Memura işlemiş olduğu fiile göre düşük ceza verilmesi hakkında danıştay kararı

disiplin soruşturması sonucunda memura işlemiş olduğu suça karşılık gelen cezadan daha hafif ceza verilmesi

Memura işlemiş olduğu fiile göre düşük ceza verilmesi hakkında danıştay kararı

Memura işlemiş olduğu fiile göre düşük ceza verilmesi hakkında danıştay kararı 

Memurlara verilecek olan cezalar ile memurun işlemiş olduğu fiil arasında denge bulunması gerekmektedir. Genellikle idareler memura işlemiş olduğu fiile göre daha ağır ceza verdiğinde mahkemelerce ilgili cezalar iptal edilmektedir. Yazımız ekinde yer alan mahkeme kararında ise idarece memurun işlemiş olduğu fiile karşılık gelen cezadan daha hafif ceza verilmiş olması nedeniyle memura verilen ceza mahkemece iptal edilmiştir.

Mahkeme kararında memurun işlemiş olduğu fiile karşılık gelen cezanın verilmesi gerektiği ile alakalı "suç ve cezaların kanuniliği ilkesi uyarınca, usulüne uygun soruşturma yapılarak tespit edilen suça konu fiilin, kanunda önceden belirlenmiş karşılığına uygun bir ceza ile cezalandırılmadığı takdirde, tesis edilen işlemde her ne kadar idarenin işlem tesis etme noktasında bir yetkisinden söz etmek mümkünse de, bu işlem konu yönünden hukuka aykırı hale gelecektir." şeklinde ifade edilmiştir.

Danıştay  Onikinci Daire Esas No : 2014/10025 KararNo : 2017/5821

Anahtar Kelimeler : -Suç ve Cezanın Kanuniliği, -Eyleme Uygun Ceza Özeti :Usulüne uygun soruşturma yapılarak tespit edilen, suça konu fiilin, önceden belirlenmiş  karşılığına uygun bir ceza ile cezalandırılması gerektiği hakkında.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : … KarŞı Taraf (Davalı) : Sivas Belediye BaŞkanlığı Vekili : Av. … İstemin Özeti: Sivas İdare Mahkemesince verilen 10.09.2014 tarihli ve E:2014/159, K:2014/1064 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi : Tufan Baysal Aşkın DüŞüncesi : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davalarında iptali istenilen işlemin yetki, Şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuki denetiminin yapılacağı hükmü karşısında, uyuşmazlık konusu işlemin konu yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği düŞünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüŞüldü: Dava; Sivas Belediyesi Gelir şefliği'nde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(c) maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, davacının, veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yaptığı ancak vazifesi olmadığı halde davalı Belediye'ye borçlarını ödemeye gelen bazı mükelleflerin idareye olan borç ödemelerini tahsildarın da bilgisi ve rızası dışında kendi kredi kartını suretiyle bizzat yaptığı, bu durumun aksinin iddia olunmadığı, bu işlemler için ödenen meblağın da üstünde bir miktar parayı haricen maddi bir menfaat olarak temin ettiği yolunda somut delil yok ise de, gerçekte davacının bu suretle kendi nakit işlem hacmini çoğaltarak kredi bakiyesini nakte dönüştürmek suretiyle bir menfaat sağladığı, zira aynı hesap dönemi içinde yapılan kredi kartı harcama tutarının anılan unvanda bir kamu görevlisi için cüzi bir meblağın oldukça üzerinde rakamlardan (3.585,00.-TL + 2.200,00.-TL) oluştuğu, diğer yandan, yürütülen disiplin soruşturması üzerine getirilen teklifte 657 sayılı Kanunun 125/D-(c) maddesinde belirtilen bu eylem 125/C-(c) maddesinde belirtilmiş gibi değerlendirilmiş ise de, anılan eylemin karşılığı olan kademe ilerlemesinin durdurulması cezası yerine tesis olunduğu görülen aylıktan kesme cezasının, davacı lehine olduğunun anlaşıldığı, davacının lehine olan madde ve bent numarasındaki hatanın, neticesi itibariyle sübut bulan eylemin karşılığı olarak daha hafifi verilen aylıktan kesme cezasının iptaline hükmedilerek davacı aleyhine hüküm kurulmasının iptal davasından beklenilen fayda ve neticeyi sağlamayacağından, tesis olunan disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Suç ve cezalara iliŞkin esaslar baŞlıklı 38. maddesinde, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." hükmüne; 128/2. maddesinde, "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(c) maddesinde, "Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak" fiili aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının, Belediye'ye olan borçlarını ödemeye gelen mükelleflerin, borç ödemek için kullanacakları nakit paralarını alarak, söz konusu kişilerin borçlarını kendine ait kredi kartıyla ödediği yolundaki Şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, davacıya isnat edilen fiillerin gerçekleştiğinin, hem kredi kartı ödeme cihazı kayıtları ile tahsilat makbuzlarının karşılaştırılmasından, hem de davacının İdari Dava Daireleri Kararları Onikinci Daire 204 Danıştay Dergisi Yıl : 2018 Sayı : 148 soruşturma sırasında alınan ifadesinden anlaşıldığı, davacının bu fiiliyle, 657 sayılı Kanun'un 125/C-(c) maddesinde belirlenen suçu işlediğinden bahisle verilen disiplin cezası üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

 Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır.

Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek Şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir Şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı da açıktır.

 Bakılan olayda, davacının fiiline tatbik edilen 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin C bendinin (c) alt bendinde, Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak fiilin aylıktan kesme cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmasına rağmen, soruşturma raporunda isnat edilen fiilin, kredi kartı ile başkalarına ait borçları ödeyerek, o kişilerden borç miktarı kadar nakit para almak suretiyle bir menfaat elde etmek olduğu, bu fiil ile de davacıya uygulanan ceza maddesinde belirtilen durumun uyuşmadığı görülmektedir.

