Disiplin cezası iptal edilirse memurun görevden alma işlemide iptal edilir mi

disiplin cezası iptal edilirse memurun görevden alma işlemi de iptal edilir mi

Disiplin cezası iptal edilirse memurun görevden alma işlemide iptal edilir mi

Disiplin cezası iptal edilirse memurun görevden alma işlemide iptal edilir mi

Diğer yandan, her ne kadar davacıya verilen disiplin cezaları kaldırılmış ise de; disiplin yargılaması yapılabilmesinin gerekliliğini sağlayan koşullar ve esas alınan ilkeler ile atama işleminde idarece kullanılan takdir yetkisinin yargısal denetimine esas alınan ilkelerin farklı olması nedeniyle, disiplin yönünden yaptırım gerektirmeyen bir olayın, kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hizmetin iyi işlemesi veya kamu görevlisinin etkin ve güvenilir bir biçimde hizmeti devam ettirmesinin sağlanması amacına yönelik olarak tesis edilen atama işleminin hukuka uygunluğuna engel teşkil etmeyeceği; zira uyuşmazlığa yol açan dava konusu işlemde idarece kullanılan takdir yetkisinin yargısal denetimine esas alınan ilkelerin, disiplin hukuku bakımından dikkate alınan suçun unsurlarıyla ilgili değerlendirme ölçütlerinden de farklı olduğu açıktır.

T.C.

D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No : 2021/816

Karar No : 2021/1254

KARAR DÜZELTME

İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): . Bakanlığı

VEKİLİ : Huk. Müş. Av. .

KARŞI TARAF (DAVACI) : .

VEKİLİ : Av. .

İSTEMİN ÖZETİ :

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen . İdare Mahkemesinin . tarih ve E:., K:. sayılı ısrar kararının onanmasına ilişkin 09/11/2020 tarih ve E:2020/1400, K:2020/2343 sayılı karara karşı, davalı idare kararın düzeltilmesi isteminde bulunmaktadır.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünde ...olarak görev yapan davacının, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü emrine uzman olarak atanmasına ilişkin . tarih ve . sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:

.. İdare Mahkemesinin . tarih ve E:., K:. sayılı kararıyla;

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, ancak bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmadığı, işlem tesisinde kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetilmesi gerektiği, idarece dava konusu naklen atama işleminin, takdir yetkisi çerçevesinde tesis edildiği ileri sürülmüş ise de dosyaya, davacının naklen atanmasını haklı kılacak somut herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, davacıya mesleki tecrübesi ve yeterliliği konusunda bir kusur izafe edilmediği, objektif bir sebep ortaya konulmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.

Daire kararının özeti:

Danıştay İkinci Dairesinin 24/04/2019 tarih ve E:2016/8517, K:2019/2304 sayılı kararıyla; davacının hizmetin etkin ve verimli yürütülmesi için idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde müktesebatına uygun olan uzman kadrosuna atandığı, anılan işlemlerde sebep ve maksat yönlerinden hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği,

Öte yandan, her ne kadar davacıya verilen disiplin cezası, üst disiplin amirince kaldırılmış veya uygulanan cezaya karşı davacı tarafından yapılan itiraz kabul edilmiş ise de; disiplin yargılaması yapılabilmesinin gerekliliğini sağlayan yasal koşullar ve esas alınan ilkeler ile atama işleminde idarece kullanılan takdir yetkisinin yargısal denetimine esas alınan ilkelerin farklı olması nedeniyle, disiplin yönünden yaptırım gerektirmeyen bir olayın, kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hizmetin iyi işlemesi veya kamu görevlisinin etkin ve güvenilir bir biçimde hizmeti devam ettirmesinin sağlanması amacına yönelik olarak tesis edilen atama işleminin hukuka uygunluğuna engel teşkil etmeyeceği; zira uyuşmazlığa yol açan dava konusu işlemde idarece kullanılan takdir yetkisinin yargısal denetimine esas alınan ilkelerin, disiplin hukuku bakımından dikkate alınan suçun unsurlarıyla ilgili değerlendirme ölçütlerinden de farklı olduğu sonucuna varılarak . İdare Mahkemesinin . tarih ve E:., K:. sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti:

. İdare Mahkemesinin . tarih ve E:., K:. sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali ile yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararının özeti: Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/11/2020 tarih ve E:2020/1400, K:2020/2343 sayılı kararıyla; temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacıya kusurlu davranışları, hizmeti aksatması gibi davranışları nedeniyle uyarı cezası verildiği ancak itirazının kabul edildiği, yine davacının, iş verimini olumsuz etkileyecek tarzda incitici olmaması, iş huzurunu bozmaması konusunda cezai mahiyette olmamak üzere dikkatinin çekilmesi yönündeki Bakan talimatının bulunduğu, tüm bu hususların atama işlemini haklı kılan somut bilgi ve belgeler olduğu, davacının hizmetin etkin ve verimli yürütülmesi için idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde müktesebatına uygun olan uzman kadrosuna atandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Düzeltilmesi istenen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ .'UN DÜŞÜNCESİ :

Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/11/2020 tarih ve E:2020/1400, K:2020/2343 sayılı kararı kaldırılarak, davalı idarenin temyiz istemi yeniden incelendi, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Davacı, memuriyete 1974 yılında öğretmen olarak başlamış, 1981 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığına araştırmacı olarak atanmış, 1989 yılında Milli Folklor Araştırma Daire Başkanlığında . olarak görev yapmaya başlamış, 1997 yılında Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğüne . olarak atanmıştır.

