Disiplin cezasında tekerrür uygulamasında tekerrür fiile göre uygulanmalıdır?

657 sayılı Yasanın yukarıda anılan 125. maddesindeki hükmünde "cezaların tekerrüründen" değil, disiplin cezalarının verilmesine sebep olmuş bir "fiil veya halin" tekerrürü halinden bahsedilmiştir.

Disiplin cezasında tekerrür uygulamasında tekerrür fiile göre uygulanmalıdır?

Disiplin cezasında tekerrür uygulamasında tekerrür fiile göre uygulanmalıdır?

657 sayılı kanuna göre memurlara verilecek olan disiplin cezalarının tekerrür uygulamasına ilişkin danıştay kararı yazımız ekindedir.

Danıştay 12. Dairesi Esas No : 2000 / 3109 Karar No : 2000 / 3834 Karar Tarihi : 8.11.2000

Özet : 657 Sayılı Yasanın 125. Maddesinde, Cezaların Tekerrüründen Değil, Disiplin Cezalarının Verilmesine Sebep Olunmuş, Fiil Veya Hallerin Tekerrüründen Bahsedildiğinden, Söz Konusu Fiil Ve Haller Nedeniyle Verilen Disiplin Cezaları Affedilmiş Olsa Bile İlgiliye Tekerrür Hükümlerinin Uygulanması Gerekeceği Hakkında

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü

Karşı Taraf : ...

İsteğin Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, ... sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi: Şengül Güler

Düşüncesi : İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı : Zeynep Kavlak

Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü:

Dava, davacının ... Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğünde kontrol memuru olara görev yapmakta iken, göreviyle ilgili çıkar sağladığından bahisle 657 sayılı Yasanın 125/2.maddesi uyarınca tekerrür hükümleri de uygulanarak Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 25.10.1999 gün ve 16 sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

... İdare Mahkemesinin ... günlü, ... sayılı kararıyla; 3.9.1999 gün ve 23805 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4455 Sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Yasa'nın 1.maddesinin 3. fıkrasında, 23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenen ve af kapsamına giren disiplin cezalarının verilmesini gerektiren fiillerden dolayı ilgili hakkında disiplin soruşturma ve kovuştumasının yapılamayacağı, devam etmekte olan disiplin soruşturma ve kovuşturmalarının işlemden kaldırılacağı, kesinleşmiş olan ddisiplin cezalarının infaz edilemiyeceğinin hükme bağlandığı, dava dosyasının incelenmesinden; davacının, 1997 yılı içerisinde göreviyle ilgili olarak çıkar sağladığı gerekçesiyle bu eylemine karşılık 657 sayılı Yasanın 125.maddesinin (D) fıkrasının (c) bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cazalandırılması gerekmekte ise de, ilgilinin daha önce 4.12.1997 gün ve 40 sayılı Disiplin kurulu kararı ile bir yıl, 17.4.1998 gün ve 15 sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile üç yıl ve 22.9.1998 günlü onay ile bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılması nedeniyle 657 sayılı Yasanın 125.maddesinin 2. fıkrası uyarınca tekerrür hükümleri uygulanarak davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırıldığının anlaşıldığı, olayda; dava konusu disiplin cezasından önce davacıya verilen disiplin cezalarının 4455 sayılı Yasanın 1. maddesiyle affa uğradığı kuşkusuz olup, bu cezalar dayanak alınarak ilgiliye tekerrür hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığı, öte yandan davacının üzerine atılı fiilin işleniş tarihinin 1997 yılı yaz ayları olduğuna ve bu fiile karşılık gelen maddenin de davalı idarece 657 sayılı Yasanın 125.maddesinin D/c fıkrası gösterildiğine göre adı geçenin bu eyleminin 4455 sayılı Yasanın 1.maddesi ile affedilen suçlar arasında yer aldığı, bu durumda 4455 sayılı Yasanın 3.9.1999 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra dolayısıyla davacının üzerine atılı fiilinin de af yasası kapsamında olması nedeniyle adı geçen hakkında yapılan soruşturmanın anılan yasanın 1.maddesinin 3.fıkrası uyarınca işlemden kaldırılması gerekiren yukarıda özetlenen şekilde tekerrür hükkümleri de uygulanarak davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin olarak tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idare; davacının dava konusu disiplin cezasına dayanak olan fiili nedeniyle ... İlçe İdare Kurulunca Türk Ceza Kanununun 240.maddesi uyarınca yargılanmasına karar verildiğini ve bu kararın onandığını, 657 sayılı Yasanın 125/2.maddesi uyarınca tekerrür halinin bulunması nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının hukuk ve usule uygun olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

657 sayılı Yasanın 125.maddesinin (E) fıkrasından sonra gelen fıkrasında; "Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe, bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulanmasında bir derece ağır ceza verilir." hükmüne yer verilmiştir.