Yukarıda aktarılan suç ve cezaların kanuniliği ilkesi uyarınca, usulüne uygun soruşturma yapılarak tespit edilen suça konu fiilin, kanunda önceden belirlenmiş karşılığına uygun bir ceza ile cezalandırılmadığı takdirde, tesis edilen işlemde her ne kadar idarenin işlem tesis etme noktasında bir yetkisinden söz etmek mümkünse de, bu işlem konu yönünden hukuka aykırı hale gelecektir.

Bu durumda, dava konusu işlemin hukuka uygun olmaması karşısında, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beŞ) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 21.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

T.C. D A N I i T A Y Onikinci Daire Esas No : 2014/10025 KararNo : 2017/5821 Anahtar Kelimeler : -Suç ve Cezanın Kanuniliği, -Eyleme Uygun Ceza Özeti :Usulüne uygun soruşturma yapılarak tespit edilen, suça konu fiilin, önceden belirlenmiş  karşılığına uygun bir ceza ile cezalandırılması gerektiği hakkında.

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : … KarŞı Taraf (Davalı) : Sivas Belediye BaŞkanlığı Vekili : Av. … İstemin Özeti: Sivas İdare Mahkemesince verilen 10.09.2014 tarihli ve E:2014/159, K:2014/1064 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi : Tufan Baysal Aşkın DüŞüncesi : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davalarında iptali istenilen işlemin yetki, Şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuki denetiminin yapılacağı hükmü karşısında, uyuşmazlık konusu işlemin konu yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği düŞünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüŞüldü: Dava; Sivas Belediyesi Gelir şefliği'nde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(c) maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, davacının, veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak görev yaptığı ancak vazifesi olmadığı halde davalı Belediye'ye borçlarını ödemeye gelen bazı mükelleflerin idareye olan borç ödemelerini tahsildarın da bilgisi ve rızası dışında kendi kredi kartını suretiyle bizzat yaptığı, bu durumun aksinin iddia olunmadığı, bu işlemler için ödenen meblağın da üstünde bir miktar parayı haricen maddi bir menfaat olarak temin ettiği yolunda somut delil yok ise de, gerçekte davacının bu suretle kendi nakit işlem hacmini çoğaltarak kredi bakiyesini nakte dönüştürmek suretiyle bir menfaat sağladığı, zira aynı hesap dönemi içinde yapılan kredi kartı harcama tutarının anılan unvanda bir kamu görevlisi için cüzi bir meblağın oldukça üzerinde rakamlardan (3.585,00.-TL + 2.200,00.-TL) oluştuğu, diğer yandan, yürütülen disiplin soruşturması üzerine getirilen teklifte 657 sayılı Kanunun 125/D-(c) maddesinde belirtilen bu eylem 125/C-(c) maddesinde belirtilmiş gibi değerlendirilmiş ise de, anılan eylemin karşılığı olan kademe ilerlemesinin durdurulması cezası yerine tesis olunduğu görülen aylıktan kesme cezasının, davacı lehine olduğunun anlaşıldığı, davacının lehine olan madde ve bent numarasındaki hatanın, neticesi itibariyle sübut bulan eylemin karşılığı olarak daha hafifi verilen aylıktan kesme cezasının iptaline hükmedilerek davacı aleyhine hüküm kurulmasının iptal davasından beklenilen fayda ve neticeyi sağlamayacağından, tesis olunan disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Suç ve cezalara iliŞkin esaslar baŞlıklı 38. maddesinde, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." hükmüne; 128/2. maddesinde, "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, mali ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(c) maddesinde, "Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak" fiili aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının, Belediye'ye olan borçlarını ödemeye gelen mükelleflerin, borç ödemek için kullanacakları nakit paralarını alarak, söz konusu kişilerin borçlarını kendine ait kredi kartıyla ödediği yolundaki Şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, davacıya isnat edilen fiillerin gerçekleştiğinin, hem kredi kartı ödeme cihazı kayıtları ile tahsilat makbuzlarının karşılaştırılmasından, hem de davacının İdari Dava Daireleri Kararları Onikinci Daire 204 Danıştay Dergisi Yıl : 2018 Sayı : 148 soruşturma sırasında alınan ifadesinden anlaşıldığı, davacının bu fiiliyle, 657 sayılı Kanun'un 125/C-(c) maddesinde belirlenen suçu işlediğinden bahisle verilen disiplin cezası üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

 Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır.

Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek Şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir Şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı da açıktır.

 Bakılan olayda, davacının fiiline tatbik edilen 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin C bendinin (c) alt bendinde, Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak fiilin aylıktan kesme cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmasına rağmen, soruşturma raporunda isnat edilen fiilin, kredi kartı ile başkalarına ait borçları ödeyerek, o kişilerden borç miktarı kadar nakit para almak suretiyle bir menfaat elde etmek olduğu, bu fiil ile de davacıya uygulanan ceza maddesinde belirtilen durumun uyuşmadığı görülmektedir.

Yukarıda aktarılan suç ve cezaların kanuniliği ilkesi uyarınca, usulüne uygun soruşturma yapılarak tespit edilen suça konu fiilin, kanunda önceden belirlenmiş karşılığına uygun bir ceza ile cezalandırılmadığı takdirde, tesis edilen işlemde her ne kadar idarenin işlem tesis etme noktasında bir yetkisinden söz etmek mümkünse de, bu işlem konu yönünden hukuka aykırı hale gelecektir.

Bu durumda, dava konusu işlemin hukuka uygun olmaması karşısında, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beŞ) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 21.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

YORUM EKLE