1999 yılında Ankara İl Kültür Müdür Yardımcılığı görevine atanan davacı, bu işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine 2000 yılında daire başkanlığı görevine dönmüş, 2004 yılında Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğüne uzman olarak atanmış ve yine bu işlemin de yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine 2005 yılında tekrar daire başkanı olarak atanmıştır.

13/01/2011 tarihinde, görevin işbirliği içinde yapılmasına, resmi sıfatların gerektirdiği vakara ve özellikle bir yöneticinin sorumluluk anlayışına aykırı, verilen emirlere dayanaktan yoksun itiraz nitelikli davranışlarda bulunması nedeniyle fiili kınama cezasını gerektirmekte ise de uyarma cezası ile tecziyesine karar verilmiştir.

Davacının itirazı üzerine 22/03/2011 tarihinde, söz konusu hususlarda yeterli belge bulunmadığı kanaatine varılarak uyarma cezası kaldırılmış, aynı kararda, davacının amiri ile yoğun temposunun gerektirdiği iletişimi kurmayarak üstünü yeterince bilgilendirmemesi nedeniyle bilgi paylaşımında azami dikkat ve özeni göstermesi konusunda sözlü olarak uyarılmasına karar verilmiştir.

Yine 07/01/2013 tarihinde, görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısızı davranmak eyleminde bulunması nedeniyle fiili kınama cezasını gerektirmekte ise de uyarma cezası ile tecziyesine karar verilmiştir.

Disiplin Kurulunun 11/02/2013 tarihli kararı ile somut bilgi ve belge bulunmaksızın ceza verildiği gerekçesiyle davacının itirazı kabul edilerek, uyarma cezası kaldırılmıştır.

Ayrıca, davacının birlikte görev yaptığı veri hazırlama kontrol işletmeni ve şube müdürü tarafından, davalı idareye, davacı hakkında sunulan muhtelif tarihli şikayet dilekçeleri bulunmaktadır.

Diğer yandan, . tarih ve . sayılı Bakan Onayı ile davacının, maiyetindeki personele haksız yere sert davranmaması, onları başkalarının yanında küçük düşüren ve aşağılandıklarını hissettiren davranışlarda bulunmaması ve bu personelle gerektiğinden fazla yüksek ses tonuyla konuşmaması, hal ve hareketlerinin iş verimini olumsuz etkileyecek tarzda incitici olmaması, iş huzurunu bozmaması konusunda daha dikkatli olması yönünden cezai mahiyette olmamak üzere yazı ile dikkatinin çekilmesi uygun görülmüştür.

. tarih ve . sayılı işlem ile davacı, Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğündeki ... görevinden Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü emrinde uzman kadrosuna atanmıştır.

Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memurların Kurumlarınca Görevlerinin ve Yerlerinin Değiştirilmesi" başlıklı 76. maddesinde; kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst veya kurum içinde aynı veya başka yerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır.

Somut olayda, davalı idarenin sahip olduğu takdir yetkisini, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi belge bulunmadığı bilakis davalı idare tarafından yukarıda belirtildiği şekilde davacı hakkında muhtelif tarihlerde soruşturmalar, iş verimini olumsuz etkileyen olaylar gözetilerek dava konusu işlemin tesis edildiği hususları dikkate alındığında; daire başkanı olarak görev yapan davacının, uzman kadrosuna atanmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Diğer yandan, her ne kadar davacıya verilen disiplin cezaları kaldırılmış ise de; disiplin yargılaması yapılabilmesinin gerekliliğini sağlayan koşullar ve esas alınan ilkeler ile atama işleminde idarece kullanılan takdir yetkisinin yargısal denetimine esas alınan ilkelerin farklı olması nedeniyle, disiplin yönünden yaptırım gerektirmeyen bir olayın, kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hizmetin iyi işlemesi veya kamu görevlisinin etkin ve güvenilir bir biçimde hizmeti devam ettirmesinin sağlanması amacına yönelik olarak tesis edilen atama işleminin hukuka uygunluğuna engel teşkil etmeyeceği; zira uyuşmazlığa yol açan dava konusu işlemde idarece kullanılan takdir yetkisinin yargısal denetimine esas alınan ilkelerin, disiplin hukuku bakımından dikkate alınan suçun unsurlarıyla ilgili değerlendirme ölçütlerinden de farklı olduğu açıktır.

Bu durumda, davalı idarece takdir yetkisi kullanılırken kamu yararı ve hizmet gereklerinin de göz önünde bulundurulduğu, bu kapsamda hizmetin etkin ve verimli yürütülmesi için davacının görev yerinde değişiklik yapıldığı, işlemin bu yönüyle de hukuka uygun olduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline yönelik temyize konu İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;

2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin . İdare Mahkemesinin . tarih ve E:., K:. sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,

4. 21/06/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

X- Davalı idare tarafından karar düzeltme dilekçesinde öne sürülen hususlar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09/11/2020 tarih ve E:2020/1400, K:2020/2343 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, karar düzeltme isteminin reddi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

YORUM EKLE