3.9.1999 gün ve 23805 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4455 sayılı Memurlar ile Diğer kamu Görevlilerinin Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanunun 1.maddesinde, "23 Nisan 1999 tarihinden önce işlenmiş, Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet,hırsızlık, dolandırılıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar veya istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımalara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçları sebebiyle sürekli olarak ilişik kesilmesi sonucunu doğuran disiplin cezaları ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 68 inci maddesinin (e) ve (f) bentlerine ve 69 uncu madesinin bir ila dördüncü fıkralarına göre verilmiş yer değiştirme veya meslekten çıkarma, mülga 2556 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 92. maddesinin bir, iki, dört ve altıncı fıkralarına göre verilmiş meslekten çıkarma cezaları hariç olmak üzere, kanun, tüzük ve yönetmelikler gereğince memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bu görevlerde bulunmuş olanlar nakkında verilmiş disiplin cezaları bütün sonuçları ile affedilmiştir." hükmü yer almıştır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının, 4.12.1997 gün ve 40 sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile 657 sayılı Yasanın 125/D-c maddesinde yer alan göreviyle ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak fiili nedeniyle 1 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması ve yine 17.4.1998 gün ve 15 sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile de , 125/D-f madesinde yer alan gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiili nedeniyle 3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına, Genel Müdürlük makamının 22.9.1998 günlü onayı ile de, 1985 yılı kadastro çalışmalarına karşı vatandaşlarca açılan davalardaki bilirkişilik görevi sırasında ve kesinleşen kararların infazı aşamasında vatandaşlardan para toplamak eylemine ilişkin olarak hakkındaki disiplin soruşturması sonucunda Devlet memurluğundan çıkarma cezası önerisi ile dosyanın Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği, anılan Kurulca adı geçen hakında dolandırıcılık suç isnadı ile dava açıldığından, bu dava sonucunda ceza alması halinde 657 sayılı Yasanın 48(5), 98(b) maddeleri gereğince görevine son verileceğinden önerinin reddine karar verildiği belirtilerek, 657 sayılı Yasanın 126/3. maddesi uyarınca anılan kanunun 125/D fıkrası uyarınca 1 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığı, dava konusu 25.10.1999 günlü, 16 sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile de; davacının ... Kadastro Müdürlüğü kontrol memuru iken ... Köyünde 1985 yılında yapılan tapulama çalışmalarında itirazlı olarak komisyona intikal eden ve 1998 yılında karara bağlanan 6 adet parselle ilgili olarak komisyon kararı olmadığı halde 1997 yılında parsel başına ... .TL menfaat temin ederek usulsüz olarak 6 adet çaplı tasarruf vesikası vermek yolundaki eylemi nedeniyle, yukarıda sözü edilen ve davacı hakında daha önce verilen disiplin cezaları sebebiyle 657 sayılı Yasanın 125/2.maddesinde belirtilen tekerrür hükümleri uygulanarak ve eylemin 4455 Sayılı Yasa kapsamında görülmeyerek Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılamasına karar verildiği, sözkonusu fiili nedeniyle ... Asliye Ceza Mahkemesinin 5.10.1999 günlü, E:1999/18, K:1999/38 sayılı kararı ile görevi kötüye kullanmak suçundan 6 ay hapis ve ... .TL.ağır para cezasıyla cezalandırılamsına, 3 ay süreyle memuriyetten yoksun bırakılmasına, hürriyeti bağlayıcı cezanın ağır para cezasına çevrilerek ertelenmesine karar verildiği, bu kararın temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Davacı hakında 4.12.1997-17.4.1998-22.9.1998 tarihlerinde verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezaları, 4455 sayılı Yasanın 1.maddesiyle affa uğramış ve bu cezalar ortadan kalkmış olmakla birlikte 657 sayılı Yasanın yukarıda anılan 125. maddesindeki hükmünde "cezaların tekerrüründen" değil, disiplin cezalarının verilmesine sebep olmuş bir "fiil veya halin" tekerrürü halinden bahsedilmiş olup,bu nedenle sözkonusu fiil ve haller mevcut iken, bu fiil ve haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının affa uğramış olmasıyla ilgiliye tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı sonucuna varılmasına olanak bulunmamaktadır.

Yukarıda yer alan açıklamalar karşısında, disiplin cezalarının affa uğramış olmasının tekerrür hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği açık olduğundan, mahkemece davanın esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken, işlemin tekürrür koşulları bulunmaması nedeniyle iptal edilmesinde isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, ... sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3.fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 8.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

YORUM EKLE