mi?

Vekaleten yürütülen görevin ek göstergesinden emeklilikte faydalanılabilir mi?

Danıştay 12. Dairesi, vekaleten bir kadroya atanan personelin o kadroya ait ek göstergeden yararlanamayacağına dair ilk derece mahkemesi kararını onadı. İlk derece mahkemesi konuya ilişkin olarak "ek göstergenin, kadro görevini yürüten personele verilen önemin göstergesi, yetki ve sorumluluğunun karşılığı olduğu, yetki ve sorumluluğun ise, kadro unvanına bağlı olarak kullanılacağı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 43. maddesinin, ek gösterge konusunda bu Kanun'a ekli (I) ve (II) sayılı Cetvellere atıf yaptığından, ilgililere uygulanacak ek göstergenin tespitinde söz konusu Cetvellerin yanında 43. maddede yer alan düzenlemelerin de (unvana ilişkin görevde-kadroda bulunma koşulunun da) gözönünde bulundurulması gerektiği, buna göre; davacının … İl Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna asaleten atanmadığı; bu görevi vekâleten yürütmüş olması karşısında, bu kadro için öngörülen 3600 ek gösterge rakamından yararlandırılması mümkün bulunmadığından, söz konusu ek göstergeden yararlandırılması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir."şeklinde karar vermişti.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/5082 E. , 2020/3717 K.


"İçtihat Metni"


T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5082
Karar No : 2020/3717

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …. tarih ve E: … , K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … …. İlçe Milli Eğitim Müdürü iken … tarihinde emekli olan davacı tarafından, … tarihleri arasında … İl Milli Eğitim Müdürü vekili olarak görev yapmasından dolayı 3000 olan ek göstergesinin 3600 olarak düzeltilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.


İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, ek göstergenin, kadro görevini yürüten personele verilen önemin göstergesi, yetki ve sorumluluğunun karşılığı olduğu, yetki ve sorumluluğun ise, kadro unvanına bağlı olarak kullanılacağı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 43. maddesinin, ek gösterge konusunda bu Kanun'a ekli (I) ve (II) sayılı Cetvellere atıf yaptığından, ilgililere uygulanacak ek göstergenin tespitinde söz konusu Cetvellerin yanında 43. maddede yer alan düzenlemelerin de (unvana ilişkin görevde-kadroda bulunma koşulunun da) gözönünde bulundurulması gerektiği, buna göre; davacının … İl Milli Eğitim Müdürlüğü kadrosuna asaleten atanmadığı; bu görevi vekâleten yürütmüş olması karşısında, bu kadro için öngörülen 3600 ek gösterge rakamından yararlandırılması mümkün bulunmadığından, söz konusu ek göstergeden yararlandırılması yolundaki başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 33. maddesinin yorumlanarak davanın reddedilmesinin hatalı olduğu, söz konusu maddede ek göstergeden yararlanabilmek için cetvellerde karşılığı olan kadroların birine atanmış ve bu görevi fiilen ifa ediyor olma şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğinin belirtildiği, İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapmaktayken İl Milli Eğitim Müdürü olarak atandığı, bahse konu 33. maddede asaleten ya da vekâleten atama şeklinde bir ifade kullanılmadığı, 4 yıl boyunca İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevini fiilen yerine getirdiği, kendisinden daha az süreyle bu görevi asaleten yerine getiren memurların 3600 ek gösterge ile emekli olurken, kendisine 3000 ek gösterge uygulanmasının Anayasa'nın eşitlik ilkesine ve hakkaniyete aykırı olduğu, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.


DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: … , K: … sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 12/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Güncelleme Tarihi: 01 Mayıs 2021, 11:13
YORUM EKLE