Geçmişe dönük maaş talebinde dava zamanaşımı süresi hakkında karar

Geçmişe dönük maaş talebinde zamanaşımı süresi hakkında karar

Geçmişe dönük maaş talebinde dava zamanaşımı süresi hakkında karar

Geçmişe dönük maaş talebinde zamanaşımı süresi hakkında karar

İdarenin yasal yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hareketsiz kaldığı durumlarda, ilgililerin idareyi harekete geçirmek ve o konuda bir işlem tesis etmesini sağlamak amacıyla yapmış oldukları başvuruların, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılmış başvurular olduğunun kabul edilerek dava süresinin buna göre belirlenmesi gerektiği hakkında

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/3258 E.  ,  2020/4630 K.

"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2018/3258

Karar No : 2020/4630

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … İl Özel İdaresi

VEKİLLERİ : Av. …, Av. …,

Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem : ........................İl Özel İdaresinde memur olarak görev yapan davacı tarafından, tüzel kişiliği kaldırılıp davalı idareye devredilen …Belediye Başkanlığı bünyesinde memur olarak görev yaptığı 1999 yılından itibaren alamadığı maaşlarının ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile mahrum kalınan maaşının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davacının alamadığı maaşlarının ödenmesi için davalı idareye yaptığı başvuru, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca 2007 mali yılı sonundan itibaren 5 yıl içerisinde yapılmadığından davacı talebinin reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, maaş alacağının kişiye sıkı sıkıya bağlı bağlı mülkiyet hakkı kapsamında olduğundan zaman aşımına uğramayacağı belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, İş Kanunu, Borçlar Kanunu ve 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu'nun 93. maddesi uyarınca maaş alacaklarında 5 sene zaman aşımı olduğu ileri sürülere temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca dava süresi içerisinde açıldığından temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Afyonkarahisar İl Özel İdaresinde memur olarak görev yapan davacı tarafından, tüzel kişiliği kaldırılıp davalı idareye devredilen … Belediye Başkanlığı bünyesinde memur olarak görev yaptığı 1999 yılından itibaren alamadığı maaşlarının ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile mahrum kalınan maaşının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 18. maddesinde; "Kanunlarda yazılı haller dışında Devlet memurunun memurluğuna son verilmez, aylık ve başka hakları elinden alınamaz." hükmü düzenlenmiş, 164. maddesi ise; "Memurlara aylıkları her ayın başında peşin ödenir." hükmüne yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, Danıştay'da ve idare mahkemelerinde idari dava açma süresinin, kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün olduğuna işaret edilmiş; 11. maddesinde, "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır..." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanu'nun 10. maddesinde ise; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer, altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştay'a, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." kuralı getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Avrupa İnsan Hakları Komisyonu 5849/72 Başvuru sayılı ve 1 Ekim 1975 tarihli Müller/Avusturya davasında; sözleşme tarafından güvence altına alınmış devletten yaşlılık aylığı alma hakkı gibi bir genel hak mevcut olmadığını fakat Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 1 No'lu Ek Protokolünün 1. maddesinin ikinci paragrafına uygun olarak devlet tarafından öngörülen gerekli şartları yerine getirdikten sonra ya zorunlu ya da ihtiyari olan prim katkılı sosyal sigorta planından yararlanma gibi bir mülkiyet hakkı söz konusu olabileceğine işaret etmiştir.

Bu nedenle; .....................................................İl Özel İdaresinde memur olarak görev yapan davacının kapatılan … Belediye Başkanlığında görev yaptığı dönemde hak ettiği maaşının, yukarıda anılan Kanun hükümleri uyarınca ve mülkiyet hakkı kapsamında, ilgilinin herhangi bir başvurusu aranmadan idarece kendisine ödenmesi zorunlu olup, idarenin bu konuda takdir yetkisi bulunmamaktadır.

Ancak, belirtilen yasal zorunluluğa rağmen davalı idare davacının aylıklarının yatırılması hususunda hareketsiz kalmış ve bu konudaki yasal yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Davacı ise, idarenin yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine 05/08/2014 tarihinde 1999 yılından itibaren mahrum kaldığı maaş alacaklarının kendisine ödenmesi istemiyle davalı idareye başvurmuş; bu başvurusunun 14/08/2014 tarihli işlem ile reddedilmesi üzerine de yasal süresi içinde olmak üzere 02/10/2014 tarihinde bakılan davayı açmıştır.

Yukarıda açıklandığı üzere, idarenin yasal yükümlülüğünü yerine getirmeyerek hareketsiz kaldığı durumlarda, ilgililerin idareyi harekete geçirmek ve o konuda bir işlem tesis etmesini sağlamak amacıyla yapmış oldukları başvuruların, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılmış başvurular olduğunun kabul edilerek dava süresinin buna göre belirlenmesi gerekmektedir.

Bu itibarla; incelenen olayda, davacının aylıklarının yatırılması konusunda hareketsiz kalan davalı idarece işlem yapılması istemiyle davacının 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan başvurunun reddi üzerine açılan davada süre aşımı bulunmadığından, davanın reddi yöndeki İdare Mahkemesinin kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YORUM EKLE