Soruşturma esnasında tespit edilen fiil sebebiyle ek disiplin oluru alınması gerektiği

Soruşturma esnasında tespit edilen fiil sebebiyle ek disiplin oluru alınması gerektiği

Soruşturma esnasında tespit edilen fiil sebebiyle ek disiplin oluru alınması gerektiği

Soruşturma esnasında tespit edilen fiil sebebiyle ek disiplin oluru alınması gerektiği

Soruşturma olurunda bulunmayan ve soruşturma esnasında disipline aykırı olduğu tespit edilen fiille ilgili olarak disiplin amirinin bilgilendirilmesi, disiplin amiri tarafından verilecek soruşturma oluru üzerine soruşturmanın davacının bu fiilini kapsar şekilde yürütülmesi ve soruşturma sonucunda ulaşılan kanaate göre öneride bulunulması gerekirken, soruşturma sırasında tespit edilen fiil nedeniyle ek disiplin soruşturma oluru alınmaksızın konunun incelenerek ceza teklifinde bulunulmasında ve davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (j) alt bendinde yer alan disiplin suçunu işlediğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı hakkında.

T.C.

DANIŞTAY
12.  DAİRE

Esas No: 2013/1032

Karar No: 2016/3326

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava; davacının, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (j) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına, ancak bu cezanın 399 sayılı KHK'nın 44. maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası olarak uygulanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu, bu fiil nedeniyle cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (j) alt bendinde; "belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak", kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.

399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 44. maddesinde; teşebbüs veya bağlı ortaklıklardaki hizmetlerin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla sözleşmeli personelin görevleri ile ilgili kusurlu hareketleri, iş yerinde veya dışında teşebbüs ve bağlı ortaklıkla ilgili mevzuata aykırı davranışları nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması hariç, verilmesi gereken disiplin cezaları ile disiplin cezası vermeye yetkili merciler ve disiplin kurulları hakkında bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde teşebbüs veya bağlı ortaklık memurlarının tabi olduğu hükümlerin uygulanacağı, ancak kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller için sözleşme ücretinden kesme cezasının, aylıktan kesme cezası esaslarına göre uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; davalı idareye yapılan bir ihbarda Esenboğa Havalimanı Başmüdürlüğünde ismi yazılan kişilerin tefecilik yaptıklarının ve buna göz yumulduğunun belirtildiği, ihbar dilekçesinde belirtilen hususlarla ilgili alınan soruşturma oluru üzerine adı geçen kişiler hakkında başlatılan soruşturma sonucunda ismi belirtilmemiş olsa da davacının da tefecilik yaptığının tespit edildiği, aynı yerde şef olarak görev yapmakta olan bir şahsa 2004-2005 yıllarından itibaren müteaddit defa 16.000,00-TL, 18.000,00-TL tutarında ödünç para verdiği, bu alacak karşılığında adı geçen şahıstan kendisinin ve oğlunun alacaklı olarak gösterildiği toplam 27.600,00-TL tutarlı beş adet senet aldığı, söz konusu alacağı mal bildirimlerine konu etmediğinden kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması yönünde teklifte bulunulduğu, teklif doğrultusunda 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (j) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına, ancak bu cezanın 399 sayılı KHK'nın 44. maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası olarak uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği ve bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca disiplin cezası verilebilmesi için; disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılmasının zorunlu olduğu gibi soruşturma yapılmasının ve disiplin cezası verilmesinin belirli usuller çerçevesinde yapılması da zorunludur. İddia olunan fiillerle ilgili yetkili şahıslar tarafından bağımsız bir soruşturmacı atanması, soruşturma konularını içerir soruşturma emri verilmesi, olayla ilgili kişilerin ve olayın taraflarının ifadelerinin alınması, isnat olunan fiil ile ilgili olarak lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda elde edilen bilgi, belge, ifade vb. delillerin rapora bağlanarak teklif getirilmek suretiyle disiplin cezası vermeye yetkili amire veya kurula verilmesi gerektiği, ayrıca yasal süre içerisinde sanığın savunmasının alınmasının gerekli olduğu disiplin hukukunun temel ilkelerindendir.

Bakılan olayda; davalı idareye yapılan ihbarda ......................... Başmüdürlüğünde dilekçede ismi yazılan kişilerin tefecilik yaptıklarının ve buna göz yumulduğunun belirtilmesi üzerine verilen soruşturma oluru ile ihbarda yer alan hususlar hakkında soruşturma yapılmasının istenildiği, bunun üzerine düzenlenen soruşturma raporunda, soruşturma konusunun söz konusu ihbar dilekçesinde yer alan hususların olduğunun belirtildiği, ancak sonuç kısmında ihbarda ismi belirtilmese de davacının da tefecilik yapmış olduğunun tespit edildiği, aynı yerde şef olarak görev yapmakta olan bir şahsa 2004-2005 yıllarından itibaren müteaddit defa 16.000,00-TL, 18.000,00-TL tutarında ödünç para verdiği, bu alacak karşılığında adı geçen şahıstan kendisinin ve oğlunun alacaklı olarak gösterildiği toplam 27.600,00-TL tutarlı beş adet senet aldığı, söz konusu alacağı mal bildirimlerine konu etmediğinden bahisle cezalandırılması gerektiği yönünde teklifte bulunulduğu, bu fiil nedeniyle davacı hakkında soruşturma oluru istenmeksizin savunması alınmak suretiyle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmüştür.

Bu duruma göre; soruşturma olurunda bulunmayan ve soruşturma esnasında disipline aykırı olduğu tespit edilen fiille ilgili olarak disiplin amirinin bilgilendirilmesi, disiplin amiri tarafından verilecek soruşturma oluru üzerine soruşturmanın davacının bu fiilini kapsar şekilde yürütülmesi ve soruşturma sonucunda ulaşılan kanaate göre öneride bulunulması gerekirken, soruşturma sırasında tespit edilen fiil nedeniyle ek disiplin soruşturma oluru alınmaksızın konunun incelenerek ceza teklifinde bulunulmasında ve davacının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (j) alt bendinde yer alan disiplin suçunu işlediğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 26.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

YORUM EKLE